Ölümle güreşen Herakles ve 12 görevi
*Gökte Ne Var? 2025 topluluğu için hazırladığım “Yunan Mitolojisi” serisi, Ders 4
Şu ana kadarki mitoloji yazılarında bazı kahramanlardan söz ettik. Mesela Akhilleus, Odysseus. Bazılarından da henüz bahsetmedik. Minotaur’u öldüren Theseus, Medusa’yı öldüren Perseus da çok ünlü. Daha birçok kahraman var Yunan mitolojisinde. Aralarında en ünlü olanıysa hiç kuşkusuz Herakles. Namı diğer Herkül.
Biz ona neden Herkül diyoruz?
Farnese Herkülü, Glykon, MS. 216, Museo Archeologico Nazionale, Napoli
Herakles’in Roma mitolojisindeki karşılığı Herkül’dür. Zeus’un Roma’daki adı Jüpiter, Afrodit’in adı Venüs olmasına rağmen bu isimleri günlük kullanımda tercih etmeyiz. Bunun nedeni, Yunan mitolojisini Homeros ve Hesiodos gibi erken Yunan kaynaklarından öğrenmemizdir. Ancak Homeros ve Hesiodos, Herakles’i ayrıntılı biçimde anlatmaz; onu geçmişin büyük bir kahramanı olarak anarlar. Çünkü Herakles’in maceraları daha çok Yunanistan’da geçer ve Homeros ile Hesiodos Anadolu ozanlarıdır. Herakles’in yaşamı ve maceraları özellikle Helenistik dönemden itibaren Roma kaynaklarında, Hercules adıyla işlenmiştir. Bu nedenle Herakles, popüler kültürde çoğunlukla Herkül olarak anılır.
Ereğli ismi Herakles’ten mi gelir?
Karadeniz Ereğlisindeki Herakles heykeli, 2006
Bugün Türkiye’de bildiğimiz Ereğli adının kökeni, Antik Yunanca’da Herakleia yani “Herakles’in kenti” demektir. Antik dünyada bir kent, güçlü olsun, kaderi “kahramanca” olsun diye sık sık Herakles’e adanırdı. Bu yüzden Akdeniz ve Karadeniz boyunca birden fazla Herakleia vardır. Türkiye’deki Herakleia’lar Bizans ve Osmanlı dönemlerinde Ereğli ismine evrilmiştir. En önemlileri: Bugünkü Karadeniz Ereğlisi ve Konya Ereğlisidir.
Herakles’i kimlerden okuyoruz?
Herakles’in hikayelerini anlatanların başında Apollodoros ve Ovidius gelir. Özellikle Apollodoros’un Bibliotheka eserinde Herakles’in hikayesi geniş yer tutar. Ancak ona Sahte Apollodoros diyoruz. Çünkü bu kişi uzun süre Atina’lı Apollodoros ile karıştırılmış. Atina’lı Apollodoros (MÖ 2. yy) filolog, tarihçi ve şairdir. Bibliotheka’nın gerçek yazarı Sahte Apollodoros’un (MS. 2. yy) kimliği ise bilinmiyor. Eserini bilinçli biçimde metni güvenilir göstermek için “Apollodoros” imzasıyla yayınlamış olabilir. Bu hata Rönesans’tan itibaren (15–16. yy) fark edildi. Dil özellikleri ve geç dönem mit varyantları Atina’lı Apollodoros’un yaşadığı dönemle uyuşmuyordu. Ancak yine de Bibliotheka en sistemli Yunan mitolojisi derlemelerinden biri. Tanrılar ve titanlardan başlar. Soy ağaçlarını içerir. Kahramanları, özellikle Herakles, Theseus, Perseus’u anlatır. Modern mitoloji kitaplarının bir kısmı dolaylı olarak ona dayanır. Eserin en önemli özelliği şudur: Yorum yapmaz, şiirsel değildir, duygusal bir derinliği yoktur.
Ovidius ise Herakles’i birçok eserinde dolaylı olarak işlese de Dönüşümler’de ona kapsamlı biçimde değinir. Burada Herakles tek bir biyografi olarak değil, sahneler halinde anlatılır. Herakles acı çeken, öfkesinin bedelini ödeyen ama sonunda ölümlülüğü aşan bir figür olarak çizilir. Ama Ovidius 12 görevi sistematik biçimde saymaz. Seçer, dönüştürür, dramatize eder.
Euripides Herakles’i içeren birçok tragedya yazmıştır. Bunlardan en önemlisi “Herakles” tragedyasıdır. Burada Herakles “yenilmez bir kahraman” değil travma yaşayan, suçluluk duyan, kırılmış bir insan olarak gösterilir. Euripides kahramanlığın mutluluk getirmediğini, tanrıların hiç de adil olmadığını anlatır.
Herakles kim?
Zeus ve Alkmene gravürü, Nicolas Tardieu,1729
Herakles’in üvey babası Amphitryon aslında Tiryns prensiydi. Kahraman Perseus’un (Medusa’yı öldüren) torunuydu. Ancak bir kaza nedeniyle buradan sürgün edilmiş, yine Perseus’un torunu olan karısı Alkmene ile Tebai'ye gitmişti. O sırada savaştaydı. Alkmene de onu bekliyordu. Kocası varmadan bir gece önce Zeus geldi. Kendini Amphitryon'a benzeterek Alkmene ile birlikte oldu. Ertesi gün Amphitryon geldiğinde, karısına kendisini neden karşılamadığını sordu. Alkmene ise onun dün geldiğini hatta birlikte olduklarını söyledi. Amphitryon eşine Zeus'un sahip olduğundan şüphelendi. Kâhin Tiresias’a danıştı. Kâhin bunu doğruladı.
Herakles doğmak üzereyken Zeus tanrılara o gece doğacak, Perseus’un soyundan gelen bebeğin gelecekteki Miken Kralı olacağını müjdeledi. Bu duyan Hera kıskançlığa kapıldı. Alkmene’nin kuzenlerinden biri de o sırada hamileydi ama henüz yedi aylıktı. Hera bebeğin vaktinden önce doğmasını sağladı. Böylece Perseus’un soyundan gelen Eurystheus, Herakles’ten daha önce doğdu. Eurystheus hem Miken Kralı olacak, hem de gelecekte Herakles’e 12 görevini verecekti.
Akabinde Alkmene'nin ikiz oğulları dünyaya geldi. Zeus'tan doğurduğu Herakles'le Amphitryon'dan doğurduğu İphikles.
Aslında ilk doğduğunda Herakles’e Alkides adı verildi. Ama kocasının sadakatsizliğinin hıncını onun dünyaya saçtığı tohumlardan çıkarmayı alışkanlık haline getirmiş olan Hera’nın öfkesini dindirmek için ismi Herakles olarak değiştirildi. Herakles “Hera’nın onuru” anlamına gelir. Buna rağmen Hera’nın öfkesi geçmedi.
Hera’nın öfkesi
Herkül Amphitryon ve Alkmene'nin gözleri önünde yılanları boğuyor, MS 60-79, Pompeii, Arkeoloji Parkı, Vettii Evi
Çocuklar sekiz aylık olduğunda Hera odalarına kocaman iki yılan gönderdi. İphikles uyanıp da yılanları görünce ağlamaya başladı. Herakles ise yılanları tutup var gücüyle boğazlarını sıktı. Gürültüye uyanan Alkmene ve Amphitryon odaya daldı. Herakles iki elinde iki yılan gülüp duruyordu. Amphitryon yılanların ölü olduğunu anlayınca rahatladı. Fakat yine Tiresias’a sordular bu ne iştir böyle diye. Tiresias dedi ki “Daha durun hele, insanlar onun gibi bir kahramanı görmemiştir. Gelecekte akşamları yün eğiren kadınlar Herakles’in hikayelerini anlatacak”.
The Origin of the Milky Way, Jacopo Tintoretto, 1575
Zeus Herakles’in çok önemli bir kahraman olacağını biliyordu zaten. Bu yüzden daha bebekken güçlensin diye Hera’nın memesinden süt emmesini istedi. Hera’nın bunu kabul etmeyeceğini biliyordu elbette. Bu işi Hera uyurken gizlice yapmaya çalıştı. Herakles memeyi biraz fazla ısırınca Hera acıyla uyandı ve kucağında Herakles’i görünce dehşete kapılıp birden bebeği fırlattı. Efsaneye göre Herakles’in ağzından fışkıran sütler Samanyolu galaksisini yani orijinal adıyla Milky Way’i oluşturdu.
Biraz büyüyünce Herakles’in eğitimi başladı. Musiki dersinden hiç hoşlanmadı. Hocanın çalgısını kaptığı gibi adamın başına geçirdi. Hoca oracıkta öldü. Buna çok üzüldü Herakles. Kendini parçaladı. Zaten böyle biriydi. Önce öfkeyle yakıp yıkar, sonra da üzülürdü. Musiki derslerini boş verip oğlana silah kullanmayı, araba sürmeyi, güreş tutmayı öğrettiler. Bu derslerin hocaları sapa sağlam hayatta kaldı.
Altın Post’un peşindeki argonotlar
Herakles Argonotlarla toplantıda, Attik kırmızı betili kap, Niobid ressamı, MÖ 460, Louvre Müzesi
Argonotlar, Altın Post'u geri getirmek için Argo adlı bir gemiyle yola çıkan, İason önderliğindeki 50 kahramandan oluşan bir gruptu. İason’un amcası Pelias, tahtı gasp etmişti ve onu geri vermemek için İason’u imkânsız bir göreve yolladı: Karadeniz’in doğu ucundaki Kolkhis’te, Ares’e adanmış bir korulukta asılı duran Altın Post’u getirmek. Bu post meşru iktidarı simgeleyen kutsal bir emanetti. Herakles, Argonotlar’a katıldı, hatta aralarındaki en güçlü kahramandı. Herakles varken İason’un liderliği gölgede kalıyordu. Bu yüzden mit, onu sahneden erken indirdi. Mysia kıyılarında sevgili yoldaşı Hylas su perileri tarafından kaçırılınca Herakles onu aramak için geride kaldı. Böylece Herakles, Argonot seferine katıldı ama yolculuğu tamamlamadı.
Herakles’in Günahı
Hera'nın delirttiği Herkül çocuklarını katlediyor, Maurice De Vaines, 19. yy
Herakles bir gün Tebai’ye saldıran Minyalılarla mücadele etti ve savaşı kazandı. Tebai Kralı ödül olarak kızı Megara’yı Herakles ile evlendirdi. Herakles ve Megara’nın üç çocuğu oldu. Mutlu mesut yaşarlarken kindar Hera girdi araya. Herakles’in aklını kaybetmesine sebep oldu. Deliren Herakles üç çocuğunu ve karısını öldürdü. Sonra da tam babası Amphitryon’u öldürecekken Athena kafasına bir taşla vurup Herakles’i bayılttı. Ayıldığında yaptıklarının farkına varan Herakles dehşete kapıldı. Kendini de öldürmeye kalktı. İmdadına Atina Kralı kahraman Theseus yetişti. Engel oldu. Onu Atina’ya götürdü.
Herakles’in acısı burada da dinmedi. Günahlarından arınmak için Delphi Kâhinine başvurdu. Kâhin ona Miken Kralı (Agamemnon’dan iki kuşak önce) Eurystheus’a gitmesini ve onun vereceği 10 görevi yerine getirmesini söyledi. Görevleri başarıyla tamamlarsa Herakles günahlarından arınacaktı.
Herakles'in 12 görevi, Llíria Mozaiği,MS 3. yy, İspanya Ulusal Arkeoloji Müzesi, Madrid
Ancak Kral Eurystheus, Herakles’in bazı görevlerde başarısız olduğunu düşünerek ona iki ek görev daha verdi. Herakles’in bu 12 görevi bitirmesi 12 yıl sürdü.
I. GÖREV: Nemea aslanını öldürmek
Herkül ve Nemea Aslanı, Peter Paul Rubens, 16. yy, Romanya Ulusal Sanat Müzesi
Bu Herakles’in en zorlu görevlerindendi. Çünkü bu aslanın derisi o kadar kalındı ki hiçbir ok ve hiçbir mızrak ona işlemezdi. Herakles çıplak elleriyle dövüştü. O kadar güçlüydü ki aslanı boğdu. Sonra da postunu giydi. Miken’e varıp Eurystheus’a ilk görevini başardığını gösterdi. Fakat onu öyle görünce Eurystheus’un ödü koptu. Hemen şehirden çıkmasını istedi. Sonra da görevlerini hep uzaktan haber etti. Nemea aslanının postu Herakles ile özdeşleşti. Sonrasında bütün hikayelerde Herakles’i bu postla görürüz.
II. GÖREV: Lernalı Hydra’yı öldürmek
Herakles, Iolaus ve Hydra, Paestan siyah figürlü vazosu, MÖ 6. yy, J. Paul Getty Müzesi, Los Angeles
Hydra dokuz başlı, nefesi zehir saçan dev bir yılandı. Onu alt etmek neredeyse imkânsızdı çünkü kim onun bir başını kesmeye çalışsa yerine iki yeni baş çıkarırdı. Bu iş için yeğeni İolaos’tan yardım istedi. Herakles her bir başı kestiğinde yeğeni İolaos kesilen yeri alevli bir kütük ile dağlıyordu. Böylece Herakles sekiz başı yok etti. Ama son baş ölümsüzdü. Kesildiği halde canlıydı. O başı da koca bir kayanın altına gömdü. Ancak bu görevde Herakles birinden yardım aldığı için Kral Eurystheus bu işi saymadı.
III. GÖREV: Keryneia geyiğini yakalamak
Herkül'ün Altın Geyikle Güreşi, Adolf Schmidt'in, 19. yy., Neues Museum, Berlin, Almanya
Bu altın boynuzlu geyik Artemis’in kutsal hayvanıydı. Bu nedenle Herakles bu geyiği yaralamadan yakalamak zorundaydı. Ancak bu hiç de kolay değildi. Çünkü geyik yayından fırlamış bir ok gibi hızlıydı. Geyiği bir yıl boyunca takip etti. Sonunda bir gün onu yakalamayı başardı.
IV. GÖREV: Erimanthos yaban domuzunu yakalamak
Herkül Erimanthos yaban domuzunu yakalıyor, Simon Frisius, 17. yy
Bu devasa yaban domuzu yıllardır bulunduğu bölgenin halkına korku salıyordu. Herakles onu uzun süre kovaladı. Ama akılsız bir takip değildi bu. Domuzu bilinçli olarak karlı yamaçlara doğru sürükledi. Sonunda azgın hayvan yoruldu. Karlara saplandı. Herakles ona zincir vurdu.
V. GÖREV: Augeias’ın ahırlarını bir günde temizlemek
Kral Augeias’ın ahırlarında binlerce sığır vardı. Bu ahırlar 30 yıldır temizlenmemişti. Herakles Augeias’a gitti. Kendisini Eurystheus’un gönderdiğini söylemeden, sığırların onda birini kendisine verirse ahırları bir günde temizleyebileceğini söyledi. Augeias teklifi kabul etti. Herakles bu iş için iki ırmağın akış yönünü değiştirdi ve ahırların içinden akmasını sağladı. Azgın sular kısa sürede ahırları yıkadı. Fakat Augeias bunun Eurystheus’un emri olduğunu duydu. Herakles’e ödül vermedi. Eurystheus da Herakles’in bu işi para karşılığı yaptığını öne sürerek görevi saymadı.
VI. GÖREV: Stymphalos kuşlarını kovalamak
Herkül ve Stymphalia Kuşları duvar halısı, Lodewijk van Schoor, 1699, Princeton Üniversitesi Sanat Müzesi
Arkadia’da bir ormana dadanan bu kuşlar insan eti ile besleniyordu. Çok uzun ayakları, çelik uçlu tüyleri ve çok keskin pençeleri vardı. Herakles bu kuşlardan kurtulmak için Athena’nın ona armağan ettiği dev bir çıngırak kullandı. Çıngırak o kadar korkunç bir ses çıkardı ki kuşlar duyunca akılları karıştı. Herakles çoğunu okla vurup öldürdü. Kalanlar kaçtı. Böylece Arkadia kuşlardan temizlenmiş oldu.
VII. GÖREV: Girit boğasını yakalamak
Poseidon’un Kral Minos’a armağan ettiği azgın boğaydı bu. Minos’un karısı Pasiphae bu boğadan hamile kalmış ve yarı insan yarı boğa olan Minotaur’u doğurmuştu. Minotaur’u da Theseus öldürmüştü. Herakles zorlu bir mücadele sonrası baba boğayı canlı yakaladı. Onu deniz yoluyla Eurystheus’a götürdü. Yol boyunca boğayı dizginlemeyi başardı. Hatta boğa Herakles’in sırtına binmesine bile izin verdi. Eurystheus görevin başarıyla tamamlandığını ilan ettikten sonra Herakles boğayı özgür bıraktı. Ama bu boğanın da ölümü Theseus’un elinden olacaktı.
VIII. GÖREV: Diomedes’in kısraklarını yakalamak
Herakles Diomedes'i kendi atlarına yediriyor, Jean Baptiste Marie Pierre, 1752
Trakya Kralı Diomedes Ares’in oğluydu. Zalim bir tirandı. Bu yüzden de lanetlenmiş ve dışlanmıştı. Kısrakları insan eti yiyordu. Herakles kısrakları yakalamayı başardı ama tam onları toparlayıp götürecekken yolda Diomedes’in saldırısına uğradı. Müsabakanın sonucu baştan belliydi. Diomedes ölecekti ama nasıl ölecekti? Herakles Diomedes’i kendi kısraklarına yedirdi. Kısraklar kendi efendilerini yiyince birden ehlileştiler.
IX. GÖREV: Amazonlar Kraliçesi Hippolyta’nın kemerini ele geçirmek
Amazonların Kraliçesi Hippolyta'nın sihirli kemeri, Antoon Claessens, 16. yy
Herakles bu kemer için gönderilmişti. Çünkü Eurystheus’un kızı Admete bu kemeri çok istiyordu. Her ne kadar Amazonlar radikal feministler olsa da bu görev Herakles’in neredeyse en kolay görevi olacaktı. Eğer Hera burnunu sokmasaydı. Bahsi geçen kemer kraliçe Hippolyta’ya savaş tanrısı Ares’in armağanıydı. Herakles’i etraflıca dinleyen Hippolyta ona kemeri kendi rızasıyla vereceğini söyledi. Fakat Hera bir Amazon savaşçısı kılığına girerek kabileye karıştı. Amazonları Herakles’e karşı kışkırttı. Onları Herakles’in kraliçelerini kaçırmaya çalıştığına inandırdı. Bunun üzerine Amazonlar Herakles’e saldırdı. Herakles Hippolyta’nın kendisine ihanet ettiğini sanarak kraliçeyi öldürdü. Kemeri ele geçirdi. Tam bir trajedi.
X. GÖREV: Geryon’un sığırlarını çalmak
Herkül, Geryon'u ve köpeğini öldürüyor, Cornelis Cort, 16. yy
Geryon üç gövdesi ve üç kafası olan bir canavardı. Sığır sürüsünü, iki başlı bekçi köpeği Orthros ve Ares’in oğlu Eurytion korumaktaydı. Geryon’u ortadan kaldırmak Herakles için zor değildi; fakat ona ulaşmak çok zordu. Çünkü Geryon ve sığırları dünyanın sonunda yaşıyordu.
Herakles onları bulmaya çalışırken Avrupa’yı dolaştı. Cebelitarık’a vardı. Boğazın iki kıyısına iki sütun dikti. Libya çölünü geçti. Bu sırada sıcaktan o kadar gözü döndü ki güneşe ok fırlattı. Güneş tanrısı Helios, Herakles’in cesaretine hayran kaldı ve ona kendi altın kupa arabasını ödünç verdi. Herakles böylece Geryon’un yaşadığı adaya ulaşabildi.
*Helios bu altın kupa ile hem denizde hem de gökyüzünde yolculuk yapar.
Herakles bekçi köpeğini ve Eurytion’u öldürdükten sonra Geryon’la da boğuştu. Hydra’yı öldürdüğü zaman onun zehirli kanını almıştı. Bu zehri sürdüğü bir oku Geryon’a sapladı. Sonunda sürüyü ele geçiren Herakles, onları Yunanistan’a götürmek için yola koyuldu; ancak tüm bu mücadelelerden sonra fazlasıyla yorulmuştu. Bir ırmağın kenarında mola verdiğinde uyuyakaldı. Bu sırada Hephaistos’un ateş püsküren canavar oğlu Cacus ortaya çıktı. Sürüden sekiz sığır çaldı ve Herakles ayak izlerini takip etmesin diye sığırları geri geri yürüterek kaçtı. Herakles uzun aramalardan sonra Cacus’un mağarasını buldu ve onunla savaşarak sığırları geri aldı.
Ama yolda aksilikler bitmedi. Hera sürüye bir at sineği musallat etti. Ardından sürünün geçtiği ırmak taştı, sel oldu. Ama sonuçta Herakles, tüm engellere rağmen sürüyü Yunanistan’a götürmeyi başardı.
XI. GÖREV: Hesperidlerden altın elmalar getirmek
Herkül ve Atlas, Lukas Cranach, 16. yy
Bu altın elmaların yetiştiği ağaç, Atlas’ın kızları olan Hesperidlere aitti ve yüz başlı ejderha Ladon tarafından korunuyordu. Herakles bu nedenle Atlas’ın yardımını istedi. Atlas taşıdığı gökyüzünü biraz sırtından alırsa elmaları Herakles’e getireceğini söyledi. Gerçekten de gidip elmaları getirdi ama döndüğünde o ağır yükü tekrar omuzlarına almak istemediğini fark etti. Tekrar özgürlüğü tatmıştı. Herakles’e “Göğü sen taşı, ben elmaları Eurystheus’a götürürüm” dedi. Herakles itiraz etmedi. “Olur ama dünya biraz kaydı, azıcık tut da düzelteyim” dedi. Atlas gökyüzünü tekrar sırtına alınca, Herakles elmaları kapıp oradan kaçtı.
XII. GÖREV: Kerberos’u yeraltı dünyasından çıkarmak
Herakles Kerberos'u Hades'in kapısından geçiriyor, Johann Köler, 1855
Kral Eurystheus son olarak Herakles’ten, Hades’in üç başlı köpeği Kerberos’u canlı olarak yeryüzüne çıkarmasını istedi. Ancak bir sorun vardı. Eğer tanrı değilseniz yeraltı dünyasına girebilmek içi ölü olmanız gerekiyordu. Herakles Athena ve Hermes’in yardımıyla Styx nehrini geçip ölüler diyarına ulaştı. Görevi için Hades ile pazarlık yaptı. Hades Herakles’e eğer Kerberos’u silah kullanmadan yakalayabilirse götürebileceğini söyledi. Herakles bu işi de başardı. Ama Eurystheus Kerberos’u görünce korktu. Bu yüzden Herakles onu Hades’e geri götürdü.
Bugünkü Karadeniz Ereğlisi, Hades kültü ve Kerberos efsanesi ile ilişkilendirilir. Çünkü rivayete göre Herakles, Kerberos’u bu bölgedeki bir Cehennemağzı Mağarası’ndan yeryüzüne çıkarmıştı.
Bu işleri başardıktan sonra günahlarından arınan Herakles yeni serüvenlere atıldı.
Prometheus’un kurtarılması
Prometheus'un serbest bırakılması, Carl Bloch, 1864
Troya savaşını başlatan olaylarda bunu anlatmıştık. Zeus, Prometheus’u cezalandırmak için onu Kafkas Dağının tepesinde bir kayaya zincirlemişti. Burada bir kartal Prometheus’un her gün tekrar iyileşen karaciğerini kemiriyordu. Hesiodos’un Theogonia’sına göre Herakles zalim kartalı öldürdü ve Prometheus’un zincirlerini kırıp onu özgür bıraktı.
Troya’yı harap eden deniz yılanı
Homeros sonrası anlatılara göre, Apollon ve Poseidon, Zeus’un verdiği bir ceza yüzünden ölümlü kılığında, bir süreliğine Troya Kralı Laomedon’un yanında çalıştılar. Poseidon, Troya’nın ünlü sağlam surlarını inşa etti. Apollon ise Troya’daki sürüleri güttü, kenti ve halkı korudu. Laomedon bu işler karşılığında onlara ödül vermeye söz vermişti. Ancak iş bitince sözünü tutmadı. Üstelik onları kovup tehdit etti. “Kulağınızı burnunuzu keserim” gibi hakaretler etti.
Bunun üzerine Apollon Troya’ya bir veba salgını gönderdi. Poseidon ise denizden bir dev bir yılanı Troya’ya yolladı. Troya kıyılarını harap eden canavar için kâhinlere danıştılar. Kâhinler “Bu felaketler ancak Laomedon, kızı Hesione’yi yılana kurban ederse durur.” dediler.
Herakles Hesiome'yi serbest bırakıyor, François Lemoyne, 18. yy
İşte tam da bu sırada güzel şehre vardı Herakles. Kralın kızı denizin kıyısında koca yılanın gelip kendisini yutmasını bekliyordu. Herakles Laomedon’un yanına gitti. “Zeus’un babana hediye ettiği ölümsüz atları bana verirsen sizi yılandan kurtarırım” dedi. Kral kabul etti. Herakles de yılanı kolayca öldürdü fakat Laomedon yine verdiği sözü tutmadı. Bu kez tanrısal bir ceza yoktu. Herakles Laomedon’u ve çocuklarını öldürdü. Bir tek gelecekteki Kral Priamos’u ve yılana kurban edilmesi planlanan Hesione’yi sağ bıraktı.
Ölümle güreş tutan Herakles
Asklepios ölüleri diriltiyor, J.C. Bordier du Bignon, 1822
Apollon’un oğlu Asklepios, tıp tanrısıydı ve ölüleri diriltmeye başlamıştı. Fakat bu durum kozmik düzeni bozuyordu. Yeraltı dünyası boşalıyordu. Hades, Asklepios’u Zeus’a şikâyet etti. Eğer bir ölümlü ölümü yenebilirse, tanrılarla insanlar arasındaki sınır çökerdi. Bu yüzden Zeus, yıldırımıyla Asklepios’u öldürdü. Apollon buna çok öfkelendi ama doğrudan Zeus’a saldıramazdı. Bunun yerine Zeus’un işçileri olan Kiklopları öldürdü. Zeus da Apollon’u cezalandırdı. Onu bir süre ölümlü biri olarak, Tesalya krallarından Admetos’a uşaklık etmesi için onu yeryüzüne yolladı.
Bu süre Apollon için beklediğinden daha kolay geçti. Kral Admetos ve karısı Alkestis ile dost oldu. Apollon bu yakınlığın altında kalmak istemedi. Kader tanrıçaları Moiralardan öğrendiği bir sırrı söyledi onlara.
Moiralar, Alexander Rothaug, 1910
* Moiralar, insanların kaderini doğumdan ölüme kadar belirleyen üç tanrıçadır: Klotho ipi eğirir, Lakhésis payını ölçer, Atropos ise ipi keser.
Moiralar kralın ipini kesmek üzereydi. Fakat Admetos kendisinin yerine ölecek başka birisini bulursa Apollon Moiraları ikna edebilirdi. Admetos önce anne ve babasının yanına gitti. Onların ömrünü istedi. Fakat ikisi de kabul etmedi. Sonra arkadaşlarının yanına gitti. Kimse kabul etmedi. Umutsuz eve döndü. Karısı Alkestis “Canını sıkma, senin yerine ben ölürüm” dedi. Moiralar kadının ömür yumağını kesti. Admetos kendi kaderine razı gelmeyecek diye karısı ömründen vazgeçmişti.
İşte tam o sırada Herakles geldi Kralın sarayına. Kral üzüntüsünü belli etmek istemedi. Ama yas elbisesi giyiyordu. Herakles “Kim öldü?” diye sordu. Admetos “hizmetçilerden biri” diyerek geçiştirdi. Ona uzak odalardan birini hazırlattı. Böylece ağıtları duymazdı.
Herakles odasına çekilince ona boyuna yemek ve şarap getirmeye başladılar. İyice şarhoş olunca kart sesiyle bağıra çağıra şarkı söylemeye başladı. Uşaklardan biri “Görüyorsunuz ya efendim yas tutuyoruz” dedi. Herakles öylesine bir hizmetçi için yas tutmadıklarını anlamıştı. Uşağı zorladı. Ağzından lafı aldı. Meğerse Kraliçe Alkestis ölmüştü. Kral acılar içinde kıvranırken o burada alem yapıyordu. Üzüntüden harap oldu Herakles. Hemen bir çare aradı. “Thanatos daha Alkestis’in mezarı başındadır, kaburgalarını kırarım, Alkestis’i kaçırırım. Gerekirse Hades’e giderim. Gitmediğim yer değil ki?” diye düşündü.
* Thanatos Yunan mitolojisi'nde "ölüm"ün tecessümü, vücut bulmuş haliydi.
Herkül'ün Alkestis'in cesedi için ölümle güreşmesi, Frederic Lord Leighton, 1869, Wadsworth Atheneum Sanat Müzesi, ABD
Düşündüğünü de yaptı. Alkestis’i alıp saraya getirdi. Admetos Herakles’in yanında karısını görünce “Hayalet bu! Tanrılar benimle alay ediyor” diye bağırdı. İşte bu macera Herakles’in karakterini en iyi anlatan hikayelerden biridir. Herakles Ölüm’ün bile kendisini alt edemeyeceğini düşünür.
Herakles’in tutsak yılları
Herakles, Oikhalia kralı Eurytos’un okçulukta kendisini ve oğullarını yenebilecek adama ödül olarak kendi kızını vereceğini öğrendi. Eurytos aynı zamanda Herakles’e gençliğinde okçuluk eğitimi vermişti. Gidip müsabakaları kazandı ama Eurytos sözünü tutmadı. Kızı İole’yi Herakles’e vermek istemedi. İole’nin abisi İphitos Herakles’i severdi. Babasına karşı çıktı. Fakat Eurytos Herakles’in yine delirip İole’yi ve onun doğuracağı çocukları öldürebileceğini düşünüyordu.
Kısa süre sonra ailenin sığırları çalındı. Eurytos Herakles’ten şüphelendi. Ama İphitos Herakles’e gitti ve sığırları birlikte aramayı teklif etti. Herakles teklifini kabul etti ve İphitos’u kendi evinde ağırladı. Ama bu sırada yine Hera’nın delirtmesinin etkisi altına girdi ve İphitos’u öldürdü.
Apollon ve Herakles Delfi üçayaklı sehpası ile kavga ediyor, kırmızı figürlü yunan vazosu, Andokides Ressamı, MÖ 525
Bu suç affedilmezdi, misafirlik kutsaldı. Herakles günahlarından arınmak için soluğu yine Delphi’de, Apollon kâhininin önünde aldı. Ama bu neydi böyle? Herakles zırt pırt günahlarından arınmaya geliyordu. Kâhin bu kez onu reddetti. Öfkeden gözü dönen Herakles tapınağı yağmalamaya kalkınca Apollon’la karşı karşıya geldi. Kavga büyümeden Zeus araya girdi ve ikisini ayırdı.
Herkül ve Omphale, Yaşlı Lucas Cranach, 16. yy
Sonunda kâhin hükmünü verdi: Herakles, üç yıllığına köle olarak satılacak, elde edilen kazanç Kral Eurytos’a verilecekti. Böylece Herakles, Lidya Kraliçesi Omphale’ye satıldı. Bu sürgün yıllarında kadın giysileri giymeye zorlandı, yün eğirdi, bulaşık yıkadı. Omphale ise onun aslan postunu giydi. Fakat Eurytos kefareti kabul etmedi. Bir anlamda Herakles boşu boşuna üç yılı köle olarak geçirmişti. Herakles sözünden dönen Eurytos’tan öcünü alacağına ant içti.
Irmak Tanrılarından Akheloos’la savaş
Herakles daha sonraları Kalidon prensesi Deianeira’ya aşık oldu. Ama kızı Irmak Tanrılarından Akheloos da seviyordu. “Savaşalım, kim kazanırsa kızı alsın” dedi Herakles. Akheloos boğa kılığına girip Herakles’in karşısına çıktı. Ama Herakles boğalarla mücadele etmeye alışkındı. Hemen yeniverdi Akheloos’u, bir boynuzunu da kopardı tanrının. Deianeira’yı eş olarak aldı.
Herkül Deianira'yı taşıyan Kentaur Nessus'u vuruyor, Miguel Barbadillo, 1753
Deianeira bir gün Kentaur Nessos’un sırtında ırmağı geçiyordu. Fakat Kentaur kıza hakaretler ediyordu. Bu sözleri duyan Herakles karşı kıyaya oklar fırlattı. Kentaur’u öldürdü. Kentaur ölmeden önce Deianeira’ya kendi kanından verdi. “Gün gelir de Herakles başkasını severse bunu büyü olarak kullanırsın” dedi.
İntikam ve Ölüm
Herakles öcünü almaya Eurytos’un yanına gitti. Kralı öldürdü ve İole’yi kaçırdı. Karısı Deianeira’ya hizmetçilik etmesi için gönderdi. Onu Deianeira’ya getiren haberci, Herakles’in İole’yi sevdiğini söyledi.
Bunu duyan Deianeira Herakles’in bir gömleğini kentaurun ona verdiği kana buladı. Haberciyle kocasına yolladı. Herakles gömleği giyer giymez gövdesini ateş kapladı. Acıdan deliye döndü. Haberciyi tuttuğu gibi denize fırlattı.
Deianeira olanların haberini alınca bunun bir aşk büyüsü olmadığını anladı. Üzüntüden kendini astı. Herakles artık sonunun geldiğini biliyordu. “Madem ölüm bana gelmiyor, ben ona gideyim” dedi. Oita dağında büyük bir odun yığını hazırlattı. Oklarıyla yayını arkadaşı Philoktetes’e verdi. Odunları o ateşe verdi.
*Philoktetes Troya savaşında bir adada unutulan askerdi. Odysseus daha sonra Herakles’in okları ve yayını almak için onu bulmaya gitmiş, Philoktetes’i de kurtarmıştı.
İlyada’da öleceğini bilen Akhilleus şöyle der: “Kronos oğlu Zeus onu çok sevdiği halde, kudretli Herakles bile ölümden kaçamamıştır.” der.
Kısa bir süre sonra Herakles yeryüzünde değildi artık. Tanrılar onu Olympos’a çıkardı. Ona ölümsüzlük verdiler. Tanrıça Hera ile barıştırdılar. Sonra da Hera’nın kızı Hebe ile evlendirdiler. Orada da fevri hareketlerine devam etti mi, yoksa uslu uslu durdu mu bilinmiyor.













