
seen from T1
seen from Philippines

seen from T1

seen from United States
seen from T1
seen from T1

seen from Canada

seen from United States

seen from Malaysia
seen from T1
seen from Argentina
seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from T1

seen from Germany

seen from T1
seen from United States

seen from T1
seen from China

seen from T1

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Devlet 19 oldu
Devlet nedir ? Hükümet ne ?
Ezildikçe ...
İbn Haldun (1332–1406) “Tarihi anlamak, insanı anlamaktır.”
• Kalbe: “Toplum, insanın aynasıdır.” İbn Haldun, bireyin ruhunu toplumun yapısında aradı. Onun kalbi, insanın doğasına dair derin bir sezgiyle doluydu.
• Gönülle: “Devlet, adaletle yaşar; zulümle yıkılır.” Mukaddime’sinde devletlerin doğuşunu, yükselişini ve çöküşünü analiz etti. Gönül gözüyle bakıldığında, onun ilmi bir uyarı ve rehberdir.
• Akla: “İnsan, medeniyetle gelişir; yalnızlıkla çözülür.” Sosyolojiyi kurdu, tarih yazımına bilimsel yöntem getirdi. Bedevi ve Hadari toplum ayrımıyla sosyal değişimi açıkladı.
• Bilime: Mukaddime adlı eseri, tarih, sosyoloji, ekonomi, siyaset bilimi ve psikoloji alanlarında çığır açtı. Tarihsel olayları neden-sonuç ilişkisiyle ele aldı; gözlem, deneyim ve akıl yürütmeyi birleştirdi. Toynbee onun için şöyle dedi: “Herhangi bir zamanda, herhangi bir ülkede, herhangi bir zihin tarafından yaratılmış en büyük tarih felsefesinin sahibi.”
• Bilgiye: İbn Haldun’un mirası bize şunu öğretir: Gerçek bilgi, insanı ve toplumu birlikte anlamaktır. Onun kalemi, sadece yazmadı; çağları birbirine bağladı.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
🎯 İktidar Olmak Devlet Oldum Demek Değildir 🎯
Devlet toplumun tümünün ortak aklıdır. İktidar ise bir siyasi ideolojinin çoğunluğu ele geçirerek yürütme görevi elde etmesidir.
Bu ayrım üzerinde daha detaylı irdeleyecek olursak devlet ve hükümet veya iktidar arasında ki farkı daha iyi anlayabiliriz.
Bir toprak parçası üzerinde egemenlik kuran bir ulus yararına sosyal, hukuki, ekonomik ve siyasi bir yapıyla teşkilat kurmuş yapıya devlet denir.
Yasama, yürütme ve yargı gibi temel güçleri toplum yararına bünyesinde barındıran sürekliliği olan bir yapıdır devlet.
Siyasi niyetlere göre ilkelerinden vazgeçmeyen bir yapıdır devlet.
Dil, kültür birliği içinde ayrım yapmadan ulus birliğini ve bütünlüğünü koruyan yapıya devlet denir.
Devlet Anayasal düzen ile toplum yararına yönetilen hukuk düzenidir.
Devlet üstünlüğü reddeden, sınıf ayrımcılığı yapmayan ve buna izin vermeyen bir yapıya denir.
Bütün bu tanımlar devletin olmazsa olmaz tanımlarıdır.
Hükümet veya iktidar ise yürütme organını oluşturan belli bir süre için toplum iradesi ile geçici yetkilendirilmiş sınırları Anayasa ile belirlenmiş görev yapan kadrolara denir.
Hükümet ve iktidar sadece yürütme organı görevi olduğu için devletin içinde bir görev ifa eden hesap veren gerektiğinde verilen görevin geri alınması mümkün yapıdır.
Yasama ve yargı erki hükümet veya iktidarın görevi değildir.
Yasama görevi ortak akıl mevlisin görevidir.
Yargı erki hepsinin üstünde toplumun geneli yararına denetim yapan gerektiğinde toplum adına yargılayan ceza veren görevden almanın önünü bağımsız yapan güce denir.
Yasama, yürütme ve yargı erki hükümet, iktidar veya tek bir kişide olursa o zihniyet kendini devlet zanneder ve devlete topluma büyük zarar verir.
Devlet bu sayede çıkarcı güçlerin hizmetine giren bir organizasyona dönüşür.
Çok tanıdık geldi değildi mi?
2018 tarihinde Türk ulusu yasama yürütme ve yargı erklerini bir kişiye vererek adeta intihar etti.
Bugün tek bir kişi kendisini devlet zannederek yönetmeye çalışıyor ve her gün iş iyice çıkmaza giriyor.
Ortak akıl olmadığı zaman devlet aklı yok olur.
Zorbalık veya dayatma devlet aklı gibi dayatılır.
Toplum verdiği yetkiyi geri almakta dirençle karşı karşıya gelir.
Bu tür yetkiler verildiği gibi kolay kolay geri alınamaz.
Bu yetkileri birileri çıkarına alan istese bile o arka niyet gücün emrinde topluma karşı bir sopaya toplumun verdiği güç ile dönüşür.
Anayasal haklarını bile kullanmaya tahammül etmez.
Yetki, etki ve tepki süreci ülkeyi çıkmaza bu yolla sürükler.
Toplum ikiye bölünür.
Şer güçler hemen toplum hazır ikiye bölünmüş iken desteği oyuncu değişikliği yapmaktan yana medya aracılığıyla destek vererek toplumu aldatarak bu düzeni sürdürülebilir hale getirmek isterler.
Bugün yaşanan bundan ibarettir.
Kullanılan kullanılıp atılmak istemiyor sahaya sürülen yeni rakip ise beni kullanın diye kolları sıvıyor.
Sömürge toplumların yönetim rejimi ükkemize bir elbise gibi giydiriliyor.
Toplumun ne kadarı bundan haberdar diye soruyorsanız?
Düşüncesini aptal kutusu kitle imha silahı ikiye bölünmüş medya ile oluşturuyor ise tuzağın birinden kurulmadan diğer tuzağın içine gönüllü düşüyor.
Önder Karaçay
Tarihe dikkat ediniz. Bu daha buzdağının görünen kısmı.
Kaynak:
MİLLET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ, 50 nci Birleşim, 20.2.1977 Pazar
Fırtına başlıyor.
Tarih, İsrail ve Türkiye savaşına doğru ilerliyor.
Türkiye, Suriye'nin 4 farklı noktasında üs kurma kararı almıştı.
İsrail, Türkiye'nin üs kurmak istediği bölgeleri bugün havadan bombaladı.
Açık açık mesaj verdi.
"Suriye'den çekilmezsen bir sonraki hedeflerimiz Anadolu olacaktır. Çünkü sen Suriye gelerek bize daha çok yaklaşıyorsun ve tehlike oluşturuyorsun" dedi.
Peki İsrail neden aceleyle bugün böyle bir çılgınlığa kalkıştı?
Bunun nedeni son iki haftada Türkiye, Suriye'ye yoğun askeri sevkiyat yaptı.
Ayrıca Çelik Kubbe Hava Savunma Sistemlerini bölgeye sevk etti.
Suriye'de kurmaya çalıştığınız üsler bizim Filistin'e, Gazze'ye gidiş kapımız olacaktı.
Olacak da Allah'ın izniyle
Türkiye Hava Savunma sistemlerini aktif ettiğinde hiçbir İsrail Hava aracı Suriye'de saldırıda bulunmayacak.
Şayet ısrar ederlerse Türk Hava Savunma sistemleri İsrail hedeflerini yok edecek.
İsrail her an Suriye'de Türk Askeri alanlarından birini vurabilir.
Artık bölgede bu gece itibariyle her ihtimal değerlendirilmeye başlandı. Yani anlayacağınız büyük savaş her an kapıda.
Her an herşeye hazırlıklı olmalıyız.
Diğer yandan içerideki sokak eylemleri, boykot çağrıları eş zamanlı olarak, İsrail'in işini kolaylaştıracak kaos ortamı için uğraşıyor.
Ülkemizde yaşanan hiç bir şey tesadüf değildir.
Herşey bir plan dahilinde ilerler.
Bu saatten sonra azgın azınlığın bizi içeride oyalamasına takılmadan gözümüzü Suriye'ye çevirmek zorundayız.
Allah, devletimizin yar ve yardımcısı olsun.
Hem içeride hem dışarıda gazamız mübarek olsun.
Onlar ne plan yaparsa yapsınlar, Bizler Allah'ın ve devletimizin planına sadık kalacağız...
*Safiye Çetinkaya*