
izzy's playlists!
sheepfilms

titsay

shark vs the universe
Peter Solarz
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ


roma★
🪼
Cosimo Galluzzi

⁂
Lint Roller? I Barely Know Her
taylor price
One Nice Bug Per Day

tannertan36
cherry valley forever
YOU ARE THE REASON
Sweet Seals For You, Always
Keni

seen from Australia

seen from Poland

seen from Brazil

seen from United States
seen from Italy
seen from Vietnam

seen from South Korea

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from Singapore

seen from Germany

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Netherlands
seen from United States
seen from Netherlands

seen from Mexico

seen from Malaysia

seen from United States
@onderkaracay

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
⚖️▪️ Acınacak Derecede Kötüleşenlere Yazıldı Hiç Hesapta Olmayan Bu Sözler
Yaşam her varlığa kısa, genelde içi boş, hızlı, çoğu zaman acı ve kötülük üreten biraz da umut ise neyi daha fazla azaltabilir veya çoğaltabiliriz sorusunun yanıtını ararken biter.
Hoş geldin, güle güle demeye bile yetmiyor ise yaşam hangi kin, dava ve kavgayı neden büyütür ve uzatır insan?
Yaşam iyi ve kötü tüm taraflara aynı süreyi veriyor iken dengeyi bozmaya yönelik amansız psikolojik saldırı ve savaş neyin nesi?
Hangi kinin, intikamın, davanın, kavganın ve savaşın kazananı olmuş ki!
Dersi kendine gücü yetmediği için alamayanlara yeter artık kim der?
Gücüne sığınanlar sizde ölümlüsünüz hatırlatması yapıldı şer tufanında ne çabuk unutup hırsınıza yeniden büründünüz? Utanmadan bizim gücümüzü bize karşı kullanmaya yeniden yeltenmeye kalktınız!
Kininiz adına kazansanız bile yine de ölümlüsün.
Nasıl anılmak istiyorsun ki yeni bir kötülük üretmek için ne diye çırpınıp duruyorsun?
Ölüm çırpınarak bitmektir belli ki ilk kez bitmeyi deneyim ediyorsunuz.
Madem ölümden bu kadar korkuyorsunuz? Seksen yıldır kininiz adına ne diye kanlı askeri ve sivil darbelerle bir ulu ulusu yok etmek için öldürdünüz?
Şimdi de barış yapacağız diye çırpınıp duruyorsunuz.
Size Türk kimdir? Türk'ün ne olduğunu öğreten olmadı mı? Yeniden öğrenmek için hangi tuzağın içine çekiliyorsun! Biliyor musun?
Kime düşmanlık edeceğini bilmeyenin sonu ne olur belli ki yüz yıl önce olduğu gibi yine hesap hatası yapmışsınız.
Bir kez bile yürekten, samimi bir şekilde kinin dışında sevmeyi deneyip sevgiyi ölmeden kendine ayna tutup göstermeyecek misin?
Bu topraklara düşmanlık yapsanda karnını doğurduğun için sende borçlu değil misin?
İhanet ettirmek isteyenler ile neden aynı yolun yolcusu olmaktan vazgeçmiyorsun!
Vazgeçmiş gibi bir algı üretmek adına başka bir kötülüğü beslemekten hiç yüzünüz kızarmadan aldatmayı seçiyorsun.
Ulus olmaktan vazgeçmeme ısrarımız yüz yılını aştı sonsuza kadar vazgeçmeyen bir kararlılık olduğunu görmüyor musun?
Bu dirliği, birliği, beraberliği ve biz bütünlüğünü bozunca mı yıkıcı kalıcı olacaksın!
Acınacak derecede kötüleşenler sizler için yazıldı hiç hesapta olmayan bu sözler
Yerine, zamana ve şartlara göre kullanışlı tuzaklardı dünya görüşleri ayrı ayrı sıraya girmiş.
Birinin içinden geçmiş ötekine can atanlar ile dünya kaç kere dolmuş boşalmış?
Belli ki bu döngü sayılmamış!
Bu ahlaksız oyunların parçası olmaktan ders almayı bilmediği için insan destek verdiği hiçbir tuzaktan kurtulamamış.
Bir döngü daha gelmiş ve tümünü tarihin ve geçmişin çöplüğüne atmış işine gelen olmamış.
▪️ Önder Karaçay ▪️
🪃▪️ Dolaylı Kapitalist Marx'ın Komünist Düşüncesinin İflası
Almanya hitler nazizmi ile faşizm üretti sonra kapitalist oldu bu çağda yeniden nazi faşizmine öykünüyor. Rusya Stalin ile komünizmi faşizme dönüştürdü bugün monarşik diktatörlük ile yeniden kapitalist oldu. Çin komünizmi kapitalizme ucuz işçilik ile sattı. Ülkemiz ise Cumhuriyet devrimlerini önce kapitalizme bugün de ekonomide ki soygun yetmezmiş gibi yeniden monarşiye dönüştürmek istiyor. Yayılmacı yeryüzü soygunu kapitalizmin soyguncu soykırımcı barbar ve hiçbir yerde istenmeyen olmasının sebebi hiçbir toplumun silah düşman ve savaş ekonomisini finanse etmek istememe direnci dolayısıyla her ulus kendi dünyasını kurma fırsatını ararken soyguncu batı farklı yöntemler uygulayarak ekonominin merkezi doğuda yer edinmek adına didinip duruyor.. Ülkemiz de yerli işbirlikçiler ekonomiyi bağırdılar yeniden iktidar yüzü göremeyecek olmaları kesin gözüktüğü için iktidarlarını sürdürmek pahasına tehdit ve taviz politikası ile Türk ulusunun direnişi karşısında çaresiz kaldılar. Onca askeri ve sivil darbeler ve ekonomik soyguna rağmen Cumhuriyet devrimlerini yaşatma ve devrimi tamamlama iradesi bir tek Türk ulusunda var. Çünkü İran saldırısı sonrası birlik beraberlik ve biz bütünlüğünü koruyan iradenin Cumhuriyet devrimleri olduğuna ulusun büyük kısmı sahip çıkmaya karar verdi.
Çöken dünya sömürge düzeni kapitalizm ve dolaylı kapitalizm komünizm ideolojisi en etkili eleştiriyi Cumhuriyet devrimlerini çağ değiştiren anlayış ile tamamlama iradesi Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı ile aldı.
Anadolu ve Türk farkı ile beklenmeyen devrim ahlakı iradesi uzun vadeli kötülük planları yapan aşırı borçlu batıyı hazırlıksız yakaladı. Anadolu da ki işbirlikçi tüm kaleleri holdingler koruyucusu siyaset suçüstü ve niyetleri deşifre edildi. Art niyetli dayatmacı tutumlarından yerli işbirlikçileri destek verdiği için devam ediyor. Türk ulusunun farkındalık ile uyanışı gün geçtikçe büyüyor. En yakın seçimde dengeler biraz daha devrimden yana dönecek ve sonra asrı saadet yılları yarım kalan devrim Türk Birliği kurularak askeri, siyasi, ekonomik, ticari, sanayi ve her alanda dünya en büyük ekonomi Türk ekonomisi olacak devrimi tamamlayacak. Her komşu ülke ile öncelikli iyi ilişkiler kurularak, batı ile çok daha mesafeli asla geçmişin kötü sonuçlarını hatırlatan hatalar yapılmayacak tedbirleri alarak vatanı ve gelecek kuşaklara daha huzurlu bir ülke devretmiş olacağız.
Önder Karaçay
Roger Bourderon'un Faşizm ideolojisi ve uygulamaları kitabının bazı bölümleri çok dikkat çekici bilgiler sunuyor. Yazının bundan sonra ki kısmı bu kitaptan alıntıdır.
İşgünü nedir? Sermaye bir günlük değerini satın aldığı emek gücünü ne kadarlık bir süreyle kullanma hakkına sahiptir? Gün bu gücün yeniden üretimi için gerekli işin ötesinde hangi noktaya değin uzatılabilir?
Bütün bu sorulara görülebildiği gibi sermaye şu yanıtı verir:
İşgünü, emek gücünün işine yeniden başlaması için kesinlikle gerekli birkaç dinlenme saati çıktıktan sonra, 24 tam saatin geri kalan bölümünü kapsar. Emekçinin yaşamı boyunca emek gücünden başka bir şey olmadığı ve dolayısıyla kullanılabilir bütün zamanının da hukukça ve doğal olarak sermayenin ve sermayeleştirmenin malı olduğu kendiliğinden anlaşılır. Eğitim için, entelektüel gelişme için, beden ve kafa güçlerini özgürce kullanmak için, hatta (ve hem de pazar gününü kutsallaştıranların ülkelerinde) pazar günü için bile zaman ayrılması, saçmalığın ta kendisidir.
Ama gözü bağlı ve ölçüsüz tutkusuyla, ek emek oburluğuyla sermaye, işgününün yalnız moral sınırlarını değil, en üst fizyolojik sınırını da aşar. Sağlıklı gövdenin büyüme, gelişme ve bakımının gerektirdiği zamana zorbaca el koyar. Açık havayı solumak ve güneş ışığından yararlanmak için kullanılacak zamanı çalar. Yemek zamanını pintice kısar ve yapabildiği her zaman onu da üretim sürecine katar. Öyle ki, basit bir alet durumuna düşürülen emekçiye, buhar kazanına kömür, makineye yağ verildiği gibi yemek verilir. Yaşam gücünü yenileyip tazelemeye yönelik uyku zamanını, tükenmiş bedenin yeniden çalışabilir bir duruma gelmesi için kaçınılmaz birkaç ağır uyuşukluk saatine indirger. İşgününün sınırlandırılması için emek gücünün normal bakımının ölçü hizmetini görmesi şöyle dursun, tersine işçinin soluk alma zamanının ölçüsünü, ne denli zorlu ve ne denli güç olursa olsun, günde en çok ne kadar çalışabileceği belirler. Sermaye, emek gücünün süresini kendine hiç tasa etmez. Onu ilgilendiren tek şey, bir günde en çok ne kadar emek gücü harcanabileceğidir. Ve bu ereğine de tıpkı açgözlü bir çiftçinin toprağından verimliliğini tüketerek en yüksek verimi sağlaması gibi, emekçinin yaşamını kısaltarak erişir.
“Özsel olarak artı-değer üretiminden, ek emeğin soğurulmasından başka bir şey olmayan kapitalist üretim, işgününün zorla kabul ettirdiği uzatılmasıyla, insanı normal fizik ve moral çalışma ve gelişme koşullarından yoksunlaştırarak, demek ki yalnızca onun emek gücünün bozulup yıpranmasını üretmekle kalmaz – bu gücün tükenme ve vakitsiz ölümünü de üretir. Emekçinin yaşam süresini kısaltarak, onun üretken dönemini belli bir süre uzatır.”(Marx, Kapital I. Cilt)
Nazi kampları sistemli bir biçimde Alman savaş ekonomisinin hizmetine verilince, SS ekonomik merkezi yönetim başkanı Oswald Polh, toplama kamplarındaki işgünü için bir yönetmelik yayınlamıştı. Bu yönetmeliğin anlamlı parçaları şöyleydi:
“Kamp komutanı çalışma gücünü istediği gibi kullandırabilir. İşten en büyük verimin sağlanabilmesi için çalıştırma sözcüğünün gerçek anlamında tüketici olmalıdır. Çalışma süresi sınırsızdır. Bu süre, işin yapı ve niteliğine bağlıdır. Tek başına komutan tarafından saptanır. Çalışma süresini kısaltabilecek bütün durumlar (yemek, yoklamalar vb) en aza indirgenmelidir. Uzun yürüyüşler ve öğle yemekleri için molalar yasaktır.”
Marx tarafından düşünülmeyen tek şey, canlılar üzerinde (terlik ve çorap yapmak için saçların kesilmesi) ve ölümden sonra (altın dişlerin sökülmesi, insan yağından sabun imali, yakılan ölülerin küllerinin gübre olarak kullanılması) SS’in kamplarda insan bedeninin kendisini konu alan uygulamalarıydı.
En büyük Alman tekelleri tarafından savaş ekonomisinden bol bol -aşırı derecede bol- yararlanıldıkları bilinen ölüm kamplarına değin bu saldırı, kural dışı bir durum değildi. Çünkü ilk amaç ve bu amacın gerektirdiği -ve Nazizm tarafından en aşırı sonuçlarına değin de götürülen- başlangıç mantığı, ona eşlik eden ve onu aydınlatan marifetlerinden ayrılmıyordu. Squadrist’ler tarafından komünist işçi Valenti’nin kurban için utandırıcı olması istenen öldürülmesinden, Buchenwald komando işyerlerinde, zincir sürekliydi.
Bugün hiç de tarihsel olmayan nedenlerle toplama kamplarındaki köle işgücünün J. Billig’in çalışmaları gibi özsel çalışmalarla çok iyi tanıtlanan ekonomik sömürüsünü göz ardı etme ve “yok etmek için yok etmek” gibi akıldışılık olayları üzerinde durma yolunda bir eğilim görülüyor. Gerçi belli bir uğrakta Nazi toplama kampı makinesi, işleyişinin araştırılması gereken bir sürüklenmeyle, kısmen böyle çalışıyordu. Ama zorla çalıştırmanın kampların çok büyük bir bölümünde sonuna değin kural olarak kaldığını, ayrıca kamplara gelir getirmeyenleri yok etmenin de çürük olarak değerlendirilenleri (çocuklar, kadınlar, yaşlılar, hastalar, sakatlar) çabuk ölüme, sağlam oldukları düşünülenleri aşırı çalıştırma yoluyla yavaş ölüme gönderen bir ayırma sonucu olduğunu unutmamak gerekiyordu.
(Roger Bourderon – FAŞİZM ideoloji ve uygulamalar kitabı, Onur yayınları, sf:194-196)
🪃▪️Bir Köyün Bütün İneklerinin Fiyatı Tek Bir Otomobil Almaya Yetmiyor
Bu sabah Ardahan Çıldır ilçesi Eşmepınar köyü sakinlerinden bir dostum ile telefonda görüştüm.
Sık sık ülkede ki olup bitenler ve ekonomi ile ilgili görüş alışverişinde bulunuyoruz.
Dününcelerine ulusal yarar ekonomisinden yana olduğu için katılıyorum.
Ulusal üretim ve paylaşım ekonomisinde temel kural son faydayı kaybetmemektir.
Kodaman besleme ekonomisinde son faydadan bahsetmek mümkün değildir.
Kamu üretim ve paylaşım ekonomisini savunan ahlak soygundan anlamaz. Ekonomiyi soygun düzeni aracı olarak görenler ise kamu ekonomisi yararını ekonomi diye bilmez.
Bana köyünde yaptığı bir gözlemi anlattı. İzin istedim yazarak paylaşmak için.
Köyün tüm süt üreten ineklerinin toplam fiyatı nedir? Bu parayla bu soygun düzeni ekonomisinde ne satın alınabilir diye bir gözlem araştırma yapmış.
Köyün tüm inekleri bir otomobil alabiliyormuş.
İşte dananın kuyruğunun koptuğunu gösteren sonuç budur.
Köylü ulusun efendisi olmaktan çıkmış. Metal çöplüğe dönen ülkede ithal otomobil fiyatı küresel ve yerli işbirlikçi kodaman beslemek adına sürekli artıyor.
Şehirde yaşayanlar otomobili bir ihtiyaç olarak değil yatırım aracı, zengin olma aracı olarak satın alıyorlar. Cebini dolduran artan enerji ihtiyacı ile birlikte otomobil üreten, satan, aynı zamanda akaryakıt toptan satın alan, perakende de satan, parası olmayana karşılıksız para basma hakkını banka sahibi olarak finanse eden ve faiz geliri elde eden holdinglere Türk ulusu adeta köylüsü ve şehirlisi ile birlikte soyduruluyor.
Denebilir ki bu talep olduğu müddetçe bunu eleştirmek anlamsızdır.
Yukarıda anlattığım gerçek bu denizin suyunun kurulduğunu gösteriyor.
Dört kişilik bir ailenin dört otomobili, bilmem kaç evi ile bu soygunu finanse eden kimse kalmadığı için yıkılma noktasına gelmiştir.
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı bu günleri iki binli yıllar da gördü, karanlık sicili kararlılık ile tuttu. Ne yapılması gerektiğinin planlarını sorumluluk sahibi bir yurttaş olarak yaptı suçüstü ettiği hırsızlığa gerek çalışır iken karşı çıkarak gerekse 12 Eylül 2012 tarihinden sonra ki dünya ve insanlık tarihin de eşi benzeri görülmemiş bir talana karşı eşi benzeri görülmemiş bir yanıt verdi.
Bir ülkede yasalar ayrıcalıklı olanları koruyor hakkı çalınanları görmüyor hale gelmiş ise adalet öldürülmüş ise adaleti öldürenler güç ve yetkilerini sürdüremez halde kaybederler. Kaybeden ulusun tümü olur. Tehdit budur.
Bu sonuç ekonomiyi batıran adaleti bitiren yetkide bir telaşa ve gücü kaybetmemek adına hukuksuz dayatmaya dönüşür, kutuplaştırma siyaseti ile birlikte başka bir kötülük üretme çabası içine girerse ayrıcalıklı kodamanlar siyaseti bölerek kullanılanı atmaya kullanışlı olanı topluma satmaya hatta çifte mağduriyet üreterek yeni bir soygun sayfayı açmaya girişebilirler. Bu girişim dış destekli yayılmacı doğal kaynak üretim ve hizmet araçlarını kullanarak soygun yapanlar olabilir.
Siyasetin tüm unsurları ulusal egemenlik yararına siyaset yerine soyguncu sermaye dolayısıyla soyguncu soykırımcı yayılmacı barbar haçlı batı sömürüsü yararına bir anlayışa bürünür ise yeni bir kötülük üretme peşine düşmüş olduklarını gösterir.
Bebek katili bir teröristi siyasi muhatap yapmaya kalkan siyasi anlayış 27 Mayıs askeri darbesinin ardından bugüne kadar her askeri ve sivil darbelerle sermaye soygunun sürdürülebilir düzen kurmasına hizmet eden bölünmüş bir anlayışın ürünüdür.
1950'de Cumhuriyet Halk Partisini bölenler bugün tamamen yok etmeye kalkarak Cumhuriyet devrimlerini yok etmek istemiş, federasyon adı altında misyoner niyetlere hizmet adına Osmanlı millet sistemi rüyası görmeye başlamışlar.
Bir köyün tüm gücü bir otomobil almaya yetmiyor.
Amerika, Rusya ve Çin üzerinden akaryakıt ve doğalgaz da dışa bağımlı ülkemiz ekonomisini çökertmek için son aylarda bilinçli oyunlar oynanmış dünya da mahalle yanarken iç siyaset saç taramaya devam etmektedir.
Doğalgaz da ve akaryakıt sektöründe dışa bağımlılık yüzde doksanın üzerinde olup bu ticaretin geliri hazine yerine holdinglerin cebine akmaya devam etmektedir.
Yaşam pahalılığının sebebi yol yaptık otomobil sattık akaryakıta bağımlılığı artırdı. İmar yasasını kişiye ve projeye özel sayısız kez değiştirilip mevcut evi olanlar sayısız ev sahibi oldular. Hiç evi olmayanlar yüksek kira maliyeti ve dışa bağımlı doğalgaz sebebiyle bağlılığı artırdık. Hala insaat yapmaya karşılıksız para basarak ileride büyük maliyet çıkartacak beton çıbanlar zenginleri daha zengin etmeye devam ediyor.
Çeyrek yüzyılda kentsel dönüşüm daha yeni başladı. Oysa 2002 sonrası bol para tuzağına düşerek özelleştirme talanı yerine o kaynak kentsel dönüşüm için kullanılması gerekiyordu.
Siyaset inşaat rantı ile kendini ve sermayeyi kaynak aktararak zengin tehdide dönüştürdü.
İktidarı kaybedenlere birşey olmaz bunun bedelini sonsuza kadar Türk ulusu öder.
Bu sebeple yönetimin ortak kolektif akla devretmek ve kamulaştırma devrimi ekonomisi kararları almak kaçınılmaz bir gerekçeye dönüşmüştür.
Anayasa ile hedeflenen art niyetli çaba tarih olmuştur.
▪️Önder Karaçay ▪️

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
🪃▪️ Devrim Görünümlü Sivil Darbe Yapmak İstiyorlar
Onurun ortadoğu gibi ucuza satıldığı her coğrafyada soytarılık rol biçmeye kalkar.
Sermaye, siyaset, fitneci ve bozguncu medyanın ürettiği ve yeni üretilen kötülük ile ilgili uyarıları yazmanın vakti geldi.
Devrim görünümlü sivil darbe yapmak istiyorlar. Federasyon ile bölünmeye ve Anadolu'nun bir ortadoğu kan bataklığı ülkesi olması doğal kaynaklarını Araplar gibi koşulsuz sömürüye açan bir bölücü yapıyı Osmanlı millet sistemi adı altında dayatıyorlar. Irak, Libya ve Suriye de bu amaçla Osmanlı olacaksınız havucu ile doğal kaynaklarına çöküldü.
27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası yapılan Anayasa devrimci değil soyguncu askeri ve sivil darbelerin başlangıcıdır.
Çünkü niyet okuyor Türk. Bir benzerini Türk ulusuna yutturmayı Anayasa değişikliği ile birlikte kabul ettirme zokası sahneye konulacak. Sözde çok demokratik Anayasa diye satacaklar.
Demokrasi bir tramvaydır günü gelince o tramvaydan inilir diyen kendisi ile çelişkiye düşmeyi göze alıyor ise nasıl allayıp pullayıp pazarlayacaklarını göreceksiniz. Para devreye girecek. Çıkara satılan vatana ve ulusa kaybettirmeyi genel yararı yok etmek adına seçmiş olacak.
27 Mayıs 1960 darbesi devrim olmuş olsaydı köy enstitülerini yeniden açarak eğitim ve öğretim seviyesini bilim düzeyine çıkartılırdı.
Bu darbe sonrası bölücü siyasetin arka bahçesi olacak imam hatip okulları ile dinci eğitim ve öğretim ve tarikat ve cemaatler desteği ile misyoner niyetlere hizmet adına bu toplum ahlakını kaybetmiş nesiller yetiştirdi.
Bilimi kullananlar camiye mikrofon ve klima takarak camiyi kiliseye imamı papaza dönüşerek ahlak anlayışı dinini siyasete alet edenler yok etti.
Emir komuta merkezim bana papaz elbisesi giy görevimi yap derse papaz elbisesi giyer görevimi yaparım diyenler son çeyrek yüzyılda özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı soygunu ile demografik yapı değişikliği dayatması ile Cumhuriyet devrimlerinin sonunu bin yıllık kin ve yüz yıl önce ki kuyruk acısı hınç içinde getirmeye kalktılar. Irak, Libya ve Suriye, Filistin, İran bop projesi kapsamında kana soykırıma ve doğal kaynak talanı adına bulandı.
Yeni hazırlanan tuzak bin yıllık kin yüz yıl önce ki kuyruk acısı hınç içinde şudur;
27 Mayıs benzeri bir devrim kılığında Anayasa değişikliği ile sivil darbe daha yapmak istiyorlar. Bunu da Amerikalı tüccar mesih başkan ile birlikte iş tutanlar ile Türk, Çin ve Rusya ittifakı olsun diye olmadı dolaylı kapitalizm olan komünizm ideolojisini savunanlar benzer bir kötülük üretme peşindeler. Anadolu ortadoğu gibi kan bataklığı bir yer haline gelsin ki Anadolu'nun ve Asya'nın doğal kaynakları 1923'ten bugüne planlarımıza engel oluyorlar diyenler amacına ulaşsın istiyorlar. Vatanı ve ulusu tehdit edenleri nato toplantısı için Anadolu'ya davet edenleri iç siyaseti bölünme ile karıştıran her niyeti uyarıyorum.
1923-1938 tarihleri arasında yapılan devrimin yarım kalan tarafını yurttaş bilinci etik ahlakı tamamlayacak. Şer tufanı kozmik destekli döngüyü değiştiren etik ahlak anlayışı bilinç bu sebeple Anadolu da Türk gücü ile vücut buldu. Bunu engellemek için silahını kapan Anadolu'yu kuşattı. Rusya kazak petrolünü satarak zengin oldu. Amerika Ortadoğuyu felç ederek Avrupa ve dünyanın her yerini kendine mahkum etme oyununu oynadılar.
Çiningiliz oyununu çok yazdım o konu da ayrı bir uyarının konusu olsun.
▪️Önder Karaçay ▪️
🪃▪️ Manipülasyon Medyası ve Algı Üreterek Aldatma Siyasetinin Sonu
Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir yurttaşı yaşamı boyunca Cumhuriyet devrimlerine yönelik art niyetli yıkımın karanlık sicilini tutmuş, 1938 sonrası çok partili siyasetin, soyguncu sermayenin, medyanın kirli, kinli ilişkilerini askeri ve sivil darbelerle yapılan kanlı soygunların amacını görmüş, bir holdingin bankası içinde çalışarak 11 Eylül 2001 kur vurgunu ile servetleri kadar servet vurgunu yapanları suçüstü etmiş, 12 Eylül 2012 tarihinde özellikle böyle bir gün seçilerek işten sebepsiz çıkartılmış, yaşadıklarını video çekerek duyurmak istemiş engellenmiş, mahkemelere kamu davasına dönüştürmek için taşımış Anayasa mahkemesi görmezden gelmiş, yargıcı savcısı bu yaşananları duymamış, yetmemiş 12 Eylül 1980 ve 12 Eylül 2012 iki darbeye karşı sermaye, siyaset, medya destekli soygunun tüm unsurlarına kitap ile muhtıra vermiş yurttaşlık görevini yerine getirmiş.
Kapitalizm Anadolu da bir Türk tarafından yıkılmış olmasına rağmen dünya ayağa kalkmış.
Hadi diyelim son çeyrek yüzyılda özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı vurgunu ile demografik yapı değişikliği dayatması yapan mevcut yönetimin işine gelmediği için görmedi.
Bu ülkede tüm muhalefet ve işbirlikçi medya ve gazeteciler dünya da eşi benzeri görülmemiş bir şekilde kitapla bir yurttaşın muhtıra vermiş dünyada bir ilki gerçekleştirmiş olmasını bu soygun düzenin devamından yana tavır koymuş değillerse nasıl görmezden gelir ve duymazlar.
Nereye kadar duymayacak ve görmeyeceksiniz. Yarın ikiyüzlülük ederek biz bunu nasıl kaçırdık dediğinizde bu yazılanlar sizi boğacak. O gün geldiğinde geçti borun pazarı diyecek bu yazılanlar dile gelen hakikat.
Dünya bir Türk'e bedeldir o Türk işte bu Türk'tür. Bu bir bilinçtir. Bir kişi değildir. Atatürk bilinci gibi bir bilinçtir. Anadolu ve Türk düşmanlığı yapan ve yapmaya devam etmek isteyen altında kalır. Soyguncusu, soykırımcısı, yayılmacısı, barbarı, liberali, işbirlikçisi tüm yerli işbirlikçileri ile birlikte sahaya sürüldüler yinede kozmik devrim etik ahlakı bilincine etkileri sıfır.
Türk ulusunu Türk ulusunun gücü ile tehdit ediyorlar.
Anadolu diyorum, şer tufanı diyorum, metafizik müdahale diyorum. Doğal tınlanım yasasına uygun titreşim uyanış diyorum. İlim diyorum, ahlak diyorum. Kozmik devrim diyorum, evrensel matematik ölçüye uygun döngü değişti diyorum. Kime diyorum. Onlar Türk ulusunu yeniden soygun yararına aldatmanın peşine düşmüşler. Birlik beraberlik ve dayanışma içinde biz bütünlüğünü korumak gerektiğini yazıyorum onlar federasyon ile bölünmeyi dayatıyor veya bu tuzağı nasıl Türk ulusuna yuttururuz onun hesabını yapıyorlar.
▪️Önder Karaçay ▪️

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
🪃▪️Uyguntu Alaşalar*
Yan yana gelmek daraltıyordu yaşamı kafadar olunca kötüler.
İlk kez dile gelen ve kirletilmeyecek kadar temiz cümleler kuruyordu örgütlü kötülüklere karşı yürekli kalemler.
Yapay ve aldatan umutları söküp attı bağrından sökün eden düğümler.
Sıradan varlıkların sıradışı gelişi susturdu niyetine uygun dili uzunları.
Yara almaktan korkan, düştüğü yerde kalanların elinden ve gönlünden tutarak ayağa kaldıran farkındalık bir us ve duyunc dengesinin dili bir söz fabrikası gibiydi.
Kırgın bir kızgınlık bendini çoktan aşmış tarihten geliyordu sertlik.
Yaşam çok dürüsttü. Yasama ve yaşamın paydaşlarına karşı dürüst olmayanlar yaşamı dürüst olmamakla suçluyordu.
Özellikle yaşatmayanların işbirlikçileri hiç dürüst değildi.
Sinsi ulumalar yaşamı durdurmaya yetmiyordu..
Her çağda gözü pekti Anadolu da mücadeleler.
Bu çağda şiddeti felç ederek çaresiz bırakan bir etik ahlak anlayışı ile gelmişti.
Arayış ve arayan çoktu. Ne aradığını bilen yok, aranan ise her çağda olduğu gibi tekti.
Yaşamın anlamı içeride ki huzurda yatıyordu. O huzuru yeniden uyandıran kendinden vazgeçecek boyutta hakikat ehli bir ilim ile donatılmış varlık birliğini her hatırlatana denkti.
Kaosun içinde us ve duyunc dengesini koruyabilme kapasitesi şaşkınlık veriyordu..
Kendini uzun hazırlıklar ile disiplin altına almış bir uyarıcı tepkiydi.
Kimse onu kontrolü altına alamaz ve kontrolden çıkarılamaz bir caydırıcı güçle donatılmıştı.
Sert bir kayalığın çatlağının boşluğunu dolduran çiçek gördün mü hiç?
Tüm sertliğe karşı ne kadar uzak, ne kadar ulaşılmaz, ne kadar huzurlu ve başı dik bir duruşu büyüyordu.
▪️ Önder Karaçay ▪️
*Uyguntu Alaşalar: Kötülüğü allayıp pullayıp pazarlayanlara denir.
🪃▪️Soğumak
Soğuduk tüm dost görünümlü olanlara. Onlar da bir soğuma görmeyince biraz daha katılaştık anlayacakları dilden.
Hiçbir soğuma aniden ortaya çıkmaz. Uzun süreli bir zulüm ve dayatmacı birikimin ve gerilimin ürettiği bir soğuma yaşıyoruz.
Sonsuza kadar da yüreğimizin bu soğumayı üretenlere karşı değil ısınması yumuşaması bile mümkün değildir.
Türk'ün genetik kök kodu budur. Biriktirir tüm zulmün hesabını yeryüzünde us ve duyunc durgunluğu vererek yaşamı huzura devrim ile kavuşturur..
Soğuma öfke ve nefretten çok daha güçlü tesirlere sahip bir duygudur.
Yüz yıl önce bizi soykırımcı diye suçlayanlar son seksen yıllık çaba ile kırk bin insanımızın katili oldular.
Mağdur gösterilenler kılık değiştirerek ulusun diğer halkını bize karşı kışkırtma oyununu oynadılar.
Bu oyunu oynayan kuklacının en son kendisi soykırımcı yayılmacı olarak eli kanlı bir şekilde yeryüzünde hiçbir yerde istenmeyen bir uzaklığa bu kanlı soyguncu yüzleri ile itildiler.
Birileri yeniden barış yapalım adı altında yeni sayfa açma oyunu oynamaya 1950 sonrası başlayan kötülüğü daha ileri aşama kötülüğe dönüştürmeye yeltenince Anadolu tüm kuvvetini ortaya koyarak dengeleri değiştirdi.
Soğuyan hiçbir yürek, soğuyan hiçbir toplum eskisi gibi olması mümkün değildir.
Yüzüne gül ekmeğini elinden al Türk'ünü bulmak artık mümkün değildir.
Soğutan niyetler istediği kılığa girsin aldatmaya kalksın aldatıldığı için boşa çıkmış güven geri gelmez.
Özelleştirme talanı ile soyguna başladıkları zaman tırpanları önlü arkalı kesip yutuyor ve yok ediyordu.
Gözleri kimseye görmüyor kinleri gözlerini hırs ile kapatıyordu.
Anadolu tarihinde böyle bir talan ilk kez yaşıyordu. Moğol istilasını arattı.
Türk ulusunun yüreği Cumhuriyet devrimlerine düşmanlık yapanlara karşı kırk yaz değil sonsuza kadar güneş görse iç destekli dış düşmanlığa ve soğutanlara karşı tutumu ısınmaz.
Bizim barış yapmamız gereken tek yer Anadolu toprağıdır. Anadolu gibi doğal bir fabrikası olan bir ulusun soyguncu hiçbir fabrikaya ihtiyacı yoktur.
Anadolu ve Türk ulusuna karşı bölücü düşmanlık yapanlar ile bizim bir barış yapmamız mümkün değildir.
Soğuk bir uzaklık daha da büyüyecek.
Türk, Anadolu ve Asya'da öžleşecek.
▪️Önder Karaçay ▪️
🪃▪️ Ulus Milliyetçiliği ile Irkçı Milliyetçilik Aynı Anlama Gelmez
Her ulusun bir adı var.
Ulus birçok ırk, mezhep, din, inanç, kültürü bir arada birlik beraberlik ve biz bütünlüğü içinde vatan toprakları, yeraltı ve yer üstü kaynakları ile birlikte üretim ve hizmet araçlarının tüm sahibi olan devlet aygıtı ile kendine hizmeti temsil sistemi ve toplumsal sözleşme ile kurala bağlamış en sağlam ve güçlü huzurlu yaşam biçimi uygarlığının üretmiş olduğu varlık birliği ahlakıdır.
Her ulusun hakim bir ırklar birliğini sağlayan kök soyu vardır.
Ulus devletlerin adını din ile ilişkili anmak doğru değildir. Çünkü o ulusu bir arada tutan din değil tarih, dil ve kültür birliğidir. Tarihi, kültürü ve dil birliği olan kök soy kaçınılmaz hakimdir.
Din bir seçimdir. Yaşamı boyunca din din dolaşan hatta kendi seçimi olmayan bir din ile yaşama başlamış yaşamı dinsiz tamamlayan insanların olmasının sebebi dinin siyasete, devlete alet ediliyor olmasıdır.
Irk ve din üzerinden ideolijer üretmek artık çağ dışı kalmış bir gericiliktir.
Türk ulusunun yüz yıl önce ki şartları ile bugün ki koşullara uygun şartları aynı değildir.
Tarihi sonradan yazanlar kendi dünya görüşüne göre genelde yazdığı için dünya görüşü adı altında sayısızca tarih üretmek mümkündür.
Türkçü diye bir Türk türü yoktur.
Çok partilili siyaset ve 27 Mayıs askeri darbesinin sonrası üretilen din ve ırk sentezli Türkçülük Türk ulusunu temsil etmeye yetmeyeceği gibi ırkçı ve mezhepçi dinci bölücü ideoloji besleyip büyüten bir görev yaparak Anadolu üzerinde planlar yapan bugüne kadar askeri ve sivil darbelerle soygun üreten soyguncu soykırımcı yayılmacı haçlı batının küresel planlarına tüm diğer ideolojiler ile birlikte hizmet etmiştir.
Kadim Türk tarihi, kültürü ve dilinin kullanılmış olması aldatıcıdır.
Hiçbir soy, hiçbir ahlak dini siyasete alet edilemez.
Yüz yıl önce ulusun isminin Türk ulusu olması ırkçı bir seçim değil ana kök soy Türk olduğu Anadolu ve Trakya da tarihin, dilin ve kültürün en güçlü ırklar birliği ismi Türk olduğu içindir.
Kurtuluş Savaşı'nın muzaffer komutanı Mustafa Kemal'in Türk olması da en haklı gerekçedir.
Savaşın seyrini değiştiren komutan Türk Mustafa Kemal olmuştur.
Buradan ırkçılık ve ideoloji çıkartmak isteyenler Cumhuriyet devrimleri ahlakına sahip olmayan yüz yıl önce de haçlı batı ve yunan kazansaydı diyenlerdir.
Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran tüm halklara Türk ulusu diye tarif edende hiçbir ayrım üstünlük veya küçümseme yapmadan eşit yurttaş ahlakı ve hakkı içinde gören Cumhuriyet devrimleri ahlakıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi tüm halkların ulusal yarar siyasetinin o günkü şartları gereğidir.
1946 sonrası kendi içinden sözde demokrasi adına çıkan tüm siyasi partiler ideolojik bölücülük üretmiş, soyguncu sermaye beslemiş Cumhuriyet devrimlerine düşmanlık etmiş kanlı askeri ve sivil darbelerle son çeyrek yüzyılda vahşi özelleştirme talanı, doğal kaynak talanı, yaşam pahalılığı soygunu ve demografik yapı değişikliği niyeti ile Cumhuriyet devrimlerini yok etmeye Türk ulusunun birlik beraberlik ve bütünlüğünü federasyon adı altında bölme niyetine evrilmiştir.
Bop projesi, 2071 hedefi, ırkçı, mezhepçi ve dil üzerinden bölücü bir Anayasa yapma niyeti, son çeyrek yüzyılda Anayasaya uygun hizmet yapmayan olarak Türk ulusuna suçüstü yakalandılar.
Cumhuriyet Halk Partisine operasyon yeni bir kötülük üretme çabasıdır.
Bölücü her yandan çark niyet bu anlamda kafa karışıklığı üretmek için sahaya sürüldü.
Türk ulusu bugün ki şartlarda tüm siyasi partileri birliği beraberliği ve bütünlüğü korumaya yönelik ulusal siyasete zorlamak için çağın kuvvayi milliyesi hukuk içinde etik ahlak anlayışı bilinci yurttaş olmaya sıkı sıkıya sarılması gerekir.
Varlık birliğini korumak için bölücü ideoloji ve siyasi partilere ihtiyaç yoktur.
Birliğini, beraberliği koruyan yurttaş ahlakı ulusu yeryüzünde parçalayacak bir güçte yoktur.
Manda ve himaye unsuru bölücü siyasi partiler ve ideolijer art niyetli çabaları ile tarihi misyonlarını tamamlamıştır.
Yüz yıl sonra sağduyu yine Türk ulusunun yurttaş etik ahlakı içinden çıkmıştır.
▪️Önder Karaçay ▪️
🪃▪️ Takdir Edilmeyi Beklemek ve Takdir Etmek Çıkarcı Bir Yaklaşımdır
Varlık çıkarı için genel yararı yok sayarak tutarsızlığı da takdir edebilir.
Bir varlığın değerini gösteren dikkat çekici özellikler şunlardır;
Düşüncelerinde, duygularında ve tutumunda tutarlılık varsa o varlığın güzelliği o derece artar. Takdir görüp görmemek popüler dünyada önemli olabilir. Yalnız takdir beklemek veya göstermek değerli değildir.
Çünkü önemli değerli anlamına gelmez.
Düşünceler, duygular ve tutumlar değerlendirme konusudur. Maddi güç ve eşyalardan çok daha değerlidir. Güç öncelikli baskın bir tutum ötekilere cazip gelme sebebi o güçten mahrum edilmiş olmalarıdır. Oysa bu gücü hissettirecek bir güce sahip olmak bile utanç verici bir sonuçtur.
Mana ve madde dengesi ile yaşam değerini ve değerlerini korur.
Dengeyi madde güç üstünlüğü ve imtiyazlı üretmek ve korumak anlayışını beklemekten yana kullanan her niyet çürür ve çürütür.
Her zorluk her varlığı güzelleştirmeyebilir. Yaşadıklarından dersler çıkartan ve bilgelik üreten varlıktan bundan rahatsızlık duyanlar da ki yansıması bir öfke gibi gelir. Oysa algı yanılgısı böyle his ve düşünce üretir.
Bakış açısı bakış acısı her an nefsi niyetine uygun her varlığın yönünü değiştirir.
Varlık düzeyine göre nefsi niyetine uygun yenilgi görme sebebi bu doyumsuz tutumudur.
Yaşamın içinde üretilmiş hiçbir dayatma doğal değildir. Doğal olmayan dünyanın hakikati değildir. Yaşanan gerçek ne olurda olsun hakikati gerçeğe satan ne kadar çok olursa olsun sonuç değişmez.
Doğasına uygun hakikat her varlık için her çağda tektir.
Hakikat sevgiyi yaşatan ahlak demektir.
Sevgiyi yaşatan etik ahlak anlayışı din değildir.
Din ve inanç her varlığa göre farklı sapkın yollar misyoner çabalar sonucu gösterebilir. Yalnız gücü hakikati değiştirmeye yetmez.
Ahlak üreten dinlerde sonuçta yaşamsal bir devrimdir.
Yalnız ahlak anlayışı adı altında din ve kutsallık üzerine kurulu siyasi ideoloji üretmek doğru değildir.
Zihnimiz, duyuncumuz ve eylemlerimiz doğasına uyumlu olmalıdır.
Doğal kaynakları talan edenin doğayı seven ve koruyan olarak pazarladığı ve satıldığı bir dünyada hem hile üretip hem de aldatan değilim demeyi dayatmak sonsuza kadar kimse görmezden gelmez.
İçinde kin ve intikam taşıyan her varlık düşman arar ve bulur. İçinde kibir büyüterek böbürlenen her niyet ele geçirdiği maddi güçlere güvenerek ve kötüye kullanarak her engel gördüğünü dışlar ve küçümser. İçinde karanlık taşıyan aydınlık taşıyan her ışığı söndürmek ister.
Bir detayı unutur!
Ummadığı taş baş yarar. Türk ata sözüdür. An zamana tecrübe ve ders taşır.
Yaşam iki niyetin her yerde çarpışması sonucu şekillenir.
Bazı varlıklar nereye gitseler orayı güzelliğe ve huzura boğar.
Bazı varlıklar ise bir yere gitseler de gitmeselerde varlıkları huzuru ve güzelliği yok eder.
Büyüklerim her zaman derdi;
Arı ve sinek aynı bahçeden beslenirler. Biri çiçeğe konar bal yapar, biri bahçede çöp arar ve pislik üretir. İkisi de aynı dünyada aynı anda yaşar. Ne arı sinekten şikayet eder veya yok etmeye kalkar ne sinek arıyı yok etmek ister.
Yaşamın içinde biri diğerini sinsi niyet ve yöntemler ile dışlar, düşman eder, yok sayar ve yok etmeye kalkar ise diğerini uyandırır.
Doğanın evrensel matematik ölçüye gücü devreye işte tam da orada girer. Bu habitatın bozulmasına izin vermez.
Kavgayı ve savaşı kutuplaştırma üretmekten çıkar sağlamak isteyenler çıkartır.
Değişmez kuraldır yeryüzünde bir gelişme kimin işine yarıyor ise onu yapan veya yaptıran odur.
Bunu farkındalık üreterek anlamak niyet okumak ilim ahlakı ister.
Her çağda yıkım üreten niyete karşı genel yararı savunan bir fikir dünyayı yerinden oynatarak anlam bulur.
Karanlık bir niyete şahsi çıkar adına hizmet etmek isteyen her zihin en güzel manzaraya bile gölgedir.
Gölge karanlıktır. Kendi gölgesinden çıkamayan her varlık bir inanç üzerine kurulu siyasi ideolojik bataklığa düşer.
Sonsuzluğun devrimini yapmış bir ulusun yeniden devrim üretmesi zorluğu kadar da kolaydır.
▪️ Önder Karaçay ▪️

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
🪃▪️ Ülkemize Kayyum 15 Temmuz Sivil Darbesi Sonrası Atandı
Kayyum 15 Temmuz sivil darbenin ardından ülkemize hukuksuz yöntemler ile atandı.
Tüm yetkiler bir kişinin niyetine teslim edildi. O niyetin neye hizmet edeceğini kontrol eden tüm denetim ortadan kaldırıldı.
Öteki kayyumlar ve kayyumdan şikayet edenlerde bu hukuksuz süreçlerin suç ortaklarıydı.
11 Eylül 2001 günü kur vurgunu ile bir gecede servetleri kadar servet vurgunu yapan holdingler hala baş tacı yapanlar bu soyguncu tefecilere kayyum atayıp bu hakkı haklı gerekçelerle geri almak yerine, iz kaybettirmek için mi tavuk üreticilerine kayyumun atıyorlar.
O holdingin biri akaryakıt sektöründe hem toptancı hem de perakendeci olarak çift dikiş kazançlar sağlıyor. Buna neden göz yumuyorlar?
Neden göz yumuyorlar biliyor musunuz? Son çeyrek yüzyılda ranttan zengin olmak için kişiye ve projeye özel imar yasasını yaklaşık iki yüz kere değiştirdiler. Kentsel dönüşüm 6 Şubat depremi ile beton çıbanlar patladıktan sonra olan bu zihniyete destek veren vermeyen herkese oldu. Muhalefet dolaylı herkesi sattı.
Bir toplum düşünün kumarın kendisi yasal olsa bile suç olduğu halde kumar kayıtdışı kumar oynatılmış.
Bankacılık karşılığı olan ekonomik değerlerin saklama ve takas sistemi olmasına rağmen karşılıksız para basarak karşılığı olan satın alma gücü paranın ticaretini yasal tefecilik ile faize karşıyız adı altında dini siyasete alet ederek korudular.
Serbest piyasa ekonomisi serbest soygun ahlaksızlığıdır.
Yabancı para getirip parayla para kazanan sıcak para borsası ekonomisine yatırım demenin bir ahlakı yoktur. Fabrika açanlar aynı zamanda bu sıcak paranın sahipleridir. Halka arz toplumu ağa düşüren ve maliyetsiz soyguncu sermayeye toplumu kazanç elde edeceksiniz adı altında maliyetsiz kredi verilmesini sağlayan bir sistemdir.
Anadolu gibi doğal fabrikası olan bir ulusun yabancı para ve yatırıma ihtiyacı yoktur.
Beyin gücü ile gençleri kaybeden bir yönetim anlayışı ancak bu kadar büyük bir soygunu yönetebilir.
Küresel soyguncu tefecileri ve yerli işbirlikçi kodaman tefecileri siyasi destekçileri ile birlikte rahatsız eden budur.
Tavuk üreticilerine toptan kayyum atamak farklı bir niyettir?
11 Eylül 2001'de merkez bankası başkanını kullanarak bir gecede servetleri kadar servet vurgunu yapan çan holdinglere neden kayyum atanmıyor veya Türk ulusundan çalınan geri alınmıyor. Bunu suçüstü yakaladım. Kitapla muhtıra vererek uyardım. Geri alın uyarısı bile on yılını doldurdu. Buna rağmen tersini 15 Temmuz sivil darbe ile soygunu daha da büyütmek istediler ve bugün soygun durdurulamıyor.
Para ve enerjide dışa bağımlı bir irade bir gün bile devlet yönetemez.
Sızlanıp sadece şikayet etmeyin. Yapmanız gereken tek şey var; genel yararı şahsi çıkara satmamaktır bunun çözümü. Seçim ve sandık geldiğinde satılmayın.
▪️Önder Karaçay ▪️