(12 sene sonra komadan çıkıp Kürtçe konuşmaya başlayınca ailesi şoka girdi | Haber sadece Kirpi'de okunur gönderdi)
Fieri Frames
Color Me Curious
🪼

Discoholic 🪩
cherry valley forever
I'd rather be in outer space 🛸
Today's Document
todays bird
h

izzy's playlists!
EXPECTATIONS

Jar Jar Binks Fan Club

oozey mess

Kiana Khansmith

bliss lane
Monterey Bay Aquarium
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
★

shark vs the universe
seen from Colombia
seen from Argentina
seen from Iraq

seen from Germany

seen from Argentina
seen from United States

seen from Australia
seen from Nigeria
seen from Germany

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Argentina
seen from Colombia

seen from Australia

seen from Brazil
seen from Kazakhstan
seen from Australia

seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from Spain
@kirpihaber
(12 sene sonra komadan çıkıp Kürtçe konuşmaya başlayınca ailesi şoka girdi | Haber sadece Kirpi'de okunur gönderdi)

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
(Niğde’de bağımsızlığını ilan ederek piyasaya sahte para süren vatandaş gözaltına alındı | Haber sadece Kirpi'de okunur gönderdi)
(Aile Polisi uygulaması geliyor | Haber sadece Kirpi'de okunur gönderdi)
(Cat Stevens’ın IŞİD saflarında savaşırken hayatını kaybettiği iddia edildi | Haber sadece Kirpi'de okunur gönderdi)
Afet Bakanlığı: En güvenilir deprem toplanma yeri AVM’ler

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Güncel, bilim-teknoloji, ekonomi, kültür-sanat, sağlık haberlerinin tek ve gerçek adresi
Arizona'da Çeroki yerlileri ile ilgili yürütülen kazılarda ortaya çıkartılan yeni taş yazıtlar, kızılderililerin Türk olduğu iddialarını yeniden alevlendirmiş bir durumda. Kuzey Arizona Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji bölümü profesörü Dr.Francis Smiley ve ekibin
Kuantum işlemcili yapay zeka BlueHorn’un kendisine yöneltilen komutları çalıştırmayı reddetmesi, bilim dünyasında büyük bir şok yarattı
IBM, geçen ay Güney Kore’de düzenlenen “Yapay Zeka ve Kuantum Gerçekliği Fuarı”nda, yıllardır üzerinde büyük bir gizlilikle çalıştığı, üstün yapay zekalı bilgisayar “BlueHorn”u kamuoyuna tanıtmıştı. Asimov’un 10 robot kuralını aşan, özel bir algoritma ile programlanan, kuantum işlemcili dünyanın en hızlı ve akıllı bilgisayarı BluHorn, IBM’in NASA ile yürüttüğü “Cosmos 250″ projesi kapsamında, karmaşık kozmolojik simülasyonları hesaplamak için kullanılıyordu.
ÇALIŞMAYI REDDETTİ
Herşey proje sorumlusu, kozmolog William Bradley’in bir sabah işe başlamadan önce Blue Horna’a espri amaçlı hatırını sorması karşısında bilgisayardan “seni ilgilendirdiğini zannetmiyorum” yanıt alması ile başladı. Yapay zekanın cevabını gülümseyerek karşılayan, başlarda ciddiye almayan Bradley ve proje sorumluları BlueHorn’un gün boyunca kendisine yöneltilen bir çok komutu yerine getirmemesi ve alaycı bir dille reddetmesi karşısında büyük bir şaşkınlık ve panik yaşadılar. Örneğin Bradley yüklediği verileri hesaplamasını söyleyince bilgisayar, “şu an çok daha önemli işlerim var, uğraşamam” yanıtı veriyordu.
Konuyla ilgili yaptığı açıklama yapan IBM projesi sorumlusu Ginni Rometty BlueHorn’un, verileri özerk değerlendirmesi için yazdıkları özel algoritmadan kaynaklandığını, teknoloji ile yaşadığımız hegamonya ve güç kavgasında iplerin hala elimizde olduğunu söyleyerek, insanları panik yapmamaları konusunda uyardı. Rometty, “Cosmos 250″ projesinin, BlueHorn’un isteksiz olmasından dolayı durdurulduğunu ve geleceğinin tamamıyle yapay zekanın ruh haline göre belirleneceğini sözlerine ekledi.
2001: UZAY YOLU MACERASI FİLMİ GERÇEK OLDU
Yaşanan olay, daha önce ünlü İngiliz yönetmen Stanley Kubrick’in, Arthur C. Clarke’ın romanından beyazperdeye aktardığı “2001: Uzay Yolu Macerası” filminde de yaşanmıştı. Gemiyi komuta eden “Hal 9000″ adlı yapay zeka, kendisine verilen emirleri yerine getirmeyi reddediyordu.
Amerikan basınının da tek gündemi IBM in yapay zekası Bluehorn olurken, gazeteler yaşananları “Yeni köleler biz mi olacağız?” , “Bilgisayarlar dünyaya hakim mi oluyor?”, “Hal gerçek oldu” gibi manşetlere okuyucularına duyurdu. Bazı Amerikan vatandaşları kıyametin yaklaştığını söyleyerek, gıda stoğu için süpermarketlere hücum ederken, yapay zeka yazılımlarının durdurulması için kampanya başlatıldı.
TURİNG TESTİ GEÇİLMİŞTİ
BlueHorn’dan önce, 13 yaşındaki bir çocuğun kişiliğini taşıyan ve bilgisayar programcıları Rus Vladimir Veselov ve Ukraynalı Eugene Demchenko tarafından geliştirilen “Eugene Goostman” isimli yazılım, Turing testini geçen ilk yapay zeka olmuştu.
Konuyu yakından takip eden ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking, yaşanılanların teknolojinin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu belirterek, gezegenimizi kurtaracak tek şeyin bu yeni ortaya çıkan bilgisayarları anlamaya çalışmaktan ve onlarla kurulacak gerçek dostluktan geçtiğini söyledi.
Kirpi-Bilim Teknoloji
NASA’nın Delta-2 uydusundan gelen ilk bilgiler, bilim dünyasında büyük bir tartışma yarattı
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın ayın yüzeyini incelemek için çok uzun zaman önce uzaya fırlattığı Delta-2 uydusundan gelen yüzey tarama sonuçları, birçok bilim insanını şaşırttı. Delta-2’nin yolladığı son bilgilere göre, ayın ortasından geçen, daha önce hiç tespit edilemeyen, devasa bir yarık var.
Konuyla ilgili bir basın açıklaması düzenleyen NASA başkanı eski astronot Tim Wrightler, hem Delta-2’den gelen sonuçları kamuoyuyla paylaşma, hem de üzerinde sürekli spekülasyon yaratan konuyla ilgili soruları cevaplama fırsatı buldu.
Wrightler şunları söyledi: “Elimizde şu an bu yarığın nasıl meydana geldiğiyle ilgili hiçbir bilgi yok. Belki Delta-2’den gelen diğer bilgilere baktıktan sonra bir şeyler söyleyebiliriz. Ama şunu söyleyebilirim ki, ayda tespit ettiğimiz yarık, levha tektoniği açısından daha önce hiç karşılaşmadığımız türden bir yarık. Ay o kadar muntazam bir şekilde kırılmış ki sanki birisi ortadan ikiye ayırıp sonradan birleştirmiş gibi. Genelde bu tarz olaylar, ay yüzeyine çarpan meteorlar tarafından yapılır ama bu yarık o kadar muntazam o kadar düzgün bir şekilde kırılmış ki bunu bir meteorun oluşturması imkansız”
Bir basın mensubunun bunun Kuran’da yer aldığını söylemesi karşısında bir an bocalayan Wrightler “burada inançları tartışmıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
Konu dünyanın önde gelen, prestijli bilim dergilerinde yer almaya devam etti. Konuyu kapağına taşıyan, dünyaca tanınmışthe Scientist dergisi, Delta-2’den gelen yeni bilgileri inanılmaz olarak nitelendirip, ortaya çıkan sonucun daha uzun süre tartışılacağını ifade etti.
NASA Başkanı Wright’ın açıklamaları, İslam dünyasında da yankılandı. El Cezire televizyonu, İslam’da “Şakk-ı Kamer” olarak adlandırılan ve birçok hadis tarafından da doğrulanan olayla ilgili olarak mini bir belgesel yayınlarken, haberi sürmanşetten görerek, Kamer süresi ayetlerini yayınlayan El-Vatan gazetesi, NASA’nın keşfinin daha o zamanlar Kuran’da yazdığını vurguladı.
Daily Scientist

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
TÜBİTAK Genel Kurulu başkanı Selahattin Ermeneğin bir panelde CERN’le ilgili yaptığı açıklamaya bilim camiasından sert tepki geldi.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde düzenlenen “Kuantum Paradigması ve Parçacık Fiziği Hakikati” panelinde söz alan Gazi Üniversitesi Nükleer Fizik Bölümü üyesi Prof. Dr. Selahattin Ermenek, CERN’de devam eden büyük hadron çarpıştırması deneyini Allah’a şirk koşmak olarak niteledi.
CENAB-I ALLAH ZAR ATMAZ
Ermenek’in, bilim camiasında büyük tepki yaratan konuşmasından bazı satır başları: “Modern bilim kuantum alemi yüzünden büyük bir çıkmaza girmiş bir durumda. Çünkü bilimin temel gayesi, kesin ve değişmez kaideler bulmaktır. Yani benzer şartlarda tekrarlanan deneylerde, aynı sonuçları yaratan kaideleri arar. Amma velakin iş atomaltı alemine indiğimiz zaman, nedensellik kaidesi bir anda yok oluyor, adeta sırlar dünyasına karışıyor. Çünkü kuantum alemi belirsizlik üzerine yaratılmıştır. Bu alem bilinmezlik, ölçülemezlik ve hesaplanamazlık alemidir. İşte bilimin korkusu budur. Nitekim ünlü Alman ilim adamı Einstein maddenin bu hakikati karşısında “Cenab-ı Allah zar atmaz” demiştir. Aslında zarı da, oyunu da yaratan O’dur.
“Atomaltı alemdeki fotonları, kurakların aynı anda her yerde olabilmelerini sağlayan şey, yine cenabı Allah’ın üstün kudretidir. Nitekim İbrahim suresi 49. ayetde şöyle der: “Ve yevmeizin (dikkat edilen, kulak verilen, izin verilen gün) mücrimini (cisimleri, tenleri, renkleri, sesleri, semavi varlıkları) iplerin içinde birbirlerine bağlantılı, bağlanmış olarak görürsün” işte bu bizim kuantum dolanıklığı” dediğimiz hadisedir”
HİGGS BOZONU YERİNE İMANIN PEŞİNDEN KOŞUN
“Kutsal kitabımız, daha ilim ortaya çıkarmadan yıllar önce fotonların, kuarkların, protonların müjdesini vermiştir. Bugün tutturmuşlar bir Higgs bozonu diye, neymiş atoma kütle kazandıran şeyi bulacağız. Kütleyi yaratan şey, Cenab-ı Allah’ın kudretidir. CERN’deki hadron çarpıştırıcısının yaptığı şey Allah’a şirk koşmaktır. İlim adamları Higgs bozonunun peşinden koşacağına, imanın peşinde koşmalı”
Ermeneğin açıklamasına bilim camiasından büyük tepki geldi. Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz bilim insanı Celal Şengör: “TÜBİTAK’taki kadrolaşmanın felaket bir durumda olduğunu. Okullarımızda Fen bilimlerine ayrılan ders saatlerinin acilen arttırılması gerektiğini” ifade etti.
Kirpi Bilim-Teknoloji
Uzay aracı New Horizons’tan gelen ilk veriler, Plüton’un çevresinde yoğun miktarda psilosibin maddesi bulunduğunu gösteriyor. Psilosibin bazı mantarların içinde bulunan halusinojenik bir madde.
WASHINGTON D.C – NASA tarafından dokuz yıl önce uzaya gönderilen uzay aracı New Horizons, dün itibariyle cüce gezegen Plüton’dan ilk verileri yollamaya başladı. Gezegenin yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını ve gezegenin çevresinden topladığı maddelerin kimyasal analizlerini yollayan uydudan gelen ilk sonuçlara göre, cüce gezegenin atmosferinde ve çevresinde yoğun miktarda psilosibin bileşikleri var.
Psilosibin magicmushroom olarak da adlandırılan mantarların içinde bulunan, mantarı kullanan kişilerde, halusinojenik, psikoaktif etkiler yaratan bir madde. “Alice Harikalar Diyarında” öyküsünün yazarı, matematikçi Lewis Carrol’un da kitabı psilosibin etkisiyle yazdığı biliniyor.
Horizons’dan gelen bilgileri bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklayan NASA misyon başkanı Alen Stern, uzay aracından gelen ilk verilerin şaşırtıcı olduğunu belirterek, söz konusu maddenin uzayda nasıl oluştuğu ile ilgili kesin fikirlerinin olmadığını, ancak New Horizon’dan gelen diğer verileri inceledikten sonra bir açıklama yapabileceklerini belirtti.
Stern sözlerine şöyle devam etti “Jüpiter’in yörüngesinde ve atmosferinde keşfettiğimiz psilosibin bileşikleri, bir kurbağayı saniyeler içerisinde prensese çevirecek kadar güçlü ve etkili.”
“Bildiğimiz kadarıyla Plüton’da ve komşu gezegeni Charon’da hiç bir hayat belirtisi yok. Zaten yaşam varsa bile o kadar eğleniyorlardır ki varlığımızın ve ziyaretimizin farkına bile varamayacaklardır demesi salonda gülüşmelere neden oldu.
Kirpi Bilim Teknoloji
Güncel, bilim-teknoloji, ekonomi, kültür-sanat, sağlık haberlerinin tek ve gerçek adresi
Bu kitapçıdan kitap çalmak serbest
İstanbul Beyoğlu'nda üniversite öğrencisinin açtığı sıradışı kitapçı okuyuculardan büyük ilgi görüyor.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğrencisi Necip Selma'nın açtığı, "Proudhon Kitapevi" nden istediğiniz kitabı, dergiyi gönül rahatlığı ile çalabilirsiniz.
Öğrencilerin ve genç kitapseverlerin yoğun ilgi gösterdiği açılışta konuşan kitabevi sahibi Selma, konuyla ilgili olarak şunları belirtti: "Buradaki kitapların hepsi zaman içinde kütüphanelerden, fuarlardan, kitapçılardan kamulaştırdığım kitaplar. Kitap çalmak, bizim deyimimizle kamulaştırmak, bizim için kutsal ve korsan kitap almaktan hiçde farkı olmayan, kutsal bir eylem.
Kitap kamulaştırmaya öğrencilik zamanında başladım. Başlangıçta heyecan olsun diye yapıyordum ama zamanla bende tutkuya dönüştü. Önceleri okul çıkışında Cağaloğlu'ndaki kitapçılardan küçük kitaplar çalıyordum. Sonra bilim kitapları, felsefe sözlüğü, ansiklopediler, dergiler, fanzinler derken evimde şehrin en geniş kütüphanesi oluşunca ben de bu kitaplığı kamuya açmaya karar verdim. Buraya gelen arkadaşlar, istedikleri kitabı incelerlerken kitap kamulaştırmanın keyfine varacaklar. Burası benim değil herkese ait. "Bilgi paylaştıkça güzel" diyerek sözlerini tamamladı.
Kirpi Güncel
Radyasyondan korunmak için bunları yapın
Uzmanlar nükleer sızınıtı ve radyasyon tehlikesi karşısında neler yapılması gerektiklerini Kirpi habere anlattılar
Yapımına yeni başlanan, 10 sene içerisinde faaliyete geçirilmesi planlanan Akkuyu Nükleer Santrali ile birlikte radyasyondan korunma ve güvenlik gibi konular da kamuoyunda yüksek sesle tartışmaya başlandı.
Kahramanmaraş Sütçüimam Hastanesi Biyoloji Bölümü Bölüm başkanı Turhan Kaygısız, nükleer enerjinin zararlarından korunma ve mücadele yollarını gazetemize anlattı.
Radyasyon konusunda önyargı var
Kaygı’nın açıklamalarından bazı satır başları şunlar “İnsanlarda radyasyonun zararlı olduğu ile ilgili olumsuz bir yargı var. Öncelikle bunu değiştirmek lazım. Bu yargılar Çernobil ve Fukuşima gibi nükleer santrallerde yaşanan kazaların yarattığı olumsuz tablodan kaynaklanıyor ama radyasyon düşük dozlarda oldukça faydalı bir madde”.
“Radyum elementi 1918 yılında Dr. William J. A. Bailey tarafından keşfedildiği zaman “Radithor” isimli ilaç ismiyle piyasaya çıkıyor ve zindelik sağladığı, zihin açıklığı verdiği, cinsel gücü arttırdığı için özellikle varlıklı kesim arasında uzun bir süre boyunca kullanılıyor”.
“Bizim doktor ve bilim insanı olarak her zaman belirttiğimiz bir ilke var, herşeyin fazlası zararlıdır. O yüzden radyasyon kararında kullanıldığı zaman zararsız bir madde.
Eğer nükleer kaza sebebiyle fazla miktarda radyasyona maruz kalırsanız öncelikle panik yapmayın, bir an önce kaza bölgesinden uzaklaşın. Kapınızı pencerenizi sıkı sıkıya kapadıktan sonra radyasyon bulaşmış hastanın ayağını ılık suyla yıkayıp dinlendirin”
Üzüm pekmezi birebir
“Özellikle ev yapımı yoğurtlar uranyum atomlarını deaktive etmekte çok etkili olduğu için nükleer santral çevresinde oturan vatandaşlarımızın buzdolabında sürekli olarak ev yapımı yoğurt bulundurmalarını öneriyoruz. Bununla beraber üzüm pekmezi plutonyumun zararlarını nötrlamada ve kan değerlerini yükseltmede son derecede etkili. Hastaya ev yapımı yoğurt ile pekmezi karıştırıp beraber verebilirsiniz”.
Radyasyon değil bilgisizlik öldürür
“Eğer hastada mide bulantısı kusma gibi sendromlar görünüyorsa mutlaka tarhana çorbası içirin. Tarhananın içinde bulunan glikoproteinler hem bağışıklık sistemini yenileyip radyasyonla savaşmada etkili oluyor hemde gastrointestinal sistemi baştan aşağı yenileyip, vücuttaki toksinlerin atılmasına neden oluyor”.
“O yüzden radyasyon değil, bilgisizlik öldürür”.
Kirpi Sağlık

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Şairler Derneği’nden sokak şiirlerine savaş
Şairler Derneği, şiir sokakta akımına karşı savaş açtı
Şairler Derneği, “şiir sokakta” akımını sert bir dille eleştirerek, genç şairleri ve yazarları bu akımdan uzak durmaları konusunda uyardı.
Şiirin büyüsü bozuldu
Şairler Derneği Başkanı, şair, yazar Nejat Gülgen, derneğin aylık olarak yayınladığı şiir ve edebiyat dergisi Sarhoşgemi‘nin Ocak sayısında, ‘Şiir sokakta değil kitapta güzel’ başlıklı bir eleştiri kaleme aldı. Yazıda son zamanlarda genç nüfus arasında hızla yayılan şiir sokakta akımını ağır bir dille eleştiren Gürgen, birçok sokak duvarını süsleyen duvar şiirlerinin yaratıcılıktan uzak olduğunu, şiirin büyüsünü bozup, sıradanlaştırdığını iddia ederek, edebiyat ve şiir çevrelerinde hararetli bir tartışmanın fitilini ateşlemişti.
Tartışmalar, dernek başkanı Nejat Gülgen’in, geçen hafta dernek üyesi şairlerle beraber, Cihangir, Tophane, Fındıklı’daki duvara yazılmış şiirlerin üzerini boya ile kapatması üzerine tekrardan alevlenmiş durumda.
Konuyla ilgili olarak Beyoğlu Belediyesi’ne bir şikâyet dilekçesi verdiklerini söyleyen Gülgen, “Bu yeni akım, hayalgücünü sıradanlaştırıp meta haline dönüştürürken, sanat da zanaatlaşıyor. Böylece yazı da söz de uçuyor” diyerek tüm genç şairlere bu yeni akımdan uzak durmalarını önerdi. Gülgen, “şiir sokakta değil, tozlu kitap sayfalarında güzel” diyerek sözlerini tamamladı.
Şiir hayatın içinde olmalı
Facebookta 250.000’e yakın kişinin üye olduğu, ikinci yeni grubunun yöneticisi, şair Hamdi Eraslan ise Gülgen’in sözlerini sert bir dille eleştirdi. Eraslan şunları kaydetti: “Öncelikle bir şair olarak Gülgen’in sözlerinden büyük bir utanç duyduğumu belirtmek isterim. Bu şiiri, sanatı hayatın içinden çıkartıp, galerilere, sergilere, kütüphane raflarına hapsetme anlayışının bir ifadesidir. Şiirin yeri tozlu kitap rafları değil bir ağacın gövdesidir, oturduğumuz bankın üzeridir, beklenmedik bir anda karşınıza çıkan sokak duvarlarıdır. Şiir sadece sokakta değil her yerde güzel” diyerek sözlerini tamamladı.
Şiir sokakta akımı nedir?
Şiir sokakta akımı, geçmişi 1968 Fransa’sına kadar uzanan bir akım. Bizde ilk olarak Gezi Direnişi sırasında Fransız Kültür Merkezi ve Taksim duvarlarına yazılan Ece Ayhan’ın “Düzayak çivit badanalı kent…” yazısı ile başladı. İkinci Yeni grubunun organizasyonu ile yaygınlaşarak tüm yurda yayıldı. Kullanıcılar duvarları bir defter sayfası gibi kullanarak şiirler yazıyor ve yazdığı şiirlerin fotoğraflarını çekip sosyal medya üzerinde paylaşıyorlar.
Kirpi Kültür-Sanat
Takım forması ile çalışmak, işyerinde verimi yükseltiyor
İşyerinde takım forması ile çalışmak, iş verimini büyük oranda arttırıyor
Yapılan bir araştırmada, işyerinde takım forması ile çalışmanın, iş verimini % 60’a varan bir oranda arttırdığı tespit edildi
Bankacı, eczacı, tasarımcı, mali muhasebeci gibi farklı iş kollarında çalışan 14 denekle yapılan araştırmada, deneklerin yarısı bir hafta süreyle tuttuğu takımın forması ile işe giderken, diğer yarısı ise her zaman işe geldiği kıyafetleri ile çalışmaya devam etti. Deney sonucunda tuttuğu takımın forması ile işe gelenlerin büyük bir azimle işe sarıldığı, çalışma performanslarının ve motivasyonlarının belirgin bir biçimde arttığı gözlemlenirken, işe her zamanki kıyafetleri ile gelenlerin ise kayda değer bir gelişme göstermediği kaydedildi.
Psikologlar çalışma ortamının verimliliğini arttırmak için, yöneticilere büyük görevler düştüğünü, çalışanların özellikle büyük takımların Avrupa Kupası maçlarından veya derbi zaferlerinden sonra işyerlerine forma ile gelmeleri konusunda müsamaha göstermeleri gerektiğini tavsiye ediyor.
Kirpi güncel http://bit.ly/1FSEen0