Emniyet kemerlerinin hiçbir yararı yoktur kalbe, Her şey Allah'tandır.. Ölümlerde, Terk edişlerde..
Freni patlamış bir bıçak saplanıyor Göğsümün güneyine, Koordinatlarını bilmediğim bir yönden Hüzün yağıyor lapa lapa, Bu nasıl bir manzara Bu nasıl bir burukluk Cesaret edemiyorum Hiçbir aynaya selam vermeye...
Toplu iğne ile saçlarından toplanmış Sonbahar, Sen yalın ayak parselliyorsun Yeryüzünü, Ağustos kokusunu Eylül'e devrediyor, Gece olmadığından da yabancı...
İmla hataları ile dolu kalbin. Üzüldüğünde; Dudakların yanaklarına devrilmiş bir cümle, Ses tellerinde Kafa kafaya çarpışmış iki nota Es ve sol, Kalçaların, bir geminin Kırılmış dümeni, Sanki bir şehrin iki ayrı yakası, Ülkemden bağımsız'sın..
Ozon tabakası dekoltenden ötürü Kimsenin umrunda değil demokrasi, Rüzgar aramızda ki bütün eşitliği bozuyor, Yağmur toprağa vokal yapıyor, Tedavülden kaldırılıyor Sevişmek kelimesi, Sevmek imanın bir şartıdır artık, Tüm şarkı nakaratlarında Benden bahsediliyor, Tüm haber bültenlerinde gidişinden...
Haydi; Uğurla son cümlelerini nefesinden Nefsime, Burada bu gece isyan var, Yangın var, Bu gece, Bu şehrin bütün sokaklarında Kilometrelerce hasret var ! Uğurla kendini bana, Uğurlar ola sevdiğim Uğurlar ola...















