seen from China

seen from United Kingdom

seen from Russia
seen from United States
seen from China
seen from India
seen from Finland

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from Netherlands

seen from Malaysia
seen from Philippines

seen from Russia

seen from Canada
seen from Vietnam

seen from India

seen from Canada

seen from India
seen from United Kingdom
seen from China

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Görümcemin Bulduğu Kalın Aletler
Adım Seher, 19 yaşındayım, 50 kilo ve 1.60 boyundayım. Buradaki hikayeleri okuyup çok defa orgazm oldum. Size grup sekse nasıl alıştığımı anlatmak istiyorum. Şu an Almanyada Bremende yaşıyorum, aslen Türkiyenin en uzak illerinden birindenim, 17 yaşımda evlenip Almanyaya (ithal gelin olarak) geldim. 16 yaşımdayken, uzak bir Almancı akrabamızın oğluyla nişanlandım. Nişanıma kadar görmemiştim kocamı. 17 yaşımda düğünümüz oldu ve evlendik. Düğünden 6 ay kadar önce pasaport işlemlerimi falan yaptırdık. Düğün günü kocamla odamıza geçince, ilk defa gerdekte yarak gördüm. Amımı ilk kocam sikti ve bekaretimi bozdu. Gerdekte sabaha kadar 2 defa sikti beni. Ertesi gün Diyarbakıra gittik, ordan uçakla İstanbula, ordan da Almanyaya uçtuk. Bunu da belirtmekte fayda var, kocamda sertleşme ve erken boşalma problemi olduğu için, sadece 15-20 günde bir defa sikişiyorduk...
Bremende ailecek (kaynanam, kayınbabam, kocam ve benden 2 yaş büyük görümcemle) aynı evde kalmaya başladık. Benim dışımda herkes çalıştığı için evde ben yalnız kalıyordum. Kaynanam ve kayınbabam sabah 6’da, kocam 7’de, görümcem ise 9’da evden çıkıyor ve işe gidiyorlardı. Akşam da kocam, kaynanam ve kayınbabam aynı saatte, yani akşam 6’da geliyorlar, görümcem ise gece 11-12 gibi eve geliyordu. Evdekiler farkına varmıyordu, ben görümcemle birbirimize yakın olduğumuzdan bazen nefesinin içki koktuğunu hissediyordum (fakat bunu niye yaptığını görümceme hiç sormadım). Görümcem de benim gibi kapalı giyinen (başı örtülü ve pardesülü), 55 kiloda, benden az uzun biriydi. Evde çamışırları ben yıkardım. Bir seferinde görümcemin kirlilerini yıkayacaktım, makineye başörtüsünü atacakken kurumuş sümük gibi şey gördüm. İyice emin olmamakla birlikte, görümcemin başörtüsündeki bu lekenin erkek dölü olduğunu tahmin ettim. Görümcem bekar oldugu için demek ki erkek arkadaşını ağzıyla boşaltıyordu ve dölleri başörtüsüne bulaşmış diye düşündüm.
Görümcem bir gece (mesaim var diyerek) eve çok geç ve zil zurna sarhoş gelmişti. Tesadüfen ben de tuvalete diye kalkmıştım, kapıyı kendisine ben açtım, evdekilerin hepsi uyuyordu. Görümcemin başörtüsünde yine döl lekeleri vardı. Hemen kimse görmeden görümcemi banyoya aldım, suyun altında kendine gelir diye düşündüm. Görümcemi soyundurup duşun altına soktum, fakat ayılacak gibi değildi, sarhoştu. Ne olduğunu sorduğumda, 4 erkekle sikiştiğini söyledi. Görümcemin arkasına su tutarken farkettim, göt deliği kocaman açıktı. Görümcemi yıkayıp odasına götürdüm, geceliğini giymek istemeyince, çıplak olarak yatağına yatırdım, üstüne yorganı örttüm. Böyle birşeyi nasıl yaptığını söyleyip kızdım biraz. Fakat halen sarhoş olduğu için benim kızmama bile gülerek cevap veriyordu, “Yenge yarakları kalındı, kocamandı! Nebiçim siktiler! Yenge abim seni sikemiyor değil mi, istersen seni de kalın yaraklı erkeklere siktirebilirim!” dedi. Ben de, “Sen sarhoşsun ne dediğini bilmiyorsun, yat uyu, sabah konuşuruz!” diye kızdım ve odadan çıktım.
Sabah 8 olmuştu uyandım, evde tek görümcem kalmıştı. Kahvaltı için uyandırmaya gittiğimde üstündeki yorganı aşağı atmış, dizlerini karnına çekmiş bir şekilde uyuyordu ve göt deliği hala açıktı. Görümcemi uyandırdım ve kendine gelince ilk iş olarak götüne ne olduğunu sordum. Gülerek, “Ne olacak, dün gece kalın yaraklı 4 Alman bağırta bağırta sikti götümü!” dedi. Şok olmuştum, “Nasıl yani, tecavüz mü ettiler?” dedim. Görümcem sırıtarak, “Yooo, para karşılığı siktirdim!” dedi. Bunları duyunca kızdım, “Orospumusun sen?” dedim ve mutfağa gittim. Biraz sonra yanıma geldi, “Yenge istersen seni de aram ıza alırız, hem yarak görürsün, hem amın götün yarağa doyar, hem de para kazanırsın!” dedi. Sinirlenmiştim, “Kızım sen manyakmısın?” dedim, fakat aynı zamanda heycanlanmıştım da. Görümcem, “Yenge valla bak, seni de götüreyim, iyi sikiyorlar!” dedi. “Hem gelmek istesem bile nasıl olacak ki?” dedim. Anlatmaya başladı, bizimkilerin kendisini bir işte çalıştığını sandıklarını, fakat çalışmadığını, erkeklerle para karşılığında sikiştiğini ve bekaretini de iyi paraya verdiğini anlattı.
Ben görümcemin detaylı olarak anlattıklarını ağzım açık dinlerken, bir yandan da başka şeyler düşünüyordum, evlenmeden önce (sadece bir defa) köyün çobanı şalvarımı indirip beni domaltmış ve amımı yalamıştı, sonra da sikini kalçalarımın arasına sürterek boşalmıştı (çobanın sikini bile görmemiştim). Oysa kocam amımı daha hiç yalamamıştı. Görümcemin anlattıkları bu grup seks olayı (ve gözümde canlanan çobanın amımı yalaması) ile heyecanlanmıştım ve amım iyice sulanmıştı. “Grup seks derken, kaç erkek var bu grupta?” diye sordum. “Genelde 4-5 erkek oluyor, üstelik sen iyi para edersin, körpeciksin, abimin seni iyi sikemediğini de biliyorum, seni bakire diye siktiririm, ilk seferinde rahat 2-3 bin Euro alırsın!” dedi. Görümceme, “Ama sen götünden de siktiriyorsun!” dedim. “Evet, götten sikmeye de iyi para veriyorlar, sen de götünü siktirirsin, birkere tadını alınca birdaha vazgeçemezsin, hep götten istersin! Eğer istersen bugün yeni bir gruba gideceğim, seni de götürürüm!” dedi.
Yaraksızlıktan 15 gündür yanan amım iyice kudurmuştu, “Tamam kız! Ben de geliyorum senle!” dedim. Kahvaltıyı yapıp, pardesülerimizi giydik, başörtülerimizi taktık evden çıktık. Yürüyerek bir otobüs durağına geldik, görümcem telefonla birini aradı. 10 dakika sonra Lüx bir araba yanımızda durdu ve görümcem hemen kapıyı açıp öne oturdu, ben de arkaya geçtim. Arkada bir erkek daha vardı, iri yarı, sarı saçlı bir Alman. Görümcem arabayı kullanan Almanı tanıyordu, onu dudaklarından öptü. Yanımdaki adam da pardesümün üstünden bacaklarımı ve kalçalarımı ellemeye başladı hemen. Yol boyu bacaklarımı sıkarak, Bremen dışında bir çiftlik evine vardık. Etrafta başka ev yoktu. Kapıyı iri yarı biri açtı, içeri geçince 3 erkek daha vardı...
Görümcem hemen pardesesünü çıkarıp soyunmaya başladı, bana da, “Soyun!” dedi. Beni de arabada yanımda gelen adam soymaya başladı. Çok heyecanlıydım ve korkuyordum. Görümcemle bana birer bardak Wiski verdiler, içtik. Hayatımda ilk defa içki içiyordum. Odadaki tüm erkekler tamamen soyunmuştu, görümcemle ben de çıplaktık sadece başörtülerimiz duruyordu. Görümcem gayet rahattı, fakat ben çok utanıyordum. Ordaki erkeklerin birisi Türktü ve yarağı inanılmaz büyüktü. Kocamın sikinden başka yarak görmemiştim, ama bu Türkünki diğerlerinden büyüktü. Türk olan görümceme, “Bakire mi bu?” dedi. Görümcem de, “Evet, dün köyden geldi!” dedi. Bunun üzerine, “Gel güzelim!” diyerek beni kolumdan tutup başka bir odaya götürdü. Heyecandan ve korkudan ölecektim...
Odaya girdiğimizde, “Hiç yarak emdin mi?” dedi. Utana sıkıla, “Hayır yapmadım!” dedim. Gerçekten de hiç emmemiştim. Bunun üzerine, “Yala orospu!” deyip kafamı yarağına bastırdı ve ağzıma almam için zorlamaya başladı. Yarağı kocamın sikinin enaz iki katı vardı, hem kalın hem uzundu. Yarağının başını ağzıma zorla soktu ve emdirdi. Az sonra, “Hiç siktirdin mi?” dedi. Yarağını ağzımdan çıkarıp, “Hayır, siktirmedim!” dedim. Hızla ağzıma sokup çıkarmaya başladı, “Senin bugün amını götünü dağıtacağız!” dedi. Kendisi yatağa uzanıp beni üzerine çekti, bacaklarımı kafasına getirip, yarağını ağzıma verdi ve “Yala!” dedi. Ben onun yarağını yalarken o da amımı emiyordu. Köyün çobanından sonra ilk defa bir erkek amımı yalıyordu, fakat bu çobandan daha güzel yalıyordu. Çok geçmeden, elimde olmadan adamın ağzına boşaldım. Bu arada ağzımda kalın yarağı iyice büyümüştü...
Beni üzerinden kaldırıp sırtüstü yatırdı. Bacaklarımı ayırdı ve bacakarama yanaştı, amıma yarağını dayadı. Önce amıma biraz sürttükten sonra bir anda hepsini soktu. Böyle birden sokacağını beklemediğim ve acıdığı için, var gücümle çığlık atmıştım. Hayvan herif, resmen amımın biryerlerini yırtmıştı yarağını sokunca, gözümden yaşlar gelmişti, acıdan kıvranıyordum. O ise kanırta kanırta köklemeye devam ediyordu. Yüklene yüklene kalın yarağı amımın dibini bulmuştu ve hiç beklemeden hızla sokup çıkarmaya başladı. Beni bağırta bağırta 10-15 dakika siktikten sonra ben acı ve zevkle karışık boşaldım. O hala sert sert çekip çekip sokmaya devam ediyordu. Birden yarağını çıkarıp beni yüzüstü dönderdi ve dizlerimin üstüne domalttı ve tekrar arkadan amıma soktu. Amımı deli gibi sikerken kalçalarımı tokatlayıp, “Orospu amını götünü sikecem dağıtacam senin!” diyor, basıyordu. Çok geçmeden ben yine boşaldım...
Yarağını amımdan çıkardı ve göt deliğime dayadı. Götümden daha önce hiç siktirmemiştim. Zorlaya zorlaya, götümün deliğini yırta yırta o kalın yarağının hepsini köküne kadar götüme sokarken, ben artık çığlık atmıyor, resmen hayvanlar gibi böğürüyordum. Amımdan da götümden de kan akıyordu, artık götüm ve amım gerçekten bozulmuştu, hemde kalın yaraklı biri tarafından ve acımasızca. 10-15 dakika kadar götümde gidip geldi ve böğürerek götüme boşaldı. O kalın yarağını götümden çıkardığında bir süre kendime gelemedim, ölü gibi yattım kaldım yatakta...
Zar zor yataktan kalkıp salona geçtiğimde, görümcem başında başörtüsü, altında bir erkek, arkasında biri, ağzında biri, 3 erkek tarafından aynı anda, hem ağzından, hem amından hem de götünden sikiliyordu. Hem de nebiçim bağırtıyorlardı görümcemi. Arabayı kullanan Alman da koltukta oturmuş yarağıyla oynuyordu. Yarağı nerdeyse demin yediğim yarak kadar vardı. Yanlarından geçerek banyoya gittim. Yıkanıp temizlenip salona geri geldiğimde halen aynıydılar, üçü birden görümcemi sikiyorlardı. Ayakta onları biraz seyrettikten sonra koltukta oturan Alman yanına çağırdı beni, gittim yanına oturdum. Ensemden bastırarak yarağını ağzıma verdi. 4-5 dakika yarağını emdirip domalttı beni ve kapanmamış götüme soktu birden...
O sırada az önce beni siken Türk de geldi yarağını ağzıma verdi. Diğerleri de görümcemi sikmeyi bırakıp başıma üşüştüler. Arkamda bir Alman, ağzımda kalın damarlı bir Türk yarağı ile sikilirken, az önce görümcemin ağzına veren yere uzandı, arkamdaki Alman yarağını götümden çıkardı ve yere uzanmış olanı göstererek, “Git onun üstüne otur!” dedi. Elbirliği ile beni tutup yerde uzananın kalın yarağını amıma sokup üstüne oturttular. Bir iki git gel anca yaptım ki, arkama deminki yarak yine dayandı ve amımdan sikilirken o da götüme soktu. Bugün benim ilklerimin günüydü, iki yarak birden sikiyordu beni. Türk olan yine ağzıma verdi ve beni o pozisyonda bağırta bağırta, yarım saatten fazla siktiler. Sonra sırayla hepsi, ağzıma yüzüme boşaldılar. Döllerin bir kısmı başörtüme sıçramıştı, (şimdi görümcemin başörtüsündeki döl lekelerinin nasıl oluştuğunu daha iyi anlıyordum).
O gün beni 5 erkek, hiç acımadan siktiler ve amımı götümü dağıttılar. Görümcemi de aynı şekilde sikmişlerdi, fakat o alışık olduğundan benim gibi çok heycanlanmıyordu. Giyinip evden çıkarken, görümceme 1.000 Euro, bana da 3.000 Euro para verdiler, (beni kız zannedip bozduğu için ve ilk seferim olduğu için bana çok vermişlerdi). Doğruyu söylemek gerekirse, canım çok yandı, fakat çok ta hoşuma gitti, zevk aldım, verdikleri para da işin cabası. Artık sürekli görümcemle birlikte, gruplara sikişmeye gidiyorum. Orospu görümcem nerden buluyorsa, her seferinde kalın yaraklı Türkleri ve Almanları buluyor hep. Fakat şikayetçi değilim, hem yarağa doyuyorum, hem çok para kazanıyorum. Sikiştiğimden ve verdikleri paralardan (görümcemden başka) kimsenin haberi yok!
Kocamı Aldatıyorum
Kocamın arkadaşı Mehmet bundan 3 yıl kadar önce eşinden ayrıldı, Mehmet ve Sibel ile 20 yılı aşkın bir tanisikligimiz vardir, kocamla nişanlılık dönemimizde, tanismistim Mehmet ve Sibel ile. Bundan 10 yıl kadar önce sibel le aramizda geçen bir sohbette , sibel mehmetten sitem ediyordu , bezdirdi artik beni akşam ayri gece ayri sabah ayri , hep istiyor hep istiyor bir türlü doymak bilmiyor diyordu , zaman zaman bu konu hep gundeme giriyordu , ozamanlar bi içerlenmedim desem yalan olmaz. Biz haftada 1 bazen 2 anca yapiyorduk. Son donemlerinde hayatinda getirdigi farkli sebeplerle artık anlaşamaz olmuslardi , Ben sibel i teselli ederken kocamda mehmet i teselli ediyordu. Bu süreçte tabi ki arada mehmetlede konustugum olup onuda teselli ediyordum.
Derken artik bunlar ayrilma karari aldilar.
Mehmet bu süreçte firsatini buldukça bana teşekkür ederdi bu süreçte yanimda olman bana çok iyi geliyor derdi , Sibelin zamaninda bana sitem ettiği, benim icerledigim şeylerde hep aklima gelir olmuştu, Mehmet Bana yakinlastikca ben hafif uzaklaşmaya calissamda aklimdan kovmaya calistigim düşünceler aklima surekli gelmeye başlar olmuştu, Bu süreçte kocamla da yatak muhabbetlerimiz neredeyse ayda 1 e kadar düşmüştü. Mehmetin bu boşanma surecinde biz mehmetle seviyeli olsada flortlesmeye başlamış gibiydik , onunla konuşmak beni de çok mutlu ediyordu Ve mehmetle sevişmek istiyor olmam konusunda kendime yalan soylememeyi ve bunu kabullenip onu arzuladigimi kendime itiraf etmistim. Artik Akışına bırakmıştım. Beni aradi yarın duruşma var dedi bitse de artik rahatlasam dedi , biliyordum durusmanin yarin oldugunu , Bugün öğleden sonra izin alicam musaitsen seninle oturup biraz sohbet edelim mi yanimda olmana ihtiyacim var galiba dedi, Olur dedim , sonrasinda yazismalara basladik , biraz sakin bi yere mi gitsek dedim simdi senin morelinde bozuk sakin biryer de daha rahat konusuruz dedim. Ben artik niyeti bozmustum galiba , Öğlen gibi beni arabayla aldi nereye gecelim dedi , sizin bir köy evi vardı oraya mi gitsek acaba dedim , lafim tam bitmeden yok ya boşver ben öyle Bir şey demedim say dedim. Arabayı sağa doğru cekti ,ben ne oldu neden durdun demeye firsat kalmadan yapıştı dudaklarima , heyecandan kalbim güm güm atiyordu sustum kaldim yola devam etmeye basladi elimi tuttu, benim kadinim olmani okadar istiyorum ki dedi, ben yine sus pus kaldim , gidiyorum köy evine dedi sadece tamam diye bildim. Evin kapisindan içeri girdiğimiz gibi beni kucaklayip opmeye basladi yataga tasidi sevisirken soyunmaya basladik, hiç konusmadik sadece sevistik zevkten inledik, 1 saat uzerimden inmedi , sonra 10 dk bi ara verdik ve tekrar devam , o gun saat 2 den 7 ye kadar sikilmedik yerim kalmadi , son finalde artik ikimizde de derman kalmasa da mehmet e şunları soyledim , Ben senden önce hiç sevismemisim , gercekten de oyleydi hiç böyle orgazm yasadigimi hatirlamiyorum. Mehmetle ozamandan beri hala görüşüyoruz buldugumuz her firsati degerlendiriyoruz, Birakin sibel gibi bezmeyi öyle bir hal aldim ki sikildikçe daha da sikilmek ister oldum, Her gün firsat bulabilsek her gün mehmetin altina yatmak ister gibiyim.
Hadi sevmeyi beceremiyorsunuz, onu anladık.
Peki sevilmeyi nasıl beceremiyorsunuz?
(Meridyen)
HİKAYE 457
25 yaşında 5 yıllık evli bir kadınım. Kocamla aynı yaştayız. Mükemmel bir evliliğimiz var, mutluyum, anlayışlı, her isteğimi yerine getiren bir kocam var. Ama tek sorunumuz cinselliğe bakış açımız. Kocam tam anlamıyla azgın bir erkek. Bense, onun kadar sekse meraklı değilim. Yetiştiriliş tarzım, seksi umacı gibi gösteren ailem, kendimi bakire olarak kocama saklayıp her şeyden kendimi soyutlamam, her şey bir araya geldi, neredeyse Frijit bir kadın oldum çıktım.
Yıldırım aşkına tutulup birbirimizi sevdik, flört dönemini kısa tutup evlendik, birbirimizi yeteri kadar tanıyamadan. Sadece, ben ona ilk erkeğim olduğunu anlattım, o da buluğ çağından beri seks yaptığından bahsetti. Sayısız kız ve kadınla yatmış, ama tanıştıktan sonra sadece ben varmışım. Her şeyi bana o öğretecekmiş. Seviştiği hiçbir kadın benim kadar güzel, seksi, gösterişli değilmiş.
Gerdek gecesinden başlayarak öğretmeye başladı da. İlk defa bir erkeği çırılçıplak gördüm, kalkmış bir erkekliğe ilk kez yakından bakıp dokundum, bacaklarımın arasına ilk kez bir yabancı el, bir erkek organı değdi. Zifaf korkumu, anlayışlı, sevecen kocamın yardımıyla atlatabildim, tüm gece uğraştıktan sonra, sabaha karşı bekaretimi verdim.
Sonrası da hep böyle devam etti. Sürekli kocam istedi, ben verdim. Sadece içki içtiğim nadir günlerde bazen azıp ilk hareketi ben yaptım. Tek kadeh bile beni sarhoş etmeye yeter, rahatlar, gülmeye başlarım. İkinci kadehte hareketlerimi kontrol edemem, o Seks'i görev gibi gören kadın gider, kocama azgın bir fahişe olurum, sonra da sızar kalırım. Sabah başımın ağrısıyla, bacaklarımın arasında kocamın kurumuş dölleriyle, yanımda mutlu mesut yatan kocamla uyanırım.
Bundan bir ay önce Antalya'ya tatile gittik. Güzel bir tatil köyüydü. Geniş bir arazinin içinde yayılmış Bungalow tipi, içleri çok güzel dekore edilmiş müstakil evlerden oluşmuştu. Her şey harikaydı, gülüyor, eğleniyorduk. Gündüzleri ortadaki büyük yüzme havuzuna, geceleri köyün içindeki diskoya gidiyorduk. Günlerimiz harika geçiyordu. Üçüncü günün sonunda havuz başında eğlenceler düzenleyen animatör gençle samimi olduk. Adı Hakan’dı ve hep bizimle takılmaya başlamıştı. Kocamla kafaları uyuyor, ben de onlara katılıyordum.
Kısa sürede Hakan’ın asıl amacının bana asılmak olduğunu anladım. Hareketleri, bana bakışları değişikti. Tamam yakışıklı çocuktu, güçlü kuvvetli, gösterişli kasları, sportmen vücuduyla güzel bir erkekti. Ama kocam varken ona yüz veremezdim. Kocama birkaç kez ima ederek anlatmaya çalıştım. Gece yatağımızda sevişirken kocama, “Kadir... Şu Hakan... Gözü hep üzerimde... Yiyecek gibi bakıyor. Havuzda iki parça bez var üstümde, onları da gözleriyle soyuyor. Çekiniyorum...” falan dedim.
Aldırmadı bile. Güldü, “Sikecek gibi mi bakıyor? Aldırma aşkım... Yanında ben varım. Öyle güzelsin ki, hele o minik bikinilerini giydiğinde öyle seksi oluyorsun ki, zavallı Hakan da her erkek gibi sana bakmadan yapamıyor. Boş ver! Sana bakan diğer erkeklerin yanında, o da, benim güzel, seksi karıma biraz bakıversin! Bence sakıncası yok, biz tatilimizin tadını çıkaralım!” diyerek sevişmeye devam etti.
Ne geniş kocam vardı benim. Kendine o kadar güveniyordu ki, kıskanmak kelimesini bilmiyordu bile. Kocam her zamanki gibi misyoner pozisyonunda üstümde gidip gelirken, bu kadar rahatlığın iyi bir şey olup olmadığını sorgulayarak yattım altında. Bir parça kıskansa daha mı hoşuma gidecekti? Kısıtlasa, her şeyime karışsa, kızsa. Karar veremedim bir türlü. Boş verdim ben de. Dikkatimi içime girip çıkan kocamın sikine verdim, bir parça zevk duymaya çalıştım.
Ertesi gün tatilimiz yine aynı şekilde devam etti. Yine havuz başı. Yine her boş anında yanımızda biten Hakan. Kocamın olmadığı anlarda onun beni yer gibi bakışları. Bir yandan çekiniyordum, pek yüz vermiyordum, bir yandan da böylesine beğenilmekten, istenilmekten gizli gizli bir mutluluk duyuyor, içim bir hoş oluyordu. Bir yanımda kocam, diğer yanımda Hakan. Bana hayran iki erkeğin arasında kendimi prenses gibi hissediyordum.
Beşinci gün akşamı diskoya gittik. Harika bir ortam vardı. İnsanın kanını kaynatan canlı, gürültülü bir müzik, etrafta dünyaya aldırmaksızın dans edenler, öpüşenler, sevişenler... Sütyensiz, dik memelerimi ortaya seren kısacık, askılı bir tişört, altımda mini etek, ayaklarımda yüksek topuklu sandaletler vardı. Yanımda müziğe uygun kıpırdayıp duran kocamla ayakta dikilip etrafı seyrediyorduk.
Hakan elinde kokteyl kadehleriyle yanımızda bitti. İçkiye dayanıksız olduğumu bildiğimden pek içmek istemiyordum. Ama hem Hakan’ın, hem kocamın ısrarlarını kıramadım, getirdiği kadehi aldım, içmeye başladık. İşte yine aynı şey oluyordu. Birkaç yudum sonra alkol damarlarımda dolaşmaya başladı. Benim de o evli, ağırbaşlı, ev kadını maskem bir anda çıt diye kırıldı, içimdeki kadın ortaya çıkıverdi.
Birinci kadehlerimiz bittiğinde Hakan hemen gidip ikincileri getirdi. Ben de onlara katılmaya, olduğum yerde kıpırdayıp dans etmeye başladım. İkinci kadehlerimizi fondip yapıp kocamla kendimizi dans pistine attık. Loş ışığın altında yanıp sönen, dönüp duran ışıklar, gümbür gümbür çalan hareketli müzikler...
Biraz sonra Hakan yanımıza geldi, yanımızda dans etmeye başladı. İki erkekle beraber dans ediyordum. Oryantal müzik başladı. En sevdiğim müzik. Kıvrılıyor, bükülüyor, uzun saçlarımı, mini eteğimi savurarak, müziğin ritmini içimde duyarak dans ediyordum. Hakan ve kocam da karşımda alkışlarıyla tempo tutuyorlardı. İkisinin de gözleri benim her yerimde dolaşıyor, bense onların arzulu bakışlarının altında bir profesyonel dansöz gibi kıvırıyordum.
Müzik bitti, masamıza döndük. Hakan tekrar içki getirdi. Ben artık kendimi iyice koyvermiştim. Bir dikişte onu da içtim. Olduğum yerde devam eden çılgın dans müziğinin etkisinde masada oturan erkeklerin önünde dans ediyordum. Öyle coşmuştum ki, oturduğum koltuğun üzerine bile çıktığımı hatırlıyorum. İkisi de, hatta etraftaki erkekler de aşağıdan beni izliyorlardı. Savrulan minicik eteğimin altına giydiğim tanga külodu bile görüyorlardı eminim...
Ve alkolün verdiği cesaretle buna aldırmıyordum bile. Hatta hoşuma gidiyordu bana öyle bakmaları... Kocam da beni durdurmak, aşağıya indirmek için hiçbir hareket yapmıyordu. Sanırım bana bakmaları kocamın da hoşuna gidiyordu. Bir süre sonra yoruldum. Hareketli dans, fazla kaçırdığım alkol iyice etkilemiş, ayakta duramıyordum. Başım dönüyordu. Gülüyor, saçma sapan konuşuyordum. Kocam koluma girdi, “Hadi gidelim hayatım, sen iyice zom oldun. Hakan bana yardım eder misin, karımı odamıza çıkaralım...” dedi.
İki yanıma geçip kollarımı boyunlarına attılar, beni kaldırıp diskodan çıkardılar. Aslında onların da benden farkları yoktu, onlar da iyi içmişlerdi. Kahkahalarla gülüyorlar, konuşuyorlar, dengelerini zor sağlıyorlardı. Ama ne de olsa erkek olduklarından içkiye daha dayanıklıydılar. Diskodan çıktık. Odamıza kadar olan yol boyunca kocamın eli sırtımda, Hakan’ın eli ise belimde, kalçalarımdaydı. Ben yürüdükçe elini kalçalarımda okşarcasına oynatıyordu. Öyle sarhoştum ki, tepki veremiyordum, o da okşamalarına devam ediyordu.
Odamıza geldik, kapıyı açtılar, içeri girdik hep birlikte. Beni yatağın yanına kadar getirdiler. Önce oturdum, sonra başım dönünce sırt üstü attım kendimi. Altımdaki mini etek sıyrılmış, küloduma kadar meydandaydı, biliyordum fakat aldırmıyordum. Bu kafayla, gecenin bu saatinde etek düzeltmekle uğraşacak halim yoktu hiç...
Hakan da ayakta, hemen önümde duruyor bana bakıyordu. Sanırım tanga külodumun manzarası hoşuna gitmiş olmalıydı, gözlerini ayıramıyordu benden. Kocam yandaki koltuğa oturmuş, mini buzdolabından içecek bir şeyler aranıyordu sarhoş sarhoş. Hakan bana bakmayı bırakıp, isteksizce iyi geceler diledi. Kapıya yönelmişti ki, kocam elinde içki şişesiyle seslendi, “Nereye Hakancım? Gel birer içki daha alalım dostum, cila olur!” diye davet etti.
Hakan da üstüne atladı, teklifi hemen kabul etti. Beni izlemeye doyamamıştı anlaşılan. Daha ilk içkilerini içerken kocam esnemeye başlamıştı. Bu arada Hakan’ın telefonu çaldı. Balkona çıkıp bir süre konuştu. Konuşurken bile gözleri benim üzerimden ayrılmıyordu, görüyordum. Hakan balkondayken kocam içkisini bitirmiş, koltukta kaykılıp horlamaya başlamıştı. Konuşmasını bitiren Hakan kocamın yanına geldi, “Kadir abi!” diye seslendi, horlayarak uyuklayan kocamı dürttü birkaç kez, uyandırmaya çalıştı.
Kocam halen uyumaya devam ediyordu. Onu bıraktı, benim yanıma geldi. Ben kolumu bile kaldıramıyordum, kısık gözlerimin arasından etrafımda fıldır fıldır dönen odada olup bitenleri izlemeye çalışmakla yetiniyordum sadece. Yanıma oturdu. Uzun uzun beni seyretti. Her zamankinden farklı, boğuk bir sesle, “Bukeett!” diye seslendi bana. Başımı hafif kaldırıp aynı tonda, peltek peltek yanıtladım, “Efendiimmm?” diye. Gülüyordum bir yandan da. “Sen niye bir içki daha içmiyorsun Buket?” dedi. Elimi tutmuş okşuyordu bunu sorarken.
“Çok sarhoş oldum Hakancım. İçki istemiyorum artık...” dedim. O da, “Canım, daha çok soda var bunun içinde. Bak, bu hapı da içine atıyorum. Bu ilaç baş dönmesine, sarhoşluğa birebirdir, etkilerini azaltır!” dedi. “Azaltır mı? Heyy, güzelmiş. Ver bari içeyim!” dedim, kolumu zorla kaldırıp kadehi aldım elinden, sırtımı yatağın başlığına dayayıp yudum yudum içtim.
O da benimle beraber kendi içkisini yudumlarken havadan sudan konuşup duruyordu. Bu arada benden taraftaki elini de dizime atmıştı. Sonra o konuşmaya devam ederken, dizimdeki eli çok yavaş hareketlerle bacağımı okşamaya, hafif hafif yukarılara doğru ilerlemeye başladı. Umursamadım. Zaten bir şey yapacak, karşı koyacak halim de, niyetim de yoktu.
Biraz sonra okşamaların dozu arttı, bacağımdaki el yine okşaya okşaya eteğimin altına girdi. Adeta bir yılanın süzülmesi gibi ilerliyordu bacaklarımda. Hoşuma da gidiyordu okşaması. Kedi gibi gerindim uzandığım yerde. İçimde bir şeyler akmaya, kaynamaya başladı. Bacaklarımın arasında okşayarak ilerleyen eli şimdi küloduma ulaşmış, amımı okşuyordu tanga külodumun üzerinden. Yarım ağızla itiraz ederek doğrulmaya çalıştım, “Aaa... Ne yapıyorsun Hakan?” dedim peltek peltek.
“Şşşş! Sakin ol canım. Seni sikmek istiyorum sadece!” diyerek omuzlarımdan tutup geriye bastırdı beni. Direkt olarak sikmekten bahsetmesi komiğime gitmişti. Kızacağım yerde gülerek, “Terbiyesiz!” dedim. Elimi eteğimin altında kıpırdayıp duran elinin üstüne koydum ve “Ahh Hakan... Çok terbiyesizsin, biliyor musun? Hem terbiyesiz, hem yakışıklısın! Sana, heykel gibi vücuduna, kaslarına, mayonu kabartan sikine baktıkça bakasım geliyor! Bitiyorum Hakan! Yağlarım eriyor! Islanıyorum!” dedim. Sarhoşluğun verdiği cesaretle kelimeler istemsizce ağzımdan dökülüyordu. İçimden geçirdiğim, kendime bile söylemediğim şeyleri dile getiriyor, duygularımı, hayranlığımı itiraf ediyordum ona...
Hakan, “Ben de sana hayranım aşkım! Bu güzel, biçimli vücuduna, gülüşüne, seksiliğine. Hastayım sana. Seni ilk gördüğüm anda da, her gördüğümde de sikim kalkıyor! Seni sevmek, okşamak, sikmek için deliriyorum! Ohhh! Çok güzelsin yavrum! O gün bu gün! Şimdi seni sikmek üzereyim! İsteğim oldu! Kocanın yanında sikecem seni! Onun gözlerinin önünde! Her yerini sikecem! Bu gece benimsin! Benim kadınımsın! Benim!” dedi ve elimi tutup kucağına koydu. Pantolonunun altında sertleşmiş, kazık gibi olmuş aletini tutturdu bana. “Şuna baksana! Nasıl istiyor seni! Amına girmek için sabırsızlanıyor yarağım! Ohhhh! Bebeğim benim! Canımmm!” dedi.
Cevap verecek halim bile kalmamıştı. Onun böyle kaba, müstehcen, amlı, sikli, yaraklı kelimeler kullanarak konuşması da ayrı delirtiyordu beni. Tahrik oluyordum. Kocamdan pek duymadığım, konuşmasına izin vermediğim, susturduğum sözcüklerdi bunlar. Kendimi bıraktım ben de. Beni seven, okşayan eline karşı koyacak gücüm yoktu. Tam tersine, karşı koymak şöyle dursun, daha da ilerlesin, okşasın, sevsin istiyordum. Kanım kaynıyordu. Amımı okşayan el iyice cüretini arttırmış, külodumu çekip çıkarıvermişti. Parmaklarını içime sokmuştu. Islanmaya başlayan amımın dudaklarını, klitorisimi okşuyordu parmaklarıyla...
Kocama bakmayı akıl edebildim o durumdayken. Halen koltuğun üzerinde kaykılmış horlayıp duruyordu. Top atılsa duyacak hali yoktu. Sonra, bir şeyin farkına vardım. Kasıklarımda bir yanma başlamıştı. Alev alev yanıyordu amım, etrafı, içleri kaşınıyordu. Sanki vücudumun bütün kanı oramda toplanmıştı. Adeta tüm kanımın damarlarımda oraya doğru ilerlediğini hissedebiliyordum. “Ne oluyor bana böyle?” diye sormaya çalıştım. Hakan cevap bile vermedi bana. Eteğimi belime kadar sıvamış, başını kasıklarıma eğmiş, tüm dikkatini amıma vermişti. Dirseklerimin üzerinde doğrulmuş, ne yaptığını anlamaya çalışıyordum sarhoş kafayla. Dudaklarını yapıştırdı amıma. Dilini çıkarmış, bir köpek yavrusu gibi yalıyor, dudaklarıyla somuruyordu amımı.
“Mmmmhhh!” diye inledim, “Ohhh, Hakan! Ne yapıyorsun sen?” dedim fısıltıyla. Yalamayı bırakıp bana baktı başını kaldırıp, “Amcığını yalıyorum canım! Güzel amcığını! İstemiyorsan bırakayım? Ne diyorsun? Bırakayım mı?” dedi. “Yoo! Hayır! Sakın bırakma! Çok güzel! Devam et!” diye atıldım hemen, “Yalaman hoşuma gidiyor, amımın ateşini alıyor sanki. Ne oluyor bana böyle Hakan? Amım yanıyor sanki. Ne yaptın bana sen? Yoksa... Koyduğun hap...” dediğimde, gülümsedi, “Sadece içkine azdırıcı koydum güzelim. Bu gece seni sikmem için yalvaracaksın bana! Sikimi sokmam için, amından götünden sikmem için, sikimi yalayabilmek için bana yalvaracaksın!” dedi.
“Yoo! Hayır! Asla yapmam, yapamam senin dediklerini! Ben evli bir kadınım, kocamın yanında nasıl yaparsın bunu bana Hakan?” diye itiraz ettim gücümün kalan son kırıntılarıyla. Beni bıraktı, ayağa kalkıp üzerindeki pantolon ve gömleği hızla çıkarıp atıverdi. Sadece slip küloduyla kaldı. Külodun önünde kocaman bir kabarıklık vardı. Sonra külodunu da indirip çıkardı. Havuzda mayosu ıslandığında kabarıklığını gördüğüm ve hep merak ettiğim yarağı fırlayıverdi dışarıya. Kocamınkiyle aynı boyutta, biraz kalınca bir yarağı vardı, taş gibi olmuş, yukarıya doğru kalkmış haldeydi.
Bana yaklaştı, yattığım yerden saçımı tutup canımı yakarak kendine çekti. Kasıklarına, yarağına yaklaştırdı dudaklarımı. Ne istediğini biliyordum. Çaresiz dilimi çıkarıp ucunu yaladım yavaşça. Bana, “Bu gece kocan benim tatlım! Yala onu!” dedi sert bir sesle. “Yala ve em!” dedi, sikinin başını ağzıma soktu haşince. Çaresizce dudaklarımı açıp içeriye kabul ettim. Saçımdan asılarak sikini sokup çıkarmaya başladı ağzıma. Diğer elini de uzatıp tişörtümün dekoltesinden soktu, sütyensiz göğüslerimin üzerinde dolaştırmaya, sıkıp avuçlamaya başladı. İnledim. Hoşuma gidiyordu onu yalamak. Kasıklarının erkek kokusu Afrodizyak gibi daha çok tahrik ediyor, delirtiyordu beni, sanki içkime koyduğu ilaç yetmezmiş gibi.
Elimi kasıklarıma, apış arama götürdüm. Orada yanan ateşi parmaklarımla okşayıp söndürmeye çalıştım. Ne mümkün! Yanıyordum alev alev. İnce parmaklarım yangını söndürmekte yetersiz kalıyordu. Bir de göğüslerimi avuçlayıp duran el daha da arttırıyordu ateşimi. Sonra ağzımdaki yarağını çıkarıverdi, onu tutan elimden kurtarıp geri çekildi. Yarağını emmekten yalamaktan ıslanmış dudaklarıma yumuldu. Hırsla karşılık verdim dudaklarına. Nefessiz bırakıncaya kadar öptü beni. Sonra dudaklarımı da bırakıp beni yatağa itti, kendisi doğrulup geri çekildi. Yatağın yanında ayakta beni izliyordu ıslak yarağını okşayarak...
Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi kalakaldım. Kasıklarımdaki o yanma, amımdaki şişkinlik, kaşıntı hissi halen devam ettiği gibi, sanki şiddeti daha da artıyordu. İki elimi de apış arama götürdüm, sıkıyor, okşuyor, yatağın içinde bacaklarım sımsıkı kapalı kıvranıyordum...
Başımı yana çevirdiğimde birden gözüm kocama ilişti! Korktuğum başıma gelmişti. Gözleri açıktı. Bana bakıyordu. Yanıbaşında çırılçıplak bir erkekle beraber yatakta yatan karısına. Dünya başıma yıkıldı sanki. Utandım, yerin dibine geçtim. “Kadir!” diyebildim.
Bu arada Hakan üzerime eğilmiş, üzerimde ne varsa bir bir çıkarıp atıyordu. Kısa sürede ben de çırılçıplak kaldım, yatakta kıvranır haldeydim. Duramıyor, içimde yükselen seks isteğini durduramıyordum. Kocamın ifadesiz bakışları parlamaya başladı sanki. Anlayamıyordum. Olan biteni kavrayamıyordum. Neler oluyordu bana böyle? Her zamanki alkol azgınlığı değildi bu. İçime bir şey girmesi, bir yarağın girip beni çılgınca becermesi için deliriyordum adeta. İçimdeki kaşıntıyı, yangını ancak böyle giderebilirdim. Öyle geliyordu bana...
Kocama yalvardım, elimi uzatıp çağırdım, “Kadir… Kocam… Yanıma gel… Yatağa… Seni istiyorum… Hemen…” dedim. Kocam ise sarhoş, kolunu kaldıramayacak vaziyette, koltukta beni, bizi izlemekle yetiniyordu. Peltek peltek, tipik sarhoş konuşmasıyla, dilini ağzının içinde zor döndürerek cevap verdi bana, “Karıjımm... Harika görünüyorsun... İkiniz de öyle... Sanki pornolardaki sikişen artistler gibisiniz... Hadi sevişin... Ben sizi seyredeyim...” dedi. Pantolonunu indirmiş, yarı sertleşen sikini eliyle sıvazlayarak bize bakıyordu bunu söylerken. Kulaklarıma inanamıyordum, neler söylüyordu bu adam?
Hakan atılıp söze karıştı, “Kadir abiden sana hayır yok. Benim seni sikmemi istiyor. Öyle değil mi Kadir abi? Karını becermemi ister misin? Şimdi, şurada, gözünün önünde sikeyim mi güzel karını? Seksi karını?” dedi. Kocam başını salladı onaylayarak, “Evet, karımı sik Hakan! Becer onu! Sik kaltağı! Amına koy karımın! Seksin ne olduğunu öğrensin! İsteyip de alamamak neymiş öğrensin! Yalvarmayı öğrensin!” dedi.
Hakan bana döndü bu kez, “Sen ne diyorsun aşkım? Sikilmek istiyorsun değil mi? Oh, yavrum benim! Nasıl da kıvranıyorsun seks için, sikilmek için. Amcığından sular akıyor. Deli gibi sikilmek istiyorsun, biliyorum. Şu anda kim gelse sikilmeye razı vaziyettesin. Defalarca denedim bu hapı, etkilerini çok iyi biliyorum. Sabaha kadar siksem doymayacaksın artık! Durmadan sevişmek istiyorsun şu anda. Ama hayır, yalvar bana! Sikmem için yalvar! Amına koymam için, yarağımı amına sokmam için yalvar! Yoksa düzmem seni, sikmem!” dedi.
Doğru söylüyordu. Öyle bir istekle kıvranıyordum, öyle bir çılgınca sevişme arzusu, sikilme isteği sarmıştı ki bedenimi. Bacaklarımı sımsıkı kapayıp amımı kıstırıyor, kollarımı kendime sarıp içimdeki kahredici isteği gidermek istiyordum. Ama nafile, dediğini yapmaktan başka çarem yoktu. Kısık sesle istediğini yaptım, “Lütfen Hakan...” diye kekeledim. Elini kulağına götürdü, gülerek, “Efendim? Duyamadım tatlım! Yüksek sesle söyle! Ben de, kocan da duyamıyoruz. Ne istiyorsun benden?” dedi. Artık sabrımın sonuna gelmiştim. Dayanamıyordum. Ne isterse yapmaya hazırdım, yeter ki siksin...
“Piç herif, seni istiyorum!” diye bağırdım, “Sik beni alçak! Ne istediğimi biliyorsun orospu çocuğu! O hapı atarken bu duruma düşeceğimi biliyordun. Becer beni artık! Sik! Ne istersen yaparım, gel artık!” deyip, bacaklarımı olabildiğince ikiye ayırdım. Elimle amımın dudaklarından tutup açtım. İçinden sular akan pembe çiçeğimi ona gösterdim. Umutsuzca yalvardım. Onun sözcükleriyle, “Lütfenn... Seni istiyorum... O şeyini sok içime... Sikini... Yarrağını sok... Yalvarıyorum!” dedim. Gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı, bayağı ağlıyordum istemsizce...
“Peki aşkım, madem çok istiyorsun sikmemi, istediğini vereyim ben de! Öyle değil mi Kadir abi? Bak nasıl ağlıyor karıcığın! Sikmemi istiyor benden! Sikmem için yalvarıyor bana!” dedi. Elini uzatıp yanaklarımdan akan gözyaşlarımı sildi, “Canım benim, kıyamam sana! Nasıl da ağlıyor, şuna bak Kadir abi!” dedi. Kocam da, “Hadi artık Hakan! Sen de yalvartma artık. İstediğini ver karıma! Bak ben de bekliyorum, sik artık şunu!” dedi.
Hakan sonunda dediğini yaptırmış, sikilmek için yalvartmıştı beni. Gözyaşlarımdan ıslanan yanağımı okşayan elini tutup avuçlarını öptüm, kendime çektim umutsuzca. Gülümseyerek geldi, bacaklarımı aralayıp arasına girdi. Sertleşmiş sikini tutup amıma sürttü. “Ohhhh!” diye inledim kıvranarak. Gerisinin gelmesini bekledim. Gelmedi. Sikini su içinde kalmış, ıslak yarığım boyunca ileri geri sürtüyor, klitorisimi sikiyle okşuyor, delirtiyordu beni. Sikinin bu ilk teması bile yetmişti bana. İlk kasılmalarımı yaşadım. Daha içime girmeden orgazm oluyordum. Amımdan sular fışkırıyordu adeta...
Tişörtümü alıp bacak arama sürdü, amımın ıslaklığını aldı. Amımın sularıyla ıslanmış tişörtümü burnuna götürüp kokladı. Sonra yavaş hareketlerle sikini amımın girişine nişanladı, başını dayadı. Dışı kuruyan amıma zorla sokmaya başladı. Acıyla inledim. Aldırmadı bile. Amımın dudaklarını ikiye ayırıp sokmaya devam etti. İçimden gelen zevk suları tekrar akmaya, amımı kayganlaştırmaya başlamıştı hemen. Yarıya kadar soktu, geriye çıkardı. Tekrar soktu. Bu kez bir hamlede dibime kadar girmişti yarağı. Boynuna sarıldım sımsıkı. Kendime çektim. Öyle bir zevk alıyordum ki, “Ahhh! Çok güzel!” diye inledim. Öylece kaldı içimde. Hareket etmiyordu. “Hadii! Devam et! Sik beni Hakan!” dedim...
Başını ellerimle tutmuş, dudaklarına çılgınca öpücükler konduruyordum. Gidip gelmesini istiyordum içimde, ama o hareketsiz duruyordu. Bu kez ben kalçalarımı kaldırıp indirmeye, sert yarağının amımda gidip gelmesini sağlamaya başladım. Delirmiştim adeta. Deli kuvveti gelmişti bana. Bacaklarımı beline dolayıp yana devrildim, erkeğimi sırt üstü yatırıp üzerine çıktım bir anda. Şimdi üstünlük bendeydi. İstediğim gibi hareket edebilirdim. O içimi kavuran istekle, inip kalkmaya başladım. Dizlerimin üzerinde yükseliyor, başı dışarıya çıkana kadar durmuyordum. Sonra hızla oturuyor, içimi yaran yarağı dibime kadar dayanıyor, kasıklarımız birbirine yapışıyordu...
Bir makine gibi devamlı tekrarlıyordum bu hareketi. Kasıklarındaki kılların klitorisime sürtünmesi öldürüyordu zevkten. Tekrar boşaldım o zevkle. Hakan’da ise tık yoktu. Boşalmamıştı. Dimdik yarağı içimde, emrime hazır bir asker gibiydi. Boşalmam bitince beni yana devirdi. Kalktı, belimi tutup domalttı yatağın üzerinde. Arkamdan girdi bu kez amıma. Dakikalarca gidip geldi. Zevk sularım bacaklarımdan yatağa süzülüyordu. Elimi araya sokup parmağımı klitorisime götürdüm. Başım yastıkta, domalmış vaziyette, parmaklarımla klitorisimi okşayıp sıkarken, Hakan da piston gibi gidip geliyordu içimde...
İyice hızlandırdı hareketlerini. Ben yine yükselmeye, orgazma yaklaşmıştım ki, aniden çıkıverdi içimden. Böğürüyordu adeta. Belimde, sırtımda sıcak dölleri hissettim yağmur gibi. Boşalıyordu. Tam orgazma yaklaştığım anda aniden içimden çıkması delirtmişti beni. Yatağa attım kendimi. Parmaklarımla kendimi okşamaya, klitorisimi hırpalamaya devam ettim. Beni heyecanla izleyen iki erkeğin önünde, yatakta kıvrana kıvrana kendimi tatmin ediyordum. Bağıra bağıra boşalmaya başladım az sonra. Dakikalarca kasıldım, titredim, inledim...
Kasılmalarım bittiğinde çarmıha gerilmiş gibi kollarım, bacaklarım açık kala kaldım. Bitmiştim. Kollarım tutmuyordu. Nefes nefese, soluk almaya çalışıyordum. Göğsüm körük gibi inip kalkıyordu. Ter içindeydim. Sırtımda Hakan’ın dölleri vardı, yattığım yerde ıslaklığını hissediyordum. Hakan elimden tuttu, kaldırıp koluma girdi, banyoya götürdü beni. Duşun altına soktu, bir güzel yıkadı, çıkarıp kuruladı. Tekrar yatağa getirip yatırdı. Gidip kendisi duşun altına girdi. Benimse parmağımı kıpırdatacak halim yoktu. Sırt üstü serilip kalmıştım yatakta...
Birden bacaklarımın arasında bir temas hissettim. Zorla gözlerimi açıp baktım. Kocamdı. İnledim, “Yoo! Hayır!” dedim. Kocam bana aldırmıyordu bile. Teni ıslaktı, su damlacıkları süzülüyordu. O da duşa girmiş, sarhoşluğunu atmış gibiydi. Bu kez kocam bacaklarımı araladı, kalkmış sikini amımasoktu. O tanıdık zevk ateşi anında tüm vücudumu sardı yine. Kendime inanamıyordum. Az önce boşalmıştım. On dakika olmamıştı daha. Ama içime giren kocamın sikini iştahla, sevişmeye yeni başlamış gibi alıyordum amıma...
Bacaklarımı ayırıp içimde yükselen şehvetin kollarına bıraktım kendimi. Gözlerim kapalı, kocamın içimde gidip gelen sikini hissetmeye çalışıyordum. Dudaklarıma temas eden bir sıcaklıkla gözlerimi açtım. Duştan çıkan Hakan yanımıza gelmiş, belindeki havluyu eliyle tutup tekrar sertleşmiş sikini dudaklarıma sürüyordu. “Aç ağzını! Yarrağımı ağzına al! Yala canım!” dedi. Dediğini yaptım hemen. Ağzımı kocaman açtım, sikini dudaklarımın arasından kaydırıverdi. Dudaklarımı kapatıp ağzıma alabildiğim kadarını somurmaya başladım. Dilimle de ağzımın içindeki kısmını okşuyor, emiyordum. Kocam da içimde gidip gelirken gözlerini benden ayırmıyor, karısını paylaştığı adamın sikini nasıl yaladığıma bakıyordu. Zevk aldığı belliydi, bizi izledikçe içimde gidip gelen sikinin daha da büyüdüğünü hissediyordum...
Kendime, yaptıklarıma, yaşadıklarıma inanamıyordum. Bir rüyada, bir porno filmde gibi hissediyordum kendimi. Kocam bacaklarımın arasında, içimde gidip geliyor, ben elin adamının sikini ağzıma almış her tarafını yalayıp emiyordum. Bir elimle de alttan sarkan taşaklarını okşuyordum sürekli. Sikini bana emdiren Hakan’ın eli memelerimde dolaşıyor, okşuyor, uçlarını sıkıyordu. Kocamsa ayak bileklerimi tek eliyle tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, iyice daralan amımda gidip gelirken, zevk sularımla ıslattığı parmağıyla götümün deliğini okşuyordu...
O seks yapmayı görev gibi gören kadın mazide kalmıştı. Onun yerine azgın bir fahişe gelmişti. Azgın. Doyumsuz. Her yerimden, her deliğimden ayrı zevk alıyordum. Sürekli. Durmaksızın. Zevkten delirmek üzereydim...
Önce Hakan’ın ağzımın içinde emerek, dilimle okşayarak emdiğim siki kasılmaya, ayı gibi homurdanmaya, boşalmaya başladı. Saçlarımdan tutup sikini dibine kadar ağzıma soktu. Midem bulanıyor, öğürmek, sikini çıkarmak istiyordum. Ama bırakmadı. Aksine bastırıyor, bademciklerime kadar sokuyordu sikini. Sıcak spermlerinin boğazımdan aşağıya kaydığını hissettim. Hiç bitmeyecek gibiydi boşalması. Sanki az önce boşalan o değildi...
Kocam da hiç durmadan içimde gidip geliyordu, hızlanmaya başlamıştı. Hakan’ın orgazm iniltileri onu da ateşlemiş, o da kasılmaya başlamıştı. Gerilen vücudunu, daha da büyüyen sikinin amımda gidip gelmelerini hissediyordum. Hakan’ın ağzımın içine boşalması bitmeden, kocam da amıma boşalmaya başladı. Aynı anda, iki erkek birden döllerini akıtıyordu içime. Biri ağzıma, biri amıma. Bu da beni ateşledi. Tekrar orgazm olmaya, kocamın sikini amımla sağmaya başladım. Üçümüz birden boşalıyorduk. Odanın içini inlemeler, zevk feryatları kaplamıştı. Müthiş bir koro halinde, devinip duran, kasılan, şehvet ateşiyle yanan çırılçıplak bedenlerimizle yatağın üzerinde birbirimize karıştık sonunda...
Ateşimize otel odasının kliması bile yetersiz kalmış, ter içindeydik hepimiz. Nefes nefeseydik. Hala yattığımız yerde kasılıp duruyor, kim, neremize denk gelirse birbirimizi okşuyorduk. Kollarımız, bacaklarımız birbirine dolanmıştı. Dakikalarca bu durumda yattık. Sonra kocam kalktı. İkimizin de elimizden tutup bizi kaldırdı, banyoya girdik hep beraber. İki erkek, bir kadın tepemizden akan ılık suyun altında birbirimize sarıldık. Ben ortalarında, kocamın dudaklarını öperken, Hakan arkamda boynumu, omuzlarımı öpüyordu. Suyun dinlendirici etkisiyle kendine gelen bedenlerimiz birbirine yapışmış gibiydi. Erkeklerimin tekrar kıpırdanmaya başlayan siklerinin temasını, vücudumda dolaştıklarını hissediyordum. Biri önden, diğeri arkamdan, bacaklarımın arasına girmişti.
Hakan banyo rafına uzanıp duş şampuanını aldı, avucuna bolca döktü, bedenimin her yerini köpükler içinde bıraktı. Kocam da ön tarafımda aynı şeyi yaptı. Gözlerimi kapattım. Kendimi onların vücutlarının kaygan temasının, köpüklü ellerinin tüm vücudumda dolaşmasının verdiği zevke bıraktım. Kedi gibi mırıldanıyor, zevkten inliyordum aralarında...
Döndüm, ikisine birden sarıldım. Ortada değildim şimdi, onlardan biriydim, birbirine sarılmış, köpükler içinde üç bedenden oluşmuş tek bir varlık gibiydik. Zevk içinde birbirimize sarılıyor, okşuyor, öpüşüyorduk. Dudaklarımız, dillerimiz birbirini okşuyordu. Erkeklerim bana sarılıp okşadıkları gibi birbirlerini de okşuyorlardı. Kocam kulaklarımı, dudaklarımı öpücük yağmuruna tutarken, eli Hakan’ın gelişmiş kaslarında dolaşıyor, göğsünü okşayarak aşağıya inip dimdik havaya dikilmiş yarağını sıvazlıyor, oradan bana geçiyor, okşayarak kasılan karnımdan yukarıya, memelerime kadar çıkıyor, memelerimi avuçlayıp beni zevkten inletiyordu. Ardından aynı şeyi Hakan da kocama ve bana uyguluyordu. Katıksız, saf bir şehvet duygusu kaplamıştı üçümüzü de...
Hakan okşamayı bırakıp, güçlü kollarıyla beni havaya kaldırdı. Kaygan sikini altımdan amıma sürtmeye başladı. Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sarıp işini kolaylaştırmaya çalıştım. Yavaş yavaş aşağıya indirdi, çengel gibi beni yarağına astı adeta. Sikinin hepsi içimdeydi. Boynuna sarıldım sımsıkı...
O arada kocam da arkamda ikimize birden sarılmış durumdaydı. Onun da kalkmış sikini götümün deliğinde hissettim. Hakan’ın kalçalarımı kavrayan elleri onları ikiye ayırmış, minik göt deliğimi kocamın girişine hazır hale getirmişti. Kocam duş şampuanının köpükleriyle kayganlaşan sikinin başını göt deliğime sürtüyor, beni delirtiyordu. Hiç yapmadığım bir şeydi bu. Kocama değil götümü siktirmek, sözünü bile ettirmemiştim. Şimdiyse, göt deliğimin kenarlarında dolaşıp duran, okşayan kocamın sikinin verdiği zevk, Hakan’ın amımdaki sertliğinin verdiği zevke karışmış durumdaydı. Merakla bekliyordum başıma gelecekleri...
Kocam yüklenip bastırdı, kaygan sikinin başını yine köpükle kayganlaşmış minik göt deliğime soktu. Dudaklarımı ısırıp inledim. Hakan’ın dudaklarına kapandım. Pek beklediğim gibi acımamıştı. Sanırım köpüklerin etkisiyle olmuştu bu. Başı giren sik artık pek zorlukla karşılaşmadan yavaş yavaş girdi, girdi, sonunda kocamın kasıklarını kaba etlerimde hissettim. İki deliğim de dolmuştu şimdi. İçimdeki sikler sanki birbirlerine sürtünüyorlardı. Dudaklarımı ısırdım. Biraz acı. Çokça zevk...
Önde Hakan belini oynattı, kalçalarımı indirip kaldırdı, içimde gidip geldi, durdu. Bu kez kocam arkamda, götümde gidip geldi birkaç kez, o da durdu. İnanamıyordum. Aldığım zevk bitirmişti beni. Hem amımdan, hem götümden sikilmek. Bayılmıştım buna. Hayatımda tatmadığım zevkleri tadıyordum...
Ardından kocalarım bir makine ritminde çalışmaya başladı. Biri giriyor, diğeri çıkıyor, arkamdaki boşaltırken, önümdeki dolduruyordu zevk bölgemi. Dayanamıyordum, öylesine bir zevk alıyordum ki, inlemeye, feryat etmeye başladım. Hakan hemen dudaklarıma yapıştı, sesimi boğdu. Şimdi onun ağzının içinde boğuk boğuk inliyordum...
Bir süre sonra yoruldular, dinlenmek için durdular. Bu kez Hakan’ın boynuna asıldım, kalçamı indirip kaldırmaya başladım. İçimde hareketsiz duran taş gibi sikler, içimde alçalıp yükseliyor, aynı anda deliklerime girip, aynı anda çıkıyorlardı. Bu da zorluyordu beni. Bacak aram patlayacak gibi geriliyor, zorlanıyordum...
Sonra onlar harekete geçti, tekrar pompalamaya başladılar. Banyonun içinde vücutlarımızın çarpışmasıyla çıkan sesler, üçümüzün zevk inlemeleri yankılanıyor, bu sesler bizi daha çok baştan çıkarıyordu. Kocam bir süre sonra götümden çıktı, “Çocuklar, ben çok yoruldum!” dedi. Hakan amımdan çıkmadan, “Sen şurda yere yat Kadir abi! Biz sana gelelim!” dedi. Kocam duşun altından çıktı, sırt üstü banyonun fayanslarının üzerine sırtüstü uzandı. Siki dimdik havadaydı. Hakan beni kucakladı, kocamın yanına gittik. Arzudan titreyerek kocamın üzerine çıktım, sikini bir hamlede amıma aldım. Birkaç kez oturup kalktım...
Hakan arkamdan yanaştı, butlarımı ikiye ayırdı. Gçtümün deliğini iyice açıp sikini dayadı. Bu kez yer değiştirmiş oldular. Biraz daha kalın olan Hakan’ın sikini zorlanarak alabildim götüme. Yine dolmuştum. Yine harekete başladık. Zevk makineleri önümde, arkamda çalışmaya başladılar. Zevkten çıldırıyordum. Taş gibi siklerin içimde kayarak ilerlemeleri, girip çıkarken içerilerimi okşamaları, içimde çarpışmaları, iki deliğimin arasındaki etleri ezmeleri delirtiyordu beni...
Sonunda kaçınılmaz sonuç. Orgazm. Katıksız zevk. Küçük ölüm. Gözlerim kaydı, titremeler, kasılmalar başladı. Ben kasılırken içimdeki sikleri de ezmeye başladım. Girip çıkmakta zorlanıyorlardı. Kocam alttan bağırmaya başladı, “Ohhhh Aşkımmm! Amcığın delirtiyor beni! Geliyorum!” diye. Hakan da arkamda biteviye hareket halindeydi. Belimi tutan parmakları kasılıyor, kalçalarının hareketi artıyor, götümde gidip gelen siki daha çok girip çıkıyordu. Yine aynı anda boşalıyorduk, üçümüz birden. Kocam altımda amımın içine, Hakan arkamda götümün içine döllerini boşalttılar bağıra bağıra...
Boşalmamız bittiğinde halsiz kalmıştık. Her iki deliğime de boşalan erkeklerimin bıraktığı döller bacaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Sırayla duşun altına girip çıktık, kurulanan gidip kendini yatağa attı. Pestilimiz çıkmıştı akşamdan beri. Sabahın ilk ışıkları perdelerden süzülmeye başlamıştı. İki erkeğim iki yanımda, birer bacaklarını üstüme atmışlar, ellerini memelerimin üzerine koymuşlardı. Defalarca boşalmanın verdiği tatlı yorgunluk, huzur içinde kendimizi uykunun kollarına bıraktık...
Öğleden sonraydı uyandığımda. İkisi de yoktu yanımda. Kalktım, duş aldım, bikinimi giyip dışarıya çıktım. Tahmin ettiğim gibi iki ortak havuz başında şezlonglara oturmuşlar sohbet ediyorlardı. Neşeleri yerindeydi ikisinin de. Gülüyor, kahkahalar atıyorlardı. Beni görünce kalktılar, ikisi de yanıma gelip yanaklarımdan, dudağımdan öptüler, sevgiyle sarıldılar...
Orada kaldığımız üç gün boyunca ayrılmadık birbirimizden. Geceleri aynı yatağı paylaştık. Sabahlara kadar seviştik. Tatil bittiğinde evimize döndük. Kocamla o tatilde yaşadıklarımızdan, Hakan’dan söz açmadık bir daha. Yaşadığımız her şey o tatil köyünde kaldı. Ama kocamla aramızdaki ilişki de mükemmel bir hale geldi. Kocamın tam istediği kıvamda, seksi seven, isteyen, hiçbir şeye hayır demeyen bir kadın olup çıktım. Sevişmek için birimizden birinin istemesi, bir bakışımız yetiyor, birbirimizin kollarına atılıveriyor, saatlerce sevişiyoruz. Ne alkolün rehavetine, ne azdırıcı ilaca gereksinimimiz var. Mutluyuz. Her ne kadar itiraf etmesek, konuşmasak da, ikimiz de biliyoruz ki, bu mutluluğumuzu Hakan’a borçluyuz!

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Sen hiç kağıttan uçurtma yaptın mı ? Uçurdun mu sokakta ? Sen hiç gazetelerdeki karikatürleri kesip biriktirdikten sonra zımbayla birbirine tutturup dergi gibi yaptın mı ? Sen hiç pil bulamadığın Walkman'i eski pillerle çalıştırıp cızıltılı dinledin mi ? Sen hiç el feneriyle yorganın altında kitap okudun mu ? Sen yılbaşına yakın televizyonda gördüğün monopoly tarzı oyunları gerçekte sahip olamayıp kağıda kendince oyunlar çizip, kutu köpüğünden zar yapıp kendi kendine oynadın mı ? Sen kalem pilin üstüne kağıt yapıştırıp ona yüz, elbise çizip kahraman figürleri yaptın mı ? Sen hiç ceviz kabuğunun altına karton koyup kaplumbağa yaptın mı ? Sen hiç kürdanla minik çıtalı uçurtma yaptın mı ? Sen hiç kola kapağına üzeri figürlü çikolata kapları yapıştırıp oynadın mı ? Sen hiç eline geçen her çengel bulmacayı çözene kadar sakladın mı ? Sen hiç platonik sevdiğin kız için sınıf değiştirdin mi ? Sen hiç o kızla denk gelebilmek için arkadaşının yerine nöbet tuttun mu ? Sen biriktirdiğin tasoları baban sobaya attı diye ağladın mı ? Senin hiç babanın sürekli dövmesi yüzünden burnun çatlayıp arasıra kanadı mı ? Sen hiç okula giderken dızolar tarafından yemek paran çalınıp üstüne bi de dayak yedin mi ? Sen hiç annenin komşudan aldığı ekmek parasını çalmak isteyen dızolara çalmasınlar diye yalvardın mı ? Sen hiç o şerefsizlerin çaldığı parayı annene söyleyemediğin kaybettim dediğin oldu mu ? Sen hiç annenle aslında orda olmadığını bildiğin parayı aradın mı ? Sen hiç yatarken tüm dünyada ki herkese iyi kötü diye ayırmadan dua ettiğin oldu mu ? Sen hiç askerde ankesörlü telefonla sevdiğin kızı aradın mı ? Sen hic o kız tarafından askerde nöbet kulesindeyken sebepsiz yere terkedildin mi ? Sen hiç sevdiğin kızı başkasıyla dudak dudağa öpüşürken gördün mü ? Sen hiç yaşadığın gecekondu da gece yerden geçen fareden korkup çişini tuttun mu ? Sen hiç en yakın arkadaşın tarafından yenildiğin bi maç sonrası küsülüp hiç konuşulmamaya maruz kaldın mı ? Sen hiç yarım saatlik yemek molanda sevdiğin kıza şiir yazdın mı ? Sen hiç o kız uyurken sabah telefona bakınca mutlu olsun diye yüzlerce duygusal mesaj attın mı ? Sen hiç sen çok iyi birisin ama ben paralı birini istiyorum diye şiirler yazdığın kız tarafından terkedildin mi ? Sen hiç üzüntün belli olmasın diye annenin yanına gitmediğin oldu mu ? Sen hiç çalıştığın yerde iş kazası geçirip sonra o işten hiçbir şey alamadan sepetlendin mi ? Sen hiç fotoğraf bile çekemeyecek kadar, saçını bile düzeltemeyecek kadar soğudun mu herşeyden ? Sen hiç bir kıza selam bile yazmayacak hâle geldin mi ? Sen hiç tek arkadaşın kendin olarak görüp kendi kendine konuştun mu ? Sen hiç seni terkeden kız için yazdığın şiirin ses kaydıyla ara sıra ağladın mı ? Sen hiç o kadar kitabı iç sıkıntısı yüzünden okudun mu ? Senin hiç can sıkıntısı ve stresten saçında egzema olup genç yaşında saçında sakalında beyazlıklar oldu mu ? Sen hiç hâlâ büyümediğin, büyümeye alışamadığın, sürekli eski şeylere özlem duyduğun oldu mu ? Sen hiç mardin askeriyeden havalimanına kadar elinde valizle yürüdün mü ? Sen hiç sürekli bi umut edip bi şeyler deneyip yine bi yere varamadığın oldu mu ? Sen hiç çığlık çığlığa bağırmak isterken kimse tarafından görülmediğin, bi hayalet muamelesi yapıldığın oldu mu ? Sen böyle bi internet ortamında yıllardır WhatsApp 'ına birinden mesaj gelmediği oldu mu ? Sen hiç 750 dakikalık paketinde 740 dakika olarak günü geçtiği oldu mu ? Sen hiç o şerefsiz, adi, piç erkeklerle aynı kalıba konup ön yargılara maruz kaldığın oldu mu ? Sen hiç elinde poşetler olan bir kıza sırf yardım olsun diye kapıyı açtığın için o kızdan küfür yedin mi ? Sen hiç bu durumun olduğu günün gecesinde camı açıp ağladığın oldu mu ?
Daha anlatılmayan ve anlatılamayacak şeyler. Yıllardır kimseye mesaj atmıyorum, burdan yazan olursa cevap veriyorum. Hiçbir kızı rahatsız edecek bi tavırda bulunmuyorum. Hatta bu saatten sonra tekrar birini o saf temiz duygularla sevebilir miyim onu da bilmiyorum. Ben hâlâ küçük bi çocuğum. Yaş olarak çocuk olmasam da büyüklüğe dair hiçbir şey yaşamadım. Ne bir tatile gittim, ne restorana. Ben arkadaşlar ailesiyle tatile giderken yazın oto sanayide çalışan kirli kazaklı çocuktum. Buz tutmuş asma kilidi elim dona dona çakmaklı ısıttım, boyumdan büyük demir kapıyı burnum aka aka ittim. Titreye titreye çöp varilinden olan sobaya araba lastiği atıp yaktım. Herşeyi geç buldum erken kaybettim. Benim ulaşabildiğim zaman o şeyin çoktan modası geçmiş olurdu.
Bunu ağlarken yazdım, kusura bakmayın..05:55
@kitapkontu