Kaybeden
"Birlikte On Yılbaşı" izliyorum MUBI'de. 4. Bölüm. Yılbaşı için ailelerini yemeğe davet ediyorlar. Yemekte yani sofrada geçmişe dair yüzleşmeler. Bölümün sonunda çift mutfaktalar. Kendi gelecekleri ve aslında bireysel olarak isteklerinin farklı olduğu gerçeğiyle yüzleştikten sonra oturma odasındaki koltuğa nevresim geçiriyorlar. Birlikte. Bu görüntüyü izledim ve kendimi düşündüm. Bir nevresim değiştirebilecek gücüm yok. Bir çift ailelerini ağırlıyorlar, onlara yemekler yapıyorlar, uyuyacakları koltuğun nevresimini değişiyorlar. Olması gerektiği gibi... Ben ise 47 yaşıma gidiyorum ve ailesine bakan değil ailesi tarafından bakıma muhtaç olanım... Aİlem olmasa evde kendimi düşünüyorum... Hiçim...Benimle birlikte olan da yok olmak isteyen de... Felçli bir adamı kim , niye ister ? Ben kendime bu kadar acırken. Üstelik bunu ajitasyon için de yapmıyorum. Felç geçirmemin üzerinden neredeyse 5 ay geçti ve en ufak bir ilerleme yok. Ses telime dolgu yapıldı. Pahalı ve acılı bir işlem. Boğazına koca koca iğneler sokuyorlar . Önce uyuşturmak sonra dolgu işlemi için. Bu işlemde de beklenilen sonuçtan çok uzağım. Vücudum iyileşmeye karşı dirençli. İyileşemiyorum. Hayatımda hiçbir şey daha iyiye gitmiyor... Evde aciz bir adamla birlikte yaşıyor ailem. Onları da üzüyorum. Yaşamayı seviyorum ama bu şekilde değil...Çok zor... Planlarım var, gezip görmek istediğim yerler. Kendimi eve hapsettim. Çıktığımda kafamı taşıyamıyorum. Kendime bile itiraf etmekten korkuyorum ama galiba gözlerimin görme yetisi azaldı, azalıyor. Denge probleminin ana sebebi de bu. Ses terapisi, sanal anjiyo... Şimdilik sırada bunlar var... Sonrası için belki gerçek anjiyo, böbrek, göz, cildiye... Bitmiyor ve hiç bitmeyecek gibi... Ne kadar düzelebilirim bilmiyorum ama hiçbir zaman eskisi gibi olamayacağımı biliyorum. Ruhum yaralandı ve gücünü kaybetti.Kaybeden olmak istemiyorum...














