Tam bir adım kalmışken uçurum boşluğuna, sana tutunmuşum ben, nasıl sorabilirsin sen ne yaptın diye. Egzoz dumanları gibi olsa da içim, hasretinden sayısız sigara içmişim ben her gece. Seni babam gibi sevmişim. Doksan artı dörtte maça giren futbolcunun belki bi kere de olsa top benim de ayağıma değer umuduyla sarılmışım ben sana. Bu devirde sevmek ne büyük meziyet, ben kalkıp sana vurulmuşum sevgilim. Hasretinden prangalar eskitemesem de eskimeye yüz tutmuş kalbime sıkıştırmışım seni. Sen hala nasıl dersin ikimiz için ne yaptın diye. Baban ülkücüydü ben komünist. Sırf gözüne girebileyim diye "kahrolsun bir şeyler" demeyi kesmişim. Devrimci ruhumu susturmuşum ben senin için. Şimdi faşizm kazanacak diye deliye dönmüşüm. Sevdiğin şarkıları söylemişim, sevdiğin şiirleri ezberlemişim, sevdiğin her boku tutup ben de sevmişim sevgilim. Sen hala bizim için ne yaptın diyorsun. Peki sen ne yaptın? Otobüs yolculuğunda bi yolcu inince arka taraftan koşa koşa aşağı inmeye çalışan bir adam var ya hani. O iki dakikaya sigara sığdırmaya çalışan. Şimdi ne farkım kaldı o adamdan benim? Daha ikinci nefeste kapanıyor kapı. Gönlüm kırık, sigaram yarım, ben yorgun... En çok ne zoruma gidiyor biliyor musun? "GÜLÜM" diye kaydetmiştin beni telefonuna. Kalbimi parçalara ayırdın, hani gülünü soldurmazdın?" içimden bunları geçirdim ama dediğim tek şey şu oldu. "Sevgilim, gitmesen..."












