Sevgili Seçilir Mi?
Alemlerin Efendisi Peygamberimiz sallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Kişi sevdiği ile beraberdir." Kulun ameli ve yaşantısı noksan olsa da kalbindeki sevgi, onu sevdiği kişilerle birlikte edecektir ahirette. Peki kulun akıbetini bu denli belirleyen, imandan sonraki en büyük nimet olan sevgi, doğuştan meşrep olarak mı gelir, yoksa kulun elinde midir? Elinde değilse yani akibetimize tesir edemiyorsak, bu dünya imtihanı adil midir?
Sevgi Bir Tercihtir
İnsanın kimleri seveceği kendi elindedir ama kimler gibi seveceği yaradılış meşrebinden gelir. Peki bu ne demek? Örneğin Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ömer'i mi yoksa Ebu Cehil ve Ebu Leheb'i mi seveceğini kendi belirler. Eğer Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ömer'i seçiyorsa, bu ikisinden hangisine yakınlık duyacağını, yaradılıştaki meşrebi belirler.
Celalli, hareketli, sert mizaclıysa Hazreti Ömer'i daha çok sever ve Hazreti Ömer radıyallahu anh gibi sever Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellemi. Halim, yumuşak sakin meşrepli ise Hazreti Ebu Bekir'i daha çok sever ve Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh gibi sever. Eğer Ebu Cehil ve Ebu Leheb'i seçiyorsa, bu ikisinden hangisine yakınlık duyacağını da yaradılış mizacı belirler. Sert meşrepliyse Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme açıktan düşmanlık eder. Yumuşak meşrepliyse Ebu Leheb gibi gizli gizli, alttan alta iş çevirerek zarar vermeye çalışır.
Peki Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anhı ya da Ebu Leheb'i mi, Hazreti Ömer radıyallahu anhı mı yada Ebu Cehil'i mi seveceğimizi nasıl seçeriz?
Hayallerimizin Yönü
Hepimiz hayaller kurarız, hayal başlı başına bir alemdir. Hayalimizde farklı konularda yükselmek isteriz. Bazı nesnelere, makamlara, özeliklere sahip olmayı düşünürüz. Hayalimizde bu güzel meziyetleri kimlere göstermek istiyorsak, o tarz insanları sevmeye başlarız. Kimler tarafından onaylanmak, kimler tarafından sevilmek, kimlere yaranmak istiyorsak, o tarz insanları sevmeye başlarız. Hayallerinde veliler ve salihlere yakın olmak isteyen, onlar tarafından onaylanmak isteyen kişi hayatta da onları sever. Aynı durum tersi için de geçerlidir. Yani kulun sevgili tercihi, hayalinde yatan kişiler tarafından sevilmeyi istemesine bağlıdır. Rabıta da bu sevilme hayali olan durumun amelidir.
Rabıtada kişi veliler tarafından sevilme hayali kurduğu için, rabıta yapa yapa o kişileri daha çok sevmeye başlar ve bir irtibat kurar. Kulun sevgili seçimindeki iktidarı, bu sevilme hayalinde geçer. Aynı durum karşı cinsler arasındaki gönül muhabbetinde de vardır. Kötülere yaranmak isteyen, iyilerle anlaşamaz, iyileri sevemez. Hayalimizde kimler tarafından sevilmek istiyorsak, hayatımızda da o kişileri severiz. Yani burada iktidarımız, sevgide değil hayalimizdedir.
Bir Gönülde iki Muhabbet Olur mu?
Bir kalpte iki zıt sevgi olur mu? Olur, lakin günün sonunda biri diğerini defeder. Örneğin bir müslüman düşünelim; ameli düzgün salihleri de seviyor, doğru yolu da biliyor ama zihninde gayri islami kişiler tarafından onaylanma ve sevilme hayali var. "Öyle bir müslüman olayım ki kafirler de beni sevsin öyle adil bir insan olayım ki zalimler de beni sevsin' diye düşünüyor. Oysa bu durum kişiyi günün sonunda çok büyük bir tehlikeye sürükler.
Kötüler tarafından sevilme arzusu; iyileri sevmemize engel olur. Bunun en büyük örneği Ebu Talip'tir. Yıllarca Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme hizmet etti ve korudu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin doğru olduğuna ikna oldu ve O'nu sevdi. Ama hayalindeki, Mekkeli müşriklere karşı mahcup olma arzusu ve onlar tarafından onaylanma isteğinden ötürü müslüman olamadı. "Yeğenim Muhammed, senin doğru olduğunu biliyorum ama Mekkeliler arkamdan ölümden korktu da müslüman oldu, atalarının dinini bıraktı, demelerinden çekindiğim için müslüman olamıyorum. Demesi de bunun en açık ifadesidir.
İnsan, sevdiği kişinin kaderinden bir iz taşır gönlünde. Gün gelir yollar ayrı düşsede hakiki muhabbet sahiplerini yeniden bir araya getirir. Zira kişi, sevdiğiyle beraber yürür, onun derdiyle dertlenir, imtihanından nasip alır. İyileri sevenlerin kapısını bazen çile, bazen bela çalar. Fakat sevgiliden dolayı gelen her meşakkat, gönül ehli için ayrı bir kıymet taşır. Çünkü muhabbet bedel ister, sevgi ise sadakat ve ispat..
| Buhara Dergisi - Derviş Tunahan Yurter





















