Sketch dump of my ocs bc I'm emotionally attached to all of them.
Except Elijah. He can choke on broken glass.

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from China
seen from China
seen from Australia
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from Germany

seen from France

seen from Germany
seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from United States

seen from India

seen from United States
seen from Bangladesh
Sketch dump of my ocs bc I'm emotionally attached to all of them.
Except Elijah. He can choke on broken glass.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
📌
Mahrem; nikahı bize haram olan, yanlarına dış kıyafet dediğimiz ferace yâhut çarşaf-ı şerîfsiz çıkabileceğimiz, muhabbet edebileceğimiz, aynı ortamda birlikte oturabileceğimiz, birlikte yemek yiyebileceğimiz, hiçbir sûrette evlenemeyeceğimiz kişilerdir.
Namahrem ise; nikahı bize helal olan, yanlarına ferace yâhut çarşaf-ı şerîfsiz çıkamayacağımız, aynı ortamda birlikte oturamayacağımız, muhabbet edemeyeceğimiz, birlikte yemek yiyemeyeceğimiz, evlenebileceğimiz kişilerdir.
Kaynak: Kur'ân-ı Kerîm, Nûr, 31 - Nisâ, 23
Allah'ın hükmünü kabul etmemekten Allah'a sığınalım. Nefsimize ağır gelip uygulamamak başka bir şey, bu devirde bu ne yobazlık minvalde bir zihniyete sâhib olmak ise bambaşka bir şey. İlkinde kişi haram işlediğinden dolayı günahkâr olur, diğerinde Allah'ın âyetini inkar ettiği için kâfir.
Şöyle bir durup düşünelim: 1400 sene önce inen hükümlerin el ân geçerli olmadığını veya olmayacağını Allah hâşâ bildiremez miydi? Âhir zamanda yaşıyoruz diye, Allah'ın âyetleri mi değişti? Bilmediğimiz hükümler mi geldi? Allah aynı Allah, Kur'ân aynı Kur'ân?
Bundan sebep âhir zaman ümmetinin az bir ameline çok müjde var diye buyrulmuştur.
Mücahid rahimehullah şöyle demiştir:
Gözü Allah'ın haram kıldıklarından korumak Allah sevgisine sebep olur.
(Mecmuu'l fetava 1/394)
"Bir de bakardım ki, saçılmışım oraya buraya.
Eğilip tek tek toplardım parçalarımı, ama her zaman dağılanlar, topladıklarımdan fazla çıkardı.
Ne kadar dikkat edersem edeyim bir şeyler kalırdı geride.
Bir şeyler hep yarımdı, hep iğreti, hep eksik.."
Elif Şafak
Maher or Maḥrem is a god of the Aksumites and the Himyarites. He was the son of the main god Ashtar, and his counterpart was Beher, god of the sea. He was the deity of war, comparable to Mars or Ares in ancient Greek mythology, who used both forms of the interpretatio. The god Maher (or Mahrem) held a place of special importance with the Axumites; the gods of period were all called the Sons of the Invincible Mahrem
Beher was the pre-Christian Ethiopian (Aksumite) god of the sea. He was the head of a trinity of pre-Christian Ethiopian religion, together with Ashtar (the supreme god) and Ashtar's son Maher (god of war).
Attar (god), an Ethiopian Aksumite god
During the Yeha period, the Ethiopian religion seems to have been little different from that of Sheba. The major deities were the familiar Semitic triad of the Sun, the Moon, and Venus. In the Aksumite period a somewhat different triad emerged, consisting of Ashtar (Venus), the sea god Behr, and the earth god Medr. The sun was a female deity, called by the Sabaean name Zat-Badar. As the military power of Aksum expanded, the war god Mahram assumed increasing importance and became the special tutelary of the Aksumite rulers.
At Yeha, Aksum, and various provincial towns there were temples and altars dedicated to several of the principal deities.The buildings stood upon an elevated, stepped platform and were approached by a monumental stairway. Very few interior details of the temples have survived, but the exterior walls were embellished with various patterns of projecting and recessed paneling. Outside the temples were votive stelae and offering tables, many of them commemorating the military victories of particular rulers. Animal and also human sacrifices were apparently a regular feature of the victory celebrations.
The most extraordinary monuments of Aksumite religious architecture are the great stone stelae erected over the tombs of many rulers. They are elaborately carved in the form of miniature skyscrapers, with a false door at the bottom and row upon row of false windows above. They are, however, devoid of inscription. Underground, the royal dead were interred in large rock-cut burial chambers, but these have been so thoroughly plundered that no offerings have ever been found in them. For this reason, and in the absence of inscriptions, it is difficult to form an impression of the part that mortuary ritual played in the religious life of the ancient Ethiopians.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Lütfen benim için @caglaclara kullanıcısını şikayet eder misiniz. Özel bilgilerimi paylaşıyor ve beni rahatsız ediyor. Şimdiden teşekkür ederim destek olanlara.
Mahremi reklam etmek üzerine...
➡️ Doğumhanenin önünde durmaya utanan baba adayı ile doğumhaneye fotoğrafçı sokan baba adayı arasında sadece bir kuşak var. Biri dede diğeri torun...
➡️ At üstünde gelin giderken kimse kendisini görmesin diye örtü üstüne örtü atan gelin ile en yüksek takipçili fotoğrafçıda fotoğraflarını çektirip fotoğrafçının sosyal medyadaki reklam yüzü olmak için binlerce lira ödeyen gelin arasında sadece bir kuşak var. Biri nine diğeri torun...
❓Sahi hangisi doğru; hangisi daha mutlu ediyor; hangisinde huzur var; hangisi samimi?
❓Bu kısa zamanda neler oldu? Bu değişim normal mi? İyiye ve güzele bir gidiş mi var?
💭 Bu zihin ve anlayış değişimini sorgulamak aslında bir çok şeyi sorgulamak demektir. Verilecek cevaplar aslında birçok esaslı sorunun cevap ipuçları olacaktır.
📌 Amacım bir tarafı yüceltip diğer tarafı yerin dibine baktırmak değil. Bunlar insanların tercihi elbette. Sadece sorgulamaya davet ediyorum. Zira bu kadar kısa sürede bu büyük değişim kesinlikle sorgulanmayı hak ediyor. Sonuç olarak bu durumun başta dini, psikolojik ve sosyolojik olmak üzere bir çok sonucuyla karşı karşıyayız.
Psikolojik Danışman Feyzullah Akdağ
İSLAM'DA MAHREM ANLAYIŞI
Geçenlerde çamur zihniyetini yine gösteren bir gazete, Diyanet'in sitesinde ve fıkıh kitaplarında yüzyıllardır bulunan "evlilik maksadı ile görüştürülen kadın ile erkeğin mahrem yerlerine bakabileceğine" dair fetvayı alıp internet ortamında servis etti ve Twitter'da ki beyinsiz, cahil, kafir ahmakların eline malzeme verdi. Ki amaçları da tam olarak buydu zaten.
Yukarıda sıraladığım kelimeler hakaret değil, durumlarını bildiren en hafif ifadeler. Zira öyle olmasalar, bir durup ya bu İslam'da kadını kısıtlıyorlar, çarşafa sokuyorlar diyoruz, kadını gizliyorlar, erkeğe şalvar cübbe giydiriyorlar diyoruz, bu çelişki değil mi? Arkasında başka birşey olmasın diyerek biraz olsun mahrem nedir, bakmak ölçüsü nedir, İslam'da bunun yeri nasıldır diye Google'dan dahi olsa incelerlerdi.
Ve maalesef bu cehalet sadece dinsiz imansızlarda değil, namaz kılan buna dikkat eden kimselerde de mevcut ve o kadar abartmasalar da onlar da diyanetle alakalı bu haberi görüp, çevrelerinde/sosyal medyada yorumda bulunuyorlar.
Bunlardan sonra; aralarında 1.derece akrabalık bulunmayan MÜSLÜMAN kadın ve MÜSLÜMAN erkek, kuzen dahi olsalar, küçükken kardeş gibi büyümüşte olsalar birbirine namahremdir, öz kardeşi gibi rahat OLAMAZ. Bu demek değil ki çevrenizde her gördüğünüze başka gözle bakın, bu ÖLÇÜDÜR. Nikah kıyılamayacak akrabalar bellidir, bunun harici herkesin herkese nikahı düşer. Yani isterlerse evlenebilirler ve aynı ortamda bulunduklarında yabancıya karşı nasıl giyinilmesi ve davranılması gerekiyorsa öyle olmalılar.
Gelelim o fetva da kast edilen "bakılabilecek mahrem yerlere" ; ne namahrem kadın erkeğe bakabilir, ne namahrem erkek kadına. Bunun da en büyük delili, kadınların tesettür ölçüsü hatırlatıldığında akla gelen ve bazı romantik İslamcı tiplerin dilinden düşmeyen Nur Suresi 30.ayetinde yer alan "Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. " Emri/ifadesi. Ancak unutulan şu ki bu ayetin devamı olan 31.ayetin başında yer alan "MÜMİN KADINLARA DA SÖYLE, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar" emri. Başörtüsü var mı yok mu tartışmaktan Nur Suresi 31.ayetin tamamını idrak edemeyen cahil zındıkların ısrarla görmezden geldiği bir emir.
Bu iki ayete ve ilgili hadislere göre namahrem erkek/kadın; dışarıda alışverişte vs zaruret harici birbirine gözünü dikip aval aval bakamaz. Kadının avreti konusunda 2 görüş olma sebebi; yüzün ve ellerin de avret sayılıp sayılmaması. Onun haricinde kadının hareket ettiğinde dahi hatlarını belli etmeyecek bollukta, tenini göstermeyecek kalınlıkta, kendisi dikkat çekici bir desen/renk içinde olmayan, dışarı çıktığında evde giydiği kıyafetin üzerine giyeceği bir CİLBAB (çarşaf, ferace, burka vb) giymesi FARZDIR (BKZ: AHZAB SURESİ 59) ve bütün ulema buraya kadar icma etmiştir, yani aynı görüştedir.
Evlilik görüşmesinde elbette kadın da erkekte giyinik haldedir, fark ise dışarıda uzun ve alıcı gözle bakamadığı karşı cinsin yüzüne, eline (ki yüzü ve eli de örtülmesi farz gören görüş dikkate alınınca bu mahreme bakmak tam olarak anlaşılır) ten rengine, vücut hatlarına (evlilik görüşmesinde çarşaf/ferace yerine ev içinde giyilen çok dar olmayan, uzun bir kıyafet ile çıkılabilir burada kast edilen) vs burada bakabilir, ki bazı hadisler de evlilik öncesi bakmaya teşvik vardır, çünkü göze güzel görünen gönle de güzel görünür ve aradaki bağı/sevgiyi kuvvetlendirir (Bunu flört etmeden, 2-3 sene konuşmadan, rahat rahat gezmeden evlenmeyen kimseler anlamayabilir ama biraz zorlarlarsa onlarında anlayacağın inanıyorum) Yani bu keferelerin anladığı gibi "galiz avret" denilen belden aşağı kısımlara bakmak kast edilmiyor.
Dipnot: Bu fetvaya bakarak iyi hadi her görüşmek isteyene, evlilik niyeti ile gelene kendimi göstereyim/göreyim gibi işlere hele de bunu ailelerin haberi olmadan yapmayın. Kimsenin aklını ve kalbini okuyamıyorsunuz. İki gündür tanıdığınız insana güvenip fotoğrafınızı yollarsınız, tahmin edemeyeceğiniz yerlere gidebilir iş. Bu niyetle size haber gönderen/gelen kimseyle 3 defa yüz yüze görüşebilirsiniz buna cevaz var. 1 ya da 2. kere de aklınızdaki soruları sorup, mutmain/emin olduktan sonra da 3.defa görüşüp dış görünüşüne bakabilirsiniz. Evlilik ciddi iştir. Öyle elbise alır gibi beğenmezsek iade ederiz mantığıyla hareket etmeyin. Evlilik ne sadece dış görünüşe göre ne de sadece aklına/karakterine göre yapılır. Evvela dinine göre bakılır ki burada kast edilen elhamdulillah Müslümanım demesi değil, bunun gereklerini yapması, bu yolda azim gösteren biri olmasıdır. Bundan sonra dış görünüşünü değerlendirmekte elbette serbestsiniz. Nitekim bir rivayette denginizden kız alın, denginize kız verin buyrulmuştur. Bu denklik, dış görünüşten dünya görüşüne, yetişme tarzından maddi duruma kadar geniş yelpazelidir. Dış görünüşünü beğendiğiniz ama sizden maddi yahut eğitim olarak düşük birine yahut dış görünüşü o kadar hoşunuza gitmese de dine uygunluğunu beğenip ilk başta tamam deyip sonra bu sebeplerden laf ederseniz geçmiş olsun, zira o insanın vebali, hakkı var.