"Ne rahat bir hayatın oldu senin ne de Allah'ı (cc) razı edecek bir amelin
Bu da sana hüzün olarak yeter."
| Ebu Hanife (ra)
seen from United States
seen from United States
seen from Philippines
seen from Greece
seen from Yemen

seen from United States
seen from Türkiye
seen from China

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Argentina
seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Germany

seen from United States
seen from China
seen from Germany
"Ne rahat bir hayatın oldu senin ne de Allah'ı (cc) razı edecek bir amelin
Bu da sana hüzün olarak yeter."
| Ebu Hanife (ra)

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
İmam Ebû Hanîfe, İslam dininin dört fıkıh mezhebinden birisi olan Hanefi mezhebinin kurucusu ve Sünni fıkhının en büyük üstâdı sayılan İslam fıkıh ve hadis bilginidir.
Hanefî mezhebi Sünnî fıkıh ekollerinin kronolojik sıra itibariyle ilki olup, İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe'ye nisbet edildiği için bu isimle anılmıştır. İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe’nin asıl adı Nu‘mân b. Sâbit'tir.
İmam-ı Azam Ebu Hanife Ne Zaman Yaşadı?
80 (699) yılında Kûfe'de doğmuş, 150 (767) yılında Bağdat'ta vefat etmiştir. Aslen Türk veya Fârisî olduğu yönünde görüşler vardır.
İmam-ı Azam Ne Demek?
Nu‘mân b. Sâbit, Hanefî mezhebi muhitinde "İmâm-ı Âzam" (büyük imam) lakabı ile anılır.
İMAM-I AZAM EBU HANİFE NELER YAPTI?
Dindar ve varlıklı bir aileden gelen Nu‘mân b. Sâbit önce Kûfe'de Kur'ân-ı Kerîm'i hıfzedip, sarf, nahiv, şiir ve edebiyat, cedel ve kelâm öğrendi. Kûfe, Basra ve Irak'ın ileri gelen üstatlarından hadis dinledi. Yirmi yaşının biraz üzerindeyken Irak'ın en ünlü fakihi ve Irak fıkhının üstadı Hammâd b. Ebû Süleyman'ın (ö. 119/738) ilim halkasına katıldı ve uzun zaman bu ders halkasına devam etti. Bu arada Ca‘fer es-Sâdık, Muhammed el-Bâkır da dahil olmak üzere pek çok âlimden istifade etti.
Ebû Hanîfe, Hammâd b. Ebû Süleyman'ın vefatı üzerine onun kürsüsüne geçti ve ders vermeye başladı. Takvâ sahibi, zeki, konulara hâkim ve bildiklerini tatlı dil, güleryüz ve özlü ifadelerle anlatan iyi bir üstat olduğu kısa zamanda duyuldu ve çok geçmeden ders halkası dönemin ileri gelen ilim erbabının katıldığı ve fıkhî meselelerin ve çözümlerinin derinlemesine tartışıldığı ileri düzey bir fıkıh akademisine dönüştü. Kırk yaşlarında başlamış olduğu bu öğretim hayatına otuz sene kadar devam etti. Onun ders halkalarında yetişen talebelerin sayısının 4000’i aştığı ve bunlardan kırk kadarının ictihad derecesine vardığı nakledilir.
İMAM-I AZAM EBU HANİFE’NİN GÖRÜŞLERİ
Ebû Hanîfe’nin ticarî hayatın ve günlük meselelerin içinde bulunması, insanların problem, temayül ve ihtiyaçlarını yakından tanıması da, ictihadlarının kabul görmesini sağlamış ve uygulanma şansını artırmıştır. Ebû Hanîfe, hocaları tarafından kendisine intikal ettirilen önceki nesillere ait fıkhî görüşleri, rivayetleri ve ilmî mirası, içinde bulunduğu devrin şartlarını ve insanların ihtiyaçlarını dikkate alarak dinin genel ilke ve amaçları açısından yeniden değerlendirmeye ve sınırlı naslar ile sınırsız olaylar, naklin hükmü ile aklın yorumu, hadis ile re’y arasında mâkul bir denge kurmaya çalışmıştır. Bunun için de örf ve âdeti, Kur'an'ın genel ilkelerini, kamu yararını daima göz önünde bulundurmuş ve istihsan metodunu sıklıkla kullanmıştır. Verdiği hüküm ve fetvalarında şahsî teşebbüs ve sorumluluğun, kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını ilke edinmiştir. Onun bu metodu ve tavrı, daha sonra adına izâfe edilerek oluşacak olan Hanefî mezhebinin de genel esaslarını ve metodunu teşkil etmiştir.
HANEFİ MEZHEBİ NASIL ORTAYA ÇIKTI?
İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe’nin talebeleri onun tedrîsatını devam ettirdiler ve ondan öğrendikleri usule uyarak kaynaklardan hüküm istinbatını sürdürdüler. Talebelerinden bilhassa ictihad derecesine yükselenler, özellikle de Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed hocalarının görüş ve fetvalarını tasnif ve tedvîn işine giriştiler.
Hanefî mezhebi Irak'ta doğmuş ve Abbâsîler devrinde Ebû Yûsuf'un "kadılkudât" (baş kadı) olması ile devletin başlıca fıkıh mezhebi haline gelmiştir. Hanefî mezhebi bilhassa doğuya doğru yayılarak Horasan ve Mâverâünnehir'de büyük bir gelişme göstermiştir. Pek çok Hanefî fakihi de buralardan yetişmiştir. Abbâsî devri sona erince yayılma durmuşsa da Osmanlı Devleti’nin kurulması ve bu mezhebi ülke genelinde hukukî istikrarı ve yargı birliğini sağlamak maksadıyla âdeta devletin resmî mezhebi olarak benimsemesi üzerine etki alanı yeniden genişlemiştir.
Hanefi Mezhebi Nerede Yaygındır?
Bugün Türkistan, Afganistan, Türkiye ve Balkanlar’da Hanefî mezhebi çok yaygındır. Diğer mezhep mensuplarının pek az bulunduğu Hindistan'da ve Pakistan'da ise Hanefî mezhebinin tek mezhep olduğu söylenebilir.
İMAM-I AZAM EBU HANİFE’NİN ESERLERİ
1. Fıkh-ı Ekber
2. El-Alim ve’l Müteallim
3. El-Fıkhûl Ebsat
4. Osman El-Betti’ye Risalesi
5. Tevhid vasiyeti
6. Ebu Yusuf’a yazdığı vasiyet
7. El-Kaside En-Numaniyye
8. Oğlu Hammad’a vasiyeti
9. Dehri ile Tartışması
10. Yusuf ile bin Halid Es Semtiye vasiyeti
Kaynak: İslam İlmihali 1, TDV Yayınları
"Beşikten mezara kadar ilim taleb edin." Hadîs-i Şerif
İnsanlar tüm beldelerde tembelleştiğinde Ya Rab! Sen hiçbir tembeli affetme!
Ebu Hanife

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
bu menzildeki şeyhlerin milyarlık arabalara binmelerine ne diyorsunuz sünnetle örtüşmeyen şeyler olunca soğuyorum peygamber böyle yapmadı
Şimdi bu milyarlık arabalara bir ünlü binse kimse ses etmiyor, sıradan vatandaş binse yine herkese normal lâkin bir Allah dostu binse kalbimizde birşeyler oluyor niçin acaba ? Kalbimizi sorgulayalım biz dinden soğumak için bahane mi arıyoruz yoksa evliyaullahın gözümüzde bir standardı var da onlara yakıştıramıyor muyuz acaba ? Yoksa filmlerde dizilerde bize yırtık elbiseli mağarada sürekli ibadetle meşgul eden birisi gibi öyle bir algı oluşturuldu da bu algıdan kurtulamıyor muyuz ?
Bir insan bu herkes için geçerli. Zekatını veriyorsa ki bu da açıkçası bizi ilgilendirmez. İsterse helikoptere binsin. Açıkçası ben kendi menfaatime o güzel insandan nasıl istifade ederim ona bakarım. Kimse kötü ve zengin insanlara bakıp paradan soğumuyor lâkin konu dine gelince soğumak için bahaneler havalarda uçuşmasın lütfen. Ki çoğu zamanda oraya hizmete gelenlerin yahut yakın kimselerin araçlarıyla bir yerden bir yere gidilip geliniyor. Velev ki öyle olmasın kendi malları olsun ben açıkçası sevinirim. Zamanında Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellemin devesi kusva zamanının en değerli en pahalı bineklerindendi. Arkadaşlar genel manada söylüyorum sözüm meclisten dışarı.. böyle şeylerle şeytan oyalıyor. Artık hedefe odaklanıp şu kalbi Âllah celle celaluhun zikriyle hemhâl neden eylemiyoruz..
Bakın iblis herkesi bir yerinden yakalamış oyalıyor.. soğuyacak başka şeyler bulalım inşaÂllah. Nice Allah dostu vardır ki günümüze kadar gelen onların hayat hikayelerini dinlediğimizde kimisi çok zengin kimisi orta hâlli kimisi fakirdir. Fakat hiçbirisi malı kalbine koymamış aksine bir araç olarak görmüş ve kullanmışlardır. Mesela mezhep imamımız İmamı Azâm Ebu Hanife Hazretleri çok zengindi kumaş işiyle uğraşırdı. Namaz için binlerce dinarlık giydiği hususi elbiseleri vardı.. bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ki mübarekler menzile zamanında yerleşip o kurak çorak araziyi satın alıp yerleşmişler. Yani köy topraklarının çoğu onlara ait olmuş. Sonradan o topraklar bereketlenmiş münbit topraklar hâline gelmiş o güzel insanların bereketiyle. Su çıkmış termal sular çıkmış ve değerlenmiş.. dolayısıyla bunca zamandır oranın zaten sahipleri bizzat kendileri
Yani hiçbir şey bilmesek dahi sadece ekip biçmiş olsalar zaten dilediği araca da biner eve de oturur. Ama gittiniz mi bilmiyorum sınırlı bir alanda köy de yani orada irşada vesile oluyor ve insanları Âllah celle celaluha tövbe ettirip yakınlaştırıyorlar. Bu çok güzel ve çok özel bir şey.. Gidip yerinde görelim ve çokca istifade edenlerden olalım inşaÂllah.. dua ile
Ebu Hanife (rahimehullah)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: Ne tam safâ üzere bir hayat yaşadık, ne de Allah'ın razı olacağı sâlih amel işleyebildik. Bu da hüzün olarak bize yeter. #sözler #ebuhanife #hanefi #hadisler #ayetler #iman #islam #ilmisuffa https://www.instagram.com/p/B90nCOTHCSY/?igshid=4mfk7gcjnzbc
Kafirler namaz kılmaz! #namaz #kafir #müslüman #islam #emir #imamıazam #ebuhanife #ilmisuffa