Kardeşim durumu şöyle izah edeyim. Benim seni aramadığım kadar sen de beni aramadın . Olayın sen tarafına geçmeden önce bendeki kısmını anlatayım: 2018 yılı hayatımda yaşadığım en berbat yıl olarak tarihe geçti. Zaten sevdiğim kişi sayısı azken 3 eksildi. Ve bu yıl bana pek çok şey öğretti fakat listenin en tepesinde yer alan dersi söyleyeyim; başımın çaresine bakmak. Acının üstesinden gelmeyi değil acıyla yaşamayı öğretti. Bu süreçte en basitinden en karmaşığına her olayı tek başıma atlatmayı öğretti. Naaşlarını ben defnettim, kabirlerini ben ayarladım, kalanlarla ben ilgilendim. Senden herkes gibi olamanı değil herkesten farklı arkadaşlarım gibi olmanı bekledim. Manevi destek olman, motive etmen yeterliydi. Sonrasında araştırmayı yine tek başıma bitirdim. Ben çabaladım. Nasılları kavradım. Yeni bir işe girdim. Tüm problerin üstesinden yine tek başıma geldim. Öncesinde bir taş parçasıydım; ellerine almazlarsa sabit bekleyen veya ordan oraya atılan bir taş parçası, yapayalnız. Şimdi ise kaya olmayı, dağ olmayı öğrendim. Kaya oldum çünkü bana acı veren olayları yeri geldi ezip geçtim. Kendi çabamla tepeden yuvarlanıp yer değiştirmeyi öğrendim. Dağ olmayı öğrendim binlerce kişi binlerce kez uğraşsada dimdik ayakta kalmayı öğrendim, güldüm aciz suratlarına bakarak. Yıkılmamayı öğrendim, heybetli kalmayı... Ben bu dersleri öğrenirken yanımda olmanı, en azından sesini duymayı, destek olmanı bekledim. Oysaki sen de değişmiştin herkes gibi. Tanıdığım, güvendiğim insan değildin artık. Ben son damlama kadar verirken dara düştüğün zaman senden bunun yarısını istediğimde bahaneler ürettin. Ben de değiştim, daha çok güçlendim, daha çok kırıldım ama daha da sağlamlaştım. Ve daha da mutluyum artık. Hemde hayatımda hiç olmadığım kadar.