"Ruhum görüşmeyeli uzun zamanlar geçti, var olan bir kalede düşmanlardan saklanan gizli kraliçe misali bekleyen bir sır ile izliyorum seni. Beni görmeden bile duyabiliyorsun, zihinime gönderdiğim bir kaç müzik notasını hissediyor bana yeni notalar öneriyorsun. Fakat sevgili ruhum ya ben yeni notaları nasıl çalacağımı bilmiyorsam?
Bana öğretecek cesarete sahip misin?Pes etmeden öz ve umut dolu bir şekilde, var olan gerçeklikleri umursamadan kaçmadan o notaları zihnime işleyecek kadar sever misin sen beni?
Çünkü ben severim, sevgim sana söylemediğim tek yalan dürüst bir Alice değilim ama parlak fikirleri olan Çılgın şapkacı olabilirim ne dersin?
Fark edilmeyen ruhum ile işaret gönderip kitap sayfalarını yırtarken sen sadece yırtılan sayfaların sesini duyabilirsin ve yapabileceğin tek şey bana yeni notalar öğretmek."
Çünkü ben her yerdeyim ve Montaigne'nin bahsettiği gibi;
"Her yerde olan hiç bir yerde değildir."















