Az önce öyle bir andaydım ki herhalde gerçekten yaşamanın hafifliğini,yaşamanın gerçekliğini ve güzelliğini gerçek bir şekilde anladım.Sakin bir müzik dinliyordum,klasik müzikti,dokunaklı bir parçaydı,Ölü bir prenses için bir pavan isimli Ravel'in bir şarkısıydı.Şarkı başlamıştı.Duştan yeni çıkmıştım.Islaktı her yanım üstümde bornozum vardı.Tumblr'da dolaşıyordum yeni neler var diye.güzel bir sanat eseri fotoğrafı gördüm.Ağaçların kuşlarla ve ırmaklarla içiçe olduğu insanların oturup piknik kurduğu bir fotoğraftı bu.Güneş ışığı penceremden vuruyordu hafifçe.güzel küçük bir kızın evin önünden geçtiğini gördüm.Sakin bir yüzü vardı.Hiç bir derdi yokmuş gibi saftı.Ve bütün bunların sadece beş dakika içinde belirmesi ve etkilemesi daha önce hiç hissetmediğim bir garip hissi sağladı.
Kalbime bir ferahlık geldi.Rüzgar yüzüme esti ve çok güzel vurdu.Hiç bu kadar hafif hissetmemiştim daha önce.İçimden evden çıkıp çayırlarda yemyeşil,yağmurdan oldukça koyu olmuş güzel çimlerin arasında dolanmak geldi.Sonra o çayırın ardında bir çay buldum.Buz gibi suyundan kana kana içtiğimi hayal ettim.çayın karşısında birisinin bana el salladığını gördüm.yanına gittim,inanılası güç bir güzellikte olan bir kadınla karşılaştım.Elimden tuttu ve beni ormana götürdü.Ormanda müziğin en karışmamış hali olan doğayı,sesleri,kuşları duydum.Kulübesine gittim.Bana dinlediğim parçanın keman versiyonunu saçları bağlı bir şekilde çaldı.Alkışladım.Ama birden aklıma bir şey geldi.O çayır,o çay,o orman,o kadın yoktu.Gerçeğe geri döndüm.Rüzgar dindi,hava karardı,kurudum ve parça bitti.Hayalden öte değildi.Ama bunları bu kozmopolit,kirlenmiş,fabrika ve para kokan,açgözlülük sarmaşıkları açmış,öfke yağmurları yağan bu karanlık şehirde,bu karanlık dünyada yaşayamayacağımı bir daha farkettim.Bir umutsuzluk çöktü üstüme,stres,hüzün çöktü.Parça bitmişti.Umut ettiğim o güzel görüntü ise asla gerçekleşmeyecekti.Ama olur ya bir gün gerçekleşir.İşte o zaman yaşadığımı farkeder,Ruhumu hafifletirim yine.
İşte bir anı bile neler hissettirebilecek kadar güçlü sizde görüyorsunuz.Hayattan zevk almayı bu dünyada hiçbirimiz başaramıyoruz.Hepimizin bilinçaltlarına daha fazla para kazanmak işlenmiş.Dolayısıyla hepimizin daha erken ölümüne sebep oluyor.Bu yetmiş yıllık dünyada her bir anı dolu dolu yaşamak için belki de sadece ihtiyacımız kadarını istesek,hepimizin dolu ve umutsuz ve pesimist bakışlar yerine,iyimser bir hayatı olabilirdi.
Bu yüzden herkes kendisine göre yaşamalı,kendi sevdiğini,severek,gülerek yaşamalıdır.Benim bu sürece gelmem düşünme,okuma ve mantık yürütme sayesinde oldu.Şimdi hayatın mükemmel hafifliğine eriştim ve mutlu olduğumu hissediyorum.Olumlu bakıldığı sürece her şeyin iyi bir yanı vardır.İsteyen buna pollyannacılık desin.Etiket takmak gibi şeyler umrumda olmaz.Bakalım bu garip dünyada bu mutluluğu yakalamayı siz ne zaman başaracaksınız? Yakalayanları tebrik ederim.Hayatınız daha yeni başladı.Tekrar çocuk oldunuz onların hissettiği gibi saf,mutlu,enerjiksiniz artık.