geriden gelen.
Soğukta, sisin içinde kuzeye doğru tedirgin ilerlerken gökyüzünü düşündü; berrak denizi… Sözleşmişler gibi mavinin aynı tonunu, aynı derinliğini paylaşmalarını… Sonra işte toprağın duası kabul olunca yukarıda ilmek ilmek örülmüş bulutları hatırladı. Deli gibi çalışan sileceklerin yetişemedikleri yağmuru.
Aralık bitmişti. Ocak da bitecekti elbet. Doğanın tomurcuklandığı, yeşilin tüm renkleri kucakladığı zamanlar gelecekti. Hatta belki az sonra ilkbahar belirecekti.
Bazı coğrafyalarda savaşlar başlayacaktı. Bazılarında bitecekti. Bazı insanlar histeri krizi içinde başkalarına zarar verecekti. Bazıları kendi hapishanelerinin duvarlarını örecekti. Bazıları hastane koridolarında sabahı bekleyecekti. Durup durup gözyaşlarına boğulacaktı geçmişe takılıp kalanlar. Ceplerini doldurmak isterken kalplerini parçalayacaktı diğerleri.
Gökyüzünü düşündü. Uzak galaksileri, yıldızları, sonsuz uzayı. Yerküre milyar yıllık döngüsünde ilerlerken, tekrar tekrar farkına vardı sonra. Buradaydı. Yaşıyordu.



















