Sessiz ve derin bir imtihanın ortasındayım bugünlerde.Yolun karanlığı uzasa da heybeme sadece sabrı ve duayı koydum.Bilirim ki Yaradan; omzuma binen yükün ağırlığını değil, o yükün altında gösterdiğim teslimiyeti sınar.

seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from Australia

seen from Germany

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Colombia

seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Egypt

seen from United States
Sessiz ve derin bir imtihanın ortasındayım bugünlerde.Yolun karanlığı uzasa da heybeme sadece sabrı ve duayı koydum.Bilirim ki Yaradan; omzuma binen yükün ağırlığını değil, o yükün altında gösterdiğim teslimiyeti sınar.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
-Üşüyeceksen ya Alsancak’ta ya da Kordon’ da üşüyeceksin derim hep.
-Vayy, İzmir demek. Orada okumuştum bende bir süre.
-İzmir’ de ya okunur, ya da aşık olunur zaten.
Düşüncelerim de evim gibi sessiz şu aralar. Öyle büyük bir kalabalığın içinden çıkmışım ki, hâlâ buna inanamıyorum. Meğer bugüne kadar kendimi kandırmışım. Her düşüncemin altında bir anı, her susuşumun ardında anlatamadığım bir hikâye saklamışım.İnsan kendisiyle baş başa kalınca anlıyor bazı şeyleri. Neler yaşamışım, neler atlatmışım, neleri hâlâ içimde taşıyormuşum… Zihnine birer birer yerleşince geçmişin, insan kendi hâline bile hayret ediyor.Aslında hepimiz hayatımıza aldığımız insanlara birer rol veriyoruz. Belki de bunu ilk doğduğumuz gün yapıyoruz. Bir anne seçiyoruz, bir aile seçiyoruz… Ya da seçtiğimizi sanıyoruz. Sonra hayatımıza insanlar giriyor ve onlara tek tek isimler veriyoruz:“Sen sevgilimsin.”“Sen arkadaşımsın.”“Sen dostumsun.”“Sen kardeşimsin.”“Sen düşmanımsın.”Oysa onların hayatımızdaki yerlerini çoğu zaman biz belirliyoruz. Onlara o alanları biz açıyoruz, biz istiyoruz orada olmalarını. Sonra da bazen verdiğimiz değerin, onlara yüklediğimiz anlamın altında eziliyoruz.Yalnızlığı sevdiğim kadar ondan korktuğumu da inkâr edemem.Mesela en büyük korkularımdan biri şu: Bir gün evde ölürsem, öldüğümü kimse bilmeyecek. Telefonum çalacak, ardı ardına cevapsız aramalar birikecek. Belki birkaç kişi kapıma gelecek, zile basacak… Ama içeriden hiçbir ses gelmeyecek. Ve kapıyı bir şekilde açtıklarında, karşılarında artık hayata cevap veremeyen beni bulacaklar.Bu düşüncenin soğukluğu, bazen içimi ateş gibi yakıyor.Ben aslında çevremdeki herkesi hayatımdan soyutlamadım. Soyutlamak zorunda kaldım. Çünkü koskoca bir kalabalığın içinde, insanın elini tutacak tek bir doğru insanın olmaması, bazen yalnızlıktan daha ağır geliyor. İnsanların arasında kaybolmaktansa kendi sessizliğime sığındım.Bir de hastanelerde yaşadığım o an var. Bir keresinde tedavi görüyordum. Öyle çok üşümüştüm ki… Seslendim. “Biri gelsin,” dedim. Ama sesim kimseye ulaşmadı. Orada, kimsenin duymadığı bir yerde ağladım. Sonra kendi gözyaşlarımı kendi ellerimle sildim. Başımı kaldırıp tavana baktım ve içimden sadece şunu söyledim:“Sen yetersin Rabbim.”Belki de beni güçlü yapan tam olarak buydu. İnsanların yokluğu değil, Allah’ın varlığını en çaresiz anlarımda bile hissedebilmekti.Bir annem vardı ama anne değildi.Bir babam vardı; doyamadan toprağa verdim.Bir kardeşim vardı; şimdi aramızda aşılması zor uçurumlar var.Ve ben, hayatta tutunduğum birkaç dala kaldım.Evladım…Ve sevdiğim…Belki bir gün onlar da kırılır. Belki hayat, elimde tuttuğum dalları da benden alır. Elbette üzülürüm. Elbette canım yanar. Çünkü insan, sevdiğini kaybedince güçlü kalamıyor; sadece acısını taşımayı öğreniyor.Ama artık bir şeyi biliyorum:Allah insanı gerçekten tek bırakmıyor.Bazen bir insanı alıyor hayatımızdan, yerine sabrı koyuyor. Bazen bir kapıyı kapatıyor, insanın önüne kendisine açılan başka bir yol bırakıyor. Bazen herkesi susturuyor ki kul, yalnızca O’nun sesini duyabilsin.Ben belki çok kez kırıldım.Çok kez yalnız kaldım Çok kez “Artık dayanamam.” dedim.Ama her defasında, kendi küllerimin içinden yeniden kalktım.Çünkü insanın sırtını yaslayacağı kimse kalmadığında bile, gökyüzü hâlâ yerindedir.Ve ben artık biliyorum…Bazen insanın en büyük gücü, yanında kimsenin kalmamasına rağmen hâlâ hayata devam edebilmesidir. Çünkü Allah, kulunu kalabalıklarla değil; bazen yalnızlığın içindeki varlığıyla sınar.
El emeği ,göz nuru ...🕊
Bazı insanlar vardır; yüklerini, kimseye anlatamadıkları yaralarını sessizce getirip insanın yüreğine bırakırlar. Onları dinlerken yalnızca söylediklerini duymam, kendimi bir anlığına onların yerine koyarım. “Ben onun yerinde olsaydım ne yapardım?” diye düşünürüm. Sonra fark ederim ki bazı acıların karşısında insanın elinden düşünmekten başka hiçbir şey gelmiyor.Bazı insanların sabrı gerçekten yüce… Öyle ki insan, yaşadıkları karşısında “Ben olsam dayanabilir miydim?” diye kendine sormadan edemiyor. Belki de Allah, her kuluna taşıyabileceği kadar değil, taşıdığı sabrın büyüklüğüne göre imtihanlar veriyor. Ben artık bunun biraz daha farkındayım.Her insanın içinde kimsenin bilmediği bir savaş, yüzünde kimsenin görmediği bir yorgunluk var. Bu yüzden artık insanlara bakarken yalnızca gördüklerimi değil, göremediğim yaralarını da düşünmeye çalışıyorum.Ve kalbinden geçen her şeyi Allah’ın bildiği o güzel insanların, bir gün sabırlarının karşılığını en güzel şekilde almasını diliyorum. Umarım hayatlarınız da kalpleriniz gibi güzel olur. Çünkü bazı güzel kalpler, güzel bir hayatı fazlasıyla hak ediyor.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Artık gelsin benim mevsimim…Sararsın yapraklar, usul usul dökülsünler kaldırımlara. Biraz üşütsün rüzgâr tenimi; saçlarımı dağıtsın, yüzüme dokunsun ve ben o serinliğin içinde yeniden kendimi bulayım. Yağsın yağmur… Öyle çok yağsın ki şehir yıkansın, sokaklar sessizleşsin, toprak kokusu sabahın ilk ışıklarıyla odamın penceresinden içeri dolsun.Sonra gideyim seçtiğim şehre. O parka varayım; adımlarımı acele etmeden atayım, her köşesini karış karış gezeyim. Başımda berem, üzerimde ince bir ceket… Ellerim biraz soğuktan üşüsün ama içim sıcacık olsun.Bir bankta oturup yağmurdan ıslanmış ağaçları seyredeyim. Kimsenin bilmediği bir huzuru, yalnızca bana aitmiş gibi sessizce içime çekeyim.Bıktım yazın bitmeyen sıcağından. Ben biraz serinlik, biraz yağmur, biraz toprak kokusu istiyorum.Bitsin artık şu yaz…Çünkü ben, yaprakların sarardığı, yağmurun sustuğu ve gökyüzünün griye boyandığı o mevsime aitim
Bu kadar sakin olabilmek için, kendimin bir çok versiyonunu öldürdüm..
Sabr...