İslam Felsefesinde Nefs Kavramı ve İnsanlık Mertebeleri
Arapça’da nefs, İngilizce’de myself, Türkçe’de kendim... Hepsi aynı anlamda kullanılmakta. Nefs, İslam filozofları tarafından akıldan ayrılmaz bir bütün olarak görülmüş. Buradan özellikle Aristoteles etkisinden de bahsedilebilir.
Tasavvuf dilbilgisinde ise insanın ‘insan olmak’ bakımından derecelerini ifade eden yapının tümüne nefs deniyor.
Peki nedir bu insan olmanın dereceleri?
Toplamda 7 farklı derece vardır. Bunlar; nefs-i emmare, nefs-i levvame, nefs-i mülhime, nefs-i mutmainne, nefs-i razıyye, nefs-i merdıyye ve nefs-i kamile’dir.
İnsanın en aşağı derecesi, nefs-i emmare’dir. Bu derecedeki insan, zaaflarının peşinde koşan, haz dışında bir amacı olmayan, kötülükle beslenen insandır. Nefs-i Mutmainne ise erdemi, ahlaki ve manevi değerleri maddi şeylerin üstünde tutan insandır ve tanrısıyla güçlü bir ilişkisi vardır. İşte bu tür nefse sahip olanlar, insanlığın en yüksek derecesindedir.
Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
✓ Live Streaming✓ Interactive Chat✓ Private Shows✓ HD Quality✓ Free Actions
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bir yanda petrol parasıyla gününü gün eden krallar, bir yanda da açlık içinde birbirini öldüren Müslümanlar. İslam ülkeleri batıdan silah alıp birbirlerini vurma yarışında. Şu günlerde zengin Araplar birbirine düşmüşken başka derdimiz yok mu? diye düşünüyor insan. Peygamber mesleği sayılan siyaset nasıl Müslümanları birbirine düşürür? Kitap, sünnet, içtihat ve her fırsatta dinin temeli olarak emredilen adalet neden en büyük eksikliktir? Bu her zaman böyle olmamıştır. Petrol Müslümanları savurganlık içinde sıkıntıdan birbirine sarmışken esas Müslümanlar adaleti öğütlemiştir. Klasik çağında İslam düşünürleri siyaset felsefelerinin merkezine adaleti yerleştirmiştir. http://www.dmy.info/islam-dusuncesinde-adalet/
Modern felsefeyi “Batı felsefesi” diye itinayla “Doğu felsefesi” olarak adlandırılan felsefeden ayrı ele alma eğilimi çok yaygındır. Sanki bu iki felsefe özü itibarıyla birbirinden tamamıyla farklıymış gibi alınıyor sıklıkla. Oysa örneğin Kant’ın dikkat çektiği gibi ta en başından beri felsefe tektir.
Kant, felsefe bizi gerçeğe götürmesi için başvurduğumuz bilimdir, diyor. Bu bakımdan tektir. Ama gerçeğe nasıl ulaşabileceğimiz konusunda felsefe çerçevesinde yapılan felsefe denemeleri çoktur ve çok olmak zorundadır. Bir özgürlük bilimi olarak felsefenin diyalektik özünde vardır bu, yani bir olmasına rağmen çokluğu mümkün kılmasında.
Birbirinden tamamen farklı dönemlerde vücuda gelmiş felsefi oluşumlar arasında bile özü itibarıyla bu bakımdan özdeşlik vardır. İslami inancın yaygın olduğu coğrafyada oluşan felsefe de özgürlük felsefesidir. Öz, kendisini en çok erkekte gösterir. Etekte ontolojik bakımdan potansiyel, yani mümkün olan açığa çıkar.
Bazen “İslam felsefesi” denen felsefi oluşumu yüzyıllarca oluşturan filozoflar işe girişirken felsefenin davasını, yani insanlığın yeryüzündeki özgürlük ve ahlaklılık meselesini kendilerinden önce doruk noktasına taşımış olan antik Yunan felsefesini alımlamaktan, üstlenmekten hiç çekinmediler.
Başka türlü de olamazdı. Tüm filozoflar bir cumhuriyetin, filozoflar cumhuriyetinin üyeleridir. Hangi dilde, kültürde, tarihsel dönemde, inanç çağrafyasında ve dünyasında olursa olsun; filozofların hepsi “filozoflar cumhuriyetinin” yurttaşlarıdır. İslam felsefesini oluşturan filozoflar örneğin Aristoteles’i “ilk öğretmen” olarak tanımlamaktan da geri durmamışlardır. Hepimizin hayran olduğu İbni Haldun, Aristoteles’ten “filozof” olarak bahseder.
Düşünsel miras, sizden önce onu kimler doruk noktasına taşınmışsa, kim olduklarına bakmadan, oradan devralınır ve sürdürülür. İslam filozofları da veya genel olarak doğu dünyasının filozofları da böyle yaptı ve doğru yaptı. Doğu ve Batı aynı dünyanın iki coğrafyasıdır. Doğu ve Batı felsefeleri bir ve aynı felsefenin farklı görünüm halleridir.
Doğu’nun ve Batı’nın özü itibarıyla farklı dünyalar olduklarına dair bakış bizzat Batılı emperyalistler tarafından uydurulmuş ve onların Doğulu işbirlikçileri tarafından Doğu’da yayılmıştır. Amaç insanlığı parçalamaktır, zihinlere makas atarak bütünün görülmesini engellenmektir.
Bugün bu iki dünyanın birbirinden ayrı olduğuna dair zihinlerde oluşan makas böyle oluşmuştur. Zaten Batılılar da kendi modern felsefelerini oluştururken hiç gocunmadan Doğulu filozofları alımlamış, devralıp sürdürmüşlerdir. Filozofların yurdu da bundan böyle tüm dünyadır.
Prof. Dr. Doğan Göçmen
Modern felsefeyi “Batı felsefesi” diye itinayla “Doğu felsefesi” olarak adlandırılan felsefeden ayrı ele alma eğilimi çok yaygındır. Sanki b
Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
✓ Live Streaming✓ Interactive Chat✓ Private Shows✓ HD Quality✓ Free Actions
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bu hayatta kendine bir rol biçmeyen kimse,hayatın kendisine biçtiği rolü yaşamaya mahkumdur.İnsanların ve milletlerin kaderinin tayin edildiği yerde bulunmayan kimsenin,bu tayin ediciler tarafından alın yazısı tayin edilir.
Yeni yazı paylaşıldı: http://www.dmy.info/mevlana-haftasi/
Mevlana Haftası
Mevlana Haftası, her yıl 7-17 Aralık arasında kutlanan önemli gündür. 13. yüzyıl Türk-İslam düşünürü Muhammed Celâleddin-i Rûmî’yi anmak ve mirasını paylaşmak için ilan edilmiştir. Mevlana’nın vefat tarihi olan 17 Aralık 1273(h.672) tarihi nedeniyle bu günü içine alan haftada kutlanır...
Mevlana Haftası, her yıl 7-17 Aralık arasında kutlanan önemli gündür. 13. yüzyıl Türk-İslam düşünürü Muhammed Celâleddin-i Rûmî’yi anmak ve mirasını paylaşmak için ilan edilmiştir. Mevlana’nın vefat tarihi olan 17 Aralık 1273(h.672) tarihi nedeniyle bu günü içine alan haftada kutlanır. 17 Aralık Konya Mevlana Türbesi’nde gerçekleştirilen Şeb-i Arûs merasiminin de tarihidir. Şeb-i arus: düğün…