
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Sweden
seen from United States
seen from Paraguay

seen from United States
seen from Türkiye
seen from Colombia
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Australia

seen from Russia
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Netherlands

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kendimi kaldırım taşlarının arasından çıkan cılız bir çiçek gibi hissediyorum. Bütün gücünü yüzeye çıkmak için harcamıș, insanların üzerine basa basa geçmesine engel olamamış gibi. Ne acı bir son. Hayatımın her anlamda en karışık, en ne yaptığımı bilmediğim günlerinin içindeyim. Elimde olsa yüzümü bir duvara çevirip sonsuza kadar yaşarım ama duvar gibi yüzlerden kaçıyorum. Sevgi mi? Uçsuz bucaksız bir çölde akarsuyu düşlemek gibi. İçimde herkesten özür dileme isteği var. Beni tanıdığınız için özür dilerim, daha kolay olmadığım için özür dilerim, sorumsuzluğum için özür dilerim, sevgisizliğim için özür dilerim.
Hayat bize şans kapılarını birer birer açsaydı mutlu insanlar olabilirdik. Bence asıl sıkıntı tüm kapıların aynı anda açılması. O sarhoşluk ile tercih yapmak zorunda bırakılmamız ve tüm olayın doğru tercihi yapamamış olmamız ile ilişkisi.
Beni mutlu etmeyin. Lütfen, beni umutlandırıp bütün bunlardan iyi bir şeyler çıkabileceğini düşündürmeyin. Çürüklerime bakın. Şu sıyrıklarıma bakın. İçimdeki sıyrıkları görmüyor musunuz? Gözlerinizin önünde büyüdüklerini, içimi aşındırdıklarını görüyor musunuz?
Kitap Hırsızı/Markus Zusak

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bir yol düşlüyorsun, ne başındasın ne de sonunda, üstünde bile değilsin ama içinden çıkamıyorsun.
En çokta neye üzülüyorum biliyor musunuz?
-Sessizliğimi kullanmalarına..
“Konuşmuyordum. Ancak bu, daha çok, bir tercihti. İstesem, konuşabilir hatta hiç susmayabilirdim ama kendimi anlatmak artık ilginç gelmiyordu. Hem daha kaç kez anlatacaktım ki kendimi? Miting üstüne miting yapan bir politikacı ya da günde bin kez aynı cümlelerle dilenen bir çocuk gibi, daha kaç kez aynı şeyleri söylemek üzere, dudaklarımı aralayacaktım?”