Başlıktaki söz, 2013 boyunca en çok dinlediğim şarkıya ait. Olur da "Neymiş la o?" diyen olursa kendisi burada.
Her yıl 31 Aralık'ta yazı yazarken blogumun arşivine bakar, o yıl neler yaptığımı hatırlamaya çalışırım. Bu mantıktan yola çıkacak olursak 2013'ün benim için olayı şarkı paylaşmakmış, Tumblr'ı nasıl kaniş kullanmışım belli değil. Hal böyle olunca şu dakikada da şarkı paylaşmak dışında aklıma bir şey gelmiyor, bir blogger'ın hazin sonu böyle oluyormuş demek ki.
Her bir gününe bataklık suyu içerek başladığımı hissettiğim 2011/12 ölüm sezonu sonrasında 2013'ün benim için iyi bile geçtiğini söyleyebilirim sanırım. En azından kan kusarak ölmeye hazır girdiğim bir yılı, içinde pek de öyle kötü bir olay barındırmadan atlattım, zaten daha fazlasını isteyecek pozitiflikte bir insan da değilim.
Çok çalıştım, "amele gibi" değil, yeri geldi bildiğin amele olarak çalıştım. Bu konuyla ilgili olarak ne kadar şikayet edersem edeyim, işsiz güçsüz eve kapanıp birkaç ay boyunca alkolle yıkandığım günlerle kıyasladığımda, bu yoğunluk uzun zaman sonra kendimi işe yarayan bir birey olarak görmemi sağladı. Herhalde bir ara zengin olmamı da sağlar, ondan sonra daha mutlu bir insan evladı olabilirim. Zira, parayla mutluluğu satın alabileceğimi ve aksini iddia edenin mal olduğunu düşünüyorum.
GEZİ OLAYLARI XDXDXD konusuna girmeyeceğim. Sabırlar tükenmişti, birçok insan da bunu daha önce hayatta hiçbir şekilde deneyimlemediği yöntemlerle dile getirdi. Belli açılardan güzel günlerdi ve umarım bir işe yaramıştır ama hala bundan ekmek yemeye çalışanları gördükçe midem bulanıyor.
Bir ilişkim oldu. İnsanlık adına önemsiz bir gelişme olmakla birlikte, benim açımdan uzun zaman sonra birisiyle bir şeyler paylaşabilmiş oluşum sebebiyle güzel günlerdi. Herkes ve her şey gibi bitti, yine de güzel geçen bir yılın yarısını kaplaması nedeniyle burada sevgiyle anılması gerektiğini düşünüyorum. Andım, bitti, başka ne söylenir bilemedim skjfdsl.
Bu genel konular dışında 2013'ü güzel yapan küçük şeyler topluluğu var. Choq deli chılqın Roof ve Gölbaşı partileri, sevdiğim insanlarla muhteşem bir yaz tatili, yıllık ortalamamın üstünde bir sayıda İstanbul seyahatleri ve artık bunları kötü geçirmemeyi başarıyor oluşum, hatta bunlardan birisinde (üstelik sevgililer gününde lksdjfl) Baro'nun bana Dalek dövmesi yapmış oluşu vs.
Yine de,
Anlık coşkuyla beklentileri yükseltip 2014'ü kendi yılım ilan edecek falan değilim, her şeyin sadece olduğu gibi devam etmesi bile başıma gelecek en güzel şeylerden olabilir. Ben yine de kendimi tanıdığım için yıla negatif bir giriş yapayım da, en azından ileride hayal kırıklığına uğramam.
Hepinizin gözlerinden öpüyorum, Şeytan'a emanet olun.