Ben seni sevdiğim kadar bir duvarı sevseydim, şimdiye çiçek açardı. Sen bir yaprak bile vermedin...
- Rope -
Sade Olutola

blake kathryn
Lint Roller? I Barely Know Her
Fieri Frames
𓃗
Today's Document
hello vonnie
Not today Justin
One Nice Bug Per Day
cherry valley forever
I'd rather be in outer space 🛸

titsay

Kiana Khansmith

❣ Chile in a Photography ❣
The Bright Sessions

shark vs the universe
d e v o n
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Love Begins

seen from Malaysia
seen from Dominican Republic
seen from Canada
seen from Iraq
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Canada

seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Germany

seen from Iraq

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Indonesia
@bosluklaranlamkatar
Ben seni sevdiğim kadar bir duvarı sevseydim, şimdiye çiçek açardı. Sen bir yaprak bile vermedin...
- Rope -

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Gitmek istiyorum... Her şeyi , herkesi bırakıp gitmek istiyorum. Sadece kitaplarım olsun istiyorum. Kulağımda kulaklığım elimde mutsuz sonla bitmiş ama mutluluk için yazılmış kitabımla dolaşmak istiyorum Paris’in kasvetli sokaklarını. Hani aşıklar şehri derler ya, o öyle değil işte. Ben yalnız olmak için gitmek istiyorum. Hayallerim bir tek benim. Hayat mutsuz olmak için çok kısa, hayal kurmak için se daha kısa. Keşke diyorum bazen. Bir kitap karakteri olsaydım. Hani bir kitabın ilk başında da sonunda da o karakteri tanırsınız ya. Bazen seversiniz, bazen sevmezsiniz. Ben sevilmek için değil anlaşılmak için bir kitap karakteri olmak istiyorum. Sahte biliyorumlarla kendimi avutmak yerine bilmeseydim demek istemiyorum. Ben kaygısız bir hayat istiyorum. Hayallerim var. Hayallerim mutluluktan uzak hayaller. Hayallerim gereksinim hayalleri. Tıp okumak istiyorum ama bu bile isteye değil. Amacım hayatımı kolaylaştırmak. Etrafımdaki insanların benim için benden habersiz bana kılıf uydurmaya çalışmalarına kayıtsız kalıyorum. O kılıflara kendimi uydurmaya çalışıyorum içten içe. Evlilik hayalleri kuruyorlar ya. Kuruyorum. Yanımda kocam, kucağımda bebeğim, mesleğim doktor. Ben hep bu hayali kurdum. Başka yerlerde, başka zamanlarda. Benim hayalim bu değil. Evet ben insanları iyileştirmek istiyorum ama bunarla bu şekilde değil. Benim insanların ruhuna dokunmak istiyorum. Beden geçiciliktir. Bazı yaraları kapanır bazı yaraları kabuk bağlar ama zamanla acısı unutulur. Ama ruh, aldığı her darbede daha da yıpranır. Ben ruha dokunmak istiyorum. Kapanmayacak, belki de kabuk bağlamayacak yaraların sızısını azaltmak istiyorum. Keşkesiz, belkisiz bir hayat; iyi kilerle dolu bir hayat istiyorum. Ben kendimi dinlemek istiyorum.
Ben kitaplarla dostluk kurdum. Arkadaşsızım. Benim arkadaşlarım kitaplarım. Onlara olan sadakatim fazla. Ben anlıyorum. Onlar da beni anlıyor. Sorgusuz sualsiz beni dinliyorlar. Ruhumdaki yaralar görünmez değiller ama acıları dindirilebilir.
Bu yazı benim kendime olan sözümdür. Ben ileride her ne olursa olsun kitaplarımla ve kulaklığımla Eyfel Kulesine çıkacağım. Paris havası soluyup pastanelerinde gezineceğim. İnsanların ruhlarına dokunup yaralarına merhem olacağım. UNUTMA, HAYALLER GERÇEK OLMAK İÇİN VARDIR.
**
:)
Gökkuşağı gibiydi sanki. Her renk vardı içinde. Aşk, huzur, mutlululuk; belki keder, üzüntü ama her şeydi sanki. Gözlerindeki parlaklık yeşil, saçlarındaki güneş sarı, dudaklarındaki şarkı mordu benim için. Taştan duvarlarım hiç olmadığı kadar yumuşak olmuştu. Ellerim rüzgarın ehemmiyetine dayanamayan, cılız ağaç dallarının sevdasına göz yumup kendini rüzgara bıraktığı gibiydi. Rüzgara kavuştuğunda kopmak zorunda olduğu dala muhtaçlığını yitirdiği gibi ellerim onun ellerine muhtaçtı sanki. Onun ellerine kavuşmak istiyor ancak ellerimin muhtaçlığını yitirmek istemiyorum. Tek istediğim şey onun gök kuşağının rengi olmak. Peki gök kuşağı siyahı kabul eder mi?
Umut ve Zorluk
Ne kadar zor olabilir ki dediğiniz her şey siz beklettikçe git gide zorlaşıyor. Bir yanınız uçurum iken diğer tarafınız dağ. Hangisini seçeceğiniz size kalmış. Uçurum. Kolay ama keskin. Ölüm kaçınılmaz. Ancak bu ölümü bir çıkış yolu olarak görenler için değil. Hayattan sıkılmış, yorulmuş ve en sonunda ona yenik düşmüşler için değil. Bir umut olarak görür bazıları uçurumu. Belki ölmem der. Dibi o kadar sert değildir derler. Bunu söyleyen ve o uçurumu tercih edenler daima acizdir ve daima aciz olmaya mahkumdurlar. Kolay olanı seçmek bir umut değildir. Hele ki böyle bir durumda. Dağ. Yüksekliği ile gözleri büyüten, yüceliği ile çaba sarf ettiren ama güzelliği ile de kararsızlık ve çaresizlik topraklarına umut tohumu ekendir. Tırmanması zordur. Geri dönülmesi imkansız. Zirvede ne olduğu belli olmayandır. Elbette sonu bilinmeyen yollara çıkılmamalıdır ama ya yolun sonu kurtuluş ise? Ya yolun sonu gök kuşağının altından geçmek ya da bulutları keşfetmek ise? yolunuz ne kadar ışıksız ya da ne kadar zor ise umudunuz o kadar tükenmiş olur. Fakat dikkat etmeniz gereken tek nokta o umudu sizin var ettiğiniz ve yine sizin yok ettiğiniz olur. Umudunuzu elinizden alan aynalara, benliğinize karşı boyun eğmeden devam edin yolunuza. sonu bir uçurum da olsa devam edin...
Unuttuğun anlar, utandığın anların önüne geçerse; Utandığın anlar, unuttuğun anlar olur...
Iyi geceler binbir gece masalı, ıyi geceler zehirli elma ve pamuk prenses...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bazen bırakmak gerekiyor. Her şeyi, herseyini. Sadece iyileşmek için değil, iyileştirmek için de. Bazen kesmek gerekiyor yeni yeşeren umut ağacının tecrübesiz dallarını. Umut belki hayat demek, belki de hayatsızlık demek, bilinmez... Bilinen tek şey yaşadıklarımızın tuzu, biberi olması. Elinizden tek tutunduğunuz şey, hayallerimiz, alınsa nasıl hissedersiniz? Umutsuz, yaşama sevincini yitirmiş değil mi? Peki ben neden böyle hissediyorum? Neden kendi yapabileceklerime değil de insanların yaptıklarına odaklaniyorum? O onu almış ben de almalıyım, o bunu yapmış ben de yapmalıyım. Neden bu düzen böyle? Hayat sizin hayatınız. Birilerinin size müdahale etmesine kızıyorsunuz çoğu zaman. Peki neden müdahale ettiriyorsunuz?
Gök Kuşağının Siyahı
Ellerin ellerime değsin istiyorum, gözlerin gözlerime baksın, nefesin nefesime karışsın istiyorum. Her rengin olduğu gök kuşağına siyah olmak istiyorum. Rüzgarına kavuşan, cılız, biçimsiz bir dal misali sana kavuşmak istiyorum. Kırılacağımı bile bile seninle olmak, senin olmak istiyorum. Donmayı, yok almayı göze alıyorum; buz mavisi gözlerine bakabilmek için. Ben senin için her şeyi göze alıyorum. Yanıp küllerimden tekrar doğmak istiyorum. Bir Anka misali...
Düşlerim zifiri karanlık.
https://youtu.be/pic7Uynfkog