seen from Russia
seen from Philippines
seen from China
seen from Malaysia
seen from China
seen from China
seen from United States
seen from Russia
seen from Morocco
seen from Spain
seen from Ireland

seen from United States
seen from Germany

seen from Thailand

seen from Pakistan

seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from Albania
seen from United States

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ÇOK HÜCRELİ CANLILARIN EVRİMİ
Canlıları tek hücreli çok hücreli olarak iki grup da toplayabiliriz. Her iki gruptaki canlılar da varlıklarını koruma yaşama ve üremeye hazır halde eksiksiz var olmuşlardır.
Tek hücreli canlılar ultra kompleks ise çok hücreliler ultra ultra kompleks yapılardır.
Çok hücreli canlılar ökaryot cinsi kan, kas, kemik, kıkırdak, sinir vb.gibi farklı hücrelerden meydana gelir.
Dünyada ilk görülen canlılar prokaryot yapılı bakterilerdir.
Evrim doğru ise prokaryot bakteriler ökaryot çok hücrelilere evrilmiş olmaları gerekir.
Bu mucizeler dizimi nasıl gerçekleşir?
Ateist-evrimciler göre koloni oluşturan bakteriler aralarında örgütlenmişler, gerekli organları meydana getirmiş, ilk ilkel çok hücreli canlıyı oluşturmuşlardır.
Bakteriler aralarında çok hücreli canlılara doğru nasıl örgütlenir?
Örgütlenme aşamasında o yarım canlı varlığını nasıl korur, nasıl yaşar, nasıl ürer?
Cevap yok.
Bu tür iddiaları ancak ateizm denen pagan dinin inançlarına körü körüne iman etmiş; her ne olursa olsun savunmaya mecbur kalan ateist-evrimciler yapabilir.
İlkel olduğu iddia edilen ortaya ilk çıkan çok hücreli canlının varlığını koruma, yaşama ve üreme düzenler, sistemler ve mekanizmalarını eksiksiz sahip olduğu; iddia edildiğinin tersine hiç de ilkel olmadığı açıktır. Aksi halde ortaya çıktığı ilk anlarda yok olurdu.
ÖKARYOTLAR NASIL EVRİLMİŞ?
Prokaryot hücreli bakterilerin ortaya çıkmasından yaklaşık iki milyar yıl sonra ökaryot yapılı tek hücreli canlılar ortaya çıkar. Arada ara form olabilecek prokaryot-ökaryot arası herhangi bir canlı yoktur.
Ökaryot hücre yapılı canlılar prokaryot hücre yapılı bakteriler gibi varlıklarına korumaya, yaşamaya ve üremeye hazır halde aniden ortaya çıkarlar.
Ökaryotların çekirdekleri vardır, mitokondriler gibi yaşamsal organellere sahiptir.
Evrimsel ataları olması gereken prokaryotlar ile en küçük benzeşimleri olmadığı gibi evrim mekanizmaları ile doldurulamayacak kadar derin, geniş ve büyük farklılıklar vardır.
Teorilerinin gerçekliğine gönülden iman etmiş ateist-evrimciler ökaryotları prokaryotlardan evriltmek zorundadır.
Bunun içinde ilginç, ilginç olduğu kadar gülünç, gülünç olduğu kadar ibret verici bir senaryo üretmişlerdir.
Bu senaryoya göre arke bakterilerden birisi siyano bakterilerden birini yutmuş fakat sindirememiş. Sonunda ökaryot hücreye dönüşmüş.
Tam iki milyar yıl süren yutma ve sindirememe..
Ateist-evrimciler bu saçmanın da saçması gülüncün de gülüncü bu senaryoyu bilimsel gerçek kabul ediyor.
YAŞAMIN HARİKA CANLILARI BAKTERİLER
Bakteriler yaşam dünyasında ilk görülen canlılardır. Yaklaşık dört milyar yıldan beri yaşam dünyasında olup başka türlere evrilmemişlerdir ama inanılmaz sayılarda çeşitlenmişlerdir.
Evrilmemişlerdir çünkü ilk ortaya çıktıkları dönemlere ait kayaç tabakalarında rastlanan fosillerle günümüz bakterileri temelde aynı yapıdadır.
Bakteriler oksijenin olduğu yerlerde, oksijenin olmadığı yerlerde, çok soğuk yerlerde, kaynama derecesine yakın sıcak yerlerde, atmosferin üst tabakalarında, nemli yerlerde, kurak yerlerde.. yaşayıp üreyebilir.
Yaklaşık dört milyar yıldan beri yaşam sahnesinde olmaları, dünyanın bu uzun süreçte geçirdiği çetin dönemlerde yaşamayı ve üremeyi başarmaları çok geniş korunma, savunma, bağışıklık, çevreye uyum, beslenme, üreme düzenler, sistemler ve mekanizmalara sahip olmaları nedeniyledir.
Bütün bunlar sonradan oluşma (evrilme) değildir. Var oldukları ilk anlardan itibaren sahiptirler.
Bakteriler en olmadık yerlerde yaşamayı başarmış tek canlı türüdür.
Sadece bu gerçek bile evrim denen şeyi temelden çökertir.
Bakterilerin temel yapısı prokaryot yani çekirdeksiz hücredir.
Hücre; hücre duvarı ve hücre zarı, içinde dağınık halde DNA, RNA, ribozomlar, yağ tanecikleri, glikojen, proteinler ve %90 oranlarında su bulunan sitoplazmadan oluşur.
Bakterilerin çeşitlerine göre sahip olduğu yapılarda ayrıntı farklılıkları olabilir.
Kimi bakteriler fotosentez yapabilir.
Aktif hareket edenlerde bulunan bakteri kamçısı mükemmel bir biyomotordur.
Bakteriler toz zerreciklerine, su damlacıklarına tutunarak uzak mesafelere taşınabilir.
Bazı bakterilerde de hücre duvarının dışında polisakkaritlerden oluşmuş koruyucu bir kapsül bulunur.
Bakterilerin yüzeylere ve birbirlerine tutunmak için pilus denen kısa uzantıları vardır. Piluslar aynı zamanda iki bakteri arasında DNA aktarımında rol alır.
Bakteri DNA'sı zar ile çevrili değildir. Katılım maddesi sitoplazmada, çekirdek alanı denilen bölgede bulunur, halkasal bir DNA molekülünden oluşur.
Bazı bakterilerde bu DNA'nın dışında plazmit adı verilen yapılar da bulunmaktadır.
Plazmitler küçük halkasal yapıya sahip, kendini eşleyebilen DNA parçacıklarıdır. Bakterilerde bazı özelliklerle ilgili genetik bilginin bir bakteriden diğerine taşınmasında, zor koşullara karşı direnç oluşumunda avantaj sağlar. Bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç kazanması bu yapıların aktarımı ile sağlanır.
Bakteriler uygun olmayan ortam şartlarında hayatta kalabilmek için endospor oluşturur.
Endosporlar olumsuz koşullara dayanıklı, metabolizması yavaşlamış yapılardır.
Hücre, kromozomunu kopyalarken bir kopyasını da dayanıklı bir duvar ile çevirir ve olumsuz koşullarda hücre parçalansa bile çok dayanıklı olan endospor hayatta kalır.
Bu; yüksek ve düşük sıcaklık durumlarında meydana gelir.
Bakteriler çok düşük sıcaklıklarda endospor halde uzun yıllarca var olabilir. Örneğin buzullarda binlerce yıllık bakterilere rastlanmıştır.
Kaynama derecesine yakın sıcaklıklara kadar yaşamaya başarsalar da daha üst seviyelerde endospor bakteriyi koruyamaz.
Bakteriler eşeysiz olarak bölünme ile çoğalırlar. İdeal şartlarda bölünen bakteri 20 dakika sonra gelişimini tamamlayarak tekrar bölünme geçirebilir. Bu da inanılmaz derede hızlı çoğalma demektir.
Bir bakteriden, aynı çeşit bir başka bakteriye genetik aktarım yapabilir. Evrim dilinde buna gen transferi deniyor.
Gen transferi bakterilerin yapılarını koruma mekanizmasıdır.
Her hangi bir nedenle genetik materyali tersinime uğramış bakteriler aynı cins bir başka bakteriden gen transferi yaparak bozulan genetik bilgilerini düzeltebilir.
Nice milyar yıllardan beri yapılarını korumaları yaşamayı başarmalarının sırrı buradadır.
ÖKARYOTLAR VE PROKARYOTLAR Hücreler, yapılarına ve organizasyonlarının karmaşıklığına bağlı olarak birbirinden ayırt edilebilecek, prokaryotik ve ökaryotik olmak üzere iki temel farklı yapıya evrilmiştir.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ÖKARYOTLAR VE PROKARYOTLAR Hücreler, yapılarına ve organizasyonlarının karmaşıklığına bağlı olarak birbirinden ayırt edilebilecek, prokaryotik ve ökaryotik olmak üzere iki temel farklı yapıya evrilmiştir.
Beyin ve kompleks yapısı
İÇİNDEKİLER:
EVRİM HİPOTEZİ ve CANLI HÜCRELERİ
Ökaryot Hücreler Prokaryot Hücrelerden Daha mı Gelişkin?
Canlılığın Temel Maddesi: Aminoasitler
Canlılığın Rastlantılarla Oluştuğunu Kanıtlama Çabaları
Proteinoidler Canlılığın Kökeni mi?
Miller - Urey Deneyleri
MİLLER UREY DENEYİNİN TEKRARI
Miller-Urey Deneyinin Geçersizliği Konusundaki Diğer Kanıtlar.
Proteinlerin yapıları Evrimi Ret Eder.
Proteinler Rastlantılarla Oluşabilir mi?
Proteinlerin Rastlantılarla Oluşabilirliği Konusunda Bilim Ne Diyor?
Pozitif Bilime Göre Canlılık Nedir? Ne Değildir?
Karbon elementi ve canlılık
Bilimin Işığında Aminoasitler- Proteinler-Hücreler ve Canlılık
CANLI HÜCRELERİNİN YAPISI
Hücre zarı:
Hücre zarı rastlantılarla oluşabilir mi?
Kolloit
MİTOKONDRİ
PLASTİDLER
Hücre Çekirdeği:
Golgi aygıtı
Üreme ve DNA:
İstenmeyen Şifreler Sorunu ve Kromozom Sayı Farklılıkları:
Kromozom sayıları evrime kanıt mı?
Canlılarda Enerji Santralleri
mDNA ve Mitokondriyel Havva Teorisi:
Lizozomlar:
Hücrelerde Protein Üretimi:
Enzimler
Canlılarda moleküler planlama:
BASİTE İNDİRGENEMEZ KOMPLEKS SİSTEMLER
Canlılarda DNA ve rRNA Dizilimleri:
MÜŞTEREK ORGANLAR VE SİSTEMLER
Metamorfoz (başkalaşım)
KÖK HÜCRELER
İskelet sistemleri:
CANLILARDA İSKELET
Kaslar
Dişler
Canlılarda sinir sistemi
Sinir sistemi ve beyin
Beynin kompleks yapısı
Beyin konusunda fosiller ne diyor
Omurilik
Düşünen Makineler Yapmak Mümkün mü?
Deep blue deneyi
Organlarımızın Yapısı
Görme sisteminin kompleks yapısı
Canlılarda Dolaşım Sistemi
Alıntı: BUNLARI SEN Mİ KONTROL EDİYORSUN?
Dolaşım sistemine sahip olmayan canlılar
Açık dolaşım sistemi
Kapalı dolaşım sistemi
Omurgalı ve Omurgasızlarda dolaşım sistemleri
İnsanlarda dolaşım sistemi
Kan Nedir? Ne Değildir?
Alyuvarlar
Kan plazması
Kan yapıcı organlar
Kanın temizlenmesi ve böbrekler
SİSTEMDEKİ KAN DOLAŞIMI
KANIN PIHTILAŞMASI OLAYI
SOLUNUM SİSTEM
Akciğerler nasıl çalışıyor?
Susal canlılar karasal canlılara evrimleşebilir mi?
Burun
Nefes borusu ve yutak
Gırtlak
Yaşamın Olmazsa Olmazlarından Beslenme ve Sindirim sistemi
Sindirim nasıl gerçekleşiyor?
Sindirime yardımcı organlar
Ya derimiz olmasaydı?
İşitme Sistemi ve Kulak
Kulak ve denge mekanizması
Canlılarda Kamuflaj
Kamuflaj ustaları = Bukalemunlar
CANLI BEDENLERİ VE MİKROORGANİZMALAR
Canlılarda savunma sistemleri
Savunma sistemleri ve deri
Solunum sistemindeki savunma
Sindirim sistemi ve savunma
Canlılarda Lenf Sistemleri
Lenf Sisteminin Çalışma Mantığı:
Savunma Sistemleri
Dalak ve lenf bezleri
Bağışıklık sistemi araştırmalarının tarihçesi
Savunma (bağışıklık) sistemleri neden önemli?
Bağışıklık Sistemi ve Organları
Kemik İliğinin Savunma Korunma ve bağışıklık Sistemindeki Yeri
Timüs Bezinin Sistemdeki Yeri
Sistemde Görevli Hücreler ve Çeşitleri
B Lenfositleri
T ve NK (doğal öldürücü) lenfositleri
Yardımcı T Hücreleri
Kan ve yapısı
Trombositler
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ
Kompleman sistemi
T hücreleri
Antikorların yapısı
Antikorların çeşitleri
Bağışıklık Sistemleri Alternatifleri
Bağışıklık Sistemi Bozuklukları
Canlı Savunma - Korunma - Bağışıklık çevreye uyum düzen sistem ve mekanizmaları Niçin Rastlantılarla Oluşamaz ?
Bağışıklık Sistemleri ve Tümörler
Bağışıklık Sistemlerini Baskılama Metodları
Zararlı Mikroorganizmalarla Savaş
Mutasyonların zararlı oluşuna en büyük kanıt:KANSER
Korunma Savunma ve Bağışıklık Sistemlerinin Öneminİ GösterenSinsi Bela= AİDS
Savunma Korunma ve Bağışıklık Sistemlerine Evrim Teorisi Ne Diyor?
Kompleks organlar basite indirgenebilir mi?
Ökaryot Hücreler Prokaryot Hücrelerden Daha mı Gelişkin?
Prokaryot hücreler dünya yüzünde görülen ilk canlılardır. Yaklaşık üç milyar beşyüz milyon yıllık kaya katmalarında fosilleri bulunmuştur.
Prokaryot hücrelerin dünya yüzünde görülen ilk canlı olmaları evrim mantığına göre onları en ilkel canlı yapar. Buna göre tüm canlılar alemi bu ilkel hücreden evrimleşmiş olmalıdır.
Ökaryot hücreler ise prokaryot hücrelerin görülmesinden oldukça uzun bir süre sonunda (yaklaşık iki milyar yıl sonra) görülür. Bu durumda (evrim mantık ve ölçüler göz önüne alındığında) ökaryot hücreler prokaryot hücrelerden daha gelişkin (evrimleşmiş) olmalıdır.
Gerçekten de ökaryot hücreler prokaryot hücrelere göre daha derli toplu, gelişkin bir yapı gösterir gibidir.
Ökaryotlarda prokaryot hücrelerin stoplazmasında dağınık halde duran DNA sarmal bir yapıya kavuşmuş, bir zarla çevrelenip koruma altına alınmıştır.
Ayrıca ökaryot hücrelerde yaşam için çok önemli görevler yapan mitokondriler gibi bazı hücre içi organeller olduğu halde bu organeller prokaryot hücrelerde bulunmaz. Olayı daha da ilginç yapan ilk ilkel canlı olarak kabul edilen prokaryot hücrelerle onlardan evrimleşmesi gereken ökaryot hücreler arasında en küçük bir benzeşimin bulunmamasıdır.
En küçük bir benzeşim olmadığı gibi yapıları arasında öylesine derin, geniş ve büyük farklılıklar vardır ki hayal gücü en geniş evrimciler bile ökaryot hücrelerin prokaryot hücrelerden evrimleştiğini iddia etmekte zorlanmaktadırlar.
= = = =
Prokaryot ve ökaryot hücrelerde yapı olarak en küçük bir benzeşim dahi yoktur. Birbirlerinden evrimleşmeleri mümkün değildir.
= = = =
Ortada konu ile ilgili (evrimciler özel bazı saçmalıklar dışında) akla, mantığa ve bilme uygun herhangi bir varsayım yoktur.
Ökaryot hücreler prokaryot hücrelerden daha mı gelişkindir?
Ökaryot hücreler prokaryot hücrelerden iki milyar yıl gibi oldukça uzun bir süreç sonra ortaya çıktıklarına göre evrim mantığına uygun olarak prokaryotlardan daha gelişkin olmaları gerekir ama gerçek öyle değildir.
Prokaryot hücrelerin hücre içi organel eksikliklerine, ilkellik gibi görülen yapı farklılıklarına rağmen ökaryot hücrelerden hiçte küçümsenmeyecek üstünlükleri vardır.
Prokaryot hücreli canlılardan kimileri flagela (bakteri kamçısı) denen organlara sahiptirler. Bu nedenle hareket edebilirler. Prokaryot hücrelerden kimileride klorofil denen harika moleküle sahiptırler. Fotosentez yapabilirler.
Hareketlilik ve fotosentez ise bir canlı için yaşam dünyasında çok büyük avantajlar sağlar. Diğer ifade ile hareket eden canlılar hareket edemeyenlerden daha üstündürler. Fotosentez yapanlarla yapamayanlare göre öyledir.
Bu nedenle ökaryot hücrelerin prokaryot hücrelerden daha gelişkin olduğu varsayımı hiçte bilimsel ve akılcı olmaz.
Sonuçta her ilk hücrenin kendine özel ve mükemmel olduklarını, yaşam dünyasındaki görevlerine uygun olarak yaratıldıklarını kabul etmek birini diğerinden üstün tutmamak en akılcı ve bilimsel davranış olacaktır.
Göründüğü kadarıyla evrimciler baltalarını bir kez daha taşa vurmuşlardır.
Bakteri ve Bakteri Kamçısı
Tek hücreli canlılar her ne kadar evrim teorisi savunucularınca ilkel canlılar olarak tanımlanırsa da hiçte ilkel olmadıklarını, yaşam dünyasındaki görevlerine uygun olarak birbirlerine üstünlüklerinin bulunduğunu her ikisininde özel ve mükemmel yapılarla var edildiklerini yukarıdaki bölümde belirtmiştik.
Şüphesizki bu canlı hücreleride diğerleri gibi kendilerine özel mükemmel olarak var edilmişlerdir ve pek çok basite indirgenemez sistemleri içlerinde barındırırlar. Bunlardan biriside bakteri kamçısıdır.
Kamçı olarak Türkçeye çevrilen flagella isimli organ bazı bakteriler tarafından sıvı bir ortamda hareket edebilmek için kullanılır.
Organ bakterinin hücre zarına tutturulmuştur. Canlı ritmik bir biçimde dalgalandırdığı bu kamçıyı bir palet gibi kullanarak istediği yön ve hızda yüzebilir.
Bakteriler kamçısı uzun zamandır bilinmektedir.
Son gözlemlerle kamçının basite indirgenemez yapısı fark edilince bilim dünyası şaşkına dönmüştür. Kamçı sanıldığı gibi basit bir titreşim mekanizmasıyla değil çok kompleks ve karmakarışık organik motor şeklinde çalıştığı görülmüştür.
Bakteri kamçısı tek hücreli prokaryot bir canlıda bulunan basite indirgenemez bir oluşumdur.
Bakterilerin bu organik motoru bildiğimiz elektrik motorunun mekaniğine çok benzer. Bu organik motorda da sabit olan stator ile hareketli olan rotor gibi çalışan elemanlar bulunur.
Bu organik motordan oluşan kamçı 240 çeşit molekülden oluşur ve bakteri zarından gelen bir asit akışından aldığı enerjiyi kullanır.
Kamçıyı oluşturan proteinlerden bazıları kamçının organik motoru açıp kapayan sinyaller gönderir. Kamçıda atom boyutunda hareketler sağlayan mafsallar oluşmuştur. Kamçı tam anlamıyla bir tasarım harikasıdır. Her şey yerli yerindedir. Bu kamçı hiç bir zaman basite indirgenemeyecek bir kompleksliğe sahiptir ve CANLININ iLK VAR EDiLDiĞi ANDAN iTiBAREN VARDIR. SONRADAN OLUŞMAMIŞTIR.
Tek bir parçasının eksikliği ya da yanlış montajı bile kamçının çalışmasına engeldir.
Ayrıca bu kamçı canlıya faydalı olabilmesi için var oluşun ilk anlarında eksiksiz olarak oluşmalıdır. Eksik ve yarım yapılı bir kamçı işe yaramadığı gibi canlıya yük olur, yaşamasını güçleştirir.
Bu gerçek evrim teorisinin ön gördüğü kademeli evrimi anlamsızlaştırmakta, içinden çıkılmaz bir sorun olarak karşılarında durmaktadır.
Bakterilerde kamçı protein genleri ile yapılan mutasyon çalışmalarında, sisteme ait bazı genlerde meydana getirilen yapay bozuklukların, kamçının çalışmasını durdurmadığı ama bakterinin kimi zaman ortamdaki uyaranı uygun şekilde algılamasını engellediği veya kamçının sola ya da sağa dönüş yönünü düzgün ayarlayamadığı görülmüştür.
Yani bu mutant (mutasyona uğramış) bakterilerde kamçı iş görmekte ama organizmanın etkinliği azalmaktadır. Diğer ifade ile mutasyonlar canlının zararına olmuştur.
Basite indirgenemez kompleks yapısı nedeniyle bakteri kamçısı en çok tartışılan konuların başında gelir.
Evrim basitten karmaşığa ve mükemmele doğru kademeli bir değişim öngördüğünden bakteri kamçısı gibi mükemmel sistemlerin canlı ilk var olduğu anlardan beri bulunması evrim teorisiyle tamamıyla çelişir.
= = = =
Bir Klorofil Molekülünün Harika Yapısı.
Bu harika molekül bitkilerle beraber kimi tek hücreli canlılarda ilk var edildikleri andan itabaren vardır, yaşamsaldır ve rastlantılarla oluşması ise mümkün değildir.
��m�g�