Kalp sever
Yıllar yılı söylenegelen "kalple sevmek" ifadesi ve duygudurumlarımızı kalbin kontrol ettiği düşüncesi, son zamanlarda bir miktar ötekileştirilmeye başladı. İşin aslı öyle değil elbette. Duygularımız da düşüncelerimiz de beyinde başlayıp devam eder. Kimyasal süreçlerle kontrol altında kalır. Sevmek veya diğer duyguların kalpten bilinmesi, o duygulara girilince kalbin yüksek ölçüde etkilenmesinden olsa gerek. Sevince veya öfkelenince kalbimizde bir şeyler oldu sanırız. Atış sayısı artmıştır, farklı davranıyordur artık. İşin gerçekçi ve bilimsel boyutunu bir tarafa bırakırsak, söylem son derece romantik! İstediği kadar bilimsel olarak çürütülsün, bu şekilde söylenmeye devam edecektir... Her ne kadar bütün vücudu beyin yönetiyor desek de ufak bir ayrıntı gözden kaçıyor. Tüm vücudu saran sinir ağı beyin tarafından kontrol ediliyor. Yalnızca, kalp! Kalbin sinir ağı kendine özel ve kendi üzerindedir. Merkezi sinir sisteminden tamamen bağımsızdır. Kimyasalların tetiklemesiyle vücudun geri kalanıyla iletişimini sürdürür. Kim bilir, belkide bu yüzdendir duyguları ve duygular yüzünden yaşadığımız dengesizlikleri kalbe yoruşumuz ve beyinle kontrol edilmez görmemiz. Ne de olsa beyinden bağımsız...

















