İmam Suyuti'nin "Miftahu'l Cenneh fi'l İhticac bi's Sünne" eserinin tercümesi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in sünnetinin de vahy olduğu ve ona uyulmasının gerekliliğinin ispatı üzerine bir eser.
Ne acaiptir ki çeviren yayınevinin ve tercüme ettikleri diğer kitapların taban tabana zıddı bir akideyi/usulü savunmakta ve delillendirmekte. Tabii yayınevine sorsak bu kültürel genişlik/hoşgörü, başka fikirlere açık olmak filan.
Aslında "biz sadece Kuran'a davet ediyoruz, Allah'tan başka helal/haram belirleyen olamaz, Rasulullah postacı gibi geldi, vahyedileni okudu gitti diyenlerin/davrananların" istedikleri şey İslam'n bir felsefe, bir edebiyat/sosyoloji akımı gibi sadece lafta, akademik çevrelerde konuşulması, çay masalarına meze edilmesi. Hayata geçirilmesi ile alakaları veya böyle bir dertleri yok.
Şüphesiz ki her iddianın bir de ispatı olur. Allah için bu söylemde olanlara bakın. Konuşmaktan başka ne yapıyorlar?
Hangisi helali/haramı Allah belirler, sizin demokrasi dininiz değil diye çıkıp siyasiler kafa tutuyor?
Hangisi LGBT, Allah'n helak etme sebebidir, biz buna razı değiliz diye konuşuyor?
Hangisi Kuran'a motomot şekilde kadınların örtünmesi, evlerinde oturması ile alakalı konuşuyor?
Konferanslarında haremlik/selamlık gibi konulara dikkat ediyor?
Hangisi mustazaf Müslümanlar için eline silah alıp, müstekbir kafirlerle cihad ediyor?
İşte sünnetin red edilmesi, o rivayetleri bize aktaran sahabenin ve ulemanın hiçe sayılması arkasında ki fikir/proje bu.
Bu Kuran'ı tebliğ eden, açıklayan (beyan) ve örneklik oluşturan (usvetun hasene) insanlardan soyutlayıp, sonra da ayetleri Arapça'nın birden fazla mana içermesi hasebiyle istediğin gibi eğip bükerek kafirlerin ve onların modernist fikirlerine uydurmak.
Bu ümmet Kuran'ı anlayınca herşey çözülecek, indirilen din/uydurulan din gibi söylemlere sahip olanlara bakarak Rasulullah'n ve ashabının düşmanı olan bu münafıkları kolayca tanıyabilirsiniz.
Nisa Suresi 61. Onlara, "Allah’ın indirdiğine ve Rasul'e gelin" denildiği zaman MÜNAFIKLARIN senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.
Furkan Suresi 27. Zalim olan kimse o gün; ellerini ısırarak: “Ah keşke, Rasulle birlikte bir yol edinmiş olsaydım" der.










