Necm Suresi 19-20. Gördünüz mü Lât'ı ve Uzza'yı? Ve üçüncüleri olan (put) Menât'ı?
İmam Buhari’nin rivayet ettiğine göre, Abdullah İbn Abbas (radıyallahu anh) şöyle demektedir:
Lat, hacılara sevik pişiren bir adamdı.
Sahih-i Buhari, 485
İmam Taberi’nin aktardığı rivayette ise Tabiin dönemi alimlerinden Mucahid (rahimehullah) şöyle demektedir:
(Lat) onlara sevik pişiren birisiydi. Öldü ve kabri üzerine itikafa durdular.
İbn Cerir et-Taberi, Camiul Beyan fi Tevilil Kuran, 27/58
İmam Suyuti (rahimehullah) bu hadislerin beyanı sadedinde şöyle demiştir;
Şüphesiz ki Lat putuna tapılmasının sebebi orada salih bir kişinin kabrine gösterilen tazimden kaynaklanmıştır. Bu kişi vaktiyle hac yapanlara yemek yediren birisiydi. Ne zaman ki vefat etti, O'nun kabrinin etrafına gelip sürekli orada kalmaya başladılar.
Aynı şekilde Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nesr putlarının da vaktiyle Nuh ve Adem (aleyhisselam) dönemleri arasında yaşamış salih kimseler olduğu belirtilmiştir. (Bununla alakalı rivayet için bir önceki paylaşıma bakın)
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yasaklama sebebi olan bu illet, birçok ümmeti büyük şirke veya bunun haricindeki günahlara düşürmüştür. Bundan dolayı sapıtmış birçok topluluğun Allah'ın evleri olan mescitlerde ve seher vakitlerinde Allah'ın huzurunda olmadıkları kadar, salihlerin kabirlerinde eziklik, huşu ve zilletle onlara ibadet ettiklerini görürsün.
Kabirlerde kıldıkları namazdan ve orada ettikleri duadan umduklarını, Allah'n evleri olan ve kendilerine sefer (şeddur-rihal) yapılmasına izin verilen mescitlerden ummamaktadırlar.
İşte bu mefsedet (zarar) Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in kökünü kazımak istediği durumdur. Öyle ki O, bu mefsedet sebebiyle putlara tapmaya kadar götüren bu yolu kapamak (sedduz-zeria) için, namaz kılan kişi o yerin bereketini kast etmese bile kabirde namaz kılmayı mutlak şekilde yasaklamıştır.
İnsanın kabul olmasını umarak namazı buralarda kılması ve önemli işleri ile ihtiyaçları için bunlarla teberrük (bereket için bir eşyayı, kişiyi aracı edinme) edip, icabet edilmesini umarak burada dua etmeyi kast etmesi ise, açıkça Allah'a ve Rasul'une karşı gelmek ve O'nun dinine ve şeriatına muhalefet etmektir.
Emru bil İttiba, syf. 138-139













