Yine uzun bir şeyler yazmak istiyor parmaklarım, başlayalım...
Mantığım ile bedenim, Kuzey ve Güney kutupları gibi. Birbirlerine zıtlar ama aynı kaderi paylaşıyorlar. İkisi de buz kesmiş...
Ben mutlu olmak için sebep ararken. Onca kötü şeyi görmemeye çalışırken. En ufak kırıntıdan iyi sebep ararken. İnsanların hayatı kara delik gibi. Özellikle çekip atıyorlar belayı. Küçücük şeyler için taşlıyorlar. Suçlusu sanki şeytan, laf atıyorlar. Hepsi üzülmek için bahane arıyorlar...
Göğsüm sıkışıyor, nefesim daralıyor. Sebebini biliyorum. Benliğime, mantığıma, çok zıt bir davranış. Her duygusunu son zerresine kadar yitirmiştim hayatın.
Mutlu üzgün yok. Sadece mantıklı, mantıksız....
Fakat bu yaşadığım mantıksız. Kendi denizimden açıldım çok uzaklara. Denedim defalarca gözlerimi kapatmayı. İçime oturan baskıyla nefes almayı...
Her şeyi bilmem mi beni mutsuz yapan. Sonucuna kadar her aşamasını bildiğim bir kitaba kafayı takmak mantıksız. Aslında canımı sıkan şeyi bile biliyorum. Sadece sonunu değiştirebilirim sanmıştım. Yine...
Gelme üstüme hayat yoruldum. Bu defa gerçekten. Her göz damlasında derin nefes alıp durdurmaktan. Her bencilliği alttan almaktan. Her şeyi içime atmaktan. Her düşüncede boğulmaktan.
Kısa sürede üstesinden geliyorum. Hızlı birkaç nefes al, sakince uzaklara odaklan ve işte geçti. Bu durum günde onlarca defa olmaya başladı ve her defasında durumu kurtarıyorum, ya kurtaramazsam.
Her ihtimali düşünmek, hepsine de plan yazmak. Hiçbiri değiştirmiyor gerçekleri. Ne zaman, sorusu çıkmıyor akıldan. Kendim için, sadece benliğim için yaşayabileceğim bir evren.
Artık kimse anlamayacak, bağlantısız şeyler sanılıp atlanacak. Kendi kendine bağlantılar uyduran birine zaten zaman harcanmaz. Belki onlarca yıl sonra sen okuyacaksın ve sebep arayacaksın. sebep sonuç yok, sadece aylardır saklı kalan ağlama isteği var. Nedenini biliyorum ama mantıksız, gerçekler açık ama inanmak istemiyorum. Konuşkanlığımdan çok içimde susuyorum. Harfler akıyor ama yazamıyorum. Zihnimden geçenler mi çok hızlı, yoksa parmaklarım mı çok yavaş...
Gözlerim mi suçlu ıslanmak isteyerek, zihnim mi suçlu durdurup geri iterek. Yoksa eller mi suçlu hissederek. Yoksa ben mi suçluyum yine, sadece biraz mutluluk isteyerek.
Ne zaman olabilirim kendim gibi. Ne zaman dönebiliriz çocuğa.
















