#sanfranciscan (at San Francisco, California)
Not today Justin

oozey mess
ojovivo
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

if i look back, i am lost

shark vs the universe

ellievsbear

🪼
Game of Thrones Daily
Sade Olutola
Cosimo Galluzzi
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
𓃗
$LAYYYTER
EXPECTATIONS
taylor price

seen from United States

seen from Indonesia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Argentina
seen from India
seen from Croatia

seen from Indonesia

seen from Bolivia

seen from United States
seen from Colombia
seen from Venezuela

seen from Argentina
seen from Pakistan
seen from India
seen from France
seen from Sri Lanka
seen from Japan

seen from Türkiye

seen from Australia
@pederbey
#sanfranciscan (at San Francisco, California)

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
✈️ #doha #qatar (Doha International Airport - Qatar Airways Terminal A)
İngiltere'nin milli kütüphanesi British Library'nin yürüttüğü, Seslerimizi Koruyalım (Save Our Sounds) çalışması kapsamında, J.R.R. Tolkien'in bilinen en esk...
“İşte bunlar iyi sigaradır. Beğeneceğinizi umuyorum.” — J.R.R. Tolkien
Andrei Tarkovsky, Nostalghia
possible?

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
#route66 (at esenli kasabası)
at Assos
#auxenprovince #vscophile
#Gelecek ne yönde? (at Istanbul Design Biennial)
"Nerede olmak istediğimi bilmiyorum. Belki de bu yüzden hiçbir yerdeyim."
Eylül’de Peyniraltı Edebiyatı: Tezer Özlü.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
mavi kuş
Efsane film yapımcısı, anime & manga sanatçısı Miyazaki'nin kariyerinin son filmi: The Wind Rises. II. Dünya savaşında Japonya için uçak tasarlayan mühendis Jiro Horikoshi (fotoğraftaki)'nin yaşamını temel alan ve Tatsuo Hori'nin kısa öyküsünden esinlenerek hazırlanmış bir film. Jiro, genç ve tutkulu bir mühendis olarak tasarladığı uçakların savaşta kullanılmasından derin üzüntü duyduğunu söylüyor. Ama her şeye rağmen ölüm makinelerinin altında imzası var. Güç ve para sahibi insanların oynadığı oyunda mühendisler de kurban gitmiş, çiftçiler de, askerler de, çocuklar da. Filmden hemen sonra; haber kanalları bomba yağdıran uçakları gösteriyordu. 2. dünya savaşından yıllar sonra, yüzlerce yıldır devam eden sömürü düzeninin hiç değişmediğini gördüm. Filmin üzücü yanı buydu. Rüzgar yükseliyor. Yaşamaya çalışmamız lazım.
I'm watching The Wind Rises
“Jiro Horikoshi'nin hayat öyküsü.”
Check-in to The Wind Rises on tvtag
Ağustos 1993’te Kurt Cobain, Williamm Burroughs’a Nirvana’nın “In Utero” albümünün ilk video klibinde yer alması için bir mektup yazdı. Kurt Cobain’in William Burroughs’a yazdığı mektup, mektubun öncesi ve sonrasıyla birlikte,Türkçe’de ilk kez Peyniraltı Edebiyatı Haziran sayısında! Çeviri: Selim Bektaş

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
çavdar tarlasında çocuklar. (at Esenli Kasabası)
Adnan Bey sigarasından henüz rahat iki nefes almıştı. Sigarasını göstererek "Müsade ederseniz arkadaşların arasında şu sigaramı bitireyim." ricasında bulunmuş, fakat asabi üsteğmen sert bir şekilde reddetmişti.
Genel ahlak kurallarına aykırı davalarla ilgisi bulunmayan sert, haşin, en ufak nezaket içermeyen, temiz Türkçemizi ve vicdanları perişan eden adi beyanlar duruşma salonunun yüksek yerinden avaz avaz bağırılarak söyleniyor, mahkeme salonuna getirtilen izleyiciler mahkeme başkanının ve başsavcının ağzından çıkan her karanlık kelimeyi alkışlıyor, sanıkların her cümlesini yuhalayarak sözlerini kesiyolardı. Her şeye rağmen sanık ve müdafilerin üslubu adalet terbiyesine asla karşı gelmiyordu. Engin bir sadizm içinde zevk alındığı açık bir şekilde belliydi.
Adnan Bey ızdırap dolu aylar sonunda mahkeme salonunda şikayetini bitkin bir halde şöyle dile getirecekti;
"Reis Beyefendi, sadece usüle ait bir maruzatta bulunacağım. Bir insanın haklarını müdafa edebilmesi için muayyen şartların mevcudiyeti lazımdır. Bendeniz beş aydır tecrit edilmiş vaziyette bir tek odanın içinde ve günün yirmi dört saatinde her saat değişen nöbetçi subayın nezareti altında bir tek kelime konuşma imkanım mevcut olmadan yaşadım. Bu şartlarda konuşma ve akli melekelerim sekteye uğradı."
Devamlı olarak, tekrar ve tekrar idamı isteniyordu. Yorgun, üzgün, bitap, perişan ve engin bir karanlığa gömülmüştü. Her şey ondan soruluyordu. Her vesile ile hırpalanıyordu. Saçma sapan davalar iftiralarla büyütülüyordu. Hele ihanetler, kendisini hergün biraz daha eritiyordu. Uykusuzdu. Bir şey yiyemiyordu. Sonu gelmeyen sorulara cevaplarını dahi bu zihni perişanlık içinde düzenleyemiyordu. Kendisini toparlayarak, belirli bir konuda muntazam konuşmaya başlar başlamaz sözü kesiliyor ve kafası dağıtılıyordu. Böyle hallerde, acı bir tebessümle Divan'a bakıyor ve her şeyi anladığını ifade ediyordu. Tahammül edilemezdi. O ediyordu, hem de bir gün bir an olsun terbiyesini, nezaketini, inceliğini, zarafetini bozmadan, tahammül ediyordu.
"Elbiseleri; o tertipli, temiz giyinen adamın elbiseleri, üzerinden kaçacakmış gibiydi. Yirmi kilodan fazla erimişti. Adnan Bey'in o hali hala gözlerimin önünden gitmez."
Hasan Polatkan'nın ellerinde söndürülen sigaralar, ülkenin topraklarına düşmüş bombalar gibiydi.
Rüştü Zorlu'nun, elleri arkadan iki kişiye tutturularak çene kemiği yerinden çıkarılacak, gözleri mosmor edilecek şekilde yumruklanacaktı. Annesi yassıadaya ziyarete geldiğinde dövüldüğü anlaşılmasın diye taktığı siyah gözlük, gözlerindeki metaneti saklamaya yetmezdi.
Adnan Menderes'in demir parmaklıkların arkasında "Avukatım geldi mi?" sorusuna verilen cevap, şiddetli bir tokat darbesi, yakasından çekilip sürüklenerek, "Başkasına nasıl soru sorarsın?" olmuştu.
Lütfi Kırdar'ın mahkeme salonunda savunmasını -zorla- yaparken dramatik şekilde kriz geçirerek hayatını kaybetmesinden 10 dakika sonra duruşmalara tekrar başlaması, önceden verilen kararların uygulanmasındaki aceleyi, savunmaların ve müdafa kanıtlarının önemsiz sayıldığını gösteriyordu. Lütfi Kırdar, mahkeme salonunda öldürüldü. Sırada kim vardı?
Sırada Adnan Menderes, Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan vardı. Adilce yargılanmayan bir davanın zavallı mahkemesinin kararıyla idam edildiler.
(Orhan Cemal Fersoy'un kitabından alıntılarla.)
#27Mayıs