hello vonnie
we're not kids anymore.

blake kathryn
will byers stan first human second

gracie abrams
trying on a metaphor
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Noah Kahan

★

@theartofmadeline

titsay
KIROKAZE

roma★
cherry valley forever

shark vs the universe
almost home
Today's Document

JVL
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
taylor price

seen from Bulgaria

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from Bulgaria

seen from Brunei

seen from United States

seen from Hong Kong SAR China

seen from Germany
seen from Italy
seen from Bulgaria

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Singapore

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Bulgaria

seen from United States
@kktcfirat44

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Her kese merhaba iyi geceleriniz olsun insallah
Eveeeet yine geldik
Kimseyi tanımadığım
Trumlre
Kafamiza gore takıldığımiz sayfaya
Normal yaşamimizda yapamadığımiz
Ama burada onune geleni dikmis olabilirsiniz
Ama kimseyide kırmaya
Saygısızlık yapmaya
Ana avrat dümdüz gitmeye hakkimiz yok
Anlasirsan gönlünce kimi secersen onla birlik olabilirsin
Hatta ve hatta buradaki sohbeti reale de cevirebilirsin
Ama kimsenin yuvasını yikmaya hakkimiz yok
Simdi diyceksiniz belki ne diyo lan bu herkese akıl hocalıği yapiyo
Belkide kimse okumaz bu yazdıklarımı
Şansa artik
Tamam bende buraya geldiğim de kafa dağıtıyorum
Ama kimseyi kırmadım ÜZMEDİM simdiye kadar belki üzdühum varsada soylesin
Diyecegim kimseye AHKEM kesmiyelim derim
YALAN hic soylemeyelim
Yalancının mumu yatsiya kadar yanar derler
DÜRÜST olun kısacası
Selametle kalın
Merhaba Hasan hocam, böyle bir blog hazırladığınız için çok teşekkür ederim sizin sayenizde eşimle birlikte değişik fanteziler kurarak başladık . Ben erkek kuaförü Necip Fazıl 35 yaşımdayım eşim Mukaddes 26 yaşında bir damat tıraşı için gittiğim köyde tanıştım eşimle kısa sürede aşık olduk istedim vermediler bizde kaçıp evlendik .
Mukaddes benden önce sevgilisine analdan vermiş seksi çok seven balık etli esmer güzeli 168 boyunda koca kalçalı 65 kilo olmasına rağmen memeleri ve kalçası büyük bir kadın. Benim sikim oldukça küçükmüş ben bütün erkeklerin siki o zamana kadar aynı sanıyordum 13 santim başı sivri dip tarafı kalın bir sike sahibim .
Git gide monotonlaşan seks hayatımız Twitter dan Tumblr i öğrenene kadar sade geçti fakat Tumblr i öğrendikten sonra eşimle birlikte olduğumuz her gece harika bir seks yaşıyorduk. Hele sizin sayfanızdaki Firdevs hanımla Derya hanımın hikayesi bizde bir ışık kaynağı oldu . İlk eşim açtı ne dersin bizde bu şekilde birini yada çift alabilirmiyiz diye sordu bende düşündüm neden olmasın dedim. Hemen ilk önce yeni bir sayfa açtık bizde sizin sayfadan başka hikaye sayfalarından hikayeleri rb yaptık artık mesajlar gelmeye başladı hemen cevap veriyorduk uzunca bir konuşmadan sonra beklentimize uygun bir çift ile tanıştık Ahu ve Caner ile birlikte olmaya karar verdik onların isteği ile günlük kiralık daire tuttuk akşam dükkanı erkenden kapatıp eşimi alıp tuttuğumuz daireye gittik daha önceden telefon numaralarını aldığımız Caner ve Ahu ya konum attık yarım saat geçmeden geldiklerini söylediler , o kadar heyecanlıydık ki sanki kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Biraz sohbet muhabbet ettik daha sonra Ahu buraya oturmaya mı geldik hadi bakalım soyunun zevkli saatler bizi bekliyor dedi Ahu 170 boylarında kumral yeşil gözlü uzun saçlı tahmini 70 75 kilo afet bir kadındı Caner 175 boyunda kendi deyimiyle entel bir adamdı. Ahu ve Caner bir çırpıda çırılçıplak soyundu Ahu benim kucağıma oturdu öpüşmeye başladık çok ateşli bir şekilde öpüşürken beni kendi elleriyle soydu ardından sikimi ağzına aldı ben karımla Caner i izliyordum karım Caner in sikini emerken elleriyle taşaklarını sıkıp arada bir ağzına alıyordu Caner in dayanacak gücü kalmamıştı Mukaddes in ağzına boşaldı bir zerrisini zayi etmeden yuttu tekrar emmeye başladı . Benim ufaklığı da Ahu yiyordu, ben artık o vücudun sahibi olmak istiyordum Ahu nun başını sikimden tutup kaldırdım arkasına geçip yüklendim fakat o kadar açılmıştı ki kadın sinek vızıltısı sanmıştır ama boşalana kadar girip çıktım boşaldıktan sonra yere uzandık birlikte karımla Caner in sikişmelerini izliyorduk daha önce hiç yaşamadığım pozisyonlarda karımı sikiyor karım zevkten inlemekten sesi kısılmış gibiydi. Ben karımla misyoner pozisyonunda ,domalarak , birde üzerime çıkıp zıplamak hariç hiçbir pozisyonu yapmamıştık ama Caner çok değişik pozisyonlarda karımı beceriyordu Ahu benim pilimin bittiğini düşünüp kocasının yanına gidip Mukaddes in memelerini okşamaya başladı bende yanlarına gittim yarı domalmış vaziyette duran Ahu ya sikimi soktum ama bu kadın o kadar hor sikilmişti ki ne ben zevk alıyordum ne de Ahu içinde gidip gelmek ancak efor kaybettiriyordu . Birden aklıma karımı tost yapmak geldi Caner den rica ettim karımı ayağa kaldırdım ben arkadan Caner önden girecekti karımı kucağıma alıp sikimi göt deliğine soktum ön taraftan karımla öpüşen Caner amına girdi aramızda karımı zıplatıyorduk ama her seferinde benim sikim çıkıp tekrar giriyordu karımı hiç bu kadar zevk alarak sikmemiştim bizim her girip çıktıkca karım ortamızda eriyordu zevk çığlıkları atıyordu hadi kocalarım sikin beni doyurun aç kalmış bedenimi diyordu .
Biz tek tek boşaldık ben yatağa sırtüstü uzandım Ahu yanıma geldi öpücük atarak emiyordu bedenimi üzerime çıktı ters bir şekilde göt deliğine girmemi sağladı ardından kocasını çağırdı Caner karısının ağzına verdi eşime seslendi Ahu nun amını em varsa saplı bir şey onu sok dedi evde daha önce almış olduğum silikon 25 samtimlik sik vardı onu aldı geldi bir taraftan ben göt deliğini sikerken karım da Ahu nun amına sokup emmeye başladı Ahu çılgınlar gibi saçını yoluyor zevkten inliyordu hep birlikte değişik pozisyonlarda zevkin doruklarına çıktık o geceden sonra Ahu ve Caner bizim için çok önemli bir arkadaş dost sırdaş oldular. Onların sayesinde 7 ayrı çift ile tanıştık şimdi çok güzel bir ilişkiye yelken açtık . Yeni insanlar tanımak ve daha büyük yaraklı erkekleri aramıza almak için Fransa ya yerleştik Caner ve Ahu bize Fransa daki zencileri anlattı bizde yerleştik.
Merhaba Hasan hocam, böyle bir blog hazırladığınız için çok teşekkür ederim sizin sayenizde eşimle birlikte değişik fanteziler kurarak başladık . Ben erkek kuaförü Necip Fazıl 35 yaşımdayım eşim Mukaddes 26 yaşında bir damat tıraşı için gittiğim köyde tanıştım eşimle kısa sürede aşık olduk istedim vermediler bizde kaçıp evlendik .
Mukaddes benden önce sevgilisine analdan vermiş seksi çok seven balık etli esmer güzeli 168 boyunda koca kalçalı 65 kilo olmasına rağmen memeleri ve kalçası büyük bir kadın. Benim sikim oldukça küçükmüş ben bütün erkeklerin siki o zamana kadar aynı sanıyordum 13 santim başı sivri dip tarafı kalın bir sike sahibim .
Git gide monotonlaşan seks hayatımız Twitter dan Tumblr i öğrenene kadar sade geçti fakat Tumblr i öğrendikten sonra eşimle birlikte olduğumuz her gece harika bir seks yaşıyorduk. Hele sizin sayfanızdaki Firdevs hanımla Derya hanımın hikayesi bizde bir ışık kaynağı oldu . İlk eşim açtı ne dersin bizde bu şekilde birini yada çift alabilirmiyiz diye sordu bende düşündüm neden olmasın dedim. Hemen ilk önce yeni bir sayfa açtık bizde sizin sayfadan başka hikaye sayfalarından hikayeleri rb yaptık artık mesajlar gelmeye başladı hemen cevap veriyorduk uzunca bir konuşmadan sonra beklentimize uygun bir çift ile tanıştık Ahu ve Caner ile birlikte olmaya karar verdik onların isteği ile günlük kiralık daire tuttuk akşam dükkanı erkenden kapatıp eşimi alıp tuttuğumuz daireye gittik daha önceden telefon numaralarını aldığımız Caner ve Ahu ya konum attık yarım saat geçmeden geldiklerini söylediler , o kadar heyecanlıydık ki sanki kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Biraz sohbet muhabbet ettik daha sonra Ahu buraya oturmaya mı geldik hadi bakalım soyunun zevkli saatler bizi bekliyor dedi Ahu 170 boylarında kumral yeşil gözlü uzun saçlı tahmini 70 75 kilo afet bir kadındı Caner 175 boyunda kendi deyimiyle entel bir adamdı. Ahu ve Caner bir çırpıda çırılçıplak soyundu Ahu benim kucağıma oturdu öpüşmeye başladık çok ateşli bir şekilde öpüşürken beni kendi elleriyle soydu ardından sikimi ağzına aldı ben karımla Caner i izliyordum karım Caner in sikini emerken elleriyle taşaklarını sıkıp arada bir ağzına alıyordu Caner in dayanacak gücü kalmamıştı Mukaddes in ağzına boşaldı bir zerrisini zayi etmeden yuttu tekrar emmeye başladı . Benim ufaklığı da Ahu yiyordu, ben artık o vücudun sahibi olmak istiyordum Ahu nun başını sikimden tutup kaldırdım arkasına geçip yüklendim fakat o kadar açılmıştı ki kadın sinek vızıltısı sanmıştır ama boşalana kadar girip çıktım boşaldıktan sonra yere uzandık birlikte karımla Caner in sikişmelerini izliyorduk daha önce hiç yaşamadığım pozisyonlarda karımı sikiyor karım zevkten inlemekten sesi kısılmış gibiydi. Ben karımla misyoner pozisyonunda ,domalarak , birde üzerime çıkıp zıplamak hariç hiçbir pozisyonu yapmamıştık ama Caner çok değişik pozisyonlarda karımı beceriyordu Ahu benim pilimin bittiğini düşünüp kocasının yanına gidip Mukaddes in memelerini okşamaya başladı bende yanlarına gittim yarı domalmış vaziyette duran Ahu ya sikimi soktum ama bu kadın o kadar hor sikilmişti ki ne ben zevk alıyordum ne de Ahu içinde gidip gelmek ancak efor kaybettiriyordu . Birden aklıma karımı tost yapmak geldi Caner den rica ettim karımı ayağa kaldırdım ben arkadan Caner önden girecekti karımı kucağıma alıp sikimi göt deliğine soktum ön taraftan karımla öpüşen Caner amına girdi aramızda karımı zıplatıyorduk ama her seferinde benim sikim çıkıp tekrar giriyordu karımı hiç bu kadar zevk alarak sikmemiştim bizim her girip çıktıkca karım ortamızda eriyordu zevk çığlıkları atıyordu hadi kocalarım sikin beni doyurun aç kalmış bedenimi diyordu .
Biz tek tek boşaldık ben yatağa sırtüstü uzandım Ahu yanıma geldi öpücük atarak emiyordu bedenimi üzerime çıktı ters bir şekilde göt deliğine girmemi sağladı ardından kocasını çağırdı Caner karısının ağzına verdi eşime seslendi Ahu nun amını em varsa saplı bir şey onu sok dedi evde daha önce almış olduğum silikon 25 samtimlik sik vardı onu aldı geldi bir taraftan ben göt deliğini sikerken karım da Ahu nun amına sokup emmeye başladı Ahu çılgınlar gibi saçını yoluyor zevkten inliyordu hep birlikte değişik pozisyonlarda zevkin doruklarına çıktık o geceden sonra Ahu ve Caner bizim için çok önemli bir arkadaş dost sırdaş oldular. Onların sayesinde 7 ayrı çift ile tanıştık şimdi çok güzel bir ilişkiye yelken açtık . Yeni insanlar tanımak ve daha büyük yaraklı erkekleri aramıza almak için Fransa ya yerleştik Caner ve Ahu bize Fransa daki zencileri anlattı bizde yerleştik.
Ortak Koca
Hikayemin başladığında evliydim ve evliliğim iyi gitmiyordu. Kavgalar, tartışmalar, uzun süren küsmeler… Hatta kocamla yataklarımızı bile ayırmıştık. Birbirimize nefretle bakıyor, fakat ailelerimizin yapısı, çevre baskısı nedeniyle boşanmaya cesaret edemiyorduk bir türlü…
Bir gün evde boş boş oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine televizyonda kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar hiç ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan kişileri okumaya başladım.
Onlarca insan biraz kendinden bahsedip numaralarını yazmışlar. O anda can sıkıntımın çözümünü bulmuştum. Şehir dışından birini arayıp, biraz makara yapacak, eğlenerek vakit geçirecektim. Öyle de yaptım, ekranın altında geçen telefon numaralarından rastgele birine çağrı attım.
Aradan iki dakika geçmeden beni aradı. Ve hikayem burada başladı. Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görünce, nedenini bilmediğim bir heyecan kapladı içimi. Açıp açmamakta kararsız kaldım, sonunda merakım ağır bastı ve açtım,
“Efendim?” dedim. Karşımdaki içimi titreten tok, bariton bir erkek sesi,
“Kiminle görüşüyorum?” deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve
“Yanlış oldu, kusura bakmayın!” deyip kapattım. Ama içim içimi yiyordu.
Karşımdaki ses o kadar hoşuma gitmişti, o kadar sempatikti ki, dayanamadım beş dakika sonra tekrar çağrı attım. Tekrar beni aradığında açtım ve az önceki davranışım için özür diledim ve konuşmaya başladık.
İsminin Mehmet olduğunu söyledi. 27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü olduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir ilişki beklediğimi sordu. Ben de,
“Sadece canım sıkıldığı için çağrı attım, başka bir amacım yok!” dedim.
İlerleyen dakikalarda Mehmet evli olduğunu söyledi. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım bir kişiye, yabancı bir erkeğe ufaktan ufaktan ısınmaya başlamıştım.
Ben de evli olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığımı, kişiliklerimizin uyuşmadığını anlattım. O kadar ilgiyle dinliyor ve sorular soruyordu ki bana… Az sonra nasıl olduğunu anlayamadan içimi dökmeye başladım, kocamla anlaşamadığımız için ayrı yataklarda yattığımızı bile söyledim.
Ve bu şekilde tanışmayla başlayan konuşmamız tam üç saatten fazla sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik ikimiz de… Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve kocam gelmek üzereydi. Müsaade isteyip, bu gece fırsat bulursam çağrı atacağımı söyleyip kapattım.
Yemek hazırlarken kocam geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz televizyon seyrettik. Kocam eve her zaman yorgun geldiği için, biraz sonra yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya dalmasını bekledim ve Mehmet’e çağrı attım. Aradı, tekrar konuşmaya başladık.
“Kocan olacak adamla aynı evde nasıl dayanıyorsun yalnızlığa Meltem? İnanamıyorum bir türlü…” diyordu sürekli…
“Ne sen sor, ne ben söyleyeyim.” dedim ama, o sormadan anlatmaya başlamıştım bile…
Aylardır kocamla birlikte olmadığımı, yatakta yalnız yatmaktan bunalım geçirdiğimi, genç kızlığımdaki gibi kendimi tatmin ettiğimi…
Konu buradan açıldı ve saatler ilerledikçe konu sekse gelmeye başladı. Bunun farkındaydım, ama kendimi Mehmet’e karşı frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına bıraktım ve artık telefonda seks yapmaya başladık.
Nasıl olsa birbirimizi tanımıyorduk. İstediğim gibi içimi dökebilir, beni delirten seks açlığımdan bahsedebilirdim ona… O bir yabancı da olsa…
Düpedüz sanal seks yapıyorduk. Mehmet telefonun öbür ucundan bile şehvet akan sesiyle o kadar azdırıcı konuşuyordu ki benimle, sanki telefonda değil de yanımdaydı. Adeta beni telefonda sikiyordu adam…
Her konuşmamızda mutlaka orgazm oluyordum. Bana neler yapacağını, hayallerini anlatırken, olmadık pozisyonlarda, olmadık yerlerimde eliyle, diliyle, gözleriyle gezinmelerini canlandırırken beni kendimden geçiriyordu.
Bu şekilde günler günleri, haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan altı koca ay geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu. Her fırsatta telefonda konuşuyor ve mesajlaşıyor, internette sohbet ediyorduk. Elbette sohbetlerimizin büyük bölümü seks konusunda oluyordu.
“Aşkım…” diye hitap ediyorduk birbirimize…
Görmeden, eli elime değmeden aşık olmuştum Mehmet'e… O da aynı şekilde beni sevdiğini, bensiz yapamadığını, benim gibi gece gündüz, her an beni düşündüğünü anlattıkça ben bitiyordum. Hasret kalmıştım böyle şeylere…
Bir gün bana, artık daha fazla dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, on günlüğüne yanıma gelmek istediğini söyleyince, dünyalar benim oldu.
Altı aydan beri telefonda konuşup, sadece internetten tanıdığım sevgilimi sonunda gerçekten görüp tanıyacaktım. Ona dokunabilecektim. Telefonda birbirimize anlattığımız en utanmaz, en müstehcen sahneleri canlı olarak yaşayabilecektik.
Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi. Serpil eşinden boşanmış, dul bir kadındı ve tek başına yaşıyordu, Mehmet onun evinde kalabilirdi.
Hemen Serpil’i aradım ve durumu anlattım. Serpil bir an bile duraksamadan direkt,
“Canım benim… Elbette gelsin, istediği kadar kalabilir!” dediğinde, sevincim bin kat daha arttı.
Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet’i aradım ve Serpil’de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere çok mutlu oldu. Sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bugün gelecekti. Yola çıkarken beni aradı ve
“Dört saat sonra yanındayım aşkım, artık bu hasret bitecek ve on gün boyunca unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!” diyordu.
Hemen kocamı aradım ve yalnızlıktan bunaldığımı, on gün kadar Serpil’de kalacağımı söyledim. Kocam her zamanki gibi kaba bir tavırla,
“Umurumda değil, istersen hiç gelme!” dedi. Bu şekilde bir cevap beklediğim için hiç de garipsemedim, zaten formalite icabı aramıştım. Hemen bir kaç parça giysi aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil’e koştum.
Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin beş parmak üzerine gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim,türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil’le birlikte gidecektik Mehmet’i karşılamaya…
Serpil de hazırlandı. O da benim kadar güzel ve alımlı olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı karşılamaya gidebilirdik. Serpil’le gidip şehir merkezinde bir kafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı, sevgilim arıyordu, açtım.
“Ben indim, deniz kenarında bekliyorum!” dedi. Heyecanım hafiften azalmışken yine tavan yaptı,
“Tamam beş dakika içinde oradayız!” dedim ve hemen hesabı ödeyip çıktık ve sevgilimin bizi beklediği yere gittik.
Mehmet arkası bize dönük, bankta oturmuş, bir sigara yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta duramıyordum, Serpil bu durumu fark etti ve hemen koluma girdi. Sakin adımlarla arkasından yavaşça yaklaşıp ön tarafına geçtim.
Ve final anı… Mehmet’i görünce nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki, tarif edemem.
“Merhaba ben Meltem!” der demez hemen ayağa kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir tanışıyormuşuz ve uzun zaman sonra tekrar buluşmuşuz gibi birbirimizi bırakamıyorduk. Serpil'in,
“Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!” sözüyle ayrıldık ve Serpil’i tanıştırdım. Sonra hiç vakit kaybetmeden atladık Serpil’in arabaya, yola koyulduk. Bir an önce eve gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik.
Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde, bizi beraber görmemeleri için Mehmet’i indirdik. Ben Serpil’le, Mehmet de arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil’in daireye çıktık.
O daracık asansörde bile Serpil'e aldırmadan arkamdan sarılıverdi. Mutluluktan uçuyordum. İçeriye girip, Serpil kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp,
“Tekrar hoş geldin aşkım!” diyerek dudaklarına yapıştım. Serpil’in yanımızda oluşuna aldırmadan uzun uzun ateşli bir şekilde öpüştük. O kadar arzulu ve tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil’in götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil,
“Yeter artık yahu…“ diyerek güldü. "Ayakta birbirinizi bitirdiniz. Mehmet kendi evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur. Müsaadenizle ben üzerimi değiştireyim…” diyerek odasına gitti.
Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Az önceki ateşli öpüşme beni kendimden geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu, daha önümüzde tüm gece vardı. Serpil çok rahat biri olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir tişörtle geldi. Misafirimize,
“Tekrar hoş geldin!” diyerek karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin ardından ben Mehmet'e,
“Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin? Soğuk sıcak?” dedim.
Bir bardak meyve suyu istedi. Hemen kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyve suyu koydum ve salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete başlamışlar konuşuyorlardı.
Servisi yaptıktan sonra ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet koyu olduğundan vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Bu arada karnım acıkmaya başladı. Mehmet'e,
“Aşkım sen acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini değiştir, biz Serpil’le bir şeyler hazırlayalım, yiyelim!” dedim. Mehmet Serpil’e,
“Bir mahsuru yoksa ben bir duş almak istiyorum Serpil, yol beni biraz yordu.” dedi. Serpil,
“Aşk olsun canım yaa, kendi evin gibi rahat ol!” dedi ve biz mutfağa, sevgilim de duşa girdi.
Serpil de gerçekten benimkini çok yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi düşmüştü. Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana arkadan sarılarak,
“Kolay gelsin aşkım!” diyerek boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha önce telefonda söylemiştim. Gülerek boynumu kaçırmaya çalıştım. Ürpermiş, haz duymuştum dudaklarının boynuma temasından…
“Sabırsızlanma aşkım, daha önümüzde koskoca on gün var. Biraz bekle, önce yemek yiyelim!” dedim. Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil,
“Arkadaşlar ben yatıyorum, siz ister oturun, ister yatın!” diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben de,
“Aşkım sen salona geç, ben masayı toplayıp geliyorum!” dedim. Masayı toparladım, salona geçtim. Serpil elinde nevresim ve bir yastıkla geldi. Üçlü koltuğa sermeye başladı.
“Ne yapıyorsun kız?” dedim.
“Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya… Yatak odası sizin… Siz orada yatakta yatarsınız, ben de burada…” dedi. Bütün çabalarımıza rağmen,
“İtiraz istemiyorum!” diyerek salonda yatacağını söyledi ve “Artık siz de yatın, çok geç oldu!” dedi. Boynuna sarılıp öptüm canım arkadaşımı,
"Çok teşekkürler canımın içi… Sen bir harikasın…” dedim.
“Öyleyim bir tanem…” dedi gülerek… Kulağıma eğilip fısıldadı, “Meltemciğim… Yatağın yanındaki etajerin çekmecesinde krem, kaydırıcı, prezervatif, ne istersen var. Gerekirse kullanabilirsin.” Aramızda teklif yoktu ama kaydırıcıdan prezervatiften bahsedince yüzüm kızarıverdi genç bakire kızlar gibi…
“Yok canım, daha neler…” dedim utangaç bir edayla… Güldü,
“Yok canımmış… Sanki içeride körebe oynayacaksınız kahpecik… ”
Bizi gülerek izleyen Mehmet'e elimi uzattım gülümseyerek, elele tutuşup salondan çıktık. Tam biz yatak odasına giderken arkamızdan,
“Fazla ses çıkarmayın ha… Gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım ister sonra…!” dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle gülüşerek, sarmaş dolaş yatak odasına girdik.
Kapıyı kapatır kapatmaz yine aynı şekilde ayakta öpüşmeye ve yiyişmeye başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor, bir yandan birbirimizi soyuyorduk. Kısa sürede ikimiz de çırılçıplak kaldık.
“Çok güzelsin aşkım…” dedi. Gözleri ateş saçarak bana bakıyordu. İstek, şehvet, hayranlık vardı bakışlarında…
Beni de yakıp kavuruyordu o bakışlar… Ben de ona bakıyordum hayran hayran… Kocamın tiksinti veren pis bira göbeğinden sonra onun kaslı, sportmen yapılı bedeni öyle güzel görünüyordu ki kırmızı ışıkta…
Kasıklarından yükselerek tavana bakan erkekliği de bir harikaydı doğrusu… Hafif kavisli, kanla dolmuş parmak gibi damarları pembe beyaz gövdesini sarmış, kocaman ve morumsu başıyla çok güzel, yenilip yutulası bir erkeklik organıydı baktığım…
En sonunda sevgilimle yatağa girmenin vakti gelmişti. Avizeyi kapatıp, duvar dibindeki kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı bunları…
İçerisi loş ışıkla tam bir fantezi odası olmuştu. Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Mehmet’in üzerine çıkmıştım ve taş gibi olmuş penisini kadınlığıma sürttürüyordum.
Onu dudaklarından başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya penisine indim ve elime alıp başladım yalamaya…
Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk. Birbirimizi birer aç kurt gibi yalıyorduk.
Amımı o kadar güzel ve profesyonelce yalıyordu ki, bu işi çok iyi biliyordu. Kim bilir, bu güne kadar kaç tane kadınla birlikte olmuştu. Ama artık hiç bir şey umurumda değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını çıkarmalıydık.
Sevgilim amımı ve götümü yalarken, ben de penisini yalıyor, bir yandan da zevkten inliyordum. Daha fazla dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve bağıra bağıra boşalmaya başladım.
Sevgilim benim boşalacağımı anladığı anda amımın tamamını ağzının içine almış, içine çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar şiddetli ve zevk alarak boşaldım.
Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am sularımı temizlemiş, halen yalamaya devam ediyordu. Ben de onun yarağını yalamaya devam ediyordum, ama onun daha boşalmaya niyeti yoktu.
Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm. Elime yarağını alarak vıcık vıcık amıma sokmaya başladım. Amım ne kadar ıslak da olsa, yarağı büyük olduğu için almam kolay olmuyordu. Alıştıra alıştıra yavaşça üzerine oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, ama aldığım zevk acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve zevki beraber yaşamak çok güzel bir duyguydu.
“Ohhh… Çok güzel aşkım… Öyle özlemişim ki bu duyguyu…” diye inledim.
“Sen de güzelsin bebeğim…” diyerek nefesini koyuverdi. “Ohh… Daracıksın… Amcığın öyle zevk veriyor ki, anlatamam sana… Eldiven gibi sardı, sıkıyor yarrağımı… Çok güzel… Harika…”
“Terbiyesiz…” diyerek gülmeye çalıştım. “Utanmaz adam seni… Ben evli bir kadınım, ayıp…” Gözlerinin içi gülüyordu bana bakarken,
“Evet canım… Sen evli bir kadınsın ve ben evli bir kadının amına koyuyorum. Bu gece kocandan yemediğin kadar yarak yiyeceksin.”
Amcığım yarrağına zevk veriyormuş… Aylarca telefonda birbirimize tekrarladığımız, tahrik ettiğimiz bu ayıp sözleri şimdi canlı olarak, sevişirken söylüyorduk. Sünepe kocamdan hiç duymadığım bu saldırgan ve müstehcen laflar beni daha da delirtiyor, zevkimi arttırıyordu.
Artık aletinin yarısından fazlası girmiş ve kalanı halen amımın duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Bir yandan içime alırken, bir yandan da ufak ufak hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek üzereydim, çığlık atmamak için alt dudağımı ısırıyordum.
Sonunda tamamı içimdeydi artık. Kısa bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafif tempoyla oturup kalkmaya devam ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı yerini tamamen zevke bırakmış, ikimiz de bulutların üzerinde uçuyorduk.
Bu pozisyonda bir süre sikiştikten sonra artık üstte durmaktan yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben sırtüstü yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde amıma geçirdi.
Elimde olmadan öyle bir bağırdım ki, salonda yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha da sertleşmeye başladı. Amımı hızlı hızlı sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu.
Yaklaşık on dakika da bu şekilde siktikten sonra iyice hızlanmaya, kasıklarımız çarpışmaya başladı. Artık sonunda boşalacaktı.
“Geliyorum aşkım… Ahhh…” diyerek boynuma kapandı. “Çıkayım mı?”
“Hayır… Hayır… Hap aldım. Devam et… İçime boşal…” diye inleyerek boynuna sarıldım.
Yine de kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, biraz yavaşlayarak beni bekledi. Az sonra ikimiz de inleyerek aynı anda boşaldık.
Sevgilim döllerini amımın içine akıttı ve yarağı amımın içindeyken üzerime uzandı kaldı. Ter su içinde kalmıştık. Bir süre üzerimde yattıktan sonra kalktı. Ben de hemen amıma bir peçete koydum, dölleri her yere akmasın diye ve doğru banyonun yolunu tuttum.
Peşimden sevgilim de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak teşekkür etti. Ben de ona daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, ikimiz de gülüştük.
Bu arada sesimize Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış, sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde çıplak görünce, üçümüz de afallamıştık. Serpil özür dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip hemen tekrar yatak odasına geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık.
Tabi altı ayın seks hasreti hemen öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak yüzü görmüyordum zaten ve Mehmet’le tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan bıkmış durumdaydım.
Artık bu gecenin tadını dibine kadar çıkarmamın zamanı gelmişti. Sigaralarımız bitti ve yine öpüşmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme çıktı ve dudaklarımdan kulak memelerime, oradan boynuma aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin uçlarını dişleyerek emmeye başladı.
Bu arada elleri boş durmuyor, ıslanan amıma iki parmağını sokup çıkartıyordu. Göbeğimi yalaya yalaya amıma indi. Bacaklarımı iyice açtırdı, bir yandan klitorisimi emiyor, bir yandan da parmaklarını sert bir şekilde amıma sokuyordu.
Artık inlemelerim bağırışlara dönüşmüştü. Serpil’in içeride oluşuna aldırış etmeden çılgınlar gibi sevişiyorduk.
Bir süre daha bu şekilde beni parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım ve tekrar kasılarak boşalmaya başladım. Sevgilim dur durak bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu.
Ben orgazm kasılmaları yaşarken parmağı götümün deliğine girip çıkmaya başlayınca iyice delirdim. Kalçalarım inip kalkıyor, deyim yerindeyse yatağı dövüyordu. Büzüğüm açılıp kapanıyor, parmağının ucu her kasılmada biraz daha derine giriyordu. O koca yarağı bu sefer götümde istiyordum.
“Götümü sik aşkım, orospun yap beni! Telefonlarda anlattığın gibi yap, götümü sik benim…” demeye başladım.
Gerçekten de ağzımdan istem dışı çıkmış kelimelerdi bunlar… Mehmet benim bu şekilde konuştuğumu duyduktan sonra, sanki benden bu kelimelerin çıkmasını beklermiş gibi, o da başladı,
“Sikeceğim tabi amına soktuğumun orospusu! Amını da sikeceğim götünü de! Bundan sonra benim orospum olacaksın!” gibi argo kelimeler kullanmaya başladı.
Bu şekilde küfürlü konuşması o kadar çok hoşuma gitti ki, aldığım zevk bir kat daha arttı. Serpil'in daha önce çekmecede kayganlaştırıcı krem olduğunu ve kullanabileceğimi söylemesi geldi aklıma…
Çekmeceyi açtım, kayganlaştırıcı kremi aldım. Mehmet’e verdim ve önüne dört ayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı okşaya okşaya götüme bolca sürüp, başparmağını sokmaya başladı. Ben de,
“Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik beni, parçala götümü!” diyerek onu gaza getiriyordum. Bir süre sonra başparmağını götümden çıkardı ve iki parmağını soktu götüme…
Derken götümdeki parmak sayısı üç oldu. Parmaklarını götüme deli gibi sokup çıkarıyordu. Bu arada götüm de iyice kıvama gelmişti,
“Yeter aşkım, yarağını götümde hissetmek istiyorum!” dedim.
Mehmet daha fazla dayanamayarak yarağının kafasını da biraz yağlayıp, amımın dudakları arasından kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi kasmamam gerektiğini, kasarsam daha çok acıyacağını söyleyerek beni motive ediyordu.
Yavaş yavaş, milim milim götüme girmeye başladığında, ben zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar sıkmamaya çalışsam da, kocam götümü anca üç beş defa sikmiştir. Penisi Mehmet’in yarağından çok daha ufak olduğundan kendimi az da olsa kasıyordum.
En sonunda sevgilimin güzel erkekliğinin tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle, beni incitmekten korkarcasına gidip geliyordu. Bir zaman sonra giriş çıkışlarından zevk almaya başlayınca, ben de götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar girmesine yardımcı oluyordum.
Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler yağdırırken, ben de ona küfürlerle karşılık veriyordum. Mehmet hızlı hızlı götüme pompalarken, bir eliyle de amımı okşuyor ve zevk almamı, aldığım zevkin daha da artmasını sağlıyordu.
Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra içime boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında hemen döndüm yarağını ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip yuttum.
Biraz dinlenip, birer sigara içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte duş aldık çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik, birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz kapandığında gün ağarmak üzereydi.
Bir ara gözlerimi açtığımda saat öğleden sonra olmuştu. Açlıktan karnım zil çalıyordu. Kalktım, sütyen ve külot giydim ve odadan çıktım. Yürümekte zorluk çekiyordum. Salondan sesler geliyordu. Baktım Serpil televizyon seyrediyordu. Beni görür görmez gülerek,
“Tünaydın kız orospu… Gece ne azgındınız öyle? Hem kendiniz uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin sikişmelerinizi dinledim!” dedi.
“Bundan sonra biraz daha az ses çıkartırız! Ay ne yapayım Serpil… Kızım ne yapayım? Aşkımın kocaman bir yarağı var. Kocamınkinden sonra bunu almak zor oluyor!” dedim. Serpil yine gülerek,
“Valla gece sizin sesinizi duyduktan sonra çok canım çekti… Neredeyse yanınıza gelecektim, kendimi zor tuttum!” dedi. Bir kahkaha patlattım,
“Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden gelmedin kızım? Valla bana uyardı!” dedim ve beraber gülmeye başladık.
“İlk gece sizi rahat bırakmak istedim.“ dedi. Sonra da soran gözlerle baktı bana…
"Sen gerçekten böyle mi düşünüyorsun Meltem? Erkeğini benimle paylaşacak mısın yani?”
“Neden olmasın Serpil? Sen olmasan ben bu mutluluğu nasıl yaşayacaktım? Ben de, Mehmet de… İkimiz de sana borçluyuz. Sen benim canımsın, canım… Seninle lokmamı, erkeğimi bile paylaşırım ben…”
“Peki, biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım Mehmet isteyecek mi beni?”
“Orası kolay kızım… Sen biraz sonra şöyle bir yarım saatliğine falan dışarı çık. Ben Mehmet'in ağzını ararım, seni nasıl bulduğunu falan sorarım. Duruma göre hareket ederiz, ayarlarız bir şeyler!”
“Tamam canım… Ben de zaten markete gidecektim!” dedi. Ben mutfağa gidip yiyecek bir şeyler hazırladım, sonra da üzerimi giyinip Mehmet’i uyandırdım, birlikte atıştırmak için… Serpil yanımıza geldi ve
“Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın var mı?” diye sordu. Bizimki de,
“Ya sigaram bitti, hem senin için bir mahsuru yoksa bira da alır mısın?” dedi. Serpil,
“Tamam!” deyip çıktı. Ben de kucağına oturup sarıldım. Bir yandan öpüşüp koklaşırken, bir yandan bizimkinin ağzını aramaya başladım,
“Eee aşkım, Serpil’i nasıl buluyorsun? Güzel kız değil mi?” dedim.
“Valla aşkım böyle bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın! Çok iyi, temiz kalpli, gerçekten güzel ve alımlı bir kız!” dedi. Benim kıskanç olmadığımı, Serpil'i de çok sevdiğimi bildiği için bu şekilde her şeyi rahat rahat konuşabiliyordu.
“Biliyor musun, bütün gece sesimizden uyuyamamış!” deyince,
“Hadi be… Desene daha ilk geceden rahatsız ettik kızı!” dedi.
“Yok aşkım, rahatsız olmamış da…”
“Uyuyamamış dedin ya bebeğim…”
“Sadece seslerimizi duyunca canı çok istemiş! Aşkım, mesela biz sevişirken yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne yaparsın?”
“Valla nerden bileyim aşkım… Seninle telefonda altı aydan beri konuşuyoruz. Senin huyunu suyunu biliyorum, ama Serpil’i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki nasıl olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir hareket olmaz mı?” dedi. Gerçekten sevgilimin bu cevabını takdir ettim, öpücüklere boğdum.
“Valla bana uyar aşkım. Ona da aynısını söyledim. Mutluluğumuzu Serpil'e borçluyuz. Bize evini açtı… Yatağını verdi. Eğer sen de istersen, Serpil’i de aramıza alalım!” dedim.
“Sen bilirsin aşkım!” diyerek topu bana attı.
“Serpil gelmek üzeredir, sen salona geç, ben bulaşıkları makinaya atıp geliyorum!” dedim.
Az sonra Serpil marketten döndü, biraz sebze meyve almış, birkaç tane bira, bir karton da sigara almış. Sigarayı ve biraları salonda oturan Mehmet’e verdi, sebze meyvelerle mutfağa yanıma geldi. Bana göz kırparak,
“Ne oldu? Ağzını aradın mı? Ne diyor?” diye sordu. Ben de gülerek,
“Hadi iyisin orospu, o iş tamam!” dedim.
“Ben o zaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız, ne giyeyim?” Birlikte yatak odasına gittik, Serpil dolaptan iç çamaşırlarını çıkardı bana gösterdi.
“Pembe tanga külot takımını giy!” dedim.
Hemen benim yanımda çırılçıplak soyunup, söylediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bol bir askılı giydiğinde, gerçekten çok seksi olmuştu. Götüne bir şaplak atıp,
“Seni azgın orospu seni… Tam sikilmelik oldun!” dedim, gülüştük. Mutfağa gidip meyve tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil’i görünce,
“Oooo, bu ne Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?” dedi. Serpil de,
“Hayır canım, senin için giyindim!” dedi, oturdu.
"Ben de üzerimi değiştirip geleyim bari…” dedim. Şimdi hazırlanma sırası bendeydi.
İçeri geçtim, Serpil’in iç çamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim, giydim. Üzerine de sadece çok kısa ve bol bir şort giydim, şort ve sutyenle salona çıktım. Bizimkiler biraları açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o şekil gören Serpil,
“Bu ne kız, üzerini giymeyi unutmuşsun!” deyip güldü.
“Yok kızım, unutmadım. Hava zaten sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen varsın, sizden mi utanacağım?” dedim ve oturdum.
Hemen bir bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem içiyor, hem sohbet, muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafif hafif amını götünü bizimkine sergilemeye başladı. Ben Serpil’e göz kırparak,
“Bu ne kızım? Amın götün meydanda, kıçında etek var mı yok mu belli değil… Bari üzerindekileri çıkar da rahat et!” dedim. Serpil de,
“Tamam hayatım, seni mi kıracağım!” diyerek eteğini ve askılıyı çıkardı.
Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu. Ben rahat durur muyum, hemen kalktım. Ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin kucağına bıraktım kendimi, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdum ve yarağını avuçlayarak,
“Yarağın taş gibi olmuş aşkım, yoksa Serpil’le sevişmek mi istiyorsun?” dedim.
“Sadece Serpil’le değil, ikinizle de istiyorum!” dedi ve film orada koptu.
Serpil hemen geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir Serpil öpüyor, bir ben, deliler gibi öpüşüyoruz. Mehmet’in de bir eli Serpil’in amında, bir eli benim amımdaydı.
Oradan kalktık yatak odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil’le birlikte üzerimizde kalanları da soyunup, Mehmet'in şortunu çıkardık, birimiz yarağını birimiz taşaklarını yalıyoruz.
Serpil hemen bizimkine amını döndü ve onlar 69 oldular. Mehmet Serpil’in amını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem amımı hem götümü parmaklıyordu. Üç kişi grup daha harika oluyormuş. Birbirlerini yaladıktan sonra Serpil hemen yatağa uzandı ve bacaklarını açtı,
“Hadi erkeğim gir içime!” demeye başladı. Ben de,
“Hadi aşkım sik şu orospuyu da aklı başına gelsin! Amını götünü sik, parçala orospunun!” dedim.
Mehmet Serpil’in bacak arasında yerini aldı ve yarağını bana biraz yalattıktan sonra bir kaç hamlede Serpil’in amına kökledi.
Serpil kaçmaya çalışıyor, ama bizimki tutmuş bir kere, bırakır mı, seri bir şekilde sikmeye başladı. Serpil çığlık üstüne çığlık atıyor, ama dinleyen kim! Kısa bir süre sonra Serpil,
“Hadi aşkım, kökle, hızlı hızlı sik, parçala her yerimi, bu amım da götüm de feda olsun sana!” demeye başladı.
Serpil Mehmet’e bunları söylerken, bir eli de benim bacaklarımda dolaşıyordu. Birden bacağımdan tuttu, beni kendine doğru çekip,
“Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!” dedi. Serpil’in bu isteği ilk baştan tuhaf geldi bana, daha önce hiç böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de,
“Yalayın birbirinizi orospular!” deyince, amım Serpil’in ağzına gelecek şekilde çıktım üstüne ve Serpil yalamaya başladı.
Aman Tanrım, bu ne güzel bir şeydi, daha ilk dil darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil’in amından çıkıp benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve zorlanmadan almıştım.
Mehmet beni götümden sikerken, Serpil’in ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup duruyorduk. Mehmet daha fazla dayanamayıp götümün içine patladı.
Yatakta uzanmış, biz sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet’in inik yarağını ağzına almış, kaldırmaya çalışıyordu. Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı.
Serpil en sonunda emeline kavuştu, Mehmet’in yarağını kaldırdı ve yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Az önce amına ilk kez alırken bağıran Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu.
Biraz sonra Mehmet bunu üstünden kaldırıp önüne domalttı. Şimdi götten sikilme sırası Serpil’deydi. Serpil götten sikileceğini anlayınca çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm.
Aşkım yarağını Serpil’in göt deliğine dayadı, hafif bastırıp çekiyor, fakat sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı,
“Hadi daha fazla delirtme beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!” diye.
Aşkım da yavaşça sokmaya başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı…
Sevgilim buraya tatile gelmişti, ama onu daha çok yoruyorduk. On gün boyunca, üçümüz birlikte yedik içtik, dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine geri döndü.
Ama biz Serpil’le karar vermiştik, aşkımı buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi.
Şu anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve üçümüz Serpil’in evinde yaşamaya başladık.
Mehmet en sonunda bana evlenme teklifi yaptı. Çünkü yeni kayınvalidem torun sevmek istiyormuş.
Mehmet’le evlendim ve şu anda 7 aylık hamileyim. Karnımın iyice büyüdüğü bu günlerde ben sikişemiyorum ama Serpil benim boşluğumu dolduruyor. Kocam, ben ve Serpil çok mutluyuz.
En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum.
Nasılsa evde her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da yarağı sağ olsun, kocama tüm amlar feda olsun!..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Karım Pazarda
Karım benden 12 yaş küçük, gencecik, tazecik, çok güzel, alımlı ve seksi bir kadındır. Bu yüzden karımı çok kıskanır ve birinin karıma bakmasına bile tahammül edemezdim. Ta ki bir gün karımla semt pazarına gidip, yaşadığımız o olaya kadar…
O gün semt pazarında karı koca birlikte alışveriş yapıyorduk. Ben elimde poşetler, karımın arkasında tezgahlara bakarak yürüyordum. Bakınırken aramız açıldı. Karımla aramızda bir kaç kişi vardı.
Bir ara karıma doğru baktığımda, bir adamın karımla vücut teması olacak kadar yakın durduklarını gördüm. İlk anda kıskançlıktan çıldıracak gibi oldum. Neredeyse vay orospu çocuğu diye adamın üstüne yürüyecektim.
Ama sonra bir şey dikkatimi çekti ve olduğum yerde kalakaldım. Öfkemin yerini şaşkınlık aldı.
İçinde bulunduğu durumdan, uğradığı tacizden sevgili karım sanki hiç şikayetçi değil gibi görünüyordu. Güzel karımın arkasına, o güzelim diri kalçalarına dayanılmasından rahatsız olmayışı beni şaşırtmıştı. İçimde değişik duygular belirmişti.
Acaba karım bu durumdan hoşlandı da ondan mı tepkisiz kaldı? dedim kendi kendime... Şaşkınlığımın yerini şüphe aldı, sorular beynimde dönüp durmaya başladı. Adam resmen arkasına dayandığı halde karım itiraz etmek, bağırmak bir yana, başını bile çevirmiyordu. Bunun nedenini mutlaka öğrenmem lazımdı.
Karım biraz sonra başka bir tezgaha yöneldiğinde adamla arasında mesafe açıldı. Neyse, rezil olmaktan kurtuldum dedim kendi kendime… Siktirsin gitsin, belasını başka yerde bulsun sapık herif…
Ama sapık herifin bundan pek memnun olmadığını gördüm. İleri atıldı ve hızla aradaki mesafeyi kapattı. Yine karımın arkasında beklemeye, tezgahlara bakar gibi yaparak oyalanmaya başladı, yine kalabalık olsun da, karıma sürtebilsin diye...
Çok geçmeden amacına ulaştı da… Kalabalıktan yararlanarak tekrar karımın kalçalarına dayandı sapık… Tezgaha eğilip güya meyvelerin tazelerinden seçmekte olan karım, arkasına sürtünen adama yine tepki vermiyordu. Sanırım ben yanında olmasam kendini bu adama siktirecek bu kaltak diye düşündüm.
Ve bu düşünceyle tahrik olduğumu, sertleştiğimi fark ettim bir anda…
Kendime inanamıyordum. Karısını deli gibi kıskanan bir erkek nasıl böyle bir şey düşünebilirdi. Geceleri sadece benim görebildiğim, okşayabildiğim, sertliğini avuçlarımda hissettiğim güzel karımın güzel kalçalarına dayanan bir erkek vardı ortada ve karım hiç şikayetçi değildi kalçalarına dayanılmasından…
Bu işin sonu nereye varacaktı acaba? Gerçekten karım bu kadar ileri gidebilir miydi? Pazarda kendisine sarkıntılık yapan yabancı bir adama bu kadar yüz vermesi, kuyruk sallaması mümkün müydü? O anda kafamda çılgınca bir plan yaptım...
Kalabalığın azaldığı ve adamın karımın kalçalarını bırakmak zorunda kaldığı bir anı kolladım. Yanına yaklaştığım karıma elimdeki cep telefonumu göstererek,
"Aşkım… Bir arkadaştan telefon geldi, aracı bozulmuş yolda kalmış, yardıma gitmem lazım. Geç gelirim, akşam beni yemeğe bekleme!" dedim. Karım da gülümseyerek,
"Tamam canım, ben de zaten biraz salatalık alıp eve gideceğim." dedi.
Karımla öpüşüp vedalaştım, hızlı adımlarla oradan uzaklaştım. Beni göremeyeceklerini anladığımda, sote bir köşede durup onları izlemeye başladım.
Adam benim gittiğimi görünce daha da cesaretlenerek direk karımın arkasına sokuldu ve yine temasa başladı. Adam karımın götüne sürtünüyor, karımsa salatalık tezgahının önünde öylece duruyordu. Evet, sanki karım da istiyordu bunu...
Daha sonra adam etrafa çaktırmadan karımın götünü elleyerek karımın kulağına bir şeyler söyledi. Karım da adama gülümsedi. Evet, maalesef, benim sevgili karım hiç tanımadığı yabancı bir erkeğe kuyruk sallıyordu.
Adamla kısa bir süre konuştular. Sonra adam karımın yanından ayrılarak, pazarın çıkışına yöneldi. Karım alışverişini hızlandırdı, elindeki poşetlerle alelacele pazardan çıktı.
Adam karımı pazarın çıkışında bekliyordu. Karım adamın yanından geçerken adama bir şeyler söyledi ve yavaş yavaş evin yolunu tuttu. Aralarında biraz mesafe olunca da adam harekete geçti tekrar, karımın arkasından devam etmeye başladı...
Bense ne düşüneceğimi, ne yapacağımı bilemiyordum. Vaziyete göre karım resmen adamı eve çağırmıştı. Benim sevgili, güzel, sadık karım…
Kararımı verdim, olacakları sonuna kadar akışına bırakacaktım. Bakalım karım adamla fingirdeme konusunda nereye kadar cesaret edebilecekti... Ben kestirmeden hızla, adeta koşarcasına gittim ve onlardan önce eve girdim. Yatak odamızdaki gardroba gizlendim.
Bizim gardrop kapaklarının camları aynalı olduğundan içerisi görünmüyor, ama içeriden bakınca dışarısı görünüyordu. Bu da benim onları izleyebilmeme olanak tanıyacaktı.
On dakika sonra dış kapı açıldı, karım eve girdi. Karımdan bir kaç dakika sonra kapı hafifçe tıklandı ve karım kapıyı açtı. Koridordan karımla adamın sesleri geliyordu. Karım adama,
“Sahi benden çok mu hoşlandın?” dedi. Adam da,
“Senin gibi güzel ve seksi bir kadından kim hoşlanmaz ki? Hele bu güzel kalçalarına resmen hasta oldum!” dedi ve galiba karımın dudaklarına yapıştı. Ne yaptıklarını göremiyordum, ama seslerden anlamaya çalışıyordum. Karım,
“Acele etme! Yatak odasına geçelim!” dedi ve benim gardroba gizlendiğim yatak odasına geldiler...
"Emin misin canım? Kocan erken gelmez değil mi?" dedi adam... Karım da,
"İşi çıktı, akşam yemekten sonra gelecek, vaktimiz var!" dedi.
Adam tekrar karıma sarılarak öpmeye ve bluzunun altından memelerini hoyratça sıkmaya başladı. Bu arada öpüşerek yatağa kadar geldiler. Adam hemen karımın eteğini sıyırarak çıkardı, ardından karımın külodunu da çıkardı. Karımsa utandığı için elleriyle amcığını gizlemeye çalışıyordu. Adam karıma,
“Daha önce kocandan başkasına vermedin mi hiç?” dedi. Karımsa,
“Hayır, asla… Lütfen beni orospunun teki zannetme. Neden olduğunu bilmiyorum ama senden etkilendim. Sen benim ilkimsin. Kocamdan sonra ilk defa sana vereceğim!” dediğinde, adam karıma daha bir iştahla sarıldı.
Karım yatakta çırılçıplak kalmıştı. Ben de izlerken acayip bir heyecan duyuyordum, kıskançlık, merak, tahrik, şehvet... Karmakarışıktım yani, ama bir nevi hoşuma da gidiyordu.
Adam da soyundu ve sadece külodu kaldı, cinsel organı sertleşmişti iyice, küloduna sığmıyordu. Karım merakla adamın külodu kabartıp çadırı kurmuş yarağına bakıyordu,
"Ne kadar büyük şeyin var! Bunu nasıl alabilirim, canımı acıtır bu!" dedi. Adam da,
"Bunu yediğinde göreceksin, tadı damağında kalacak!" dedi ve külodunu da indirdi.
Karımın gözleri bir kat daha açılmıştı. E, haklıydı doğrusu… Evlendiğimizden bu yana sadece benim aletimi görmüştü kadın… Benimki de ortalamanın bir tık altında, vasat bir şeydi. İş görüyordu görmesine, lakin kadınları görünce şaşırtacak, amcığa gömünce bağırtacak bir yarak değildi açıkçası…
Şimdi ikisi de çıplaktı ve adam karımın üzerine doğru uzandı. Karım korkudan yatağın diğer ucuna kaçmaya çalışıyordu, ama adam uzun boylu ve güçlüydü. Karım onun hayvansı iriliğinin yanında pek küçücük görünen narin bedeniyle kurtulamayacağını anlamış ve sanki olacaklara razı bir halde kendini bırakmıştı.
Adam vakit kaybetmeden koca yarağını karımın yeni traşlı amcığına sürtmeye başladı. O sürttükçe karımın gözleri açılıyordu. Adam yarağının kafasını tam karımın amının deliğine denk getirdi ve yavaş hareketlerle itmeye başladı. Girerken karımın canı yanıyordu. Adam biraz daha itince, karım altında çırpındı,
“Hayır ben bunu alamam. Çok büyük bu... Ben vazgeçtim, bırak beni, in üstümden!” dedi.
“Vazgeçmek mi? Buraya kadar gelip de seni sikmeden bırakır mıyım orospu!” dedi ve karımın ellerini tutarak yüklenmeye başladı.
Zaten adam karımın üstünde olduğundan karım fazla bir şey yapamıyordu. Adam biraz daha uğraşarak yarağını karımın amına köklediğinde, karım,
“Hayır, yapma, olmaz, bırak beni, istemiyorum!” diye feryat ediyordu.
Adam hiç dinlemeden karımı sikmeye devam ediyordu. Karımın kurtulma şansı yoktu. Tüm çırpınmalarına, itirazlarına rağmen, acımasızca, koca sikini saplayıp duruyordu güzel karıma… Kol gibi karımın amına girip çıkıyordu hayvan…
Bir ara gizlendiğim yerden çıkıp olaya müdahale etmeyi, karımı bu canavardan kurtarmayı düşündüm. Ama sonra da mademki karım bunu kendisi istedi, şimdi sikilsin ceza olarak diye düşündüm. Adam karımı bağırta bağırta sikiyordu, karımın feryatlarını tüm apartman duymuş olmalıydı.
Adam var gücüyle köklüyordu karımın taze amına… Karımın amcığı yarrağın büyüklüğüne alışınca, gittikçe sesi azalmaya başladı. Adam yarağını yavaşça geri çekip hızla tekrar sokuyordu. Beş on dakika sonraysa karımın acı feryatları iyice kesildi, zevk iniltilerine dönüştü.
Artık karım da adamın ritmine ayak uydurmuş, kalçalarını oynatmaya başlamıştı. Adam yarağını sokup çıkardıkça, karımın amcığı açılıp kapanıyordu. Amının dudakları bilezik gibi erkeklik organını sarıyor, girip çıktıkça dudaklar açılıyordu. Şimdi ikisi tek vücut olmuş, altlarında gıcırdayıp duran yatağı sallıyorlardı.
Bu şiddetli sikiş yaklaşık on dakika sürdü ve karımın orgazm sesleri gelmeye başladığında adam da garip sesler çıkararak tüm döllerini karımın taze amına doldurdu. İkisi aynı anda orgazm olmuştu. Ve o şekilde kımıldamadan bir kaç dakika soluk soluğa yatakta sırtüstü yattılar...
Sonra adam yavaşça kalktı karımın üzerinden. Adamın yarağı inmişti, ama o haldeyken bile benimkinin iki misli büyüklüğündeydi. Adam karıma,
“Nasıl, beğendin mi?” dedi.
“Bu koca şeyi ben daha önce yemeliydim. Şimdi kadın olduğumu hissettim! Gitmeden bir daha sevişelim, gel hadi!" dedi. Adam zaten dünden razıydı. Yatağa uzandı ve
“Şimdi sen üstüme gel!” dedi.
Karım kalktı ve adamın yarrağının üzerine yavaşça oturdu. Adamın yarrağı karımın amını iyice açmıştı. Ve o şekilde karım amını tekrar siktirdi adama... Hatta iri kalçalarını indirip kaldırarak, sikin üstünde yaylanarak adamı kendisi sikti diyebilirim.
Bu kez daha uzun sürdü boşalmaları… Yine ikisi beraber boşaldılar. Oysa benimle aynı anda boşalması için ne kadar uğraşırdım sevişirken… Genelde karımın dar amına dayanamaz, ben ondan önce boşalırdım. Yarım kalan karımın zevkini dilimle tatmin etmeye, oral seksle rahatlatmaya çalışırdım.
İşleri bitince yine serilip kaldılar bir süre… Sonra karım doğruldu, adamın dudaklarından öperek telefon numarasını istedi,
“Sen arama sakın, kocam anlamasın. Sevişmek istediğimde ben seni ararım, gelirsin tekrar sevişiriz!” dedi. Adam,
“Tabi güzelim, sen nasıl istersen canım!” diyerek numarasını verdi ve yataktan kalktı. Giysilerini üzerine geçirdi, tekrar karımı öperek çıkıp gitti.
Karım yorgun ve bitkin bir şekilde sikicisini kapıya kadar uğurlayıp banyoya girince, ben de sessizce dolaptan, sonra da evden çıktım.
Sokaklarda amaçsız bir şekilde, şaşkın dolaştım. Artık karısı tarafından boynuzlanmış bir erkektim ben… Olabilirdi tabi, dünyada tek boynuzlanan koca ben değildim ki…
Tek sorun, benim boynuzlanmayı kabullenmem, boynuzlanırken karımı ve aşığını gizlice seyretmemdeydi. Hatta karımın yabancı bir erkekle sevişmesinden zevk almamdaydı sorun…
Akşam yemeği vaktinde eve geldiğimde, karım yüzünde güller açar bir şekilde,
“Hoş geldin kocacığım!” diye karşıladı beni… Banyosunu yapmış, temizlenmiş, yanakları gül gibi kızarmış, terütaze, masum bir yüzle öpüyordu boynuzladığı kocasını…
“Naptın karıcığım?” diye sorduğumda,
"Hiiç… Pazardan salatalık aldıktan sonra eve geldim, biraz ev işi yaptım, televizyon falan seyrettim kocacığım.” diye rapor verdi.
Yani orospu karım elin adamını eve getirip kendini siktirdiğini bana anlatmadı anlayacağınız… Ben de bilmiyormuş gibi davrandım. Oysa pazardan aldığı salatalığı yerken görmüştüm.
O gece içimde değişik bir heyecanla, bir de ben siktim karımın sikilmiş amını! Gül goncası gibi pembecik am dudakları örselenmiş, yıpranmış, kızarmış görünüyordu. Acısını almak, rahatlatmak istercesine öptüm, öptüm o güzel amını… Yaladım.
Bir kaç saat önce yabancı bir erkeğin kasıklarının vurduğu, hayvani boyutlardaki yarağını gömdüğü kadınlığını dudaklarımla dolaştım, dilimle klitorisini okşadım.
Sanki o yabancı erkeğin döllerinin kokusu hala çıkmamıştı körpe bedeninden… Delice tahrik oldum o kokuyla… Gözümün önünde nasıl sikiştiklerini hatırladıkça sikim kalktı, tekrar tekrar becerdim karımı…
Gecenin karanlığında yatakta çırılçıplak serilmiş, yorgun, bitap uykuya dalan karımın güzelliklerini seyrederken bir daha ne zaman buluşup sevişeceklerini merak etmeye başlamıştım.
Karısını arkadaşına siktirmiş takipçim
Slm arkadaşlar. Benim yaşım 31, karım Gül ise 27 yaşında. Kendime ait işyerim var, fakat son zamanlarda işlerim ters gidiyordu. Bir arkadaştan yüklü bir miktar borç para aldım, yetmedi ve biraz daha aldım. Ama söz verdiğim günde ödeyemedim. Arkadaştan her fırsatta özür diliyordum, mutlaka ödeyeceğimi söylüyordum. Arkadaşımsa, “Boşver kafana takma, ödersin!” diyordu. Önceleri beni sevdiği için alacağını istemiyor sanıyordum, meğerse niyeti farklıymış, karımda gözü varmış. Karıma sürekli mesaj gönderip arıyormuş, karımdan kendisiyle beraber olmasını istiyormuş. Karım da namusuna çok düşkün bir kadın, arkadaşmdan kurtulamayınca bana anlattı durumu. Neye uğradığımı şaşırdım, kan tepeme sıçradı, duyduklarıma inanamadım. Biraz sonra sinirim geçip te sakinleşince, düşündüm ki bu durumdan yararlanabilirdim. Karıma, “Sen merak etme, ben bir yolunu bulur hallederim!” dedim.
Arkadaşımla daha sık biraraya gelmeye başladım. Bilerek her fırsatta mahçupluğumu dile getiriyordum ve hep karımdan bahsediyordum, sex yaşantımızdan falan. Bu da arkadaşımı iyice tahrik ediyordu, bana hep, “Çok şanslısın, Gül harika bir kadın, yerinde olmayı çok isterdim!” deyip duruyordu. Birgün bana, “Eğer istersen bana olan borcunu silebilir, hatta bankaya olan diğer borçlarını da ben ödeyebilirim!” dedi. Ben de, “Olur mu öyle şey?” dedim. Arkadaşım da, “Olur olur, ama bir şartım var, kızmak darılmak yok, sadece Evet yada Hayır diyeceksin, tamam mı?” dedi. Tamam anlamında başımı salladım. “Şartım Gül!” dedi. Anlamamazlıktan gelip, “Ne omuş Gül’e?” dedim. O da, “Gül ile yatmak istiyorum!” deyince, numaradan boğazına yapışıp, “Sen ne dediğinin farkındamısın?” dedim. O da, “Evet, Gül’ü çok arzuluyorum, senin borçlar da çok, yarın birgün kapına haciz gelecek, sana yarına kadar müsade, düşün!” deyip gitti.
Tam istediğim oluyordu. Diğer gün aradım, “Düşündüm, tamam teklifini kabul ediyorum!” dedim. Yarım saat sonra epeyce nakit parayla yanıma geldi, “Hadi gidip önce bankaya olan borçlarını kapatalım!” dedi. Gittik bütün borçlarımı ödedi. Sonra bir kahveye oturup, öbür işin nasıl olacağını konuştuk. Ona Gül’ün böyle birşeyi asla kabul etmeyeceğini söyledim. O da, “Biliyorum!” dedi ve cebinden bir kutu hap çıkarıp verdi, “Uyku hapı, bu akşam Gülün içeceğine at ve önce sen bir dene, farkına varmazsa yarın akşam da ben gelir sikerim!” dedi ve gitti. Heyecanla akşam olmasını bekledim. Eve gittim, korkudan ve heyecandan betim benzim atmıstı. Karım ne olduğunu sordu, biraz rahatsız olduğumu söyledim. Karım yemekten sonra çay yapmıştı. Hapı Çayına koymalıydım, ama nasıl yapacaktım? Aklıma bir fikir geldi, karımın boynunu öpüp, “Aşkım ter kokuyorsun!” dedim. Gül çok titiz olduğu için, “Hemen iki dakika duş alayım!” diyerek banyoya gidip duşa girdi…Uyku hapından 3 tanesini Çaydanlığa karıştırıp, kendime Bira aldım ve bekledim. Karım duştan çıkıp kendine bir bardak Çay doldurup içti. İkinci Çayını da içince esnemeye başladı. Az sonra, “Üstüme ağırlık çöktü, çok uykum var, ben yatacağım.” dedi, beni öpüp yatak odasına gitti. Biraz bekledikten sonra gittim, pijamalarını giymiş yatmış, mışıl mışıl uyuyordu. Biraz dürttüm, “Gül! Hayatım, karıcığım?” diye seslendim, çimdikleyip, bir iki tokat attım, ama top atsan uyanacak gibi değildi. Sıra şimdi ikinci aşamayı uygulamaya ve denemeye gelmişti. Karımı daha önce hiç uyurken sikmemiştim, nasıl bir duygu olduğunu ve karımın gerçekten uyanıp uyanmayacağını merak ediyordum. Karımı çırıl çıplak soydum, hertarafını öpüp yaladım, amını götünü parmakladım, karımda en ufak bir uyanma belirtisi yoktu. Acaip heyecanlanmıştım ve sikim de kazık gibi olmuştu. Hemen soyunup karımı yarım saat evire çevire siktim. Karımı sikerken daha önce hiç böyle zevk almamıştım, bu çok farklı bir duyguydu. Fakat karımın amına boşalmayıp, göbeğine attırdım. Sonra peçeteyle temizleyip pijamalarını tekrar giydirdim.
Sabah ben işe giderken karım daha uyuyordu, birkaç kez dürttüm yine uyanmadı. Öğlen aradığımda daha yeni kalkmıştı, heyecandan ölebilirdim, fakat anladığım kadarıyla dün gece yaptığım hiç birşeyin farkında değildi. Akşam eve gittim. Yemekten sonra yine (herzamanki gibi) Çay yaptı getirdi. Ben bir bardak içtikten sonra, “Karıcığım çok yorgunum, bana bir Bira getirirmisin?” dedim. Karım mutfağa Bira getirmeye gidince Çayına yine uyku hapı attım. Bir süre sonra yine esnemeye başladı ve “Bana ne oluyor, iki gündür acaip uykum geliyor…” diyerek gitti uyudu. Hemen arkadaşımı aradım, geldi. İkimizde de heyecan ve korku bir aradaydı. Hemen karımın yanına gittik. Yorganı açtık ve karımı birlikte çırıl çıplak soyduk. İkimizin de sikleri kazık gibi olmuş, pantolonlarımızı zorluyordu…
Arkadaşım hemen kendisi de soyundu, sadece külotuyla kaldı. Sonra yanımda karımın göğüslerini ve amını öpüp okşamaya başladı. Sonra bana dışarı çıkmamı söyledi. Ben ise yanlarında olmak istiyordum, “Çıkmasam, seyretsem?” dedim. Arkadaşım bana, “Çık dışarı amına koduğumun Pezevengi!” diye bağırarak beni odadan çıkarttı, kapıyı kapadı. Ama ben kapının anahtar deliğinden seyretmeye başladım. Arkadaşım içerde uyuyan karımı sikerken, ben kapının deliğinden izleyerek, kıskançlık, heyecan ve tarif edilmez bir zevkle karışık, 31 çekiyordum. Arkadaşım yaklaşık bir saat kadar karımı siktikten sonra odadan çıktı. Bitkin bir haldeydi ve öyle mutlu görünüyordu, bana, “Çok şanslısın böyle bir karın olduğu için!” dedi. Ben de kendisine teşekkür edip kapıya kadar uğurladım. Arkadaşım vedaşalırken pis pis sırıttı ve “Bu Borcunun ilk taksidiydi, 2 gün sonra yine tahsilata gelecem, ozaman sen de yanımızda kalabilirisn!” dedi ve gitti.
Hemen karımın yanına gittim. Pijamalarını giydirecektim, bir baktım ki karımın amından döller akıyordu. Şerefsiz, karımın amına boşalmıştı! Karımın amındaki dölleri temizleyip, bir kere de ben siktim karımı ve pijamasını giydirdim.
Arkadaşım 2 gün sonra tekrar geldiğinde, ozaman yanlarında ben de olacağım düşüncesinin heyecanıyla uykuya daldım
Bir Günde Kaç Kere Olabilir
Merhaba. Adım Zehra. 42 yaşında, 1.60 cm boyunda, 51 kg, vücut yapısı normal, esmer bir bayanım. 2 yetişkin kızım var. Eşim öleli 2 yıl kadar olmuştu. Eşim öldükten sonra seks hayatım hiç olmadı. Kızlarım evlendikten sonra evde tamamen tek başıma kalmıştım. Deniz manzaralı bir sitede oturuyorum. Ama adım çıkar diye korktuğumdan kimseyle sikişmiyordum. Kızlarım kocaları ile ara sıra yatıya gelirler, evimin içinde sınırsızca sikişirler, ben de onların sikişme seslerini dinleyerek, kendim sikiştiğimi hayal ederek amımı parmaklayıp orgazm olurdum.
Bir gün çamaşırları balkona asarken iç çamaşırlarımdan birkaç tanesi elimden düştü. Külodum alt katın çamaşır ipine takılıp kaldı, diğerleri ise yere düşmüştü. Bahçeye inip yerdekileri aldım. Alt katta kimin oturduğunu bilmiyordum, çünkü evin kapısı ara sıra açılır, kim yaşar, kaç kişiler bilmiyordum. Zili çaldım kapıyı açan olmadı. O gün sürekli olarak alt kata inip zile basıyordum. İkindi saatlerinde tekrar alt kata inip zile bastım, çünkü kırmızı külodum onların balkonunda bayrak gibi asılı duruyor, herkes balkona bakıyordu. Bir an önce külodumu alma peşine düşmüştüm. Israrla zili çaldım, 20 yaşlarında bir erkek atlet ve şortla, uykulu uykulu bir halde kapıyı açtı. Gözüm hemen şortunun içinde kazık gibi duran sikine takıldı. Özür dileyerek külodumun balkonlarına düştüğünü ve almak istediğimi söyledim. Genç, “Tamam abla getireyim!” dedi ve kapıyı aralık bırakarak külodumu getirmek için balkona gitti...
Kapının aralığından içeriye baktığımda, koridora bakan odada üç genç erkeğin yattığını gördüm. Üzerileri açıktı ve sadece külotlarıyla uyuyorlardı. Koridordaki aynadan balkona giden genci görebiliyordum, külodumu telden aldı, inceledikten sonra koklayıp külodumu şortunun içine sokarak sikine taşaklarına biraz sürtüp çıkardı ve elinin içine sıkıştırıp ovalayarak getirdi. Ben tabi bunu gördüğümü belli etmedim. Külodumu bana verirken sikine baktım, resmen kalkmış şortunun önü çadır kurmuştu. Şortunun sikinin başına gelen kısmında bir damla ıslaklık görünce, işte o zaman koptum ve “Telaşla tanışamadık, Ben Zehra, üst katta oturuyorum, eşiniz veya anneniz yok mu evde?” dedim. “Ablacığım burayı biz bekar arkadaşlarla tuttuk, iş çıkışı otel gibi kullanıyoruz, çoğu zaman evde kimse olmaz.” dedi. Ben de, “Yaa öyle mi? Neyse, teşekkür ederim!” diyerek ayrıldım evime çıktım. Hemen mutfağa koştum, bulduğum en uzun ve ince patlıcanı alarak onunla herzamanki seks fantazimi yaptım, patlıcanla amımı iyice haşat ettim. Alt kattaki gençlerin arasına girdiğimi, beni siktiklerini düşünerek defalarca boşaldım.
O günden sonra artık alt kata kim geliyor kim gidiyor onu izliyordum. Yine bir akşam üzeri eve dördü birden girdiler. Gece yarılarına kadar müzik, televizyon ve muhabbet sohbet sesleri geliyordu. Derken sesler kesildi. Balkona çıkıp baktığımda, benim kattan ve alt katımdan başka yerde ışık yanmadığını gördüm. İçim içimi yiyordu. Ne yapayım edeyim derken aklıma sigortalar geldi. İçeriden sigortaları gevşettim ve alt kata inerek kapının ziline bastım. Kapıyı bu sefer geçen sefer açan değilde bir başka genç açtı. 25 yaşlarında, esmer, iri yapılı, üstünde bir şeyi olmayan sadece altında Boxer şekline yakın şortu olan bir genç, “Buyrun?” dedi. Ben yine etkilenmiştim ve kem kümlerle çocuğun sikine bakarak şaçmalıyordum. O arada içerden, “Kim miş?” diyerek iki genç daha geldiler. Bunların hepsi de evde sadece şortla geziyordu. Ben iyice aptallaşmıştım siklerine bakarken. İmdadıma, o ilk günkü genç (ismi Celal) kapıya gelerek yetişti ve diğer gençler salona geçtiler tekrar...
Celal, “Buyur abla? Bu sefer ne düştü?” dedi. Ben de, “Şeyy, sizde elektrik var ama benim dairede yok, elektrikten anlayanınız var mı?” dedim. Celal da içeriye seslenerek sordu, “Cemil, Akın, Hasan, elektrikten anlayanınız var mı?” diye. Sonunda Hasan ile Cemil birlikte bakmaya karar verip, üzerlerine birer tişört giyip, yanlarına kontrol kalemi alarak benim eve çıktık. Kapıyı açtım içeri buyur ettim. Prizleri falan kontrol ettikten sonra, “Sigortalar eski sistem, onlara bir bakalım abla.” diyerek benden merdiven istediler. Merdivenin olmadığını söyleyerek sandalye getirdim. Hasan sandalyeye çıktığında sikinin tamamen kazık gibi olmuş olduğunu gördüm. Sigortalar yüksekte olunca Hasan ulaşmaya çalışırken, düşmesin diye Hasanın bir bacağından Cemil tuttu, öteki bacağından da ben. Ama elimi Hasanın sikine atmamak için kendimi zor tutuyordum...
Hasan sigortaları sıkarak, “Abla sigortaların gevşemiş, sıktım ama bunlar kendi başına gevşemezler, bunları birisi gevşetmiş, hiç elleyen oynayan oldu mu?” dedi. Ben de, “Kendiliğinden gevşemiş olabilir, kocam öldüğünden beri kimse ellemiyor.” dedim. Hasan sırıtarak, “Neye abla?” dedi. Ben de, “Sigortalara!” dedim. Cemil de pis pis gülerek, “Nezaman gevşerse biz gelir sıkarız be abla, sen yeter ki iste!” dedi. Ben ilk başta lafların içindeki ipneliği sezmemiştim, sonradan jeton düştü ve “Tamam sıkılacağı zaman çağırırım!” dedim. Bunun üzerine Hasan, “Abla hazır gelmişken başka sıkılacak, yapılacak ne varsa söyle de icabına bakalım!” dedi. Ben teşekkür ederek hemen, “Size soğuk bir şeyler ikram etmek isterim.” dedim ve salonu gösterdim. İtiraz etmeden içeri geçtiler oturdular. (Benim kendilerini görmediğimi ve duymadığımı sanıp) kendi aralarında alçak sesle konuşuyorlar, “Gevşeyenleri iyi sıkarız!” diyerek siklerini sıvazlayarak gülüşüyorlardı...
Ben kolalarla içeri girdiğimde toparlanıp sustular. Gülüşmelerinin sebebini sordum. Hasan da, “Abla yanlış anlama ama, bu sigortanın kendiliğinden gevşeme hikayesi bayat. Çamaşır düşürme hikayesi de eski bir numara, şimdi sen üstümüze kola da dökersin...” dedi. “Niye dökeyim ki?” dedim. “Abla bayanların taktiğidir bu, gözüne birisini kestirdiler mi önce çamaşır düşürürler, sonra sigorta gevşer, daha sonra da üzerine kahve yada kola dökülür... Biz bu yolun yolcularıyız, senin derdin ne? Aramızda yabancı yok, anlat derdini, dinleyip çare olalım! Sen erkek mi istiyorsun?” dedi. Elim ayağım titremiş, donup kalmıştım. Bir şey diyemiyordum, aklım durmuş, beynim boşalmış gibi bön bön bakıyordum. Hasan bana yaklaşarak elimdeki kola tepsisini aldı, “Kolalar üzerimize dökülmesin, sen şöyle bir gel bakalım!” diyerek elini belime attı ve Cemilin yanına doğru çekti beni...
Ben de ne isterse onu yapıyordum. Kola tepsisini sehpaya bıraktı ve iki eliyle askılı elbisemin altından tutarak eteğimi yukarı kaldırıp, “Cemil bak bakalım mal sağlam mı, dağılma var mı?” dedi. Cemil hemen önüme diz çöktü ve yukarı sıyrılmış eteğimin altındaki beyaz külodumu eliyle bastırarak amımı biraz yoğurdu. Sonra külodumu kenara çekti ve “Dağılmamış, ağzı burnu buruşuk değil, kıllardan hoşlanırsan iş görür!” dedi. Hasan da, “Oğlum boşuna dememişler amın kıllısı makbuldür diye, bu gün de kıllı ama takılalım, beğenmezsek sonra birlikte traş ederiz!” diyerek gülüştüler. Ben hipnotize olmuş gibi, ses çıkartamıyor ve tepki veremiyordum. Galiba sikilecektim, gidiş onu gösteriyordu. Hasan arkamdan beni kucakladığı gibi kendisine çekerek sikine yapıştırdığında götüme kazık batıyordu sanki. Bir eliyle memelerime dokunarak, “Oohhoo memeler sımsıkı, hiç ellenmemiş bunlara sanki!” dedi. Cemil de, “Hadi gevşetelim o halde!” dedi ve ayağa kalkıp elbismin askılarını indirdi, memelerime yumuldu ve emmeye başladı...
Birden bacaklarımın titrediğini ve bir şeylerin süzüldüğünü hissettim. Boşalıyordum. Hasan arkadan elini külodumun içine sokup amımı yoklayınca, “Çoktan geçmişsin be abla, daha başlamadık bile! İkimize birden ayak uydurabilecekmisin? İstersen seç birimizi de o kalsın senle!” dedi. Ben ikisinin de tişörtlerine yapıştım ve sımsıkı tuttum, ikisini de bırakmak istemiyordum, ama dilim tutulmuş gibi de konuşamıyordum. “Demek iki yarak birden istiyorsun!” diyerek tişörtlerini çıkardılar. Sonra Hasan arkadan askılı elbisemi bir çırpıda çıkarttı, sütyen ve külotla kalmıştım. Cemil göbeğime bir kaç kez vurup kalçamı tokatladıktan sonra, “Abla biraz göbeklenmişsin, oranda buranda biraz büzüşme ve buruşma var, ama sikmesini bilene am amdır, sikmesini biliyorsan istediğin gibi sikersen, tazecik kız amı gibi sikersin!” dedi. Ben de bir elimi arkamdaki Hasanın sikine, diğer elimi de önümde sütyen içindeki memelerimi elleyip sıkıp emen Cemilin sikine attım ve ellemeye başladım. İkisinin siki de çok sert ve kazık gibiydi...
Şortlarını indirdiler ve Hasan, “Abla tecrübenle bizi ihya et bakalım!” dedi. Ben de tamam şeklinde başımı salladım ve çöküp Cemilin sikini ağzıma aldım. Cemil, “Oğlum bu dilini yuttu, keşke iki kişi gelmeseydik, yaşlı da zaten, heyecandan kalp krizi falan geçirip ölmesin!” dedi. Hasan, “Yok lan birşey olmaz, karı yarak hastası sadece, zaten amı follaşmıştır iyicene, yine de 31 çekmekten iyidir, amın darı genişi olmaz, yeter ki sulanıp içi sıcak olsun, hatta diğerlerini de ara gelsinler, grup yapalım amına koyim!” dedi. Cemil diğerlerini arayıp, “Üst kata gelin, alem yapacağız, kılıf getirin!” dedi. Bu arada Hasan beni halıya dört ayak domaltıp götümü parmaklamaya başlamıştı, “Cemil lan, ilk sıra benim, sen otur dinlen, iki kişi aynı anda yapmayalım, sırayla dinlene dinlene sabaha kadar sikeriz bunu, of sabahlar olmasın!” dedi. Cemil de sikini sıvazlayarak koltuğa oturdu...
Hasan sonra götümün deliğini emerek arkadan amıma parmağını sokmasıyla benim “Ahhhhh!” demem bir oldu. Hasan gülerek, “Bakıyorum da dilin açıldı abla!” dedi. Ben de, “Devam et gülmeye bakalım, beni sabaha kadar sikince gülmeye haliniz kalacak mı!” diyerek aniden dönüp Hasanın dudağına yapıştım. Dudağını vantuz gibi çekiyordum. Hasan elimden kurtulmak için çırpınıyordu. Benim sevişmeye aç olmamdan dolayı iyice azmış ve biraz da yapılı olduğumdan dudaklarına var gücümle saldırmıştım. Hasan dudağını dudağımdan zar zor kurtarıp, “Abla beni öldüreceksin, sıkma o kadar!” dedi. Ben hemen diz çöktüm ve Hasanın sikine sarılarak yalamaya ve emmeye başladım. Okadar azmıştım ki, okadar iştahla emiyordum ki, Hasan beni itip, “Yavaş olsana azgın orospu, sikimi koparacaksın!” diyerek beni sikinden uzaklaştırdı. “Napıyım dayanamıyorum, kocamdan sonra ilk erkeğimsiniz, kocamı bile boynuzlamadım, ama iki senedir yarağa hasretim ve sikilmeyi çok istiyorum!” dedim.
Hasan, “Başlayalım madem! Burda mı istersin, yatak odana mı geçelim? Nerde rahat edersin?” dedi. Ben de, “Biran önce sikin de nerede sikerseniz sikin!” dedim. Hasan, “Ozaman burda başlayalım, gerekirse sonra yatak odasına geçeriz!” diyerek beni tekrar halının üzerinde dörtayak domaltıp arkama geçerek, “Ben önce senin götünü sikeceğim!” dedi ve elini arkadan öne atıp memelerimi sıkmaya ve sikini götüme sürtmeye başladı. Hasanı geri itip, “Götümü siktirmem! Amımı sikeceksen sik, sikmeyeceksen kapı orada, zorla seni içeri almadım, amdan başka yerimi siktirmem, haberiniz olsun, sonra gider tecavüze uğradım diye şikayet ederim!” dedim. Bunun üzerine Hasan, “Kızma be abla, daracık götün varken amın sikilir mi!” dedi. “Daha amımı sikmeden önyargılı davranıyorsun, önce sik bak bakalım!” dedim ve kalktım...
O anda Cemil oturduğu yerden kalktı ve “Abla ben sikerim amını!” diyerek amımı elleyerek memelerimi emmeye başladı. Hasan ise biraz bozulmuştu ama götümü avuçlamaktan da vaz geçemiyordu, kafayı takmıştı bir kere götüme. Cemil beni yatak odasına götürdü ve orada diz çökertti, sikini ağzıma verdi. Kapının tıklamasıyla Hasan kapıyı açmaya gitti ve iki arkadaşıyla (Akın ve Celal ile) birlikte geldi. Akın, “Ooooo aleme bak beee! Sabaha kadar sikiş var desenize!” diyerek, Celal ile birlikte soyunarak karşıma geçtiler. Akınla Celalın siki diğer ikisine nazaran daha büyük ve kalın idi. Cemil, “Akın oğlum o ne lan öyle? Nerede büyüttün lan hayvan gibi azmanı!” diyerek beni yatağa sırt üstü yatırdı ve amımı yalamaya başladı. Akın, Hasan ve Celal da başucuma geçtiler. Üçü de siklerini yüzüme vuruyorlardı, üç yarrak gözümün önünde idi ve üçü de birbirinden güzel görünüyordu. Yarak tarlasında gibi hissediyordum kendimi. Ama önce hangisini ağzıma alacağımı bilemiyordum. Sonunda küçüğünden büyüğüne doğru gitmeye karar vererek, aralarında diğerlerine nazaran küçük olanın siki aldım ağzıma...
Bu arada Cemilin bacaklarımı beline dolamasıyla amıma birden girmesi, sikinin tamamını sokması ve hızlı hızlı sikmeye başlaması bir oldu. 3-5 dakika amıma hızlı hızlı pompaladıktan sonra yavaşladı ve “Ulan korktuğumuz gibi amı bol değilmiş, baksanıza sikim girerken amının dudakları da içeri giriyor, çıkarken de vantuz gibi sikimi sıvazlayarak çıkıyor!” diyerek yeniden hızlı hızlı sikmeye devam etti. Amıma öyle bir sokuyordu ki, sikinin tamamını girdiriyor, tekrar başına kadar geri çekiyordu. Birden daha da hızlanarak, “Kimde prezervatif varsa o gelsin siksin, ben daha boşalmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Tüpler bağlı, içime boşalmanızı istiyorum!” diyerek içimden çıkmasına izin vermedim. Cemil bir kaç git gelden sonra belime sarılarak hışımla içime boşaldı...
Sonra Akın, sonra Celal, sonra da Hasan, hepsi sırayla sikiyor sırayla amımın derinliklerine boşalıyorlardı, ama halen amımdan dışarıya döl akmıyordu. İşin en ilginç yanı ise hepsi de götümü sikmek için can atıyor, fakat hiç birine izin vermiyordum. Daha sonra tekrar Cemil amımı sikerken, Akın da Cemilin arkasına geçip Cemilin götüne sikini sürtmeye başlayınca, Cemil birden üstümden kalktı ve Akına tokatı yapıştırarak, “Ulan yavşak, burda karı varken benim götüme niye sulanıyon lan ibne!” dedi. Akın da, “Ne yapıyım oğlum, biriniz am sikerken biz burda azıyoruz, ablam izin verse de birimiz de götünden siksek bari, böyle tadı çıkmıyor!” dedi. O arada Hasan amımı sikmekle meşguldü, birden beni kucakladığı gibi, siki amımdayken yuvarlandı ve kendisi altta ben üstte bir şekilde, belimden sarılarak göğüslerimi göğsüne yapıştırdı ve “Sikin lan orospunun götünü!” dedi...
“Götüme dokunmayın lan orospu çocukları!” diye çırpınmama kimse aldırış etmeden, hepsi birden ayaklanıp götüme saldırdılar. Kimin götümü elleyip, kimin tükürüklediği, kimin parmakladığı ve kimin sikini sürttüğü belli değildi. Hasan alttan amıma köklerken bir yandan da bağırmayım diye eliyle ağzımı kapatıyordu. Akın diğerlerini itekleyerek, “Önce ben alacağım bu daracık götün kızlığını! Biriniz de ağzına versin, boş deliği kalmasın orospunun!” dedi ve sikinin başını götümün deliğine dayadı ve zorlamaya başladı. Götümün acısından amımdaki Hasanın yarrağını hissetmiyordum bile. Akının götümün yanaklarını tutarak götümü yukarı kaldırmasıyla Hasan, “Oğlum sikimi amdan çıkarmadan siksene!” dedi. Akın yavaş yavaş götüme girdirmeye başladığında acıdan Hasanın elini ısırıyordum. Akın epey uğraştı, o götüme girmeye çalıştıkça ben büzüğümü ve amımı sıkıyordum. Ben sıktıkça da Hasanın siki acıyor, beni çimdikleyip amımı gevşetmemi istiyordu...
Baktılar böyle olmayacak, Hasan alttan götümün yanaklarını iki eliyle açarak, “Şimdi kökle lan!” dedi. Akın da, “Biraz bu tarafa kayın lan!” diyerek, Hasanın bacaklarından tuttu ve yatağın ayakucuna kadar çekti bizi. Bacaklarımın yere düşmesiyle kalçam tamamen boşa çıkmıştı. Aynı zamanda da Hasanın siki amımda nefes almıştı ve altımdan hızlı hızlı sikmeye başladı. Akın okadar uğraşıp yine de götüme sokamayınca, sikini Hasanın yarrağının yanından amıma sokmak istedi bu sefer. İkisi birden amıma bastırıyordu. Akının sikinin bir kısmı amıma bayağı girmişti ki, Hasan, “Oğlum sikim acıyor, sen götünü siksene!” dedi. Fakat Akın beklenmedik bir şekilde böğürerek amıma boşaldı. O sırada Celal geldi ve Akını itekleyerek, “Çekil lan kenara, bir götü sikemedin amına koyum!” dedi. Akın çekildi kenara, Celal yanaştı götüme ve sikini dayayıp sokmasıyla tamamının götüme girmesi bir oldu. Omuzlarımdan tutup kanırtarak sokuyor ve Akına, “Bu amına koduğumun götü işte böyle sikilir yavşak!” diyordu...
Amımda bir yarak, götümde bir yarakla, ikisinin arasında tost olmuştum. Resmen piston gibi ritim tutturdular, sırayla bir birisi götüme sokuyor çekiyor, bir öteki amıma sokup çekiyordu. Birkaç git gelden sonra artık büzüğümü de amımı da kasamıyordum, amım da götüm de uyuşmuş gibiydi. Kendime inanamıyordum, müthiş zevkli bir şeydi bu, artık bağırmaya çalışmıyor ve sadece zevkten inliyordum. Hasan da artık elini ağzımdan çekince, Cemil sikini ağzıma verdi. Cemilin sikini hışımla emmeye başladım. Bu arada Celal tamamen abanarak birden götümün derinliklerine boşalmaya başladı. Bir kaç git gelden sonra tamamen büzüşen sikini götümden çıkarttı ve Cemile, “Çekil!” diyerek sikini ağzıma uzattı, “Şimdi yala bakalım!” dedi. Ben Celalin sikini emerken, daha kapanmamış götümün deliğine bu sefer Akın kolayca sokmuştu. Hasan hala altımdan amımı pompalıyordu ki, birden o da amıma boşalıverdi...
Hasan altımdan çekildiğinde amımdan döller akıyordu. Cemil eline tülbentimi sararak enlini amımın içerisine sokup bir kaç kez git gel yaptı, amımdan akan dölleri bu şekilde temizledikten sonra yattı altıma ve amımı sikmeye başladı. O boşalınca öteki geldi, o da çekilince diğeri geliyor, ne amımı ne götümü boş bırakmıyorlardı. Sırayla değişerek hepsi amımdan ve götümden beni defalarca siktiler. Dört kişiden kaç kere kaç yarrak yediğimi, kaç kere orgazm olduğumu sayamadım. Herkesin pili bitince, beşimiz birlikte birbirimize önlü arkalı sarılarak yattık. Hayatımda ilk kez dört yarrak birden vardı yatağımda. Birisi götüme yarı girmiş, birisi amıma sürtünüyor ve iki yarrakla da elimle oynayarak uyumuşum...
Ertesi gün gözlerimi açtığımda, sikicilerimin hepsi pert olmuş bir halde uyuyorlardı. Kalktım önce banyo yaptım, daha sonra mutfakta sikicilerime mükellef bir kahvaltı hazırladım. Sonra da hepsini siklerinden öperek uyandırdım, “Sikicilerim hadi kalkın, kahvaltınız hazır!” dedim. Kahvaltıdan sonra, “Son kez bir dörtlü daha yapalım ayrılalım!” dediler, ama o gece de saat 02:30’a kadar defalarca sikiştik. Yani nerdeyse bütün bir haftasonunu sikişerek geçirdik. Onlar gittikten sonra çarşafı tazelerken gördüm, çarşafın her tarafı kat kat katmerleşmiş döl ve kan lekeleriyle doluydu. Tabii amım da götüm de iyice uyuşmuştu, bir hafta evden dışarı çıkamadım. Sonraki günlerde evlerine ben inmeye başladım...
İki sendir yaraksız kaldıktan sonra, şimdi her gece en az ikisiyle sikişiyorum. Üçlü ve arada bir de yine dörtlü sikiştiğimiz de oluyor. Bayılıyorum grup yapmaya, çünkü kimin nasıl ve ne şekilde siktiğini bilmediğiniz için hepsi en iyi sikiciniz oluyor. Üç aydır grup seksin uygulayıcısıyım, artık tek kişinin sikmesi tatmin etmiyor. Sizlerin de grup seks yapmanızı tavsiye ederim. Hele dört genç erkekten aynı anda yarrak yemek kadar güzeli yok, hiç bir deliğiniz boş kalmıyor!
Hatice hatun meyer evliymiş
http://sexhikayem.altervista.org/
Selam ben 28 yaşına universitede master yapan bir öğrenciyim. Geçen yaz Adana seyhana gitmiştik. Yanımda benle birlikte iki arkadaşım daha vardı. Uygun bir fiyata pansiyon bulup hemen yerleştik. Pansiyonda bizim dışımızda kalan bayağı insan vardı. Yan odada bir çift kalıyordu sanırım odaya yerleşirken onlar odalarından çıkmış merhabalaşmıştık. Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra bir şeyler atıştırıp denize gittik. Pansiyonun mutfağı ortak kullanılıyordu. Aşağıya indim mutfağa girdiğimde mutfak tezgahında iş yapan arkası kapıya dönük bir kadın vardı. Arkadan kim olduğunu çıkartamamıştım zaten o gün pansiyona gelmiştik bir şeyler hazırlıyordu. Arkadan ilk dikkatimi çeken kalçası olmuştu. Çok iriydi. İçimden “ 35 yaşlarında bir hatun” diye geçirdim. Altında şort vardı ama kalçası iri olduğundan ve hava çok sıcaktı bunlardan dolayı şortu kalçasına yapışmıştı adeta. Göt yanaklarının arasına sıkışmıştı şortu. Ben bir sandalye çekip masaya oturdum. Sesi duyunca dönüp arkasına baktı beni görünce gülümsedi. Yukarda gördüğüm kadındı. Yoruldum ya diye söylenip masaya oturdu. İsminin Hatice olduğunu Hataylı olduklarını ve kocasının çocukları dolaştırmaya çıkardığını bir çırpıda söylemişti. Konuşkan olması hoşuma gitmişti. Sohbete başladık bu arada bir nescafe hazırladı. Kahvelerimizi içerken hala Hatice konuşuyor ben dinliyordu. 14 yıllık evli olduğunu öğrendim. Hatice ev hanımıydı. O konuşurken ben Hatice’yi süzüyordum. Balıketli bir kadındı. Üzerinde body vardı. Memeleri bayağı büyüktü. O an bodyi çıkardığımı o iri memelerini iki elimle aynı anda avuçlayıp somurduğu düşündüm. Hatice sürekli konuşuyordu ben başımla bazen evet der gibi sallıyordum bazen de “anladım”, “evet” “hımm” diyordum. Mutfağa girdiğimde gördüğüm manzaranın etkisindeydim hala. Tek olmadıklarını kocasının arkadaşıyla hanımının da kendileriyle birlikte geldiklerini söyledi. Hatice biraz oturduktan sonra eşim şimdi gelir odaya çıkayım diye kalktı. Giderken ben hala kalçalarına, kalçalarının salınışlarına bakıyordum. İçimden “Bu karıyı sikmeliyim” dedim. Esmer bir kadındı. O gün gece Hatice’yi onun kalçalarını düşünürken belki 100 defa soydum. İlerleyen birkaç gün içerisinde samimi olmuştuk Mutfakta masaya toplanı sohbetler ediyorduk. Haticenin kocasının arkadaşının Hanımı Dilekte Hatice ile takılıyordu onla da muhabbetimiz artmıştı. Benim arkadaşlar sürekli sahile gidiyorlardı ben her defasında bahaneler buluyor Hatice ile denk gelmek için enerji harcıyordum. Hatice de bana iyice yakınlaşmış kocasını ilgisizliğinden, sürekli işiyle ilgilendiğinden, eskisi gibi evliliğinin olmadığını filan söylüyordu. Ben içimden tam sırası oğlum diye geçirdim. “Sevgilin odlumu hiç Hatice” diye pat sordum. Gözlerimin içine baktı. “Hayır olmadı, hem ben evliyim” dedi. “İnsan bir gün ansızın aynaya bakarken şunu hatırlar- ellerine bakar avuçlarına- ve avuçlarında kayda değer bir şey olmadığını anlar ama zaman artık geri gelmez geçmiştir” dedim gözlerinin içine bakarak. Ne demek istediğimi anlamıştı. O arada Dilek geldi konuşmamız bölündü. Bölündüğü de iyi olmuştu. An Hatice’nin ağzından çıkan olumsuz bir şey bazı şeyleri imkansız hale getirebilirdi. Saat 11 gibi aşağıya indim pansiyonda kalanlar tv izliyordu. Hatice ve kocası çocuklarda ordaydı. Ben mutfağa girerken beni gördü. MutfaktaZevce.com da kaç tane oya varsa hemen tıkla ve gör.`, CAPTION, `Hemen Ara-Bul`);“ onmouseout="return nd();”> oyalanırken içeri girdi. “Susadım” dedi bunun bir bahane olduğunu biliyordum. “İki dakika oturayım içeri çok sıkıcı” dedi. “söylediğin sözden etkilendim inan ama güvenilir kimse yok sonuçta evli bir kadınım ben çok zorrr” dedi bunları söylerken gözlerimin içine bakıyordu. İçimden “tamam bu iş” dedim uygun bir fırsat kolluyordum artık pansiyonda 6. gün yine sahile gitmedim arkadaşlar ısrar etti onları gönderdim. İkindi vakti Hatice ve eşinin çocuklarla birlikte sahilden geldiklerini gördüm. Ben oturmuş tv izliyordum. Merhabalaştık Hatice ve Dilek’in eşleri işleri varmış gittiler. Sabırsızlanmaya başlamıştım. Odaya götüremezdim. Gelmezdi de. Biraz bekledim. Çocuklar oyun oynamak için dışarı çıkmışlardı. Kalktım yavaşta kararımı vermiştim. Üst kata çıktım. Hatice’nin odasına geldim kapıyı çaldım. Biraz bekleyince açtı. Beni görünce şaşırmıştı. “merhaba Hatice” dedim. “canım sıkıldı bir merhaba diyeyim” dedim. Kapıdaydı kapı aralıktı. Gir demeden içeri doğru hamle yaptım kenara çekildi. İçeri girdim. Denizden gelince duşa girmiş belliydi. Altında farklı siyah bir şort vardı yine kalçalarının arasına girmişti. Üst tarafında askılı bir body vardı. “fazla kalamasın ama” dedi. İkimizde ayaktaydık. Ben ani bir hareketle kolumu beline sardım kendime çektim. “Napıyorsunnn, saçmalama” dedi bunları derken dudaklarına yapıştım. Bir elim belindeydi. Elimi belinde dolaştırmaya başladım. Dudağını kaçırmak istedi, diğer elimle başından tuttum bırakmadım. Dudaklarını somuruyordum. “Off canım seni isiyorum çok” dedim. O an dudaklarımı boynunda gezdiriyordum. “Yapma lütfen, birazdan eşim gelecek, gören olur, ben evliyim ama gibi sözcükler kesik kesik çıkıyordu. Belini saran kolumu biraz daha sıktım. Tam yapışmıştım vucuduna. Tekrar dudaklarına yapıştım. Bu sefer karşılık vermeye başladı. Ama olmaz olmaz gibi sözcükler sürekli ağzından çıkıyordu. Boştaki diğer elimi de beline attım. Ateşli bir şekilde öpüşmeye başlamıştık. Elimle okşayarak belini aşağıya indimZevce.com da kaç tane arzu varsa hemen tıkla ve gör.`, CAPTION, `Hemen Ara-Bul`);“ onmouseout="return nd();”> arzuladığım götü elimin altındandaydı. Elimi götünde gezdirmeye başladım. Gezdirdikçe daha çıldırıyordu. Şortun üzerinden iki elimle aynı anda avuçladım göt yanaklarını sıktım götünü kendime doğru bastırdım. O an sikimi hissetmişti “oohhhh” dedi. Arkada masa vardı oraya doğru götürdüm masaya dayadım ayakta. Dudaklarım dudaklarını yoğuruyordu. Dilimi azgına verdim deli gibi emmeye başladı. Kesik kesik soluyordu. Kulağına “yavrum harikasın”, “götün çok güzel”, “yavrum benim” gibi laflar ediyordum duklarımı dudaklarından çektim. Masaya yarım oturmuştu bacaklarının arasındaydım. Gözlerinin içine bakarak, dilimi çıkardım boynuna dilimi yapıştırdım. O an iki elimi memelerine attım. Avuçlayıp sıkmaya başladım aynı anda iki elimle memelerini yoğuruyordum dilim ensesinde boynunda geziyordu sürekli. Bodysini yukarı kaldırdım off sütyeni yoktu banyodan yeni çıkmıştı. İki elimle memelerini okşarken Hatice’ye baktım gözlerini kapamış kesik kesik inliyordu. Parmaklarımla aynı anda meme uçlarını yakaladım oynamaya başladım meme uçlarıyla. Parmaklarımın arasına alıp sıkıştırıyordum dilim boynundan aşağıya memelerinin arasına kadar inip tekrar çıkıyordu. İki elimle memelerini sıktım sertçe aniden, meme uçları yukarı kalktı. Hatice “ıııhhh” derken göz göze geldim duklarımı ıslattım yukarı kalkan meme ucuna dilimi değdirdim. Dilimle meme ucunda daireler çiziyordum. Tekrar dudaklarımı ıslatıp dudaklarımın arasına aldım meme uçlarını yalıyordum. Meme uçlarını yalarken ellerimi serbest bıraktıp, ellimin biri bacaklarının arasındaki amını bulmuştu. Elimle kilotunun üzerinden amını avuçladım. Off amının sıcaklığını hissediyordum. Duklarım memelerini bırakarak göbeğine inmişti. Dilimle göbek çukurunu yalıyordum yalarken elim amını okşuyordu. Ta aşağıya kadar inmiştim yavaşça altındakileri çıkardım off bacaklarını ayırdım. Amı ortaya çıkmıştı. Diz kapağından başlayarak bacaklarının iç taraflarını yalamaya başladım yaladıkça Hatiçe saçlarımı okşuyor kesik kesik inliyordu. Baldırlarının içlerinde dilim geziyordu. Bacaklarını iyice açmıştım. Etli amı ortaya çıkmıştı. Yeni tıraş olmuş pırıl pırıldı amcığı aşağıdan yukarı doğru dilimi bastırdım Hatice’nin amına Hatice kendini kastı. Amını dillemeye başlamıştım. Dilimle yalıyordum amını aşağı yukarı yalıyordum. Off bızırını anidan agzıma aldım dudaklarımın arasına somuruyordum. Emiyordum. “emzir beni yavrum”, “amınla emzir, amınla emzir” diye sayıklarken amını somuruyordum. Hatice inliyor kendini kasıyor kesik kesik bir şeyler söylemeye çalışıyordu. Elimin birini götüne attım off göt yanaklarının arasını okşuyordum. Dilim sürekli amında yalıyordu. “of amcığın harika yavrum”, “birazdan sikeceğim senin amını” gibi sözler diyordum. Sikim taş gibi olmuştu. Ayağa kalktım. Meme uçlarına hafif bir sille attım. Bacaklarının arasına yerleştim sikimin kafasını amının dudaklarına sürtüyordum sikimin kafasını. Haticenin dudaklarına yapıştım. Yapıştığım an amına kökledim sikimi dibine kadar girdi. Off kaygan amcığına köklemiştim dibine kadar soktum. Ellerimle götünü okşuyordum. Okşarken amını sikmeye başladım Haticenin dibine kadar sokup sokup çekiyordum sikimi. “off yavrum amın harika amını sikmek harika”, “orospu amcığı gibi ateşli amcık seninki” diyordum. Hatice tırnaklarnı sırtıma geçiriyor. Ensemi ısırıyordu. Durmadan sikiyordum. Amını, sikim kaybolup çıkıyordu durmadan pompalamaya başladım. Sikerken taşaklarım şak şak çarpıyor sesler çıkarıyordu. Bir süre siktim bu pozisyonda. Birden durdum sikimi çektim Hatice’yi götünden kucakladım indirdim. Ters çevirdim başını masaya bastırdım. Dimi sırtında gezdirirken sikimi götünün arasına amına sürtüm. Tekrar arkadan domalmış ayrılmış amına kökledim. “ooff amını siktiğim harikasın” dedim. Tekrar hızlandım dibine kadar vuruyordum amının.sürekli vuruyordum amına sikim kayıp kayıp çıkıyordu. Hızlı hızlı sikiyordum sikerken ellerimle göt yanaklarına şakşak vuruyordum. Orospu gibi sikiyordum Hatice’yi, Hatice inledikçe daha sert vurmaya başladım amına, Hatice’nin inlemeleri arttı bende geliyordum, daha hızlandım daha sert sokuyordum Haticenin amına offfff amının dibine anidennnnnn geldim hiç durmuyordum zevkten Haticenin götünü avuçlamış sıktıştım. İkimizde bağırarak boşaldık. Vakit bayağı geçmişti.
Komşumun oğlu üzüm çardağı altında
Seks Hikayesi sevenler. Adım Akile. 48 yaşında, balık etli, 1.70 boyunda, kapalı bir kadınım. Kocam 55 yaşında, ince yapılı (aslında oldukça zayıf demek daha doğru olur) ve uluslararası bir nakliyat şirketinde TIR şöförlüğü yapıyor. 24 yaşında bir kızım var, 2 yıllık yüksek meslek okulunu bitirdi, şimdi büyük bir AVM’de vardiyalı çalışıyor. Kocamla seks hayatımız bundan yıllar önce bitti, yani kocamın siki bir daha kalkmadı. Kocamın gitmediği doktor ve psikolog kalmadı, yine de durumu düzelmedi. Ben de o zamandan beri sikişmeye hasret kaldım. Eh burası da küçük bir belde, herkes birbirini tanır, ne kadar yarrağa aç olsam da, dedikodudan çekindiğim için kimseyle bir halt edemedim, ta ki kadınlar gününde yan komşumun 18 yaşındaki oğlu Osman’ı arka bahçede 31 çekerken görene kadar…
Bizim evler yan yana ve bahçe içindedir. O gün yan komşum Fikriye’nin günüydü. Yaz mevsimi olduğundan güne katılan bütün kadınlar Fikriye’nin ön verandasında toplanmış, çay pasta kurabiye eşliğinde laflıyorduk. Bir ara kadınlardan biri benden dantel örneği sorunca, alıp getirmek için kendi evime geçtim. Arka odadan dantel örneğini aldım, tam döneceğim gözüm Fikriye’nin arka bahçedesindeki Osman’a takıldı. Osman (yan komşum Fikriye’nin oğlu) asmanın altında 31 çekiyordu. Annesine gelen kadınları görünce azmıştı anlaşılan. Perdeyi hafif aralayıp biraz dikkatli baktığımda odun gibi yarağının damarları çıkmış, nasıl da ovalıyordu anlatamam. O anda tahrik oldum ve resmen amım sulandı. Kolay değil, 11 yıldır kocamla tık yok yatakta. Durdum Osman’ın 31 çekmesini seyrettim. Seyrederken elim kendiliğinden külodumun içine kaymış, amımı okşamaya ve parmaklamaya başlamıştım. Osman fışkırmaya başladığında içim gitti resmen. Ben de amımı ovarak orgazm olmuştum. Neyse, toparlanıp tekrar Fikriye’lere gittim, ama kadınlarla sohbet ederken hep aklım Osman’da ve onun o muhteşem yarağındaydı…
O gece dayanamayıp, dolaptan taze ve irisinden bir Patlıcan alıp, yalnız yatağımda Osman’ı düşünerek kendimi tatmin edip, amımın ateşini söndürdüm ve uyudum. O günden sonra Osman’ı ufak tefek işlerde yardım isteme bahanesiyle evime çağırıp firikikler veriyordum. Tabii gözüm sürekli önündeydi. Osman da frikik verdiğimde çaktırmadan bakıyor ve önü kabarıyordu. Ama bir girişimde bulunmuyordu, belki de annesine söylerim diye korkuyordu çocukcağız. Bu böyle bir iki hafta daha devam etti ve ben artık daha da azmış ve dayanamaz hale gelmiştim.
Anladım ki ben birşey yapmazsam Osman’dan bir girişim olmayacaktı. Ve Osman’a bir numara yapmaya karar verdim. İçime siyah iç çamaşırları giydim, üstüme beyaz ince bir triko bluz giydim ve ön dekoltesini de açtım. Südyenim olduğu gibi görünüyordu. Uzun, siyah, önden düğmeli eteğimi de giydim ve ön düğmelerininin alttan 4 tanesini açtım ki baldırlarım görünsün diye. Mutfakta lavabonun altındaki sifonu çekip musluğu biraz açtım ve yere su akıttım. Sonra da ‘Lavabo bozuldu’ diye, bakması için Osman’ı çağırdım…
Osman lavaboyu tamir etmeye geldi. Mutfakta çömelip lavabonun alt dolabının kapağını açtığımda Osman küloduma kadar görüyordu. Hafif eğildiğimde ise göğüslerimin çatalı neredeyse burnuna yapışacaktı. Bolca sürdüğüm parfüm de cabası. Osman hemen, “Sadece sifon yerinden çıkmış Akile teyze!” diyerek sifonu yerine taktı. Ama gözlerini benden ayıramıyordu, önü deseniz resmen çadır kurmuş, yarağı şortunu delecek gibiydi. Osmana lavaboyu tamir ettiği için teşekkür edip, planımın ikinci kısmına geçtim. Çömeldiğim yerden kalkarken, yarı domalmış bir haldeyken acı bir, “Ahhhh!” çektim ve elimle belimi tutarak, “Offf belimmm!” diye sızlandım ve o pozisyonda kaldım.
Osman hemen, “Ne oldu Akile teyze? Birşeyin yok ya?” dedi. “Belim tutuldu galiba! Yardım et, beni kaldır ve yatağa götür lütfen, belime bıçak saplanmış gibi hissediyorum!” dediğimde, Osman hemen arkama geçip koltuk altlarımdan tutup yavaş yavaş beni kaldırmaya çalışırken popomu Osman’ın önüne yasladım, yarağını resmen kalça yarığımda hissediyordum. Ben arkamı yasladıkça o da götüme iyice abanıyordu ve yarağı taş gibi sertti…
Sonunda Osman’ın yardımıyla ahlaya puflaya ayağa kalktım. Güya belimin ağrısından yürüyemiyorum diye Osman’ın boynuna kolumu doladım da yürüyorum. Osman da belime sarılıp beni yatak odama götürdü.
Beni yatağın kenarına oturtup yavaşça yatağa yatırmaya çalışırken ben de iki kolumu boynuna dolayıp destek alıyordum. Sırtım yatağa değdiğinde (kollarımı boynundan bırakmadığım için) Osman’ı da üzerime çekmiştim ve vücutlarımız birbirine yapışmıştı. Osman’ın kazık gibi yarrağını tam amımın üzerinde hissediyordum. Osman o anda sanki niyetimi anlamıştı, ama yine de çekiniyordu.
Üzerimden kalktı ve “Nasıl oldu, belin halen çok ağrıyor mu Akile teyze?” diye sordu. “Çok berbat ağrıyor…” dedim. “Akile teyze istersen yüzüstü dön de belini ovayım!” dediğinde, “Oh çok iyi olur valla!” deyip yavaşça döndüm ve yüzüstü uzandım. Osman da yatağa çıktı, bacak arama yanaşıp iki eliyle belimi ovmaya başladı. “Şu bluzümü yukarı sıyır da ov!” dedim…
Osman bluzümü enseme kadar sıyırdı ve önce belimi okşar gibi ovmaya başladı. “Oh iyi geliyor valla, biraz daha sert yap ve hep aynı yeri ovma, sadece belim değil bütün sırtım ağrıyor!” dedim. “Tamam Akile teyze!” diyerek yukarı doğru kaydı ve sırtımı, südyenimin kopçasının olduğu kısmın etraflarını ovmaya başladı. Bir ara parmakları südyenimin yanlarından göğüslerime kaymaya başladığında, “Sütyenimi çöz de rahat yap!” dedim. Hiç sesini çıkarmadan südyenimin kopçasını çözdü ve sırtımı ovmaya devam etti. Elleri yanlardan göğüslerimin yanlarını da okşamaya başladığında ben resmen ıslanmaya başladım ve gözlerim kapalı olarak ufak ufak zevkten inliyordum.
Osman’ın elleri arda sırada tekrar belime iniyor ve belimi ovarken başparmaklarını da eteğimin bel kısmından içeriye hafif hafif sokmaya çalışıyordu. Osman’a, “İstersen eteğimi çıkar da buruşmasın! Hem oralarım da çok ağrıyor, oraları da ov!” dediğimde, Osman eteğimin arka fermuarını indirdi ve eteğimi bir çırpıda çekip çıkardı…
Artık sadece külotla kalmıştım. Osman baldırlarımın üzerine oturdu ve bacakları bacaklarıma temas halindeydi. Bir an üzerime uzandı ve yarrağı neredeyse külodumu delecek gibiydi. O an bir, “Oohhhhh!” çekerek götümü hafif yukarı kaldırıp yarrağına bastırmaya başladım. İşte o anda Osman da omuzlarımdan tutarak iyice abandı ve ensemde dudaklarını hissettim. Ensemi, boynumu ve omuzbaşlarımı öperek götüme kerkiniyordu. Artık ok yaydan çıkmıştı. Amım da berbat sulanmış ve vıcık vıcık olmuştu. Ellerimi arkaya atıp külodumu aşağı sıyırdığımda,
Osman da bir anda doğrulup, önce kendi şortunu sonra benim külodumu çıkardı. Ben sırtüstü dönüp baktığımda, Osman’ın damarlı yarrağı oldukça şişmiş, başı nereyse morarmıştı. Elimi atıp yarrağını tuttum ve çekerek, “Ağzıma yaklaştır şunu!” dedim. Osman yukarı kayarak göğüslerimin üzerine oturur gibi pozisyon aldı ve yarrağını ağzıma uzattı…
Önce yarrağının başını öpüp dilimle birkaç kez daire çizdikten sonra ağzıma aldım ve emmeye başladım. Daha 10-15 saniye geçmeden Osman kasılmaya başladı. Boşalacaktı, ama kendini zor tutuyordu. Ben daha seri emmeye başlayınca döllerini gırtlağımdan mideme doğru fışkırtmaya başladı. Tüm döllerini yutup yarrağını yalayarak temizledikten sonra, yarrağını ağzımdan çekti ve göğüslerimden aşağı kayarak, göğüslerimi yalamaya öpmeye ve emmeye başladı. Göbeğimi de yaladıktan sonra, bacaklarımı ayırıp başını amıma gömdü ve amımı yalamaya başladı. Bu işi çok iyi biliyordu kerata, diliyle sikiyordu amımı.
Ben artık kopmuştum, inlemelerim resmen böğürmelere dönüşmüştü. Yarım saate yakın yalayarak iki kere orgazm etmişti beni. Saçından asıla asıla amımdan zorla uzaklaştırabildim dilini. Kollarından tutup yukarı çektim ve “Hadi sokkkkk!” diye seslendim. Osman yarrağını amımın dudaklarına sürtmeye başladı. Ben dayanamıyordum, “Sok artık yeter, sok şunu!” dedim…
Osman amımın dudaklarını parmaklarıyla ayırıp yarrağının başını amımın deliğine dayadı ve belimi iki eliyle tutup beni kendine çekerek aynı zamanda da yüklendi. Yarağı bir anda ve tümden köküne kadar girmiş ve içimi doldurmuştu. Öyle bir, “Ooohhh!” çektim ki anlatamam. Sanki içim yarılmıştı, yarağının damarlarını amımın en ücra köşesinde bile hissediyordum. Osman yavaş yavaş gidip gelmelere başlayınca, altında nasıl kıvrandığımı görmeniz, şehvetten nasıl sesler çıkardığımı, zevkten nasıl inlediğimi duymanız lazımdı.
Osman gittikçe hızlanan hareketlerle amıma pompalarken ben de bu arada yeniden orgazm olmaya başlamıştım. Orgazm kasılmalarımdan dolayı bütün vücudum Puding gibi titriyordu. Tırnaklarımı Osman’ın sırtına geçirip yüksek sesle bağır bağıra orgazm olduğumu hatırlıyorum. Osman’ın da boşalması yakındı, birden daha da hızlandı. Nasıl sikiyor ama, taşakları amıma şap şap vura vura…
Benim ahlamalarım ve ohlamalarım arasında, Osman, “Geliyorummm!” diyerek birden içime fışkırmaya başladı. Aman Tanrım ne muhteşemdi. Osman göğüslerimden birini ağzına almış emerken, ben çıldırmış gibi başımı sağa sola sallayarak bir kez daha orgazm oluyordum.
Osman’ın fışkırması bittiğinde üzerime yığıldı kaldı, ama o koca yarağı halen içimdeydi. O vaziyette bir süre soluklandık. Osman yana devrildiğinde, yatak odamın kapısında duran kızım Şeyda ile göz göze geldik. Tabii hemen toparlandık. Osman şortunu ve tişörtünü yarım yamalak giyip, kaçarcasına fırladı evden çıktı gitti. Ben de kızımı oturtup herşeyi açıkladım ve kızım da bana hak verdi 🙂

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kocamın Fantezisine Uydum Alman'a Verdim
Selam arkadaşlar,
Kocamla Türkiyede tanıştık ve evlendik. Beni buraya o getirdi. Evleneli 9 yıl olmuştu. Her geçen gün kocam benden uzaklaşıyor ve artık beni gözü görmüyordu. Kocamın beni yok gibi saymasına çok içerliyordum ama elimden birşey gelmiyordu. Bir gün yataktaydık ve kocama “Ne olur söyle, neden böyle olduk? Bir hata mı yapıyorum sana karşı?” falan derken kocam ağzındaki baklayı çıkarmıştı. Benim sexde onu tatmin edemediğimi, kendisinin çılgınca şeyler istediğini ve benim çok kapalı ve tutucu olduğumu anlattı. Benim kafamın hala Türkiyede olduğunu, oysa kendisinin düşüncelerde başka bir dünyada yaşadığını uzun uzun anlatmıştı. Bende “Ne yapabilirim kocacım? Ben de böyle olmak istemiyorum. Sen benim kocamsın, ne yapmamı istiyorsan söyle ben yapayım.” dedim.
Bunun üzerine kocam, “Senin azgın bir kadın olmanı istiyorum, beni etkilemeni istiyorum, fantazilerini anlatmanı istiyorum, yatakta (sikişli, amlı, yaraklı) konuşmanı istiyorum, yeni heyecanlar istiyorum!” dedi. Kocama, “Ne anlatmamı istersin kocacım?” dedim. Kocam da, “Mesela rüyanda veya hayallerinde hiç mi başka bir erkekle sikişmedin, onu anlat!” dedi. “Tamam aşkım anlatayım.” dedim. Oysa hiç öyle şeyler yapamamıştım, ama kocamı etkilemek istiyordum, yapmışım gibi anlatmaya başladım: “Alman komşumuz sen işteyken evimize geldi. Yakışıklı adamdı. Yeni banyo yapmıştım, bornozla kapıyı açtım, adamı içeri aldım. Karşısına oturup bornozu açtım, altımda hiçbirşey yoktu. Adam amımı görünce siki kalktı, kocaman oldu. Dizlerimin üzerinde sürünerek, adamın önüne gittim, sikini çıkarıp ağzıma aldım yaladım.” deyip, yavaşca kocamın sikine doğru eğildim ve yalamaya başladım. Hem kocamın sikini yalıyor, hem fantazi anlatıyordum.
Kocam da, siki de çıldırmış gibiydi, gözlerini kapatmış, “Karıcım devam et, evet, işte böyle, devam!” diyordu. “Onu bu yatağa getirdim. Hemen soyunduk, sonra adam kalın yarrağını amıma yerleştirip çılgın gibi sikmeye başladı. Beni evire çevire siktikçe ben zevkten inliyordum.” diye anlatırken, kocam beni deli gibi sikmeye başladı. Hemde nasıl sikiyor, terden sırıl sıklam olmuş, kuduruk bir halde beni sikiyordu, delirmiş gibiydi. Bende bu delice sikişin tadını alıyordum, kocam uzun zamandır beni böyle istekli sikmemişti. Kocam sonunda içime patlarcasına boşaldı ve yanıma uzandı. “Harikasın karıcığım, muhteşemsin!” diyerek boynumu, boğazımı öpüp kokluyordu. Sanki yeni evlendiğimiz zamanki gibiydik. “Karıcım yeni heyecanlara ihtiyacımız var, bak nasıl kendimizden geçtik, işte böyle olalım.” diyordu durmadan. Anlattıklarıma kendimde şaşırmıştım, fakat kocamın beni sikişi ve iltifatları çok hoşuma gitmişti.
Kocam ertesi akşam, “Hadi bir çılgınlık yapalım, telefonda rastgele birini arayalım, erkek çıkarsa sen onla telefonda sex yapacan, bende seni (o adam sikiyormuşcasına) sikecem.” dedi. “Tamam.” dedim. Hemen aradık rastgele birisini. Alman bir erkek çıktı. Adam telefonda daha “Halo.” deyince, ben adama direkt, “Beni telefonda boşaltırmısın?” dedim. Adam şaşırmıştı. “Lütfen, telefonda sex istiyorum!” dedim, dünden razıydı. Başladık konuşmaya, adam telefonda ne diyorsa kocam bana aynısını yapıyordu. Almana, “Amımı yalamanı, dilini amıma sokmanı istiyorum, hadi dilini sok canım...” falan diye konuşuyordum, kocam kuduruklar gibi amımı yalıyordu. Üstümden utanmayı her dakika daha da atıp, telefondaki Almana, “Beni kocamın yanında domaltıp sikmeni istiyorum.” deyiverdim. Kocam beni domalttığı gibi, arkadan amıma sokup deli gibi sikmeye başladı. Telefondaki Alman’ın boşalmasıyla, kocamda kendinden geçercesine boşaldı...
Sevişmelerimiz bir müddet böyle devam etti. Yine azdığımız bir gün kocam, “İstermisin seni bir başkası gerçekten siksin, bende seyredeyim?” deyince, “Sen istiyorsan, evet istiyorum kocacım.” deyivermiştim. Kocam bu kararımı sevinçle karşıladı ve bana karşı davranışları olumlu yönde değişmişti. Artık kocam evde benle ilgileniyor ve her dediğimi yapıyordu. Bense çok değişmeye başlamıştım, kendime olan güvenim geliyordu. Daha dekolte elbiseler, seksi iç çamaşırlar giyiyordum. Saçlarım, makyajım değişiyor ve kadın gibi kadın oluyordum.
Kocam o günden sonra internetten beni sikecek erkek aramaya başladı. Bir akşam bana, “Gelirmisin canım, bak online bir Alman çift var, tanışalım.” dedi. Alman çiftle karşılıklı webcamları açtık ve birbirimizi tanıttık. Onlar daha önce bu tür ilişki yaşamışlar. Webcamda karşılıklı soyunduk, sanal seks falan yaptık. Önce Alman karısını sikerken webcamda bize izlettirdi, ardından da kocam beni sikti, Alman çift izledi. Muhabbeti iyice ilerlettik ve bu Alman çiftle buluşmaya karar verdik. Bizi evlerine davet ettiler, kabul ettik, haftasonu için randevüleştik.
Haftasonu olmuştu. Alman çiftin yaşadığı şehre gittiğimizde heyacan son noktada idi. Evlerine yaklaştıkça, hem kocam, hemde ben titiriyorduk. Zili çaldığımızda mükemmel bir şekilde karşılandık. Kadın bana sakin olmamı, ilk defasında kendisinin de böyle heyecanlı olduğunu anlatıyordu. Yemek yedik, birer kadeh şarap içtik. Sonra kadın bana, “İstersen alışman için ilkinde ayrı ayrı odalarda yapalım.” deyince “Sen bilirsin.” dedim. Kadın oturduğu yerden kalktı, “Evet beyler, artık işimize bakalım.” dedi. Kocası da gülümseyerek “Evet, değişik zevkler yaşama zamanı geldi.” diyerek karısını öptü ve kocama, “Evet, dostum, karımı sana teslim ediyorum. Artık senin karın sayılır, onu mutlu et!” diye kocama sundu. Kocam ve ben kıpkırmızı olmuştuk. Kadın hemen kocamı kaldırıp elinden tuttu, “Hadi aşkım öbür odaya geçelim.” dedi ve yan odaya götürdü.
Ben adamla yalnız kalınca titriyordum hala. Adam çok kibar davranıyordu bana. “Lütfen sakin ol. Eğer istemiyorsan yapmayız, yeterki sakin ol.” diyerek yanıma oturdu. Konuşuyorduk ve şaraplarımızı yudumluyorduk. Öbür odadan karısının inlemeleri duyulmaya başladığında, adam bana gülümseyerek, “Gel.” dedi ve koridora çağırdı. Yanına gittiğimde, kapı aralığından karısını ve kocamı gösterdi. Çırıl çıplak soyunmuşlar, kocam Alman kadının amını yalıyordu. Kadın kendinden geçmiş şekilde inlerken deli gibiydi. Ben bakarken adamın arkamdan yavaşca bana sarıldığını hissettim. “Şu an kocan ve karım sikişin ön hazırlığındalar, bende seni istiyorum, bak çekinecek birşey yok!” diye yavaşca beni kulaklarımdan öpüyordu. Kızarmam artmış, fakat ‘yok, yapma’ demiyordum. Adamla tekrar salona geçtiğimizde, aklım kocamla kadının biraz sonra sikişecek olmalarıyla meşguldü.
Salonun ortasında, adam bana arkamdan sarılmış, yavaşca elini önüme, amıma atmıştı. İlk defa kocam dışında bir başka erkeğin eli amımdaydı. Önce eteğimin üzerinden okşadı biraz, sonra elini külodumun içine soktu. Zaten nemli olan amım iyice ıslanınca, dayanamadım birden döndüm ve adamın dudaklarına yapıştım. Artık iyice azmıştım. Adam dudaklarımı koparırcasına beni yatakodasına götürdü. Önce beni soydu, sonra kendi soyundu ve beni yatağa uzattı. Her tarafımı öpüp yalamaya başladı. Dudakları amımı yalarken, sadece onun usta bir sikici olduğunu düşünüyordum, kendimi bırakmıştım. Adam amımı yalayarak beni boşalttıktan sonra, beni ters çevirdi ve götümü yalamaya başladı. Kocam da bazen götümü yalardı, fakat göt deliğimi bu kadar uzun yalandığını hatırlamıyorum. Götümün yalanmasından müthiş zevk alıyordum. Birden pozisyon değiştirdik, 69 olduk. Tüm iştahımla o kocaman yarağı yalıyordum. Adam zevkten inliyor, “Süper, bravo!” diye beni motive ediyordu...
Derken beni sırtüstü çevirip bacaklarımı ayırdı ve yavaş yavaş yarrağını amıma sokmaya başladı. O uzun ve kalın yarak amıma girdikçe beni delirtiyordu. Ne yalan söyleyim, siki kocamınkinden daha iyidi ve ustaca sikiyordu. Amıma yüklendikce ben kendimden geçiyordum, gözlerim kapanmış, orgazmdan orgazma sürükleniyordum. Gözümü bir ara açmıştım ki, kocam ve kadın yanımızdalardı, sarmaş dolaş, gülümseyerek bize bakıyorlardı. Adam kocamdan ve karısından çekinmeden, hala deli gibi sikiyordu beni. Kadın yanıma diz çöktü, üzerime eğildi ve gözümün içine bakaraktan beni dudaklarımdan öpmeye başladı. İlk defa bir kadınla öpüşüyor olmama rağmen, çılgınca öpüşüyorduk. Kocam da kadının arkasına geçti ve kadını sikmeye başladı. Beni siken adam hızlanmıştı iyice, “Jaaa, ich komme!” diye bağırarak, sikini amımdan çıkardı ve memelerime boşaldı. Kocama dönerek, “Süper karın var, müthiş sikişiyor!” dedi. Kocam, “Senin karın da süper sikişiyor!” dedi ve çok geçmeden kocam da kadının sırtına boşaldı...
Ardından banyoya girdik temizlendik. O gün sabaha kadar, çeşitli pozisyonlarda sikiştik, kocamın fantazisi gerçekleşmiş, bende başka bir erkekle sikişin tadını almıştım. İleriki zamanlarda kocamın daha renkli, daha değişik fantazileri oldu, hepsini gerçekleştirdik. Kocamın fantazileri sayesinde seks hayatımız artık monoton ve sıkıcı geçmiyor. Kocam bana yeniden aşık oldu!
Tatilde iki orospu
Merhaba, Ben otuz yaşlarında evli bir kadınım. Yaklaşık sekiz yıldır evliyim. Eşimle birlikte çok güzel anılarımız olmuştur. Tabiki sexten bahsediyorum. Balayımızda yaşadıklarımız çılgınca idi. Bir keresinde yüzerken kocam bikinimin üstünü çıkarmıştı, ama balkondaki sevişmemiz kadar bunu ileri götürememişti. Bana hep üstsüz güneşlenmemden hoşlanacağını söylerdi. Daha da ötesi beni başka erkeklere siktireceğini söyler ve beni nasıl sikeceklerini anlatarak beni tehrik ederdi.
Bazen fantazilerimizde grup seksi yapmak yer alırdı. Seksin her türlüsünü yanni ikimiz beraber deniyorduk. Kocamın sikini ağzıma almak, yalamak ve e-onun benim amcığımı yalaması, dilini amcığımın içine sokması ve bir kuşun kanat çırpması gibi dilini amcığımın içinde çırpmasından çok zevk alıyordum. Arada sırada dilini daha gerilere kaydırıyor. Göt deliiğimi de yalıyor, parmağı ile masaj yapıyordu. Bunlardan acaip zevk alıyordum. Biliyordum ki yarağını götümün dibine kadar sokmak istiyordu. Ne yalan söyleyeyim ben de istiyordum. Bir keresinde içki içmiştik ondan sonra götümü siktiğini hatırlıyorum. O zaman deliklerimin ikisini de sikmişti. Bir ona bir öbürüne sokmuştu. fakat daha sonraki zamanlarda ne kadar denediysekte hep göt deliğim acıdığında başarılı olamamıştık.
Kocamın uzun süren seyahatlerinden birisinde bana yazdıklarından o kadar çok etkilenmiştirm. Geldiğinde götümü ona ne kadar acırsa acısın siktirmeye karar vermiştim. Gerekli hazırlıkları yaptım. Geldiğinde çılgınlar gibi seviştik. Ona vazelini gösterdiğimde çok memnun olmuştu. Ertesi gün ilk denememizi yaptık. Heyecanlanmıştı. Sonunda sikini göt deliğime sokmayı başarmıştı. Sik bu orospuyu doyur beni diyordum…..Ama çok uzun sürdüğünü söyleyemem ben de fazla bir şey anlamamıştım. Gerçi siki göt deliğimi doldurmuş onu götümün içinde hissetmişttim. Ama, kısa sürmüştü.
İki gün sonra idi beni yine sikmekle meşguldu ve bana yola çıkmadan bir kez daha götümü sikeceğini söyledi. Ben de hadi şimdi sik dedim. Amcığım sırılsıklamdı. Göt deliğimi vazelinledi. Sikini vazelinledi. Sonra sikini göt deliğime bastırmaya başladı. İçeri doğru kaymaya başlayınca acı hissetmeye başlamıştım yine acıdığını söyleyince biraz bekledi. Sonra tekrar yüklendi. Başı girmişti artık…acıyordu. direndim. sikini ittirdi. ve dibine kadar girmişti artık. yavaş olmasını söyledim. biraz da dibinde bekledi. Sonra yavaş yavaş gdip gelmeye başladı. bir süre sonra sonra artık götümün deliği tamamen açılmıştı. resmen amımı siker gibi yarağı götümğün içinde hareket ediyordu. Arada bir siki götümden çıkıyordu ama geri sokması artık çok kolaydı. Acaip zevk alıyordum. Ona kızdım beni niçin bu kadar zamandır götümden sikmemiş ve bu zevkten mahrum bırakmıştı. Orgazm omuştum ama o hala beni sikiyordu. Yatak amımdan akan sıvılarla sırılsıklam olmuştu. Sonra götüme boşaldı.
Artık götüm yırtılmıştı. sikimi rahatlıkla götüme alabiliyordum. Bir seferinde kocamın yarağının üstünde otururken aynadan götüme giriişne baktım manzara harika idi. Pornolardaki orospular gibi sikiliyordum. Zaten götüm de sikildikten sonra kendimi orospu gibi hissetmeye başlamıştım. Gerçek bir orospu olma isteğim gittikçe artmaya başlamıştı. Başka yaraklar istiyordum artık….
Kocamda başka yarakların beni sikmesini istiyordu. Pezevenk olmak istiyordu. İş yerinde bir arkadaşım vardı. Onunla beni tatile gönderebileceğinden bahsetmişti. Ki benim zorlamam üzerine onun gibi kadınları sikmek istediğini söylemişti. Ama ben buna hayatta izin vermezdim. Arkadaşım üç günlüğüne Bodruma gidecekti. Kocam da o hafta sonu yine seyahate gitmek zorunda idi. Ona hafta sonu çok canım sıkılacağından şikayet ettim. Aslında beni de götürmek istiyordu ama diğerleri eşlerini getirmediği için bir de böyle zamanlarda hep toplantılarda vakit geçiriyordu. Onu hiç göremiyordum. Arkadaşlarına takılsana dedi.Yaz herkes biryerelere gitti. Zührede Bodruma gidecek deyince sen niye onunla gitmiyorsun dedi.
Gerçektende hiç aklıma gelmemişti. Bilmem hiç konuşmadık belki birrisi ile gidiyordur dedim. Yalnız gitmek ister. Yalnız kafam da şimşek çakmıştı. Sabahleyin ilk işim onunla konuşmak olmalıydı. Sabah onu kahve içmeye çağırdım. Sonra Bodrum da nereye gideceğini sordum. Aslında erkek arkadaşı ile gitmek istediğini ama onun gelmekten vazgeçtiğini planının iptal etmeyi düşündüğünü söyledi. İşte fırsat dedim ve saldırıya geçtim. Eşimin seyahate çıkacağını, canımın çok sıkkın olduğunu ve aslında bir değişikliğe ihtiyacımın olduğunu ve beraber Bodruma gidebileceğimizi söyledim. Olur kız dedi. Şöyle ikimiz gidelim felekten bir kaç gün çalalım dedi.
İşte olmuştu. Orada yaşayacaklarımın hayali ile amım şimdiden sırısıklam olmuştu. Hemen izin işlerini falan ayarladım. Uçak biletini falan aldık. Otelde yerlerimizi ayırttık. Ertesi gün sabah erkenden havaalanında idik. Bodrumda otele geldiğimiz de saat dokuza gelmekte idi. Resepsiyona gittik odamızın henüz hazır olmadığını söylemişlerdi. Erken gelmiştik. Bize çantalarımızı bırakacak bir yer gösterdiler kaydımızı alıp gerekli işlemleri tamamladıktan sonra istersek otelin aktivitelerinden faydalanabileceğimizi söylediler. Oteli dolaşırken masaj salonuna gelmiştik.Yorgunluktan ölmüştüm
Zühreye masaj yaptırmak istediğimi söyledim. O da ben de her tarafım tutulmuş aslında çok iyi olur dedi. Masaj yaptırmak için görevli ile konuşurken yoldan geldiğimizi masajdan önce duş almak istediğimizi söyledik. İstersek özel banyolu masaj odasında masajımızı yaptırabileceğimizi söylediler. Bir odada iki kişi de olabilirdi. İstersek ayrı ayrı odalarda da yaptırabilirdik. Aynı odada yaptırabileceğimizi söyledik. Yalnız iki ayrı masajcı istedik. İçeri odamıza geçtik gerçektende ortada küçük bir jakuzi ve kenarda duş vardı. İkimiz de tam çırılçıplak soyunmuş ve duşa girmeye hazırlanıyorduk ki altlarında sadece şort olan ellerinde havlularla iki erkek içeri girdiler. Hanımlar bir dakika bekleyin herşeyi bize bırakın sizi yıkayacağız. Masajınızı yapıp sizi rahatlamış bir şekilde buradan göndereceğiz dediler.
Çırılçıplaktık üzerimize bir şey almaya çalışırken olmaz üzerinizde birşey olursa sizi yıkayamayız dediler. Sesimizi çıkarmadık. Duş sıcaklığını ayarlaıp içine soktular. Sonra yukarıdan aşağıya şampuanladılar. Elleri ile şampuanları bütün vücudumuza füttursuzca yayıyorlardı. Elleri göğüslerimizde kalçalarımızda bacak aramızda mahrem yerlerimizde dolaşıyordu. Geveşemeye başlamıştım. Sıcak su çok iyi gelmişti. Vücudumda dolaşan eller ise tamamen benliğimi kaybetmeme yol açmak üzere idi. Neredeyse oracıkta sikişmek istiyordum. Masörün yarağınının amcığıma dalmasını istiyordum. Zühreye baktığımda onunda banyodan hoşlandığını anlıyordum ama…
Neyse duş faslı bitmişti. Havlularla bizi kurulamaya başladılar. Şöyle güzelcene kuruladıktan sonra kucaklarına alarak bizi masaj masalarının üzerine yatırdılar. Vücudum ilk defa masörün başka bölümlerine temas etmişti. daha da zor duruma düşmüştüm. Kocamla konuştuklarımız aklıma geliyordu. İşte onlardan birini gerçekleştirmenin tam zamanı diye düşünüyordum ama ya Zühre… Burada masaj masasında yüzüstü yatıyordum. Masörün usta elleri vücudumu adeta yoğuruyordu. Her geçen dakika biraz daha gevşiyordum. Masörün ellerinin sırtımda, böğrümde, kalçalarımda ve bacak aralarımda yarattığı temasın şehvet duygusu ile amcığımın suları çağlayana dönüşmüştür.
Sonra beni sırtüstü çevirdi. Arada Zühreye bakıyordum. Masajdan zevk aldığı her halinden belli idi. Masör elleri ile önce yüzüme sonra boynuma göğüslerime, karnıma masaj yaparak şağılara doğru indi. nefesimi kontrol edemiyordum artık. elleri bir ara bacak arama doğru kaydı ve amımı avuçladı. Sonra elini burnuna götürdü ve kokladı. Yarağını istediğimi anlamıştı. Bana baktı onaylamadım. masaja devam etti bacaklarıma doğru inmişti. Pişman olmuştum ama ben istemeden beni sikmeyecekti. Sonra kalçalarımı masanın ucuna doğru çekti. iki bacağımıda omuzlarına dayadı. Parmaklarımın ucundan amıma kadar bacaklarıma masaj yapıyordu ki bu arada sikinin amcığıma dokunduğunu hissettim.
Göz göze geldik, gözlerimi sok dercesine hafifçe kapattım ve açtım sikinin başını amımın dudakları arasından yavaşça ittirmeye başladı. Bu arada yan tarafa baktım Zühre in masörü de onu sikiyordu. Göz göze geldik gülümsedik. Masörümün siki yavaş yavaş ilerledi ve taşakları kalçalarıma temas edene kadar sikini soktu. Ta dibime kadar girmişti. Sonra ileri geri sikmeye başladı. Evlenmeden önce kocamdan başka sadece bir erkeğin amıma sikini sürtmesine müsaade etmiştim. Sikinin başını ıslanan amımın dudaklarına sürterek boşalmıştı. Amım ilk defa yabancı bir yarağı ağırlıyordu. Bağırarak orgazm oldum. Yalnız masörler boşalmamıştı. Biz orgazm olduktan sonra yavaş yavaş sakinleştirdiler. Kucaklarına alıp ikimizi de Jakuzinin içine bıraktılar. Yarım saat sonra odayı boşaltmamız gerektiğini söyleyip çıktılar.
Gevşemiş vücutlarımızla jakuzinin içinde bir süre öylece oturduktan sonra, Zühreye iyi ki gelmişiz değil mi? diye sordum. Valla başlangıçta seninle yani evli bir kadın olarak demek istiyorum gelmekten tereddüt etmiştim. Ama şimdi her şey gayet güzel dedi. Yanıma yaklaştı. Kocan duyarsa ne yaparsın dedi. Duymayacak ben anlatacağım şeklindeki cevabımı duyunca hadi canım dedi. Bekle dedim. Telefonumu alıp kocamı aradım. Masörün beni nasıl siktiğini bir güzel anlattıktan sonra yanımda da Zühreyi başka bir masörün siktiğini söyledim.
Taş kesilmişti sen ne yaptın öyle dedi. Kızım dönünce seni kocam sunacağım ona göre hazır ol dedim. Sen var ya sen tam bir orospusun yok yok orospudan da ötesin dedi. Evet dedim ve onu kendime çekip dudaklarına bir öpücük kondurdum. Tepkisiz kaldı sonra ikincisi sonrada dudaklarına yapıştım. Öğlen olmuştu. Resepsiyona gittik. Anhtarımızı aldık eşyalarımızı odamıza göndermişlerdi. Odamıza çıktık. Bikinilerimizi giyindik. Tabiki ben hazırlıklı idim benim bikinilerim görünce şok olmuştu. Küçücüktüler. Bir tanesini de ona verdim. Kızım buraya feleğin çarkına etmeye geldik zevkini çıkartalım bakabildiğimiz kadar yarağın tadına bakalım dedim. Haydi orospu dedi ve otelin havuzuna indik.
Otelin havuzunda kendimize oturacak bir yer ararken ileride iki tane kara herif gördüm. Kara yaraklar fantazilerimizi hep süslemişti. Neden olmasın diye o tarafa yöneldim. Şansa bakın ki tam yanlarındaki iki şezlongta boştu. ZÜhre niyetimi anlamış olmalı ki kızım bunlar zenci kapkara ben bunlarla sikişemem deyince yan çizme orospu öyle bir şikişirsinki hem bunların yarakları uzun ve kalın olurmuş amında kocaman bir kara yılan istemezmisin dedim. Bilmem ki falan dedi ondan sonra peki bakalım ne olacak belki de bir şey olmaz olursa da bu kara yaraklara kendimizi siktireceğiz dedi.
İngilizcemiz fena değildi. Yanlarına oturup soyunduktan sonra birbirimize güneş yağı sürdük. Bikinilerimiz dikkatlerini hemen çekmişti. Bizi izliyorlardı. Kesinlikle muhabbete başlamak için bir şey arıyorlardı. Yardımımızla bulmakta geçikmediler de…bize içki ısmarladılar. muhabbetimiz o kadar ilerledi ki havuzda düzenlenen yarışmalara beraber katıldık. Havuzda bizi omuzlarına çıkarmak için kucaklamışlardı. Aygır gibiydiler kucaklarında bizi oynatıyorlardı. Akşam olmuştu. Odalarımıza giderken birer içki içmeye davet ettim. Kabul ettiler ve odamıza çıktık. Bardan bir şişe şarap açtık. Kadehlerimize doldurduk. Ben duş alacağım deyip üzerimdekileri atıp duşa gittim.
Arkamdan birisi de benimle duşa girdi. Duşta sevişmeye başladık. Siki kalkmıştı. Herifin alet gerçektende iriceydi. Duşta beni kucakladı havaya kaldırdı. Bacaklarımı beline doladım ve yavaşça sikini içime aldım. Amım tamamen işgal edilmişti. Bir süre orada sikiştikten sonra içeriden haydi çıkın biz de gireceğiz diye seslendiler. Duştan kucağında beraberce çıktık. Zühre de çoktan kara yarağı içine almıştı. Bana kız haklıymışsın bunlar harika kalın yaraklar diyordu. Bizi öye görünce diğeride Zühreyi kucağına alarak içeri duşa girdiler.Beni yatağın üzerine sırt üstü sikini amımdan çıkarmadan uzattı. Siki ile amıma pompalamaya başladı. Uzun sikinin giriş çıkışları o kadar güzeldi ki.
Sonra ben onun üstüne çıktım. Yarağının üzerinde hopluyordum. Yan tarafımda ise Zühre sikiliyordu. Birden götümde de diğerinin yarağını istedim. İtiraz etmeden Zühreyi bıraktı ve sikini ve göt deliğimi vazelinleyerek göt deliğime yaklaştı. Yavaş yavaş girişi harikaydı adeta götüme sondaj makinası girmiş gibiydi. Zühre bizi seyrediyordu. Sonra amınını benim altımdaki kara herifin altına sürdü. Bir süre sonra orgazm oldum ve üzerlerine yığıldım. Onlara şimdi sıra arkadaşımda onu da sikin dedim ve onuda sandviç yapıp sikmeye başladılar. Orospunun da götü açıkmış meğer çok zorlanmadı. Menilerini Zührenin amına ve göt deliğine boşalttıklarında Zühre de orgazm oldu.
Bir süre sonra odalarına gittiler.Otel için oda kahvaltı olarak anlaşmıştık. İyi ki de öyle yapmışız. Bir süre kucak kucağa uyuduktan sonra giyindik ve dışarı çıktık. Kıyafetlerimiz çok iddialı idi. Bir kere kısa idi. İkincisi biraz dekolte idi. En önemlisi de ince ve yüksek topuklu ayakkabılar giymiştik. Bir yerde yemeğimizi yedikten sonra barlara bakmak üzere sokakta dolaşmaya başladık. Bu arada bir grup erkekten sırnaşanlar olmuştu. Yüz vermeden uzaklaştık. Kalabalık bir bara girdik. İçki içiyor dans ediyorduk. Birisi ile tanışıyor onunla dans ediyorduk bize içki ısmarlıyorlardı.
Herhalinden bizi sikmek istedikleri belliydi ama bir süre sonra bizden uzaklaşıyorlardı. Epey çakır keyif olmuştuk yani şarhoş bile denilebilecek durumdaydık. Gece kesat geçmişti. Zencileri arar olmuştuk. Dimyata prince giderken eldeki bulgurdan da olmuştuk. Otel yolunda karanlık bir bölümü geçerken birden önümüze iki erkek çıktı. Yüzlerini göremiyorduk. Sonra bizi ellerimizden tutup boynumuza bıçak dayayarak sesimizi çıkarmamamızı yoksa açımayacaklarını söylediler. Tir tir titriyorduk ne yapacağımızı bilemiyorduk. Yalvarıyorduk. Bir araba yaklaşırken gözlerimizi bağladılar.Arabaya bindirdiler. Bir yerlere gidiyorduk ama bilmiyorduk ve çok korkuyorduk. Bu arada elleri ile vücudumuzu okşuyorlardı. Yalvarıyorduk,ama bizi bırakmaya niyetleri yoktu. Sonra bir yerde durduk arabadan bizi indirdiler. Üzerimizdekileri çıkardılar. Çırılçıplak kalmıştık. gözlerimiz kapalı olarak mahrem yerlerimizi saklamaya çalışıyorduk. ****lik bir ses bize dediklerini aynen yaparsak bizi sağ ve dövmeden geri götüreceklerini söylüyorlardı. Aksi halde fena halde döveceklerdi.
Kalabalık bir gruptular herhalde yedi sekiz kişi kadardılar. Tek isteklerinin onları biraz eğlendirmemiz olduğunu söylediler. Birisi gözlerimizdeki bantları açtı. Tepemizde bir lamba yanıyordu. Ama etrafımız karanlıktı. Ortada çırılçıplaktık etrafta birileri vardı ama biz onları göremiyorduk. Birisi müzik koydu. Dansetmemizi istiyorlardı. yavaş yavaş orada dans etmeye başladık. Korkudan altıma etmek üzere idim. Biraz sonra gözlerim alışınca etraftaki koltuklarda oturan on kadar çıplak erkek vardı. Yüzleri maskeli idi. Korkudan dansın ritmine uyamıyordum. Bu da onları daha da kızdırıyordu. En baştaki beni yanına çağırdı. Sikimin üstüne otur öyle dans et dedi.
Arkamı dönüp sikinin üzerine oturdum. Korkudan ne isterlerse yapmaya karar vermiştim. Siki içime girmişti. Bir yandan aşağı yukarı hareket ediyor bir yandan da dans ediyordum Arkdaşaım ise diğer tarafta bir sik yalıyor. Arkadan da onu birisi sikiyordu. Oradan götten mi siktiklerini anlayamıyordum. Üzerine oturdum adam beni yüzümü çevirerek üstüne yeniden oturttu. Bu arada amımda yavaş sulanmaya başlamıştı. Tehlikeli bir durumda idik ve amım bana ihanet ediyordu. Ben de kendi kendime bu işin sonu ne olursa olsun bari zevk al dedim.
Bu arada adamlardan diğeri bana arkadan yaklaştı. ve sikini götüme soktu. beni sandviç yapmışlardı. sonra bir diğeri de sikini ağzıma verdi Artık tecavüze mi uğruyordum bilemem ama sonuçta zevk almaya başlamıştırm üç yarak tarafından sikiliyordum. Zühre aynı durumdaydı. İşini bitirenin yerini başkası alyordu. Ama heriflerde kalkıştıkları işin riskinin farkında idiler ki tedirgindiler çabuk bitiyorlar ikinciye siklerin kaldıramıyorlardı. Ama orada kaldığımız süre içerisinde beş ayrı yarak tarafından sikilmiş ve defalarca korku ile karışık orgazm olmuştum. Tekrar gözlerimizi kapattılar.
Bir süre sonra aynı yerde bizi bırakıp uzaklaştılar. Arabalarının plakasını alamamıştım. Üstelik gözlerimizi açana kadar yolu dönmüşlerdi bile tekrar otele sağ salim döndüğümüze çok sevinmiştik. Yukarı çıktık. İkimizin de götü fena halde yanıyordu. Bir seferde beş yarak az değildi. Bir birimize sarıldık. Böylesine kaçırılıp korku içinde sikildikten sonra, aslında resmen tecavüze uğramıştık fakat yine de zevk aldığımızı belirtmek zorundayım. Duş aldık ve yattık. Gecenin verdiği yorgunluk yüzünden epeyce uyumuştuk.
Zühre beni öperek uyandırdı. Kahvaltımızı ettikten sonra tekne turuna çıkmak üzere doğruca yat limanına gittik. Hoş güzel bir tekne ile tura çıktık. Güneşlendik güzel vakit geçirdik. Denize girdik. Bu arada gözüme yakışıklı bir çocuğu kestirmiştim ama ona kendimi nasıl çaktırmadan bu teknede siktirebilirim diye araştırma yaparken tuvaletin bulunduğu güverteye inince aynı zamanda kamaraların olduğu bölüme inilmiş oluyordu. Burası oldukça ideal görünüyordu.Koylardan birisinde demirledikten sonra herkes denize atlamıştı. Sessizce aşağıya indim. Tabiki arkamdan geldi. Kamaralardan birine girdik. Amımı açtım . Sikini doğruca amıma soktu. Sikmeye başladı.
Acaip heyecanlanmıştım. O da öyle idi. Yakalanma korkusu ile şikişmek harika bir duygu idi ama çabuk boşalmıştı. Toparlandı. Kamaradan çıkmak için kapıyı açtığında kaptan karşısında idi. O çıktı. Kaptan içeri girdi. Şortunu çıkardığında kocaman yarağı ile karşılaştım. Çare yok bu siki de yiyecektim. Hem yarım kalmıştım. Amım daha kurumamıştı. Sikini amıma daldırdı. Kocaman yarak amımı yararak dibime kadar girdi. Bir süre siktikten sonra sikini amımdan çıkardı ağzıma dayadı. Bu arada amımı yalamaya başladı. Kocaman diliyle amımın dudaklarına çarptırdığı darbelerden müthiş zevk alıyordum. Sikini yalıyor emiyordum. Sonra beni domaltı sikini amıma yeniden soktu. Acaip sikiyordu. Seni gidi orospu seni…buraya taze oğlanları atmak neymiş sana göstereceğim seni öyle sikeceğim ki hiç unutamayacaksın diyordu.
Ben de iyice azmış sik beni kaptan sik zaten oğlan bir bok yapamadı çeşme gibi aktı gitti. sik bu orospuyu doyur beni diyordum. Sikini tekrar çıkardı Öyle domalmış vaziyette bekliyordum. Merakla ne yapcağını bekliyordum. Çok geçmeden parmakları ile göt deliğime vazelin sürüyordu. Kaptan sen harikasın yaa götümü de sik parçala diyordum. Sonra üzerime çıktı. Sikinin başı göt deliğime dokundu. Tazyiki göt deliğimde hissediyordum. Yavaş yavaş göt deliğim aralandı, sikinin başı aralan delikten içeri kaymaya başladı. Başının boğumu içeri girince deliğimin ağzında önce bir rahatlama oldu sonra içeri doğru girmeye devem ettikçe yeniden deliğimin ağzı genişledi. Dibime kadar soktuktan sonra orospu ne kadar da kolay aldın böyle demek götten sikilmeye alışkınsın dedi. Evet götümün sikilmesinden acaip zevk alırım kaç kere sikildiğimi tahmin bile edemezsin dedim.
Hızla gidip gelmeye başladı. Elleri ile amımı okşuyordu. Sonra o alta geçti ben üste idim. Sikini çıkarmadan dönmüştük sırtım yüne dönüktüç Tesadüf tam karşıda ayna vardı. Kocaman yarağın göt deliğimi sikişini izliyordum. Amcığım bir gül demeti gibi açılmıştı bir elimle kendime destek olurken diğer elimle amcığımı okşuyordum. Gördüğüm manzara karşısında daha da etkilenmiştim. Orgazm olmaya başladım. Bu arada kaptan da menilerini göt deliğime boşaltı. Öylece sikinin üzerinde bekledim. Bir süre sonra inen siki göt deliğimde kayarak plop diye çıktı. Bikinimin altını giydim. Dışarı çıktım herkes yeni yeni tekneye dönüyordu. Denize atladım.
Zühre nereye kayboldun orospu diyordu. Valla orospuluk yapıyordum dedim. Kız hangi ara işi bağladın diye sordu. Ona anlattım. Sonraki koyda kaptan onu da halletti. Teknede kaptan bize özel ihtimam gösteriyordu. Bize içkiler ısmarlandı. Tekne den ayrılırken ücret alınmadı ve sık sık ziyaret etmemiz hatta özel tur bile yapabileceğimiz söylendi. Son günümüzdü artık. Otele gittik duşumuzu aldık. Çantalarımızı hazırladık ve uçağa binmek üzere havaalanına doğru yola koyulduk. Kocamda çoktan eve dönmüştü. Sabırsızlıkla benim dönmemi ve ona yaşadıklarımı ayrıntısı ile anlatmamı bekliyordu. Kocamı çok seviyorum. Bana tatmadığım zevkleri tatdırmış ve diğerlerini de bütün risklerine rtağmen tadmam için beni cesaretlendirmişti. Benim bu dünyada arzularımı yaşamak için fırsat tanımıştı. Onun da bazı arzuları vardı. Ben onun isteklerinin hemen hemen hepsini yerini getirmiştim. Bir tanesi hariç ona bu gelişinde söpriz yapacaktım. Her zaman istediği ancak daha hazır olmadığım için yapamadığım şeyi yapmaya karar vermiştim….Ne mi? Süpriz
30luk dul kadın
Herkese selamlar. Yıllardır unutamadığım aşırı güzel bir anımı sizlere de ifade etmek istiyorum. Bu arada ben Samsundan ssercan. bayan iç çamaşırı sattığım bir dükkanım mevcut ve 35 yaşındayım. Tabi işim gereği devamlı bayanlarla muhatap oluyorum. Bir çok aşırı müşterimle de kendimi yatakta buluyorum. Size anlatacağım hikayem de sürekli müşterim olan 30 yaşındaki Necla isimli bir kadınla yaşandı. Necla gerçekten vücudu çok fazla güzel olan bir kadındı. Her geldiğinde daima seksi iç çamaşırları alıp giderdi. O gün yine dükkana gelmişti. üzerinde minicik bir etek ip askılı badi giyinmiş göbek açıkta yüksek topuk ayakkabılar ojeli el ve ayak tırnakları ile baş döndüren bir görünümde selam diyerek elimi sıktı bir anda enerjisinin bana aktığını hissettim içim ılık ılık akmaya başlanıyor buyurun diyerek koltuğa oturmasını istedim bir kahve alırmısın dedim iyi olur gecelikleri seçinceye kadar bir kahveni içerim dedi. ben kahveleri hazırlarken necla gecelikleri karıştırıyordu,iki tanaesi arasında kararsız kaldı ve bana fikrimi sordu bende ona al renkli olanın daha çok yakışacağını söyledim ama ben siyahı daha çok aşırı sevdim dedi bende o süre ikisinide kırmızı kırmızı gecelik benim sana hediyem olsun dedim.hayır kabul edemem dedi ben ısrarla almasını ve bana bir gün yemek ısmarlamasını söyleyince çok aşırı sevinerek kabul edip ödemesinide yaparak telefon numarasını bırakıp yanağıma öpücük kondurarak gitti ben heyecanla telefon bekleyip yemek davetini ne zaman yapacağını merak ediyordum iki gün sonra akşam saatlerinde telefonum çaldı arayan neclaydı beni yemeğe çağırıyordu ama ortalarda görünmek istemediğini bu sebepten yemeği evde hazırladığını söyledi ben sevinçten uçarak derhal hazırlandım bir şişe viski bir kutu çikolata alarak güzel birde çiçek yaptırıp evinin yöntemini tuttum kapının zilini çalar çalmaz kapı açıldı içeri girdim necla beni armağan ettiğim al straplez gecelikle karşılayıp kollarını boynuma dolayarak ateşli bir biçimde öpmeye başladı bende ona karşılık veriyordum bir anda beni soymaya başlandı çırılçıplak kaldım kazık bunun gibi olan 20 cm lik yarağımı eliyle tuturak yatak odasına götürdü çokgeniş çift benlik tertemiz bir yatağa uzandık neclanın dudaklarına yapışarak emercesine öpüyor,dilini emiyor,ben dilimi neclaya emdiriyorum çenesini yalayarak kulak memelerini emmeye başlıyorum boynunu öperek omuz başlarından göğsüne inip fındık benzeri kabarık göğüs uçlarını hafif hafif dişleyerek emiyorum parmaklarımla amını okşamaya başlayınca necla dayanamayıp kasıla kasıla tırnaklarını sırtıma geçirerek orgazm olmakta inleyerek hadi çok fazla güzel hiç durma devam et diyor buarada ben göğüslerinden aşağıya göbek çukurunuyalayarak başımı bacaklarının arasına sokuyorum 69 pozisyonunda necla benim yarağımı ağzına alıp emerken ben de neclanın amını emmeye başlayınca necla titreyerek bir kez daha orgazm oluyor harikasın sercan yala beni kudurt beni aşkım durma devam et diye inlerken hadiiiii sik beniiiii içime girmeni istiyorum aylar varki ben böyle bir yarak arzu ederek kendimi parmaklıyordum sik beni aşkım vuuuur vuuuuuur kökle aşkım kökle dibine dibşne vuuuuuur ooooooooh harika sikiyorsun aşkıııııım ooooooooooooh kökle aşkım kökle dağıt amımı yarağınla doyur beni sabaha kadar sik beni diye inlerken ben yarağımı neclanın amına kökledim dibine kadar kökleyip arasında hareketsiz duruyorum bir süre sonra iki üç santim çekip tekrar köklüyorum buarada necla bacaklarını belime dolayarak daha da dibni bulmam için kuvvetlice sıkıyor ne olur dur hareket etme diyerek vantuz bunun gibi yarağımı amcığıyla sıkıp sıkıp bırakıyor sanki ağzıyla emer benzeri beni çıldırtırken kendiside orgazm oluyor,sen çok fazla güçlü bir sikiçisin ben bu yarağı içimde hiç çıkarmam bakalım ne kadar dayanacaksın diye soruyor bende sen boşal diyene kadar en az bir saat boşalmadan seni sikeceğim aşkım sen tadını çıkarmaya bak derken necla dördüncü defa orgazm oluyordu benim hala boşalmadığımı görünce çıkmamı istedi yarağımı ağzına alarak amının suları ile birlikte emmeye başladı damarlı kalın yarağım şimdide neclanın ağzını sikiyor boğazına kadar sokup sokup çıkarıyor sonunda yatakta domalarak arkadan amcığını sikmemi istyor bu pozisyonda amını sikerken kalçalrı benim kasıklarıma vuruyor yarağımın amcığa vururken çıkardığı şlap şlap seslerine kalçalarının kasıklarıma çarptığı zamanki şak şak sesleri birbirine karışıyor necla daha çok dayanamayıp gene orgazm olmakta beni yatağa sırt üstü yatırarak kazık bunun gibi dimdik yarağımı ağzıyla ıslattıktan sonra parmaklayarak genişlettiğim göt deliğiniyarağıma hizalayarak bir hamlede oturuyor oturmasıyla birlikte bir feryat atarak yırttın götümü dağıttın her yerimi diye inlerken yavaş yavaş oturup kalkarak keyif almaya başlıyor buarada bende bir elimle amını parmaklarken diğer elimlede göğüslerini okşamaya devam ediyorum necla haz hırıltıları çıkararak hadi artık ben geliyorum ne olur sende gel boşal bundan sonra diye haykırarak ikimizde aynı anda orgazmı yaşadık kısa bir sessizlikten sonra necla başını göğsüme koyarak 10 -15 dakika dinlendi bana teşekkür edip yaşam hikayesini anlatmaya başlanmıştır 25 yaşında evlenen kocası gemilerde aşçılık yapıyormuş evlendikten on gün sonra daha neclanın kızlığını bozmadan yine sefere çıkmış 3 ay sonra gelmiş lakin karı koca olmuşlar ama necla sevişmek hayalederken adam üç dakikada boşalıp işini bitiriyor arkasını dönüp horul horul uyuyor bir hafta sonrada sefere çıkıyormuş 6 – 8 ay sonra yine geliyor 25 yaşındaki körpe gelini yarakla tanıştırmadan tekrar sefere gidiyormuş halbuki necla sevişmeyi aşk yaşamayı çok fazla dileyen sekse düşkün bir kadın olduğunu söylüyor ki bunu daha ilk tanışmamızda iki saat içinde altı defa orgazm şekilde bana gösterdi,bundan sonra artık kocam sensin hergün gel beni sik çok fazla kuvvetli bir adamsın beni yarağınla mest ettin 5 yıllık yarak hasretimi bir gecede söndürdün artık ben senin yarağını yemeden duramam neolur her gün gel beni kuvvetli kollarınla sıkıca kavra o kocaman yarağınlada amımı doyur derken yine zevke geldi yarağımı emerek benide uyandırdı bacak omuza yapıp tekrar sikişmeye başladık yarağımı köküne kadar içine alıp hiç devinim ettirmeden durmamı istiyor sanki ağzıyla emiyormuş bu gibi amcığını kasıp gevşeterek damarlı kalın yarağımın varlığını sonuna kadar içinde hissedip şarıl şarıl boşalıyor,orgazmı zirvede yaşıyordu.böylece her gece beraber olmaya başladık bir birimizi aşırı iyi anlayıp seks hakkında aynı azgınlığı yaşadığımızı farkederek uyumlu bir partner olduğumuza karar verdik,ilerleyen zamanlarda gurup yapmayıda düşünüyoruz.
Merhaba Hasan doğru söylemek gerekirse içimde sakladıklarımı şimdiye kadar kimseye anlatamadım. Benim ismim Nisa 29 yaşımda ev kadınıyım. Kocam uzun yol şoförü bir gider 3 ay gelmez 18 yaşımda beni istediler babam hiç düşünmeden verdi kısaca para için sattı beni daha 4 günlük gelinken çıktı gitti şunuda itiraf edeyim o 3 gece 5 dakika bile ara vermeden sikti çok büyük olmasada baya baya kalın ve uzun bir siki var. 18 santim dediğim gibi kalın ucu sivri bir siki var kaynanam ve kaynatam üst katımızda oturuyordu kaynanam biz evlendikten 1 yıl sonra eniştesiyle birlikte trafik kazası sonucu vefat etti kaynatam daha 20 gün bile geçmeden baldızı ile evlendi o zamandan sonra evde hiçbir odada rahat edemedim sizinde tahmin edeceğiniz gibi heran seks yapıyorlardı onların sesini artık duymak istemiyordum o kadar zevk alarak sevişiyorlardı ki bende onların seslerinden etkilenmeye arada sırada kendimle oynamaya başladım.
Birgün aslen teyze olan ama sonradan kaynanam olan Yeşim bana oturmaya geldi biraz hoş beşten sonra ay kız Nisa rahmetli ablam ne kadar şanslıymıştı aslında şimdi o şanslı ben oluyorum dedi ve güldü, biliyordum konunun dönüp dolaşıp sekse geleceğini . Yeşim anlatma dememe rağmen ballandıra ballandıra anlatmaya başladı . O anlattıkça vajinamda bir karıncalanma oldu belliydi orgazm olmasamda boşalıyordum
Saat epey ilerlemiş kaynatam eve gelmek üzereydi. Yeşim evine gitti ben artık onların seksini izlemek dinlemek istiyordum benim liseden bir arkadaşım var elektronik ve bilgisayar işi ile uğraşan onu aradım yalan söyledim 4 odaya ve banyo ya kamera koysak kaça patlar dedim o da bana benimle bir yemek yerken konuşalım dedi o akşam için evime yakın bir yerde buluştuk bana fiyat konusunun önemli olmadığını söyledi ama benimle birlikte olmak istiyordu zaten kuduruyordum bir kaç şart koydum kabul etti beni evime kadar okşayarak götürdü iyice azmıştım ben kararımı değiştirip bu gece yapalım hemde kocamla birlikte olduğum yatakta beni evire çevire sik dedim ama nasıl olacaktı kararlaştırdık ben eve gidecektim ışıkları yakacak dairenin kapısını açık bırakacaktım o da gizlice girecekti , gizlice saklanarak seks yapmak daha bir heyecanlı oluyormuş. Ayhan eve gelmişti hemen öpüşmeye başladık bir taraftan soyunuyor diğer taraftan birbirimizi emiyor okşuyorduk , üzerimizde yatak odasına gittiğimizde hiçbir şey kalmamıştı .
Ayhan bacaklarımı kaldırdı başını vajinama doğru soktu emmeye başladı kocam hiç emmemişti müthiş zevkli bir şeydi o dilini vajinamda gezdiriyor elleriyle memelerimi okşuyordu titremeye başlamıştım ilk kez yaşamıyordum ama hiç bu kadar uzun süre yaşamamıştım , artık gir ne olur sik artık diyordum ama nafile emmeye ve okşamaya devam ediyordu bir ara dilini göt deliğime sürttü aman Allahım bu ne biçim bir zevk yok böyle bir şey 5 10 saniye vajinamı emiyor daha sonra 2 3 saniye göt deliğimi yalıyordu.
Emerken beni 2 kez orgazm etti artık girmeliyim değil mi Nisa artık sikilmek istiyorsun değil mi evet sik beni sik mutluluğuma mutluluk kat dedim sikini amıma dayayıp parmağı ile bızıklarımı ayırdı sikinin ucunu soktu içine girince elini çekip pompalamaya başladı ben artık zevkten inliyor deli gibi saçlarımı yoluyordum kocamla seks yaptığımızda hiç bu kadar zevk alarak sevişmiyorduk zaten en fazla 5 dakika sürüyordu 2 bilemediniz 3 pozisyonu biliyordu okuduğum hikayelerden biliyorum misyoner pozisyonu domaltıp sikişmek ve bacak omuza başka hiçbir pozisyonu yapmamıştık .
Ayhan öyle bir girip çıkıyordu ki zevkin doruklarına çıkmak bir tarafa kendimden geçiyordum. Birden durdu içine boşalmak istiyorum müsaade edersen dedi bende olmaz dedim o da o zaman ağzına al ve yut diyerek saçlarımdan tutup ağzıma verdi çok sürmedi boğazıma kadar soktuğu bir anda döllerini ağzıma boşalttı bütün döllerini yuttum ilkleri yaşıyordum aslında kocam çok istemişti ağzıma verip boşalmayı ama tiksindirici gelmişti yapmamıştım.
Bir sigara yaktı birlikte içtik sonra o daha önce hiç yapmadığım 69 pozisyonuna geçtik ağzıma verdi kendi de amımı ve göt deliğimi yalamaya başladı Ayhan yaladıkça benim sikini ağzıma daha fazlasını almam gerekiyor gibi daha fazla almaya çalışıyordum. Tam o sırada kapı açıldı karşımda kaynatam ve Yeşim vardı ne yapacağımı nasıl kaçağımı bilemedim merak etme gelin gel buraya oğlum seni mutlu edemediği için sende başkasına veriyorsun bizde insanız dedi ve Yeşim le birlikte soyunup yatağa girdiler Yeşim Ayhan ın sikini emerken kaynatam Yeşim in amına yerleştirdi ve girip çıkmaya başladı ben utancımdan gizli gizli izliyordum . Kaynatam beni çağırdı gitmedim Yeşim in amından çıkarıp yanıma geldi kolumdan tutup bak güzel gelinim karım senin dostunun sikini emiyor ben birşey diyormuyum merak etme sen ben Yeşim ve Ayhan dan başka kimse bilmeyecek. Sen ihtiyacını karşılayacaksın bizde zevkimize bakacağız dedi yatağa Yeşim in yanına uzandım başını vajinama soktu emmeye başladı biraz emdikten sonra bacaklarımı omzuna aldı o an ilk defa gördüm siki uzun değildi ama ucu kama gibi sivri dibine doğru çok kalındı vajinama birden soktu pompalamaya başladı çok sert sikiyordu memelerimi okşuyor Yeşim arada bir eğilip o da memelerimi yalıyordu.
Artık 4 lü seks yapıyorduk beni kaynatam sikiyor Yeşim i Ayhan sikiyor bizde Yeşim ile öpüşüp birbirimizi okşuyorduk. O gece ben de Yeşim de kaç kez orgazm olduk bilmiyorum biz yorulmuştuk sikişmekten Yeşim le kaynatamı yatak odamda bırakıp salondaki kanepeye yattık ertesi gün sabah saatlerinde uyandım tahmini 8 falandı Ayhan gitmişti bir not bırakmış ne zaman istersen kameraları takarım yazmış kaynatam ve Yeşim saat 10 gibi kalktı kahvaltı yaptık kahvaltıda oğlum yokken artık bizimle kal evde durup kendinle oynama artık burada ben varım dedi.
O zamandan beri kocam yoldayken kaynatanlarla birlikte yaşamaya başladım. Ayhan arada sırada geliyor yine sikiyor gidiyor.
Aslına bakarsanız kocamdan sonra yediğim ilk yaraktan sonra dışarıya çıktığımda 3 4 erkeğe daha siktirdim kendimi ama hiç tanımadığım erkeklere. Annem hep söyler helalinden başka bir erkeğin sikiyle yatağa girersen devamı gelir . Annem haklıymış duramıyorum şimdi.
New Post has been published on Yeni Sex Hikayeleri | Sex Hikayeleri
Yeni Sex Hikayeleri için sitemize bekleriz http://www.yenisexhikayelerim.com/kocam-arkadasimi-beceriyor/
YENİ SİKİCİM
Selam, ben Zeynep, 30 yaşında, 1.65 boyunda, 50 kilo civarında, esmer tenli, evli bir bayanım. Kocam bir fabrikada çalışıyor. Kocamı seviyorum, ama fabrikada yorulup eve geliyor ve hemen yatıp uyuyor. Haftada en fazla iki sefer ancak sikiyor, ona da sikmek denirse. En fazla 2-3 dakikada boşalıp, hemen arkasını dönüp yatıyor, ben de kendimle oynayıp boşalıyorum.
Bir gün arkadaşım Jale bana oturmaya geldi. Jale de evliydi, ona derdimi anlattım. O da bana, “Kızım bul kendine sağlam bir sikici, siktir kendini!” dedi. “Ne yani, kocamı mı aldatayım?” dedim. Jale, “Kızım bu aldatmak sayılmaz ki, seninki kendini tatmin etmek sayılır! Kocan olacak herif adam gibi sikseydi seni! Ben bile kendimi siktiriyorum! Napayım, kocam doyurmuyor beni!” dedi. Şok olmuştum, “Ciddi ciddi kocandan başkasıyla mı yatıyorsun?” dedim. “Evet, hemde ne yatma, resmen parçalıyor amımı götümü, yarım saat sikmeden boşalmıyor!” dedi. “Yuh yani, Jale sen ne diyorsun? Beni yarım saat sikseler delirirdim herhalde!” dedim. Bu arada bu konuşmalar bile amımın sulanmasına yetmişti. Biraz daha konuştuktan sonra Jale gitti, ben de hemen yatak odasına gidip, amımı parmaklayarak boşaldım. Akşam kocam işten çıkıp geldi, yemeğini yeyip hemen yattı. Ben yine yarraksız öylece kalmıştım sex hikayeleri.
Aradan bir hafta kadar geçmiş, Jale’nin söyledikleri kulağımda çınlıyordu. O gün anneme ziyarete gitmiştim, kocam da gece mesaisine gidecekti. Annemlerden geri dönerken otobüse bindim. Otobüs duraklarda durup yolcu aldıkça kalabalıklaşmaya başladı. Ben otobüsün en arkasında kalmıştım, ayakta öyle camdan dışarı boş boş bakıyordum. Birden kalçama bir el dokundu. Önce umursamadım, yanlışlıkla değmiştir diye düşündüm. Ama dokunmalar gitgide okşamaya dönüştü. Aslında dönüp müdahale etmem gerekiyordu, ama yapmadım, hoşuma gitmişti taciz edilmek. Götümü okşadıkça amım sulanmaya başladı. Kafamı çevirip baktığımda, arkamdaki 30 yaşlarında yakışıklı biriydi. Ona gülümsedim.
Birden elimi tutup arkaya çekti. Ben ne yapacak diye düşünürken, elimi önüne götürdü. Hemen elimi çektim. Ama tekrar elimi tutup, pantolonun üzerinden yarrağını tutturdu. Biraz okşadım. Sonra yönümü ona döndüm, bir an göz göze geldik. Kararımı vermiştim, kendimi ona siktirecektim. Kulağıma doğru eğilip, “İnelim mi?” dedi. “Evet!” diye cevap verdim. İlk durakta indik, ama beni bir heyecan kaplamıştı, elim ayağım titriyordu. Elini uzattı, isminin Fevzi olduğunu söyledi. “Ben de Zeynep!” dedim. Ordan bir taksi çevirdi, taksiye binip yola çıktık, ama hiç konuşmuyorduk. Bir bayinin önünde taksiyi durdurdu, “Sen heyecanlısın, içecek birşeyler alayım!” diyerek indi, birşeyler alıp geldi. Fazla gitmeden bir apartmanın önünde durduk, taksiden inip apartmana girdik. Kendime hayret ediyordum, hiç tanımadığım bir adamın evine kendimi siktirmeye giriyordum.
Eve girdiğimizde bekar evi olduğu belliydi, ortalık karma karışıktı. Odaya geçip oturdum. Fevzi de iki tane bardak alıp geldi. Poşetin içinden Votka ve enerji içeceği çıkarıp bardaklara doldurdu. Bana uzatıp, birkaç soru sordu, ben de cevapladım. Bu aradada Votkayı yudumluyordum. Bir bardak daha doldurup verdi, onu da içtikten sonra heyecanım gitmiş, heryerimi ateş basmaya başlamıştı. Fevzi elimdeki bardağı alıp kenarı koydu ve yanıma yaklaşıp, dudaklarımı öpmeye başladı. Ben de karşılık veriyordum. Badymin üzerinden göğüslerimi okşuyordu. Boynumu falan öperken, Badymi yukarı sıyırıp çıkarttı. Sonrada südyenimi çıkarıp, “Off şu göğüslere bak!” diyerek göğüslerimi öpmeye, yalamaya başladı. Ben de kafasını tutup, saçlarını okşuyordum.
Bir yandan da kotumun düğmelerini açmıştı, sonra ayağa kalkıp kotumla külodumu sıyırıp çıkardı. Kendisi diz çöküp, beni koltuğa oturttu. Bacaklarımı ayırıp, başını bacakarama gömdü, iştahlı bir şekilde amımı yalıyordu. Ben artık zevkten inliyor ve kocamın ne zamandır amımı yalamadığını düşünüyordum. Fevzi sonra ayağa kalkıp, bir çırpıda kendi de soyundu. Yarrağına baktığımda oldukça kalın bir yarraktı. Önüme gelip dikildi, ben de hemen doğrulup yarrağını yalamaya başladım. Fevzi de saçlarımı okşuyordu. Sonra tutup beni kaldırdı, çekyatı açıp yatırdı, kendi de bacaklarımın arasına yerleşip üzerime uzandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Yarrağını amımda hissettiğimde öpmeyi bıraktı ve içime ittirmeye başladı. Nefesimi tutmuş halde Fevzi’nin gözlerine bakıyordum.
Yarısını falan soktu ve “Off harika! Daracık amın varmış!” dedi ve birden yüklendi. O anda ben bir, “Ahhhhh!” çektim. Fevzi ise hemen sokup çıkarmaya başladı. İnlemeye başlamıştım, bir yandanda kocam gibi hemen boşalacak mı diye merak ediyordum. Fevzi bir yandan sikiyor, bir yandan da dudaklarımı, boynumu falan öpüyordu. Müthiş zevk alıyordum. Sonra içimden çıktı, pozisyon değiştirdik, kendi sırtüstü yattı, ben de yarrağının üzerine oturup zıplamaya başladım. Bir müddet sonra ben orgazm olup boşaldım. Ama hayatım boyunca böyle şiddetli boşalmamıştım. Yarrağın üzerinde oturup kalmıştım.
Fevzi beni üzerinden indirip, hemen domalttı, arkadan amıma girip hızla sikmeye başladı. Daha yeni olduğum orgazmın etkisi geçmeden yeniden orgazm olmak üzereydim. “Hadi devam et, sik beni, harikasın Fevzi, becer beni!” gibi sözler söylüyordum. Ben boşalıp çekyatın üzerine yüzüstü uzandım, Fevzi de üzerime uzanıp halen pompalıyordu. Sonra beni yan yatırdı, tek bacağımı havaya kaldırıp, öbür bacağımın üstüne oturdu ve o pozisyonda amıma yarrağını gömüp sikmeye başladı. Ben resmen orgazm üstüne orgazm olup, zevk denizinde yüzüyordum. Bir müddet sonra bacağımı indirdi ve beni tekrar sırtüstü yatırıp bacak arama girdi, amıma girip o kadar süratli gidip gelmeye başladı ki, herhalde o da boşalmak üzereydi. Bacaklarımı beline doladım. “Sik beni aşkım, sik beni erkeğim!” diye inliyordum porno hikayeler. Fevzi kasılarak içime döllerini fışkırtmaya başlamıştı. Aslında içime boşalmasını istemiyordum, ama aldığım zevkten söyleyemedim bunu ona.
Fevzi’nin boşalması bitmiş, üzerime uzanmıştı, yarrağı halen içimdeydi ve sertliğinden birşey kaybetmemişti. Fevzi sonra doğrulup tekrar sokup çıkarmaya başladı. Ben şaşkın şaşkın bakarak, “Napıyorsun, boşalmadın mı sen?” dedim. Fevzi de, “Dur bakalım yavrum, daha yeni başladık!” diyerek dudaklarıma yapıştı, aynı zamanda da amıma pompalamaya devam etti. Hayran kalmıştım Fevzi’ye, kendi kendime (Keşke kocam da böyle sikseydi!) dedim. O gün aralıklarla Fevzi beni üç posta daha sikti.
Gece eve taksiyle döndüğümde hemen geceliğimi giyip yatağa girdim. Yaşadığım müthiş geceyi düşünürken uyuyup kalmışım. Sabah kocam eve geldiğinde, ben yorgunluktan yerimden kalkamadım. Kocam pijamalarını giyip yatağa gelerek, “Ne oldu aşkım, neyin var?” diye sordu. Ben de rahatsız olduğumu söyledim. “Aman kendine dikkat et, şu aralar Grip salgını var ortalıkta!” diyerek yanıma yattı ve uykuya daldı. İçimden (Sen zaten başka birşey bilmezsin ki!) diyerek, ben de ona arkamı dönüp uyudum. Ama neyseki sikicimi bulmuştum, iki günde bir gidip her pozisyonda kendimi siktiriyorum.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kocayı Boynuzlamanın Sonu (1)
“Köşede ineyim ben Emre… Evin sokağına gireyim deme sakın, reklam olmayalım” dedim.
Hiçbir şey söylemeden dediğimi yaptı. Kaldırıma yanaşıp kenarda durdu. Etrafa bakındım. Akşam karanlığının sessizliğinde kimseler yoktu etrafta… Arabanın içi de sessizdi. Elleri direksiyonda, gözleri yolda… Konuşmuyordu benimle… Uzanıp elini tuttum.
“Küstün mü bana? Niye böyle yapıyorsun aşkım?” dedim. “Uzatmasana artık… Anlattım sana, kocam geliyor sabaha… Adam bir haftadır evden ayrı, gelir gelmez kudurmuş gibi sevişmek isteyecek benimle… Aslında bugün sana hiç gelmemem lazımdı ama…”
Elini tutup dudaklarıma götürdüm. Orta parmağını ayırdım, dudaklarımda gezdirip ağzıma soktum. Biliyordum dayanamayacağını… Ürpererek bana döndü. Alev saçan mavi gözlerini dudaklarıma dikti. Parmağını emmekte olan etli, rujlu dudaklarıma… Gülümsedim, parmağını çıkarıp,
“Dayanamıyorum ki… Şeytan tüyü var sende Emrecim… Hadii… Ne güzel seviştik işte… Bir saat daha sevişmeyi ben de isterim ama, enişten geliyor, hazırlık yapmam lazım, kendimi hazırlamam lazım. Sabahlara kadar sevişsek seninle, ne sen doyacaksın, ne de ben…”
Elini tutup eteğimin altına, bacaklarımın arasına soktum, çıplak etimi avuçladı parmaklarıyla… Ateş gibi yandı amım parmaklarının temasını hissedince…
“Yaramaz çocuk, baksana altımda külot bile bırakmadın. Sütyen külot parçaladın. Mahvettin beni öğlenden beri… Doymuyorsun sevişmeye… Kocama da bırak biraz aşkım…” Parmaklarıyla amımın dudaklarını sıktı hırsla,
“Kocanı da sikeyim, seni de sikeyim. Doğrusun, doymuyorum sana, ne yapayım… Hastayım sana Gül… Seni sikmelere doymam ben… Kısrak gibi, tay gibi karısın, şehvetlisin, ateşlisin… Senin gibisini sikmedim ben…”
Ben de elimi uzatıp önündeki kabarıklığı avuçladım, sıktım. Saatlerdir bana mısın demeyen alet yine kabarık, yine hazır, yine kalkmış vaziyetteydi. İçime girip çıkmalarını hatırladım, vajinamın yandığını, sızladığını hissettim. Ondokuz yaşında oğlanın bacak arasında resmen bir balta sapı vardı.
Bir yandan da içimden gülmek geldi, belli etmedim. Daha yaşı kaç, başı kaç, benim gibisini sikmemiş ergen oğlan…
“Mmm… Terbiyesiz, küfürbaz aşkım benim… Benim gibi kadını sikmedin ha? Ben de hayatımda senin gibisiyle sevişmedim. Ama bu kadar birbirimize düşmeyelim. Tadında bırakalım. Özleyelim birbirimizi… Hep anlatıyorum sana, anlamıyorsun.”
Elimin altındaki sikini tutup biraz daha sıktım, inledi.
“Senin okulun var, askerliğin var. İlerde evleneceksin. Ben zaten evliyim. Aramızda on yaştan fazla fark var. Hem kocam var, onu da seviyorum. Bizimki sadece fantezi… Seks macerası… Sonu yok… Bir gün gelecek, kimseler duymadan, etrafa rezil olmadan bitecek bu ilişki… Senin etrafında bir sürü çıtır kız, ağzının içine bakıyor, biliyorum. Bir işaretinle altına yatacak kızlar…”
“Boş versene Gül… Sen o çıtır kızlara her şeyinle fark atarsın. Güzellik, seksapel, seks, tecrübe… Siktir et o ergenleri… Öpüşmeye bile nazlanıyorlar. Zarları gidecek diye ödleri patlıyor.” Uzanıp etli dudaklarından öptüm.
“Bal dudaklım. Benim öyle korkularım yok ama, ben de seviştiğimizi birileri duyacak, kocamın kulağına gidecek diye korkuyorum, ödüm patlıyor…”
“Benden yana için rahat olsun. Delikanlıyım ben, laf çıkmaz benden…”
“Biliyorum aşkım… Zaten sana güvenmesem elimi bile tutamazdın, bırak benimle sevişmeyi… Hadi, biri görmeden ben çıkayım, yoksa ayrılamayacağız yine…”
Sert bir hareketle toparladım kendimi, arabanın kapısını açtım, kendimi dışarıya attım. Hemen arabanın yanında mini eteğimi çekiştirip kendime çeki düzen verdim. Eğilmiş bana bakıyordu hayran hayran… Gülümsedim.
“Ne bakıyorsun öyle bana bakiimm?” dedim cilveyle…
“Yavrum benim… Şimdi altında külot da yok senin… Hemen şu anda, şuracıkta arabaya domaltıp sikmek isterdim seni… Külotsuz amına yarrağımı geçirmek isterdim. Çok isterdim hem de…”
“Terbiyesiz çocuk… Hiç utanma duygusu yok sende…” Gözümün önünde anlattığı sahne canlandı. Kıvrandım. İçim bir hoş oldu.
“Hadi ben gidiyorum. Kendine iyi bak… Kocam gidince ben seni ararım, görüşürüz. O zaman yaparsın ne yapmak istiyorsan…”
Evin yolunu tuttum kalçalarımı iki yana sallaya sallaya, mini kloş eteğimi savurta savurta, abartılı bir kırıtmayla…
Biliyordum, genç Donjuanım, aygırım, eli sikinde, kalçalarımı çalkalamamı izliyordu gözünü ayırmadan… Ürperdim. Serin rüzgar çıplak bacaklarımda dolaşıyor, eteğimin altında hala istekli kadınlığımın ıslaklığında kendini hissettiriyordu.
Evin sokağına girdiğimde normal yürüyüşe geçtim. Hanım hanımcık… Aklım saatlerdir yaşadığım zevklerde… Genç erkeğimin altında nefessiz kalışlarım… İnlemelerim, feryatlarım… İçimde o koca aletin kaygan kaygan gidip gelişi…
İlk buluşmalarımızda öpüşmeyi zor beceren acemi oğlandan sikici bir vahşi hayvan yaratmıştım. Bildiğim her şeyi öğretmiştim aygırıma… Eserimle öğünebilirdim.
Kocayı Boynuzlamanın Sonu (1), resim №2
Diğer yandan, madalyonun bir de ters tarafı vardı. Bu doymak bilmez, her daim istekli, siki kalktı mı inmek bilmez komşu oğlan da benim gibi bir ev kadınından, namuslu bir kadından bir orospu yaratmıştı ya…
İçimdeki kahpeyi uyandırmıştı aygır… O yakışıklı yüzü, bir gram yağsız, kaslı, sportmen bedeni, içleri gülen maviş gözleri, sarı uzun saçları, bacaklarımın arasında inip kalkan, gidip gelen daracık, taş gibi kalçaları… Ayartmıştı beni… Doğrusu, ayartılmaya hazırmışım ben de demek ki…
İşten güçten baş alamayan kocadan, haftalık olağan sevişmelerden sonra onun yapışkan ilgisi… Her fırsatta benimle ilgilenmesi… Yanımda bitmek, beni komplimanlara boğmak, yüzümü kızartmak için fırsatlar yaratması…
İnternetten, faceden bir pundunu bulup beni bağlaması… Geceler boyu bilgisayarda sohbetler… Sonu sabahlara yakın, doğal olarak seks muhabbetiyle biten uzun görüşmeler… Webcamlar, karşılıklı teşhirler…
Sonunda iş buraya varmıştı işte… Kocam şehir dışında iş peşinde koşarken, ben gencecik çıtır oğlanla günah peşinde koşuyordum. Babasının arabasında arka koltukta… Deniz kenarında, suyun içinde… Ormanda, ücra köşelerde çimenlerin üstünde, sırtıma dikenler batarken… Üniversite arkadaşının bekar evinde…
Evin anahtarını bize bırakan inek öğrenci tipli arkadaşının bana kaçamak, “nolur bi kere ben de sikeyim şu kaşarı” diye yalvaran bakışları… Umurumda bile değildi o bakışlar…
Aklım fikrim Emre’de… Az sonra beni sikecek oğlanda, yaşayacağım zevklerde… Arkadaşı beni sikilmelik orospu olarak görüyormuş, umurumda değil. O çıtır kız arkadaşları gibi heyecanlar içindeyim…
Dayanamıyordum ki oğlana… Gel dediği anda gidiyordum. Bir bakışı, bir işareti yetiyordu kucağına atlamam için… Kız kardeşimle, Gülay ile aynı okuldaydılar.
Komşumun oğluydu. O genç öğrenci, ben evli, ağırbaşlı, anaç ev hanımı, arkadaşının ablası Gül abla… Kimsenin aklına gelmez birlikte olduğumuz… Seviştiğimiz… Aklımıza geleni yaptığımız, birbirimizin kollarında zincirlerimizden kurtulduğumuz…
Evin kapısını açarken kendime geldim. Hayal kura kura, farkına bile varmadan eve gelmişim. Anahtarla kapıyı açtım, içeriye girdim. Hemen duş alıp temizlenmem gerekiyordu. Hayvan çocuk, ne külot bırakmıştı, ne sütyen… En sevdiği şeydi üstümdekileri yırtarak çıkarmak… Deli oluyor, tahrik oluyordu tecavüz edercesine sevişmekten, yırta yırta, tokatlaya tokatlaya… Tabi ben de…
Tam ayakkabılarımı bırakıp yalın ayak, yorgun argın banyoya geçerken karanlık salonda bilgisayarın ışığını fark ettim. Sabah Emre beni yanına gitmem için kandırmaya çalışırken kullanmıştım en son… Açık mı bıraktım acaba?
Ne tedbirsizlik… Ya Gülay bazen yaptığı gibi -evin anahtarı onda da vardı- habersiz eve gelir, görürse yazışmalarımızı… Tüm ayıp konuşmalar, açık saçık seks sözcükleri, şehvet dolu muhabbetler…
Bilgisayar açıktı. Başında da bir gölge… Yüzü pc ışığıyla aydınlanmış. Kardeşim Gülay değildi. Işığı korkuyla yakarken aynı anda gölgenin kim olduğunun ayırdına vardım.
Kocam… Murat… Koltukta oturuyordu, kucağında laptop…
Donup kaldım. Öylece… Ne diyeceğimi bilemedim. Sustum. Salonun kapısında, ayakta, öylece duruyor, kocama bakıyordum. Sabah gelmesi gereken, sabah geleceğini söyleyen kocama…
Neden sonra o meşhur kıvrak kadın zekası bir şeyler söylemem gerektiğini hatırlattı bana… Ne olursa olsun… Bir şeyler söyle… Suçlu gibi durma ezik ezik…
“Murat…?” Öksürdüm, genzimi temizledim. “Hoş geldin aşkım…?” Gözüm bilgisayardaydı. Ben mi açık bırakmıştım heyecanla telaşla evden çıkarken? Yoksa geldiğinde kocam mı açmıştı? Yanına yaklaşırken konuşmaya devam ediyordum, “Ne oldu? Sabah geliyordun hani…”
Kocam bana bakıyordu ifadesiz bakışlarla… Nedir bu bakışların anlamı? Eğilip dudağından öptüm. “Neden bana haber vermedin geldiğini sevgilim? Komşuda bu kadar oturmazdım yoksa…”
Kolumdan tutup kucağına çekti beni, hırsla, istekle dudaklarıma yumuldu. Kollarımı boynuna doladım ben de… Uzun uzun öpüştük. Altımda kalçalarıma batan erkekliğini hissettim. Kalkmış siki ben buradayım diyordu.
Kocayı Boynuzlamanın Sonu (1), resim №3
Biliyordum başıma gelecekleri… Emre’ye gitmemeliydim, sevişmemeliydim. Aç kocam gelecekti, onu sekse doyurmak, rahatlatmak zorundaydım mutlaka… Ama… Bu kadar erken değil… Dudaklarını çekerken eli memelerimi yoğurmaya başlamıştı bile…
“Komşuya sütyensiz mi gittin?” dedi nefes nefese boynumu yalarken…
Eli bluzumun üstünden sütyensiz, diri memelerimi okşuyor, avuçluyordu. Meme uçlarım bir anda istekle, parmak gibi kabarmıştı. Sanki Emre bütün gün memelerimi parçalamamış, dakikalar, saatler boyu yalayıp emmemiş gibi…
Ben bir yandan kocamın sevişme ataklarına yanıt vermeye çalışırken, sorularına yanıtlarımı da otomatiğe bağlamıştım bir yandan… Kadınsal refleksle ağzımdan dökülüyordu yalanlar… Ama bağlantılı, açık vermeyecek şekilde…
“Amaann… Acele çağırdı, ben de ev halimle gidiverdim işte aşkım… Yan sokakta, uzak değil ki…”
“Mini etekle?”
“Dedim ya acele diye… Elime ilk ne geldiyse geçiriverdim altıma kocacım…” Eli bacaklarımı okşuyordu şimdi… Eteğimin altına girdi, bacak içlerimi okşayarak yukarıya çıktı. Külot yoktu tabi, fark etti hemen… Parmakları benim ağlak amcığımdan sızan zevk sularımla ıslanıvermişti anında…
“Külot da yok?” Dilimin ucuyla kulak memesini yalamaya başladım. Sıcak nefesimle, dilimin ucuyla okşadım kulağını… Zevkle inledim kulağının içinde…
“Ohhh… Külot da yok kocacım… Zaten hiç yok ki… Sen günlerce yanımda olmayınca… Külotsuz dolaşıyorum evin içinde… Yanıyorum… Alev alev yanıyor her yerim baksana… Don bile fazla geliyor bazen… Hem… Ne bu sorular şimdi? Mahkemede hissettim kendimi… Bırak soru sormayı, seviş benimle…”
Kucağından kalkıp dizine oturdum. Ata biner gibi… Elimi pantolonun fermuarına götürüp açtım. Sabırsız hareketlerle elimi daldırdım. Külodunun içinden sertleşmiş aletini zorlukla çıkardım dışarıya…
Öğlenden akşama kadar Emre ile sevişmiş, defalarca orgazm olmuştum. Sekse doymuş vaziyetteydim. Ama öyle bir hevesle, öyle bir istekle davranıyordum ki kocama karşı… Gerçekten aç kalmışım, gerçekten azgınlıktan duvara tırmanıyormuşum gibi…
“Çok özledim aşkım… Bir hafta oldu sevişmeyeli… Dayanamıyorum daha fazla… Ohhh… Özledim seni… Sikini… Hadi becer beni… Sik beni aşkım…”
Ayaklarımın üstünde yükselip kocamın sikine ayarladım kendimi… O da özlemiş olmalıydı. Sertti. Hatırladığımdan daha sert…
Yavaş yavaş üstüne oturdum kocamın… Emre’nin siki kadar olmasa bile yine de hatırı sayılır haşmetini içimde kaybettim. Kalçalarımı kıvıra kıvıra dibime kadar soktum. Klitorisim kocamın kasık kıllarına değdiğinde bir “Ohhh…” çekip boynuna sarıldım. Çılgın gibi yüzünü, dudaklarını, neresi gelirse öpücüklere boğdum kocamı…
“İşte bunu özlemişim… Beni sikmeni… İçimi doldurmanı… Taş gibisin Murat… Aşkım… Ohhh… Sikin taş gibi… Sen de özlemişsin anlaşılan… Söylesene… Özledin mi beni?”
Kürek gibi elleriyle eteğimin altından çıplak kalçalarımı tuttu, sıktı. Acıtarak… Kendine çekti iyice, bastırdı. Klitorisim kasıklarında eziliyordu şimdi…
“Özledim karıcım…” diye homurdandı boynumu yalarken… “Çok özledim hem de… Uçak biletimi değiştirdim, sırf bir gün erken geleyim diye…”
“Ahhh… Canımı yakıyorsun aşkım… Ama olsun… Canımı yak… Parçala… Sik beni bebeğim… Ooohhh….”
Ayaklarım yerdeydi. Murat koltukta iyice kaykılmış, ben ata biner gibi üstünde duruyordum. Oturup kalkmaya başladım. Göğsüne dayadığım ellerimden destek alıyor, saçlarımı savura savura zıplıyordum sikinin üstünde… Kalçalarım ileri geri, sağa sola sallaya sallaya kocamın sikini vajinamın içinde eziyordum adeta… Fazla sürmedi,
“Aghhh… Güll… Geliyorumm…” dedi. Ben eğilip dudaklarına yumulurken, kocam altımda sikini sokup çıkarmaya başladı kalçalarını indirip kaldırarak…
“Gel… Gel bebeğim… Ben de geliyorum… Ohhh… Sikin zevk veriyor. Ölüyorum zevkten… Dayanamıyorum… Çok özlemişiz ikimiz de… Oohhh…”
Hareketlerim sıklaştı, hızlandı, vajinal kaslarımla kocamın penisini içimde sağmaya başladım. Başımı sağa sola atıyor, orgazm çığlıkları atarak üstünde kıvranıyordum. Kocamın sıcak spermlerini hissettim amımda…
Kocama büyük bir başarıyla sergilediğim orgazmım sahteydi elbette… Her zamanki pembe yalanlar gibi… Sırf koca bey memnun olsun, kendini daha güçlü, daha erkek hissetsin diye…
“Oh, kocacım sikin taş gibi…” “Oh, aşkım, yarağın canımı yakıyor…” “Ah bebeğim çok iyisin…” “Off… Hiç böyle boşalmadım, harikaydı.”
Hangi kadın söylemez ki bunları yatakta? Az ya da çok… Orgazm taklidi yapmayan kadın var mıdır acaba?
Kocayı Boynuzlamanın Sonu (1), resim №4
Oysa benim aklım başka yerdeydi. Az önce büyük bir şok geçirmiştim. Kocam hiç beklemediğim saatte, erkenden eve gelmiş. Neden? Bir şey mi var? Şüphelendi mi? Birisi kulağına kar suyu mu kaçırdı? Sabah kullandığım laptop kucağında… Sabah Emre ile yaptığım seks sohbetini sildim mi giderken? Beynimin içinde dönüp duran sorular… Sorular… Sevişmelerim, inlemelerim, orgazmım, her şeyim mekanik…
Neden sonra yatak odasında yatağımızda yan yana uzanmış yatarken zihnimde hala aynı sorular dolanıp duruyordu. Murat nedense laptopu yanında getirmiş, etajerin üstüne koymuştu. Bilgisayarda yüklü porno filmlerden birini açmış, onun eşliğinde bir posta da yatakta sikmişti beni… Soluk soluğa yatıyordu yanımda…
Ben de bu kez gerçekten orgazm olmuştum. Altında eze eze sikmişti beni… En sevdiğim pozisyon, misyoner… Bacaklarım sonuna kadar açık, klitorisim, amım ezilirken sikilmek… Kocam üstümde nefes nefese gidip gelirken, inlerken, bir yandan da kulağımda porno filmden gelen zevk feryatları, inlemeler… Coşturmuştu beni, dayanamamış, kocamla beraber ben de boşalmıştım.
Günün kaçıncı orgazmıydı bilmiyordum artık… Aynı günde iki erkek tarafından sikilmek, iki değişik yarak yemek… Yorulmuştum iyice… Gözlerim kapanıyordu yorgunluktan… Bir süre sonra,
“Bir kez daha?” diye fısıldadı kocam…
Olamaz… Yan dönmüş, iki kez boşaldığı halde yine sertleşmiş sikini batırıyordu bedenime… Bir eli memelerimde dolanıyordu, uçlarını acıtarak sıkıyordu okşarken…
“Ahhh…” diye acıyla inledim, elini tuttum engel olmak için… “Yetmez mi artık Murat? Biraz da sabaha bırak aşkım… Çok yordun beni…”
Yataktan kalkıp kısık, sevişme modunda yanan led avizenin düğmesini çevirdi, ortamın ışığını arttırdı. Ayakta, bana bakıyordu. Gözlerim ışıktan kamaşarak ne olduğunu anlamaya çalıştım.
Önündeki hala dimdik, sert sikini sallaya sallaya yatağa geldi, üzerimdeki beyaz saten örtüyü çekip aldı. Çırılçıplak uzanmış yatıyordum yatakta… Bacaklarım ayrık, sikilmiş, yorgun, bitkin…
Kocamsa dikkatle bana bakıyordu, vücuduma… Baştan aşağıya… Elini uzatıp omuzuma dokundu parmağının ucuyla, boynuma yakın bir noktaya… Dokunduğu yer sızlar gibi oldu. Sonra sağ mememe, yan tarafında bir yere dokundu.
“Her yerini morartmış, çürütmüş…” dedi düşünceli düşünceli… “Farkında değilsin, değil mi?”
İrkildim. Morartmış mı? Nasıl yani? Vay orospu çocuğu… Oysa her zaman söylerim, “Yapma Emre, emme, çürütme, kocam anlar, gebertir bizi…” diye tembihlerim her sevişmede… Piç, hele kocamın sabah geleceğini bile bile nasıl yapar bunu? Özellikle mi yaptı yoksa?
Aklıma Emre’nin altında orgazm oluşum geldi. Ayak parmaklarıma kadar kasılışım, gözlerimin kayması, zevkten gebermem… Benimle aynı anda boşalan erkeğimin başını, etli dudaklarını boynuma gömüşü… Onun da inleye inleye boşalması içime…
Keşke evden çıkarken aynaya baksaydım. Orgazm olurken kendimi kaybediyorum, bayılacak gibi oluyorum. Yoksa engellerdim yapmasını… Kekeledim, ne söyleyebilirdim ki…
“Şey… Ben… Bilmiyorum Murat… Nasıl olur?”
Yatakta üstüme doğru geldi. Çenemi tuttu. Eğildi. Burun buruna, göz gözeydik. Çenemi tutan parmakları kasılmıştı iyice… Gözlerinden şimşekler çakıyordu adeta… Korkuyla donup kaldım.
“Ben biliyorum canım…” diye tısladı. Diğer eliyle bacaklarımı araladı haşin bir tavırla, yine canımı yakarak… Araya girerken inledim…
“Off… Yapma Murat… Canım yanıyor. Ne…? Ne demek istiyorsun?”
Sertleşmiş sikini tutup amımın dudaklarına dayadı. Bir hamlede dibime kadar soktu aletini…
“Ayyyy…” diye bir çığlık koptu benden… Gerçekten canım yanmıştı. Hala çenemi tutuyordu sımsıkı… Zorla başımı yana çevirdi, laptopu gösterdi bana…
“Adonis yaptı bunları değil mi?”
Adonis… Emre’nin meşhur sohbet nicki… Şimşekler çaktı bir anda… Ah… Aklıma gelen başıma geldi. Görmüş… Her şeyi görmüş…
Amlı götlü, emmeli koymalı yazışmalarımız… Bir önceki sevişmelerimizden bahsetmelerimiz… Tadına doyamadığımız orgazmları anlatıp durmalarımız…
Emre’nin bana açık açık “bir kere daha sikeyim, güzel amcığına hasret kaldım, sikim taş gibi, nolur gel” diye yalvarmaları… Benim cilvelerim, nazlanmalarım, sonra da sevişmeye razı oluşum… Yine okul arkadaşının evinde buluşmak için sözleşmemiz…
Kocamın siki taş gibi duruyordu içimde… Bir kaç kez acımasız bir tavırla pompaladı beni… Sert aleti zevk vermekten çok acı veriyordu hafif kurumuş vajinama… Ben inlerken durdu, bekledi. Aklıma geleni söyleyiverdim,
“Murat… Aşkım… Gerçek değil. Sanal arkadaş o… Gırgırına…” diyecek oldum. Sağlı sollu iki tokat geldi birden… Gözlerimden yaş fışkırdı. Canım iyice yanmıştı.
“Kahpe… Yalan söyleme bana… Bu kadar yalan yeter…” Dilimin ucunda kendi kanımın tadını aldım. Dudağım kanamıştı.
“Ne yalanı, ne yapıyorsun Murat? Canım yanıyor kocacım… Bırak beni… Bırak artık…” Eğilip dudaklarımdan kanımı yaladı diliyle…
“Bu daha başlangıç karıcım…” deyince baştan aşağıya ürperdim. Üstümde inip kalkmaya başladı. Bir yandan da konuşuyordu.
“Viagra aldım seni sikicem diye… Kolay kolay bırakmam seni… Az önce de geciktirici sprey sıktım. Ben bitene kadar bitmeyecek bu sikiş… Söyle bakalım. Kim o Adonis?”
“Ben, bilmiyorum Murat… Nick sadece… Sanal…”
“Yalancı kahpe… Hepsini okudum. Adonis’i, senin yazdıklarını… Sanal değil sizin olay… Gerçekten sikişiyorsunuz… Adonis ve Gonca ha? Benim güzel karım Gül, internette sikişken Gonca… Öyle mi?”
Yavaş yavaş inip kalkıyor, sikini başından köküne sokup çıkarıyordu bıçak saplar gibi… Konuşamıyordum, inliyordum sadece… Kocam konuşuyordu durmadan, beni acımasızca pompalarken,
“Adonis’in yarrağı büyükmüş öyle mi? Zevk veriyormuş sana… Güzel sikiyor mu seni? Zaten güzel sikmese zevk almazsın değil mi karıcım? Nasıl da kendini methediyor orospu çocuğu… Demek yalvarıyorsun sikişirken “beni sik” diye, “yarağını sok” diye? Öyle yapıyormuşsun, Adonis öyle yazıyor. Yarrağına hayranmışsın. Söyle ulan, doğru mu, yalvarıyor musun?”
“Ayyy…” Uzun saçlarımdan tutmuş, bileğine dolamış çekiştiriyordu şimdi, siki tamamen içime gömülü, canım yanıyordu, çok yanıyordu. Dayanamadım,
“Evet… Evet… Bırak saçımı, canım yanıyor…” diye bağırdım. Gözlerimden yaş geliyordu.
“Ne evet? Nasıl evet? Söyle, yalvarıyor musun?”
“Ayy… Evet, yalvarıyorum. Sok diyorum. Yarağını geçir diyorum. Bırak Murat… Yapma…”
“Başka? Başka neler yapıyorsunuz? Anlat hadi… Sikini yalıyor musun? Taşaklarını? Bana yaptığın oralı ona da yapıyor musun? Anlat… Hepsini anlat bana…”
Ağlıyordum… Acıdan… Çaresizlikten… Dediğini yapmaktan başka çarem yoktu…
“Evet… Yalıyorum… Seni yaladığım gibi… Senin sikini yalar gibi… Şapkasını, gövdesini… Taşaklarını da yalıyorum. ”
“Gerçekten yazdığı gibi büyük mü bari? Benimkinden büyük mü? Orospusu olacak kadar var mı?”
“Biraz büyük… Evet… Büyük… Kalın…”
“Anlat ulan orospu… Nasıl sikiştiğini anlat… Dur… Önce söyle bakalım kim o Adonis? Yalan söyleme, bulurum kim olduğunu… Polis arkadaşım var, şıp diye bulur IP numarasından…”
Yatakta çeviriverdi beni… Domaltıp arkamdan tekrar girdi… Bir yandan arkamda gidip geliyor, bir yandan bileğine doladığı saçlarımı çekiyordu canımı yakarak…
“Yapma Murat… Canımı yakma, nolur… Sen de tanıyorsun. Emre… Komşunun oğlu… Gülay’ın arkadaşı…”
“Vay piç kurusu Emre vay… Demek karımı sikiyor ha? Vay orospu çocuğu vay… Ulan yarı yaşında o piç…”
“Bir kaç yaş küçük işte… Yapma Murat… Yapma kocacım… Affet beni…”
“Orospuu… Çıtır oğlanı buldun, kendini siktirdin mi? Çıtır kızkardeşin dururken, yaşıtı dururken ablasını mı sikti? Sana mı atladı o piç? Kahpe… Evli ve orospu karılara mı hasta senin sikicin… Ha? Senin gibi evli azgınları mı sikiyor? Söyle hadi… Anlat…”
Anlattım. Hepsini… Nasıl başladığını… Neler yaptığımızı… Mecburdum. Kaçacak yerim, yalan söyleyecek halim yoktu. Anlattım ben de… Kocam sordu, deşti, ben anlattım. Tüm çıplaklığıyla öğrendi hepsini… Ağlaya ağlaya… Aralarda canımı yakarak sikini içime kökleyince inleye inleye… Anlattım.
Bir yandan hınçla sikini pompalıyordu bana, bir yandan sorular soruyor, detaylarına varana kadar, ince ince anlattırıyordu. Anlam veremiyordum neden bunları sorduğuna ama her dediğini yapıyor, cevap veriyordum.
“Sonra ne oldu kahpe? İçine boşaldı mı? Amcığına attırdı mı piç? Sen ne yaptın? Aynı anda mı boşaldınız?”
“Evet… İçime boşaldı. Hayvan gibi bağıra bağıra… Ben de zevk alıyordum, o boşalınca ben de orgazm oldum. Kimseler yoktu etrafta… Ormanın içlerinde… Battaniye sermişti yere yumuşacık… Battaniyenin üstünde sikti beni… İkimiz de bağıra bağıra boşaldık.”
“Sonra? Bütün gün bir postayla kalmaz o piç… Akşama kadar sikmiştir seni…”
“Ahhh… Murat… Yeter artık… Canım yanıyor… Evet, akşama kadar sikti… Kaç defa yaptı bilmiyorum. Şarap, bira getirmişti yanında, yiyecekler filan… Dinlene dinlene seviştik.”
“Orospuu…. Hem piknik, hem sikiş ha? Amcığına yarak girince zevk alırsın sen… Dayanamazsın… Oh, güzel amcıklı karım benim… Sikişken karım… Ohhhh…”
İşte o anda koptum ben… Yükselmeye başladım, zevk alıyordum, hem de çok…
“ Ohhh… Murat… Kocam… Şimdi de zevk alıyorum… Ooohhh… Sikin zevk veriyor… Devam et… Ahhh… Durma… Sik beni…”
“Kahpee… Sikişken karı… Amına koduğumun karısı… Amcığına soktuğumun orospusu… Ohhh… Demek elin yarrağını yersin ha? Bana boynuz takarsın ha? Al ulan sana yarrak… Al kahpe… Doyumsuz orospu… Alll…”
“Geliyorum Murat… Oohhhh… Geliyorumm… Aaahhhh…”
Bir yandan sikiyor, bir yandan kalçalarımı tokatlıyordu sikerken… Korkunç zevk alıyordum. Kocamın sikinin verdiği zevk bir yandan… Bana anlattırdığı, gözümün önünden gitmeyen Emre ile sikiş sahnelerimiz, yaşadığım hatıralar, aldığım zevkler bir yandan…
Defalarca orgazm oldum sikinin altında… Dizlerim titriyordu, dermanım kalmamıştı. Kocamsa eviriyor, çeviriyor, sikiyordu beni… Geciktiricinin etkisindeydi hala… Ve viagranın… Sanki canlı bir vibratör vardı amımın içinde… İnmek bilmeyen, yumuşamayan, ben defalarca orgazm olduğum halde bir türlü boşalmayan…
Ben yatakta kıvrana kıvrana orgazm olurken kocam kalkıyor, bir sigara yakıp dinleniyordu biraz, kıvranmamı izliyordu kenardan… Soluk soluğa kendime gelmeye çalışırken yarım sigarayı söndürüyor, tekrar yanıma geliyordu. Bir öncekinden değişik, bir başka pozisyonda tekrar giriyordu içime… Önümden, arkamdan…
“Anlat” diyordu sonra… “Anlat kahpe… Sonra? Başka nerde sikiştiniz? Anlat…”
Kocayı Boynuzlamanın Sonu (1), resim №5
Sonunda arabanın arka koltuğunda Emre’nin beni nasıl siktiğini ince ince anlatırken o da boşalmaya başladı. Adeta böğürüyordu boşalırken…
Dakikalar, saatler boyu gidip geliyordu içimde o ana kadar… Yaralanmış gibiydi vajinam… Tahriş olmuştu… Acıdan hiç bir şey duyumsamıyordum artık… Kocamın içimde kasılan sikinden boşalan sıcak spermleri ilaç gibi geldi, yağladı içlerimi… Rahatladım bir parça…
Yanıma devrilip uzandı yatağa… Tavana bakıyordum. Utanç içinde, yorgun, bitkin, kırılmış, korku bir de… Gelecek korkusu… Kocam ne yapacak korkusu…
“Uyu” dedi neden sonra… “Uyu, dinlen. Sabah devam ederiz konuşmamıza… Söyleyeceklerim var sana…”
Emre’nin yanına mı gitsem, kollarına mı sığınsam diye düşündüm bir an… Bir pundunu bulup… Ama nereye gidecektim ki… Emre’nin yanı neresiydi? Babasının evi mi? Yoksa beni sikmek için fırsat kollayan arkadaşının evi mi?
Zaten ne kalkıp kaçmaya, evden siktirip gitmeye, ne de kocamın bana söyleyeceklerini merak etmeye halim, takatım kalmıştı. Öylece uyudum. Kendimden geçtim. Bihuş… Ölü gibi
Karımı Patronuyla Birlikte Siktik! (Kaan 32 Y., Antalya)
Merhaba 31 Seks Hikayeleri takipçisi arkadaşlar. Adım Kaan, 32 yaşındayım. Karım Aylin ise 30 yaşında, 1.75 boyunda, 38 beden, oldukca hoş vücut hatlarına sahip, sexy, girdiği her ortamda bakışları üzerine toplayan birisidir. İnsanları gibi havasının da sıcak olduğu Akdeniz bölgesinde yaşayan, 7 yıldır evli bir çiftiz. Her ikimiz de özel sektörde çalışmaktayız. Evliliğimizin ilk yıllarında oldukça iyi olan seks hayatımız zamanla monotonlaşmaya başlamış, biz de çoğu çift gibi zamanla yatakodamızda değişik seks fantezileri kurar olmuştuk.
İlkbaşlarda bu durumdan rahatsız olan karım da zamanla buna alışmış, fantazilerin tadını çıkartır olmuştu. Genellikle yatakta tek olmadığımız fantaziler, bazen dörtlü, bazen de üçlü seks fantezileri kurardık. Bu arada karımın patronu Muzaffer bey karıma çıldırıyor, bu da bizi kışkırtıyordu. Ben karım Aylini başka bir erkekle sikişirken izlemek isterken, biliyordum ki, karım da olgun bir erkekle seks yapmanın nasıl bir şey olduğunu yaşamak istiyor, ama buna cesaret edemiyordu. Tüm bunlar ikimiz için de sadece düşünce boyutunda kalıyordu. Anlayacağınız gibi sosyal yaşamda ikimiz de birbirimize sadıktık.
İşim dolayısıyla bazen şehirdışına çıkarım. Yine böyle bir işgezisi nedeniyle 1 haftadır şehirdışındaydım ve karımdan ayrıydım. Gecenin ilk saatleriydi, karımla telefonda konuşuyorduk, bir süredir ayrı olduğumuz için konu bir şekilde sekse gelmişti. Ben soruyordum, karımsa anlatıyordu. Patronunun gözlerini kalçasından ayıramadığından, bazen nasıl arkasına sürtünerek geçtiğinden bahsediyordu. İki gün önce, düşük bel pantolon giyen karımın ofiste otururken açılan kalça çatalına bakan patronunun önünde oluşan kabarıklığa kadar anlatıyordu. Ki, tüm bunları telefonda konuşurken her ikimiz de farkına varmadan baştan çıkmıştık. Benim sikim sertleşmiş, karımın amı ise sımsıcak sulanmış, telefonda bunları konuşurken karşılıklı mastürbasyon yapıyorduk.
O arzuyla biraz daha cesaretlenen aşkım, bir gün önce gördüğü rüyasını bana anlatmaya başlamıştı. Rüyasında patronuyla sikişmiş ve oluk oluk boşalmıştı. Bu rüyası beni aşırı derecede baştan çıkartmıştı ve o an karıma, isterse patronu Muzaffer beyle gerçekten sikişebileceğini söylemiştim. Ama bir şartım vardı, o an ben de orada olacak ve sikişmelerini canlı canlı izleyecektim. Karım utana sıkıla o gece konuyu kapattı. Kapattı ama, o günden sonra her ikimiz de bu konuyu kafamızdan bir türlü çıkarıp atamamıştık. Artık her sevişmemizde bu konu açılıyor, "Şimdi Muzaffer bey de burda yatakta olsa..." gibilerinden konuşuyor, ama boşaldıktan sonra fikrimizi değiştiriyorduk.
Yine böyle bir gece karımla sikişmiş ve boşalmıştık. Ama herzamankinin tersine ben halen karımı patronu Muzaffer beyle sikişirken izlemek istiyordum ve bunu karıma söylediğimde, ciddi olup olmadığımı sordu. Ben de gayet ciddi olduğumu söyleyince, "Bak pişman olursun sonra!?!" dedi. "Tam tersine, bunu çok istiyorum karıcığım!" dedim. Karım da güldü ve "Saçmalama!" diyerek konuyu kapattı. İlerleyen günlerde bu konu her ikimizi de içten içe yakıp kavurur hale gelmişti.
Karımın patronu Muzaffer beyin ailesi şehirdışında yaşadığından, Muzaffer bey yalnızdı ve sıkılırdı, biz de buyüzden bazen Muzaffer beyi bize davet eder, yer içer sohbet ederdik. Kafama koymuştum karımı patronuyla sikişirken izleyecektim ve planımı yaptım. O gün karımdan haftasonu için Muzaffer beyi eve davet etmesini istedim, "Yer içer sohbet eder, biraz da kafa dağıtırız!" dedim. Karım da, "Kendisiyle bir konuşayım, başka bir planı yoksa, olur." diye cevap verdi. Daveti duyan Muzaffer bey, hem sıkılmanın etkisiyle, hemde sexy karımın harika kalçaları nedeniyle, davete anında olumlu yanıt vermiş, çokta memnun olmuştu. Ben artık dört gözle haftasonunu bekliyordum.
Ve nihayet o gün gelip çatmıştı. Öğleden sonra ben alışverişe, karımsa kuaföre gitmişti. Akşam üzeri eve geldiğimde gözlerime inanamamıştım. Karım tam bir afet haline gelmişti. Bana çaktırmamaya çalışıyordu, ama o da Muzaffer beyi aşırı derecede arzuluyor ve onun için kendini en iyi şekilde hazırlamak istiyordu. Karım elimdekileri alarak masayı hazırlamaya başlamıştı. İçkiler, kadehler, mezeler derken, masa birkaç eksik hariç neredeyse tamamdı. Derken telefon çaldı, arayan Muzaffer beydi. Yola çıkmış, gelmesine kısa bir süre vardı ve marketten herhangi birşey isteyip istemediğimizi soruyordu. Herşeyin tam olduğunu söyleyerek teşekkür ettik ve telefonu kapatarak son hazırlıkları yapmaya başladık. O esnada karım dolabın karşısına geçmiş ne giyeceğine karar vermeye çalışıyordu. Yanına giderek, ondan sadece benimle evde başbaşayken giydiği mini, ipli elbisesini giymesini istedim. Ne yapmak istediğimi anlamış bir şekilde gözlerimin içine muzip bir şekilde bakarak, emin olup olmadığımı sordu. Çünkü bu elbise son derece açık bir kıyafetti. "Evet!" dedim. "Peki o zaman!" diyerek büyük bir heyecanla giyinmeye başlamıştı.
Az sonra kapı zili çaldı. Gelen Muzaffer beydi. Gelirken o da biraz alkol ve meze almış, böylece alkol stoğumuz tamamlanmıştı. Ellerindekileri alarak masaya davet ettim. Birkaç saniye sonra karım kapıdan içeri girince, Muzaffer beyin kalbi sanki duruverecekti. Karım bütün seksapelliğiyle karşısında idi. İçine sütyen giymediği mini ipli elbise, karımın sadece göğüsuçlarını kapatıyor ve kalçasının ise üst kısmınında bitiyor, kalçalarının alt kısımlarını bütün güzelliğiyle sergiliyordu. Harika bir manzaraydı. Patronuna, "Hoşgeldin!" diyen karım, masaya son eksikleri de getirirken, adeta bir manken edasında salınıyordu. Bu da hem Muzaffer beyin, hemde benim kalp atışlarımızı hızlandırıyordu.
Yaz ayı olduğu için mutfaktaki masayı hazırlamıştık. Mutfak masamız oldukça küçük olduğu için, masanın bir yanına ben, karşıma Muzaffer bey, ikimizin ortasına da eşim oturmuştu. Kadehler arka arkaya dolup boşalırken muhabbet koyulaşmış, sıcacık bir ortam oluşmuştu. Eğilip kalkarken karımın göğüsleri harika görünüyordu, elbisenin alt kısmı ise, bacak bacak üzerine atan karımın kalçalarının neredeyse yarıdan fazlasını açıkta bırakıyordu. Muzaffer beyse kaçamak bakışlarla bu harika manzaranın tadını çıkartıyordu. Bir süre sonra alkolün de etkisiyle hareketlerimiz dahada rahat bir hal almıştı. Karım da iyice havaya girmiş, her ikimize de arzu dolu, isterik gözlerle bakışlar atıyordu.
Bir ara, boşalan meze tabağını eline alıp ayağa kalkan karım, tezgaha doğru ilerlerken kalçasını masanın kenarında olan Muzaffer beyin eline öyle bir sürttürdü ki, adamcağız avuçlasa ancak bu kadar olabilirdi. Muzaffer bey daha şoku atlatamadan, karım elindeki meze tabağını düşürdü. Tabii ben bunu yememiştim, amacı patronunu iyice baştan çıkartmaktı, başardı da. Yerdeki kırıkları toplamak için eğilen karım, zaten kalçalarının yarısını açıkta bırakan mini elbisesiyle kalçalarının tamamını öylesine bir gözler önüne serdi ki, elbisenin eteği tamamen yukarı kadar sıyrılmış, tangası kalçalarının arasında kaybolmuş, adeta hiç yokmuş gibi görünüyor ve sulanmış kabarmış amı insanı davet ediyordu. Sevgili biricik eşim bütün cömertliğiyle vücudunu bize sergiliyordu. Ki o an baktığımda, her ikimizin de sikleri taş gibi olmuş, fermuarlarımızı zorluyordu. İlk başlarda önündeki kabarıklığı eliyle koluyla gizlemeye çalışan Muzaffer bey de artık böyle bir çaba sarf etmiyordu.
Karım yerdeki kırıkları topladıktan sonra yeni bir tabakla gelip tekrar yerine oturdu. Alkol hızla tüketilirken, bir ara baktığımda karımın bir eli benim dizimde, diğeri ise Muzaffer beyinkindeydi. Karım yavaş yavaş beden temasına başlamıştı. Omuz askılarından biri aşağı kaymış olan elbisenin diğer askısını da çaktırmadan ben indirmiştim. Karımın her hareketinde göğüsleri daha bir açılıyordu. Ben bir ara işi dahada ilerleterek elimi kalçasına attım, hafifçe eteğini kaldırıp, yavaş yavaş okşamaya başlamıştım ki, artık karım kısık kısık zevk sesleri çıkarmaya başlar olmuştu.
Kafalarımız iyiden iyiye tatlı olmuştu. Bu durumun da verdiği cesaretle diğer elimle benden taraftaki göğüsünü tamamen açarak yalamaya başladım. Resmen sevişmeye başlamıştık. Karım dizimdeki elini yavaşca yukarı kaydırarak, pantolonumun üstünden sikimi okşamaya başlamıştı ki, diğer elini de patronu Muzaffer beyin sikine attığını gördüm. Bunun üzerine karımın elbisesinin üst kısmını tamamen aşağı sıyırdım ve Muzaffer beyin tamamen cesaretlenmesini sağladım. Mesajı almış olan Muzaffer bey de şimdi karımın diğer göğüsüne dudaklarını yapıştırmış, hunharca yalıyor, sıkıyor, yoğuruyordu. Karım sırasıyla fermuarlarımızı açıp dimdik ve taş gibi olmuş siklerimizi meydana çıkarttığında, artık film tamamen kopmuştu. Şimdi karım bir elinde benim sikim, diğer elinde patronunun sikini okşuyor sıvazlıyor, arasıra da ağzına alıyor, öpüp yalıyor, emiyordu.
Muzaffer bey bir ara karımın göğüsünü bırakıp eteğini iyiyce yukarı kaldırıp tangasını kenara sıyırdı ve karımın o harika sımsıcak sulu kaymak gibi amını okşayıp, parmaklamaya başladı. Bunun üzerine ben karımın patronuna doğru domalmasını sağlayarak, saçlarından tutup sikimi ağzına verdim. Manzara bir harikaydı. Ben karımın dudakları arasında gidip gelirken, patronu da karımın kalçaları arasına başını gömmüş, amını ve götünün deliğini yalıyor, parmaklıyor, parçalarcasına avuçlarıyla yoğuruyordu. Karım zevk çığlıkları atıyor, aynı anda iki erkeğin verebileceği bütün nimetlerden faydalanıyor ve patronu yaladıkça kalçasını geriye doğru itiyordu. Artık karımın sikilmeye hazır olduğu her halinden belliydi.
Derken Muzaffer bey, başı adeta bir mantarı andıran, kocaman, devasa, damarlı ve kalın sikini, karımın sulu am dudakları arasında sürttürmeye başladı. Karım bu koca siki biran önce içinde hissetmek istiyor, kendini geriye itiyor ve bana da, "Aşkım başı sıcacık, kocaman bu, çok sert, harika!" gibi şeyler söylüyordu. Muzaffer bey damarlı koca sikini karımın amına yavaş yavaş sokarken, bundan en az ben de karım kadar zevk alıyordum. Harikaydı! Muzaffer bey sikinin tamamını karımın amına yerleştirmiş, nerdeyse taşaklarına kadar sokmuştu. Karımsa içine aldığı bu koca sikin tadını çıkartıyor, zevkten dudaklarını ısırıyordu. Muzaffer bey yavaş bir tempoyla sikmeye başlamış ve giderek hızlanıyor, her girip çıkışında daha hızlı, daha sert bir şekilde karımın amına pompalıyordu. Patronu karımı belinin her iki yanından tıpkı bir mengene gibi kavramış, sikini ise adeta bir piston gibi sert ve ritmik bir şekilde sokup geri çekiyordu. Bu işi o kadar sert yapıyordu ki, her girmesinde kasıklarının karımın kalçalarıyla birleşmesinde ses çıkıyor, çıkan bu seslerin artmasıyla beraber de karımın kalçaları kızarıyor, teni pembe bir renk alıyordu.
Bir süre sonra ben karımın ağzında, patronu ise sulu küçük amında, aynı anda patlamıştık. Patronunun dölleri karımın amını tamamen doldurmuş, sikinin kenarından döllerin bir kısmı taşmış, karımın bacaklarının iç kısımlarına süzülüyordu.
Ben, "Hadi yatak odasına geçelim!" dedim ve hep beraber içeri geçtik. Bu sefer Muzaffer beyle yer değiştirmiştik. Karım sırtüstü yatağa uzandı ve bacaklarını araladı. Ben bacakları arasına girdiğimde karımın amı halen patronun dölleriyle dolu ve kaygandı, bu çok hoşuma gitmişti. Muzaffer beyin döllerinin verdiği kayganlıkla ben karımın amına girip çıkarken, Muzaffer bey de sırt üstü uzanan karımın ağzına sikini vermiş, saçlarından sertçe kavramış, boğazına kadar sokup çekiyordu. Hemde taşaklarına kadar, resmen karımın ağzını sikiyordu. Karımın gözleri yaşarmış, koca sik dudaklarının arasını tamamen doldurduğu için nefes alıp vermekte zorlanıyordu. Sert bir şekilde karımın ağzını siken Muzaffer bey bir süre daha devam ettikten sonra, homurdanarak ve güldür güldür karımın ağzına boşaldı. Canım eşim, patronunun sert bir şekilde saçlarından tutarak başını sikine bastırdığı için bütün dölleri yutmak zorunda kalmıştı. Adam halen sönmüş sikini karımın ağzına sokup çıkarırken, sikinin başı kocaman ve mosmordu. Sonrasında ben de karımla aynı anda boşalmıştık.
Bir süre dinlenmeye karar verdik, nede olsa gece daha yeni başlamıştı. Kalkıp 3 tane buz gibi limonlu bira ve sigara getirdim. Yatakta terlemiş vücutlarımızla biralarımızı yudumluyarak susuzluğumuzu giderirken, bir yandan da Muzaffer bey karımı öpüyor, okşuyor, mıncıklıyor, karım da bir elini Muzaffer beyin sikine atmış okşuyor, o koca sikin tekrar sertleşmesini sağlıyordu. Tabiki ben de bu harika manzarayı gözlerimi kırpmadan izliyordum. Sigaralarımız ve biralarımız bitene kadar karım Muzaffer beyin sikini tekrar sertleştirmiş, avuçlarının arasında sanki bir keser sapı gibi olan sikini sürekli sıvazlıyordu. Belli ki karım patronunun sikinin büyüklüğünden oldukça zevk almıştı.
Muzaffer bey elindeki biradan son bir yudum daha alarak, karımı önünde domalttı ve dolgun kalçalarının arasına yumularak yalamaya başladı. Bir yandan karımın amını yalıyor, diğer yandan da bir elini sikine atmış okşuyor, iyiden iyiye şahlandırıyordu. Karım ise tabiki zevk sarhoşu olmuş, kendini bu olgun erkeğe sunmanın tadına varıyordu. Patronu arada bir dilini karımın göt deliğine sokup çekiyor, bir taraftan da parmaklarının bir kısmını amına sokuyordu. Karım patronuna, "Hadi gir artık, içimde hissetmek istiyorum!" dediğinde, ben çoktan arka tarafta bitmiş, bu anı görebileceğim en yakın mesafeden görmek istiyordum. Ellerimle karımın kalçalarını her iki tarafa ayırarak patronuna yardımcı olurken, patronu sikini karımın amına sürttürüyor, ben de arada bir tükürerek karımın amını daha kaygan bir hale getiriyordum ki, nasıl olduğunu anlamadım, bir anda elimi atarak Muzaffer beyin sikini kavrayıverdim. Muzaffer beyin siki elimde taş gibi olmuş, kasılmış, ve sıcacıktı. Elimde damarlarını çok rahat hissedebiliyordum ve zonkluyordu. Yavaşca bir elimle karımın kalçasını kenara ayırdım ve bu koca siki kendi ellerimle karımın amının dudakları arasına yerleştirdim...
Patronu siki elimde yavaş yavaş karımın amında ilerlerken, içimi öylesine zevkli bir duygu yakıp kavuruyordu ki anlatamam. Kendi ellerimle biricik aşkımın, karımın amına başka bir erkeğin sikini yerleştiriyordum. Evet gözlerimin önünde, hemen yanıbaşımda, başka bir erkek karımı sikiyordu. Öyle sertti ki, öylesine kışkırtıcı. Karım zevkin doruklarına hızla tırmanıyordu. Bir süre sonra patronu, karımın am sıvısıyla iyice kayganlaşan sikini çekti ve karımın göt deliğine dayadı. Karım daha önce bana dahi hiç götten vermemişti. Karım, "Hayır ordan alamam, çok büyük!" falan dediyse de, Muzaffer bey karımın götünün tadına bakmayı kafaya koymuştu, "Sen merak etme canım, eminim bir süre sonra senin de çok hoşuna gidecek!" diye cevapladı. Bense merakla ve aşırı tahrik olmuş bir halde izliyordum. Acaba gerçekten daha önce hiç arkadan girilmemiş olan karım bu dev gibi siki götüne alabilecekmiydi?
Muzaffer bey sikini karımın göt deliğine yerleştirmeye çalışırken, ben de yine kalçalarını ayırıyor, ona yardımcı oluyordum. Muzaffer beyin sikinin koca başı yavaş yavaş göt deliğine girerken karım çığlık atmamak için kendini zor tutuyordu. Patronu bir süre öylece bekledikten sonra karım arkasındaki acıya alışır gibi olmuştu ki, patronu ani bir hamleyle sikini taşaklarına kadar sokuverdi karımın götüne. Karım resmen çarşafı ısırıyor, yastığa tırnaklarını geçiriyordu. Sanki adam karımın göt deliğini yırtacaktı, bu benim o ana kadar gördüğüm en kalın sikti.
Daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı ve bir süre sonra karımın acı çığlıkları zevk inlemelerine dönüşmüştü. "Hadi daha sert sok, yırt, parçala, dağıt götümü!" gibi şeyler söylüyor ve bundan da oldukça zevk alıyordu. Adam gözümün önünde karımı havalara uçuruyordu. Bir süre daha böyle devam ettikten sonra, ben de onlara katıldım ve ben önden, patronu arkadan, karımı aynı anda her iki deliğinden, bir kadının tadabileceği en üst düzey zevke ulaştırdık. Artık karımın her iki deliği de açılmış, siklerimizi gayet rahat bir şekilde içine alır olmuştu. Ben çoktan bitmiştim, tekrar kenara çekildim, bir sigara yaktım ve sexy karımı Muzaffer beyle sikişirken izlemeye koyuldum.
Bu sefer patronu yatağa uzandı ve karım patronun kucağına ters bir şekilde oturmuştu, yüzü bana, sırtı patronuna dönüktü. Eliyle tuttu ve patronun sikini götünün deliğine yerleştirdi, belliki götten sikilmek çok hoşuna gitmişti. Adam bütün gücüyle karımın götüne pompalıyor, ellerini de öne atmış göğüslerini yoğuruyor, arada birde parmaklarını amına sokuyordu. Karım bu koca siki sonuna kadar götüne alıyor, başı çıkana kadar geri kalkıyor, sonra yine köküne kadar tekrar içine alıyordu. Muzaffer bey bir anda, "Gelmek üzereyim!" diyerek, sikini karımın götünden çıkarıp ayağa kalktı ve karımın ağzında devam etti. Adam karımın ağzını sikerken, karım da onun taşaklarını sıvazlıyor, gelmesine yardımcı oluyordu.
Derken Muzaffer bey sarsıla sarsıla karımın ağzına, koyu kıvamlı döllerini boşaltmaya başladı. Yine karımın başını sikine tüm gücüyle bastırıyor, döllerinin tamamını yutmasını sağlıyordu. Döllerin bir kısmı karımın dudakları arasından sızıyor ve göğüslerine doğru süzülüyordu. Muzaffer bey tamamen boşaldıktan sonra, karım göğüslerinin üzerindeki dölleri de parmaklarıyla alarak ağzına götürüyor, yutuyor, hiçbir damlasını israf etmiyordu.
O gün karımı patronuyla birlikte sabaha kadar defalarca siktik. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber yorgun bir halde uykuya daldık. Öğleden sonra gözlerimi açtığımda, Muzaffer beyin halen inanılmaz bir eforla karımı siktiğini gördüm. Gerçekten üçümüz için de harika bir geceydi. Şahsen ben, biz insanların tek eşliliğe uygun olmadığı kanaatindeyim. Bence herkes bu zevki yaşamalı.
[Kaan]