Mutfakta Başladı Yatak odasında Bitti
Eşim Suzan 1,70 boyunda uzun siyah saçlı, koyu kahverengi gözlü, müthiş uzun bacaklı ve iri kalçalı bir kadındır. Memeleri küçük ve biçimli ama meme uçları inanılmaz uzun ve çok seksidir. Sevişirken, genellikle oldukça açık olmaya çalışır ve birbirimizle fantezilerimizin paylaşırız.
Benim bir numaralı fantezim, karımı, bir başka adama zevk verirken ve ondan zevk alırken izlemektir. Geçenler de karım da kendisinin bir adama verirken benim onları izlemeye zorlanmam üzerine bir fantezisini anlattı. Bunu duyunca ortak fantezimizi gerçekleştirme zamanı geldiğine karar verdim.
Geçen Cumartesi gecesi yakın arkadaşlarımdan biri olan Mustafa'yı geyik yapıp bira içmek üzere bize davet ettim. Suzan'a Mustafa'nın bize geleceğini söylemeden doğru banyoya soktum ve bol köpüklü ve sıcak bir banyo yapmasını istedim. Çünkü ondan ne zaman bunu istesem, banyo sonrası, benim için çok seksi giyinir ve o akşam oldukça ateşli sevişirdik.
Mustafa geldiğinde Suzan hala banyodaydı. Onu mutfağa alıp birer tane bira açtım. Mustafa oldukça yakışıklı, bekâr kadınların paylaşamadığı bir adamdır. Yıllardır karımla onun arasında masum bir flört olduğunu gözlemlemiştim.
Hatta zaman zaman Suzan'ın fantezilerinde onun adını andığını da duymuştum. Ancak boşalıp rahatladıktan sonra, hep onun çok ukala ve kendini beğenmiş bulduğunu bu nedenle öyle bir adamla asla sikişmeyeceğini söylerdi. Ben ise onun bu duygularını yüzeyde, küstah bir adam tarafından becerilmenin zevki olduğunu sanıyorum.
Mustafa, Suzan'a kendisinin bize geleceğini söylemediğimi ve eğer biraz şanslı ise onun banyodan seksi bir giysiyle karşımıza çıkacağını o nedenle biraz sessiz konuşmasını söyledim. Bu sözlerimi duyunca birden heyecanlandı ve neşelendi.
Eğer gerçekten çok seksi ve azgın görünürse, yapacaklarından mesul olmayacağını söyledi. Ben de zaten öyle planlamıştım, her ne olacaksa sorun etmeyecektim. Karımı, kafasında söylediklerime göre nasıl canlandırdıysa, gerçekten çok tahrik olmuş görünüyordu.
Yaklaşık beş dakika sonra, banyo kapısının açıldığını ve karım Suzan'ın koridordan yürüyerek mutfağa doğru geldiğini duydum. Koridordan salona geldiğinde görüş açımıza tamamen girmişti. Sadece kasıklarını kapatacak kadar kısa ve daracık siyah bir mini etek, üstüne yine vücudunu sıkıca saran elastik, omuzları tamamen açıkta bırakan, beyaz ve oldukça şeffaf bir badi giymişti.
Badi içini tamamen gösteriyor, sutyen giyinmediği açıkça belli oluyordu. Giysilerini, etek ucunun bir karış altına kadar uzanan siyah dantelli uzun çorapları ve adeta "sik beni" diyen uzun ince topuklu siyah ayakkabıları tamamlıyordu.
Benim en sevdiğim fantezi onun fahişe gibi görünmesi olduğundan, açıkça bana müthiş bir gece hazırlamış görünüyordu. Çok şanslı bir adamım ben...
Suzan aniden Mustafa'nın masada oturduğunu fark etti, bir şeyler söyleyerek eliyle ağzını kapattı. Ne dediğini duyamadım. Şaşkın vaziyette orada bir kaç saniye dikildi kaldı.
Kıpkırmızı olmuştu. Özür dileyip üstünü değiştireceğini söyledi. Şaşkınlıktan açık kalmış ağzını kapatmayı ancak akıl eden Mustafa, "Suzan benden dolayı değişme üstünü, gerçekten çok seksi görünüyorsun" dedi.
Bu sözler karımın daha da kızarmasına neden olmuştu. Meme uçlarının bir ceviz kadar dikleştiği, şeffaf badisinin üzerinden açıkça görülüyordu. Bu kadar büyüdüklerine ilk kez şahit oluyordum. Karım bakışlarını bana yöneltmişti.
Kıpkırmızı bir suratla adeta ne yapması gerektiğini soruyordu, "siktir et, gel otur yanımıza ve bir bira da sen al" dedim.
Yüzünde garip bir ifade ile bana bakıp sonra gülümseyerek "tamam" dedi ve tabureye doğru yürüyüp, eteğini kalçalarını meydana çıkaracak şekilde yukarı sıyırarak oturdu.
Mustafa bana bakıp, az önce mesuliyet kabul etmem dediğini hatırlatıp, "umarım az önce konuştuklarımızı unutmazsın" dedi. Ben de gülerek "asla seni mesul tutmayacağım" dedim.
Karım bu konuşmamızdan dolayı ters ters bize bakıyordu. Zira az önce yaptığımız şakadan haberi yoktu. Ancak sert bakışları çalan telefonuyla kesildi. Arayan kız kardeşiydi. Onu beş dakika sonra arayacağını söyleyip telefonu ile birlikte yatak odamıza geçti.
Yalnız kalınca Mustafa bana bakıp "bunca yıldır Suzan'ın bu kadar azgın olduğunu biliyordum ama beni etkilemek için bu kadarını beklemiyordum doğrusu" dedi.
Mustafa, karımın kendisi için hazırlandığını sanmıştı. Ancak yanlış anlamasın diye ona fantezimizi ve benim planımı anlattım. Bana "Eğer bu düşüncende gerçekten eminsen, ben, bütün gece karını başka bir adam sikerken seyretme fantezini gerçekleştirmene seve seve yardım ederim. Zaten yıllardır karının hayalini kurup dururdum" dedi.
Ben "evet bu gece olsun istiyorum, ancak Suzan'a haber vermedim, ancak sanırım anlamıştır" dedim.
Karım görüşmesini bitirip odaya dönünce, taburesine Mustafa'nın yanına çekip oturdu. Sonra bir sigara yakıp, onunla flört etmeye müstehcen şeyler konuşmaya başladı.
Mustafa'nın elini karımın bacağına, tam çoraplarının dantelinin bittiği yerle etek ucunun arasında görünen bembeyaz yerine koyduğunu gördüm. Gözlerini de karımın şeffaf buluzunden görünen sertleşip irileşen meme uçlarına dikmişti.
Suzan, Mustafa’nın elini geri itmişti ama çok ısrarcı değildi bu isteğinde. Biz bu arada oradan konuşmaya devam ediyorduk. Mustafa karıma olan şehveti gizlemek için bir çaba harcamıyordu. Tam bu anda Mustafa bana dönerek, "Dostum, sanırım senin karını sikmek zorunda kalacağım" diye ağzını yayarak bağırdı.
Suzan'ın ağzı şaşkınlıktan açık kalmıştı. Yerinden kalkarak bana ters ters bakıp tiz bir sesle "Ben hiç sanmıyorum!" dedi. Ben omuzumu silkip ağzımı bükerek, "bence istiyorsun, baksana meme uçların nasılda sertleşmiş," dedim.
Bunu duyunca bana baktı, yanımızdan uzaklaşmaya başladı. Mustafa da hemen peşinden koşup karımı duvarın köşesinde sıkıştırdı. O üzerine bastırdıkça.
Karım onu üzerinden uzaklaştırmaya çalışıyordu. Ama Mustafa ona göre güçlü olduğundan, bunu pek başaramıyordu. Mustafa daha da yaklaştıkça ve onu öpmeye çalıştıkça, karım ona vurmaya başlamıştı. Suzan öpememesi için, yüzünü kaçırıyordu.
Ancak, Mustafa öyle bir bastırıp onu bloke etti ki, karım yerinden kıpırdayamadı ve dudaklarına yumulmasına engel olamadı.
Mustafa'nın elleri karımın bütün vücudunda dolaşmaya başladığını görüyordum. Eller karımın kalçalarına ulaştığında, ağzından yüksek sesle İngilizler döküldü. Sonra bütün direnci bitti. Sonra Mustafa, karımın çevirip duvara yaslandı ve arkasına geçti.
Ellerini eteğinin altına söküp, kalçalarının üstüne kadar sıyırdı. Karım içine hiç bir şey giymemişti. Mustafa onun önüne doğru uzanınca, karımın ileri doğru uzanıp, nemden parlayan amına Mustafa'nın parmakları kolayca ulaşsın diye bacaklarını ayırdığını görünce şok oldum.
Mustafa bir yandan boynunun arkalarını öperken, bir yandan da amını okşuyordu. Karımın bu eyleme karşılık olarak, kontrolsüz bir şekilde inlemeye başladığını duyabiliyordum.
Zorla duyulacak şekilde "Hayır! Lütfen... Yapma!" diye mırıldanıyordu. Ama vücudu gerçek arzularını ele veriyordu.
Mustafa, karımı yeniden kendine doğru döndürdü ve bluzunu başın yukarı sıyırıp çıkardı. Sonra başını, karımın göğüslerine gömüp, sertleşmiş, iri göğüs uçlarından birini ağzına alıp emerken diğer göğüs ucunu da nazikçe parmaklarıyla sıkıyodu.
Sonra doğrulup yeniden dudaklarına yumuldu. Suzan, adeta elindeki oyuncağı alınacak bir çocuk gibi adamın dilini ağzının içine alıp emmeye başladı.
Sonra karımın "Kocam bizi tanıştırdığından beri, beni sikmen için ölüyordum!" dediğini duydum.
Mustafa da "Bugün hayal ettiğin her şeyi sana yapacağım," dedi ve sonra emreden bir tonda "Şimdi ellerin ve dizlerin üzerine pozisyon al, çünkü bu gece sen benim oruspumsun ve her istediğimi yapacaksın" dedi.
Sanırım Mustafa haklıydı; zira karım Suzan, hiç itiraz etmeden dizleri üzerine çöktü ve arkadaşımın fermuarını açıp, pantolonunu sıyırdı. Sonra külotunun üstünden sikini okşayıp dillemeye başladı. Şimdi inleme sırası Mustafa'ya gelmişti.
Suzan, Mustafa'nın külotunu da sıyırıp çıkardığında, adam iki eliyle karımın kafasından tutup sikine doğru bastırmıştı.
Karım, adamın sikini iki eliyle kavradı ve ilk defa benim orda olduğumu bana fark ettirerek, gözlerini gözlerime dikip "Tatlım, bu adamın siki o kadar büyük ki, aman Tanrım, inanamazsın!" dedi.
İtiraf etmeliyim ki, karım haklıydı; yaklaşık 20 santim boyunda ve oldukça kalın bir sikdi...
Suzan taşakların altında başlayıp, sikin kafasına kadar yaladı, sikin başını ekstra dil darbeleriyle bir kez daha yaladı. Mustafa da dayanamayıp sikin ucunu karımın ağzına sokup çıkarmaya başladı. Sonra Suzan adamın kalçalarını iki eliyle kavrayıp sikini ağzına doğru bastırdı.
Bu koca sıkın, karımın ağzının dibine kadar girmesi, beni şaşırtmıştı. Mustafa dönüp bana bakarak "Kanka, karın sikimi harika yalayıp emiyor, sanırım ağzına boşalacağım onun," dedi ve sonra Suzan'a dönüp, "Bu hoşuna gitmez miydi bebeğim?" diye sordu.
Karım, siki hala ağzında olduğu halde, gözlerini Mustafa'ya dikip evet anlamında başını salladı.
Birden Mustafa'nın bacakları titremeye, kalçası gerilmeye başladı. Boşalıyordu. Karım bunu hissetmeye başlayınca, bir eliyle ağzınadaki koca sikin gövdesini sıvazlayıp sağarken, diğer eliyle de taşaklarını okşuyordu.
Suzan tüm spermleri ağzına almaya çalışıyor, ama o kadar çok boşalıyordu ki, ağzına sığmıyordu. Mustafa boşalmaya devam ediyor, Suzan da bu spermleri dudaklarına ve meme uçlarına sağıyordu.
Karımın ağzı, yüzü, çenesi ve memeleri spermle kaplanmıştı. Mustafa siline sirkine boşalmasını tamamlayınca, Suzan yarı inmiş siki ağzına alarak, diliyle tamamen temizledi.
O anda farkına vardım ki, bütün bu inanılmaz olayı izlerken, ben de pantolonumun fermuarını açmış sikimi çıkarmış otuzbir çekmeye başlamıştım. Bu manzara hayatımda gördüğüm en tahrik edici şeydi. Sikimin başı, ucundan akan kayganlaştırıcı sıvıyla pırıl pırıl olmuştu ama henüz daha boşalmamıştım.
Muhteşem karım tarafından yapılan, Mustafa'nın hayatının saksafonu bittiğinde, Mustafa karımın yerden doğrulmasına yarım etti ve ondan gidip ağzını yıkamasını, yıkanmasını ve makyajını yenilemesini istedi.
Suzan bize yatak odasına gitmemiz için buyur etti. Mustafa, eteğini çıkarmasını ve üstüne bluz giymemesini ama çorapla uzun topuklu ayakkabılarını giymesi talimatını verdi.
Suzan odadan çıkarken bana baktı, onun da bu olanlardan en az benim kadar zevk aldığını söyleyebilirdim.
Suzan banyoda hazırlanırken, ben prezervatif, krem ve dört beş tane atkı, eşarp ve kravat getirdim. Sonra yatağın tam karşısına yerleştirdiğim sandalyeye oturup, beni bağlamasını istedim.
Şaşırmıştı. Bunun fantezimizin bir parçası olduğunu, onun karımı becerirken benim onları izlemeye zorlanmam gerektiğini, anlattım. O da anladı ve ellerimi sandalyenin arkasına çekip bağladı.
Suzan geri geldiğinde, güzel gözlerinde vahşi, hayvansı bir bakış vardı. Beni sandalyede bağlı görünce, Mustafa'ya dönüp, "Bu kaç siki daha fazla bekletme, lütfen, sik beni!" dedi.
"Sabırlı ol bebeğim, burada kontrol bende" diye yanıtladı Mustafa. Sonra yatağa gidip yüz üstü uzanmasını istedi. Sonra getirdiğim eşarplardan ikisini aldı ve ellerinden yatak başlarına bağladı, sonra iki tane daha alıp, bacaklarını ayırıp onları da yatağın ayakucuna bağladı.
Şimdi, karım yüz üstü, bacakları iyice ayrılmış ellerinden ve ayaklarından bağlı öylece yatağımızda yatıyordu. Karımdan otoriter bir sesle, kıçını havaya kaldırmasını istedi. Karım sessizce itaat etti. Şimdi Suzan'ın adeta koca sık için yalvaran amının şişmiş dudaklarını daha iyi görebiliyordum.
Suzan, bana şöyle bir bakıp, “Arkadaşının bu koca sikinin içime girmesini daha fazla bekleyemeyeceğim!" deyip Mustafa'ya döndü "Lütfen sik beni Mustafa, hemen, hadi şimdi" diye adeta yalvardı.
Bunun üzerine Mustafa üzerinde kalan son giysi parçası olan gömleğini de çıkarıp, tamamen çıplak kaldı. Sonra yatağa çıkıp karımın bacaklarının arasına girip eliyle amını ve götünü ayırmaya başladı.
Bu arada Mustafa’nın çok güzel bir vücuda sahip olduğunu fark ettim. En azından benimkinden güzeldi.
Suzan, zevkle bir kez daha inledi. Mustafa da eğilip başını kalçalarının arasına gömüp bacaklarının iç tarafını yalamaya başladı. Ağzı yavaş yavaş amına doğru yaklaşıyordu. Sonunda âmin dudaklarına ulaştı.
Dili karımın klitorisine dokununca, ağzından müthiş bir "EVET" lafı döküldü ve vücudu şiddetle sarsılmaya başladı. "Tanrım, geliyorum! Ağzına boşalıyorum!" diye haykırdı.
Ne kadar tahrik olmuşsa dah ilk dokunuşta orgazm oluyordu. Mustafa Suzan'ı kalçalarından yakalamış iyice yüzüne bastırırken, dilini de amının içine sokmuştu.
Suzan, sıçrıyor, kalçalarını döndürüyor ve zevkle ağlıyor gibi sesler çıkarıyor, Mustafa'ya amını daha da ayırması için yalvarıyordu. Mustafa uzanıp, biraz krem aldı ve karımın götür deliğine sürdü, sonra dizleri üzerine doğrulup, sikini göt çatalının arasına sürtmeye başladı.
Karım Suzan da kalçalarını ona doğru kaldırarak içine girmesini çabuklaştırmak istiyordu. Ancak Mustafa, onun dediğini yapmayacaktı. Zaten, Suzan yeniden orgazm olana kadar, götüyle amının arasına sikini sürmeyi sürdürdü.
Suzan boşalınca, arkaya dönüp bana "şanslı adamsın vesselam, karın çok ateşli bir dişiymiş, ama daha henüz sikmedim, sikince ateşini daha da anlayacağım" dedi.
O anlarda karım Suzan daha tam olarak kendine gelememiş, durmadan, sayımlar gibi "Lütfen sik beni, lütfen sik beni" diyordu.
Mustafa, "Bu isteğini daha fazla bekletmeyeceğim" deyip bir prezervatif alıp sikine geçirdi ve yeniden bacaklarının arasına yerleşti. Bir yandan parmaklarına amının dudaklarını ayırırken, bir yandan da sikini amının girişine yerleştirdi.
Sonra sikini yavaşça içine kaydırdı. Suzan bu giriş üzerine çığlıklar atarak kalçalarını yukarı kaldırıp amını adamın sikine doğru bastırdı.
Bunu üzerine Mustafa, içinden çıkıp, karımın kıçına, sert bir şaplak atarak, "ben SENİ sikiyorum, sen BENİ değil! Eğer bir daha kalçalarını bana doğru bastırırsınız, sikmeyi bırakırım" diye bağırdı.
Suzan "Tanrım hayır! Özür dilerim, bir daha yapmayacağım, lütfen sik beni, düz beni!" diye çığlıklar attı. Bunu üzerine Mustafa, "İyi bir kız olursan sana hayatının sikişini yaşatacağım" diyerek yeniden karımı Kalçalarından yakaladı ve sikinin tamamını içine gömdü.
Bu koca aleti bir çırpıda içine aldıgına inanamıyordum. Gerçi çok ıslak olduğu için amına kolayca uymuştu ama yine inanılmazdı.
Suzan bana bakıp, vahşice inleyerek, "Oooggghhhhh, Mustafa beni sikiyor, Cemil, hem de çok güzel sikiyor, ohhh sikini içimde hissetmek çok güzel!" diye bağırdı.
Mustafa temposunu artırmıştı, karımın kalçalarını yakalamış bütün gücüyle kendine doğru bastırıyordu. Suzan ise sadece, iniyor, boğuluyor gibi hırıldıyor ve homurduyor ve bir de sürekli, durmaması için yalvarıyordu. Mustafa şimdi, bütün gücüyle vuruyordu.
Mustafa, Suzan'ın bir kez daha boşalacağını hissedince, parmağının birini götüre koydu. Karım, benim hayatım boyunca gördüğüm en mükemmel orgazmı yaşıyor gibi görünüyordu.
"Oh sok, daha sok, sik beni! Oghhh sinini çok seviyorum!" diye çığlıklar atarak bir kez daha boşaldı.
Olabileceğine inanamıyordum ama Mustafa sikişini daha sert ve daha hızlı yapmaya başladı. "Geliyoruuuuum!!!" diye bağırınca karım, kalçalarına boşalması için yalvardı. Bunu üzerine Mustafa siki amından dışarı çekip, prezervatifi sıyırıp attı. Yeniden sikini götünün yarığına ileri geri sürtmeye başladı.
Birden Mustafa’nın vücudu titredi kalçaları gerildi ve hayvan gibi homurdayarak boşalmaya başladı. Spermleri, karımın kalçalarını, bacaklarının arkasını ve sırtını tamamen kaplamıştı. Müthiş bir göründüydü. Mustafa'dan bu kadar sperm boşaldığını inanamadım. Sanki yıllarca biriktirmişti.
Mustafa sonunda karımın bağlarını çözdü. Suzan serbest kalır kalmaz adamın boynuna atılıp kollarını dolmadı ve dudaklarından ıslak ve derin öpmeye başladı.
Sonra öpücüklerini göğüslerinden karnına doğru kaydırırken, bir eliyle de taşaklarına uzanıp okşuyordu. Sonunda dudaklarını adamın sikinin başıyla buluştu; ucundaki sperm artıklarını bir kez daha diliyle temizledi.
Mustafa karıma, "ben yeniden sertleşene kadar, git kocanın sikini pantolonunun üzerinden okşa" dedi. Suzan itaat ederek yanıma geldi, dilini ağzıma soktu; onu bulutlara uçuran bir başka adamın kokusu vardı ağzında.
Diğer taraftan da aşağı uzanıp kot pantolonumun üzerinden sikimi tuttu. Suzan Mustafa fermuarımı açıp açamayacağını sordu, o açabileceğini söyleyince fermuarımı açıp külotumun üzerinden sikimi ve taşaklarımı okşamaya başladı. Bir yandan da bana, arkadaşımın onu ne muhteşem siktiğini, anlatıyordu.
Koca sıkın içinde zonklamasının muhteşem olduğunu ve bu hisse daha önce hiç tatmadığını söyledi. Ben tam boşalmak üzereydim ki;
Mustafa'nın "Buraya gel Suzan, gel de sikimin üstüne otur" emriyle işini tamamlamadan kalktı ve yatağın üzerinde sırtüstü uzanmış adamın bayrak direği gibi yeniden büyüyüp sertleşmen sikinin üzerine bir Ata biner gibi yerleşti. Karım kendini aşağıya doğru bastırdıkça koca kalın sik karımın daracık amını gererek bir piston gibi içinde kayboldu.
Sik dibine kadar girince karım tuttuğu tüm nefesini bir anda bıraktı. Amı kalın sikin ebadına kendini alıştırınca, yavaş yavaş üzerinde inip kalmaya başladı.
Ben takip eden iki saat boyunca, karımla arkadaşımın değişik pozisyonda defalarca sikişmelerini izlemek (güya) zorunda kaldım. Suzan bir kez daha Mustafa'nın sikini ve taşaklarını yalarken, uzanıp, sikimi tuttu.
Saatlerdir şişmiş bekleyen sikim, o dokunur dokunmaz çağlayan gibi külotuma boşalmaya başladım.
Sanırım o gece, karım beşinci orgazmından (o dördünü hatırladığını söylüyor) sonra, yorgunluktan gözleri kapandı ve uyudu kaldı. Sonra Mustafa gelip ellerimi çözdü.
Kan sirkülasyonu neredeyse durmuş, ellerim uyuşmuştum. "Dostum" dedi, "bu hayatımda yaşadığım en güzel sikişti, ne diyeceğimi bilemiyorum, şaşkın gibiyim" diye devam etti.
Bense sadece teşekkür ederim diye bildim. Kim bilir belki bu performansı bir kere daha tekrar ederiz...
O geceden sonra Suzan ve ben it gibi sikişmeye başladık. Yaşadığımız bu deneyim, seks hayatımıza beklediğimizden de çok şey katmıştı. Ve bir birimizi eskisinden olduğundan daha da çok seviyorduk.
Karım bana bir borcu olduğunu söylüyor, bakalım nasıl ödeyecek...