come sail away..
Monterey Bay Aquarium

@theartofmadeline

Kaledo Art
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Andulka
Jules of Nature

Product Placement
trying on a metaphor

TVSTRANGERTHINGS

#extradirty
Cosimo Galluzzi

JBB: An Artblog!

Kiana Khansmith
he wasn't even looking at me and he found me
wallacepolsom
sheepfilms
Misplaced Lens Cap
seen from Poland

seen from Malaysia

seen from T1
seen from United States

seen from Canada
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Tunisia
seen from United States
seen from Poland
seen from Poland

seen from Poland
seen from Malaysia
seen from Poland

seen from France

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Poland
@esknil
come sail away..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Karısına Giden Yol Kocasından Geçti
İstanbul’un üstü açık ve sosyetesinin uğradığı bir AVM de başladı her şey, yaz tatili sonrası spor merkezinde ağırlıklar altında çalışırken rastladım Cengiz’e sarışın renkli gözlü fit sayılabilecek bir vücuda sahip birazda kibar biriydi,
spor merkezine yeni kayıt olmuş olmalıydı ki aletlerde yaşadığı acemilikler sebebiyle sürekli olarak hocalardan yardım isteyip hareketleri hatırlatmalarını bekliyordu,
malum hocalarda öncelikle kadın müşterilere hizmet vermeyi tercih ettikleri için bir kaç defa yapması gereken hareketi ben göstermiştim yardım için.Bu sayede tanışmış karşılaşmalar esnasında öncelikle selamlaşma ile devam eden samimiyet daha sonra spor merkezinin kafesinde karşılıklı olarak meyve suyu ikramı ile devam eder hale gelmişti.
Yaklaşık bir ay kadar bu şekilde selamlaşıp ufak tefek sohbetlerden sonra bir Cuma akşamı yine Cengiz ile spor merkezinde iken merdivenlerden inen Esmer 165 cm boylarında iri sayılacak memelere ve sütun gibi bacaklara sahip hatuna takılmıştı gözüm,
tam bir afetti merdivenlerden inerken etrafa bakıyor ve birini arıyor gibiydi, ben onu çaktırmadan keserken oda bizim tarafa doğru baktı
ve sonra yürümeye başladı direk bize doğru geliyordu ve geldi geldi geldi yan makinede antreman yapan Cengiz’in yanında durdu,
Cengiz yapmış olduğu hareketi yarım bırakarak ” Hayatım hoş geldin” dedi ve öptü bu esmer afeti, sonra bana dönüp eşim Ayça tanıştırayım dedi,
ben biraz önce hatunu baştan ayağa kesmenin verdiği mahcubiyetle elini sıkarak memnun oldum dedim .
Cengiz daha önceki sohbetlerimizde evli olduğunu söylemişti ama böyle bir afetle evli olduğunu belirtmemişti tabiki…
tanışma faslından sonra Cengiz ve Ayça birlikte programını almak için spor hocasına gittiler, giderken bir taraftan Ayça’nın yürüyüşünü ve poposunu seyrediyordum, kendisi gibi götü de muhteşemdi.
Neyse bunlar Ayça’nın programını aldılar ve Ayça spor hocasının eşliğinde antremanlarına başladı.
Artık daha bir samimiyetle Cengiz’e yaklaşıyor hareketlerine yardım ediyor ve spora geldiğimiz günleri ayarlayarak birlikte spor yapmaya çalışıyordum, bunda Ayça’nın muhteşem fiziğinin ve o fiziğin yarattığı çağrışımın etkisi çoktu açıkçası,
özellikle o hangi alette çalışıyorsa ona yakın aletlerde çalışmaya özen gösteriyor, kocası gibi ona da yardım ediyordum.
Cengiz ile devam eden sohbetimiz daha ilerlemiş özellikle soyunma odasında hatunlar üzerine de konuşmaya başlamıştık, yanlız soyunma odasında dikkatimi çeken şey
Cengiz’in soyunup giyinirken tamamen çıplak kalarak giyinmesi ve duşa gitmesi olmuştu, tamamen kılsız fakat fit bir vücuda sahipti yanımda çok rahat hareket ediyor eğilip kalkıyor ve tüm bunları yaparken ben bakıyor muyum diye çaktırmadan bana bakıyordu.
Spor sayesinde gelişen dostluğumuz iyice ilerlemişti, artık spor bitince hemen gitmiyor AVM deki cafelerde oturup birşeyler içiyor ve sohbet ediyorduk,
İzmir’den gelmişlerdi ve İstanbul’a yabancılardı, hem biraz ortam olsun hemde stres atmak amacıyla spora başlamışlardı. Cengiz ile muhabbetimiz artıkça eşi Ayça ile de iyiden iyiye samimiyetimiz artmış ve spor merkezinde hep yanında ve yardımcısı olmaya başlamıştım,
gelmediği zamanlar Cengiz’e soruyor merak ediyordum,
Cengiz’le soyunma odası sohbetlerimizde artık seks muhabbetleri de yapılmaya başlamış ve esmer hatunlardan çok hoşlandığımı belirtmiştim, özellikle Ayça gibi hatunlardan deyip karısını örnek bile göstermiştim utanmadan
ve oda farkındayım demişti ve gülümsemişti arkasından da sen neden soyunma odasında rahat davranmıyorsun diye sordu
nasıl dediğimde sürekli olarak havlu ile dolanıyorsun kendini rahat bırak erkek erkeğeyiz yiğidin malı meydanda olur dedi ve sırıtarak duşa gitti
söylediğinden ne anlam çıkarmam gerekir diye düşünürken, Cengiz duşa girmeden geri geldi ve çantasında birşey alıp ayrıca o beğendiğin Esmer hatuna ulaşman için bazı engelleri ikna etmen gerekir deyip tekrar gülümseyerek duşa yöneldi,
engel ne diye kara kara düşünerek duşa yöneldiğimde tüm kabinlerin dolu olduğunu gördüm,
en sondaki kabinin cam kapısında ise Cengiz’in havlusu asılıydı kendisi Fenerbahçe taraftarı olduğu için spor merkezinin havlusunu kullanmıyor ve Kendi havlusunu getiriyordu,
Cengizin kabinine doğru yöneldim ve kapısının kapalı olmadığını fark ettim ve artık ne olacaksa olsun diyerek içeriye daldım
Cengiz tamamen çıplak bir halde vücudunu sabunluyordu, içeri dalınca pardon kapı açık olunca boş zannetmiştim dedim, yüzüme baktı kısmen boş sayılır doldurmak istermisin dedi,
artık dönüşüm yoktu içeriye girmiştim neden olmasın dedim ve siyah camlı kapıyı kapattım.
Oldukça geniş bir duş yeriydi, siyah camlı olması içerinin görünmesini engelliyordu, kapıyı kapatır kapatmaz Cengiz iki adım atıp yanıma geldi ve şu havludan kurtul artık deyip
belimdeki havluyu çözdü şimdi ikimizde çırılçıplaktık baştan aşağı beni süzüyordu,
söylediği ilk laf ” dediğim gibi Ayça’ya ulaşmak için önce beni ikna etmelisin” oldu
arkasından bayılıyorum senin kıllı bedenine dedi elini uzattı ve sikimi tutup okşamaya başladı,
evet bu elimdeki şey beni ikna ederse Ayça’ya ulaşırsın deyip önümde eğildi ve elinde tuttuğu sikimi yalamaya başladı,
daha önce CD ve travesti beçermiştim ama aradan uzun zaman geçmişti ve şimdi bir erkek yarrağımı emiyordu
tüm duşlardan su aktığı için içerisi oldukça gürültülüydü,
rahat rahat ama çok fazla kısık sesle olmadan konuşuyordu,
şimdi Cengiz bir taraftan taşşaklarımı eliyle okşuyor diğer taraftan yarrağımı emiyordu,
emdikçe yarrağım kazık gibi oldu artık
bende Cengiz’in kafasından saçlarından tutup yalamasına yardımcı oluyor, hareketlerini kontrol ediyordum,
usta bir fahişe gibi yalıyor emiyor zevkten tavan yaptırıp boşalmamam için yeri geldiğinde geri çekiliyordu
6-7 dakika kadar bu şekilde yaladıktan sonra ayağa kalktı, hiç bir şey söylemeden ellerini duvara dayayıp bacaklarını iki yana iyice ayırıp götünü dışarıya doğru verdi
ve dönüp şimdi karşında Ayça varmış gibi davran hadi bakalım dedi,
eğilip tertemiz ve kılsız götünü öpmeye başladım,
artık dönüş yoktu Ayça’yı sikmek için kocasını sikecektim kalçalarını öpüp okşadım bir iki tokat attım ama ıslak olduğu için çok fazla ses çıkıyordu
sonra ellerimle kalçalarını iyice aralayıp tertemiz deliğini dillemeye başladım,
kısık sesle inliyordu Cengiz 1-2 dakika bu şekilde emdikten sonra yeter diye seslendi
hadi içime gir artık deyip duş jelinden eline sıkıp önce yarrağımı sonra deliğini sabunladı
sonra yarrağımı eliyle tutup deliğine dayayıp yavaş yavaş bastır hadi dedi,
bastırdıkça inliyordu
duş jelinin kayganlığından olsa gerek yarrağımın başını bir iki ittirmeyle götüne sokmuştum,
ikimizde derin derin nefes alıyorduk elini yarrağımdan çekti askıda duran havlulardan birini alıp ağzına koydu ve duvara dayanıp hadi şimdi kökle dedi
havluyla ağzını kapatıp ses çıkmasın istiyordu anlaşılan hadi deyince
son bir hamle ile yarrağımı götüne kökledim
iyiki havlu ile ağzını kapatmıştı çıkan ses boğuk fakat oldukça yüksekti,
götüne kökledikten sonra geri çeklip bir daha kökledim sabunlanmış yarrağım götüne rahat rahat girip çıkıyordu
ellerimle kalçalarını tutuyor yarrağımın götüne girişini seyrediyordum ikimizde zevkten inliyorduk,
niyetim Ayça’yı sikmekti ama akıbet kocasına dönmüştü
Cengiz de daha önce sikilmiş gibi hareket ediyor ve yediği yarrağın zevkini çıkarıyor inliyordu,
kısık sesle vur diye inliyordu vur hadi Ayça’ya vuruyormuş gibi vur diyordu,
o muhteşem emilmenin sonrasında daracık göte girmek iyiden iyiye azdırmıştı tabi birde spor salonunun duşunda bunları yaşamak iyice tahrik etmişti artık boşalıp biran önce rahatlamak istiyordum,
Cengize abanıp kulağına boşalmak üzeriyim dedim,
içime boşalt ama hepsini değil dedi,
bir iki defa götüne kökledikten sonra cengizin bedenine yapıştım yarrağımı köküne kadar sokmuş ve titremeler içinde akmaya başlamıştım muhteşem bir zevkti açıkçası
bu sırada Cengiz eliyle yarrağımı ve taşşaklarımı kavradı
ve yarrağımın dip kısmına baskı yapıp yaptığı baskı ile boşalmamı durdurmuştu,
eliyle sıktığı yarrağımı yavaşça götünden çıkartıp
önümde eğildi ve tekrar ağzına alıp emmeye başladı,
derin gırtlak yapıyor yarrağımı boğazına kadar sokuyor kalan spermlerimi yutmak istiyordu,
ben artık hiç bir şey yapmıyordum elleriyle kalçalarımdan kavrayıp ritmi tutturdu ve ağzından gidip gelmemi sağladı
rahatlayan yarrağım kalan spermleri ağzına boşaltmaya başlamıştı
son bir hamle ile gırtlağına kadar sokup tüm spermlerimi yutmaya başlamıştı bir eliyle taşşaklarımı diğer eliyle de kıllı göğsümü okşuyordu
tüm spermleri yutmuş yalaya yalaya yarrağımı sakinleştirmişti,
ayağa kalkıp harikaydı tadını çok sevdim deyip akan suyun altına çekti beni eline aldığı jelle tüm bedenimi sabunlayıp yıkadı,
tertemiz olmuştum yine, sonra taşşaklarıma bir öpücük kondurdu havlumu belime bağlayıp duş kabininden çıkartı beni
fakat kendisi içerde kalmıştı,
dışarıya çıkar çıkmaz masaj koltuklarına oturdum ve 2 saat içinde yaşadığım spor, sex ve sıcak suyun verdiği rehavetle dinlenmeye başladım
birkaç dakika sonra Cengiz de yanıma geldi ve yan koltuğa oturdu,
hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu
sonra bana doğru dönüp yaşadıklarımız için çok teşekkür ederim harikasın ama sana birşey diyeceğim
ben ilk seferde ikna olmam haberin olsun deyip
yanımdan ayrıldı ve soyunma kabinlerine gülerek ve şarkı söyleyerek gitti…
Cengizle yaşanan seksten sonra spor salonundan birlikte çıktık, çıktığımızda
Ayça kapının tam karşısındaki Türk Kahvecisinde kahvesini içiyordu, yanına gittik
Cengiz biraz önce derin gırtlak yaparak spermlerimi yuttuğu ağzıyla Ayça yı dudaklarından öptü yanına oturup bizde birer kahve söyledik,
Cengiz çok fazla neşeli davranıyor resmen bülbül gibi şakıyordu, bense suskun ve ağır bir şekilde ikisini seyrediyordum
Cengizin bu neşeli ve şakacı hali karşısında Ayça dayanamayıp Hayırdır bugün Cuma işten çıkmışsın ve arkasından spordan çıktın ama enerjin hiç bitmemiş diye sordu
Cengiz ise cevap olarak Hayatım yeni bir makinede antreman yaptım, arkasından da protein kürü yapınca enerjim bitmedi deyip imalı bir şekilde bana bakarak cevap verdi,
kahvemi içtikten sonra karı kocayı böyle cilveli bir ve neşeli bir halde bırakarak yanlarından ayrıldım.
Sonraki hafta bir gün ben spora gitmedim, bir gün Cengiz gelmedi ve Cuma günü tekrar spor merkezinde buluştuk
bu sefer Ayçada spor merkezindeydi,
sanki hiç bir şey olmamış gibi ikimizde sporumuzu yapıyor, ben fırsat buldukça Ayçayı süzüyor ve yardım ediyordum,
o kadar terlemiş olmasına rağmen hala kokusu başımı döndürüyor ve bedenindeki ter damlaları harika görünüyordu
ama özellikle o muhteşem götü ve iri sayılacak memelerindeydi gözlerim.
Ben Ayçaya yardım ettikçe Cengiz bana bakıyor ve gülümsüyordu,
sporu bitirip beraber içeceklerimizi içtikten sonra soyunma odasına yöneldik,
bu sefer farklı zamanlarda geldiğimiz için Cengizle soyunma dolaplarımız yan yana değildi,
ama buna rağmen yanımdan ayrılmıyor, soyunmamı seyrediyordu,
t-shirtümü arkasından şortumu çıkardığımda kısık sesle yine daha önce söylediği şeyi söyledi
Bayılıyorum senin kıllı bedenine
cevap vermedim arkasından havluya sarılıp külodumu çıkardım ve dayanamayıp yine laf attı
erkeğin malı meydan da olur diye bu lafın üzerine kendisine erkeğin malı meydanda değil
yuvasında olur diye cevap verdim,
gülümseyerek baktı ve yakında o çok arzuladığı yuvasında olacak merak etme dedi
ve beni bekle seninle duş almak istiyorum dedi.
Aslında hiç havamda değildim
ama Ayçaya ulaşana kadar o tatlı götüne koyana kadar bu herifin şimdilik isteklerini yerine getirecektim anlaşılan,
beraber soyunma dolabının yanına gittik,
fütursuzca soyunup yine tamamen çıplak kaldı havluyu sarınıp duşlara doğru yöneldik boş olan duşu kestirdikten sonra kimseninde olmadığını görerek
önce Cengiz arkasından ben aynı duşa girip cam kapıyı kapattık. Üzerimizdeki havluları çıkarıp suyu açtık ve önce Cengiz terli bedenimi duş jeliyle bir güzel yıkayıp temizledi
arkasından elime jeli vererek kendisini yıkamama mı sağladı,
ellerim götünü ve deliğini yıkarken gözlerini kapatıyor ve derin derin inliyordu,
temizlenme faslı bittikten sonra yine geçen sefer ki gibi önümde eğildi ve yarrağımı yalamaya başladı
muhteşem emiyor ve yalıyordu
kendisi bu işi gayet iyi biliyordu açıkçası,
dakikalarca yarrağımı taşşaklarımı kasıklarımı yalayıp durdu
bundan çok zevk aldığı belliydi, en sonunda ellerini ve dudaklarını yarrağımdan ayırıp yere elleri ve bacakları üzerinde domaldı bacaklarını ayırıp, poposunu havaya dikti ve hadi yalasana beni dedi tertemiz götü harika duruyordu açıkçası,
ellerimle hafifçe kalçalarını ayırıp muhteşem deliğini dillemeye başladım, dilledikçe zevke geliyordu,
ama benimde kasıklarım da zonkluyordu dillemeyi fazla uzatmayıp elime döktüğüm jelle yarrağımı sabunlayıp başını Cengizin götüne dayadım,
bu sefer onun deliğini sabunlama ihtiyacı duymamıştım,
bastırmaya başladım yarrağımı bastırdıkça Cengiz hafif hafif inliyor rahat girmesi için götünü hareket ettiriyordu
bastırdıkça yarrağımın başı götünü yarıp içine girdi ve bu sefer hiç beklemeden köküne kadar ittirdim,
Hayvansın sen diye söylendi Cengiz,
bende seni çabuk ikna edip Ayçayı sikmek için yapıyorum dedim,
ve arkasından Cengizin götünde git gele başladım, bu sefer ipler benim elimdeydi istediğim zaman köklüyor istediğim zaman duruyor sanki altımdaki Ayçaymış gibi Cengizin götünü sikiyordum,
o ise altımda domalmış bir halde yediği yarrağın keyfini sürüyordu, o tatlı götünü 4-5 dakika pompaladıktan sonra en sonunda son kez kökleyip içine akmaya başladım
ağzımada istiyorum diyordu ama bu sefer ağzına vermeyecektim, taşşaklarımdan süzülen tüm spermleri tatlı daracık götüne akıttım ve sakinleşene kadar içinden çıkarmadım,
yavaş yavaş yarrağımı içinden çıkardım ve duşun altında yıkanmaya başladım
Cengiz ayağa kalkıp yanıma geldi ve neden ağzıma vermedin diye sordu
canım istemedi Ayçayı sikeceğim zamanı söyle o zaman ağzına boşaltacağım dedim ve başka bir şey söylemeden yıkanıp duştan çıktım
arkasından Cengizi beklemeden giyinip dışarıya çıktım,
çıktığımda Ayça yine aynı kahvecide kahvesini içiyordu,
Cengizi sordu o saunaya girdi gelir birazdan deyip sohbete başladık,
kahvelerimizi içiyor şakalar espriler arka arkaya geliyor Cengizin yokluğunu hissetmiyorduk
bir süre sonra Cengiz yanımıza geldi,
bu sefer suratından düşen bin parçaydı hiç bir şey demeden yanımıza oturdu kahvesini söyledi,
ben yine çiftleri başbaşa bırakmak için kalktım ve yanlarından ayrıldım.
AVM de gezerken cep telefonuma Cengizden mesaj geldi, haftaya Cuma Ayçanın yaş günü senide davet edicem, o zaman istediğine kavuşursun diye,
tamam anlaştık diye cevap verdim,
arkasından bir mesaj daha ama p.tesi ve Çarşamba günleri spora gel ve bu gün vermediğin şeyi ağzıma ver lütfen diye,
tekrar Anlaştık diye cevap verdim ve gezinmeye devam ettim.
Cengizin istediği gibi P.tesi ve Çarşamba günleri daha istekli bir şekilde spora gidip arkasından duşta o çok sevdiği yarrağımı ağzına vererek onu isteği ile kavuşturdum.
Sıra benim isteğime kavuşmaya gelmişti. ve beklenen Cuma yani Ayçaya kavuşma anım gelmişti
Pazartesi ve Çarşamba günü spora gidip Cengiz’in çok sevdiği yarrağımı ağzına verdikten sonra Ayça’ya kavuşmama iki gün kalmıştı, madem doğum günüydü bir hediye almam gerekiyordu ama ne alacağımı bilmiyordum,
zevklerini öğrenmek için Cengiz’e mesaj attım
güllerden çok hoşlandığını belirtip maden özel bir doğum günü olacak sexi çamaşır hediye alabileceğimi söyledi,
bende bu tavsiye üzerine iş yerine kırmızı güllerden oluşan muhteşem bir demet gönderip kırmızı ve siyah ağırlıklı jartiyerli file çoraplı fazlasıyla sexi olduğunu düşündüğüm muhteşem bir kombine eşşek yükü ile para verip güzelce hediye paketi yaptırdıktan sonra ofisime geri döndüm.
Cuma günü göndermiş olduğum çiçeklerin iletildi mesajı geldikten 5 dakika sonra
Ayça beni arayarak teşekkürlerini ve akşam özellikle beklediğini belirtti, gelmez olurmuyum iş çıkışı özellikle geleceğimi ve esas hediyesini orda vereceğimi söyledim kendisine,
aramızda geçen konuşma aldığım hediyeyi giyeceğini düşünmek bile yarrağımın havalanmasını sebep olmuştu,
o gün bir türlü akşam olmak bilmedi
ama sonunda akşam 7.30 gibi iş yerinden çıkarak hediyesi ve aldığım Fransız şarabı ile birlikte evlerine doğru yola çıktım,
Akmerkez’ e çok yakın bir sitedeydi evleri, evlerine girdiğimde Ayça’nın tek parça tüm hatlarını ortaya çıkaran siyah ve dizüstünde biten bir elbise içinde ve tek parça elbiseyi tamamlayan file çoraplar ve topuklu ayakkabılar içinde görmek harikaydı açıkçası,
hediyemi ve şarabı Ayça’ya verip içeriye girdiğimde
davet edilen kızlı-erkekli 3 kişinin daha olduğunu gördüm,
tanışma faslından sonra Cengiz’in ikram ettiği şaraplarla birlikte sohbete başlamıştık,
iş yerlerinden arkadaşlarıydı ve ikisi nişanlı cift diğeri ise tek gelen Belgin isimli arkadaşlarıydı, şarapları içerken bir taraftan da Ayça ve Belgin sofrayı hazırlamak için mutfağa gidip geliyorlar ve her giriş çıkışlarında Ayça’yı baştan aşağı süzüp sallanan kalçalarını muhteşem bacaklarını seyrediyordum,
aslında arkadaşı Belgin de fena değildi ama ben buraya Ayça için gelmiştim ve bu akşam o hedefi tam 12 den vurmalıydım.
Oluşan muhteşem ziyafet sofrasının kraliçesi ve baş tacı tabiki Ayça’ydı, Cengiz masanın bir başına oturmuş Ayça ise diğer başa, nişanlı çift yan yana oturmuş ben ise Ayça’nın sağına yanıma ise Belgin oturmuştu.
Yemek esnasında şarap kadehleri hızla tükeniyor, yeni tanışan bizler daha samimi konuşmaya başlıyor ve rahat bir ortam oluşuyordu,
sofradan kısa süreliğine sigara içmek için müsade istedim ve Cengiz’in burda içebilirsin dediği cam balkonlu yerde elimde şarap kadehi ile sigara mı tüttürmeye başladım.
Cengiz sigara içeceğim yeri gösterirken uslu durmamış eliyle pantolonumun üzerinden yarrağımı okşayarak bu gece bu yarrağın gecesi olacak demişti,
zaten azgın halde olan yarrağım bu okşamayla iyice isyan eder başkaldırır hale gelmişti,
Cengiz beni cam balkonda yanlız bıraktıktan sonra sigaramın bitmesine yakın Belgin elinde kadehiyle yanıma geldi ve fazla sigaran varmı diyerek sigara istedi.
Sigara mı yeni bitirmiş olmama rağmen Belgine ikram ettiğim sigara ile bir sigara daha yaktım.
Beraber sigara ve şarap içip havadan sudan konuşuyorduk,
Belgin’in de fiziği fena değildi özellikle ince çoraplar bacaklarında güzel duruyordu ve en dikkat ettiğim şeylerden biri olan elleri de çok güzel ve bakımlıydı,
Belgini bir kenara yazmıştım daha sonra onunla da ilgilenecektim ama bu akşam sırada Ayça vardı, sigaraları bitirdikten sonra salona geçtiğimizde sofranın ortasında doğum günü pastasını gördük pasta kesme ve hediyeleri açma zamanı gelmişti ama tanımadığım insanların önünde benim hediyemi açması biraz garip olacaktı açıkçası ışıklar karartılıp mumlar yakıldıktan sonra
Ayça mumları üfleyip tebrikleri kabul etti
ve sıra hediyeleri açmaya gelmişti.
Tüm paketler ortada duruyor fakat benim hediye paketim ise yerinde yoktu,
anlaşılan Cengiz ortadan kaldırmış olmalıydı,
Ayça tüm hediyeleri açtı teşekkür etti ve dönüp senin hediyene baktım ama değiştirmem gerektiği için burda açmak istemedim dedi.
Pasta fazlından sonra koltuklara geçip kadehlerimizde ki şarapları tüketmeye devam ettik.
Bir süre sonra nişanlı çift eğlenceye dışarda devam edeceklerini söyleyerek evden ayrıldı, evde sadece ben cengiz belgin ve ayça kalmıştık,
Ayça müsade isteyerek yanımızdan ayrıldı,
Belgin ile Cengiz sofradakileri mutfağa taşıma işine koyuldular bense salonda tek başına oturup şarabımı içiyordum.
Kadehimdeki bitince götürmek için mutfağa yöneldiğimde Cengiz’in Belgini duvara dayayıp öptüğünü gördüm,
fazlasıyla ateşli bir öpüşme yaşıyorlardı ve beni fark etmemişlerdi bile bir taraftan öpüşürken diğer taraftan Cengiz Belginin bedenini okşuyor diğer taraftanda aşşağı yukarı sürtünüyordu,
ayak üstü oynaşan çiftleri rahatsız etmemek için ses çıkarmıyordum, öpüşmeler devam ederken Cengiz bu sefer belgini çevirip yüzüstü duvara dayadı ve eteğini sıyırıp külotlu çorabının üstünden götüne sürtünmeye başladı,
söylediğim gibi Belgin’in fiziği de fana görünmüyordu ama şimdi bu halde görünce bacaklarının sütun gibi düz ve uzun olduğu daha belli oluyordu.
Tahminim oydu ki Cengiz bu hatunu daha önceden sikmişti yoksa evde karısı ve ben varken içilen bir kaç kadeh şarabın etkisi ile bu kadar rahat ve fütursuz davranması söz konusu olmaz diye düşünüyordum
Onlar bu şekilde ayak üstü oynaşırken içerden Ayça’nın topuklarının sesi gelmeye başladı, hemen salona doğru yöneldim ve şarap arıyor gibi davranmaya başladım
Ayça salona girdi hediyen için çok teşekkür ederim çok zevklisin diğerlerinin yanında açmak istemedim bu kadar zevkli olduğunu düşünmemiştim dedi
teşekkür için yanağımdan öptü,
salondaki tekli koltukların birine oturdum kalbim küt küt atıyordu,
Ayça tam karşıma oturdu,
bu sırada Belgin ile Cengiz mutfaktan toparlanmış bir halde ellerinde şarap şişesi ile içeriye geldiler.
Karşımda oturan Ayça arada bacak bacak üstüne atarken fazlasıyla rahat davranıyor ve tüm derinliklerini gösterir şekilde bacağını ayırıp diğerinin üstüne atıyordu,
fark ettiğim şey şuydu benim aldığım sexi çamaşırları içine giymişti, içim içime sığmıyordu,
gecenin daha yeni başladığı belli oluyordu, tekrar sigara içmek için cam balkonlu odaya yöneldiğimde
arkamdan Belgin’in de geldiğini fark ettim, anlaşılan yine yanlız sigara içemeyecektim, Önce Belgine ikram edip arkasından ben sigara mı yaktım,
sigaramdan nefes alırken Belgin bana seni ne bu kadar etkiledi söyle bakalım dedi,
anlamsız anlamsız suratına bakarken elinde tuttuğu kadehle pantolonumu göstererek kahkaha attı,
kafamı eğdiğimde biraz önce Ayça’nın manzarasından dolayı yarrağımın kalkmış ve kumaş pantolondan belli olduğunu fark ettim,
hafif çakır keyif olmanın ve Belgin’in kahkahalarını verdiği cesaretle ” Biraz önce mutfakta duvara dayalı halde
Cengiz sana sürtürünürken gördüğüm bacakların” beni etkilemiş olmalı diye cevap verdim,
Belgin’in kahkahası birden kesildi ve bizi dikizleyen senmiydin dedi,
ben görülmediğimi zannetmiştim ama meğerse Belgin beni fark etmiş, evet bendim ve manzara harikaydı açıkçası, umarım yarım kalmamıştır dedim,
malesef yarım kaldı ve hevesimiz de kursağımızda kaldı açıkçası dedi, peki dedim
Ayça görseydi ne olurdu dediğimde
onlar birbirlerini rahat bırakıyorlar bu tür şeyleri dert etmezler ve Cengizle birlikte olduğumu biliyor dedi,
ayrıca Cengiz’i spor salonunda siktiğini de ben biliyorum senden gayet memnun kalmış özellikle kıllı göğsünden ve hemen sakinleşmeyen yarrağından memnun kalmış deyip,
sigarasını söndürüp içeri geçti.
Bir süre sonrada ben içeriye geçtim
salonda Cengiz oturuyor Ayça kafasını Cengiz’in kucağına koymuş uzanıyor Belgin ise ikili koltukta bacaklarını uzatmış elinde telefonunu kurcalıyordu.
Ayça’nın ayaklarını uzattığı tarafta ki koltuğa oturarak şarabımı içmeye başladım artık fileli çoraplı bacaklarını string külodunu ve baldırlarını çok rahat görüyordum,
manzara harikaydı açıkçası ortam tam çakır keyif insanların ortamı olmuş kimse kimseyi dert etmiyordu,
Cengizle sohbet ediyor Ayça’nın apış arasını seyrediyor bir taraftan da Belgine laf atıyordum,
Cengiz bir ara Belgine seslenerek hadi bana yardım et aperatif birşeyler getirelim dedi ve Belginle birlikte mutfağa gittiler,
Ayça şimdi yan yatmış bana bakıyordu,
Cengizin son aylarda neden neşeli olduğunu anladım bunun kaynağı sensin dedi ve ne yaptıysan iyiki yapmışsın tadımız geldi dedi gülümseyerek,
bende fazla birşey yapmadım belli bir hedefim var ve ona ulaşmak için kocana yardım edip, doğal davrandım sadece dedim
elindeki kadehi uzatıp hadi bana şarap doldur getir dedi.
Muftakta neyle karşılaşacağımı tahmin ediyordum bu ikisi yine birbirlerine yumulmuştur derken,
mtfağa girdiğimde Belgini’in tezgaha dayandığını külotlu çorabını ve külodunu dizlerine kadar sıyırdığını ve Cengizin diz çökerek Belginin amcığını dillediğini gördüm kafasını geriye atmış keyfini sürüyordu, içeriye adım attığımda beni fark etti ve hadi gel buraya dedi
Belgin, gel ve sende keyfini sür Cengiz beni görünce yalamayı kesmişti, Belginin yanına geldim elini uzatıp kemerimi çözüp fermuarımı açıp eliyle yarrağımı külodumdan dışarıya çıkardı
zaten sabahtan beri rahatlamak isteyen yarrağım hapisten kurtulunca kendine gelir gibi oldu,
hadi sende dayan tezgaha dedi ve dönüp Cengize hadi şimdi ikimizi de yala dedi,
Cengiz bu sefer önce benim yarrağımı yalamaya başladı bir eliylede Belginin amını parmaklıyordu,
beni bırakıp Belgini dilliyor eliylede yarrağımı okşuyordu ve bu işi çok zevkle yapıyordu,
ne kadar süre bu şekilde yaladı hatırlamıyorum
ama birden ” Ben içerde Şarap bekliyorum siz burda keyif sürüyorsunuz” diyen bir bağırmayla irkildik,
Ayça mutfağın kapısının önünde durmuş ve bizi o halde görmüştü, hemen toparlanmaya çalıştım
Cengiz ile Belgin rahat davranıyor acele etmeden üstlerini düzeltiyorlardı,
Salona geçtiğimizde Ayça fazlasıyla sinirli bir halde tekli koltuğa oturmuş bacak bacak üstüne atmış bir halde söyleniyordu,
birden Cengiz’e döndü ve arkadaşın bu gece cezalı doğum günü çocuğu benim ama onun ilgisini başka şeyler çekmiş dedi ve ayağa kalkıp içeriye gitti.
Ben suratım düşmüş koltuğa sığınmışken
Cengiz ile Belgin kahkahalarla halime gülüyordu ikili koltuğa oturdular gülmeleri sona erdi ve birşey olmamış gibi öpüşmeye başladılar,
artık yavaş yavaş üzerlerindeki kıyafetleride şehvetle çıkıyor ve tamamen çıplak kalmak için acele ediyorlardı.
İkiside çırılçıplak kaldığında Belgin’in muhteşeme yakın çıplak bedeni gözlerimin önündeydi, memeleri küçüktü ama bedeni bacakları götü harikaydı,
özellikle amının üzerinde şekilli kestiği kıllarına bayılmıştım, muftakta Cengiz Belgini yalamışken şimdi Cengiz koltukta oturuyor Belgin dizlerinin üzerinde Cengizin yarrağını emiyordu sırtı bana dönüktü ve götü harika görünüyordu.
Yaladı emdi, yaladı emdi ve sonunda ayağa kalkıp sırtını Cengize dönerek kucağına oturmaya başladı bir eliyle yarrağı tutuyor diğer taraftan eğilip amının dudaklarını yarrağa yaklaştırıyordu
yavaş yavaş eğildi yarrağın başı amında kayboldu biraz daha bastırdı ve en sonunda tek hareketle Cengizin yarrağını komple amına gömdü, birkez daha yükselip bastırdı ve zaten yalamaktan ıslanmış yarrak çok rahat bir şekilde Belginin amının derinliklerine girip çıkmaya başladı karşımda güzel sikişiyorlardı açıkçası,
hatun yaptığı işi biliyordu
Cengizde üstüne çıkmış bu kısrağın hakkını veriyordu açıkçası karşılarında bu sikişi seyretmek çok zevkliydi
ama benim taşşaklarım artık zonklamaya başlamıştı, ayağa kalktım Belginin gözlerinin içine baka baka tamamen çırılçıplak kalana kadar soyundum ve yanlarına gittim ve yarrağımı ağzıma vermek istedim,
sen cezalısın dedi almak istemedi yapacak tek şey saçlarından tutup zorla yarrağımı ağzına vermekti
ve bende öyle yaptım almak istemedi dudaklarını kaçırdı ama arkamdan gelen ” al o yarrağı ağzına” emriyle
uslu bir çocuk gibi ağzına alıp yalamaya başladı,
emri veren salona giren Ayçaydı
ve şimdi koltuğa oturmuş bizi seyrediyordu
Cengiz alttan Belginin amına koyuyor ben ise ağzına vermiş emdiyordum,
bir süre sonra Belgin pozisyon değiştirerek bu sefer yüzüstü Cengizin kucağına oturdu
şimdi harika götü tam karşımdaydı,
Ayça bu sefer arkadan hadi sik şu kaltağın götünü emrini verdi ama ben diz çöküp yalamaya başladım,
madem cezalıydım emirlere uymam gerekmiyordu
Cengiz bir taraftan Belgini sikerken ben ise göt deliğini dilliyordum, Belgin iyice çılgına dönmüştü hareketleri hızlanmış uçmaya yaklaşmıştı ama bu kadar çabuk olmazdı biraz acı çekmesi gerekiyordu,
ayağa kalkıp yarrağımı tükürükledim ve Belgin’in deliğine dayadım bastırdıkça acı çekiyordu
Cengiz belinden iyice kavramış biryere kaçamıyordu bastırdıkça daracık göt deliği yarılmaya ve yara yara sokmaya başladım.
Soktukça Belgin acıdan çığlık atıyor iki yarrağı yemenin acısını yaşıyordu,
bu sefer arkadan ” yeter yapmayın çok acıyor belli ” sesi yükseldi
ama artık durulmazdı ve yarrağımı o daracık göt deliğini yara yara soktum.
şimdi iki yarrakta Belginin içindeydinefes almakta zorlanıyordu
Cengiz altta olduğu için fazla hareket edemiyor ben girip çıkıyordum, soktukça çığlık atıyor yeter diye inliyordu ama artık durmak imkansızdı ben durduğum zaman Cengiz pompalıyor o durunca ben pompalıyordum,
sonunda Belgin haykırarak çığlık ata ata boşalmaya başladı aramızda kıvranıyordu,
keik fakat derin derin nefes alıyor bir taraftanda küfrediyordu, arkasından Cengiz Belgine iyice kökleyerek amına akmaya başladı,
sıra bana gelmişti bir iki defa daha Belginin götüne kökledikten sonra açılan yarrağımın ucundan döllerim
Belginin götünün derinliklerine akmaya başladı, Cengizi duşta ilk sfer siktiğim deki gibi tamamını akıtmayacaktım,
elimle yarrağımı kavrayıp köküne bastırdım ve akmayı kesip yarrağımı Belgin’in götünden çıkardım sonra koltuğa çıkıp Cengizin ağzına yaklaştırdım ve hadi em yarrağımı ibne dedim,
Cengiz Belginin götünden çıkmış yarrağımı büyük bir zevkle emmeye başladı, Belgin hala Cengizin üstündeydi saçlarından tutup kafasını çevirdim ve Cengizin ağzından çıkardığım yarrağımı bu sefer Belgine emdirmeye başladım,
şimdi bir Cengize bir Belgine emdiriyordum,
en sonunda Belginin ağzından çıkarp Cengizin ağzına verdim ve kalan döllerimi boğazından aşşağıya akıtmaya başaldım, bacaklarım titriyordu, yine hiç bir damlasını ziyan etmedi ve hepsini yuttu, Cengizin ağzından çıktıktan sonra
Ayçaya doğru dönüp işte kocan olacak ibnenin neşesini yerine getiren buydu deyip yarrağımı sallaya sallaya içeriye banyoya yöneldim….
Eşimi ve Kızımı Başkasına Siktirdim
Merhaba değerli aile içi sex hikayeleri okurları, sizlere anlatacağım bu itirafım eşimden artık zevk alamadığım için sürekli aynı bedava ve aynı zevke artık doyduğum için değişik sex hikayeleri ve fantezileri aramaya başlamam ile gerçekleşti.. bu arada benim adım Adem. 40 senedir Berlinde yaşıyorum. 28 yıllık evliyim ve iki çocuk babasıyım (Bir erkek, bir kız). Oğlum evli, kızım ise 2 yıllık evliliğin ardından boşandı, yine bizim yanımızda yaşıyor.
Çok yakın arkadaşım Metin ile senelerdir aile dostluğumuz var. Onun da 2 kızı var. Biri evli, diğeri bekar ve yanlarında yaşıyor. Metin ile ara sıra zamparalığa gider, birbirimizin sırlarını ele vermeyiz. Çoğu zaman evlerimizde buluşur, çeşitli kağıt oyunları oynarız. Yine Metin ile bir akşam 66 oynarken, “Ya Adem, böyle iddiasız oynayınca tadı çıkmıyor, gel şunu bir iddiasına oynayalım.” dedi. Ben aslında öyle iddialı şeyleri sevmem, ama yinede kabul ettim. Kaybeden gelecek sefere Sex-Bar’a gidince bütün masrafları ödeyecekti. Şansım çok yaver gitti, oyunu ben kazandım. Haftasonu karıları evde bırakıp, yine maça gidiyoruz diye Sex-Bar’a gittik…
Orda 18-19 yaşlarında körpe bir orospuyu alıp odaya çıktım. Yolda gelirken Metine takılmaya başladım, “Oğlum oyun bilmiyorsun iddiasına oynuyorsun. Aman dikkat et, yanlış birisiyle oynar altındaki karıyı başkasına kaptırırsın!” dedim. Metin, “Yok ya, senin şansın vardı, kağıdın iyi geldi, yoksa ben senin amına koyardım…” dedi. Ben de, “O zaman şimdilik sen amına koyulmuş kabul et!” dedim. “Evet haklısın, ama gelecek sefere ben senin amına koyacam!” dedi. “Ya yine kaybedersen? Hiç acımam, bu sefer senin karını sikerim!” deyince, “Tamam ulan, gel oynayalım, kim kazanırsa kaybedenin karısını sikecek!” dedi. Güldüm, “Oğlum biz konuşuyoruz da, karılarımız bu işe ne der bakalım? Onlar kabul eder mi? Sen git önce karına sor, kabul ederse amenna! Sonra benim karı kabul edecek mi?” dedim. Metin de, “Bence kabul ederler, çünkü Kevser (Metinin karısı) uzun zamandan beri yabancı yarak yemeyi merak ediyor, [Ömrüm bitti tek yarakta kaldım, kızlarım bile 8-10 değişik yarak tattı…] diye hayıflanıyor. Bari kaybedersem hem karımın gönlü olur, hemde tanıdık kişinin yarağını yer!” dedi.
Evlerimize gittik, akşam yemeği vakti telefon çaldı, Metin, “Hadi gelin de, hep beraber yemek yiyelim.” dedi. Eşim Yelda’ya, “Gidelim mi?” diye sordum, kabul etti. Kapı komşu olduklarından eşimle eşofmanları giyip yantarafa geçtik. Onlarda üzerlerine rahat bir şeyler giymişler. Hoş-beş’ten sonra yemeklerimizi yedik, sohbete başladık. Benim aklımda Metin ile konuştuklarımız vardı, onun için Kevser’e sikici bir göz ile baktım. Yaşının 43 olmasına rağmen, daha taş gibi karı idi. İçimden (Umarım kabul eder de, şunu bir sikerim. Nasıl olsa kendini kocasından başkasına siktirmek istiyor, o sikici neden ben olmayayım?) diye düşündüm. Ama bir sorun daha vardı, benim karım Yelda bu işe ne derdi? Onu hiç düşünmedim. Ben karıma (Metin ile kağıt oynıyacaz, kazanan kaybedenin karısını sikecek!) diyemem. Tamam, karım biraz açık giyinir, ama karımın bu güne kadar bir yanlışını görmedim, damdan düşercesine ‘Ben kaybettim, git Metin seni sikecek!’ diyemem, yada ‘Ben kazandım, Kevseri sikecem!’ de diyemem…
Yemekten sonra kadınlar yan odaya TV seyretmeye geçtiler. Zaten haftasonu olduğundan kızlar arkadaşları ile gezmeye gittiler. Ben de Metin ile sohbete başladım, “Ne oldu? Kevser ile konuştun mu? Kaybedersen bana verecek mi?” diye sordum. “Evet o iş tamam, ya sen?” dedi. “Ben konuşmadım, zaten bu konuyu nasıl konuşacağım onuda bilmiyorum.” dedim. Metin de, “İstersen Kevsere söyliyeyim bir ağzını arasın, eğer meyilli ise oynarız, ama değilse Kevser yinede kendini sana siktirmek istiyor, bir fırsatını bulur sikişirsiniz.” dedi. Şaşırmıştım, onca senelik arkadaşımdı, onun böyle rahat olduğunu bilmiyordum.
Metin bir ara mutfağa gidip bir bahane ile Kevseri yanına çağırdı. Durumu ona anlatmış, yaklaşık 10 dakika sonra Kevser ile Yelda yanımıza geldiler. Yeldanın yüzünde hınzırca bir tebessüm vardı, “Ya demek beyler kumar oynayacak, kazanan kaybedenin karısını sikecek? Madem sonunda sikiş var, neden öyle aptalca oyunla zaman kaybedelim, hadi Kevser bugün gündüz seyrettiğimiz pornofilmi koy da başlayalım!” dedi. Sonra doğru kucağıma oturup, “Pezevenk! Senin gözünün önünde siktireceğim kendimi bak gör!” dedi, dudağıma yumuldu. Uzun bir öpüşmeden sonra kalkıp Metinin önünde soyundu. Altında sadece tangası kaldı. Ben Kevseri yanıma çekip sarılmak isteyince, Kevser, “Sabret orospu çocuğu, önce karının sikilişini seyret, sonra da Metin boynuzlusu benim sikildiğimi seyretsin!” dedi ve sonra üzerindekileri çıkartıp kucağıma oturdu. Karım ile Metin sevişmeye basladılar, aç kurtlar gibi birbirlerine saldırıyorlardı. Önce Yelda Metinin sikini ağzına aldı, sonra Metin karımın amını yalamaya başladı. Daha sonra da 69 oldular. Sonra Metin yere uzandı, Yelda ata ters biner gibi Metinin sikine oturdu. Yaklaşık 15 dakika sikiştikten sonra ikisi de aynı anda boşaldılar…
Sıra bana gelmişti. Kevseri saçlarından tutup yarağımı ağzına soktum. Yarağımı vantuz gibi emiyordu. 20 dakikaya yakın seviştikten sonra, “Hadi sik artık!” diye yalvarmaya başladı. Yarağımı amının içine biraz sokuyor tekrar geri çekiyordum. Yalvarması hoşuma gidiyordu. Sonra yarağımı yarıya kadar soktum, O’da bacaklarını belime dolayıp, kendini bana doğru çekiyordu. Sonra çok sert ve hızlı sikmeye başladım. 10 dakika sonra döllerimi Kevserin amının derinliklerine boşalttım.
Biraz mola verdikten sonra, Yelda, “Uzun zamandır iki erkek tarafından sikilmedim, özlemişim, hadi bakalım beni sikin de bari zevkin doruğuna ulaşayım!” dedi. Ben de, “Nasıl yani? Sen daha önceden de mi başkalarıyla sikiştin? Bu senin ilk yabancı yarağın değil mi?” dediğimde, Yelda, “Ohoooo, sen uyu oğlum, ben Kevsermiyim? Beni kimler sikti bir bilsen şaşırırsın!” deyip güldü. Artık kızmak için çok geç idi ve Yelda çoktan yarağımı ağzına almıştı. Sıra ile bir benim bir Metinin sikini yalıyordu. Sonra benim sikimi amına soktu, Metine de, “Hadi geç arkama, sende götümden sik!” dedi. Ne derse onu yapıyorduk, sanki senelerden beri yapıyormuş gibi uyum içerisinde sikişiyorduk. Bir zaman sonra Yelda bitmişti, şimdi sıra Kevsere gelmişti…
Metin karısının amına soktu, ben de arkasına geçip götüne sokacaktım. Metin, “Dikkatli ol, orasına daha hiç koymadım!” dedi. Kevser de, “Adem aşkım dert etme, ben koydurttum, sen yerleştir yarağını götüme!” dedi. Metin, “Ulan orospu, hani hiç yabancı yarak yememiştin ya?” deyince, Kevser de, “Ben senin ağzını aradım, acaba yabancıya siktirirsem ne der diye, senin ılımlı yaklaştığını görünce kendimi işyerinde aynı bölümde çalışan zenciye siktirdim, sen neden sana bir haftadır vermiyorum sanıyorsun? Adam götümün çapını dağıttı. Siktirdiğim zenci 23 yaşında, yarağı 25 santim, ona göre de kalın, saatlerce sikiyor. Artık sizde bildiğinize göre, daha rahat hareket edebilirim, haberin olsun ona en az haftada bir veririm bundan sonra!” dedi. Müthiş zevke gelmiştik. Fazla sürmedi ben götünün içine, Metin de amının içine boşaldık. Sonra duş alıp giyindik.
Aradan bir saat geçmeden Metinin kızı Hilal ile benim kızım İkbal içeri girdiler. Hilal bize bakıp, “Ne o? Sex partisi mi yaptınız?” dedi. Kızım da Metine bakıp, “Vah zavallı, iflahı kesilmiş, bu artık bir hafta iş yapamaz…” dedi. Metin ayağa kalktı, kızımın saçlarından çekip, “Senin amına korum orospu! Anneni siktiğim gibi seni de sikerim!” deyip bana baktı. Yelda Metine bakıp, “Babasına ne bakıyorsun, am onun, verirse sik, ama zannedersem İkbal haklı…” dedi. Metin de sikini çıkartıp kızımın ağzına soktu. Kızım önce istemese de, sonra Metine saxo çekmeye başladı. Ben de bunu fırsat bilip, Hilal’e arkadan sarılarak, “Hadi gel, ben de seni sikeyim!” dedim. O’da, “Zaten 2 haftadır sikişmedim ve bu akşam da kendimi siktirecek birini bulamadım…” deyip dudaklarıma sarıldı. Ben Hilali öperken, Kevser de yarağımı ağzına alıp kızının amına hazırladı, yeniden kalkmış olan yarağımı kendi elleri ile kızının amına soktu. Birer postada onlara koyduktan sonra hepimiz pillerimiz bitmiş bir şekilde yatıp uyuduk…
Artık her haftasonu sexpartisi yapıp, karılarımızı ve kızlarımızı değiştiriyoruz!
Sexy Şişman
Kocamla her vakit muhteşem sex hayatımız olmuştur. Fakat ben, hiçbir vakit yabancı bir erkeğin çekiciliğine karşı koyamadım. Size oldukça kilolu bir kadın olduğumu söylemeliyim.
Vücut ölçülerim 105-75-100 ve boyum 164dir.
Mavi gözlerim, uzun saçlarım vardır. Kilolu olmama rağmen erkeklerin ilgisini çekmeyi bilirim. Erkeklerin çıplak görmek yerine, kadında erotizim ve Sexi masumiyet aradığını biliyordum. Çeşitli ortamlarda farkında değilmişim gibi frikik verip, erkeklerin içinin gittiğini görmek beni oldukça heyecanlandırıyordu.
Kilolu bayanlara tavsiyem, müsait kıyafetle oldukça sexi Olabilirsiniz. Mini yerine uzun giysi ama ince kumaş Giyin, giysi bol ama vücudunuza yapışabilmeli, üst kısım İse mutlaka göğüs çatalını göstermeli, deneyin ve erkekleri izleyin.
Kocam tekrar işteydi. Mobilyaları teslim etmek üzere iki adam gelmişti. Ben onlara koltukları, kanepeyi, sandalyeleri, masayı nereye koyacaklarını gösterdim. İki adam da oldukça iri ve güçlüydüler. Üstelik doğulu bir tipleri vardı. Konuşmalarından şef olduğu anlaşılan adam, 190 boyundaydı ve hiç görmediğim kadar büyük ellere sahipti. Vücudu bir sporcu gibi gelişmişti. Göğüsleri geniş, beli ve kalçaları dardı. Firmanın üniforması üzerinde adeta iki gövde küçük görünüyordu.
siki pantolonu gerildiğinde belli oluyordu. O haliyle bile koca bir salatalık gibi görünüyordu. Ben de üzerime eski bir etek üzerimde V yaka bol bir tişört giymiştim. O gün içime sutyen giymemiştim. Evdeyken genellikle giymem zaten. Mobilyaları taşıyıp yerleştirirlerken gözlerini bana ve tişörtümde kabarıklık yapan mememe ve meme uçlarıma yönelttiklerini fark ettim.
İşleri bitince soğuk yada sıcak bir şeyler içip içmeyeceklerini sordum. Mutfak masasına oturdular ve ben yüksek raflardaki bardaklara uzanırken beni seyrettiler. Eminim tişörtümün altından memelerime ve kalçalarıma bakıyorlardı. Bilerek iri adama daha iyi görüntü verecek pozisyonda duruyordum. İri adam inanmaz gözlerle bana bakan arkadaşına gülümsedi.
Bardakları önlerine koyup içeceklerini doldurdum. Masada oturan adamların başında dikiliyordum, İkisi için harika görüntüler oluşuyordu. Meme uçlarım belirginleşmişti. Bütün bunlar olurken, ustanın sikiyle bir problemi olduğunu, sandalyede durmadan kımıldanmasından anladım. Diğer adam kamyona gidip onu beklemesini söyledi.
Ona teslim işiyle alaka bazı evraklar olduğunu birazdan geleceğini söyledi. Adam gittikten sonra şef ayağa kalktı ve teslimle ilgili bazı evrakları masaya koydu. Her şey tamamsa kağıtları imzalamamı söyledi. Masanın üzerine uzanıp, kolum masaya yaslayıp kağıtları imzalamaya hazırlandım. Bunu yaparken memelerim tişörtümün içinden sallanmaya başladı.
Yanımda dikilen adamın önüne baktığımda, upuzun sikini pantolonunu iyice kabarttığını gördüm. O koca siki görmek istedim hem de her şeyden çok görmek istedim.
“Her şeyin tam olduğuna emin değilim, her şeyi tam görmedim” dedim.
Aşağı kabaran önüne baktım, sonra gözlerimi yukarı kaldırıp gözlerine baktım. Kabaran memelerime kilitlenmişti
“Ne görmek istiyorsunuz?” diye sordu. Kabaca gülümsüyordu.
pantolonunun içinde teslim etmeyi unuttuğun bir şey var galiba… onu bir görelim “dedim.
Koca adam kemerini çözdü, fermuarını açtı ve pantolonunu dizlerine kadar sıyırdı. İçine bokser bir şort giymişti ve koca yarrağı şortun bir tarafından bacağına yaslanmıştı. Külotunun lastiğinden tutarak, onu da sıyırdı ve koca yarrağı gözler önüne serildi.
Gözlerimi ondan ayıramıyordum. Pantolonunu ve külotunu tamamen çıkardı. Siki hayvani büyüklükteydi ve koca yumurtaları bir sarkaç gibi sallanıyorlardı. Adamın önünde dikilen katı koca sike gözümü dikmiş bakarken, büyülenmiş gibi, pantolonumun düğmesini çözdüm, fermuarını çözüp, aşağı sıyırdım.
Adam koca elleri ile memelerimi alttan tutup yukarı kaldırdı ve parmakları ile onları hamur gibi yoğurmaya başladı. Ayak bileklerime kadar düşen, pantolonumu küçük bir tekme ile fırlatıp, iki elimle aniden koca, ateş gibi yarrağı kavradım. Yarrağın, başı bir bilardo topu büyüklüğündeydi nerdeyse ,
esmer pürüzsüz gövdesi ise kolum kadardı.
Gözümü yukarı kaldırıp, iri adamın gözlerinin içine bakarak, korkuyla “herhalde beni bununla sikmeyi denemeyeceksin… hiç bu kadar irisini görmemiştim, hiç bu kadar kalınını görmemiştim” diye sordum.
Sırıtarak memelerimi bıraktı. Koca elleriyle kalçalarımdan kavrayıp, masanın üzerine oturttu. Bacaklarımı bastırarak ayırdı ve baş parmağını klitorisimin üstüne bastırdı. Ben de masaya art üstü uzanıp, amımı, klitorisimi okşayan parmağına doğru bastırmaya başladım.
Orgazm olmaya başlamış, çıldırıyormuş gibi çığlıklar içinde kalmış, sıcacık amımdan sular fışkırmaya başlamıştı. Parmağı ile sikiş kutumun dudaklarını araladığında, arasında koca bir tokmak varmış gibi hissetmiştim. Kafamı kaldırıp da ona baktığımda, hedefine yönelmiş koca mızrak gibi yarrağını görmüştüm.
Ucundan sular damlayarak inanılmaz büyüklükteki yarrak adete bir musluk gibiydi. Kaygan başını benim şeftalime dayadı, sonra aşağı yukarı ve yuvarlak daireler çizerek amıma sürtmeye başladı. Adamın sikinden akan suyla benim amımın suyu birbirine karışmış, damlayarak amımdan göt deliğime doğru akıyordu.
Adam yüzüme bakarak, “Ehh yavrum, sanırım tatlı küçük amcığın, bu koca Haydarın aletini almaya artık hazır.
Biraz sıkı, zorlanacak ama girdiği kadar” dedi.
Ben masanın kenarlarından sıkıca tuttum ve “öyle büyük ki aletin, dikkatli ve yavaş yap, hayır hayır nasıl bilirsen öyle yap… hadi canım” diye inledim.
Koca yarrağını amıma bastırınca, süngerden boşalır gibi daha da çok su sızmaya başladı amımdan.
Hiç acı hissetmiyordum. Sadece Yaptığı basıncın heyecanı ve içime giren yarrağın klitorisime yaptığı uyarıyı hissediyordum. İçimdeki basınç artıyor ve aşk deliğimin etrafında bir açılma bir esneklik oluşuyordu. Bununla ilgili bir şeyler diyecektim ama, yarrak içime hafifçe kolaylıkla girmişti önce.
Yarrağın kafasının içime doğru kaydığını hissediyordum. Hırıltılarla içime doğru bastırıyordu. Yavaşça sokmaya devam ediyordu, biliyordum ki hepsini içime alabilirdim. Dokuz on santimini içime soktuğunda kendimi bayrak direğinin üzerinde gibi hissediyordum…
İleri doğru uzanıp, yarrağın hala dışarıda olan, içime girmeyen kısmını iki elimle ani sarmaladım. Yarrağın gövdesinden kıvrım kıvrım dolaşan damarların içindeki kanın sıcaklığını ve zonklamasın hissedebiliyordum ellerimin içinde. Sonra elimin birini kalçamla, amımın içe girmiş sikin arasından uzatarak, adamın iri yumurtalarını tuttum. Taşaklarının derisi gergindi, yumurtaları, yukarı aşağı hareket ettikçe yavaş yavaş yumuşamaya başlamıştı.
Bir elimle, sikini tırnaklarken diğer elimle de taşaklarını okşuyordum. Yarak içime biraz daha girdikçe, elimin içindeki yumurtalar, büzüşüp yukarı toplanıyor, sonra yeniden serbest kalıp özgürce sallanıyorlardı. Sikin nereye kadar girdiği hissetmek için parmaklarımı karnımın üzerinde dolaştırıyordum. Sikin kafası karnımda hissediliyordu. Adeta benim bir parçam olmuştu.
Derken biraz daha içime girdi karnımın üzerinden elinle kontrol ettiğimde göbeğime kadar yaklaşmıştı. Adamın taşaklarını bırakıp kendimi geriye attım ve masaya iyice uzandım. Avucunun içiyle titreyen memelerimi ezerken üzerime doğru eğilip
“hayatında seni hiç böyle siken oldu mu ha…?” diye sordu.
Tiz bir sesle, çığlık çığlığa “hayır, hayır iiyyyyy” diye bağırdım. Başımı öne arkaya çılgınlar gibi sallayıp duruyordum.
Yüz kasları gerilmiş şekilde
“bu.. bu am çok dar… uuhhhhh!” diye bağırıyordu.
Yarrağını içimden geriye doğru çekip yarısına kadar çıkardı. Sonra yavaşça ama, düzenli bir şekilde yeniden sokmaya başladı. Belimden tutup dimdik sikine doğru beni bastırdı. Şimdi durmaksızın kazığını vücuduma doğru bastırıyordu. Çok uzun heyecanlı bir orgazm yaşıyor, elektriğe tutulmuş gibi tir tir titreyerek çığlıklar atıyordum.
Adam kendi kendine “bu orospu sikimin hepsini içine aldı, işte şimdi seni sikeceğim orospu” diyordu.
“Şu kalçaları biraz havaya kaldırayım… uhhh evet…” diye kendi kendine konuşmaya devam etti.
Sonra hızla amımı tokmaklamaya başladı. Taşakları ıslanmış götüme çarpıyordu. Bir lokomotif gibi beni sikiyordu. Her sokuşunda, taşakları götümün üzerinde sallanarak vuruşlar yapıyordu. Klitorisim sikini gövdesiyle sürekli temas ettiğinden sinirlerim iyice uyarılmıştı. Bir orgazmdan diğerine koşarken yaşadığım zevk ve şehvetten çıldıracak gibiydim.
Adam memelerimi tutarken “oooh yavrum, amını spermlerimle doldurana kadar sikeceğim!” diyordu.
Elleriyle memelerimi okşadığından uçları sivrilmiş ve sertleşmişti. Derken patladı ve sıcak menisi döl yatağıma dolmaya başladı. Yarrak pompalamaya devam ediyor ve fışkırttıkça fışkırtıyordu. Ta ki iyice sikilmiş amımın içindeki yarrağının kenarından dışarı sızana kadar. O içimde fışkırttıkça amımdan akmaya devam ediyordu.
Koca yarrak sakinleşince amımdan çıkardı. Meniler amımdan akmaya başlamıştı. Yarrağın üzerinden damlayan spermler amımın kıllarını üzerine dökülüyorlardı. Amcığım yapışkan nemli spermlerle dolu vaziyetteyken, bacaklarım masanın kenarından aşağı düşmüş sallanıyorlardı.
Birkaç dakika sonra ancak oturabildim. Az önce beni siken adam gömleğini düğmeliyordu. Yarı inmiş yarrağı yere doğru yönelmiş, sikişmemizin belirtisi ıslaklın yarrağın dibinde belli oluyordu. Artık daha çok bir şey alamayacak şekilde aynı bir fahişe gibi sikilerek tamamen doyurulmuş olan ben ancak mırıltılar çıkarabiliyordum.
İyice nemlenmiş masadan kayarak “Koca yarrağın beni inanılmaz bir şekilde sikti! Hiç böyle sikilmedim, belki de başka bir daha böyle sikilemem… dedim!!!”
Gülerek yanıt verdi, “Bayan, (başıyla, nemli, spermle kaplı amımı göstererek) bu da benim siktiğim ilk şehirli amı, yaptığım en güzel sikişti benim de”
Arkadan gelen “evet, öğrenelim bakalım ne tür bir sikişmiş bu” diyen sesle irkildim. Diğer mobilyacıydı bu.
Pantolonunu indirmiş, koca, serleşmiş yarrağını dışarı çıkarmıştı. Beni sikmek için bekleyen adama baktım
ve “Yooo hayır, sikişecek halim kalmadı, tamamen sızlıyor, bir sikişe daha dayanamam, ama istersen başka türlü boşaltırım seni” dedim.
Adam başıyla onayladı ve yanıma geldi. Koca sertleşmiş yarrağımı elime aldım. Beni siken kadar büyük değildi ama en az 20 santimdi. Hatta ustasınınkinden kalındı… Ben taşaklarını öpüp, yarağını emerken o da memelerimle oynayıp onları emiyordu. Koca yarrağı ağzıma alıp tam ritim tutturduğumda,
adam “tombul götüne, yarrağımı sokacağım, dön arkanı, koca beyaz götüne bu yarrağı sokacağım” dedi.
Paniklemiştim. Bizi seyreden adama baktım.
Sırıtarak” dediğini yap! Ben siktikten sonra yaşlı bir kadını götünden sikerken izledim, kadını çıldırtmıştı” dedi.
Korkunç fikrini gerçekleştirmek için harekete geçmeden onu boşaltmak içi sikine daha hızlı asılmaya başladım. Ama elleri sikinin üzerinde çekip, beni ters çevirdi. Üzerime bastırıp dizlerimin üstüne oturttu. O da arkama geçip dizleri üzerine çöktü. Sonra omzumdan ileri doğru iterek dört ayak pozisyonuna getirdi.
Memelerim aşağı doğru sarkıp sallanırken ellerini meniye bulaşmış götüme doğru kaydırdı. Götümün yanaklarını elleriyle ayırarak kalın sikini arasına dayadığını hissettim.
Diğer adama dönerek “Haydar, bu karının götü çok güzel, ama bu meniler hep senin boşalttıkların…!” dedi.
Yaklaşmakta olan saldırıyı durdurmaya çalışarak, “az önce beni siken gibi senin koca yarrağınıda amıma sokman hoşuma gider, Lütfen nolur beni amımdan sik!!!” diye yalvardım.
Adam “Hayır bayan… Senin götün çok hoş, çok dar ve çok sıcak…. buraya sokacağım ve içinde patlayacağım” dedi.
Kalçalarımdan tutup, kalın ve sert yarrağını götüme dayayıp bastırmaya başladı. Duyduğum acı korkunçtu. Feryat ediyor, çığlıklar atıyordum, “ahhhhh çok çok büyük, sikin beni yırtıyor, ikiye ayırdı lütfen dur diyordum”
Bu sözlerime güldüğünü duyuyordum. Ben yalvardıkça daha da sokuyordu. Sonunda dibine kadar soktu. Taşaklarını sırılsıklam amcığımın üzerinde hissediyordum. Sonra bütün acımasızlığıyla zavallı götümü sikmeye başladı. Hırıldayıp, ta bağırsaklarıma kadar sokuyor, sonra çekip yeniden hızla dibine kadar daldırıyordu.
Arka arkaya sokuyor, kemik gibi yarrağını götümün dibine kadar batırıyordu. Sonunda çığlıklar atarak bütün menisini götümün içine boşalttı. Yarrağı götümün deliğine üst üste fışkırtırken o üzerime uzanıp, titreyip sallanan memelerimi tuttu.
Sonunda doğruldu, doğrulurken de sikini götümden dışarı çıkardı. Koca bir damla spermin sırtıma ve götüme sikin den damladığını hissettim. Adamın spermleri götümden sızarken yere yüz üstü yattım, zevk ve acı karışımı duygular hissediyordum. Her ikisi de beni orda öyle bırakıp gittiler. Ben ancak kocam işten eve gelmeden önce kalkıp temizlenebilme gücünü bulabildim.
Kocam Sedatın haberi olmaksızın, amım ve götüm o iki iri yarrak tarafından sikildikten sonra da bir sürü adam tarafından becerildim. Yan komşumuz tarafında en az elli kez ya sikildim yada diliyle yalandım. Komşumuzun siki küçük olduğundan kolayca boğazımın deriliklerine kadar alabiliyordum.
Binamızın girişindeki emlakcı en az birkaç kez sırtımı yere getirdi, hem de ofisindeki masanın üzerinde.
Hatta bir keresinde eve damacanayla su getiren çocuk bile becerdi.
Bir sabah, su sipariş etmiştim. Kapı çalındığında açtım. Gelen sucuydu. Kapıyı bornozla açmıştım. Yerde duran suyu içeri almak için eğildiğimde, memelerimden bir bornozun yakasından dışarı fırladı.
18 yaşlarındaki sucu çocuğun gözleri mememe kilitlenmişti. Anında siki sertleşmiş, ben de onun farkına varmıştım. Hemen daireye alıp hem de kocamın yatağında onu ilk sikişini armağan etmiştim. Bundan sonra her su getirişinde hediyesini aldı.
Hatta diğer zamanlarda da beni ziyaret etti. Ta ki ailesiyle kentten taşınana kadar. En az 10 kez trafik polisleri tarafından sikildim. Hızlı otomobil kullanmaktan hoşlanırım ve fırsat buldukça da kullanırım. Ama genellikle de yakalanırım. Ve her vakit da küçük bir uyarılmayla bırakılmaya ikna ederim. Ki tabi bazı tavizlerle….!!! Genellikle onu takip ederek bir kontrol merkezine gider ve orada onun istediği şekilde veririm. Genellikle arabayı yol levhalarının altına yada tali yollara çeker ve arabamın arka koltuğunda beni sikerler.
Hepsini tek tek anlatmamın imkansız olduğu bir sürü yabancı heriflerle sikiş ve saksofon faaliyetlerinde bulundum. İşte bunlardan birinde, daha önce bahsettiğim gibi kocam Sedat tarafından yakalandım.
Bu geçen Ocak ayında oldu. Sedat patronunu ve birkaç iş arkadaşını kağıt onamak üzere bize davet etmişti. Ben gelenler için bir şeyler hazırlamamı isteyip istemediğini sorduğumda, Sedat yeni patronu üzerinde iyi bir tesir bırakmak istediğini, çünkü yeni firmada yükselmek istediğini söyledi. Ben de gelenler için içki ve meze hazırlamaya razı oldum.
Oyunun saat sekiz civarında başlayacağını tahmin ederek, saat altı civarında hazırlıklara başlamış ve bitirmiştim. Sedatın patronuna iyi görünmek gerektiğini düşünerek, banyo yaptım, hafif bir makyaj yaptım ve kapalı bir etekle bluz giydim.
Sedatın iş arkadaşlarından bir en önce geldi. Adının Nedim olduğunu söyleyerek kendini tanıttı. Yakışıklılığından etkilenmiştim. Sonra kocamın patronu geldi. Uzun boylu, yaşına göre oldukça yakışıklı ve güzel vücutlu biriydi.
Kocam “Tamer Bey” diye tanıştırdı.
Ama adam kocamın sözünü keserek aniden, “Ooo hadi Sedat bırak resmiyeti bey de ne?” dedi ve elimi tutarak “Tamer, sizinle tanışmak bir zevk güzel bayan” diye devam etti.
Gülümseyerek teşekkür ettim.
Cemil ve Mahmut en son gelenlerdi. Onlar geldikten kısa bir süre sonra da oyuna başladılar. Herkese içki ve meze servisi yaptım. Patron sürekli Sedatı ve güzel karısını övücü komplimanlar yaptı ve diğer misafirlerde onu hep onayladılar.
Üç saat kadar sonra hepsi oyuna konsantre olmuşlar, hiçbir şeyi gözleri görmüyordu. Saat onbir civarı, mutfakta meze yeni içkileri hazırlarken,
Tamer içeri girdi. Yorulduğunu, diğer çocuklar oyuna devam ederken, benimle biraz çene çalmaya geldiğini söyledi. Salona Göz attığımda kocam Sedat, Nedim, Cemil ve Mahmut oyuna dalmışlar yüzlerinde bilindik sohbet ediyorlardı.
ellerindeki kartlardan başka bir şeyi görmüyorlardı. Tamer, Kocamın benim gibi güzel ve sexi bir kadınla evli olduğu için çok şanslı olduğunu söylüyordu. Hafif kızardım ve dalga geçerek, eğer önce patronuyla tanışsaydım Sedatın bu kadar şanslı olamayacağını söyledim.
Onun da vücudunun şaşırtıcı derecede hoş olduğunu söyledim. Sonra eline bir bardak içki verip, arkama dönüp raftan bir tabak çıkarmak için eğildim. Hazırladığım tabağı alırken, Tamer elini eteğimin altından sokup külotumun üzerinden kalçalarımı okşamaya başladı.
Kendi kendime gülümsedim ve “tamam, olabilir, Sedatın patronu, işçisinin karısının kalçalarına dokunmak istiyor sadece” diye düşündüm.
İtiraz etmeksizin “Ohhh Tamer beyyy!” dedim.
“sana, bana sadece Tamer demeni söylemiştim” diyerek döndü. Kalçalarımı eliyle okşamaya devam ederek, “Sedat, kesinlikle ağzının tadını biliyor, ve eminim işinde de yükselicek ” dedi.
Eğik vaziyetten doğruldum, Tamer beni yukardan aşağı süzerek göz kırptı. Salona göz attım, oyun az önceden daha şiddetli şekilde sürüyordu. Bluzumun düğmeleriyle oynayarak Sedatın patronuna baktım ve “sence kocam daha ne kadar yükselebilir, Tamer?” dedim.
Gözlerini göğsüme dikip “karısını nereye kadar izin verirse” diye yanıtladı.
“Bunun anlamı nedir?” diye sordum.
Gülümseyerek “İkimiz de biliyoruz ki, bir patronla elemanı arasındaki ilişki ve yakınlaşma çok önemlidir. Tabi bu yakınlaşma ve ilişkiye çalışanın karısı da dahildir, yani o yakınlaşma da önemlidir.”
Gülümseyip beni takip etmesini istedim. Salona girip oyun oynayanlara meze ve içki servisi yaptım. Sonra kocama dönüp, patronunun bizim antika porselenlerimizle çok ilgilendiğini, onları göstermek için arka odaya geçeceğimizi söyledim. Oyuna o kadar dalmıştı ki başıyla onaylayıp, elindeki kağıtları sıraya dizmeye başladı.
Tamere göz kırpıp, yatak odasına doğru yürüdüm. İkimiz de odaya girince, önce kapıyı kilitledim.
Sonra “tamam Tamer, şimdi kocamın kariyerini düzeltmenin yollarına bakalım” dedim.
Bluzumun düğmelerini çözerken, Tamere de pantolonunu çıkarmasını söyledim. Daha ben gömleğimin düğmelerini çözemeden hızla fermuarını açıp belden aşağısını çıplak bıraktı. Sutyenimi çözerken yarı kalkmış sikinin uzayıp sertleşmesini gözleyebiliyordum.
Sonra eteğimi yukarı toplayıp külotumu aşağı indirip bacaklarımdan çıkardım. Tamer gülümseyerek bana yaklaştı ve memelerimi tuttu. Hararetle dakikalarca öpüştük. Sonra daha çok dayanamadım ve arkamı dönüp ellerimi şifoniyerin üzerine koydum.
Tamere aynadan bakarak “hadi gel, o koca sikinle sik beni…” dedim.
Arkama geçti ve eteğimi belime kadar topladı. Ardından elleriyle kıllı amımı okşamaya ve duyarlı klitorisimi parmaklarıyla uyarmaya başladı. Amım iyice sulanmıştı, Tamer parmağını, ağzını açmış bekleyen amımın içine kaydırdı. İyice tahrik olmuştum,
Tamerin yarrağından daha çok isteyeceğim bir şey yoktu o anda.
Tek istediğim koca sikiydi. “Ohhh evvet sik amımı Tamer! sert yarrağının ıslak amıma girmesini istiyorum hadii…” diye inleyerek yalvardım.
Kocamın patronu sikini amımın dudaklarına dayadı ve içeri doğru yavaşça iteledi. Onun sikmesini bekleyecek halim kalmamıştı. Bacak aramdan sikin amımdan çıkıp, sonra yeniden içine girip gözden kaybolmasını izlerken ben de kalçalarımı Tamere doğru yaslıyor ve daha derine girmesini sağlıyordum.
Tamer beni sikerken aynı zaman da memelerimi de okşuyor, her dibe kadar soktuğundaysa hırıltılar çıkarıyordu. Muhteşem bir orgazm yaşıyor, kocam ve arkadaşlarının yan odada olmaları beni daha da heyecanlandırıyordu.
Boşalmanın verdiği heyecanla çığlıklarımı ve inlemelerimi kontrol edemiyor “Ahhhhh, OOOOhhhh geliyorum!!!! Oh geliyoruuuuuum, evet evet devam et!!!” diye çığlıklar atıyordum.
Tamer ağzımı kapatmaya çalışıyordu ama geç kalmıştı. Sedat banyo kapısını açmış, patronunu memelerimi sıkıp, hırıltılarla amımın içine boşalırken izliyordu. Sedat bana baktı ve patronunun sikişinden aldığım büyük zevk ve şehveti gördü. Tamer sikini içimden çıkarıp Sedata baktı.
Sonra “Biliyorsun Sedat, tatlı karınla burada senin firmamdaki geleceğini düzeltmeyi konuşuyorduk… ve açıkça söyleyeyim ki, kesinlikle bunu başardı…” dedi.
Sedat birkaç dakika dili tutulmuş gibi kaldı, sonra “şey teşekkür ederim Tamer Bey, ama bu oldukça ironik. Zira buraya karımdan eş bir şey istemek için geldiğimde, o orgazm çığlıklarını duydum. Anlarsınız ya, Pokerde kötü kaybettim ve buraya Cemil ile Mahmuta bahis olarak karımı sikebileceklerini söylemiştim ve karımdan bunu istemeye gelmiştim ve bunu, iki yabancı erkek tarafından sikileceğinin, tatlı karıma nasıl söyleyeceğimi düşünüyordum. Gördüm ki endişe edecek bir şeyim yokmuş” dedi.
Cemil ve Mahmut, Sedatı kenara iterek içeri girdiler ve çıplak memelerimle amcığımı süzmeye başladılar.
Ben ,”Eh peki o zaman, soyunun ve yatağa girin çocuklar” dedim.
Kırışmış eteğimi çıkarıp, koca yatağımızın üzerine uzandım. Mahmutla Cemil yatağa yanıma gelip memelerimi öpüp emmeye ve yalamaya başladılar.
Ben de her ikisinin sertleşmiş yarraklarını elimle sıvazlayarak, kocama “Sedat, sonunda beni yakaladın! Neden ben sikilirken, sen de beni izleyerek mastürbasyon yapmıyorsun?” dedim.
Sedat elbiselerini çıkarıp odadaki bir sandalyeye oturdu. Yanımdaki adamlara nasıl yapmak istediklerini sordum.
Cemil “Seni dogy pozisyonun da sikmek istiyorum” dedi.
Mahmut da “Ağzına boşalmak istiyorum” dedi.
Doğrulup Mahmuta sır üstü yatmasını söyledim. Cemilden de arkama geçmesini istedim. Sonra Mahmutun bacaklarının üzerine ata biner gibi oturdum ve sikini ağzıma alacak şekilde öne doğru eğildim. Cemil de yarrağını amıma kaydırarak, ben Mahmut unkini yalarken beni sikmeye başladı.Cemil gerçekten daha önce sikilmiş amımı harika sikiyordu.
Mahmutun sikinin gövdesini ellerimle tutarak ağzımı üzerinde aşağı yukarı devinim ettiriyordum. Mahmutun bacakları gerilip titriyordu. Aniden ağzıma boşalmaya başladı. Fışkıran siki ağzımdan çıkardım, alet yüzüme fışkırtmaya başlamıştı.
Dönüp Sedata baktım. Bütün spermler dudağımı kaplamış, çeneme doğru akıyorlardı
“Ohhhh Sedat, Cemil öyle güzel sikiyor ki…! Mahmut ağzıma boşaldığında zaten ben çoktan gelmiştim. Sedat hızla aletini sıvazlıyordu, ben onunla konuşurken aletinden spermler havaya fışkırmaya başlamıştı.
Bu arada Cemil amımı pompalamaya devam ederken, Tamer, Sedatın patronu, yanıma gelmiş ve memelerimle oynaya başlamıştı. Amımı tokmaklayan yarrak sonunda patladı ve içimi sıcak spermleriyle doldurdu. Ardından da içimden çıktı.
Tamer bana sırt üstü yatmamı söyledi. Memelerimi sikecekti. Dediğini yaptım. Göğsüme ata biner gibi oturdu, sertleşmiş sikini memelerimin arasına yerleştirdi ve ateş gibi yanan memelerimi okşamaya başladı. Birkaç dakika memelerimin arasını sikmeye devam etti. Ardından koca bir damla spermi memelerime ve yüzüme attırmaya başladı.
O gece herkes gittikten sonra Sedat beni tam üç kez sikti. Evlendiğimizden beri beni her siken yarrağı ona söylememi istedi.
Ben beni siken her siki, ağzıma boşalan her yarrağı hatırlayamayacağımı, ama unutulmaz bir kaçını söyleyebileceğimi anlattım. O da bana, başka adamlar tarafından amımın yada ağzımın sikilmesini izlemenin onu çok tahrik ettiğini ve daha da istediğini söyledi.
o geceden sonra, çeşitli herifleri eve aldım ve Sedat seyrederken onlarla sikiştim. Bizi izlerken sürekli mastürbasyon yapıyor ve adam gittikten sonra da beni sikiyordu.
Kocam da eve adamlar getiriyor ve onlarla sikişmemi istiyordu.
Bu adamlar çoğunlukla iri yarraklı oluyorlardı. Koca yarraklı adamları beni dört ayak üstü pozisyonda sikmelerinden ve amıma götüme akıtmalarından çok hoşlandığını söylüyordu...
Ebru ve Metin ile Maceram
Büyük gün gelmişti. Cumadan işten izin alıp aylardır nette konuştuğum Ebru ve Metin ile en sonunda görüşmeye karar vermiştim. Bunda beni ikna eden en önemli faktör oldukça kültürlü olmaları ve beni hiç zorlamadan sabırlı bir şekilde üzerime gelmeden bana yaklaşımları olmuştu.
Hafta sonunu AYça olarak geçireceğim için büyücek bir valiz hazırladım ve içine envayi çeşit kıyafet ve aksesuar doldurdum. Metin ve Ebru'dan kısaca bahsetmem gerekirse; Metin Karadeniz bölgesinde bir enerji firmasının temsilciliğini yapan bir yöneticilik yapıyordu.
Eşi Ebru ise Metin'in işi nedeniyle İstanbul'u bırakmış ve kendisine ufak bir dükkan açmış o şekilde kendisine meşgale yaratmıştı. Nette tanıştıktan sonra sohbete başlamış, zamanla önce cam açmış, daha sonra camda yüzlerimizi göstermiş ve defalarca seks yapmıştık. Farklı şehirlerde olmamız iki taraf için de uygundu.Valizim de hazır olduktan sonra evden çıktım ve havaalanına gittim.
Hala kalbim güp güp atıyordu. Uçakta bile hala bunun iyi bir fikir olup olmadığını düşünüyordum ama ok yaydan çıkmıştı bir kere. İndiğimde telefonla Ebru'yu aradım. Cuma öğlendi. Uzaktan kendisini gördüm. camda gördüğümden bile daha güzel ve alımlı bir bayandı. Bugüne özel dükkanını kapatmış ve beni almaya gelmiş. Uzaktan gülüştük, yakınlaşıp tokalaştık. Bana o halimle bile "hoşgeldin Ayçacığım" demesi bile içimi titretmişti. Metin yoktu yanında,
Cuma olması itibariyle o hala işteydi, bize akşam katılacağını söyledi. Havaalanında arabaya bindik ve yola çıktık. Nereye gittiğimizi sorduğumda "Metin'in senin için özel birkaç isteği var" dedi. Yanımda oldukça fazla iç çamaşırı getirdiğimi söylememe rağmen "hayır sen bizim misafirimizsin" dedi ve ısrar etti.Bir alışveriş merkezine park ettik ve alışverişe başladık.
Bu arada sohbet de bayağı koyulaşmıştı. Bir iç çamaşırı dükkanından benim bedenime ve Metin ile Ebru'nun zevklerine uygun çamaşırları aldık ve çıktık. Ayrıca siyah saten bir gecelik de aldık. Sonra bana uygun seksi siyah kadife bir elbise aldık. Beraber birer kahve içtikten sonra eve doğru yola koyulduk.
Yolda da Ebru arabayı kullanırken muhabbet çok koyuydu.Eve geldiğimizde valizimi ve aldıklarımızı çıkarttık ve ben duş almak istediğimi söyledim. Ebru istersem yardımcı olabileceğini söyledi ama ben istemedim. Duşta deliğimin içini de temizleyip kremledim, malum geceye hazırlık yapmalıydım.
Çıkıp bornozumla Ebru'nun yanına geldim. Tam jartiyerlere elimi atacakken Ebru "onlarla üşürsün bu akşam" dedi. Ben açıkçası şaşırdım. Ebru ekledi: "Bu akşam beraber dışarıda deniz kenarında yemek yiyeceğiz".
Ben ilk olarak biraz çok olsam da sonradan fikir çok hoşuma gitti. mart ayı olması itibariyle hava biraz soğuktu ve erken kararıyordu. Biz iki kız hazırlanmaya başladık.Deliğime her ne kadar beni bütün gece rahatsız edeceğini bilsem de buttplugımı yerleştirdim ve stringim ile de sabitledim.
Üzerine kalın külotlu parlak çorabımı giydim. Saten destekli sütyenimi giyip içine silikon göğüs desteklerimi yerleştirdim. Kadife uzun kollu mini elbisemi giydim. Ebru makyaj konusunda bana yardımcı oldu ve hayatımda yaptığım en güzel makyajı bana yaptı, takma tırnaklarımı da takıp bordo ojelerimi sürdüm.
Omuzlarıma kadar gelen düz kızıl peruğumu ve dizlerime kadar gelen topuklu deri çizmelerimi de giyince ve parfümümü de sıkınca tam bir dişi olmuştum. Hava da karanlık olduğu için açıkçası çok da rahatsız olacağımızı düşünmüyordum.
Sonuçta yanımda Ebru ile Metin olacaktı. İkimiz de hazır olduktan sonra üzerimize mantolarımızı da alıp çıktık.Yolda Metin aradı ve bizi beklediğini söyledi. Ebru arabayı biraz daha hızlı kullanmaya başladı. Gittiğimiz yer deniz kenarında bir yerdi. Nispeten karanlık, açık havada, ısıtmaların olduğu bir yer.
Arabadan indik Metin'i uzaktan gördük. 45 yaşında olmasına rağmen oldukça atletik ve heybetli duruyordu uzaktan. Yanına gelince el sıkıştık. Bakışlarından beni çok beğendiği belliydi. Yemeğe oturduk. Aslında Metin'in masa altından ufak tacizleri ve anlattığı birkaç bel altı fıkra dışında herşey normal bir yemek gibi gitti.
Bu da onlara daha çok ısınmamı sağlamıştı. İkisi bu kadar senedir evli olmalarına rağmen hala birbirlerine çok bağlı görünüyorlardı.Hesabı istedik, Metin hesabı ödedikten sonra arabaya yöneldik. Ben Metin arabayı alır diye beklerken Metin arkaya geçti ve Ebru'nun kullanmasını istedi. Ben mesajı almıştım.
Hemen arka koltuğa Metin'in yanına geçtim - macera başlıyordu. Yola çıktığımızda Metin dizlerime yattı ve "bugün çok yoruldum başım çok ağrıyor şakaklarıma biraz masaj yapar mısın" dedi ben de "memnuniyetle" diye cevap verdim ve başladım. Yaptığım masaj yavaşça aşağılara kaymaya başladı, zaten pantolonunun üstünden şişkinlik de belli oluyordu. Elimi iyice attığımda artık pantolonu iyiden iyiye zorlar hale gelmişti.
Metin doğruldu, hiçbir laf etmesine izin vermeden eğildim ve pantolonun kemerini çözdüm, fermuarını açtım. Hayatımda gördüğüm en büyük yarrak olmasa da oldukça kalın ve heybetli bir yarrak önümde duruyordu. Açılışı arabanın arka koltuğunda yolda yapmak istiyordum. Metin öpüşmeyi sevmediğimi bildiği için sadece götümü mıncıklıyor bense eğilmiş yarrağının başın küçük dil darbeleri atmaya başlamıştım. Bir anda kafasını ağzıma aldım ve Metin'den bir inleme geldi. Bu arada Ebru da dikiz aynasından bize bakıyordu.
Ritmik hareketlerle kafamı aşağı yukarı indiriyor bu arada yarrağını emmeyi ihmal etmiyordum. Aynı zamanda bir elime yarrağının ağzımın dışında kalan kısmını sıvazlıyor diğer elimle de taşşaklarına masaj yapıyordum. Metin de boş durmuyor, bütün gece götümün içinde duran buttplug ile oynayıp beni iyice delirtiyordu.
Yarrağının titremlerinden zirveye doğru yaklaştığını anlıyordum. Hareketlerimi hızlandırdım. Yarrağını ağzımdan çıkarttım ve dilimi dışarı çıkarttım. Elimle hızlıca sıvazlamaya başladım Betin inleyerek boşalmaya bütün döllerini ağzımın içine ve yüzüme fışkırtmaya başladı. Bu arada baktığım
Ebru önce hınzırca gülüyordu. Metin'in yarrağını ağzıma alıp üzerinde kalan dölleri de temizledim ve pantolonun içine koyup fermuarını kapattım. Yol devam ediyordu.Yüzümdeki döllerden bir kısmını parmağımla sıyırıp öne Ebru'nun ağzına uzattım Ebru hemen dliyle yaladı ve yuttu ve ekledi: "Bu gece çok güzel olacak.
Metin in arabada ağzıma boşalması her ne kadar Metin in ateşini biraz da olsa söndürdüyse de Ebruyla ben hala çok azgındık. Özellikle Metin in kıvamlı döllerinin yüzüme çarpması ve kıçımdaki buttplug ile oynaması beni iyice azdırmıştı.
Evin önüne gelmiştik. Ebru arabayı park etti ve arabadan inip apartmana doğru yöneldik. Yolda apartmana girerken ve asansörle eve çıkarken bile elle tacizler devam ediyordu.
Eve girer girmez Ebru ile ben Metin den hazırlanmak için izin istedik. Metin de kendisine bir içki hazırlayıp bizi beklemek için salona geçti. Yatak odasına gidip üstümüzü çıkarttık. Bütün gece üstümdeki külotlu çorabı çıkartıp nihayet bugün aldığımız siyah jartiyer takımı giyebilecektim. Yarım büstiyerimi giydim ve siyah geniş dantelli jartiyerimi geçirdim.
Geniş dantelleri olan arkası dikişli siyah çoraplarımı bacaklarıma geçirdim ve jartiyerin kopçalarını bağladım. Önü dantel olan stringimi üstüne giydim. Ebru dan bu sefer daha ağır bir makyaj yapmasını rica ettim. Bu arada o da kırmızı bir takım giymişti. Bana mavi tonlarında ağır bir makyaj yaptı.
Bu makyaja siyah uzun bi peruk giderdi - öyle de yaptım. Silikon göğüs desteklerimi yerleştirdim, aldığımız saten geceliği de giydikten sonra incecik ve upuzun topukları olan topuklu ayakkabılarımı da giyince hazırlıklarım tamamlanmıştı. Deliğim zaten bütün gece içimde duran buttplug yüzünden hazır sayılırdı. Yine de çilek aromalı kaydırıcı jelden az miktarda içine sürdüm.
Ebru da hazırdı, ben siyahsam Ebru da benim kırmızı versiyonum gibiydi; büyük an gelmişti. Salona doğru ilerledik, topuklarımızın sesi evde yankılanıyordu.
Metin bizi salonun kapısında görünce bir ıslık çaldı. Ayağa kalktı, masanın üstünde duran Cialis i elindeki viski ile ağzına attı. Bunu biz hazırlanırken de yapabilirdi ama sanırım bana da bir mesaj vermek istiyordu, bu gecenin uzun olacağını göstermek istiyordu.
Ebru ile beraber Metin in birer koluna girip salondaki geniş köşe takımına onu oturttuk. Kravatı hala üzerindeydi. Sağlı sollu onu soymaya başladık. Gömleğinin düğmelerini çözdük. Sıra pantolonuna gelmişti. Kemerini çözüp fermuarını açtık ve külodunu indirdik. Yarrağı zaten yeniden kalkmaya başlamıştı.
İkimiz birden iki taraftan aynı anda yarrağını yalamaya başladık. Sırayla kafasını ağzımıa alıp birbirimizin ağzına sunuyorduk. Bu arada ben Metin in pantlonunu ve gömleğini de tamamen çıkartıp çırılçıplak kalmasını sağladım.
Bu arada Metin ayağa kalktı. Camda fantazisini kurduğumuz şeylerden birini yapıyorduk. Benle Ebru nun dudakları birleşmiş, Metin yarrağını ikimizin dudakları arasında ileri geri hareket ettiriyordu. Metin in yarrağı iyice sertleşip kıvama gelince sıra bize gelmişti.
Geniş koltuğa Ebru sırt üstü yattı, ben de mecburen domalarak üstüne yattım. Ayaklarından başlayarak onu yalamaya başladım. Bu arada Metin de arkamdan benim sırtımı yalamaya balamış ve yavaşça aşağılara inmeye başlamıştı. Metin benim götüme geldiğinde ben de Ebru nun amına varmıştım.
Metin stringimi çıkartmadan kenara sıyırdı ve deliğimi dillemeye başladı. Zevkten gözlerim kararmaya başlamıştı. Ben de bu arada aynısını Ebru ya yapıyordum. İki elimle amını ayırıp klitorisine dil darbeleri atmaya başladığımda Ebru nun inlemeleri de salonda yankılanmaya başlamıştı.
Bu arada Metin de dilini deliğimin içine sokuyordu. Metin en sonunda doğruldu ve yarrağını eline aldı ve ben domalmışken deliğime dayadı. Yavaşça deliğimin içine ittirmeye başladı. İnanılmaz zevk alıyordum. Hiç öyle hikayelerde anlatıldığı gibi acı zevke dönüşmüyor, direk zevk alıyordum. Metin de işini çok iyi biliyor önce yarrağının az bir kısmını sokuyor daha sonra hızlanarak taşşaklarına kadar sokmaya başlıyordu.
Bu arada Ebru benim dil darbelerimle titreyerek ilk orgazmını olmuştu. Ben de akan zevk sularıyla amını yalamaya devam ederek bir parmağımı Metin için götünü hazırlamak için götüne sokmaya başladım. Parmağımı sokar sokmaz Ebru dan tatlı bir çığlık geldi.
Önce bir parmağımla, sonra 2 derken 3 parmağımla içinde gidip gelmeye başladım. Bu arada Metin istifini bozmadan arkamda hızlı bi tempoyla beni sikmeye ve zevkten delirtmeye devam ediyordu. Yaklaşık bir 5 dakika sonra Ebru ben de istiyorum dedi ve yer değiştirdik. Bu sefer koltukta ben sırt üstü yattım.
Ebru benim üstüme ters yattı ve amını benim ağzımın üstüne getirdi ve domaldı. Metin kaydırıcıdan biraz Ebru nın alıştırdığım götüne sürüp direk götüne girdi. Ebru da bu arada boş durmayıp benimkini ağzına almaya başladı ve götümü de aynı zamanda parmaklıyordu.
Müthiş bir tempo tutturmuştuk. Arada Metin yarrağını Ebru nun götünden çıkartıp benim ağzıma veriyor sonra tekrar götüne sokuyor ben de Ebru nun amını yalamaya devam ediyordum.
Ebru kaç defa orgazm oldu bilmiyorum ama Metin bir anda Ebru nun götünden çıktı ve inlemeye başladı. Büyük bir haykırışla yüzüme boşalmaya başladı. Hemen ağzımı açtım, hiçbir damlasını ziyan etmek istemiyordum.
Ebru hemen kalkıp yanıma geldi. Metin in yarrağını beraber yalamaya, temizlemeye ve öpüşmeye başladık. Ben hipnotize olmuş gibi hala Metin in yarrağını yalıyordum ve hala boşalmamıştım.
Ebru bu arada kaybolmuştu ve içeri gitmişti, herhalde tuvalete yüzünü yıkamaya gitti diye düşündüm. Kendime gelip kafamı kaldırdığımda Ebru yu salonun kapısında gördüm. Belinde kocaman bir strapon sallanıyordu....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Türbanlı Karımı Siktiler
mrb adım murat eşimin adı ise elif 30 yaşındayım. eşim kapalıdır ama dar pantolon veya diz kapak ta etek giyer. hafta sonu bi gün eşimle birlikte alışveriş içn dışarı çıktık. gezip dolaştıktan sonra hava kararmak üzereydi ki eve dönmeye başladık. eşim bana tuvaletinin geldiğini eve kadar dayanamıyacağını söyledi.
ben de ıssız bi yer bulup arabayı kenara çektim. arabadan birlikte indik eşim çalılıklara doğru ilerledi. üzerinde gömlek ve bol bir etek vardı başında da ak eşarbı. hava sıcak olduğundan da çorap yoktu. daha sonra karımın orada birileriyle konuştuğunu duydum. meğer eşim işemek için oturduğunda az ilerisinde 3 adet adamın içtiklerini görmüş.
eşim onlara çok sıkıştığını kusura bakmamalarını söyleyip işini yapmaya bşlamış . tabi adamlar onu izlemişler. içlerinden biri eşime abla temizleyimmi amını diyince karım korkmuş bi vaziyette yanıma geldi.
ne oldu diyice bu olanları anlattı. arabaya binerken 3 adam birden bire geldi ve biri karımı tuttu 2 side beni tutup çalılıklara getirdi. arabamdam ip alıp beni bağlamaya başladılar eşim ağlıyordu başımıza gelebilecekleri tahmin etmişti. derken beni bağladılar ve eşime sakin olmasını yoksa beni döveceklerini söylediler.
durun yapmayın dememle karımı ellemeleri bir oldu. üç ekeğin arasında kaybolmuştu karım. karımın eteğini ve gömleğini çıkartılar. sadece tanga ve sütyenle kalmıştı. sonra tangayı yırtıp bana fırlattılar ve bak şimdi karını nasıl inleticez dediler. eşim hala ağlıyor bense bakamıyordum yüzüne. derken eşimi yere yatırıp amını yalamaya başladılar sırayla .sonra biri iri aleti çıkarıp eşimin ağzına verdi. amı yalanan eşim hoşuna gitmiş olacakki adamın sikini iştahla yalıyordu.
diğeri ise kalın sikini eşimin amının üstünde gezdirmeye başladı. üçüncü adam ise sikini okşayıp kaldırıyordu ama ne sik baya kalın ve 20 cm civarı. eşim onu görünce bırakın diye yalvarmaya başladı. ama onlar hiç aldırmadı. derken sikini amına süren adam yavaşca içine girmeye başladı. eşim kıvranıyordu acıdan. yapmayın dedikçe adam daha katı vuruyordu. diğeri ise ağzına vermiş yalatıyordu.
3. adam ise hala okşuyordu sikini. 5 dakika sonra amındaki adam hırlamaya başladı anlaşılan boşalcak tı derken son br hamleyle yığıldı kaldı döllerini akıtıyordu karımın amcığına. sonra ağzına veren adam da ağzından çıkarıp karımın amına pompalamaya başladı bir ki derken oda büyük bi patlamayla boşaldı. karım ağlıyordu ve utanıyordu. bense sanki zevk alır gbiydim.
karımın amından döller akıyordu. anlaşılan içi baya dolmuştu . sıra 3.adamdaydı karım ona ne olur çok büyük alamam ağzıma alayım onu sokma bana dediyse de adam dinlemedi ve bana dönüp eşin götten sikeyim mi dedi ben hayır o götten siklmedi çok acır dedim
ama adam iyi ya açılır rahtalar diyip karımı domalttı. benim sikim kazık gibi olmuştu ilk kez karım götten sikilcek ti. karım yalvarıyor ağlıyor ama yarar yok sikilcekti. adam sikini kafasını deliğe hizalayıp yavaşça ittirdi ama girmedi. sonra ağzına verip güzel yala orospu diyip yalatmaya başladı. sik iyice kayganlaşmıştı adam yine arkaya geçip götüne yavaşça ittirdi. ve kafası girmişti ki karım yandım anam çıkart onu ne olur yandım yırtıldı diye ağlamaya başladı.
gerçekten de daracıktı götü girmekte zorlanıyordu adam. ama adam bırakmadı iyice ittirmeye başalmıştı ki karım tekrardan yalvarmaya başladı ne olur çıkar yandım alamıyorum götüm yırtıldı diye ama adam son hamleyle 20 cm siki o daracık göte sokup pompalamaya başladı eşim kendinden geçmiş yapma etme diyordu.
gerçektende bu sik karımın götünü yırtmıştı adamın her sokuşunda sanki göt yanakları ikiye ayrılıyor gibiydi. adam biraz sonra büyük bir bağrışmayla karımın götüne boşaldı. siki çıkarttığında karımın götü baya açılmış içinden kan ve döl geliyordu. adamlardan biri benim yanıma gelip pantolonumu çıkarttı sikim kazık gibiydi karıma dönüp bak kocan bile memnun ki siki kalmış deyince
utandı karım yerde yarı baygındı ki adamlar yanına gelip yine okşamaya başladılar karım eşarbını çözüp amını ve götünü sildiler .anlaşılan karımı yine sikeceklerdi. siki büyük olan karımı bu sefer amdan sikeceğini söyedi.ve yere yattı karımı üzerine aldı ve tekrar amına girdi. sonra diğeri karımın arkasına geçip götüne sürtünce karım ne olur yapmayın bunu dayanamıyorum dedi
ama adamlarda hala merhamet yok. ikisi yine aynı anda karıma girdiler diğeri ise ağzına verdi artık karım tam bir orospu gibi sikiliyordu. o şekilde karımı siktiler karımda o kadar sikten sonra kıvama gelmişti çünkü hadi akıtın bana diye mırıldanıyordu. derken 3ü ani aynı anda boşaldılar karımın amı götü ağzı dölle dolmuştu. adamlar beni çözdüler hemen karımın yanına gittim karımın dermanı kalmamıştı.
yerde yatıyordu. adamlar hadi sen de sik dediler zaten kalkan sikimi hemen soktum ama amı baya bollamıştı. zevk almadım boşaldım hemen.
sonra eşimi kucağıma alıp adamların yardımıyla arabaya taşıdım. eve gittik eşimi yıkayıp uyuduk sabah kalktığımızda eşimin amı memeleri mosmordu nasılsın dediğimde götüm sızlıyor dedi.
hayvan herifler feci siktiler beni ama kızma ne olur dedi bana.
aradan bi süre geçtikten sonra olayı unuttuk şimdi ben eşimi götten de amdan da sikiyorum
karımın 3 kişi tarafından sikilmesiden sonra bu tür fanataziler kuruyorduk. bi gün eşim bana
bana yetmiyorsun büyük yarrak istiyorum diyip kızdırmaya çalıştı. bende tabi aldın tadını diyip cvp verdim. ama ona bunu bulacaktım. aklıma bi arkadaşı geldi. adı sinan. bi gün ondan bize gelip bana biraz borç vermesini söyledim. eşimle herşeyi ayarladık eşim banyoya gircekti evde sadece ben varmışım gibi odaya gelcekti. oturacağımız odaya da eşimin tanga ve sütyenini koycaktık. artık herşey hazırdı zil çaldı eşim banyoya ben de kapıyı açmaya gittim. oturma odasına geçtik sinan tamda tangaların yanında oturdu ben de ya kusura bakma elif banyodaydı o yüzden filan dedim
sonra ben ne alırsın diye sordum su dedi mutfağa gittim kapının arasından sinanın tangayı kokladığını gördüm
o ara elif te odaya girdi. aaaaa çok özür dilerim ya murat neden bana söylemedin
sinan rezil oldum dedi
eşim de bende ya unuttum dedi
madem öyle ben de böyle durayım bi daha unutmazsın dedi. kızar gibi yaptım ben. bu arada eşimin üstünde kısa bi havlu var sadece göğüslerini kapatıyor amının birazı gözüküyor. ben o na hadi git içeri dedim
dinlemedi ne var madem öyle deseydin bana hem sanki yicekmi beni sinan dedi sinan utanmıştı. ama gözünü karımdan alamıyordu.
hadi sende banyoya git aşkım dedi ben banyoya giderken o da ayağa kalkıp tangasını aldı. kapı ardından onları izliyordum artık karımı tamamen sinana vermiştim. karım tangayı giyip sinana sinan şu tanganın kancasını takar mısın dedi
sinan tereddüt etti bi an ama elif ona benim için o banyoda geç çıkar dedi
sinan kancayı taktı. sonra sütyenin kancasını tak dedi karım sırtı ona dönük sinan kancayı takarken elif sinana sürtmeye başladı. sinanda sütyeni bırakıp karımın memelerini okşamaya başladı. sonra öpüşmeye başladılar karım sinanın pantolonunu çıkarınca umduğundan daha büyük bi yarrakla karşı karşıya kaldı. hemen ağzına almaya çalıştı ama inanın sığmıyordu. yere yatıp 69 oldular sinan karımın amını resmen yiyordu sonra karım ona hadi sok bana ne olur sik beni inlet beni yırt beni diye yalvarıyordu
sinan karımın bacaklarını ayırıp sikini amına sürtmeye başladı ve birden bire kökledi karım çığlık atıyordı
sinansa ağzını tutuyordu. ben zevkten kudurmuştum. hemen odaya gelip napıyorsunuz diyip kızdım
sinan şok olmuştu
karım ise orospu gibi hadi kocacım bu yarağı yedir bana diyordu
sonra sinana bakıp devam et bakalım dedim. korkudan yarağı hafifi inmişti karıma onu kaldır dedim derhal ağzına aldı. karımın bacaklarını ayırdım ve sinana hadi sok dedim. sinan karıma her sokuşta amı ortadan ikiye ayrılcak gibiydi tarifsiz bi zevkti bu sonra ikisi de kasıldı ve aynı anda boşaldılar
sinan bitmek bilmiyordu. karım ohhhhh akıt hepsiiiniii diye inliyordu. sinan içinden çıktığında karımın amı baya açılmıştı. sinanın siki hala dimdikti karımı domaltıp arkasına geçti ben ona götten yavaş yap dedim karımda bana aşkım sinanın sikini içeme sen sok demezmi artık tamamen zevkten delirmiştim karımın götünü tükürükledim
sinanın koca yarağını tutup içeri doğru bastırdım gimiyordu
sonra sinanın sikini bi güzel elimle tükürükledim ve karımın götüne doğru ittirmeye bşladım. inanın o kadar açılıyordu ki götü içi bile görünüyordu girip çıktığında
sinan hızlıca pompalıyor karım ise akıt bana sik beni kocamın dağıtamadığı amı sen yırt diye yalvarıyordu
derken sinan büyük bir patlamayla götüne boşaldı. karımın götünden döller akıyordu. bede karımın ağzına verip ağzına boşaldım. sonra karımı tost yapmak istedi sinan. sinan yere uzandı ben de karımı onu üzerine uzatıp sikini amına yerleştirdim. sinan karımı bu şekilde sikerken ben de karımın amını yalıyordum. karım çıldırmıltı amı su içindeydi. sonra ben de karımın amına girmeye başladım karımın amı o kadar ıslaktı kı ikimiz aynı anda girmiştik ona
sonra karım aşkım sen amımı yala ne olur dedi ben tekrar amını yalamaya başladım bu arada sinan hala sikiyordu ara ara siki benim ağzıma değiyordu. sinan tekrar hırlamaya başladı anlaşılan boşalıyordu eşimde bekle aşkım birlikte boşalalım dedi
ben hala yalıyordum ve boşalmaya başladılar karımın amından akanları emiyordum sinan tekrar doldurmuştu karımın amını
sikini çıkarttı döller karımın zevk sularıyla birlikte akmaya başladı . karım aşkım yala amımı dedi
birazcık yaladım. sonra banyoya gittiler sinan o gece biz de kaldı ve karımı sabaha kadar sikti. sabah kalktığımızda karımın götünün üstüne oturamıyordu ve amı hala döl içindeydi...
Sevmediğim eşimin müdürüyle
Merhaba yaz tatilindeki yaşananlardan dolayı eşime çok kzımıştım. Oda bana kimi katlanmak gerek deyip müdürüyle olan istemiyerek ilişkiyi haklı çıkarmaya çalışıyordu. Ya sevmiyordum adamı benden 15 yaş büyüktü. Neyse aradan 15 gün geçti müdürü arayıp halimi soruyordu bende öylesine yanıt veriyordum.
O gün doğum günümdü ve müdürü de ve o gece çok iyi hazırlandım. Temizlendim. Her yerimi temizlemiştim. Sofrayı kurdum her şey hazırdı. Bende kısa bir etek ve kolsuz belimi ve göğüslerimi gösteren bir badi giydim. Kapı çaldı eşim geldi ve öperek içeri aldım. Elinde bir kamera ve bir paket vardı.
Bu kamera kimin dedim bana müdürümden aldım deyince cinlerim tepeme çıktı adamın adını duymak beni gıcık yapıyordu. Neyse kutuyu açtım içinde ipek çamaşırlar vardı beyaz bembeyazdı. Öptüm ve eşime hadi banyoya gir üstüne değişte gel sofra hazır dedim. Eşim banyoya girdi.
Ama hep yüzünde bir manalı bakışlar vardı ya neyse dedim. O arada zil çaldı kapıyı açtığımda karşımda ne göreyim eşimin müdür vardı elinde iri bir çiçek buketi vardı. Çok sinirlendim gitti en güzel gecem dedim. Ve mecburen sırıtıp içeri aldım. aslıcım metin nerde diye sordu.
Bende banyoda çıkar şimdi siz içeri geçin dedim. aslı doğum günün kutlu olsun eşin gelmeden hediyemi sunmak istiyorum deyince acep dedim tşk. Ederim zahmet etmeseydiniz, cevabını verdim.
Oda kapat gözlerini dedi. Gözümü kapattım arkama geçip saçlarımı sıyırdı ve ben aç diyene kadar sakın açma gözlerini dedi. Boynuma bir şey taktı ve boynuma öpücük kondurdu. Sonra elimi tutup bileğime taktı. Çok heyecanlanmıştım. Bileğimi öptü. Sonra kulaklarımı öpüp ağzında ıslattı ve her ikisinde de küpe sanırım taktı.
Ve elimi tutp parmağımı ağzının içine sokup yaladı ve parmağıma yüzük taktı. Şimdi aç gözlerini dedi açıp aynaya baktım bana takım gerdanlık almıştı. Her vakit isteyip de alamadığım bir gerdanlık tı.
Çok pahalı ve çok güzeldi. Bu benim mi diye kekeledim ve evet senin sana az bile senin güzelliğinin yanında hiç kalır deyince od adam gitti yerini bambaşka bir adam aldı. Aşka sevgiye susamış sevdiğim bir adam gibi oldu ani ve derhal boynuna sarılıp dudaklarından öptüm. Uzunca öpüştük.
Çok mutluydum. Derhal içeri gittim ve eşimin aldığı o ipek çamaşırları giydim parfümler sürdüm. O arada eşimde içeri girmişti beni mesut görünce hayırdır çok mutlusun dedi. Bende evet doğum günüm dedim. Iyide müdür burada sen tekrar mutlusun deyince olsun bu gece onuda seviyorum dedim.
Eşimde güldü ve sevindi anlaşılan çok rahatlamıştı. Masaya oturdu kl her ikisinin arasına oturdum yemeği yedik ikramda bulundum ben oturtrup kalktıkça her ikisinin de gözleri üstümdeydi
özellikle müdür beni ayakta yiyordu. Olsun haketmişti beni. Sonra dans müziğini koydum ve eşimle dans ettik müdür elinde kamera bizi çekiyordu.
Eşimle öpüştük. Eşime dedim misafirimiz var onunla dans edeyim dedim. Oda peki dedi eşim kamerrayı alıp bizi çekmeye başladı bende müdürle dansa başladım.
Ellerimi boynuna attım oda belime attı. Yapıştık bir birimize artık çok rahattım eşimde istiyordu her kes istiyordu. Neden sıkılayım ki. Öpüşmeye başladık. Sonra kalçamda ellerin dolaştığını hissettim. Ipek kilotun üstünden kalçamı okşuyordu. Bende kendimi ona bırakmıştım.
Elini badinin içine soktu badiyi çıkardı. Sonra eteğimi çıkardı. Eşim aa benim bugün aldığım çamaşırlar değil mi deyince evet senin aldıkların ama senin için giymedim onu diye cevabı yapıştırdım. Müdür çok sevindi ve çamaşırları okşayıp beni sevmeye başladı. Sütyenimi çıkardı göğüslerimi emiyordu.
Beni kanepeye yatırd ve boynumu, kulağımı, koltuk altımı göbeğimi, yalıyordu her karesini sonra kilotumu çıkarıp kokladı hımmm nefis kokuyor dedi. Ve başını kasıklarımın arasına sokup kadınlığımı yalamaya dilini içeri sokmaya başladı o an ben boşaldım. Inleyip çığlık atıyordum eşimde beni kameraya alıyordu.
Oda çok hoşuna gittiği belliydi. Bir eli sikindeydi. Müdürü ayak parmağım iç her yerimi yalıyordu. Sonra ben ayağa kalktım ve önünde diz çöküp kilotunu çıkardım. Ve erkekliğini elime aldım. Ilk kez gözüme güzel görünüyordu. Eşiminkinden büyüktü. Kalın damarlıydı. Avucuma sığmıyor ve çok sertti.
Ağzıma sokup büyük bir iştahla yaladım. Emdim. Kasıklarını yaladım ve onu hazırladım ben yaladıkça o inliyor harikasın, aşkım, kadınım, bundan sonra sen benim kadınımsın diyordu. Ve beni dizlerimin üstüne çömeltip arkadan amıma soktu. Hızlı hızlı gidip geliyor ben orgazm üstüne orgazm oluyordum. Sonra sikini çıkarıp art deliğimi yalamaya başladı. Bir köpek gibi yalıyordu.
Eşimde çok yalar oramı. Ne varsa orda. O yaladıkça art deliğim açılıyordu ve sikilmek istiyordu. Parmağını sokuyor yalıyordu sonra erkekliğini içeri soktu ve gidip gelmeye başladı. Canım çok yanmıştı. Ama olsun bu gece o beni hak etmişti.
Ben bir defa daha orgazm oldum. Sonra yere yattım ve yüzüme boşaldı. Inliyerek.
Agghhhh diyerek boşaldı, boşaldı. Ve beni alnımdan öpüp hayatımın en güzel gecesini yaşattığımı söyledi. Ayakta duramıyordu ve karşı koltuğa uzandı. Yüzümdeki ve ağzımdaki menileri vucuduma sürmüştüm. Vucudum alev, alaz yanıyordu. Saçlarım darmadağın. Her yeri, m terlemiş sırıl sıklam omuştum.
Yorgun ve perişan bir halde yatarken eşim yanıma geldi ve beni büyük bir iştahla öpmeye emmeye başladı. Yüzüm ağzım her yerim ter ve meniyle karıştığı halde öpüyordu. Öptü, öptü, sonra her yerimi amım, art deliğim iç yalamaya başladı resmen diliyle vucudumu yıkıyor emiyordu.
Arada bir ufffharika işte buu, işte bu, diyordu. Sonra art deliği uzunca yaladı, ve amımı yalarken ben bitmişken bir kez daha orgazm olmuştum.
Harikaydı. Onuda ağzımla boşlatmayı ihmal etmedim tabi.
Misafirimiz sikmekten, ben sikilmekten. Eşimde seyretmekten büyük zevk aldı….
ARKADAŞIMIN KOCASI KÜLODUMA BOŞALMIŞ
Merhaba adım Fatma 42 yaşında iki çocuklu evli ev kadınıyım kocam Mustafa ile 22 yıldır evliyim ondan biri oğlan biri kız iki çocuğum oldu bir daha yapmadık yeter dedik
çocuklar Üniversiteyi kazanınca evde yalınız kaldık.
O yüzden komşum arkadaşım Özlem ile sık sık birbirimize gelir gideriz Özlemde ayı yaştayız kocası Sefer abi bizden 5 yaş büyük Oda kocamla arkadaş anlayacağınız hep içli dışlıyız.
Bir gün dedim ki kız bu akşam gelin hep beraber yemek yiyelim çay kahve içelim yalınız lık tan sıkılıyoruz diyerek davet ettim oda Sefer abine diyeyim işi yoksa geliriz dedi yanımda aradı Fatmalar akşam yemeğine çağırıyor ne dersin gidelim mi dedi o da tamam gideriz deyince akşam için sözleştik.
Ben hemen çabucak pazara indim yemek için alışveriş yaptım hızlı hızlı akşama yemeği yetiştirmek için Eve geldim mutfağa girdim akşama yarım saat kala her şey hazırdı amam bende bayağı yorulmuştum kocam geldi kocacığım Sefer abiler yemeğe geliyor onlar gelmeden üstüm başım ter içinde kaldı hemen bir duş alayım dedim oda yamam karıcığım sen hazırlan dedi içeri geçti.
Hemen üzerimde ne varsa kirli sepetine attım ve suyun altına girdim duş şampuanı ile yıkandım durulandım çıktım yatak odasında üzerim değiştirdim hazırlandım son bir kontrol için mutfağa baktım derken misafirler geldi.
Hoş beş den sonra buyurun masa hazır dedim hep beraber oturduk tam bir saat konuşa konuşa yemekleri yedik Sefer abi Fatma eline sağlık harika olmuş dedi bende afiyet olsun abi her zaman gelin yine yaparım dedim erkekler içeri geçti bizde masayı topladık mutfağı topladık o sırada çaylarda olmuştu çayları koyduk çerez hazırladık içeri geçtik.
İki saate yakın sohbet ettik güldük eğlendik ve Sefer abi hanım Tuvalete gideyim sonra kalkarız dedi
ben önde Arkadaşım la beraber sefer abide peşimden geldi biz mutfağa geçtik sefer abide tuvalete girdi şimdiki evlerde yerden tasarruf için banyo tuvalet bir bizde de öyle neyse bi 10 dakika sonra geldi sefer abi oturmadan hadi hanım gidelim yarın erken kalkacağım çok teşekkürler bizede bekleriz dedi ve evlerine gittiler.
Kocamda hanım çok yoruldum yatacağım iyi geceler dedi bende ortalığı topladım mutfağı topladım son olarak da banyoya girdim çamaşırları makineye atayım da sabah kadar yıkasın diye kirli sepetini açınca misafirler gelmeden çıkardığım külodumun en üstte durduğunu gördüm halbu ki ben çamaşırlarımı sarmış öyle atmıştım sepete elime aldım baktım külodum yaş elime bulaştı içindeki yaşlık.
Oysa benim külodum hiç böyle yaş olmazdı çok temizdim çok dikkat ederdim temizliğime elime bulaşan ıslaklığı burnuma getirerek kokladım aman yarabbi dedim bu erkek döl kokusu kocamın döl kokusundan anlamıştım bazen sikişirken içime boşalmaz eline verdiğim beze boşalırdı bende o bezi yıkarken meraktan koklamıştım kocamın dölünü Ordan o koku aklıma geldi elim ayağım titredi.
Arkadaşımın kocası daha yarım saat önce kirli küloduma boşalmış hem de biz içerde otururken nasıl olurda kirli külodumu tiskin meden koklayıp zekvke gelerek boşalmıştı bunları düşünürken elimi ağzıma götürdüm ve dilimle yaladım dilimden beynime giden tat koku direk amımı hareketlendirdi ve öbür elimle amımı okşadım bu sırada parmağımı emiyordum.
Bu zevkle ve heycanla çamaşırı bile yıkamadan elimde Sefer abinin boşaldığı külodu aldım yatak odasına gittim Baktım kocam çoktan uyumuş Üzerimi çıkardım sütyenini külodumu çıkardım inanın küloduma baktım su içinde kalmış.
Geceliğimi çıplak vucüduma geçirdim yatağa girdim bir elim amıma gitti ve öbür elimdeki döllü kilotu kokluyordum sefer abinin döl kokusu afrodizyak gibi beni azdırmıştı ve o azgınlıkla elim amıma girip çıkıyor mastürbasyon yapıyordum..
Bu şekilde inanın iki kez boşaldım ve o yorgunlukla elimdeki külodu yastığımın altına koydum uyudum sabah uyandığımda kocam işe gitmişti. Aklıma akşamki zevk geldi elimi yastığın altına soktum ve kilodu aldım baktım baktım tabiki akşamki ıslaklık kalmamış kurumuştu ama hala heyecan duyuyordum.
Nasıl olurda kirli külodumu koklamış ve azmış boşalmıştı demek ki çok hoşuna gidiyordum Sefer abinin Akşamki külodumu sütyenini sefer abinin boşaldığı külodumu aldım banyoya gittim bütün çamaşırları attım sadece döllü külodumu atmadım sonra banyo yaptım kahvaltıdan sonra arkadaşımı aradım kız ne yapıyorsun dedim oda misafirler gelecek sende gel dedi.
Bende tamam geliyorum dedim Aklımda sefer abinin telefonunu almak akadaşımın telefonundan asıl alırım diye düşünüyordum Neyse gittim misafir gelmiş ve oturuyorlardı bir fırsatını buldum Arkadşıma dedim ki kız telefonundan kocamı bir arayayım benim ki evde kalmış dedim oda telefonu açtı bana verdi öbür odaya gittim sefer abinin telefon numarasını telime kaydettim.
Bir gün sonra kocam işe gidince öğlenden sonra heycanla sefer abinin telefonun çevirdim Yabancı telefon olduğu için efendim dedi bende utanarak heyecandan biraz bekledim ve sefer abi ben fatma dedim
oda buyur fatma birşeymi oldu dedi
Bende abi işin yoksa bize gelebilir misin edim oda tabi 10 dakika sonra ordayım dedi.
Bende o gelene kadar sütyen ve külodumu değiştirdim her yerimi temizledim sadece gömlek ve etek giydim başımıda boynum açıkta bırakacak şekilde bağladım heyecanla sefer abimi beklemeye başladım. derken kapı çaldı kalbim çıkacak gibi atarken açtım buyur abi dedim geçti oturma odasına.
Buyur Fatma bir şey mi oldu yoksa mustafamı hasta dedi bende hasta felan yok da sen ne kadar şerefsiz bir adammışsın biz sana güvendik evimizi açtık senin yaptığına bak diyerek arkamda sakladığım külodumu parmağıma takarak ona doğru salladım. ve dedim ki sen nasıl boşaldın utanmadan küloduma dedim.
O da fatma çok özür dilerim inanki çok hoşuma giidiyorsun çok merak ettim kokunu tadını külodunuda görünce kokladım dayanamadım seni çok seviyorum lütfen kızma bana dedi.
Bende sus lan şrefsiz bak bana ne yaptın iki gündür külotlarım hep ıslak geziyorum diyerek eteğimi kaldırdım ve külodumu gösterdim.
Ve yavaşca kıcımdan cıkartıp ona doğru fırlattım al sıcak sıcak kokla bakalım şerefsiz piç kurusu dedim
Külodumu havada kaptı ve hemen burnuna götürdü ve ohhhh kokusuna kurban olduğum Fatmam diyerek koklamaya başladı
bende o sırada yemek masasına doğru gittim ve ellerimi masaya dayadım be arkama bakarak gel kokumu madeninden kokla diyerek hafif domaldım. Hemen arkama geldi diz çöktü ve eteğimi kaldırdı kalçamı ayırıp amımı ve göt deliğimi koklayarak ohhhh çekti ve başladı yalamaya
kudurmuş gibi yalıyordu birde çenesi hiç durmuyor hem konuşuyor hemde yalıyordu. Fatmam kokuna amına göt deliğine kurban olurum diyerek beni ayakda boşaltı.
Sonra arkamdan kalktı beni de kendine doğru çekti ve ensemden öptü mememi ovarak boynumu emiyordu götür beni yatağına dedi fısıltıyla kulağıma. Bende elinden tutarak yatağıma götürdüm odaya girince dur dedi be başımı ellerinin arasına aldı ve yaklaştı gözlerime baktı ve dudağıma yapıştı ve dilimi emerek öpmeye başladı.
Yavaşça geri çekildi ve gömleğimin düğmesini çözmeden sökerek ayırdı memelerim gözünün önünde kalakaldı be başladı onları emmeye koklamaya bende gömleği çıkardım attım. sonra eteğimide çıkardı karşısında çırılcıplak kalmıştım yatağa sırt üstü yatağa itti ve kendide sotundu gözüm merakla yarağına gitti yaak dikilmiş keser sapı gibi bana bakıyordu uzun ve çok kalın değildi ama çok yakışıklı duruyordu kocamın yarağı kalın ama kısaydı bu uzun ve inceydi.
Sonra üstüme çıktı ve memelerimi öptü bonumu öptü dudağımı öperken kollarımı kaldırdı ve yavaşca dudağını boynuma ordanda koltuk altıma gitti ve ben inleyerek ohhh ne yapıyorsun dedim oda sus kokusuna kurban olduğum harika kokuyorsun tadın harika diyerek koltuk altımı yalamaya bşaladı ben zevkten altında kıvranıyordum
koltuk altımdan gıdıklanırdım ama bu sefer çok zevk alıyordum kendime inanamadım çok güzeldi. Yeter şerefsiz sikeceksen sik hadi öldüm dedim oda acele etme yavrum ben sevilmeden sikişmem dedi ve göbeğime ordanda amıma geçti bacaklarımı ayırdı ve başladı yalamaya inanın kocam bu kadar yalamazdı
sadece mememi öper ve içime girer siker boşalırdı Ama bu şerefsiz yarım saattir benim her yerimi yalamıştı şimdide ayaklarımdan başladı amıma kadar yaladı.
Sonra hazır mısın yarak yemeye amına koyduğumun orospusu dedi biri ilk kez yüzüme küfür ediyordu ve çok da heyecan duymuştum bende ona dedim ki sik hazırım piç kurusu şerefsiz adi köpek dedim be bacaklarımı ayırıp yarağını tutu ve amıma dayadı başıyla amımla oynadı ve yavaş ca sokmaya başladı.
Dibine kadar girdiğinde gözlerim fal taşı gibi açılmıştı inanın taş giibi olmuştu girip çıktıkca kocamın ulaşamadığı yerlere ulaşıyor ve beni zevkten uçuruyordu.
Bende bacaklaımı doladım sıktım ve sok sik beni erkeğim diyerek inliyordum altında ve dedi ki yavrum boşalacağım dedi bende bacaklarımı açtım ve çıkardı göbeğime mememe doğru fışkırttı döllerini hatta öyle bir şiddetli atırmıştı ki boynuma kadar geldi.
Boşalması bitince yanıma uzandı sırt üstü bende göbeğimdeki mememdeki döllerini krem gibi sürüyordum arada sırada elimi koklayıp emiyordum parmağımı inanın hala yarak istiyordum Baktım nefes alarak kendine gelmeye çalışan erkeğimin yarağı hafif inmiş yana yatmış duruyordu.
Ona doğru dönerek ne zamandır beni sikmek istiyorsun dedim o da inan senin götün memen hep aklımdaydı çok 31 çektim seni düşünerek dedi.
Bende şerefsiz utanmıyorsun dimi arkadaşının karısını sikmeye dedim oda neden utanayım sana bu zevki tattırmak istiyordum
o gün de külodunu görünce kokladım mis gibi kokuyordu çok temiz bir kadınsın senin amını götünü ayaklarını koltuk altını koklar yalarım doya doya dedi baktım yarak hareketlenmeye başlamıştı.
Bu sefer ben yarağı elime aldım ve baktım fazlada ince değilmiş avcuma anca sığmıştı ve uzundu başladım yalamaya amcık ve döl kokusu hala üzerindeydi ama ben aldırış etmeden yalamaya başladım elimde kazık gibi olmuştu ve iştahla yalıyordum kendime inanamadım bu kadar azgın bir kadın olduğuma.
Dur yavrum sakin ol hemen boşaltma beni diyerek elimden kurtuldu ve beni domalttı kalçamı ayırdı amımı göt deliğimi yalamaya başladı ben kafamı yastığa gömdüm aldığım zevkin keyfini çıkartıyordum ve arkamda doğruldu ve amıma soktu
inanın öyle bir bağırdım ki yastığa ağımı gömmesem konu komşu duyardı.
Hızlı hızlı sikmeye başladı tam boşalırken çekti ve ağzını göt deliğime yapıştırdı yalamaya başladı eliylede amımı okşuyordu parmağını sokup beni uçurmaya devam ediyordu.
dilini deliğime oskup çıkarıyordı bolca tükürüp deliğime paramğıyla masaj yapıyordu yeniden yalayıp duruyordu Ve senin canını yakmadan götünden sikeceğim dedi.
Bende hayır olmaz daha kocam mustafa bile sikmedi ordan olmaz dedim
ama dedii ki ben yalamadığım götü sikmem
sikmediğim götü de yalamam dedi sen merak etme çok hoşuna gidecek sen bana bırak ben bu işin ustasıyım
istersen Arkadşına sor nasıl zevk aldığını anlatsın sana.
Ve arkama doğruldu ve yarağına bolca tükürdü ve göt eliğime dayadı yalanmadan iyice yumuşamış olan deliğim davetsiz misafirini hoş karşıladı ve acılıp kapanarak içeri davet ediyordu adeta
oda bu işareti aldığı için kalçamı ayırdı ve başladı deliğime sokmaya başı girince inledim durdu sonra bir kez daha soktu durdu bir kez daha soktu durdu derken dört hamlede dibini bulmuştu.
Sonra çekti yarağını tekrar aynen soktu bu arada bolca tükürüyordu ki rahat girsin diye ve kolayca sikiyordu götümü ve korktuğum giibi değildi
işini iyi biliyor ve bana zevk veriyordu bende götten sikilmenin zevkine vararak sik götümü sik orospu evladı piççççççç diyerek inliyordum oda götünü siktiğimin orospusu kocan sikemiyor dimi o gitsin kahvede oyun oynasın avradını siktiğimin gavatı diyerek küfür ediyordu.
Sonra arkamdan çekildi sırt üstü sırtını yatağın başlığına dayadı beni kucağına aldı o şekilde yarağın üstüne oturdum ve köküne kadar götümdeydi oda mememi yalıyordu harika bir zevkti tam bir saat dir sikişiyorduk ve dilim damamğım kurumuştu ohhh harikasın yavrum devem et az kaldı geliyorum diyordu.
Ve bende iyice zıplaya zıplaya zevk alıyordum ve içine boşalacağım dedi be içime atırıyordı bende poturdum içimde yarağın boşalışını atışını hissederek onun kucağına boşalıyordum.
o sıraada dudağımı kaptı öpmeye başladı rahatlayana kadar öpüştük ve rahatladık yavaşça kalktım götümden döller akıyordu ama hiç aldırış etmeden kucakladım ikimizde terlemiştik ama hiç aldırış etmeden kucaklayıp ohhh nede güzel kokuyorsuncanım kaınım seviyorum seni diyordu.
Bu hareketi çok hoşuma gitmişti boşalmasına rağmen beni bırakmadı hala ucudumdan zevk alıyordu yarım saat terimiz kuruyana kadar elledik öptük birbirimizi.
hadi yıkanalım benim gitmem lazım dedi ve beni kucağına alıp banyoya götürdü orada birbirimizi yıkadık temizlendik abdestimizi alıp çıktık.
Üzerini giyip giderken çıkardığım külodumu aldı cebine koydu ve ben unu koklar koklar zevk alır karımı seni düşünerek sikerim dedi
ve kucakladı öptü kulağıma dediki fazla gecikmeden birkez daha ayarla gelip sikeyim seni tadın damağımda dedi ve gitti.
Ben de yatak odasına girdim yatak ter içinde öl içinde kalmıştı içerisi erkek kokuyordu hızlıca yatağın çarafını yorganını söktüm camları actım havalandırdım temiz çarşaf serdim ve o yorgunlukla o şekilde uyumuşum
baktım kocam gelmiş ve benim uyuduğumu görünce dışardan yemek söylemiş hazırlamış beni uyandırdı ve karıcığım çokmu yoruldun geldiğimi bile duymadın
ben sana demiyormuyum fazla yorma temizlik yapma sen bana lazımsın kıyamam sana dedi.
Bende içimden dedim ki arkadaşın amımı götümü çatır çatır sikti senin dokunmaya kıyamadığın her yerimi öptü kokladı yaladı sikti.
tamam kocacığım bundan sonra yormam dedim ve kucakladım ama hala aklım Sefer abideydi inanki şimdi olsa yine siktiirdim kendimi ama kocama dedimki kocacığım hastalandım ağrım var o yüzden uyumuşum merak etme dedim o gece kocamla sevişmekten kurtulmuştum.
Zaten kocamda sevişmeden sikişen erkeklerdendi
siz siz olun sevişmeden karılarınızı sikmeyin...
Karım ve Arkadaşımız
Tüm yaşam biçimimi ve anlayışımı değiştiren olay, karımla küçük bir işimizi halletmek için gittiğimiz Ankara’da, öteden beri arkadaşımız olan Fehmi’nin evinde meydana geldi. Aslında üçümüz de alabildiğine sarhoştuk. Arabayı evin önüne park ettikten sonra kapıya kadar olan bir kaç metrelik mesafeyi yürürken en az yalpalayan, yine de bendim.
Fehmi elindeki anahtarı deliğe sokmaya çabalarken, karım da duvara dayanmış, gülüp duruyordu. Akşamın erken saatlerinde gittiğimiz bir restoranda içmeye başlamış, sonra bir bara gitmiştik. Bütün bunlardan sonra kafayı bulmak normaldi tabii.
Ankara’ya o gün öğlen saatlerinde varmış ve Fehmi’yi bulmuştuk. Oradaki işimizi bir kaç saat içinde bitirmiştik gerçi ama, Fehmi kalmamız için ısrar etmişti. Karısı üç günlüğüne İzmir’e gitmişti ve evi boştu. Karımla bana kendi yataklarını vereceğini söylüyordu.
Biraz onu kırmamak için, biraz da yapacak önemli bir işimiz olmadığından, sonunda teklifini kabul etmiştik. Doğal olarak akşamın programını da Fehmi yapmıştı. Ender takıldığımız içkili bir muhabbet, değişiklik olur diye düşünmüştük biz de.
Doğrusunu söylemek gerekirse, oldukça eğlenmiştik. Tek eksikliğimiz, karımla benim kılığımızın pek uygun olmamasıydı. Akşam İstanbul’a dönmeyi planlayarak yola çıktığımız için, ikimiz de spor şeyler giymiştik. Benim üstümde bir bluejean pantolonla kısa kollu ince bir gömlek vardı. Karım da kısa bir blucin etekle kolsuz bir beyaz t-shirt giymişti.
Restoranda neredeyse hiç kadın müşteri yoktu. Fehmi’yi tanıdıkları için, bizi dipteki set üstünün en öndeki masasına almışlardı. Bir de dip taraflardaki bir masada iki kadın vardı. Biraz bundan, çokluk da karımın görüntüsünden olmalı, çevredeki erkeklerin ilgisi hep bizim masanın üstünde olmuştu tabii.
Ama aşırı bir rahatsızlığımız yoktu. Bu, anladığım kadarıyla oradakilerin çoğunun Fehmi’yi tanımalarından kaynaklanıyordu. Karımın gittiğimiz her yerde erkeklerin ilgisini çekmesine alışık olduğum için, olanları yadırgamamıştım. Ayrıca adamlara hak da veriyordum.
Alkol, her zaman karımın biraz çözülüp rahatlamasına neden olurdu. Yemekte içtiğimiz şaraplar da, aynı etkiyi yaratmıştı üstünde. Dış taraftaki iskemlesinde, biraz aşağıda kalan asıl salona göre bir balkondaymışcasına otururken, zaten oldukça kısa olan eteği sıyrılmış ve bacakları bütün güzelliğiyle meydana çıkmıştı. Kapanmak için bir çaba da harcamıyordu.
T-shirt’ü kollarıyla omuzlarını açıkta bırakıyordu. Küçük, ama yuvarlak ve dimdik memeleri incecik pamuklu kumaşın altından belli oluyor, zaman zaman birer düğme gibi kabaran meme başları, sutyen giymemiş olduğunu kanıtlıyordu. Gerçi başkaları farkında değildi ama, ben altında külodunun da olmadığını biliyordum. Nefret ederdi külot giymekten…
Restorandan çıktıktan sonra gittiğimiz barda karımın hareketleri daha da rahatlamıştı. Tezgahın önündeki yüksek taburelerde oturduğumuz için çevredekilere unutamayacakları bir bacak şovu sergilemişti. Onun kendini göstermekten hoşlandığını öteden beri biliyordum. Üstelik bu durum, benim de garip bir biçimde hoşuma gidiyordu.
Sonuçta, bir takım adamlar karımı ağızları sulanarak seyrediyordu en fazla, daha ileriye gidecek halleri yoktu. Nasıl olsa benim karımdı o… Diğerleri ağızları sulanarak salyalarını akıtarak bakmakla yetineceklerdi.
Neyse, restoran, bar derken, sonunda iyice sarhoş bir halde, Fehmi’nin evindeydik işte. Önce o bize yardım etti ve yatacağımız yatağın çarşaflarını değiştirdik. Sonra da biz ona, salonun ortasına bir yer yatağı hazırlamakta yardımcı olduk.
Hava sıcaktı ve terlemiştik. Karım, duş yapmak üzere banyoya girdi. Ben de Fehmi’yle oturup çene yapmaya başladım. Tam bir sarhoş muhabbetiydi yaptığımız…
Bir süre sonra karım da geldi yanımıza. Islak vücudunu fazla kurulamadan tişörtünü yeniden üstüne geçirmiş, eteğinin yerine de, beline bir havlu sarmıştı. Ama bu bir banyo havlusu değil, yalnızca büyücek bir yüz havlusuydu galiba… Hem ensizdi, hem de uzunluğu tam yetmediği için, sol bacağınının üstünde derin bir yırtmaç oluşmuştu.
Kısacası, eteği üstündeyken bundan çok daha derli toplu görünüyordu. Tişört de vücudunun ıslak kalan yerlerine, bu arada memelerine iyice yapışmıştı. Saçını ıslatmamıştı. Koltuklardan birine oturup, bizi dinlemeye başladı.
Ben de duş yapmak istiyordum. Karımın banyoda işi bitince onları salonda başbaşa bırakıp banyoya gittim. Sonra da soyunup, sıcak suyun altına girdim. Doğrusu çok iyi gelmişti bu.
Duşta ne kadar kaldım, tam bilmiyorum. Sonunda ben de belime bir havlu sararak dışarı çıktım. Niyetim artık karımı alıp yatmaktı. Bütün gece mini eteğiyle dekoltesiyle millete amını götünü gösterip onları da, beni de tahrik eden karımın ümüğüne çöküp hesap soracaktım hesapta… Ama hevesim kursağımda kaldı. Salonun kapısına geldiğim anda, olduğum yerde çakılıp kalmama neden olan bir manzarayla karşılaştım.
Karım, Fehmi için hazırladığımız yatakta, yüzüstü yatıyordu. Kollarını iki yanına uzatmış, başını yastığı koymuştu. Gözleri kapalıydı. Fehmi ise yatağın yanında, dizlerinin üstünde oturmuş, karımın sırtıyla omuzlarına masaj yapıyordu. Herhalde masajdan önce yatmaya hazırlanmış olmalıydı ki, üstünü soyunmuş, bir tek donla kalmıştı.
Ama kapının önünde çakılıp kalmama neden olan, elbette ki bunlar değildi. Sezgilerim, garip bir şeyler döndüğünü algılamıştı aniden… Bir adım geri atıp, holün karanlığında kaldım. Beni kolayca fark edemeyecekleri bir pozisyondaydım şimdi. Salonun ortasındaki yatak bana göre yanlama durduğu için, onları yandan seyrediyordum.
Karımın yüzünde çok iyi tanıdığım, o buram buram seks kokan ifade vardı. Kendini sırtında dolaşan ellere bütünüyle bırakmıştı. Fehmi de yaptığı şeye son derece konsantre olmuş görünüyordu.
Karımın üstünde dediğim gibi ıslak, incecik tişört, poposunu ancak örten, yanlardan açık minicik yüz havlusu… Bacaklar meydanda olduğu gibi… Ben Fehmi'nin yerinde olsam şimdiye kadar çoktan yarağı basmıştım karıma… Öyle seksi, öyle tahrik edici bir manzara ki…
İkisi de benim varlığımı, her an duştan çıkıp yanlarına gelebileceğimi unutmuş gibiydiler. Yarı çıplak masaj ayaklarıyla ne yapmak istiyorlar bunlar? Acaba ne olacak, nereye varacak bu işin sonu? Kalbim küt küt atıyor ve heyecanla, merakla bekliyordum. Hadi canım, en fazla masaj yapıp bırakırdı herhalde karımı… Daha ileri gidecek değil ya… Kendi kendime kurup duruyordum bir yandan da…
Fehmi’nin elleri şimdi karımın beline inmiş, sonra da iki yandan koltuk altlarına doğru gidip gelmeye başlamıştı. Yaptığı da, artık masaj olmaktan çıkmışa benziyordu. Düpedüz okşuyordu karımı… Ve orospu karımın da bu durumdan hiç şikayeti yoktu doğrusu… Aksine, son derece hoşlandığı belliydi. Ağzından küçük memnuniyet mırıldanmaları çıkıyordu.
Bunların Fehmi üstünde etkili olacağı açıktı. Yüzünü dikkatle inceliyordum. Hafifçe gerilmişti. Heyecanlı olduğu belliydi. Bir süre karımın belini sırtını mıncıklayıp okşadıktan sonra daha rahat hareket edebilmek için olmalı, dizleri üstünde doğruldu.
Tanrım… Arkadaşımın siki kalkmış, baksır donunun önünü bir çadır gibi kabartmıştı.
Aynı anda benim sikimin de alabildiğine kalkmış olduğunu fark ederek şaşırdım. Neler oluyordu böyle? Kapı kenarından seyrettiklerim beni kızdırıp kıskançlıktan çıldırtacak yerde, korkunç derecede tahrik olmama neden olmuştu. Nefes bile almadan seyrediyordum.
Karım kendini iyice kaptırmıştı şimdi. Belinin büküldüğünü ve kalçalarının yataktan hafifçe yükseldiğini görüyordum. Fehmi de farkındaydı bunun…
Dizleri üstünde yürüyerek, yatağın başucuna doğru gitti. Şimdi karımın baş tarafında duruyor ve az önce belinden koltuk altlarına doğru yaptığı masaj hareketini, şimdi koltuk altlarından beline doğru yapıyordu.
Daha da büyümüştü siki… Elleri de giderek daha aşağılara doğru inmeye, karımın belinde sarılı küçük havlunun kenarlarına kadar uzanmaya başlamıştı. Parmakları, her aşağı gidişinde havlunun altına doğru uzanıyor, bu da öylesine beline tutturduğu minik havlunun iyice gevşemesine neden oluyordu. Karımın kalçaları iyice hareketlenmişti bu arada… Artık küçük hareketlerle kıvrılıp bükülüyor, aşağı yukarı, sağa sola yavaşça çalkalanıyordu.
Fehmi sonunda, karımın belindeki havluyu tamamen çözdü. Şimdi o baş döndürücü yuvarlaklıktaki kalçalar, ikimizin de gözleri önündeydi. Öyle müthiş, öyle sik kaldırıcı bir manzaraydı ki… Ölüye göstersen siki kalkar, karımı sikmek ister. Ama Fehmi’nin bana göre ciddi bir avantajı vardı. Ellerini karımın yumuşacık kalçalarının üstünde dolaştırabiliyordu.
Bense bir şeyler görmek istiyorsam, sesimi çıkarmadan karanlıkta durmak, onları izlemek zorundaydım. Taş kesilmiş, zonklamaya başlayan sikimi okşaya sıvazlaya karımı mıncıklayan herifin yaptıklarına bakmaktan başka seçeneğim yoktu benim…
Duruşu biraz garipti. Dizleri, karımın baş tarafında yere dayalıydı. Ellerini karımın kalçalarına götürebilmek için, vücudunu öne doğru eğip, uzatmak zorunda kalmıştı. Bu durumda, donunu yırtacakmış gibi duran siki de, karımın başının üstüne geliyor, neredeyse değecekmiş kadar yakın duruyordu.
Karımın ağzından çıkan mırıldanmalar, artık inlemeye dönüşmüştü. Kalçalarının okşanmasından ne kadar hoşlandığını biliyordum. Doğrusu Fehmi de işini biliyor elinin altındaki beyaz yuvarlakları sanki yoğuruyordu.
Karım artık kalçalarını iyice kaldırmıştı. Birden sol elini uzattığını ve Fehmi’nin donun altından bile büyüklüğü belli olan sikini kavradığını gördüm.
“Ohhhh ne güzel…” dedi, memnuniyetini belli eden bir sesle, “Ne kocamansın sen böyle…”
Parmakları kıpır kıpır oynuyor, sikin üstünde dolaşıp duruyordu. Sonra öteki elini de götürdü oraya ve Fehmi’nin baksır külodunu aşağı çekmeye başladı. Acele ediyor, onun çıplak sikini bir an önce eline almak istiyordu. Bunu başardığı zaman da, duyduğu mutluluğu yüksek sesle dile getirdi:
“Oh yavrum… Nasıl da kalkmış bu Fehmi… Öyle güzel ki…”
Fehmi’nin sesi çıkmıyordu bu arada… Gözlerini kapamış, sikini karımın ellerine bırakmıştı. Kendi elleriyse karımın kalçalarını yoğurmaktan vazgeçmemişti tabii. Üstelik şimdi parmakları, o muhteşem yuvarlaklıkların arasına girmeye de başlamıştı. Bu temasın karıma büyük zevk verdiğini görüyordum. Karım inlemeyle karışık,
“Oyna benimle n’olur yavrum…” dedi, parmakları Fehmi’nin en dibinden kavradığı sikini sıvazlarken, “Oyna hadi… Ben de seninkiyle oynayayım.”
Sonra başını kaldırdığını gördüm. Ağzı açıldı ve dudakları elindeki sikin şişmiş başına kapanıverdi. Tek bir harekette, yutabildiği kadarını yutmuştu. Bu Fehmi’nin bütün vücudunun titremesine neden oldu.
Karımın ağzının ne kadar marifetli olduğunu benden iyi kimse bilemezdi. Bu bakımdan arkadaşımın neler hissettiğini tahmin edebiliyordum. Nitekim dar ve kaslı erkek kalçaları hareketlenmişti bile… Önce küçük küçük hareket ediyordu. Sonra hızlanmaya başladı ve sonunda öyle bir hale geldi ki, artık yaptığının tek bir tanımlaması olabilirdi. Karımı ağzından sikiyordu Fehmi…
Bütün bu olup bitenler, heyecanımın son kertesine yaklaşmasına neden olmuştu. Bir kaç dakika öncesine kadar aklımın ucundan bile geçiremiyeceğim şeyler oluyordu gözlerimin önünde…
Sevgili karımla ortak arkadaşımızın yaptıkları şeyleri seyretmek başımı döndürüyordu. İçimi dolduran, yalnızca yalın seks duygusuydu. Olup biteni son derece tahrik edici buluyordum. Sikim patlayacakmış gibiydi.
Karımla Fehmi dönüşü olmayan bir yola girmişlerdi artık… Fehmi’nin nefes alışları derin ve sesliydi. Karımın ağzı ise doluydu ve iniltileri artık burnundan çıkıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler. Fehmi’nin vücudu alabildiğine gerilmişti. Çok dayanamıyacağına emindim.
Karımın içe hafifçe çökmüş yanaklarından, ağzındaki siki, sanki içini boşaltmak istiyormuş gibi şiddetle, kuvvetli bir vakumla emdiğini anlıyordum. Kalçaları da, artık yatağın üstünde delice çalkalanmaya başlamıştı.
Birden Fehmi’nin kasıldığını gördüm. Aynı anda karımın burnundan daha da şiddetli bir inilti çıktı. Mümkünmüş gibi daha da hırsla emiyordu şimdi… Gırtlağı da durmadan oynuyordu.
Tanrım; tohumlarını karımın ağzına fışkırtıyordu Fehmi… Islak kuru süpürge gibi arkadaşımın sikini vakumlayan orospu karım da, dışarıya damla bile kaçırmadan, hepsini yutmakla meşguldü. Sonra onun vücudu da kasılıverdi. Kalçaları titremeye başladı.
Karım da zirveye ulaşmıştı.
Sonra Fehmi’nin doğrulup geri çekildiğini gördüm. Karımın ağzından çıkan siki yarı inmişti. Dizlerinin üstüne oturdu. Karım ise, yorgun bir halde yüzükoyun yatmayı sürdürüyordu.
Acaba bitmiş miydi her şey? Artık beni akıllarına getirecekler miydi? Ne yapacağımı bilememenin karasızlığı içinde bocalayıp duruyordum. Ama Fehmi yeniden hareketlendi.
Yine dizlerinin üstünde yürüyerek, yatağın alt tarafına geçti ve oturdu. Sonra elleri uzanıp yeniden karımın kalçalarını okşamaya başladı. Şimdiki pozisyonunda okşadığı yerleri görebiliyordu.
Erkeğinin ellerini yeniden vücudunda hissetmek, karımın da hareketlenmesine neden olmuştu. Kalçaları tekrar oynamaya başlamıştı bile… Fehmi okşayıp mıncıklamayı sürdürdükçe de, hareketleri belirginleşiyordu. Fehmi eğilip başını arkadan onun kalçaları arasına soktuğunda ise, çıldıracak gibi oldu karım…
“Ohhhhh…” diye inledi, “Ohhh… Dilin zevk veriyor aşkım… Ne güzelsin… Ohh yala hadi beni… Hadi yala beni, em n’olursun…”
Anlaşıldığı kadarıyla, Fehmi’nin de başka istediği yoktu. Ağzını kocaman açmış, karımın amına yapıştırmıştı. Şapırtılı sesler çıkararak yalıyordu. Her şey bitti zannederken, yeni bir heyecan dalgası sarmıştı tüm benliğimi… Az önce karımın ağzını sikmişti. Şimdi de onu yalıyor, yatağın üstünde çırpınıp kıvranmasına neden oluyordu. Mahvolmuştu karım.
“Oh çok güzel… Ohhh çıldırtacaksın beni yavrum… Sok dilini içime öyle n’olur… Ohhhhh…”
Manzara gerçekten müthişti. Karım artık dizlerinin üstünde duruyordu. Ama omuzları ve memeleri hala yatağa yapışıktı. Kalçaları böyle havadayken, dayanılmayacak kadar güzel, karşı koyulamayacak kadar tahrik ediciydi. Fehmi kendini tümüyle kaptırmıştı şimdi. Bu arada ben de kritik bir noktaya gelmiştim. Sikim zonklamaya başlamıştı artık. Belimdeki havluyu çözüp, onu biraz rahatlatmam gerekiyordu. Elimi değdiğim anda patlayacağımı biliyordum.
Fehmi’nin elleri, karımın kalçalarına birer pençe gibi yapışıp, o şahane yuvarlakları iyice birbirinden ayırmıştı. Diliyle yaptıklarını tam göremiyordum ama, karımın haline bakarak biraz tahmin edebiliyordum. Kollarını iki yana açmış, tırnaklarını sanki yatağa geçirmeye çalışıyordu.
“Oouuvvv…” diye inledi birden.
Beli bükülmüş, vücudunu kasılmıştı. Karın adaleleri dalgalanıyordu. Zirveye ulaşmıştı yine. Ama Fehmi onu bırakmaya niyetli görünmüyor, ağzının altındaki güzelim amı yalamayı sürdürüyordu. Dudakları ve burnu, karımın kalçaları arasında kaybolmuştu. O neredeyse her noktasını ezbere bildiğim yere şimdi başka bir ağız yapışmış, içine başka bir dil girmişti.
Normalde bunun beni kıskançlıktan çıldırtması gerektiğini biliyordum. Çoğu erkek için bu manzara daha ilk anda bir cinayet nedeni, adli bir vakanın ağır tahrik kaynağıydı. Ama, o anda tam tersi duygularla dolu olduğumu fark edip şaşırıyordum. Büyülenmiş gibi seyrediyordum. Evet, ağır tahrikti karımı sikmesi… Fakat ben içeride sikişenleri basmak yerine, o ağır tahrikle sikimi kaldırıp izlemeyi tercih ediyordum.
Karım kendini biraz toplamıştı bu arada. Kalçalarını Fehmi’nin yüzüne bastırıyor, çıldırtıcı hareketlerle sağa sola kıvırıyordu.
“Götümü da yala n’olur…” dedi Fehmi’ye, “Hadi canım… Biraz da götüme sok dilini olur mu..? Hadi n’olur götümü yala yavrum…”
Her sözü, beynime bir ok gibi saplanıyordu. O küçük deliğinin ne kadar duyarlı olduğunu, benden iyi kim bilebilirdi ki? Fehmi’nin karımın kalçaları arasına gömülü başının biraz yukarıya kaydığını gördüm. Aynı anda karımın vücudunu tekrar kıvranıp bükülmeye başladı.
“Ahhh sen… Sen… Mahvediyorsun beni… Biliyorsun değil mi nasıl mahvettiğini beni..? Ohhhhh…”
Birden durdu Fehmi. Sonra da dizlerinin üstünde doğruldu. Siki yeniden kalkmış, kocaman olmuştu. Tıpkı kıvrık bir yay gibiydi. Karımın kalçalarına yapışıp ona doğru sokuldu.
Sikinin morarmış başının, o başdöndürücü yuvarlakların arasına daldığını gördüm. Bu temasla, karımın tüm vücudu, elektrik akımına kapılmış gibi titredi. Kalçaları hırsla geri gittiler. Aynı anda Fehmi de bastırdı. Kocaman siki, bir anda kayboluverdi.
“Ohhh ne güzel geçirdin…” diye inledi karım, “Ohhh yavrum ne güzel soktun… Hadi sik beni n’olursun… Ohhhh hadi sik beni…”
Şimdi gözlerimin önünde, daha da müthiş bir manzara vardı. Karımın omuzları ve memeleri hala yatağa yapışık, kalçaları alabildiğine havadaydı. Fehmi ise iki eliyle onu incecik belinden kavramış, hırsla sikiyordu.
Karım artık konuşamaz haldeydi. İnlemeleri, giderek küçük çığlıklara dönüşmeye başlamıştı. Tekrar gelmek üzereydi. Zevkten uçmuş gibiydi. Bir süre sonra da, kıvranmaları çırpınma halini aldı. An meselesiydi zevkin doruğuna çıkması. Birden derin bir inleme çıktı ağzından. Kalçaları hırsla geriye gitti. Getiriyordu.
Kendimi tutmama olanak kalmadığının farkındaydım. Elimi, neredeyse kendiliğinden sikime gitti. Daha parmaklarımın değdiği anda da fışkırtmaya başladım. Peşpeşe salvolar halinde, holdeki halının üstüne boşalıyordum. Gözlerim kararmıştı.
Tekrar onları seyredebilecek hale geldiğimde, Fehmi karımın arkasından uzaklaşmıştı. Kocaman siki, karımın sularıyla sırılsıklam ıslanmıştı. Pırıl pırıl parlıyor ve daha da muhteşem görünüyordu.
O daha getirmemişti. Başka planları vardı. Karımı kalçalarından tutup, sırtüstü çevirdi yatakta. Sonra da üstüne uzanıverdi. Erkekliği, bir anda karımın apış arasına dalmıştı bile. Kalçaları küçük hareketler yapıyordu. Sonra birden sert bir hareketle bastırdı.
“Ohh yine geçirdin bana yavrum…” dedi karım, kolları Fehmi’nin boynuna dolanırken, “Hadi sik beni yine… Sok sikini içime hadi… Ohhh hadi sik beni n’olur…”
Fehmi, ellerini iki yandan götürüp karımın kalçalarının altına sokmuş, o yumuşacık yuvarlakları avuçlamıştı. Bir süre sonra da, ağzı karımın yarı aralık etli dudaklarının üstüne kapandı. Şimdi karımın dudaklarını kemirirken, bir yandan da yavaş yavaş, acele etmeden sikiyordu.
Karım da, bacaklarını onunkilere dolamış, kalçalarının yukarı hareketleriyle her hamlesine karşılık veriyordu. Birbirleriyle boğuşmakta olan dillerinin çıkardığı sesleri duyuyordum ve sikim yeniden kalkıp, kazık gibi kesilmişti.
Benim varlığımı tümüyle unutmuş olmaları gerektiğini düşünüyordum ki, karımın vücudunun birden kasıldığını gördüm.
“Ahhh sen beni öldüreceksin…” diye inledi, ağzını Fehmi’den kurtarıp; “Ahh ne güzel soktun parmağını götüme… Ohhh küçük bir sik gibi parmağın… Ahh yavrum gelicek yine… Yine getiriyorsun beni… Ohhh yine yavrum… Immmhhhh…”
Tüm vücudunu dalgalanıyordu yine. Amı sikle, götü parmakla doluydu ve yine zirveye çıkıyordu.
Yorulmak bilmez gibiydi Fehmi. Doğrusu böylesine usta olduğunu aklıma bile getirmemiştim. Daha ne kadar dayanacaktı acaba? Daha ne kadar sikecekti karımı? Yeniden alabildiğine tahrik olmuştum. Gözlerimi üstlerinden ayıramıyordum bir türlü.
Sonra Fehmi durup, biraz doğruldu. Elleri karımın bacaklarını diz altlarından yakalayıp yukarı kaldırarak, karnına doğru bastırdı. Daha da doğruldu. Şimdi ikiye katlanmış gibiydi karım altında. Tabak gibi açılmıştı.
Pür dikkat kesilmiştim artık. Karımın en çok sevdiği şeydi böyle alta alınıp eze eze sikilmek… Şimdi de onu yaşıyordu işte. Sanki yatağa çivilemek istermiş gibi, hırsla, vura vura sikiyordu Fehmi onu…
Ben de her şeyi en ince ayrıntısına kadar görebiliyordum şimdi. Fehmi’nin kocaman siki, karımın içinden en ucuna kadar çıkıyor, sonra tekrar dibine kadar giriyordu. Bir piston gibi sokup çıkartıyordu karıma.
Karım iyice dağılmıştı artık. Fehmi her dibine kadar geçirdiğinde yeni bir çığlık kaçıyordu ağzından. Başını kaldırmış, içine girip çıkan siki seyrediyordu. Kelimenin tam anlamıyla zevkten uçmuştu. Fehmi onu sikiyor, sikiyor, sikiyordu. Sanki hiç durmayacakmış, hiç bitirmeyecekmiş gibi sikiyordu karımı.
Ya da, en azından bana öyle geliyor olmalıydı. Bu yüzden de, birden kasılıp inlediğinde biraz şaşırdım. Sonra tekrar dibine kadar soktu karımın içine. Kıçının yanakları titriyor, açılıp kapanıyordu. Tanrım, tohumlarını boşaltıyordu karımın içine. O güzelim amının en dibine fışkırtıyordu.
Bu karımın da çıldırmasına neden olmuştu. İçindeki sikin patlayıp sıvılarını fışkırtmaya başlamasıyla aynı anda, o da gelmeye başlamıştı. Zangır zangır titriyordu.
Öylece, üstüste yığılıp kaldılar.
Artık her şeyin bitmiş olması gerektiğini düşünüyordum. İkisi de baygın gibiydiler. Hızla ne yapacağıma karar vermeye çalışıyordum. Bu arada Fehmi’nin kımıldadığını ve önce karımın üstünden yuvarlanarak indiğini, sonra da yatağın kenarına oturduğunu gördüm.
Yüzü bana dönüktü. Yorulmuştu ve sarhoşluğu yüzünden okunuyordu. Ayağa kalkacak olursa, bulunduğum yerden uzaklaşmaya karar vermiştim. Ama buna gerek kalmadı. Karım yattığı yerden elini uzattı ve Fehmi’nin şimdi iyice inmiş olan sikini okşamaya başladı. Olamaz, orospu hala sevişmeye doymamıştı galiba… Fehmi’nin aksine, hiç de yorulmuş görünmüyordu.
Ne kadar yetenekli olduğunu çok iyi bildiğim parmakları, ilk başlarda yalnızca araştırıcıydı. Sonra küçük kıpırdanmalar başladı, Fehmi’nin küçülüp yapış yapış olmuş sikinde. Bu kadarı bile yetti karıma. Önce doğruldu yatağın üstünde, sonra da pozisyonunu değiştirip, başını onun kucağına götürdü.
Her şey tam karşımda cereyan ediyordu ve en küçük ayrıntıları bile görebiliyordum. Karım dilini çıkarıp elindeki sikin başını yalamaya başlamıştı. Sonra dudakları aralandı ve Fehmi’nin yarı kalkmış siki ağzında kayboluverdi.
Yanakları yine içeri çökmüştü. Hırsla emiyordu. Amacı belliydi. Biran önce kalkmış bir sike kavuşmak istiyor, başını Fehmi’nin kucağında yukarı aşağı hareket ettiriyordu.
Doğrusu tahmin etmediğim kadar çabuk kalkıyordu Fehmi’nin siki. İlk başlarda, karımın her başını aşağı bastırışında Fehmi’nin kasıklarındaki kıllara kadar inen dudakları, ağzının içindeki sik büyüdükçe, giderek daha yukarılarda kalmaya başlamıştı.
Bunu görmek beni yeniden ve alabildiğine tahrik etmişti. Karım da çok tahrik olmuştu bu durumdan. Yine burnundan gelen memnuniyet mırıltıları çıkarıyordu.
Fehmi’nin yüzünde ise şaşırmış bir ifade vardı. Galiba sikinin yeniden ve bu kadar çabuk kalkmasına akıl erdirememişti. Karım birden başını kaldırıp doğruldu. Şimdi parmakları Fehmi’nin yeniden kocaman olmuş sikine dolanmış, sıvazlıyordu.
Öbür eliyle onu göğsünden itip yatırdı yatağa ve bir anda ata biner gibi üstüne çıkıverdi. Sonra elindeki organı amına getirip dayadı ve oturdu üstüne. O kocaman şey, bir anda kayboluverdi.
Şimdi tarifi imkansız, müthiş bir manzara vardı gözlerimin önünde. Karım, elleriyle dizlerini Fehmi’nin iki yanında yatağa dayamış, içine gömülmüş sikin üstünde adeta dans etmeye başlamıştı.
Ve ben her şeye tam karşıdan bakıyordum. Karımın o çıldırtıcı kalçalarının hareketleri başdöndürücüydü. Bembeyaz yuvarlaklar, sağa sola, yukarı aşağı hareket ederken, Fehmi’nin siki içine girip çıkıyordu. Sonra biraz daha öne eğildi. Artık amının şişmiş dudaklarını bile görebiliyordum.
Karımın benden yalnızca bir kaç metre uzakta böyle sikişmesini seyretmek o kadar tahrik ediciydi ki, şimdiye kadar hiç bu kadar tahrik olmadığımı düşünüyordum. Kalçalarını her kaldırışında içindeki sik en ucuna kadar çıkıyor, sonra her oturuşunda dibine kadar giriyordu.
Amının dudakları alabildiğine şişmiş, Fehmi’nin sikini bir eldiven gibi sarmıştı. Hepsinin üstünde de, o küçük göt deliği, tüm baştan çıkarıcılığıyla göz kırpıyordu sanki. Gözlerimi ayıramadan, büyülenmiş gibi seyrediyordum her şeyi.
“Ohhh çok güzel yavrum…” diye inledi birden, “Ahhhh sikilmeye doyamıyorum bir türlü… Ohhh çok güzel…”
Fehmi’nin sesi çıkmıyordu. Öylece yatıp kalmıştı. Her şeyi karım götürüyordu. Ama, siki kocamandı Fehmi’nin. Anladığım kadarıyla, karımın da ondan başka bir istediği yoktu. Dilediği gibi, canı çektiğince hareket ediyor, o kocaman siki kullanarak zevkten uçuyordu. Hareketleri biraz hızlanmıştı artık.
“Sakın getirme…” dedi Fehmi’ye, “Ohh, sakın getirme olur mu?”
Şimdi yeniden doğrulmuştu Fehmi’nin üstünde. Tıpkı bir atın üstünde oturuyor gibiydi. Sonra bir elini kalçalarına götürdü. Önce biraz okşadı kendini. Elinin yavaş yavaş kalçalarının arasına doğru gittiği fark ettiğimde, ne yapacağını da anlamıştım. Artık orta parmağını kalçalarının arasına sokmuştu. Sonra orada bir çiçek gibi duran küçük götüyle oynamaya başladı.
4“Immmhhh…” diye inledi aynı anda, “Ohhh çok güzel… Ohhhh…”
Parmağını yavaşça bastırıp içeri soktuğu anda da, tüm vücudu titremeye başladı. Ağzından küçük çığlıklar çıkararak, yine getiriyordu. Kalçaları çırpınıyor, ileri geri, sağa sola çalkalanıyordu. Birden duruldu.
Fehmi daha gelmemişti tabii. Ama hareket etmiyor, hala öylece yatıyordu. Sonra karım yavaşça dizlerinin üstünde doğruldu. Fehmi’nin organı, şimdi içinden çıkmıştı. Ne yapmak istiyordu acaba? Tepeden tırnağa merak kesilmiş, izliyordum.
Sonra karımın elinin bacaklarının arasından uzandığını ve parmağının amına girdiğini gördüm. Ama çok kısa sürdü bu. Hemen götüne götürdü parmağını. Sonra tekrar amına ve tekrar götüne.
Offf… Karım kendini götten sikilmeye hazırlıyordu. Fehmi’nin kocaman sikini küçük götüne alabilmek için, vıcık vıcık olmuş amındaki kaygan sıvıları alıp oraya sürüyordu. Sonunda parmağını, o küçük deliğe sokup çıkarmaya başladı. Kalçaları, neredeyse aynı anda yeniden hareketlenmiş, kıvrılıp bükülmeye başlamıştı.
Bütün bunları seyrederken, benim sikim de patlama noktasına gelmişti yeniden. Karımın götüyle oynamaktan vazgeçip Fehmi’nin sikini tuttuğunu, sonra kalçalarını biraz ileri götürüp, onun koca bir mantara benzeyen başını o küçük deliğe dayadığını görünce, daha da heyecanlandım.
Fehmi de heyecanlanmıştı. Kalçalarını yataktan kaldırıyor, sikini karımın götüne sokmaya uğraşıyordu.
“Ohh yavaş…” dedi karım, “Yavaş ol n’olursun… Öyle büyük ki sikin…”
O küçük deliğin açıldığını, Fehmi’nin kocaman sikinin yavaş yavaş içine girdiğini görebiliyordum. Hemen hemen yarısını almıştı ki içine, ufak ufak hareketlenmeye başladı. Kalçaları yine yukarı aşağı, sağa sola oynamaya başlamıştı. Fehmi’nin siki, hafif hafif girip çıkıyordu artık. Her aşağı bastırışında da, biraz daha çok alıyordu içine.
Sonunda kalçaları, Fehmi’nin kasıklarına yapıştı.
Kısa bir süre, hiç hareket etmeden durdu karım. Sonra yeniden götündeki sikin üstüne oturup kalkmaya başladı. Adaleleri iyice gevşemişti artık… Fehmi’nin siki, bir piston gibi girip çıkıyordu içine. O kocaman şey, bir olduğu gibi meydana çıkıyor, bir tümüyle kayboluyordu.
“Hadi getir şimdi yavrum…” dedi karım, “Ohhh hadi getir içime… Ohhhhh hadi fışkırt tohumlarını karnımın içine… Ohhh hadi n’olur…”
Fehmi’nin artık kendini alabildiğine kaptırdığını görebiliyordum. Dağılır gibi olan ilgisi, siki karımın götüne girer girmez yeniden toplanmıştı. Ellerini kaldırıp, karımı belinin iki tarafından kavramış, alttan bastırarak, sanki mümkünmüş gibi daha çok sokmak istiyordu.
Karımın sımsıkı göt deliğinin, onun aklına başından almasına şaşmıyordum. Bu arada karım da, kelimenin tam anlamıyla kendinden geçmişti. Bir elinin parmaklarını saçlarının arasına sokmuş, içindeki sikin üstünde dans ediyordu sanki.
Birden garip bir homurtu çıktı Fehmi’nin ağzından. Getiriyordu. Hem de bayağı iyi getiriyordu. Karımın götüne girip çıkmakta olan sikinin iki yanından, beyaz damlaların sızdığını görebiliyordum. Daha da baş döndürücü bir manzaraydı bu. Sonra karımın da beli gelmeye başladı.
İnliyor, çırpınıyor, titriyordu.
Bir süre öylece kaldılar. Sonra karım yavaşça doğrulup, Fehmi’nin üstünden kalktı. Bu sefer her şeyin bittiğine emindim. Fehmi, baygın gibi yatıyordu yatağın üstünde. Karımın yatağın bir köşesine savrulmuş havlusuna elini uzattığını görünce, hemen toparlandım ben de… Sessizce yatacağımız odaya gidip, yatağın üstüne oturdum.
Çırılçıplaktım ve sikim neredeyse patlayacak haldeydi. Acaba önce banyoya mı gidecekti karım? Onun sarhoş olduğunu unutmuştum her halde.
Doğruca odaya geldi. Havluyu beline sarmak zahmetine bile katlanmamıştı. Yatağın ucunda ayakta durduğunda, zayıf gece lambasının ışığında göz göze geldik. Sarhoş, yarı kaymış ve mest olmuş gözlerle baktı bana… Sonra gözleri, dimdik duran sikime takıldı. Tişörtünü de çıkartıp attı ve yanıma uzandı yavaşça. Öpüşmeye başladık.
Dili bir anda ağzımın içine kaymıştı. Elini sikime götürdü. Az önce Fehmi’nin sikini sıvazlayan parmakların temasını hissetmek beni çıldırtmıştı sanki. Biraz daha bana dokunmasına izin versem, kendimi tutamayıp, fışkırtmaya başlayacaktım. Ağzımı onunkinden kopardım ve başını aşağıya doğru ittim hafifçe. Ne istediğimi anlamıştı.
Dilinin sikimin başına şöyle bir değmesi bile yetti benim için. Bir top gibi patladım. İlk salvo yüzüne geldi karımın. Sonra ağzını alabildiğine açıp, sikimi yutuverdi. Artık ağzının içine fışkırtıyordum. O da deli gibi emiyordu. Vücudu titremeye başlayınca, onun da getirdiğini anladım.
Tek bir damla bırakmayıncaya kadar emdi sikimi…
Sonra, başı hala karnımda, öylece kaldı. Artık yorulmuştu galiba. Ama ben bu kadarıyla yetinmek niyetinde değildim. Daha yeni getirmiştim ama, sikim hala taş gibi sertti ve onu sikmek istiyordum.
Kısa bir süre önce seyrettiklerim, gözümün önünde uçuşuyordu. Fehmi’yle sikişmelerinin tüm ayrıntılarını hatırlıyor ve giderek daha çok tahrik oluyordum. Doğrulup, dizlerimin üstüne kalktım.
Karım, dizlerini karnına çekmiş, sağ yanına yatmıştı. Elimi kasıklarına götürdüm. Tanrım, vıcık vıcıktı. Amının dudakları da, götü de alabildiğine açıktı. Fehmi’nin tohumları her yere bulaşmıştı. Başım dönüyordu. Parmaklarımın teması, onun da ürperip kıvranmasına neden olmuştu. Başparmağımı amına, orta parmağımı götüne soktum.
“Ohhh sevgilim…” diye inledi, “Hadi sik beni n’olursun…”
Parmaklarımı çıkarıp baktım. Fehmi’nin belleri, şimdi elime bulaşmıştı. Ne olduğunu, neden olduğunu tam anlıyamıyordum ama, bu daha da çok tahrik olmama neden olmuştu.
Elimi uzatıp, karımın sağ bacağını aşağı çektim. Sol bacağını da iyice karnına doğru bastırdım. Sonra sokulup, sikimi o vıcık vıcık bel dolu amına dayadım ve tek harekette dibine kadar geçirdim.
-“Ohh ne güzel soktun sevgilim…” dedi karım, “Hadi sik beni… Ohh hadi sik…”
Amı iyice gevşemişti. Sokup çıkarmaya başladım. Garip, şakırtılı sesler çıkıyordu. Bunu son derece tahrik edici buluyordum. Başım dönüyordu ve hırsla sikiyordum karımı… Taşaklarımın, birbirine karışmış sıvılarla sırılsıklam ıslandığını hissediyor ve daha da çok tahrik oluyordum.
Sonra amından çıkarıp, götüne dayadım sikimin başını. Öyle gevşemiş, öyle açıktı ki, neredeyse kendiliğinden içine kayıyordu. Götüne geçirmem, karımın da çok hoşuna gitmişti. İnlemeleri giderek artıyordu. Sonra onu sikmeye başladım.
Çılgın bir şeydi bu. Kendimi tutamıyordum. Çıkarıp tekrar amına soktum. Sonra da tekrar götüne. Artık onu bir amından bir ğötünden sikiyordum. İkimiz de çıldırmış gibiydik. Çevremizdeki dünyadan tümüyle koptuğumuzu hissediyordum.
Tohumlarım götünde fışkırmaya başladı. Sonra çıkarıp amına soktum ve içimde kalan son belleri de da rahminin ağzına boşalttım. Tohumlarım şimdi Fehmi’nin tohumlarıyla karışmıştı. Sağ elimin başparmağını götürüp götüne soktuğumda, o da belini getirdi. Amının adaleleri kasılıyor, sikimi sanki sağmaya çalışıyordu. Götü de parmağımı bir mengene gibi sıkıştırmıştı. Artık konuşamıyordu bile. Yalnızca inliyordu.
Sonra kendimizden geçip, öylece kaldık yatağın üstünde....
Annemin Eşarbı
Merhabalar ben Mehmet 18 yasındayım. Annem 42 yaşında sarışın, balık etli, 1,65 boylarında bir kadındır. Çalışmıyor ve evde oturuyor. Uzun zamandır yalnızdı. Babam öldükten evlenmişti ve hayatına başka birini sokmamıştı. Mutaassıp bir çevrede yaşadığımız için annem tesettürlü bir bayandı. Genelde evin içinde bile başında eşarpla kapatıyordu. Bir gün annemin dışarı çıktığı gün, sıcak çaydanlık devrilmiş her iki elimde yanmıştı. Ellerimin sargılar içinde olmasından dolayı istediklerimi yapamıyordum.
Odamda oturmuş üzerimi değiştirmek istiyordum. Ama bu ellerle çok zordu. Bu arada annem içeri girmiş ve beni bu halde görünce
-Neden beni çağırmadın oğlum? Dedi.
Bir şey diyemedim ve başımı öne eğdim. Annem benden utanmana gerek yok ben senin annenim, dedi ve önümde çömeldi. Bugün çamaşır yıkayacaktım zaten üzerini değiştirmek lazım, diye devam etti.
Önce pantolonumu sıyırdı hala çömelmiş olduğu için yüzü tam yarağımın hizasındaydı. Pantolonu çıkarttıktan sonra üzerimdeki gömleği ve ardından atletimi çıkardı.
Üstümde sadece külotum vardı. Annem dolaptan temiz elbiseleri aldı.
-hadi bakalım şu külotunu da çıkaralım, dedi.
-anne o kalsa dedim.
-hadi arkanı dön bakalım. Sen ufakken ben senin her yerini gördüm. Hadi dön, dedi.
Ben arkamı döndüm ve annem külotumu sıyırdı. Annemin eli vücuduma değdikçe sikimde hareketlenmeler oldu. Tuhaf olmuştum. Kendimi kötü hissetmeye başladım. Bu olmamalıydı. O benim annemdi. Annem temiz külotu bana giydirirken bir an duraksadı. Sikimin kalktığını anlamıştı. Hemen aceleyle beni giydirdi. Odadan hızlıca bir şey söylemeden çıktı.
Üç dört gün böyle geçti. Ergenliğe girmiş biri olarak dişi sinek bile içimde fırtınalar koparıyordu. Sikim hemen dikiliyordu. Ama elimden hiçbir şey gelmiyordu.
Tuvalete gidip bir an önce otuz bir çekmek istiyordum ama bu sargılı ellerle bunu yapmak imkansızdı. Doktorun söylemesine göre daha on gün kadar daha ellerim bu şekilde sargı içinde kalacaktı. Ve tam olarak iyileşmesi daha bir süre alacaktı.
Ve ben bu arada ne yapacaktım?
Akşam yemeğini yemiştik ve annemle salonda oturuyorduk. Annem kah televizyona bakıyor kah uyukluyordu. Annem bana bir şey isteyip istemediğimi sordu. Aslında istediğim bir şey vardı ama bunu annemin yapmasına imkan yoktu. sıkıntılı halim annemin dikkatini çekmişti.
-oğlum canım neden sıkkın Bir şey mi var? Dedi
-anne yok bir şey.
-bak senin annenim. Şu dünyada ikimiz varız.
-anne gerçekten bir şey yok, dedim. Birkaç gün daha böyle devam etti.
Yine bir akşam annem odama gelip yarın çamaşır yıkayacağını ve benim üzerimdekileri değiştireceğini söyledi. İlk kez anneme başka bir kadın gözü ile baktım. Üzerinde beyaz renkli geceliği vardı.
Başında ise beyaz şifondan eşarbı vardı.
Ev içinde dışarı da bağladığı türban gibi bağlamadığı için eşarbın altından sarı saçları görünüyordu. Annem bana çok güzel görünüyordu.
Hele birde elbise dolabımın kapağını açıp eğilince beyaz geceliği kalçalarına yapışmıştı ve altına giymiş olduğu külotu belli olmuştu. Yeniden sikim kalkmaya başlamıştı.
Utanç verici bir durumdu. Aklıma hemen başka şeyler getirmeye çalışıyordum ama nafile. Sikim kalkıyordu.
Ne yapacağımı şaşırmıştım. Birazdan annemin önünde soyununca kalkık bir sikle karşında kalmak istemiyordum.
Annem temiz çamaşırlarımı aldı ve ayağa kaldırarak soymaya başladı. Arkam dönük şekilde duruyordum.
Sikim kalkmıştı. Annem sikimin kalkık olduğunu yine anlamıştı.
Ben utancımdan başımı öne eğmiştim. Annem hemen üstümü değiştirdi ve odadan çıktı. Aradan yarım saat geçmişti ki annem yeniden odaya girdi.
Ama üzerine bu sefer sabahlığını almıştı.
-oğlum çay demledim hadi gel de içelim, dedi
-yok anne ben istemiyorum
-bir demlik çay kim içecek hepsini. Hadi kalk gel konuşalım biraz. İstemeyerek de olsa kalktım ve salona gittim.
Annem çayları doldurdu. Doğal olarak çayı bana annem içiriyordu.
-ne oldu oğlum canın bir şeye mi sıkıldı
-yok anne. O kadar önemli değil.
-hadi anlat bana.
-çok sıkıldım anne, gördüğün gibi hiçbir şey yapamıyorum.
-canını sıkan şeye bak. Kalıcı değil ya bu. On gün sonra yeniden eski haline döneceksin.
-söyle bana ben yaparım oğlum, dedi. Göz göze geldik. Ben utanarak başımı öne eğdim.
Çenemden tutarak
-gerçekten yapabileceğim bir şey varsa ben yaparım dedi.
-senin yapabileceğin bir şey değil, diye mırıldandım.
-ne dedin.
-yok bir şey.
-ben senin annenim. Seni böyle görmek beni üzüyor. Bana bütün dertlerini anlatabilirsin. Sorun şey değil mi
-ne sorunu Dedim.
-tuvalete gitmek istiyorsun değil mi Dedi kızarmış bir suratla.
Annemin benimle açıkça konuşması beni rahatlatmıştı. Ben de ona karşı açık bir şekilde konuşmaya başladım.
-şey anne, Biliyorsun kaç günden bu haldeyim. Ve bu canımı sıkıyor. Kendimi kötü hissediyorum.
-biraz daha sabretsen.
-çok kötü durumdayım anne. Dayanamıyorum artık.
-ne yapsak ki bilmiyorum.
Birini mi bulsak. Ama kim yapar ki bunu.
Aramızdaki konuşmalar beni heyecanlandırmıştı. Sikim kalmaya başlamış ve giydiğim eşofmanın altından belli olmaya başlamıştı. Annem gözlerini kalkmakta olan yarağıma dikmişti.
-madem bu kadar kötü durumdasın… dedi ve gözlerini gözlerime dikti.
-hayır anne bunu sen yapamazsın.
-bak ne diyorum. Bu aramızda bir sır olarak kalacak. Tamam mı Senle bir şey yapamayız. Ama sana yardım edeceğim.
-nasıl anlamadım.
-içerden gidip bir şeyler alacağım. Kullanmadığımız bir bez parçası. Senin şeyini onunla sararız hem ortalığı kirletmemiş olursun. Hem ben hem sen rahat oluruz.
Tamam mı
-tamam anne sen nasıl istersen, Dedim.
Annem içeri gitti ve elinde eski beyaz atletlerinden bir tanesi ile geldi. Ben çek yatta oturmuştum. Beni kaldırdı ve eşofmanla beraber külotumu da sıyırdı. Karşısında belden aşağısı çıplak bir şekilde duruyordum.
Beni yeniden yerime oturttu.
-birbirimize dokunmak yok.
-tamam. Elinde tuttuğu beyaz atleti kalkmış olan sikime sardı ve yarağımı tutarak bana otuz bir çektirmeye başladı. Şu anda olanlara inanamıyordum.
Annem yüzünü diğer tarafa çevirmişti. Birbirimize bakamıyorduk. Atlete sarılı olan sikim annemin eline sığmıyordu.
Zorlukla bir aşağı yukarı hareket ediyordu. Sonunda dayanamadım ve elimi annemin elinin üzerine götürdüm.
Annem irkilmişti ve bana bakarak
-dokunmak yok, diye fısıldadı.
-anne böyle olmuyor. Gerçekten zor oluyor böyle. Daha ince bir şeyle yapsan. Yoksa bu şekilde çok uzun sürer.
-neyle Yani.
-şey, nasıl desem. Bu atlet biraz kalın elin ufak kalıyor tam olarak tutamıyorsun. Böyle Daha ince bir şey. Mesela, eşarp veya külot gibi. Annem oflayarak kalktı ve bana dönerek
-gel bakalım küçük bey madem bu işi yapacağız, tam olarak yapalım. Beni yerimden kaldırarak peşinden sürükledi.
Annemin yatak odasına girdik.
-Şimdi sen yatağa uzan bakalım. Hemen yatağa geçtim ve dik bir şekilde oturdum.
Annem bana bakarak gülümsedi.
Ardından giymiş olduğu sabahlığı çıkardı. Şimdi karşımda geceliği ile duruyordu.
-demek eşarp veya külot diyorsun. Sana şimdi bir şeyler göstereceğim. Daha sonra annem dolabın kapağını açtı ve özenle katlanmış olan eşarplarını bir bir yatağın üzerine fırlattı.
Yatağın üzerine düşen her yarağımın biraz daha kalkmasına neden oluyordu.
Yatağın üstünde annemin 10 dan fazla eşarbı vardı.
Annem yanıma geldi ve
-şimdiye kadar yaşamadığın şeyleri yaşayacaksın, dedi.
Daha sonra yatağın üzerindeki eşarpları sıra ile alıp vücuduma sürmeye başladı. Saten ve ipek eşarplar vücuduma değdikçe kalbim deli gibi çarpıyordu.
Bunu fark eden annem
-hangisi seni en çok tahrik etti. Bu mu Diyerek. Elinde tuttuğu satenden parlak, üzerinden çiçek desenleri olan eşarbı sikimin üzerine örttü. Kalkık yarağımın üzerinde eşarp, bir çadır gibi duruyordu.
Annem yanıma sokuldu. Tenlerimiz birbirine değiyordu. Annemin bunları yapacağı aklımın ucundan bile geçmiyordu.
Annem başını sağ omzuma koydu ve parlak saten eşarbın üzerinden sikimi avuçladı ve elini sikimin üzerinde yukarı aşağı hareket ettirmeye başladı. İnanılmaz bir güzel şeydi.
Sonunda sağ kolumla anneme sarıldım. Hiçbir tepki vermedi. Sargılar içindeki elimle annemin sağ memesinin üzerine koydum. Bunları yaparken hafiften sağ dönmüştüm.
Annem ise biraz daha aşağı doğru kaymıştı. Bundan dolayı annemin bacaklarını örten beyaz gecelik biraz daha yukarı doğru sıyrılmıştı. Güneş görmemiş bacakları baldırlarına kadar görünüyordu.
Annem yavaş ve nazikçe otuz bir çektirirken, bende dudaklarımı annemin başını kapatan beyaz şifon eşarbın üzerinde gezdirmeye başladım.
Dudaklarımdan
-anne çok güzelsin, diye kelimeler dökülmeye başladı.
-hadi oğlum, boşalt o sıcak döllerini. Boşalt anneciğinin yumuşak eşarbına. Hadi…
Bir süre sonra annem yatakta doğruldu ve giymiş olduğu geceliği çıkardı. Karşımda sadece sutyen ve külotu ile duruyordu. Beyaz şifon eşarbı başından sıyrılmış omuzlarına kadar uzana uzun sarı saçları ortaya çıkmıştı.
Ayrık duran bacaklarımın arasına yüz üstü uzandı.
Yüzü ile eşarbın altında bir direk gibi dikilen yarağım arasında 10 cm den daha az bir mesafe kalmıştı. Annem yarağımı örten eşarbı aldı ve altındaki dimdik duran yarağımla karşı karşıya kaldı.
Anlaşılan annem bana gerçekten büyük bir sürpriz hazırlamıştı. Annem sikime dokunmadan başına bir öpücük kondurdu ve ardından bana baktı.
-hazır mısın?
-evet, dedim kekeleyerek. Sonra annem dilini sikimin üzerinde gezdirmeye başladı.
Ardından sikimi dibinden kavrayarak yavaşça sikimi ağzına sokmaya başladı. Dudakları yarağımı sıkıca sarıyordu.
Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. Bu anın bitmesini istemiyordum. Artık boşalmak üzereydim.
Anneme boşalacağım dedim.
Annem yarağımı ağzından çıkarmadı ve eli ile otuz bir çektirmeye devam etti.
Ve ağzımdan derin bir oh çıkarken. Döllerimi annemin ağzına akıtmaya başladım. Annem hiç rahatsız olmuşa benzemiyordu....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Dar amlı suriyeli kızı parayla arkalı önlü siktim
Selam sben size hayatımda yaşadığım en güzel seks hikayesini yazacağım iyi okumalar. Hayatımı kırtasiye malzemeleri dağıtımı yaparak sağlıyorum. Bu nedenle altımda araba eksik olmuyor . Üniversitelere ve liselere dağıtım yaparken oradaki kızları görüp azıyorum ve geceyi omların hayaliyle mastürbasyon yaparak geçiriyorum.
Abim sayesinde mastürbasyonla erken bir yaşta tanıştım. bu yüzden sikim 17 santim. Ama kalınlığı diğer siklere göre 1.5-2 kat daha fazla. Yine arabayla bir üniversiteye mal bıraktım. O günkü mesaim bitmişti yarın da izinliydim zaten. Bu yüzden bir süre arabayla turladım aklımda üniversitedeki mini etekli kızlar vardı. Çok fena azmıştım eve gidince direk mastürbasyon yapacaktım. Ama canım biraz daha gezmek istiyordu.
Etrafımda sikebileceğim bir kız yoktu. Maaşım da askeri ücretten biraz fazlaydı bu yüzden gidip escorta 3000-4000 tl veremezdim. Ben bu düşüncelerle turlarken birden suriyelilerin çokça yaşadığı bir sokağa girmişim. Sokağa girmemle arabanın etrafını sarmaları bir oldu. Hepsi para istiyordu ama bunlara para vermek istemiyordum. Zaten her gün trafikte canımdan bezdiriyorlardı. Arabayı Üstlerine sürsem etraftan Babaları çıkıp beni linç ederlerdi. Ben de birkaç lira bozukluk alıp havaya attım. Onlar bu paraları toplarken ben de hemen kaçmıştım. Sinirlerim bozulmuştu.
Durduk yere zarara uğramıştık. Önemli bir para değildi ama bu suriyelilere vermek gücüme gidiyordu. o sokaktan çıkıp az ilerlediğimde suriyeli kadınlar pazardan dönüyorlardı. Saat geç olmuştu herhalde pazardaki artıkları toplamış evlerine dönüyorlardı. Pazarın oradan geçerken bir suriyeli kız ilişti gözüme.
Sanırım geç kalmıştı ve sanırım ona bir şey bırakmamışlardı. Bu sırada aklıma bir hinlik geldi. Ben bu kızı alıp götürsem kimsenin ruhu duymazdı. hem böylece az önceki olayın acısını da çıkartırdım.
Arabadan indim ve bu kızın yanına gittim. İsterse kendisine yeni meyve sebze verebileceğimi ama benle gelmesi gerektiğini söyledim. Saf kız hemen kabul etti. Bunu arabaya bindirdim ama içimde onca yılın acısını atmak vardı.
Hem de sevmediğim birilerine karşı. Bu kız hiç bir şeyden habersizdi ve gidiyorduk. açıkcası nereye olduğunu ben de bilmiyordum. Kız yolu ben de kızı seyrediyordum. Karalar içinde hiç bir yeri belli olmuyordu Ama gözleri maviydi.
Sesi insana garip bir haz veriyordu. Yarım yamalak Türkçe bilmesi beni iyice azdırıyordu. Daha sonra aklıma arnavutköye giderken olan ormanlar geldi. Yol biraz uzun olacaktı ama değerdi. Suriyeli fahişemin her yerini bi güzel sikicektim.
Yolu yarılamışken kız işkillendi. Ben de depo var dedim kartımı gösterdiğim zaman sakinleşti. Hala anlamamıştı. Biz bununla sohbete başladık; Ben: ee niye geldiniz Türkiyeye
kız: Orda savaş var . akrabalar var bizim rahatmış burda.
ben: Sülalecek mi geldiniz kaç kişisiniz
kız: Yok sadece bizim aile. 1 7 kardeşiz biz . babam ve 3 anam var
ben: peki kaç yaşındasın sen
kız: on altı
ben: Evlimisin peki
kız: Hayır ama alıcı çıkarsa babam vercekmiş
ben: Nasıl yani alıcı
kız: 10000 veren alırmış beni babam öyle dedi. Ben sustum ve yolumuza devam ettik. Kız daha 16 yaşındaydı ama daha büyük gösteriyodu. Amı da hiç sikilmemişti ilk ben tadına bakıcaktım ama onun bundan haberi yoktu. En sonunda isteğim yere gelmiştik ana yoldan ayrılıp orman yoluna girdim kızın yüzünü bir tedirginlik kapladı içerilere girdiğimde arabayı durdurdum
kız noluyo neden durduk demeye başladı.
Ben de bu hava zaten karanlıktı pek gelen giden olmazdı. Ormanın bakımlı olduğunu bildiğim için yabani hayvan yoktu burada.
O yüzden pek korkmuyordum kız olayı anlayınca ağlamaya başladı ben de artık fayda etmez kimse alamaz seni elimden dedim.
Kız bunları duyunca iyice kötü oldu bağırmaya felan başladı. Bu beni daha da azdırıyordu. İndim arabadan bunun tarafına geçtim açtım kapıyı geriye doğru yaslandı. bir hamlede elinden tuttum kendime doğru çektim bu gene bağırdı.
O hırsla bana vurmaya felan başladı. Buna tokat bir vurdum yüzü sola döndü koltuğa çarpıp geri sekti. Bana bak dedim bugün benimsin ya seve seve ya sike sike .
Bu hala ağlıyordu ama ben bu durumdan zevk alıyodum .
Sikim taş gibi olmuştu artık dayanacak gücüm kalmamıştı bunu belinden yakaladım ve kendime doğru çektim bu çırpınıyordu buna az önceki gibi 2 tokat daha attım çırpınmayı kesti ama ağlaması devam ediyordu.
Bunu yavaş yavaş soyarak anın tadını çıkartmak istiyordum önce baş örtüsüne attım elimi. Saçları kumraldı ama sarıya yakındı.
Daha sonra çarşafını çıkarttım kız gene çırpınmaya başladı buna yime bir tokat attım dudağı kanamaya başladı ama ben umursamıyordum. Üstünde sadece eteği ve sütyeni kalmıştı .
Memeleri harikaydı . Olgunlaşmıştı ve dimdikti. Sütyenini çıkarttım ve sıkmaya başladım. Çok hoş bir duyguydu bu şekilde 10 dk memeleriyle oynadım buna alışmıştı. Artık sıra bende dedim ve sikimi çıkardım . Artık bunun da oyuna katılma zamanı geldi dedim.
Gene ağlamaya kaçamaya çalışmaya başladı bu sefer ellerinden tuttum ayaklarını sıkıştırdım ve al şunu ağzına yoksa daha kötü olur dedim ama almadı. Ben de saçlarını açtım ve bunu saçlarından tutup dışarı çıkarttım. Yere oturdu tekrar saçlarından çekti ve bağırdı bu sırada sikimi ağzına soktum.
Ağzı Küçüktü bu yüzden baş kısmını zorla alabiliyordu .
Ben ağzının içinde git gellere başladım orospumdan boğulacak gibi sesler çıkıyordu ama umursamıyordum bu şekilde 5 dakika git gel yaptım ve orospumun ağzına hiç boşalmadığım kadar kuvvetle boşaldım.
İstemeye istemeye bütün menimi yuttu.
Daha sonrasında öğürmeye başladı kusacak gibi oldu. Sikim yine hareketlendi saçlarından çekip tekrar ağzına verdim ve 3 dk git gel yaptım ama boşalmadım.
Menimi ziyan etmek istemiyordum. Suriyeli kız ağlamaktan ve tecavüzün verdiği gafletten bitkin düşmüştü tamam mı artık dedi
Benimse hiç bitirmek gibi bir niyetim yoktu. Sıra kızın eteğine gelmişti eteğe elimi attığımda nolur diye yalvarmaya başladı tekmeler attı.
Ama ben kararlıydım bugün o amı sikecektim. Zorla da olsa eteğini çıkarttım ve küloduyla kala kaldı.
Külodunu çıkarttırmıyordu en sonunda bir tokat daha vurdum ve bu son oldu. Çünkü neredeyse tüm kuvvetimle vurmuştum bu tokattı. Sersemleyen orospumdan hemen çıkarttım külodunu. Ama içim çalı çırpı üzerinde bu kızı sikmeye el vermedi ben de alıp arabanın arka koltuğuna yatırdım.
Kız çırılçıplak Önümde duruyordu. Yalvaran gözlerle bana bakıyordu. Gözünde yaş kalmamıştı ama hala ağlıyordu.
Üzerinde menim vardı. Amının tadına bakmak için yumulduğumda başımı itmeye başladı.
1-2 dil darbesiyle amının tadına baktım ama sevmedim. Ama kızın bu hoşuna gitmişti zevk alıyordu.
Tabiki bu durum benim umrumda değildi. Sikimi tekrar ağzına vererek kalkmasını sağladım. ve kızın amının üzerine dayadım.
Ama hemen sikmeyecektim bu sefer de götünü çevirip tokatlamaya başladım. Her tokatlamamda orman yankılanıyordu. Kızın canı yanıyordu ve bu hoşuma gidiyordu.
Kızı tekrar sırtüstü yatırdım üzerine çıkıp birden sikimi amına soktum. Aynı anda kız öyle bir çığlık attı ki ta ana yoldan duyuldu sandım ama çok şükür duyulmamıştı.
Kızın gözünden tekrar yaş geldi ben hemen git gellere başladım. Amı daracıktı ve sikimi sıkı sıkıya sarıyordu.
10 Dakika kadar sonra kızın içine patladım çok harika bir duyguydu bu. Daha sonra baktığımda sikimde kan vardı. İlk başta korktum yanlışlıkla bişey mi yaptım diye ama kızlık zarının kanı olduğu aklıma geldi.
kız bitkin düşmüştü ama ben pes etmeyecektim. 1-2 dakika sonra sikim gene kalktı ve yine amına girdim bu kez daha hızlı ve seri sikiyodum kız bitkin düştüğü için karşılık da veremiyordu bu şekilde 15 dakika git gel yaptım son hızımla derinlere giderek patladım.
Kızda iyice hal kalmamıştı ama ben hala hırsımı alamamıştım. En sonunda bunun göt deliği ilişti gözüme. Bunu yüz üstü çevirdim ve sikimi oraya dayadım bu hayır olmaz demeye başladı gene kafasını koltuğa bastırdım ve sikimi ittirmeye başladım ama girmiyordu daha sonra baş parmağımı soktum kız acıdan kıvranıyordu.
Acaba sikimi alınca napıcaktı.
Göt deliği biraz genişleyince tün gücümle abandım ve birden baş kısmı girdi. Ama kız da öyle bir bağırdı ki kulaklarım parçalandı.
Ama ben de onun götünü parçalıyacaktım tekrar yüklendim ve hepsi girdi bu kez öncekinden de fazla bağırdı ama bu sondu kız her halde şuurunu kaybetmişti ama ben umursamadan git gellere başladım.
Götü sikimi amından daha çok sıkıyordu bu bana çok zevk veriyodu. 15 dakika sonra sikimi çıkartıp üzerine boşaldım. götüne böyle 2 posta daha gittim. ve artık bitmiştim arabanın kapılarını kitleyip yattım. saat 3 gibi tekrar kalktım.
Suriyeli fahişem hala yatıyodu. bunu kaldırdım ve gene bağırmaya ve ağlamaya başladı bu beni tekrar azdırdı ve hemen arka koltuğa geçtim . Fahişemin üzerine çullandım bir elimle ağzını kapatıp diğer elimle de memelerini sıkıyordum.
sikimi de hemen amına soktum bu kez çığlık atmadı ama hala karşı koyuyodu. Amının içi sıcacıktı git gellere başladım hareket edemiyordu. Memeleri yumuşacıktı 10 dk sonra tüm döllerimi içine bıraktım. hiç içinden çıkmadan orospumu sikmeye devam ettim 30 dk içinde 2 kez daha üzerine boşaldım.
Orada Üzerine yığılıp kaldım ve orada öğlene kadar uyumuşuz. Gerçi yattığımızda zaten sabah olmuştu. Öğlen kalkınca camıö yine fahişemi çekti ama halim kalmamıştı.
hem uyuyordu. Hemen arkasını çevirdim ve tükürükledim. birden yüklendim içine girdim. Bu sırada fahişem çığlıkla uyandı. 15 dk git gel yaptım ve fahişemin üzerine boşaldım Ve onu alıp götürüp bıraktım bir dahada görmedim....
Dasha..
Evli Arkadaşımın Amcığı Sanki Sikilmemiş Gibiydi
Selam arkadaşlar. Adım Kenan, Gaziantepin bakir ilçelerinden birinde, vasat bir evlilik hayatı sürerken, aniden karşıma çıkan, eski bir Lise arkadaşım olan Özlem ile yaşadığım bir anımı paylaşmak istedim. Liseyi bitirmiş, evlenmeyi planlarken, peşimden koşan Özlemin meğer benle yuva kurma hayalleri varmışta yıllar sonra öğrendim. Ama o zamanlar ben adeta salak gibi, benim için yanan bu ateşten habersiz, elde çitilemekten bir hal olurdum.
Dediğim gibi, Liseyi bitirdikten sonra aradan yıllar geçmiş, ben de, o da evlenmişiz, çoluk çocuğa karışmışız. Hayat monotonlaşmış giderken rastlantı buya, bir mağazada karşılaştık Özlemle. Tabi eskiden selamımız muhabbetimiz vardı. Bana gülümseyerek, "Merhaba!" dedi. Ayaküstü kısa bir muhabbetten sonra, evlendiğini, nerde oturduğunu falan anlattı (Oturduğu binada da tesadüfen benim bir piç arkadaşım oturuyordu).
Özlemle sohbetimiz güzeldi, yine de etraftan dikkat çekmesin diye hemen ayrıldım ordan. Ama aklım Özlemde kaldı. Evlilik ona yaramış, taş gibi kalçalar, kalın dudaklar, işveli bakış, derken tam sikilmelik bir afet olmuş. Bu arada Özlemin boyu 1.65 falan ve hafif balıketli, ama muhteşem denecek kadar bakımlı bir afet…
Bir gün dayanamadım, piç arkadaşımı arayarak, Özlemin evine yolladım. O da Özleme, benim görüşmek istediğimi, dolayısıyla tlefon numarasını istediğimi söylemiş ve almış. Adeta liseli aşıklar gibi heyecanla, "Alo." dedim.
Ama Özlemde o ne ses, ne işve! Ertesi günü, kocası işe gidince beni evine davet etti. Ne ile karşılaşacağımı bilmesem de, adeta ayaklarım kendiliğinden gitti.
Kısa bir hoşbeşten ve bir bardak çaydan sonra, malum yılların hasreti var, öpüşmek için eğildiğimde, beni iterek, "Böyle birşeye hazır değilim, buraya bunun için mi geldin?" muhabbetlerine başlayınca, ben sinirlendim, kalkıp evi terkettim. Arkamdan, "Dur, gitme!" v.s dediyse de dönmedim…
Israrlı telefonlarına dayanamadım ve yumdum gözümü, açtım ağzımı, "Ulan salak, onca riske çay içmek için mi katlandık? Madem bir bok olmayacaksa niye evine çağırıyorsun beni?" diye fırçaladım. Bu yalvar yakar derken, "2 gün sonra seni çağıracam, gelir misin?" dedi.
Ben de hem kudurduğum için, hemde sinirimi çıkarmak için, "Bakarız!" dedim. Tabi bu arada mesajlaşıp, telefonda da görüşüyoruz. O an korktuğunu, böyle birşeyi aslında planlamadığını, sadece geçmişin hatırına benimle yanyana oturmak istediğini anlattı. Ben de buluşma riske girmesin diye, "Hı hı, tamam, OK!" v.s diyorum.
2 gün sonra beni çağırıp, evine vardığımda, üstünde beyaz sıfırkol keten gömlek, tek düğmeyle sarmış memelerini, sütyen yok, altta vücuduna yapışmış kumaş pantolonla açtı kapıyı. Kapıyı kapatır kapatmaz hemen yumuldu dudaklarıma, ama nefes alamıyorum nerdeyse. Gömleğinin düğmesini açtığımda, uçları sertleşmiş, çocuk emzirmiş bir kadında olmayacak kadar dik, beyaz ve taş gibi memeleri ağzıma alıp emerken, bir yandan da kendi üzerimdeki elbiseleri çıkarıyordum. Onun daha sadece üstü çıplakken, ben çırılçıplaktım.
Pantolonunu indirdiğinde altına külot da giymemişti. Bacaklarının arasında şeftali gibi duran amcığını avuçladığımda, amcık ıslaktı, hemde işemişcesine ıslak. Bir ara parmağımla amcığının deliğini yokladım, ama parmağım zor giriyordu. Yanlışlıkla parmağımı götüne mi sokmaya çalışıyorum diye kontrol ettim, ama yok değil, göt deliği boştu.
Dayanamadım, "Kızım kocan seni hiç mi sikmiyor, amın çok dar, çocuk nasıl çıktı bu amcıktan?" diye sordum. Kocasıyla aylardır sikişmediğini, zaten sikişse de çocuk pipisi gibi olduğundan pek birşey hissetmediğini ve doğumu sezeryanla yaptığını söylediğinde, daha da kudurdum. Daha önce belki yüzlerce farklı am sikmiştim, ama daha yeni ergenliğe giren kızlarda bile amcık bundan daha geniştir.
yatak odasına geçtiğimizde, Özlem o anki zevk ve orospuluğuyla, yarağımı bir posta ağzına alıp boşalttı beni, ama o ne biçim yalamaktı öyle, adeta otomatik sağım makinası mübarek. Taşaklarımı okşuyor, götdeliğimi arada bir yokluyor, çıldırmak işten bile değil. Özlemi karyolasına uzattım ve ben de onun amcığını yaladım, hem de sanki aylardır am görmemişim gibi.
Özlem kudurmuş gibi inliyordu, "Kızım sessiz ol, mahalle başımıza toplanacak!" dedim. "Kim gelirse gelsin, umurumda değil, hadi sik beni!" dedi. Pozisyonumu aldım ve o dar amcığına girmeye çalışıyorum, ama sanki 16 yaşındaki bir kız sikiyormuşum gibi, bekaretini bozuyormuşum gibi bağırıyor. Zorlaya zorlaya, amını dağıta dağıta, sonunda girdim içine, ama sikim kopacak gibi.
Bacakları kısa olmasına rağmen belime dolamış, adeta komple vücudumu bebek gibi amından içine alacakmış gibi kendine çekiyordu beni. Tabi o arada ben habire pompalıyorum. Daha 3 dakika olmadan kedi eniği gibi inleyerek boşaldı. Ama ben halen gitgeldeydim, bana yılan gibi sarıldı ve "Yere uzan!" dedi.
Ben de sikim o dar amcıktan çıkarmadan yere uzandım, o da üstüme ata biner gibi, oturup kalkarken amının suları bacaklarıma, ordanda halıya akıyor ve ben sadece denileni yapıyordum.
Bilmem kaçıncı orgazmını olduktan sonra, benim de boşaldığımı anlayınca üstümden kalktı. Ben bitti diye düşünürken, amcığının suyu ve döle bulaşmış sikimi birden ağzına aldı, emmeye başladı. Yarağımı tekrar taş gibi yaptıktan sonra elimden tutup kaldırdı ve yatağın kenarına yüzünü yapıştırıp, arkasını bana domaldı ve beni arkasına çekti. Ben arkasından amına sokmaya çalışırken, elini arkaya attı ve yarrağımı tutup kendi eliyle göt deliğine fırça çekmeye başladı. İnanamıyordum bu nasıl bir sikilme arzusuydu böyle.
"Daha amına zor alıyorsun, götüne nasıl alacaksın?" dediğimde, "Sen sikmene bak!" deyip, sikim götünün mor deliğinin ağzındayken kendini bana doğru bastırıp, "Girsene!" dedi. Benim de canıma minnet, götüne yavaş yavaş girerken, Özlem dudağını ısırıp, saçını başını sallıyor ve "Hadi, hadi!" diyerek tempo tutuyordu.
Bir anda nasıl olduğunu anlamadan, Pfloooop! diye ses çıkmasıyla başı içine girdi. Özlem de böğüre böğüre götünü geriye iterek kalanını aldı götüne. Yarrağım adeta kırılacak gibiydi. Ben yarağımı milim milim geri çıkarıken, "Çıkmaaaaa!" diye bağırdı.
Biraz sonra götünü ileri geri hareket ettirdiğinde, anladım ki pompalamam gerekiyordu ve aynen öyle yaptım. Fakat anca birkaç kez pompalayabildim ve dayanmadım, içine boşaldım…
Özlem yatağa, ben de sikim halen götünde bir şekilde Özlemin üstüne yığıldım. 1-2 dakika sonra doğrulup sikimi götünden çıkardığımda, Özlem yerinden kalkamayacak kadar yorulduğunu söyledi. Kucağıma aldım ve beraber duşa girdik.
Özlemi güzelce yıkayıp, kendim de yıkandıktan sonra, banyodan çıkmadan, son bir posta daha o daracık amcığından sikip, içine boşaldım, öyle çıktık…
Özlemle sikişmelerimiz yıllarca devam etti. Ama hayatımda bu kadar bakımlı ve seksten çok hoşlanan bir kadını pørnø filmlerinde bile seyretmedim.
Şimdi ise uzun zamandır görüşmüyoruz, ancak o öpüşmesi, o yarak yalaması, o daracık amcığı ve götü aklıma geldikçe çıldırıyorum...
Tatile diye gittik yarrak yiyip geldik
Selam ben Gizem, İzmir'de yaşıyorum 23 yaşındayım beyaz tenli bakımlı aslında erkeklerin ilgisini çeken bir kızım. Geçen yazdı sevgilimden yeni ayrılmıştım. En yakın arkadaşım Merve oda benim yaşımda güzel bir kız. Çok üzgünüm diye biraz da kafa dağıtalım diye Kuşadası'nda güzel bir otel de yer ayırtmış ikimize.
Giderken de anlaştık en kötü tangayla güneşlenip denize gireceğiz diye. Gitmeden önce alışveriş yaptık işte tanga falan aldık seksi 1-2 kıyafet aldık. Neyse gittik otele odamıza yerleştik. Hemen denize gitmek için hazırlanmaya başladık. Tabii ki de anlaştığımız gibi tanga giydik. Üstümüzü de giymedik. İkimiz de mini etek ve üzerimize beyaz badi giymiştik. Çok seksi görünüyorduk ikimiz de.
Göğüslerimiz de biraz anlaşılıyordu. Kadınlar denizine gittik. Şezlong kiraladık ve hemen soyunduk. Bizim gibi üstsüz hatta çırılçıplak güneşlenen turistler falan vardı. İşte birbirimize güneş kremlerimizi sürüp güneşlenmeye başladık. Bir süre güneşlendikten sonra denize girmeye karar verdik ve kalkıp girdik.
Etrafta bir sürü yakışıklı erkekler falan vardı. Bize baktıklarını hissedebiliyorduk. İkimiz de çok azmıştık sikişmek istiyorduk. Biraz açıldık ve birlikte sevişmeye başladık her yerimizi elliyorduk öpüşüyorduk ama yine de ikimizin de ateşi sönmüyordu.
Neyse denizden çıkmaya karar verdik. Çıktıktan sonra ben dayanamadım cesaret edip tanga mı çıkardım arkadaşım çıkarma diye ısrar etse de. Tamamen çırılçıplak kalmıştım herkesin ortasında. Hemen şezlonga sırt üstü yatıp göğüslerimi ve ayaklarımı iyice açıp amımı sergilemeye başladım.
Arkadaşım da yüz üstü yattı. Israr ettim çıkar falan diye ama istemedi. O yatınca kalktım biraz nazlansa da tangasını çıkardım. Oda çırılçıplak kalmıştı.
Ama öyle yatmaya devam etti. Yanımızda ki şezlonglar boştu ilk geldiğimiz de biz denizdeyken dolmuş. O sırada sahipleri geldi. 27 yaşında yakışıklı biriydi adı Semih. 3 arkadaş tatile gelmişler. İlk geldiklerin de ikimizi de bir güzel süzdüler. Sonra bize laf attılar merhaba hanımlar diye bizde karşılık verdik ve sohbete başladık.
Sohbet ettik baya işte neler yapıyorsunuz hangi otel de kalıyorsunuz falan diye aynı otelde kalıyormuşuz meğerse neyse bira falan ısmarladılar bize sohbet ettik baya sonra denize girmeyi teklif ettiler bize.Bizde kabul ettik ve hepimiz denize girdik.
Baya açıldık ve Semih orada bir anda dudaklarıma yapıştı ve sevişmeye başladık. Biraz seviştikten sonra beni bir şartla sikebilirsin dedim ve bombayı patlattım. hepimiz böyle grup sex yaparsak bizi tost yaparsanız olur dedim.
Arkadaşım daha önce grup sex yapmıştı ama hiç tost olmamıştı ama anlatıyordu güzel falan diye bende dayanamadım ve dedim. Sonra kulağına fısıldadım hiç yarrak görmemiş daracık götümü de sikebilirsin böylelikle dedim. Bunlar da hemen kabul etti.
Deniz de bir süre daha seviştik hepimiz hepsinin yarraklarını çıkarıp elledik oynadık falan. Denizden çıktık hepimiz de üstümüzü giydik otele gitmeye başladık. Havadan suda sohbet edip yürürken her tarafımızı elliyorlardı. Zaten akşam olmuştu. Oturduk hep birlikte yemek yedik ondan sonra akşam için anlaşıp odalarımıza dağıldık. Hemen biz duşa girdik.
Dinlendik falan birbirimizle seviştik geceye hazırladık kendinizi. Sonra en seksi kıyafetlerimizi giydik. Altımıza da sadece tanga işte biraz makyaj falan indik aşağıya onlar da çok şık giyinmişlerdi. Barlar sokağına gittik güzel bir mekana oturduk içmeye eğlenmeye başladık. Bu arada dans ediyoruz falan öpüşüyoruz sevişiyoruz falan çokta azmıştık artık dayanamıyordum ve baya da içmiştik dayanamadım Semih'e hadi gidelim ben dayanamıyorum artık şu yarrakları yemek istiyorum dedim.
Onlar zaten dünden razıydı. Mekandan çıktık Arabalarına bindik ve otele gitmeye başladık. Ben öne Semih'in yanına oturdum arkadaşım da arkaya ikisinin ortasına dayanamayıp yaraklarını çıkarıp birini bir eliyle birini bir eliyle ellemeye başladı. İkisiyle resmen sevişiyordu arkada. Bende dayanamadım Semih'in yarağını çıkardım ve yalamaya başladım. İyice azmıştım zaten sulanmıştım artık tost olup sikilmek istiyordum. Artık otele gelmiştik. Onların odalarına çıktık.
Ben hemen Semih'le sevişmeye başladık. Merve'de yine onların arasındaydı. Biz aynı anda kalktık ve elbiselerimizi çıkardık ve tangalarımızla kaldık. Üçünü yan yana ayakta dizdik ve çırılçıplak soyduk.
Ben hemen ortadakinin yarrağını yalamaya başladım. Diğerlerininkini de birini bir elimle diğerini de bir elimle tutup ellemeye başladım. Harika bir şeydi. Birazdan bu üç yarrak bizim olacaktı. Arkadaşım da onlarda öpüşüyordu falan.
Oda yanıma geldi diz çöktü yalamaya başladı. Yalayın hadi orospular diyorlardı bize çokta hoşumuza gidiyordu. Sonra biri yatağa yattı. Bende üstüne çıktım o güzel yarrağını amıma sokup bir anda üstüne oturdum. Bir kaç kere sikiştiğim için amım da daha dardı ve tazeydi ve çok acıdı çığlık attım resmen. Ben zıpladıkça acı zevke bırakıyordu ki götümde Semih'in yarrağını hissettim.
Çok dardı hiç siktirmemiştim götümü ilk kez yarrak görecekti. Önce kafasını soktu yavaş yavaş girmeye çalışıyordu.
Dayanamadım artık sok şunu tamamen dayanamıyorum sus len orospu dedi bana ve hepsini bir an da bir kökledi yırtılırcasına gözümden yaş geldi resmen çok acıyordu. Biri amıma giriyor çıkıyor diğeri götüme girip çıkıyordu. Harika bir şeydi iki deliğim de doluydu muhteşem bir zevkti.
Uzun bir süre beni öyle siktiler kim bilir kaç kere boşalmıştım ve hatırlamıyorum ama onlar hala boşalmamıştı.
Arkadaşım da diğeriyle sikişiyordu yanımız da sonra çıkardılar ve arkadaşımı aynı şekilde tost yaptılar. Merve daha önce grup falan yaptığı için daha tecrübeliydi ve daha rahat aldı içine diğer çocukta beni sikmeye başladı.
Neredeyse bizi 1 saate yakın siktiler bizi ve ikimizin de ağzına göğüslerine boşaldılar. Ondan sonra bizi banyo da balkon da falan sabaha kadar küfür ede ede siktiler harikaydı. Yarrağa doymuştuk ama hala istiyorduk.
Sabah kalktık numaralarımızı verdik birbirimize ve onlar otelde ayrıldılar ve biz tatilimize devam ettik. 1 hafta boyunca her gün denize çırılçıplak girdik.
Birilerini bulup her gün sikiştik. Sevgilim beni aldatıp ayrılmasaydık bu zevki hiç bir zaman tadamayacaktım ama yine de keşke öyle bir şey olmasaydı da ayrılmasaydık onu hala seviyorum her şeye rağmen ama artık böyle orospuluğu sevdim her önüme gelenle yatıyorum sex harika bir şey her kadının tatması gereken bir şey....
Tatile diye gittik yarrak yiyip geldik
Selam ben Gizem, İzmir'de yaşıyorum 23 yaşındayım beyaz tenli bakımlı aslında erkeklerin ilgisini çeken bir kızım. Geçen yazdı sevgilimden yeni ayrılmıştım. En yakın arkadaşım Merve oda benim yaşımda güzel bir kız. Çok üzgünüm diye biraz da kafa dağıtalım diye Kuşadası'nda güzel bir otel de yer ayırtmış ikimize.
Giderken de anlaştık en kötü tangayla güneşlenip denize gireceğiz diye. Gitmeden önce alışveriş yaptık işte tanga falan aldık seksi 1-2 kıyafet aldık. Neyse gittik otele odamıza yerleştik. Hemen denize gitmek için hazırlanmaya başladık. Tabii ki de anlaştığımız gibi tanga giydik. Üstümüzü de giymedik. İkimiz de mini etek ve üzerimize beyaz badi giymiştik. Çok seksi görünüyorduk ikimiz de.
Göğüslerimiz de biraz anlaşılıyordu. Kadınlar denizine gittik. Şezlong kiraladık ve hemen soyunduk. Bizim gibi üstsüz hatta çırılçıplak güneşlenen turistler falan vardı. İşte birbirimize güneş kremlerimizi sürüp güneşlenmeye başladık. Bir süre güneşlendikten sonra denize girmeye karar verdik ve kalkıp girdik.
Etrafta bir sürü yakışıklı erkekler falan vardı. Bize baktıklarını hissedebiliyorduk. İkimiz de çok azmıştık sikişmek istiyorduk. Biraz açıldık ve birlikte sevişmeye başladık her yerimizi elliyorduk öpüşüyorduk ama yine de ikimizin de ateşi sönmüyordu.
Neyse denizden çıkmaya karar verdik. Çıktıktan sonra ben dayanamadım cesaret edip tanga mı çıkardım arkadaşım çıkarma diye ısrar etse de. Tamamen çırılçıplak kalmıştım herkesin ortasında. Hemen şezlonga sırt üstü yatıp göğüslerimi ve ayaklarımı iyice açıp amımı sergilemeye başladım.
Arkadaşım da yüz üstü yattı. Israr ettim çıkar falan diye ama istemedi. O yatınca kalktım biraz nazlansa da tangasını çıkardım. Oda çırılçıplak kalmıştı.
Ama öyle yatmaya devam etti. Yanımızda ki şezlonglar boştu ilk geldiğimiz de biz denizdeyken dolmuş. O sırada sahipleri geldi. 27 yaşında yakışıklı biriydi adı Semih. 3 arkadaş tatile gelmişler. İlk geldiklerin de ikimizi de bir güzel süzdüler. Sonra bize laf attılar merhaba hanımlar diye bizde karşılık verdik ve sohbete başladık.
Sohbet ettik baya işte neler yapıyorsunuz hangi otel de kalıyorsunuz falan diye aynı otelde kalıyormuşuz meğerse neyse bira falan ısmarladılar bize sohbet ettik baya sonra denize girmeyi teklif ettiler bize.Bizde kabul ettik ve hepimiz denize girdik.
Baya açıldık ve Semih orada bir anda dudaklarıma yapıştı ve sevişmeye başladık. Biraz seviştikten sonra beni bir şartla sikebilirsin dedim ve bombayı patlattım. hepimiz böyle grup sex yaparsak bizi tost yaparsanız olur dedim.
Arkadaşım daha önce grup sex yapmıştı ama hiç tost olmamıştı ama anlatıyordu güzel falan diye bende dayanamadım ve dedim. Sonra kulağına fısıldadım hiç yarrak görmemiş daracık götümü de sikebilirsin böylelikle dedim. Bunlar da hemen kabul etti.
Deniz de bir süre daha seviştik hepimiz hepsinin yarraklarını çıkarıp elledik oynadık falan. Denizden çıktık hepimiz de üstümüzü giydik otele gitmeye başladık. Havadan suda sohbet edip yürürken her tarafımızı elliyorlardı. Zaten akşam olmuştu. Oturduk hep birlikte yemek yedik ondan sonra akşam için anlaşıp odalarımıza dağıldık. Hemen biz duşa girdik.
Dinlendik falan birbirimizle seviştik geceye hazırladık kendinizi. Sonra en seksi kıyafetlerimizi giydik. Altımıza da sadece tanga işte biraz makyaj falan indik aşağıya onlar da çok şık giyinmişlerdi. Barlar sokağına gittik güzel bir mekana oturduk içmeye eğlenmeye başladık. Bu arada dans ediyoruz falan öpüşüyoruz sevişiyoruz falan çokta azmıştık artık dayanamıyordum ve baya da içmiştik dayanamadım Semih'e hadi gidelim ben dayanamıyorum artık şu yarrakları yemek istiyorum dedim.
Onlar zaten dünden razıydı. Mekandan çıktık Arabalarına bindik ve otele gitmeye başladık. Ben öne Semih'in yanına oturdum arkadaşım da arkaya ikisinin ortasına dayanamayıp yaraklarını çıkarıp birini bir eliyle birini bir eliyle ellemeye başladı. İkisiyle resmen sevişiyordu arkada. Bende dayanamadım Semih'in yarağını çıkardım ve yalamaya başladım. İyice azmıştım zaten sulanmıştım artık tost olup sikilmek istiyordum. Artık otele gelmiştik. Onların odalarına çıktık.
Ben hemen Semih'le sevişmeye başladık. Merve'de yine onların arasındaydı. Biz aynı anda kalktık ve elbiselerimizi çıkardık ve tangalarımızla kaldık. Üçünü yan yana ayakta dizdik ve çırılçıplak soyduk.
Ben hemen ortadakinin yarrağını yalamaya başladım. Diğerlerininkini de birini bir elimle diğerini de bir elimle tutup ellemeye başladım. Harika bir şeydi. Birazdan bu üç yarrak bizim olacaktı. Arkadaşım da onlarda öpüşüyordu falan.
Oda yanıma geldi diz çöktü yalamaya başladı. Yalayın hadi orospular diyorlardı bize çokta hoşumuza gidiyordu. Sonra biri yatağa yattı. Bende üstüne çıktım o güzel yarrağını amıma sokup bir anda üstüne oturdum. Bir kaç kere sikiştiğim için amım da daha dardı ve tazeydi ve çok acıdı çığlık attım resmen. Ben zıpladıkça acı zevke bırakıyordu ki götümde Semih'in yarrağını hissettim.
Çok dardı hiç siktirmemiştim götümü ilk kez yarrak görecekti. Önce kafasını soktu yavaş yavaş girmeye çalışıyordu.
Dayanamadım artık sok şunu tamamen dayanamıyorum sus len orospu dedi bana ve hepsini bir an da bir kökledi yırtılırcasına gözümden yaş geldi resmen çok acıyordu. Biri amıma giriyor çıkıyor diğeri götüme girip çıkıyordu. Harika bir şeydi iki deliğim de doluydu muhteşem bir zevkti.
Uzun bir süre beni öyle siktiler kim bilir kaç kere boşalmıştım ve hatırlamıyorum ama onlar hala boşalmamıştı.
Arkadaşım da diğeriyle sikişiyordu yanımız da sonra çıkardılar ve arkadaşımı aynı şekilde tost yaptılar. Merve daha önce grup falan yaptığı için daha tecrübeliydi ve daha rahat aldı içine diğer çocukta beni sikmeye başladı.
Neredeyse bizi 1 saate yakın siktiler bizi ve ikimizin de ağzına göğüslerine boşaldılar. Ondan sonra bizi banyo da balkon da falan sabaha kadar küfür ede ede siktiler harikaydı. Yarrağa doymuştuk ama hala istiyorduk.
Sabah kalktık numaralarımızı verdik birbirimize ve onlar otelde ayrıldılar ve biz tatilimize devam ettik. 1 hafta boyunca her gün denize çırılçıplak girdik.
Birilerini bulup her gün sikiştik. Sevgilim beni aldatıp ayrılmasaydık bu zevki hiç bir zaman tadamayacaktım ama yine de keşke öyle bir şey olmasaydı da ayrılmasaydık onu hala seviyorum her şeye rağmen ama artık böyle orospuluğu sevdim her önüme gelenle yatıyorum sex harika bir şey her kadının tatması gereken bir şey....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ahırda Seks Fantezimiz
Ben bir senelik evli bir kadınım. Kocamın çapkın olduğunu bile bile onunla evlendim. Çünkü sevgi denilen o illet duygunun esiri olmuştum. Ben üniversite okuduğum için modern bir ortamda yaşadım. Kocamla da evlenirken onun serbestliği ve anlayışı beni çok etkiledi.
Cinselliğimiz devamlı kuduran bir ırmak gibi. Birbirimizi nasıl heyecanlandırıp tahrik edeceğimizi iyi biliyoruz. Tatmin olduğumuzda sigaralarımızı yakıp konuşuyoruz. Fantezi kurmaya ve bunu gerçekleştirmeye düşkün olan erkeğim beni de kendine benzetti. Bu anımızı köyde yaşadık.
Fındık zamanıydı. Eşim İsmet senelik iznini almıştı. Ben köye gidelim diye ısrar ettim. Eşim belime sarılıp
“Orada istediklerimi yapacaksan yarın gideriz” dedi. Elleri kalçalarımda dolanmaya başladı.
“Ne istiyorsun bakayım?” derken heyecanımı gizlemeye çalışıyordum. Dudakları uzun boynuma indi. Dili ensemde dolaşıp kulak mememe çıktı.
“Hayallerimdeki şeyi…” derken göğüslerimi saran ellerini uyaran hareketlerle kasıklarıma indirdi.
“Hayallerindeki şeyi bana göster, yapıp yapamayacağımı söyleyeyim sana…”
Erkekliği şaha kalkmaya hazırdı. Kalçalarımda üstünlüğünü kanıtlamak istercesine sert ve korkutacak kadar ataktı. Yatağa kadar sabredemedik ve oracıkta ayakta bana zevklerin en güzelini verdi.
Beni kucaklayıp duvara dayadı. Beline doladığım bacaklarımın arasına soktukça “Ahh, ohhh” diye inleyip onun vücudunu dişleyerek içimi işleyen erkekliğinin hazzıyla orgazm oldum.
Köye gittiğimizde temiz hava bizi çarptı. Taze süt, günlük yumurta, mısır ekmeği, hamsi ve karalahana… Bunların hepsine bayılıyordum. Kocam da hormonsuz ürünlere ilgi gösteriyordu. Evdekiler fındık toplamaya gidince ben evin işlerini yapıyordum. İsmet de ense yapıyordu.
Köye geleli beş gün olmuştu ve bana hiç yaklaşmamıştı. Onun bir planı olduğuna emindim. Ben modern kıyafetlerini çıkarıp köy kıyafetlerimi giymek isteyince,
“Harika” dedi.
Saçlarımı iki örgü yapıp oyalı yemeniyi başıma taktım. Önden düğmeli mintanı giyip, kırmızı çiçekli şalvarı ayağıma geçirdim. Belime peştamalı sarıp ufak aynaya baktım. Kalçalarım kocaman görünüyordu. Mintanın içindeki sutyensiz göğüslerim bıngıl bıngıl oynuyordu. Eni konu köylü güzeli olmuştum. İsmet beni görünce boğazından,
“ıhh” diye bir ses çıktı.
“Biz yeni tanışıyormuşuz gibi davranalım” derken ben gözlerindeki arzuyu, pantolonunun önündeki kabarıklığı gördüm. Oyun oynayacaksak hakkını verecektim.
“Hadi sen işine bak…” diyen İsmet ortadan kayboldu.
İçim burkuldu. Halbuki ben onun beni görünce üstüme atlayacağını, beş gündür dokunulmayan vücudumu oracıkta alacağını, müthiş bir seks yaşayacağımızı, sevişeceğimizi sanmıştım.
Akşam erkenden uyuduk. Bir sürü erotik rüya gördüm. Sabah gün ağarırken kalkıp süt kaynattım. Kahvaltıyı hazırlayıp evdekileri kaldırdım. Onları fındık bahçesine uğurlayınca işleri gördüm. Kocam gene ortalıkta görünmüyordu.
Ben de ocakta su kaynatıp leğeni mutfağın taşlığına aldım. Soyunup leğenin içinde yıkanmaya başladım. Tasla su dökerken her tarafımı yıkayıp tertemiz oldum. Sabunlu ellerimi açlıktan kıvranan vücudumun kıvrımlarında dolaştırdıkça iyice azdım. Artık cinsel arzularıma gem vuramaz hale gelmiştim.
Tam parmaklarımı klitorisimde dolaştırmaya başlamıştım ki, tam o sırada evin altındaki ahırdan bir gürültü geldi. Tok bir vuruş sesi evde yankılandı. Evde kimse yoktu, bu ses nereden geliyordu ki? Korktum. Çıplak tenime şalvarı, mintanı geçirip saçlarıma da yemeniyi taktım. Ses devam ediyordu. Koşturarak ahıra girdim.
İçerisi sıcak ve saman kokuyordu. Bu kokuda dışkı kokusu da vardı. İçeride hiçbir şey göremedim. Arkaya doğru ilerlerken birden üstüme bir şey atladı.
Korkudan aklımı kaçıracaktım. Bağırmak için ağzımı açtığımda bir el ağzımı kapadı. En azından bunun insan olduğunu anlamıştım. İçimdeki panik duygusuyla onu tırmalamaya dişlemeye başladım. O memelerime, amıma saldırıyordu. Şalvarımı aşağı çekerek don giymediğimi görünce,
“Ohhh” dedi.
Sesini tanımıştım. Bu kocamdı. Samanların ve pisliklerin içinde yuvarlanarak üstüme çıkan kocam mintanımı yırtarak göğüslerime ulaştı.
İçimde yabanı bir dişinin dürtüleri vardı. Kocamı dişleyerek, tırmalayarak, ama aynı zamanda okşayarak iyice kızıştırdım. Bir tekme yiyince beni bıraktı. Ayağa fırlayıp temiz samanların olduğu yere girdim. Mısır kapçıklarının üstüne yuvarlandım.
Kocam çırılçıplak yanıma geldi. Bakışları vahşi, soluması hayvan gibiydi. Dudaklarımı ağzına alıp emdi. Alt dudağımı dişleyip üst dudağımı yaladı. Ben de gözü açılmamış bir köylü kızı havalarında çırpındım, kocamın göğsünü yumrukladım.
“Bırak beni hayvan… Ağamlar gelirse seni öldürür” dedim. İki mememi aynı anda avuçlayıp sikini kasıklarıma bastırdı.
“Ben seni bir kerecik sikeyim de varsın beni öldürsünler” dedi.
Memelerimin büyümüş uçlarını dudaklarıyla çekip çekip bırakıyordu. Amcığıma dayadığı siki keser sapı gibi dimdik olmuştu.
“Beni ölümü göze alacak kadar çok mu seviyorsun?” dedim.
“Ne sevgisi ulan kahpe… Sevmek de laf mı? Ben seni sikebilmek için ölüyorum zaten…” diyerek üstüme çullandı. Ah sikini amıma bastıracağına ağzıma bastırsaydı ya… Parmağımı emmeye başladım.
“Bebeler parmak emer, kadınlar yarak emer” diyerek sikini ağzıma verdi.
Onun kıçını tutup kendime doğru çektim. Siki ağzımın içindeyken taşakları boynuma çarpıyordu. Sikini dibinden tutup kafasını yaladım.
“Daha derine al yarrağımı…” diyen İsmet beni yere itti. Boynuma çöküp sikini ağzıma sokup çekmeye başladı. Boğulacak gibi oluyordum. Kurtulmak için çabaladıkça arzum artıyordu. Amcığım şehvetten Karadenizin dalgaları gibi kabarıyor, amımın içi sulandıkça ben daha da kuduruyordum.
İsmet üstümden kalkıp beni yerden kaldırdı. Vücudumda pençe gibi el attığı yerler kızarmış, samanlardan çizilmiş ve hırpalanmıştı. Birkaç yerimdeki çizikten kan sızmıştı. İsmet sikini tutup üstüme gelirken
“Hayır, bırak beni… Ben sana yar olmam” deyip elinden kaçtım.
Ahırın içinde dört dönüyorduk. Kazara biri içeri girse apışıp kalırdı. İkimiz de çıplak, ikimiz de berbat haldeydik. Samanlar göğüslerime batmış amımın tüylerinin arasına girmişti. Ayaklarım pislik içindeydi. Hepsini bir kenara bırakın, arzudan gözüm dönmüştü. Kocamın sırtı bana dönükken onun sırtına atlayıp kollarımı boynuna doladım.
“Sikemezsin, amımı sana vermem” dedim.
“Amın da, götün de benim” diyerek beni üstünden aşırdı.
Yere, saman balyalarının üstüne sertçe indim. Bir an sersemlemiştim. Kocam üstüme atladı. Bacaklarımı kaldırıp taş kesilmiş sikini amıma geçirdi. Hayvan gibiydi. Zaten ahırda yuvarlanmaktan ikimiz de hayvanlara benzemiştik. Amcığıma öyle koyuyordu ki debelenerek,
“Iııhhh, ahh yırtılacak hayvan… Biraz yavaş ol” diye inliyordum. Ama amcığıma sert sokuşu, içimde gidiş gelişi dursun istemiyordum. Ona sarılıp
“Dön” dedim.
Yuvarlanınca ben üste çıktım. Kocamın yarağını amıma aldığım kadar içime sokmuş, dudaklarını da dudaklarımın arasına almıştım. Dilimi emiyor, memelerimi mıncıklıyordu. Parmağını bızırıma vurup, kıçımı yoğuruyordu.
“Ohh, ahh” diyerek siki içimdeyken havaya sıçradım. Bütün isteğimle, azgınlığımla çöküp, başına kadar dışarıya çıkan erkekliğini bir anda amıma aldım. Defalarca tekrarladım bunu… Kalkıp kalkıp sikine hızla oturmak sonunda beni doyuma ulaştırdı. Titreye kasıla boşaldım kocamın üstünde… Ben duraklayınca kocam
“Domal” dedi.
Onun arkama gireceğini biliyordum. Ben her orgazm olduğumda o götüme saldırırdı. Acıyı böylece duymazdım. Artık acı da kalmamıştı. Götümden sikilmeye alışmıştım. Kocam yarağını tükürükleyecekken ben araya girip ağzıma aldım. Yalayıp ıslatınca tekrar domaldım. İsmet hiç bekletmeden götüme abandı. Deliğime sokarken
“Harika, harika, uhhh…” diyordu.
Ahırda köylü kızı sikiyordu. Götümde gidip gelişi hızlanırken ben de zevkle titreyerek amımı kurcalıyordum. Cıvıklaşan amımda parmağımı kaydırarak bızırıma dokunuyordum. Kocam götümü sikerken ben amımı sikiyordum. Parmağımı amıma göme göme bir doyum daha yaşadım.
Kocam götüme boşalmadı. Karşıma geçip menilerini yüzüme, göğüslerime boca etti.
Ahırdan çıktığımda hemen su ısıtıp yıkandık. Bok kokuyorduk ama yaşadığımız seks her şeyin üstündeydi. Biz cinsel hayatımızı renkli ve canlı tutmaya devam ediyoruz. Siz de deneyin...
Annemin Gizli Dünyası
4 sene önce henüz 18 yaşında toy bir genç iken, üniversite eğitimim için ayrıldığım istanbul a artık temelli olarak dönmüştüm. Bu 4 sene içinde hayatımda pek çok şey değişmiş, en büyük olay ise 3 sene evvel babamı kalp krizinden kaybetmem olmuştu. Artık koca evde annemle tek başıma kalacaktım.
Annem şengül 44 yaşındaydı, bundan 24 sene önce kendisinden 22 yaş büyük olan babamla evlenmişti. babamsa dededen kalma iki büyük deri fabrikasının sahibiydi, otoriter, neredeyse hiç yüzü gülmeyen nemrut suratlı bir adamdı.
Babam öldüğünde fabrikalar ve çeşitli mülklerin yerinde yeller esiyordu, bunların hepsi babamın kumar bağımlılığının neticesinde buharlaşmış, maddi sıkıntılar bizim için her gün daha fazla artar olmuştu. Belki de babamın kalp krizi geçirmesinin sebebi de buydu.
Sonraki yıllarda elde kalan para benim okulumu bitirmeme ancak yetebilmişti, ne zorluklar içerisinde okumuştum florida nın cehennem sıcağında ben o okulu. Tabii maddi yönü itibarıyla bunların bir yanılgıdan ibaret olduğunu çok sonraları öğrenecektim.
Annemden bahsetmek gerekirse; modern anlamıyla başörtülü, 165 cm boyunda, 65 kilo civarı, bembeyaz kaymak gibi bir teni olan, belirgin vücut hatlarıyla (dolgun kalçaları ve büyük, diri memeleriyle) balık etli bir kadındı. Yaşı ve fiziğiyle ideal bir mature olan annem şengül, bunun yanında güzelliğini ortaya koyan çok hoş ve seksi bir yüze de sahipti.
İnsanı içine çeken yeşil gözleri, pembeye boyadığı tatlı dudakları, bembeyaz dişleri ve minik hokka burnuyla adeta bir portre gibidir. Tatlı kadife sesi, hep güler yüzlü oluşu, sıklıkla beliren gülümsemesi ve zaman zaman attığı gür kahkahalar fiziksel özellikleriyle de birleşerek onu kolaylıkla şuh, alımlı ve seksi bir kadın boyutuna taşıyordu.
Öyle ki onunla birkaç dakika geçiren her yaştan erkeğin ondan etkilenmemesi ve bunun bir sexual tension boyutuna ulaşmaması pek zor bir durum. İstanbul daki evime dönüşümle beni şaşırtan olayların başında annemin bir giyim mağazası açması olmuştu. Annem artık patron olmuş, açtığı mağazada bir de genç bir kızı tezgahtar olarak istihdam ediyordu.
Anneme bu mağazanın hangi parayla açıldığını sorunca, bana babamın eski dostlarının ve sağolsun amcamın yardım ettiğini söyledi. 54 yaşındaki amcamın hali vakti yerindeydi, üç ayrı semtte kebapçısı vardı. Annemin finansal kaynak konusundaki açıklamalarını tam anlamıyla tatmin edici bulmasam da üstelemedim.
Geleli 1 ay olmuştu, temmuz sıcağı ortalığı kavuruyordu. tatil kısmını bir yana bırakıp artık iş arama kısmıyla meşgul olmam gerektiğini düşünüyordum o sıralar. Kafam bu düşüncelerle doluydu ama annemin ne kadar değiştiğini her gün daha açık şekilde görmem beni başka meseleler üzerine düşünmeye itiyordu.
Babamın aşırı otoriter tavrının ve hatta zorbalığa varan ceberutluğunun hakim olduğu aile hayatımızda hem tek çocuk olan ben hem annem çoğu zaman edilgen ve ezik kalmaktan kurtulamıyor ve mütemadiyen her alanda ve her anlamda babamın sözlerini tereddütsüz emir telakki edip korkuyla uyguluyorduk. Ama artık her şey değişmiş, mehdi beyin diktatörlüğü yıkılmıştı.
Buna rağmen yine de anneme birkaç defa babamdan bahsedecek, hatrımızdaki pek az hoş anıyla onu yad etmeye çalışacak olmuştum, annemse ya lafı değiştirmiş ya gönülsüz bir iki kelam edebilmişti. Zaten bu normal değil miydi ki Çirkin ve sevimsiz bir adam olan babamla evlenmelerinin en büyük sebebi babamın zengin oluşuydu, evlilik hayatları boyunca annemin babama hiçbir zaman sevgiyle yaklaştığını görmedim, gerçi aynısı babam için de geçerliydi.
Annemi değişen şartlar yüksek özgüven sahibi, iletişim becerileri üst düzeyde olan, daha kadınsı giyinmekten ve çapkın bakışlar atmaktan kaçınmayan ve bütün bunları patron titri ile otoriter bir üslupta yapan bir femme fatale olma haline taşımıştı. Beni şaşırtan önemli konulardan biri de annemin giyim tarzının çoğunlukla tesettür standartları içerisinde kalarak ve hatta bazen de dışına çıkarak kadınlığını vurgulayacak ölçüde değişmiş olduğuydu.
Esken annem neredeyse topuklarına varacak ölçüde uzun bir etek giyer, üzerine de bol, vücut hatlarını belli etmeyecek kazak,sweat vs. giyerdi. Şimdiyse bazen diz kapaklarını zorlayan bazen dar bazen geniş etekler giyiyor ya da bacaklarını ve kalçalarını saran bir jean ya da kumaş pantolon tercih ediyordu.
Üstü için de benzer durum geçerliydi, her giydiği karnını ve göğüslerini sıkıca sarıp, hatlarını belli eden kıyafetlerdi. Bunun üzerine bir de ağır makyaj yapıyordu, bazen kullandığı rimel, ruj vs. onu la makyajı yapmış azgın bir kadına dönüştürüyordu. Bu metamorfoz beni annemin iç çamaşırı çekmecelerini karıştırmaya varacak ölçüde hem meraklandırmış hem azdırmıştı.
çekmecenin içi dantelli, transparan, g-string külotları bir diğeri ise tamamen transparan yarı transparan, leopar desenli çeşitli seksi sütyenleri bana sunmuştu. Sütyenleri elime her aldığımda iç kısmını ağzıma doğru götürüp içine giren annemin iri memelerini hayal ederek kalp çarpıntısıyla kendimden geçiyordum.
Aynısını g-string külotlar için de dakikalarca yapıyordum. Bu heyecanlı dakikaları bırakıp yeni şeyler aramak üzere giysi dolabını karıştırdığımda saten ve tül olmak üzere seksi gecelikler ve kombinezonlarla karşılaştım. Öyle muhteşem şeylerdi ki heyecanım gitgide büyüyordu.
Özetle bütün bunlar yavaş yavaş annem şengülü annem olmaktan çıkararak, onu benim için orta yaşlı, seksi, isterik bir ev arkadaşına dönüştürmüştü. Ama aklımdaki esas soru da şuydu: peki ama bu seksapelite kimin için
Annemin giyim mağazasına üç farklı günde, üçüncü gidişimde de annemi bulamadım, tezgahtar nebahat ( evet şarkı ismi gibi) annemin toptancıya gittiğini kırıtarak 3. defa söyledi. (Bu kızın da gözü bendeydi, bu aşamada biraz da kendimi aktarayım fiziksel olarak. 187 cm, 85 kg, esmer, her gün spor yaptığımdan hem atletik hem estetik bir vücuda sahibim.)
Tevazuyu bir kenara bırakırsak tezgahtar bir kız için sosyal statü, eğitim ve fiziksel özelliklerim itibarıyla fena sayılmam. Bunlar bir yana da Şengülün toptancıya gitmediği besbelliydi, nereye gitmişti acaba? Bu soru, üst üste iki gün sabah annemle çıkıp, akşama kadar dükkanın civarında gizlice dolanmama yol açtı.
Şans bu ya, annem neredeyse iki gün boyunca akşama kadar dükkandaydı. Yalnız amcam bu iki günde 3 defa mağazaya gelmiş ve her seferinde bir saatten fazla kalmıştı. Galiba aklımdaki sorunun cevabı da buydu ama varsayımları kenara bırakıp, emin olmam gerekti.
Söz konusu ikinci günün akşamında annem mağazadan çıkıp eve gitmek üzere arabasına gittikten sonra, mağazaya daldım.
- Selimciğim hoşgeldin, ben de kapatıyordum.
- Nebahat, annemin odasından bir şey almam lazım, hemen hallederim. Annemin odasına girip, her yanı iyice yokladım hızla. Fakat görünürde hiçbir şey yoktu. Çıkmak üzere kapının kulpunu tuttuğum anda kenarda duran çöp kutusu gözüme çarptı. İçini açıp bir iki kağıdı kaldırıp derine inince iki tane kullanılmıış, içi sperm dolu prezarvatif ortaya çıktı. Varsayımlar hakikate dönüşmüştü. Çöp kutusunu kapatıp, odayı gözlemledim.
Deri, açılıp çift kişilik geniş bir yatağa dönüşebilen bir koltuk vardı, oda için fazla geniş bir koltuktu. Esbab-ı mucibesi şimdi anlaşılıyordu, haydar amcam yengesini işte bu deri koltukta gün aşırı sikiyordu. Bunun üzerine annemin oğluma mezuniyet hediyem diyerek aldığı, muhtemelen haydar amcamın parasıyla alınmış spor bir mercedes'le caddebostan sahilinden kadıköye doğru ağır ağır yol alıyordum.
Moda da daha önce birkaç defa sikiştiğim escort melike'nin memelerini yalarken amcamın ağzı ve diliyle annemin memelerini nasıl yalayıp ısırdığı aklıma geliyordu. melikenin memeleri ufaktı, anneminkilerse hem iri hem diriydi.
Başımı kaldırıp nalana: bana haydar de, haydarım sik beni de
ne haydarı canım
ben de sana şengülüm, orospum diyeceğim
selim, sen de mi manyadın lan
sen ne diyorsam onu söyle güzel bahşiş vereceğim, azdır beni bu sözlerle….
Melike'yle geçirdiğim gecenin ardından arabamla eve dönüyordum. Onların neler yaşadığını hayal ederek, haydar olup annem şengülü defalarca sikmiştim.
Amerika dayken seks yapmadığım kadın tipi kalmamıştı, defalarca boşalmıştım, yaşım 23 e varırken yıllar boyunca ne kadar çok boşalmıştım ama dün nalanın evindekileri düşününce sanki kendimi ilk kez boşalmış gibi hissettim.
Çünkü böylesi hiç olmamıştı, adeta kor bir alev gibi yanmış ve nalanın amcığını ve kasıklarını döllerimle sırılsıklam yapmıştım.
Eve vardığımda saat 11 e geliyordu, annem çoktan mağazaya gitmişti, ben de yorgun olmama rağmen hemen bir duş alıp çıktım. Şüphe uyandırmak istemediğimden arabayı almak yerine taksiye bindim. İçimden bugün bir şeyler olacak diye hissediyordum ama olacak olan hakikaten olacaksa ben ne yapacağım o zaman diye düşünmeden de edemiyordum.
Amcam içerideki odaya girecek ve annemi sikecek.
Peki ben ne yapacağım Ya da amcam annemi alıp götürecek ve bir yerde sikecek, o zaman yine ben ne yapacağım Muammalarla dolu sexual corruption temalı oynadığım bu bir tür dedektiflik oyunu nasıl son bulacaktı, hiç bilmiyordum. Yaklaşık iki saat olmuştu, halen oturuyordum bu parkta.
Oturduğum yerden uzaklıktan kaynaklı olarak biraz zor da olsa mağazayı görebiliyordum. Güvercinleri ve onlara yem atanları izlerken neredeyse annemin mağazadan çıkışını kaçırıyordum. Şengülü görmemle birlikte (başında yüzünü ortaya çıkarak değişik bağlama stiline sahip beyaz bir türban, lila renkte koca memelerini gözler önüne seren dar bir bluz, siyah topuklusunun birkaç parmak üstünde biten siyah bir etek vardı.
hızlı adımlarla onu takibe koyuldum, yaklaşık 10 dakika yürüdükten sonra malum kişi yani haydar amcam annemi yol ağzından tank gibi olan cipine aldı. Hemen taksi çevirip takip ettirmeye başladım. Uzun süren yolculuk dragos ta geniş bahçeli bir villanın önünde son buldu.
Onlar inip içeri girerken, ben de taksiciye dikkatli takibi ve meraklı sorularını kesmesi sebebiyle mükafatı olan 1000 lirayı takdim ettim. Amerika da geçen yıllardan sonra henüz yeni yeni alışmaya başladığım istanbul da daha önce hiç gitmediğim dragos ta koskoca bir villanın etrafında dolanarak içeri girmek için plan yapmaya çalışıyordum ki bu anlarda villanın arka duvarının hemen yakınında duvara aşmamda yardımcı olabilecek büyük ve uzun bir kalas buldum.
Yine de pek kolay olmadı oraya tırmanmak, demirlere kolumu çarparak ufak bir yarayla içeri dalabildim. Bahçede pek çok farklı türde ağaç ve çiçek vardı ama asıl korkum bir köpeğin varlığıydı ki neyse yoktu.
Ağır ağır adımlarla eve yaklaştım, şatovari villanın camlarından ilkin amcam haydarı gördüm, telefonla konuşuyordu. Annem ortalıkta görünmüyordu. 5-6 dakika sonra haydar telefon görüşmesini sürdürürken, korna sesleri gelmeye başladı. Amcam hızlı adımlarla dışarı çıkıp kapıyı açtı, içeriye beyaz renk çok lüks bir bentley girdi. İçinden çıkan babamın eski arkadaşı, altmışlı yaşların ortasındaki hacı abdullah amca idi.
Esken sadece ik marketi olan, birkaç defa hacca gitmiş bu mübarek adam son yıllarda hızla zenginleşmiş ve büyük bir market zincirinin sahibi olmuştu, altındaki araba servetinin ne ölçüde genişlediğini ifade ediyordu. Haydar amcam, hacı abdullahi alarak bahçedeki masaya götürdü.
Bunlar oturup sigara içerken birkaç dakika sonra da eskiden beri zengin olan pek çok döviz bürosu ve kuyumcusu olan hanzovari bir görünüme sahip, amcamın akranı diyebileceğim bir yaştaki arap asıllı usame kendisine hiç yakışmayan kırmızı ferrasi ve her yerine takıp takıştırdığı altın yüzük ve kolyeleriyle çıkageldi.
Bir koltuk broştu, beklenen adam da ultra lüks minibüsüyle geldi. tesettür giyim üzerine birkaç mağazası ve anadolu da iki avm si olan 45 li yaşlardaki ahmet de son yıllarda iyice zenginleşmişti, imam nikahlı 3 tane karısı olduğunu herkes değilse de bilen bilirdi. Masada tüm koltuklar dolmuştu ama o zaman haydar amca ve eski iki arkadaşı hacı abdullah ve tabii bir de son gelen çember sakallı ahmet, hepsi birden annemi mi sikecekti
Ahmet minibüsün arka kapısını açtığında aşağı inen uzun boylu ve beyaz tenli, biri siyah biri kızıl saçlı iki travesti ve onların arkasından inen daha sonradan çember sakallı nın son hanımı olduğunu öğrendiğim o seksi türbanlıyı görmemle birlikte çılgın bir partiye düştüğümü hemen anlayıverdim. kızlar masadakilere el sallayarak içeri girdiler, ahmet masaya geçti.
Bense o sırada ağacın arkasında bir yandan masayı bir yandan da evin içini gözetliyordum. Belli ki bu aşılması güç duvarların içerisinde çok şey yaşanmıştı. İlk olarak gözüme daha sonradan adının mümine olduğunu ve bu partiye ilk kez katıldığını öğrendiğim ahmetin imam nikahlı son eşi çarptı.
biraz sonra o iki travesti de seksi kıyafetler içerisinde aşağıya indiler. Annem salondan çıkıp 5 dakika sonra nefes kesici bir kıyafetle içeriye girdi. Tabanı kırmızı, rugan topuklu ayakkabısı, dizlerini biraz aşan ince siyah külotlu çorabı, beyaz ağırlıklı jartiyeri ve pers yeşili türbanıyla 5 metre ilerimde duruyordu.
Elindeki 5-6 farklı renk ve modeldeki türbanı hemen yakındaki giysi dolabına bıraktı, daha sonra o büyük dolaptaki çeşitli kıyafet ve aksesuarları kadınların ve travestilerin arada özellikle partner değiştirdikçe çıkartıp taktığına şahit olacaktım.
Anneciğimin arkası cama dönük konuşurken gördüğüm mükemmel götü adeta nefesimi kesmişti. Kızıl ve siyah saçlı travesti ve mümine üç ayrı geniş yatağa oturmuş, üçü de el aynalarındaki son hallerine göz atıyorlardı. Annem dışarı çıktı, beyaz masaya doğru yürüdü ve sadece kilotlarını çıkarmadan bekleyenlerden yaş sırasına göre ilk önce hacı abdullah geldi annemin yanına. annem kısacık ateşli bir öpüşme sonrasında, hacının kilodunu eliyle çıkararak 20 saniye kadar sikini sıvazlayıp, sonra da götüne şaplak atarak onu içeri yolladı.
Mütedeyyin iş adamı, kıçındaki kıllar ağaran hacı abdullah annem şengül den kıçına şaplak yiyerek wonderland e doğru yol alıyordu. Aynı prosedür diğer 3 katılımcı için de uygulandı, son sıradaki ahmet bu ritüeli uzatmak istese de annem buyurgan tavrıyla ona yolu gösterdi. Çılgın partinin, çılgın bir ritüelle start alması ve her şeyin büyük bir özenle yürümesi, her şeyi fransızca tabirle cream de la cream kılıyordu.
Çırılçıplak kalmıştım, bunca şeye şahit olduktan sonra artık korkacak da bir şey kalmamıştı. Kapı açık olduğundan usul usul çırılçıplak halde hemen arkalarından içeri girdim. Koca bir salon, küçük masalarda ağız toplarından vibratörlere, çeşitli kremlerden kırbaca kadar bir sürü farklı seks oyuncağının yanı sıra pahalı konyaklar, viskiler, şaraplar, purolar….anlaşılan tabular yıkılmış ve hazzın sıcağı bütün katılımcıları aşktan ve zevkten uçurur olmuştu.
bütün bunların ortasında 4 ayrı yatak ve o 4 ayrı yatakta her türlü fantezi dönüyordu, bu kuşkusuz dünyanın her yerinde olabilirdi ama bu seks partisini farklı kılan katılımcılarıydı. Bu odadaki bütün kadınları başta annem şengül ü, o travestileri sikmek istiyordum, yetinmeyecek amcamın 19 cm civarındaki devasa yarağını da şapır şupur yalayacaktım,
bütün aklım, heyecanım ve kalbim sikimde atıyordu.
Bütün bunlara gittikçe yükselen şekilde duyulan inlemeler ve odadaki afrodizyak etkili kokular da etkilenmişti. Karşımdaki manzara gaspar noe ya da pasolini filmlerinden çılgın bir sahne değil, bir adım ötemde duran gerçekti.
O esnada şunlar yaşanıyordu: Hacı abdullah ilk girmenin avantajıyla biraz öndeydi ve bir eliyle memelerini okşadığı kızıl saçlı afetin sikini diliyle canlandırmaya çalışıyordu. Haydar amcam yeni gelin mümine ye o güzel sikini yalatıyordu
Mümine de arada rakısını yudumluyor, annemle yiyişen kocası ahmetin çıkardığı vahşice sesleri duyup tecrübeli ellerde bir erkeğin ne hale geleceğini arada böyle bakarak iyice görüyordu diğeri ise diğer travestiyi sırtı kendisine dönük şekilde oturtup bir yandan götünü sikiyor bir diğer yandan da onun sikini sıvazlıyordu.
Ortama daha dikkatle baktığımda annemin koltuk-yatak arası üzerinde sevişilen bu 4 mobilyadan en büyüğünde bulunduğunu gördüm. bunun, adeta sadrazam kayığı ya da bir çeşit devasa kleopatra koltuğu olduğu söylenebilirdi. Annem ahmetin sikini yalıyordu ama ne yalama…dilini adeta bir sanatçı gibi kullanıyor, ahmetin sikinin başını öyle güzel dilliyor, sonra ağzını açıp sikinin başını, o küçücük bölgeyi ağzına alıp bırakıyordu.
Diliyle damarlı yarrağının üzerinde adeta sörf yaparak ahmetin taşaklarına iniyor ufak ufak, hınzırca ısırıklarla ahmeti çıldırtıyordu. Annemin bu kadar uzun yıllar babamla geçen mutsuz evliliğinden sonra, belki de yıllar sonra kendini tatmin etmesi ile yüksek ve sınırsız cinsel arzuları açığa çıkmıştı.
Sonradan öğrendiğime göre annem son 3 sene içerisinde kendisindeki cevheri öyle bir göstermiş ki bir sex mastera dönüşmüş, wonderland dediğim bu seks vahasını en ince ayrıntısına kadar kendisi yaratmış, işte o kadın şimdi ahmet isimli muhafazakar zengin bir işadamını azdırarak saksosuyla kudurtuyordu. kudurduğum için daha fazla dayanamıyordum,
annemin götünü siken ahmetin işini bitirmesinden sonra hemen içeri girecektim. Ahmet sikini çıkarıp anamın götüne değil suratına doğru getirerek sikini yalatmaya başladı boşalmaya yakın da çıkarıp şengülün yüzünü dölleriyle bıraktı.
tam o anda hacı abdullah kızıl travestiyi amcam haydarın kollarına bırakmış, haydarın bıraktığı tazecik mümineyi de hacı abdullah yarağının üzerine almıştı. usame hala diğer travestiyle sikişiyor, bir gözüyle de kleopatra şengülün boşa çıkmasını bekliyordu.
İşte tam o sırada içeri daldım, herkes beni fark ettiği anda hemen yerinden kalktı, onlar gibi çırılçıplaktım ve sikimden döller yere akıyordu. Ahmet boşalıp rahatlamış, diğeri de annemi beklerken kudurmuş, hacı abdullah müminenin taze vücudundan bir anlık da olsa kopmasından dolayı öfkelenmiş, amcam haydarsa çözemediğim şekilde bu vartayı unutarak ilk konuşan olmuş,
gülümseyerek bana hoş geldin demişti.
Bizim kebapçı tuhaf adamdı doğrusu. Annemin dudakları, yanakları döl içindeydi.
- Oğlum selim şey, ne denir ki
- Annem ben hesap sormaya değil, sikişmeye geldim. Burası mükemmel.
- Kızmadın mı yani
- Seninle gurur duyuyorum ben, sen eşsiz bir community yaratmışsın, sen bir dahisin, seks tanrıçasısın.Herkes şaşkınlığı atlatmış, hacı abdullahın buraya nasıl girdiğime dair peşi sıra sorduğu soruların ardından, buradaki işleyişe dair birkaç şey söylemişti.
En önemli şeyin hiyerarşi olduğu ve şengülün buranın kraliçesi olduğu, en son katılanın en düşük rütbede olduğu gibi şeylerdi. Herkes çıplak bir şekildeyken süren bu 10 dakikalık diyaloğun ardından herkesin bir duş alması ve yemekten sonra devam edilmesi kararlaştırıldı.
Usame ve elbette usameden bin kat daha fazla ben annemi sikememenin verdiği sıkıntıyla biraz tatsızdık. Herkes üzerini değiştirmek ve duş almak üzere odalarına çekildi, haydar amcam da eliyle bana gel işareti yaptı.
Onun odasına gittik, yemek masasında bazı kuralların olduğu kapalı kıyafetlerle oturmak gerektiğini, ön taraftaki havuz başı partilerinden sonra bile yemek masasına mayo, deniz şortu ve bikini ile oturulamayacağı gibi kurallardan söz etti.
Bana çok güzel bir gün geçireceğimi falan söyledi ama ben fena halde azmıştım ve az önce salondaki mükellef ve mükemmel sofradan bana bir ekmek kırıntısı bile düşmemişti.
Göbekli ve biraz da kıllı olan amcamın vücudu hele hele o güzel ve hala yarı kalkık olan siki beni delirtmişti.
Amerikada defalarca gaylerle seks yapmıştım, vücudumun ne kadar çekici olduğunu iyi biliyordum. Dayanamayıp arkasından dolanarak elimi o koca güzel sikine attım, dikleşen memelerimi de onun sırtına sürüyordum.
Amcam azgınca hırlıyordu, bir elini o da benim arkama attı. Birkaç dakika böylece devam ettik ve öyle ani döndü ki incecik dudaklarımı kalın etli dudaklarıyla buluşturdu, adeta yiyordu beni, dişleri dudaklarımı koparacaktı neredeyse. Bıyıkları ağzıma giriyordu, öyle tatlı tatlı yiyordu ki beni ayaküstü.
Aleti iyice kabarmıştı, beraber yatağa atladık. Amcamın kucağına oturup, dudaklarına yumuldum. Bıyıklı beni yiyordu, elleriyle de memelerimi avuçluyordu, öyle hırıltılar çıkararak broşalıyorduk ki annemin ve tezgahtar nebahatin odaya girmesiyle durabildik.
Onlar da haydi yemek hazır tümcesinin, haydi kısmını söylerken bu manzarayla karşılaşınca bir anda donakaldılar. Pek çok şeye tanık olsa da annemi, oğlunun kaynının sikinin üzerinde ceylan gibi sekmesi şaşırtmıştı. Yaşananlar adeta film karesi gibiydi. Geldikleri gibi aniden bir şey söylemeden çıktılar,
hay aksi Nebahatin burada ne işi vardı. Haydarım ve ben istifimizi bozmadık, 10 dakika daha sevişip beraber duşa girdik sonra da o yemek masasına ben de bahçede bıraktığım kıyafetlerimi giymeye gittim. Yemeğe biraz geç katılmıştım, daha sonra tabii bunun da nahoş bir tavır olarak kabul edildiğini öğrendim.
Nebahat villanın arka girişinden 2 saat önce gelip bütün yemekleri yapıp, masayı hazırlamıştı. Masanın bir başında annem diğer başında hacı abdullah amca oturuyordu. Masada seks konuşmak da yasak olduğundan, seks dışında bambaşka şeyler konuşuluyordu. Ahmetin başakşehir?de açacağı giyim mağazası, hacı abdullahın taksimdeki kendi adını taşıyan lokantayı almak gibi tuhaf hayali, annemin yerli yersiz attığı şuh kahkahalar, usamenin altın fiyatları ve dövizin yükselişi üzerine attığı nutuklar ve ekonomik krizin varlığına ilişkin iddiaları ve ona menfi anlamda gösterilen tepkilerle birlikte yemeği tamamladık.
Havuz başına geçip oturmuştuk, benim aklım ne zaman sikişeceğimizdeydi ve en önemlisi şengülü ne zaman bağırta bağırta sikeceğimdeydi. Tabii sonradan haydardan öğrendim ki annemi buradaki saçmalıklara göre en son sikme sırası bendeydi. Tabii haydar sağolsun sırasını bana verdi, artık sondan ikinciydim.
Nebahat elinde tepsiyle geldi, bir fincan türk kahvesi dışında hepsi çeşitli içkilerden oluşuyordu. Herhalde türk kahvesini hacı abdullah içecek derken, hacı en önce buzlu rakıyı kaptı, türk kahvesi içen annem dışında herkes çeşitli içkiler aldı. Ben de usamenin çok özel (pahalı demeye utandığından) dediği konyaktan almıştım.
Yaklaşık bir saaat geçmiş, herkes çakırkeyf olmuştu, annem haydi içeri geçelim diye buyurdu. Sonra öğrendim ki yaşadığımız havuz başı rutininin ardından söylenen bu cümlenin anlamı 15 dakika sonra herkesin salonda hazır bulunması gerektiğiydi. Villaya girerken annem tarafından icra edilen malum ritüel birazdan yine başlayacaktı. böylelikle anneme ilk kez dokunabilecek, dudaklarına kısa da olsa yapışıp sonra da sikimi yine kısa bir süre için de olsa eline verebilecektim.
Annem salonunun girişindeki koltukta sırayla bu muameleyi herkese çekiyordu, herkes tadı damağında kalarak salona giriyordu. Sıra sonunda bana gelmişti. dudaklarına öyle bir yapıştım ki hem süreyi bir dakikadan fazla ihlal ettim hem de annemi kendime çekerek yine yapmamam gereken bir şeyi yapmıştım.
Bunun üzerine usame ve hacı bana dönük olarak kibarca bir uyarı yaptılar ve o anda bitirdik. Annem ceza olarak sikimi de sıvazlamamıştı. Abdullah yine mümineyi domaltmak üzere hazırlamıştı.
Ahmet siyah saçlı olan travestinin sikini yalarken, travesti de onun deliğini yalıyordu. Amcam haydar nebahati götünden sikiyordu. Kızıl saçlı travesti de bana kalmıştı ama ağır tempo giderek annemi izliyordum çünkü usame denen herifin ağzının suyu akıyor, annemde ona striptiz yaparak onu çıldırtıyordu.
Daha sonraları usamenin annemle evlenmek için anneme defalarca malvarlığının yarısını önerdiğini, anneminse bunu düşünmeden her defasında reddettiğini öğrenecektim.
Annem usame ile evlenmek istemese de onunla sevişmeye bayılıyordu, bu her halinden belliydi. Annem usame için öyle bir şey giymişti ki neredeyse aklım çıkaca annemi izleyerek azgınca öpüşüyordum ki amcam yanına çağırdı bizi.
Sonra dudaklarıma saldırdı, fena azmıştık. Kızılda bir yandan sikiyle arkamı zorluyordu. Haydar eliyle kızıla nebahati gösterdi, nebahatin de süt gibi vücudu vardı.
Dayım arkadan bana ağır ağır sokmaya başladı nebahat de kızılın yarağını yalıyordu. Annem haydar amcama seslendi:
- Haydar oğlum nasıl, canını çok yakma
- Şengülcüğüm oğlundaki göt sen hariç buradaki dört karıda da yok. oğlun götünün bu güzelliğini senden almış.
- Oğluşum,aşkım seni hacıdan sonra alıcam. Annem duş alıp geldikten sonra hacı anamı sikecekti, ahmetin sikini yalayıp haydarımın sikini sıvazladığım o anlarda omzumdan tutarak:
- Burada gördüğün bu insanlar nasıl bu hale geldi diye merak ediyorsundur, annen öyle bir aşifte ki hepimizi yoldan çıkardı. Ama bedeli ne olursa olsun annenin koynuna girmek her şeye değer.
- Haklısın ama bana daha tadına bakmak kısmet olmadı.
- Olacak, olacak…annen bugün çok daha azgın, tam yemelik zamanında. herhalde şengülü çıldırtan senin gibi bir yağız delikanlıyı koynuna alacak olması.
Bunları yalıyorsun da eee bizim başımız kel mi Haydi annenin amına girmeden ıslat şu koca oğlanı…
Hacı abdullahın sikini yalamaya başladım, hacı abdullahın yaşına bakarak yaptığım tahminin aksine siki sımsıcak ve damarlıydı. Annem gelmişti işte, hacı yarağını ağzımdan çekip anneme doğru hareketlendi. Aynı ahmetin son karısı gibi domaltır bir pozisyona getirdi
hacı annemi çatır çutur bağırtarak sikerken ben de farklı kombinasyonlar dahilinde diğerleriyle sikişmeyi sürdürüyordum. hem mümineyi sikerken hem de bana defalarca kez aşık olduğunu söyleyen nebahatin içindeyken annemin öncesinde heteroseksüel tarafımı ayakta tutmaya çalışıyordum.
Hacının artık işi bitmiş sıra bana gelmişti, annem duşa girdiğinde ben de müminenin içinden çıktım. Yemek sonrasında havuz başındayken bol bol ceviz ve fındık yemiştim, şimdi de final maçı öncesi cinsel isteğimin sönmemesi için daha fazla boşalmayacak, sadece salonun başındaki dev ekranda oynayan pornoyu izleyip, dinlenecektim.
Yaklaşık yarım saat olmuş, heyecanla beklediğim kadın hala görünmemişti. Bunun üzerine içeriye gidip, duşa baktığımda hacının annemi yiyip, sonra da sakso çektirişini bir 10 dakika izlemek zorunda kaldım. Doğrusu çok güzel sevişiyorlardı.
artık dayanamayarak hacıyı hem uyardım hem de kuralları hatırlattım. O da benden özür dileyip, annemin dayanılmaz olduğunu söyledi.
Hacı çıktıktan sonra anneme:
- Saatlerdir bekliyorum, hemen burada yapalım, anne dayanamıyorum kadınlığına, neredeyse ağlatacaksın hadi ya
- Aşkım özür dilerim, bu kuralları ben koydum şimdi de uymasam olmaz. İçerideki dolabımdan istediğin kıyafeti getir bırak. Yukarı kata çık özel oda var, orada duş alıp, bekle beni. Annen seni orada ebediyen erkeği yapacak bitanem.
İstemeye istemeye dediklerini yaptım. Yarım saat sonra annem geldi. Bugün onu çok farklı kıyafetler içerisinde görmüştüm ama ben evdeki gibi giyinmesini istemiştim. Beyaz bir başörtüsü ve normal bir kıyafet. Annem içeri girdiğinde ayağa kalktım, kapının eşiğinden bana gülümsüyordu.
Anneme doğru gidip kapıyı kapattım. Bir nefes kadar yakındım ona artık, gözleri gözlerimdeydi. Anın zevkini çıkarmak için ağır hareket ediyorduk, hint filmlerindeki gibi burnumuzu ve yüzümüzü birbirine sürtüyor, hırıltılı seslerle, vahşi arzularla koklaşıyorduk.
Dudaklarıma azgınca saldıran şengül oldu, öyle ani ve şiddetli şekilde atıldı ki adeta yiyordu dudaklarımı, elleri sırtımdan kalçalarıma doğru inmiş, kalçalarımı mıncıklıyordu. Ben de annemin kalçalarında kadife teninde parmaklarımı gezdiriyordum.yavaş yavaş adımlarla beni yatağa atıp, sikimi avuçladı.
diliyle sikimi buluşturduğunda annemin tadına iyice varmaya başladım. Dokunuşları öyle ustaca, ritmi o kadar doğruydu ki çıldırtıcı iniltiler çıkarmaktan geri duramadım. bir erkeğin siki ve taşaklarıyla oluşan bütünlüğün tamamından yararlanmasını öyle güzel beceriyordu ki, en hassas bölgelerimi şevhetli dil darbeleriyle ıslatmıştı.
Bana sürekli kocacım ve artık kocamı buldum diyordu.
Sikim boşalmaya çok yaklaştığında tamamen ağzının içine alıp git gele başladım. Bunu yaptığı sırada bacaklarımın arasından bana azgın ve çapkın bakışlar gönderiyordu. Ağzına sular seller gibi boşaldım, ağzındaki döllerimi iştahla yuttu, diliyle dudaklarının kenarında kalanları da güzelce temizledi.
Annemin iri memelerine artık dalma zamanı gelmişti, memelerini göstermeden öyle güzel avuçluyor ve beni kıvrandırıyordu ki neredeyse dayanamayıp saldıracaktım. Ama şengül ben kıvranırken bir anda çat diye açıverdi ve ben önüme serilen iri memeleri gözlerimle biraz inceledikten sonra ağır ağır avuçlayarak dillemeye başladım.
Annemin eli kadınlığındaydı, bense annemin oldukça iri ve dikleşmiş memelerini avuçluyor, annemin de bir eliyle ittirdiği kafamı bu yemelik tombik memelerin arasına gömüp orada kalmak istiyordum. Annemin iniltileri her geçen dakika arttıkça memelerinden yavaşça bal kutusuna inmenin zamanı geldiğini anlayarak dilimi kadınlığına yavaş yavaş daldırdım.
Sulanan amcığı öylesine yavaş ve aralıklı yalıyordum ki annem iyice azıyordu. Annemin yangınına son vermek üzere bacaklarını kaldırarak sikimin başını amcığına dayadım.
Çok azmış olmama rağmen daha çok azmış olan annemin sok sok kocacım sik artık selimim diye inlemelerini duymak çok hoşuma gidiyor ve annemin arzulayan bakışlarına karşı sikimin başını ağır ağır sokuyor sonra da tamamen çekiyordum.
Ağır ağır sadece başını sokup çıkarırken sonunda dayanamayıp öyle bir soktum ki annem ahhhhhhahahahhhhhhhh diye bağırarak bütün evi inletti.
Ben de 8-10 defa sokup çıkardıktan sonra şengülün amcığına boşaldım. Hemen ardından anneciğmin yanına uzanarak 10 dakika boyunca ateşlice öpüştük.
Dudaklarımı annemin boynuna oradan da ağır ağır koltuk altına doğru götürmüştüm, koltuk altını yalıyordum, içimde annemin her kuytusunu keşfetmek için öyle bir arzu vardı ki…
O gece annemle o villada sabah saat 9a kadar korkunç bir iştahla seviştik,
nebahatin yemeğin hazır olduğunu haber veren sesiyle çırılçıplak ve koyun koyuna uyandığımızda saat 4e geliyor ve bizi yeni bir parti bekliyordu...