Komşumun Azgın Karısı 3
Biraz öpüştükten sonra elinden tutup yatak odama götürdüm. Bir çırpıda üzerinde na varsa yırtarcasına çıkarttım, sadece tangası kalmıştı.
Ben tamamen soyundum. Benim yarak çoktan kazık gibi olmuştu. Sanırım uzun zamandır kalkık yarak görmediği için olsa gerek,
“Aaa, bu ne böyle?” diyerek yarağımı avuçladı. Ben sarılıp boynunu kulak memesini emiyordum. Fatma hanım,
“Ohhhh canım!” diye fısıldıyordu. Yatağa sırt üstü yatırdım, öpmeye dudaklarından başlayıp boynundan memelerine indim, memelerini hem mıncıklıyor hem de ağzıma alabildiğim kadar alıp somuruyordum.
Oradan koltuk altlarına geçtim, yalıyor, nefesimi veriyordum. Fatma hanım kuduruyordu, zevkten dört köşe olmuştu. Oradan yalayarak göbeğine indim. Göbeğinden dilimi hiç kaldırmadan amına indim.
Tangasını çıkardım. Bu nasıl güzel bir amdı, sanki hiç doğurmamış, bembeyaz, kız amı gibiydi. Kıl tüy yoktu, kaymak gibi yapmıştı. Klitorisini yalıyor emiyordum, arada bir dilimi am deliğine sokuyordum.
Fatma hanım zevke gelmişti, amından şarıl şarıl zevk suları ağzıma doluyor, hepsini yalayıp yutuyordum. Saçlarımdan çekiyor yüzümü amına iyice bastırıyor, amını aşağı yukarı oynatarak daha güzel yalamamı sağlıyordu. Fatma hanım kendinden gecmişti,
“Şahin… Şahin… Ohhhh, çok güzel, ımmmm!” diyerek kasılmaya başladı. Titriyor, yüksek sesle inliyor ve orgazm oluyordu. “Ohhhh!” diyerek yarım dakika kadar da öyle titredi ve kendini bıraktı.
Vücudu hamur gibi olmuştu. Yüz üstü çevirip ayak bileğinden başladım yalamaya. Yalayarak yavaş yavaş yukarıya çıkıyordum. Baldırlarının iç kısımlarını okşuyor, götünün yanaklarını yoğuruyordum.
Dilimi amından göt deliğine kadar gezdirip yalıyordum. Fatma hanım yine zevkten kıvranıyordu. Yalayarak biraz daha yukarıya çıkıp belini, sırtını, omuzlarını öpüp yaladım. Ensesinden öpüp, kulak memesine nefesimi verekek,
“Çok tatlısın aşkım!” dedim. O da,
“Aşkım sen daha tatlısın!” deyip inlemeye devam etti.
Bu arada yarağım götünün yanakları arasından aşağıya kayıp amına değiyordu. Fatma hanım da götünü yukarı aşağı hareket ettiriyor, amını yarağıma sürttürüyordu. Sonra Fatma hanımı ve sırt üstü çevirdim, 69 olduk.
Ben klitorisini ve amını yalıyordum, Fatma hanım da benim yarağımı gövdesinden kavramış ağzına almaya çalışıyordu. Önce kafasını sonra da gövdesini yavaş yavaş almaya başladı.
Sikim ağzına büyük geliyordu ama yine de zorluyor, beni memnun etmek için hepsini almaya çalışıyordu. Ağzından çıkartıp nefes alıyor, sonra tekrar ağzına alıyor, emiyordu. Ben de,
“Aşkım amın çok güzel ve tatlı!” diyerek amını yalamaya devam ediyordum. Klitorisini emiyor, dilimi amının içine sokup çıkartıyordum. Fatma hanım yine,
“Immmm, ohhh, ımmm!” diyerek kasılıp titremeye başladı. Yarağımı zevkten gırtlağına kadar alıyordu. Bir kez daha orgazm olurken bende de dayanacak hal kalmamıştı, aynı anda ağzına boşalmaya başladım.
“Ohhh aşkım, harikasın!” diyerek bütün döllerimi boşalttım. Döllerimin yarısı direkt boğazından midesine inmiş, yarısı da ağzının içine dolmuştu ve hepsini o zevkle yuttu.
69 pozisyonunda birkaç dakika kaldık. Sonra doğrulup yanına uzandım, kolumun üzerine yatırdım. Bir elimle de memelerini okşuyordum. Fatma hanım başını göğsüme koymuş, göğsümdeki kıllarla oynuyordu. Biraz dinlenip kendimize gelince,
“Hadi aşkım, duş alıp birer sigara içelim!” dedim. Kalktık, birlikte duş aldık. Kurulanıp, ikimiz de çıplak halde salonda sigaralarımızı içtik.
Yan yana oturmuş iki sevgili gibiydik, devamlı öpüşüp elleşiyorduk… Çok geçmeden benim yarak tekrar kalkınca Fatma hanım elini atıp okşamaya başladı. Okşarken de,
“Karın anlatırdı da inanmazdım, gerçekten dediği kadar varmış. Ama biliyor musun, karın tam salakmış, ben olsam bu yaraktan asla vazgeçmezdim!” deyip gülümsedi.
“Boşver şimdi eski karımı, yeni karım sensin artık!” dedim. Biraz cilveleştikten sonra tekrar yatağa geçtik, başladık sevişmeye. Dudaklarından başladım öpmeye, öpüşerken memelerini avuçlayıp mıncıklıyordum. Memelerine indim, hem avuçlayıp hem de meme uçlarını emip yalıyordum. Fatma hanım,
“Ohhh aşkım, canım benim, bundan sonra bırakmam seni!” diyordu…
Aşağılara inerek amcığını yalamaya başladım. Aynı zamanda yanlardan ellerimi altına sokarak götünün yanaklarını mıncıklıyordum. Fatma hanım yılan gibi kıvranıyor, inliyor, amının zevk suyu akıyordu.
“Aşkım çok tatlı amının suyu!” dedikçe daha da kuduruyordu.
Kollarımdan tutarak yukarı çekti. Birbirimizin dudaklarını adeta kemiriyorduk. Öpüşürken belimi oynatarak yarağımı amının üzerinde yukarı aşağı sürtüyordum. Fatma hanım da beliyle aynı hareketi yapıyor, amını yarağıma amına sürttürüyordu… Kulağıma,
“Hadi aşkım, dayanamıyorum, seni içimde hissetmek istiyorum!” diye fısıldadı. Biraz doğruldum, yarağımı tutarak önce klitorisine şap şap vurdum, sonra da amının dudakları arasına sürttüm. Fatma hanım kudurmuş gibi,
“Hadi, ne olur, gir içime!” diyordu. Yarağımın başını am deliğine denk getirip yüklenmemle köküne kadar soktum, aynı anda Fatma hanımdan da, “Ahhhh!” diye bir çığlık geldi. Biraz hareketsiz bekledim.
Bu arada Fatma hanım omuzlarımı ve pazularımı okşuyordu. Yavaş yavaş içinde hareket etmeye başladığımda nefes nefeseydi. Bense boynunu ve kulak memesini emiyordum.
Biraz doğrulup hızlanmamla birlikte, “Ohhhh!” diyerek belini ve götünü kıvırmaya başladı. Fatma hanım iyice zevke gelmiş,
“Orospu Hülya haklıymış, doyulur mu bu yarağa! Immm!” diye inliyordu. Artık kudurmuş gibi sikişiyor ve yediği yarağın tadını çıkartıyordu. Boynuma sarılarak beni yine kendine çekti, dudaklarımı, boynumu kemiriyordu. Birden,
“Hadiiiii, dayanamıyorum artık, döllerini içime boşalt, doldur amımı!” diyerek yine orgazm olmaya başladı. Bana öyle bir sarılmıştı ki, nerdeyse nefesim kesilecekti. Onun bu denli yoğun orgazm olması beni de çileden çıkarttı, ben de boşalmaya başladım.
Boşalmam bitince üzerine yığılıp kaldım. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Birkaç dakika kadar öyle kaldık, sonra ben üzerinden kayıp yana devrildim. Yine koluma yatırdım. Gözlerimizi kapatmış, birbirimize sarılmış, rahatlamanın tadını sesszice çıkarıyorduk ki uyumuşuz…
Salondaki telefonumun çalmasıyla uyandım, kalkıp salona gittim. Baktım Hülya arıyor, hemen açtım. Hülya,
“Aşkım saat 18:30 oldu, Fatma ablaya baktım, evinde yok, hala senin orada mı?” dedi.
“Burada, hemen gönderiyorum!” dedim. Telefonu kapatıp Fatma hanımı uyandırdım. Fatma hanım duş bile almadan alelacele giyinip gitti…
O gittikten sonra ben duşumu aldım, giyindim. Markete sigara almaya gidecektim. Tam kapıdan çıktım ki Veli abi ve Kadir’le karşılaştım. Ellerindeki sepetlerde epeyce balık vardı.
“Ooo, balık avınız bereketli geçmiş!” dedim. Veli abi,
“Rakıyla balık ne gider ama, değil mi Şahin? Hanım temizleyip pişirsin sana da göndereyim!” dedi. Ben de,
“Hep birlikte gelsenize bana, benim evde pişirip yeriz. Rakı da benden olsun!” dedim, kabul ettiler.
“Ben sigara alıp geliyorum!” dedim, onlar evlerine girdiler. Marketten sigara ve rakı alıp eve döndüm.
Bir saat geçmeden karılarıyla birlikte geldiler. Temizlenmiş balıkları tepsiyle getirmişler. Kadınlar direkt mutfağa geçip fırına koydular tepsiyi. Yanına salata, meze falan hazırlıyorlardı.
O sırada biz erkekler de salonda rakılarımzı hafiften yudumlayarak sohbet ediyorduk. Hülya ve Fatma hanım mutfaktan bana bakıp bakıp fingirdeşiyor, göz kırpıyor, öpücük atıyor, aralarında fısıldaşıyorlardı.
Bir ara Fatma abla bana göstererek Hülya’nın memesini tişört üstünden birkaç kez avuçlayıp yalıyormuş gibi yapıp bıraktı. Ben daha şaşkınlığımı atlatamadan bu sefer de Hülya elini Fatma hanımın eteği üzerinden götüne attı, avuçlayıp bana göz kırptı.
Kocalarının sırtı mutfağa dönük olduğu için bu yaptıklarını sadece ben görüyordum, ama müthiş tahrik olmuştum…
Neyse, balıklar pişti, hep birlikte yedik, biz erkekler ikişer duble rakı daha içtik. Veli abi ve Kadir ertesi gün iş var diye fazla oturmak istemiyordu. Veli abi,
“Bize müsaade!” deyip kalkınca Kadir de kalktı. Fatma hanım da,
“Ohh ne ala! Yahu buraları böyle mi bırakacağız, ayıp olur!” dedi. Hülya da,
“Evet ya, ortalık darmadağın!” dedi. Ben,
“Önemli değil, ben hallederim!” dediysem de, Kadir,
“Şahin abi yarın evde misin?” diye sordu. Ben ne için sorduğunu anlamıştım,
“Yok, yarın sabahtan çıkacağım, çarşıda işlerim var, akşama anca gelirim!” dedim. Kadir de,
“Tamam o zaman, Hülya’da yedek anahtar var zaten, yarın sen çarşıdayken hanımlar gelir ortalığı toparlarlayıp giderler!” dedi.
Ben onay verince vedalaşıp hep birlikte gittiler. Ben de ortalığı öylece bıraktım, zaten uykum da gelmişti. Yarın olacakları düşünerek yattım uyudum.
Ertesi gün sabah ben saat 9:00 gibi uyandım. Duşumu alıp ocağa çay koydum ki Hülya aradı.
“Uyandın mı canım?” dedi.
“Evet canım, uyandım, çayı bile koydum!”
“Tamam, Fatma abla da yanımda, hemen geliyoruz!” deyip kapattı. Az sonra ellerinde kahvaltılıklarla geldiler. İçeri girip daire kapısını kapatınca sırayla dudağımı öpüp kırıta kırıta mutfağa geçtiler. Kahvaltı yapmamışlar, onun için evlerinden kahvaltılık bir şeyler de getirmişler. Ben kızdım,
“Burada birşey yok mu da getiriyorsunuz?” dedim. Fatma hanım da,
“Bundan sonra ikimiz de senin karınız, sana bakmamız lazım!” deyince gülüştüler.
Hep birlikte mutfakta kahvaltımızı yapmaya başladık. Ben,
“Dün akşam balık pişirirken yaptığınız o hareketler neydi öyle, kudurttunuz beni orospular!” deyip bir elimi Hülya’nın, diğer elimi de Fatma hanımın memesine attım. Fatma hanım ellerimi çektirip,
“Dur hemen azma, önce rahat rahat kahvaltımızı yapıp evi bir toparlayıp temizleyelim, akşama kadar vaktimiz var!” dedi.
Uslu uslu yaptığımız kahvaltıdan sonra bunlar evi toparlamaya mutfaktan başladılar. Ben de çayımı alıp salona geçtim. Tişört ve eşofmanlarla temizlik yaparlarken kırıta kırıta dört dolanıyorlardı mutfağın içinde…
Mutfakta temizlik bittikten sonra Hülya bana Türk kahvesi getirdi. Kahveyi verirken eğildiğinde memelerine gözüm takıldı. Hülya ile iki gündür sikişmemiştik. Verdiği kahveyi sehpaya bırakıp bileğinden tutup çektim.
Hülya kucağıma oturur vaziyette düştü. Hemen dudaklarına yumuldum. Hülya da acıkmış gibi beni öpüyordu. Elini yarağıma atıp kalktığını hissedince,
“Hadi sik beni!” dedi.
“Aşkım, Fatma hanım var, nasıl yapacağız?”
“Aşkım biz anlaştık, bugün benimsin. Kocalarımız sabah işe gidince Fatma abla bana geldi, uzun uzun konuştuk!” dediğinde ben şaşırmıştım. Fatma hanım,
(Şahin dün benimle sikişti, bugün sıra senin!) demiş. Benim yarak zaten kalkmış, kuduruyordum. Hülya’yı kucakladığım gibi yatak odama doğru götürdüm. Fatma hanım bizi yatak odama giderken gördü, fakat hiç istifini bozmadan sigarasını ve kahvesini içmeye devam etti.
Biz içeri girer girmez hemen çırıl çıplak soyunduk, yattık yatağa başladık sevişmeye. Hülya da boş durmuyor tam istekle karşılık veriyordu. Dudaklarından memelerine indim, adeta ısırıyordum. Hülya zevkten inlemeye, altımda kıvranmaya başladı.
Oradan amına indim, Hülya çoktan zevke gelmiş amının suları akıyordu. Dilimi amının içine sokuyor, klitorisini emiyordum. Klitorisini emerken de çenemle amına bastırıyordum. Hülya çıldırmış gibi saçlarımı yolarak kendine çekiyor, iyice amına bastırıyordu. Fazla dayanamadı, kasılarak orgazm olurken,
“Ohhhh, erkeğim, aşkııımmmm! Immmmm!” diyerek inliyordu. Bense kıvranmalarına aldırış etmeden amını yalamaya devam ediyordum…
Hülya yavaş yavaş kendini bıraktı pelte gibi yığıldı kaldı. Saçlarım halen elindeydi, yukarı doğru çekti beni ve memelerinin üzerine yatırdı. Kadının orgazmdan sonraki vücudu pamuk gibi oluyor, bu da çok hoşuma gidiyor.
Hülya ile yatmış dinlenirken gözüm dolabın aynasına kaydı ve kapıda bizi izleyen Fatma hanımı gördüm. Yatak odasına Hülya’yı kucağımda getirdiğim için kapıyı kapatmamıştık. Hülya’nın kulağına,
“Fatma hanım kapıda bizi gözetliyor!” dedim. Hülya hemen doğrulup, melodili bir şekilde,
“Fat-ma ab-laaa!” diye seslendi.
“Ya çok özür dilerim Hülyacığım, biliyorum sıra senindi bugün, ama o kadar güzel inliyordun ki dayanamadım!” Hülya elini uzatarak,
“Gel ablam, gel bu koç ikimize de yeter!” dedi.
“Kız gerçekten mi diyorsun? Zaten fena azdım sizi izlerken!”
“Gerçekten, gel ablam, boş ver sırayı, nasıl olsa akşama kadar bol bol vaktimiz var!”
Fatma hanım da bir anda soyunup yanımıza uzandı. Ben dün gece yatarken hayalini kurduğum şeyi şu an gerçekte yaşıyordum. O sevinçle iki kolumu açım, ikisini de kollarıma yatırdım.
Ben sırt üstü yatıyordum, ikisi de bana dönük, birer bacaklarını bacaklarımın üzerine attılar. Yarağım hiç inmemişti, ikisi de dizleriyle yarağımı aralarında sıkıştırıp oynuyorlardı. İkisinin de birer eli göğsümde dolaşıyordu.
Demin Hülya orgazm olduğu için Fatma hanımla ilgilenmeye başladım. Dudaklarını öperken bir elimle de memelerini hamur gibi yoğuruyordum. Elimi amına attığımda amı çoktan sulanmış, zevk suları elimi vıcık vıcık etmişti.
İkisinin arasından aşağıya kaydım ve Fatma hanımın amını yalamaya başladım. Bir damlasını ziyan etmeden amının sularını yalayıp yutuyordum. Bir ara gözlerim yukarıya kaydığında şok oldum, ikisi dudak dudağa öpüşüyor, birbirlerinin memelerini okşuyorlardı.
Bunu görünce çılgına döndüm ve Fatma hanımın amını ısırasım geldi. Daha da iştahlı yalıyordum ki, Fatma hanım kasılarak titremeye başladı. Orgazm olurken,
“Ooohhh, canlarımmmm!” diye avazı çıktığı kadar bağırınca,
“Bağırma orospu, milleti başımıza toplayacaksın!” diye ikaz ettim, Hülya da anında elini Fatma hanımın ağzına kapatmıştı. Bir kadın bu kadar mı şiddetli orgazm olur, orgazm olurken Hülya’nın kemiklerini kıracak kadar sıkı sarılmıştı.
Bir müddet sonra Fatma hanım kendini saldı. Beni de yukarı çekip yine aralarına aldılar. O şekilde sessiz kalarak birkaç dakika kadar yattık. Fatma hanım göğsümün kıllarıyla oynayarak,
“Olamaz böyle birşey, ben bu yaşıma kadar böyle bir zevk yaşamadım!” deyince,
“İyi güzel de öyle bağırma orospu, alt ve üst komşuları düşün, hatta yandaki apartmandan bile duyacaklardı!” dedim.
“Duysunlarrrr, kimseden korkum yok!” dedi. Hülya da,
“Ne olur abla, kendini düşünmüyorsan beni düşün, kurban olayım!” diyerek boynuna sarılınca Fatma hanım,
“Tamam canım!” dedi. Biri sağımda öbürü solumda yatarlarken göğsümün üzerinde el ele tutuştular. Benim yarak bu arada inmiş pörsümüştü,
“Orospular kalkın birer sigara içelim!” dedim. Kalktık, üçümüz de çıplak vaziyette mutfağa geçtik, sigaraları yaktık. Ayakta dikilmiş sigaralarımızı içerken, ben,
“Fatmacığım lütfen birdaha bağırma öyle, duyulursa beni bırakın siz zor durumda kalırsınız!” dedim.
“Tamam, özür dilerim! Elimde olmayarak aldığım zevkten dolayı kendimi kaybettim, hayal bile edemeyeceğim bir şeydi bu!” Sonra da Hülya’ya dönüp,
“Bunda senin de payın çok Hülyacığım. Bundan sonra üçümüzün arasında kıskançlık ve sıra olayı olmasın, üçümüz sınırsızca herşeyi yaşayalım. Ne dersin?” dedi.
“Ablam çok haklısın, sen benim büyüğümsün, sen ne dersen ben varım. Biraz önce seninle yaşadığım olay benim de çok hoşuma gitti!” deyince, Fatma hanım Hülya’nın dudağında bir öpücük kondurdu. Ben de,
“Üçümüz daha çok zevkler yaşayacağız, yeter ki ağzınızı sıkı tutun. Yine de eskaza duyulur da başınıza iş açılırsa unutmayın ki arkanızda ben varım, hem de ölümüne. İkinizi de alır götürürüm, üçümüz birlikte yaşarız!” dedim. Fatma hanım,
“İşte erkek dediğin böyle olur, kadına huzur veriyor, kurban olurum canım benim!” diyerek boynuma sarıldı, dudaklarımı öptü. Sonra da Hülya’nın dudaklarına bir öpücük kondurup,
“Bundan sonra üçümüzün arasında sınır yok, bundan sonra herkes istediği gibi sevişip karşısındakini mutlu edecek!” dedi. Hülya da,
“Ablam benim, seni çok seviyorum!” deyince, Fatma hanım hemen Hülya’yı yüzünden tutup kendine iyice çekerek dudaklarına yumuldu, dakikalarca ateşli bir şekilde öpüştüler. Resmen vantuz gibi emiyorlardı birbirlerinin dudaklarını ve dilini…
Onları öyle görünce benim yarak hemen kalktı tabii. Öpüşmeleri bitip de Fatma hanım yarağımın kalkmış olduğunu görünce yarağımın gövdesinden tutarak, Hülya’nın da kolundan asılarak bizi yatak odama doğru çekmeye başladı. Odaya girince Fatma hanım bana,
“Aşkım, tamam sırayı ve sınırları kaldırdık, ama bugün ilgini ağırlıklı olarak Hülya’ya vereceksin!” dedi. Ben de,
“Tamam canlarım, siz paylaşmayı bildikten sonra hiç problem yaşamayız!” dedim ve yatağa geçtik. İkisine de sarılıp bir onun bir öbürünün dudaklarını öpmeye başladım. Beni sırt üstü yatırdılar. Dudakları ve elleri vücudumun her yerinde geziniyordu.
Ben henüz hiç boşalmamıştım, yarağım kemik gibiydi. Fatma hanım aşağıya inerek yarağımı ağzına alıp yalamaya başladı. Taşaklarıma kadar yalıyordu.
Ben de Hülya’yı çevirip amını ağzıma oturur şekle getirip yalamaya başladım. Çıldırmış gibi yalıyor, amını adeta kemiriyordum, Hülya’nın amından akan zevk suları direkt ağzıma akıyordu. Fatma hanım bir süre sonra yarağımı yalamayı bıraktı ve
“Gel orospu!” diyerek Hülya’yı biraz daha aşağıya çekip amını yarağıma hizaladı. Yarağımı eliyle ayarlayıp,
“Hadi canım, al amına, otur üstüne!” demesiyle Hülya birden oturdu. Köküne kadar almış ve oturup kalmıştı. Bu arada Fatma hanım da yüzü Hülya’ya gelecek şekilde amını ağzıma verdi ve Hülya ile öpüşmeye başladı.
Hülya da artık yavaş yavaş yarağımın üzerinde zıplıyor, tadını çıkartıyordu. Ben de Fatma hanımın amını yalayarak Fatma hanımı zevke getiriyordum ki, çok geçmeden amının suları ağzıma akmaya başladı.
Hülya da zıplamayı iyice hızlandırmıştı. Bir süre sonra pozisyon değiştirdik, Hülya’yı altıma alıp yeniden girdim amına, amının derinliklerine kadar abanıyordum. Fatma hanımı da 69 olacakları şekilde Hülya’nın üzerine çektim.
Fatma hanım Hülya’nın klitorisini yalıyordu ve amını da Hülya’nın ağzına dayamıştı. Ben artık bitmek üzereydim ki, Hülya çığlık atmaya başladı, her yeri titriyordu, bunu farkeden Fatma hanım da titremeye başladı.
İkisinin aynı anda orgazm olması beni çılgına çevirdi ve ben de Hülya’nın amının derinliklerine fışkırtmaya başladım. Üçümüz de aynı anda patlamıştık.
Hülya, Fatma hanımın altındaydı ve yüzünde halen Fatma hanımın amı dayalı olduğundan nefes alamıyordu. Hülya çırpınmaya başlayınca hemen Fatma hanımı üzerinden kaldırdım. Yine ben ortada olacak şekilde uzanıp kaldık ve dinlendik. Saat 14:00 olmuştu,
“Hadi kızlar, banyoya!” diyerek ikisini de kaldırdım. Üçümüz birlikte duşa girdik, güle oynaya birbirimizi yıkadık. Banyodan çıkınca kahve yaptılar. Mutfakta kahvelerimizi içerken, Hülya,
“Abla sen haklıymışsın, böyle zevki ben de ilk defa yaşadım ve çok hoşuma gitti, aynı senin gibi ben de bağıracaktım kendimi zor tuttum!” dedi. Fatma hanım da,
“Canım benim!” diyerek dudağına bir öpücük kondurdu. Kahvelerimiz bitince Hülya Fatma hanımın elinden tutup yatak odasına götürdü.
Ben mutfakta kalıp bir sigara yakmıştım ki az sonra inleme sesleri geldi. Sigaramı söndürüp ne oluyor diye bakmaya gittim, birbirlerini yiyorlardı. Biraz seyrettim, benim yarak yine dimdik oldu. Hülya beni görünce elini uzatarak,
“Gel aşkım bize katıl, ama bu sefer ilgini ablama ver!” dedi. Yine ortalarına yattım, önce onlar beni yedi. Sonra Hülya’ya yaptıklarımızın aynısını Fatma hanıma da yaptık.
Biraz dinlenip yeniden duşumuzu aldık, sigara içtik. Bu arada saat 17:00 olmuştu. Yatak odamı toparlayıp, temiz çarşaf serdiler. Sonra da evde başka toparlanacak yer kaldı mı diye gözden geçirdiler. Sonra da öpüp vedalaşıp gittiler, kocaları gelmeden akşam yemeği yapacaklarmış daha.
Az sonra ben de çıktım, dışarıda biraz vakit geçirdim. 19:30’da Veli abi aradı beni ve
“Nerdesin Şahin?” diye sordu.
“Çarşıdayım abi, lokantaya gidiyordum!” dedim.
“Dışarda birşey yeme, Fatma ablan bir sürü yemek yapmış, eve gelince haber ver, sana da getirelim!” dedi.
“Tamam abi!” dedim. Yarım saat sonra eve geldim, arayıp Veli abiye haber verdim. Az sonra Fatma hanımla birlikte geldiler, birkaç tabak yemek getirmişler.
“Abi niye zahmet ettiniz, ben lokantada yerdim!” dedim.
“Lokanta yemeği başka, hanım elinin değdiği yemek başka!” dedi.
Teşekkür edip getirdikleri yemekleri alıp mutfağa götürdüm. O sırada kapı çaldı. Fatma hanım kapıya koştu. Kadir ve Hülya gelmiş. Hülya da revani tatlısı yapmış, bir tabak da bana getirmişler. Ben,
“Woaww, en sevdiğim tatlı!” diyerek teşekkür ettim. Veli abi,
“Bizimkiler evi iyi temizlemiş mi, bir bakalım!” deyince Kadir’le birlikte mutfağa falan bakındılar. Temizliği beğenmişlerdi, karılarına teşekkür ettiler. Karılarına ben de teşekkür ettim ve
“Size birer parfüm borcum olsun!” dedim. Fatma hanım da,
“Ay ne olacak canım, Hülya ile arada bir gelir temizleriz!” dedi. Bu arada hepsi ayakta duruyordu, ben,
“Oturun, çay içelim!” diye teklif ettiysem de,
“Sağol, başka zaman içeriz!” deyip hep birlikte gittiler.
Fatma hanım bir süre sonra mesaj attı,
Tatlının hepsini ye, yarın lazımsın!” deyip öpücük emojisi göndermiş. Ben de ona öpücük emojisi gönderdim. Ardından Hülya’dan da mesaj geldi,
Bir tabak tatlı daha getireyim mi?” deyip kahkaha emojisi göndermiş. Ben de,
"İki azgın deli birbirinizi buldunuz!” diye yazıp öpücük emojisi gönderdim.
O günden sonra çoğu zaman, özellikle pasta börek yaptıklarında kahvaltıyı üçümüz birlikte yapıyoruz. Tabii kahvaltıdan sonra da soluğu yatakta alıyoruz....



















