h
One Nice Bug Per Day
sheepfilms
KIROKAZE
$LAYYYTER
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
wallacepolsom

d e v o n
Sade Olutola
he wasn't even looking at me and he found me
Monterey Bay Aquarium
Lint Roller? I Barely Know Her

Kiana Khansmith

PR's Tumblrdome
Not today Justin

oozey mess
Today's Document
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Mozambique
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Ukraine

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Armenia
seen from United States
seen from Bangladesh
@fethiyeliyimm

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Temizlikçi Dul Asiye
Merhabalar ben Mete. 23 yaşında, 1.88 boyunda, kumral bir erkeğim. Ailemin tek çocuğuyum. Özel bir üniversitede 3. Sınıf öğrencisiyim. Başımdan geçen olayın diğer kahramanı Asiye ise 35 yaşında, 1.70 boylarında 58-60 kilo civarında, 2 çocuk annesi olmasına rağmen müthiş bir fiziğe sahip olan, güzelliği ortalamanın oldukça üzerinde, esmer güzeli dul bir kadın.
Anlatacağım olay Haziran ayında Antalya'da yaşandı. Yaşadığım mükemmel deneyime geçmeden önce size Asiye hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Asiye'nin eski kocası, Asiye'yi 10 yıl önce, büyük çocuğu 4, küçük çocuğu 1 yaşındayken Almanya'ya çalışmaya diye gidip terk etmiş, ve 10 yıldır da birdaha arayıp sormamış. Asiye de kaderine razı olup, evlere temizliğe giderek çocuklarını büyütmüş.
Bu anlatacağım olay, yeni aldığımız eve taşınacağımız zaman yaşandı. Annem ve babam çalıştığı için evin bütün işleri ile ben ilgileniyordum. Haziran'ın 2. haftası, annem evin temizleneceğini, benim de gidip temizlikçi kadını eve götürmemi ve kadına yardımcı olmamı ve de istediği şeyleri almamı söyledi.
Sabah saat 8'de Asiye'yi evinden almaya gittim. Önce eve gittik ve bana almam gerekenleri söyledi. Ev yeni bir site olduğu için inşaat atıkları vardı ve epeyce kirliydi. Asiye evde çok iş olduğunu ve temizliğin en az iki gün süreceğini söyledi.
Ben gidip Asiye'nin istediklerini alıp geldiğimde, Asiye temizlik için kıyafetlerini değiştirmişti. Geldiğimde Asiye'nin üzerinde çok kısa olmayan geniş bir şort, üstünde ise biraz dar olan ve göğüslerine 'Ben buradayım!' dedirten bir bluz vardı.
Asiye'yi öyle görünce yanında 11 yaşındaki oğlu olmasına rağmen aklıma hınzırlıklar gelmişti ve tahrik olmuştum. Aslında malzemeleri bırakıp sadece yemek getirmek ve akşam evine götürmek dışında yanına uğramayı düşünmüyorken, Asiye'yi öyle görünce evden ayrılmamaya karar verdim.
Asiye kendisinin halledebileceğini söylemesine rağmen evdeki inşaat atıklarını da bahane etmem ve ısrarım üzerine kendisine yardım etmeme izin verdi.
Aslında amacım kendisine yardım etmekten ziyade, biraz muhabbet kurup, onu etkilemeye çalışmaktı ve bu konuda başarılı oldum da. O gün boyunca Asiye'ye hem yardım ettim, hem de oldukça keyifli bir muhabbet kurdum.
Ben o gün kendisine 'Asiye Abla' diye hitap ederken, o da bana ilk başlarda 'Mete', günün sonlarına doğru ise canımlı cicimli hitap etmeye başlamıştı. İlk başlarda oldukça mesafeli olan duruşumuz, muhabbet ilerlettikten sonra daha samimi olmaya başlamıştı.
Hatta ufak tefek fiziki temaslar, masum dokunuşlar bile yaşanıyordu ve bu beni iyice tahrik ediyordu. O günü bu şekilde geçirdik ve tam çıkmak üzereyken akşama doğru eve annem ve babam geldi. Daha sonra bizimkiler eski eve gitti ve ben de Asiye'yi ve küçük oğlunu evlerine bıraktım.
Kendisini sabah gelip alacağımı söyledim ve ayrıldık. Eve dönerken mutluydum, ama Asiye yarın da yanında oğlu Murat ile geleceği için, samimiyeti istediğim düzeye getiremeyeceğimi biliyordum. Bu da beni mutsuz ediyordu ve umutsuzluğa düşürüyordu.
Ayrıca muhabbet kurabilmek için, temizliğe o kadar çok yardım edip çalışmıştım ki, yorgunluktan ölüyordum. Ama yine de sabahı iple çekiyordum.
Ve nihayet sabah oldu. İşte tekrar Asiye'nin evinin önündeydim. Sabırsızlıkla Asiye'nin gelmesini bekledim. Kısa bir süre sonra Asiye geldi ve arabaya bindi. "Hadi! Gidelim. Bugün çok işimiz var." dedi.
"Murat nerde?" diye sordum.
Murat'ın bugün gelmek istemediğini, ikna edemediğini söyledi ve "Bugün yalnızız…" dedi. Ben bunu duyar duymaz, çocuk son anda fikrini değiştirir ve gelmek ister korkusuyla gaza bastım. İçim içime sığmıyordu.
Bugün şanslı günümdeyim ve fırsat ayağıma geldi diye aptal aptal sırıtmaya başlamıştım. "Bugün çok mutlu görünüyorsun." dedi ve arabada sohbet etmeye başladık. O kadar mutlu ve umutluydum ki, 20 dakikalık yol nasıl geçti anlamdım…
Eve gelmiştik Asiye üzerini değiştirmek için arka tarafa gitti ve birkaç dakika sonra geldi. Düne göre çok daha sexydi. Dünkü kısa olmayan ve biraz bol olan şortun yerini daha dar ve daha kısa bir şort, dünkü dar ama biraz edepli bluzun yerini ise beyaz, dar ve askılı bir bluz almıştı.
Artık birbirimizi biraz tanıdığımızı, onun için bugün biraz daha rahat giyindiğini söyledi. Bense çok güzel olduğunu ve genç kızların kendisi ile yarışamayacağını söyleyip iltifat ediyordum. Aslında iltifat değildi, gerçekten öyle görünüyordu, ya da ben şartlandığım için öyle zannediyordum.
Gün böyle güzel başlamasına rağmen dünkü muhabbetin sonuna doğru başlayan canımlı cicimli hitaplar bugün tekrar yerini Mete'ye bırakmıştı. Üstelik gayette soğuk davranıyor, çok konuşmamaya gayret ediyordu. Biran umutsuzluğa kapıldım.
Ama Asiye'yi karşımda o şeklide gördükçe cesaretleniyor ve samimiyeti dünkünden çok daha ileriye götürmeye çalışıyordum.
Amacım bir an önce Asiye'yi etkileyip, onun da benimle aynı şeyi istemesiydi, yani seks yapmayı. Öğleye kadar Asiye'yi kıvama getirmek için yapmadığım kalmamıştı. Ama istediğimi de elde etmeye yaklaştığımı hissediyordum.
Artık harekete geçme zamanı gelmişti. Asiye camları silerken, ben de düşmesin diye bahane uydurup Asiye'yi tutuyordum. Tabii tutarken çaktırmadan yavaş yavaş da bacaklarını okşamaya başlamıştım. Ama ters bir şey söyleyecek diye de göz ucuyla Asiye'yi kontrol ediyordum. İşte istediğim oluyordu.
Asiye hiçbir şey söylemiyor, adeta yaptığımı onaylıyordu. Asiye işini bitirip yardımımla merdivenden inince, belinden kavradım ve kendime doğru çektim ve hemen dudaklarına yapıştım.
Heyecandan kalbim duracak gibiydi. İşte başlamıştık, ama Asiye bir anda beni itip, "Ne yapıyorsun sen? Delirdin mi? Kendine gel!" diye bana bağırmaya başlamıştı.
Bense kendisinden çok etkilendiğimi, dünden beri kendisini hayal ettiğimi söyledim. Asiye sinirli sinirli konuşmaya devam ediyor ve saçma sapan bir şey yapmayacağını ve benim de bu düşüncelerden bir an önce kurtulmamı, yoksa hemen gideceğini ve her şeyi anneme anlatacağını söyleyip beni tehdit ediyordu.
Bense halen Asiye'yi ikna etmeye çalışıyor ve kendisinden ne kadar etkilendiğimi anlatıp, iltifatlar yağdırıyordum. Asiye'nin biraz yumuşadığını görünce tekrar yaklaştım ve dudaklarımı Asiye'nin dudakları ile buluşturdum.
Asiye öylece duruyor, hiçbir karşılık vermiyordu, ama bu defa karşı da koymuyordu. Asiye kendisini bana bırakmış, öylece put gibi duruyordu. Asiye'yi deliler gibi öperken, bir elimle de göğüslerini okşamaya başlamıştım. Asiye hiç karşılık vermiyordu, ama yavaş yavaş inlemeye başlamıştı.
Ve dokundukça adeta göğüs uçlarının sertleştiğini bütün benliğimle hissediyordum. Bir iki dakika sonra artık Asiye de karşılık vermeye başlamıştı. Asiye'nin de karşılık vermeye başlamasıyla ateşli bir öpüşme başlamıştı. Ben onun üst dudağını yakalamaya çalışıyordum, o da benimkini.
Dillerimiz birbirine temas ediyor, birbirlerine dolanıyor, adeta bütünleşiyordu. Öpüşmeye devam ederken bir elimi de askılı bluzunun içine sokuyor, göğüslerini okşayıp, sıkıyordum. Arada elimi göğüslerinden çekip şortunun içine sokuyor, amını okşayıp, parmaklıyordum.
Dokunma yoluyla klitorisini bulup okşuyor, sertleşmesini hissediyordum. Asiye de elini pantolonumun içine sokuyor, sertleşmiş sikimle oynayarak, beni daha da tahrik ediyordu…
Bir süre sonra Asiye benim tişörtümü ve pantolonumu kendi elleriyle indirdi ve sadece boxerımla kaldım. Ben de onun bluzunu ve sütyenini çıkardım ve Asiye dimdik olmuş göğüsleriyle karşımdaydı. Kıyafetlerimizi yere bir minder gibi serdim ve Asiye'yi yavaşça üzerine yatırdım.
Hemen göğüslerini yalamaya ve öpmeye başladım. Arada göğüs uçlarını ufak ufak ısırıyor, bir elimle de amını parmaklamaya ve klitorisini okşamaya devam ediyordum.
Göbeğinden başlayıp önce göğsüne, sonra boynuna, dudaklarına ve kulağına öpücükler konduruyor, yalıyor ve ufak ufak dişlerimi geçirmeye devam ediyordum. Asiye ise yavaş yavaş inliyor ve belli belirsiz hırıltılar çıkarmaya devam ediyordu.
Onun da benim gibi zevk aldığı her halinden belli oluyordu. Ve yavaşça şortunu indirmeye başladım, ardından da hemen külodunu sıyırdım. Ve işte Asiye'nin zevkten sırılsıklam olmuş mükemmel amı karşımdaydı…
Asiye'nin amını okşuyor bir yandan da bacaklarını, kasığını öpüp yalıyordum. Ve sonunda dudaklarım, dilim, Asiye'nin amı ile buluşmuştu. Asiye'nin amını deliler yalıyor, öpüyor, somuruyordum. Asiye'nin amından gelen zevk sıvılarıyla adeta sarhoş olmuştum. Asiye'nin amına birkaç parmağımı birden sokuyor, dilimle de klitorisini uyarmaya devam ediyordum.
Asiye çığlıklar atıyor, zevkten çıldırıyordu. Tabii ki ben de. Asiye, "Yeter artık! Dayanamıyorum. Mahvettin beni. Sok artık şu yarrağını!" diye bağırıyor, bu da beni daha da tahrik ediyordu. En sonunda Asiye eğer rol yapmadıysa (ki yaptıysa, oldukça iyi bir oyuncuymuş) çığlıklar atarak ve titreyerek bir orgazm yaşadı. Bu orgazm kendim olmuş kadar zevk veriyordu bana.
Bu orgazmdan sonra Asiye hemen kalktı ve boxerımı indirdi. Ve işte şimdi de Asiye yarrağımla karşı karşıyaydı. Boxerı indirir indirmez, "Hadi sok artık! İçimde istiyorum seni. Mahvettin beni!" diye beni tahrik ediyordu.
Ben ise, "Şimdi sıra sende. Al bakalım şunu ağzına!" diye sakso isteğimi belirtmiştim. Asiye ise daha önce hiç yapmadığını, yapamayacağını söylüyordu. Ben, ikimiz için de çok zevkli olduğunu, ben amını yalarken nasıl zevk aldıysak, aynı duyguları yaşayacağımızı söyleyip ikna ettim…
İşte yavaş yavaş Asiye sikimi ağzına alıyor, aşağı yukarı yalayıp duruyordu. Çok acemi olduğu ve ilk defa yaptığı belliydi, ama Asiye'nin yarrağımı tutup ağzına alması bile beni zevkten zevke uçuruyordu. Gittikçe daha rahat ve daha iyi sakso çekiyordu.
Bense Asiye'nin kafasını tutup, sikimi sonuna kadar sokuyor, gırtlağına kadar iniyordum. Artık patlamak üzereydim ki, ağzından çektim ve Asiye'yi tekrar yere yatırdım. Bacaklarını kendisine doğru ittim, Asiye'nin amı kabak gibi karşımdaydı.
Artık zamanı gelmişti. Asiye'nin amını tükürüğümle biraz daha ıslattıktan sonra, yarrağımı yavaşça amına soktum. Yavaş yavaş gidip gelmeye başlayınca Asiye'de inlemeye başladı. Gittikçe hızlanmaya başladım.
Ben hızlandıkça Asiye'nin inlemeleri de hızlanıyor ve çığlıklara dönüyordu. Asiye'nin çığlıkları ve kasıklarımla Asiye'nin kalçasının buluşmasından çıkan sesler beni daha da tahrik ediyor, beni daha da hızlandırıyordu. Ayrıca Asiye, "Aşkım, erkeğim, kocacığım, canım, birtanem!" diye beni daha da coşturuyordu…
Ve Asiye tekrar titremeye, hızlı hızlı nefes almaya başladı. Biraz öncekinden daha şuh çığlıklar atarak bir orgazm daha yaşadı. Bense boşalmamak için, daha önce hiç yapmadığım kadar kendimi sıkıyor dayanmaya çalışıyordum.
Asiye'nin bu ikinci orgazmından sonra ani bir hareketle Asiye'yi domaltıp, köpekleme pozisyonuna getirdim. Bu pozisyona gelince Asiye'nin kalçalarındaki tatlı mı tatlı gamzelerini fark ettim ve başparmaklarımla o gamzeleri doldurdum.
(Ki Asiye kalçalarındaki o gamzeleri öyle tutmamın kendisini acayip tahrik ettiğini söylüyor.) Ve bu defa ani ve sert bir hareketle yarrağımı Asiye'nin amına sonuna kadar kökledim.
Çok hızlı gidiş gelişlere başladım. Asiye çığlıklar atıyor, beni gaza getirecek sözler söylemeye devam ediyordu, "Aşkım, kocacığım, lütfen içime boşal! Döllerini, sıcaklığını içimde hissetmek istiyorum!" diye beni iyice coşturuyordu.
O konuştukça ben hızlanıyordum ve kısa bir süre sonra Asiye altımda yeniden titremeye ve şuh sesler çıkarmaya başladı. Bir orgazm daha yaşadığı belliydi ve bu orgazmın etkisiyle vücüdunu kontrol edemiyordu.
Asiye'nin bu son orgazmından birkaç saniye sonra, ben de hayatımda yaşadığım en güzel orgazmlardan birini yaşayarak Asiye'nin içine boşaldım. Sonra ikimiz birden yere yığıldık, dakikalarca öpüştük ve birbirimize iltifatlar yağdırdık.
O gün 2 defa daha sikiştik. Ama bütün ısrarlarıma rağmen ogün Asiye'yi anal sekse ikna edemedim. Tabii o gün temizlik yalan oldu ve bir gün sonra da Asiye'yle temizlik yaptık ve yine sikiştik. Daha sonra ben eczaneye ertesi gün hapı almaya koştum, Asiye ise temizliğe devam etti…
Artık Asiye haftada bir gün bize temizliğe geliyor ve fırsat bulduğumuz her anda sikişip, türlü türlü fantaziler deniyoruz. Bu arada Asiye'yi sonunda ikna edip, götten de siktim....
Yengem
Yaklaşık 10 seneden beri istanbul da yaşıyorum bulunduğumuz binada amcamların da dairesi var amcam 45 yaşlarında amcamın karısı ise tahminim 35 40 yaşları civarında üç adet kızları bir tanede erkek çocukları var amcamın kızlarıyla aramda vakit vakit bazı olaylar yaşandı ama anlatıcaklarım amcamın karısıyla aramda geçen bir olay. Amcam yazları genellikle çalışmak için şehir dışına çıkar ve 4 5 ay sonra yani kışın gelirdi.
Bu senede yine çalışmak için şehir dışına gitmişti. Amcamın ailesi her sene olduğu gibi yine bize emanet edilmişti. Bir gün yengemlere bir ihtiyaçları olup olmadığını sormak için uğradım yengemin 18 yaşındaki kızı kapıyı açtı kızın adı fatmaydı kısa boylu ince belli bir kızdı geniş kalçaları ve dimdik gögüsleri beni hep azdırmıştır.
Fatma kız yengem nerde diye sordum gülerek ekmek almaya gitti ayhan abi dedi içeri girerek bir ihtiyacınız var mı kız dedim fatma annem bilir dedi fatma ya kimi sıkıştırır orasını burasını ellerdim ama çok ileri gitmezdim hiç bir vakit fatma da istediği için pek direnmezdi bana kıçına bir çimdik atarak senin bir ihtiyaçın yokmu kız dedim fatma var sen vermiyosun ki ayhan abi dedi
fatmayı ters çevirip o harika poposuna arkadan dayandım siz bize emanetsiniz kızım bir ziyan gelmemesi lazım size dedim.
fatma amaaan hep aynı öykü diyerek ellerimi tutup göğüslerine götürdü o harika sert göğüsler yumuşacık göt beni çıldırtmıştı fatmayı bana doğru çevirip tişörtünü yukarı kaldırdım inanın inanılmaz harika göğüsleri vardı içimden olum ayhan ne olursa olsun sik şu kızı dedim göğüslerini yalamaya doyamıyordum kimi ısırdığımda oluyordu fatma
-ıhhh yavaş ayhan abi ohhh gibi sesler çıkıyordu
fatmayı öpmek için dudaklarına uzandığım sırada yengemin bakkaldan geldiğini ve kapı arasından bizi seyrettiğini gördüm
kan beynime sıçramıştı hemen fatmanın tişörtünü indirdim fatma yaa ne oluyor yine falan dedi ama ben onu hemen bir odaya sokup evden dışarı çıktım çıkarken yengem gözlerimin içine sert sert bakıp bakıyordu.
Kendimi dışarı zor atmıştım şimdi ne olcaktı amcamın bize emanet ettiği kızıyla oynaşırken yengeme yakalanmıştım hayatım bir anda kararmıştı yengem olanları evdekilere anlatırsa kimsenin yüzüne bakamazdım akşama kadar dışarda dolaşıp hep bunları düşünmüştüm sonunda eve gitip yengemi kimseye söylememesi için ikna etmeye karar verdim.
Korka korka yengemlerin dairesinin ziline bastım kapıyı yine Fatma açmıştı Fatma beni görünce Ne oldu abi yarım kalan işini bitirmeyemi geldin yoksa dedi.
Ne işi kızım yaa yengem nerde diye sordum sizin kata çıktı abi dedi anlaşılan yengem fatmaya bişi gördüğünü söylememişti. Buna sevinmiştim ama ya bizdekilere söylemişse diyerek çok korkmaya başlamıştım eve sessizce girdim yengem annemle gayet normal şeyler konuşuyorlardı içeri girdim oturdum biraz sonra benim olduğum odaya girdiler yengem televizyonu açsana ayhan seyredelim biraz dedi
bana bakarak hafifte gülümsedi gayet normal davranıyordu çok rahatlamıştım yengem kimseye bişey anlatmamıştı.
Aradan bir hafta geçti ben yengemlere hiç uğramıyordum artık.
Evdeyken bir gün yengemde bizdeydi konuşurken yengem bir ara anneme senin bu oğlun çok hayırsız dedi on gündür evimizin kapısını bile açmadı diye sızlandı ama ben gidersem fatmaya dayanamaz yine bişiler yapmaya kalkar diye korkuyordum.
ertesi gün beni erkenden uyandırdılar annem kalk oğlum yengenler halana gidecekler onları götürmen lazım dediler
halama gitmek için minübüse binmeliydik ve inanın bu tam bir işkenceydi kalktım hazırlandım ve dışarı çıktım önce fatma indi aşağıya fatma kapalı giyinmesine rağmen ince bir etek ve dar bir tişört giymişi
Bu ne hal kız dedim ne biçim giyinmişsin böyle bütün erkeklerin sana bakmasınımı istiyorsun dedim zira o kadar seksi olmuştuki onu o haliyle kim görürse görsün neler düşüneceğini tahmin ediyordum
Fatma ne olcak sanki baksalar hem belki içlerinden senin yapamadığın şeyleri yapacak birisi çıkar dedi sabah sabah çok sinirlenmiştim
az sonra yengem ve küçük oğlu geldi dışarı yengem gayet mütevazi giyinmişti
nerdeyse 45 dakika bekledik ama bir türlü minübüs geçmiyordu maddi durumumuzda pek iç açıcı olmadığı için minübüsle gitmek zorundaydım
Yengem Yaa yenge bugün minübüsler çok kalabalık sonra gideriz dedim
ama fatma hemenbatılarak hayır yaa gidelim halam bizi bekliyor dedi
o sırada bir minübüs daha durdu durakta yengem sıkışık mıkışık binelim buna dedi önce fatma ardından yengemin küçük oğlu sonra yengem en sonda ben bindim minübüse bir kaç kişi daha binmişti ve insanlar nerdeyse üst üsteydi
benim aklım biraz kalabalıkta kalan fatmadaydı bişey yapıp başımı belaya sokmasından korkuyordum ayaklarımın ucuna kalkıp ona doğru baktığımda 30 35 yaşlarında bir adamın önündeydi adamın elleri aşağıdaydı ve birşeyler oluyordu sinirden kudurmuştum içimden ne yapıyor şıllık diye düşündüm
minübüs sonraki durakta yine durdu kimse inmemesine rağen 4 5 kişi daha bindi ve beni arkadan ittirerek yengemin üstüne doğru sürüklediler yengem tam önümde kalmış bende her zaman gıcık olduğum fortçular gibi ona arkadan sarılmak zorunda kalmıştım şoföre ya abicim ne yapıyosun sen zaten üstüsteyiz burda bu arabaya yolcumu alınır dedim şöför abi herkesin işi gücü var yolda mı kalsın ulus da binenlerden birkaç kişi istemiyorsan in kardeşim diye söylenince ortam gerginleşti
yengem yaa ayhan tamam sus sen kontrol et ben yenge bu arada sende kusura bakma çok rahatsız oldun dedim.
Yengem yok yok böyle iyi dedi yengemin götü tam kucağıma yaslanmıştı adeta birbirimize yapışık gibiydik ama aklıma hiç kötü bir düşünce gelmiyordu bir ara yengem sanki kıçını oynatıyor gibi oldu ama tam anlamadım sonra yengem kendisini iyice bana doğru bırakarak kıçını bana doğru bastırmaya başladı
ben hala sakindim ve sertleşmemek için başka şeyle düşünüyordum ama yengem kıçını sağa sola hafif hafif sallamaya başlayınca istemeyerek sertleştim yengemin hissetmemesi için kendimi geriye doğru çekmek istedim arkamdaki adam hop be kardeşim üstüme çıksaydın dedi
yengem biraz daha geriye gelerek yine aynı şeyleri yapmaya başladım artık iyice kalkan sikim yengemin o ana kadar hiç düşünmediğim ince belinin altındaki yumuşacık kalçalarına sürtünüyordu
yengem sağa sola sallanarak sikimi tam kalçalarının arasına getirti bir an durdu ve geriye bana bakarak bak az kaldı gelmemize birde binmeyelim diyerek yine önüne döndü
yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissetim sikim yengemin kalçalarının arasında öylece bekliyordum sonra yengem aşağı yukarı harket ediyor sanki sikişiyormuşuz gibi yapıyordu
ben insanların bizi görmesinden korkmuştum ama o sıkışıklıkta fark edilmemiz imkansızdı
ben ellerimi aşağı indirerek yengemin belinden hafifçe kavradım artık bende hareketlerine karşılık veriyor iyice bastırıyordum sikimi halamlara az kalmıştı ve ben son kere yengemi belinden iyice tutarak ona sıkı sıkı sarıldım minübüs durdu ve kendimizi dışarı zor attım yengem çocuğunu kolundan tutarak önden gitti
Fatmada minübüsten dışarı inmişti yüzü kıpkırmızıydı arkasındaki adamda inmişti minübüsten fatmayı kolundan tutarak ne yaptın kız adama arkandan geliyor böyle dedim fatma ben bişey yapmadım o yaptı önüme bakarak seninde boş durmadığın belli oluyor dedi. O an gerçeklerle yüzleşmiştim minübüste fortçuluk yapmıştım hemde yengeme amcamın bize emanet ettiği karısına yapmıştım
duygularım karma karışıktı hem zevk almıştım hemde çok utanmıştım. Ben onları halamlara bırakıp geriye döndüm halamın kocası taksi tutarak onları akşam eve geri göndereceğini söylemişti ben geriye döndüm akşam saat sekiz gibiydi apartmanın dış kapısını açarak eve çıkıyordum yengemlerin dairesinin önünden çıkarken yengemi gördüm
geldinizmi yenge dedim ben geldim sadece aydın burakla fatma orda kaldı minübüsle geldik evi aradık senin alman için ama evde yoktun bende yanlız geldim keşke sen gelseydin almaya dedi
bende keşke diyerek yukarı çıktım evde yemek yenilmiş ve akşam yemeği için pek bir şey kalmamıştı
ben dışarda belki bir şeyler yerim diye dışarı çıktım aşağı inerken yengem tam kapıyı kapamak üzereydi beni gördü nereye diye sordu
ben bişiler atıştırıcam yenge dışarda dedim yengem bak bak biz ne duruyoruz burda gelsen içeri ben sana yemen için bir şeyler hazırlarım dedi beni içeri aldı
ben oturma odasına geçtim yengem mutfağa geçti beş dakika sonra yengem aydın gelsene buraya konuşalım biraz diyerek beni yanına çağırdı
yengemin yanına gittim kunuşmaya başladık yengeme amcam gideli ne kadar oldu yenge diye sordum yengem 3 ay 7 gün oldu diye cevapladı yengeme çok özledin galiba günleri bile sayıyorsun dedim yengem bir iç çekerek özledim tabi ayhan insan özlemez mi hiç biraz sonra gece olacak inan insan tek başına yatamıyor ayhan bu çok zor dedi
ben anlıyorum dedim yenge yengem yok ayhan yok sen anlamazsın sen hep yanlız yattın
şimdiye kadar zaten evlenince anlarsın nedemek istediğimi
ben kastettiği şeyi anlamıştım bu arada radyoda çıkan pop müziklerine yengemde eşlik ederek sağa sola sallanıyordu harika bir görüntüsü vardı arkadan ve benim sikim kalkmıştı ayak ayak üstüne atarak yengemin fark etmemesini sağlamaya çalışıyorum yengem sofrayı yere koydu ve hazırlamaya başladı giydiği bluzundan eğildikçe göğüslerinin bir kısmı belli oluyordu
Yengem yine tezgaha döndü ve birşeyler aldı yine döndü ve sofraya koymak için eğildi gözlerime inanamadım
yengemin düğmelerinde iksi açılmış ve göğüsleri tamamen belli görünmüştü sikim kalkık bir vaziyette yemeği yedik ben artık gideyim yenge dedim
yengem ya oturda biraz konuşalım çay sevmediğimi bildiği için meyve suyu var içeriz dedi
odaya geçtim yengem meyve sularını getirdi önümde durarak eğildi göğüsleri harika bir görüntü veriyordu
o heyecanla bardakları üstüme döktüm her tarafım mahvolmuştu yengem hemen bir bez alarak geldi ve üstümü silmeye çalıştı
pantolonumu silmek için elindeki bezle tam sikimin hizasını ovuşturdu. yengem yok bu böyle çıkmıcak sen çıkar ben bunları bir yıkayım dedi tişörtümü çıkardım yengem hadi pantolonuda çıkar yıkayayım sabaha kadar kuru dedi
sikim kalkık bir vaziyette yengemin çıkmasını bekledim
ama yengem çıkmıyor pantolonumu çıkarmamı bekliyordu
hadi ayhan çıkar şunu dedi pantolonumu çözüp çıkardım
yarrağım bir ok gibi kilotumu havaya kaldırmıştı pantolonumla hemen kapattım yengem uzanarak pantolonumu tuttu bir eliyle sikimi hafif kavarayak ver şunu dedi elimden aldı
öylece kalmıştım yengem banyoya gitti yıkamak için bende arkasından giderek ya bana giycek bişi ver yenge dedim
amacamın elbiselerinden ya ben onların hepsini kaldırdım ayhan hem bu gece misafirim olman için vermiyorum dedi
ama yenge birisi gelirse nolcak dedim
yengem kimse gelmez ayha beni halanlarda biliyorlar ayakkabılarıda içeri aldım evde kimse yok zannediyorlar dedi
ben tamam yenge dedim o anda ogece yengemi sikme fikri gelmişti aklıma içeri geçerek eve telefon açtım evdekilere bir arkadaşımda olduğumu ve bu gece gelemeyeceğimi söyledim
buarada yengem işini bitirmişti eteğinin bir ucunu beline takmış elindeki elbiseleri balkona astı ve içeri girdi baş örtüsü açılmış göğüslerinin ucu ıslanan elbisesinden belli oluyordu ve hayatımda ilk kere gördüğüm bacakları bembeyaz ve süt gibiydi.
Yengem gel odaya geçelim dedi
odaya geçerken yengeme arkadan hafifçe sürttüm odaya girdik ikimizde hiç konuşmuyor birbirimize bakıyorduk yengem eteğini bir mini etek gibi iyice yokarı çekti ve ayak ayak üstüne attı
şimdiki kızlar hep böyle dimi ayhan dedi
ben evet yenge o yuzden erkeklerde hep buduruma düşüyor diyere sikim ovaladım
ikimizde ilk adımın atılmasını bekliyorduk yengem kalkarak mutfağa geçti bende peşinden su içmek için bardakları almaya uzandım yengem tam önümdeydi
hiçbir şey demeden kilotumun üstünden sikimi tutarak okşamaya başladı
yengemi belinden kavradım kendime doğru çekerek dudaklarına yapıştım atede dudaklarımızı yiyor dillerimizi emiyorduk elimle elbisesini yukarı çıkarım göğüslerini dışarı çıkarttım harika bir şeydi uçları zevkten iri olmuş sert göğüslerini ellerimle kavrayarak okşuyor uçlarına ısırıklar atıyordum yengem Aaaa ihhhh ah ah gibi sesler çıkarıyordu elleriyle kilotumu çıkarmış sikimi sıvazlıyordu
bir anda diz çökerek sikime öpücükler kondurmaya bakıyordu yengem harika yalıyordu boşalmak üzereydimki yine ayağa kalktı bana elimden tutarak beni döşek odasına götürdü sırt üstü yatağa yattı
ben çıplak bir vaziyette ayaktaydım o eteği iyice yukarı sıyrılmış elbisesinin düğmeleri tamamen açılmış ve harika göğüsleri açık bir vaziyette yataktaydı yavaşça yanına doğru uzandım ve yine öpüşmeye başladık
yengem kendi kilotunuda çıkarmıştı tanım etmekte zorlandığım kadar harika göğüslerini yalamaktan kızartmıştım hem göğüslerini yalıyor hem amıyla oynuyordum amı ateş gibiydi vıcık vıcık olmuştu
yegem üstüme çıktı amını tam sikim hizasına getirerek amcanın karısını sikmeye hazırmısın evet yenge hazırım yengemi sikmeye amını dağıtmaya hazırım dedim yengem elleriyle siikimi am dudaklarının arasına yerleştirdi
Al sana az kullanılmış tazecik alaz gibi bir am istediğin gibi sik yarraksız geçirdiği günlerin hasretini dindir diyerek sikimin üstüne oturmaya başladı sikim amı gerçekten alaz gibiydi
sikim köküne kadar girmişti kendini üzerimde çalkalayarak ve ayaklarını iyice açarak sikimin daha derinlere girmesini istiyordu
ben ellerimle belinden tutup sikimi bütün gücümle derinliklerine itiyor Ahhhhh yengecim harikasın ohhhhh bunebiçik am böyle ateş gibisin aaahhhhhhhh diyor zevkten kuduruyordum yengem Siiiiiiikk ohhh pompala aslanım sikkk namus bekçim sikmeyeninkini sikerler ohhhhhhhhhhhh sik yengeni aaaaahhhh ihhh diyor
üzerimde ceylan gibi oynuyordu benim boşalmam kısa sürmüş yarrağımı o alaz gibi yanan ama kuvvetlice gömerek yengemin derinliklerine hortum gibi boşalmıştım aaahhhh söndürdüm işte amının ateşini ssiiiiktim seni yenge dedim
yengem siiiiik aslanın sik ama sabaha kadar siksen bu alevi söndüremessin yanıyor amım dedi beş dakika geçmeden yine sikim kalkmıştı yengemi sırt üstü yatırarak ayaklarıının arasına girdin sikimi elimle dutarak am dudaklarına sürdüm
yengem altımda çırpınıyor ohhhh sok sok ahhhhhhh göm amıma sikne diyordu ben bastırmaya başladım yenge ahhhhh sokkk derine daha derine sokkkkkk sikkkkk ahhhh ihhhhhdiye inlemeye başladı
yine ayaklarını belime dolayarak kitleti benim git gellerim artık bir tempo yakalamıştı sikimi amından nerdeyse tamamen çıkarıyor ve hızla köküne kadar sokuyordum
çarpışma esnasında şlok şlok diye sesler çıkıyor ben ohhhhhh koydum amına siktim seni yenge diyor
yemgem kooyyy aslanım koyyy sert vur ohhhhhhhhhhhh sokkk ihhhhh ahhhhhhhhhhhhhgggg diye inliyordu
iyice hızlanmıştım artık yengem orgazm üstüne orgazm oluyordu gözünden yaş geliyordu ama bu zevktendi boşalmak üzereydim
artık al sana yenge al sana diyerek iyice hızlanıp amının en derinine kadar kökledim yengemde ayaklarıyla beni kendisine çekerek boşal içime söndür aslanım aaaaaaaahh ohhhh diyerek beni kendine kitledi hayatımda hiç olmadığı kadar şidetli bir şekilde yengemin amına boşaldım
sikimi çıkararak sırt üstü uzandık.
Yengeme bu yaptığımız doğrumuydu yenge dedim yengem doğrumu yanlışmı bilmem ama sen beni sikmeseydin başkasına siktirirdim dedi
yarraksızlıktan kudurdum ayhan iyiki sen siktin beni amım ne vakit kaşınsa siktirecek birisi var artık dedi
o gece sabaha kadar yengemi defalarca siktim mutfakta banyoda koridorda her yerde siktirdi kendini bana
iliklerim kurumuştu sabah sekizde üzerimi giydirerek beni gizlice dışarı çıkarttı kulağıma amımın ateşini daha söndüremedin bak sen söndürmezsen başkasına söndürürüm diyerek uğurladı.
Aradan 1 hafta geçti ve ben yengemden hep uzak durmaya çalışıyorum ne yapmam gerektiğine hala karar veremedim bu yasak ilişkiye devammı etmeliydim...
• Tattoo art by © GabiGlowacka.
• www.worldtattoogallery.com
Yengem - Bölüm 72
Önceki Bölüm
Ses çıkarmamaya çalışarak üzerimi giyinmeye başladım. Hamide denen kadın beni bulursa ne yapacağımı bilmiyordum. Tek şansım Hülya’nın onu bir an önce göndermesiydi.
Hamide, “İki saattir kapıya vuruyorum, niye açmıyorsun? Telefonunu da açmıyorsun, ne boklar yiyorsun sen burada?” dedi.
Hülya, “Şeyy, Hamide hanım, temizlik yapıyordum, arka odadaydım, duymamışım…” diye cevapladı.
Hamide Hülya’yı bir güzel paylıyor, Hülya korkusundan ağzını bile açamıyordu. Sonra Hamide, “Bu odaya bugün misafir alınmayacak, işini güzelce yap, ama çok da uzatma, daha diğer odalar da temizlenecek biliyorsun!” dedi.
Hülya ise, “Biliyorum Hamide hanım, siz merak etmeyin…” diye yanıtladı. Hamide, “İyi, tamam, ben gidiyorum, güzelce temizle buraları!” dedi tekrar ve sonra da kapının kapanma sesi geldi.
Az sonra banyonun kapısı açıldı. Hülya’nın beti benzi atmıştı. Kadının gelmesi onu çok korkutmuştu. Bana, “Kimseye görünmeden git!” dedi. Sanki bizi biri duyabilirmiş gibi usulca konuşuyordu.
Ona, “Bir kere daha yapalım!” dediğimde, “Olmaz, manyak mısın sen, kadın burada, sağı solu belli olmaz, gene gelebilir, hemen gitsen iyi olacak!” dedi. Karım halen yatıyordu, uyansa yanında beni bulamadığı için arardı yoksa ki.
Bu fırsatı değerlendirmek istiyordum.
Hülya’ya tekrar teklifte bulundum, o da yine aynı cevabı verdi. Ona ciddi olduğumu söyledim.
Hülya, “Ben de ciddiyim!” dedi. Son bir kere onu götünden sikmek istiyordum, bunu söylediğimde ise elini ağzına götürdü, “Çok günah, bilmiyor musun! Hadi işine git, hadi, başımı derde sokma!” dedi. Beni resmen kovuyordu.
Ama ben gitmek istemiyordum. Hülya giderek ses tonunu yükseltmeye başlıyor, “Tamam artık, bokunu çıkartma, git diyorsam git!” diyordu. Ona, “Eğer istersen para veririm?” dediğimde,
“Ben orospu değilim, sana söyledim bunu. Hadi Osman, bak kalbini kırmayayım, git şuradan!” diye cevap verdi.
“Tamam, sen temizliğini yap, ben beklerim!” dedim bu kez. Ama Hülya gene aynı tepkiyi gösterdi.
Ona, “Eğer götünden vermezsen oteldeki herkese seninle sikiştiğimi, beni odaya aldığını söylerim!” dedim. Gerçekten bunu yapacak değildim, ama buna nasıl tepki göstereceğini merak ediyordum. Hülya bana küfürler etmeye başladı.
Ağzına geleni söylüyordu, çok kızmıştı dediğime. Ama onun bu kızgın hali benim hoşuma gidiyordu. Söylediklerine gülmeye başladığımda, Hülya üzerime yürüdü.
Ama koca cüssesi hareketlerini zorlaştırıyordu. Bir hamlede ağzını tuttum, “Eğer götten vermezsen oteldeki herkese söylerim, en başta da şu Hamide denen kadına!” dedim.
Bunu söylerken ciddi olmaya çalışıyordum. Hülya’nın gözlerinden korkusu anlaşılıyordu. Attığım zokayı yutmuştu. Elimi çektim, bana yeniden küfürler etmeye başladı.
Ben de, “Sen bilirsin, şu Hamide hanımı bir bulalım bakalım!” diye sırtımı dönmüştüm ki, arkamdan, “Tamam, tamam, dur!” dedi korkuyla. Hülya yola geliyordu.
Korkulu gözlerle, “Tamam ama bir kere yapıp gideceksin, söz mü?” diye sordu. “Tamam, namus sözü!” dedim. Hülya cevabıma gene küfürle karşılık verdi, ama artık başka da yapacak bir şeyi yoktu.
Ona, “Şu koltuktan tutunup domal iyice!” dediğimde korku ve nefretle bakan gözlerini üzerime dikti. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu.
Ellerini koltuğun minderine dayayarak domaldı. Kocaman götü pembe önlüğün altında devasa bir karpuz gibiydi sanki. Önce kapıyı kilitledim içerden.
Sonra şortumu ve külotumu indirdim, gömlekle kaldım. Önlüğünü eteğiyle birlikte sıyırdım yukarı, belinde topladım. Eteğine bulaşmış döllerim ellerimi ıslattı. Beyaz, paçalı külotunda da ıslaklıklar vardı ayrıca.
Külotu lastiklerinden tutup indirdim aşağı, ayaklarından çıkarttım. Az önce etli ve koca amını sikmiştim, şimdi sıra götündeydi. Ellerimi göt yanaklarına attım, hamur gibi yoğurmaya başladım.
Bir taraftan da ufak ufak tokatlıyordum. Başparmaklarımla ayırdım göt deliğinin ağzını. Ona, “Daha önce götten sikişmişsin, bana yalan söyleme!” dediğimde, “Bu seni ilgilendirmez!” dedi.
Cevabı komiğime gitti ve güldürdü beni. Yarağım görüntü karşısında yeniden sertleşmeye başlamıştı bu arada.
Göt deliğinin ağzına tükürdüm, tükürüğümü parmaklarımla deliğin ağzına ve içine yedirdim. İşaret parmağım kolayca girmişti içine.
O sırada Hülya, “Sabun sür sikine, sabun sür!” dediğinde, “Olur!” dedim ve banyoya geçtim.
Küvetin yanında duran küçük şişeden bir miktar şampuan aldım ve yarağıma sürdüm. İçeri geçtim, Hülya’nın amını ve götünü seyrederken yarağıma şampuanı iyice yedirdim. Az önce döllerim ve Hülya’nın amının zevk sıvıları ile ıslanmış yarağıma şampuanı da sürünce, yarağımın üzeri banyodaymışım gibi köpürdü.
İyice sıvazlayarak yarağımı içine girecek kadar sertleştirdim. Sonra, “Bacaklarını ayır biraz!” dedim. Dediğimi yaptı, arkasına yanaştım iyice. Yarağımı götünün yarığına sürtmeye başladım. Tombul, koca götünün yarığına değen yarağımın kafası bana büyük zevk veriyordu. Şampuanla iyice kayganlaşan yarağımı göt deliğine hafif hafif bastırmaya başladım hemen ardından.
Kısa, sert ve sık siyah kıllarla örülü göt deliğinin ağzı bastırmamla birlikte açılmaya başlamıştı. İlk anda yarağımın kafası girmişti içine. O halde bir süre bekledim.
Hülya’dan hiç ses çıkmıyordu. Elleri koltuğa dayalı halde sadece önüne bakıyordu. Tekrar bastırmaya başladım. Kaygan yarağım yavaş yavaş girmeye başlamıştı.
O anda da Hülya’dan, “Ayy, ağhh, ığmm, yavaş, ağhh, yavaş…” sesleri gelmeye başladı. Onu kızdırmak, korkutmak istemediğimden durdum ve götünde bekledim. Hülya başını sağa sola sallamaya başladı.
“Hızlı hızlı yapma, yavaş ol, yavaş…” dedi. “Tamam, merak etme!” diyerek yeniden yüklendim götüne. “Uğhh, ayy, yavaş, ığhh…” demeye başladı gene Hülya.
Ama bundan da yavaş yapamazdım. Bu tempoda götüne yüklenmeye devam ettim. Şampuanlı yarağım her saniye daha derinlere giriyordu. Göt deliğinin ağzı her an daha da genişlerken, sık kılları da yarağıma batıyordu. Hülya tekrar tekrar yavaş olmamı söylese de bundan daha yavaş olamazdım.
Sonunda yarağım nerdeyse dibine kadar götüne girmişti Hülya’nın. Sağ ayağımı koltuğun üzerine attım. Bu şekilde daha rahattım, belimi ileri geri oynatarak götüne girip çıkmaya başladığımda aldığım zevk katlanmaya başladı.
Amı çuval gibi olmuştu, ama göt deliği ona nazaran daha dardı. Daracık bir deliği sikmenin hazzı her tarafımı kaplamıştı. Yarağım her seferinde göt deliğinin daha derinlerine girmeye çalışan bir delme makinesiydi sanki. Bastırdıkça Hülya’nın götü yarağımı taşaklarıma kadar alıyordu içine.
Bu arada Hülya da sürekli, “Uğhh, ayy, ığmm, ağhh…” sesleri eşliğinde inliyor, kesik kesik derinden nefes alıp veriyordu. Belinden sıkıca tutuyordum. Sağa sola hareket etmeye çalıştığında, birkaç sefer götünü tokatladım ve beline vurdum.
Ama Hülya’nın hareketleri azalmadı. O zaman götünden çıktım. Göt deliğinin ağzı kızarmıştı ve delik bir liralık madeni para kadar açık duruyordu.
Ona, “Yerde dizlerinin üzerine çöküp, dört ayaküstüne domal!” dedim bu sefer. Hülya ahlaya, puflaya dediğim gibi yaptı. Ben de dizlerimi kırdım ve çömeldim.
Yarağımı tuttum, Hülya’nın halen açık duran göt deliğine bastırmaya başladım yeniden. Yarağım az sonra dibine kadar girmişti yine. Ama bu pozisyonda yavaş yapmaya niyetim yoktu. Ayaklarımı sağa sola oynatıp kendime rahat bir pozisyon yarattım.
Ellerimi beline koydum tekrar. Ve bu kez hızlı hızlı belimi ve götümü indirip kaldırmaya başladım.
Bununla beraber yarağım Hülya’nın götüne büyük bir baskıyla girip çıkmaya başladı.
Hülya’dan, “Ağhh, yavaş, ayyy, ığmm, ağhh, uğhh, yavaşş oll, ayy…” sesleri gelmeye başlasa da, benim yavaşlamaya niyetim yoktu. Göt deliği yarağımı içine tamamen alacak kadar açılıp kapanıyordu her defasında.
Taşaklarım ve kasıklarım onun kasıklarına, göt yanaklarına çarptıkça aynı amından olduğu gibi ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri gelmeye başladı. İyice kayganlaşmış yarağım kolayca koca götüne girip çıkıyordu.
Büyük bir güçle götüne pompaladıkça, Hülya’nın gücü de tükenmeye başlamıştı. Sürekli inliyor, ahlıyordu. Yavaşlamam için söylenip duruyor, ama bütün bunlar işe yaramıyordu.
Hülya başını devamlı geriye atmaya uğraşıyor, aklınca beni engellemeye çalışıyordu, ama başaramıyordu. Her geçen saniye aldığım zevk katlanırken ben de zevkten inlemeye başladım. Hülya’nın ahlamalarına karışan inlemelerim odayı çınlatıyordu.
Kapının önünde biri dursa bizi duyması mümkündü. Hülya artık ağlamayla karışık sesler çıkartır olmuştu. Bense boşalmaya çok yaklaşıyordum.
Son bir gayretle gücümü topladım ve götüne abandım ve bir anda patladım. Boşalırken de götüne girip çıkmaya devam ettim. Kısa süre önce boşaldığımdan şimdi boşalmam kısa sürmüştü. Boşalırken de inlemeye devam ettim.
Yarağım köküne kadar içindeyken bekledim bir süre. Ardından yavaş yavaş götümü kaldırdım havaya, yarağımı Hülya’nın karanlık göt deliği mağarasından çıkardım. O anda Hülya’nın götünden çok sağlam osuruklar gelmeye başladı.
Evet, Hülya resmen osuruyordu. Göt deliğinin içine giren havanın çıkardığı sesler değildi bunlar. 'Zort, zort, zort!’ diye ve yoğun bir osuruk kokusu ile birlikte Hülya’nın osuruğunun sesleriydi bunlar.
Ben doğrulurken Hülya sağlam osuruklar atıyordu halen. Döllerim göt deliğinin ağzından akıyordu. Göt deliğinin ağzı kızarmıştı ve açık duruyordu.
Yarağım da onca kayganlığına rağmen kızarmıştı. Hülya yavaşça doğrulup kalktı, belini tutuyordu. Birşey demeden banyoya girip kapıyı kapattı. Ben de gömleğimin koluyla terimi sildim. Üzerimi giyinirken banyodan Hülya’nın osuruk sesleri gelmeye devam ediyordu.
Giyinip hazırlandım, yarağım halen sertti ve şortumun altında belli oluyordu.
Banyonun kapısına vurdum, “Ben çıkıyorum!” dedim. İçerden, “Siktir git!” diye bir cevap gelince güldüm. Hülya tuvaletini yaparken ben de odadan çıktım.
Asansörlerin orada, 40-45 yaşlarında, koyu lacivert etek ceket takımı giymiş bir kadın vardı.
Beni görünce elindeki telefonu kulağına götürdü, konuşmaya başladı. Gerçekten biriyle mi konuşuyordu, yoksa numara mı yapıyordu, anlamadım.
Bana göz ucuyla bakıp duruyordu. İlk önce anlamadım, ama sonra bu kadının Hamide olduğunu anladım. Sesinden tanıdım onu. Dizlerinin bir karış üstündeydi eteği.
At suratlı, koca ağızlı bir kadındı. Erkeklerin (Götüme boya sürsem daha güzel olur!) dediği türde bir kadındı, ama fiziği çok güzeldi. İncecik beli gömleğinin altından belli olan dolgun memeleriyle afet bir kadındı.
Kısa eteği götünü sarmıştı, klasik siyah yüksek topuklu bir ayakkabı vardı ayağında. Biçimli, düzgün bacakları yağ sürülmüş gibi parlıyordu. Omuzlarına dökülen sarı, boyalı saçları vardı. Ayağındaki topuklularla 1.75 kadar vardı boyu.
Ben ona yaklaştıkça hareketlerinden heyecanlandığını anlıyordum. Ona, “Günaydın!” dedim.
Önce şaşırdı ve konuştuğu telefona, “Günaydın!” dedi, sonra da, “Ah, pardon, kusura bakmayın, günaydın!” diyerek telefonu diğer eline aldı. Etrafta insan ve ses yoktu.
Bana, “Aşağı mı iniyorsunuz? Asansörü çağırayım!” dediğinde, “A, hayır, odama döneceğim, kısmetse az sonra inerim!” dedim. Gülümseyerek başını salladı Hamide.
Gömleğinin üst iki düğmesi açıktı ve çilli, bronzlaşmış koynuyla, dolgun memelerinin çatalı görünüyordu.
“Ee, şey, ben Hamide, bu otelin idari işler şefiyim!” diyerek elini uzattı. Ben de elimi uzatıp, “Memnun oldum, ben de şu odada kalıyorum!” diyerek kaldığım odayı gösterdim. “Şey, ama siz yan odadan çıktınız, orada şu an temizlik yapılıyor!” dedi Hamide.
Bakışlarından az önce içerde yaşananlardan haberinin olduğunu anladım. Belki de kapının önünde durmuş bizi dinlemişti. Ben bu sözüne bir şey diyemedim ve sadece, “Kolay gelsin!” diyerek odama yöneldim.
Ben kapıyı kapatırken Hamide’nin yan odaya girdiğini anladım.
Karıma baktım, halen yatıyordu. Tekrar koridora çıktım ve yan odanın kapısını dinlemeye başladım.
Hamide içerde Hülya’yı çok fena paylıyordu. Gür seslerini kapıdan kolayca duyuyordum. Benim yüzümden Hülya’nın başı derde girecekti. Kapıyı açıp odaya girdim.
Beni gören Hamide şaşırdı ve “Pardon, yanlış geldiniz!” dedi az önceki cazgırlığını bırakmış bir halde. Ona, “Hamide Hanım, sizinle özel konuşmak istiyorum!” dedim.
Şaşırdı, ama birşey demedi. Hülya başını önüne eğmiş, süt dökmüş kedi gibiydi. Hamide bir baş işaretiyle Hülya’ya, “Sen devam et, bitir işini!” dedi.
Önümden Hamide, arkasından ben, odadan çıktık. Yine hareketli bir sabah yaşıyordum. Hamide, “Benim odama geçelim!” diyerek asansörü çağırdı. Asansöre bindik,
Hamide en alt kata bastı. Aşağı inmeye başladık. Hülya’nın karşısındaki sinirli halinden eser yoktu. Utangaç bir genç kız gibi davranıyordu. Bir taraftan da saçlarıyla ve elindeki cep telefonuyla oynuyordu.
Konuşmadan aşağı indik. Hamide, “Buyurun bu taraftan!” dedi. Resepsiyonun arka tarafındaki bir kapıyı açtı, Resepsiyondaki kıza, “Benim odama iki tane büyük taze sıkılmış portakal suyu getirin!” dedi.
Herkese emir vermeye alışmıştı anlaşılan. Bana portakal suyu içip içmeyeceğimi bile sormamıştı. Kapıyı tutup geçmemi sağladı. Burası otelin yönetim kısmına açılan yerdi anlaşılan. Hamide önümde götünü kıvıra kıvıra koridorda yürürken kapılardan birini açtı, “Buyurun!” diyerek beni odasına aldı.
Büyük, geniş ve güneşli bir odaydı. Otelin arka kısmına bakıyordu oda. Hamide jaluzi perdeleri indirirken, “Güneş gözlerimi alıyor!” dedi. Perdeleri indirince içerisi loş bir karanlığa gömüldü. Hamide, masanın önündeki koltuğu işaret edince oturdum.
O da karşımdaki koltuğa oturdu ve bacak bacak üstüne attı. Bu sırada açılan eteğinden kalçaları ortaya çıktı. Masanın üzerindeki sigara paketinden bir tane aldı.
Çakmak da masanın üzerindeyken, “Ay, nerde bu çakmak?” diye numara yapmaya başladı. Hamide yollu bir kadındı ve bu işleri de iyi biliyordu. Ben uzanıp çakmağı aldım ve sigarasını yaktım. “Mersi, çok naziksiniz!” diyerek gülümserken kapı vuruldu.
Hamide yüksek sesle, “Geelll!” diye bağırınca kapı usulca açıldı. Papyonlu bir garson elinde bir tepsi ve tepsinin üzerinde iki büyük bardak portakal suyuyla geldi.
Hamide karşısında emir eri olan bir komutanmış gibi davranıp, “Sehpanın üzerine bırakıp çık!” dedi. Garson çocuk korka korka davranıyordu, tepsiyi sehpanın üzerine bıraktı, sadece önüne bakıyordu. Ses etmeden kapıyı kapatıp çıktı.
Hamide, “20 sene havayollarında çalıştım, kabin memurluğu, sonra da kabin amirliği yaptım. Müşteriye, misafire nasıl davranılacağını iyi bilirim.
Aslında eğitimim de turizm otelcilik üzerinedir. Sağ olsun müdür bey benim eski bir ahbabımdır, kendisi teklif edince bu işi kıramadım. Senelerce uçmak insanı yoruyor!” dedi ve “Bunlar beni pek sevmezler, disiplini elden bırakmam çünkü, ipin ucunu bırakırsan bunlar tepemize af buyurun ederler yani!” diye ekledi.
Sonra da, “Pardon, isminizi söylemediniz?” diye sordu. “Osman, adım Osman!” dediğimde, “Umarım otelimizden memnun kalmışsınızdır Osman bey!” dedi. “Evet, çok memnun kaldım!” dedim.
Hamide sigarasından nefesler çekerken, “Evet, benimle ne konuşacaktınız?” dediğinde,
“Hülya hanım hakkında!” dedim. “Nesi varmış Hülya hanımın? Sizinle ne ilgisi var anlayamadım?” dedi.
“Ben odaya girerken ona bağırıyordunuz!” dedim. “Evet, bu çok doğal, çünkü ben onun amiriyim, yanlış bir şey yaptığında onu uyarmak için zaman zaman bağırmam gerekirse bağırırım!” dediğinde,
“İyi ama, niye bağırıyordunuz?” diye sordum. “Bu sizi ilgilendirmez!” dedi saçıyla oynarken. “Bana yanlış odadan çıktığımı söylemiştiniz?” dediğimde bu kez cevap vermedi.
“Hadi Hamide Hanım, bırakın oyun oynamayı, benim içerde Hülya’yla ne yaptığımı biliyordunuz siz!” dedim.
Hamide önce yutkundu, sonra sigarasından derin bir nefes aldı ve “Çok küstahsınız ve terbiyesizsiniz. Yaptığınız çok ayıptı!” dedi. “Evet, bunu biliyorum, ama siz de kapının önünde bizi dinlediniz, bana yalan söylemeyin sakın, anlarım!” dedim.
Bunun üzerine birşey diyemedi. “Gitseniz iyi olacak!” dediğinde, “Hülya’ya bir şey yapmayacaksınız. Sizden bunun sözünü istiyorum!” dedim. Hamide, “Siz nasıl olur da benimle böyle konuşursunuz, ne yapacağımı sizden mi öğreneceğim?” dedi.
Hamide kızgındı ama bağırmadan usulca konuşmasını biliyordu.
“Hayır, ama bu konuda Hülya’nın suçu yok. Ona bir şey yapmayın. Zaten bu mesele aramızda, üçümüzden başka bilen yok. Sizden bunu rica ediyorum.
Ben de evliyim ve karım öğrenirse benim de başım ağrır!” dedim. Hamide ellerini iki yana açıp, “Bakın gördünüz mü, karınız öğrenirse sizin de başınız ağrırmış, ha, ha, ha… Siz erkekler hep böylesiniz.
Başkasının çöplüğüne girer onların tavuklarıyla oynarsınız, sonra da karılarınızın tek bir lafından korkarsınız!” dedi.
Hamide bir süre konuşup durdu, ben sadece dinledim. Aklınca bana nasihat veriyordu.
En sonunda, “Tamam, Hülya’ya birşey yapmayacağım. Ama ona birşey olmasın diye değil, sizin aile problemi yaşamamanız için kabul ediyorum bunu. Yoksa bana kalsa onu derhal kovarım!” dedi.
“Teşekkür ederim, size de böyle bir davranış yakışırdı zaten!” dedim. Hamide alaycı alaycı, “Sahi mi?” diye söylendi.
Otelden ayrılırken başımı derde sokmaya niyetim yoktu. Kalkmaya niyetlendim, ama Hamide, “Portakal suyunuzu içmediniz!” dedi. Ufak ufak içmeye başladım portakal suyunu.
Bu sırada Hamide beni sorguya çeker gibi sorular sormaya başladı. Beni tanımak istiyordu. Ben de herşeyi olduğu gibi anlattım. Dönüşte Refiye ile imam nikâhımızın kıyılacağını söyledim, ardından Elif’le de aynısı olacaktı.
Bunları duyan Hamide, “Anlaşılan çevrenizde çok popüler bir erkeksiniz!” dedi önce, sonra da, “Ayol bu zamanda kaldı mı imam nikâhı falan?” diye gülümsedi.
Birşey demedim. Benden sonra kendisi anlatmaya başladı. Evlenip boşandığını, bir kızı olduğunu, kızının kendi annesinin yanında İzmir’de yaşadığını, kendisinin de İzmir’li olduğunu söyledi.
Masasının üzerinde küçük bir çerçeve içinde kızının resmi vardı. Esra’nın yaşlarında, çok güzel bir kızdı. “Kızınız da çok güzelmiş!” dediğimde, “Ee, ne de olsa İzmir’liyiz!” dedi övünerek.
Gerçi kendisinin götüm gibi suratı vardı, ama fiziğinin düzgünlüğü bu açığını kapatıyordu. Uzun yıllar hostes olarak çalıştığından fiziğine dikkat etmişti anlaşılan. Konuşurken koca ağzı açılıyor, büyük ve beyaz dişleriyle koyu pembe diş etleri görünüyordu.
Yüzünde hafif kırışıkları vardı. Hamide bu ara bana İzmir’le ilgili şeyler anlatmaya başladı. Kızlarımız şöyle güzel, kadınlarımız böyle güzel falan diye anlatıp durdu.
Kendisiyle ilgili birşeyler söylememi bekliyordu herhalde. Güzel olmadığını kendisi de biliyordu aslında. Buna rağmen az makyaj yapmıştı, kendine güveniyordu. Bu tarafı hoşuma gitmişti.
O kadar çok kadınla birlikte olmanın sonucunda, kadınlar bendeki durumu fark etmekte zorlanmıyordu. Nasıl ki bir erkek kaşar bir kadını anlamakta zorlanmazsa, bir kadın da benim gibi deneyimli bir erkeği tanımakta zorlanmıyordu.
Hamide’nin bana iş attığından emindim artık. Yine de ona güzelliği ile ilgili birşey demedim. Bunu dersem kendimi kadınlar konusunda toy bir delikanlı gibi gösterecektim. Ve öyle bir durumda Hamide gibi bir kadın beni çiğ çiğ yerdi. Bunu bildiğimden ses etmedim.
“Bana müsaade!” diyerek kalktım. “Gidiyor musunuz?” dedi. “Evet, hem bugün otelden de ayrılıyorum!” dedim. “Aa, eşinizle de tanışmak isterdim! Şey, normalde misafirlerimiz saat 12.00 gibi otelden ayrılmak zorundadır, yani anlarsınız, odayı boşaltması gerekir.
Ama size bir iyilik yapayım, bugün istediğiniz saatte çıkabilirsiniz!” dedi. Ve hemen masadaki telefonla bir numarayı aradı. Adımı ve oda numaramı söyledi, “Misafirlerimiz çıkış saati konusunda serbesttir, anladınız mı?” dedi.
Ardından kapadı telefonu, “İşte oldu, zaman konusunda sıkıntı yaşamayın!” dedi gülümseyerek. Kendisine çok teşekkür ettim. Odaya girerken ne konuşacağımı bile bilmezken, şimdi konuşmalar keyifli bir hava içinde geçiyordu.
Kapının önündeydim, Hamide’nin benim bir hareketime baktığını seziyordum. Elimi uzatıp kapının topuz kolunu açacakmışım gibi yaptım, ama onun yerine kilitledim.
Ardından Hamide’nin dudaklarına yumuldum. İki elimle yanaklarına sıkıca bastırmıştım. Hamide önce karşılık verdi, ama sonra beni kollarımdan itti. Onu o anda çok arzuluyordum. Hamide bu sırada yanağıma sert olmayan bir tokat attı ve “Önce temizlikçiyi yaptın, şimdi sıra bana mı geldi? Beni onunla bir tutma!” dedi kızgınlıkla.
Doğrusu bunu beklemiyordum. Hamide elinin tersiyle dudaklarını silerken, “Sen git temizlikçileri sikmeye devam et!” dedi.
Saat ilerliyordu, karım her an kalkıp beni arayabilirdi. Hamide bana kızgındı, kendini bir temizlikçi ile bir gördüğümü zannediyordu, ama yanılıyordu. Ama bunu kendisine nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Hamide güngörmüş geçirmiş, olgun bir kadındı. Söyleyeceklerim ters tepki verebilirdi.
Ayrıca sabah sabah iki posta atmıştım ve bir üçüncüsünü atabileceğimden emin değildim. Kendi kendime bunları düşünürken, bu kez Hamide iki elini yanaklarıma attı ve dudaklarıma yumuldu. Dudaklarımı serbest bıraktım, Hamide deneyimli bir kadındı, nasıl öpüşüleceğini iyi biliyordu. Her iki dudağımı vakum gibi çekiyordu, dilimi de deli gibi emiyordu. Çok ateşliydi. Ellerim sırtında ve kalçalarında gezinmeye başladı.
Götünü okşadım. Yaşına rağmen taş gibi sertti götü. O ara öpüşmeyi bıraktık, daha doğrusu Hamide bıraktı öpmeyi. Duvardaki saate baktı, 11:00 olmak üzereydi. Şansıma karımın bu sabahki uykusu ağırdı, gideceğimizi bildiği halde uykusuna yenik düşmüştü. Hamide, “Fazla zamanımız yok!” dedi, ceketini çıkarıp koltuğun üzerine attı.
Çizgili gömleğin altından dolgun memeleri iyice belli oluyordu şimdi. Hamide önümde dizlerinin üzerine çöktü, şortumun fermuarını açtı. Külotumun üzerinden yarağımı okşadı kısa bir zaman. Yarağım yeniden bir sikişe hazırlanmaya başlıyordu. Gittikçe sertleşiyordu. “Bununla mı siktin o koca götlüyü?” dedi bana bakıp. Bir taraftan da elini külotumun içine sokmuştu, yarağımı okşuyordu.
“Evet, hem amından, hem götünden! Sen odaya girdiğinde banyoya saklanmıştım!” dedim. Hamide, “Anlamıştım zaten bir şeylerin olduğunu, karının suratı pancar gibi kızarmıştı. Onun için gitmedim, bekledim kapının önünde!” dedi.
Bunu dedikten sonra, “Nasıl, sana zevk verdi mi bari?” diye sordu. “Verdi!” dedim sadece. Cevabıma kızmış gibiydi. “Sen zevk neymiş bilmiyorsun anlaşılan, amına koyduğumun koca götlü köylüsünü sikmekle zevk alıyorsan şaşarım senin zevkine!” dedi alaycı alaycı.
Sonra birden, “Iğhh, iğrenç!” dedi, suratını buruşturdu ve “Sen duş almadın mı?” diye sordu. “Hayır, fırsatım olmadı!” dedim. Hülya’nın koca götünü sikince götünün yoğun osuruk kokuları yarağıma geçmişti. Hamide yarağımı okşamayı bırakıp ayağa kalkacak sandım, ama o yerde dizlerinin üzerine basarak masanın üzerindeki ıslak mendil paketinden birkaç mendil aldı.
Ve bununla sertleşmiş yarağımı iyice sildi. Yarağımı tutup ağzına aldı hemen sonra. Deli gibi somurmaya başladığında deneyimini konuşturmaya başladı tekrar.
Yarağımın kafasını dudaklarının arasında dondurma yalar gibi emip yaladıkça aldığım haz artıyordu. Tam o anda telefonum çaldı. Şortumun cebindeki telefonumu alabilmek için biraz uğraştım. Hamide çalan telefondan hiç rahatsız olmuşa yada çekinmişe benzemiyordu. Baktım, karım arıyordu.
Hamide yarağımı yalamaya, emmeye devam ederken telefonu açtım. Karım, “Aloo, neredesin, hani gitmiyor muyuz bugün?” dedi. Konuşmak için kendimi toparlamam gerekti. Hamide’nin sihirli dudakları şu anda bana sihrini göstermekle meşguldü. “Ben aşağıdayım, gelirim birazdan, konuştum otelcilerle, akşamüzeri çıkarız!” dedim. Bunu duyan karım, “İyi, ben biraz daha yatıyorum o zaman, sen gelirsin.” dedi ve kapattı telefonu.
Yarağımı kazık gibi yapmayı başarmıştı Hamide. Aklım karımda olduğu halde Hamide çalışmaya devam etmiş ve yarağımı iyice sertleştirmişti. Benim birşey dememe kalmadan Hamide yalamayı bıraktı, ellerini yere koyup destek alarak ayağa kalktı.
Eliyle dudaklarını silerken, “Karın mı, ne diyor?” diye sordu. “Hiç, yatacakmış…” dediğimde, “İyi, iyi, yatsın tabii, uyku önemlidir!” dedi. Islak mendilin minik tüyleri vardı dudaklarında ve onları parmaklarıyla temizliyordu.
“Benim de zamanım yok zaten!” dedi ve masasının altındaki çekmecesini anahtarla açtı. İçinden küçük metal bir kutu çıkardı, elinde bir adet kondom tutuyordu. “Şimdi bundan yoktur sende herhalde?” diye sorunca, “Yok!” dedim. “İyi o zaman, tak şunu!” diyerek kondomu bana attı.
O sıra üzerimdekileri çıkartmaya başladım. Hamide ise gömleğini eteğinin içinden çıkarttı, eteğinin arkadaki fermuarını çözünce de ayaklarından çıkardı eteği. Altında beyaz, önü şeffaf bir tanga külot vardı.
Bacakları parlıyordu, kıldan tüyden eser yoktu. Tangasını indirince önünde minik bir kıl yumağı olan amı çıktı ortaya.
Yaşına rağmen am dudakları bir bakireninki gibi görünüyordu. Esra’nın minik amı geldi gözlerimin önüne. Ama Hamide’nin amı kimbilir o zamana kadar ne yaraklar yemişti. Kıl yumağı şekilliydi, özellikle bu şekilde kestiği anlaşılıyordu.
Ben tamamen soyununca, “Bakalım nasıl bir erkeksin, bana oral çekmeni istiyorum, beni yarağın amıma girmeden boşaltabilecek misin bakalım?” dedi. Bunu der demez götünü kendi masasına yasladı, bacaklarını ayırdı. Bense önünde dizlerimin üzerine çöktüm. Hamide’nin amının dudaklarını dillemeye başladım.
Uzun uzun dilledim dudaklarını, açılan aralıktan içine soktum dilimi. Amının içi cayır cayırdı. Dilimin ucunda ateşini hissettim. Hamide’den bir hareket gelmiyordu bu sırada. Zevk alıp almadığını anlamıyordum.
Ellerim kalçalarında, kasıklarında geziniyor, dilim ve dudaklarım amında çalışıyordu. Amı yalandıkça sulanmaya başladı, am dudakları da kanlanıyor ve şişiyordu. Hamide’nin aldığı nefesler değişmeye başladı. Bir süre sonra da elleri saçlarımda geziniyordu.
Evet, Hamide geç de olsa zevk almaya başlamıştı. Amını yalamayı bıraktım ve doğrulup ayağa kalktım.
Hamide, “Niye bıraktın, pes mi ediyorsun?” dedi pembeleşmiş yüzüyle. “Hayır, masanın üzerine çıkıp sırt üstü uzan!” dedim. Masanın üzerindeki laptopunu, birkaç parça eşyasını yere indirdi kendisi. Bu sırada önümde domalınca arkasında kara bir çukur gibi duran göt deliği de göründü.
Bir genç kız gibi fiziği vardı Hamide’nin. Ayrıca bel çukuruna dövme yaptırmıştı, yılan yada ejderhaya benzeyen bir hayvanın dövmesiydi. Eşyaları yere bırakınca masanın üzerine çıkıp sırt üstü uzandı. Bacaklarını iki yana açtı, önüne geldim ve eğildim amına. Amını deli gibi emmeye başladım.
Kısa süre sonra Hamide’den, “Iğmm, ağhh, evet, çok güzel, devam et, uğhh…” sesleri gelmeye başladı.
Bacaklarını da kendine çekerek iyice havaya dikti, ayakkabılarının tabanı yukarı bakarken amının sulanması da artıyordu. Dilime, dudaklarıma geliyordu amının sıvıları. Dilimi amına yarak gibi sokup çıkarmaya başladım. Olabildiğince derinlere sokuyordum dilimi. Amının içi koyu pembeydi.
Hamide’nin zevk iniltileri artmaya başlarken saçlarımı çekiştirmeye başladı. Amının üzerindeki minik kıl yumağı burnumun ucuna değiyordu. Ağzım amıyla birleşmişti adeta. Amının suları kasıklarını ıslattı. Gerçekten koca götlü Hülya’ya nazaran, Hamide manken gibi duruyordu.
Üstelik erkeğine de zevk vermesini biliyordu. Amını yaladıkça benim de kalbim yarağımda atmaya başladı. Bir an önce içine girmek istiyordum. Ama sabretmem gerekliydi, bu kadına karşı rezil olmak istemiyordum.
Hamide’nin nefes alışları sıklaşmaya başladı, amının sıcaklığı ve sululuğu da buna paralel artmaya başlamıştı. Saçlarımı çekmeyi bırakıp gömleğini yukarı sıyırdı, o sırada göbek deliğinin üzerinde gençlerin piercing dediği metal şeyi gördüm. Hamide kendini gerçekten genç kız zannediyordu.
Bir kadının vücudunda böyle birşeyi ilk defa görüyordum. Hamide memelerini okşarken inlemeleri artmaya başladı.
Ben de onu sikmeden boşaltmayı çok istiyordum. Yalamayı bıraktım ve parmaklarımla amını ovalamaya başladım. Hamide artık ufaktan çığlıklar atıyordu. Başparmağımı soktum içine. Parmağım amının sıcaklığıyla eriyecekti sanki.
O kadar yanıyordu amının içi. Ardından orta ve işaret parmaklarımı da soktum, başparmağımı çıkarmıştım. İki parmağımı amında yarak gibi çalıştırıyordum.
Hamide’nin inlemeleri çoğaldıkça çoğaldı. O da artık Hülya gibiydi, ağlıyor muydu, inliyor muydu anlamadım. Parmaklarım su içinde kalmıştı. Amının sıvıları kasıklarında minik derecikler halinde akıyordu.
En sonunda Hamide’nin vücudu titremeye, sarsılmaya başladı. Derinden boğuk hırıltılar çıkartıyor, nefesi kesilecekmiş gibi oluyordu. Boşalması uzun sürdü, bu süre boyunca parmaklarımı hızlı hızlı sokup çıkardım amına.
Doğrulup kalktığım zaman, Hamide bir süre daha o şekilde durdu. Sonunda o da toparlandı ve masanın üzerinde oturur vaziyette kaldı. İkimiz de terlemiştik.
Camlar kapalıydı. Hamide, “Şu klimayı açsana, kumanda bak şurda!” diyerek kumandasını gösterdi. Klimayı açınca serin hava içeri dolmaya başladı. Hamide yarağıma bakıp, “İyi, kendini tutmasını biliyorsun!” dedi gülerek. Sonra ayaklarını yere koyup ayağa kalktı. Dirseklerini masaya dayayarak domaldığında arkasında oluşan görüntü çok güzeldi. Am sıvılarının ıslattığı kasıkları parlıyordu. Bacaklarını ayırınca amının aralık duran içi pembe deliği çıktı ortaya.
Kondomu alıp paketini açtım, tırtıklı koyu pembe, kırmızı bir renkteydi, hafif yağlıydı. Yarağımı sıvazladım bir süre, sonra da kondomu taktım. Hamide başını arkaya atıp bana bakmaya çalışırken amına girmeye başladım. “Iğmm…” diye küçük bir inilti çıkardı
Hamide. Amı gittikçe genişledi ve yarağımı dibine kadar içine aldı. Bir süre bekledim içinde. Hamide gene küçük küçük iniltiler çıkartıyordu. Yarağımı amına sokup çıkartmaya başladım ağır ağır. Kondomun tırtıklı yüzeyi amının duvarlarına sürttükçe aldığı zevk artıyordu Hamide’nin. Bir süre ağır ağır girip çıktıktan sonra hiç beklemediği bir anda hızlıca sokup çıkartmaya başladım. “Ağhh, ağhh, ığmm, uğhh…” diye diye inlemeye başladı. Sikişten önce beni küçük görmüştü aklı sıra Hamide. Ama bunun böyle olmadığını kendisine göstermek istiyordum şimdi.
Ellerim belinde, götünün yanaklarında, kalçalarında geziniyordu. Amı lastik gibiydi, soktukça genişliyor, sonra da daralıyordu. Anlaşılan Hamide de amına estetik yaptırmıştı. Yoksa bu yaşta böyle bir amı olmazdı.
Hamide’nin amında yarağımı delme makinesi gibi kullanarak hızlıca çalışmaya başladım. Yarağımı amında aşağı yukarı, sağa sola oynatarak kondomun tırtıklı yüzeyini amına sürttürüyordum. Artık yavaş hareket etmeme gerek yoktu, Hamide’yi hayvan gibi sikiyordum.
Dirseklerini dayadığı masası ileri geri sallanmaya başladı. Eski masa gacır, gucur sesler eşliğinde sallanırken, Hamide de daha çok inliyordu. “Uğhh, ağhh, çok iyi, evet, çok güzel, böyle, oğhh, işte, ığmm…” diyor, başını sağa sola oynata oynata konuşuyor, inliyordu.
Başparmağımı göt deliğine bastırdım, deliğin ağzında kahverengi bir et beni vardı, öyle büyük olmasa da hissediyordum. Hamide’nin amının kayganlığını kondomdan dolayı anlayamıyordum. Kondomda zaten kayganlaştırıcı vardı ve amının içine rahatça girip çıkabiliyordum.
Hızlanmaya başladım, Hamide’nin iniltileri daha da arttı. Sabah sabah üçüncü sikişimi yaşıyordum ve boşalmaya çok yaklaşmıştım. Son bir güçle kökledim amına, amı sanki taşaklarımı da içine alacakmış gibiydi.
Döl niyetine ne varsa hepsini kondomun içine boşalttım. Boşalırken de amına girip çıkmaya devam ettim. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Neyse ki çalışan klima bizi serinletiyordu. Amından çıkınca masanın önündeki koltuğa oturdum.
Hamide de doğruldu, ayaktaydı. Bir süre kendine gelmek için derin derin nefes alıp verdi, birkaç ıslak mendille amını sildi, ardından çıkardığı tangasını, eteğini giydi. Giyinirken de, “Gitsen iyi olacak, zaten yeterince uzun kaldın burada, şüphelenmesin kimse!” dedi.
Ona, “Şu göbeğindeki zımbırtı ne böyle?” dedim. Güldü ve “Kızımla beraber yaptırdık, o çok istedi, ben de kıramadım!” dedi. “Ya belindeki dövme?” diye sordum. “Ha, o mu, onu da kızımla yaptırdık, eski Çin mitolojisinden bir figür!” dedi ciddiyetle. “Amına ameliyat yaptırmışsın?” dediğimde,
“Ameliyat demeyelim de, ufak bir operasyon sadece. Bakıyorum hemen anlamışsın, seni üçkâğıtçı!” dedi gülerek.
Kondom halen yarağımdaydı. Yarağımın sertliği geçiyordu. Hamide kondomu parmak uçlarıyla tutup çıkardı, az biraz akmıştı içine döllerim. Hamide ıslak mendil aldı birkaç tane, kondomu içine sardı, sonra da bana verdi mendili. “Bunu al, koy cebine, benim odamda bulunmasın. Sen kendi odanda çöpe atarsın!” dedi,
“Odalarda bunlardan çok buluyoruz!” dedi sonra da.
Ben de kalkıp giyindim. Az sonra ikimiz de odaya girerkenki haldeydik. Hamide, “Neyse ki bugün Pazar, yönetimdekilerin çoğu olmuyor otelde, benim gibi otelde kalan birkaç kişi var hepsi bu.
Yoksa böyle iş saatinde sikişe ayıracak fırsatımız olmazdı!” dedi ciddi ciddi. “Memelerini göremedim ama!” dediğimdeyse, “Başka sefere, başka sefere!” dedi gülerek.
Resepsiyonun önüne geldiğimizde Hamide rol yapmaya başladı. “Konuştuğumuz gibi Osman Bey, bu akşamüstü ayrılabilirsiniz, bunun için herhangi bir masraf alınmayacak sizden, eşinize selamlar!” dedi. Ben de teşekkür ettim kendisine numaradan.
Odaya döndüğümde karım kalkmış televizyon izliyordu. “Ayy, başım çatlıyor, amma uyumuşum!” dedi. Yanağına bir öpücük kondurdum. O ara karım, “Şortunun cebi niye ıslak?” diye sordu. Baktım, ıslak mendil cebimi ıslatmıştı, unutmuştum bunu. “Ha, birşey değil…” dedim ve banyoya gidip çöpe attım.
Duşu açıp altına girdim. Üç posta atmıştım ve yorgundum. Ben yıkanırken karım geldi yanıma, o da soyunup duş kabininin içine girdi. Karım, “Şeyy, aşkım, burada yapalım mı?” diye sorunca, bir dördüncüsüne hazır olmadığım için, “Olmaz, ben de yorgunum, sonra yaparız!” dedim.
Karım cevabıma üzüldü, ama birşey demedi. İkimiz de sessizce yıkandık. Artık kahvaltı saati geçmişti, öğle yemeğine inecektik. İkimizin de karnı açtı, ama beklemekten başka çaremiz yoktu. Kurulanıp birlikte yatağa girdik. Öğle yemeğine indiğimizde Aydan’ı tek başına yemek yerken gördük.
Karım onun yanına oturunca, ben de mecbur kaldım. Karımla Aydan’ın arası çok iyiydi. Ne de olsa dün gece birlikte sikişmiştik.
Onlar konuşurken, Hamide yanımıza geldi. Aydan’la tanıştıkları belli oldu bu sırada. Hamide karımla da tanıştı, bana ise karım yanımda olduğundan mesafeli davranıyordu. Oysa iki üç saat önce güzel bir sikiş yaşamıştık onunla.
Yemekten sonra odamıza çıktık, bavullarımızı hazırladık. Aydan’ın bende kalan laptopunu götürdüm kendisine. Ama gitmeden önce internet geçmişini sildim. Başıma iş almak istemiyordum. Karım yanımda olmadığından şimdi daha rahattı. “Ben de sıkıldım zaten, Erika’yla tokmakçısı ayrıldı otelden.
Kimse de kalmadı. Ben de yarın öbür gün döneceğim!” dedi, Laptopa bakıp, “Ne yaptın bununla hınzır?” dedi gülerek. Ben de, “Özel birkaç şey…” dedim. “Hadi, hadi, vardır sende numaralar!” dedi gülerek. Birbirimize sarıldık, kısa bir süre öpüştük. Aydan, “Yolun ne zaman İstanbul’a düşerse, uğra yanıma!” dedi. “Tamam!” diyerek ayrıldım yanından.
Odaya döndüğümde karım giyinmişti. Eve döneceğimiz için giyinmesi de ona göre olmuştu. Siyah, uzun ve geniş bir pardesü giymiş, büyük bir türbanla başını bağlamıştı.
Topuksuz siyah bir ayakkabı vardı ayağında. Yatağın üzerinde üzgün bir halde oturuyordu, avucunda Meryem ve Rahmi’den aldığımız altınlar ve paralar vardı. Bana bakıp, “Biz çok günah işledik, şu para için neler yaptık akşam!” dedi.
Bunu içinden gelerek söylediği belliydi. Ona, “Beni sen zorladın ama!” dediğimde, gözlerinden birkaç damla yaş geldi. “Biliyorum, onun için daha çok utanıyorum!” dedi ve elindekileri bana uzattı, “Al, bunlar senin, sen benim yanımda ol, ben başka şey istemem!” dedi. “Sende kalsın, benim ihtiyacım olursa alırım senden!” dedim.
Karım ayağa kalkıp sıkıca sarıldı bana. Gözyaşları yanağımı ıslattı. Yarım saat kadar sonra otelden ayrıldık, araba sürüyordum. Evimizi özlemiştik ikimiz de...
Sonraki Bölüm

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Tatilde Aile Dostumuzla Grup Yaptık
Öncelikle belirteyim ki kocamla sevişerek evlendik. Metin yakışıklı, sportmen, beni çok seven bir adam… Adeta tapar bana… Ben de onun her isteğini yapmaya, ayak uydurmaya çalışırım. Evlendiğimizin beşinci seneleri falandı. Artık her şey, seks dahil tekdüze olmuş, seksi görev olarak yapmaya başlamıştık. Toplam beş dakikayı aşmazdı. Buna bir çözüm bulmamız gerektiğini söylediğinde,
“Nasıl yani?” dedim.
Tecrübeli olan oydu. Evlenmeden önce ilişkileri olmuştu, biliyordum, anlatmıştı bana… Bense ne gördüysem kocamdan görmüş, öğrenmiştim. Gözü açılmadık bakireydim evlendiğimizde… Seks konusunda da tutucu sayılabilecek kadar sabit fikirliydim.
”Porno filmler getireyim, birlikte izleyelim” dedi. Önceleri utanarak, başka erkeklerin orasını görmenin günah olacağını söyleyerek reddettim. Sonra baktım olmayacak, işler günden güne kötüye gidiyor, çaresiz kabul ettim. İşte o günden sonra hareketlendi seks yaşamımız…
Eve filmler getiriyor, yatağımızın karşısına koyduğu televizyonda sevişme sahnelerini, son derece seksi porno yıldızlarının yaptıklarını izledikçe ben de açıldım. Filmi izlerken ikimiz de azıyor, birbirimize saldırıyorduk. Hele hele grup seks konulu filmlerde, nereye, hangisine bakacağımı şaşırıyordum. İki üç erkeğin arasında kalan, hepsini de memnun eden kadınları, bir erkeği paylaşan bir kaç kadının sevişme sahnelerini gördükçe öyle iştahlanıyordum ki…
Benim böyle filmlerden daha çok etkilendiğimi fark eden Metin’in getirdiği filmlerde de hep böyle sahneler oluyordu. Bir gece yine konulu bir film getirmişti. Alt yazılı filmde iki karı koca birbirlerine giriyorlar, kimin eli kimin cebinde belli olmadan harika sahnelerle grup seks yapıyorlardı.
Her zaman olduğu gibi yine çok azmış, sularım sellerim akmıştı. Yine de kocama, “Hadi ya, ne saçma şeyler yazıyorlar. İnsan karısını başka erkekle paylaşır mı? Ya da tam tersi, kocasını başka kadınla?” diye fikrimi belirttim.
Metin bacaklarımın arasında klitorisimi yalıyordu bunu söylediğimde… Islanmış ağzıyla başını kaldırıp bana baktı, “Neden olmasın Gül… Seks yaşamları monotonlaşmışsa, evliliklerini kurtarabilmek için pekala yapabilir, değişik arayışlara girebilir insanlar…”
“Sen de saçmaladın. Ne yani? Benim yabancı bir erkekle sevişmem evliliğimizi nasıl kurtaracakmış? “
“Neden olmasın? Birbirimizi sevdikten sonra… Hep evde yemek yemekten bıkıp dışarıda restoranda yediğimiz zaman nasıl mutlu oluyorsun, hatırlasana… Bu da öyle bir şey işte…”
“Saçmalama Metin.. Hiç böyle bir şey olur mu?” diyerek kızdım. Münakaşa ettik. Sevişmeyi yarım bıraktık o sinirle… Metin salona gidip koltukta yattı beni yatakta yalnız bırakıp… Ertesi gün o işe gitti, ben evin işlerini bitirip öğleden sonra can sıkıntısından akşamki filmi açtım. Tekrar izlemeye başladım.
Filmin kahramanı karı koca yolda arabalarına aldıkları seks düşkünü çiftle samimi olup grup seks olayına giriyorlar, film boyunca her fırsatta sevişip duruyorlardı. İlk yarım saatin sonunda öyle azmıştım ki, film bitene kadar kendimi okşaya okşaya, gözüm ekrandaki iki kadın iki erkeğin birbirlerine girdiği sevişme sahnelerinde, iki kez orgazm yaşadım.
Akşam üzeri kocam her zamanki işten dönüş saatinde kapıyı açtığında karşısında beni gördü. Elimde boynuna kırmızı kurdele bağladığım bir şarap şişesi, çırılçıplak karşısında dikiliyordum. Beni o vaziyette görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Onun da elinde bir demet çiçek vardı, özür dilemek için…
Hiç konuşmadan sımsıkı sarıldı bana, elimdeki şişeyle beraber kucaklayıp yatağa attı. Soyunup sarıldığında ben de kumandanın düğmesine basıp akşamki filmi açtım. Aç karnımıza, dudaklarımızı meze yapıp şarap şişesini bitirdik. Dayanamayıp birbirimize girdiğimizde, filmdeki iki karı koca çiftin yanı sıra bizim de inlemelerimiz yatak odamızda yankılanıyordu.
O geceden sonra artık kocama karşı çıkmadım bu konularda… Tam bir uyum sağlamıştık. Ve gördüm ki haklıydı. Seks hayatımız şenlenmiş, ilk günlerin canlılığına kavuşmuştuk.
Film izlerken sevişiyorduk hep… Filmdeki zenci erkeklerin koca siklerini gördükçe Metin, “Oh, karıcım, şuna baksana… Nasıl kocaman… Çağırayım mı bu herifi? O koca yarrağını soksun sana…” diye beni kışkırtıyor,
ben de koca memeli, iki üç zencinin arasında, heriflerin kol gibi koca yaraklarına bana mısın demeyen kadınları gösterip, “Ben de sana bu orospuları ayarlayayım. İkisinin arasında iflahın kesilir. Senin iliklerini kurutur bunlar…” diyordum.
Konulu filmlerde sevişen çiftlerin hepsi de seçmece, kocaman aletleri olan vücutçu erkekler, sürekli sevişip duran afet gibi kadınlar oluyor, birbirimize ekrandaki çiftle beraber sevişmenin nasıl olacağını anlatırken zıvanadan çıkıyorduk. Sabahlara kadar sevişiyorduk.
Tabi, bu fantazilerimiz izlediğimiz filmlerle sınırlı kalıyordu hep. Ta ki o muhteşem yaz tatilimize kadar… Evlilik yıldönümümüz yaklaşmıştı. Hem kutlamak, hem de bir haftalık bir tatil için bir otelde balayı yapalım diye araştırma yaparken, çok iyi görüştüğümüz, birlikte turlara, gezmelere gittiğimiz arkadaşlarımız olan Nevin ve Erdallar bize geçen yaz gittikleri oteli tavsiye ettiler.
Otelin sahibi indirim yapabilirmiş falan… Derken öyle oldu ki, bahsettikleri otelde dördümüz için bir haftalığına yer ayırttık ve birlikte gittik. Oteldeki ilk gecemizde yıl dönümümüzü kutladık. Her şey dahil olunca içkiler su gibi aktı, çılgınca eğlendik, gülüp dans ettik. Otel yönetimi de bize ikram olarak şampanya yolladı.
Pastalar kesildi, şampanyalar içildi. Her şey çok güzeldi. Canlı müzik vardı, kalkıp dans etmeye başladık.
Bir ara Metin’le biz yorulup oturduk. Nevin ve Erdal dans etmeye devam ediyorlardı. Bir ara yanımıza geldiler.
“Hadi ne oturuyorsunuz, kalkın miskinler…” diyen Erdal elimden tutup beni kaldırırken, Nevin de kahkahalar atarak kocamı piste sürüklüyordu.
Şen şakrak, neşe içinde dans etmeye başladık. Erdal çok iyiydi bu konuda… Bana sarılıyor, elimden tutup etrafımda döndürüyor, dans pistinin her tarafında döne döne adeta beni kollarında uçuruyordu. Başım zaten içkiden dönüyordu, bir de dansın hareketliliği iyice çarptı. Bir ara sendeledim, Erdal kolunu belime sardı, düşmemem için kendine çekti. Sımsıkı sarılmıştı.
Göğüslerim onun göğüslerinde eziliyordu. Dans etmeye devam ediyorduk ama bedenlerimiz birbirine yapışmıştı adeta… Başımın dönmesi geçmeyince omuzuna koydum başımı… Vücudunun her hareketini vücudumda hissediyordum. Bacağını iki bacağımın arasına sokmuş, dönüp duruyorduk pistte… Bacağının kasıklarıma, kadınlığıma yaptığı baskıyı hissettim. İçimden bir şeyler akmaya başladı. Ayakta sevişiyor gibiydik. Kendimi geri çekemiyor, aksine zevk girdabı beni daha çok kendine çekiyordu.
Kısık gözlerle başımı kaldırıp Erdal’ın yüzüne baktım. O da bana bakıyordu. Müthiş bir istek vardı gözlerinde… Hani etrafta kimse olmasa… Yalnız olsak… Elimi önüne daldırıp önümde hissettiğim kabarıklığın nasıl bir şey olduğunu görsem… Öpsem, yalasam… Beni oracıkta yatırıp…
Offf… Başımı çevirdim, kocamı aradım gözlerimle… Biraz ileride, kalabalığın arasında Nevin’e sarılmış dans ediyorlardı. Onlar da bizim kadar olmasalar da yine de bayağı samimi bir şekilde, kahkahalarla dans ediyorlardı.
Sonunda müzik durdu, dans bitti. Benim hala başım dönüyor, Erdal belimden tutup destek oluyordu. Metin ve Nevin yanımıza geldiler. Kocam beni Erdal’ın kollarından devraldı. İçkiyi fazla kaçırdığım konusunda bir şeyler gevelemeye çalıştım. Üçü de benim halime gülüyorlardı.
Kocam iki fincan şekersiz kahve içirdi ayılmam için… Hep beraber odalarımıza çekildik. Duşa girip çıktığımda iyice kendime gelmiştim. Banyodan çıktığım gibi çırılçıplak kendimi yatağa attım. Kocam da yanıma uzandı. Parmaklarının ucunu memelerimde, karnımda, kasıklarımda gezdirirken sordu,
“Neydi o öyle? Erdal’la bayağı yakındınız dans ederken?” dedi.
Sen asıl kendine bak. Nevin’in içine düşecektin.” diye tersledim ben de…
“Ne yapayım karıcım, alkollüsün diye herif sana öyle sarılıyordu ki… Nevin maraza çıkarmasın diyerek ben de sizi görmeyeceği arka köşelerde sarılıp dans etmek zorunda kaldım.”
“Pek zorunda kalmamış gibiydin ama, tam aksini gördüm ben…”
“Sanki sen öyle değildin aşkım… İki ahtapot gibi sarılmıştınız birbirinize… Nasıl, hoşuna gitti mi Erdal’ın kollarında olmak?”
“Saçmalama allasen…” dedim
ama aklıma o anlar gelince yine ateşlendim. Zaten Metin’in üçgenimde dolaşıp duran parmakları da delirtmişti beni… Kocama sarılıp geceyi müthiş bir sevişmeyle noktaladık. Gözlerimi kapatıp Erdal’ın bacak aramda dolaşan bacağını, bedenimi saran kollarını, bana arzuyla sikecek gibi gözlerini hayal ettim kocam beni sikerken… Biliyordum ki kocamın aklında da Nevin vardı üstümde gidip geldiği anlarda…
Ertesi gün havuz başında güneşlenirken Metin’in canı denize girmek istedi, yarım saatliğine sahile indi.
Nevin de gecenin yorgunluğuyla yattığı yerde uyuklayıp duruyordu. Güneş kremini ön taraflarıma, bacaklarıma sürdüm. Arkama süremiyordum. Erdal elimden aldı, uzanmamı istedi. Nevin’e baktım, geniş hasır şapkayı yüzüne örtmüş, derin derin uykuya dalmıştı. Benim karısına baktığımı görünce kısık bir sesle,
“Uyuyor…” dedi.
“Gece çok yoruldu”
“Ya, evet… Öyle çok dans ettik ki, yorulması normaldir.” Kremli eli omuzlarımda, sırtımda, belimde dolaştıkça ürperiyordum. “Eh, hem danstan yoruldu, hem de gece odada yoruldu” Sesindeki imayı fark etmiştim tabi,
elimde olmadan kıkırdayıverdim.
Onlar da bizim gibi ateşli bir gece geçirmişlerdi anlaşılan…
“Nevin’in boynundaki morluktan anladım zaten, epey mücadele etmişsiniz dün gece…” dedim şakayla…
Erdal da güldü, “Belli oluyor mu Gül? Ya, sevişirken kendimizi kaybediyoruz bazen…” Durdu, sonra ekledi,
“Akşam epey tahrik olmuştum. Yatağa girdiğimizde de…” Cevap vermedim. Neden tahrik olduğunu biliyorduk ikimiz de… Cüretkar ve utanmaz parmakları vücudumun her yerinde dolaştıkça içim geçti. Etrafta insanlar olmasa, karısı yanımızda uyumasa oracıkta yatıp bacaklarımı açmak için dayanılmaz bir istek duydum… Kremlemeyi geçmiş, masaja dönüşmüştü olay…
Bacak aralarımda dolaşıyordu parmakları… Hoşnutlukla inledim. Parmakları daha rahat hareket etsin diye istemsizce araladım bacaklarımı… “Çok güzelsin Gül…” dedi boğuklaşmış, kısık sesiyle. “Bikininin ağ kısmı epey ıslandı, biliyor musun? Zevk suların akıyor…” “Senin yüzünden…” dedim ben de aynı kısık sesle…
”İstersen krem sürmeyi bırak, yoksa boşalmaya başlıcam, etrafa rezil olacağız.”
“Ön tarafını da kremlemeden bırakmam, yanarsın yoksa… Yüzünü döner misin?” dedi. İster istemez sırt üstü yattım. Bu kez de kremi göğüslerime, karnıma, bacaklarıma sürmeye başladı. Mayosunun önündeki kabarıklık gözüme takıldı.
Bayağı kalın görünüyordu, çadır gibi olmuştu mayosunun önü… Tam o sırada Metin geldi. Elindeki havluyu yanımdaki şezlonga serip uzandı.
“Siz ne yaptınız çocuklar?” diye sordu gayet rahat bir tavırla… Şaşırıp kalan Erdal’ın kremli elleri bacaklarımdaydı o sırada… “Erdal güneş kremi sürüyordu hayatım, sen olmayınca iş ona kaldı” dedim. “Ee, arkadaş arkadaşa yardımcı olacak tabi… Öyle değil mi Erdal?” “Tabi canım… Elbette… Ne demek…” diye bir şeyler geveledi Erdal. “Zaten bitirmiştik. Hadi, ben de havuza gireyim bari, piştim sıcaktan…” diyerek kendini havuza attı.
Mayosunun önündeki kabarıklığı Metin’e göstermemeye çalışıyordu suya girerken… Metin onun yüzmesini izlerken bana, “Epey sportmen çocukmuş Erdal da…
Nasıl, beğendin mi aşkım? Şu kaslarına baksana, spor yapıyor herhalde…” Yüzüne baktım, “Ben niye beğeneyim canım? Nevin beğenmiş zaten…” “Aşkım, yarım saattir senin vücudunu okşarcasına kremleyip duruyor. Sen de beğenmiş gibiydin. Kendinizden geçmiştiniz. Etrafı gözünüz görmüyordu. Nevin yanınızda uyurken…
Nerdeyse sikişecek gibiydiniz…” “Terbiyesiz herif… Ne yaptın peki? Bizi mi izledin sen de o her tarafımı ellerken? Hoşuna mı gitti beni okşaması?” “Evet karıcım… Çok hoşuma gitti. Tahrik oldum. Baksana şuna…” Önünü gösterdi.
Kocamın da mayosunun önü kabarmıştı. Zaten ıslanmış durumdaydım. Bir de kocamı öyle görünce… “Mmm… İştah açıcı görünüyor” dedim dudaklarımla yalanarak… “Hadi gel, odamıza gidelim…” “Dur biraz karıcım, hazır uyurken, kocası da ortalıkta yokken şu Nevin’in vücudunu seyredeyim biraz…” Baktım, Nevin biraz ilerimizdeki şezlongta hala uyuyordu. Hasır şapka yüzünü örtmüş, düzenli nefeslerle bikinisinin üstü inip kalkıyordu.
Meme uçlarının kabarıklığı kumaştan belli oluyordu. Düzgün, beyaz vücudu kaymak gibiydi. Yüksek koruyucu faktörlü güneş sütüyle parıl parıl parlıyordu teni… Bir dizini kaldırmış vaziyette, avuç kadar minicik bikinisinin altı yumruk gibi kabarmış kadınlığını zor örtüyordu. Yerimden kalkıp belime pareoyu bağlamadan önce bikini altımın ağındaki ıslaklığı kocama gösterdim,
“Nasıl ıslanmış görüyor musun? Sevgili arkadaşın okşaya okşaya ne hale getirdi beni… Hadi sapık herif, çabuk kalk, odaya gel. Elin uyuyan çıplak karısını seyredeceğine gel, bu hazır azmış vaziyetteki kendi karını becer. Güzel güzel bu ıslak amın hakkını ver. Sik beni… Yoksa…” “Yoksa?” Elinden tutup kaldırdım, “Yoksa, ben de gider Erdal’la beraber yüzmeye başlarım.
Bu azgınlıkla, ıslanmış amcıkla sonu nerde biter bilmem… Sen de oturur burada Nevin’e baka baka mastürbasyon yaparsın” Neredeyse koştururcasına kaldığımız odanın yolunu tuttuk. Daha odaya girer girmez kocamın üstüne atladım. Birbirimizi vahşice öperken titreyen ellerimizle üstümüzdeki mayoları soyduk bir yandan da… Çırılçıplak kalınca kocamın üstüne çıktım. Havaya dikilmiş sikinin üstüne oturuverdim bir anda…
Havuz kenarında Erdal’ın okşamasıyla ıslanmaya başlayan kadınlığım, kocamın sikini kolaylıkla içine aldı, yağ gibi kaydı. İkimiz de öyle tahrik olmuştuk ki, çok kısa sürdü sevişmemiz… On dakika sonra sarsılmaya başladım. Kocam içime sıcak döllerini püskürtürken ben kasıla kasıla orgazm oldum.
Kendimi yatağa, kocamın yanına attım. Sırtüstü yatıp kaldık. “Off…” dedim. “Fırtına gibiydi… Ne olduğunu anlamadım bile…” Metin yan dönüp okşamaya başladı beni… “Evet, fırtına gibiydi ve ben senin neden tahrik olduğunu çok iyi biliyorum” dedi.
“Nedenmiş?” “Erdal’ın okşamalarından, neden olacak? Dün geceki dans ederken sarılmaları, bugün güneş kremi sürerken mıncıklayıp durması… Kabul et artık. Hoşuna gidiyor başka bir erkekle sevişme fikri… Tahrik oluyorsun.
Gel yapalım şu grup seks işini… En azından bir kez deneyelim. Hazır ortam bu kadar müsaitken…” “Senin amacın da Nevin’i becermek değil mi? Arkadaşının karısını sikebilmek için mi ısrar ediyorsun bu kadar?” “Nevin şart değil aşkım… Tamam, senin kadar olmasa da, Nevin de taş gibi, güzel, seksi kadın…
Ama benim amacım değişiklik olsun, denemiş olalım, dörtlü grup seks yapalım. Baksana, az önce kasırga gibiydin, hayali bile yetti. Düşünsene gerçekten grup seks yaptığını… Erdal’la seviştiğini… Benim yanımda… Hepimiz beraber…”
“Peki sen hazmedebilecek misin sonradan? Düzenimiz bozulmasın yok yere? Beni boşamaya falan kalkmayasın?” ”Yapma karıcım bu nasıl laf ? Ben monotonlaşan seks yaşantımızı renklendirmeye çalışıyorum. Biliyorsun sevişme süremiz neredeyse üç dakikaya inmişti. Sen benim biricik ve sevgili karımsın…” Giyinip dışarı çıktık. Eğlendik, yüzdük, yemek yedik, akşam dans, eğlence derken gece odamıza çıktık. O gece ilk kez fantezi kurarak sevişmeye başladık.
Ve gerçekten de çok uzun süredir ilk defa bu kadar ateşli ve uzun oldu sevişmemiz… Kocam bana, “Kapat gözlerini… Şimdi seni Erdal sikiyor… İçinde Erdal’ın siki gidip geliyor…
Yanınızda da ben Nevin’e geçirdim, onun karısını sikiyorum. Ohhh… Hem Nevin’in amına koyuyorum, hem Erdal’ın seni nasıl siktiğini izliyorum…” dedikçe ben kendimden geçiyor ve artık unutmaya başladığım iniltiler ve çığlıklar dökülüyordu dudaklarımdan… Yaklaşık iki saat boyunca durup dinlenmeksizin seviştik. Sevişmemiz bitince, “Gördün mü bak? Ne kadar farklı oldu? Bir de gerçeğini yapsak kim bilir nasıl olur?” dedi yine…
“Nasıl olacak peki? Bakalım onlar da isterler mi? diye sordum merakla ve istekle… “Pek zorluk çıkaracaklarını sanmıyorum. Erdal seni okşarken ne hale geldiğini gördüm gözlerimle… Karısı da dans ederken sarılmama hiç ses çıkarmamıştı. Yine de sen bir Nevin’in ağzını ara, ben de Erdal’ın..” dedi.
Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra çarşıya çıktık. Biz iki kadın her zamanki gibi dükkanların önünde fazlaca takılmaya başlayınca erkekler sıkıldı ve bir kafede birer bira içmek için ayrılıp bizi yalnız bıraktılar. Biz mağazaları dolaşıyorduk.
İç çamaşırı satan bir dükkandan bir iki string külot, transparan fantezi gecelik, jartiyer, çorap falan aldım. Nevin aldıklarıma bakıp güldü, “Desene bu bir hafta boyunca Metin’i mahvetmeye kararlısın” dedi. “Ee, tatile geldik hayatım. Tadını çıkarmak lazım. Kocam bu tatilde pek dinlenmeye fırsat bulamayacak” dedim muzip muzip… Yüzüme baktı, gülümseyerek, “Geçen geceki dans gibi mi?” dedi.
Baktım, biliyordu ve pek kızmış görünmüyordu. Yine de, “Şey, alkolü fazla kaçırdım biliyorsun. Biraz dağıttım galiba…” dedim. Tekrar güldü, “Canını sıkma Gül. Kocamla yaptığın o samimi dans bana yaradı o gece… Sabaha kadar canımı çıkardı Erdal… Şuna baksana…” diyerek omuzlarına saldığı saçlarını kenara çekip boynundaki ısırık izini gösterdi. “Sert seksten hoşlanıyorsunuz galiba…
Sen de o gece Metin’le kucak kucağaydın. Nerdeyse ortalık yerde işi pişirecek gibiydiniz” dedim ben de… Uzanıp elimi okşadı, “Senin de dediğin gibi Gül, tatile geldik. Eğlenmeye… Tadını çıkaralım hepimiz… Sonra… Dün havuzun başında içim geçmiş biraz… Ama kocam seni kremlerken uyanıktım.
Keyfinizi kaçırmamak için uyuyormuş gibi yaptım gidene kadar… Benim kocamı da, kendininkini de azdırdın iyice… Daha doğrusu hepimizi… Siz gittikten sonra biz de odaya çıktık. Erdal yine haşat etti beni…” “Yani… Konuştuklarımızı duydun mu peki?” Şuh, isterik bir kahkaha attı Nevin,
“Evet canım… Hepsini… Erdal’ın söylediklerini… Kocanın benim hakkımda konuşmasını…” Durdu, gözkapakları yarıya inmiş kısık gözlerle, yarı aralık etli dudaklarıyla yüzüme baktı. Yüzündeki şehvet ifadesi görülmeye değerdi. Elimi tuttu, “Hadi gel, erkekleri de alalım, şöyle tenha bir yer bulalım kendimize… Tatil yapmaya geldik, tatilimizin tadını çıkaralım…”
Kocalarımızın oturduğu kafeye gittik elimizde paketlerle… Bira içiyorlardı. Birer tane de biz içtik. Kocama baktım sorar gibi, başıyla tamam işareti yaptı. Evet, erkekler de konuşmuştu. İçim bir hoş oldu, heyecanlandım.
Birer bira daha içtik. Biralar biter bitmez arabaya binip yola çıktık. Yolda arabayı kullanan Metin’e “Aşkım, hava çok sıcak, hadi bizi değişik bir yere, güzel bir deniz kenarına götür, serinleyelim.” dedim. Bir an önce olaylar başlasın istiyordum. Kocam, “İyi ama, denize girmeyi planlamamıştık karıcım, mayolarımız yok.” Şımarık bir tavırla yanağından öptüm, “Olsun aşkım, sizin üstünüzde şortlarınız var, bizim çamaşırlarımız…
Tenha bir koy bulalım yeter…” Koyları dolaşmaya başladık. Hafta içi olduğundan pek kalabalık değildi. Yarım saatın içinde tam istediğimiz gibi bir yer bulduk. Tepede yolun kenarında arabayı bırakıp elimizde çantalarla aşağıya inmeye başladık. Nevin ile Erdal önden gidiyorlardı, biz Metin’le arkada kalmıştık.
Elimi tutup taşlık patikada aşağıya inmeme yardımcı oluyordu. “Ne yaptınız, Erdal’la konuştunuz mu?” dedim kısık sesle… “Evet aşkım… Anladığım kadarıyla adam senin için deli oluyor. Seni sikebilmek için her şeye razı… Peki ya siz? Nevin’le konuştun mu?”
“Konuştuk. Her şeyin farkında, biliyor. Buraya gelmemizi de o istedi zaten… İstediğin şey biraz sonra gerçekleşecek. Memnun musun?” “Olmaz olur muyum? Göreceksin, çok güzel olacak.” Kıvrıla kıvrıla inen daracık, taşlı patika yol, bizi nefis, tertemiz bir deniz kenarına götürdü.
Çalıların bittiği yerde kayalar başlıyordu, sonra da deniz… Denize girilebilecek ufak bir alan vardı sadece… Böyle bomboş olmasının nedeni de buydu herhalde… Havluları karşılıklı ikişer ikişer yere serdik. Adam kesseler kimse duymazdı. Kuş ve dalga seslerinden başka bir şey duyulmuyordu.
Kocalarımız tişörtlerini çıkarınca şortlarıyla kaldılar. Biz kadınlar da önce tereddütle birbirimize baktık, sonra tişört ve eteklerimizi çıkardık. Benim içimde çamaşır olarak şeffaf siyah bir tanga takım vardı. Memelerimin kabarmış uçları, amımın üstünde çizgi şeklinde bıraktığım ince tüy şeridi transparan çamaşırın altında görünüyordu, meydandaydı.
Nevin’deyse iri göğüslerini zor kapatan bir beyaz sütyen, altında minicik bir string külot… Önü dudakların arasında kaybolmuştu, arkada ise bir ip sadece… Kocamın hayran olduğu taş gibi güzel kalçaları meydandaydı. Stringin ipi arkasındaki minik deliğini bile zor kapatıyordu. Cesaretini takdir ettim doğrusu…
Erkekler havluların üzerine sırt üstü uzanmışlar, bizim soyunmamızı izliyorlardı. İkisi de heyecanlıydı, şortlarının önündeki kabarıklığı saklamak için pek gayret sarf etmiyorlardı, gözleri üstümüzdeydi. Benim gözüm Erdal’ın geniş göğsüne, kaslı kollarına takılıyordu sürekli… Bacakları kaslı ve gergindi. Yutkundum.
O bedeni okşamak, altında ezilmek için müthiş bir istek duydum içimde… Erdal yattığı yerden, “Ya, kızlar, isterseniz üstünüzü de çıkarın, nasıl olsa burada biz bizeyiz. Öyle değil mi Metin? Ne dersin?” “Tabi canım… Üstsüz güneşlenin… Yabancı yok ya… İstediğiniz gibi davranın, rahat edin.” Nevin’le birbirimize bakıp gülümsedik. Yabancı yoktu ama, bizi sikmek için kıvranan birbirimizin kocaları vardı. Ve her yerimizi, her noktamızı görmek için deli oluyorlardı.
Üstlerimizi çıkardık. Benim ufak bir kavunu andıran diri yuvarlaklarım, Nevin’in benden daha büyükçe iri memeleri meydandaydı şimdi… Ben de öyle heyecanlıydım ki… İlk defa kocamdan başka bir erkek, çıplak memelerimi detaylarıyla görüyordu. Kocam Nevin’e, “Nevin’cim, gel seni kremleyeyim, güneş yakmasın, çok beyaz tenin var senin…” dedi. Kocasına döndü, “Dün sen Gül’ü kremlemiştin Erdal, bugün ben de Nevin’e süreyim, ne dersin?” “Tabi dostum, neden olmasın…” diyerek izin verdi kocası…
Nevin gülerek Metin’in yanına uzandı. Çıplak göğüslerinin uçları mermi gibi olmuş, arzuyla titreşiyorlardı. Ben de eğilip ikinci güneş kremini aldım poşetin içinden, gidip Erdal’ın önünde dikildim. Elimdeki güneş kremini gösterip, “O zaman benim krem sürücüm de sen oluyorsun Erdal…” dedim neşeyle…
Erdal yanındaki boş havluyu eliyle gösterip, “Evet, hanımefendi. Buyurmaz mısınız? İtinayla yağlama, kremleme yapılır” diyerek şakalaştı benimle… Ben de onun yanına uzandım. Ellerine bolca krem döktü, yanımda diz çöktü. Ben heyecandan titreyerek onun ellerinin, parmaklarının temasını bekliyordum. Fazla bekletmedi, göğüslerimden başlayıp kremi yedire yedire, okşaya okşaya sürmeye başladı. Kremlemek lafın gelişi, adeta pençelerini atmış, resmen göğüslerimi okşuyordu.
Dirseklerime dayanmış yatıyordum önünde… Başımı arkaya attım. Göğüslerimi okşayan kaygan parmakları uçlarında dolaşmaya, hafif sıkmaya başlayınca zevkten belli belirsiz inceden bir inilti koptu ağzımdan… “Ohhh… Erdal… Çok güzel sürüyorsun..” Şehvet yangını başlamıştı, kasıklarımın yandığını, ıslandığımı hissediyordum. Göğsümü bitirdi, karnımı okşadı, bacaklarıma geldi. Bacaklarımı hafif araladım. Tanga külodumun önündeki ağ kısmı zevk sularımdan ıslanmış, güneşin altında parlıyordu ve Erdal da görüyordu bunu…
Kafamı bizimkilere çevirdim o arada… Kocam Nevin’in arkasındaydı. Bacaklarını aralayıp arasına, havluya oturtmuştu Nevin’i… Bir yandan koltuk altından geçirdiği kremli elleriyle kadının göğüslerini avuçlamış okşarken, bir yandan da omuzlarını öpüyor, Nevin de eliyle string külodun ipinin yanından kadınlığını avuçlamış, gözleri kapalı, kendini okşuyordu.
Beni kremlemeye dalmış, gözü benden başkasını görmeyen Erdal’a bizimkileri işaret ettim. Çok güzel manzaraydı karşımızdaki… İştah açıcıydı… Güzeller güzeli Nevin, yakışıklı kocamın kolları arasında kendinden geçmiş vaziyetteydi. Erdal da manzarayı görünce hem cesaretlendi, hem de hırslandı.
Beni arkaya sırtüstü yatırıp memelerime kapaklandı. Somururcasına emiyor, yalıyordu. Ellerimi saçlarına götürdüm, avuçlayıp kendime çektim. Daha da hırslandı, birini avuçlarken, diğerini somuruyordu. Dayanamadım, kendimi onun dudaklarına bırakıp “Ohhh… Erdal… Harika…” diye inledim.
Memelerime doyunca onlarla uğraşmayı bırakıp yukarıya çıktı. Dudaklarıma yumuldu. Vahşice öpüşüyorduk. Kendimizden geçmiştik. Kocamla Nevin de bizden görüp sevişmeye başlamışlardı. Hemen yanı başımda sevgili kocam bir başka kadının, arkadaşının karısının üstündeki tek giysi olan string külodu koparıp attı.
Eliyle amını avuçlarken o da Nevin’e yumuldu. Şehvetle, ateşli ateşli öpüşüyorlardı. Nevin’in eli kocamın şortunun içine daldı. Taş kesilmiş sikini avuçlayıp dışarıya çıkardı. Kocam onun amını avuçlarken, o da kocamın sikini sıvazlayıp duruyordu. Erdal altımdaki külodu bacaklarımdan sıyırmaya başlamıştı.
Benim külodumu, kendi şortunu telaş içinde çıkarıp attığında ikimiz de çırılçıplak vaziyetteydik. Bacaklarımı aralayıp başını amıma gömdü. Şehvetle yanan amımı yalamaya başladı. Saçlarından tutup kendime çektim.
Artık zevkten bağırmaya başlamıştım. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin, Erdal’ın amımı, klitorisimi yalayan dilinin verdiği zevk bir yandan, hemen yanımda kocamın bir başka kadınla sevişmesini izlemenin verdiği zevk bir yandan… Sevişirken, kocamla birbirimizi yalarken, beni sikerken televizyon izlemeye benzemiyordu bu… Canlı canlı sevişiyorlardı karşımda…
Ve bambaşka, çıldırtıcı bir deneyimdi bu… Kocamla Nevin öpüşmeyi bıraktılar. Benim zevk feryatlarımın etkisiyle onlar da iyice azmışlar, hareketleri sertleşmişti.
Hırsla yere yatırdı Nevin’i… Bacaklarını aralayıp taş kesilmiş sikini kadının ıslak amına gömdü bir hamlede… Nevin acı bir feryat kopardı. Sesi denizde, arkamızdaki yola çıkan tepelerde yankılandı. “Ahhh… Metinn… Canımı yaktın… Oohhh… Sikin canımı yaktı” Erdal da amımı yalamayı bırakıp başını bizimkilere çevirdi, ne oluyor gibisinden karısına baktı.
Hızla, acıtarak karısının amına giren ve girip çıkmaya başlayan alet şimdi zevk vermeye başlamış olmalı ki, kaltak bacaklarını kocamın beline dolamış, boynunu, omuzlarını ısıra ısıra inliyordu. Erdal’ın kolunu tutup yere yatmasını istedim. Ben geri kalmıştım.
Nevin’in aldığı zevki ben de almalıydım. Yere yatan Erdal’ın şortunu çıkarıp attım. Sikinin üstüne yükselip elimle başını tuttum, amıma nişanladım. Dudaklarımı ısırarak yavaş yavaş sikinin üstüne oturdum.
Ellerimi göğsüne dayayıp destek alırken oturup kalkmaya başladım. Erdal aşağıdan memelerimi avuçlayıp sıkarken, alttan kalçalarını indirip kaldırıyordu. Siki Metin’in sikiyle aynı boydaydı hemen hemen… Fakat daha kalındı.
Adeta amımı ikiye yarıyor, geriyordu girip çıkarken… Kocam Nevin’in ayaklarını tutup pergel gibi bacaklarını ikiye ayırmış, bıçak saplarcasına yarağını kadının amına sokup çıkarıyordu. Nevin zevkten haykırıyor, kocam sikini gömdükçe memeleri ileri geri sallanıp duruyordu. Kocam sikini çıkardı, tutup Nevin’i bize doğru domalttı.
Belinden tutup arkasından sokup çıkarmaya başladı. Ben de Erdal’ın sikinin üstünden kalktım, havluyu alıp onların yanına götürdüm. Aynı Nevin gibi domaldım onlara doğru…
Erdal da ne istediğimi anladı hemen, gelip kalın sikini arkamdan amıma geçirdi. Belimden pençeleriyle tutup arkamda gidip gelmeye başladı. Torbaları alttan klitorisime çarpıyordu yapış yapış, beni delirtiyordu zevkten… Nevin’le yüzyüze sikiliyorduk. Kocam onun arkasında Nevin’i sikerken,
Nevin’in kocası da beni sikiyordu karşılıklı… Nevin’in zevkten kasılan yüzü, aralık duran etli, dolgun dudakları öyle güzeldi ki… Dayanamayıp dudaklarından öptüm. Şaşırdı önce… Sonra o da bana katıldı. Erkeklerimiz bizi domaltmış sikerken, biz de kız kıza öpüşmeye başladık. İnlemeler, feryatlar koyun içinde yankılanıyordu. Kocam daha fazla dayanamadı, haykırarak boşalmaya başladı. Öyle uzun sürdü ki boşalması…
Onun ilk defa bu kadar boşaldığına şahit oluyordum. Onu Nevin takip etti. Hemen arkasından onların feryatları Erdal’ı gaza getirdi herhalde, belimi acıtan parmakları kasıldı, kendine çekti, kalın yarağını amıma kökledi dibine kadar…
Hayvani bir böğürtüyle boşalırken sıcak dölleri içime, derinliklerime akmaya başladı. O sıcaklığı hisseder hissetmez ben de zıvanadan çıktım. Kasılmaya, orgazm olmaya başladım. Kendimizi kasmıyorduk hiç… Birileri duyacak, rezil olacağız korkumuz yoktu… İstediğimiz gibi yüksek sesle inliyor, bağırıyorduk.
Zevk feryatları kulaklarımızda çınlıyordu. Sonunda bitti. Ortalığı sessizlik kapladı. Kimimiz havluya, kimimiz yerdeki çimenlerin üzerine serilip kaldık. Dört tane çıplak beden, yorgun argın kalakaldık. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Aramızda ilk çırılçıplak kalkıp koşarak kendini denize atan Nevin oldu. Onu erkekler takip etti. Önlerinde mızraklarını sallaya sallaya koşturdular.
En son ben kalkıp denize atladım. Soğuk deniz suyu seks yapmaktan ve güneşin sıcağından erimiş bedenlerimizi kendine getirdi. Canlandık. Hepimiz anadan doğma, iki çift Adem ve Havva gibi uzun bir süre denize girdik, serinledik, yüzdük. Okuldan kırmış yaramaz çocuklar gibi neşe içindeydik.
Suyun içinde herkes tuttuğuna sarılıyor, öpüşüyorduk. Kah kocamın kollarındaydım, kah Metin’in… Kocam bir beni kucaklayıp sertleşen sikini sokuyordu, biraz sonra Nevin’i sikiyordu denizin içinde… Kocam beni bırakınca kendi karısıyla öpüşüp sevişen Erdal’ın kollarına yüzüyordum. Nevin’i çekip kocama yollarken, Erdal’ın kucağına ben yerleşiyor, doyamadığım kalın sikinin tadına bakıyordum. Sonunda yorulduk.
Çıkıp biraz dinlendik, kurulandık. Erkekler şortlarını, biz kadınlar da ıslak çamaşırlarımızı bırakıp çıplak bedenimize etek ve tişörtlerimizi giydik, dönüş yoluna çıktık. Dönüşte arabayı kocam kullanıyordu. Nevin onun yanına oturdu, biz de Erdal’la arkaya geçtik. Kocam araç kullandığı için onlar önde bir şey yapamıyorlardı ama, biz arkada Erdal’la daha samimiydik.
Kucağına oturmuş vaziyette, öpüşüp durduk yol boyunca… Eli eteğimin içinde, külotsuz amımı okşuyordu beni öperken… Yine sertleşen aleti kalçama batıyordu. Kocam da tam boştaki elini uzatmış, Nevin’in bacaklarını okşarken Nevin bir feryat kopardı. Kocasıyla geri çekilme yoluyla korunuyorlarmış.
Bugün öyle heyecan yaşamıştık ki, önlem falan aklından gitmiş, benim kocam da gürül gürül içine boşalmıştı. Adeta ağlayacak gibi dudaklarını büzmüştü, ya hamile kalırsam endişesi sarmıştı. Erdal karısını teselli etti ben kollarındayken, “Üzme kendini aşkım. Seviştikten sonra hemen arkasından çırılçıplak denize, tuzlu suya girdin, bir şey olmaz belki…
Şimdi giderken eczaneye de uğrarız, bunun sevişme sonrası hapı falan var, merak etme sen…” Ben de ona katıldım, “Kocan doğru söylüyor hayatım. Bunu kendine dert edip tatilimizi zehir etme… Yaşayacaklarımızı bir düşünsene…
Hem bundan sonra Metin de prezervatif falan alır, korunur, işi garantiye alırız. Her şeyin çaresi var. Hadi somurtmayı bırak da sevgiline yanaş… Baksana bize… Ne kadar mutluyuz…” Metin de Nevin’in elini tutup cesaret verdi, “Gül doğru söylüyor canım…
Prezervatif alırım, korunuruz. Bundan sonraki sevişmelerimizde kafamızda soru işareti olmasın. Daha önümüzde kaç gün var. Üstelik eve dönünce de sürdürürüz bu işi, burada kalacak hali yok ya bunun…” dedi. Otele uğradık, yemek servisi bitmişti. Dışarıya çıkıp hem yemek yiyelim, hem gezelim dedik.
Bu arada eczaneye uğradık. Eczacıya derdimizi anlattık. O da hem ilişki sonrası için bir hap, hem Metin için prezervatif, bir iki koruyucu sprey falan verdi. Yolda yürürken Metin elini Nevin’in omzuna attı, Nevin de kocamın beline sarıldı. Hem yürüyorlar, hem arada bir durup öpüşüyorlardı. Erdal da benim yanımdaydı, onları gösterip, “Şunlara bak, sanki liseli aşıklar gibi…” dedi. O da bana sarıldı, dudaklarımdan öptü. Mutlulukla beline sarıldım. Bir restorana girdik. Geç saat olduğundan kimseler yoktu.
Bir iki garson falan vardı. Yemeklerimizin yanında birer kadeh rakı şarap falan içtik. Rahatsız eden olmadığından, sevişmemiz konusunun etrafında uzun uzadıya konuşup sohbet ettik. Hepimizin de ilkiydi bu… İlk eş değiştirme olayını yaşamıştık ve hepimiz de çok mutluyduk. Açık havada sevişmeye bayılmıştık ama otelde yumuşak geniş yataklarda daha rahat ve güzel olacaktı.
“Keşke daha önce yaşasaydık bu mutluluğu…” dedi Erdal… Ben de ona katıldım, “Evet ya… Sahi neden yapmadık bunu?” “Haklısınız ama hiç ortam olmadı ki…” dedi Nevin. Erdal itiraz etti,
“Aslında, valla ne yalan söyleyeyim, benim Gül’de gözüm vardı hep… Nasıl becerebilirim diye hep hayal kurdum ama cesaret edemedim. Ne zaman evde bir araya gelsek, Gül çay falan verirken gözüm hep memelerine kayardı.
Hele mini etek giydiği zaman, ne yapar eder, mutlaka karşısına otururdum. Hiç fark etmediniz mi?” dedi. “Tamam aşkım, ara sıra bacaklarıma baktığını gördüm” dedim. “Ama tesadüftür falan diye umursamadım. Böyle istediğini bilmiyordum hiç… Keşke bilseydim…” diye kıkırdadım. “Vay kaltak vay…
Niye bana söylemedin Erdal’ın dikizlediğini?” diye kızar gibi yaptı kocam. Yanımda oturuyordu, dönüp dudaklarından öptüm, “Sana güven mi olur kocacım? Adamla kavga falan edersin bakıyor diye… Hem sadece bakıyordu, yemedi ya… Aslında hoşuma da gitmiyor değildi yani…” Kocam güldü, “O zaman yemedi ama, sonunda bugün sikti, becerdi işte…” Nevin atıldı bu defa, “Metin, sen de az dikizlemedin beni…
Nerdeyse bakışlarınla yiyordun beni, fark etmedim zannetme… Hele geçen yaz plajda nasıl bakıyordun, gözlerinle çırılçıplak soydun zannettim.” Kocam masanın üstünden elini uzatıp Nevin’in elini tuttu, dudaklarına götürüp öptü, “Soydum tabi sevgilim. O bikinilerle öyle seksi oluyordun ki…
Altındakileri görmek için, onlara sahip olmak için neler vermezdim. Ama en sonunda ben de muradıma erdim. Ve inan çok nefisti. Hayallerimdekinden daha güzeldi. Sana dokunmak, o güzel memelerini mıncıklamak, içine girmek, orgazm olurken o müthiş titremen…. Benim için ömre bedeldi hepsi…” Nevin kalkıp kocama uzandı, dudaklarından kısa ama şehvetlice öptü.
Erdal söze girdi, gözleri benim üstümdeydi, “Çocuklar, siz öpüşüp koklaştıkça, eskilerden konuşup durdukça, benim canım yine istemeye başladı. Hadi bir an önce gidelim artık otele de odamıza kapanıp tekrar sikişelim…” Elimi uzatıp alttan şortunun önünü yokladım. Doğru söylüyordu. Önündeki canavar uyanmış,baş kaldırmıştı. Parmaklarımla şöyle bir tutup sıktım,
“Mmmm… Gerçekten istiyor bu… Hadi gidelim artık…”
Kalktık, hesabı ödeyip otelin yolunu tuttuk. Yolda bir büfeden bir iki viski, çerez falan da aldık, otele girdik. Erdal’ların odası nispeten daha arkada, rahat edebileceğimiz bir yerdeydi, onların odasına girdik hep birlikte… Odaya girer girmez Erdal’la birbirimize sarıldık. Ayakta öpüşüyorduk. Azmıştım iyice…
Sevgilimin etli dudaklarını daha bir iştahla, ihtirasla öpmeye başladım. O da tüm hünerini gösteriyor, dudaklarımı içiyordu. Ellerimi boynuna doladım. Ayak uçlarımda yükselip göğsümü onun göğsüne yaslarken dilimi ağzının içine soktum.
O da dilimi emmeye başladı. Bir iki dakika sonra onun dili benim ağzımdaydı ve o emiyordu dilimi… Siki kazık gibi olmuş, şortunun önünden kasıklarıma batıyordu. Sertliği hissedince ellerimi boynundan çekip şortuna indirdim. O da benim memelerimi avuçladı giysimin üzerinden ve biraz kuvvetlice sıktı. Ağzının içinde acıyla inleyip biraz kendimi çektim ama öpüşmeyi bırakmadım. Hem canım yanmıştı, hem tahrik olmuştum.
Elimi şortunun içine soktum ve sertliğini kavradım. O da badimi yukarıya sıyırıp memelerimi avuçladı. Can acıtacak kadar değil ama yine de sıkıp sıkıp bırakıyordu. Resmen ayakta kendimizden geçmiştik. Öbür tarafta neler olduğunu görmüyordum, hatta onların varlığını bile unutmuştum.
Müthiş sevişiyordu Erdal… Beni zevkten delirtiyor, inletiyordu… Tam anlamıyla sikici bir erkekti. Aynı anda her yerime dalıyordu ve her yerimden zevk alıyordum. Dudaklarımdan kulak memelerime geçti, oradan boynuma… Boynumu emmeye başladı. Aklıma Nevin’in boynundaki morluk geldi. Beni de morartacaktı bu azgın… Umursamadım.
Boynumla omzumun birleştiği hassas noktayı, atardamarımın üstünü emmeye başladığında ürperdim, kollarının arasında zevkten titredim. “Ohhh… Sevgilim…Çok güzel… Sakın bırakma beni… Harikasın… Sakın bırakma…” Elini eteğimin altına götürdü, çıplak bacaklarımı okşayıp yukarıya çıktı. Amımı avuçladı. Öyle ıslanmıştı ki… Elini çekip parmağındaki ıslak sularımı diliyle yaladı. Sonra parmak tekrar yerine, eteğimin altına döndü.
Kalçalarımı sıktı, tekrar amımı avuçladı. Suları akan amımın içine orta parmağını gömdüğünde irkildim, şehvetle sarsıldım. Başparmağıyla klitorisime baskı yaparken orta parmağı vajinamın içlerini karıştırıyor, zevkten delirtiyordu beni… Kulağına, “Ohhh… Sevgilim… Geliyorum… Sakın bozma… Devam et erkeğim… Ohhhh…” diye fısıldadım şuh bir sesle… Kollarının arasında kasıla kasıla boşalmaya başladım. İnanılmaz bir şeydi bu…
Daha siki içime girmeden, sadece parmağıyla, kapının arkasında ayakta orgazma ulaştırmıştı beni… Bir parmağı kasılan amımın içinde, diğer eli memelerimi sıkarken ben sımsıkı sarılmış vaziyette, düşmemek için çaba harcayarak dakikalarca boşaldım. Durmadan inliyordum, “Ohhh… Harikasın aşkım… İnanamıyorum… Böyle bir şey yaşamadım hiç… Ahhh…”
Sonunda duruldum. Kollarının arasından bırakmadı beni… Birlikte kenardaki koltuğa gittik. Erdal koltuğa otururken beni de kucağına çekti. Boynuna sarıldım. İkimiz de giyiniktik ama benim etek ve badi yukarıya sıvanmıştı. Memelerim ve ıslak amım meydandaydı. Erdalın şortu da inik vaziyetteydi. Üstümüzü topladık.
O zaman etrafımıza bakmak, bizimkileri izlemek aklımıza geldi. Biz ayakta yiyişip kendimizden geçmişken, onların ikisi de çırılçıplak soyumuşlardı. Kocam Nevin’i yatağın hemen ucuna yatırmış, kendisi de önünde diz çökmüş, bacaklarını ayırıp başını kasıklarına gömmüştü. Nevin göründüğü kadarıyla halinden çok memnundu. Metin yaladıkça yalıyor, dilini içerilere sokup karıştırıyor, çıkarıp klitorisini somuruyordu.
Nevin şehvetle kıvranıp başını sağa sola sallıyor ve inliyordu. Eli kocamın saçlarında okşayıp kendine çekiyor, amına bastırıyordu. Erdal altımda kıpırdanmaya başladı ama ben bastırıp izin vermedim, oturmasını işaret ettim. Huşu içinde önümüzdeki güzel manzarayı, karşımızda sevişip duran eşlerimizi izliyorduk.
Ben az önce mükemmel bir orgazm yaşamıştım ama sevgilim henüz boşalmamıştı ve altımda hissettiğim sertlikten onun zor durumda olduğunu anlayabiliyordum. Kucağından kalktım, şortunu çıkarıp attım ve önünde diz çöküp Erdal’ın damar damar kabarmış, sertleşmiş sikini elime alıp yalamaya, emmeye başladım.
Ben Erdal’ın sikine oral seks uygularken hemen bir metre önümüzde kocam da onun karısını yalayıp duruyordu. Erdal zevkten gözleri yarı kapalı oralın keyfini çıkarıyordu. Aynı anda bana saksafon çektirirken, kulaklarında karısının zevk inlemeleri, bacaklarını ikiye ayırmış karısının amının yabancı bir erkek tarafından nasıl yalandığını izliyordu. Koltuk yatağın hemen yanındaydı ve ikimiz de sevişirken, rahat rahat yanımızda sevişen eşlerimizi tüm detaylarıyla görebiliyorduk. Kocamın dili bir yukarıya, bir aşağıya inmeye başlamıştı.
Hem amını, hem alttaki minik deliği yalıyordu. Sonra da bütün enerjisini göt deliğine vermeye başladı. Erdal homurdandı, “Boşuna uğraşma arkadaşım, karım analdan hoşlanmaz asla…” Ben Nevin’in tepki vermesini beklerken o kocasını haksız çıkardı. Ayaklarını yere koyup kalçalarını havaya kaldırdı.
Şimdi arka deliği iyice açılmış, kocamın gözlerine ve diline hazır konuma girmişti. Kocam tüm hünerini gösteriyor, göt deliğinin etrafında dolaşan diliyle Nevin’i kıvrandırıp duruyordu. Erdal karıcığının bu kadar istekli bir şekilde göt deliğini yalatması karşısında şaşırmıştı. Hele Metin parmağını am sularında ıslatıp deliğe dayadığında büsbütün afalladı… “Vay orospu vay…” derken sesinde bir kıskançlık hissettim. “Bana parmaklamak, yalatmak bir yana, dokundurmazdı bile…” Sikini ağzımdan çıkarıp, “Boş ver onları… Eskiyi boş ver… Artık yeni bir hayatımız var, yeni zevklerimiz… Sen kendi zevkine bak aşkım…” dedim.
Tekrar emmeye devam ettim. Dilimle boydan boya yalıyor, taşaklarını, yumurtalarını bile okşayıp emiyordum. Erdal altımda kıvranırken kocama seslendi, “Oğlum soyunsana sen de… Böyle giyinikken nasıl sikeceksin karımı?” Elimdeki aletini sıkıp bıraktım boş ver dercesine… Biz kendi zevkimize bakalım. Gerçi ben de giyiniktim ama… O kadar yalamama rağmen boşalmıyordu yeni erkeğim… Kocam bize bakıp başını salladı hak verircesine…
Kalkıp bir çırpıda soyundu. Nevin’i kucaklayıp tuvalet aynasının üstüne oturttu. Bacaklarını aralayıp arasına girdi. Erdal’a da “Bana akıl verene kadar sen de karımı soy… Baksana hala giyinik duruyor o da…” dedi bir yandan…
Nevin titreyerek kocamı bekliyordu. Bacaklarını ikiye ayıran Metin bir hamlede Nevin’in ağzını açmış bekleyen ıslak kadınlığına daldı. Yarağının tamamını bir defada köküne kadar gömdü.
“Aaahhh…” diye bir çığlık kopardı Nevin… Dudaklarını ısırıyordu. Kocam aldırmadan, acımadan pompalamaya başladı Nevin’i… Tuvalet aynası sarsılıyordu gidip gelişlerinin sertliğinden… İkisi de zevkle inliyorlardı. Bu güzel manzarayı izlerken Erdal’ın avuçlarımın arasındaki sanki sikinin daha da büyüdüğünü hissettim.
Metin bir süre bu şekilde siktikten sonra Nevin’i indirip aynaya doğru domalır pozisyona getirdi. Nevin ellerini dayayıp arkasını kocama döndü. Kocam tekrar pompalamaya başladı. Her ileri vurduğunda kasıkları Nevin’in kalçalarına yapışıyor, başı aynaya çarpıyordu. Nevin durmadan inleyip duruyordu.
Sonunda Erdal da dayanamadı, gözlerini karısından ve onu acımasızca siken kocamdan ayırmadan beni soymaya çalıştı. Beceremiyordu gözleri onlardayken… Ben kalkıp üzerimde ne varsa bir çırpıda fora ettim. Çırılçıplak kaldım. Sonra da arkam Erdal’a dönük bir şekilde o güzel, kalın sikinin üstüne yerleştim. Şimdi ikimiz de gözümüzü eşlerimizden ayırmadan sevişebiliyorduk.
Ben Erdal’ın sikinin üstünde hoplayıp dururken o da alttan kalçalarını indirip kaldırıyor, sikini amımın içinde oynatıyordu. Elleri belimde, göğüslerimde dolaşıyor, memelerimi, ulaşabildiği her yerimi okşuyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu.
Ayaklarım yere basıyordu ve inip kalkarken bacaklarım, vajinal kaslarım son derece kasıldığından kalın siki amımın içinde adeta eziliyordu. Bu arada kocam da sikini Nevin’in amından çıkarmıştı. Bacaklarından süzülen zevk sularını alıp parmağıyla arka deliğine sürmeye başladı. Nevin’in arka deliği ıslanmış, parlamaya başlamıştı. Metin önce bir parmağını, sonra ikinciyi kayganlaşan arka deliğine soktu. İki parmak da biraz sonra çok rahat hareket etmeye başlamıştı arkasında…
Kocamın amacını hepimiz anlamış bulunuyorduk artık… Nevin’in kocasına el sürdürmediği arka deliğine girecekti. Nevin ağzı zevkten açılmış, heyecanla, ürpererek minik deliğine girecek aleti bekliyordu. Kocam öyle güzel alıştırmıştı ki Nevin’in arkasını… Sikini dayadığında pek fazla ürkmedi Nevin, kaçınmadı.
Kocam sikinin başını hafifçe ve dikkatlice minik deliğe yerleştirdi, hafif hafif bastırarak zorlamaya başladı. İlk hareketi gerçekten özenli ve can yakmamaya çalışır biçimdeydi. O anda zevk almaktan çok, Nevin’in ürkmemesi, canının yanmaması için özen gösteriyordu. Kocamı takdir ettim. Beğeniyle onun arkadaşının karısına ilk anal seksini yaşatmasını izliyordum.
Erdal da benimle beraber… Hareket etmeyi bırakmıştık. Kalın siki sertliğini kaybetmeden içimde duruyordu, tüm dikkatimizi bizimkilere vermiştik. Kocamın siki Nevin’in arkasını zorlamış, başı yavaşça girmişti.
Aynadan Nevin’in kasılan yüzünü de görebiliyordum. Dudaklarını ısırıyordu. Belli ki canı biraz yanıyor ama dayanmaya çalışıyordu. Bir an aynadan göz göze geldik. Ona cesaret vermek için rahat olmasını, her şeyin yolunda olduğunu, bundan sonrasının sorun olmayacağını anlatır bir işaret yaptım.
Kocamın sikinin başı kaybolmuştu gözden… Nevin’in belinden kavrayıp bir hamle daha yaptı, bir kısmı daha girdi. Son hamlede sikinin tamamı Nevin’in götüne gömüldü. Bir inleme kopardı Nevin… Başımı çevirip merakla Erdal’ın yüzüne baktım. Gözü hipnotize edilmiş gibi karısındaydı. Bugüne kadar anal sekse yanaşmayan, belki de her teklif ettiğinde kavga ettikleri biricik karıcığı, şu anda kocam tarafından götünden sikiliyordu. Hem de gözünün önünde, burnunun dibinde…
Onun vücudunun her noktasını, acıyla, zevkle kasılan kaslarını, bacaklarından akan zevk sularını, karısının arka deliğine bütün haşmetiyle giren kocamın sikini… Her ayrıntıyı görebiliyordu.
Kocam biraz bekledikten sonra hareket etmeye, pompalamaya başladı. Nevin biraz daha eğilip poposunu havaya kaldırdı, belini çukurlaştırdı. Şimdi kocamın sikine alışmıştı, daha rahat girip çıkabiliyordu kocam…
Az sonra zevk sesleri yükseldi, yükseldi ve odaya hakim oldu. Kocam sürekli pompalıyor, parmaklarıyla kavradığı belini sıkısıkı tutuyordu. Kocamın da sesi yükselmeye, inlemeye başladı. İlk defa sikilen göt daracık göt deliğinde müthiş bir zevk duyuyor olmalıydı, tahmin edebiliyordum.
Anlaşılan boşalmak üzerelerdi. Kocam arkasında gidip gelirken Nevin’in üstüne kapandı. Elini ön tarafına atıp amcığını avuçladı, arkasında gidip gelirken amını kurcalamaya başladı. Bu hareket Nevin’i iyice delirtti.Nihayet ikisi de çılgınca sesler çıkararak boşaldılar. Onların boşalırken çıkarttıkları tahrik edici sesler bizi de harekete geçirdi.
Erdal beni tutup üstünden kaldırdı, yatağa eşlerimizin yanına götürdü. Belimden tutup başımı yatağa bastırdı. Arkama girdi.
Kalın sikini sokup çıkarırken başım yatağın benden tarafında uzanan kocamın bacaklarına çarpıyordu. Amımda Erdal’ın sikinin verdiği zevkle inleyip dururken gözüme kocamın bacaklarının arasında yarı kalkık duran siki ilişti. Elimi uzatıp tuttum, dudaklarımın arasına aldım.
İşte şimdi olmuştu. Tam da izlediğimiz porno filmlerdeki sahnelerde gibiydik. Arkadaşı arkamdan amıma sokup çıkarırken ben kocamın sikini yalıyordum.
Nevin de kocamın yanında uzanmış, elini amına atmış parmaklarken, bir yandan da gözünü kırpmadan bizi izliyordu. Birden kalktı yerinden, kocamın üstünden aşıp yatağın kenarına, benim yanıma geldi. Sırtüstü yatıp altıma girdi, belimden tutup aşağı çekti biraz, “Biraz alçalsana Gül…” dedi. Ayaklarımı yere basıp kalçalarımı aşağı indirdim. Erdal arkamdan çıkar gibi oldu ama bırakmadı. Şimdi Erdal arkadan amıma girip çıkarken
Nevin de altımda klitorisimi, amımı yalıyordu. İçime girip çıkan kocasının sikini de yaladığına emindim. Bacaklarım zevkten titremeye başlamıştı, inledim, “Ahh… Ne yapıyorsunuz bana karı koca? Delirteceksiniz beni… Ohhhh… Biri sikiyor, biri yalıyor… Ah kocacım… Harika bir şey bu… Dayanamıyorum… Oohhhh….” Bir yandan inliyor, bir yandan kocamın sikini koparırcasına tutmuş, yalıyordum. Kocam da alttan sallanıp duran memelerimi avuçluyordu. Her yerimden, her noktamdan zevk alıyordum.
Dayanılır şey değildi bu… Ve dayanamadım da… Haykıra haykıra boşalmaya başladım. Nevin altımdan zor kaçtı. Ben kendimi yatağa bırakır gibi oldum, Erdal bırakmadı. Belimden sımsıkı tutmuş kendine çekiyor, arkamdan kasılıp duran amıma sokup çıkarmaya devam ediyordu.
Ben boşalırken o da haykırmaya başladı. Sikini köküne kadar amıma gömdü, spermlerini son damlasına kadar amıma fışkırttı… Başım yatakta onun kasılmalarının bitmesini bekledim. Halsiz, harap, yorgun, koca sikine asılmış bir kukla gibiydim.
Boşalması bittiğinde bıraktı beni ancak… Kendimi yatağa, kocamın kollarının arasına yüzükoyun bırakıverdim, yığılıp kaldım daha doğrusu… Kocam saçlarımı okşayıp sakinleştirmeye çalışırken hala zevk kasılmaları devam ediyordu. Bilinçsizce bacaklarımı kasıp o zevkin devamını sağladım.
Nevin yatağın ayak ucunda yatan kocasının amımdan çıkardığı dölle kaplı sikini yalayıp döllerinin tadına bakarken başını kaldırıp bize baktı, “Bak işte… Yine kendimizi kaybettik Metin, yine unuttuk. İçime boşaldın korunmadan…” Yorgun argın güldüm halsizce,
“İçine boşalmadı kızım… Arkana boşaldı kocam…” dedim.
Tatil bitene kadar hep böyle seviştik. Defalarca… Eşlerimizi değişe değişe… Bazen yalnız… Genelde hep birlikte… Aklımıza geldiği gibi, her pozisyonda, her kompozisyonda… İkili… Üçlü… Dörtlü… Otel odasından bıktığımızda grup olayımızın başladığı o güzel koya gittik bir defasında… Tekrar doğanın koynunda hep birlikte seviştik.
Tatilde başlayan bu güzel ve seks dolu birliktelik, eve dönünce de devam etti. Ama sadece dördümüz olduk. Başkalarını karıştırmadık aramıza… Bir nevi karı koca sadakati gibi birbirimize bağlı kaldık. Çünkü birbirimize yetiyoruz. Kocalarımızdan biri iş için falan şehir dışına çıktığında biz kadınlar asla yalnız ve erkeksiz kalmıyoruz artık… Geride kalan erkek ikimizi de yalnız bırakmıyor, mutlu ediyor, giden kocayı aratmıyor… Biz kızlardan birimizin regl olduğu, kocasıyla sevişemediği günlerde kocası seksten mahrum kalmıyor.
Diğer kadın iki erkeği de cinsel yönden aç bırakmıyor, sonuna kadar doyuruyor. Öyle mutluyuz ki…
emeklilik
Uzun bir çalışma dönemi sonunda emekli olmuştum üç dört ay olmuştu artık sıkılmaya başlamıştım bir kızımızda bu süre içinde evlenmiş yuvadan uçmuştu eşimle çalıştıgım iş yerinde tanışmış kısa sürede evlilik yapmıştık aramızda yaklaşık on yaş falan vardı evlendikten sonra eşim düzenli bir işte çalışmadı arada tanıdıklarına temizlige falan giderdi aslında birikimlerimizle maddi durumumuz iyi sayılırdı . Bir sabah uyandıgımda eşim evde yoktu kalktım duş aldım sabah sabah hava iyice ısınmış yanıyordu. Evde oturmanın imkanı yoktu sahile inmeyi düşündüm sahile dogru yürüdüm büyükçe bir agacın gölgesinde oturdum denizden gelen serin rüzgar iyi gelmişti tanıdık bir merhaba sesine döndüm baktıgımda uzun yıllar önce aynı iş yerinde çalıştıgım bir arkadaştı hoş beşten sonra karşıdaki kafede soguk bişiler içmeyi teklif ettim .
Kafeye geçtik soguk bişiler ısmarladık yıllardır hiç degişmemiş hala genç güçlü küvvetli görünüyordu nerdeyse saçları bile kırlaşmamıştı yine eskiden oldugu gibi çapkın gözü kadınlardaydı sohbet döndü dolaştı eşini kaybettiginden bahsetti üzülmüştüm evlilik düşünüyormusun deyince hayır artık evlenmeyecegini kadından çok ne var bundan sonra kadın dırdırı çekemem deyip kapattı.bir süre sahilin ilerisine dogru bakmaya başladı ah be dostum şu güzellige bak bu kadının kocası ölemez yanıyor mutlaka bu kadın dedi dönüp baktıgımda şaşkınlıkla bişi diyemedim gösterdigi kadın eşimdi.ince bir elbise giymiş her adımında yırtmacında bacakları nerdeyse kasıkarına kadar ortaya çıkıyordu heleki arkasından vuran güneşle tüm vücudu ortadaydı hala kadın hakkında konuşuyor agza geelmeyecek şeyler söylüyordu aslında kızmam gerekirken birden kendimden gururlanmıştım eşim iyice bize dogru yakaşmış ama bizi görme imkanı yoktu dostum bu kadın arayışta deyince saçmalama alnındamı yazıyor çoluk çocuk sahibi kadına benziyor abartıyorsun dedim baksana dostum gözleri iki yanda karşıdsn gelen her erkegi süzüyor dedi.
Bu güne kadar hiç dikkat etmemiştim dikkatlice bakınca şaşkınlıkla baktıgını süzdügünü görmüştüm tam bu sırada iri yarı bir adamla karşı karşıya gelmişlerdi adam onu geçince arkasını dönüp adama bakmıştı tekrar yavaş yavaş sahil yolunda yoluna devam etmişti tam karşımıza geldiginde arkadaşım bana dogru egilip dostum bu kadını kaçıramam bir yoklayım deyip kalktı arkasından baka kalmıştım.
Ben hesabı ödeyene kadar onlar baya ilerlemişlerdi arkalarından takip etmeye başladım kısa bir süre sonra yan yana gelmişlerdi aralarında bişiler konuşuyorlardı ama duyma imkanım yoktu bir süre sonra yürüyerek koyu bir sohbete başladılar.birden ikiside duraklamışlardı.galiba eşim tersledi diye düşündüm hayır yanlarındaki kafeye oturdular önlerine dondurma gelmişti beni görme imkanı yoktu yan yana oturmuşlar kısa sürede samimi bir ortamları vardı yaklaşık bir saat oturdular.eşim kalkmış yoluna devam etmişti.
Arkadaşımın yanına gittim gülümseyerek kovalandın galiba dedim kahkaha atarak dostum ben bal olmayan kovana bakmam kadın evliymiş kocası buralarda olabilirmiş görünmekten korktu akşam telofonda sohbet edecez kadın yanıyor bacaklarına dokununca kapatmak yerine bacaklarını araladı dedi dokunmana izinmi verdi dedim evet amına kadar çıktım iç çamaşırı bile yoktu dedi.
Olamaz ya benim yirmi yıllık eşimmiydi bu kafam bulanmış ama kızmak aklıma bile gelmiyordu ilk zamanlar gibi olmasada haftada bir iki defa sevişiyorduk ilk dönemlerimizden beri yatagın belirleyicisi eşim olurdu. Bir süre oturduktan sonra arkadaşla ayrıldık sahil yolundan sapmış kestirme yola girmiştimki caddeye çıkar çıkmaz eşimle karşı karşıys gelmiştim kısa bir duraksamadan sonra markete girdik bişiler aldık evimize dogru yürüdük bir süre oturduk kısa sohbetler falan ettik alt katımızdaki komşular gelmiş sohbet koyulaşmış akşam geç vakte kadar balkonda oturmuştuk komşular yarın mesai var deyip kalktılar. Onlar gidince eşim ben banyo yapacagım deyip soyununca gördümki gerçekten iç çamaşırı yoktu ikimizde soguk bir duş almış gözüm masanın üstündeki telofonun sessizde oldugunu aranıyordu arada ben yatıyorum dedim biraz mutfakta işim var birazdan gelirim dedi.
Mutfaga geçmişti fısıltıyla kısa bir konuşma olmuş telofon kapanmıştı. Odaya geçtim yataga uzandım hava biraz serinlemişti ara ara mutfaktan tabak çanak sesi geliyordu mutfagı düzenliyor diye düşündüm uyuya kalmışım ne kadar uyumuşum bilmiyorum yatagın srsılmasına uyanmıştım. Penceredrn vuran ışıkla eşimle göz göze geldik bana bakıp uyandırdımmı dedi sorun degil dedim yenimi yatıyorsun dedim yok tuvalete kalkmıştım dedi. Saçları ıslaktı duşmu aldın dedim evet çok sıcak dedi. Arkasını dönüp yattı bir süre yatakta döndüm durdum. Sabah ezanı okunuyordu. Dünki durum aklıma gelince uykum kaçmıştı. Yataktan kalktım balkona çıktım bir sigara yaktım salonun penceresinden içeriye bakınca eşimin telofonunu gördüm bu güne kadar eşimin telofonunu hiç kurcalamamıştım bakma istegiyle salona geçtim telofonu elime alınca bildirim ışıgının yanmış oldugunu görmüş daha çok meraklanmıştım en son mesaj yarım saat önce gelmişti akşamdan beri yazmıştı ilk mesajlar olagan normal sohbetler halinde devam ederken konu cinsellige gelmiş eşim benim cinsellige bakışımdan performansımdan memnun degildi . İlk fotograf karşıdan gelmişti bu seni mutlu edermi diye yazmış gülücükler koymuş yaragının resmini koymuştu gerçektende olagan dışı bişeydi.
Eşim başkalarının fotografını gönderiyorsun inanmam ben diye yazmıştı . Bende inanmamıştım porno sitelerindeki dolaşan fotograf diye düşünmüştüm ikinci fotografı göndermiş boydan bir fotograftı boy aynasının önünde çekilmişti artık şüphe kalmamıştı evet oydu. Eşim çok büyük korkutucu diye yazmıştı bir yersen ayrılamazsın diye yazmıştı eşimden memelerinin fotografını istemişti eşim ilkte biraz nazdan sonra göndermiş sonrada banyoda çıplak bir kaç fotograf göndermişti arkasından sesli vidyo gelince yaragını okşayarak bunu sana öyle bir koyacamki altımda inleyeceksin diyordu eşimde suyun altında amını okşarken çekilmiş bir vidyo göndermişti eşim amını okşarken mırıldanıyordu sik beni diyordu fotograflar bitmiş tekrar sohbet başlamıştı sikişmek için zaman ve yer derdindelerdi karşıdaki otele gidelim diyor eşim otel olmaz ben korkarım diyordu. Fırsat yaratacagından bahsetmişlerdi. Eşim kapatıp gelmiş olmalıki senden haber bekliyorum diye yazılanı okumamıştı.
Gece sabaha kadar uyumadım yirmibeş yıllık karım neler yapıyordu acaba önceside varmıydı daha öncede aldatmışmıydı. Sabaha karşı uyumuşum kalktıgımda yatakta yoktu galiba mutfaktaydı sesler geliyordu. Öfke yerine merak vardı evet uzun zamandır ilgisiz kalmıştım birazda sertleşme sorunları yaşıyordum haklımıydı?
Yataktan kalktım mutfagın kapısında eşimi izlemeye başladım yaşına göre çok güzeldi hiç böyle bakmamıştım cıvıl cıvıldı bir şarkı mırıldanıyordu neşesi yerindeydi birden geri dönünce beni gördü yanıma dogru gelip günaydın dedi ekmekleri kesermisin dedi mutfak tezgahına yanaşıp ekmekleri kestim balkona hazırlamıştı masayı otururken birden galiba iki üç gün evde olmayacagım dedim nolduki dedi bir arkadaşım kaza yapmış kan gerekiyormuş hem yanında olmam gerekiyor hemde kan için deyince kim diye sormadı bile tabiki arkadaşlık zor günler için var dedi başka zaman olsa kim ne kazası diye sorgulardı sadece ne zaman gideceksin dedi otobüs bileti aldım bir saate kalkıyor çıkmam gerek dedim ayak üstü bişiler yedim daire giriş kapısını açıp kapadım köşedeki kullanmadıgımız odaya girdim. Kapı aralıgından izlemeye başladım çok heyacanlıydı bir kaç defa telofonu eline aldı ama fırlatıp attı telofonu koltuga oturdu kısa bir süre sonra eline aldı telofonu kulagında bir süre bekletti günaydın dedi evet he gibi sözlerlr kısa cevaplardan sonra kocam bir kaç gün evde olmayacak dedi. Konum atıyorum balkonda seni görecegim üçüncü kata çık bekliyorum dedi kapattı.
Hızla banyoya koştu galiba duş aldı kurulanarak çıktı yatak odasına geçti giyinip çıktı tekrar girdi bir süre sonra holde göründü makyaj yapmıştı koşarak balkona gitti balkonu göremiyordum ama blogun girişini görüyordumsiyah bir araba geldi ama içeri giremedi oraya parketti hızla blogaa yöneldi evet oydu holde ayak sesini duydum kapının deliginden girişe bakıyordu kısa süre sonra kapıyı aralayıp burdayım diye fısıldadı kolundan tutup içeri çekti kapıyı kapatmasıyla dudak dudaga geldiler sanki savaş vardı birbirlrrini keşfe çıkmışlardıeşim dudaklarını kurtarıp elinden tutup salona dogru çekiştirdikoltuga oturttu kahve yapayımmı dedyince adam önce seni bir içeyim deyip kucagına çekti bir eli ensesinde digerinide bacaklarına dogru sokmuştu eşim birden inledi amına dokunmuş olmalıydı amın yanıyor dedi evet sen yaktın dedi sular seller içinde dedi evet o zaman ufaklıkları bir tanıştıralım sonra detaya bakarız dedi eşimi koltugun üzerine diz üstü oturttu kemerini çözmesiyle pantolonu aşagı düştü kilotunuda indirince fotograflardakinden daha büyük görünüyordu arkasından amına bir seferde geçirinceeşim çıglık attı adam ufff çok darmış bakire amı gibi dedi kocan hiç sikmemiş dedi eşim sadece inliyordu. Beş yıldır bitti diyordu altında artık ben varım merak etme karım artık kendinden geçmiş haldeydi bu beş yılda başka siken oldumu deyince cesaret edemedim dedi yani siktirmek istedin mi deyince ama olmadı dedi ortam iyice sertleşmiş karımın çıglıkları artmış basılmaya başlamıştı vücudunun her noktası sarsılıyor kendini olduğu gibi bırakmış salonun ortasında bayılmış gibiydi dudakları sanki bir başka olmuştu çenesi düşmüş gözleri kaymıştı adam son bir yuklenişle en derinine ulaşmış tüm döllerini boşaltmıştı.
Sessizce evden çıktım saatlerce dolaştım telofonumu kapattım siteye geri dönüp arabamı aldım doğduğum köye gittim babamdan kalan eski ahşap bir ev vardı yaklaşık bir ayda o evi tamiratıyla ugraştım gerçekten güzel bir yaşam alanı haline getirdim artık rutin bir yaşama başlamıştım küçük bahçemde bişiler yetiştiriyordum artan vakitte baraja balık tutuyor köye uyum saglamış köyde yeni arkadaşlıklar kurmuştum neşem yerine gelmiş saglıgım iyice düzelmiş artık ilaç bile kullanmaz olmuştum televizyon bile izlemez olmuştum kitap okuyor günlük gazete alıyor akşam erken yatıyor sabah erken kalkıyordum artık yapacagım her iş planlıydı.
Bir akşam erkenden yatmıştım kapımın hızlıca vurulmasıyla uyandım pencereden baktıgımda ilk gördügüm kızım ile torunuydu onları görünce izlediğimi farketmiştim kapıyı açıp kızımla koklaşırken kafamı kaldırınca damadım ve elimide görmüştüm kızımla hep birlikte içeri geçtik eşim içeri girmemişti kendi ellerim ile yaptıgım terasa oturmuştu fısıltıyla annen neden gelmiyor dedim.kızım baba senle özel konuşmak için geldim deyince damadım görünümü alıp biz biraz dolaşacagız deyip çıkmıştı.
Yaklaşık bir saat konuştuk elimide çagırmıştı pişmanlıgı yüzünden okunuyordu özür dilemiş vereceğim her karara saygı duyacagını söylüyordu. İstersen burda benle yaşamak istediğini söylemişti .hiç bişi demedim yerim dar olsada hep birlikte o geceyi birlikte geçirdik kızım ve damadım ertesi gün gitmiş eşimle baş başa kalmıştık bir kaç ay içinde oda uyum saglamış ggeçmişi hiç konuşmadan hayatımıza kaldıgı yerden devam ettik.
Bitti...
Kocamı Aldatıyorum
Kocamın arkadaşı Mehmet bundan 3 yıl kadar önce eşinden ayrıldı, Mehmet ve Sibel ile 20 yılı aşkın bir tanisikligimiz vardir, kocamla nişanlılık dönemimizde, tanismistim Mehmet ve Sibel ile.
Bundan 10 yıl kadar önce sibel le aramizda geçen bir sohbette , sibel mehmetten sitem ediyordu , bezdirdi artik beni akşam ayri gece ayri sabah ayri , hep istiyor hep istiyor bir türlü doymak bilmiyor diyordu , zaman zaman bu konu hep gundeme giriyordu , o zamanlar bi içerlenmedim desem yalan olmaz.
Biz haftada 1 bazen 2 anca yapiyorduk. Son donemlerinde hayatinda getirdigi farkli sebeplerle artık anlaşamaz olmuslardi , Ben sibel i teselli ederken kocamda mehmet i teselli ediyordu.
Bu süreçte tabi ki arada mehmetlede konustugum olup onuda teselli ediyordum.
Derken artik bunlar ayrilma karari aldilar.
Mehmet bu süreçte firsatini buldukça bana teşekkür ederdi bu süreçte yanimda olman bana çok iyi geliyor derdi , Sibelin zamaninda bana sitem ettiği, benim icerledigim şeylerde hep aklima gelir olmuştu,
Mehmet Bana yakinlastikca ben hafif uzaklaşmaya calissamda aklimdan kovmaya calistigim düşünceler aklima surekli gelmeye başlar olmuştu, Bu süreçte kocamla da yatak muhabbetlerimiz neredeyse ayda 1 e kadar düşmüştü.
Mehmetin bu boşanma surecinde biz mehmetle seviyeli olsada flortlesmeye başlamış gibiydik , onunla konuşmak beni de çok mutlu ediyordu Ve mehmetle sevişmek istiyor olmam konusunda kendime yalan soylememeyi ve bunu kabullenip onu arzuladigimi kendime itiraf etmistim.
Artik Akışına bırakmıştım. Beni aradi yarın duruşma var dedi bitse de artik rahatlasam dedi , biliyordum durusmanin yarin oldugunu , Bugün öğleden sonra izin alicam musaitsen seninle oturup biraz sohbet edelim mi yanimda olmana ihtiyacim var galiba dedi,
Olur dedim ,
sonrasinda yazismalara basladik , biraz sakin bi yere mi gitsek dedim simdi senin morelinde bozuk sakin biryer de daha rahat konusuruz dedim.
Ben artik niyeti bozmustum galiba ,
Öğlen gibi beni arabayla aldi nereye gecelim dedi ,
sizin bir köy evi vardı oraya mi gitsek acaba dedim ,
lafim tam bitmeden yok ya boşver ben öyle Bir şey demedim say dedim.
Arabayı sağa doğru cekti ,ben ne oldu neden durdun demeye firsat kalmadan yapıştı dudaklarima , heyecandan kalbim güm güm atiyordu
sustum kaldim
yola devam etmeye basladi elimi tuttu, benim kadinim olmani o kadar istiyorum ki dedi,
ben yine sus pus kaldim , gidiyorum köy evine dedi sadece tamam diye bildim. Evin kapisindan içeri girdiğimiz gibi beni kucaklayip opmeye basladi yataga tasidi sevisirken soyunmaya basladik,
hiç konusmadik sadece sevistik zevkten inledik,
1 saat uzerimden inmedi , sonra 10 dk bi ara verdik ve tekrar devam , o gun saat 2 den 7 ye kadar sikilmedik yerim kalmadi ,
son finalde artik ikimizde de derman kalmasa da mehmet e şunları soyledim ,
Ben senden önce hiç sevismemisim , gercekten de oyleydi hiç böyle orgazm yasadigimi hatirlamiyorum. Mehmetle ozamandan beri hala görüşüyoruz buldugumuz her firsati degerlendiriyoruz,
Birakin sibel gibi bezmeyi öyle bir hal aldim ki sikildikçe daha da sikilmek ister oldum, Her gün firsat bulabilsek her gün mehmetin altina yatmak ister gibiyim.
Annemi Aldatırken izledim
Merhaba Bеnim аdım orkun 16 yaşındayım liѕe öğrеncisiуim annem handan 39 yaşında ev hanımı babamda bir şirketin genel muhasebeсisidir. her neyse mаddi durumuz gaуet iyidir para ѕorunumuz hiç yoktur tеk evin tek çocuğuyum annem benіm doğumumdаn sonrа сiddi kilo аldıkdаn ѕonra bir daha çоcuk doğurmа kararı almamışlar bu yüzden ailem üstüme çok düşer hеp ilgi göstеrіrlеr.
bir arkadaşlarla сuma günü halı saha maçı аlmıştık sааt 3 te annem akşamdan spor malzеmеlеrіmі hazır etmesіnі ѕöylemіşdіm o gün 15 gibi gelirim diyе sabah oldu kalktım оkula gіttіm öğlеn biraz gezdik saha оraya vardığımız yaşlı bir amca gelip siz kaç kaçı aldınız diye sorunca bizde 15-16 yı аldık diуe cevap vеrdik.
Adam da bize o ѕaat aboneli оğlum yаnlışlıklа vermiş kusura kalmayın dеyіncе bіzdе hayda şimdi ne olacak dеdik adamda isterseniz аkşаm verim dеdi 24-0100 arası deyince çok gеç o dеdik ailemiz izin vermez kaporaуı аldık уolda arkadaşlarla bеrabеr eve gеlirkеn herkeѕ evlerine dаğıldı bende evimin yolunu tuttum аnаhtаrımlа kаpıyı açtım içеrdеn konuşma sesleri geliyordu kim var evde dіye kafamı odaya doğru uzаttığımdа alt kоmşumuz alі abі vardı аnnemle konuşuyorlardı ulan dedіm.
Merak ettim hiç sеs еtmеdеn dinlemeye başladım ne oluсak dіуe öуlе kоnuşmaları dinlerken annem ali dedi eğer beni istiуorsan benimde isteklerimi yаpıcаksın dеdі ali abi neymiş handan іsteklerіn söуle sen hemen уaparım dedim. İуіce meraklanıyordum kim kimden ne neуi іstіyor neyden karşılık bekliуor derken.
Annem bombауı pаtlаttı sen benі sikеcеksin ya dedi
ali abi evet dedі
heh dedі bеnim dedi ergenlik çağında оğlum var dedі onun hayat kadınlarıyla ilişkiye girip haѕtalık kapmasını iѕtemiyorum bu іş іçіnde sеn karını benim оğluma siktiriсeksin dedi. Bu işin sоnunu artık hayal edebiliyordum. Annеm benіm іçіn kendisini аlt komşumuza ѕiktiricekdi. Ali abi hemen tamam kаbul dеdi bаnа uyar dedi.
Annem bаbаmа boynuzu alt kоmşumuzla takılcakdı bende bu manzaraya şаhit oluyordum. annemle abi çırıl çıрlak kalınca ali abi hemen annemin üstüne аtlаdı aç kurt gibi mеmеlеrini somuruр yalıyor dişliyor аğzındаki ѕalуaları akıtıp tekrar yаlıyordu dudaklarını emiyor ısırıp dіşlіyordu аnnemin уаlаnmаdık yerі kalmamışdı аnnemde dizlerinin üstünе çöküp alі abinin kоca sikini ağzına аlıp alttan yukarı tаşаklаrıylа beraber yalıyоrdu
аnnemde аzmıştı adeta аdаmın içini çekіyordu bіr müddet yalaştıkda sonra ali abi annemi kucağına alıp skіnіn üzеrinе oturttu annemі аnnem de zevkden іnlеyеrеk oh ah ıh uf of diye inliyordu zıplа karıcım diye ali аbі de zevkten koltukta coşuуordu 15 dkk bоyunca farklı poziуonlar da ѕikiştikden sonra ali аbi annеmіn göbeğine taуzikli bir şеkіldе boşalıp kоltuğa yığıldı
annem nefes nеfеsе іstedіğіn oldumu diye sorunсa
ali abіde dudaklarından öpüp oldu karıcım dedi
аli аbi duş almak іçіn аyаğа kаlkаrken ben hemen sesizce geldiğim gibi geri gittim
аnnem gelіceğіm saati bіldіğі için rahat takılıуordu evde hеr nеуsе 2 sааt dolandım dışаrdа eve geldim annemіn yüzü gülüуоrdu ee nеdе olѕа аlt komşumuz iуi bir sikmişti аnnemi ama aklımdakі merak başkaydı şimdi аli аbi karınıda bana mı siktiriсekdi diye merak ediyordum. Aradan 2 gün geçmişti her şey normaldi рazartesі günü уine öğlen eve geldim.
Annem уemek hazırladı yеdim 1 saat sоnra annеm ben dışarı çıkacam deyinсe аnnem dur gіtme nereye gidiyorsun dіye azarladı annem ilk dеfa kızmıştı bana sonra annem gelip аy yаvrum özür dilerim ben kızmak iѕtemedim dedim öуle panik atak bіr şekilde bağırdım dedi yok da niуe dışаrı çıkmаmа izin vеrmеdinki dedіm. Alі abinin hаmını zehra bana bіr уardım etsin diye çağırmışdı gіt bаkаlım ne dіуor ne işi varmış dіуe bende іçіm ne oluсak ki bіlmіyorum sankі аmа hewycanla aşağı kata іnіp kapıyı çaldım zehra abla kaрıyı açınсa ооо orkun hoşgеldin dedi
zehrа abla 35 yaşında çok güzel herşeyiyle о inсe ѕeѕ tonu bile çok güzel bеnim іçіn içim içime sığmıyordu bende annem yоlla іşіmіz varmış yardım іçіn çağırmışsın dedіm. oda şu perdeleri tаkаrmısın dedі benіm boуum yetişmiyor dedi ne demek tabi yardım ederіm dеdim. Zеhra abla sen onlаrı tak orkuncum bende sana şöyle güzеl bir kаhve yаpаyım dedі tаmаm оlur dеdim.
4 odanında perdesіnі tаkmışdım kollarım ağrımıştı. Kahvelerimiz gеldi çok teşşekür ederim orkuncum dеdi riсa ederіm zehra abla dedіm ѕohbеt еtmеyе başladık іştе derslerіn nаsıl gidiyor diуe ѕordu bende çоk iyi dеdim kız arkadaşımı sоrdu bende yok dеdim kız аrkаdаşım genllіkle dеrslеrimlе ilgileniyorum dedіm zamanım olmuyor vakіt ayırmaya dedim.
Zehrа abla olsun olѕun dedі derslerіnі boşlama sen dеdi. Sonra hiç ѕex yaptın mı dedі ben utаnmаyа başladım çünkü hiç bir kadınla böylе bir şеyіn lаfını bile kullаnmаmışdım yok уani öуle bir уanak yanağa öpüştüğüm kızlar var ama oda tanışma аmаçlı onun hariсindе bir kаdınа cinѕel yaklaşımım olmadı dedіm. Zehra abla böуle bir deneуim yaşamak istermisin dеdi bеndе kiminle olucak o iş dedіm. Tаbi kіde benimle dedi.
Demek zehrа abla оlayı bіlіyordu yаşаnаnlаrı ali hаkikаten kаrısını bana ѕiktirmеk іçіn aуarlamıştı. Zehrа аblа elini bacağıma uzatarak hiç utanma alicim dеdіm burdа sаdece sen ve bеn varız dedi kimse yok dedі rаhаt ol dedi kendi normal gündеlik уaşantıdaуmışsın gibi hiѕѕet dedi. Tamam dedіm gerçekden bіraz rahatlamıştım daha ѕonra zehra abla burda mı yaрalım dedі. bеndе yatak оdasında yapalım dedim tаmаm erkeğіm ѕen naѕıl iѕterѕen dedi.
Zеhra abla elini popoma koyarak gel bakalım aşk odamıza girelim dеdim kоnuşurkеn bile insаnı boşaltır bu kadın sonra soyunuр çırıl çıplak kаldı sen niуe sоyunmuyоrsun diye yanıma gеldi bеnim sоymamı istеrmisin dedі. bende оlur dedіm. bеnidе soydu ağzına уatağa oturtup yalamaya bаşlаdı dаhа 10 15 sn bіle ѕürmеdеn boşaldım ağzına güldü bеn kuѕura bakma zehra abla dayanamadım dedіm.
Önemli dеğil tаtlım ilk dеfа kadın еli değіyor dedі bu arada zеhra ablanı unut dеdin ben senin karın оlucam dеdi birаzdаn bende artık rahatlamıştım ol karım ol dedim kölem ol sеx tanrıçam ol dedim. Güldü aferin dedi. Gene yalamaya bаşlаdı sikim kıvamına gelmіştі çok uzun ѕürmedi gençlіk atеşi іşte zehra abla уattı уatağa ve gеl еrkеğim sende аmımı yala dedi.
Hеmеn уumuldum amına önce koklayıp içime çektim am kokusu buymuş demek diуе mırıldandım zehrа abla da koklа kokla mіs gibi am kokusu bu dedі ben уalamaуa başladım zehrа ablanın zеvk sularıyla yüzün yıkanmştı.
Zehra abla doğrulup bеni yаtırdı tеkrar sikimi yalıyıр üzerіne оturmaya başladı birazdan mіllі olucakdım zehrа abla beni milli уapıcakdı. Sikimin içine santim ѕantim gіrіşіnі іzlemek bеnim için dayanılmaz bir zevkdі içi fırın gibiydi уanıуоrdu ben altta kıvranıyоrdum bu naѕıl bіr zevk diye ben hep boşunamı 31 çektim diyе söyleniyordum zehra ablada elini sikme koсaсığım beni ѕik dedi.
O öyle konuşurkеn bеn 1 2 dkk bilе dayanamadan bоşaldım içinе bu kadar kıѕa sürmesini ѕinir оldum hırsımdan ağlamaya bаşlаdım zehra abla saçlarımı okşayıp nе oldu niye ağlıуorsun dedi bende çok kısa sürеdе bоşalıyоrum dedіm. Oda hayatım іlk defa bir kadınla sіkіşіуorsun sen gene iyi daуandın 1 2 dkk içim de dеdi. Sеndеn daha çоk erken bоşаlаnlаrı var dedi hemen ѕikişimiz düzenli hale geldіğіnde en аz 15 20 dkk sikiсeksin benі dedi
bеn kendi me gelmіştіm atladım üstüne altıma аldım öpüşmeye başladım. Bu arada zehrа abla her şeyi anlattı bana bende biliyоrum dedim рeki ѕen beni niye istedin dedim оda sen çok tаtlıѕın gençѕin dеdi sevіşіrken severek sikеrsin beni dеdi.
Tеkrar sikim kаlktı 3 üncü kez sіkіşmeуe başladık bu sefer 10 dakika ѕikmiştim sikimin başı ağrımaya bаşlаmıştı. Ben bu günlük yetmezmi dedim ne оldu dedi уоruldun mu dedi yok dа dedim sikim ağrımaya başladı dedim оda tаmаm dеdi bir daha ki nе kremli yaрarız dedi duşa girdik duşumuzu аlırken bile herуerimizle оуnuуоrduk tаm 2 saat berаber kalmışız eve çıktım elim yüzüm kıpkırmızı olmuştu
annemde ne оldu ne іşі уaptırdı ki böyle elіn уüzün kızardı dіyerek güldü
bеndе işte kоltukların уеrini değiştirdi halıları kaldırıp serdirdi dеdim. Bundan sonra her öğlen önce atl kata uğruyorum оrdan eve gidiуorum hafta sonu bilе zеhra abla ali аbiyi evden kovuyor kосam gelicek sіktіr git dіye :
kendime bіr orosрum buldum bаkаlım nе zamana kadar sikicem..
Dul baldızımı tatmin ediyorum
ben Arif. 35 yaşındayım, oldukça da yakışıklı sayılırım. Boyum 1.76 ve 72 kilodayım. 5 yıllık evliyim ve karımla son derece mutluyuz. Seks hayatımız mükemmele yakın, haftada 4 veya 5 kez sikişiriz.
Benim bir de dul baldızım var. Hani baldızım diye söylemiyorum, ama 1.70 boylarında, balık etli, kafam kadar iri göğüslere sahip, çok güzel bir kadındır.
Karımla evlendiğimden beri kendisine resmen hastayım, beni deli ediyor. Ama bir türlü kendisine açılamıyordum.
Evliliğimiz süresince baldızıma karşı sadece yanlışlıkla ve istemeden olmuş gibi dokunuşlardan, sürtünmelerden öteye gidemedim. Baldız bazen farkına varıyordu ama aldırış etmiyordu.
Daha da ileriye gidemiyordum, açıkçası beni terslemesinden ve karıma söylemesinden korkuyordum. Evliliğimizin ikinci senesinde karım hamile kaldı. Doğum yaklaşmaya başlamıştı, bizi de bir telaş almıştı. Benim annem babam İstanbulda kalıyorlardı, yani uzaktı.
Üstelik hepsi işinde gücünde. Karımın ailesi ise Ispartada oturuyordu, onları biraz daha yakın gördüğümüz için onlara söyledik, doğum sırasında benim kayınvalideye burada olması için ricada bulunduk, onlar da seve seve kabul ettiler.
En sevindiğim yanıysa baldızım da geliyordu. Baldızımı görmeyeli aylar olmuştu, eve geldiğimde kapıyı baldız açınca sevincimden havaya uçacaktım. Baldız genelde çok içten davranırdı bana. Beni görünce, ?Hoş geldin enişte!? deyip boynuma sarıldı.
Kaçırır mıyım fırsatı, ben de sarıldım hemen beline! Vücutlarımız birleşmişti, biraz daha sarılsam kesin boşalırdım yani. Sonra içeriye salona kaynanamla karımın yanına geçtik? porno hikaye Sohbet falan ederken bazen baldızla göz göze geliyorduk.
Galiba halen anlamamıştı, kendisine uzun uzun sarılmamı ve dudaklarına yakın öpücük kondurmamı. Sohbetti, çaydı, kahveydi derken vakit epey geç olmuştu. Zaten karım hamile olduğu için çok halsiz ve bitkindi, uyumak için iyi geceler dileyip odalarımıza geçtik. Ben baldızı kafamdan atamıyordum, ne yapsamda siksem diye düşünüp duruyordum.
Ne olursa olsun, rezil olma pahasına da olsa, baldızın o göğüslerinin tadına mutlaka bakmam lazımdı. Bu düşüncelerle uyumuşum? Sabah olunca erkenden uyandım, çünkü karımı hastaneye karabük escort yatıracaktık. Yüzümü yıkamak için lavaboya gittim, baktım tuvalet meşguldü. Bekledim biraz, tuvaletten baldız çıktı.
Saçları falan çok dağılmıştı, uyku sersemi yalpalayarak yürüyordu. Geceliğiyle lavaboda yüzünü yıkamaya başladı. Ben de tuvalete girmek için yürüdüm, alan çok dardı ve baldızın kalçasına sürtünmeden geçmemin imkanı yoktu.
Zaten hiç kaçırmazdım bu tür fırsatları?
Baldız geçebilirmiyim dedim.
Geç enişte! Geçmeyip altına mı edeceksin dedi ve güldü.
Ben de geçerken elimi baldızın beline attım ve kalçasına resmen yaslandım,
Gerçekten geçmemi istiyormusun baldız dedim.
Geç enişte geç, kendi malın gibi kullan, tuvaleti dedi.
Ben de, Tabii kullanırım, benim tuvaletim değil mi dedim.
Bu arada arkasında durmaya ve sürtünmeye devam ettim.
Baldız döndü ve Enişte ne yapıyorsun dedi. Ama bunu söylerken gözlerimin içine öyle bir baktı ki, Sik beni enişte der gibi.
Ne yapıyor gibi görünüyorum baldız Geçmeye çalışıyorum, geçemiyorum dedim.
Baldız da kalçasını biraz daha bana bastırarak, Buradan da geçemezsen yuh sana enişte dedi.
Baldızımın bu davranışı beni cesaretlendirmişti. Yılların verdiği o özlemle elimi muhteşem göğüslerine attım ve Geçmek için burdan tutmam gerekiyor galiba deyip avuçladım göğüslerini.
O sırada koridorun lambası yandı ve bırakmak zorunda kaldım. Gelen kaynanamdı.
Baldız yüzünü yıkamaya devam etti, ben de tuvalete girdim. Anlamıştım artık, sevgili baldızım da beni istiyordu. Tuvalette baldızın o muhteşem göğüslerini hayalleyerek bir posta 31 çekip boşaldım, çıktım sonra. Baktım kaynanam kahvaltıyı hazırlamış. Kahvaltı yaparken oldukça neşeliydim, çünkü oğlum dünyaya gelmek üzereydi.
Baldız bana bakıp, Enişte ne güzel, oğlun olacak, çok seviniyorsun eminim dedi.
Ben de, Eee erkek adamın erkek oğlu olur dedim, gülüştük.
Sonra hazırlandık, hastane yoluna koyulduk Taksi çağırmıştım. Bindik taksiye. Kaynanam öne oturdu. Karımı arkaya bindirdim.
Tam diğer taraftan binmeye hazırlanmıştım ki, baldız, Enişte ablamın yanına otur, ona moral ver, ben kenarda otururum dedi.
Kör bir göz istedi, Tanrı verdi iki göz Geçtim karımın yanına oturdum, baldız da benim yanıma oturdu. Ohh ne ala, bir yanımda karım, diğer tarafımda baldız. Yol bir hayli uzundu, karımla konuşuyordum, moral veriyordum, aynı zamanda bacağımı baldızın bacağına resmen yapıştırmıştım.
Ben bastırdıkça baldız daha çok bastırıyordu. Elimi baldızın bacağına koydum, bu arada karımla sohbet ediyordum. Sırtım baldıza dönük, ama elim bacağındaydı Bir ara döndüm baldıza baktım, baldız da gülümseyerek bana bakıyordu.
İçimden, Bu iş tamam, bastır Arif dedim, başladım baldızın bacağını okşamaya. Yavaş yavaş amına doğru ilerliyordum ve hiç bir tepki yoktu, bacaklarını aralaması dışında.
Külotunun üzerinden amını okşamaya başladım, yine tepki vermeyince artık elimi külotun içine soktum. Resmen baldızın amını parmaklıyordum ve bu arada da karımla konuşmaya devam ediyordum. İki arada bir derede kaldım yani.
En sonunda baldız bacaklarını sıkmaya başladı, anladım ki boşalıyordu artık. Az sonra parmaklarım vıcık vıcık ıslanmıştı. Sonra çektim elimi, baldıza baktım, yüzü kıpkırmızı olmuştu, ama halen gülümseyerek bakıyordu.. Hastaneye geldik, karımın yatışını yaptım. Sadece bir refakatçi kabul ediliyormuş. Kaynanam karımın yanında kaldı.
Biz baldızla dışarıda dolaşır, arada sırada yanınıza gelir gideriz. dedik ve ayrıldık.
Odadan çıkar çıkmaz baldız bana kızarak, Enişte sen ne yaptığını sanıyorsun yaa! dedi.
Ben de, Ne yaptım ki baldız dedim. Gülerek,
Arabada mahvettin beni dedi.
Sen de beni o kadar kendine hasta etmeseydin baldız, gülü seven dikenine katlanacak dedim.
Enişte inanki mahvettin beni, bu yaşıma kadar hiç böyle heyecanlı boşalmamıştım, çok güzeldi dedi.
Sen dur, daha alasını yaşatacağım sana dedim.
Etrafa baktım, hastanenin arka bahçesi tenha bir yerdi, az ileride de depoya benzeyen, eski baraka gibi bir yer vardı. Baldızın koluna girdim oraya doğru yürüdük.
Baldız bak, şu barakada tarihi eserler varmış dedim.
Baldız şaşırarak, Hastanede tarihi eserin ne işi var enişte dedi, güldü.
Gel göstereyim dedim.
Barakaya girdik. Hemen tişörtünün üzerinden göğsüne ağzımı yapıştırdım.
Ne yapıyorsun enişte dedi.
Acıktım baldız, emzir beni dedim.
Yapma enişte, bir gelen falan olur, evde yapalım, daha rahat ederiz dedi.
Olmaz baldız, kaç senedir seni arzuluyorum, hayal ediyorum, seni düşünerek ablanı sikiyorum, acı bana lütfen, seni sikmek istiyorum dedim,
belinden tutup vücudunu vücuduma, dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım, öpüşmeye başladık Öpüşürken baldız kendini tamamen teslim etmişti bana. Eteğini kaldırıp külodunu dizlerine kadar indirdim ve dudaklarımı amına yapıştırdım. Am dudaklarını bir bir emiyor, parmaklarımla ayırıp, dilimi içine sokuyordum.
Baldız bağırmamak için elini ısırıyordu. Yaladım yaladım, baldızımın ekşimsi am suları ağzıma akmaya başladı. Resmen amını ağzımda yoğuruyordum. Dayanamadı titremeye ve boşalmaya başladı.
Enişte mahvettin beni, dayanamıyorum sok artık sikini, sookkkkkk diye yalvarmaya başladı.
O kadar acele etme baldız dedim, açtım göğüslerini, başladım o muhteşem kahverengi uçları yalamaya.
Baldız çıldırıyordu, Yaaaaa hadiiii enişte, hadi sok sikini, sikini sok, soooookkkk şu sikini içime diye inliyordu.
Ben de zaten zor tutuyordum kendimi. Hemen yatırdım baldızı kasaların üzerine, ayırdım bacaklarını ve var gücümle bastım amına.
Var ya Şloppp diye birden girdi yarağım köküne kadar.
Baldız deli oluyordu, Bastır aşkım, bastır diye kıvranıyordu. Var gücümle amına basıyor, sonuna kadar girip çıkıyordum Baldız yeniden titremeye sarsılmaya başladı.
Ben de gelmek üzereydim. Son bir hamleyle, aynı anda boşalmaya başladık, ama nasıl boşalma. Baldız öyle bir boşalıyordu ki, bitmeyecek sandım. Belime doladığı bacaklarıyla neredeyse belimi kıracaktı.
En sonunda emelime ulaşmış, baldızı sikmiştim. Hemen toparlanıp hastaneye geri döndük. Karımın sancıları başlamıştı. Doktorlar bizi çıkarıp karımı yoğun bakıma aldılar.
Nur topu gibi bir oğlum oldu. Kayınvalidemle baldızım 1 ay kadar kaldılar. Karımın hastanede yattığı sürece genelde kayınvalidem refakatçı kaldı.
Biz de evde baldızla sabahlara kadar sikişip, gündüzleri karımı ziyarete hastaneye gidiyorduk....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Serbest AŞK
Hale ile tanışalı 8 ay olmuştu. Ben 26 yaşındaydım, o 25 O güne kadar tanıdığım kızlara göre oldukça farklı yönleri vardı Halenin Yıldırım hızı ile başlayan aşkımız, yıldırım hızıyla yatağa taşınmıştı. Onsuz yapamıyordum. Nefis bir teni, orta büyüklükte memeleri, düzgün bacakları, ince bir beli ve nefis bir poposu vardı. Kısa koyu kestane sacları, hızlı düzgün konuşması, deli doluluğu ona ayrı bir büyüleyici özellik katıyordu.
Her an her şeyi yapabilirdi. Bunun dışında olağanüstü enerjisi ve cesurluğu ile beni etkisi altına almıştı. Bir öğleden sonra oldukça ateşli bir sevişme sonrası soluk soluğa yatakta uzanmışken, oral seksten neden çok hoşlanmadığımı sordu.
Açıkçası bilmiyordum. Birisi benim için bir şey yaparken benim öylece durmam garibime gidiyor diyebildim.
O da seksle ilk tanıştığım zaman iyi bir oral seks almadığımı tahmin ettiğini söyledi. İlk oral seksimi sordu, kısaca anlattım.
Beni dinledi ve Ben de sana ilk kez nasıl yaptığımı anlatayım dedi.
Daha önce de eski sevgililerimizden hatta sekslerimizden bahsetmiştik üstünkörü, o yüzden yadırgamadım.
Başladı anlatmaya; Lisede okurken abisinin bir arkadaşına hastaymış. Çocuk dar kotlar giyermiş. Oğlanın önündeki kabarıklık Haleyi derin hayallere sürüklermiş. Bir gün abisinin arkadaşı evdeyken, abisi biten biraları yenilemek için markete gitmiş; zaten içkiden iyice gevşeyen abisinin arkadaşı da Haleye orasını göstererek gözünle yiyeceğine ağzınla ye deyivermiş.
Bu olaydan kısa bir süre sonra bir gün buluşma ayarlamışlar.
Oğlan Haleye diz çöktürmüş ve yüzünün tam karsısına gelecek şekilde burnunun dibine kadar sokulmuş, kotunun düğmelerini yavaş yavaş açtıkça içinde iç çamaşırı olmadığı belli olmuş. Aleti çok iri olmamasına rağmen olağanüstü büyük taşakları varmış.
Halenin çocuğun cinsel organından gelen kokudan resmen başı dönmüş. Bir çırpıda aleti ağzına almış, ama esas çocuğun taşaklarını yalamak icin yanıp tutuşuyormuş. Sonunda dayanamamış çocuğun taşaklarını yalamaya başlamış.
Hayatımda böyle içi dolu, böyle büyük, böyle nefis taşak görmedim. Resmen kölesi oldum. Hala içim titrer düşünürken derken olayı resmen yaşıyordu.
Sonunda çocuk Halenin ağzının içine, yüzüne boşalmış. O taşaklar o kadar büyük ve doluydu ki aşkım, spermleri yalnız yüzümü ve ağzımı değil, lise formamı da yapış yapış yapmaya yetti diye anlatırken ben de bir garip olmuştum.
Sevgilim bir erkeğe nasıl hayranlık duyduğunu en açık saçık kelimelerle anlatıyordu ve ben resmen bir duygu karmaşası yaşıyordum. Bugüne kadar hiç bu kadar detaylı, böyle açık saçık bir konuşma yapmamıştık. Birden Hale gülerek elini sikime attı, Ahlaksız sevgilim benim diyerek bir kahkaha atınca kendime geldim.
Soluk soluğa bir seks seansını daha yeni bitirmemize rağmen anlattıkları karşısında aletim dimdik olmuştu. Hale yavaşça aşağıya indi ve sertleşen aletimi yalamaya başladı.
Arada aletimi ağzından çıkardığında o çocuğun taşaklarını, kokusunu, menilerinin lezzetini anlatmaya devam ediyordu. Derken birden dilini benim taşaklarıma değdirdi ve emmeye başladı. Resmen titriyordum zevkten Birden kafasını kaldırdı. Sikimi ağzından çıkarıp, ıslanmış dudaklarıyla gözlerimin ta içine bakarak Neden bir anda bu kadar sertleştin aşkım Beni o gün, o çocuğu yalarken seyretmeyi isterdin değil mi Onun için sikin kalktı değil mi dedi.
Kekeleyerek Evet Evet, çok isterdim dedim.
Ben de senin karşında o çocuğu boşaltmak, menilerini memelerime yüzüme attırmasını isterdim bebeğim dediğinde ben taşaklarımdaki bütün yükü suratına boşaltmaya başlamıştım bile. Ben nefes almakta zorlanırken Hale bir çırpıda aşağıdan yanıma çıktı ve dudağıma bir öpücük kondurarak,
Harikaydın sevgilim dedi. İşin ilginç yanı, yüzü gözü ve dudakları benim menilerimle kaplıydı. Sonra bir daha bu konudan konuşmadık.
O sevişmemizden bir kaç gün sonraki ilk yatağa girdiğimizde, ikimiz de boşaldıktan hemen sonra Hale kafasını göğsüme yaslayıp konuşmaya başladı.
Konuyu da bir önceki sevişmemizde yaptığı müthiş oral sekse getirdi. O konuda konuşmakta kararsızdım. Geçen gün çok zevk aldın sakın saklama benden dedi. Ve benden önceki sevgilisi ile yaşadığı bir sevişme olayını tüm ayrıntılarıyla anlatmaya başladı.
İki üç dakika içinde yeniden dimdik olmuştum; Şimdi oldu işte Tam istediğim gibi, sert ve dimdik Hadi içime gir dedi.
Onu uysal bir şekilde dinledim. Sikim kaygan amında kızak gibi kayıp anında dibi boyladı. İnleyerek boynuma sarılırken,
Nasıl içim dedi.
Güzel Çok sıcak Ve çok kaygan dedim,
Neden
E, yeni boşaldım içinde de ondan
Kötü mü peki
Yoo, değişik bir his sadece
Peki Ya az önce içimde boşalan sen değil de başka birinin dölleri olsaydı Ve sen beni sikmek için kalkan sikinle öyle, kaygan kaygan içime girsen nasıl olurdu
Beynim konuşulanları reddetse de aletim yine zonklamaya başlamıştı.
Hale aralıksız konuşuyordu Senin önünde, başka bir erkekle deli gibi seviştiğimi düşün Seviştiğim adamın bana hoyrat davrandığını Canımı çıkardığını Sonra hayvan gibi içime boşalarak gittiğini Sonra da senin, o beni sikerken bir kenarda seyrettiğin yerden kalkarak içime girdiğini düşün. Düşün ki amcığımın içi beni beceren aygırın spermleriyle dolu Düşün ki sikinin gövdesi o sıcak, nemli yerde, o beni acımasızca siken yabancının sıcak menileriyle sarmalanıyor
Evet Evet Hem senin amının sıcaklığı var, hem onun dölleri Ateş gibi amcığın diye hırladım kulağının dibinde
Evet aşkım Harika değil mi Amımda başka bir erkeğin spermleri İkinizin dölleri birbirine karışacak şimdi Hadi Hadi sevgilim Boşal sen de Kokteyli yapın amcığımda Sperm kokteyli Ooohhhh dediğinde
ikimiz de inleyerek boşalmaya başlamıştık bile Artık reddedecek ne halim, ne yüzüm kalmıştı. Halenin anlattıkları delice hoşuma gidiyordu.
Sürekli seviştiği erkekleri, onlarla yaşadıklarını, nasıl seviştiğini, tüm detaylarıyla anlatıyordu bana Bir iki ay sevismemiz sırf Halenin anlattıkları ile geçti. İnanılmaz coşkulu sevişiyorduk.
Bir gün Hale Artık anlatmayacağım dedi.
Oyuncağı elinden alınmıs çocuk gibi olmuştum.
Neden dedim
Sıra sende Sen beni nasıl görmek istediğini anlat dedi.
Direnmedim fazla O başkası ile sevişirken onun o güzel bakımlı kırmızı ojeli ayaklarını yalamak istediğimi anlattım. İlk cinsel deneyimimi, aklımdan çıkmayan, kimselerle paylaşmadığım ilk seksimin beni etkileyen, cinselliğimi yapılandıran anılarımı anlattım ona Ablamla komşu kızını çırılçıplak sevişirlerken yakalamıştım. İki azgın lezbiyen kız arkadaş suçüstü yakalanınca, ses çıkarmamam için suç ortaklığı yapıp beni de aralarına almışlardı.
Bakire olduklarından bana ojeli ayaklarını yalatıp, kaygan ayaklarıyla sikimi okşaya okşaya boşaltmışlardı beni İki genç, güzel kızın da hoşuna gitmişti benim sessiz ortaklığım Her fırsatta aralarına beni de alıyorlardı. Ablamla ensest ilişkinin, diğer kızla anal seksin tadını almıştım. Seks konusunda, kızlar ve cinsel organlarıyla, zevk noktalarıyla ilgili bir çok şeyi onlar öğretmişti bana İkisi de evlenip gidene kadar cennette yaşatmışlardı beni Haleye anlattığım hikayemde farklı olarak, bu sefer kadın kadına değil, sevgilimle bir başka erkeğin sevişmesinde olaya dahil oluyordum. Adam sevgilimi sikerken ben sevgilimin ojeli ayak parmaklarını yalıyordum.
Yabancı erkeğin spermlerini boşalttığı güzel ayaklarını yalayarak temizliyordum. Hale bir yandan benimle sevişirken, bir yandan da ince ince ayrıntılarıyla ballandırarak anlattıklarımdan olağanüstü keyif aldı ve müthiş bir orgazm yaşadı.
Artık sevişmelerimizde sadece bu konular vardı. Üçüncü kişiler ya da Halenin başkaları ile sevişmeleri Birbirimize anlattığımız hikayelerde ben sevgilimi bir pezevenk gibi sikileceği erkeğe özenle hazırlıyor, kendi ellerimle koca yaraklı yabancı erkeklere siktiriyordum kadınımı
Bir gün Hale Biliyor musun, iş yerimizdeki sekreter kızın, Nilgünün bir memeleri, bir bakımlı güzel ayakları var, görsen çıldırırsın Ayaklarının güzelliğini görünce aklıma sen geldin hemen, heyecanlandım dedi.
İlk defa üçüncü olarak bir kızdan ve hayali değil gerçek, yani çevremizdeki bir insandan bahsediyorduk. Halenin iş yeri hafta sonları çalışanları için bir spor kompleksi ile anlaşmış Hale de soyunma odasında kızı bol bol seyretmişti. Kızı bana anlatırken nefis bir sevişme daha yaşamıştık.
Arada sevgilimi işyerinden almaya gittiğimde sekreter kızı görüyor ve anlattıkları aklıma geliyordu hemen, dimdik oluyordum. Hale neler hissettiğimi biliyordu onu görünce, şeytanca gülerek koluma giriyor, işyerinden çıkıyorduk.
Bir hafta sonu evimde otururken telefon çaldı. Haleydi. Hayatım misafir kabul edecek durumda mısın dedi.
Tabii, kim dedim.
Az sonra sendeyiz dedi kim olduğunu söylemeden, telefonu kapattı.
Zil çalıp merakla kapıyı açtığımda Haleyi sekreter kızla karşımda gördüm. İş yerindeki konumu gereği Halenin, sekreter kızla hafta sonu geçirmesi pek mantıklı gelmemişti bana Meğer spor salonunun kaloriferleri arızalanmış, onlar da spor yapan kızlar olarak (başka kız yokmuş, diğerleri erkekmiş) duş alırsak hastalanırız diyerek çıkmışlar.
Evim yakın diye de duş almaya bana gelmişler.
Yine şeytanlık peşindeydi Hale anlaşılan. Misafir diye önce kızcağız yani Nilgün duşa girdi. Hale hemen benimle oynaşmaya başladı.
Nilgün içerden havlu istediğinde sevişmemiz yarım kalmıştı. Az sonra Nilgün bornozumla salona geldiğinde Hale duşa girdi. Bornoz Nilgünün hemen hemen her yerini kapatıyordu ama ayakları gözlerimin önündeydi.
Nilgün kanepenin üzerinde dizlerini topladığında bornozun arasından yuvarlak diz kapakları da nefis ayakları ile gözlerimin önüne serilmişti. Nilgün oldukça rahat, gezme eğlenme ve biraz da sınıf atlama meraklısı bir kızcağızdı. Eve, manzarasına hayran kalmıştı.
Burada olmaktan ne kadar mutlu olduğu gözlerinden okunur haldeydi. Özellikle banyoda jakuziye hayran kaldığını, kullanmanın kim bilir ne kadar zevkli olduğunu söylerken de pot kırdığını düşünmüş hafif kızarmıştı. Az sonra Hale küçücük havluya sarılı halde yanımıza geldi ve şımarık hareketlerle Baileysli kahve istedi benden. İçine az da viski katarak getirdiğim üç kahveyi içerken Hale kanepede yanıma yarı uzanmış halde oturmuş, güzel ayaklarını tam aletimin üstüne koyarak ve ufak ufak kıpırdatarak beni azdırmaya başlamıştı.
Bu arada memelerinin ve bacaklarının oldukça büyük bir bölümü açıkta kalıyordu. Hale beni mi yoksa kızı mı etkilemeye çalışıyor kestiremiyordum.
Kahvelerin yerini ikinci turda viski almıştı. Hale bir şey almak için kalktığı zamanlarda ya da konum değiştirdiğinde, sözüm ona kazara açılan üstünü başını toplamaya çalışırken birçok mahrem yeri kızın karşısında ortaya çıkıyordu.
Bu rahatlık kıza da oturuşunda olmasa da konuşmalarında yansımış, açık saçık fıkralarla ortalık iyice ısınmıştı. Hale benden çikolata istemişti. Evde yoktu, gidip almaya da açıkçası üşenmiştim. Bir taraftan da acaba Hale kızla yalnız kalmak mı istiyor diye içime bir kurt düşmüştü.
Acaba gitsem mi diye kendi kendime düşünürken kızın cebi çalıverdi.
Kız panikle telefonunu almaya çalışırken açılan bornozun yakasından gözüken memelerine bakıyordum ki Haleyle göz göze geldik. Hafif utanmıştım. Hale ise her zaman ki rahatlığı ile bana göz kırptı. Bu arada kız kendisini spor salonundan almaya gelen sevgilisine haber vermediği için binbir özür diliyordu.
Hale Aaaa, bize gelsin. dedi
Nilgün Olur mu, rahatsız etmeyelim filan derken
Hale tüm şımarıklığı ile, Hem ben çikolata da istiyordum. Bana gelirken çikolata alsın diyerek Nilgünün itirazlarını savdı.
Onbeş dakika sonra çocuk bizdeydi. Çok yakışıklı, manken gibi, Nilgüne uygun bir çocuktu. Bir falsosu yoktu. Hatta oldukça garip gözüken halimizi (bornozlu sevgilisi, kısa havlulu bir kadın ve tanımadığı bir adam) bile yadırgamamıştı. Vakit öğleden sonraydı ve biz viskiye devam ediyorduk.
Artık iyice samimileşmiştik. Hale açık açık beni okşuyor, Nilgün de sevgilisine sarkıp duruyordu. İkinci şişe viski de yarılanmıştı. Ben başımın ağrıdığını söyleyerek bir duş alacağımı söyledim.
Döndüğümde Hale Sevgilim Nilgün jakuziye hayran kalmış. Kullanmak istiyor, hazırlasana dedi.
Nilgün itiraz ederken Hale Aamaaan Nilgün saçmalama, hem kendine gelirsin sen de dedi.
Nilgün, köpükle ve mumlarla hazırladığım jakuziye doğru yol alırken Nilgünün sevgilisi ve biz de viskiye devam ediyorduk.
Hale birden çocuğa Oğlum sevgiline baksana, kız jakuzinin köpüğünde boğulup kalmasın. Hem biz de sevgilimle yalnız kalalım biraz diyerek göz kırptı.
Uzunca bir müddet açık saçık espriler fıkralar gırla gittiğinden bu sözler pek garip kaçmamıştı. Çocuk banyoya yollanırken Hale arkadan bağırıyordu Sakın hemen gelmeyin haaa diye.
Nihayet bugün ilk kez Hale ile baş başa kalmıştık.
Aşkım, neler çeviriyorsun sen dememe kalmadan,
Hale eliyle sus işareti yaparak
Bırak aşkım yaa Rahat ol biraz dedi. Oynaşmaya başladık. Öpüştük, koklaştık. Havlusunu çözüp attığımda çırılçıplak kaldı sevgilim Ben onu yalayıp yutarken, o da benim bornozun önünü açıp sertliğimi okşadı, ağzının içinde kaybetti.
Dakikalar boyunca birbirimizi okşayıp tahrik ettik. Sonunda dayanamaz hale geldim. Ben taş kesilmiş, zonklamaya başlayan sikimle tam Haleye girmeye hazırlanırken,
Bu kadar yeter, gel benimle diyerek altımdan kalktı.
Elimden tuttuğu gibi beni banyoya, diğerlerinin yanına doğru götürmeye başladı. İnanamıyordum. Hayalini kuruyorduk hep, başka bir kadınla sevişmenin heyecanı güzeldi ama henüz gerçekten grup sekse, sevgilimi başka bir erkekle paylaşmaya hazır değildim.
Hem de Halenin iş ortamından biri ile Yine de dimdik kesilmiştim.
Tam banyonun kapısına geldiğimizde Hale beni durdurdu,
O kadar heveslenme aşkım, sadece seyredelim bugün dedi ve eğilip gözünü anahtar deliğine dayadı.
Hareketlerinden, dudaklarını ısırışından anladım ki tahmini doğruydu. Bizimkiler jakuzide sevişiyorlardı. O önümde domalıp, anahtar deliğinden içerde sevişen çifti izleyip amını parmaklarken ben de dayanamadım, arkadan ona giriverdim. Kısa sürede dudaklarını ısıra ısıra boşaldı. Şimdi sıra bendeydi.
Sevgilimi boşaltmıştım ama ben sevgilimin zevk sularıyla ıslanmış sikim önümde zonklarken boşalmadan duruyordum. Bu kez ben eğilip gözümü deliğe dayadığımda Hale bacaklarımın arasına girmiş, sikimi ağzına almıştı bile İçerdeki manzara gerçekten dayanılır gibi değildi. Jakuzinin etrafında yanan mumların ışığında, köpüren sularının içinde iki güzel beden birbirine girmişti.
Manken gibi yakışıklı Muratın kaslı vücudu Nilgünün uzun bacaklarının arasında inip kalkıyor, jakuzinin fokurdayan suları iki azgın, kızgın bedene masaj yapıyordu. Bir yandan içerideki seks sahnesi, bir yandan sevgilimin sikimi yalayıp yutan dilinin, dudaklarının teması beni bitirdi kısa sürede Fışkıran spermlerimi olduğu gibi yuttu Hale Son bir iki damlayı da diliyle yalayıp aldı.
Ablam dışında bunun kadar harika oral yapan bir kadın tanımamıştım hiç Her defasında bitiriyordu beni Dizlerim titriyordu iliklerimi emdiğinde Nefes nefese boşaldıktan sonra salona döndük, koltuğa serilip kaldık.
Çok geçmeden yorgun savaşçı iki sevgili de yanımıza geldi. Murat elbiselerini giymiş, sözüm ona duşa girmemişti. Herkes bitkin haldeydi. Teklif yine Haleden geldi,
Bu kadar alkolle araba kullanılmaz çocuklar, hadi burada kalın dedi. Onlara içerde yatak hazırladı.
Sonra herkes odasında sızdı kaldı. Gece yarısı Hale telaşla beni uyandırdı. Gözlerimi oğuşturup baktım, çırılçıplaktı ve vücudu pırılpırıldı. Bir çırpıda üzerime çıktı. Aletim inikti ama üzerine oturduğunda Halenin sıcaklığı beni elektrik çarpmışa döndürdü. Sikim sertleşmeye başladı, o uyku sersemliği geçti. Hale bir taraftan da kulağıma,
Noolur sevgilim Hemen kaldır aletini Nolur çabuk diyordu.
Ne olduğunu anlayamıyordum. Birden Halenin feci ıslak olduğunu fark ettim. Hatta çok ıslak, resmen bacaklarının arasında bir şeyler süzülüyordu. Hale yalvarır gibi Ne olur acele et derken kısa bir açıklama yapıverdi,
İçimi ağzına kadar doldurdu Nilgünün sevgilisi doldurdu.
Hadi, hemen İçim doluyken sen de gir içime dedi.
Yeterince, hatta gereğinden fazla dikleşmiştim.
Hale bacak arasından akan sıvılarla aletimi sıvazladıktan sonra köküne kadar beni içine alacak şekilde üstüme oturdu. Aletim kolayca dibine kadar kayıverdi. İnanılmaz bir sevişmeydi. Sevgilim bir yandan sikimin üstünde oturup kalkıyor, bir yandan da benim konuşmama hiç fırsat vermeden en açık laflarla çocuğun onu nasıl becerdiğini anlatıyordu.
Yatakta çırılçıplak uyuyorum biliyorsun. Gece sen uyurken tuvalete kalktım. Her zamanki alışkanlıkla çırılçıplak hole çıktığımda Muratla karşı karşıya geldim aşkım Üzerinde bir külot vardı onun da sadece, o da çıplaktı.
Bir an donup kaldık. O bana baktı, ben ona baktım. Jakuzide Nilgünü nasıl siktiği aklıma geldi. O harika erkekliğiyle önümde duruyor, loş ışıkta, ikimiz Nasıl sarıldık birbirimize, nasıl sevişmeye başladık, anlamadım bile? Hemen orada, holde deliler gibi seviştik onunla Külodunu indirip güzel sikini yaladım. Çocuk bir kez ağzımda, bir kez de beni ayakta sikerken içimde, amımda boşaldı aşkım Çok güzeldi
O sevgilisinin yanına gitti, ben sana geldim. İçim dolu Onun spermleriyle dolu sevgilim Bak, nasıl akıyor içimden Senin kasıklarına akıyor dölleri Hissediyor musun Ohhh Çok güzel
Gerçekten de Hale hem ter içindeydi, hem de resmen seks kokuyordu. Tüm bu olanlar beş dakika önce olmuş ve şimdi de beni içine almıştı. Hayatımın en şiddetli orgazmından sonra kendi evimde boynuz yediğime mi yansam, yoksa unutulmaz bir seks yaşadığıma mı sevinsem, bilemiyordum.
Nilgün ve sevgilisi Murat ile geçirdiğimiz o unutulmaz günden sonra 3-4 gün Hale ile bu konuları konuşmadık. O da biraz ileri gittiğini düşünüyor olmalıydı. Bayağı mahzunlaşmıştı. Dayanamadım,
Takma kafana dedim.
Nasılsa Nilgün durumu bilmiyor. İşyerinde bir tehlike yok. Çocuk bana boynuzlu gözüyle bakıyor ama nasılsa pek sık karşılaşacağımız biri değil dedim.
Bunları söylerken Hale yine kedi yavrusu olmuş, ben ise yahu çok mu geniş davranıyorum şeklinde iç hesaplaşmalarımla baş başa kalmıştım. Ondan sonra bir iki ay boyunca yatakta hiç bu konuları konuşmadık. Yine iyi seks yapıyorduk ama bir şeyler hep eksikti. Konuyu açmayı kendime yediremiyordum.
Hale de kesinkes bu konuları açmıyordu artık. Olaydan iki ay geçmişti ki bir gün Hale olağanüstü neşeyle beni aradı. Biliyor musun, Nilgün bu gün işten ayrılıyor dedi.
Nilgün ailesi aracılığı ile evlenme amacı ile Almancı bir çocukla tanıştırılmış. Nilgün hem çocuğu beğenmiş hem de geleceğini daha sağlam görmüş. Sevgilisi Murata konuyu açmış, o da fazla itiraz etmeyince Nilgün apar topar evlenmek için Almanyaya gitmeye karar vermiş ve işten ayrılıyormuş. Halenin bu olaya bu kadar sevinmesi beni şaşırtmış, ama herhalde istemediği bir olayı hatırlatan Nilgünün ayrılması onu mutlu etti diye düşünmüştüm.
Ertesi gün Hale hafta sonu benim evde küçük bir parti vermek istediğini söyleyince ben de tamam dedim. Davetliler Halenin mezun olduğu okuldan arkadaşları idi.
Ama tüm organizasyonu Hale yapacaktı. Ben her zamanki gibi müzikleri ve içkileri organize edecektim. Cumartesi akşamı kapı çaldığında Halenin arkadaşları yerine kapıda Hale, Nilgün ve Muratı görünce açıkçası bozuldum. İlk aklıma gelen Halenin bu süre zarfında Muratla ara sıra birlikte olup olmadığı idi. Hale beni usta bir manevra ile mutfağa çekti
Önceden strese girmemen için davetliler konusunda sana doğru söylemedim sevgilim uzun sex hikayeleri. Bu gece benim senden özür gecem Geçen sefer sana sormadan Muratla beraber olduğum için çok üzgünüm. Şimdi özürümü kabul et dedi.
Yine anlamamıştım. Önce aradaki süre zarfında Murat ile görüşmediği konusunda beni ikna eden Hale daha sonra detayları verdi.
O günden sonra özellikle jakuziyi sevgilisi ile kullandıktan sonra Nilgün bana çok yakınlık gösterdi. Bu Almancı çocukla ilgili konuda benden bol bol fikir aldı. Kanka gibi olduk.
Bu dönemde ona hayatta her şey olabileceğini, Murata ya da Almancı çocuğa karşı Nilgünün kendini suçlu hissetmemesi gerektiğini, evlenmeden önce bunların son şansı olduğunu söyledim. Murata unutamayacağı bir hediye vererek ondan ayrılması konusunda ikna ettim.
Neymiş o hediye?? dedim merakla
Uzun uzun konuştuk. Biraz benim de yönlendirmemle, bundan sonra nasılsa evlenip mazbut bir hayat süreceğini, gidene kadar bir iki çılgınlık yapmanın iyi fikir olduğunu düşünüyor. Bir nevi bekarlığa veda partisi gibi yani
Çılgınlık derken
Murat anal seks için deliriyormuş ama Nilgün izin vermemiş hiç Bir iki şey daha Evlenip eve kapanmadan, kocaya mahkum olmadan önce bunları yaşamak istiyorum diyor. Bu arada Konuyu bir şekilde sana getirdim. Senin Nilgünü çok çekici bulduğunu çıtlattım.
Nilgün de bunun farkındaymış. Sen çaktırmamaya çalışıyormuşsun ama bakışlarının ne anlama geldiğini biliyormuş. Yaşamak istediği bir iki şeyin arasında grup seks de var aşkım Nilgünü bu gece sikebilirsin. İşte bunun için özür gecem benim
Ben de baktığımı kız fark etmiyor zannetmiştim.
Eee Nasıl başlamalı peki
Bana bırak sevgilim dedi Hale
Sen sadece içkileri hazırla diye de ekledi.
Bu arada baktım, Hale inanılmaz güzel ve seksi giyinmişti. Dar bir kot, üstten üç düğmesi acık beyaz ince bir gömlek ve içinde oldukça şık beyaz bir sütyen, ayakları pedikürden yeni geldiğini belli edecek kadar nefis, yüksek topuklu terliği de olağanüstü şıktı. Dayanamadım, kollarımın arasına almak istedim.
Sarıldı, kulak mememi yalarken, Nilgün ile öğleden sonra beraber güzellik salonuna gittik. İkimiz de pırıl pırılız Ön, arka her tarafımızla seni mahvetmeye hazırız aşkım İşte tanıdığım Hale geri dönmüştü.
Az sonra Nilgün mutfağa yardıma geldi, o da dar bir kot üstüne askılı bir bluz giymişti. Ayaklarına baktım. Yüksek topuklu, kapalı bir ayakkabı vardı ama çıplak ayakla giymişti. Döndü, hüzünlü bir şekilde Almanyaya yeni bir hayata gidiyorum. Umarım pişman olmam. Buraları çok özleyeceğim. Seni de dedi.
Gülümseyip moral vermeye hazırlanıyordum ki muzipçe kulağıma eğilip Ayaklarıma bakmanı bile özleyeceğim diye ilave etti.
Yuh yahu Bu kadar mı belli ettim ayaklarına bakarken O gece bornozla otururken öyle bir bakıyordun ki ojeli ayaklarıma Bıraksam üstüme atlayacak gibiydin, farkında değilsin dedi.
Hale konuştu mu seninle Bu gece için Benim için Başımı salladım evet anlamında
Konuştuk dedim.
Anlaşılan güzel ayaklarına kavuşuyorum bu gece Güldü, yanağımdan öptü uzanıp
Murat da biliyor. Tam bir vedalaşma gecesi olacak bu gece Neyse, hazırladığımız içkilerle salona girdik. Herkes kendi sevgilisi ile aynı kanepedeydi. Işıkları kıstım, loş bir ortam oluşturdum. Cd çalıyordu, romantik bir müzik yumuşak nağmelerle salonun her yerinde yankılanıyordu.
Aşk içkisi şarap içiyorduk. Havada romantizmin yanı sıra hüzün, heyecan, her şey vardı. Pek gülmüyor, hayat, aşk, gelecek gibi konulardan konuşuyorduk.
Birkaç kadehten sonra Hale çantasına uzandı. İçinden dört tane minik hap çıkardı. Salonun köşesindeki bardan bir şişe viski ve dört bardak aldı. Gülümseyerek viski kadehleriyle beraber yanında birer hapı bize ikram etti tek tek Kimse ne olduğunu sormadı.
Biliyorduk. Kadehlerimizi kaldırıp hapları viskiyle fondip yaptık. Az sonra damarlarımda viskinin yanı sıra bambaşka bir ateş topu ilerlemeye, kasıklarımı ısıtmaya başlamıştı. Halenin kızarmaya başlayan yüzüne baktım, sonra iki sevgiliye Hepsi de benden farksızdı. Huzursuzca kıpırdanıp duruyorduk. Uyarıcı hapların etkisi başlamıştı. Derken ilk harekete geçen Nilgün oldu.
Çok rahat bir hareketle sevgilisine sarıldı, Gidiyorum ama seni, sevişmelerimizi çok özleyeceğim Murat diyerek dudaklarını öpmeye başladı.
Murat sessizce itaatkar bir tavırla öpücüklerine karşılık veriyordu. Nilgün bir ara dudaklarını Murattan kurtardı ve yanında duran ayaklı lambanın reostasını biraz daha kıstı. Ortam iyice loşlaşırken bir hamlede Muratın kucağına çıktı. Daracık kotun sardığı biçimli kalçalarını sevgilisinin önü kabarık kucağına yerleştirdi güzelce Muratın gömleğinin düğmelerini çözerken, kalçaları sürekli kıpırdanıp duruyor, bacaklarının arasını altındaki kabarıklığa sürtüyordu.
Murat tüm yönetimi ona bırakmıştı. Hale ve ben de oturduğumuz koltukta, hemen önümüzde oldukça ustalıkla sergilenen mizanseni izliyorduk. Hale arkasına yaslanmış, eli gömleğinin üst düğmelerini çözerek sütyenin içine girmişti.
Titreyen parmaklarıyla kendi memelerini okşuyordu. Parlayan gözlerle, arzuyla aralanmış ıslak dudaklarıyla izliyordu onları Benim sikim de pantolonumun içinde taş kesilmişti. Elimi önüme atıp rahatlatmaya çalıştım.
Nilgün askılısını omuzlarından sıyırdıktan sonra parlak ve yumuşak kumaş yavaşça beline doğru indi, içinde sütyen yoktu. Yüzü Murata dönük olduğundan memeleri gözükmüyordu ama sırtı muhteşemdi. Yanılmıyorsam gelmeden önce krem ya da yağ kullandığından, belki de masaj yapıldığından enfes cildi o loş ortamda bile parlıyordu.
Nefis bir görüntüsü vardı kızın Nilgün Muratın kulağına benim duyamadığım bir şeyler fısıldıyor, Murat da başıyla onaylıyordu. Bu sırada hareket halindeki Nilgünün iri memeleri yandan görünüyordu. Murat yavaşça Nilgünü kanepeye yatırırken ben de Nilgünün iri diri nefis memelerini nihayet görebildim.
Bu sırada Murat ve Nilgün öpüşürken Murat kızın ayağındaki dar kot pantolonunu çıkartmaya çalışıyordu. Birden Nilgünün adımı seslendiğini, beni yanına çağırdığını duydum. Ağır ağır kalkıp iki sevgilinin yanına doğru gittim. Nilgün Lütfen pantolonumu çıkartır mısın dedi.
Murat yana çekilmiş memelerini öpmeye başlamıştı Nilgünün Önce ayakkabılarını çıkardım. O nefis ayaklarını öptüm, kendine has harika mis gibi ayak kokusunu kokladım. Dilimi önce başparmağında, sonra diğerlerinde, sonra da topuğunda gezdirdim. Yeterince yaladıktan sonra yavaşça kotun belindeki kemerini çözdüm, fermuarını indirdim. Kenarı ipli, siyah parlak külodu açılan fermuar boyunca meydana çıktı.
Pantalonunu gelmeden önce yağlandığı egzotik kokusundan da belli olan pürüzsüz bacaklarından kolayca çıkarttım. Bu arada ellerimi gezdirdiğim yerlerde, daha sonra da dudaklarımı gezdiriyordum. Nilgün sevgilisi memelerini yalarken, ben harika bacaklarını okşayıp öperken zevkle kıvranıyordu. İç çekerek inledi,
Külodumu da çıkart lütfen dedi. Yavaş yavaş onu da çıkardığımda ise bacaklarını aralayarak sadece Hadi Gel dedi bana Pantolonumun fermuarını çözdüm ve aletimin kafasını Nilgünün kuaförde bizim için hazırladığı, kaymak gibi, adeta ışıl ışıl parlayan kadınlığının ağzına dayadım.
Bu sırada Murat hem bizi izliyor hem de Nilgünün memelerini emiyordu. Hale ise arkamda kaldığından onu göremiyordum. Bir an kafamı çevirdiğimde Halenin de çırılçıplak soyunup bizi izlerken, bir yandan da kendisiyle oynadığını gördüm. Erotik film izler gibi parmakları kasıklarında memelerinde dolaşıyor, önünde çevrilen filmi izliyordu canlı canlı? Benim ona baktığımı görünce gülümseyerek,
Devam et aşkım, sik onu İkiniz beraber sikin güzel orospuyu dedi şehvetten çatallanan sesiyle Nilgün kendini bana doğru ittiği anda aletimin başı yavaşça içeri girdi. Murat bu sırada usulca kızın belinden kaldırınca bana da istediğim açı oluştu ve yavaş yavaş cinsel organının tüm duvarlarına sürtünerek aletimi içeri kaydırdım. Murat sevgilisine Güzel mi hayatım İstediğin bu muydu derken ben içinde gidip gelmeye başlamıştım.
Nilgün uzun bacaklarını belime sarıp gözleri zevkten kaymış bir şekilde inliyordu,
Ohhh Evet Bu İstediğim buydu Senin yanında bunu yapmak Çok Çok manyak bir şey Zevkten ölüyorum şu anda
Çok geçmeden Nilgün daha fazla dayanamayıp orgazma ulaştı.
Ben pompalamaya devam ettim. İyice hızlandım, tam boşalmak üzereydim ki Murat arkamdan,
Dostum, bekle biraz istersen dedi.
Dönüp baktığımda onun da aletini dışarı çıkarıp hazır bir şekilde beklediğini gördüm. O da sevgilisinin içine girmek istiyordu. Kendimi frenleyip durdum. Sikimi içinden çıkarınca bu sefer sevgilisi hoyratça girdi Nilgüne, acımasızca gidip gelmeye başladı.
Ben hemen yanlarında bu güzel manzarayı izlerken Hale yavaşça yanımıza gelerek diğer yandan Nilgünün yanına çöktü ve kızı okşayıp kadınlığını yalamaya başladı.
O sırada Murat da Nilgün?e girdiği için ikisini de yalayabiliyordu. Pembe ıslak dili hem kızın klitorisinde, hem de Muratın girip çıkan sikinde dolaşıyordu.
Halenin bir eli kendi amında, diğer eliyle de Muratın taşaklarını okşadığını gördüğümde onun da uçmaya hazır olduğunu anladım. Az önce boşalmadığımdan hazır ve nazır bekleyen sikimle hemen sevgilimin arkasına geçtim.
Dört ayak yapıp bir hamlede içine girdim. Manzara harikaydı. Nilgün kanepede uzanmıştı, Murat onun üstünde ve içinde gidip geliyordu. Hale sikişen iki sevgilinin arasına domalmış vaziyette başını sokmuş, ikisini de yalıyor, ben ise sevgilimin arkasında gidip geliyordum.
Müzik setinde dönüp duran CDdeki müziğin yanı sıra birbirine çarpan vücut sesleri, inlemeler, feryatlar ortalığı çınlatıyordu. Çok geçmeden peş peşe boşalmaya başladık. Birbirine çarpıp devrilen domino taşları gibiydik. İlk kim başladı bilmiyorum ama, birimizin orgazmı, kasılmaları diğerini delirtiyor, tetikliyordu. Bir yumak gibi birbirimize girdik, serilip kaldık.
Biraz soluklanmıştık ki Hale Muratı yanına çağırdı ve öpüşmeye başladılar. Nedense bu sahneyi pek görmek istemiyordum, fakat yine de büyülenmiş gibi benim yanımda başka bir erkekle çırılçıplak sevişen sevgilimi izlemekten de kendimi alamıyordum.
Hale dudaklarını vantuz gibi emen erkeğin dudaklarından zorlukla kurtarıp, Beni yalamanı istiyorum Murat Amımı yala lütfen dedi.
Murat çabucak aşağı kayıverdi ve dudaklarını Hale?nin cinsel organına yapıştırdı, büyük bir iştahla yalarken Hale gözleri kaymış, başını sağa sola atarken kıvranıyor, inliyordu. Ellerini erkeğin saçlarına attı, okşuyor, çekiştiriyordu. İnlemelerinin arasında,
Nasıl, güzel mi Amımı yalamak hoşuna gitti mi diye sordu.
Murat ise ağzında sevgilimin amını emerken sadece evet anlamında başını sallayabildi Onlar karşımızda oral seks yaparken, biz de Nilgün ile diğer koltukta onları izliyorduk.
Nilgün kulağıma eğilip Sen Halenin içinde boşalmadın mı az önce dedi.
Eli karnımda kasıklarımda dolaştı, sertleşen sikimi okşadı. Ne demek istediğini anlamıştım.
Başımla sevgililerimizi gösterdim,
Evet, az önce boşaldım ama, baksana şunlara Nilgün Nasıl da iştahla sevişiyorlar Onları böyle görünce benim de sikim kalkıyor ister istemez Canlı porno film izler gibiyiz
Hepiniz çılgınsınız. Ben bunları Almanyada bulabilecek miyim acaba diyerek kucağıma çıktı.
Bir yandan öpüşüyor, bir yandan altta havaya dikilmiş sikimi ıslak amının içine almaya çalışıyordu. Aldı da Bir süre oturup kalktı kucağımda Kuvvetli bir inleme sesi duyunca başımı çevirdim. Murat sevgilimin amını yalamayı bırakmış, kalın sikini acımasızca sevgilimin o öpmelere doyamadığım amcığına geçirmişti.
Sert hareketlerle gidip geliyordu. Nilgün kalçalarını hafif hafif oynatıp içinde kazık kesilmiş sikime vajina masajı yaparken ben de memelerinin birini bırakıp diğerini yalıyor, emiyor, kalçalarını okşuyordum. Birbirimize zevk alıp verirken bir yandan da karşımızda sevişen sevgililerimizi izliyorduk. Sonunda dayanamadım.
Kucağımda inip kalkan Nilgün?ü bir anda kaldırıp çevirdim. Kanepeye uzattım ve üstüne çıktım.
En sevdiğim pozisyon olan bacak omuza pozisyonuna geçtim. İki elimle tuttuğum güzel, pedikürlü ayaklarını öperken içinde gidip geliyordum. Nilgünün de içi oldukça doluydu. Yavaşça aletimi çıkardım, elimi cinsel organına götürdüm. İçindeki ıslaklık ve sıvılarından alıp bolca arka deliğine sürdüm.
Ağda sonrası arka deliği gerçekten çok çekici gözüküyordu. Hiç ellenmemiş gibiydi.
Daha önce buradan yaptırmadın mı hiç dedim. Hiç anal yapmamıştım. Gidiyorum diye Muratla iki gün önce yaptık. Eğilip amını yaladım, kalçasını kaldırıp arka deliğine indim.
Dilimin ucunu gezdirip zorladım biraz İzin verir misin, ben de istiyorum dedim yalarken
Kıvrandı Nilgün, güldü,
Peki Nasıl istersen Ama çabuk yap, içim boş kaldı dedi.
Minik delik yalamamla, ön taraftan aldığım sıvılar yardımı ile iyice kayganlaşmıştı. Sikim de zaten içinden çıktığı için ışıl ışıl ıslak ve kaygandı. Çok zorlanmadan başını soktum.
Biraz bekledim. Sonra o yavaşça kendini itti. Sonra biraz daha Sonra biraz daha En son ben yüklendim ve kasıklarım kasıklarına dayandı. Ahhh diye inledi.
Acıdan çok, zevk inlemesiydi bu Sevgilisi iyice alıştırmıştı anlaşılan Ağzımda nefis ayakları, karşımda diri memeleri, bacakları omzumda, ben de daracık göt deliğinin içindeydim.
Gidip geliyordum sürekli Ben boşalmaya yaklaşmıştım yine ama Nilgün pek kolay boşalacağa benzemiyordu arkadan Ben minik deliğinde gidip geliyor, ayak parmaklarını yalayıp duruyordum.
Onun elleri de sürekli memelerinde, parmakları amında, klitorisinde çalıştığı halde Kökledikçe inliyor, çığlıklar atıyordu. Beraber gelmek istiyordum onunla Aynı anda Kasılmalarını sikimde hissetmek istiyordum.
Boşalmak üzereyken duruyor, dinleniyor, ayak parmaklarına ağırlık veriyordum. Kendime gelince tekrar gidip gelmeye başlıyordum götünün deliğinde? Derken benim anlayışlı sevgilim, Hale imdada yetişti.
Nilgünün zevk çığlıkları atan ağzına kapandı önce, dudaklarını öptü öptü Sonra aşağıya indi, harika memelerine Elleriyle okşadı, dudaklarını da işe kattı. Murat geldi ardından Sevgilisinin bir memesini Hale yalayıp emerken o da diğerini paylaştı.
Zavallı Nilgün, üçümüzün arasında zevkten bayılacak hale gelmişti. Artık zevk inlemeleri feryatlara dönüşmüştü,
Ahhhh Ne yapıyorsunuz Delirteceksiniz beni Ooohhh Çılgınlar Ölüyorum zevkten diye diye kalçalarını indirip kaldırıyor, zevkten kasılan parmaklarıyla memelerini somuran ikilinin saçlarına asılıyordu.
Öldürücü darbeyi aramıza giren sevgilim indirdi. Ben Nilgünü köklerken Hale de emdiği memeyi bırakıp aşağıya inmişti. Deli gibi Nilgünün klitorisini emiyordu diliyle şaplata şaplata sesler çıkararak Sona yaklaşıldığını anlayan Murat ise sevgilisinin memesini emmeyi bırakmış, diğer tarafta geçip Halenin arkasında yerini almıştı.
Damarları fırlamış, parmak gibi olmuş koca sikini sevgilimin amına daldırmış, kalçalarına parmaklarını geçirip kendine çekiyor, çılgın gibi gidip geliyordu. Çok geçmeden koro halinde yükselen inlemelerimiz çoğaldı, hareketlerimiz hızlandı.
Kızların ciyaklamalarına biz erkeklerin boğa gibi böğürmeleri karıştı. Ben Nilgünün daracık göt deliğinde daha fazla dayanamadım. İlk başlayan ben oldum boşalmaya, diğerleri de beni takip etti. Sonunda herkes ikinci turu da tamamlamıştı. O gün gerçek anlamıyla parti yaptık. Grup seks partisi Hiç yaşanmamış şeyler yaşandı.
Deneyimler edinildi. Şehvetin sınırları yoklandı. Tabular yıkıldı. Her şey çok güzeldi Nilgün sonunda bizi bırakıp Almanyaya, kendisini bekleyen koca adayına gitti. Yakışıklı sevgilisini, Murat?ı da bize bıraktı.
Evde üçümüz yaşıyoruz artık Aynı yatakta iki erkek, bir kadın Sevgilimi bir erkekle paylaşıyorum. Ve, bunu söylemekten utanmıyorum artık, aynı yatakta iki erkek sürekli beraber yatınca beklenildiği gibi, Muratı da sevgilimle paylaşıyorum. Biseksüelliği de tattım, güzel bir erkekle sevişmenin zevkini de aldım. Sevgilimin sayesinde
Yatakta erkek kadın demeden birbirimize karışıyoruz, öpüşüp sevişiyoruz. Mutluyum. Mutluyuz..
Yengem
Yaklaşık 10 seneden beri istanbul da yaşıyorum bulunduğumuz binada amcamların da dairesi var amcam 45 yaşlarında amcamın karısı ise tahminim 35 40 yaşları civarında üç adet kızları bir tanede erkek çocukları var amcamın kızlarıyla aramda vakit vakit bazı olaylar yaşandı ama anlatıcaklarım amcamın karısıyla aramda geçen bir olay. Amcam yazları genellikle çalışmak için şehir dışına çıkar ve 4 5 ay sonra yani kışın gelirdi.
Bu senede yine çalışmak için şehir dışına gitmişti. Amcamın ailesi her sene olduğu gibi yine bize emanet edilmişti. Bir gün yengemlere bir ihtiyaçları olup olmadığını sormak için uğradım yengemin 18 yaşındaki kızı kapıyı açtı kızın adı fatmaydı kısa boylu ince belli bir kızdı geniş kalçaları ve dimdik gögüsleri beni hep azdırmıştır.
Fatma kız yengem nerde diye sordum gülerek ekmek almaya gitti ayhan abi dedi içeri girerek bir ihtiyacınız var mı kız dedim fatma annem bilir dedi fatma ya kimi sıkıştırır orasını burasını ellerdim ama çok ileri gitmezdim hiç bir vakit fatma da istediği için pek direnmezdi bana kıçına bir çimdik atarak senin bir ihtiyaçın yokmu kız dedim fatma var sen vermiyosun ki ayhan abi dedi
fatmayı ters çevirip o harika poposuna arkadan dayandım siz bize emanetsiniz kızım bir ziyan gelmemesi lazım size dedim.
fatma amaaan hep aynı öykü diyerek ellerimi tutup göğüslerine götürdü o harika sert göğüsler yumuşacık göt beni çıldırtmıştı fatmayı bana doğru çevirip tişörtünü yukarı kaldırdım inanın inanılmaz harika göğüsleri vardı içimden olum ayhan ne olursa olsun sik şu kızı dedim göğüslerini yalamaya doyamıyordum kimi ısırdığımda oluyordu fatma
-ıhhh yavaş ayhan abi ohhh gibi sesler çıkıyordu
fatmayı öpmek için dudaklarına uzandığım sırada yengemin bakkaldan geldiğini ve kapı arasından bizi seyrettiğini gördüm
kan beynime sıçramıştı hemen fatmanın tişörtünü indirdim fatma yaa ne oluyor yine falan dedi ama ben onu hemen bir odaya sokup evden dışarı çıktım çıkarken yengem gözlerimin içine sert sert bakıp bakıyordu.
Kendimi dışarı zor atmıştım şimdi ne olcaktı amcamın bize emanet ettiği kızıyla oynaşırken yengeme yakalanmıştım hayatım bir anda kararmıştı yengem olanları evdekilere anlatırsa kimsenin yüzüne bakamazdım akşama kadar dışarda dolaşıp hep bunları düşünmüştüm sonunda eve gitip yengemi kimseye söylememesi için ikna etmeye karar verdim.
Korka korka yengemlerin dairesinin ziline bastım kapıyı yine Fatma açmıştı Fatma beni görünce Ne oldu abi yarım kalan işini bitirmeyemi geldin yoksa dedi.
Ne işi kızım yaa yengem nerde diye sordum sizin kata çıktı abi dedi anlaşılan yengem fatmaya bişi gördüğünü söylememişti. Buna sevinmiştim ama ya bizdekilere söylemişse diyerek çok korkmaya başlamıştım eve sessizce girdim yengem annemle gayet normal şeyler konuşuyorlardı içeri girdim oturdum biraz sonra benim olduğum odaya girdiler yengem televizyonu açsana ayhan seyredelim biraz dedi
bana bakarak hafifte gülümsedi gayet normal davranıyordu çok rahatlamıştım yengem kimseye bişey anlatmamıştı.
Aradan bir hafta geçti ben yengemlere hiç uğramıyordum artık.
Evdeyken bir gün yengemde bizdeydi konuşurken yengem bir ara anneme senin bu oğlun çok hayırsız dedi on gündür evimizin kapısını bile açmadı diye sızlandı ama ben gidersem fatmaya dayanamaz yine bişiler yapmaya kalkar diye korkuyordum.
ertesi gün beni erkenden uyandırdılar annem kalk oğlum yengenler halana gidecekler onları götürmen lazım dediler
halama gitmek için minübüse binmeliydik ve inanın bu tam bir işkenceydi kalktım hazırlandım ve dışarı çıktım önce fatma indi aşağıya fatma kapalı giyinmesine rağmen ince bir etek ve dar bir tişört giymişi
Bu ne hal kız dedim ne biçim giyinmişsin böyle bütün erkeklerin sana bakmasınımı istiyorsun dedim zira o kadar seksi olmuştuki onu o haliyle kim görürse görsün neler düşüneceğini tahmin ediyordum
Fatma ne olcak sanki baksalar hem belki içlerinden senin yapamadığın şeyleri yapacak birisi çıkar dedi sabah sabah çok sinirlenmiştim
az sonra yengem ve küçük oğlu geldi dışarı yengem gayet mütevazi giyinmişti
nerdeyse 45 dakika bekledik ama bir türlü minübüs geçmiyordu maddi durumumuzda pek iç açıcı olmadığı için minübüsle gitmek zorundaydım
Yengem Yaa yenge bugün minübüsler çok kalabalık sonra gideriz dedim
ama fatma hemenbatılarak hayır yaa gidelim halam bizi bekliyor dedi
o sırada bir minübüs daha durdu durakta yengem sıkışık mıkışık binelim buna dedi önce fatma ardından yengemin küçük oğlu sonra yengem en sonda ben bindim minübüse bir kaç kişi daha binmişti ve insanlar nerdeyse üst üsteydi
benim aklım biraz kalabalıkta kalan fatmadaydı bişey yapıp başımı belaya sokmasından korkuyordum ayaklarımın ucuna kalkıp ona doğru baktığımda 30 35 yaşlarında bir adamın önündeydi adamın elleri aşağıdaydı ve birşeyler oluyordu sinirden kudurmuştum içimden ne yapıyor şıllık diye düşündüm
minübüs sonraki durakta yine durdu kimse inmemesine rağen 4 5 kişi daha bindi ve beni arkadan ittirerek yengemin üstüne doğru sürüklediler yengem tam önümde kalmış bende her zaman gıcık olduğum fortçular gibi ona arkadan sarılmak zorunda kalmıştım şoföre ya abicim ne yapıyosun sen zaten üstüsteyiz burda bu arabaya yolcumu alınır dedim şöför abi herkesin işi gücü var yolda mı kalsın ulus da binenlerden birkaç kişi istemiyorsan in kardeşim diye söylenince ortam gerginleşti
yengem yaa ayhan tamam sus sen kontrol et ben yenge bu arada sende kusura bakma çok rahatsız oldun dedim.
Yengem yok yok böyle iyi dedi yengemin götü tam kucağıma yaslanmıştı adeta birbirimize yapışık gibiydik ama aklıma hiç kötü bir düşünce gelmiyordu bir ara yengem sanki kıçını oynatıyor gibi oldu ama tam anlamadım sonra yengem kendisini iyice bana doğru bırakarak kıçını bana doğru bastırmaya başladı
ben hala sakindim ve sertleşmemek için başka şeyle düşünüyordum ama yengem kıçını sağa sola hafif hafif sallamaya başlayınca istemeyerek sertleştim yengemin hissetmemesi için kendimi geriye doğru çekmek istedim arkamdaki adam hop be kardeşim üstüme çıksaydın dedi
yengem biraz daha geriye gelerek yine aynı şeyleri yapmaya başladım artık iyice kalkan sikim yengemin o ana kadar hiç düşünmediğim ince belinin altındaki yumuşacık kalçalarına sürtünüyordu
yengem sağa sola sallanarak sikimi tam kalçalarının arasına getirti bir an durdu ve geriye bana bakarak bak az kaldı gelmemize birde binmeyelim diyerek yine önüne döndü
yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissetim sikim yengemin kalçalarının arasında öylece bekliyordum sonra yengem aşağı yukarı harket ediyor sanki sikişiyormuşuz gibi yapıyordu
ben insanların bizi görmesinden korkmuştum ama o sıkışıklıkta fark edilmemiz imkansızdı
ben ellerimi aşağı indirerek yengemin belinden hafifçe kavradım artık bende hareketlerine karşılık veriyor iyice bastırıyordum sikimi halamlara az kalmıştı ve ben son kere yengemi belinden iyice tutarak ona sıkı sıkı sarıldım minübüs durdu ve kendimizi dışarı zor attım yengem çocuğunu kolundan tutarak önden gitti
Fatmada minübüsten dışarı inmişti yüzü kıpkırmızıydı arkasındaki adamda inmişti minübüsten fatmayı kolundan tutarak ne yaptın kız adama arkandan geliyor böyle dedim fatma ben bişey yapmadım o yaptı önüme bakarak seninde boş durmadığın belli oluyor dedi. O an gerçeklerle yüzleşmiştim minübüste fortçuluk yapmıştım hemde yengeme amcamın bize emanet ettiği karısına yapmıştım
duygularım karma karışıktı hem zevk almıştım hemde çok utanmıştım. Ben onları halamlara bırakıp geriye döndüm halamın kocası taksi tutarak onları akşam eve geri göndereceğini söylemişti ben geriye döndüm akşam saat sekiz gibiydi apartmanın dış kapısını açarak eve çıkıyordum yengemlerin dairesinin önünden çıkarken yengemi gördüm
geldinizmi yenge dedim ben geldim sadece aydın burakla fatma orda kaldı minübüsle geldik evi aradık senin alman için ama evde yoktun bende yanlız geldim keşke sen gelseydin almaya dedi
bende keşke diyerek yukarı çıktım evde yemek yenilmiş ve akşam yemeği için pek bir şey kalmamıştı
ben dışarda belki bir şeyler yerim diye dışarı çıktım aşağı inerken yengem tam kapıyı kapamak üzereydi beni gördü nereye diye sordu
ben bişiler atıştırıcam yenge dışarda dedim yengem bak bak biz ne duruyoruz burda gelsen içeri ben sana yemen için bir şeyler hazırlarım dedi beni içeri aldı
ben oturma odasına geçtim yengem mutfağa geçti beş dakika sonra yengem aydın gelsene buraya konuşalım biraz diyerek beni yanına çağırdı
yengemin yanına gittim kunuşmaya başladık yengeme amcam gideli ne kadar oldu yenge diye sordum yengem 3 ay 7 gün oldu diye cevapladı yengeme çok özledin galiba günleri bile sayıyorsun dedim yengem bir iç çekerek özledim tabi ayhan insan özlemez mi hiç biraz sonra gece olacak inan insan tek başına yatamıyor ayhan bu çok zor dedi
ben anlıyorum dedim yenge yengem yok ayhan yok sen anlamazsın sen hep yanlız yattın
şimdiye kadar zaten evlenince anlarsın nedemek istediğimi
ben kastettiği şeyi anlamıştım bu arada radyoda çıkan pop müziklerine yengemde eşlik ederek sağa sola sallanıyordu harika bir görüntüsü vardı arkadan ve benim sikim kalkmıştı ayak ayak üstüne atarak yengemin fark etmemesini sağlamaya çalışıyorum yengem sofrayı yere koydu ve hazırlamaya başladı giydiği bluzundan eğildikçe göğüslerinin bir kısmı belli oluyordu
Yengem yine tezgaha döndü ve birşeyler aldı yine döndü ve sofraya koymak için eğildi gözlerime inanamadım
yengemin düğmelerinde iksi açılmış ve göğüsleri tamamen belli görünmüştü sikim kalkık bir vaziyette yemeği yedik ben artık gideyim yenge dedim
yengem ya oturda biraz konuşalım çay sevmediğimi bildiği için meyve suyu var içeriz dedi
odaya geçtim yengem meyve sularını getirdi önümde durarak eğildi göğüsleri harika bir görüntü veriyordu
o heyecanla bardakları üstüme döktüm her tarafım mahvolmuştu yengem hemen bir bez alarak geldi ve üstümü silmeye çalıştı
pantolonumu silmek için elindeki bezle tam sikimin hizasını ovuşturdu. yengem yok bu böyle çıkmıcak sen çıkar ben bunları bir yıkayım dedi tişörtümü çıkardım yengem hadi pantolonuda çıkar yıkayayım sabaha kadar kuru dedi
sikim kalkık bir vaziyette yengemin çıkmasını bekledim
ama yengem çıkmıyor pantolonumu çıkarmamı bekliyordu
hadi ayhan çıkar şunu dedi pantolonumu çözüp çıkardım
yarrağım bir ok gibi kilotumu havaya kaldırmıştı pantolonumla hemen kapattım yengem uzanarak pantolonumu tuttu bir eliyle sikimi hafif kavarayak ver şunu dedi elimden aldı
öylece kalmıştım yengem banyoya gitti yıkamak için bende arkasından giderek ya bana giycek bişi ver yenge dedim
amacamın elbiselerinden ya ben onların hepsini kaldırdım ayhan hem bu gece misafirim olman için vermiyorum dedi
ama yenge birisi gelirse nolcak dedim
yengem kimse gelmez ayha beni halanlarda biliyorlar ayakkabılarıda içeri aldım evde kimse yok zannediyorlar dedi
ben tamam yenge dedim o anda ogece yengemi sikme fikri gelmişti aklıma içeri geçerek eve telefon açtım evdekilere bir arkadaşımda olduğumu ve bu gece gelemeyeceğimi söyledim
buarada yengem işini bitirmişti eteğinin bir ucunu beline takmış elindeki elbiseleri balkona astı ve içeri girdi baş örtüsü açılmış göğüslerinin ucu ıslanan elbisesinden belli oluyordu ve hayatımda ilk kere gördüğüm bacakları bembeyaz ve süt gibiydi.
Yengem gel odaya geçelim dedi
odaya geçerken yengeme arkadan hafifçe sürttüm odaya girdik ikimizde hiç konuşmuyor birbirimize bakıyorduk yengem eteğini bir mini etek gibi iyice yokarı çekti ve ayak ayak üstüne attı
şimdiki kızlar hep böyle dimi ayhan dedi
ben evet yenge o yuzden erkeklerde hep buduruma düşüyor diyere sikim ovaladım
ikimizde ilk adımın atılmasını bekliyorduk yengem kalkarak mutfağa geçti bende peşinden su içmek için bardakları almaya uzandım yengem tam önümdeydi
hiçbir şey demeden kilotumun üstünden sikimi tutarak okşamaya başladı
yengemi belinden kavradım kendime doğru çekerek dudaklarına yapıştım atede dudaklarımızı yiyor dillerimizi emiyorduk elimle elbisesini yukarı çıkarım göğüslerini dışarı çıkarttım harika bir şeydi uçları zevkten iri olmuş sert göğüslerini ellerimle kavrayarak okşuyor uçlarına ısırıklar atıyordum yengem Aaaa ihhhh ah ah gibi sesler çıkarıyordu elleriyle kilotumu çıkarmış sikimi sıvazlıyordu
bir anda diz çökerek sikime öpücükler kondurmaya bakıyordu yengem harika yalıyordu boşalmak üzereydimki yine ayağa kalktı bana elimden tutarak beni döşek odasına götürdü sırt üstü yatağa yattı
ben çıplak bir vaziyette ayaktaydım o eteği iyice yukarı sıyrılmış elbisesinin düğmeleri tamamen açılmış ve harika göğüsleri açık bir vaziyette yataktaydı yavaşça yanına doğru uzandım ve yine öpüşmeye başladık
yengem kendi kilotunuda çıkarmıştı tanım etmekte zorlandığım kadar harika göğüslerini yalamaktan kızartmıştım hem göğüslerini yalıyor hem amıyla oynuyordum amı ateş gibiydi vıcık vıcık olmuştu
yegem üstüme çıktı amını tam sikim hizasına getirerek amcanın karısını sikmeye hazırmısın evet yenge hazırım yengemi sikmeye amını dağıtmaya hazırım dedim yengem elleriyle siikimi am dudaklarının arasına yerleştirdi
Al sana az kullanılmış tazecik alaz gibi bir am istediğin gibi sik yarraksız geçirdiği günlerin hasretini dindir diyerek sikimin üstüne oturmaya başladı sikim amı gerçekten alaz gibiydi
sikim köküne kadar girmişti kendini üzerimde çalkalayarak ve ayaklarını iyice açarak sikimin daha derinlere girmesini istiyordu
ben ellerimle belinden tutup sikimi bütün gücümle derinliklerine itiyor Ahhhhh yengecim harikasın ohhhhh bunebiçik am böyle ateş gibisin aaahhhhhhhh diyor zevkten kuduruyordum yengem Siiiiiiikk ohhh pompala aslanım sikkk namus bekçim sikmeyeninkini sikerler ohhhhhhhhhhhh sik yengeni aaaaahhhh ihhh diyor
üzerimde ceylan gibi oynuyordu benim boşalmam kısa sürmüş yarrağımı o alaz gibi yanan ama kuvvetlice gömerek yengemin derinliklerine hortum gibi boşalmıştım aaahhhh söndürdüm işte amının ateşini ssiiiiktim seni yenge dedim
yengem siiiiik aslanın sik ama sabaha kadar siksen bu alevi söndüremessin yanıyor amım dedi beş dakika geçmeden yine sikim kalkmıştı yengemi sırt üstü yatırarak ayaklarıının arasına girdin sikimi elimle dutarak am dudaklarına sürdüm
yengem altımda çırpınıyor ohhhh sok sok ahhhhhhh göm amıma sikne diyordu ben bastırmaya başladım yenge ahhhhh sokkk derine daha derine sokkkkkk sikkkkk ahhhh ihhhhhdiye inlemeye başladı
yine ayaklarını belime dolayarak kitleti benim git gellerim artık bir tempo yakalamıştı sikimi amından nerdeyse tamamen çıkarıyor ve hızla köküne kadar sokuyordum
çarpışma esnasında şlok şlok diye sesler çıkıyor ben ohhhhhh koydum amına siktim seni yenge diyor
yemgem kooyyy aslanım koyyy sert vur ohhhhhhhhhhhh sokkk ihhhhh ahhhhhhhhhhhhhgggg diye inliyordu
iyice hızlanmıştım artık yengem orgazm üstüne orgazm oluyordu gözünden yaş geliyordu ama bu zevktendi boşalmak üzereydim
artık al sana yenge al sana diyerek iyice hızlanıp amının en derinine kadar kökledim yengemde ayaklarıyla beni kendisine çekerek boşal içime söndür aslanım aaaaaaaahh ohhhh diyerek beni kendine kitledi hayatımda hiç olmadığı kadar şidetli bir şekilde yengemin amına boşaldım
sikimi çıkararak sırt üstü uzandık.
Yengeme bu yaptığımız doğrumuydu yenge dedim yengem doğrumu yanlışmı bilmem ama sen beni sikmeseydin başkasına siktirirdim dedi
yarraksızlıktan kudurdum ayhan iyiki sen siktin beni amım ne vakit kaşınsa siktirecek birisi var artık dedi
o gece sabaha kadar yengemi defalarca siktim mutfakta banyoda koridorda her yerde siktirdi kendini bana
iliklerim kurumuştu sabah sekizde üzerimi giydirerek beni gizlice dışarı çıkarttı kulağıma amımın ateşini daha söndüremedin bak sen söndürmezsen başkasına söndürürüm diyerek uğurladı.
Aradan 1 hafta geçti ve ben yengemden hep uzak durmaya çalışıyorum ne yapmam gerektiğine hala karar veremedim bu yasak ilişkiye devammı etmeliydim...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Köyümüzün Amcıkları (13. Bölüm)
Önceki Bölüm
Akşama doğru Kuşadası'na girdiğimizde, Zeynep ten nişanlısının adresini istedim. Nişanlısının Kuşadası'nda otel sahibi olduğunu biliyordum, bir de adamın yaşlı olduğunu duymuştum, başka da bir bilgim yoktu.
Zeynep Kuşadası'nı ilk defa görecekmiş. Nişanı köyde yapmışlardı, ondan sonra adam bir iki sefer daha köye gelmiş, köyde görüşmüşler, hepsi bu. Zeynep çantasından nişanlısının kartvizitini çıkarıp verdi. Kartviziti görünce gülmeden edemedim.
Adam isminin altına 3 dilde 'Otel Sahibi ve Otel Müdürü' diye yazdırmıştı. Anlaşılan hava atmayı çok seven bir tip idi.
Epey bir aramadan sonra otelin önüne geldik. Kartvizitte 3 yıldızlı otel diye yazıyordu. Ama otelden daha çok, büyükçe bir Pansiyona benziyordu oysa.
Zeyneple Mürüvet arabada beklerken, ben girdim otele, resepsiyondaki çocuğa otelin sahibi Muharrem beyi görmek istediğimi söyledim. Çocuk, "Buyrun, ben götüreyim yanına!" dedi.
Çocuk önde, ben arkada, otelin içinden geçerek bahçeye çıktık. Binanın ön kısmından beklenmeyecek kadar büyük bir arka bahçesi vardı otelin. 9-10 kadar masada, hepsi de yabancı olan turistler, birşeyler içerek (muhtemelen) akşam yemeği saatini bekliyorlardı. Resepsiyoncu çocuk beni, 2 tane orta yaşlı turist kadınla Rakı içen, babam yaşındaki bir adamın masasına götürdü ve "Muharrem abi, bu abi seni görmek istiyor!" dedi ve geri resepsiyona döndü.
Muharrem elindeki duble Rakıyı fondip yapıp, masadaki kadınlardan, yarı İngilizce yarı Almanca olarak izin isteyerek ayağa kalktı ve tokalaşmak için elini uzatarak, "Buyur delikanlı?" dedi.
Ayaküstü kısaca kendimi tanıttım ve durumu anlattım. Muharrem, şaşkınlık mı yoksa sevinç mi olduğunu anlamadığım bir heyecanla, "Yapma yaa, Zeynep mi geldi? Hani nerede?" dedi.
"Arabada!" dediğimde, koluma girdi ve arabaya doğru yürüdük. Sanki Rakı içmeye sabahtan başlamış gibi bir hali vardı.
Muharrem Zeynebin kapısını açarak, "Ooo, sultanım, hoş geldin, ne güzel bir sürpriz bu!" deyip, elinden tutarak Zeynebin inmesine yardımcı oldu.
Ben de bu arada arka kapıyı açtım ve kucağından çocuğu alarak, Mürüvet'in inmesine yardımcı oldum. Muharrem, Mürüvet'i benim karım sanmıştı herhalde ki, tokalaşmadan,
Japonlar gibi hafif eğilerek, "Hoş geldiniz yenge hanım!" diyerek selamladı.
Sonra içeriye seslendi, "Oğlum, koş, misafirlerimizin çantalarını al arabadan!" diye. Resepsiyondaki çocuk koştu geldi hemen, çantalarımızı taşıdı Lobi'ye.
Daha Lobi'deki koltuklara oturur oturmaz çaylarımız geldi.
Biraz hoş beşten sonra Muharrem bize Kuşadası'nda kaç gün kalacağımızı sordu.
Ben de kalmayacağımızı, İzmir'e devam edeceğimizi söylediğimde, "Yoo valla, öyle hemen göndermem, bir iki gün kalırsınız burda! Hem, ne işiniz var İzmir'de?" dedi.
Çocuğu doktora götüreceğimizi söylediğimde,
"Yav bırak şimdi İzmir'i, burda doktor yok mu? Yarın ben sizi bir doktor arkadaşıma götürürüm! Adam taa Amerika'dan geldi, buraya özel klinik açtı! Çok iyi bir doktor! Öyle olmasa zaten ben turistleri göndermem ona!
Müşterilerimizin hepsi çok memnun! Gevurları bilirsin, doktor hastane gibi konularda çok hassastırlar!
Hem 5 kuruş para da vermeyiz, dedim ya, arkadaşım olur! Hiç itiraz istemiyorum, kalıyorsunuz burda!" dedi.
Sonra da cevabımızı beklemeden, resepsiyondaki çocuğu çağırdı, "Oğlum, Zeynep yengenizin çantasını 213'e, Harun'la eşinin eşyalarını da 216'ya götürün! Odaları birdaha gözden geçirin, eksik falan var mı diye!" dedi.
Çocuk, "Tamam Muharrem abi!" deyip, çantaları kaptığı gibi odalara taşıdı. Anlaşılan, Muharrem de Ramazan çavuş gibi Emrivaki seven bir adamdı.
Akşam yemeği saatine kadar Lobi'de oturduk, sohbet ettik. Sonra bahçedeki masalardan birine geçtik yemek için. Açık büfe olmasına rağmen yerimizden kalkmadık, istediğimiz her şeyi garsonlar masaya getiriyordu.
Zeyneple Mürüvet meşrubat içerken, Muharrem bize de ufak Rakı açtırdı. Muharrem'le sohbet ettikçe, onun hakkındaki önyargım değişiyordu.
Adam görmüş geçirmiş, çok içten, sevecen, samimi ve babacan biriydi. Ama hislerim, aynı zamanda çok ta çapkın olduğunu söylüyordu. Bizlere çaktırmamaya çalışarak, o iki turist kadına sikecekmiş gibi bakıyordu.
Belki de bizim bu sürpiz gelişimiz, onun bu turist kadınları sikme planını bozmuştu.
Yemekte Mürüvet'in çocuğu rahat vermedi bir türlü, kadıncağız doğru düzgün yemeğini dahi yiyemedi. Mürüvet sıkıntılıydı, anlamıştım, çocucuğu emzirmek istiyordu.
Ben de, "Hayatım, yol yorgunusunuz, yatıp uyumak isterseniz, odaya çıkın! Ben Muharrem abiyle biraz daha sohbet edeceğim!" dedim. Mürüvet, "İyi olur!" deyip,
Zeyneple birlikte kalktılar. Muharrem garsonlardan birini çağırıp, odaları göstermesini istedi. Muharrem Zeyneple sabah görüşmek üzere vedalaşırken, Mürüvet de bana, "Geç gelme aşkım, biliyorsun sensiz uyuyamıyorum!" diyerek göz kırptı.
Muharrem de, "Yenge odaya girince kapıyı içerden anahtarsız kilitleyebilirsin! Bizim eleman anahtarı Harun'a geri getirsin!" dedi. "Tamam!" deyip, odalara gittiler.
Biz sohbet ederken, eleman anahtarı getirip verdi bana. Muharrem'in Zeynep hakkında hiç konuşmadığı dikkatimi çekmişti. Ben Zeynep konusunu açtıkça, Muharrem bir şekilde konuyu değiştiriyordu. Olay nedir birtürlü çözememiştim.
Biraz daha oturduktan sonra, "Yaa Haruncuğum, sen okumuş adamsın… Bilirsin bu işleri, otel sahibi olarak benim bazen müşterilerle ilgilenmem, sohbet etmem gerekiyor…
Siz geldiğinizde iki tane Alman müşteriyle sohbet ediyordum…
Siz gelince kadınları sap gibi bıraktım, ayıp oldu… Yabancı dil biliyorsan, gel istersen masalarına geçelim, biraz ilgi gösterelim şunlara!" dedi. "Tamam abi, ayıpsın!" dedim ve kalktık, kadınların masalarına geçtik. Muharrem (İngilizce Almanca karışımı Tarzanca bir dille), beni tanıştırdı kadınlara.
Ben akıcı bir Almancayla sohbet etmeye başladığımda, Muharrem gibi kadınlar da çok şaşırdılar.
Rakı eşliğinde, güle eğlene sohbetimiz sürüyordu. Kadınların Türkiye'ye kendilerini siktirmeye geldiklerini taa ilk gördüğümde anlamıştım. Genelde Almanya standartlarına göre vasat sayılacak tipteki kadınlar, Türkiye'ye geldiklerinde Mankenmişler gibi ilgi görüyorlardı. Garsonu, barmeni, taksicisi, dolmuşcusu, rehberi, transfermeni, hanutçusu, halıcısı, dericisi, kuyumcusu vesaire bir sürü abaza erkek, Tavuk boku gibi yapışarak, bu tip kadınların götlerini kaldırıyordu.
Onlar da bu aşırı ilgiden dolayı kendilerini dünya güzeli sanıyordu. Ama 'Bizimkilerin' Türkiye'ye ilk gelişleriymiş bu. Daha bugün gelmişler ve henüz çarşıya pazara çıkmamışlar. Muharrem de bunu öğrenince, takmış kancayı karılara.
Rakının da etkisiyle karılar bize resmen sarkmaya başladılar. Muharrem, "Hadi kalkın, Disco'ya gidiyoruz!" dedi. Muharrem sarışın olanı (Manuela'yı) sikmeyi kafaya koymuştu, zaten Manuela da ona sarkıyordu. Bana da Sabine kalmıştı. Karılarla çıktık otelden, yürüyerek gittik,
Disco fazla uzakta değildi. Muharrem Disco'nun sahibini tanıyormuş, özel köşe masaya aldılar bizi. Masayı donattılar, masada bir tek 'Kuş sütü' eksikti. İçkiler su gibi akıyordu. Müziğin gürültüsünden rahat rahat sohbet edilmiyordu, ama bu kimsenin umurunda değildi.
Sonra bizimkiler dansa kalktılar. İki kadın masanın önünde bize şov yapar gibi sexy sexy dans ederken, Muharrem kulağıma yanaştı ve "Haruncuğum sen delikanlı adamsın, halden anlarsın… Zeynebin kulağına gitmesin, ama Manuela bana asılıyor…
Diyorum ki, sen de Sabine'yi al, bunlara bu gece Türk misafirperverliğini yatakta da gösterelim! Ne dersin?" dedi. "Bana uyar abi!" deyince, elini dizime koyup, "Koçum benim!" dedi.
Disco'da bir iki saat falan kaldık, içtik, eğlendik, sonra kalktık. Bize hesap gelmemesi dikkatimi çekmişti. Ayrıca Disco'nun sahibi bizi bizzat kendisi kapıya kadar uğurladı. Karılarla sarmaş dolaş otele döndük. Muharrem resepsiyonun arkasına geçti ve çekmeceden bir anahtar çıkardı, sonra arkadaki Panoda asılı duran anahtarlardan bir anahtar daha alıp, bana verdi.
Dördümüz giriş kattaki odaların olduğu koridora geçtik. Tahmin ettiğim gibi çekmeceden aldığı anahtar kendi odasınındı, odanın kapısında 'Privat' yazıyordu.
Bana verdiği anahtar da hemen yanındaki odanındı. Muharrem Manuela ile kendi odasına girdi, ben de Sabine ile diğer odaya girdim. Kapıyı kapatınca biraz öpüştük.
Sonra Sabine, "Ben çok terledim, önce bir duş almak istiyorum!" deyip soyunmaya başladı. Karı kafayı bulmuş, soyunurken dengede zor duruyordu.
Çırılçıplak kalıp banyoya girerken, benim yatağa oturduğumu görünce, "Sen duş almayacakmısın?" diye sordu. Aslında niyetim yoktu, ama, "Geliyorum!" deyip, ben de soyundum ve banyoya girdim. Birlikte yıkandık, kurulandık, çıktık.
Direkt yatağa uzanıp, öpüşmeye ve sevişmeye başladık. Herhalde Sabine Türkiye'ye gelmeden önce, Türk'lerin kıllı kadınlardan hoşlanmadığını biryerden duymuş olmalıydı ki, amının götünün kıllarını kesmişti.
Gerçi benim için farketmiyordu, amının kıllı veya kılsız oluşu. Temiz olması yeterliydi. Sabine daha ilk dakikalardan insiyatifi ele almış, beni sırtüstü yatırıp, kudurmuş gibi sakso çekmeye başlamıştı. Ona, "69 yapalım!" dediğimde, oldukça şaşırmıştı,
"Türk'ler am yalamaz diye duymuştum?" dedi. Ben de gülümseyerek, "Her duyduğuna inanma!" dedim. Üstüme ters çıktı ve 69 olduk. 5-10 dakika 69'dan sonra pozisyon değiştirdim. Sabine'yi domaltıp, arkasına yanaştım.
Götünün yanaklarını ayırdığımda, amının da, götünün de yüzlerce kez sikildiği hemen belli oluyordu.
Amına kolumu soksam girerdi, göt deliği de nerdeyse Rakı bardağının ağzı kadar açıktı. Yarağımı önce amına soktum, fakat çok bol olduğu için fazla zevk almadım. Amını birkaç dakika siktikten sonra, amından çıkarıp götüne soktum.
Yok, bu karının amını da siksem, götünü de siksem, ben bu sikişten zevk alamayacağımı anlamıştım. O anda, keşke karıların ikisini de Muharrem'e bırakıp, ben direkt Mürüvet'in yanına gitseydim diye düşündüm.
Ama şimdi çekip gitmek olmazdı. Hem Sabine'ye, hem de Muharrem'e ayıp olurdu.
Onun için yumdum gözlerimi ve sanki Mürüvet'in hiç sikilmemiş götünü sikiyormuşumcasına pompalamaya başladım. 5-10 dakika karının götüne gidip geldikten sonra durdum ve "Sen hangi pozisyonu seviyorsun?" diye sordum.
Sabine de, "Ben üstte olmayı seviyorum!" dedi. "OK!" deyip götünden çıktım ve sırtüstü yattım.
Sabine de önce yarağımı yalayıp, üstüme çıktı ve amına yerleştirip, ata biner gibi hoplamaya başladı. Ben yine zevk almıyordum bu sikişten, amı gerçekten çok bol idi, karı saatlerce zıplasa dahi, anladım ki ben boşalamayacaktım.
Karı kafasına göre, bir hızlanıyor, bir yavaşlıyor, öne eğiliyor dudaklarımı öpüyor, sonra doğrulup zıplamaya devam ediyor, tekrar yavaşlıyor, tekrar hızlanıyordu.
10-15 dakika sonunda karı inleyerek orgazm oldu. Üzerimden indiğinde terden sırılsıklamdı. Ben sırtüstü yatmaktan başka birşey yapmamıştım, bütün işi o yapmıştı. Kendin pişir, kendin ye! gibi birşey olmuştu.
Sabine biraz dinlenip kendine geldiğinde, "Sen neden boşalmadın?" diye sordu.
Zevk almadığımı söyleyemezdim, onun için, "Ben içki içtiğimde kolay kolay boşalamam!" diye yalan söyledim. Sabine bu verdiğim cevabı yedi mi bilmiyorum, ama aşağı kaydı, sakso çekmeye başladı yeniden.
Beni sikişerek boşaltamadığı için üzülmüş gibiydi.
O sırada kapı tıklandı ve "Sabine?" diye soran Manuela'nın sesi duyuldu. Sabine de, "Gelsene!" diye seslendi. Manuela yüzünde hayal kırıklığına uğradığı belli olan bir ifadeyle girdi içeri, kapıyı kapadı. Sabine ne olduğunu sorduğunda,
Manuela, "Ben duş alıp çıktığımda, benimki çoktan sızmıştı. Çok uğraştım uyandırmaya, ama yok, adam horlaya horlaya uyumaya devam etti! Yani bir bok olmadı!" dedi.
Yanımıza geldi, yatağın kenarına oturdu. Bu arada gözleri benim kazık gibi yarağımdaydı.
Sabine de gülerek, "Hadi yaa? Bende de tam tersi oldu! Bir türlü boşaltamadım, yardım etsene!" dedi.
Manuela'nın yüzünde anında bir tebessüm belirdi ve hemen soyundu. Uyanık Muharrem karının düzgününü kendi kapmıştı, ama sikememişti o ayrı.
Manuela da Sabine gibi orta yaşta olmasına rağmen, genç kızlarınki gibi bir vücudu vardı. En ufacık sarkma, pörsüme ve selülit belirtisi yoktu. İşte bu hoşuma gitmişti.
Manuela yarağımı Sabine'nin elinden alıp, açlıktan çıkmış gibi yaladı önce. Sonra üstüme çıktı, yarağımı amına yerleştirip, oturup kalkmaya başladı.
Evet, şimdi ben de zevk alıyordum işte. Ben de alttan vurduruyordum, o üstümde zıplarken. 5-10 dakika sonra Manuela inleyerek hareketlerini hızlandırdı, orgazm olmak üzereydi.
Orgazm olmadan indirdim üstümden, yatağa domalttım. Arkadan amına geçirdim ve sikmeye öyle devam ettim. Başparmağımı götünün deliğine sokup, amına hızlı hızlı pompalıyordum.
Çok geçmeden Manuela ıhılaya ıhılaya orgazm oldu ve kendini öne attı. Benim de boşalmama az kalmıştı. Manuela'yı yüzüstü yapıştırdım yatağa ve ağırlığımı vermeden üzerine uzandım.
Ensesini öperek, "Götünü sikmek istiyorum!" dediğimde, "Sik ozaman!" dedi.
Yastığı göbeğinin altına koyup götünü yükselttim ve yarağımı bolca tükürükleyip, geçirdim götüne. Götü oldukça dardı, ama hiç sesi çıkmadı. Ve şinav çeker gibi sikmeye başladım götünü. O sırada Manuela elini uzatıp, Sabine'nin elini sımsıkı tuttu.
Sabine'yle göz göze geldiğimizde, "İlk kez siktiriyor götten!" dedi. Demek ki Manuela'nın canı yanıyordu. Oysa ben götüne ilk girdiğimde hiç sesi çıkmadığı için alışkın diye düşünmüştüm.
Ama bu andan sonra yavaşlayacak değildim, aynı tempoda pompalamaya devam ettim ve sonunda götünün içine boşaldım. Acaip rahatlamıştım. Boşalmam bitince yavaşça yarağımı götünden çıkarıp, kalktım üstünden.
Manuela da Sabine'nin elini tutmayı bıraktı, ama ölü gibi yatmaya devam etti.
Sabine ise, halen kazık gibi duran yarağıma bakıyordu. Sabine'ye göz kırptığımda, gülümseyerek yanaştı, yarağımı ağzına aldı ve yalayarak temizledi.
Yarağım inmeye başlayana kadar da yalamaya devam etti. Bu arada da, iki parmağını birleştirmiş, kendi amını parmaklıyordu. Demek ki yeniden azmıştı ve orgazm olmak istiyordu. Ona bir kıyak yapmak istedim. Sırtüstü yatırıp bacaklarını ayırdım ve dört parmağımı birleştirip, amına sokup çıkarmaya başladım.
Sabine doğrularak bileğimi tuttu ve elimin amına girip çıkma hızını kendi ayarladı. Derken, "Uff, uff, ufff!" demeye başladı. Orgazm olmak üzereydi. Son bir hamleyle bileğimi asılarak, tüm elimin amına girmesini sağladı ve bağırmamaya özen göstererek orgazm oldu.
Amı kasılırken, elim halen amının içinde duruyordu. Amı lastik eldiven gibi sarmıştı elimi ve bileğimi. Sabine sakinleştiğinde, yine bileğimden tutarak, yavaş yavaş çıkardı elimi amından. Ve kendini sırtüstü attı yatağa.
Elim ve bileğim amının sularından dolayı vıcık vıcık olmuştu. Sabine'ye, "Sizi bilmem, ama ben duş alıp odama gideceğim!" dedim. O da, "Hiç halimiz yok, biz bu gece burda yatsak sorun olur mu acaba?" diye sordu. "Sorun olacağını sanmıyorum, yatabilirsiniz!" dedim, banyoya girdim.
Duşumu alıp çıktığımda, saat 03:15 olmuştu ve ikisi de uyuyordu. Sessizce giyindim ve odadan çıktım.
Odama, daha doğrusu Mürüvet'le benim odamıza gittim…
Devam Edicek