Interview Vampire Daily

Jar Jar Binks Fan Club
occasionally subtle
Color Me Curious

Origami Around
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
Doug Jones

blake kathryn
The Stonewall Inn

🩵 avery cochrane 🩵
EXPECTATIONS
Mike Driver

tannertan36

shark vs the universe

bliss lane
Cosmic Funnies
🪼

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Germany
seen from France

seen from Malaysia

seen from Albania
seen from Chile

seen from United Kingdom
seen from Malaysia
seen from Vietnam
seen from Colombia

seen from Thailand

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from Ecuador

seen from Finland
@fethiyeliyimm

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ben otuz yaşlarında evli bir kadınım
Yaklaşık sekiz yıldır evliyim. Eşimle birlikte çok güzel anılarımız olmuştur. Tabiki sexten bahsediyorum. Balayımızda yaşadıklarımız çılgıncaydı.
Bir keresinde yüzerken kocam bikinimin üstünü çıkarmıştı, ama balkondaki sevişmemiz kadar bunu ileri götürememişti. Bana hep üstsüz güneşlenmemden hoşlanacağını söylerdi. Daha da ötesi beni başka erkeklere siktireceğini söyler ve beni nasıl sikeceklerini anlatarak beni tahrik ederdi.
Bazen fantazilerimizde grup seksi yapmak yer alırdı. Seksin her türlüsünü yanni ikimiz beraber deniyorduk. Kocamın sikini ağzıma almak, yalamak ve e-onun benim amcığımı yalaması, dilini amcığımın içine sokması ve bir kuşun kanat çırpması gibi dilini amcığımın içinde çırpmasından çok zevk alıyordum. Arada sırada dilini daha gerilere kaydırıyor. Göt deliiğimi de yalıyor, parmağı ile masaj yapıyordu. Bunlardan acaip zevk alıyordum. Biliyordum ki yarağını götümün dibine kadar sokmak istiyordu.
Ne yalan söyleyeyim ben de istiyordum. Bir keresinde içki içmiştik ondan sonra götümü siktiğini hatırlıyorum. O zaman deliklerimin ikisini de sikmişti. Bir ona bir öbürüne sokmuştu. fakat daha sonraki zamanlarda ne kadar denediysekte hep göt deliğim acıdığında başarılı olamamıştık. Kocamın uzun süren seyahatlerinden birisinde bana yazdıklarından o kadar çok etkilenmiştirm. Geldiğinde götümü ona ne kadar acırsa acısın siktirmeye karar vermiştim. Gerekli hazırlıkları yaptım. Geldiğinde çılgınlar gibi seviştik. Ona vazelini gösterdiğimde çok memnun olmuştu.
Ertesi gün ilk denememizi yaptık. Heyecanlanmıştı. Sonunda sikini göt deliğime sokmayı başarmıştı. Sik bu orospuyu doyur beni diyordum?..Ama çok uzun sürdüğünü söyleyemem ben de fazla bir şey anlamamıştım. Gerçi siki göt deliğimi doldurmuş onu götümün içinde hissetmişttim. Ama, kısa sürmüştü. İki gün sonra idi beni yine sikmekle meşguldu ve bana yola çıkmadan bir kez daha götümü sikeceğini söyledi. Ben de hadi şimdi sik dedim. Amcığım sırılsıklamdı. Göt deliğimi vazelinledi.
Sikini vazelinledi. Sonra sikini göt deliğime bastırmaya başladı. İçeri doğru kaymaya başlayınca acı hissetmeye başlamıştım yine acıdığını söyleyince biraz bekledi. Sonra tekrar yüklendi. Başı girmişti artık?acıyordu. direndim. sikini ittirdi. ve dibine kadar girmişti artık. yavaş olmasını söyledim. biraz da dibinde bekledi. Sonra yavaş yavaş gdip gelmeye başladı. bir süre sonra sonra artık götümün deliği tamamen açılmıştı. resmen amımı siker gibi yarağı götümğün içinde hareket ediyordu. Arada bir siki götümden çıkıyordu ama geri sokması artık çok kolaydı. Acaip zevk alıyordum. Ona kızdım beni niçin bu kadar zamandır götümden sikmemiş ve bu zevkten mahrum bırakmıştı.
Orgazm omuştum ama o hala beni sikiyordu. Yatak amımdan akan sıvılarla sırılsıklam olmuştu. Sonra götüme boşaldı. Artık götüm yırtılmıştı. sikimi rahatlıkla götüme alabiliyordum. Bir seferinde kocamın yarağının üstünde otururken aynadan götüme giriişne baktım manzara harika idi. Pornolardaki orospular gibi sikiliyordum. Zaten götüm de sikildikten sonra kendimi orospu gibi hissetmeye başlamıştım. Gerçek bir orospu olma isteğim gittikçe artmaya başlamıştı. Başka yaraklar istiyordum artık?. Kocamda başka yarakların beni sikmesini istiyordu. Pezevenk olmak istiyordu. İş yerinde bir arkadaşım vardı. Onunla beni tatile gönderebileceğinden bahsetmişti. Ki benim zorlamam üzerine onun gibi kadınları sikmek istediğini söylemişti. Ama ben buna hayatta izin vermezdim.
Arkadaşım üç günlüğüne Bodruma gidecekti. Kocam da o hafta sonu yine seyhata gitmek zorunda idi. Ona hafta sonu çok canım sıkılacağından şikayet ettim. Aslında beni de götürmek istiyordu ama diğerleri eşlerini getirmediği için bir de böyle zamanlarda hep toplantılarda vaikit geçiriyordu. Onu hiç göremiyordum. Arkadaşlarına takısana dedi.Yaz herkes biryerelere gitti. Zührede Bodruma gidecek deyince sen niye onunla gitmiyorsun dedi. Gerçektende hiç aklıma gelmemişti. Bilmem hiç konuşmadık belki birrisi ile gidiyordur dedim. Yalnız gitmek ister.
Yalnız kafam da şimşek çakmıştı. Sabahleyin ilk işim onunla konuşmak olmalıydı. Sabah onu kahve içmeye çağırdım. Sonra Bodrum da nereye gideceğini sordum. Aslında erkek arkadaşı ile gitmek istediğini ama onun gelmekten vazgeçtiğini planının iptal etmeyi düşündüğünü söyledi. İşte fırsat dedim ve saldırıya geçtim. Eşimin seyahate çıkacağını, canımın çok sıkkın olduğunu ve aslında bir değişikliğe ihtiyacımın olduğunu ve beraber Bodruma gidebileceğimizi söyledim. Olur kız dedi. Şöyle ikimiz gidelim felekten bir kaç gün çalalım dedi. İşte olmuştu. Orada yaşayacaklarımın hayali ile amım şimdiden sırısıklam olmuştu.
Hemen izin işlerini falan ayarladım. Uçak biletini falan aldık. Otelde yerlerimizi ayırttık. Ertesi gün sabah erkenden havaalanında idik. Bodrumda otele geldiğimiz de saat dokuza gelmekte idi. Resepsiyona gittik odamızın henüz hazır olmadığını söylemişlerdi. Erken gelmiştik. Bize çantalarımızı bırakacak bir yer gösterdiler kaydımızı alıp gerekli işlemleri tamamladıktan sonra istersek otelin aktivitelerinden faydalanabileceğimizi söylediler. Oteli dolaşırken masaj salonuna gelmiştik.
Yorgunluktan ölmüştüm. Zühreye masaj yaptırmak istediğimi söyledim. O da ben de her tarafım tutulmuş aslında çok iyi olur dedi. Masaj yaptırmak için görevli ile konuşurken yoldan geldiğimizi masajdan önce duş almak istediğimizi söyledik. İstersek özel banyolu masaj odasında masajımızı yaptırabileceğimizi söylediler. Bir odada iki kişi de olabilirdi. İstersek ayrı ayrı odalarda da yaptırabilirdik. Aynı odada yaptırabileceğimizi söyledik. Yalnız iki ayrı masajcı istedik. İçeri odamıza geçtik gerçektende ortada küçük bir jakuzi ve kenarda duş vardı. İkimiz de tam çırılçıplak soyunmuş ve duşa girmeye hazırlanıyorduk ki altlarında sadece şort olan ellerinde havlularla iki erkek içeri girdiler. Hanımlar bir dakika bekleyin herşeyi bize bırakın sizi yıkayacağız. Masajınızı yapıp sizi rahatlamış bir şekilde buradan göndereceğiz dediler.
Çırılçıplaktık üzerimize bir şey almaya çalışırken olmaz üzerinizde birşey olursa sizi yıkayamayız dediler. Sesimizi çıkarmadık. Duş sıcaklığını ayarlaıp içine soktular. Sonra yukarıdan aşağıya şampuanladılar. Elleri ile şampuanları bütün vücudumuza füttursuzca yayıyorlardı. Elleri göğüslerimizde kalçalarımızda bacak aramızda mahrem yerlerimizde dolaşıyordu. Geveşemeye başlamıştım. Sıcak su çok iyi gelmişti. Vücudumda dolaşan eller ise tamamen benliğimi kaybetmeme yol açmak üzere idi.
Neredeyse oracıkta sikişmek istiyordum. Masörün yarağınının amcığıma dalmasını istiyordum. Zühreye baktığımda onunda banyodan hoşlandığını anlıyordum ama? neyse duş faslı bitmişti. Havlularla bizi kurulamaya başladılar. Şçyle güzelcene kuruladıktan sonra kucaklarına alarak bizi masaj masalarının üzerine yatırdılar. Vücudum ilk defa masörün başka bölüğmlerine temas etmişti. daha da zor duruma düşmüştüm. Kocamla konuştuklarımız aklıma geliyordu. İşte onlardan birini gerçekleştirmenin tam zamanı diye düşünüyordum ama ya Zühre? Burada masaj masasınd yüzüstü yatıyordum. Masörün usta elleri vücudumu adeta yoğuruyordu. Her geçen dakika biraz daha gevşiyordum.
Masörün ellerinin sırtımda, böğrümde, kalçalarımda ve bacak aralarımda yarattığı temasın şehvet duygusu ile amcığımın suları çağlayana dönüşmüştür. Sonra beni sırtüstü çevirdi. Arada Zühreye bakıyrodum. Masajdan zevk aldığı her halinden belli idi. Masör elleri ile önce yüzüme sonra boynuma göğüslerime, karnıma masaj yaparak şağılara doğru indi. nefesimi kono-trol edemiyordum artık. ellerinin bir ara bacak arama doğru kaydı ve amımı avuçladı. Sonra elini burnuna götürdü ve kokkladı. Yarağını istediğimi anlamıştı. Bana baktı onaylamadım. masaja devam etti bacaklarıma doğru inmişti. Pişman olmuştum ama ben istemeden beni sikmeyecekti. Sonra kalcalarımı masanın ucuna doğru çekti. iki bacağımıda omuzlarına dayadı. Parmaklarımın ucundan amıma kadar bacaklarıma masaj yapıyordu ki bu arada sikinin amcığıma dokunduğunu hissettim.
Göz göze geldik, gözlerimi sok dercesine hafifçe kapattım ve açtım sikinin başını amımın dudakları arasından yavaşça ittirmeye başladı. Bu arada yan tarafa baktım Zühre in masörü de onu sikiyordu. Göz göze geldik gülümsedik. Masörümün siki yavaş yavaş ilerledi ve taşakları kalçalarıma temas edene kadar sikini soktu. Ta dibime kadar girmişti. Sonra ileri geri sikmeye başladı. Evlenmeden önce kocamdan başka sadece bir erkeğin amıma sikini sürtmesine müsaade etmiştim. Sikinin başını ıslanan amımın dudaklarına sürterek boşalmıştı. Amım ilk defa yabancı bir yarağı ağırlıyordu. Bağırarak orgazm oldum. Yalnız masörler boşalmamıştı. Bir orgazm olduktan sonra yavaş yavaş sakinleştirdiler. Kucaklarına alıp ikimizi de Jakuzinin içine bıraktılar. Yarım saat sonra odayı boşaltmamız gerektiğini söyleyip çıktılar. Gevşemiş vücutlarımızla jakuzinin içinde bir süre öylece oturduktan sonra, Zühreye iyi ki gelmişiz değil mi? diye sordum.
Valla başlangıçta seninle yani evli bir kadın olarak demek istiyorumö gelmekten tereddüt etmiştim. Ama şimdi her şey gayet güzel dedi. Yanıma yaklaştı. Kocan duyarsa ne yaparsın dedi. Duymayacak ben anlatacağım şeklindeki cevabımı duyunca hadi canım dedi. Bekle dedim. Telefonumu alıp kocamı aradım. Masörün beni nasıl siktiğini bir güzel anlattıktan sonra yanımda da Zühreyi başka bir masörün siktiğini söyledim. Taş kesilmişti sen ne yaptın öyle dedi. Kızım dönünce seni kocam sunacağım ona göre hazır ol dedim. Sen var ya sen tam bir orospusun yok yok orospudan da ötesin dedi. Evet dedim ve onu kendime çekip dudaklarına bir öpücük kondurdum. Tepkisiz kaldı sonra ikincisi sonrada dudaklarına yapıştım.
Öğlen olmuştu. Respsiyona gittik. Anahtarımızı aldık eşyalarımızı odamıza göndermişlerdi. Odamıza çıktık. Bikinilerimizi giyindik. Tabiki ben hazırlıklı idim benim bikinilerim görünce şok olmuştu. Küçücüktüler. Bir tanesini de ona verdim. Kızım buraya feleğin çarkına etmeye geldik?zevkini çıkartalım bakabildiğimiz kadar yarağın tadına bakalım dedim. Haydi orospu ?dedi ve otelin havuzuna indik. Otelin havuzunda kendimize oturacak bir yer ararken ileride iki tane kara herif gördüm. Kara yaraklar fantazilerimizi hep süslemişti. Neden olmasın diye o tarafa yöneldim. Şansa www.escortsmate.com bakın ki tam yanlarındaki iki şezlongta boştu. ZÜhre niyetimi anlamış olmalı ki kızım bunlar zenci kapkara ben bunlarla sikişemem deyince yan çizme orospu öyle bir şikişirsinki hem bunların yarakları uzun ve kalın olurmuş amında kocaman bir kara yılan istemezmisin dedim. Bilmem ki falan dedi ondan sonra peki bakalım ne olacak belki de bir şey olmaz olursa da bu kara yaraklara kendimizi siktireceğiz dedi.
İngilizcemiz fena değildi. Yanlarına oturup soyunduktan sonra birbirimize güneş yağı sürdük. Bikinilerimiz dikkatlerini hemen çekmişti. Bizi izliyorlardı. Kesinlikle muhabbete başlamak için bir şey arıyorlardı. Yardımımızla bulmakta gecikmediler de bize içki ısmarladılar. muhabbetimi o kadar ilerledi ki havuzda düzenlenen yarışmalara beraber katıldık. Havuzda bizi omuzlarına çıkarmak için kucaklamışlardı. Aygır gibiydiler kucaklarında bizi oynatıyorlardı. Akşam olmuştu. Odalarımıza giderken birer içki içmeye davet ettim. Kabul ettiler ve odamıza çıktık. Bardan bir şişe şarap açtık. Kadehlerimize doldurduk. Ben duş alacağım deyip üzerimdekileri atıp duşa gittim.
Arkamdan birisi de benimle duşa girdi. Duşta sevişmeye başladık. Siki kalmıştı. Herifin alet gerçekten de iriceneydi. Duşta beni kucakladı havaya kaldırdı. Bacaklarımı beline doladım ve yavaşça sikini içime aldım. Amım tamamen işgal edilmişti. Bir süre orada sikiştikten sonra içeriden haydi çıkın biz de gireceğiz diye seslendiler. Duştan kucağında beraberce çıktık. Zühre de çoktan kara yarağı içine almıştı. Bana kız haklıymışsın bunlar harika kalın yaraklar diyordu. Bizi öye görünce diğeride Zühre yi kucağına alarak içeri duşa girdiler. Beni yatağın üzerine sırt üstü sikini amımdan çıkarmadan uzattı. Siki ile amıma pompalamaya başladı. Uzun sikinin giriş çıkışları o kadar güzeldi ki. Sonra ben onun üstüne çıktım.
Yarapğının üzerinde hopluyordum. Yan tarafımda ise Zühre sikiliyordu. Birden götümde de diğerinin yarağını istedim. İtiraz etmeden Zühreyi bıraktı ve sikini ve göt deliğimi vazelinleyerek göt deliğime yaklaştı. Yavaş yavaş girişi harikaydı adeta götüme sondaj makinası girmiş gibiydi. Zühre bizi seyrediyordu. Sonra amınını benim altımdaki kara herifin altına sürdü.
Bir süre sonra orgazm oldum ve üzerlerine yığıldım. Onlara şimdi sıra arkadaşımda onu da sikin dedim ve onu da sandviç yapıp sikmeye başladılar. Orospunun da götü açıkmış meğer çok zorlanmadı. Menilerini Zühre nin amına ve göt deliğine boşalttıklarında Zühre de orgazm oldu. Bir süre sonra odalarına gittiler. Otel için oda kahvaltı olarak anlaşmıştık. İyi ki de öyle yapmışız. Bir süre kucak kucağa uyuduktan sonra giyindik ve dışarı çıktık. Kıyafetlerimiz çok iddialı idi. Bir kere kısa idi. İkincisi biraz dekolte idi. En önemlisi de ince ve yüksek topuklu ayakkabılar giymiştik.
Bir yerde yemeğimizi yedikten sonra barlara bakmak üzere sokakta dolaşmaya başladık. Bu arada bir grup erkekten sırnaşanlar olmuştu. Yüz vermeden uzaklaştık. Kalabalık bir bara girdik. İçki içiyor dans ediyorduk. Birisi ile tanışıyor onunla dans ediyorduk bize içki ısmarlıyorlardı. Her halinden bizi sikmek istedikleri belliydi ama bir süre sonra bizden uzaklaşıyorlardı. Epey çakır keyif olmuştuk yani şarhoş bile denilebilecek durumdaydık. Gece kesat geçmişti. Zencileri arar olmuştuk. Dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan da olmuştuk. Otel yolunda karanlık bir bölümü geçerken birden önümüze iki erkek çıktı. Yüzlerini göremiyorduk.
Sonra bizi ellerimizden tutup boynumuza bıçak dayayarak sesimizi çıkarmamamızı yoksa acımayacaklarını söylediler. Tir tir titriyorduk ne yapacağımızı bilemiyorduk. Yalvarıyorduk. Bir araba yaklaşırken gözlerimizi bağladılar. Arabaya bindirdiler. Bir yerlere gidiyorduk ama bilmiyorduk ve çok korkuyorduk. Bu arada elleri ile vücudumuzu okşuyorlardı. Yalvarıyorduk. Ama bizi bırakmaya niyetleri yoktu. Sonra bir yerde durduk arabadan bizi indirdiler.
Üzerimizdekileri çıkardılar. Çırılçıplak kalmıştık. gözlerimiz kapalı olarak mahrem yerlerimizi saklamaya çalışıyorduk. bir ses bize dediklerini aynen yaparsak bizi sağ ve dövmeden geri götüreceklerini söylüyorlardı. Aksi halde fena halde döveceklerdi. Kalabalık bir gruptular herhalde yedi sekiz kişi kadardılar.
Tek isteklerinin onları biraz eğlendirmemiz olduğunu söylediler. Birisi gözlerimizdeki bantları açtı. Tepemizde bir lamba yanıyordu. Ama etrafımız karanlıktı. Ortada çırılçıplaktık etrafta birileri vardı ama biz onları göremiyorduk.
Birisi müzik koydu. Dansetmemizi istiyorlardı. yavaş yavaş orada dans etmeye başladık. Korkudan altıma etmek üzere idim. Biraz sonra gözlerim alışınca etraftaki koltuklarda oturan on kadar çıplak erkek vardı. Yüzleri maskeli idi. Korkudan dansın ritmine uyamıyordum. Bu da onları daha da kızdırıyordu. En baştaki beni yanına çağırdı. Sikimin üstüne otur öyle dans et dedi. Arkamı dönüp sikinin üzerine oturdum. Korkudan ne isterlerse yapmaya karar vermiştim. Siki içime girmişti. Bir yandan aşağı yukarı hareket ediyor bir yandan da dans ediyordum Arkdaşaım ise diğer tarafta bir sik yalıyor. Arkadan da onu birisi sikiyordu.
Oradan götten mi siktiklerini anlayamıyordum. Üzerine escortsmate.com oturduğum adam beni yüzümü çevirerek üstüne yeniden oturttu. Bu arada amımda yavaş sulanmaya başlamıştı. Tehlikeli bir durumda idik ve amım bana ihanet ediyordu. Ben de kendi kendime bu işin sonu ne olursa olsun bari zevk al dedim. Bu arada adamlardan diğeri bana arkadan yaklaştı. ve sikini götüme soktu. beni sandviç. yapmışlardı. sonra bir diğeri de sikini ağzıma verdi Artık tecavüze mi uğruyordum bilemem ama sonuçta zevk almaya başlamıştım üç yarak tarafından sikiliyordum. Zühre aynı durumdaydı. İşini bitirenin yerini başkası alyordu.
Ama heriflerde kalkıştıkları işin riskinin farkında idiler ki tedirgindiler çabuk bitiyorlar ikinciye siklerin kaldıramıyorlardı. Ama orada kaldığımız süre içerisinde beş ayrı yarak tarafından sikilmiş ve defalarca korku ile karışık orgazm olmuştum. Tekrar gözlerimizi kapattılar. Bir süre sonra aynı yerde bizi bırakıp uzaklaştılar. Arabalarının plakasını alamamıştım. Üstelik gözlerimizi açana kadar yolu dönmüşlerdi bile tekrar otele sağ salim döndüğümüze çok sevinmiştik. Yukarı çıktık. İkimizin de götü fena halde yanıyordu. Bir seferde beş yarak az değildi. Bir birimize sarıldık.
Böylesine kaçırılıp korku içinde sikildikten sonra, aslında resmen tecavüze uğramıştık fakat yine de zevk aldığımızı belirtmek zorundayım. Duş aldık ve yattık. Gecenin verdiği yorgunluk yüzünden epeyce uyumuştuk. Zühre beni öperek uyandırdı. Kahvaltımızı ettikten sonra tekne turuna çıkmak üzere doğruca yat limanına gittik. Hoş güzel bir tekne ile tura çıktık. Güneşlendik güzel vakit geçirdik. Denize girdik. Bu arada gözüme yakışıklı bir çocuğu kestirmiştim ama ona kendimi nasıl çaktırmadan bu teknede siktirebilirim diye araştırma yaparken tuvaletin bulunduğu güverteye inince aynı zamanda kamaraların olduğu bölüme inilmiş oluyordu. Burası oldukça ideal görünüyordu. Koylardan birisinde demirledikten sonra herkes denize atlamıştı. Sessizce aşağıya indim. Tabiiki arkamdan geldi. Kamaralardan birine girdik. Amımı açtım. Sikini doğruca amıma soktu. Sikmeye başladı. Acayip heyecanlanmıştım. O da öyle idi. Yakalanma korkusu ile şikişmek harika bir duygu idi ama çabuk boşalmıştı. Toparlandı. Kamaradan çıkmak için kapıyı açtığında kaptan karşısında idi.
O çıktı. Kaptan içeri girdi. Şortunu çıkardığında kocaman yarağı ile karşılaştım. Çare yok bu siki de yiyecektim. Hem yarım kalmıştım. Amım daha kurumamıştı. Sikini amıma daldırdı. Kocaman yarak amımı yararak dibime kadar girdi. Bir süre siktikten sonra sikini amımdan çıkardı ağzıma dayadı. Bu arada amımı yalamaya başladı. Kocaman diliyle amımın dudaklarına çarptırdığı darbelerden müthiş zevk alıyordum. Sikini yalıyor emiyordum. Sonra beni domalttı sikini amıma yeniden soktu. Acayip sikiyordu. Seni gidi orospu seni buraya taze oğlanları atmak neymiş sana göstereceğim seni öyle sikeceğim ki hiç unutamayacaksın diyordu.
Ben de iyice azmış sik beni kaptan sik zaten oğlan bir bok yapamadı çeşme gibi aktı gitti. sik bu orospuyu doyur beni diyordum. Sikini tekrar çıkardı Öyle domalmış vaziyette bekliyordum. Merakla ne yapcağını bekliyordum. Çok geçmeden parmakları ile göt deliğime vazelin sürüyordu.
Kaptan sen harikasın yaa götümü de sik parçala diyordum. Sonra üzerime çıktı. Sikinin başı göt deliğime dokundu. Tazyiki göt deliğimde hissediyordum. Yavaş yavaş göt deliğim aralandı, sikinin başı aralan delikten içeri kaymaya başladı. Başının boğumu içeri girince deliğimin ağzında önce bir rahatlama oldu sonra içeri doğru girmeye devem ettikçe yeniden deliğimin ağzı genişledi. Dibime kadar soktuktan sonra orospu ne kadar da kolay aldın böyle demek götten sikilmeye alışkınsın dedi.
Evet götümün sikilmesinden acaip zevk alırım kaç kere sikildiğimi tahmin bile edemezsin dedim. Hızla gidip gelmeye başladı. Elleri ile amımı okşuyordu. Sonra o alta geçti ben üste idim. Sikini çıkarmadan dönmüştük sırtım yüne dönüktüç Tesadüf tam karşıda ayna vardı. Kocaman yarağın göt deliğimi sikişini izliyordum. Amcığım bir gül demeti gibi açılmıştı bir elimle kendime destek olurken diğer elimle amcığımı okşuyordum. Gördüğüm manzara karşısında daha da etkilenmiştim.
Orgazm olmaya başladım. Bu arada kaptan da menilerini göt deliğime boşaltı. Öylece sikinin üzerinde bekledim. Bir süre sonra inen siki göt deliğimde kayarak plop diye çıktı. Bikinimin altını giydim. Dışarı çıktım herkes yeni yeni tekneye dönüyorduç Denize atladım. Zühre nereye kayboldun orospu diyordu. Valla orospuluk yapıyordum dedim. Kız hangi ara işi bağladın diye sordu. Ona anlattım. Sonraki koyda kaptan onu da halletti. Teknede kaptan bize özel itimam gösteriyordu. Bize içkiler ısmarlandı. Tekne den ayrılırken ücret alınmadı ve sık sık ziyaret etmemiz hatta özel tur bile yapabilecğimiz söylendi. Son günümüzdü artık.
Otele gittik duşumuzu aldık. Çantalarımızı hazırladık ve uçağa binmek üzere havaalanına doğru yola koyulduk. Kocamda çoktan eve dönmüştü. Sabırsızlıkla benim dönmemi ve ona yaşadıklarımı ayrıntısı ile anlatmamı bekliyordu. Kocamı sçok seviyorum. Bana tatmadığım zevkleri tatdırmış ve diğerlerini de bütün risklerine rtağmen tadmam için beni cesaretlendirmişti. Benim bu dünyada arzularımı yaşamak için fırsat tanımıştı. Onun da bazı arzuları vardı. Ben onun isteklerinin hemen hemen hepsini yerini getirmiştim. Bir tanesi hariç ona bu gelişinde söpriz yapacaktım.
Her zaman istediği ancak daha hazır olmadığım için yapamadığım şeyi yapmaya karar vermiştim.
Ne mi Süpriz...
Şansım Döndü! (9)
Gece üç posta sert sikişe ve geç saatte uyumama rağmen ertesi sabah saat 10'da alarm kurulmuş gibi zımba gibi uyandım. Tabii ki sikim benden önce uyanmış, özgürlüğünü ilan edercesine keser sapı gibi dikiliyordu. Yatakta, hatta tüm odamda bile Ayfer annemin o baştan çıkarıcı kokusunu alabiliyordum. İnanılmaz enerjik hissediyordum, keyfime diyecek yoktu.
Yüzümü bile yıkamadan hemen balkon kapısını açıp üstümde sadece boxerla çıktım. Sigarayı ağzıma alıp gerile gerile sağa sola bakarak, adeta sikimle mahalleyi selamlayarak ilk sigaramı yaktım. Sağı solu izlerken Ayfer annemle yaşanan muhteşem sikişi ve bugün kiminle nasıl ve nerede olacağını kestiremediğim sikişleri düşünmeye başladım. Haliyle sikim daha da bir zonklamaya başlamıştı.
Ufak bir detay vermek zorundayım. Biz şaşaalı hayat yaşayan bir aileyiz. Villamız büyük bir arsa üzerine kurulu lüks bir ev. Etrafımız 8'erli 10'arlı villadan oluşan sitelerle çevrili. Evin yapılış zamanlarında buralar tabiri caizse dutluk iken şimdilerde lüks villa kent denilecek seviyede yüzlerce villadan oluşan bir mahalle haline gelmişti. Bizim avantajımız ise, hem tek büyük arsa üzerine kurulu olan en büyük yani en popüler eve sahip olmamız, hemde babamın vakti zamanında bu bölgenin geleceğini öngörüp neredeyse yatırımının çoğunu bu bölgeye yaparak yaklaşık 50 bin metre kare daha arsa toplamış olması, muhitte bizi tanınan, bilinen ve saygı duyulan bir konumda tutuyordu. Kaldı ki sürekli babama buradaki kooperatif ve özel yatırım işlerinde başkanlık teklif edilir, ama babam iş yoğunluğundan ilgilenmezdi.
Bu detayları vermemin sebebi yaz ve kış mevsiminde birer kere kutlama, ziyafet tarzı mahalle sakinleriyle ve belki mahalle sakinlerinin özel davetlilerini kapsayan yemekli (masa altından alkollü) organizasyon yapılırdı. Yani bizim aile mensuplarının çok popüler olduğu bir ortam olurdu. Kısacası AMCIK kaynardı AMCIK.
(Benim asıl seks motivasyonum bu organizasyondan sonra yaşanacaktı). Tabii ki yaşım ve tecrübem yüzünden ben bu durumu önceden bu şekilde yorumlamazdım. Ama şimdi muazzam bir fırsat vardı önümde, çünkü temmuz başında, yani bir aya kalmaz yemekli harika bir organizasyon olacaktı. Genç, yaşlı, evli, bekar, full bakımlı mahalle hatunlarını şenlik ortamında bir arada görecek olmanın heyecanını ve Ayfer anneciğimi düşünerek sigaramı bitirdim.
İçeri girip tuvaletteki işimi de gördükten sonra hızlıca duşa girdim ve şort tişört giyinip aşağı inerken (Sikim tuvalet ve duşa rağmen halen yarı kalkık formda, yani alacağı en ufak bir kokuyla kazık kesilmeye hazır beklerken) mükellef bir kahvaltı yaparak enerji depolamam gerekiyor diyordum kendi kendime.
Koridora çıktığımda etrafıma bakınca tüm odaların kapısını açık gördüm, anlaşılan herkes uyanmış ve kahvaltıya bile inmişti çoktan. Elim sikimde hızlıca aşağıya inerken klasik bir şekilde, "Anneeee!" diye seslenmeye başladım. Saniyesinde mutfaktan sikimin bülbülünün, "Günaydın oğulcuğummm!" diye seslenmesiyle keyfim daha da katlanarak koşar adım mutfağa daldım.
Ayfer anneciğimi altında mavi tayt şortu, üstünde askılı sarı atletiyle, at kuyruğu saçlarıyla seks tanrıçası gibi yalnız başına kahvaltılık hazırlarken gördüm. Kimse var mı yok mu diye çevreyi kontrol ederek koşar adım giderken odama sinen o sexy parfüm kokusu burnuma çarpmıştı bile. Hemen arkasından yanaşarak, yarı kalkık sikimi karpuz gibi yarılmış götüne dayayıp, "Günaydınlar olsun Ayfer Sultannn!" diyerek boynundan ve ensesinden öpmeye başlayıp iki elimle göğüslerini sıkıp bıraktım ve sol elimi önüne atıp amcığını şortunun üstünden avuçladım.
Ayfer annem olduğu yerde kikirdeyerek, "Aslanımmm, merdivenden inişinden bildim senin geldiğini!" derken bile nefes alışverişi hızlanmıştı. Kafasını çevirip göz göze geldiğimiz anda dudaklarına yapışınca, karşılık olarak kocaman öpüp dilini ağzıma soktuktan sonra kafasını kaçırarak, "Dur haylaz, ıslatma sabah sabah!" dedi. Ben de, "Sus sikerim götünü orospu, şahlandır hadi sikimi!" deyip amcığını yoğurmaya ve götüne kerkinerek abanmaya devam ettim.
Kerkinirken de, "Söyle bakayım millet nerede?" diye kısık sesle sormamla, "Yan bahçede masa kuruyorlar bebeğim!" diye sessizce cevap verip, "Nolur biraz geride dur, mahvettin beni gelir gelmez, fena oluyorum. Hadi sen de dışarı git, herşey hazır sayılır!" dedi. Ama ben amcığını daha sert avuçlayıp artık kazık gibi olan sikimi yeniden götüne dayayıp, sağ elimi karnına atıp arkadan sikimle önden elimle sıkıştırıp ayaklarını yerden kestim ve "Seni acilen sikmem lazım anneciğim, 4-5 dakikalık işimiz var, kahvaltıdan sonra bir iş uydur!" dedim.
Ayfer annem, "Ooououw, senin kazık gibi sikine kurban olsun annen, biricik oğluşum benim, nolur git, inan uyandığımdan beri götüm kaşınıyor, gece zor uyudum zevkten ve heyecandan. Az kalsın Sema'ya yakalanacağız sandım altıma işeyecektim. Git hadi, duramıyorum, dayanamıyorum zaten!" dedi. Boynundan öpücük alarak götüne tokat attım ve "Sen yine iyisin hayatım, kızının götü daha sikilmeden kaşınmaya başladı!" dememle o kadar içten güldü ki, sanki kızından değil de bir yabancıdan bahsedermiş gibi, "Kızın damarını buldun piç, ben bu halimle dayanamıyorum, o nasıl dayansın meraktan?" diyerek suratıma tatlı bir tokat attı.
Ben de gülerek, "Bir yol bulacağız merak etme, herkes evdeyken inleterek sikeceğim seni kahpem. Sema sonraki iş!" diyerek omzuna son bir öpücük koyarak bahçeye doğru yürümeye başladım. Ben giderken Ayfer annemin arkamdan şuh bir sesle, "Islandımmmm!" demesiyle Libidom inanılmaz yükselmişti.
Yüzümdeki sırıtmayla dışarı çıkmamla babamı, Sema'yı ve Can'ı masayla ve etrafla uğraşırken görünce yüksek sesle, "Günaydın benim canım ailem!" diyerek babamın yanına gidip elini öptüm. Vicdanım zerre sızlamıyor, aksine kendime hak görmeye başlamıştım. Nihayetinde babama lafım yoktu, gücü yettiği sürece sikmek istediği zaman karısını sikecekti.
Babam her zamanki gibi neşeli bir şekilde, "Vaaay aslanım uyanmış bile, ben kalkmaz diyordum bak beni yalancı çıkardın, kerata!" diyerek sevgisini gösteren hareketlerle güldü. Bu arada Sema da gözleri şiş ve uykusuz olduğu her halinden belli bir şekilde güneşe karşı bacakları hafif açık açık, yeşil tayt şortuna rağmen inanılmaz sexy bir şekilde oturuyor, amcığı resmen yarrağa meydan okurcasına, davetiye çıkarırcasına duruyordu. Birkaç saniye daha amcığını kesip içimden (Bu yavruyu acilen sikmeliyim!) derken sikim zonkuyordu.
Can ise köpeklerle ilgilenip gelmiş ve "Abi işin yoksa kahvaltıdan sonra Kangalın kulübesini yerine koyalım, kaydırmış kulübesini, benim gücüm yetmedi!" dedi. "Hallederiz abim merak etme!" dememle yüzü güldü.
Sonra sırf itlik olsun diye Sema'nın sandalyesine tekme attım. Semay'ı yerinden zıplatmamla çok büyük bir tepki vererek, "Ya sen ne yaptığını sanıyorsun sabah sabah?" diye bir tepki verdi. "Ne bağırıyorsun kız, kalk hadi çayları koy, bak annem getiriyor geri kalanı, çok acıktım!" dedim. Babam devreye girerek, "Ben bu sabah oğlumun elinden çay içmek istiyorum! Karışma kızıma!" demesiyle çay işi bana kitlenmiş oldu :)
Amacım sadece Sema'ya çatmak ve geceki soğukluğu halledip onunla yakınlaşmaktı. Babamın bu lafına, "Emredersin Ali Baba!" diyerek ayağa kalktım ve "O zaman Ladies first!" diye sırıtarak ilk Sema'nın çayını doldurdum. Sırasıyla diğerlerini doldururken Ayfer annem de elinde menemen tavasıyla ve bir iki daha malzemeyle gelince kahvaltıya başlamış olduk.
Ben iştahla kahvaltı yaparken bir yandan Ayfer annemin bir yandan da Sema'nın dolgun göğüslerini (Ayfer annemin götü ne kadar daha güzelse, Sema'nın da göğüsleri bir o kadar daha güzel) kesiyor, kestikçe iştahım daha da kabarıyordu. İştahla yemem annemin hoşuna gitmiş olacak ki bana bakarak gülüyordu. "Oğulcuğum yavaş ol, atlı mı kovalıyor!" deyince ben yine ibneliğine, "Ya annecim ben dün gece siz yatınca çok spor yaptım, kalori eksiğim var, kahvaltı da mükellef olunca dayanamadım!" deyip yan gözle Sema'ya baktım.
Sema annesini siktiğimi bilmese bile sikişten geldiğimi bildiği için kafasını sağa sola salladı, ama yüzü de kıpkırmızı olmuştu. Ayfer annemse oyuna devam edip, "Ay ben kıyamam sana!" diyerek büyükçe bir ekmeğe yağ ve bal sürüp, "Ye de büyü hadi bakalım!" dedi. Konudan tamamen uzak olan babam kahkaha atmaya başladı. Ayfer annem resmen sikicisini elleriyle besliyordu :) Babam lafa girerek, "Ne yani Ayfer, bu daha büyür mü diyorsun?" diyerek gülmeye devam edince biz de istemsizce ama keyifle gülerek ona katıldık.
Kahvaltı sonrası üçüncü bardak çaydan sonra artık iş yavaştan sikişe yaklaşıyordu. Kimseye fırsat vermeden, "Hadi Can düş peşime kulübeyi halledelim!" deyip kalktım. Kahvaltı için Ayfer annemin yanağına teşekkür mahiyetinde bir öpücük kondurdum. Babama da bakarak biraz puan toplayayım diye, "Eeeee, vazife beklemez, değil mi?" deyip tam kulübeye gidecekken, babam arkamdan, "Kaçmak yooook koçum, hemen halledin gelin daha kahve yapacaksın!" diye seslendi. Bu sefer Sema tüm kaşarlığı ile kahkaha attı. Ben de gülerek, "Alemin kralısın baba, on numara kahve yapacağım size!" dedim.
Kulübeye gittik ve hızlıca yerine koyup geri döndük. Ayfer annem ve Sema masayı toplamaya başlamıştı, yani manzara yine iç yakıcıydı. Sema kahpesi de annesi gibi ama açık yeşil tayt şort giyinmiş olmasına rağmen üzerindeki boyu kısa ama normal kollu tişörtle eğilip kalkarken kabarık amcığı alttan 'gel gel' yapıyor, geniş ama sıkı götü ve sutyene sığmayan memeleri löpürdüyordu.
Babamı anlamak asla mümkün değildi, Ayfer gibi karıyı sikmemeyi bırak, ben onun yerinde olsam bunları analı kızlı çatır çatır sikerdim.
Yanlarına gidip, "Kahveler birazdan hazır!" diyerek masadaki tabakları üst üste koyan Sema'nın elinden tabakları jest olsun diye alıp mutfağın yolunu tuttum. Mutfakta elimde tabaklarla beni gören Ayfer annem şöyle bir bakıp, "Her iş mi yakışır bir adama!" dedi. Sonra kafasıyla sikimi gösterip hınzırca güldü ve kısık sesle, "Dürüst ol, bana mı kalktı, Sema'ya mı?" diyerek beni şok etti.
Ama ben de gülerek, "Ne o lan, kızını kocandan değil de tokmakçından mı kıskanıyorsun, kaşar! Ben babamın yerinde olsam ikinizi üst üste sikerdim, amına koyayım!" dedim. Ayfer annem anında kıvırıp, "Ben Ali'me güvenmeseydim kızıma üvey baba getirmezdim onu, ama senin böyle bir sikiciye dönüşeceğini hesap edemedim!" deyince gülüştük :)
Ben en son bir hatırlatma yapıp, "Sana söyledim, ikinizin de amı götü bana emanet anneciğim. Hiç merak etme sadece doğru zamanı bekliyorum, yoksa Sema'ya kalsa dünden hazır!" deyince Ayfer annem sırıtarak, "İyi tamam be hiç karışmayacağım zaten, ne haliniz varsa görün!" deyip yalandan bana omuz atıp kıvırarak yeniden dışarıya çıktı. Ben de Can dahil beş orta şekerli kahve yapıp dışarı çıktım ve babamdan başlayıp herkese servis ettim.
Babam keyifle hem kendine bir sigara yaktı, hem de annemin sigarasını yaktı. Kahvesini içerken benimle biraz eğlendikten sonra ben yine fincanları toplayıp mutfağa gidecekken sırf Ayfer annemi kıllandırmak için Sema'ya kafamla 'Gel!' işareti yaptım. Sema hiç ikiletmeden kalkıp peşime takıldı. Amacım Sema'nın da ayarlarıyla oynamak, onu sinir ve tahrik etmekti.
Tepsiyi tezgaha bırakıp döndüğümde, meraklı gözlerle bakan Sema'ya, "Yavrum bu akşamki düğüne arkadaşın Müjgan da gelecek mi?" dememle suratı bir anda asıldı. Kekeleyerek, "Ne Müjganı yaa, ne diyorsun Bekir, ne alaka yani şimdi Müjgan?" diye sinirlendi. Tam dönüp gidecekken kolundan yakaladım ve bastırarak, "Ablacığım sakin ol, neye kızdın böyle, Müjgan var mı yok mu söyle bileyim!" diye ısrar ettim.
Kolunu elimden kurtarıp gözleri dolarak hırsla, "Siktiğin karılar yetmedi de sıra Müjgan'a mı geldi, hayvan herif!" deyince, iki kolunu birden sıkıca tutup gözlerine bakarak, "Seni mi sikeyim Sema, tabi Müjgan'ı sikeceğim. Hem sen neye bozuluyorsun, açık konuş. Ben haberin olsun da sonradan duyma diye bilerek sordum yavrum. Ha arıza çıkarırsan da çıkar, umurumda olmaz!" deyip kollarını bıraktım.
Sema kala kalmış halde bakarken çocuksu yüz ve sesle ağlar gibi, "Ya nolur, şaka mı yapıyorsun, ciddi misin, bak kalbim kırılacak!" deyince bu sefer ben kıvrak bir manevrayla elimi çenesine atıp, göğüslerine bakarak, "Sen varken ben o kaşara bakar mıyım hiç, biricik ablacığım!" dedim ve sırıtarak yanağından öptüm. Sema iyice afallayıp, "Oha lan, ne diyorsun sen öyle!" deyince ben de kahkaha atarak, "Sen de ne emmeye geliyorsun, ne gömmeye, amına koyayım!" dedim ve kocaman sarıldım. Sikimi karnına bastırınca sırtımdaki küçücük elleriyle istemsizce sıkarak sarıldı.
Sonra gözlerine bakarak, "Hadi ben sigara içmeye çıkıyorum. Bozma moralini, hem sen daha bulaşıkları toplayacaksın kül kedisi!" dedim ve gülerek mutfaktan çıkıp odama gittim. Sema'yı kıllandırayım demiştim, ama kokusu, eti ve sexyliğiyle içine düştüğüm hal dayanılacak gibi değildi. Sikim artık patlayacak noktaya gelmiş, çoktan boxerımı ıslatmıştı bile.
Sigaramı yakıp şarja bıraktığım telefonu elime aldığımda ortam yine kaynıyordu. Okuldan arkadaşlar dün cevap vermediğim için epey bir sövmüşlerdi, çünkü yarın okulun son haftasına girecektik ve yaz tatili başlayacaktı. Hal böyle olunca da kafelerde ufak tefek kutlamalar, evde buluşmalarla geçecekti son hafta onlara göre :)
Aslında cuma günü bu yaşamaya başladığım hayal ötesi hayat olmasaydı ben de aynı onlar gibi heyecanla acaba hangi kız mini etek giyecek, hangisinin memesinin çatalı görünecek gibi ergen muhabbetlerini yapıyor olacaktım. Ama artık işlerin rengi değişmişti. Tabii ki de onlara çaktırmadan seks dolu hayatımı ve sosyal ortamımı devam ettirecektim.
Kafamı toparladıktan sonra onlara yazarım, hatta ararım diye düşündüm ve hatunlardan gelen mesajlara döndüm. Huriye'den yine yağlar ballar akıyor, "Sidiğini içtiğim erkek, günaydın!" diyordu. Gamze abla daha tavırlı şekilde, "Cevap yok yani, öyle mi, elime geçersin nasılsa!" yazıyordu. Aslı, "Düğünden önce veya sonra konuşmak istiyorum kuzen!" yazıyordu. Güler orospusu, "Bekir lütfen konuşulanları unutalım, ben yeniden yapmak istiyorum!" diyordu, götü kaşınmaya başlamıştı anlaşılan.
Meryem, enteresan bir şekilde, "Günaydın aşkım, dün cevap vermedin ama bugün elimden kurtulamazsın. Hem sana sürprizim olabilirrrr!" yazıyordu. Meryem hakikaten tatlı bir kızdı, kafası açık ve akıllıydı.
Ve Deryaaa! Derya'nın mesajı bir saat önce gelmişti. "Kocam çoktan gitti. Ben de iki saate çocuklarla birlikte anneme gideceğim. Seni özledim!" diyen bir mesaj atmıştı.
Bir anda sandalyeden fırlayıp tekrar telefonun saatine baktım. Yani bu karı bir buçuk saat sonra her türlü boşa çıkacaktı. Yerimde duramaz hale gelmiştim, odanın içinde dolanırken bir sigara daha yaktım. Acilen sikişmem gerekiyor diye kendi kendime konuşurken sigarayı basarak, aşağıya ineyim bir Ayfer anneme bakayım, gerekirse en kötü tuvalete çeker ağzına veririm diyordum. Aksi halde 31 çekip ziyan edecektim dölleri diye kızgın bir şekilde kendimi aşağıya attım.
Evin içinde yine kimse yoktu. Bu sefer ön bahçede boş havuzun başında oturmuş sohbet ediyorlardı. Ortama mantıklı bir giriş yapmak zorunda olduğumu hissetmiştim, çünkü sakince girsem babam mutlaka bana bir iş kitleyecek, ya, "Havuzu temizle bir bakalım!" , ya, "Doldur öyle bakalım!" , ya da, "Can'la birlikte çimleri biçin!" vesaire, ama yüzde yüz bana iş çıkaracaktı.
Yanlarına heyecanlı bir giriş yaparak, "Anneciğim yaaa buz mavisi gömleğimi bulamıyorum!" dedim. Ayfer annemin anteni kalkmıştı, gözleri çakmak çakmak olup yalanıma anında ortak olarak, "Ya oğlum ben onları daha indirmedim, yüklük dolabından başka bir şey giyinsen olmaz mı?" dedi. "Yaa anne nolur etme, bak aklıma düştü, ben indireyim sen de iki dakika ütüsünü yap, olmaz mı?" dedim.
Babam bir anda bana dönüp, "Sen hurçları indir hemen yanıma gel, iki dakika sana bir şey tarif edeceğim!" dedi. Ben kahkaha atarak, "Yaaa baba valla billa biliyordum böyle diyeceğini. Bu manzaraya karşı oturmalarının faturasını hep bana kesiyorsun. Bak elinin altında Sema var, Can var aslan gibi. Ben daha duşa gireceğim!" dedim. Babam elinin tersiyle, "Yıkıl, gözüm görmesin seni, eşek herif!" diye gülerek beni kovdu.
Ayfer annemse ağırdan alarak yerinden kalktı, ama ne kalkış, kadının götü ayrı bir dünyaydı resmen, içim gıcıklanıyordu gördükçe. Ayfer annem, "Yaz geldi hazır hurçlar inmişken kimin ne eksiği varsa onlara da bakayım bari. Hem düğüne daha vakit var. Hadi oğulcuğum marş marş odaya!" diyerek önüme düştü. Ulan ne çapraz kadın bu Ayfer diye gülerek arkasından yürümeye başladım.
Evden içeri girer girmez ona, "Kıvırmaya başla çabuk!" diye emir vermemle, ellerini beline koyarak öyle bir kıvırmaya başladı kiii, üç dakika öyle yürümeye devam etse adamı ayakta boşaltırdı. Arkasından, "Yarrağı yedin yavrum, amını götünü dümdüz edeceğim birazdan!" derken merdivenlere gelmiştik. Arkadan gelen var mı diye kontrol ettikten sonra tam basamakları çıkacakken saçından asılıp duvara yaslamamla dudaklarına yapışmam bir oldu.
Salisesinde inleyerek karşılık verince kucağıma aldığım gibi amını götünü sertçe avuçlayıp öpüşerek odama daldık. İkimiz de dayanacak halde değildik. Kapıyı kapatır kapatmaz, "Oğlum hadi durma yap ne istiyorsan, ölüyorum!" diye inleyince kapıyı kilitleyip yere indirdim ve "Sen mi ben mi amına koyayım!" deyip yarrağımı yıldırım hızıyla çıkarıp ağzına verdim.
O an dünyalar benim olmuştu sanki. Ben öylece duruyor, sadece sikime değen dudakların, taşaklarımı sıkan ellerin hazzını yaşıyordum. Ayfer annem delirmiş gibi küçücük ağzıyla yarrağımı gark gurk seslerle somurmaya başlamış, bir yandan da kesik kesik inliyordu.
Bir dakikada yarrağım yağlı kazığa dönmüş, sırılsıklam ve çelik gibi olmuştu. At kuyruğu saçından tuttuğum gibi sürüklercesine yatağın kenarına götürüp dizleri yerde gövdesi yatağın üstünde olacak şekilde domalttım. Derhal diz çöktüm ve taytını tangasıyla birlikte sıyırıp göt deliğini yalamaya başladım. Yaladıkça delleniyordum, terlemiş götünün o keskin kokusu beni elektrik çarpmışa çeviriyordu.
Derken sırılsıklam amcığına yumuşup sert sert vakumlayarak emmeye, sıcacık sularını içmeye başladım. Alttan da sağ elimi atletine sokup göğüslerini okşarken uçlarını sıkmaya, sol elimle de götünü parmaklamaya başladım. Amcığını emdiğim, meme uçlarını sıktığım halde iki parmağımla da götünde çalışırken artık Ayfer annem dişlerini sıkarak resmen köpek yavrusu gibi çeniliyordu...
"Yalvarırım oğlum sok artık, sik hadi anneni, dayanamıyorum Bekirim, yanıyorum!" demesiyle emir almış asker gibi ayaklarımın üzerinde çömelik vaziyete geçtim. Götünden çıkardığım parmaklarımı ağzına sokup, "Sürtüksün, sürtüğün önde gidenisin, duman edeceğim seni!" dedim ve sikimi amcığına tek hamlede daldırdım. Ama ne daldırma, resmen köklemiştim. Ayfer anneciğimden öyle bir öğürme sesi çıktı ki, ölecek sandım bir an.
Götünden çıkan parmaklarım ağzında, sikim taşaklarıma kadar amcığına saplanmış halde tüm ağırlığımı üstüne verip dibini bulmanın zevkini yaşıyordum. Tüm gücümü belime vererek Ayfer annemi yatakla vücudum arasında pestile çevire çevire sikiyorken zevk sarhoşluğu yaşamaya başlamıştım. Ayfer annem kendinden geçmiş halde, "Sik oğlum, ohhh, sik!" diye inliyordu.
"Az daha gelemesen 31 çekecektim amına koyayım!" deyip sağ elimi de ağzına atıp küçücük ağzına ikişer parmak soktum. Dilini köpek dili gibi dışarı çıkarmış halde amcığına çok seri halde ama şaklatmadan pompalarken Ayfer annem önümde konuşamaz olmuş, sadece öğürmelerle duruyordu.
Bu halinden daha da hırslandım ve kulağına eğilip, "Demek yanıyorsun öyle mi orospu, demek benim yarrağım sana yetmez oldu, yarraksızlıktan geberiyorsun ha, öyle mi orospu Ayfer?" deyip amına pompalıyordum. Pompaladıkça Ayfer annem delleniyor, orgazm olup şarıl şarıl amının sularını akıtıyordu.
Ellerimi ağzından çıkarıp çenesini sıkarak yüzünü kendime çevirdim. Ağlayan gözlerini ve boynuna kadar akan salyalarını görünce dudaklarına yapışıp doya doya yedim. Sonra, "Konuşsana orospu, kime söylüyorum!" deyip saçına asılarak suratına tükürünce öyle bir, "Ooohhhh!" çekti ki, içindeki tüm nefesini bıraktı ve "Bana senden başkası haram oğlum, sik hadi, nasıl istersen öyle sik, ama nolur götümü de sik, dayanamıyorum kaşıntısına artık!" demesiyle öyle bir abandım ki üstüne, yatakla aramda kaldığı için yine nefesi kesilip öğürmeye başladı.
Beş dakikadır Ayfer anneciğimin amcığını köpek gibi sikiyordum ama boşalma ihtimalim yok gibiydi. Ayfer annem ise altımda pert olmuştu ve böyle giderse yakalanacaktık. Ben bu azgınlıkla çabuk boşalırım diye tahmin ediyordum, ama nafile. Kendimi geri çekince derin derin soluklanan Ayfer annemin amına pompaya devam ediyordum...
Kafasını çevirip gözlerime yalvaran gözlerle bakarak, dudakları büzük halde inleyerek amını siktiriyor, sıranın götüne gelmesini bekliyordu. Ben hırsla yine saçına asılıp, "Götünü siktirmek istiyorsan söyle!" dedim. Saniyesinde, "Sik oğlum hadi, sik orospu ananın götünü, sen alıştırdın bu götü sikilmeye!" diyerek inlemeye ve yeniden orgazm olmaya başladı.
Bu lafları beni fena gaza getirmiş kendimi kaybetme noktasına gelmiştim. Bir anda amcığından çıkıp Ayfer annemin sırtını yatağa çevirdim. Boğazını sıkarak kafasını geriye doğru yatağa bastırdım ve bir tokat atıp, "Kimin orospususun lan sen?" dedim. Ağlayan gözlerle şoka girmiş halde bakarken, "Senin orospunum oğlum, sadece senin!" dedi.
Bir tokat daha atıp, "O halde domal çabuk orospu!" dememle olduğu yerde eski pozisyonuna döndü. Bana, "Bunların hesabını soracağım sana Bekirrrr!" deyip elleriyle götünün yanaklarını ayırdı. Sımsıkı, pembemsi ve morarmış götüne sikimin başını soktuğumda, "Aslanım benimmm, erkeğim benimmm!" diye inledi. Yavaş yavaş kayıp sikimin yarısını sokmuştum. Geri kalanını da daldırdığımda Ayfer annemin deriiin inlemesiyle birlikte amcığından osuruk benzeri bir ses geldi.
Götüne kenetlenip kaldım. Kulağına eğilip, "Sen bambaşkasın Ayferimmm, ölüyorum senin için!" dedim ve kulağını yalamaya başladım. Amcığının suyuyla ıslanmış sikimle götünü sikiyor ve zevkten uçuyordum. "Kızının götü de yiyecek bu yarrağı anneciğim!" deyince kafasını çevirip bana bakarak zevkle hırlayıp götünü hılı hızşı sikime vurdurmaya başlayınca bana bir anda boşalma hissi geldi. Saçlarına tekrar asılıp, "Orospum yavaş ol ki hemen akmasın döllerim!" dememle fahişe gülüşü atarak dediğimin tersini yapıp hırsla götünü zıplatmaya, kendini siktirmeye devam etti.
Zevkten gözlerimde bir kamaşma oldu resmen. Birkaç zıplamasıyla ben son raddeye gelmek üzereyken sol elimi beline koyduğum gibi sağ elimle de başını yatağa bastırıp üstünde piston gibi çalışmaya başladım. Ter içinde son gayretle iki dakikaya yakın siktim ve kenetlenmemle götünün içine boşalmam bir oldu. Titreyerek hırlayarak öyle derin ve güçlü boşaldım ki, Ayfer annem ezildiği için öğürmeyle karışık, "Offf, götüm bayram ediyor erkeğimmm, yakıyor döllerin içimi!" diye inledi. Onun da bir eli amında çalışırken resmen dişleri birbirine vurarak kısacık göt sikişiden bile titreyerek orgazm olmuştu.
Koca cüssemle sikim götünün içinde kenetlenmiş halde Ayfer annemin üstündeydim. Altımda küçücük kalmış ve ben üstünde oyuncak ata binmiş gibi dururken göğüslerine sarılıp kala kalmıştım.
Nefes alışverişim biraz toparlanınca belimi oynatmaya başlamamla Afer annemin iniltiyle karışık yine sesi çıkmış, "Sen hayatımın aşkısın Bekirimmm, Sema'yı istediğin gibi sik, rızası varsa gece gündüz sik oğlum, böyle yarrak zor bulunur!" diyordu. Onun bu şehvetli hali kalbimi çarptırmıştı. Heyecanla ve aşkla boynuna ve ensesine öpücükler atıyordum.
Derken aslında dün gece sikiştikten sonra da aklıma gelen ama sikiş heyecanıyla yine unuttuğum ayna karşısı fantazisini hatırladım. Ayfer annemi götünde yarrağım olmasına rağmen kucakladığım gibi gardrobun aynasının önüne götürüp kafasını kendime çevirince soluksuzca öpüşmeye başladık. Ama ben resmen sömürüyordum, ağzı, burnu baldan tatlı geliyor, kadının yüzünü yalıyordum. Arada bir aynaya bakıyor halimize şehvetle gülüyorduk, çünkü aramızdaki boy pos farkı aynada çok komik ve haz dolu görünüyordu. Her yerimizden terden çok şehvet akıyordu.
Ayfer annem bir anda öpüşmeyi bırakıp, "Nolur şu lanet tişörtü sutyeni çıkar oğlum, yandım, bittim, sıcak bastı!" dedi. Ellerini kaldırıp çırılçıplak hale getirip göğüslerini sımsıkı avuçlayınca aynada göz göze geldik. Sikim götündeyken yere dört ayak domalttım ve yarı kalkık haldeki sikimi götünde kaydırmaya, bu sefer aynada bakışarak sikişmeye başladık. Ben meme uçlarını sıktıkça da Ayfer annemin film iyice kopuyor, göt deliğini öyle bir sıkıyordu kiii, kerpeten gibi.
"Kara oğluşum benimmm, ne güzel de sikermiş annesini!" diye inliyordu. Bense Ayfer annemin götünde yarı kalkık sikimle oturup kalkıyordum. Aslında zaman olsa çooook isteyeceğim ama şimdi başıma bela olacak olan şey olmaya başlamıştı, götüne kaydıkça sikim sertleşiyordu...
Bir elim amcığında çalışırken ikimiz de zevkin zirvesini yaşıyor, resmen titreyerek sikişiyorduk. Ayfer annemin fırın gibi sıcacık ve kaygan göt deliğine aynadan gözlerinin içine bakarak girip çıkmak ikimizi de uçurmuşken, gözleri ters döner gibi titreyerek orgazm olmuştu yine.
Dizlerinde derman kalmayan Ayfer annem, "Offff, ben seninle iki günde olduğum orgazmı ömrümde olmadım!" diye nefes nefese kendini yere bırakmak isteyince ben de götünün içinde kazık gibi şişen sikimle üstüne ağırlığımı verip yığıldım. Kulağını yalayıp, "Bitirdin beni götveren orospum!" diye inliyordum resmen.
Terden yapış yapış olmuştuk. Ayfer annem kafasını çevirip nefes nefese sırıtarak, "Aşkım doğru söyle, o buz mavisi gömlek dolabında, değil mi?" diye sorunca, ben de sırıtıp, "Evet orospummm, evettt dolabımda. Sen de çok iyi biliyorsun ki dolabımda, ama kırışık kırışık duruyor!" dedim. Kahkaha attı ve "Hadi çık ta önce sikine sonra gömleğine ütü yapayım bebeğim. Kazık gibi kaldı içimde, nasıl boşalacaksa o yarrak çok merak ediyorum!" dedi.
Ben yine eğilip dudağına kocaman bir öpücük daha kondurdum. O bülbül yuvası ağzını öpmeye ve sikmeye doyamıyordum, büyülenmiş gibi oluyordum Ayfer annemle öpüşürken. Ayfer annem üstünden kalkacağımı düşünürken ben tüm ağırlığımı verip kollarından tutup onu ileri uzattım. Bacaklarımı da kilitleyip bir elimle ellerini sıkıca tutup ve diğer elimle de ağzını kapatıp üstünde hırsla betona çivi çakar gibi hayvani bir şekilde götünü sikmeye başladım.
Ayfer annem deliye dönüp kendini kas katı sıkmaya başlasa da büzzüğünü yırtarcasına basıyordum. Götünü öyle hırsla sikiyordum ki, gözüm kararmıştı. Altımda küçücük kalan Ayfer annem elimke ağzını kapatmama rağmen, "Nolur oğlum dur, nolur yavrum!" diye boğuk boğuk inliyor, ama ben duymazdan geliyordum. Can havliyle elimi ısırmaya çalışmasıyla boşaldım. Kendime gelip bir anda götünden hızla çıkınca götündeki döllerim volkan gibi ossurukla öyle bir patladı kiiii, bu manzaraya bir paket sigara içilirdi.
Yanına sırt üstü yatarak nefes almaya çalışıyordum. Sikimse halen kazık gibiydi. Ayfer annem ellerini ağzına atmış hıçkıra hıçkıra ağlıyor, ağladıkça götünden osuruklar patlıyordu. şok olmuştum bu haline, korkuyla elimi beline atıp sesimde titremeyle, "Bebeğim özür dilerim, dayanamadım!" dememe rağmen cevap veremiyor, sadece ağlıyordu.
Kendi başına kalkacak hali de yok gibi görünüyordu. Ona doğru dönerek götüne baktığımda gözlerime inanamdım. Kadının büzzüğünü kan revan içinde görünce bir an korkuyla karışık bir heyecan yaşadım. Telaşla hemen dizlerimin üstünde doğrulup Ayfer annemi oturur hale getirmek istedim. Ama inliyor, yalvarıyor, "Dokunma!" diye öfkeyle ama bağırmadan çığlık atıyordu resmen.
Kendi kendime, şimdi sıçtın Bekir, kadın iptal oldu derken bir yandan da ona, "Hadi canım annem biraz gayret et ki basılmayalım!" diyordum. Ayfer annemse, "Hayvansın sen, hayvan, şimdi yapılacak iş miydi bu, şerefsiz herif!" diyor bir yandan da hıçkırıyordu.
Kadın yüzde yüz haklıydı, ama olan olmuştu artık, bu sorunu çözmemiz gerekiyordu. Kapının arkasına attığım tişörtü aldım ve direk ciğer gibi kızarmış kanamış götüne tampon yaparak kolundan tutmaya çalıştım. Ama Ayfer annem, "Dur bırak!" diyor başka bir şey demiyordu, belli ki canı tahmin ettiğimden daha fazla yanıyordu.
Odadan çıkacak halde değildim, değilse gider buz alır gelirdim belki. Birden banyoya koşarak küçük havluyu soğuk suyun altına tuttum. İyice ıslanınca odaya geri döndüğümde annem aynı pozisyonda yatıyordu halen. Birkaç dakikalık sikiş olacak derken 20 dakikayı devirmiştik ve hiç zamanımız kalmamıştı.
Islak havluyu götüne basmamla Ayfer anneme bir anlık can geldi ve deriiiin bir, "Oohhhhh!" çekti. Sonra, "Bu iyi geldi oğlum, iyi geldi, ama belim koptu, götüm ayrıldı herhalde oğlum, hadi yardım et yoksa senin götünü de bu hale getirirler!" dedi zorla gülerek. Haklıydı, bir an evvel bu odadan çıkıp gitmesi ve bu halini çaktırmaması lazımdı, ama imkansıza yakın bir şeydi bu, çünkü kadın dağılmıştı.
Bir anda sesli düşündüm ve "Hurç alırken düştüm diyeceksin. Başka yolu yok!" dedim kararlı bir sesle. Sonra kendi sandalyemi yüklük dolabının önüne getirdim ve çıkarak rast gele hurçları indirdim ve bir tanesini dengesizce çekerek düşmesini sağladım. Ayfer annem çırılçıplak halde götünde ıslak havluyla canı yanarak ve titreyerek beni izliyordu.
Sandalyeden inince hemen yanına giderek, "Ha gayret, bir dene bakalım!" dedim ve koltuk altlarından tutarak doğrultmaya çalıştım. Ama bacakları harbi tam basamıyordu. Zar zor iki büklüm ayağa dikmiştim. Bu arada ben de halen çırılçıplak dolaşıyordum. Sikim dimdik olmasa da kendi halinde kalkık kalkık takılırken, Ayfer annem dayanamayıp, "Keseceğim bunu kökünden, göreceksin eşek herif!" dedi yüzünde acı ama tebessüm etmeye çalışan bir ifadeyle.
Ben yeniden özür dileyerek dudaklarına yapıştım zorla, ondan da karşılık bekleyerek delice öptüm. Kalbim güm güm atıyordu, halen yavaş ilerliyorduk. Sutyen ve atletini aldım ve iki koldan hızlıca giyindirdim. Sonra tangasını ve taytını da aldım. Ama önce Ayfer annemi ayakta masaya domaltıp, elindeki havluyu ve kirli tişörtümü derhal yatağın altına salladım. Koşar adım yeni havlu ıslatıp biraz tuvalet kağıdı ve bir kuru havlu daha getirdim. Götüne hızlı bir pansuman daha yapmamla az daha kendine geldi.
Kurulamamın ardından, "Daha iyiyim oğlum, umarım çıkarız bu işin içinden!" diye söylenerek, "Hadi donumu ve şortumu giydir!" demesiyle hiç konuşmadan tuvalet kağıdı ile hafif tampon yaparak seri bir şekilde giydirdim ve havluları yine yatağın altına salladım.
Ayfer annemin, "Hadi çabuk gömleği dolaptan çıkar, şu hurçları aç hemen, içindekileri çıkar!" diye talimatlarına hızlıca uyarak odayı iş görülen bir yer haline getirdim. Ama oda resmen osuruk, ter ve sikiş kokuyordu. Balkon kapısı ve camı açarak sprey deodorant sıktım biraz. Resmen göt korkusuyla nefes almadan organize olmaya çalışıyorduk.
Sonra, "Sigara yak ver bana!" demesiyle yakıp verdim. Birkaç fırt çekince sigarasını elinden alıp birden kucakladığım gibi banyoya götürdüm, elini yüzünü yıkadık, ama heyecandan ölecek gibiydik.
Bana, "Hadi çabuk görünmeden abinin odasına gir, ön bahçeyi kontrol et!" dedi. Benim de, "Ulan beş dakika önce niye akıl edemedik?" dememle gülerek, "Betin benzin attı bebe, benim de aklım anca başıma geldi!" dedi ve gülüştük. Hemen altıma şort giyip sol çaprazımdaki yani genel banyonun yanındaki odaya girmek için kapıyı açtığımda gördüğüm manzara beni biraz rahatlatmıştı, çünkü tüm kapılar halen açıktı.
Abimin odaya girip perdeyi yavaşça aralamamla dünyalar benim olmuştu. Babam, Sema ve Can havuzun diğer tarafına geçmişler, Can çim biçme makinesini itekliyor, Sema da kabloyu makineye dolanmasın diye Can'ın arkasından taşıyordu. Babam da elinde sigara, şurayı burayı diye eliyle işaret ediyordu.
Koşarak tekrar odama girdim. Gülerek, "Çim biçiyorlar amına koyayım!" dememle Ayfer annem kendini yatağın üstüne atıp önce bir, "Ooofff!" çekti. Sonra gülmekle ağlamak arası, "Ucuz atlattık Bekirrr, senin ağzına sıçayım!" deyince ben de derin bir nefes almış oldum.
Odamdan çıkarak holdeki camı da cereyan yapsın diye açtım ve geri odama dönünce bir sigara da kendime yakarak Ayfer annemin yanına oturup gözlerinin içine bakarak yeniden özür diledim. Ayfer annem de tebessümle özrümü kabul ederek, "Lan oğlum sen nasıl bir adamsın. Kaçıncı ömrünü yaşıyorsun lan sen, eşek sıpası!" diyerek kendini kollarıma atarak dudaklarıma yapıştı. Bu öyle keyifli bir öpüşme oldu ki zor ayrıldık.
Sonra bana, "Hadi üstünü başını al, karşı banyoya gir ki yalancı çıkma!" dedi. "Ee, sen ne yapacaksın?" dediğimde, "Sen bana karışma, senin bir şeyden haberin yok, istediğim hurçları indirdin sonra duşa girip oradan aşağıya indin!" dedi ve sikimi avuçlayarak beni yerimde zıplattı, aklınca cezalandırmış oldu. Ben de gülerek, "Sana 10 gün sikiş yasak Ayferrr!" deyince, "Sen öyle san!" deyip eliyle amcığına vurdu. Ben yine gülerek, "Evet sırada amcığın var, onu da yaracağım bebeğim!" deyip öptüm ve telefonumu da alıp hızlıca duşa kaçtım.
Duşa girer girmez soğuk suyu açtım ve gözlerimi kapatıp hazzın ve korkunun stresini atmaya çalıştım. İyice köpüklenip temizlendikten sonra duştan çıktım, dişlerimi de fırçalayıp, saçlarımı tarayıp giyindim. Banyodan çıktığımda halen herkesin kapısı açıktı. Tedbiren odalara baktığımda kimsenin gelmediğini görünce rahat bir nefes daha alarak aşağı doğru yöneldim.
Kadını resmen sikerek öldürecektim, altımdaki o pozisyon beni inanılmaz tahrik etmişti ve kontrolümü kaybetmeme sebep olmuştu. Ben üstten köklemeye başladıktan 8-10 vuruş sonra geğirmeye başlamıştı. Şimdi sakin kafa düşününce trajediye dönüşebilecek bir olayın eşiğinden dönmüştük.
Bir anda gözümün önüne ilk ve son sevgilim şımarık Melike'nin küçücük yuvarlak götü geldi. Ayfer anneme yaptığımın onda birini Melike'ye yapsam parçalanırdı muhakkak diyordum. Ama yapacaktım, o küçük orospunun götünü zevkle parçalayacaktım :)
İyi gecelerrrrrrr

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
KOCAMIN AZMAN ŞEYLİ ARKADAŞI
Butun gece, Arap Saminin cok ozel anilarini dinlemistik. Neredeyse gun agariyordu.
- Hadi soyle gecin, rahat oturunda size bir sabah kahvesi pisireyim. diyince, kocam ve Sami, salonun oturma bolumune, ben de mutfaga gectim. Tepside kahvelerle geri dondum. Kocam koltuga, Sami de uc kisilik kanepeye oturmustu. Kahvelerini ikram edip, Saminin oturdugu kanepenin obur ucuna da ben oturdum. Arap Saminin hikayelerini dinlerken, fena halde tahrik olmustum.
Kimbilir Hakan da nasil tahrik olmustu.
Belli ki, Sami kapidan cikar, cikmaz, daha odaya varmadan, birbirimizin ustune atlayacaktik. Kocam, bir kac gundur bana dokunmamisti. Izni bitmek uzereydi.
Ay, canim oyle cok cekiyordu ki, gidene kadar gunde uc sefer istese, verirdim valla. Zaten gidince hasret kalacaktim, duz duvarlara tirmanirdim herhalde. Cunki, artik kocam yokken, baskasiyla yapmak istemiyordum.
Ay, ben ne bileyim, bu Saminin bizi bu kadar tahrik edecek anilarini paylasacagini ve bu kadar uzun kalacagini ayol. Halbuki, ben de, Hakani havaya sokmak icin hazirlanmis, dantelli seffaf sutyenimi, uzerine, neredeyse transparan sayilabilecek, yun orgusu bir triko ve derin yirtmacli diz ustu etegimi giymis, saclarimi her zamanki gibi havali yapmis, seksi bir makyaj yapip, en bastan cikartici parfumumu surunmustum.
Bacaklarimi puruzsuz gosteren ve kocam oksadiginda, ipeksi bir hava veren ve eteklerim kalcalarima dogru acildikca, seksapelimi arttiran, ince kulotlu coraplarimi giymistim. Hatta altima kulot bile giymemistim. Nasil ki tuller arkasinda gorunen bir ciplak kadin silueti, onunuzde cirilciplak duran bir kadindan cok daha erotikse, super ince kulotlu corap da, ayni etkiyi, naylon dokusunun arkasindan orami cok daha seksi ve puruzsuz gostererek yapiyordu.
Hakan, opusurken, corabin uzerinden, oramla oynamaya bayilirdi. Kocamin parmaklarinin, naylon corabimin uzerinden yumusak ve kaygan dokunuslari, beni de tutku selinin icine katar ve kolayca sulanirdim.
Sonra, Hakan orama egilip, sulanmis amimi, corabimin uzerinden yalar ve ben gozlerimi kapatip, kendi kendime memelerimi sıkıştırıp, Hakan?in kafasini orama bastirip, inlerdim.Sami, gozlerini cevirip, cevirip, neredeyse, oldugu gibi ortada olan goguslerime, acilan, ama ozellikle kapatmadigim yirtmacimdan, bacaklarima bakiyor, gozleri ile beni yiyordu.
Zaten, benim istedigim de buydu. Biliyorum, bu bakislar kocami iyice tahrik ediyordu, ama arkadasina bir sey de diyemiyordu.
Arap Sami de, Hakanin caresizliginden istifade, benim uzerimde guzel bir goz banyosu yapiyordu. Adam gidince, Hakanin uzerime atlayacagindan emindim.
Ay, ama itiraf etmeliyim ki, su anda bir metre otemde oturan, bu, esmer, iri yari adamin, dillere destan olmus sikini cok merak ediyordum.
Fakat, herhalde, kalkipta goster bakalim diyecek halim yoktu. Birden, Hakan, sanki beyin dalgalarimi okumus gibi, bana,
- Gulsencim? Butun gece, bu herifin seyinin ne kadar muhtesem oldugunu dinledik durduk. Merak etmiyor musun Utanma yaa Zaten, artik yuz, goz olduk bu terbiyesizle Bize anlatmadigi edepsizlik kalmadi Bak, gostersin istersen gitmeden Tabii merak ediyorsan dedi.
Tabii ki merak ediyordum ayol. Kocam sanki aklimdan gecenleri okumustu. Ama, çüş artik Bu kadar da degildi yani. Cok komikti aslinda. Hani, erkek cocugu olan, erkeklik meraklisi babalarin yaptigi gibi, topluluk icinde oglunu cagirip goster bakiim amcalara pipini der gibi bir durum olmustu, bu kocamin soyledigi.
Bir an oylece durakaldim. Sami de, bana donmus, sanki evet Ne dersin Gormek istiyor musun der gibi, afacan cocuklara benzer saf bir yuz ifadesi ve gulumseme ile bakiyordu.
Omuzlarimi silkip, sanki cok da onemli degilmis gibi,
- Oluur diye cevaplayinca, Sami hemen oturdugu koltuktan ayaklanip, bir cirpida kemerini cozup, pantolonunu, arkasindan da donunu yere indirip, yerine oturdu.
Sami;- Oh be yenge Sagolasin valla Bu canavar butun gece, ine, kalka pantolonun icinde sikisip, kaldi. Oh be rahatladim Dunya varmis. gibisinden bir seyler soyluyordu.
Ay, ben, gozlerim buyumus ve agzim acik vaziyette,
Saminin onunde ki şeye bakiyordum. Evet bu bir şeydi. Yani, erkek cinsel organi olamazdi. Kocamla o kadar porno film seyrettik, ama zencilerde bile, hic bu kadar irisine rastlamamistim ayol. Ay bu, ayni fikralarda anlatilanlar kadar, aşırı bir irilikteydi. Tam benzetmek gerekirse, bu sey iri bir patlican buyuklugundeydi, ama patlicana bir de, iri bir sogan basi eklenmis haliydi.
Saminin, saskinligimdan gizli bir haz aldigi belliydi. Anlattiklarina simdi hak veriyordum. Kocamin da yuzune bir gulumseme yayilmis, sanki icinden bana gordun mu herifteki yarragi Gulsencim der gibiydi.
Bir anlik saskinligim gecince, agzimi iki elimle kapatip, fisildayarak;- Ooo, cok buyukmus ayol diyebildim.
Gozlerimi ayiramiyordum. Hakan, bu sefer de, fisildar gibi,
- Sevgilim, dokun istersen.demez mi!!
Eee, kendi kasinmisti valla. Samiye dogru uzanip, cekine, cekine sikinin govdesine parmak uclarimla dokundum.
Bu sefer Sami,
- Cekinme yenge Elle, oksa… Bak, boylesini her zaman goremezsin. gibisinden, pazarci agizlari ile bi seyler diyordu. Gercektende, sanki pazarda patlican seciyormus gibi bir mizansen olusmustu. Hani, pazarci, sebzeleri secmesi icin
yenge, yenge diye seslenerek, musteriyi heveslendirir ya Dayanamayip, ayibi, mayibi bir kenara birakip, kocamin onunde, arkadasinin dev şeyini avucladim.
Hakikaten avucumu kapatamiyordum.
Bu koca, azman organi ellemekten, oksamaktan kendimi,alamiyordum. Ben elleyip, sivazladikca, bu hayvan gibi sey iyice sertlesti. Yumusakligi gecince, iriligi daha bir ortaya cikti. Sabaha kadar anlattiklarindan, Saminin yarrak kimbilir kac kere kalkip, inmisti.
Bu yuzden, meniler gelmis ve basi kayganlasmisti. Yarraginin kaygan basini, parmaklarimin arasina alarak oksuyordum. Sami, bir ara bana,
- Nasil yenge, hosuna gidiyor mu diye sorunca, ben de ona,
- Asil senin hosuna gidiyor gordugum kadariyla
Kasildin bakiyorum. diye isveli, isveli gulumseyerek cevap verdim.
Oturdugum yerden Samiye dogru egilince, goguslerim tamamen onun onune serilmis, etegim de baldirlarima kadar acilmisti. Sami nereye bakacagini sasirmisti. Arap Samiyi iyice tahrik etmistim, ama ben de, iyice kizismistim aslinda. Kocam, oturdugu yerden, hic sesini cikarmadan, benim, herifin yarragini oksayisimi seyrediyordu. Birden, kocama, dudaklarimi buzerek,
- Ay, Hakan, ben bunun, orama degmesini istiyorum. Izin verir misin aşkım diye sordum.
Simdi şok olma sirasi kocamdaydi.
Napalim, kendi kasinmisti. Once, Saminin pantolonunu inidirtmis, bu canavari disari cikarttirmis, sonra bana ellettirmisti.
Eh, artik buna katlanacakti. Ne diyecegini sasirdi. Iki kem, kum edince, ben ne dedigini anlamadan, hafifce dogrulup, zaten kasiklarima kadar siyrilmis olan etegimi belime kadar topladim.
Hakana da,- Merak etme aşkım, bu bana bi sey yapamaz Bak, corabimi cikartmiyorum Ustunden biraz surtiyim Ay, hadi ama aşkım, olur de,
nolur. diye cilve yapinca, kocam, sesini cikartmadan, basini tamam anlaminda salladi.
Ben de yerimden kalkip, bizim konusmalarimizi merakla takip eden Saminin kucagina kendimi biraktim. Sirtim ona donuktu. Koca yarragi altima aldim. Herifin yarragi kol gibiydi, uzerine oturunca, onumden, apus aramdan basi cikmisti. Hafif, hafif dogrularak uzerinde zevkle gidip, gelmeye basladim.
Iyice sertlesmis, demir bir boru gibi olmustu. Neredeyse, uzerine yanlamasina otursam, beni tasiyacak gibi gorunuyordu. Uzerinde inip, kalktikca apus aramdan cikip, kaybolan sogan basini, ellerimle oksuyordum.
Gide, gele, amim fena halde sulanmis, dudaklari acilmisti. Corabin icinde, amcigim iyice kayganlasmisti. Acilan dudaklari arasindaki vadide,
herifin sikini, sanki icimde hissediyordum. Fena halde tahrik olmustum. Bastan cikartilmam an meselesiydi. Herifin sikini, apus aramda tutkuyla sıkıp, bırakıyordum. Kocamin muzirliklari ile baslayan, sakayla karisik oyun, sehvetli bir sevismeye donusuyordu.
Sami, benim kizistigimi anlayinca, bundan guc bularak, once ellerini one dolayip, uzerimdeki orgu trikonun icine sokmus, icerden yumusakca tenimi oksayarak, yukari, memelerime dogru ilerliyordu. Kocam, oylece kalakalmis, bizi seyrediyordu.
Bir ara,- Samii Bak, ayip oluyor, haa…
Hadi, Gulsene izin verdim, boyle bir firsati kacirmasin diye ama, sen isi fazla ileri goturme kocum
Cek oradan ellerini Birak, kiz zevkini alsin, kalkacak zaten. diye hafiften efelenince, Sami, isi yuzsuzluge vurup,
- Aman be abicim Ne var yani Şunun şurasında egleniyoruz. Şu biricik gurbet arkadasina ayip ettin yani. Bak, ben butun gece, bizim hanimin, benim onumde ne haltlar ettigini anlattim. Şurda azıcık yengeyi oksadiysak, nolucak yani Anladik kocasi sensin. Fakat arkadas karin ilik gibi, agizlara layik, ye, ye bitmez. Sen cok yemissindir, birak biz de ufaktan sebeplenelim. Hani su arkadasinla en guzel seyleri paylasacaktin Soz vermistik ya, iste bak sozunu tutmanin zamanidir.
Bundan daha muhtesem bir guzellik mi olur diye isi ceneye vurunca,
ben de Hakana donup,
ahlaksizca;- Askim, oldu mu simdi Ne yapiyoruz ki Birak adam biraz oksasin, orami, burami. Bak buraya beni gormeye gelmis. Hem nolucak yani Sami senin en yakin arkadasin degil mi diyince
kocam dumura ugradi Soyleyecek sozu kalmamisti. Bunun uzerine, Sami, utanmayi, cekinmeyi bir kenara birakip, benim orgu kazagimi siyirdi. Sutyenimi asagi indirip, goguslerimi, abazalar gibi avuclayip, minciklamaya basladi. Uclarini oksuyor, cimdikliyordu. Beni iyice azdirmisti. Elleri ile yuzumu karis, karis oksuyordu. Dayanamayip, kafami arkaya cevirdim ve dudak dudaga geldik.
Bir anda, zivanadan cikmis gibi, sehvetle opusmeye basladik. Sesli, sesli birbirimizi yer gibi opusuyorduk.
Bu yarragin, dogrudan amcigima degmesini istiyordum. Bu sefer, hic kocama sormadan, hafifce dogrulup, kulotlu corabimi kalcalarimdan siyirdim ve Saminin kucagina oturdum.
Hakannin nutku tutulmus, hic sesi cikmiyordu. Sami bile sasirmisti. Isterik karilar gibi azmistim. Herifin, soba borusu gibi sert ve azman yarragi, amcigimin islak dudaklari arasindaydi ve ben uzerinde kayarak gidip, geliyordum.
Saminin simsicak sikini, tatli, tatli amimda hissediyordum. Aslinda oylesine tahrik olmustum ki, kendimi tutmasam, herifle oracikta, kocamin gozleri onunde sehvetle sikisecektim.
Fakat bununla beraber, o anda yasadiklarimiz sanki bir belgesel gibiydi. Ben, omrumde bu kadar buyuk bir sik gormemistim. Bilimsel bir konuyu inceler gibi, herifin azmanina hayret ve dikkatle bakiyor, dur bakalim nolacak diye dusunerek, orama surtuyordum.
Inanilmaz bir sekilde zevk alarak, amcigimi herifin yarragina surterken, ayni zamanda kendimi, bir sevismeden ote, sanki ilginc bir erotik konuyu inceleme odevi yapar gibi hissediyordum. Ama, tabiki bir sinirda durmamiz gerektigini de cok iyi biliyordum.
Sonuna kadar gidelim, nasil oluyormus gorelim, bakalim diyipte, kocamin onunde, arkadasi ile sikisecek halim yoktu herhalde. Sikismesek bile, bu yarragi, tamamiyle amimin dudaklari arasinda hissetmek nasil olur acaba, diye ahlaksizca dusunmekten de kendimi alamiyordum.
Boyle dusununcede, yuzumu, utancimdan ates basiyordu. Dayanamayip, otoriter bir tavirla;
- Sami, halinin ustune, sirt ustu yat bakayim. diyip, kucagindan kalktim. Sami, biraz saskin, ama ikiletmeden kanepeden kalkti.
Gomlegini aceleyle cikartip, haliya sirt ustu uzandi. Cirilciplak kalmisti. Gogsundeki orman gibi killarin, memelerime surtunmesini istiyordum. Uzerimdeki transparan kazagi, seffaf sutyenimi ve kulotlu corabimi cikartinca, ben de cirilciplak kaldim.
Bacaklarimi acip, dizlerimin uzerinde, koca yarraginin uzerine oturdum. Icime almadan, yarragin uzerinde ileri, geri gidip, gelmeye basladim. Amimin yanaklari iyice acilmis, sirilsiklam olmustum. Saminin yarragindan da meniler geliyordu.
Bu nedenle, yarragi, neredeyse, kayip, amima girecek gibi oluyordu. Ben, uzerinde gidip, gelirken, o da memelerimi yoguruyordu. Kocama bakinca yutkundugunu gordum. Utacimdan, yalniz yuzumun degil, butun vucudumun kipkirmizi kesildigini ve ates gibi yandigimi hissettim.
Aslinda, bu belki de utanctan degil, sehvettendi.
Saminin uzerine egilip, memelerimi killi gogsune bastirip, uzerinde ovalanmaya basladim. Inanilmaz zevk aliyordum. Sami, basimin arkasindan tutup, yuzumu kendisine yaklastirdi ve dudaklarima yapisti. Dudaklarimi emiyor ve dilini agzimin icine sokuyordu.
Dili de, siki gibi, kocaman ve uzundu. Sanki yarragini emiyormusum gibi, agzima soktugu dilini emmeye basladim. Ikimizin de agizlarimizin etrafi sirilsiklam olmustu.
Kocam birden;
- Nasil, icine alabilir misin Cok buyuk di mi Dene istersen.demez mi Saskinliktan ne diyecegimi sasirdim.
Sami de, arkasinda ki koltukta oturan kocam bunu soyleyince, hayret icinde, aniden donup ona bakti.
Hakan;- Bana bak, sikisesin diye izin vermiyorum.
Sadece dene bakalim, icine alabiliyormusun diyince, ne soyleyecegimi bilemedim. Sadece kafami sallayabildim.
Dizlerimin uzerinde hafifce dogrulup, Saminin patlicaninin, dikilmesini sagladim. Uzerine amimi yerlestirdim. Soluk alip, vererek yavas, yavas uzerine oturmaya, amima sokmaya basladim.
Sami, belli ki beni urkutmemek icin, put gibi duruyor, hic hareket etmiyordu.
Icime, sanki kordan bir boru sokuyorlardi. Zevkten cildiracaktim. Amcigimin ici, her tarafi, sanki sert bir etle kaplanmisti. Amimin yanaklarinda, her yerinde bunu hissediyordum. Yariya kadar gelince, korkudan daha fazla sokmak istemedim
ve yine Saminin uzerine egilip, dudaklarina yapistim. Siki, amima yariya kadar girmis, vucutlarimiz kipirdamadan oylece duruyor, sadece deliler gibi opusuyorduk.
Deneyimizin bir asamasi daha basarilmis oldu. Basimi kaldirip kocama;- Askim, bak, aldim icime dedim.
Yeniden Saminin uzerine egildim. O sey icimdeydi ve ben boyle bir firsati, bir daha kesinlikle bulamayacagimi biliyordum.
Ay, evet, kocam, sadece icime alip, alamayacagimi denemem icin bana bu izni vermisti, yani bu sikismek sayilmazdi ama, iste, kendimi tutamiyordum valla. Sami ile opusurken, yavas, yavas kalcalarimi oynatmaya basladim. Bu hareketimden cesaretlenen Sami de, hafif, hafif amimin icinde gidip, gelmeye basladi.
Bizim belgesel, artik resmen sikise donmustu. Once, yavas, yavas, sonra artan bir tempoyla, Sami beni, catir, catir sikiyordu. Sami, sokup, cikardikca, sanki dogum yapiyormusum gibi bir basinc olusuyor, bu dev yarrak amimi zonklatiyor, ama bu inanilmaz hosuma gidiyordu.
Bu azmanin, amimin icinde her tarafa degmesi, aslinda amimin icini tamamen kaplamasi, beni sehvetle kendimden geciriyordu. Deli gibi tahrik olmus, iyice azginlasmistim. Inlemeye, hem de, sesli, sesli inlemeye basladim.
Saminin uzerinde, hic ummadigim bir sekilde, kasila, kasila ve bagira, bagira orgazm oldum. Kocamin gozlerinin onunde, hayvan gibi bir herifle sikismistim. Kendimi orospu gibi hissediyordum. Sami, sanki biraz sasirmis ve bozulmustu. Uzerinden kalkip, cirilciplak koltuga oturdum.
Sami, sanki elimde kaldi yazik, aslinda kazik sarkisindaki gibi olmustu.
O da ayaga kalkip, onume gelip, durdu. Bir sey soylemiyordu ama, sanki em bakalim yarragi der gibiydi. Yarragi, benim am sularimdan islanmis, dimdik bir abide gibi duruyordu.
Hem, biraz onu teselli etmek icin, hem de meraktan, yuzumu yaklastirip, dilimle, sogan gibi basini yalamaya basladim. Kendi am sularimi, dilimle temizliyordum. Bu koca seyi, agzima almanin imkani yoktu. Etrafini yaliyor, dudaklarimin arasinda emiyordum. Bir yandan da elimle tutarak neyi yaladigima, yarragin ihtisamina hayretle bakiyordum. Sami, zevten dort kose olmustu, ama bosalmamak icin kendini geri cekti ve beni sirt ustu koltuga yatirdi.
Yine sikmek istiyordu anlasilan ve bu sefer bosalma sirasi ondaydi. Fakat, kocamin onunde, bu herifle bir defa daha sikismek istemiyordum artik. Onun icin bacaklarimi buzusturdum, ama boyle yapinca, bana;- Korkma bir sey yapmayacagim.
Orani yalamami istemez misin Bak, anlattim ya Kadinlar benim yalamama mest olurlar, dene gor diyince,
Hakana donup baktim. Hic bir tepki vermeyince, kendimi gevsettim. Sami, bacaklarimi aralayip, basini amima gomdu. Sanki, yemek yiyormus gibi seslerle, sapir, supur, resmen amimi yiyordu. Zevkten deliye donuyordum. Koltugun uzerinde, kendimi bir o yana, bir bu yana atiyordum.
Koca diliyle, disaridan amimin yanaklarini yaliyor, sonra deligine sokup, cikartiyordu. Dili o kadar uzundu ki, icime bir sik girmis gibi hissediyordum. Ama sik dumduzdu.
Sami, dilini beceriyle kullaniyor, amimin icinde kavisler yapip, aminin icini yaliyor, sanki bana, icime yilan girmis gibi hissettiriyordu. Ardindan, memelerimi emiyormus gibi, amimi emiyordu.
Icimden bir seyler bosaliyor gibi hissediyordum. Hic boyle bir zevk dusunemezdim.
Sehvetten kendimden gecmistim. Birden beni kucaklayip, koltugun uzerinde ters cevirdi ve kalcalarimi kaldirdi. Onun iri cussesi yaninda, ben tuy gibi kaliyordum. Vucudumu kavradigi gibi, istedigini yaptiriyordu. Zaten, agzi ve diliyle amimi siktikten sonra, hic halim kalmamisti.
Ne derse yapacak kivamdaydim. Artik, kocami ve onun ne dusundugunu, dusunecek halim de kalmamisti. Sehvetten cildirmis gibiydim. Bu herifle sikismeye doyamiyordum. Kocamin koltukta oturup, beni seyretmesinden bile zevk duyar olmustum. Hakanin gozlerinin onunde, baska bir herifle sikismek, aslinda beni cok tahrik etmeye baslamisti. Kocamin, baska bir herif beni sikerken seyrediyor olmasi, bana cok tuhaf bir zevk veriyordu.
Sami arkama gecip, patlican gibi seyini amcigima yaslayip, yavas, yavas girmeye basladi. Benim yuzum Hakan?a donuktu. Oturdugu koltuga iyice gomulmus, pantolonunun fermuarini acmisti.
Sikini disari cikartmis, benim sikilisimi izleyip, sesini cikartmadan masturbasyon yapiyordu. Sami, amima girmis ve yine amimdaki basinc artmisti. Arkamdan pompaladikca, butun vucuduma ates basiyordu. Bu sefer, soktukca, sokuyordu.
Kocamla yuz yuze geldik. Cok degisik bir duyguydu. Gozlerimi kocamdan ayiramiyordum. O da bana bakiyordu. Butun utancim gitmis, yerini ahlaksizca bir zevke birakmisti.
Amimdaki azmanin zevki bir yana, kocamin gozleri onunde sikismek de, en azindan, bir o kadar erotikti. Arkadasi tarafindan sikilisimi izlemesi, bana, inanilmaz bir zevk veriyor ve beni sehvetten cildirtiyordu. Oylesine kizismistim ki, Sami, sikinin buyuk bir kismini, sirilsiklam olan amima sokmayi basarmisti.
Amim genislemisti. Bastaki, cekinme ve hafif korku duygusu, yerini, onune gecilemez, isterik bir tutkuya birakmisti. Sami?nin kasiklari, girip, ciktikca kalcalarima degiyordu. Bu, sikini iyice derinlere daldirdigi anlamina geliyordu.
Sami, hirlaya, hirlaya, domaltmis beni sikerken, kocam yerinden dogruldu ve siki pantolonundan cikmis bir vaziyette gelip, tam agzimin hizasinda durdu. Onu hic bekletmeden, sikini agzima alip, agzimin icinde cevire, cevire emmeye basladim.
Kocam, bir eliyle basimi sabit tutmaya calisarak, agzimin icinde gidip gelmeye baslamisti. Dudaklarimi kisarak, agzimi amcik gibi yapip, kocamin azginca agzimi sikmesini sagladim. Iki samimi arkadas, beni, amimdan, agzimdan hayvanlar gibi sikiyorlardi.
Bizim bilimsel deneme, ihtirasli bir sikise donusmustu.Sami, icime bosalmaya basladi. Sanki, amima sicak su dokuyorlardi. Oyle bir basincla fiskirtiyordu ki, bunu amimin icinde hissettim.
Kocamla olan sevismelerimizde, hic boyle bir sey yasamamistim. Uzun, uzun bosaldiktan sonra, amimdan cikmadi. Koca yarragi, ne kuculmus, ne de sertligini kaybetmisti. Ben de, bosalmak icin, ileri, geri, saga, sola, dansoz gibi kivirtarak, kalcalarimi, onun kasiklarina bastirmaya devam ettim. Ben bosalana kadar beni sikmeye devam etti.
Ben, inleye, inleye bosalinca, arkamdan cekilip, yarragindan akan sivilari tuta, tuta, banyoya gitti. Kocam, hic vakit kaybetmeden, agzimdan cikip, benim domalmis pozisyonumu bozmadan, arkama gecti. Ve amima sokup, gidip, gelmeye basladi.
Amim oyle acilmisti ki, kocaminkini hic hissetmedim desem yalan olmaz. Uzerime egilip, ensemden;- Amin kerhanedeki orospular gibi follos olmus.diyince, elimle, sikini, amimdan cikartip, bastan beri, Sami?nin bas parmagini soka, soka genislettigi, gotumun uzerine getirdim. Kocam, tutkuyla ve yavas, yavas, benim zevkimi bozmadan, gotume girip, sokup, cikartmaya basladi.
Kisa surede gotume bosaldi. Agzimda kocamin sivilari, amim, gotum, her tarafim meni icinde kalmisti.Sabah olmak uzereydi. Arap Sami, banyodan cikinca, ben girdim. Kendimi yikayip, temizledim.
Amim, gotum yaniyordu. Banyodan cikinca Samiyi goremedim. Giyinip, gitmisti.
Kocamin bir kac gun sonra izni bitti ve gecici gorevle calistigi sehre dondu. Ben de tekrar kayinlarimin evine gectim.
Temizlikçi Dul Asiye
Merhabalar ben Mete. 23 yaşında, 1.88 boyunda, kumral bir erkeğim. Ailemin tek çocuğuyum. Özel bir üniversitede 3. Sınıf öğrencisiyim. Başımdan geçen olayın diğer kahramanı Asiye ise 35 yaşında, 1.70 boylarında 58-60 kilo civarında, 2 çocuk annesi olmasına rağmen müthiş bir fiziğe sahip olan, güzelliği ortalamanın oldukça üzerinde, esmer güzeli dul bir kadın.
Anlatacağım olay Haziran ayında Antalya'da yaşandı. Yaşadığım mükemmel deneyime geçmeden önce size Asiye hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Asiye'nin eski kocası, Asiye'yi 10 yıl önce, büyük çocuğu 4, küçük çocuğu 1 yaşındayken Almanya'ya çalışmaya diye gidip terk etmiş, ve 10 yıldır da birdaha arayıp sormamış. Asiye de kaderine razı olup, evlere temizliğe giderek çocuklarını büyütmüş.
Bu anlatacağım olay, yeni aldığımız eve taşınacağımız zaman yaşandı. Annem ve babam çalıştığı için evin bütün işleri ile ben ilgileniyordum. Haziran'ın 2. haftası, annem evin temizleneceğini, benim de gidip temizlikçi kadını eve götürmemi ve kadına yardımcı olmamı ve de istediği şeyleri almamı söyledi.
Sabah saat 8'de Asiye'yi evinden almaya gittim. Önce eve gittik ve bana almam gerekenleri söyledi. Ev yeni bir site olduğu için inşaat atıkları vardı ve epeyce kirliydi. Asiye evde çok iş olduğunu ve temizliğin en az iki gün süreceğini söyledi.
Ben gidip Asiye'nin istediklerini alıp geldiğimde, Asiye temizlik için kıyafetlerini değiştirmişti. Geldiğimde Asiye'nin üzerinde çok kısa olmayan geniş bir şort, üstünde ise biraz dar olan ve göğüslerine 'Ben buradayım!' dedirten bir bluz vardı.
Asiye'yi öyle görünce yanında 11 yaşındaki oğlu olmasına rağmen aklıma hınzırlıklar gelmişti ve tahrik olmuştum. Aslında malzemeleri bırakıp sadece yemek getirmek ve akşam evine götürmek dışında yanına uğramayı düşünmüyorken, Asiye'yi öyle görünce evden ayrılmamaya karar verdim.
Asiye kendisinin halledebileceğini söylemesine rağmen evdeki inşaat atıklarını da bahane etmem ve ısrarım üzerine kendisine yardım etmeme izin verdi.
Aslında amacım kendisine yardım etmekten ziyade, biraz muhabbet kurup, onu etkilemeye çalışmaktı ve bu konuda başarılı oldum da. O gün boyunca Asiye'ye hem yardım ettim, hem de oldukça keyifli bir muhabbet kurdum.
Ben o gün kendisine 'Asiye Abla' diye hitap ederken, o da bana ilk başlarda 'Mete', günün sonlarına doğru ise canımlı cicimli hitap etmeye başlamıştı. İlk başlarda oldukça mesafeli olan duruşumuz, muhabbet ilerlettikten sonra daha samimi olmaya başlamıştı.
Hatta ufak tefek fiziki temaslar, masum dokunuşlar bile yaşanıyordu ve bu beni iyice tahrik ediyordu. O günü bu şekilde geçirdik ve tam çıkmak üzereyken akşama doğru eve annem ve babam geldi. Daha sonra bizimkiler eski eve gitti ve ben de Asiye'yi ve küçük oğlunu evlerine bıraktım.
Kendisini sabah gelip alacağımı söyledim ve ayrıldık. Eve dönerken mutluydum, ama Asiye yarın da yanında oğlu Murat ile geleceği için, samimiyeti istediğim düzeye getiremeyeceğimi biliyordum. Bu da beni mutsuz ediyordu ve umutsuzluğa düşürüyordu.
Ayrıca muhabbet kurabilmek için, temizliğe o kadar çok yardım edip çalışmıştım ki, yorgunluktan ölüyordum. Ama yine de sabahı iple çekiyordum.
Ve nihayet sabah oldu. İşte tekrar Asiye'nin evinin önündeydim. Sabırsızlıkla Asiye'nin gelmesini bekledim. Kısa bir süre sonra Asiye geldi ve arabaya bindi. "Hadi! Gidelim. Bugün çok işimiz var." dedi.
"Murat nerde?" diye sordum.
Murat'ın bugün gelmek istemediğini, ikna edemediğini söyledi ve "Bugün yalnızız…" dedi. Ben bunu duyar duymaz, çocuk son anda fikrini değiştirir ve gelmek ister korkusuyla gaza bastım. İçim içime sığmıyordu.
Bugün şanslı günümdeyim ve fırsat ayağıma geldi diye aptal aptal sırıtmaya başlamıştım. "Bugün çok mutlu görünüyorsun." dedi ve arabada sohbet etmeye başladık. O kadar mutlu ve umutluydum ki, 20 dakikalık yol nasıl geçti anlamdım…
Eve gelmiştik Asiye üzerini değiştirmek için arka tarafa gitti ve birkaç dakika sonra geldi. Düne göre çok daha sexydi. Dünkü kısa olmayan ve biraz bol olan şortun yerini daha dar ve daha kısa bir şort, dünkü dar ama biraz edepli bluzun yerini ise beyaz, dar ve askılı bir bluz almıştı.
Artık birbirimizi biraz tanıdığımızı, onun için bugün biraz daha rahat giyindiğini söyledi. Bense çok güzel olduğunu ve genç kızların kendisi ile yarışamayacağını söyleyip iltifat ediyordum. Aslında iltifat değildi, gerçekten öyle görünüyordu, ya da ben şartlandığım için öyle zannediyordum.
Gün böyle güzel başlamasına rağmen dünkü muhabbetin sonuna doğru başlayan canımlı cicimli hitaplar bugün tekrar yerini Mete'ye bırakmıştı. Üstelik gayette soğuk davranıyor, çok konuşmamaya gayret ediyordu. Biran umutsuzluğa kapıldım.
Ama Asiye'yi karşımda o şeklide gördükçe cesaretleniyor ve samimiyeti dünkünden çok daha ileriye götürmeye çalışıyordum.
Amacım bir an önce Asiye'yi etkileyip, onun da benimle aynı şeyi istemesiydi, yani seks yapmayı. Öğleye kadar Asiye'yi kıvama getirmek için yapmadığım kalmamıştı. Ama istediğimi de elde etmeye yaklaştığımı hissediyordum.
Artık harekete geçme zamanı gelmişti. Asiye camları silerken, ben de düşmesin diye bahane uydurup Asiye'yi tutuyordum. Tabii tutarken çaktırmadan yavaş yavaş da bacaklarını okşamaya başlamıştım. Ama ters bir şey söyleyecek diye de göz ucuyla Asiye'yi kontrol ediyordum. İşte istediğim oluyordu.
Asiye hiçbir şey söylemiyor, adeta yaptığımı onaylıyordu. Asiye işini bitirip yardımımla merdivenden inince, belinden kavradım ve kendime doğru çektim ve hemen dudaklarına yapıştım.
Heyecandan kalbim duracak gibiydi. İşte başlamıştık, ama Asiye bir anda beni itip, "Ne yapıyorsun sen? Delirdin mi? Kendine gel!" diye bana bağırmaya başlamıştı.
Bense kendisinden çok etkilendiğimi, dünden beri kendisini hayal ettiğimi söyledim. Asiye sinirli sinirli konuşmaya devam ediyor ve saçma sapan bir şey yapmayacağını ve benim de bu düşüncelerden bir an önce kurtulmamı, yoksa hemen gideceğini ve her şeyi anneme anlatacağını söyleyip beni tehdit ediyordu.
Bense halen Asiye'yi ikna etmeye çalışıyor ve kendisinden ne kadar etkilendiğimi anlatıp, iltifatlar yağdırıyordum. Asiye'nin biraz yumuşadığını görünce tekrar yaklaştım ve dudaklarımı Asiye'nin dudakları ile buluşturdum.
Asiye öylece duruyor, hiçbir karşılık vermiyordu, ama bu defa karşı da koymuyordu. Asiye kendisini bana bırakmış, öylece put gibi duruyordu. Asiye'yi deliler gibi öperken, bir elimle de göğüslerini okşamaya başlamıştım. Asiye hiç karşılık vermiyordu, ama yavaş yavaş inlemeye başlamıştı.
Ve dokundukça adeta göğüs uçlarının sertleştiğini bütün benliğimle hissediyordum. Bir iki dakika sonra artık Asiye de karşılık vermeye başlamıştı. Asiye'nin de karşılık vermeye başlamasıyla ateşli bir öpüşme başlamıştı. Ben onun üst dudağını yakalamaya çalışıyordum, o da benimkini.
Dillerimiz birbirine temas ediyor, birbirlerine dolanıyor, adeta bütünleşiyordu. Öpüşmeye devam ederken bir elimi de askılı bluzunun içine sokuyor, göğüslerini okşayıp, sıkıyordum. Arada elimi göğüslerinden çekip şortunun içine sokuyor, amını okşayıp, parmaklıyordum.
Dokunma yoluyla klitorisini bulup okşuyor, sertleşmesini hissediyordum. Asiye de elini pantolonumun içine sokuyor, sertleşmiş sikimle oynayarak, beni daha da tahrik ediyordu…
Bir süre sonra Asiye benim tişörtümü ve pantolonumu kendi elleriyle indirdi ve sadece boxerımla kaldım. Ben de onun bluzunu ve sütyenini çıkardım ve Asiye dimdik olmuş göğüsleriyle karşımdaydı. Kıyafetlerimizi yere bir minder gibi serdim ve Asiye'yi yavaşça üzerine yatırdım.
Hemen göğüslerini yalamaya ve öpmeye başladım. Arada göğüs uçlarını ufak ufak ısırıyor, bir elimle de amını parmaklamaya ve klitorisini okşamaya devam ediyordum.
Göbeğinden başlayıp önce göğsüne, sonra boynuna, dudaklarına ve kulağına öpücükler konduruyor, yalıyor ve ufak ufak dişlerimi geçirmeye devam ediyordum. Asiye ise yavaş yavaş inliyor ve belli belirsiz hırıltılar çıkarmaya devam ediyordu.
Onun da benim gibi zevk aldığı her halinden belli oluyordu. Ve yavaşça şortunu indirmeye başladım, ardından da hemen külodunu sıyırdım. Ve işte Asiye'nin zevkten sırılsıklam olmuş mükemmel amı karşımdaydı…
Asiye'nin amını okşuyor bir yandan da bacaklarını, kasığını öpüp yalıyordum. Ve sonunda dudaklarım, dilim, Asiye'nin amı ile buluşmuştu. Asiye'nin amını deliler yalıyor, öpüyor, somuruyordum. Asiye'nin amından gelen zevk sıvılarıyla adeta sarhoş olmuştum. Asiye'nin amına birkaç parmağımı birden sokuyor, dilimle de klitorisini uyarmaya devam ediyordum.
Asiye çığlıklar atıyor, zevkten çıldırıyordu. Tabii ki ben de. Asiye, "Yeter artık! Dayanamıyorum. Mahvettin beni. Sok artık şu yarrağını!" diye bağırıyor, bu da beni daha da tahrik ediyordu. En sonunda Asiye eğer rol yapmadıysa (ki yaptıysa, oldukça iyi bir oyuncuymuş) çığlıklar atarak ve titreyerek bir orgazm yaşadı. Bu orgazm kendim olmuş kadar zevk veriyordu bana.
Bu orgazmdan sonra Asiye hemen kalktı ve boxerımı indirdi. Ve işte şimdi de Asiye yarrağımla karşı karşıyaydı. Boxerı indirir indirmez, "Hadi sok artık! İçimde istiyorum seni. Mahvettin beni!" diye beni tahrik ediyordu.
Ben ise, "Şimdi sıra sende. Al bakalım şunu ağzına!" diye sakso isteğimi belirtmiştim. Asiye ise daha önce hiç yapmadığını, yapamayacağını söylüyordu. Ben, ikimiz için de çok zevkli olduğunu, ben amını yalarken nasıl zevk aldıysak, aynı duyguları yaşayacağımızı söyleyip ikna ettim…
İşte yavaş yavaş Asiye sikimi ağzına alıyor, aşağı yukarı yalayıp duruyordu. Çok acemi olduğu ve ilk defa yaptığı belliydi, ama Asiye'nin yarrağımı tutup ağzına alması bile beni zevkten zevke uçuruyordu. Gittikçe daha rahat ve daha iyi sakso çekiyordu.
Bense Asiye'nin kafasını tutup, sikimi sonuna kadar sokuyor, gırtlağına kadar iniyordum. Artık patlamak üzereydim ki, ağzından çektim ve Asiye'yi tekrar yere yatırdım. Bacaklarını kendisine doğru ittim, Asiye'nin amı kabak gibi karşımdaydı.
Artık zamanı gelmişti. Asiye'nin amını tükürüğümle biraz daha ıslattıktan sonra, yarrağımı yavaşça amına soktum. Yavaş yavaş gidip gelmeye başlayınca Asiye'de inlemeye başladı. Gittikçe hızlanmaya başladım.
Ben hızlandıkça Asiye'nin inlemeleri de hızlanıyor ve çığlıklara dönüyordu. Asiye'nin çığlıkları ve kasıklarımla Asiye'nin kalçasının buluşmasından çıkan sesler beni daha da tahrik ediyor, beni daha da hızlandırıyordu. Ayrıca Asiye, "Aşkım, erkeğim, kocacığım, canım, birtanem!" diye beni daha da coşturuyordu…
Ve Asiye tekrar titremeye, hızlı hızlı nefes almaya başladı. Biraz öncekinden daha şuh çığlıklar atarak bir orgazm daha yaşadı. Bense boşalmamak için, daha önce hiç yapmadığım kadar kendimi sıkıyor dayanmaya çalışıyordum.
Asiye'nin bu ikinci orgazmından sonra ani bir hareketle Asiye'yi domaltıp, köpekleme pozisyonuna getirdim. Bu pozisyona gelince Asiye'nin kalçalarındaki tatlı mı tatlı gamzelerini fark ettim ve başparmaklarımla o gamzeleri doldurdum.
(Ki Asiye kalçalarındaki o gamzeleri öyle tutmamın kendisini acayip tahrik ettiğini söylüyor.) Ve bu defa ani ve sert bir hareketle yarrağımı Asiye'nin amına sonuna kadar kökledim.
Çok hızlı gidiş gelişlere başladım. Asiye çığlıklar atıyor, beni gaza getirecek sözler söylemeye devam ediyordu, "Aşkım, kocacığım, lütfen içime boşal! Döllerini, sıcaklığını içimde hissetmek istiyorum!" diye beni iyice coşturuyordu.
O konuştukça ben hızlanıyordum ve kısa bir süre sonra Asiye altımda yeniden titremeye ve şuh sesler çıkarmaya başladı. Bir orgazm daha yaşadığı belliydi ve bu orgazmın etkisiyle vücüdunu kontrol edemiyordu.
Asiye'nin bu son orgazmından birkaç saniye sonra, ben de hayatımda yaşadığım en güzel orgazmlardan birini yaşayarak Asiye'nin içine boşaldım. Sonra ikimiz birden yere yığıldık, dakikalarca öpüştük ve birbirimize iltifatlar yağdırdık.
O gün 2 defa daha sikiştik. Ama bütün ısrarlarıma rağmen ogün Asiye'yi anal sekse ikna edemedim. Tabii o gün temizlik yalan oldu ve bir gün sonra da Asiye'yle temizlik yaptık ve yine sikiştik. Daha sonra ben eczaneye ertesi gün hapı almaya koştum, Asiye ise temizliğe devam etti…
Artık Asiye haftada bir gün bize temizliğe geliyor ve fırsat bulduğumuz her anda sikişip, türlü türlü fantaziler deniyoruz. Bu arada Asiye'yi sonunda ikna edip, götten de siktim....
Yengem
Yaklaşık 10 seneden beri istanbul da yaşıyorum bulunduğumuz binada amcamların da dairesi var amcam 45 yaşlarında amcamın karısı ise tahminim 35 40 yaşları civarında üç adet kızları bir tanede erkek çocukları var amcamın kızlarıyla aramda vakit vakit bazı olaylar yaşandı ama anlatıcaklarım amcamın karısıyla aramda geçen bir olay. Amcam yazları genellikle çalışmak için şehir dışına çıkar ve 4 5 ay sonra yani kışın gelirdi.
Bu senede yine çalışmak için şehir dışına gitmişti. Amcamın ailesi her sene olduğu gibi yine bize emanet edilmişti. Bir gün yengemlere bir ihtiyaçları olup olmadığını sormak için uğradım yengemin 18 yaşındaki kızı kapıyı açtı kızın adı fatmaydı kısa boylu ince belli bir kızdı geniş kalçaları ve dimdik gögüsleri beni hep azdırmıştır.
Fatma kız yengem nerde diye sordum gülerek ekmek almaya gitti ayhan abi dedi içeri girerek bir ihtiyacınız var mı kız dedim fatma annem bilir dedi fatma ya kimi sıkıştırır orasını burasını ellerdim ama çok ileri gitmezdim hiç bir vakit fatma da istediği için pek direnmezdi bana kıçına bir çimdik atarak senin bir ihtiyaçın yokmu kız dedim fatma var sen vermiyosun ki ayhan abi dedi
fatmayı ters çevirip o harika poposuna arkadan dayandım siz bize emanetsiniz kızım bir ziyan gelmemesi lazım size dedim.
fatma amaaan hep aynı öykü diyerek ellerimi tutup göğüslerine götürdü o harika sert göğüsler yumuşacık göt beni çıldırtmıştı fatmayı bana doğru çevirip tişörtünü yukarı kaldırdım inanın inanılmaz harika göğüsleri vardı içimden olum ayhan ne olursa olsun sik şu kızı dedim göğüslerini yalamaya doyamıyordum kimi ısırdığımda oluyordu fatma
-ıhhh yavaş ayhan abi ohhh gibi sesler çıkıyordu
fatmayı öpmek için dudaklarına uzandığım sırada yengemin bakkaldan geldiğini ve kapı arasından bizi seyrettiğini gördüm
kan beynime sıçramıştı hemen fatmanın tişörtünü indirdim fatma yaa ne oluyor yine falan dedi ama ben onu hemen bir odaya sokup evden dışarı çıktım çıkarken yengem gözlerimin içine sert sert bakıp bakıyordu.
Kendimi dışarı zor atmıştım şimdi ne olcaktı amcamın bize emanet ettiği kızıyla oynaşırken yengeme yakalanmıştım hayatım bir anda kararmıştı yengem olanları evdekilere anlatırsa kimsenin yüzüne bakamazdım akşama kadar dışarda dolaşıp hep bunları düşünmüştüm sonunda eve gitip yengemi kimseye söylememesi için ikna etmeye karar verdim.
Korka korka yengemlerin dairesinin ziline bastım kapıyı yine Fatma açmıştı Fatma beni görünce Ne oldu abi yarım kalan işini bitirmeyemi geldin yoksa dedi.
Ne işi kızım yaa yengem nerde diye sordum sizin kata çıktı abi dedi anlaşılan yengem fatmaya bişi gördüğünü söylememişti. Buna sevinmiştim ama ya bizdekilere söylemişse diyerek çok korkmaya başlamıştım eve sessizce girdim yengem annemle gayet normal şeyler konuşuyorlardı içeri girdim oturdum biraz sonra benim olduğum odaya girdiler yengem televizyonu açsana ayhan seyredelim biraz dedi
bana bakarak hafifte gülümsedi gayet normal davranıyordu çok rahatlamıştım yengem kimseye bişey anlatmamıştı.
Aradan bir hafta geçti ben yengemlere hiç uğramıyordum artık.
Evdeyken bir gün yengemde bizdeydi konuşurken yengem bir ara anneme senin bu oğlun çok hayırsız dedi on gündür evimizin kapısını bile açmadı diye sızlandı ama ben gidersem fatmaya dayanamaz yine bişiler yapmaya kalkar diye korkuyordum.
ertesi gün beni erkenden uyandırdılar annem kalk oğlum yengenler halana gidecekler onları götürmen lazım dediler
halama gitmek için minübüse binmeliydik ve inanın bu tam bir işkenceydi kalktım hazırlandım ve dışarı çıktım önce fatma indi aşağıya fatma kapalı giyinmesine rağmen ince bir etek ve dar bir tişört giymişi
Bu ne hal kız dedim ne biçim giyinmişsin böyle bütün erkeklerin sana bakmasınımı istiyorsun dedim zira o kadar seksi olmuştuki onu o haliyle kim görürse görsün neler düşüneceğini tahmin ediyordum
Fatma ne olcak sanki baksalar hem belki içlerinden senin yapamadığın şeyleri yapacak birisi çıkar dedi sabah sabah çok sinirlenmiştim
az sonra yengem ve küçük oğlu geldi dışarı yengem gayet mütevazi giyinmişti
nerdeyse 45 dakika bekledik ama bir türlü minübüs geçmiyordu maddi durumumuzda pek iç açıcı olmadığı için minübüsle gitmek zorundaydım
Yengem Yaa yenge bugün minübüsler çok kalabalık sonra gideriz dedim
ama fatma hemenbatılarak hayır yaa gidelim halam bizi bekliyor dedi
o sırada bir minübüs daha durdu durakta yengem sıkışık mıkışık binelim buna dedi önce fatma ardından yengemin küçük oğlu sonra yengem en sonda ben bindim minübüse bir kaç kişi daha binmişti ve insanlar nerdeyse üst üsteydi
benim aklım biraz kalabalıkta kalan fatmadaydı bişey yapıp başımı belaya sokmasından korkuyordum ayaklarımın ucuna kalkıp ona doğru baktığımda 30 35 yaşlarında bir adamın önündeydi adamın elleri aşağıdaydı ve birşeyler oluyordu sinirden kudurmuştum içimden ne yapıyor şıllık diye düşündüm
minübüs sonraki durakta yine durdu kimse inmemesine rağen 4 5 kişi daha bindi ve beni arkadan ittirerek yengemin üstüne doğru sürüklediler yengem tam önümde kalmış bende her zaman gıcık olduğum fortçular gibi ona arkadan sarılmak zorunda kalmıştım şoföre ya abicim ne yapıyosun sen zaten üstüsteyiz burda bu arabaya yolcumu alınır dedim şöför abi herkesin işi gücü var yolda mı kalsın ulus da binenlerden birkaç kişi istemiyorsan in kardeşim diye söylenince ortam gerginleşti
yengem yaa ayhan tamam sus sen kontrol et ben yenge bu arada sende kusura bakma çok rahatsız oldun dedim.
Yengem yok yok böyle iyi dedi yengemin götü tam kucağıma yaslanmıştı adeta birbirimize yapışık gibiydik ama aklıma hiç kötü bir düşünce gelmiyordu bir ara yengem sanki kıçını oynatıyor gibi oldu ama tam anlamadım sonra yengem kendisini iyice bana doğru bırakarak kıçını bana doğru bastırmaya başladı
ben hala sakindim ve sertleşmemek için başka şeyle düşünüyordum ama yengem kıçını sağa sola hafif hafif sallamaya başlayınca istemeyerek sertleştim yengemin hissetmemesi için kendimi geriye doğru çekmek istedim arkamdaki adam hop be kardeşim üstüme çıksaydın dedi
yengem biraz daha geriye gelerek yine aynı şeyleri yapmaya başladım artık iyice kalkan sikim yengemin o ana kadar hiç düşünmediğim ince belinin altındaki yumuşacık kalçalarına sürtünüyordu
yengem sağa sola sallanarak sikimi tam kalçalarının arasına getirti bir an durdu ve geriye bana bakarak bak az kaldı gelmemize birde binmeyelim diyerek yine önüne döndü
yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissetim sikim yengemin kalçalarının arasında öylece bekliyordum sonra yengem aşağı yukarı harket ediyor sanki sikişiyormuşuz gibi yapıyordu
ben insanların bizi görmesinden korkmuştum ama o sıkışıklıkta fark edilmemiz imkansızdı
ben ellerimi aşağı indirerek yengemin belinden hafifçe kavradım artık bende hareketlerine karşılık veriyor iyice bastırıyordum sikimi halamlara az kalmıştı ve ben son kere yengemi belinden iyice tutarak ona sıkı sıkı sarıldım minübüs durdu ve kendimizi dışarı zor attım yengem çocuğunu kolundan tutarak önden gitti
Fatmada minübüsten dışarı inmişti yüzü kıpkırmızıydı arkasındaki adamda inmişti minübüsten fatmayı kolundan tutarak ne yaptın kız adama arkandan geliyor böyle dedim fatma ben bişey yapmadım o yaptı önüme bakarak seninde boş durmadığın belli oluyor dedi. O an gerçeklerle yüzleşmiştim minübüste fortçuluk yapmıştım hemde yengeme amcamın bize emanet ettiği karısına yapmıştım
duygularım karma karışıktı hem zevk almıştım hemde çok utanmıştım. Ben onları halamlara bırakıp geriye döndüm halamın kocası taksi tutarak onları akşam eve geri göndereceğini söylemişti ben geriye döndüm akşam saat sekiz gibiydi apartmanın dış kapısını açarak eve çıkıyordum yengemlerin dairesinin önünden çıkarken yengemi gördüm
geldinizmi yenge dedim ben geldim sadece aydın burakla fatma orda kaldı minübüsle geldik evi aradık senin alman için ama evde yoktun bende yanlız geldim keşke sen gelseydin almaya dedi
bende keşke diyerek yukarı çıktım evde yemek yenilmiş ve akşam yemeği için pek bir şey kalmamıştı
ben dışarda belki bir şeyler yerim diye dışarı çıktım aşağı inerken yengem tam kapıyı kapamak üzereydi beni gördü nereye diye sordu
ben bişiler atıştırıcam yenge dışarda dedim yengem bak bak biz ne duruyoruz burda gelsen içeri ben sana yemen için bir şeyler hazırlarım dedi beni içeri aldı
ben oturma odasına geçtim yengem mutfağa geçti beş dakika sonra yengem aydın gelsene buraya konuşalım biraz diyerek beni yanına çağırdı
yengemin yanına gittim kunuşmaya başladık yengeme amcam gideli ne kadar oldu yenge diye sordum yengem 3 ay 7 gün oldu diye cevapladı yengeme çok özledin galiba günleri bile sayıyorsun dedim yengem bir iç çekerek özledim tabi ayhan insan özlemez mi hiç biraz sonra gece olacak inan insan tek başına yatamıyor ayhan bu çok zor dedi
ben anlıyorum dedim yenge yengem yok ayhan yok sen anlamazsın sen hep yanlız yattın
şimdiye kadar zaten evlenince anlarsın nedemek istediğimi
ben kastettiği şeyi anlamıştım bu arada radyoda çıkan pop müziklerine yengemde eşlik ederek sağa sola sallanıyordu harika bir görüntüsü vardı arkadan ve benim sikim kalkmıştı ayak ayak üstüne atarak yengemin fark etmemesini sağlamaya çalışıyorum yengem sofrayı yere koydu ve hazırlamaya başladı giydiği bluzundan eğildikçe göğüslerinin bir kısmı belli oluyordu
Yengem yine tezgaha döndü ve birşeyler aldı yine döndü ve sofraya koymak için eğildi gözlerime inanamadım
yengemin düğmelerinde iksi açılmış ve göğüsleri tamamen belli görünmüştü sikim kalkık bir vaziyette yemeği yedik ben artık gideyim yenge dedim
yengem ya oturda biraz konuşalım çay sevmediğimi bildiği için meyve suyu var içeriz dedi
odaya geçtim yengem meyve sularını getirdi önümde durarak eğildi göğüsleri harika bir görüntü veriyordu
o heyecanla bardakları üstüme döktüm her tarafım mahvolmuştu yengem hemen bir bez alarak geldi ve üstümü silmeye çalıştı
pantolonumu silmek için elindeki bezle tam sikimin hizasını ovuşturdu. yengem yok bu böyle çıkmıcak sen çıkar ben bunları bir yıkayım dedi tişörtümü çıkardım yengem hadi pantolonuda çıkar yıkayayım sabaha kadar kuru dedi
sikim kalkık bir vaziyette yengemin çıkmasını bekledim
ama yengem çıkmıyor pantolonumu çıkarmamı bekliyordu
hadi ayhan çıkar şunu dedi pantolonumu çözüp çıkardım
yarrağım bir ok gibi kilotumu havaya kaldırmıştı pantolonumla hemen kapattım yengem uzanarak pantolonumu tuttu bir eliyle sikimi hafif kavarayak ver şunu dedi elimden aldı
öylece kalmıştım yengem banyoya gitti yıkamak için bende arkasından giderek ya bana giycek bişi ver yenge dedim
amacamın elbiselerinden ya ben onların hepsini kaldırdım ayhan hem bu gece misafirim olman için vermiyorum dedi
ama yenge birisi gelirse nolcak dedim
yengem kimse gelmez ayha beni halanlarda biliyorlar ayakkabılarıda içeri aldım evde kimse yok zannediyorlar dedi
ben tamam yenge dedim o anda ogece yengemi sikme fikri gelmişti aklıma içeri geçerek eve telefon açtım evdekilere bir arkadaşımda olduğumu ve bu gece gelemeyeceğimi söyledim
buarada yengem işini bitirmişti eteğinin bir ucunu beline takmış elindeki elbiseleri balkona astı ve içeri girdi baş örtüsü açılmış göğüslerinin ucu ıslanan elbisesinden belli oluyordu ve hayatımda ilk kere gördüğüm bacakları bembeyaz ve süt gibiydi.
Yengem gel odaya geçelim dedi
odaya geçerken yengeme arkadan hafifçe sürttüm odaya girdik ikimizde hiç konuşmuyor birbirimize bakıyorduk yengem eteğini bir mini etek gibi iyice yokarı çekti ve ayak ayak üstüne attı
şimdiki kızlar hep böyle dimi ayhan dedi
ben evet yenge o yuzden erkeklerde hep buduruma düşüyor diyere sikim ovaladım
ikimizde ilk adımın atılmasını bekliyorduk yengem kalkarak mutfağa geçti bende peşinden su içmek için bardakları almaya uzandım yengem tam önümdeydi
hiçbir şey demeden kilotumun üstünden sikimi tutarak okşamaya başladı
yengemi belinden kavradım kendime doğru çekerek dudaklarına yapıştım atede dudaklarımızı yiyor dillerimizi emiyorduk elimle elbisesini yukarı çıkarım göğüslerini dışarı çıkarttım harika bir şeydi uçları zevkten iri olmuş sert göğüslerini ellerimle kavrayarak okşuyor uçlarına ısırıklar atıyordum yengem Aaaa ihhhh ah ah gibi sesler çıkarıyordu elleriyle kilotumu çıkarmış sikimi sıvazlıyordu
bir anda diz çökerek sikime öpücükler kondurmaya bakıyordu yengem harika yalıyordu boşalmak üzereydimki yine ayağa kalktı bana elimden tutarak beni döşek odasına götürdü sırt üstü yatağa yattı
ben çıplak bir vaziyette ayaktaydım o eteği iyice yukarı sıyrılmış elbisesinin düğmeleri tamamen açılmış ve harika göğüsleri açık bir vaziyette yataktaydı yavaşça yanına doğru uzandım ve yine öpüşmeye başladık
yengem kendi kilotunuda çıkarmıştı tanım etmekte zorlandığım kadar harika göğüslerini yalamaktan kızartmıştım hem göğüslerini yalıyor hem amıyla oynuyordum amı ateş gibiydi vıcık vıcık olmuştu
yegem üstüme çıktı amını tam sikim hizasına getirerek amcanın karısını sikmeye hazırmısın evet yenge hazırım yengemi sikmeye amını dağıtmaya hazırım dedim yengem elleriyle siikimi am dudaklarının arasına yerleştirdi
Al sana az kullanılmış tazecik alaz gibi bir am istediğin gibi sik yarraksız geçirdiği günlerin hasretini dindir diyerek sikimin üstüne oturmaya başladı sikim amı gerçekten alaz gibiydi
sikim köküne kadar girmişti kendini üzerimde çalkalayarak ve ayaklarını iyice açarak sikimin daha derinlere girmesini istiyordu
ben ellerimle belinden tutup sikimi bütün gücümle derinliklerine itiyor Ahhhhh yengecim harikasın ohhhhh bunebiçik am böyle ateş gibisin aaahhhhhhhh diyor zevkten kuduruyordum yengem Siiiiiiikk ohhh pompala aslanım sikkk namus bekçim sikmeyeninkini sikerler ohhhhhhhhhhhh sik yengeni aaaaahhhh ihhh diyor
üzerimde ceylan gibi oynuyordu benim boşalmam kısa sürmüş yarrağımı o alaz gibi yanan ama kuvvetlice gömerek yengemin derinliklerine hortum gibi boşalmıştım aaahhhh söndürdüm işte amının ateşini ssiiiiktim seni yenge dedim
yengem siiiiik aslanın sik ama sabaha kadar siksen bu alevi söndüremessin yanıyor amım dedi beş dakika geçmeden yine sikim kalkmıştı yengemi sırt üstü yatırarak ayaklarıının arasına girdin sikimi elimle dutarak am dudaklarına sürdüm
yengem altımda çırpınıyor ohhhh sok sok ahhhhhhh göm amıma sikne diyordu ben bastırmaya başladım yenge ahhhhh sokkk derine daha derine sokkkkkk sikkkkk ahhhh ihhhhhdiye inlemeye başladı
yine ayaklarını belime dolayarak kitleti benim git gellerim artık bir tempo yakalamıştı sikimi amından nerdeyse tamamen çıkarıyor ve hızla köküne kadar sokuyordum
çarpışma esnasında şlok şlok diye sesler çıkıyor ben ohhhhhh koydum amına siktim seni yenge diyor
yemgem kooyyy aslanım koyyy sert vur ohhhhhhhhhhhh sokkk ihhhhh ahhhhhhhhhhhhhgggg diye inliyordu
iyice hızlanmıştım artık yengem orgazm üstüne orgazm oluyordu gözünden yaş geliyordu ama bu zevktendi boşalmak üzereydim
artık al sana yenge al sana diyerek iyice hızlanıp amının en derinine kadar kökledim yengemde ayaklarıyla beni kendisine çekerek boşal içime söndür aslanım aaaaaaaahh ohhhh diyerek beni kendine kitledi hayatımda hiç olmadığı kadar şidetli bir şekilde yengemin amına boşaldım
sikimi çıkararak sırt üstü uzandık.
Yengeme bu yaptığımız doğrumuydu yenge dedim yengem doğrumu yanlışmı bilmem ama sen beni sikmeseydin başkasına siktirirdim dedi
yarraksızlıktan kudurdum ayhan iyiki sen siktin beni amım ne vakit kaşınsa siktirecek birisi var artık dedi
o gece sabaha kadar yengemi defalarca siktim mutfakta banyoda koridorda her yerde siktirdi kendini bana
iliklerim kurumuştu sabah sekizde üzerimi giydirerek beni gizlice dışarı çıkarttı kulağıma amımın ateşini daha söndüremedin bak sen söndürmezsen başkasına söndürürüm diyerek uğurladı.
Aradan 1 hafta geçti ve ben yengemden hep uzak durmaya çalışıyorum ne yapmam gerektiğine hala karar veremedim bu yasak ilişkiye devammı etmeliydim...
• Tattoo art by © GabiGlowacka.
• www.worldtattoogallery.com

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yengem - Bölüm 72
Önceki Bölüm
Ses çıkarmamaya çalışarak üzerimi giyinmeye başladım. Hamide denen kadın beni bulursa ne yapacağımı bilmiyordum. Tek şansım Hülya’nın onu bir an önce göndermesiydi.
Hamide, “İki saattir kapıya vuruyorum, niye açmıyorsun? Telefonunu da açmıyorsun, ne boklar yiyorsun sen burada?” dedi.
Hülya, “Şeyy, Hamide hanım, temizlik yapıyordum, arka odadaydım, duymamışım…” diye cevapladı.
Hamide Hülya’yı bir güzel paylıyor, Hülya korkusundan ağzını bile açamıyordu. Sonra Hamide, “Bu odaya bugün misafir alınmayacak, işini güzelce yap, ama çok da uzatma, daha diğer odalar da temizlenecek biliyorsun!” dedi.
Hülya ise, “Biliyorum Hamide hanım, siz merak etmeyin…” diye yanıtladı. Hamide, “İyi, tamam, ben gidiyorum, güzelce temizle buraları!” dedi tekrar ve sonra da kapının kapanma sesi geldi.
Az sonra banyonun kapısı açıldı. Hülya’nın beti benzi atmıştı. Kadının gelmesi onu çok korkutmuştu. Bana, “Kimseye görünmeden git!” dedi. Sanki bizi biri duyabilirmiş gibi usulca konuşuyordu.
Ona, “Bir kere daha yapalım!” dediğimde, “Olmaz, manyak mısın sen, kadın burada, sağı solu belli olmaz, gene gelebilir, hemen gitsen iyi olacak!” dedi. Karım halen yatıyordu, uyansa yanında beni bulamadığı için arardı yoksa ki.
Bu fırsatı değerlendirmek istiyordum.
Hülya’ya tekrar teklifte bulundum, o da yine aynı cevabı verdi. Ona ciddi olduğumu söyledim.
Hülya, “Ben de ciddiyim!” dedi. Son bir kere onu götünden sikmek istiyordum, bunu söylediğimde ise elini ağzına götürdü, “Çok günah, bilmiyor musun! Hadi işine git, hadi, başımı derde sokma!” dedi. Beni resmen kovuyordu.
Ama ben gitmek istemiyordum. Hülya giderek ses tonunu yükseltmeye başlıyor, “Tamam artık, bokunu çıkartma, git diyorsam git!” diyordu. Ona, “Eğer istersen para veririm?” dediğimde,
“Ben orospu değilim, sana söyledim bunu. Hadi Osman, bak kalbini kırmayayım, git şuradan!” diye cevap verdi.
“Tamam, sen temizliğini yap, ben beklerim!” dedim bu kez. Ama Hülya gene aynı tepkiyi gösterdi.
Ona, “Eğer götünden vermezsen oteldeki herkese seninle sikiştiğimi, beni odaya aldığını söylerim!” dedim. Gerçekten bunu yapacak değildim, ama buna nasıl tepki göstereceğini merak ediyordum. Hülya bana küfürler etmeye başladı.
Ağzına geleni söylüyordu, çok kızmıştı dediğime. Ama onun bu kızgın hali benim hoşuma gidiyordu. Söylediklerine gülmeye başladığımda, Hülya üzerime yürüdü.
Ama koca cüssesi hareketlerini zorlaştırıyordu. Bir hamlede ağzını tuttum, “Eğer götten vermezsen oteldeki herkese söylerim, en başta da şu Hamide denen kadına!” dedim.
Bunu söylerken ciddi olmaya çalışıyordum. Hülya’nın gözlerinden korkusu anlaşılıyordu. Attığım zokayı yutmuştu. Elimi çektim, bana yeniden küfürler etmeye başladı.
Ben de, “Sen bilirsin, şu Hamide hanımı bir bulalım bakalım!” diye sırtımı dönmüştüm ki, arkamdan, “Tamam, tamam, dur!” dedi korkuyla. Hülya yola geliyordu.
Korkulu gözlerle, “Tamam ama bir kere yapıp gideceksin, söz mü?” diye sordu. “Tamam, namus sözü!” dedim. Hülya cevabıma gene küfürle karşılık verdi, ama artık başka da yapacak bir şeyi yoktu.
Ona, “Şu koltuktan tutunup domal iyice!” dediğimde korku ve nefretle bakan gözlerini üzerime dikti. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu.
Ellerini koltuğun minderine dayayarak domaldı. Kocaman götü pembe önlüğün altında devasa bir karpuz gibiydi sanki. Önce kapıyı kilitledim içerden.
Sonra şortumu ve külotumu indirdim, gömlekle kaldım. Önlüğünü eteğiyle birlikte sıyırdım yukarı, belinde topladım. Eteğine bulaşmış döllerim ellerimi ıslattı. Beyaz, paçalı külotunda da ıslaklıklar vardı ayrıca.
Külotu lastiklerinden tutup indirdim aşağı, ayaklarından çıkarttım. Az önce etli ve koca amını sikmiştim, şimdi sıra götündeydi. Ellerimi göt yanaklarına attım, hamur gibi yoğurmaya başladım.
Bir taraftan da ufak ufak tokatlıyordum. Başparmaklarımla ayırdım göt deliğinin ağzını. Ona, “Daha önce götten sikişmişsin, bana yalan söyleme!” dediğimde, “Bu seni ilgilendirmez!” dedi.
Cevabı komiğime gitti ve güldürdü beni. Yarağım görüntü karşısında yeniden sertleşmeye başlamıştı bu arada.
Göt deliğinin ağzına tükürdüm, tükürüğümü parmaklarımla deliğin ağzına ve içine yedirdim. İşaret parmağım kolayca girmişti içine.
O sırada Hülya, “Sabun sür sikine, sabun sür!” dediğinde, “Olur!” dedim ve banyoya geçtim.
Küvetin yanında duran küçük şişeden bir miktar şampuan aldım ve yarağıma sürdüm. İçeri geçtim, Hülya’nın amını ve götünü seyrederken yarağıma şampuanı iyice yedirdim. Az önce döllerim ve Hülya’nın amının zevk sıvıları ile ıslanmış yarağıma şampuanı da sürünce, yarağımın üzeri banyodaymışım gibi köpürdü.
İyice sıvazlayarak yarağımı içine girecek kadar sertleştirdim. Sonra, “Bacaklarını ayır biraz!” dedim. Dediğimi yaptı, arkasına yanaştım iyice. Yarağımı götünün yarığına sürtmeye başladım. Tombul, koca götünün yarığına değen yarağımın kafası bana büyük zevk veriyordu. Şampuanla iyice kayganlaşan yarağımı göt deliğine hafif hafif bastırmaya başladım hemen ardından.
Kısa, sert ve sık siyah kıllarla örülü göt deliğinin ağzı bastırmamla birlikte açılmaya başlamıştı. İlk anda yarağımın kafası girmişti içine. O halde bir süre bekledim.
Hülya’dan hiç ses çıkmıyordu. Elleri koltuğa dayalı halde sadece önüne bakıyordu. Tekrar bastırmaya başladım. Kaygan yarağım yavaş yavaş girmeye başlamıştı.
O anda da Hülya’dan, “Ayy, ağhh, ığmm, yavaş, ağhh, yavaş…” sesleri gelmeye başladı. Onu kızdırmak, korkutmak istemediğimden durdum ve götünde bekledim. Hülya başını sağa sola sallamaya başladı.
“Hızlı hızlı yapma, yavaş ol, yavaş…” dedi. “Tamam, merak etme!” diyerek yeniden yüklendim götüne. “Uğhh, ayy, yavaş, ığhh…” demeye başladı gene Hülya.
Ama bundan da yavaş yapamazdım. Bu tempoda götüne yüklenmeye devam ettim. Şampuanlı yarağım her saniye daha derinlere giriyordu. Göt deliğinin ağzı her an daha da genişlerken, sık kılları da yarağıma batıyordu. Hülya tekrar tekrar yavaş olmamı söylese de bundan daha yavaş olamazdım.
Sonunda yarağım nerdeyse dibine kadar götüne girmişti Hülya’nın. Sağ ayağımı koltuğun üzerine attım. Bu şekilde daha rahattım, belimi ileri geri oynatarak götüne girip çıkmaya başladığımda aldığım zevk katlanmaya başladı.
Amı çuval gibi olmuştu, ama göt deliği ona nazaran daha dardı. Daracık bir deliği sikmenin hazzı her tarafımı kaplamıştı. Yarağım her seferinde göt deliğinin daha derinlerine girmeye çalışan bir delme makinesiydi sanki. Bastırdıkça Hülya’nın götü yarağımı taşaklarıma kadar alıyordu içine.
Bu arada Hülya da sürekli, “Uğhh, ayy, ığmm, ağhh…” sesleri eşliğinde inliyor, kesik kesik derinden nefes alıp veriyordu. Belinden sıkıca tutuyordum. Sağa sola hareket etmeye çalıştığında, birkaç sefer götünü tokatladım ve beline vurdum.
Ama Hülya’nın hareketleri azalmadı. O zaman götünden çıktım. Göt deliğinin ağzı kızarmıştı ve delik bir liralık madeni para kadar açık duruyordu.
Ona, “Yerde dizlerinin üzerine çöküp, dört ayaküstüne domal!” dedim bu sefer. Hülya ahlaya, puflaya dediğim gibi yaptı. Ben de dizlerimi kırdım ve çömeldim.
Yarağımı tuttum, Hülya’nın halen açık duran göt deliğine bastırmaya başladım yeniden. Yarağım az sonra dibine kadar girmişti yine. Ama bu pozisyonda yavaş yapmaya niyetim yoktu. Ayaklarımı sağa sola oynatıp kendime rahat bir pozisyon yarattım.
Ellerimi beline koydum tekrar. Ve bu kez hızlı hızlı belimi ve götümü indirip kaldırmaya başladım.
Bununla beraber yarağım Hülya’nın götüne büyük bir baskıyla girip çıkmaya başladı.
Hülya’dan, “Ağhh, yavaş, ayyy, ığmm, ağhh, uğhh, yavaşş oll, ayy…” sesleri gelmeye başlasa da, benim yavaşlamaya niyetim yoktu. Göt deliği yarağımı içine tamamen alacak kadar açılıp kapanıyordu her defasında.
Taşaklarım ve kasıklarım onun kasıklarına, göt yanaklarına çarptıkça aynı amından olduğu gibi ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri gelmeye başladı. İyice kayganlaşmış yarağım kolayca koca götüne girip çıkıyordu.
Büyük bir güçle götüne pompaladıkça, Hülya’nın gücü de tükenmeye başlamıştı. Sürekli inliyor, ahlıyordu. Yavaşlamam için söylenip duruyor, ama bütün bunlar işe yaramıyordu.
Hülya başını devamlı geriye atmaya uğraşıyor, aklınca beni engellemeye çalışıyordu, ama başaramıyordu. Her geçen saniye aldığım zevk katlanırken ben de zevkten inlemeye başladım. Hülya’nın ahlamalarına karışan inlemelerim odayı çınlatıyordu.
Kapının önünde biri dursa bizi duyması mümkündü. Hülya artık ağlamayla karışık sesler çıkartır olmuştu. Bense boşalmaya çok yaklaşıyordum.
Son bir gayretle gücümü topladım ve götüne abandım ve bir anda patladım. Boşalırken de götüne girip çıkmaya devam ettim. Kısa süre önce boşaldığımdan şimdi boşalmam kısa sürmüştü. Boşalırken de inlemeye devam ettim.
Yarağım köküne kadar içindeyken bekledim bir süre. Ardından yavaş yavaş götümü kaldırdım havaya, yarağımı Hülya’nın karanlık göt deliği mağarasından çıkardım. O anda Hülya’nın götünden çok sağlam osuruklar gelmeye başladı.
Evet, Hülya resmen osuruyordu. Göt deliğinin içine giren havanın çıkardığı sesler değildi bunlar. 'Zort, zort, zort!’ diye ve yoğun bir osuruk kokusu ile birlikte Hülya’nın osuruğunun sesleriydi bunlar.
Ben doğrulurken Hülya sağlam osuruklar atıyordu halen. Döllerim göt deliğinin ağzından akıyordu. Göt deliğinin ağzı kızarmıştı ve açık duruyordu.
Yarağım da onca kayganlığına rağmen kızarmıştı. Hülya yavaşça doğrulup kalktı, belini tutuyordu. Birşey demeden banyoya girip kapıyı kapattı. Ben de gömleğimin koluyla terimi sildim. Üzerimi giyinirken banyodan Hülya’nın osuruk sesleri gelmeye devam ediyordu.
Giyinip hazırlandım, yarağım halen sertti ve şortumun altında belli oluyordu.
Banyonun kapısına vurdum, “Ben çıkıyorum!” dedim. İçerden, “Siktir git!” diye bir cevap gelince güldüm. Hülya tuvaletini yaparken ben de odadan çıktım.
Asansörlerin orada, 40-45 yaşlarında, koyu lacivert etek ceket takımı giymiş bir kadın vardı.
Beni görünce elindeki telefonu kulağına götürdü, konuşmaya başladı. Gerçekten biriyle mi konuşuyordu, yoksa numara mı yapıyordu, anlamadım.
Bana göz ucuyla bakıp duruyordu. İlk önce anlamadım, ama sonra bu kadının Hamide olduğunu anladım. Sesinden tanıdım onu. Dizlerinin bir karış üstündeydi eteği.
At suratlı, koca ağızlı bir kadındı. Erkeklerin (Götüme boya sürsem daha güzel olur!) dediği türde bir kadındı, ama fiziği çok güzeldi. İncecik beli gömleğinin altından belli olan dolgun memeleriyle afet bir kadındı.
Kısa eteği götünü sarmıştı, klasik siyah yüksek topuklu bir ayakkabı vardı ayağında. Biçimli, düzgün bacakları yağ sürülmüş gibi parlıyordu. Omuzlarına dökülen sarı, boyalı saçları vardı. Ayağındaki topuklularla 1.75 kadar vardı boyu.
Ben ona yaklaştıkça hareketlerinden heyecanlandığını anlıyordum. Ona, “Günaydın!” dedim.
Önce şaşırdı ve konuştuğu telefona, “Günaydın!” dedi, sonra da, “Ah, pardon, kusura bakmayın, günaydın!” diyerek telefonu diğer eline aldı. Etrafta insan ve ses yoktu.
Bana, “Aşağı mı iniyorsunuz? Asansörü çağırayım!” dediğinde, “A, hayır, odama döneceğim, kısmetse az sonra inerim!” dedim. Gülümseyerek başını salladı Hamide.
Gömleğinin üst iki düğmesi açıktı ve çilli, bronzlaşmış koynuyla, dolgun memelerinin çatalı görünüyordu.
“Ee, şey, ben Hamide, bu otelin idari işler şefiyim!” diyerek elini uzattı. Ben de elimi uzatıp, “Memnun oldum, ben de şu odada kalıyorum!” diyerek kaldığım odayı gösterdim. “Şey, ama siz yan odadan çıktınız, orada şu an temizlik yapılıyor!” dedi Hamide.
Bakışlarından az önce içerde yaşananlardan haberinin olduğunu anladım. Belki de kapının önünde durmuş bizi dinlemişti. Ben bu sözüne bir şey diyemedim ve sadece, “Kolay gelsin!” diyerek odama yöneldim.
Ben kapıyı kapatırken Hamide’nin yan odaya girdiğini anladım.
Karıma baktım, halen yatıyordu. Tekrar koridora çıktım ve yan odanın kapısını dinlemeye başladım.
Hamide içerde Hülya’yı çok fena paylıyordu. Gür seslerini kapıdan kolayca duyuyordum. Benim yüzümden Hülya’nın başı derde girecekti. Kapıyı açıp odaya girdim.
Beni gören Hamide şaşırdı ve “Pardon, yanlış geldiniz!” dedi az önceki cazgırlığını bırakmış bir halde. Ona, “Hamide Hanım, sizinle özel konuşmak istiyorum!” dedim.
Şaşırdı, ama birşey demedi. Hülya başını önüne eğmiş, süt dökmüş kedi gibiydi. Hamide bir baş işaretiyle Hülya’ya, “Sen devam et, bitir işini!” dedi.
Önümden Hamide, arkasından ben, odadan çıktık. Yine hareketli bir sabah yaşıyordum. Hamide, “Benim odama geçelim!” diyerek asansörü çağırdı. Asansöre bindik,
Hamide en alt kata bastı. Aşağı inmeye başladık. Hülya’nın karşısındaki sinirli halinden eser yoktu. Utangaç bir genç kız gibi davranıyordu. Bir taraftan da saçlarıyla ve elindeki cep telefonuyla oynuyordu.
Konuşmadan aşağı indik. Hamide, “Buyurun bu taraftan!” dedi. Resepsiyonun arka tarafındaki bir kapıyı açtı, Resepsiyondaki kıza, “Benim odama iki tane büyük taze sıkılmış portakal suyu getirin!” dedi.
Herkese emir vermeye alışmıştı anlaşılan. Bana portakal suyu içip içmeyeceğimi bile sormamıştı. Kapıyı tutup geçmemi sağladı. Burası otelin yönetim kısmına açılan yerdi anlaşılan. Hamide önümde götünü kıvıra kıvıra koridorda yürürken kapılardan birini açtı, “Buyurun!” diyerek beni odasına aldı.
Büyük, geniş ve güneşli bir odaydı. Otelin arka kısmına bakıyordu oda. Hamide jaluzi perdeleri indirirken, “Güneş gözlerimi alıyor!” dedi. Perdeleri indirince içerisi loş bir karanlığa gömüldü. Hamide, masanın önündeki koltuğu işaret edince oturdum.
O da karşımdaki koltuğa oturdu ve bacak bacak üstüne attı. Bu sırada açılan eteğinden kalçaları ortaya çıktı. Masanın üzerindeki sigara paketinden bir tane aldı.
Çakmak da masanın üzerindeyken, “Ay, nerde bu çakmak?” diye numara yapmaya başladı. Hamide yollu bir kadındı ve bu işleri de iyi biliyordu. Ben uzanıp çakmağı aldım ve sigarasını yaktım. “Mersi, çok naziksiniz!” diyerek gülümserken kapı vuruldu.
Hamide yüksek sesle, “Geelll!” diye bağırınca kapı usulca açıldı. Papyonlu bir garson elinde bir tepsi ve tepsinin üzerinde iki büyük bardak portakal suyuyla geldi.
Hamide karşısında emir eri olan bir komutanmış gibi davranıp, “Sehpanın üzerine bırakıp çık!” dedi. Garson çocuk korka korka davranıyordu, tepsiyi sehpanın üzerine bıraktı, sadece önüne bakıyordu. Ses etmeden kapıyı kapatıp çıktı.
Hamide, “20 sene havayollarında çalıştım, kabin memurluğu, sonra da kabin amirliği yaptım. Müşteriye, misafire nasıl davranılacağını iyi bilirim.
Aslında eğitimim de turizm otelcilik üzerinedir. Sağ olsun müdür bey benim eski bir ahbabımdır, kendisi teklif edince bu işi kıramadım. Senelerce uçmak insanı yoruyor!” dedi ve “Bunlar beni pek sevmezler, disiplini elden bırakmam çünkü, ipin ucunu bırakırsan bunlar tepemize af buyurun ederler yani!” diye ekledi.
Sonra da, “Pardon, isminizi söylemediniz?” diye sordu. “Osman, adım Osman!” dediğimde, “Umarım otelimizden memnun kalmışsınızdır Osman bey!” dedi. “Evet, çok memnun kaldım!” dedim.
Hamide sigarasından nefesler çekerken, “Evet, benimle ne konuşacaktınız?” dediğinde,
“Hülya hanım hakkında!” dedim. “Nesi varmış Hülya hanımın? Sizinle ne ilgisi var anlayamadım?” dedi.
“Ben odaya girerken ona bağırıyordunuz!” dedim. “Evet, bu çok doğal, çünkü ben onun amiriyim, yanlış bir şey yaptığında onu uyarmak için zaman zaman bağırmam gerekirse bağırırım!” dediğinde,
“İyi ama, niye bağırıyordunuz?” diye sordum. “Bu sizi ilgilendirmez!” dedi saçıyla oynarken. “Bana yanlış odadan çıktığımı söylemiştiniz?” dediğimde bu kez cevap vermedi.
“Hadi Hamide Hanım, bırakın oyun oynamayı, benim içerde Hülya’yla ne yaptığımı biliyordunuz siz!” dedim.
Hamide önce yutkundu, sonra sigarasından derin bir nefes aldı ve “Çok küstahsınız ve terbiyesizsiniz. Yaptığınız çok ayıptı!” dedi. “Evet, bunu biliyorum, ama siz de kapının önünde bizi dinlediniz, bana yalan söylemeyin sakın, anlarım!” dedim.
Bunun üzerine birşey diyemedi. “Gitseniz iyi olacak!” dediğinde, “Hülya’ya bir şey yapmayacaksınız. Sizden bunun sözünü istiyorum!” dedim. Hamide, “Siz nasıl olur da benimle böyle konuşursunuz, ne yapacağımı sizden mi öğreneceğim?” dedi.
Hamide kızgındı ama bağırmadan usulca konuşmasını biliyordu.
“Hayır, ama bu konuda Hülya’nın suçu yok. Ona bir şey yapmayın. Zaten bu mesele aramızda, üçümüzden başka bilen yok. Sizden bunu rica ediyorum.
Ben de evliyim ve karım öğrenirse benim de başım ağrır!” dedim. Hamide ellerini iki yana açıp, “Bakın gördünüz mü, karınız öğrenirse sizin de başınız ağrırmış, ha, ha, ha… Siz erkekler hep böylesiniz.
Başkasının çöplüğüne girer onların tavuklarıyla oynarsınız, sonra da karılarınızın tek bir lafından korkarsınız!” dedi.
Hamide bir süre konuşup durdu, ben sadece dinledim. Aklınca bana nasihat veriyordu.
En sonunda, “Tamam, Hülya’ya birşey yapmayacağım. Ama ona birşey olmasın diye değil, sizin aile problemi yaşamamanız için kabul ediyorum bunu. Yoksa bana kalsa onu derhal kovarım!” dedi.
“Teşekkür ederim, size de böyle bir davranış yakışırdı zaten!” dedim. Hamide alaycı alaycı, “Sahi mi?” diye söylendi.
Otelden ayrılırken başımı derde sokmaya niyetim yoktu. Kalkmaya niyetlendim, ama Hamide, “Portakal suyunuzu içmediniz!” dedi. Ufak ufak içmeye başladım portakal suyunu.
Bu sırada Hamide beni sorguya çeker gibi sorular sormaya başladı. Beni tanımak istiyordu. Ben de herşeyi olduğu gibi anlattım. Dönüşte Refiye ile imam nikâhımızın kıyılacağını söyledim, ardından Elif’le de aynısı olacaktı.
Bunları duyan Hamide, “Anlaşılan çevrenizde çok popüler bir erkeksiniz!” dedi önce, sonra da, “Ayol bu zamanda kaldı mı imam nikâhı falan?” diye gülümsedi.
Birşey demedim. Benden sonra kendisi anlatmaya başladı. Evlenip boşandığını, bir kızı olduğunu, kızının kendi annesinin yanında İzmir’de yaşadığını, kendisinin de İzmir’li olduğunu söyledi.
Masasının üzerinde küçük bir çerçeve içinde kızının resmi vardı. Esra’nın yaşlarında, çok güzel bir kızdı. “Kızınız da çok güzelmiş!” dediğimde, “Ee, ne de olsa İzmir’liyiz!” dedi övünerek.
Gerçi kendisinin götüm gibi suratı vardı, ama fiziğinin düzgünlüğü bu açığını kapatıyordu. Uzun yıllar hostes olarak çalıştığından fiziğine dikkat etmişti anlaşılan. Konuşurken koca ağzı açılıyor, büyük ve beyaz dişleriyle koyu pembe diş etleri görünüyordu.
Yüzünde hafif kırışıkları vardı. Hamide bu ara bana İzmir’le ilgili şeyler anlatmaya başladı. Kızlarımız şöyle güzel, kadınlarımız böyle güzel falan diye anlatıp durdu.
Kendisiyle ilgili birşeyler söylememi bekliyordu herhalde. Güzel olmadığını kendisi de biliyordu aslında. Buna rağmen az makyaj yapmıştı, kendine güveniyordu. Bu tarafı hoşuma gitmişti.
O kadar çok kadınla birlikte olmanın sonucunda, kadınlar bendeki durumu fark etmekte zorlanmıyordu. Nasıl ki bir erkek kaşar bir kadını anlamakta zorlanmazsa, bir kadın da benim gibi deneyimli bir erkeği tanımakta zorlanmıyordu.
Hamide’nin bana iş attığından emindim artık. Yine de ona güzelliği ile ilgili birşey demedim. Bunu dersem kendimi kadınlar konusunda toy bir delikanlı gibi gösterecektim. Ve öyle bir durumda Hamide gibi bir kadın beni çiğ çiğ yerdi. Bunu bildiğimden ses etmedim.
“Bana müsaade!” diyerek kalktım. “Gidiyor musunuz?” dedi. “Evet, hem bugün otelden de ayrılıyorum!” dedim. “Aa, eşinizle de tanışmak isterdim! Şey, normalde misafirlerimiz saat 12.00 gibi otelden ayrılmak zorundadır, yani anlarsınız, odayı boşaltması gerekir.
Ama size bir iyilik yapayım, bugün istediğiniz saatte çıkabilirsiniz!” dedi. Ve hemen masadaki telefonla bir numarayı aradı. Adımı ve oda numaramı söyledi, “Misafirlerimiz çıkış saati konusunda serbesttir, anladınız mı?” dedi.
Ardından kapadı telefonu, “İşte oldu, zaman konusunda sıkıntı yaşamayın!” dedi gülümseyerek. Kendisine çok teşekkür ettim. Odaya girerken ne konuşacağımı bile bilmezken, şimdi konuşmalar keyifli bir hava içinde geçiyordu.
Kapının önündeydim, Hamide’nin benim bir hareketime baktığını seziyordum. Elimi uzatıp kapının topuz kolunu açacakmışım gibi yaptım, ama onun yerine kilitledim.
Ardından Hamide’nin dudaklarına yumuldum. İki elimle yanaklarına sıkıca bastırmıştım. Hamide önce karşılık verdi, ama sonra beni kollarımdan itti. Onu o anda çok arzuluyordum. Hamide bu sırada yanağıma sert olmayan bir tokat attı ve “Önce temizlikçiyi yaptın, şimdi sıra bana mı geldi? Beni onunla bir tutma!” dedi kızgınlıkla.
Doğrusu bunu beklemiyordum. Hamide elinin tersiyle dudaklarını silerken, “Sen git temizlikçileri sikmeye devam et!” dedi.
Saat ilerliyordu, karım her an kalkıp beni arayabilirdi. Hamide bana kızgındı, kendini bir temizlikçi ile bir gördüğümü zannediyordu, ama yanılıyordu. Ama bunu kendisine nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Hamide güngörmüş geçirmiş, olgun bir kadındı. Söyleyeceklerim ters tepki verebilirdi.
Ayrıca sabah sabah iki posta atmıştım ve bir üçüncüsünü atabileceğimden emin değildim. Kendi kendime bunları düşünürken, bu kez Hamide iki elini yanaklarıma attı ve dudaklarıma yumuldu. Dudaklarımı serbest bıraktım, Hamide deneyimli bir kadındı, nasıl öpüşüleceğini iyi biliyordu. Her iki dudağımı vakum gibi çekiyordu, dilimi de deli gibi emiyordu. Çok ateşliydi. Ellerim sırtında ve kalçalarında gezinmeye başladı.
Götünü okşadım. Yaşına rağmen taş gibi sertti götü. O ara öpüşmeyi bıraktık, daha doğrusu Hamide bıraktı öpmeyi. Duvardaki saate baktı, 11:00 olmak üzereydi. Şansıma karımın bu sabahki uykusu ağırdı, gideceğimizi bildiği halde uykusuna yenik düşmüştü. Hamide, “Fazla zamanımız yok!” dedi, ceketini çıkarıp koltuğun üzerine attı.
Çizgili gömleğin altından dolgun memeleri iyice belli oluyordu şimdi. Hamide önümde dizlerinin üzerine çöktü, şortumun fermuarını açtı. Külotumun üzerinden yarağımı okşadı kısa bir zaman. Yarağım yeniden bir sikişe hazırlanmaya başlıyordu. Gittikçe sertleşiyordu. “Bununla mı siktin o koca götlüyü?” dedi bana bakıp. Bir taraftan da elini külotumun içine sokmuştu, yarağımı okşuyordu.
“Evet, hem amından, hem götünden! Sen odaya girdiğinde banyoya saklanmıştım!” dedim. Hamide, “Anlamıştım zaten bir şeylerin olduğunu, karının suratı pancar gibi kızarmıştı. Onun için gitmedim, bekledim kapının önünde!” dedi.
Bunu dedikten sonra, “Nasıl, sana zevk verdi mi bari?” diye sordu. “Verdi!” dedim sadece. Cevabıma kızmış gibiydi. “Sen zevk neymiş bilmiyorsun anlaşılan, amına koyduğumun koca götlü köylüsünü sikmekle zevk alıyorsan şaşarım senin zevkine!” dedi alaycı alaycı.
Sonra birden, “Iğhh, iğrenç!” dedi, suratını buruşturdu ve “Sen duş almadın mı?” diye sordu. “Hayır, fırsatım olmadı!” dedim. Hülya’nın koca götünü sikince götünün yoğun osuruk kokuları yarağıma geçmişti. Hamide yarağımı okşamayı bırakıp ayağa kalkacak sandım, ama o yerde dizlerinin üzerine basarak masanın üzerindeki ıslak mendil paketinden birkaç mendil aldı.
Ve bununla sertleşmiş yarağımı iyice sildi. Yarağımı tutup ağzına aldı hemen sonra. Deli gibi somurmaya başladığında deneyimini konuşturmaya başladı tekrar.
Yarağımın kafasını dudaklarının arasında dondurma yalar gibi emip yaladıkça aldığım haz artıyordu. Tam o anda telefonum çaldı. Şortumun cebindeki telefonumu alabilmek için biraz uğraştım. Hamide çalan telefondan hiç rahatsız olmuşa yada çekinmişe benzemiyordu. Baktım, karım arıyordu.
Hamide yarağımı yalamaya, emmeye devam ederken telefonu açtım. Karım, “Aloo, neredesin, hani gitmiyor muyuz bugün?” dedi. Konuşmak için kendimi toparlamam gerekti. Hamide’nin sihirli dudakları şu anda bana sihrini göstermekle meşguldü. “Ben aşağıdayım, gelirim birazdan, konuştum otelcilerle, akşamüzeri çıkarız!” dedim. Bunu duyan karım, “İyi, ben biraz daha yatıyorum o zaman, sen gelirsin.” dedi ve kapattı telefonu.
Yarağımı kazık gibi yapmayı başarmıştı Hamide. Aklım karımda olduğu halde Hamide çalışmaya devam etmiş ve yarağımı iyice sertleştirmişti. Benim birşey dememe kalmadan Hamide yalamayı bıraktı, ellerini yere koyup destek alarak ayağa kalktı.
Eliyle dudaklarını silerken, “Karın mı, ne diyor?” diye sordu. “Hiç, yatacakmış…” dediğimde, “İyi, iyi, yatsın tabii, uyku önemlidir!” dedi. Islak mendilin minik tüyleri vardı dudaklarında ve onları parmaklarıyla temizliyordu.
“Benim de zamanım yok zaten!” dedi ve masasının altındaki çekmecesini anahtarla açtı. İçinden küçük metal bir kutu çıkardı, elinde bir adet kondom tutuyordu. “Şimdi bundan yoktur sende herhalde?” diye sorunca, “Yok!” dedim. “İyi o zaman, tak şunu!” diyerek kondomu bana attı.
O sıra üzerimdekileri çıkartmaya başladım. Hamide ise gömleğini eteğinin içinden çıkarttı, eteğinin arkadaki fermuarını çözünce de ayaklarından çıkardı eteği. Altında beyaz, önü şeffaf bir tanga külot vardı.
Bacakları parlıyordu, kıldan tüyden eser yoktu. Tangasını indirince önünde minik bir kıl yumağı olan amı çıktı ortaya.
Yaşına rağmen am dudakları bir bakireninki gibi görünüyordu. Esra’nın minik amı geldi gözlerimin önüne. Ama Hamide’nin amı kimbilir o zamana kadar ne yaraklar yemişti. Kıl yumağı şekilliydi, özellikle bu şekilde kestiği anlaşılıyordu.
Ben tamamen soyununca, “Bakalım nasıl bir erkeksin, bana oral çekmeni istiyorum, beni yarağın amıma girmeden boşaltabilecek misin bakalım?” dedi. Bunu der demez götünü kendi masasına yasladı, bacaklarını ayırdı. Bense önünde dizlerimin üzerine çöktüm. Hamide’nin amının dudaklarını dillemeye başladım.
Uzun uzun dilledim dudaklarını, açılan aralıktan içine soktum dilimi. Amının içi cayır cayırdı. Dilimin ucunda ateşini hissettim. Hamide’den bir hareket gelmiyordu bu sırada. Zevk alıp almadığını anlamıyordum.
Ellerim kalçalarında, kasıklarında geziniyor, dilim ve dudaklarım amında çalışıyordu. Amı yalandıkça sulanmaya başladı, am dudakları da kanlanıyor ve şişiyordu. Hamide’nin aldığı nefesler değişmeye başladı. Bir süre sonra da elleri saçlarımda geziniyordu.
Evet, Hamide geç de olsa zevk almaya başlamıştı. Amını yalamayı bıraktım ve doğrulup ayağa kalktım.
Hamide, “Niye bıraktın, pes mi ediyorsun?” dedi pembeleşmiş yüzüyle. “Hayır, masanın üzerine çıkıp sırt üstü uzan!” dedim. Masanın üzerindeki laptopunu, birkaç parça eşyasını yere indirdi kendisi. Bu sırada önümde domalınca arkasında kara bir çukur gibi duran göt deliği de göründü.
Bir genç kız gibi fiziği vardı Hamide’nin. Ayrıca bel çukuruna dövme yaptırmıştı, yılan yada ejderhaya benzeyen bir hayvanın dövmesiydi. Eşyaları yere bırakınca masanın üzerine çıkıp sırt üstü uzandı. Bacaklarını iki yana açtı, önüne geldim ve eğildim amına. Amını deli gibi emmeye başladım.
Kısa süre sonra Hamide’den, “Iğmm, ağhh, evet, çok güzel, devam et, uğhh…” sesleri gelmeye başladı.
Bacaklarını da kendine çekerek iyice havaya dikti, ayakkabılarının tabanı yukarı bakarken amının sulanması da artıyordu. Dilime, dudaklarıma geliyordu amının sıvıları. Dilimi amına yarak gibi sokup çıkarmaya başladım. Olabildiğince derinlere sokuyordum dilimi. Amının içi koyu pembeydi.
Hamide’nin zevk iniltileri artmaya başlarken saçlarımı çekiştirmeye başladı. Amının üzerindeki minik kıl yumağı burnumun ucuna değiyordu. Ağzım amıyla birleşmişti adeta. Amının suları kasıklarını ıslattı. Gerçekten koca götlü Hülya’ya nazaran, Hamide manken gibi duruyordu.
Üstelik erkeğine de zevk vermesini biliyordu. Amını yaladıkça benim de kalbim yarağımda atmaya başladı. Bir an önce içine girmek istiyordum. Ama sabretmem gerekliydi, bu kadına karşı rezil olmak istemiyordum.
Hamide’nin nefes alışları sıklaşmaya başladı, amının sıcaklığı ve sululuğu da buna paralel artmaya başlamıştı. Saçlarımı çekmeyi bırakıp gömleğini yukarı sıyırdı, o sırada göbek deliğinin üzerinde gençlerin piercing dediği metal şeyi gördüm. Hamide kendini gerçekten genç kız zannediyordu.
Bir kadının vücudunda böyle birşeyi ilk defa görüyordum. Hamide memelerini okşarken inlemeleri artmaya başladı.
Ben de onu sikmeden boşaltmayı çok istiyordum. Yalamayı bıraktım ve parmaklarımla amını ovalamaya başladım. Hamide artık ufaktan çığlıklar atıyordu. Başparmağımı soktum içine. Parmağım amının sıcaklığıyla eriyecekti sanki.
O kadar yanıyordu amının içi. Ardından orta ve işaret parmaklarımı da soktum, başparmağımı çıkarmıştım. İki parmağımı amında yarak gibi çalıştırıyordum.
Hamide’nin inlemeleri çoğaldıkça çoğaldı. O da artık Hülya gibiydi, ağlıyor muydu, inliyor muydu anlamadım. Parmaklarım su içinde kalmıştı. Amının sıvıları kasıklarında minik derecikler halinde akıyordu.
En sonunda Hamide’nin vücudu titremeye, sarsılmaya başladı. Derinden boğuk hırıltılar çıkartıyor, nefesi kesilecekmiş gibi oluyordu. Boşalması uzun sürdü, bu süre boyunca parmaklarımı hızlı hızlı sokup çıkardım amına.
Doğrulup kalktığım zaman, Hamide bir süre daha o şekilde durdu. Sonunda o da toparlandı ve masanın üzerinde oturur vaziyette kaldı. İkimiz de terlemiştik.
Camlar kapalıydı. Hamide, “Şu klimayı açsana, kumanda bak şurda!” diyerek kumandasını gösterdi. Klimayı açınca serin hava içeri dolmaya başladı. Hamide yarağıma bakıp, “İyi, kendini tutmasını biliyorsun!” dedi gülerek. Sonra ayaklarını yere koyup ayağa kalktı. Dirseklerini masaya dayayarak domaldığında arkasında oluşan görüntü çok güzeldi. Am sıvılarının ıslattığı kasıkları parlıyordu. Bacaklarını ayırınca amının aralık duran içi pembe deliği çıktı ortaya.
Kondomu alıp paketini açtım, tırtıklı koyu pembe, kırmızı bir renkteydi, hafif yağlıydı. Yarağımı sıvazladım bir süre, sonra da kondomu taktım. Hamide başını arkaya atıp bana bakmaya çalışırken amına girmeye başladım. “Iğmm…” diye küçük bir inilti çıkardı
Hamide. Amı gittikçe genişledi ve yarağımı dibine kadar içine aldı. Bir süre bekledim içinde. Hamide gene küçük küçük iniltiler çıkartıyordu. Yarağımı amına sokup çıkartmaya başladım ağır ağır. Kondomun tırtıklı yüzeyi amının duvarlarına sürttükçe aldığı zevk artıyordu Hamide’nin. Bir süre ağır ağır girip çıktıktan sonra hiç beklemediği bir anda hızlıca sokup çıkartmaya başladım. “Ağhh, ağhh, ığmm, uğhh…” diye diye inlemeye başladı. Sikişten önce beni küçük görmüştü aklı sıra Hamide. Ama bunun böyle olmadığını kendisine göstermek istiyordum şimdi.
Ellerim belinde, götünün yanaklarında, kalçalarında geziniyordu. Amı lastik gibiydi, soktukça genişliyor, sonra da daralıyordu. Anlaşılan Hamide de amına estetik yaptırmıştı. Yoksa bu yaşta böyle bir amı olmazdı.
Hamide’nin amında yarağımı delme makinesi gibi kullanarak hızlıca çalışmaya başladım. Yarağımı amında aşağı yukarı, sağa sola oynatarak kondomun tırtıklı yüzeyini amına sürttürüyordum. Artık yavaş hareket etmeme gerek yoktu, Hamide’yi hayvan gibi sikiyordum.
Dirseklerini dayadığı masası ileri geri sallanmaya başladı. Eski masa gacır, gucur sesler eşliğinde sallanırken, Hamide de daha çok inliyordu. “Uğhh, ağhh, çok iyi, evet, çok güzel, böyle, oğhh, işte, ığmm…” diyor, başını sağa sola oynata oynata konuşuyor, inliyordu.
Başparmağımı göt deliğine bastırdım, deliğin ağzında kahverengi bir et beni vardı, öyle büyük olmasa da hissediyordum. Hamide’nin amının kayganlığını kondomdan dolayı anlayamıyordum. Kondomda zaten kayganlaştırıcı vardı ve amının içine rahatça girip çıkabiliyordum.
Hızlanmaya başladım, Hamide’nin iniltileri daha da arttı. Sabah sabah üçüncü sikişimi yaşıyordum ve boşalmaya çok yaklaşmıştım. Son bir güçle kökledim amına, amı sanki taşaklarımı da içine alacakmış gibiydi.
Döl niyetine ne varsa hepsini kondomun içine boşalttım. Boşalırken de amına girip çıkmaya devam ettim. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Neyse ki çalışan klima bizi serinletiyordu. Amından çıkınca masanın önündeki koltuğa oturdum.
Hamide de doğruldu, ayaktaydı. Bir süre kendine gelmek için derin derin nefes alıp verdi, birkaç ıslak mendille amını sildi, ardından çıkardığı tangasını, eteğini giydi. Giyinirken de, “Gitsen iyi olacak, zaten yeterince uzun kaldın burada, şüphelenmesin kimse!” dedi.
Ona, “Şu göbeğindeki zımbırtı ne böyle?” dedim. Güldü ve “Kızımla beraber yaptırdık, o çok istedi, ben de kıramadım!” dedi. “Ya belindeki dövme?” diye sordum. “Ha, o mu, onu da kızımla yaptırdık, eski Çin mitolojisinden bir figür!” dedi ciddiyetle. “Amına ameliyat yaptırmışsın?” dediğimde,
“Ameliyat demeyelim de, ufak bir operasyon sadece. Bakıyorum hemen anlamışsın, seni üçkâğıtçı!” dedi gülerek.
Kondom halen yarağımdaydı. Yarağımın sertliği geçiyordu. Hamide kondomu parmak uçlarıyla tutup çıkardı, az biraz akmıştı içine döllerim. Hamide ıslak mendil aldı birkaç tane, kondomu içine sardı, sonra da bana verdi mendili. “Bunu al, koy cebine, benim odamda bulunmasın. Sen kendi odanda çöpe atarsın!” dedi,
“Odalarda bunlardan çok buluyoruz!” dedi sonra da.
Ben de kalkıp giyindim. Az sonra ikimiz de odaya girerkenki haldeydik. Hamide, “Neyse ki bugün Pazar, yönetimdekilerin çoğu olmuyor otelde, benim gibi otelde kalan birkaç kişi var hepsi bu.
Yoksa böyle iş saatinde sikişe ayıracak fırsatımız olmazdı!” dedi ciddi ciddi. “Memelerini göremedim ama!” dediğimdeyse, “Başka sefere, başka sefere!” dedi gülerek.
Resepsiyonun önüne geldiğimizde Hamide rol yapmaya başladı. “Konuştuğumuz gibi Osman Bey, bu akşamüstü ayrılabilirsiniz, bunun için herhangi bir masraf alınmayacak sizden, eşinize selamlar!” dedi. Ben de teşekkür ettim kendisine numaradan.
Odaya döndüğümde karım kalkmış televizyon izliyordu. “Ayy, başım çatlıyor, amma uyumuşum!” dedi. Yanağına bir öpücük kondurdum. O ara karım, “Şortunun cebi niye ıslak?” diye sordu. Baktım, ıslak mendil cebimi ıslatmıştı, unutmuştum bunu. “Ha, birşey değil…” dedim ve banyoya gidip çöpe attım.
Duşu açıp altına girdim. Üç posta atmıştım ve yorgundum. Ben yıkanırken karım geldi yanıma, o da soyunup duş kabininin içine girdi. Karım, “Şeyy, aşkım, burada yapalım mı?” diye sorunca, bir dördüncüsüne hazır olmadığım için, “Olmaz, ben de yorgunum, sonra yaparız!” dedim.
Karım cevabıma üzüldü, ama birşey demedi. İkimiz de sessizce yıkandık. Artık kahvaltı saati geçmişti, öğle yemeğine inecektik. İkimizin de karnı açtı, ama beklemekten başka çaremiz yoktu. Kurulanıp birlikte yatağa girdik. Öğle yemeğine indiğimizde Aydan’ı tek başına yemek yerken gördük.
Karım onun yanına oturunca, ben de mecbur kaldım. Karımla Aydan’ın arası çok iyiydi. Ne de olsa dün gece birlikte sikişmiştik.
Onlar konuşurken, Hamide yanımıza geldi. Aydan’la tanıştıkları belli oldu bu sırada. Hamide karımla da tanıştı, bana ise karım yanımda olduğundan mesafeli davranıyordu. Oysa iki üç saat önce güzel bir sikiş yaşamıştık onunla.
Yemekten sonra odamıza çıktık, bavullarımızı hazırladık. Aydan’ın bende kalan laptopunu götürdüm kendisine. Ama gitmeden önce internet geçmişini sildim. Başıma iş almak istemiyordum. Karım yanımda olmadığından şimdi daha rahattı. “Ben de sıkıldım zaten, Erika’yla tokmakçısı ayrıldı otelden.
Kimse de kalmadı. Ben de yarın öbür gün döneceğim!” dedi, Laptopa bakıp, “Ne yaptın bununla hınzır?” dedi gülerek. Ben de, “Özel birkaç şey…” dedim. “Hadi, hadi, vardır sende numaralar!” dedi gülerek. Birbirimize sarıldık, kısa bir süre öpüştük. Aydan, “Yolun ne zaman İstanbul’a düşerse, uğra yanıma!” dedi. “Tamam!” diyerek ayrıldım yanından.
Odaya döndüğümde karım giyinmişti. Eve döneceğimiz için giyinmesi de ona göre olmuştu. Siyah, uzun ve geniş bir pardesü giymiş, büyük bir türbanla başını bağlamıştı.
Topuksuz siyah bir ayakkabı vardı ayağında. Yatağın üzerinde üzgün bir halde oturuyordu, avucunda Meryem ve Rahmi’den aldığımız altınlar ve paralar vardı. Bana bakıp, “Biz çok günah işledik, şu para için neler yaptık akşam!” dedi.
Bunu içinden gelerek söylediği belliydi. Ona, “Beni sen zorladın ama!” dediğimde, gözlerinden birkaç damla yaş geldi. “Biliyorum, onun için daha çok utanıyorum!” dedi ve elindekileri bana uzattı, “Al, bunlar senin, sen benim yanımda ol, ben başka şey istemem!” dedi. “Sende kalsın, benim ihtiyacım olursa alırım senden!” dedim.
Karım ayağa kalkıp sıkıca sarıldı bana. Gözyaşları yanağımı ıslattı. Yarım saat kadar sonra otelden ayrıldık, araba sürüyordum. Evimizi özlemiştik ikimiz de...
Sonraki Bölüm
Tatilde Aile Dostumuzla Grup Yaptık
Öncelikle belirteyim ki kocamla sevişerek evlendik. Metin yakışıklı, sportmen, beni çok seven bir adam… Adeta tapar bana… Ben de onun her isteğini yapmaya, ayak uydurmaya çalışırım. Evlendiğimizin beşinci seneleri falandı. Artık her şey, seks dahil tekdüze olmuş, seksi görev olarak yapmaya başlamıştık. Toplam beş dakikayı aşmazdı. Buna bir çözüm bulmamız gerektiğini söylediğinde,
“Nasıl yani?” dedim.
Tecrübeli olan oydu. Evlenmeden önce ilişkileri olmuştu, biliyordum, anlatmıştı bana… Bense ne gördüysem kocamdan görmüş, öğrenmiştim. Gözü açılmadık bakireydim evlendiğimizde… Seks konusunda da tutucu sayılabilecek kadar sabit fikirliydim.
”Porno filmler getireyim, birlikte izleyelim” dedi. Önceleri utanarak, başka erkeklerin orasını görmenin günah olacağını söyleyerek reddettim. Sonra baktım olmayacak, işler günden güne kötüye gidiyor, çaresiz kabul ettim. İşte o günden sonra hareketlendi seks yaşamımız…
Eve filmler getiriyor, yatağımızın karşısına koyduğu televizyonda sevişme sahnelerini, son derece seksi porno yıldızlarının yaptıklarını izledikçe ben de açıldım. Filmi izlerken ikimiz de azıyor, birbirimize saldırıyorduk. Hele hele grup seks konulu filmlerde, nereye, hangisine bakacağımı şaşırıyordum. İki üç erkeğin arasında kalan, hepsini de memnun eden kadınları, bir erkeği paylaşan bir kaç kadının sevişme sahnelerini gördükçe öyle iştahlanıyordum ki…
Benim böyle filmlerden daha çok etkilendiğimi fark eden Metin’in getirdiği filmlerde de hep böyle sahneler oluyordu. Bir gece yine konulu bir film getirmişti. Alt yazılı filmde iki karı koca birbirlerine giriyorlar, kimin eli kimin cebinde belli olmadan harika sahnelerle grup seks yapıyorlardı.
Her zaman olduğu gibi yine çok azmış, sularım sellerim akmıştı. Yine de kocama, “Hadi ya, ne saçma şeyler yazıyorlar. İnsan karısını başka erkekle paylaşır mı? Ya da tam tersi, kocasını başka kadınla?” diye fikrimi belirttim.
Metin bacaklarımın arasında klitorisimi yalıyordu bunu söylediğimde… Islanmış ağzıyla başını kaldırıp bana baktı, “Neden olmasın Gül… Seks yaşamları monotonlaşmışsa, evliliklerini kurtarabilmek için pekala yapabilir, değişik arayışlara girebilir insanlar…”
“Sen de saçmaladın. Ne yani? Benim yabancı bir erkekle sevişmem evliliğimizi nasıl kurtaracakmış? “
“Neden olmasın? Birbirimizi sevdikten sonra… Hep evde yemek yemekten bıkıp dışarıda restoranda yediğimiz zaman nasıl mutlu oluyorsun, hatırlasana… Bu da öyle bir şey işte…”
“Saçmalama Metin.. Hiç böyle bir şey olur mu?” diyerek kızdım. Münakaşa ettik. Sevişmeyi yarım bıraktık o sinirle… Metin salona gidip koltukta yattı beni yatakta yalnız bırakıp… Ertesi gün o işe gitti, ben evin işlerini bitirip öğleden sonra can sıkıntısından akşamki filmi açtım. Tekrar izlemeye başladım.
Filmin kahramanı karı koca yolda arabalarına aldıkları seks düşkünü çiftle samimi olup grup seks olayına giriyorlar, film boyunca her fırsatta sevişip duruyorlardı. İlk yarım saatin sonunda öyle azmıştım ki, film bitene kadar kendimi okşaya okşaya, gözüm ekrandaki iki kadın iki erkeğin birbirlerine girdiği sevişme sahnelerinde, iki kez orgazm yaşadım.
Akşam üzeri kocam her zamanki işten dönüş saatinde kapıyı açtığında karşısında beni gördü. Elimde boynuna kırmızı kurdele bağladığım bir şarap şişesi, çırılçıplak karşısında dikiliyordum. Beni o vaziyette görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Onun da elinde bir demet çiçek vardı, özür dilemek için…
Hiç konuşmadan sımsıkı sarıldı bana, elimdeki şişeyle beraber kucaklayıp yatağa attı. Soyunup sarıldığında ben de kumandanın düğmesine basıp akşamki filmi açtım. Aç karnımıza, dudaklarımızı meze yapıp şarap şişesini bitirdik. Dayanamayıp birbirimize girdiğimizde, filmdeki iki karı koca çiftin yanı sıra bizim de inlemelerimiz yatak odamızda yankılanıyordu.
O geceden sonra artık kocama karşı çıkmadım bu konularda… Tam bir uyum sağlamıştık. Ve gördüm ki haklıydı. Seks hayatımız şenlenmiş, ilk günlerin canlılığına kavuşmuştuk.
Film izlerken sevişiyorduk hep… Filmdeki zenci erkeklerin koca siklerini gördükçe Metin, “Oh, karıcım, şuna baksana… Nasıl kocaman… Çağırayım mı bu herifi? O koca yarrağını soksun sana…” diye beni kışkırtıyor,
ben de koca memeli, iki üç zencinin arasında, heriflerin kol gibi koca yaraklarına bana mısın demeyen kadınları gösterip, “Ben de sana bu orospuları ayarlayayım. İkisinin arasında iflahın kesilir. Senin iliklerini kurutur bunlar…” diyordum.
Konulu filmlerde sevişen çiftlerin hepsi de seçmece, kocaman aletleri olan vücutçu erkekler, sürekli sevişip duran afet gibi kadınlar oluyor, birbirimize ekrandaki çiftle beraber sevişmenin nasıl olacağını anlatırken zıvanadan çıkıyorduk. Sabahlara kadar sevişiyorduk.
Tabi, bu fantazilerimiz izlediğimiz filmlerle sınırlı kalıyordu hep. Ta ki o muhteşem yaz tatilimize kadar… Evlilik yıldönümümüz yaklaşmıştı. Hem kutlamak, hem de bir haftalık bir tatil için bir otelde balayı yapalım diye araştırma yaparken, çok iyi görüştüğümüz, birlikte turlara, gezmelere gittiğimiz arkadaşlarımız olan Nevin ve Erdallar bize geçen yaz gittikleri oteli tavsiye ettiler.
Otelin sahibi indirim yapabilirmiş falan… Derken öyle oldu ki, bahsettikleri otelde dördümüz için bir haftalığına yer ayırttık ve birlikte gittik. Oteldeki ilk gecemizde yıl dönümümüzü kutladık. Her şey dahil olunca içkiler su gibi aktı, çılgınca eğlendik, gülüp dans ettik. Otel yönetimi de bize ikram olarak şampanya yolladı.
Pastalar kesildi, şampanyalar içildi. Her şey çok güzeldi. Canlı müzik vardı, kalkıp dans etmeye başladık.
Bir ara Metin’le biz yorulup oturduk. Nevin ve Erdal dans etmeye devam ediyorlardı. Bir ara yanımıza geldiler.
“Hadi ne oturuyorsunuz, kalkın miskinler…” diyen Erdal elimden tutup beni kaldırırken, Nevin de kahkahalar atarak kocamı piste sürüklüyordu.
Şen şakrak, neşe içinde dans etmeye başladık. Erdal çok iyiydi bu konuda… Bana sarılıyor, elimden tutup etrafımda döndürüyor, dans pistinin her tarafında döne döne adeta beni kollarında uçuruyordu. Başım zaten içkiden dönüyordu, bir de dansın hareketliliği iyice çarptı. Bir ara sendeledim, Erdal kolunu belime sardı, düşmemem için kendine çekti. Sımsıkı sarılmıştı.
Göğüslerim onun göğüslerinde eziliyordu. Dans etmeye devam ediyorduk ama bedenlerimiz birbirine yapışmıştı adeta… Başımın dönmesi geçmeyince omuzuna koydum başımı… Vücudunun her hareketini vücudumda hissediyordum. Bacağını iki bacağımın arasına sokmuş, dönüp duruyorduk pistte… Bacağının kasıklarıma, kadınlığıma yaptığı baskıyı hissettim. İçimden bir şeyler akmaya başladı. Ayakta sevişiyor gibiydik. Kendimi geri çekemiyor, aksine zevk girdabı beni daha çok kendine çekiyordu.
Kısık gözlerle başımı kaldırıp Erdal’ın yüzüne baktım. O da bana bakıyordu. Müthiş bir istek vardı gözlerinde… Hani etrafta kimse olmasa… Yalnız olsak… Elimi önüne daldırıp önümde hissettiğim kabarıklığın nasıl bir şey olduğunu görsem… Öpsem, yalasam… Beni oracıkta yatırıp…
Offf… Başımı çevirdim, kocamı aradım gözlerimle… Biraz ileride, kalabalığın arasında Nevin’e sarılmış dans ediyorlardı. Onlar da bizim kadar olmasalar da yine de bayağı samimi bir şekilde, kahkahalarla dans ediyorlardı.
Sonunda müzik durdu, dans bitti. Benim hala başım dönüyor, Erdal belimden tutup destek oluyordu. Metin ve Nevin yanımıza geldiler. Kocam beni Erdal’ın kollarından devraldı. İçkiyi fazla kaçırdığım konusunda bir şeyler gevelemeye çalıştım. Üçü de benim halime gülüyorlardı.
Kocam iki fincan şekersiz kahve içirdi ayılmam için… Hep beraber odalarımıza çekildik. Duşa girip çıktığımda iyice kendime gelmiştim. Banyodan çıktığım gibi çırılçıplak kendimi yatağa attım. Kocam da yanıma uzandı. Parmaklarının ucunu memelerimde, karnımda, kasıklarımda gezdirirken sordu,
“Neydi o öyle? Erdal’la bayağı yakındınız dans ederken?” dedi.
Sen asıl kendine bak. Nevin’in içine düşecektin.” diye tersledim ben de…
“Ne yapayım karıcım, alkollüsün diye herif sana öyle sarılıyordu ki… Nevin maraza çıkarmasın diyerek ben de sizi görmeyeceği arka köşelerde sarılıp dans etmek zorunda kaldım.”
“Pek zorunda kalmamış gibiydin ama, tam aksini gördüm ben…”
“Sanki sen öyle değildin aşkım… İki ahtapot gibi sarılmıştınız birbirinize… Nasıl, hoşuna gitti mi Erdal’ın kollarında olmak?”
“Saçmalama allasen…” dedim
ama aklıma o anlar gelince yine ateşlendim. Zaten Metin’in üçgenimde dolaşıp duran parmakları da delirtmişti beni… Kocama sarılıp geceyi müthiş bir sevişmeyle noktaladık. Gözlerimi kapatıp Erdal’ın bacak aramda dolaşan bacağını, bedenimi saran kollarını, bana arzuyla sikecek gibi gözlerini hayal ettim kocam beni sikerken… Biliyordum ki kocamın aklında da Nevin vardı üstümde gidip geldiği anlarda…
Ertesi gün havuz başında güneşlenirken Metin’in canı denize girmek istedi, yarım saatliğine sahile indi.
Nevin de gecenin yorgunluğuyla yattığı yerde uyuklayıp duruyordu. Güneş kremini ön taraflarıma, bacaklarıma sürdüm. Arkama süremiyordum. Erdal elimden aldı, uzanmamı istedi. Nevin’e baktım, geniş hasır şapkayı yüzüne örtmüş, derin derin uykuya dalmıştı. Benim karısına baktığımı görünce kısık bir sesle,
“Uyuyor…” dedi.
“Gece çok yoruldu”
“Ya, evet… Öyle çok dans ettik ki, yorulması normaldir.” Kremli eli omuzlarımda, sırtımda, belimde dolaştıkça ürperiyordum. “Eh, hem danstan yoruldu, hem de gece odada yoruldu” Sesindeki imayı fark etmiştim tabi,
elimde olmadan kıkırdayıverdim.
Onlar da bizim gibi ateşli bir gece geçirmişlerdi anlaşılan…
“Nevin’in boynundaki morluktan anladım zaten, epey mücadele etmişsiniz dün gece…” dedim şakayla…
Erdal da güldü, “Belli oluyor mu Gül? Ya, sevişirken kendimizi kaybediyoruz bazen…” Durdu, sonra ekledi,
“Akşam epey tahrik olmuştum. Yatağa girdiğimizde de…” Cevap vermedim. Neden tahrik olduğunu biliyorduk ikimiz de… Cüretkar ve utanmaz parmakları vücudumun her yerinde dolaştıkça içim geçti. Etrafta insanlar olmasa, karısı yanımızda uyumasa oracıkta yatıp bacaklarımı açmak için dayanılmaz bir istek duydum… Kremlemeyi geçmiş, masaja dönüşmüştü olay…
Bacak aralarımda dolaşıyordu parmakları… Hoşnutlukla inledim. Parmakları daha rahat hareket etsin diye istemsizce araladım bacaklarımı… “Çok güzelsin Gül…” dedi boğuklaşmış, kısık sesiyle. “Bikininin ağ kısmı epey ıslandı, biliyor musun? Zevk suların akıyor…” “Senin yüzünden…” dedim ben de aynı kısık sesle…
”İstersen krem sürmeyi bırak, yoksa boşalmaya başlıcam, etrafa rezil olacağız.”
“Ön tarafını da kremlemeden bırakmam, yanarsın yoksa… Yüzünü döner misin?” dedi. İster istemez sırt üstü yattım. Bu kez de kremi göğüslerime, karnıma, bacaklarıma sürmeye başladı. Mayosunun önündeki kabarıklık gözüme takıldı.
Bayağı kalın görünüyordu, çadır gibi olmuştu mayosunun önü… Tam o sırada Metin geldi. Elindeki havluyu yanımdaki şezlonga serip uzandı.
“Siz ne yaptınız çocuklar?” diye sordu gayet rahat bir tavırla… Şaşırıp kalan Erdal’ın kremli elleri bacaklarımdaydı o sırada… “Erdal güneş kremi sürüyordu hayatım, sen olmayınca iş ona kaldı” dedim. “Ee, arkadaş arkadaşa yardımcı olacak tabi… Öyle değil mi Erdal?” “Tabi canım… Elbette… Ne demek…” diye bir şeyler geveledi Erdal. “Zaten bitirmiştik. Hadi, ben de havuza gireyim bari, piştim sıcaktan…” diyerek kendini havuza attı.
Mayosunun önündeki kabarıklığı Metin’e göstermemeye çalışıyordu suya girerken… Metin onun yüzmesini izlerken bana, “Epey sportmen çocukmuş Erdal da…
Nasıl, beğendin mi aşkım? Şu kaslarına baksana, spor yapıyor herhalde…” Yüzüne baktım, “Ben niye beğeneyim canım? Nevin beğenmiş zaten…” “Aşkım, yarım saattir senin vücudunu okşarcasına kremleyip duruyor. Sen de beğenmiş gibiydin. Kendinizden geçmiştiniz. Etrafı gözünüz görmüyordu. Nevin yanınızda uyurken…
Nerdeyse sikişecek gibiydiniz…” “Terbiyesiz herif… Ne yaptın peki? Bizi mi izledin sen de o her tarafımı ellerken? Hoşuna mı gitti beni okşaması?” “Evet karıcım… Çok hoşuma gitti. Tahrik oldum. Baksana şuna…” Önünü gösterdi.
Kocamın da mayosunun önü kabarmıştı. Zaten ıslanmış durumdaydım. Bir de kocamı öyle görünce… “Mmm… İştah açıcı görünüyor” dedim dudaklarımla yalanarak… “Hadi gel, odamıza gidelim…” “Dur biraz karıcım, hazır uyurken, kocası da ortalıkta yokken şu Nevin’in vücudunu seyredeyim biraz…” Baktım, Nevin biraz ilerimizdeki şezlongta hala uyuyordu. Hasır şapka yüzünü örtmüş, düzenli nefeslerle bikinisinin üstü inip kalkıyordu.
Meme uçlarının kabarıklığı kumaştan belli oluyordu. Düzgün, beyaz vücudu kaymak gibiydi. Yüksek koruyucu faktörlü güneş sütüyle parıl parıl parlıyordu teni… Bir dizini kaldırmış vaziyette, avuç kadar minicik bikinisinin altı yumruk gibi kabarmış kadınlığını zor örtüyordu. Yerimden kalkıp belime pareoyu bağlamadan önce bikini altımın ağındaki ıslaklığı kocama gösterdim,
“Nasıl ıslanmış görüyor musun? Sevgili arkadaşın okşaya okşaya ne hale getirdi beni… Hadi sapık herif, çabuk kalk, odaya gel. Elin uyuyan çıplak karısını seyredeceğine gel, bu hazır azmış vaziyetteki kendi karını becer. Güzel güzel bu ıslak amın hakkını ver. Sik beni… Yoksa…” “Yoksa?” Elinden tutup kaldırdım, “Yoksa, ben de gider Erdal’la beraber yüzmeye başlarım.
Bu azgınlıkla, ıslanmış amcıkla sonu nerde biter bilmem… Sen de oturur burada Nevin’e baka baka mastürbasyon yaparsın” Neredeyse koştururcasına kaldığımız odanın yolunu tuttuk. Daha odaya girer girmez kocamın üstüne atladım. Birbirimizi vahşice öperken titreyen ellerimizle üstümüzdeki mayoları soyduk bir yandan da… Çırılçıplak kalınca kocamın üstüne çıktım. Havaya dikilmiş sikinin üstüne oturuverdim bir anda…
Havuz kenarında Erdal’ın okşamasıyla ıslanmaya başlayan kadınlığım, kocamın sikini kolaylıkla içine aldı, yağ gibi kaydı. İkimiz de öyle tahrik olmuştuk ki, çok kısa sürdü sevişmemiz… On dakika sonra sarsılmaya başladım. Kocam içime sıcak döllerini püskürtürken ben kasıla kasıla orgazm oldum.
Kendimi yatağa, kocamın yanına attım. Sırtüstü yatıp kaldık. “Off…” dedim. “Fırtına gibiydi… Ne olduğunu anlamadım bile…” Metin yan dönüp okşamaya başladı beni… “Evet, fırtına gibiydi ve ben senin neden tahrik olduğunu çok iyi biliyorum” dedi.
“Nedenmiş?” “Erdal’ın okşamalarından, neden olacak? Dün geceki dans ederken sarılmaları, bugün güneş kremi sürerken mıncıklayıp durması… Kabul et artık. Hoşuna gidiyor başka bir erkekle sevişme fikri… Tahrik oluyorsun.
Gel yapalım şu grup seks işini… En azından bir kez deneyelim. Hazır ortam bu kadar müsaitken…” “Senin amacın da Nevin’i becermek değil mi? Arkadaşının karısını sikebilmek için mi ısrar ediyorsun bu kadar?” “Nevin şart değil aşkım… Tamam, senin kadar olmasa da, Nevin de taş gibi, güzel, seksi kadın…
Ama benim amacım değişiklik olsun, denemiş olalım, dörtlü grup seks yapalım. Baksana, az önce kasırga gibiydin, hayali bile yetti. Düşünsene gerçekten grup seks yaptığını… Erdal’la seviştiğini… Benim yanımda… Hepimiz beraber…”
“Peki sen hazmedebilecek misin sonradan? Düzenimiz bozulmasın yok yere? Beni boşamaya falan kalkmayasın?” ”Yapma karıcım bu nasıl laf ? Ben monotonlaşan seks yaşantımızı renklendirmeye çalışıyorum. Biliyorsun sevişme süremiz neredeyse üç dakikaya inmişti. Sen benim biricik ve sevgili karımsın…” Giyinip dışarı çıktık. Eğlendik, yüzdük, yemek yedik, akşam dans, eğlence derken gece odamıza çıktık. O gece ilk kez fantezi kurarak sevişmeye başladık.
Ve gerçekten de çok uzun süredir ilk defa bu kadar ateşli ve uzun oldu sevişmemiz… Kocam bana, “Kapat gözlerini… Şimdi seni Erdal sikiyor… İçinde Erdal’ın siki gidip geliyor…
Yanınızda da ben Nevin’e geçirdim, onun karısını sikiyorum. Ohhh… Hem Nevin’in amına koyuyorum, hem Erdal’ın seni nasıl siktiğini izliyorum…” dedikçe ben kendimden geçiyor ve artık unutmaya başladığım iniltiler ve çığlıklar dökülüyordu dudaklarımdan… Yaklaşık iki saat boyunca durup dinlenmeksizin seviştik. Sevişmemiz bitince, “Gördün mü bak? Ne kadar farklı oldu? Bir de gerçeğini yapsak kim bilir nasıl olur?” dedi yine…
“Nasıl olacak peki? Bakalım onlar da isterler mi? diye sordum merakla ve istekle… “Pek zorluk çıkaracaklarını sanmıyorum. Erdal seni okşarken ne hale geldiğini gördüm gözlerimle… Karısı da dans ederken sarılmama hiç ses çıkarmamıştı. Yine de sen bir Nevin’in ağzını ara, ben de Erdal’ın..” dedi.
Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra çarşıya çıktık. Biz iki kadın her zamanki gibi dükkanların önünde fazlaca takılmaya başlayınca erkekler sıkıldı ve bir kafede birer bira içmek için ayrılıp bizi yalnız bıraktılar. Biz mağazaları dolaşıyorduk.
İç çamaşırı satan bir dükkandan bir iki string külot, transparan fantezi gecelik, jartiyer, çorap falan aldım. Nevin aldıklarıma bakıp güldü, “Desene bu bir hafta boyunca Metin’i mahvetmeye kararlısın” dedi. “Ee, tatile geldik hayatım. Tadını çıkarmak lazım. Kocam bu tatilde pek dinlenmeye fırsat bulamayacak” dedim muzip muzip… Yüzüme baktı, gülümseyerek, “Geçen geceki dans gibi mi?” dedi.
Baktım, biliyordu ve pek kızmış görünmüyordu. Yine de, “Şey, alkolü fazla kaçırdım biliyorsun. Biraz dağıttım galiba…” dedim. Tekrar güldü, “Canını sıkma Gül. Kocamla yaptığın o samimi dans bana yaradı o gece… Sabaha kadar canımı çıkardı Erdal… Şuna baksana…” diyerek omuzlarına saldığı saçlarını kenara çekip boynundaki ısırık izini gösterdi. “Sert seksten hoşlanıyorsunuz galiba…
Sen de o gece Metin’le kucak kucağaydın. Nerdeyse ortalık yerde işi pişirecek gibiydiniz” dedim ben de… Uzanıp elimi okşadı, “Senin de dediğin gibi Gül, tatile geldik. Eğlenmeye… Tadını çıkaralım hepimiz… Sonra… Dün havuzun başında içim geçmiş biraz… Ama kocam seni kremlerken uyanıktım.
Keyfinizi kaçırmamak için uyuyormuş gibi yaptım gidene kadar… Benim kocamı da, kendininkini de azdırdın iyice… Daha doğrusu hepimizi… Siz gittikten sonra biz de odaya çıktık. Erdal yine haşat etti beni…” “Yani… Konuştuklarımızı duydun mu peki?” Şuh, isterik bir kahkaha attı Nevin,
“Evet canım… Hepsini… Erdal’ın söylediklerini… Kocanın benim hakkımda konuşmasını…” Durdu, gözkapakları yarıya inmiş kısık gözlerle, yarı aralık etli dudaklarıyla yüzüme baktı. Yüzündeki şehvet ifadesi görülmeye değerdi. Elimi tuttu, “Hadi gel, erkekleri de alalım, şöyle tenha bir yer bulalım kendimize… Tatil yapmaya geldik, tatilimizin tadını çıkaralım…”
Kocalarımızın oturduğu kafeye gittik elimizde paketlerle… Bira içiyorlardı. Birer tane de biz içtik. Kocama baktım sorar gibi, başıyla tamam işareti yaptı. Evet, erkekler de konuşmuştu. İçim bir hoş oldu, heyecanlandım.
Birer bira daha içtik. Biralar biter bitmez arabaya binip yola çıktık. Yolda arabayı kullanan Metin’e “Aşkım, hava çok sıcak, hadi bizi değişik bir yere, güzel bir deniz kenarına götür, serinleyelim.” dedim. Bir an önce olaylar başlasın istiyordum. Kocam, “İyi ama, denize girmeyi planlamamıştık karıcım, mayolarımız yok.” Şımarık bir tavırla yanağından öptüm, “Olsun aşkım, sizin üstünüzde şortlarınız var, bizim çamaşırlarımız…
Tenha bir koy bulalım yeter…” Koyları dolaşmaya başladık. Hafta içi olduğundan pek kalabalık değildi. Yarım saatın içinde tam istediğimiz gibi bir yer bulduk. Tepede yolun kenarında arabayı bırakıp elimizde çantalarla aşağıya inmeye başladık. Nevin ile Erdal önden gidiyorlardı, biz Metin’le arkada kalmıştık.
Elimi tutup taşlık patikada aşağıya inmeme yardımcı oluyordu. “Ne yaptınız, Erdal’la konuştunuz mu?” dedim kısık sesle… “Evet aşkım… Anladığım kadarıyla adam senin için deli oluyor. Seni sikebilmek için her şeye razı… Peki ya siz? Nevin’le konuştun mu?”
“Konuştuk. Her şeyin farkında, biliyor. Buraya gelmemizi de o istedi zaten… İstediğin şey biraz sonra gerçekleşecek. Memnun musun?” “Olmaz olur muyum? Göreceksin, çok güzel olacak.” Kıvrıla kıvrıla inen daracık, taşlı patika yol, bizi nefis, tertemiz bir deniz kenarına götürdü.
Çalıların bittiği yerde kayalar başlıyordu, sonra da deniz… Denize girilebilecek ufak bir alan vardı sadece… Böyle bomboş olmasının nedeni de buydu herhalde… Havluları karşılıklı ikişer ikişer yere serdik. Adam kesseler kimse duymazdı. Kuş ve dalga seslerinden başka bir şey duyulmuyordu.
Kocalarımız tişörtlerini çıkarınca şortlarıyla kaldılar. Biz kadınlar da önce tereddütle birbirimize baktık, sonra tişört ve eteklerimizi çıkardık. Benim içimde çamaşır olarak şeffaf siyah bir tanga takım vardı. Memelerimin kabarmış uçları, amımın üstünde çizgi şeklinde bıraktığım ince tüy şeridi transparan çamaşırın altında görünüyordu, meydandaydı.
Nevin’deyse iri göğüslerini zor kapatan bir beyaz sütyen, altında minicik bir string külot… Önü dudakların arasında kaybolmuştu, arkada ise bir ip sadece… Kocamın hayran olduğu taş gibi güzel kalçaları meydandaydı. Stringin ipi arkasındaki minik deliğini bile zor kapatıyordu. Cesaretini takdir ettim doğrusu…
Erkekler havluların üzerine sırt üstü uzanmışlar, bizim soyunmamızı izliyorlardı. İkisi de heyecanlıydı, şortlarının önündeki kabarıklığı saklamak için pek gayret sarf etmiyorlardı, gözleri üstümüzdeydi. Benim gözüm Erdal’ın geniş göğsüne, kaslı kollarına takılıyordu sürekli… Bacakları kaslı ve gergindi. Yutkundum.
O bedeni okşamak, altında ezilmek için müthiş bir istek duydum içimde… Erdal yattığı yerden, “Ya, kızlar, isterseniz üstünüzü de çıkarın, nasıl olsa burada biz bizeyiz. Öyle değil mi Metin? Ne dersin?” “Tabi canım… Üstsüz güneşlenin… Yabancı yok ya… İstediğiniz gibi davranın, rahat edin.” Nevin’le birbirimize bakıp gülümsedik. Yabancı yoktu ama, bizi sikmek için kıvranan birbirimizin kocaları vardı. Ve her yerimizi, her noktamızı görmek için deli oluyorlardı.
Üstlerimizi çıkardık. Benim ufak bir kavunu andıran diri yuvarlaklarım, Nevin’in benden daha büyükçe iri memeleri meydandaydı şimdi… Ben de öyle heyecanlıydım ki… İlk defa kocamdan başka bir erkek, çıplak memelerimi detaylarıyla görüyordu. Kocam Nevin’e, “Nevin’cim, gel seni kremleyeyim, güneş yakmasın, çok beyaz tenin var senin…” dedi. Kocasına döndü, “Dün sen Gül’ü kremlemiştin Erdal, bugün ben de Nevin’e süreyim, ne dersin?” “Tabi dostum, neden olmasın…” diyerek izin verdi kocası…
Nevin gülerek Metin’in yanına uzandı. Çıplak göğüslerinin uçları mermi gibi olmuş, arzuyla titreşiyorlardı. Ben de eğilip ikinci güneş kremini aldım poşetin içinden, gidip Erdal’ın önünde dikildim. Elimdeki güneş kremini gösterip, “O zaman benim krem sürücüm de sen oluyorsun Erdal…” dedim neşeyle…
Erdal yanındaki boş havluyu eliyle gösterip, “Evet, hanımefendi. Buyurmaz mısınız? İtinayla yağlama, kremleme yapılır” diyerek şakalaştı benimle… Ben de onun yanına uzandım. Ellerine bolca krem döktü, yanımda diz çöktü. Ben heyecandan titreyerek onun ellerinin, parmaklarının temasını bekliyordum. Fazla bekletmedi, göğüslerimden başlayıp kremi yedire yedire, okşaya okşaya sürmeye başladı. Kremlemek lafın gelişi, adeta pençelerini atmış, resmen göğüslerimi okşuyordu.
Dirseklerime dayanmış yatıyordum önünde… Başımı arkaya attım. Göğüslerimi okşayan kaygan parmakları uçlarında dolaşmaya, hafif sıkmaya başlayınca zevkten belli belirsiz inceden bir inilti koptu ağzımdan… “Ohhh… Erdal… Çok güzel sürüyorsun..” Şehvet yangını başlamıştı, kasıklarımın yandığını, ıslandığımı hissediyordum. Göğsümü bitirdi, karnımı okşadı, bacaklarıma geldi. Bacaklarımı hafif araladım. Tanga külodumun önündeki ağ kısmı zevk sularımdan ıslanmış, güneşin altında parlıyordu ve Erdal da görüyordu bunu…
Kafamı bizimkilere çevirdim o arada… Kocam Nevin’in arkasındaydı. Bacaklarını aralayıp arasına, havluya oturtmuştu Nevin’i… Bir yandan koltuk altından geçirdiği kremli elleriyle kadının göğüslerini avuçlamış okşarken, bir yandan da omuzlarını öpüyor, Nevin de eliyle string külodun ipinin yanından kadınlığını avuçlamış, gözleri kapalı, kendini okşuyordu.
Beni kremlemeye dalmış, gözü benden başkasını görmeyen Erdal’a bizimkileri işaret ettim. Çok güzel manzaraydı karşımızdaki… İştah açıcıydı… Güzeller güzeli Nevin, yakışıklı kocamın kolları arasında kendinden geçmiş vaziyetteydi. Erdal da manzarayı görünce hem cesaretlendi, hem de hırslandı.
Beni arkaya sırtüstü yatırıp memelerime kapaklandı. Somururcasına emiyor, yalıyordu. Ellerimi saçlarına götürdüm, avuçlayıp kendime çektim. Daha da hırslandı, birini avuçlarken, diğerini somuruyordu. Dayanamadım, kendimi onun dudaklarına bırakıp “Ohhh… Erdal… Harika…” diye inledim.
Memelerime doyunca onlarla uğraşmayı bırakıp yukarıya çıktı. Dudaklarıma yumuldu. Vahşice öpüşüyorduk. Kendimizden geçmiştik. Kocamla Nevin de bizden görüp sevişmeye başlamışlardı. Hemen yanı başımda sevgili kocam bir başka kadının, arkadaşının karısının üstündeki tek giysi olan string külodu koparıp attı.
Eliyle amını avuçlarken o da Nevin’e yumuldu. Şehvetle, ateşli ateşli öpüşüyorlardı. Nevin’in eli kocamın şortunun içine daldı. Taş kesilmiş sikini avuçlayıp dışarıya çıkardı. Kocam onun amını avuçlarken, o da kocamın sikini sıvazlayıp duruyordu. Erdal altımdaki külodu bacaklarımdan sıyırmaya başlamıştı.
Benim külodumu, kendi şortunu telaş içinde çıkarıp attığında ikimiz de çırılçıplak vaziyetteydik. Bacaklarımı aralayıp başını amıma gömdü. Şehvetle yanan amımı yalamaya başladı. Saçlarından tutup kendime çektim.
Artık zevkten bağırmaya başlamıştım. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin, Erdal’ın amımı, klitorisimi yalayan dilinin verdiği zevk bir yandan, hemen yanımda kocamın bir başka kadınla sevişmesini izlemenin verdiği zevk bir yandan… Sevişirken, kocamla birbirimizi yalarken, beni sikerken televizyon izlemeye benzemiyordu bu… Canlı canlı sevişiyorlardı karşımda…
Ve bambaşka, çıldırtıcı bir deneyimdi bu… Kocamla Nevin öpüşmeyi bıraktılar. Benim zevk feryatlarımın etkisiyle onlar da iyice azmışlar, hareketleri sertleşmişti.
Hırsla yere yatırdı Nevin’i… Bacaklarını aralayıp taş kesilmiş sikini kadının ıslak amına gömdü bir hamlede… Nevin acı bir feryat kopardı. Sesi denizde, arkamızdaki yola çıkan tepelerde yankılandı. “Ahhh… Metinn… Canımı yaktın… Oohhh… Sikin canımı yaktı” Erdal da amımı yalamayı bırakıp başını bizimkilere çevirdi, ne oluyor gibisinden karısına baktı.
Hızla, acıtarak karısının amına giren ve girip çıkmaya başlayan alet şimdi zevk vermeye başlamış olmalı ki, kaltak bacaklarını kocamın beline dolamış, boynunu, omuzlarını ısıra ısıra inliyordu. Erdal’ın kolunu tutup yere yatmasını istedim. Ben geri kalmıştım.
Nevin’in aldığı zevki ben de almalıydım. Yere yatan Erdal’ın şortunu çıkarıp attım. Sikinin üstüne yükselip elimle başını tuttum, amıma nişanladım. Dudaklarımı ısırarak yavaş yavaş sikinin üstüne oturdum.
Ellerimi göğsüne dayayıp destek alırken oturup kalkmaya başladım. Erdal aşağıdan memelerimi avuçlayıp sıkarken, alttan kalçalarını indirip kaldırıyordu. Siki Metin’in sikiyle aynı boydaydı hemen hemen… Fakat daha kalındı.
Adeta amımı ikiye yarıyor, geriyordu girip çıkarken… Kocam Nevin’in ayaklarını tutup pergel gibi bacaklarını ikiye ayırmış, bıçak saplarcasına yarağını kadının amına sokup çıkarıyordu. Nevin zevkten haykırıyor, kocam sikini gömdükçe memeleri ileri geri sallanıp duruyordu. Kocam sikini çıkardı, tutup Nevin’i bize doğru domalttı.
Belinden tutup arkasından sokup çıkarmaya başladı. Ben de Erdal’ın sikinin üstünden kalktım, havluyu alıp onların yanına götürdüm. Aynı Nevin gibi domaldım onlara doğru…
Erdal da ne istediğimi anladı hemen, gelip kalın sikini arkamdan amıma geçirdi. Belimden pençeleriyle tutup arkamda gidip gelmeye başladı. Torbaları alttan klitorisime çarpıyordu yapış yapış, beni delirtiyordu zevkten… Nevin’le yüzyüze sikiliyorduk. Kocam onun arkasında Nevin’i sikerken,
Nevin’in kocası da beni sikiyordu karşılıklı… Nevin’in zevkten kasılan yüzü, aralık duran etli, dolgun dudakları öyle güzeldi ki… Dayanamayıp dudaklarından öptüm. Şaşırdı önce… Sonra o da bana katıldı. Erkeklerimiz bizi domaltmış sikerken, biz de kız kıza öpüşmeye başladık. İnlemeler, feryatlar koyun içinde yankılanıyordu. Kocam daha fazla dayanamadı, haykırarak boşalmaya başladı. Öyle uzun sürdü ki boşalması…
Onun ilk defa bu kadar boşaldığına şahit oluyordum. Onu Nevin takip etti. Hemen arkasından onların feryatları Erdal’ı gaza getirdi herhalde, belimi acıtan parmakları kasıldı, kendine çekti, kalın yarağını amıma kökledi dibine kadar…
Hayvani bir böğürtüyle boşalırken sıcak dölleri içime, derinliklerime akmaya başladı. O sıcaklığı hisseder hissetmez ben de zıvanadan çıktım. Kasılmaya, orgazm olmaya başladım. Kendimizi kasmıyorduk hiç… Birileri duyacak, rezil olacağız korkumuz yoktu… İstediğimiz gibi yüksek sesle inliyor, bağırıyorduk.
Zevk feryatları kulaklarımızda çınlıyordu. Sonunda bitti. Ortalığı sessizlik kapladı. Kimimiz havluya, kimimiz yerdeki çimenlerin üzerine serilip kaldık. Dört tane çıplak beden, yorgun argın kalakaldık. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Aramızda ilk çırılçıplak kalkıp koşarak kendini denize atan Nevin oldu. Onu erkekler takip etti. Önlerinde mızraklarını sallaya sallaya koşturdular.
En son ben kalkıp denize atladım. Soğuk deniz suyu seks yapmaktan ve güneşin sıcağından erimiş bedenlerimizi kendine getirdi. Canlandık. Hepimiz anadan doğma, iki çift Adem ve Havva gibi uzun bir süre denize girdik, serinledik, yüzdük. Okuldan kırmış yaramaz çocuklar gibi neşe içindeydik.
Suyun içinde herkes tuttuğuna sarılıyor, öpüşüyorduk. Kah kocamın kollarındaydım, kah Metin’in… Kocam bir beni kucaklayıp sertleşen sikini sokuyordu, biraz sonra Nevin’i sikiyordu denizin içinde… Kocam beni bırakınca kendi karısıyla öpüşüp sevişen Erdal’ın kollarına yüzüyordum. Nevin’i çekip kocama yollarken, Erdal’ın kucağına ben yerleşiyor, doyamadığım kalın sikinin tadına bakıyordum. Sonunda yorulduk.
Çıkıp biraz dinlendik, kurulandık. Erkekler şortlarını, biz kadınlar da ıslak çamaşırlarımızı bırakıp çıplak bedenimize etek ve tişörtlerimizi giydik, dönüş yoluna çıktık. Dönüşte arabayı kocam kullanıyordu. Nevin onun yanına oturdu, biz de Erdal’la arkaya geçtik. Kocam araç kullandığı için onlar önde bir şey yapamıyorlardı ama, biz arkada Erdal’la daha samimiydik.
Kucağına oturmuş vaziyette, öpüşüp durduk yol boyunca… Eli eteğimin içinde, külotsuz amımı okşuyordu beni öperken… Yine sertleşen aleti kalçama batıyordu. Kocam da tam boştaki elini uzatmış, Nevin’in bacaklarını okşarken Nevin bir feryat kopardı. Kocasıyla geri çekilme yoluyla korunuyorlarmış.
Bugün öyle heyecan yaşamıştık ki, önlem falan aklından gitmiş, benim kocam da gürül gürül içine boşalmıştı. Adeta ağlayacak gibi dudaklarını büzmüştü, ya hamile kalırsam endişesi sarmıştı. Erdal karısını teselli etti ben kollarındayken, “Üzme kendini aşkım. Seviştikten sonra hemen arkasından çırılçıplak denize, tuzlu suya girdin, bir şey olmaz belki…
Şimdi giderken eczaneye de uğrarız, bunun sevişme sonrası hapı falan var, merak etme sen…” Ben de ona katıldım, “Kocan doğru söylüyor hayatım. Bunu kendine dert edip tatilimizi zehir etme… Yaşayacaklarımızı bir düşünsene…
Hem bundan sonra Metin de prezervatif falan alır, korunur, işi garantiye alırız. Her şeyin çaresi var. Hadi somurtmayı bırak da sevgiline yanaş… Baksana bize… Ne kadar mutluyuz…” Metin de Nevin’in elini tutup cesaret verdi, “Gül doğru söylüyor canım…
Prezervatif alırım, korunuruz. Bundan sonraki sevişmelerimizde kafamızda soru işareti olmasın. Daha önümüzde kaç gün var. Üstelik eve dönünce de sürdürürüz bu işi, burada kalacak hali yok ya bunun…” dedi. Otele uğradık, yemek servisi bitmişti. Dışarıya çıkıp hem yemek yiyelim, hem gezelim dedik.
Bu arada eczaneye uğradık. Eczacıya derdimizi anlattık. O da hem ilişki sonrası için bir hap, hem Metin için prezervatif, bir iki koruyucu sprey falan verdi. Yolda yürürken Metin elini Nevin’in omzuna attı, Nevin de kocamın beline sarıldı. Hem yürüyorlar, hem arada bir durup öpüşüyorlardı. Erdal da benim yanımdaydı, onları gösterip, “Şunlara bak, sanki liseli aşıklar gibi…” dedi. O da bana sarıldı, dudaklarımdan öptü. Mutlulukla beline sarıldım. Bir restorana girdik. Geç saat olduğundan kimseler yoktu.
Bir iki garson falan vardı. Yemeklerimizin yanında birer kadeh rakı şarap falan içtik. Rahatsız eden olmadığından, sevişmemiz konusunun etrafında uzun uzadıya konuşup sohbet ettik. Hepimizin de ilkiydi bu… İlk eş değiştirme olayını yaşamıştık ve hepimiz de çok mutluyduk. Açık havada sevişmeye bayılmıştık ama otelde yumuşak geniş yataklarda daha rahat ve güzel olacaktı.
“Keşke daha önce yaşasaydık bu mutluluğu…” dedi Erdal… Ben de ona katıldım, “Evet ya… Sahi neden yapmadık bunu?” “Haklısınız ama hiç ortam olmadı ki…” dedi Nevin. Erdal itiraz etti,
“Aslında, valla ne yalan söyleyeyim, benim Gül’de gözüm vardı hep… Nasıl becerebilirim diye hep hayal kurdum ama cesaret edemedim. Ne zaman evde bir araya gelsek, Gül çay falan verirken gözüm hep memelerine kayardı.
Hele mini etek giydiği zaman, ne yapar eder, mutlaka karşısına otururdum. Hiç fark etmediniz mi?” dedi. “Tamam aşkım, ara sıra bacaklarıma baktığını gördüm” dedim. “Ama tesadüftür falan diye umursamadım. Böyle istediğini bilmiyordum hiç… Keşke bilseydim…” diye kıkırdadım. “Vay kaltak vay…
Niye bana söylemedin Erdal’ın dikizlediğini?” diye kızar gibi yaptı kocam. Yanımda oturuyordu, dönüp dudaklarından öptüm, “Sana güven mi olur kocacım? Adamla kavga falan edersin bakıyor diye… Hem sadece bakıyordu, yemedi ya… Aslında hoşuma da gitmiyor değildi yani…” Kocam güldü, “O zaman yemedi ama, sonunda bugün sikti, becerdi işte…” Nevin atıldı bu defa, “Metin, sen de az dikizlemedin beni…
Nerdeyse bakışlarınla yiyordun beni, fark etmedim zannetme… Hele geçen yaz plajda nasıl bakıyordun, gözlerinle çırılçıplak soydun zannettim.” Kocam masanın üstünden elini uzatıp Nevin’in elini tuttu, dudaklarına götürüp öptü, “Soydum tabi sevgilim. O bikinilerle öyle seksi oluyordun ki…
Altındakileri görmek için, onlara sahip olmak için neler vermezdim. Ama en sonunda ben de muradıma erdim. Ve inan çok nefisti. Hayallerimdekinden daha güzeldi. Sana dokunmak, o güzel memelerini mıncıklamak, içine girmek, orgazm olurken o müthiş titremen…. Benim için ömre bedeldi hepsi…” Nevin kalkıp kocama uzandı, dudaklarından kısa ama şehvetlice öptü.
Erdal söze girdi, gözleri benim üstümdeydi, “Çocuklar, siz öpüşüp koklaştıkça, eskilerden konuşup durdukça, benim canım yine istemeye başladı. Hadi bir an önce gidelim artık otele de odamıza kapanıp tekrar sikişelim…” Elimi uzatıp alttan şortunun önünü yokladım. Doğru söylüyordu. Önündeki canavar uyanmış,baş kaldırmıştı. Parmaklarımla şöyle bir tutup sıktım,
“Mmmm… Gerçekten istiyor bu… Hadi gidelim artık…”
Kalktık, hesabı ödeyip otelin yolunu tuttuk. Yolda bir büfeden bir iki viski, çerez falan da aldık, otele girdik. Erdal’ların odası nispeten daha arkada, rahat edebileceğimiz bir yerdeydi, onların odasına girdik hep birlikte… Odaya girer girmez Erdal’la birbirimize sarıldık. Ayakta öpüşüyorduk. Azmıştım iyice…
Sevgilimin etli dudaklarını daha bir iştahla, ihtirasla öpmeye başladım. O da tüm hünerini gösteriyor, dudaklarımı içiyordu. Ellerimi boynuna doladım. Ayak uçlarımda yükselip göğsümü onun göğsüne yaslarken dilimi ağzının içine soktum.
O da dilimi emmeye başladı. Bir iki dakika sonra onun dili benim ağzımdaydı ve o emiyordu dilimi… Siki kazık gibi olmuş, şortunun önünden kasıklarıma batıyordu. Sertliği hissedince ellerimi boynundan çekip şortuna indirdim. O da benim memelerimi avuçladı giysimin üzerinden ve biraz kuvvetlice sıktı. Ağzının içinde acıyla inleyip biraz kendimi çektim ama öpüşmeyi bırakmadım. Hem canım yanmıştı, hem tahrik olmuştum.
Elimi şortunun içine soktum ve sertliğini kavradım. O da badimi yukarıya sıyırıp memelerimi avuçladı. Can acıtacak kadar değil ama yine de sıkıp sıkıp bırakıyordu. Resmen ayakta kendimizden geçmiştik. Öbür tarafta neler olduğunu görmüyordum, hatta onların varlığını bile unutmuştum.
Müthiş sevişiyordu Erdal… Beni zevkten delirtiyor, inletiyordu… Tam anlamıyla sikici bir erkekti. Aynı anda her yerime dalıyordu ve her yerimden zevk alıyordum. Dudaklarımdan kulak memelerime geçti, oradan boynuma… Boynumu emmeye başladı. Aklıma Nevin’in boynundaki morluk geldi. Beni de morartacaktı bu azgın… Umursamadım.
Boynumla omzumun birleştiği hassas noktayı, atardamarımın üstünü emmeye başladığında ürperdim, kollarının arasında zevkten titredim. “Ohhh… Sevgilim…Çok güzel… Sakın bırakma beni… Harikasın… Sakın bırakma…” Elini eteğimin altına götürdü, çıplak bacaklarımı okşayıp yukarıya çıktı. Amımı avuçladı. Öyle ıslanmıştı ki… Elini çekip parmağındaki ıslak sularımı diliyle yaladı. Sonra parmak tekrar yerine, eteğimin altına döndü.
Kalçalarımı sıktı, tekrar amımı avuçladı. Suları akan amımın içine orta parmağını gömdüğünde irkildim, şehvetle sarsıldım. Başparmağıyla klitorisime baskı yaparken orta parmağı vajinamın içlerini karıştırıyor, zevkten delirtiyordu beni… Kulağına, “Ohhh… Sevgilim… Geliyorum… Sakın bozma… Devam et erkeğim… Ohhhh…” diye fısıldadım şuh bir sesle… Kollarının arasında kasıla kasıla boşalmaya başladım. İnanılmaz bir şeydi bu…
Daha siki içime girmeden, sadece parmağıyla, kapının arkasında ayakta orgazma ulaştırmıştı beni… Bir parmağı kasılan amımın içinde, diğer eli memelerimi sıkarken ben sımsıkı sarılmış vaziyette, düşmemek için çaba harcayarak dakikalarca boşaldım. Durmadan inliyordum, “Ohhh… Harikasın aşkım… İnanamıyorum… Böyle bir şey yaşamadım hiç… Ahhh…”
Sonunda duruldum. Kollarının arasından bırakmadı beni… Birlikte kenardaki koltuğa gittik. Erdal koltuğa otururken beni de kucağına çekti. Boynuna sarıldım. İkimiz de giyiniktik ama benim etek ve badi yukarıya sıvanmıştı. Memelerim ve ıslak amım meydandaydı. Erdalın şortu da inik vaziyetteydi. Üstümüzü topladık.
O zaman etrafımıza bakmak, bizimkileri izlemek aklımıza geldi. Biz ayakta yiyişip kendimizden geçmişken, onların ikisi de çırılçıplak soyumuşlardı. Kocam Nevin’i yatağın hemen ucuna yatırmış, kendisi de önünde diz çökmüş, bacaklarını ayırıp başını kasıklarına gömmüştü. Nevin göründüğü kadarıyla halinden çok memnundu. Metin yaladıkça yalıyor, dilini içerilere sokup karıştırıyor, çıkarıp klitorisini somuruyordu.
Nevin şehvetle kıvranıp başını sağa sola sallıyor ve inliyordu. Eli kocamın saçlarında okşayıp kendine çekiyor, amına bastırıyordu. Erdal altımda kıpırdanmaya başladı ama ben bastırıp izin vermedim, oturmasını işaret ettim. Huşu içinde önümüzdeki güzel manzarayı, karşımızda sevişip duran eşlerimizi izliyorduk.
Ben az önce mükemmel bir orgazm yaşamıştım ama sevgilim henüz boşalmamıştı ve altımda hissettiğim sertlikten onun zor durumda olduğunu anlayabiliyordum. Kucağından kalktım, şortunu çıkarıp attım ve önünde diz çöküp Erdal’ın damar damar kabarmış, sertleşmiş sikini elime alıp yalamaya, emmeye başladım.
Ben Erdal’ın sikine oral seks uygularken hemen bir metre önümüzde kocam da onun karısını yalayıp duruyordu. Erdal zevkten gözleri yarı kapalı oralın keyfini çıkarıyordu. Aynı anda bana saksafon çektirirken, kulaklarında karısının zevk inlemeleri, bacaklarını ikiye ayırmış karısının amının yabancı bir erkek tarafından nasıl yalandığını izliyordu. Koltuk yatağın hemen yanındaydı ve ikimiz de sevişirken, rahat rahat yanımızda sevişen eşlerimizi tüm detaylarıyla görebiliyorduk. Kocamın dili bir yukarıya, bir aşağıya inmeye başlamıştı.
Hem amını, hem alttaki minik deliği yalıyordu. Sonra da bütün enerjisini göt deliğine vermeye başladı. Erdal homurdandı, “Boşuna uğraşma arkadaşım, karım analdan hoşlanmaz asla…” Ben Nevin’in tepki vermesini beklerken o kocasını haksız çıkardı. Ayaklarını yere koyup kalçalarını havaya kaldırdı.
Şimdi arka deliği iyice açılmış, kocamın gözlerine ve diline hazır konuma girmişti. Kocam tüm hünerini gösteriyor, göt deliğinin etrafında dolaşan diliyle Nevin’i kıvrandırıp duruyordu. Erdal karıcığının bu kadar istekli bir şekilde göt deliğini yalatması karşısında şaşırmıştı. Hele Metin parmağını am sularında ıslatıp deliğe dayadığında büsbütün afalladı… “Vay orospu vay…” derken sesinde bir kıskançlık hissettim. “Bana parmaklamak, yalatmak bir yana, dokundurmazdı bile…” Sikini ağzımdan çıkarıp, “Boş ver onları… Eskiyi boş ver… Artık yeni bir hayatımız var, yeni zevklerimiz… Sen kendi zevkine bak aşkım…” dedim.
Tekrar emmeye devam ettim. Dilimle boydan boya yalıyor, taşaklarını, yumurtalarını bile okşayıp emiyordum. Erdal altımda kıvranırken kocama seslendi, “Oğlum soyunsana sen de… Böyle giyinikken nasıl sikeceksin karımı?” Elimdeki aletini sıkıp bıraktım boş ver dercesine… Biz kendi zevkimize bakalım. Gerçi ben de giyiniktim ama… O kadar yalamama rağmen boşalmıyordu yeni erkeğim… Kocam bize bakıp başını salladı hak verircesine…
Kalkıp bir çırpıda soyundu. Nevin’i kucaklayıp tuvalet aynasının üstüne oturttu. Bacaklarını aralayıp arasına girdi. Erdal’a da “Bana akıl verene kadar sen de karımı soy… Baksana hala giyinik duruyor o da…” dedi bir yandan…
Nevin titreyerek kocamı bekliyordu. Bacaklarını ikiye ayıran Metin bir hamlede Nevin’in ağzını açmış bekleyen ıslak kadınlığına daldı. Yarağının tamamını bir defada köküne kadar gömdü.
“Aaahhh…” diye bir çığlık kopardı Nevin… Dudaklarını ısırıyordu. Kocam aldırmadan, acımadan pompalamaya başladı Nevin’i… Tuvalet aynası sarsılıyordu gidip gelişlerinin sertliğinden… İkisi de zevkle inliyorlardı. Bu güzel manzarayı izlerken Erdal’ın avuçlarımın arasındaki sanki sikinin daha da büyüdüğünü hissettim.
Metin bir süre bu şekilde siktikten sonra Nevin’i indirip aynaya doğru domalır pozisyona getirdi. Nevin ellerini dayayıp arkasını kocama döndü. Kocam tekrar pompalamaya başladı. Her ileri vurduğunda kasıkları Nevin’in kalçalarına yapışıyor, başı aynaya çarpıyordu. Nevin durmadan inleyip duruyordu.
Sonunda Erdal da dayanamadı, gözlerini karısından ve onu acımasızca siken kocamdan ayırmadan beni soymaya çalıştı. Beceremiyordu gözleri onlardayken… Ben kalkıp üzerimde ne varsa bir çırpıda fora ettim. Çırılçıplak kaldım. Sonra da arkam Erdal’a dönük bir şekilde o güzel, kalın sikinin üstüne yerleştim. Şimdi ikimiz de gözümüzü eşlerimizden ayırmadan sevişebiliyorduk.
Ben Erdal’ın sikinin üstünde hoplayıp dururken o da alttan kalçalarını indirip kaldırıyor, sikini amımın içinde oynatıyordu. Elleri belimde, göğüslerimde dolaşıyor, memelerimi, ulaşabildiği her yerimi okşuyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu.
Ayaklarım yere basıyordu ve inip kalkarken bacaklarım, vajinal kaslarım son derece kasıldığından kalın siki amımın içinde adeta eziliyordu. Bu arada kocam da sikini Nevin’in amından çıkarmıştı. Bacaklarından süzülen zevk sularını alıp parmağıyla arka deliğine sürmeye başladı. Nevin’in arka deliği ıslanmış, parlamaya başlamıştı. Metin önce bir parmağını, sonra ikinciyi kayganlaşan arka deliğine soktu. İki parmak da biraz sonra çok rahat hareket etmeye başlamıştı arkasında…
Kocamın amacını hepimiz anlamış bulunuyorduk artık… Nevin’in kocasına el sürdürmediği arka deliğine girecekti. Nevin ağzı zevkten açılmış, heyecanla, ürpererek minik deliğine girecek aleti bekliyordu. Kocam öyle güzel alıştırmıştı ki Nevin’in arkasını… Sikini dayadığında pek fazla ürkmedi Nevin, kaçınmadı.
Kocam sikinin başını hafifçe ve dikkatlice minik deliğe yerleştirdi, hafif hafif bastırarak zorlamaya başladı. İlk hareketi gerçekten özenli ve can yakmamaya çalışır biçimdeydi. O anda zevk almaktan çok, Nevin’in ürkmemesi, canının yanmaması için özen gösteriyordu. Kocamı takdir ettim. Beğeniyle onun arkadaşının karısına ilk anal seksini yaşatmasını izliyordum.
Erdal da benimle beraber… Hareket etmeyi bırakmıştık. Kalın siki sertliğini kaybetmeden içimde duruyordu, tüm dikkatimizi bizimkilere vermiştik. Kocamın siki Nevin’in arkasını zorlamış, başı yavaşça girmişti.
Aynadan Nevin’in kasılan yüzünü de görebiliyordum. Dudaklarını ısırıyordu. Belli ki canı biraz yanıyor ama dayanmaya çalışıyordu. Bir an aynadan göz göze geldik. Ona cesaret vermek için rahat olmasını, her şeyin yolunda olduğunu, bundan sonrasının sorun olmayacağını anlatır bir işaret yaptım.
Kocamın sikinin başı kaybolmuştu gözden… Nevin’in belinden kavrayıp bir hamle daha yaptı, bir kısmı daha girdi. Son hamlede sikinin tamamı Nevin’in götüne gömüldü. Bir inleme kopardı Nevin… Başımı çevirip merakla Erdal’ın yüzüne baktım. Gözü hipnotize edilmiş gibi karısındaydı. Bugüne kadar anal sekse yanaşmayan, belki de her teklif ettiğinde kavga ettikleri biricik karıcığı, şu anda kocam tarafından götünden sikiliyordu. Hem de gözünün önünde, burnunun dibinde…
Onun vücudunun her noktasını, acıyla, zevkle kasılan kaslarını, bacaklarından akan zevk sularını, karısının arka deliğine bütün haşmetiyle giren kocamın sikini… Her ayrıntıyı görebiliyordu.
Kocam biraz bekledikten sonra hareket etmeye, pompalamaya başladı. Nevin biraz daha eğilip poposunu havaya kaldırdı, belini çukurlaştırdı. Şimdi kocamın sikine alışmıştı, daha rahat girip çıkabiliyordu kocam…
Az sonra zevk sesleri yükseldi, yükseldi ve odaya hakim oldu. Kocam sürekli pompalıyor, parmaklarıyla kavradığı belini sıkısıkı tutuyordu. Kocamın da sesi yükselmeye, inlemeye başladı. İlk defa sikilen göt daracık göt deliğinde müthiş bir zevk duyuyor olmalıydı, tahmin edebiliyordum.
Anlaşılan boşalmak üzerelerdi. Kocam arkasında gidip gelirken Nevin’in üstüne kapandı. Elini ön tarafına atıp amcığını avuçladı, arkasında gidip gelirken amını kurcalamaya başladı. Bu hareket Nevin’i iyice delirtti.Nihayet ikisi de çılgınca sesler çıkararak boşaldılar. Onların boşalırken çıkarttıkları tahrik edici sesler bizi de harekete geçirdi.
Erdal beni tutup üstünden kaldırdı, yatağa eşlerimizin yanına götürdü. Belimden tutup başımı yatağa bastırdı. Arkama girdi.
Kalın sikini sokup çıkarırken başım yatağın benden tarafında uzanan kocamın bacaklarına çarpıyordu. Amımda Erdal’ın sikinin verdiği zevkle inleyip dururken gözüme kocamın bacaklarının arasında yarı kalkık duran siki ilişti. Elimi uzatıp tuttum, dudaklarımın arasına aldım.
İşte şimdi olmuştu. Tam da izlediğimiz porno filmlerdeki sahnelerde gibiydik. Arkadaşı arkamdan amıma sokup çıkarırken ben kocamın sikini yalıyordum.
Nevin de kocamın yanında uzanmış, elini amına atmış parmaklarken, bir yandan da gözünü kırpmadan bizi izliyordu. Birden kalktı yerinden, kocamın üstünden aşıp yatağın kenarına, benim yanıma geldi. Sırtüstü yatıp altıma girdi, belimden tutup aşağı çekti biraz, “Biraz alçalsana Gül…” dedi. Ayaklarımı yere basıp kalçalarımı aşağı indirdim. Erdal arkamdan çıkar gibi oldu ama bırakmadı. Şimdi Erdal arkadan amıma girip çıkarken
Nevin de altımda klitorisimi, amımı yalıyordu. İçime girip çıkan kocasının sikini de yaladığına emindim. Bacaklarım zevkten titremeye başlamıştı, inledim, “Ahh… Ne yapıyorsunuz bana karı koca? Delirteceksiniz beni… Ohhhh… Biri sikiyor, biri yalıyor… Ah kocacım… Harika bir şey bu… Dayanamıyorum… Oohhhh….” Bir yandan inliyor, bir yandan kocamın sikini koparırcasına tutmuş, yalıyordum. Kocam da alttan sallanıp duran memelerimi avuçluyordu. Her yerimden, her noktamdan zevk alıyordum.
Dayanılır şey değildi bu… Ve dayanamadım da… Haykıra haykıra boşalmaya başladım. Nevin altımdan zor kaçtı. Ben kendimi yatağa bırakır gibi oldum, Erdal bırakmadı. Belimden sımsıkı tutmuş kendine çekiyor, arkamdan kasılıp duran amıma sokup çıkarmaya devam ediyordu.
Ben boşalırken o da haykırmaya başladı. Sikini köküne kadar amıma gömdü, spermlerini son damlasına kadar amıma fışkırttı… Başım yatakta onun kasılmalarının bitmesini bekledim. Halsiz, harap, yorgun, koca sikine asılmış bir kukla gibiydim.
Boşalması bittiğinde bıraktı beni ancak… Kendimi yatağa, kocamın kollarının arasına yüzükoyun bırakıverdim, yığılıp kaldım daha doğrusu… Kocam saçlarımı okşayıp sakinleştirmeye çalışırken hala zevk kasılmaları devam ediyordu. Bilinçsizce bacaklarımı kasıp o zevkin devamını sağladım.
Nevin yatağın ayak ucunda yatan kocasının amımdan çıkardığı dölle kaplı sikini yalayıp döllerinin tadına bakarken başını kaldırıp bize baktı, “Bak işte… Yine kendimizi kaybettik Metin, yine unuttuk. İçime boşaldın korunmadan…” Yorgun argın güldüm halsizce,
“İçine boşalmadı kızım… Arkana boşaldı kocam…” dedim.
Tatil bitene kadar hep böyle seviştik. Defalarca… Eşlerimizi değişe değişe… Bazen yalnız… Genelde hep birlikte… Aklımıza geldiği gibi, her pozisyonda, her kompozisyonda… İkili… Üçlü… Dörtlü… Otel odasından bıktığımızda grup olayımızın başladığı o güzel koya gittik bir defasında… Tekrar doğanın koynunda hep birlikte seviştik.
Tatilde başlayan bu güzel ve seks dolu birliktelik, eve dönünce de devam etti. Ama sadece dördümüz olduk. Başkalarını karıştırmadık aramıza… Bir nevi karı koca sadakati gibi birbirimize bağlı kaldık. Çünkü birbirimize yetiyoruz. Kocalarımızdan biri iş için falan şehir dışına çıktığında biz kadınlar asla yalnız ve erkeksiz kalmıyoruz artık… Geride kalan erkek ikimizi de yalnız bırakmıyor, mutlu ediyor, giden kocayı aratmıyor… Biz kızlardan birimizin regl olduğu, kocasıyla sevişemediği günlerde kocası seksten mahrum kalmıyor.
Diğer kadın iki erkeği de cinsel yönden aç bırakmıyor, sonuna kadar doyuruyor. Öyle mutluyuz ki…
emeklilik
Uzun bir çalışma dönemi sonunda emekli olmuştum üç dört ay olmuştu artık sıkılmaya başlamıştım bir kızımızda bu süre içinde evlenmiş yuvadan uçmuştu eşimle çalıştıgım iş yerinde tanışmış kısa sürede evlilik yapmıştık aramızda yaklaşık on yaş falan vardı evlendikten sonra eşim düzenli bir işte çalışmadı arada tanıdıklarına temizlige falan giderdi aslında birikimlerimizle maddi durumumuz iyi sayılırdı . Bir sabah uyandıgımda eşim evde yoktu kalktım duş aldım sabah sabah hava iyice ısınmış yanıyordu. Evde oturmanın imkanı yoktu sahile inmeyi düşündüm sahile dogru yürüdüm büyükçe bir agacın gölgesinde oturdum denizden gelen serin rüzgar iyi gelmişti tanıdık bir merhaba sesine döndüm baktıgımda uzun yıllar önce aynı iş yerinde çalıştıgım bir arkadaştı hoş beşten sonra karşıdaki kafede soguk bişiler içmeyi teklif ettim .
Kafeye geçtik soguk bişiler ısmarladık yıllardır hiç degişmemiş hala genç güçlü küvvetli görünüyordu nerdeyse saçları bile kırlaşmamıştı yine eskiden oldugu gibi çapkın gözü kadınlardaydı sohbet döndü dolaştı eşini kaybettiginden bahsetti üzülmüştüm evlilik düşünüyormusun deyince hayır artık evlenmeyecegini kadından çok ne var bundan sonra kadın dırdırı çekemem deyip kapattı.bir süre sahilin ilerisine dogru bakmaya başladı ah be dostum şu güzellige bak bu kadının kocası ölemez yanıyor mutlaka bu kadın dedi dönüp baktıgımda şaşkınlıkla bişi diyemedim gösterdigi kadın eşimdi.ince bir elbise giymiş her adımında yırtmacında bacakları nerdeyse kasıkarına kadar ortaya çıkıyordu heleki arkasından vuran güneşle tüm vücudu ortadaydı hala kadın hakkında konuşuyor agza geelmeyecek şeyler söylüyordu aslında kızmam gerekirken birden kendimden gururlanmıştım eşim iyice bize dogru yakaşmış ama bizi görme imkanı yoktu dostum bu kadın arayışta deyince saçmalama alnındamı yazıyor çoluk çocuk sahibi kadına benziyor abartıyorsun dedim baksana dostum gözleri iki yanda karşıdsn gelen her erkegi süzüyor dedi.
Bu güne kadar hiç dikkat etmemiştim dikkatlice bakınca şaşkınlıkla baktıgını süzdügünü görmüştüm tam bu sırada iri yarı bir adamla karşı karşıya gelmişlerdi adam onu geçince arkasını dönüp adama bakmıştı tekrar yavaş yavaş sahil yolunda yoluna devam etmişti tam karşımıza geldiginde arkadaşım bana dogru egilip dostum bu kadını kaçıramam bir yoklayım deyip kalktı arkasından baka kalmıştım.
Ben hesabı ödeyene kadar onlar baya ilerlemişlerdi arkalarından takip etmeye başladım kısa bir süre sonra yan yana gelmişlerdi aralarında bişiler konuşuyorlardı ama duyma imkanım yoktu bir süre sonra yürüyerek koyu bir sohbete başladılar.birden ikiside duraklamışlardı.galiba eşim tersledi diye düşündüm hayır yanlarındaki kafeye oturdular önlerine dondurma gelmişti beni görme imkanı yoktu yan yana oturmuşlar kısa sürede samimi bir ortamları vardı yaklaşık bir saat oturdular.eşim kalkmış yoluna devam etmişti.
Arkadaşımın yanına gittim gülümseyerek kovalandın galiba dedim kahkaha atarak dostum ben bal olmayan kovana bakmam kadın evliymiş kocası buralarda olabilirmiş görünmekten korktu akşam telofonda sohbet edecez kadın yanıyor bacaklarına dokununca kapatmak yerine bacaklarını araladı dedi dokunmana izinmi verdi dedim evet amına kadar çıktım iç çamaşırı bile yoktu dedi.
Olamaz ya benim yirmi yıllık eşimmiydi bu kafam bulanmış ama kızmak aklıma bile gelmiyordu ilk zamanlar gibi olmasada haftada bir iki defa sevişiyorduk ilk dönemlerimizden beri yatagın belirleyicisi eşim olurdu. Bir süre oturduktan sonra arkadaşla ayrıldık sahil yolundan sapmış kestirme yola girmiştimki caddeye çıkar çıkmaz eşimle karşı karşıys gelmiştim kısa bir duraksamadan sonra markete girdik bişiler aldık evimize dogru yürüdük bir süre oturduk kısa sohbetler falan ettik alt katımızdaki komşular gelmiş sohbet koyulaşmış akşam geç vakte kadar balkonda oturmuştuk komşular yarın mesai var deyip kalktılar. Onlar gidince eşim ben banyo yapacagım deyip soyununca gördümki gerçekten iç çamaşırı yoktu ikimizde soguk bir duş almış gözüm masanın üstündeki telofonun sessizde oldugunu aranıyordu arada ben yatıyorum dedim biraz mutfakta işim var birazdan gelirim dedi.
Mutfaga geçmişti fısıltıyla kısa bir konuşma olmuş telofon kapanmıştı. Odaya geçtim yataga uzandım hava biraz serinlemişti ara ara mutfaktan tabak çanak sesi geliyordu mutfagı düzenliyor diye düşündüm uyuya kalmışım ne kadar uyumuşum bilmiyorum yatagın srsılmasına uyanmıştım. Penceredrn vuran ışıkla eşimle göz göze geldik bana bakıp uyandırdımmı dedi sorun degil dedim yenimi yatıyorsun dedim yok tuvalete kalkmıştım dedi. Saçları ıslaktı duşmu aldın dedim evet çok sıcak dedi. Arkasını dönüp yattı bir süre yatakta döndüm durdum. Sabah ezanı okunuyordu. Dünki durum aklıma gelince uykum kaçmıştı. Yataktan kalktım balkona çıktım bir sigara yaktım salonun penceresinden içeriye bakınca eşimin telofonunu gördüm bu güne kadar eşimin telofonunu hiç kurcalamamıştım bakma istegiyle salona geçtim telofonu elime alınca bildirim ışıgının yanmış oldugunu görmüş daha çok meraklanmıştım en son mesaj yarım saat önce gelmişti akşamdan beri yazmıştı ilk mesajlar olagan normal sohbetler halinde devam ederken konu cinsellige gelmiş eşim benim cinsellige bakışımdan performansımdan memnun degildi . İlk fotograf karşıdan gelmişti bu seni mutlu edermi diye yazmış gülücükler koymuş yaragının resmini koymuştu gerçektende olagan dışı bişeydi.
Eşim başkalarının fotografını gönderiyorsun inanmam ben diye yazmıştı . Bende inanmamıştım porno sitelerindeki dolaşan fotograf diye düşünmüştüm ikinci fotografı göndermiş boydan bir fotograftı boy aynasının önünde çekilmişti artık şüphe kalmamıştı evet oydu. Eşim çok büyük korkutucu diye yazmıştı bir yersen ayrılamazsın diye yazmıştı eşimden memelerinin fotografını istemişti eşim ilkte biraz nazdan sonra göndermiş sonrada banyoda çıplak bir kaç fotograf göndermişti arkasından sesli vidyo gelince yaragını okşayarak bunu sana öyle bir koyacamki altımda inleyeceksin diyordu eşimde suyun altında amını okşarken çekilmiş bir vidyo göndermişti eşim amını okşarken mırıldanıyordu sik beni diyordu fotograflar bitmiş tekrar sohbet başlamıştı sikişmek için zaman ve yer derdindelerdi karşıdaki otele gidelim diyor eşim otel olmaz ben korkarım diyordu. Fırsat yaratacagından bahsetmişlerdi. Eşim kapatıp gelmiş olmalıki senden haber bekliyorum diye yazılanı okumamıştı.
Gece sabaha kadar uyumadım yirmibeş yıllık karım neler yapıyordu acaba önceside varmıydı daha öncede aldatmışmıydı. Sabaha karşı uyumuşum kalktıgımda yatakta yoktu galiba mutfaktaydı sesler geliyordu. Öfke yerine merak vardı evet uzun zamandır ilgisiz kalmıştım birazda sertleşme sorunları yaşıyordum haklımıydı?
Yataktan kalktım mutfagın kapısında eşimi izlemeye başladım yaşına göre çok güzeldi hiç böyle bakmamıştım cıvıl cıvıldı bir şarkı mırıldanıyordu neşesi yerindeydi birden geri dönünce beni gördü yanıma dogru gelip günaydın dedi ekmekleri kesermisin dedi mutfak tezgahına yanaşıp ekmekleri kestim balkona hazırlamıştı masayı otururken birden galiba iki üç gün evde olmayacagım dedim nolduki dedi bir arkadaşım kaza yapmış kan gerekiyormuş hem yanında olmam gerekiyor hemde kan için deyince kim diye sormadı bile tabiki arkadaşlık zor günler için var dedi başka zaman olsa kim ne kazası diye sorgulardı sadece ne zaman gideceksin dedi otobüs bileti aldım bir saate kalkıyor çıkmam gerek dedim ayak üstü bişiler yedim daire giriş kapısını açıp kapadım köşedeki kullanmadıgımız odaya girdim. Kapı aralıgından izlemeye başladım çok heyacanlıydı bir kaç defa telofonu eline aldı ama fırlatıp attı telofonu koltuga oturdu kısa bir süre sonra eline aldı telofonu kulagında bir süre bekletti günaydın dedi evet he gibi sözlerlr kısa cevaplardan sonra kocam bir kaç gün evde olmayacak dedi. Konum atıyorum balkonda seni görecegim üçüncü kata çık bekliyorum dedi kapattı.
Hızla banyoya koştu galiba duş aldı kurulanarak çıktı yatak odasına geçti giyinip çıktı tekrar girdi bir süre sonra holde göründü makyaj yapmıştı koşarak balkona gitti balkonu göremiyordum ama blogun girişini görüyordumsiyah bir araba geldi ama içeri giremedi oraya parketti hızla blogaa yöneldi evet oydu holde ayak sesini duydum kapının deliginden girişe bakıyordu kısa süre sonra kapıyı aralayıp burdayım diye fısıldadı kolundan tutup içeri çekti kapıyı kapatmasıyla dudak dudaga geldiler sanki savaş vardı birbirlrrini keşfe çıkmışlardıeşim dudaklarını kurtarıp elinden tutup salona dogru çekiştirdikoltuga oturttu kahve yapayımmı dedyince adam önce seni bir içeyim deyip kucagına çekti bir eli ensesinde digerinide bacaklarına dogru sokmuştu eşim birden inledi amına dokunmuş olmalıydı amın yanıyor dedi evet sen yaktın dedi sular seller içinde dedi evet o zaman ufaklıkları bir tanıştıralım sonra detaya bakarız dedi eşimi koltugun üzerine diz üstü oturttu kemerini çözmesiyle pantolonu aşagı düştü kilotunuda indirince fotograflardakinden daha büyük görünüyordu arkasından amına bir seferde geçirinceeşim çıglık attı adam ufff çok darmış bakire amı gibi dedi kocan hiç sikmemiş dedi eşim sadece inliyordu. Beş yıldır bitti diyordu altında artık ben varım merak etme karım artık kendinden geçmiş haldeydi bu beş yılda başka siken oldumu deyince cesaret edemedim dedi yani siktirmek istedin mi deyince ama olmadı dedi ortam iyice sertleşmiş karımın çıglıkları artmış basılmaya başlamıştı vücudunun her noktası sarsılıyor kendini olduğu gibi bırakmış salonun ortasında bayılmış gibiydi dudakları sanki bir başka olmuştu çenesi düşmüş gözleri kaymıştı adam son bir yuklenişle en derinine ulaşmış tüm döllerini boşaltmıştı.
Sessizce evden çıktım saatlerce dolaştım telofonumu kapattım siteye geri dönüp arabamı aldım doğduğum köye gittim babamdan kalan eski ahşap bir ev vardı yaklaşık bir ayda o evi tamiratıyla ugraştım gerçekten güzel bir yaşam alanı haline getirdim artık rutin bir yaşama başlamıştım küçük bahçemde bişiler yetiştiriyordum artan vakitte baraja balık tutuyor köye uyum saglamış köyde yeni arkadaşlıklar kurmuştum neşem yerine gelmiş saglıgım iyice düzelmiş artık ilaç bile kullanmaz olmuştum televizyon bile izlemez olmuştum kitap okuyor günlük gazete alıyor akşam erken yatıyor sabah erken kalkıyordum artık yapacagım her iş planlıydı.
Bir akşam erkenden yatmıştım kapımın hızlıca vurulmasıyla uyandım pencereden baktıgımda ilk gördügüm kızım ile torunuydu onları görünce izlediğimi farketmiştim kapıyı açıp kızımla koklaşırken kafamı kaldırınca damadım ve elimide görmüştüm kızımla hep birlikte içeri geçtik eşim içeri girmemişti kendi ellerim ile yaptıgım terasa oturmuştu fısıltıyla annen neden gelmiyor dedim.kızım baba senle özel konuşmak için geldim deyince damadım görünümü alıp biz biraz dolaşacagız deyip çıkmıştı.
Yaklaşık bir saat konuştuk elimide çagırmıştı pişmanlıgı yüzünden okunuyordu özür dilemiş vereceğim her karara saygı duyacagını söylüyordu. İstersen burda benle yaşamak istediğini söylemişti .hiç bişi demedim yerim dar olsada hep birlikte o geceyi birlikte geçirdik kızım ve damadım ertesi gün gitmiş eşimle baş başa kalmıştık bir kaç ay içinde oda uyum saglamış ggeçmişi hiç konuşmadan hayatımıza kaldıgı yerden devam ettik.
Bitti...
Kocamı Aldatıyorum
Kocamın arkadaşı Mehmet bundan 3 yıl kadar önce eşinden ayrıldı, Mehmet ve Sibel ile 20 yılı aşkın bir tanisikligimiz vardir, kocamla nişanlılık dönemimizde, tanismistim Mehmet ve Sibel ile.
Bundan 10 yıl kadar önce sibel le aramizda geçen bir sohbette , sibel mehmetten sitem ediyordu , bezdirdi artik beni akşam ayri gece ayri sabah ayri , hep istiyor hep istiyor bir türlü doymak bilmiyor diyordu , zaman zaman bu konu hep gundeme giriyordu , o zamanlar bi içerlenmedim desem yalan olmaz.
Biz haftada 1 bazen 2 anca yapiyorduk. Son donemlerinde hayatinda getirdigi farkli sebeplerle artık anlaşamaz olmuslardi , Ben sibel i teselli ederken kocamda mehmet i teselli ediyordu.
Bu süreçte tabi ki arada mehmetlede konustugum olup onuda teselli ediyordum.
Derken artik bunlar ayrilma karari aldilar.
Mehmet bu süreçte firsatini buldukça bana teşekkür ederdi bu süreçte yanimda olman bana çok iyi geliyor derdi , Sibelin zamaninda bana sitem ettiği, benim icerledigim şeylerde hep aklima gelir olmuştu,
Mehmet Bana yakinlastikca ben hafif uzaklaşmaya calissamda aklimdan kovmaya calistigim düşünceler aklima surekli gelmeye başlar olmuştu, Bu süreçte kocamla da yatak muhabbetlerimiz neredeyse ayda 1 e kadar düşmüştü.
Mehmetin bu boşanma surecinde biz mehmetle seviyeli olsada flortlesmeye başlamış gibiydik , onunla konuşmak beni de çok mutlu ediyordu Ve mehmetle sevişmek istiyor olmam konusunda kendime yalan soylememeyi ve bunu kabullenip onu arzuladigimi kendime itiraf etmistim.
Artik Akışına bırakmıştım. Beni aradi yarın duruşma var dedi bitse de artik rahatlasam dedi , biliyordum durusmanin yarin oldugunu , Bugün öğleden sonra izin alicam musaitsen seninle oturup biraz sohbet edelim mi yanimda olmana ihtiyacim var galiba dedi,
Olur dedim ,
sonrasinda yazismalara basladik , biraz sakin bi yere mi gitsek dedim simdi senin morelinde bozuk sakin biryer de daha rahat konusuruz dedim.
Ben artik niyeti bozmustum galiba ,
Öğlen gibi beni arabayla aldi nereye gecelim dedi ,
sizin bir köy evi vardı oraya mi gitsek acaba dedim ,
lafim tam bitmeden yok ya boşver ben öyle Bir şey demedim say dedim.
Arabayı sağa doğru cekti ,ben ne oldu neden durdun demeye firsat kalmadan yapıştı dudaklarima , heyecandan kalbim güm güm atiyordu
sustum kaldim
yola devam etmeye basladi elimi tuttu, benim kadinim olmani o kadar istiyorum ki dedi,
ben yine sus pus kaldim , gidiyorum köy evine dedi sadece tamam diye bildim. Evin kapisindan içeri girdiğimiz gibi beni kucaklayip opmeye basladi yataga tasidi sevisirken soyunmaya basladik,
hiç konusmadik sadece sevistik zevkten inledik,
1 saat uzerimden inmedi , sonra 10 dk bi ara verdik ve tekrar devam , o gun saat 2 den 7 ye kadar sikilmedik yerim kalmadi ,
son finalde artik ikimizde de derman kalmasa da mehmet e şunları soyledim ,
Ben senden önce hiç sevismemisim , gercekten de oyleydi hiç böyle orgazm yasadigimi hatirlamiyorum. Mehmetle ozamandan beri hala görüşüyoruz buldugumuz her firsati degerlendiriyoruz,
Birakin sibel gibi bezmeyi öyle bir hal aldim ki sikildikçe daha da sikilmek ister oldum, Her gün firsat bulabilsek her gün mehmetin altina yatmak ister gibiyim.
Annemi Aldatırken izledim
Merhaba Bеnim аdım orkun 16 yaşındayım liѕe öğrеncisiуim annem handan 39 yaşında ev hanımı babamda bir şirketin genel muhasebeсisidir. her neyse mаddi durumuz gaуet iyidir para ѕorunumuz hiç yoktur tеk evin tek çocuğuyum annem benіm doğumumdаn sonrа сiddi kilo аldıkdаn ѕonra bir daha çоcuk doğurmа kararı almamışlar bu yüzden ailem üstüme çok düşer hеp ilgi göstеrіrlеr.
bir arkadaşlarla сuma günü halı saha maçı аlmıştık sааt 3 te annem akşamdan spor malzеmеlеrіmі hazır etmesіnі ѕöylemіşdіm o gün 15 gibi gelirim diyе sabah oldu kalktım оkula gіttіm öğlеn biraz gezdik saha оraya vardığımız yaşlı bir amca gelip siz kaç kaçı aldınız diye sorunca bizde 15-16 yı аldık diуe cevap vеrdik.
Adam da bize o ѕaat aboneli оğlum yаnlışlıklа vermiş kusura kalmayın dеyіncе bіzdе hayda şimdi ne olacak dеdik adamda isterseniz аkşаm verim dеdi 24-0100 arası deyince çok gеç o dеdik ailemiz izin vermez kaporaуı аldık уolda arkadaşlarla bеrabеr eve gеlirkеn herkeѕ evlerine dаğıldı bende evimin yolunu tuttum аnаhtаrımlа kаpıyı açtım içеrdеn konuşma sesleri geliyordu kim var evde dіye kafamı odaya doğru uzаttığımdа alt kоmşumuz alі abі vardı аnnemle konuşuyorlardı ulan dedіm.
Merak ettim hiç sеs еtmеdеn dinlemeye başladım ne oluсak dіуe öуlе kоnuşmaları dinlerken annem ali dedi eğer beni istiуorsan benimde isteklerimi yаpıcаksın dеdі ali abi neymiş handan іsteklerіn söуle sen hemen уaparım dedim. İуіce meraklanıyordum kim kimden ne neуi іstіyor neyden karşılık bekliуor derken.
Annem bombауı pаtlаttı sen benі sikеcеksin ya dedi
ali abi evet dedі
heh dedі bеnim dedi ergenlik çağında оğlum var dedі onun hayat kadınlarıyla ilişkiye girip haѕtalık kapmasını iѕtemiyorum bu іş іçіnde sеn karını benim оğluma siktiriсeksin dedi. Bu işin sоnunu artık hayal edebiliyordum. Annеm benіm іçіn kendisini аlt komşumuza ѕiktiricekdi. Ali abi hemen tamam kаbul dеdi bаnа uyar dedi.
Annem bаbаmа boynuzu alt kоmşumuzla takılcakdı bende bu manzaraya şаhit oluyordum. annemle abi çırıl çıрlak kalınca ali abi hemen annemin üstüne аtlаdı aç kurt gibi mеmеlеrini somuruр yalıyor dişliyor аğzındаki ѕalуaları akıtıp tekrar yаlıyordu dudaklarını emiyor ısırıp dіşlіyordu аnnemin уаlаnmаdık yerі kalmamışdı аnnemde dizlerinin üstünе çöküp alі abinin kоca sikini ağzına аlıp alttan yukarı tаşаklаrıylа beraber yalıyоrdu
аnnemde аzmıştı adeta аdаmın içini çekіyordu bіr müddet yalaştıkda sonra ali abi annemi kucağına alıp skіnіn üzеrinе oturttu annemі аnnem de zevkden іnlеyеrеk oh ah ıh uf of diye inliyordu zıplа karıcım diye ali аbі de zevkten koltukta coşuуordu 15 dkk bоyunca farklı poziуonlar da ѕikiştikden sonra ali аbi annеmіn göbeğine taуzikli bir şеkіldе boşalıp kоltuğa yığıldı
annem nefes nеfеsе іstedіğіn oldumu diye sorunсa
ali abіde dudaklarından öpüp oldu karıcım dedi
аli аbi duş almak іçіn аyаğа kаlkаrken ben hemen sesizce geldiğim gibi geri gittim
аnnem gelіceğіm saati bіldіğі için rahat takılıуordu evde hеr nеуsе 2 sааt dolandım dışаrdа eve geldim annemіn yüzü gülüуоrdu ee nеdе olѕа аlt komşumuz iуi bir sikmişti аnnemi ama aklımdakі merak başkaydı şimdi аli аbi karınıda bana mı siktiriсekdi diye merak ediyordum. Aradan 2 gün geçmişti her şey normaldi рazartesі günü уine öğlen eve geldim.
Annem уemek hazırladı yеdim 1 saat sоnra annеm ben dışarı çıkacam deyinсe аnnem dur gіtme nereye gidiyorsun dіye azarladı annem ilk dеfa kızmıştı bana sonra annem gelip аy yаvrum özür dilerim ben kızmak iѕtemedim dedim öуle panik atak bіr şekilde bağırdım dedi yok da niуe dışаrı çıkmаmа izin vеrmеdinki dedіm. Alі abinin hаmını zehra bana bіr уardım etsin diye çağırmışdı gіt bаkаlım ne dіуor ne işi varmış dіуe bende іçіm ne oluсak ki bіlmіyorum sankі аmа hewycanla aşağı kata іnіp kapıyı çaldım zehra abla kaрıyı açınсa ооо orkun hoşgеldin dedi
zehrа abla 35 yaşında çok güzel herşeyiyle о inсe ѕeѕ tonu bile çok güzel bеnim іçіn içim içime sığmıyordu bende annem yоlla іşіmіz varmış yardım іçіn çağırmışsın dedіm. oda şu perdeleri tаkаrmısın dedі benіm boуum yetişmiyor dedi ne demek tabi yardım ederіm dеdim. Zеhra abla sen onlаrı tak orkuncum bende sana şöyle güzеl bir kаhve yаpаyım dedі tаmаm оlur dеdim.
4 odanında perdesіnі tаkmışdım kollarım ağrımıştı. Kahvelerimiz gеldi çok teşşekür ederim orkuncum dеdi riсa ederіm zehra abla dedіm ѕohbеt еtmеyе başladık іştе derslerіn nаsıl gidiyor diуe ѕordu bende çоk iyi dеdim kız arkadaşımı sоrdu bende yok dеdim kız аrkаdаşım genllіkle dеrslеrimlе ilgileniyorum dedіm zamanım olmuyor vakіt ayırmaya dedim.
Zehrа abla olsun olѕun dedі derslerіnі boşlama sen dеdi. Sonra hiç ѕex yaptın mı dedі ben utаnmаyа başladım çünkü hiç bir kadınla böylе bir şеyіn lаfını bile kullаnmаmışdım yok уani öуle bir уanak yanağa öpüştüğüm kızlar var ama oda tanışma аmаçlı onun hariсindе bir kаdınа cinѕel yaklaşımım olmadı dedіm. Zehra abla böуle bir deneуim yaşamak istermisin dеdi bеndе kiminle olucak o iş dedіm. Tаbi kіde benimle dedi.
Demek zehrа abla оlayı bіlіyordu yаşаnаnlаrı ali hаkikаten kаrısını bana ѕiktirmеk іçіn aуarlamıştı. Zehrа аblа elini bacağıma uzatarak hiç utanma alicim dеdіm burdа sаdece sen ve bеn varız dedi kimse yok dedі rаhаt ol dedi kendi normal gündеlik уaşantıdaуmışsın gibi hiѕѕet dedi. Tamam dedіm gerçekden bіraz rahatlamıştım daha ѕonra zehra abla burda mı yaрalım dedі. bеndе yatak оdasında yapalım dedim tаmаm erkeğіm ѕen naѕıl iѕterѕen dedi.
Zеhra abla elini popoma koyarak gel bakalım aşk odamıza girelim dеdim kоnuşurkеn bile insаnı boşaltır bu kadın sonra soyunuр çırıl çıplak kаldı sen niуe sоyunmuyоrsun diye yanıma gеldi bеnim sоymamı istеrmisin dedі. bende оlur dedіm. bеnidе soydu ağzına уatağa oturtup yalamaya bаşlаdı dаhа 10 15 sn bіle ѕürmеdеn boşaldım ağzına güldü bеn kuѕura bakma zehra abla dayanamadım dedіm.
Önemli dеğil tаtlım ilk dеfа kadın еli değіyor dedі bu arada zеhra ablanı unut dеdin ben senin karın оlucam dеdi birаzdаn bende artık rahatlamıştım ol karım ol dedim kölem ol sеx tanrıçam ol dedim. Güldü aferin dedi. Gene yalamaya bаşlаdı sikim kıvamına gelmіştі çok uzun ѕürmedi gençlіk atеşi іşte zehra abla уattı уatağa ve gеl еrkеğim sende аmımı yala dedi.
Hеmеn уumuldum amına önce koklayıp içime çektim am kokusu buymuş demek diуе mırıldandım zehrа abla da koklа kokla mіs gibi am kokusu bu dedі ben уalamaуa başladım zehrа ablanın zеvk sularıyla yüzün yıkanmştı.
Zehra abla doğrulup bеni yаtırdı tеkrar sikimi yalıyıр üzerіne оturmaya başladı birazdan mіllі olucakdım zehrа abla beni milli уapıcakdı. Sikimin içine santim ѕantim gіrіşіnі іzlemek bеnim için dayanılmaz bir zevkdі içi fırın gibiydi уanıуоrdu ben altta kıvranıyоrdum bu naѕıl bіr zevk diye ben hep boşunamı 31 çektim diyе söyleniyordum zehra ablada elini sikme koсaсığım beni ѕik dedi.
O öyle konuşurkеn bеn 1 2 dkk bilе dayanamadan bоşaldım içinе bu kadar kıѕa sürmesini ѕinir оldum hırsımdan ağlamaya bаşlаdım zehra abla saçlarımı okşayıp nе oldu niye ağlıуorsun dedi bende çok kısa sürеdе bоşalıyоrum dedіm. Oda hayatım іlk defa bir kadınla sіkіşіуorsun sen gene iyi daуandın 1 2 dkk içim de dеdi. Sеndеn daha çоk erken bоşаlаnlаrı var dedi hemen ѕikişimiz düzenli hale geldіğіnde en аz 15 20 dkk sikiсeksin benі dedi
bеn kendi me gelmіştіm atladım üstüne altıma аldım öpüşmeye başladım. Bu arada zehrа abla her şeyi anlattı bana bende biliyоrum dedim рeki ѕen beni niye istedin dedim оda sen çok tаtlıѕın gençѕin dеdi sevіşіrken severek sikеrsin beni dеdi.
Tеkrar sikim kаlktı 3 üncü kez sіkіşmeуe başladık bu sefer 10 dakika ѕikmiştim sikimin başı ağrımaya bаşlаmıştı. Ben bu günlük yetmezmi dedim ne оldu dedi уоruldun mu dedi yok dа dedim sikim ağrımaya başladı dedim оda tаmаm dеdi bir daha ki nе kremli yaрarız dedi duşa girdik duşumuzu аlırken bile herуerimizle оуnuуоrduk tаm 2 saat berаber kalmışız eve çıktım elim yüzüm kıpkırmızı olmuştu
annemde ne оldu ne іşі уaptırdı ki böyle elіn уüzün kızardı dіyerek güldü
bеndе işte kоltukların уеrini değiştirdi halıları kaldırıp serdirdi dеdim. Bundan sonra her öğlen önce atl kata uğruyorum оrdan eve gidiуorum hafta sonu bilе zеhra abla ali аbiyi evden kovuyor kосam gelicek sіktіr git dіye :
kendime bіr orosрum buldum bаkаlım nе zamana kadar sikicem..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Dul baldızımı tatmin ediyorum
ben Arif. 35 yaşındayım, oldukça da yakışıklı sayılırım. Boyum 1.76 ve 72 kilodayım. 5 yıllık evliyim ve karımla son derece mutluyuz. Seks hayatımız mükemmele yakın, haftada 4 veya 5 kez sikişiriz.
Benim bir de dul baldızım var. Hani baldızım diye söylemiyorum, ama 1.70 boylarında, balık etli, kafam kadar iri göğüslere sahip, çok güzel bir kadındır.
Karımla evlendiğimden beri kendisine resmen hastayım, beni deli ediyor. Ama bir türlü kendisine açılamıyordum.
Evliliğimiz süresince baldızıma karşı sadece yanlışlıkla ve istemeden olmuş gibi dokunuşlardan, sürtünmelerden öteye gidemedim. Baldız bazen farkına varıyordu ama aldırış etmiyordu.
Daha da ileriye gidemiyordum, açıkçası beni terslemesinden ve karıma söylemesinden korkuyordum. Evliliğimizin ikinci senesinde karım hamile kaldı. Doğum yaklaşmaya başlamıştı, bizi de bir telaş almıştı. Benim annem babam İstanbulda kalıyorlardı, yani uzaktı.
Üstelik hepsi işinde gücünde. Karımın ailesi ise Ispartada oturuyordu, onları biraz daha yakın gördüğümüz için onlara söyledik, doğum sırasında benim kayınvalideye burada olması için ricada bulunduk, onlar da seve seve kabul ettiler.
En sevindiğim yanıysa baldızım da geliyordu. Baldızımı görmeyeli aylar olmuştu, eve geldiğimde kapıyı baldız açınca sevincimden havaya uçacaktım. Baldız genelde çok içten davranırdı bana. Beni görünce, ?Hoş geldin enişte!? deyip boynuma sarıldı.
Kaçırır mıyım fırsatı, ben de sarıldım hemen beline! Vücutlarımız birleşmişti, biraz daha sarılsam kesin boşalırdım yani. Sonra içeriye salona kaynanamla karımın yanına geçtik? porno hikaye Sohbet falan ederken bazen baldızla göz göze geliyorduk.
Galiba halen anlamamıştı, kendisine uzun uzun sarılmamı ve dudaklarına yakın öpücük kondurmamı. Sohbetti, çaydı, kahveydi derken vakit epey geç olmuştu. Zaten karım hamile olduğu için çok halsiz ve bitkindi, uyumak için iyi geceler dileyip odalarımıza geçtik. Ben baldızı kafamdan atamıyordum, ne yapsamda siksem diye düşünüp duruyordum.
Ne olursa olsun, rezil olma pahasına da olsa, baldızın o göğüslerinin tadına mutlaka bakmam lazımdı. Bu düşüncelerle uyumuşum? Sabah olunca erkenden uyandım, çünkü karımı hastaneye karabük escort yatıracaktık. Yüzümü yıkamak için lavaboya gittim, baktım tuvalet meşguldü. Bekledim biraz, tuvaletten baldız çıktı.
Saçları falan çok dağılmıştı, uyku sersemi yalpalayarak yürüyordu. Geceliğiyle lavaboda yüzünü yıkamaya başladı. Ben de tuvalete girmek için yürüdüm, alan çok dardı ve baldızın kalçasına sürtünmeden geçmemin imkanı yoktu.
Zaten hiç kaçırmazdım bu tür fırsatları?
Baldız geçebilirmiyim dedim.
Geç enişte! Geçmeyip altına mı edeceksin dedi ve güldü.
Ben de geçerken elimi baldızın beline attım ve kalçasına resmen yaslandım,
Gerçekten geçmemi istiyormusun baldız dedim.
Geç enişte geç, kendi malın gibi kullan, tuvaleti dedi.
Ben de, Tabii kullanırım, benim tuvaletim değil mi dedim.
Bu arada arkasında durmaya ve sürtünmeye devam ettim.
Baldız döndü ve Enişte ne yapıyorsun dedi. Ama bunu söylerken gözlerimin içine öyle bir baktı ki, Sik beni enişte der gibi.
Ne yapıyor gibi görünüyorum baldız Geçmeye çalışıyorum, geçemiyorum dedim.
Baldız da kalçasını biraz daha bana bastırarak, Buradan da geçemezsen yuh sana enişte dedi.
Baldızımın bu davranışı beni cesaretlendirmişti. Yılların verdiği o özlemle elimi muhteşem göğüslerine attım ve Geçmek için burdan tutmam gerekiyor galiba deyip avuçladım göğüslerini.
O sırada koridorun lambası yandı ve bırakmak zorunda kaldım. Gelen kaynanamdı.
Baldız yüzünü yıkamaya devam etti, ben de tuvalete girdim. Anlamıştım artık, sevgili baldızım da beni istiyordu. Tuvalette baldızın o muhteşem göğüslerini hayalleyerek bir posta 31 çekip boşaldım, çıktım sonra. Baktım kaynanam kahvaltıyı hazırlamış. Kahvaltı yaparken oldukça neşeliydim, çünkü oğlum dünyaya gelmek üzereydi.
Baldız bana bakıp, Enişte ne güzel, oğlun olacak, çok seviniyorsun eminim dedi.
Ben de, Eee erkek adamın erkek oğlu olur dedim, gülüştük.
Sonra hazırlandık, hastane yoluna koyulduk Taksi çağırmıştım. Bindik taksiye. Kaynanam öne oturdu. Karımı arkaya bindirdim.
Tam diğer taraftan binmeye hazırlanmıştım ki, baldız, Enişte ablamın yanına otur, ona moral ver, ben kenarda otururum dedi.
Kör bir göz istedi, Tanrı verdi iki göz Geçtim karımın yanına oturdum, baldız da benim yanıma oturdu. Ohh ne ala, bir yanımda karım, diğer tarafımda baldız. Yol bir hayli uzundu, karımla konuşuyordum, moral veriyordum, aynı zamanda bacağımı baldızın bacağına resmen yapıştırmıştım.
Ben bastırdıkça baldız daha çok bastırıyordu. Elimi baldızın bacağına koydum, bu arada karımla sohbet ediyordum. Sırtım baldıza dönük, ama elim bacağındaydı Bir ara döndüm baldıza baktım, baldız da gülümseyerek bana bakıyordu.
İçimden, Bu iş tamam, bastır Arif dedim, başladım baldızın bacağını okşamaya. Yavaş yavaş amına doğru ilerliyordum ve hiç bir tepki yoktu, bacaklarını aralaması dışında.
Külotunun üzerinden amını okşamaya başladım, yine tepki vermeyince artık elimi külotun içine soktum. Resmen baldızın amını parmaklıyordum ve bu arada da karımla konuşmaya devam ediyordum. İki arada bir derede kaldım yani.
En sonunda baldız bacaklarını sıkmaya başladı, anladım ki boşalıyordu artık. Az sonra parmaklarım vıcık vıcık ıslanmıştı. Sonra çektim elimi, baldıza baktım, yüzü kıpkırmızı olmuştu, ama halen gülümseyerek bakıyordu.. Hastaneye geldik, karımın yatışını yaptım. Sadece bir refakatçi kabul ediliyormuş. Kaynanam karımın yanında kaldı.
Biz baldızla dışarıda dolaşır, arada sırada yanınıza gelir gideriz. dedik ve ayrıldık.
Odadan çıkar çıkmaz baldız bana kızarak, Enişte sen ne yaptığını sanıyorsun yaa! dedi.
Ben de, Ne yaptım ki baldız dedim. Gülerek,
Arabada mahvettin beni dedi.
Sen de beni o kadar kendine hasta etmeseydin baldız, gülü seven dikenine katlanacak dedim.
Enişte inanki mahvettin beni, bu yaşıma kadar hiç böyle heyecanlı boşalmamıştım, çok güzeldi dedi.
Sen dur, daha alasını yaşatacağım sana dedim.
Etrafa baktım, hastanenin arka bahçesi tenha bir yerdi, az ileride de depoya benzeyen, eski baraka gibi bir yer vardı. Baldızın koluna girdim oraya doğru yürüdük.
Baldız bak, şu barakada tarihi eserler varmış dedim.
Baldız şaşırarak, Hastanede tarihi eserin ne işi var enişte dedi, güldü.
Gel göstereyim dedim.
Barakaya girdik. Hemen tişörtünün üzerinden göğsüne ağzımı yapıştırdım.
Ne yapıyorsun enişte dedi.
Acıktım baldız, emzir beni dedim.
Yapma enişte, bir gelen falan olur, evde yapalım, daha rahat ederiz dedi.
Olmaz baldız, kaç senedir seni arzuluyorum, hayal ediyorum, seni düşünerek ablanı sikiyorum, acı bana lütfen, seni sikmek istiyorum dedim,
belinden tutup vücudunu vücuduma, dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım, öpüşmeye başladık Öpüşürken baldız kendini tamamen teslim etmişti bana. Eteğini kaldırıp külodunu dizlerine kadar indirdim ve dudaklarımı amına yapıştırdım. Am dudaklarını bir bir emiyor, parmaklarımla ayırıp, dilimi içine sokuyordum.
Baldız bağırmamak için elini ısırıyordu. Yaladım yaladım, baldızımın ekşimsi am suları ağzıma akmaya başladı. Resmen amını ağzımda yoğuruyordum. Dayanamadı titremeye ve boşalmaya başladı.
Enişte mahvettin beni, dayanamıyorum sok artık sikini, sookkkkkk diye yalvarmaya başladı.
O kadar acele etme baldız dedim, açtım göğüslerini, başladım o muhteşem kahverengi uçları yalamaya.
Baldız çıldırıyordu, Yaaaaa hadiiii enişte, hadi sok sikini, sikini sok, soooookkkk şu sikini içime diye inliyordu.
Ben de zaten zor tutuyordum kendimi. Hemen yatırdım baldızı kasaların üzerine, ayırdım bacaklarını ve var gücümle bastım amına.
Var ya Şloppp diye birden girdi yarağım köküne kadar.
Baldız deli oluyordu, Bastır aşkım, bastır diye kıvranıyordu. Var gücümle amına basıyor, sonuna kadar girip çıkıyordum Baldız yeniden titremeye sarsılmaya başladı.
Ben de gelmek üzereydim. Son bir hamleyle, aynı anda boşalmaya başladık, ama nasıl boşalma. Baldız öyle bir boşalıyordu ki, bitmeyecek sandım. Belime doladığı bacaklarıyla neredeyse belimi kıracaktı.
En sonunda emelime ulaşmış, baldızı sikmiştim. Hemen toparlanıp hastaneye geri döndük. Karımın sancıları başlamıştı. Doktorlar bizi çıkarıp karımı yoğun bakıma aldılar.
Nur topu gibi bir oğlum oldu. Kayınvalidemle baldızım 1 ay kadar kaldılar. Karımın hastanede yattığı sürece genelde kayınvalidem refakatçı kaldı.
Biz de evde baldızla sabahlara kadar sikişip, gündüzleri karımı ziyarete hastaneye gidiyorduk....