Gerizekalı olduğuma ve başarmak istediğim her şey için çok çalışmak zorunda olduğuma Kuran’a inanır gibi inanarak (ya da inandırılarak mı demeliyim?) büyüdüm. Bu çok ağır bir yük.
Araba kullanmaya zerre merakım yokken öğretmen olan (dolayısıyla direksiyon sınavlarında görev alan) eniştem “Katkuta bak ehliyet sınavları zorlaşacak senin acilen kursa yazılman lazım yoksa alamazsın sistem zorlaşırsa zaten kesin kalırsın” dedi diye dedeciğimin cenazesinden birkaç gün sonra apar topar otobüse atlayıp gittim ve yine eniştemin sahibini tanıdığı kursa yazıldım. Utandığımı hatırlıyorum; dedemi toprağa verip birkaç güne çok acilmiş gibi hemen gidip vesikalık çektirip ehliyet kursuna yazılmak bir garip gelmişti.
Kursta daha rahat olacağımı düşünerek kadın hocadan ders almak istedim. 10 ders aldım. 20-25dk süren 10 derste kadın bana dur kalk bile yaptırmamış ve ben bunu girdiğim ilk sınavda önümdeki araçlar kırmızı ışıkta durup, yeşil yandığında vites 2deyken tekrar hareket etmeye çalışıp tabiki edemeyip kaldığımda anladım. Hocanın kadın olması hiç önemli değil yani düzgün öğretmeyen bir erkek de olabilirdi. 5 ders onla 5 ders başka hocayla çıkmış olsam öğrenecektim ama ben ısrarla 10 dersi de kadın eğitmenden almak istediğimi ifade edince… Sınavdan kalınca başta babam, kardeşim, eniştem… çok dalga geçildi. Çok üzülmüştüm ve tabiki gerizekalı olduğuma kendi içimde bir kanıt bulmuştum ve aklıma hiç gidip o hocaya hesap sormak gelmemişti çünkü “Saçı uzun aklı kısa kızım… Sen ne b*ksunki Katkuta?!.. Gerizekalı mısın kızım sen?!” cümleleri bana çok yerleşmişti. He bir de “Bu kızın kafası basmıyor. Kime çekmiş bu ya?!” Bunları her bağlamda o kadar benimsemişimki yani iki kulağımın iki gözümün olması kadar doğal bir şey benim gerizekam(!)
2. sınav tarihine kadar geçen sürede hop eniştemin dediği gibi sistem değişti. Yeni parkur filan geldi neyse tam sayısını hatırlamıyorum yazın da yatmaya devam eden kyk bursum sayesinde ödemeyi yaptım ve iki üç ders filan aldım yine aynı kurs ama erkek hoca. (Bir kadın bir erkek hoca vardı zaten başka seçenek yok) Adam ilk dersten “Direksiyonu oklava tutar gibi tutuyorsun ohooo işimiz var senle” demişti. Şimdi olsa o oklavayı alır kafasını kırarım ama Katkuta bir zamanlar narin mi narin bir gençti. Neyse ikinci sınavda neden kaldım özetle paralel park yaptım ve kaldırıma fazla yakınmışım ondan kaldım. Lastiklerin kaldırıma değmediğine yemin ederim. Üzüldüm mü evet ama ilki kadar değil. En azından basit bir şey dedim hallederiz ve hala bir aylık daha kyk bursum var, parayı düşünme Katkuta.
3. sınavda geçtim. Bunu anlatmak bile daha da gerizekalı hissetmeme sebep oluyordu önceden. Şimdi öyle gelmiyor. Harika yaptığım, tek seferde hallettiğim onca şey varken evet 3 kez girdim ehliyet sınavına.
Otomatik vites araba diye bir şey olduğunu biliyordum ama nasıl bir şey olduğunu da yeni evliyken eşime bayramda verilen şirket aracını bir kez dene bak kendi gidiyor diye ısrar etmesiyle deneyince tecrübe edip çok şaşırmıştım. Benim gerizekalı olduğum için tek seferde ya da yeni sistem sınavdan dolayı geçemeyeceğime kanaat getiren herb*kolog eniştem akıl edip ehliyeti otomatik alabileceğimden hiç bahsetmemiş. Babam zaten o yıllar yok yanımızda. Annem de rahmetli dedem Otosanda çalışırken o kadar ısrar etmesine, kızım sen ehliyeti al bak araban benden demesine rağmen, ehliyet almamış. Akıl verecek kimse yok. Her konuda (yaptığım yemekler hariç) “gerizekalı” olduğumu vurgulamak dışında bir katkı yok.
Bugün belli bir noktadan sonra otobanda direksiyona geçtim ve gittim. Kahvaltı filan derken belki ufaklık babaannesiyle kalır dedim ama gelmek isteyince hepberaber yine direksiyona geçtim ve limana sürdüm otobandan. Dönüşte eski virajlı yollardan en son da kendi evimize dönüşte yine otobanda yarı yoldan fazla kullandım. R yanımda “Çok iyi kullanıyorsun diyorum neden bana inanmıyorsun” derken ona anlatamadım. İnanmıyor değilim ama içimden çok acayip cümleler hortluyor: Saçı uzun aklı kısa Katkuta. Başkalarının bir kerede öğrendiğini sen çok çalışarak birkaç seferde öğreniyorsun. Niye böyle yavaşsın. Gerizekalı mısın kızım sen. Ne b*ksunki sen….
Bunları Rye anlatamadım. İkindi bahanesiyle mescitteyken içimden geçen bu cümlelere ağladım bugün. Keşke bu kadar ….. hissetmeseydim diye düşündüm. Çok zorlanıyorum. Araba kullanmak zor olduğu için değil. Kendi içimdeki seslerden. Kendi içimde kendime dair olumlu seslerin yükselemeyişinden…
Bir gün de terapist sıfatıyla saçma sapan telkinlerde bulunan birinden bahsedeceğim. Araba kullanabilmek için emdr talep ettiğim, arabada yolcuyken birkaç ufak kaza atlattığımı ve bu tekniğin iyi gelebileceğini söylediğim ama saçma telkinlerine, örneklerine itimat ettiğimden yıllarca yerimde saymama vesile olan kadın.
Neyse, ehliyetimin turşusunu kurmuştum. Şimdi yavaş yavaş da olsa yiyorum o turşuyu. Afiyet şifa olsun Katkuta.