Şimdilerde siyasette en çok söylenen laf şu: Askerin götürdüğü tekrar gelir, ancak imamın oğlunun gönderdiği bir daha gelmez… Neden bu deniyor tekrar konuya döneceğiz.
Rejim değişti. 2007 veya 2009 şartlarında değil Türkiye. Dolayısıyla İlker #Başbuğ veya ulusolcu ve ulusağcı müritlerinin, ondan umut bekleyen sözde muhaliflerin fazla bir şey yapma şansları yok.
İlker Başbuğ’un “aslında biz #cemaati Erzincan ve Kayseri dosyaları üzerinden 2009’da terör örgütü ilan edecektik, AKP engelledi” diyerek ‘siyasi ayak’ olarak #AKP’yi işaret etmesine Erdoğan’dan bu kadar sert tepki görmeyi beklediğini zannetmiyorum. Sert tepki alacağını bilseydi açıklama yapmazdı…
İlker #Başbuğ hesap adamı. Genel Kurmay Başkanlığı için #AKP’nin kapatılmasından vazgeçmiş birisi… http://www.londraposta.com/erdogan-mal-mulk-derdine-dustu/.
Çünkü #ilkerbaşbuğ’da biliyor ki terörist ilan edilmesi veya yeniden tutuklanması için iki polis ve 1 savcı yeter. #15Temmuz’la birlikte #Türkiye’de artık hukuk yok.
İlker Başbuğ’dan önemli açıklamalar 26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ'un televizyonda yaptığı açıklamada " 2009'da askerlerin özel yetki
Bu arada şu notu da düşelim: #AKP kapatılma iddianamesi içi boş bir dosya, hukuksuz bir davaydı. #AKP’yi büyüten, bu hale getiren süreç bu davayla birlikte başladı. #HizmetHareketi ve liberallerin #AKP’yi desteklemeye iten en önemli olaylarda birisi bu hukuksuz davaydı.
Mahmut Övür bugünkü yazısında son günlerde CHP'nin başına geçmesi ya da Cumhurbaşkanı adayı olması için seslerin yükseltildiği isim İlker Ba
Peki #Erdoğan neden #Başbuğ’a bu kadar sert tepki gösterdi. #AKP’lilerden neden dava açmasını istedi. Meseleye biraz da kontra bakmak gerekiyor gibi…
Erken seçim tartışmalarının arttığı, #Erdoğan’ın popülaritesinin azaldığı, #İmamoğlu’nun yıldızının parladığı anları yaşıyor #Türkiye. Böyle bir dönemde #Erdoğan için en iyi, en zayıf rakip kim olabilir? Tabii ki #İlkerBaşbuğ?
Kadir Has Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada bugün seçim olsa AK Parti yüzde 40, MHP ise yüzde 8 oy alabileceği, dolayısıyla iki partinin
Erdoğan kindar bir siyasetçi. Başbuğ’la ilişkisinin çıkar ilişkisi, geçici ortaklık olduğu, Büyükanıt’a yapılan anlaşmanın benzeri bir anlaşma olduğu anlaşılıyor. İki tarafta birbirlerinin sırtını kaşıyacak, İlker Başbuğ kendisine ayrılan alanda oynayacaktı.
Ancak şeyh uçmaz mürit uçurur da olduğu gibi, #Başbuğ’u #Ergenekon’un #sözcü’sü Uğur Dündar, @Odatv ve ulusalcı müritleri uçurdu. #Başbuğ, oluşan #Erdoğan karşıtı ortamda Cumhurbaşkanı adayı olarak kendini görmeye başladı. Siyasi ayak tartışmalarında #Erdoğan ve AKP’yi işaret etti.
Erdoğan için bu bulunmaz fırsattı. AKP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi nezdinde kulis yapan, AKP aleyhine siteler kuran, AKP’yi bitirme planları hazırlayan bir #Başbuğ’u #Erdoğan’ın affetmesi mümkün değil. #Başbuğ’ın siyasi ayak olarak #AKP’yi işaret etmesi #Erdoğan için müthiş bir pas oldu. Ve #Erdoğan #AKP’ye gösterilen o “boru”yu hatırladı.
#Erdoğan ve #Ergenekon ittifakı kendileri için en gerçek muhalefet olan #gülenhareketi’nin Türkiye’de artık gücünü kaybettiğini düşünüyor. Cemaatin kurumlarının kapısının önünden geçen cadı gibi avlanıyor. Sözde tehlikeli yapı bertaraf edildi. Kadrolar boşaltıldı. Köprüler geçildi. Artık ayıya dayı demeye gerek yok. İttifakın gerekçesi kalmadı. Filimde sezon sonuna gelindi. “‘Reis’ dizisi reyting kaybediyor; ‘İmam’ın oğlu’ yükselişte!” https://www.youtube.com/watch?v=eFO8t8rLnLc
Yeni sezon için bir şey yapmalı. Senaryo yenilenmeli. Kötü adamlar değişmeli. Muhtemelen yeni senaryo şöyle: iktidar #Başbuğ’un üzerine gidecek. #Ulusolcular ve #ulusağcılar #Erdoğan karşısında #Başbuğ’a gaz vermeye başlayacak. #Başbuğ kuyruğu dik tutmak için bazı açıklamalar yapılacak. Karnından konuşan açıklamalarla #AKP’yi işaret etmeye çalışacak. #Erdoğan’a sizi kandırdılar diyecek…
#Havuzmedyası #Başbuğ’u muhatap alacak. #AKP’liler #Başbuğ’a söverek destek olacaklar. #Başbuğ’un popülaritesi yükseltilecek. #Başbuğ siyasette bir odak olacak. Muhalefetin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde #Erdoğan’ın karşısına #Başbuğ’u çıkarması için çalışacak. Böylece imamın oğlundan kurtulacak…
Biz bu oyunu görmüş müydük: Evet görmüştük. #Erdoğan, #AbdullahGül’e #HulusiAkar’ı gönderdi. #MeralAkşener’in muhatap almadı. #Muharremİnce ile polemiğe girerek İnce’yi parlattı. #İnce’ye vurarak onu gündeme taşıdı. Kendisine rakip yaptı. #Akşener elimine edildi. Seçimi sol sağ tartışmasına çevirdi.
Muharrem İnce kolay bir lokma idi. https://www.uludagsozluk.com/k/muharrem-ince-ye-cinsel-taciz-su%C3%A7lamas%C4%B1/6/ #Muharrem sadece solun oylarını alabildi. Sonucu #İnce’nin kısa mesajıyla öğrendik: ‘adam kazandı’
Oyun aynı, oyuncular değişti. Yeni senaryo şimdi #Başbuğ üzerinden işleyecek gibi görünüyor. Peki bu film tutar mı? #Erdoğan’ın imamın oğlundan kurtulma projesi işler mi. Bekleyip göreceğiz.
Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
✓ Live Streaming✓ Interactive Chat✓ Private Shows✓ HD Quality
Anya is LIVE right now
FREE
Free to watch • No registration required • HD streaming
HER SAKALLIYI DEDE, HER PROF’U HER KONUDA BİLGİLİ SANMAYIN!
MertReport May 3
Mehmet Efe Çaman, Mine Kırıkkanat’ın erkek versiyonu.
Kırıkkanat, Kemalist faşistti; Çaman liberal bir faşist.
Sonuçta o atalar sözü doğruluğunu hiç kaybetmiyor: Her sakallıyı dede sanmayın. Her prof.’u da bilgili.
“Ey cemaat nur topu gibi bir Mine Kırıkkanatınız oldu!
1- Efe Çaman, Mine Kırıkkanat’ın erkek versiyonu.
Kırıkkanat Kemalist faşistti; Çama
Mehmet Efe Çaman,
Dinden anlamaz, tarih bilmez… Sadece cahil cesareti var. Dini konulara girince iyice göstermiş kendisini. Bazen bu kadar cehalet ancak okumuş birisinde olur dedirtiyor.
Şimdi yukarıda görselde yer alan @MehmetEfe_Caman’ın yazdıklarının Mine Kırıkkanat, Yılmaz Özdil veya Enver Aysever taifesinin yazıp söylediklerinden ne farkı var.
Veya Kırıkkanat, Özdil ve Aysever söyleseydi bunları özellikle Tr724 ne yazardı. Yazarları nasıl yorumlardı. Erkam Tufan ne derdi programında, nasıl tepki gösterirdi. Bu kadar şefkatli olurlar mıydı?
Oysaki Çaman’ın patlamaya hazır bir balon olduğu alanın dışının zır cahili olduğunu anlamak için son paylaşımlarına bakmaya bile gerek yoktu. Eski yazılarından belliydi…
YORUM | PROF. MEHMET EFE ÇAMAN Ermeni Soykırımı 1915’te olup bitmiş tarihsel bir utanç sayfası değil. Soykırım fiili olarak belki olmuş bitm
Mehmet Efe Çaman, Cemaatin mağduriyetlerini kendi ideolojik bakış açısını yaymak, cemaati “başkalaştırmak” için kullanıyor. Uygurlar konusunda Çinliler gibi, 1915 olayları konusunda Taşnak/Hınçak militanları gibi yazıyor. Din konusundaki cahillikte ise ulusalcılardan farkı yok.
“1) Hocaefendi'nin bazı eser ve konuşmalarında, hizmet insanlarının manevi değerler yönünden başkalaşım yaşamalarının tehlikesine ve kendili
Din konusundaki cahillikte ise ulusalcılardan farkı yok. Ayakları bu topraklara basmıyor. Nedense kendine liberaller konu bir şekilde din ve milliyete gelince en azılı solculardan daha solcu, Kemalisten daha kemalist olabiliyor. Türk, Türk tarihine düşman kesilebiliyor.
ORTAYA KARIŞIK SAÇMALIK!
Kadı kızı değil ki kusurunu görmezden gelelim!
link.medium.com
CHP’li gazeteci Şaban Sevinç pandemi nedeniyle ramazanın ertelenmesi gerektiğini söylemişti. Alay konusu olmuştu.
Benzer cahilliği Çaman yapınca büyük yazarlığından bir şey kaybetmiyor. Abdülhamit Bilici ile yaptığı son programda, Kanada’daki Hristiyanların sanal dua günleri düzenlediğini söyleyerek pandemi sürecinde Türkiye’de Müslümanların Cuma namazlarının sanal kılabileceklerini, ancak diyanetin bun yapmadığını söylüyor. Bir gün camiye sıra koymayı da teklif ederse de şaşırmam. Karşısında oturan Bilici’den ise buna herhangi bir açıklama gelmiyor. Twitterda yazdıklarının bazıları ise yukarıda gördünüz.
Çaman, siyaset üzerine çalışmış olabilir ancak tarih ve din konusunda cahil cesareti var. Bir şey değil hiç bir şey bilmiyor. Belirli ezberleri tekrarlıyor. Uygur Çinliler soykırım yaparken, Türkiye’den yükselen tepkileri “Uygurlar Türk değildir” diye yazdı hemde tr724'de. Türkçe’nin ilk sözlüğünü yazan Kaşgarlı Mahmut’u herhalde Hababam sınıfındaki kel mahmut hoca zannediyor. İnanmayan arşiv yazılarına bakabilir.
UYGURLARIN KİMLİĞİYLE İLGİLİ ÇİNLİLER GİBİ DÜŞÜNMEK!
UYGURLARIN KİMLİĞİYLE İLGİLİ ÇİNLİLER GİBİ DÜŞÜNMEK! Her yazarın her görüşüne katılmak mümkün değil elbette. Ancak…
link.medium.com
Köşe yazılarını yayınlayan sitede yazanlardan bir Allahın kulu da sen ne saçmalıyorsun demedi. Uygurlar’ın kurdukları devletin adı Doğu Türkistan Cumhuriyeti nasıl Türk olmazlar demedi. Aynı sessizlik Ermeni meselesiyle ilgili yazılarda söz konusu. Biden’den önce sitenin yazarları “soykırım” iddiasını kabul etti. Buna gariptir ki Erzurumlu Bilici gibi isimlerde dahil. Bediüzzaman’ın Tarihçe’nde “şehit” dediği Enver Paşa’ya bu tipler artık katil diyor. Çaman’a mı inanacaksınız, Bediüzzaman’a mı karar verin.
Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat, TELE 1'de konuk olduğu canlı yayın programında skandal sözlere imza attı. Türk milletini aşağılayan Kırı
Tehciri anlamak için 1915'ten önce doğuda, güneydoğuda yaşananlara önce bir bakmak gerekir. Hatta Berlin konferansına kadar gitmek. Erzurum’n kara günlerini okumak, Van’daki kıyımı bilmek gerekir. Çaman ve çamangiller gibilerin gönlünü hoş tutacağınız diye tarihi gerçekleri çarpıtmayın, atalarınızı, dedelerinizi soykırımcı olarak ilan etmeyin. Ortada bir işgal, bir iç savaş vardı. Devlet kurmak için ayaklanan bir grup vardı. İttihatçılar bir gece uyanıp hadi Ermenileri göç ettirelim demedi. Tehcir, katletme değil nakletme projesidir. Bir hiç soykırım değildir. İttihatçı düşmanı İngilizlerin Malta yargılamalarında bulamadığı soykırımı siz şimdi uydurmayın.
1915 olayları öncesiyle sonrasıyla ortak bir acıdır. Keşke hiç yaşanmasaydı. Keşke o topraklarda insanlar bir ağaç gibi hür bir orman gibi kardeşçe yaşasaydı. Ama olmadı. Acılar yaşandı. Fakat bu acıları tanımlarken haksızlık yapmayın. Ermeniler’i kazanacağız derken Türkleri kaybetmeyin. Hareket’in kökü Türkiye’dir. Gidenler geride kalanların çok küçük bir kısmıdır. Gemiler yakın ancak ülkeyi, ülke insanını yakmayın. Fethullah Gülen, AKP’nin zulümlerini “pakraduniler” gibi tarihsel bir gruba yıkarak hedef küçültmeye çalışırken siz bütün milleti karşınıza almayın.
OSMANLI'YI TEHCİRE ZORLAMAK: 1915'TEN ÖNCE NE OLDU?
19. ve 20. Yüzyıl Osmanlı tebaasının en uzun ve acı yüzyılları olmuştur .
link.medium.com
Efe Çaman gibi Taşnak bakışıyla, sağduyudan yoksun yazanlar Hareket’in akıl hocası olamaz. Korkarım ki bu isim Etyen Mahçupyan’ın günümüz versiyonu. Sonu da aynı olursa, yarın muktedirlere karşı sizi satarsa kimse şaşırmasın!
MEHMET EFE ÇAMAN NEREYE KOŞUYOR VEYA ETYEN MAHÇUPYAN NEREDE?
Türkler Anadolu'da işgalci mi?
link.medium.com
Hiç bir milli meselede Türkiye’nin tezlerini savunmayan Mehmet Efe Çaman bir gün Mine Kırıkkanat’ın kamyoncular için söylediğini gibi derse de şaşırmayın: Beni cemaatçiler okumasın! Beni Türkler okumasın!
Baştan söyleyeyim. Etnik kimlikler verilidir. Tercih sebebi değildir. Doğuştan verili olan, insan iradesinin ürünü olmayan her şey kıymetlidir. Eleştirilemez…
Bir insan Türk doğmayabilir, Türk olmayabilir de. Herhangi bir etnik kimlikten olabilir. Kimseye ilgilendirmez. Ülkeye veya ülke insanına sadece vatandaşlık bağıyla bağlı olabilir.
Vatandaşlık bağıyla bağlı olduğu ülkenin, milletin olmadığını iddiaya çalışmak entelektüellik değildir. Pasifik’ten Akdeniz’e uzanan bir coğrafyada yaşayan bir milleti yok saymak bir aydının yapacağı iş değildir.
Velev ki o ülke, o milletle gönül bağın kopmuş olsa bile…
Sosyal medyada ekranıma düşmeseydi görmeyecektim. Tr724
Tarihe merak duymasam o yazıyı okumayacaktım.
Okudum zırva tevil götürmez diyemedim!…
Yazara göre (@MehmetEfe_Caman) Türk milleti diye bir şey yok, Azeri, Tatar, Uygur, Kazak var… Tıpkı Ruslar gibi bütün boyları ayrı bir soya çeviriyor. Çinliler gibi Uygurları Türk saymıyor. Ona göre Anadolu’da Türk yok, Helen var, Rum var , Ermeni var…
Her yazarın her görüşüne katılmak mümkün değil elbette. Ancak herkes de her konuda bilgi sahibi olamaz ki… @MehmetEfe_Caman 15 Temmuz’u…
Murhpy kuralları arasında geçer.
“Önemli olan olaylara takmayı başardığınız isimdir, olayların kendisi değil.”
O da öyle yapıyor.
“Modern dönemlere dek, imparatorlukta hiçbir zaman insanlar kendilerine “Türk” demediler. Türklük diye bir şey yoktu. Türkçe konuşan Müslümanlar vardı, ama bunlar kendilerini Türk olarak adlandırmıyorlardı.”Murhpy kuralları arasında geçer.
YORUM | Prof. Dr. MEHMET EFE ÇAMAN Anadolu’nun Türkleşmesi, Orta Asya’dan göç eden kitlelerle değil, irtidat ve linguistik adaptasyon-asimil
Yani Türkçe konuşuyorlardı ama Türk değillerdi.
Peki öyle mi?
Tam da hangisini düzeltelim diyeceğimiz cinsten bir hüküm, bilgisinin seviyesini gösteren bir iddia… Sonuç olarak anlaşılıyor ki yazar…
Ne Türk’ten, ne tarihten, ne de tezden anlıyor…
Aşiret nedir, kabile nedir, boy nedir, halk nedir, millet nedir, vatandaş kimdir bilmiyor?
Ağız nedir? lehçe nedir, dil nedir bütün bunların arasındaki fark nedir haberi yok?
Bu çağda bu kadar bilgiye rağmen Türk’ün olmadığını ispata girişmek büyük cesaret…
Ya da cahil cesareti…
Cahil.
Cusur.
Yazıdan anladığımıza göre;
Amerikan milleti, Amerikan toplumu olabilir ama Türk milleti veya toplumu olamaz!
Kanada milleti veya Kanada toplumu olabilir ama Türk milleti veya toplumu olamaz!
Alman milleti veya Alman toplumu olabilir ama Türk milleti veya toplumu olamaz!
Arap milleti veya Alman toplumu olabilir ama Türk milleti veya toplumu olamaz!
Kürt milleti veya Kürt toplumu olabilir ama Türk milleti veya toplumu olamaz!
Mesela Zaza, Kırmanç ve Soraniler bir Kürt milleti’ni oluşturabilir, ama Azeri, Kazak, Tatar, Kırgız, Uygurlar üzerinde bir Türk milleti olamaz… Kıpçak, Tatar’ı geçtik Oğuz’un 24 boyu bile tek bir soy değildir…
Onlar Türkçe konuşan Müslümanlar…
Yüzlerce farklı lehçenin konuşulduğu Çin’den ortak bir Çin milleti olabilir ancak Türkler için bu söz konusu değildir.
Yazar diyor ki,
“Türklerin İslam tarihi dışında bir etnik grup olduğu ve tarihlerinin İslam tarihi dışında var olduğuna ilişkin çalışmalar, 1800’lerin sonunda ve 1900’lerin başında ortaya çıktı.”
Bu kadar cehalet ancak okumuşlarda olur. Kaşgarlı Mahmut’tan Aşıkpaşazâde’ye kadar bütün kitapları yakın.
Bu iddiayı kabul etsek bile, söz konusu durum bütün milletler için geçerli değil mi?
Germen kavimlerinden bir Alman milleti çıkmadı mı?
Fransa’nın hepsi Frank mı?
Çin’de kaç tane etnik grup var? Bilen var mı?
Osmanlı’ya Türklüğü’nü, liberal ve etnik taifenin o günah keçisi İttihatçılar mı hatırlattı?
Değil tabii ki…
Hanedanın şeceresini Halifeler veya Cengiz Han’a değil de Oğuz Han’a bağlamasının nedenini birisi açıklayabilir mi?…
Al sana amatör değil mektepli bir tarihçinin yazdıkları…
“Tarihçi Aşıkpaşazâde, Süleyman Paşa’yı anlatırken “Devri zaman Türk’ün oldu” demektedir.
Hoca Sadeddin, eserinde Osmanlı fetihlerini anlatırken “Türk yiğitleri”, “Zaferleri gölge edinmiş Türk askerleri” gibi ifadelerle Osmanlı ordusunu över.
Tarihçi Mehmed Neşrî, eserinde I. Murad’ın Sırp Kralı’nın kendisini savaşa davet ettiğinde hiddetlenerek, “İnşallah ona Türk erliğin gösterem” sözüyle padişahın Türklük’ten gurur duyduğunu ifade eder.
Gazavât-ı Sultan Murad isimli eserde ise “Türk askerinin savaşçılığı karşısında, daha önce Türklere karşı ileri geri konuşan kâfirlerin dayanamayıp nasıl kaçtıkları” vurgulanır.
Tâcizâde Cafer Çelebi, Fatih dönemindeki Osmanlı askerlerini “Muzaffer Türk ordusu” olarak anar.
17. yüzyıl tarihçilerinden Solakzâde Cem Sultan’ı “Kostantiniyye’yi fetheden Türk’ün oğlu, Türk padişahının oğlu” diye anar.
16. yüzyılın en büyük tarihçilerinden Gelibolulu Mustafa Âli ise “Künhü’l-Ahbâr” isimli dünya tarihinde Türk boylarını anlatırken bunları “seçkin millet, güzel ümmet” olarak zikreder.
Tahsin Paşa hatıralarında, Söğüt Alayı’ndan bahsederken “Türk neslinin temiz ve mübarek kanı dolaşan Karakeçili bölüğü” olarak zikreder.
Osmanlı tarihleri incelendiğinde Orta Asya’dan geldiklerinin ve Türklüklerinin fazlasıyla farkında oldukları görülür.
Şecerelerde Osmanlı hanedanı çevredeki diğer devletlerde olduğu gibi Cengiz Han’a veya Halifelere değil Oğuz Han’a bağlanır.
Osmanlılar Oğuz neslinden ve Kayı boyundandır. Osmanlı tarihi Türk tarihinin bir parçası olarak ele alınır.
Şehzâde Cem’in oğluna Oğuz Han, İkinci Bâyezid’in oğluna ise Korkud isimlerinin verir.
İkinci Abdülhamid, yatak odasının önünde hanedanın mensup olduğu Karakeçili Yörükleri’ni yatırtacak kadar çok güvenir ve onlara “öz hemşerilerim” der.
Osmanlı bir millet ismi değildir. Osmanlı adı Selçuklu, Karahanlı, Gazneli isimleri gibi bir hanedanın adıdır. Selçuklular, Karahanlılar, Gazneliler gibi Osmanlılar da bir Türk devletidir.
Osmanlılar, bir imparatorluktur ve günümüzün milliyetçilik anlayışı o dönemde yoktur.”
Osmanlı tarihleri incelendiğinde Orta Asya'dan geldiklerinin ve Türklüklerinin fazlasıyla farkında oldukları görülür. Şecerelerde Osmanlı ha
Milliyet fikrini ortaya atanların Azeri, Tatar ve Kıpçak olmasından yola çıkarak Türk milliyetçiliğin ‘yerli’ olmadığı da doğru değildir.
Yazdıklarına bakarsak yazar Türk tarihinin cahilidir, temel eserlerin hiç birini okumamıştır.
Yazar aynı zamanda Türklük konusunda kötü niyetlidir.
Türk tarihine bir Rus gibi, Çinli, bir müsteşrik gibi bakar.
Tercüman isimli gazeteyi kurarak Türk dünyasında Dilde, Fikirde İşte Birlik isteyen Gasprali İsmail onun dilinde İsmail Gasprinski’dir.
Yazara göre modern dönemlere dek, imparatorlukta hiçbir zaman insanlar kendilerine “Türk” dememiştir. Türklük diye bir şey yoktu. Türkçe konuşan Müslümanlar vardı, ama bunlar kendilerini Türk olarak adlandırmıyorlardı.
Bunlar “hani neresini düzeltelim diyeceğimiz” yanlışlardır. Yazara sormak lazım. Peki diğer milletlerin millet fikri ne zaman ortaya çıktı? Nuh nebi zamanında mı kaldı? Anlayacağınız söz de liberal özde faşistlere göre herkes bir millet olabilir ancak Türkler istisna!
Türkler Anadolu’da işgalci mi?
Konu Tarih olunca cehaletini, konu Türklük olunca ön yargısını konuşturması, alanı dışına çıkınca fikren sapıtması, Türkçenin ilk sözlüğünü yazan Uygurlar’ın Türk olmadığını savunacak kadar, Türk tarihine uzak olması, buna rağmen büyük fikir adamı gibi muamele görmesi size de kabak tadı vermedi mi?
Şu da bir gerçek: Türklük mevzuu bir turnusal kağıdı.
Gayri Türkler hemen rengini ele veriyor. Gülen Hareketi içinde de sinsi bir klik ortalıkta geziyor. (bu benzetmenin telifi @residgulerdem’e ait)
Türklerle eski hesaplar Saray iktidarı, Erdoğan rejimi bahane edilerek, güncel zulümler, sorunlar üzerinden görülüyor.
Onlar Türk islam sentezi diyerek, dili, dini, tarihi, Türklüğü, İslamı veya bu değerleri önemseyen ve sahip çıkan insanları aşağılıyor. Jakobenist söylemlerle hep eleştirdikleri aydınlanmacı, tepeden inmeci, klasik “chp zihniyeti”ni yansıtıyorlar… Türk’ün, Türkiye’nin karşısında ne varsa onun yanında yer alan bir yaklaşım…
Türkiye’nin tarihini eski Yunan’a bağlarsan modern, Orta Asya’ya, Türkistan’a bağlarsan faşistsin. Geriye “Etraki bi idrak” demedikleri kalıyor… Peki bu anlayışlar nereye kadar gidilecek.
Gülen Hareketi’nin, özellikle de basın yayın ayağının en büyük handikabı kendine liberallerle meşruiyet aramasıydı… Bu devam ediyor. Hareketin kalem erbabı, köşe yazarı Fethullah Gülen’den (@FGulenTR) çok gazete yazılarıyla kendilerine yol buluyor, yön tayin ediyor… Yani yoldaki ışıkları köşe başındaki diğer yazarlar… Eleştirdikleri Gülen’i takip etmemekle de övünebiliyorlar.
Bütün eleştirilere karşı potansiyel cevapları vermiş, bakın ben demiştim demek için… İlgim yok diyor, hedef haline gelirim diyor……
Zaman Gazetesi’nin yorum sayfasında yazı yazıp, ünlenip, makam, mevki ve güç kazanan, sonrasında da Erdoğan Rejimine karşı Hareket’in yayında saf tutan kaç kişi var?
Tamam kimsenin kalbini yaramazsın, geleceği ancak Allah bilir, ama ders de alırsın. Müslüman bir delikten iki kez ısırılmaz. Görünen köy kılavuz istemez. Tedbir alırsın sonrasında Türkçe olimpiyatlarında statları dolduran insanlar niye zulme karşı destek vermedi diye sızlanmazsın… Entellektüeller, köşe yazarları satarken, sıradan halktan ne beklersin.
Toplumla aidiyet bağlarını koparan, toplumun değerlerine karşı olan kendine liberallerin tezlerine sahip çıkmak… Onları ön plana çıkarmak…
Anlaşılan Etyen Mahçupyan, ders alınmayan bir örnek.
Bugünkü iktidarı oluşturan milli görüşçü, din istismarcı, mürai ve iki yüzlü, ulusalcı, sol ittifak daha düne kadar Fethullah Gülen’in Orta Asya açılımı ve Osmanlı’ya bakışını, vaazlarındaki “Necip Millet” söylemini “Türkçü, Turancı” diye eleştiriyorlardı…
Peki Erdoğan rejimini bahane edilerek, “Türk milleti”ne yapılan serbest atış ne kadar doğru?
Bu söylemin “kirli ittifakın” ortaklarının söyleminden ne farkı kaldı…
Yunus’lar terkettikleri Ninova’ya hiç dönmeyecek mi?
Ey okur ben sıkıldım bu dil ve söylemden.
Siz de sıkılmadınız mı bu “ben bilirimci” yaklaşımdan, zeytin yağı gibi her zaman üstü çıkan tayfadan!
Yazara göre;
“Orta Asyalı olmak zorundaydık. Aynaya baktığımızda öyle olmadığımızı her gün görüyor da olsak, devleti kuranlar, kendi ideolojik fabrikasyonlarına uydurabilmek için bu diskuru bizlere okullarda devlet eliyle endoktrine ettiler. Böylece 949 yıllık gerçekler reddedildi. Irkçı nasyonalizm, Türkiye’de Rum veya Ermeni kökenli olmayı hakaret olarak algılattı. Çünkü halkın çok büyük bir bölümü mürteddiler ve genetik olarak Anadolu kadim halklarının soyundan geliyorlardı. İdeoloji, büyük nenelerin ve dedelerinden utanan, hatta nefret eden, onların soyundan olmayı hakaret addeden tuhaf, kindar nesiller yetiştirmişti.”
Bu tezin en önemli eksisi, Anadolu’daki İslam öncesi dönemlerle kurduğu problemli ilişkidir. Mesela Hititler, Frigya’lılar ve Sümerler bu tarihe bir tür ön-Türkler gibi yamanmıştır. Ama Helen uygarlığı, Ermeniler ve Kürtler, bilinçli olarak bu tarih diskurunun dışında tutulmuştur. Anadolu’daki Helen-Hristiyan uygarlığı, ilk Türkçe’nin Anadolu’da duyulmasından binlerce yıl öncesine dayansa da cumhuriyet tarih tezleri bu gerçeği çok tehlikeli buldu. Asimile olan Helenler ve Ermeniler, inşa edilmek istenen “Türk” aidiyetinin karşısındaki en ciddi tehlikelerdi. Müslüman Anadolulu, Osmanlı döneminde etnik kökeniyle ilgilenilmeksizin üst kimlik tarafından (ümmet) kapsanıyordu. Bu nedenle devlet için tehlikeli değildi. Fakat İslami aidiyet laiklik üzerinden devlet-dışı alana itilince, ırki bağ kurulması zorunlu olmuştu. Bu, “Anadolu’da asimile olmuş Anadolu yerlilerinden oluşan bir halk” gerçeğini reddetmeyi gerektiriyordu.
Helen uygarlığı, Ermeniler ve Kürtler, bilinçli olarak bu tarih diskurunun dışında tutulmuştur.
“Orta Asyalı olmak zorundaydık. Aynaya baktığımızda öyle olmadığımızı her gün görüyor da olsak, devleti kuranlar, kendi ideolojik fabrikasyonlarına uydurabilmek için bu diskuru bizlere okullarda devlet eliyle endoktrine ettiler. Böylece 949 yıllık gerçekler reddedildi. Irkçı nasyonalizm, Türkiye’de Rum veya Ermeni kökenli olmayı hakaret olarak algılattı. Çünkü halkın çok büyük bir bölümü mürteddiler ve genetik olarak Anadolu kadim halklarının soyundan geliyorlardı. İdeoloji, büyük nenelerin ve dedelerinden utanan, hatta nefret eden, onların soyundan olmayı hakaret addeden tuhaf, kindar nesiller yetiştirmişti.”
Türkler Anadolu’da işgalci mi?
Ey Tr724 okuru sen bunları kabul ediyor musun?
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar,
Ey tarihçiler siz ne diyorsunuz? (@NizamogluYuksel)
Ben diyorum ki…
SANA KİM ORTA ASYALI OLMAK ZORUNDASIN DİYOR?
KİMLİĞİNİ AÇIKÇA İLAN ETTİN DE İTİRAZ MI ETTİ MİLLET?
NİYE BÜYÜK DEDENDEN NENENDEN UTANIYORSUN Kİ?
HELEN, RUM VEYA ERMENİ, NE İSTİYORSAN OLABİLİRSİN BUNA KİMSENİN İTİRAZI YOK!
İTİRAZIMIZ TÜRKLERİ, TÜRK MİLLETİNİ YOK HÜKMÜNDE GÖRMENE…
Daha fazlası için…
Prof. Dr. Mehmet Öz’ün “XV.-XVI. Yüzyıl Osmanlı Kroniklerinde Türk Kavramı” makalesine bakabilirsiniz.
Osmanlıların, modernleşme öncesine kadar Türk kavramına genelde olumsuz baktığına, Osmanlı literatüründe böyle bir yaklaşımın var olduğuna d
MEHMET EFE ÇAMAN NEREYE KOŞUYOR VEYA ETYEN MAHÇUPYAN NEREDE?
MertReport Apr 26, 2020
Aslında soruyu şöyle de sorabilirdim.
Siz “iflah olmaz sosyolojik bir kanser” misiniz?
Nerede çıktı şimdi bu demeyin. Mehmet Efe Çaman’ı dinleyin! Mantık şöyle işliyor!!!
Erdoğan rejiminin mağduru musunuz?
-Evet!
-Türkler Ermeniler’e soykırım yaptı mı?
-Hayır?
-Nasıl olur. Siz “iflah olmaz bir sosyolojik kanser” misiniz?
“MEHMET EFE ÇAMAN NEREYE KOŞUYOR VEYA ETYEN MAHÇUPYAN NEREDE?
1- Aslında soruyu şöyle de sorabilirdim.
Siz “iflah olmaz sosyolojik bir kanse
Peşin peşin hiç böyle şey olur mu demeyin! Tr724 yazarı @MehmetEfe_Caman ’a göre tabiiki olur. #Ermeniler’e neler oldu? başlıklı yazısında özetle, Ermeniler’in Anadolu’nun kadim halkı olduğu, Orta Asya’dan gelen Türkler’in Anadolu’yu işgal ettiği, Ermenilerin bir kısmını silah zoruyla Müslüman yaptığı, kalanının ise 1915’te katlettiğini iddia ediyor. İtirazları ise “sosyolojik bir kanser bu!” sözleriyle karşılıyor.
Herkesin “hoşgörüsü” sizin ki kadar geniş olamaz. Yazarınki Vural Savaş hoşgörüsü kadar. Sadece “habis ur” demediği kalıyor. İnanmayan yazıya ve sonrasında yazarın eleştirilere twitter hesabında verdiği tepkilere baksın!
Herkesin “hoşgörüsü” sizin ki kadar geniş olamaz. Yazarınki Vural Savaş hoşgörüsü kadar. Sadece “habis ur” demediği kalıyor. İnanmayan yazıya ve sonrasında yazarın eleştirilere twitter hesabında verdiği tepkilere baksın!
Baştan söyleyeyim. Bu tez baştan sona yanlış. Hani neresini düzelteyim cinsinden. Yazarın bakış açısı sorunlu, tarih bilgisi sınırlı. Bunu Türk tarihine girdiği her konuda belli ediyor. Uygurlarla ilgili yazısında bunu açık etmişti. Yazarın bakış açısıyla baktığınızda dünyada bütün devletler, bulunduğu coğrafyalarda işgalci. Bunun için kavimler göçü haritalarına bakması yeterli.
“Fikir özgürlüğü var, herkes her görüşü paylaşabilir” diyebilirsiniz. Bu da bir görüş. Nitekim birçok sol liberal sol, etnik milliyetçi bu görüşü dile getiriyor. HDP ve Diaspora Ermenileri bunun propagandasını yapıyor. Batılı devletler buna destek veriyor. #Gazeteduvar gibi mecralar aykırı veya farklı görüş ifade edenlerin yazılarını çıkarıp okurdan özür diliyor.
Gazete Duvar yazarı Gülgün Türkoğlu'nun gece yayına giren Ermeni soykırımına dair yeterli kanıtın olmadığını belirten 'Ermeni Tehciri' başlı
Türkler’in Anadolu’da işgalci olduğu tezini ilk savunan ilk kişi de yazar değil. 18. ve 19 yüzyıl aslında Osmanlı’nın bu teze direniş tarihidir. Birinci dünya savaşının ardından Anadolu’yu işgal edenlerde aynı tezi savunuyordu. Onlarda Türkler’in Anadolu’nun yerli halkı olmadığını, Anadolu’nun Rum ve Ermenilerin vatanı olduğu dolayısıyla tekrar onlara verilmesi gerektiğini söylüyorlardı. Kurtuluş Savaşı bu teze karşı verilmiş bir cevaptır. Bu tezi tarihe gömmüş bir zaferdir. Anti parantez olarak söyleyelim Türk tarih tezi de bu yaklaşıma reaksiyonun eseridir.
Sorun bu tezin birileri tarafından dile getirilmesi değildir.
Sorun bu tezin Tr724 gibi bir mecrada dile getirilmesidir. Bu mecranın Cemaat’in Zaman’dan sonraki yayın organı olmasıdır.
Sorun aynı teze hiç kimsenin itiraz etmemesidir.
Sorun Tehcir vesilesiyle Türklerin Nazilerle eş tutulmasıdır, bir milletin katliamcı olarak sunulmasıdır?
Sorun tarihi acılardan yola çıkarak Türk tarihiyle hesaplaşmaktır. Bunu da ana damarını Anadolu insanının, Türklerin oluşturduğu bir hareketin üzerinden yapmaktır.
Sorun adeta facebook veya twitter bilgisiyle Türk tarihi hakkında ahkam kesmektir.
Sorun bir büyük camiayı, Diaspora Ermenileri ile aynı dili konuşur hale getirmek, paralel bir yerde konumlandırmak, yanlış bilgiyle Hareketi “zehirlemek”tir. Erdoğan rejiminin yaptığı zulmü, oluşturduğu mağduriyetleri istismar ederek Türk tarihi ve İslam’la hesaplaşmaktır.
Sorun itirazları karşı görüşleri “kanser”le eş tutmaktır.
Sorun kendileri herkesi eleştiren bu liberal faşistlerin, eleştiriye tahammül edemeyip herkesi bloklayıp kaçıp gitmeleridir…
azarın yazdıkları, “aydın sorumluluğu” ile izah edilecek, “fikir özgürlüğü” ile tarif edilecek cinsten değildir. Bir aydın, karşı görüşleri farklı fikirleri de ele alır, dünün olaylarını bugünün yaklaşımlarıyla değerlendirmez, “Anakronizm”e düşmez.
Aslında yazarın Türklerle veya Türk tarihiyle ilgili sorunu olduğu da bir gerçek. Hayır, her meseleyi İttihat ve Terakkiye’ye ve onun sözde “Türkçü” politikalarına bağlamasını kastetmiyorum.
Korona virüs salgınından önce, Çin’in Uygurlara yaptığı katliamlara batılı ülkeler tepki gösterince, mesele bir anda dünyada gündem olmuştu. Türk basını da uzun sessizliğini kısmen bozmuş, Doğu Türkistan’daki zulümlerle ilgili haberler vermeye başlamıştı. Tam bu sırada “Uygurlar Türk mü” diye bir yazı yazarak aslında Uygurlar’ın aslında Türk olmadığını iddia ediyordu. Doğu Türkistan ismiyle devlet kurmuş bir ülkenin, Türkçe’nin ilk sözlüğünü yazan Kaşgarlı Mahmut’un doğduğu yerin halkının Türk olmadığını savunuyordu. Çinliler’de böyle düşünüyordu.
Sorun bunu yazması da değil. Cahil cesur olur. Sorun @tr724’te bu teze herhangi bir itiraz gelmemesidir. Hatta o yazıdan sonra dikkatimi çekti. @tr724 'te yayınlanan haberlerde Uygurlar’ın Türklüğü’ne atıf gittikçe azaldı.
Her yazarın her görüşüne katılmak mümkün değil elbette. Ancak herkes de her konuda bilgi sahibi olamaz ki… @MehmetEfe_Caman 15 Temmuz’u…
Aslında #Mehmet Efe Çaman veya yazdıkları değil. Sorun onun bir prototip olması.
Nedense söz konusu makalenin yazarı hep bana söylediği 9 doğruyu “bir yanlışı” kabul ettirmek için yazıyor gibi geliyor. Sanki Ömer Seyfettin’in hikayesindeki gibi hep bir diyet istiyor. Bakın ben size “zor zamanda” destek veriyorum, siz de benim fikirlerime katılın, benim gibi düşünün. Düşünmeyenler “iflah olmaz sosyolojik bir kanser” olarak görülüyor. Kimsede ona al “diyetini” demiyor.
Hizmet Hareketi bir diaspora hareketi değildir. Erzurumlu bir Hoca’nın, Fethullah Gülen’in toplumlarını attığı Anadolu merkezli bir harekettir. O Erzurumlu Hoca ki hala vatan toprağını yanında taşımaktadır. Şüphesiz ki Ermeni çetelerin Erzurum’da ve Doğu Anadolu’da yaptığı katliamların en yakın tanıkları Ramiz Efendi ve akrabaları olmuştur. Hadi onu bilmiyorsanız Bediüzzaman Said Nursi’nin talebeleriyle Ermeni çetelere karşı yapmış olduğu mücadeleyi hatırlayın. Yazar ve benzerlerin her fırsatta yerin dibine sokmaya çalıştığı Enver Paşa’yı Said Nursi’nin kitaplarında şehit olarak andığı ve sitayişle bahsettiğini hatırlayın.
Devlet bugün bir çetenin elinde oyuncak olmuş durumda. Şüphesiz ki AKP, MHP ve Perinçek ittifakı ülkede büyük zulümler yaptı, yapıyor. Hepsinin canı cehenneme. Ancak Perinçek, vatan dedi diye Vatan’a, MHP Türkçülük yapıyor diye Türk’e, Erdoğan İslamcılık yapıyor diye İslam’a düşman olanlarında canı cehenneme. Dostlukta da düşmanlıkta da “ölçü” olmalı, gidilen yolda izlenecek “ışıklar” bulunmalı. Çünkü Ağustos böcekleriyle yol bulunmaz. Mevcut acılar istismar edilip, kızgınlıklar ve kırgınlıklar kullanılıp, başkalarının tarihsel hesaplaşmalarıyla “son karakol” kökten yıkılmamalı.
Bir istihbarat operasyonu, bir saray darbesi bir #15Temmuz sahte darbesi yüzünden 10 binlerce insan hapiste, yüzbinlerce insan mağdur…
Gülen Hareketi her halde eski tecrübelerinden ders almamış gibi görünüyor. Dün cemaatin yanında görünen Ali Bayramoğlu, Ergün Babahan gibi tipler ilk fırsatta rotayı başka yöne çevirdi. Abant platformunun müdavimi solcuların hiç birisi ortalıkta görünmüyor. Etyen Mahçupyan hadisesi ise ne çabuk unutuldu.
Cem Küçük, Devlet’in Zaman gazetesine el koymasında Hüseyin Gülerce ve Etyen Mahçupyan’ın önemli katkı sağladığını açıkladı.
Türkiye’deki milliyetçi kesimin Gülen Harekete bugünkü düşmanlıklarının altında biraz da Mahçupyan gibi isimlerin Zaman Gazetesi’ndeki pervasız yazılarının rolü vardır. İnanmayan Ekrem Dumanlı’ya sorsun. Tepkilere karşı Mahçupyan’ın yazılarına devem ettiklerini anlatıyordu, televizyonlarda. Eski yazı ve açıklamalarında bunlar vardır. Etyen Mahçupyan’ın gazetede yazdığı bazı yazılar söz konusu kesimin damarına basmış, gazete ve camia aleyhine yapılan propagandanın temellerini oluşturmuştur. Mahçupyan, AKP’nin cemaati bitirme sürecinde gazete toplantılarına hükümet ajanı olarak girmişti. Mahçupyan AKP ile birlikte “devletçilik” yaparken Zaman Gazetesi’nin kapısına kilit vuruldu. Şimdi Etyen Mahçupyan nerede? Ona köşe açan @ekremdumanli nerede?
Etyen Mahçupyan başdanışman oldu Erdoğan'ın Akil İnsanlar' heyetinden yandaş kalem Etyen Mahçupyan, Davutoğlu'na danışman oldu.
Tekrar başa dönersek,
Kendisiyle aynı fikirde olmayan camiadan insanları kansere benzetmesine “hoşgörü” ile bakarsak, yazar gibi biz de soralım:
Peki Ermeniler’e neler oldu?
1915’i gerçekten anlamak için soruyu şöyle sormak lazım.