Wattpad uygulamasında ufak bir fantastik hikaye yazıyorumm
seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from China
seen from Malaysia

seen from Russia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Sri Lanka

seen from Mexico
seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
Wattpad uygulamasında ufak bir fantastik hikaye yazıyorumm

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
mor ve ötesi - ‘Dünyaya Bedel’ (Official Video)
Sirenler'in Söyledikleri
“Ne hasta bekler sabahı Ne taze ölüyü mezar Ne de şeytan bir günahı Benim seni beklediğim kadar”
-N. Fazıl Kısakürek Bu yazıda içimden geldiği gibi, mor ve ötesi’nin on sene sonra bizlere armağan ettiği “Sirenler” albümünden bahsedeceğim. 2012’den bu yana hayatlarımızda neler değişti neler. Üniversiteye taze başlangıç yapmış umudu Everest Dağı’nda biriydim. Bu sürede okul da bitti, işsiz de kaldım, hayata karışabilmek için çokça yol denedim. Yenildim, tekrar başladım ve bazen de yolda beraber olduğuma inandıklarım tarafından terk edildim bazen de güvendiğim ne varsa ihanetini yaşadım ve umudum giderek minicik bir mum ışığına döndü. Ülkede de son on yılda neler neler olmadı ki, bu kadarı da olmaz artık dediğimiz ne varsa başımıza geldi. Korktuklarımız da başımıza geldi. Umutlu olmak gittikçe Avengers’ın Thanos’a verdiği savaşa benzedi. Güzel ve mutlu eden ne varsa hepsine savaş açılmış gibi. Her yerde bir kavga var çarpışan yumruklar değil umutlarla, umutları dağıtmaya ant içmiş her nefesi öfke dolu sözler. İstiyorlar ki onlar gibi yüzü asık, karamsar ve her gelene buna da şükür diyen, duyguları son derece yoğun yaşayan bireyler olalım. Her an ağlamaya, öfkelenmeye, saldırmaya hazırız. Daha fazla derine inmeden albüme getireyim sözü. Necip Fazıl’ın dizeleriyle örneklendirdiğim üzere çok büyük sabırla bekledik albümü tüm mvö severler olarak. En çok grubun 20. yılında albüm bekliyorduk ve yine albüm gelmeyince “hedef 2023” diyerek özlemi mizaha vurduk. Çok sabrettim-k çok! Madalya verseler yeridir. Bakın artık durum ciddi abiler, sabır kalmadı şu albüm işini konuşmamız lazım diye isyana ufaktan yer aradığım anda Forsa, bir hafta arayla da Dünyaya Bedel gelince içimde uykuya dalmış olan ne kadar duygu varsa bilhassa sosyal medya üzerinden havai fişek gibi patlamaya başladı. Grileşmiş ruhum bir anda kırmızıya, maviye, mora boyandı. “Parlaklaştı evren birden”... On sene boyunca biriken tüm beklentileri karşıladı mı? Kesinlikle evet! Başta albüm tanıtım çalışmaları olsun, her adım öyle güzel düşünülerek atıldı ki albümün zaten mor ve ötesi’nin de içine sine sine geldiğini dinlemeden anlamak mümkündü. 20 Ocak sabahı Spotify’da albüm görünüyordu ama tabii ki şarkıları dinlemek için gece yarısını beklemek lazımdı. Ardından single kliplerini izledikten sonra sosyal medyada yazdığım albüm tahminlerim aklıma geldi. “Denizle ilgili, deniz temalı olacağını düşünüyorum” demiştim. Öyle ya, tüm ipuçları bana bunu söylüyordu. Doğru noktaları yakalamış olmak güzel. Albüm ismiyle ve şarkılarla da ezber bozan nitelikte. Şarkı ismi – şarkı sözü olarak sıralanmış albüm isimleri olurdu genelde. Bu sefer ne şarkı adı ne şarkı sözüydü Sirenler. Tanıtımlarda yayınlanan on bir saniyelik videolarda sanki mitoloji esintili bir filmin soundtrackini diliyormuş gibi denizde yankılanan notaları duyuyordum. Şarkı ismi değil, şarkı sözü değil ama albümü kaplayan bir hava var “sirenlerin sesi” bu hava biraz dumanlı gibi. Albümün genel havasında evet bir ağırlık var ama depresif olmayan bir ağırlık. İlk kez bu kadar net ve temalı bir albümle karşı karşıya kalıyordum. Her şarkı bir diğerinin elinden tutmuş birlikle yankılanıyor. İki bağ şarkıdan biri olan Canavar’da “ seni ben anlatacağım” deyip ardından Forsa’da “anlatan benim” demek gibi. Bazı sözler bana eski şarkıları da çağrıştırdı. “Beni dinlemedin, dinlesen ne kaybederdin” – Tünel “Yerinde olsaydım beni dinlerdim “ - Eksik “Geçti artık, anladık, sevemezdin, anladık. Artık hiçbir şey yapma” – Hazinende “Keyfini hiç bozma öldürdüklerin için. Dokunma lütfen dokunma bana, Artık hiçbir şey yapma” – Dişi Zamiri “Şimdi kalbin ne söylüyor, belki bir gün duyabilirsin” – Tünel “Sesini ben duydum, çok var hiç duymayan” – Yardım Et “Dünyaya bedel eşşsiz ruhumum dünyamı bilmek istemiyor” – Dünyaya Bedel “Yine de geldim dünyana” – Re Bir de buna müzik örneği eklemek istiyorum. Konserlerde daha çok duyduğum ve Mustafa Hakkında Her Şey filmindeki Bir Derdim Var introsunu Park şarkısında duymak çok hoşuma gitti. Şarkının son saniyelerinde gelen gitarlar bana Uyan’nın sonundaki enstrümantal şarkıyı da çağrıştırdı. Kaptan’nın son kısmı konserlerde çalınırken Sor’un outrosunu
hatırlatması ayrıca harika...Bunlar bence grubun tarihine verilen güzel selamlar. Genel olarak da albüm bana göre
mor ve ötesi’nin olgunluk dönemi albümü. Benzer bir düşüncem Melek Ölmez için de olmuştu: 20. yıllarında yayınlanmış olan şarkı adeta grubun 20 senedir yaptığı ve yapacağı, tüm derdini anlattığı zirve şarkısıdır benim için. Tabiri caizse ustalık eseri. Sirenler ise bunun da üstüne kat be kat çıkmış. Benim için albümde Park, Dünyaya Bedel, Linç ve Ağrılar ilk sıraları alabilir ama bu diğer şarkıları da bağrıma basmadığım anlamına gelmiyor. Hazinende benim için Masumiyetin Ziyan Olmaz albümünden beri gruptan beklediğim sert gitar rifflerini karşılayan müthiş bir şarkı. İlk dinleyişte adeta Stendhal Sendromu yaşadım bayılmamak için bileklerime kolonya sürdüm yalan yok. Aynı etkiyi Tünel’i dinlerken de yaşadım. Senfonik konserlerde koronun şarkılara kattığı şahaneliği grubun da göz ardı etmeyip albümde yer vermesi mest etti... Şarkıları dinlemeden önce de isimlerine bakıp tahminler yürüttüğüm zaman arka arkaya “Tünel, İstiklal, Park” bu üç şarkı da o umudun, birlikteliğin günlerini, o güzel gençleri bize asla unutturmayacak olan şarkılardır kesin diye düşündüm ve düşündüğümden çok daha fazlası çıktı. Park’ı dinlerken koroyla beraber eşlik edilen bölümde hüngür hüngür ağlayan yalnız ben olamam. Dünyaya Bedel’den sonra beni ağlatabilen ikinci şarkı oldu. Dünyaya Bedel bana son dört yılımı, hem iç dünyamda hem ülke tarihinde başımıza gelenleri anlattığı için ilk dinleyişte çok hislenmiştim. Linç, fark ettim de benim gibi eski dinleyicilerin çoğu için ilk üçte yerini almış. Umarım konserlerde çok çalınan bir şarkı olur. “Yine canın yanıyor, yanıyor mu? “Kimin bu ağrılar? Kimin yurdundan kimi kovdular? “ “Zor yıllar geçti artık” “Cennetim senden vazgeçmedim” “Nelere sahip olduğumuzu biliyoruz diye Bilmeyenlere söylemez miyiz?” “Gidenler geri gelmez ama Boş yere yorulmadı kalbin” “Her şey bizde, ellerimizde” “Adını bilmesem de kardeşsin, biz neye söz vermiştik” Grileşmiş günlerimize umudu, vazgeçmemeyi, acılarımızı da kucaklamayı, inadımızı, yalnız olmadığımızı ve aslında dinlersek birbirimizi her şeyin daha iyiye gidebileceğini anlattığınız için kendi adıma çok teşekkür ederim. Yaralarımı sarmaya, ruhumu bana anlatıp “hadi gel devam edelim, zor ama ha gayret” demeye gelmişsiniz. İyi ki geldiniz!
" Zor yıllar, geçti artık. "
Mitolojik karakterlerden Sirenler, deniz yaratıklarıdır. Güzel sesleri ile denizcileri büyüler ve onlardan beslenirler. Genel olarak doğu mitolojisine ilgi duyuyorum (ki orada da sirenlerden bahsederler) ama son zamanlarda yunan mitolojisi hakkında da araştımalar yapıuorum.
Bu arada sirenlerin Starbucks logosuna ilham kaynağı oldulduğunu biliyor muydunuz?
Sinbad hikayelerinde bir yerde Denizci Sinbad, sirenlerin kraliçesi ile tanışır. Güzel sesi ile Sinbadın konuşmasını sağlayarak ondan anılarını çalar. Kraliçeye anlattığı her anı, Sinbad'ın hafızasından yok olur. Bu bana bi 10 sene önce falan anlatılmıştı. Nasıl bir tahayyul etöişsem halen aklımda. Ondan sonra sirenler benim için çok efsunlu yaratıklar olmuşlardır.
Severim böyle şeyleri...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Mor ve Ötesinin yeni albümü Sirenler albümü Taksim Çiçek pasajında özel bir lansman ile tanıtıldı. #gezginnerede #morveötesi #sirenler #etkinlik #konser Sirenler, Mor ve Ötesi'nin sekizinci stüdyo albümü. Toplam 11 şarkıdan oluşan albüm, 2012 çıkışlı Güneşi Beklerken'in ardından, grubun yaklaşık 10 yıl sonra yayımlanan ilk stüdyo albümü olmuş. Konsept bir albüm niteliği taşıyan albüm; geçmiş, şimdi ve gelecek zaman kavramları üzerinden işlenen bir tema taşımakta. Grup, bu zaman kavramlarını albüm kapaklarına da taşıdıkları mavi, kırmızı ve mor renkleriyle bağdaştırmış. Mavi geçmişi, kırmızı şimdiki zamanı betimlerken, iki rengin birleşimi olan mor ise gelecek zamanı betimlemekte. Bu zaman geçişleri albümde 'Canavar' ve 'Ağrılar' parçalarıyla gerçekleşmekte. No. Başlık Süre 1. "Adamın Dibi" 4:37 2. "Dünyaya Bedel" 5:48 3. "Linç" 4:10 4. "Canavar" 2:25 5. "Forsa" 3:47 6. "Hazinende" 4:47 7. "Kaptan" 5:37 8. "Ağrılar" 3:32 9. "Tünel" 5:22 10. "İstiklal" 5:22 11. "Park" 6:37 (Taksim Çiçek Pasajı) https://www.instagram.com/p/CZTvAAItq8w/?utm_medium=tumblr
Mor ve Ötesi - Sirenler Albümü Şarkı Sözleri, Albümde 11 adet Şarkı bulunmakta, Mor ve Ötesi En Popüler Şarkıları, Bütün Albümleri ve Şarkıları sadece sarkisozum.net'de. Mor ve Ötesi Sirenler Dinle Mor ve Ötesi'nin Sirenler İsimle Albüm Çalışması, 21 Ocak 2022 tarihin'de yayınlandı.
İsrail'de sirenler çaldı! Büyük panik
İsrail'de sirenler çaldı! Büyük panik
http://bit.ly/2sm0rsP