Tuhaf bir bayram sabahına günaydın..
Her sene heyecanla erkenden uyandığım bayrama, bugün hiç uyumadan başlıyorum.
Bu bayram diğerlerinden çok daha farklı..
bu sabah uzun uzun evin ziline basıp babamı sinirlendiremeyeceğim. Bende babamın yediği şeker 5 taneyi geçince sinirlenmeyeceğim. Mesela Kahvaltı sofrasına oturamayacağım. Uzun uzun sohbet edemeyeceğim. Harçlığımda pazarlık da yapamayacağım.
Ama ben yine babamın oooo saime hanım ortalığı yakıyorsunuz lafını duymak için kalkıp en güzel elbiselerimi giyeceğim.
Saçımı babamın beğendiği gibi yapacağım. Makyajımı babamın kızmayacağı şekilde..
Bu defa meva duru'ya babamın değil de, kendi aldığım bayramlıklarını giydirip yola koyulacağım. Hem artık yolum 2 apartman arası kadar da değil..
Bu defa bizi evinin koltuğunda otururken değil, soğuk bir hastane odasının yatağında karşılayacaksın..
Ve ben yine kendimi sana hatırlatmakta çok zorlanacağım..
''Yaa kızım sende hiç akıl yok mu?'' diye sürekli söylendiğin kızın, bu sefer gerçekten aklını kaybetmek üzere..
Yüreğimde daha da büyük bir yangın var bu sabah.
Hani herşeyi berbat edip işin içinden çıkamadığımda ağlaya ağlaya gelirdim ya yanına, bilirdim çünkü o sert görünen kalbin dayanamazdı gözyaşıma.
Ben yine işin içinden çıkamıyorum babacım. Ama bu sefer geberene kadar ağladığım o yolu bitirdikten sonra, yine gülerek geçiyorum o hastane kolidorunu. Odanın kapısını yine ben geldim diye açıyorum..
Lütfen hoşgeldin kızım de olur mu ?
Darda sana yetişen elin gidermiş
Çocuk kalan yanın gidermiş.
Lütfen beni büyütme babacım.
Sana söz veriyorum, bi daha asla kızdırmayacağım seni.
Kimseyle kavga etmeyeceğim.
Başımı artık hiç belaya sokmayacağım.
Söz veriyorum dizinin dibinden ayrılmayacağım.