Hocam meşkimi kontrol ediyor. ✨
Rik’a hattı nihayete erdi ve yeni ufuklara bir yelken açıldı. Vira bismillah !
“Tevkî hattının 14. asırda İran’da kazandığı değişiklikle ortaya çıkmış olup daha çok resmi yazışmalarda kullanılmıştır. Ta’lik “asma, asılma” anlamına gelmektedir. Bu adı almasının sebebi harflerin birbirine asılmış gibi bir manzara arz etmesinden ileri gelmektedir. Ta’lik yazı her şeyden önce harf şekillerinin oranlığı ve çizgilerinin musikisi ile dikkati çeker. Ta’lik yazıda üslup vardır. İran Ta’lik üslubu ve Osmanlı Ta’lik üslubu. Anadolu’da hattatlar 14. yüzyıla kadar İran üslubunun etkisinde kaldı. Fakat Türk hattatları bu yazıda kendi görüş ve sanat anlayışlarını uygulamışlardır. Yesârî’nin öncülüğü ve oğlu Yesârî-zade Mustafa İzzet’in gayreti ile yeni bir üslup meydana geldi. Haşmetli sülüsün yanında ince, kavisli, narin yapısı ve harekesiz yazılışıyla hoş ve şiir gibi görünüşe sahip olan bu Osmanlı ta’lik hattının hurde(küçük) ve hafi(ince) denilen şekli edebi eserlerde ve divanlarda kullanılmış, fetvahanenin de resmi yazısı olmuştur.”
“Ta’lik yazının en önemli özelliklerinden biri, eğri çizgilerdir. Yer yer incelip kalınlaşan harfler ve bağlantıları canlılık ve akıcılık verir. Her türlü hareke ve tezyinat külfetinden kurtulmuş, sade, çıplak, incelerek eğilen çizgiler, asılıp duran son derece ölçülü çanaklar, uzayıp giden keşideler (çekilişler) zengin doğu kültürünün ve ruhunun ortaya çıkışı olarak görünürler. Köşeli Ma’kıli yazının tam zıddı olarak Ta’lik yazının tüm harflerinde kavislilik tatlı ve ahenkli eğilimler ve kıvrımlar vardır. Hareke ve süs unsurlarının kullanılmadığı bu stil, güzelliğini harflerin yalın duruş pozisyonlarından almaktadır. Ta’lik hattında elif ve lamlar soldan sağa doğru meyletmiş; vav, fe, kaf, mim gibi harflerin gözleri kapanarak küçülmüştür. Be, sin, fe, kaf gibi harflerin kolları uzayıp gitmiş, harfler asılıp kalmıştır.
Talik yazı güzellik kaygısı taşımadan sür’atle yazılıyorsa Ta’lik Kırması ya da Şikeste Ta’lik nesih kalemi ile yazılıyorsa İnce Ta’lik, çok ince kalem ile yazılanına ise Ta’lik Gubarisi denir. Osmanlı hattatları şiir ve hikmet söz konusu olduğunda bu yazıyı ve celisini tercih etmişlerdir.”