Ne olmak istersin?
Sanatın meslek sayılmadığı bir devirde yaşıyoruz. Birisi size ‘Ne olmak istiyorsun?’ Diye sorduğunda cevabınız avukat olursa sizi desteklerler. Öğretmen olursa kutsal meslek derler. Doktor derseniz hayat kurtaracaksın derler.
Fakat biri tiyatrocu olmak istiyorum dediğinde ilk önce garip bir bakışla sizi süzerler. “O yetenek sende var mı?”
Başka birisi gelir yazar olmak istiyorum der. Ona ise “Yanında ne yapacaksın? Yetenek olmadan yazar olamazsın.”
Sonra tiyatrocu psikolog olur. Başkalarının sanatından vazgeçmemelerini sağlamak için.
Yazar olmak isteyen avukat olur. Sanatı 6 harfli bir kelimeden ibaret sananların düşüncelerini değiştirmek için.
Aslında ikiside sanatı savunurlar.
Sonra algı değişir, çocuklar cesaret edip müzisyen olurlar. Ressam olup sergi açarlar. Bu açıdan her şey çok güzeldir fakat arkada kalan psikolog ve avukatın hayalleri yarım kalır.
“Ne olmak istiyorsun?”
“Daha karar veremedim”
Tenefüste elini kolunu sallayarak gezen çocuklardan farklı olarak sınıfta oturup yazı yazan, konferansa çıkıp kafasındaki senaryoyu oynayan, kalemlerle ritim tutup şarkı söyleyen, kitap kapağının arkasına resimler çizen çocuklar sizce ne olmak istediklerine karar verememiş kimseler mi? Yoksa toplum tepkisi yüzünden sanatını duyurmaktan çekinen sanatçılar mı?
Şunu unutmayın: Sadece bir kişinin söylediği söze takılır yolun yarısında kalırsanız yolun sonuna kadar yürüyebileceğiniz zamanı o yoldan geri dönerek harcarsınız. Eğer bir kişinin söylediği bir söze takılırsanız asla sanatçı olamazsınız.
Bahsettiğim avukat ve psikoloğun hayallerinin peşinden gitmesi dileğimle…
Irmak K.

















