İstanbul Film Festivali'nden Aklımıza Takılanlar
Bu sene İstanbul Film Festivali filmlerine bakmak için biraz geciktim genel tavır olarak sorumluluklar üstüme üstüme geldiğinde kapağını kapa gitsini seçiyorum. Ama elbette ki kapağını kapatarak susturabildiğim tek şey bilgisayarımın kendinden geçen fanı oluyor. Bu seneki film festivali filmleri yine dolu doluydu ve iki yüze yakın film olunca saat üçe kadar mesai yaptım. Kendi programım maalesef ki yoğunluğumdan dolayı kırpa kırpa küçücük bir liste yaptım. Elbette sizinle bunu değil aklıma takılan tüm filmleri paylaşacağım. Bu yıl 30 Mart - 14 Nisan tarihleri arasında yapılacak festivalde Berlin Film Festivali'nden hemen sonra yine paslaşmalı filmleri görüyoruz. Bunun yanı sıra iki büyük usta Carlos Reygadas ve Costa Gavras' ı da ağırlıyan festival bu iki ustanın da katılımının olacağı atölyeler düzenliyor. Lafı çok uzatmadan kendi listemi paylaşıyorum sizinle, iyi seyirler!
A Late Quartet/Son Konser : Son konserleri öncesinde bir klasik müzik dörtlüsünün hikayesine odaklanan A Late Quartet Philip Seymour Hoffman kontenjanından listeme giren bir film. Ancak sadece Hoffman var diye dersek Christopher Walken, Catherine Keener gibi önemli oyunculara da haksızlık etmiş oluruz.
Closed Curtain/Perde: Berlin'de en iyi seneryo ödülünü alan Cafer Panahi'nin son filmi İran'da izin almadan gizlice çektiği bir film. Deniz kenarında bir villa da yaşayan senarist ve köpeğinin kaçak bir çift, hırsızlarla iç içe geçen bu kısıtlı mekandaki hikayesini anlatıyor.
Camille Claudel 1915: Ünlü heykeltraş Camille Claudel'in hikayesini festivalden aşina olduğumuz Fransız yönetmen Bruno Dumont anlatınca listelere koymamak mümkün değil. Camille Claudel'in akıl hastahanesinde geçirdiği yıllarda içsel karmaşalarını anlatan filmde Claudel'i Juliette Binoche'un canlandırdığı düşününce ilgimiz daha da katlanmakta.
Student/Öğrenci: Yalnız ve parasız bir öğrencinin bir dükkan sahibini öldürerek vicdan kavramının sorgulamasını yapan Dostoyevski'nin ünlü romanı Suç ve Ceza etkisindeki Kazakistan filmi Öğrenci bir yandan da Kazakistan'ın tarihi ve sosyolojik incelemesini de yapıyor. Biraz daha merakla beklediğim filmler listesinde kendisi.
An Episode In The Life Of An Iron Picker/Bir Hurdacının Hayatı: Berlin'de juri büyük ödülünü alan film amatör oyuncularla çekilen geçimini hurdacılık yaparak geçiren Nazif'in hikayesini anlatıyor. Eşi düşük yapan Nazif'in bebeği aldırabilmek için gerekli parayı kazanmak için on gün boyunca ki çalışmasını anlatan filmde unutmadan ekleyelim Nazif'i canlandıran Nazif Mujic yine Berlin'de en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.
Inch' allah- İnşallah: Batı Şeria'da bir Filistin mülteci kampında doğum uzmanı olarak çalışan Kanadalı Chloe'nun burada tanıştığı Rand ve Rand'ın erkek kardeşi direnişçi Faysal ve en küçük kardeş olan Safi ve İsrailli Asker Ava. Bu yeni insanlarla kendi dünyasında çıktığı yolculuk ve savaşın etkilerini anlatıyor.
Child's Pose/Çocuk Pozu: Romanya sinemasının son yıllardaki iyi örneklerinden biri gibi gözüküyor Çocuk Pozu. Berlin'de Altın Ayı'yı alan film Cornelia ve Barbu arasındaki anne-oğul ilişkisine odaklanırken annelik iç güdüsü ve büyümenin, bağımsızlaşma isteğinin sorgulamasını yapıyor.Merakla bekliyoruz.
Hannah Arendt: Kötülüğün Sıradanlığı üzerimde önemli etkiler bırakan bir kitaptı ve elbette ki Arendt'te. Bir yazar olarak sert ve ateşli metnini bu önemli bilgileri paylaşan biri olarak Arendt hakkında nasıl bir film yapıldığını doğrusu çok merak ediyorum bu nedenle henüz filmler açıklanmadan duyurusu yapılan bu filmi heyacanla bekliyorum.
The Sprit Of 45's/ 45'lerin Ruhu: Ken Loach belgesel olarak çektiği İngiltere'nin savaş sonrası durumunu hem görüntülerle hem de yakın zamanlı röportajlarla anlattığı son filmi.
Something In The Air/ Aşk Kokusu: Olivier Assayas'ın son filmi aşk kokusu yetmişlerde genç olan Gilles'ın hem siyasi yaşamındaki geçişlere aynı zamanda duygusal dünyasındaki gelişmelere yer veriyor.
Boy Eating The Bird's Food/ Kuş Yemi Yiyen Oğlan: Bir Knut Hamsun'un Açlık hikayesine benzer bir şey anlatan film Atina'da yiyecek yemeği, parası, işi, kız arkadaşı olmayan Yorgos'un hikayesini anlatıyor. Merakla beklediklerimden.
Upstream Color/ Gizli Kimya: 2004 yılında Sundance'de Primer/Kapsül filmiyle Jüri Büyük Ödülü'nü alan Shane Carruth bu yeni filminde bir adam ve kadının kimliklerini aşarak bir araya gelişlerini anlatıyor ki bu film de Sundace'de Jüri özel ödülü aldı.
The Fifth Season/ Beşinci Mevsim: Natürel özellikleriyle öne çıkan bu film gördüğüm fotoğraflarıyla bile izleme isteğini katlamakta. Bir afetin etkisiyle bahar gelmeyen bir kasaba da ekolojik olarak yaşanan bir sürüklenişi anlatıyor. Yıldızlı beklediklerimden:)
Harmony Lessons/ Uyum Dersleri: Temizlik konusunda takıntılı olan Aslan'ın bu mükemmeliyetçi halinin suç oranın yüksek olduğu okulunda kendisi için hayatın zorlaşmasına karşı bu suç çetesinin başında olan Borat'a karşı olan hareketini anlatıyor.
Teddy Bear/ Ayıcık: Yine epeyce merak ettiğim filmlerden Teddy Bear, annesiyle yaşayan vücud geliştimecisi olan Dennis'in aslında bu yapısının ardındaki utangaçlığını yansıtıyor. Aşkı arayan Dennis'in Taylan'ın Pattaya bölgesine yolcuğunu izliyoruz.
Noor/ Nur: Erkek olmak isteyen Nur'un kendini oynadığı Pakistan'da Trans Cemiyetlerin bir parçası olarak değil kendi olarak kalma çabasını anlatıyor.
After Lucia/ Lucia'dan Sonra: Karısı ölen Roberto kızı Alejandra'yla beraber yeni bir hayat için Mexico City'e taşınır. Bu yeni süreçte ikisi de uyum sorunları yaşamanın yanı sıra Alejandra'nın okulda karşılaştığı şiddet filmi karanlık bir noktaya sürüklüyor.
Alyah/Göç: Paris'ten İsrail'e göç eden esrar satıcı Alex'in karmaşık aşk hayatı ve abisi arasında kendini hayatını yönünü çizme halini anlatıyor.
Sightseers/Garip Turistler: Başlığına uygunmudur bilinmez doğal depresan gibi duran filmlerden garip turistler. Katil bir çiftin karavan yolculuğunu anlatan bir kara komedi olan film kan ve kahkahayı nasıl havada uçuşturacak epeyce merak ettim doğrusu, bakalım.
Queen Of Montreuil/ Montroeuil Kraliçesi: İzlandalı bir anne ve oğul ve komşuların iç içe hikayesini anlatan film, kocasının ölümünün ardından Fransa'ya Montreuil'deki evine dönen Agathe'nın hayatını düzene sokma çabasını anlatıyor.
Bunların yanı sıra Türk filmlerinden Köprüdekiler'in yönetmeni Aslı Özgür'ün yeni filmi Hayat Boyu, Uğur Yücel'in yönettiği Berlin'de ilk kez gösterilen Soğuk, Derviş Zaim'in yeni filmi Devir, Onur Ünlü'nün kara komedisi Sen Aydınlatırsın Geceyi, Uzak İhtimal'in yönetmeni Mahmut Fazıl Coşkun'un Yozgat Blues'u yine merak ettiklerimden.