çünkü bu longaz beni öldürdü...
NASA

⁂
KIROKAZE
DEAR READER
hello vonnie
untitled

blake kathryn
art blog(derogatory)
sheepfilms

★
Stranger Things
Cosmic Funnies
𓃗
Xuebing Du
Game of Thrones Daily

if i look back, i am lost
Sweet Seals For You, Always

Product Placement

PR's Tumblrdome

ellievsbear

seen from Nepal
seen from Brazil
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Syria
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from Belarus
seen from T1

seen from Argentina
seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@radicabor
çünkü bu longaz beni öldürdü...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yeniden başlıyoruz ama bu sefer kazanacağız!
Bok Kazandık!
Rüzgar yükseliyor, ders çalışmak gerek…

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ne zaman gitti tren? Bir ben kaldım bir de gölgem.
-kesmeşeker
Yeniden başlıyoruz ama bu sefer kazanacağız!
Kalbim yorulmuş.
Pembe çiçeklerin altında, kimsenin gitmediği o topraklarda, bir düş gördüm. Yanımda senin olduğun, hâlâ yaşadığın bir düş. Sakuraları görmeye gelmişiz. Lakin düşüşlerine yetişebilmişiz ancak. Ben sevmiyorum yitip giden şeyleri. Tıpkı senin gibi.
YARATILIŞ ve YIKIM
Kavşakların esir aldığı sisli bir yol uzanırdı günahkarların önünde. Güneşten ala yalnız huzmesi kalır zira onlar güneşi de terk eylerler. Tarihi yanıltan, yazgıya baş koyanların hazin sonudur. Onlar hainlerdir ve azap çekeceklerdir. Kendine Shakespeare diyerek yeryüzünü yanıltan Francis Bacon, başına kavuk geçirerek Mısır’ı kandıran Napolyon Bonapart ya da Tanrı’nın gizli adının telaffuzunu sonsuza kadar kaybeden Enok gibi bu yolda yürürler. Gökten ıstıraplı çığlıkları ile düşen melekler, cennetten kovulmuşlardı. İnsanlığın unuttuğu o zamanlardan kalan, tarihin yırtılmış sayfalarında yazan bir efsane anlatılır. Şöyle başlar: Tanrı, yarattı.
Gökleri, yeri ve yıldızları. Göğü ve yeri kaynaştırdı. Yıldızlara melekler dedi. Toprağın üzerine su döktü. Su, tuzlu ve tatlıydı. Bitkileri yarattı. Sonra hepsini birbirine bağladı. Tanrı bilinen maddeye ilk kez o zaman konuştu. Dedi ki “Göğün yeryüzüne ihtiyacı var. Sizi birleştirdim. Biriniz düşerse diğeri yıkılacak. Yeryüzünün bitkiye ihtiyacı var. Gök ile yerin düğümünü kökler ile attım. Bitkinin suya ihtiyacı var. Suyun nemi olmadan kuruyacak. Göğe emrettim. Suyu o dökecek.” Tanrı düzeni yarattı.
Tanrı melekleri hizmetine alıp gökten öteye gitti. Orada düzeni bozacak erkeği yarattı. Ardından erkeğe eş olarak kadını. Kadınların güzelliği meleklerin başlarını döndürdü. Aralarında anlaşıp insan kadınlarını kendilerine eş yapmak için yemin ettiler. Yaklaşık iki yüz melek yeryüzüne indi. Kadınlarla birleştiler. Yeteneklerini öğrettiler. Madenleri bulmayı ve işlemeyi, ayı ve güneşi okumayı, rüzgarın hareketlerini, bulutların şeklini, astronomi ve tıbbı öğrettiler. Meleklerle birleşen kadınlar yüz otuz beş santim boyunda devler doğurdular.
Devler açlıktan, tokluktan ve susuzluktan yoksundular. Yine de dağları ve taşları yediler. Bitkileri yediler. Gök ve yerin düğümlerini yediler. Annelerini ve kardeşlerini yediler. Birbirlerinin kanını içtiler. Devler tarafından öldürülen insanlar feryat ettiler. İnsanlık mahvoldukça çığlıkları göklere ulaştı. Baş melekler Tanrı ile konuştular. Dediler ki “Her şeyi gören, bilen, duyan Tanrı’m. Söyle bize ne yapalım? Gazap getirenleri nasıl alalım adil olanların yanından?”
Tanrı cevap verdi. “Gökten düşmüş melekleri zincire vurun. Onları daha yaratmadığım karanlığın dibine götürün. Yetmişinci nesil çocuklarının ve sevdiklerinin ölümünü görmeden ölmeyeceklerini haber edin. Yığılıp kaldıklarında size yalvaracaklar lakin bağışlanmak için çok geç olduğunu kavrayacaklar. Yaratacağım Nuh’u alıp yeryüzüne indirin. O adil kalan tüm canlıları toplasın. Ona yaşatmayı öğretin.” Melekler Tanrı’nın emirlerini yerine getirdiler. Nuh’a gemi yapmayı ve dalgaları okumayı öğrettiler.
Nuh her canlıdan bir nesli o gemiye bindirdi. Devlerden kalan, canlı ne varsa hepsini kurtardı. Tanrı’nın gazabı başladığında okyanusun ortasındaki Nuh’un gemisinden bir türkü nağmesi yükseldi.
Işığın prensi yeryüzüne indi
Işık oğullarını kurtarmaya geldi.
Karanlıkla savaşıp
Onu yenmeye geldi
Işık prensine şükürler olsun
Işık prensine şükürler olsun

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kurtarabilir miydi onu? El birliğiyle görmezden gelinen o çocuk, evet o çocuk, daha çocuk, en azından son bir kez gülümseyebilir miydi?
Yasu, Hihanbana
Merhaba nasılsın
Güzel, sen?
Bazen konuşmayı unutuyorum. Geri kaçıyorlar dilimin ucundaki kelimeler. Her şeyimle sana yer açıyorum.
Veda Günceleri. Vanka V.
Ben kitap bilmem. Kalem bilmem. Ben çalışmayı bilirim. Az buz, naçizane insanlık bilirim. Bir de seni bilirim Vanka. On yıldır seni bilirim.
R. Veselov, Veda Günceleri 
Ablam dağınık biridir. Odası da azıcık nemlidir, kokar. Onu odasına girmem. O da zaten istemez girmemi. Bir mahremiyettir tutturmuş. E haklıdır da. Ben salonda yatıyorum. Bir köşede, ablamın eski divanına kıvrılıyorum. Yani mahremiyet nedir bilmedim hiç. Yine de sudan bir sebepten girivermiştim odaya. Ablam benden eşyasını getirmemi mi istemişti yoksa ben ona sinirimden zaten dağınık olan odasını daha bir dağıtmak için mi girivermiştim odaya hatırlamam bile. Daima kapalı duran kapıyı araladım. Dedim ya mahremiyet diye. Ablamın kapısı hep kapalıdır. Bir göz gezdirdim şöyle. Kapının koluna sütyenlerini asar. Gözüm takılmadı bile o uca. Bir de odadan daha dağınık çalışma masası vardır. Lambası olsun neyi şarj ettiğini sorsanız kendi de söyleyemeyeceği üç tane şarj aleti olsun. Sınava hazırlandığından eksik de olmasındı test kitapları. Şöyle fiyakalısından bir ayt matematiği. Ablam matematiği çok severdi zaten. Her şeyden sonra gözüm kitaplığına takıldı. Ablam mı çok kitap okurdu yoksa kitapları mı kendini okuturdu ablama bilmem gerçi. Sınav senesi yüzünden pek bir mesafe girdiydi ama aralarına. Haşır neşir olduğu tek kitaplar koskocaman ayt baskılı soru bankalarıydı. Ah ne çekti o yıl! Oğuz Atay'ın iki kitabı vardı. Pek ala kalın kalın Hasan Ali Yücel'leri. Az buz Jules Verne ve elbette Jack London. Hele ki Yıldız Gezgini'ni tekrar tekrar okumuştu. Bir de araya Sinek Isırıklarının Müellifi kaynamıştı Barış Bıçakçı’dan. Ne Orhan Veli’ler ne Tarık Buğra’lar eksik olmazdı raflarından. Babamla kendisinin bebekliğinden kalma bir fotoğrafı yaslıydı babamızın eski ansiklopedilerinin önünde. Ablam -gülünce gözleri görünmez- ağzı kulaklarında babamın göğsünde yatıyordu o fotoğrafta. Daha ne kitaplar ki sayamayacağım. Tam odadan çıkacağım, gözüm komidinin üzerinde duran kitaba takılıverdi. Bunu hiç görmemiştim. Borges, Sonsuzluğun Tarihi. İçimden bir alay geçti hemencecik. Tarihi olursa sonsuzluk olur muymuş ki? Ne saydırdım ama adama o gün. Daha sonra lanetledi galiba beni ki ansızın uğrayıp giden, bir kalp sızısı gibi zihnimde beliriveren bir suale dönüştü. Sonsuzluğun tarihi olur muydu ki?

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Sanırım zamanı kaybettim.”
“Olmayan bir şeyi kaybedemezsin.”
23’ün türevini alsak keşke.