anı
bookmarks ı düzenlerken, mixlr da Kadir Bekar abinin eski radyo yayın kayıtlarını buldum. tarih 2016. şuan o ses kayıtlarını dinliyorum. ne kadar samimi, içten, huzurlu, o an da ki duygularımı o kadar net hissettim ki..
Aydınlanma yaşadım bu vesile ile; sanıyordum ki ben değişmezsem hiç bir şey değişmez. çünkü en büyük korkumdu, evlenince bütün hayatını bambaşka bir portföye çeviren insanlardan olmak. evlilik ne büyümekti benim için, ne hayatın başkalaşması. hayatı sevdiğinle yaşamak, dinini tamamlamaktı sadece..
öyle de oldu hamdolsun. ama bu sefer başkalarının değişecek zaten görüşleriyle karşılaştım hep. tam onların o düşüncesi hayatımın akışı ile yenildi derken, çocuk olunca değişirsine döndü. ve bunlar insanların etiketleme istekleriyle şekil değiştirip değiştirip çıkıyor karşıma,karşımıza..
şimdi radyoyu dinlerken fark ettim ki, belki sen değişmiyorsundur ama birileri illaki değişiyor, hayat akışı değişiyor ve o ortam hiç bir zaman aynı kalmıyor. meger ben içten içe hep ortamım aynı kalsın istiyormuşum. biri bunu bana direk söylese reddederdim ama öyleymiş. o kişiler, o an hep aynı kalsın istiyormuşum ama öyle olmuyor.
aklıma birden; lisedeyken yazın Hüdai kursundayken hocamın iyi durumu kötüye yorabiilecek insanlar var, unutma. diyip kendimi geliştirmem için verdiği öğütler geldi aklıma. ve ben içimden ‘ben hiç büyümücem, ne olursa olsun böyle kalmak istiyorum’ dediğim aklıma geldi.
Büyümek bu yüzden güzel değil gerçekten. içindeki dünyadan farklı bir sürü başka dünyalar görüyorsun ve ağır geliyor nefse, insana..
ama hala ve hala diyorum ki; BEN HİÇ BÜYÜMİCEM.

















