"...Hayır, bizi artık ölüm değil, yaşam ilgilendiriyor. Biz mezarın ötesindeki yokluğa da, zorlama bir özveriyle elde edilmiş esenliğe de inanmıyoruz. Verimli olmasını dilediğimiz içindir ki, yaşamın mutlu olmasını istiyoruz. Zenginin ölümüne yoksulun sevinmemesi için Lazar gübrelikten kurtulmalı. Kimilerinin mutluluğunun suç sayılmaması ve Tanrının ilencine uğramaması için, herkes mutlu olmalıdır. Çiftçi buğdayını ekerken yaşam denen yapıt için çalıştığını bilmeli; çevresinde ölümün dolaşmasına sevinmemeli. Sonunda ölüm, ne gönencin cezası ne de acının avuntusu olmalı. Tanrı ölümü, yaşamı cezalandırmak için de ödüllendirmek için de vermiş değildir. Çünkü ona göre yaşam kutsaldır; işte bunun için mezarın, mutlu olması istenmeyen insanların gönderileceği bir sığınak olması gerektir..."












