Yaşamak vardı içmeye tövbe ettiğimiz şaraptan daha kırmızı, ölmek yardan ayrılmaktan daha kolaydı. Utanmak vardı içmeye tövbe ettiğimiz şaraptan daha kırmızı, siyasal sadece bir fakültenin adıydı davranışlarımız ise ya geleneksel ya töresel ya da toplumsaldı. Anne ve babalarımız vardı bacak bacak üstüne atmaktan yanlarında ödümüzün patladığı onlara göre aşık olmak sadece Leyla ile Mecnun'un harcıydı. Biz şarap içtik hiç utanmadan aşık olduk. Bir baktık yanı başımızda kimse kalmamış meğer hayat bu kadarmış...














