Derin Derin·bugün saat 2:48'de
❤️ Önceki Bölüm ❤️ ♥ Hanife, kocası ve ben… Üçlü grup seksin yorgunluğu ve mahmurluğu içinde karşımızda sevgili karım ve körpe sevgilim arasında yaşanan lezbiyen seksi izledik.
Normal şartlarda bu sahneyi görsem yarak dimdik olur, aralarına katılabilmek için her türlü girişimde bulunurdum. Fakat bütün akşam yaşanan sevişmelerin ve boşalmaların etkisiyle sadece yarı sertleşmiş sikimi sıvazlayarak izliyordum.
“Küçük orospu…” diye tısladı yanımda oturan annesi… “Erkek kadın dinlemiyor, sevişmeye can atıyor… Seks için ölecek sanki, bağımlı yapmışsınız kızımı…” Kızgınlık ya da öfke yoktu sesinin tınısında, sadece sevgili kızıyla ilgili durum tespiti yapıyordu.
“Yiğidi öldür, hakkını yeme sevgilim… Güzel sevişiyor kızın…” diyerek beline sarıldım. Üçümüz de çırılçıplaktık, giyinmeye gerek görmüyorduk.
Kocası da diğer yanımda, parmaklarının arasındaki iyice küçülüp kabuğuna çekilmiş sikini okşayarak, ilgiyle karımla kızının sevişmelerini izliyordu. İkili 69 yapmışlardı şimdi, karım altta, Ayşe üstünde, birbirlerini yalıyorlardı aynı anda…
Öyle güzel görünüyorlardı ki… Estetik, erotik, iç gıcıklayıcı… Hayatının baharında taş gibi körpe, lokum gibi yenilesi bir genç kız… İlk evlendiğimiz yıllardaki tazeliğinden pek bir şey kaybetmemiş, yıllandıkça daha da güzelleşen, seksapeli daha da artan karım…
“Güzel sevişiyor kızım, evet…” diyerek sohbete katıldı Faruk... “Pornolardaki yeni yetme seksi kızlar gibi tıpkı… Manzara güzel ama… Ah, keşke…” dedi, ardından sustu, devam etmedi. Hanife şaşırarak kocasına döndü,
“Keşke mi? Devamını getir be adam! Söylesene, ne diyorsun?”
Öldürücü bir bakış attım Faruk'a, ne diyeceğini tahmin etmiştim çünkü... Faruk öfkeli, susması için ihtar veren bakışlarımı görmezden geldi, karısına döndü,
“Senin koca yaraklı sevgilin… Kızımızı sikerken önlem almamış canım…” diyerek bombayı patlatıverdi. “Küçük kızımızın adeti gecikmiş, büyük ihtimalle hamile…”
“Ne? Nasıl yani…” diye kekeledi Hanife, kulaklarına inanamıyor gibi bana baktı, “Ne diyor bu sümsük kocam Koray? Gerçek mi bu?” Bu kez iki kolumla sarıp sarmaladım,
“Kazayla oldu bir şeyler işte Hanife'm…” diyerek başladım, olan biteni kısaca özetleyiverdim. “Kızını mağdur edecek değilim, her türlü maddi manevi yanındayım Ayşe'nin… Gül de biliyor konuyu canım… Hepimiz beraberiz, bu sorunu aşarız bir şekilde…”
Bombayı patlatan Faruk için sıkıcı bir sohbetti bu, bütün ilgisi karşı koltukta kızıyla sevişen karıma yönelmişti şimdi… Kalktı, onların yanına gitti. Altta yatan karımın vücudunu, göğüslerini okşamaya koyuldu. Hanife dalgın dalgın, tepki vermeden onları seyrederken benimle konuşmaya devam etti.
“Ne yapacaksın peki? Ne düşünüyorsun? Evlisin, kızım senden hamile… Yaşı küçük, kürtaja izin veremem. Karını boşayıp kızımla evlenecek misin?”
“Bilmiyorum Hanife… Gül boşanmaz bunun için, başka bir çözüm yolu bulmaya çalışırız. Ne bileyim, bir çaresi vardır. Benimle evlenemez belki… Benim yarı yaşımda, etrafa karşı…”
“Yarı yaşında ama kızımı becerirken hiç yaşa bakmamışsın Koray bey…”
“Azgın kızının hiç suçu yok çünkü… Meraklı, hevesli, seksi… Neyse… Bırak bunları şimdi… Olan oldu, biten bitti… Kızınla evlenecek birini bulsak nasıl olur?”
“Kızımla evlenecek biri mi? Bekaretini kaybetmiş, üstelik hamile kızımla…”
“Kulağa zor gibi geliyor, biliyorum…” diye başlamıştım ki, birden doğruldu kollarımın arasından, koltuğun üstünde diz çöküp bana baktı…
“Kızımla evlenecek biri…” diye mırıldandı. Parlayan gözlerinden bir şeyler düşündüğü belli oluyordu.
“Ne? Var mı öyle biri yoksa?” Bir kaç saniye baktı bana, sonra tekrar yerine oturdu. Beyin fırtınası yapıyordu sanki, dalıp gitti bir müddet… “Söylesene, kim var? Kim o şanslı erkek? Off… Fıstığımı başka bir erkeğin altına mı yatıracağız, söylesene… Onun yabancı bir erkekle sikiştiğini düşünmek bile fena yapıyor beni…”
Kaçamak bakışlarla bana baktı, sonra tekrar önüne döndü. Yere attığı elbiseyi geçirdi çıplak bedenine, elimi tuttu.
“Gel, çıkalım buradan…” dedi karşıda birbirine girmiş üçlüye bakarak… “Bu azgınların inlemeleri dikkatimi dağıtıyor, toparlayamıyorum.”
Elini tutup salondan çıktık, yatak odasına götürdüm Hanife'yi… Yatağın kenarına oturdu, ben de ortaya uzandım, yan dönerek söyleyeceklerini dinlemeye hazırlandım.
“Evet, seni dinliyorum.” Ellerini kavuşturmuş, düşünceli düşünceli ovuşturuyordu. Sanki bir şey söyleyecekmiş de cesaret edemiyor gibi bir havası vardı.
“Sana anlatıp anlatmamakta kararsızım… Çok özel bir konu… Nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum.” Kavuşturduğu ellerini tuttum uzanarak,
“Bana sonuna kadar güvenebilirsin Hanife…” dedim. “Biz artık o aşamayı geçtik. Biliyorsun.”
“Biliyorum canım… Aslında sır olarak saklamaya kararlıydım ama…” Yüzüme baktı, “Bu gece yaşadıklarımızdan sonra… Ayşe… Babası… İkisinin yaşadıkları… Hala içeride sevişip duruyorlar, kendilerini kaptırmışlar.”
“Ne anlatmaya çalışıyorsun canım, söylesene… Ensest bir ilişki mi?”
“Evet, öyle diyebilirim, ensest…” Derin bir nefes aldı, “Ablamın oğlu… Semih…”
Birden bir jetonun tıngırtısını duydum sanki beyin kıvrımlarımda… Semih… Ayşe'nin sikici kuzeni… Seksi lolitamın götünün bekaretini alan kuzen… Amının bekareti bozulmasın diye teyze kızının götünü siken yakışıklı dallama…
Annesiyle İstanbul'da yaşayan, Ayşe'nin bir daha götünü siker korkusuyla görüşmek istemediği akraba… İyi de… Hanife neden bu kadar sorun yapıyor acaba? Kızıyla evlenme ihtimalinin olması, hamilelik derdinin bitmesi iyi bir şey değil mi?
“Çok güzel Hanife… Oğlanı ikna edebilirsen derdimiz çözülür. Ensest dediğin bu mu? Tamam akraba ama, teyze çocukları evlenebiliyorlar hukuken, o kadar ensest sayılmaz toplumda…”
“Şeyy… Koray… Benim ensest dediğim Semih ve Ayşe değil…” Yüzüme baktı endişeli bir yüzle…
“Semih ve ben… Teyze ve yeğen…”
“Hassiktir…” diyebildim şaşkınlıkla… “Nasıl yani? Teyze yeğen seviştiniz mi? Ne zaman? Nasıl oldu, anlatsana…” Yatakta doğrulup sırtımı başlığa yasladım, onu da kucağıma çektim.
“Ablam hasta diye ona bakmaya, İstşanbul'a evlerine gittim biliyorsun…” diyerek anlatmaya başladı Hanife… Gözleri uzaklarda, yaşadıklarını tekrar yaşıyor gibi, mırıl mırıl konuşuyordu.
“Gittiğimin ilk haftasıydı… Ablam yatak döşek yatıyor. Ben sürekli ona bakıyorum. Semih üniversite sonda, sabah okula gidiyor, akşam geliyor. Yemekti, çamaşırdı, her ihtiyaçlarına koşturuyorum.”
“Bir öğleden sonraydı. Banyoya girmek istedim. Ablam yatağında uyuyordu, Semih okulda, ben evde yalnızdım. Soyundum, dökündüm, duşakabin var banyoda, ılık suyun altında yıkanmaya başladım.”
“Evde yalnızım diye rahat davranıyordum. Ablam odasından seslenebilir, duyamam diyerek banyo kapısını kapatmadım. Uzun uzun köpüklendim, lifi elime alıp her yerimi okşaya okşaya sıcak suyun rehavetiyle adeta kendimden geçtim.”
Bunu anlatırken elimi tuttu Hanife, muzip bir gülümseme belirdi dudaklarında…
“Aklıma sen geldin o anda… Seninle yaşadıklarımız, sevişmelerimiz… Beni zorla becermelerin, bana yaşattığın o zevkler… Günlerdir ayrıydım senden, o zevkleri çok özlemiştim.”
“Bütün bedenim köpükler içinde, sırtımı fayansa yaslayıp gözlerimi kapattım, kendimi okşamaya başladım o hatıraların etkisiyle… Göğüslerimde, karnımda, amımda dolaşıyordu ellerim, parmaklarım… Sanki seninle sevişiyormuşuz gibi… Sanki banyoda beni sikiyormuşsun gibi…”
Elimi Hanife'nin elbisesi altından kasıklarına götürdüm, sanki o an ablasının banyosunda, o anları yaşıyor gibi uyarılmış vaziyette kabarmış amcığını avuçladım parmaklarımla… Kucağımda şehvetle gerindi, dudaklarını öptüm. Parmağımı ıslak amına sokup yavaşça vajina girişini, klitorisini okşadım.
“Ohhh… Koray… diye diye inliyordum sessizce… Okşa beni, sik beni erkeğim diye sana yalvarıyordum. Kaygan parmaklarımla kabaran klitorisimi okşuyor, kendimden geçiyordum. Bir iki parmağımı içime sokmuş, sanki senin sikin amıma girmiş gibi zevk alıyordum. Tam iyice azmış, yükselmiştim ki… Duşakabinin kanadının açıldığını duydum birden…”
“Teyzem…?” diyen Semih'in boğuklaşmış sesini duydum ardından… Neye uğradığımı şaşırdım o anda… Köpüklü saçlarımın arasından gözlerimi açıverdim, karşımda o… Semih… Çırılçıplak karşımda… Öylece bana bakıyor… Amını parmaklayarak mastürbasyon yapan teyzesine…”
Hanife öyle bir canlandırarak, detaylarıyla anlatıyordu ki… Az önce salonda karımın lezbiyen sevişmesinde uyanmayan sikim giderek taş gibi olmuştu. Kucağımda yarı uzanır vaziyetteki kadının elini tutup kalkmış sikimin üzerine koydum. Sertleştiğimi hisseden Hanife parmaklarını sıktı, zevkle inledim.
“Ohhh… Devam et bebeğim…” diyerek teşvik ettim sevgilimi… Elbisesini omuzlarından sıyırıp beline indirdim bu arada… Ben çırılçıplak, o kucağımda, beline toplanmış elbiseyle yarı çıplak, göğüslerinin uçları dikilmiş, anlatmaya devam etti.
“Semih…” diyerek bir çığlık attım, bir elimle apış aramı örtmeye, diğer kolumla memelerimi onun sikecek gibi bakan gözlerinden korumaya çalıştım. Evet, öylece, sikecek gibi parlayan gözlerle baştan aşağıya her yerimi süzüyordu benim biricik yeğenim…”
“Ne bekliyorsun ki Hanife'm? Oğlan en deli çağında… Duvar kovuğu bulsa sikecek. Sen, teyzesi… Çırılçıplak evinin banyosunda yıkanıyorsun. İnleye inleye mastürbasyon yapıyorsun bir de… Hangi erkek olsa sana sikecek gibi bakar. Teyze meyze dinlemez.”
“İşte… Semih de dinlemedi. Su sesi gelmeyince banyo boş zannetmiş, yıkanmak için soyunup içeri girmiş. Bir de bakmış, ben köpükler içindeki çıplak bedenimle fayansa yaslanıp kendimi okşuyorum.”
“Semih, lütfen çık oğlum…” dedim. “Senin yaptığın ayıp, ben senin teyzenim… Öyle bakıp durma bana…” filan diyorum ama, dinleyen kim?
Çıkmadığı gibi elini uzatıp göğüslerimi örtmeye çalışan elimi tuttu, indiriverdi. Korkudan, heyecandan, az önceki mastürbasyon olayından meme uçlarım kabarmış parmak gibi, gözlerini dikmiş, nefes aldıkça inip kalkan memelerime bakıyor oğlan… Bir eliyle kolumu tutarken, diğeriyle göğsümü avuçladı,
“Oh teyzemm…” diye inledi. Sürekli, “Harikasın… Çok güzelsin… Çok seksisin…” diyor bana bakarken… Genç çocuk Semih, zımba gibi… Çok yakışıklı… Spor yapıyor okulda, kaslı kaslı vücudu… Hani yeğenim olmasa kucağına atlarım hemen, o derece… Ama yeğenim benim, ben onun teyzesiyim…
“Yapma Semih… Bırak çıkayım yavrum… Günahıma girme…” diye yalvarıyorum, bırakmıyor.
“Nasıl bırakayım teyzem?” dedi. “Ergenliğimden beri seni hayal ediyorum ben… Şu füze gibi göğüslerin… Taş gibi kalçaların…Melek gibi güzel, manken gibi seksi yüzün…”
“Deme öyle Semih… Bırak beni yavrum…”
“Ben küçüğüm diye evin içinde bana aldırmadan çarşafını çıkardığın anlar benim için bayram oldu hep teyze… Seninle seviştiğimi kurarak ne otuzbirler çektim ben, biliyor musun? Şimdi şu anda banyomdasın, çırılçıplaksın, hayallerimden de fazlası şu an yaşadığım… Bırak seveyim seni… Gel sevişelim seninle… Şu küçük çocuğun hayalleri gerçek olsun. Hadi be teyze…”
“Yapma Semih… Kendine hakim ol… Bırak beni teyzem…” diye çırpınıyorum ama, kollarının arasına alıverdi beni… Köpük köpük her yerim… İkimiz de çıplağız… Kurtulmak için ne kadar çabalasam, kaygan vücudum köpüklerin arasında, her yerim ona sürtünüyor. Taş gibi siki her yerime batıyor.
Bıraksın diye çabalarken bir yandan da ateş gibi yanan bedeni sürtündükçe içimde yangınlar parlıyor. Beni sikmeye çalışan oğlana belli etmemeye çalışsam da bütün duyularım ayakta…
Erkek kuvvetiyle baş edemedim sonunda, duşakabinin içinde çeviriverdi beni... Başımdan bastırıp domalttı, bataryaya tutunmak zorunda kaldım düşmemek için… Kalçalarım onun kasıklarına dayanmış, ben çabaladıkça kalkmış siki bacak aramda her yerime batıyor.
“Boşuna çırpınma teyzem…” diye hırladı kulağıma… “Bu yarağı sen kaldırdın. Sen indireceksin. Kıpırdama, canın yanmasın. Benim yarak biraz kalın, sünepe eniştemin sikine benzemez. Oh, bırak sikeyim seni teyzem…”
“Yapma oğlum… Nerden biliyorsun enişteninkini… Bırak beni…”
“Biliyorum teyzem… O adamın seksle alakası yok… Doğru dürüst sikemiyor seni eniştem, seninle ilgilenmiyor hiç… Aptal herif… Senin gibi seksi karım olacak, gece gündüz yanından ayrılmam teyze… Sabah akşam sikerim seni ben…”
O kadar doğru söylüyordu ki çocuk… Tam da anlattığı gibiydi her şey… Yarım kalan zevkler, doyurulmamış arzularım, bastırmak zorunda kaldığım seks isteklerim… Koray, seninle karşılaşana kadar hep bunları yaşadım ben aşkım…
“Konuşma böyle şeyler… Ayıp… Yapma Semih…” dememe kalmadı, arkamdan o kalın yarağını bir hamlede amıma geçirdi. Seninle o kadar sevişmelerimize rağmen oğlanın siki canımı yaktı ilk anda Koray… Belki ayakta olduğumuzdan da olabilir canımın yanması, mücadele ettiğimden kaslarım gerilmiş de olabilir. Fakat o kalın yarak kol gibi girdi amıma, vajinamın gerildiğini hissettim.”
“Gidip gelmeye başladı. Oğlana belli etmemeye çalışsam da ben de zevk almaya başladım. Gücü karşısında çaresiz kalmışım gibi yapıyorum, mırıl mırıl bırak beni filan diyorum ama içime sokup çıkardığı kalın yarak yüzünden git gide yükseliyorum ben de… Nasıl kayıyor içimde, tokmak gibi başıyla vajinamın duvarlarına sürtünerek nasıl gidip geliyor amcığımda, anlatamam sana…
Kaç dakika sürdü bilmiyorum… Belimden tutup kasıklarını kalçama vurdura vurdura sikti beni… Artık evde yatan ablam sesimizi duyacak diye endişelenmeyi bıraktım, sesli sesli inlemeye başladım. Belki de yeğenimi tahrik eden benim inlemelerim oldu. Tam zevkten gözlerim kayıyordu ki,
“Ohhh… Teyzemm… Geliyorum…” demesiyle amımdan çıkması bir oldu. Dönüp duşakabinin camlarına spermlerini fışkırtmaya başladı. Neredeyse bardak dolusu boşaldı o gün…
Kabinin içinde yığılıp kaldım öylece… Aceleyle temizlenip gusül abdesti aldı ben oradayken, suları üstüme sıçratarak… Sonra da yüzüme bakmadan, utanır gibi havluya sarınıp kaçarcasına çıktı gitti.
Neye uğradığımı şaşırmıştım. Tecavüze uğramış hissettim kendimi… Sikilmiş, hırpalanmış, bitkin… Hala amcığım sızlıyor. Neden sonra kalkıp ben de yıkanıp temizlendim, zar zor kendimi odama attım.
O gece yatağımda uyumaya çalışarken banyoda yaşadıklarımı, bütün olanları düşünürken dayanamayıp yarım kalmış işi bitirdim. Yeğenimin kalın yarağıyla beni sikişini gözümde tekrar tekrar canlandırarak, kendimi okşaya okşaya mastürbasyon yaparak boşaldım gecenin bir yarısı…
“Sonra? O gün çok boşaldı dedin. Sonraki günler de oldu mu?”
“Sadece bir kez daha… Semih banyoda beni siktikten sonra günlerce benden kaçtı. Yüzüme bile bakmadı. Yaptığından utanıyordu sanırım. Teyzesini sikmenin utancı, suçluluk hissi… Bense ne hissedeceğimi şaşırdım o günler… Oğlanı nadiren gördüğüm zaman beni siktiği anlar geliyordu gözümün önüne…
Beni görünce taş gibi sertleşen ve bana yönelen körpe, pembe tenli kocaman erkeklik organı… Acı kuvvetiyle kollarının arasında hapsedişi… Belimi tutup pençeleriyle beni zaptetmesi… Kalçama vurdura vurdura amımda gidip gelmeleri…”
“Hoşuna gitti galiba yeğeninin seni sikişi…” diyerek gülümsedim. “Hadi biraz kucağıma otur, sikimin üstüne, öyle anlat biraz da… Sanki Semih'in körpe yarağı var amcığında, öyle hayal et…”
Dediğimi yaptı, gülümseyerek, büyük bir hevesle uzandığı yerden kalkıp kucağıma oturdu. Kaldırdığı sikimi amına aldı, omuzlarıma tutunup sikim içinde hafif hafif yaylanırken anlatmaya devam etti.
“Okulun staj olayı varmış, firma epey uzak olduğundan bir kaç aylığına evden ayrılacak, şirket lojmanında kalıp çalışacaktı. Ablam iyileşmeye yüz tutmuştu, ben de bırakıp gelecektim. Bir daha aylarca görüşemeyecektik.
Semih gitmeden bir iki gün önce bir sabah valiz toplamasına yardım etme bahanesiyle odasına girdim. Tek kişilik yatağına oturmuş, çamaşırlarını ayırıyordu. Beni görünce şaşırdı.
“Teyzem?” dedi merakla… Gittim, yatakta yanına oturup elini tuttum. Gözlerinin içine baktım, direkt konuya girdim.
“O gün olan oldu Semih…” dedim. “Yapmaman gereken bir şey yaptın. Hem de zorla… Resmen tecavüz ettin bana… Teyzeni becerdin.”
“Teyze… Ben… İnan, çok pişmanım. Suçluluk duyuyorum. Yüzüne bakamıyorum ben… Tamam, ergenlik, yokluk çekiyorum ama… Yine de yapmamam gerekiyordu, eşeklik ettim. Çok özür diliyorum senden…” diye özürler sıralamaya başlamıştı, dudaklarına parmağımı bastırıp susturdum.
Şaşırıp kaldı Semih… İki elimle yanaklarından tutup kendime çektim, dudaklarına bir öpücük kondurdum. Geri çekilip bir daha öptüm.
“Tamam canım, kendini üzme bu kadar… Özrün kabul edildi. Ama bunun için gelmedim odana…” Şaşkın şaşkın bakıyordu yüzüme… Dudaklarından öpmeme bir anlam vermeye, duygularımı anlamaya çalışıyordu.
“O gün zorla sahip oldun bana Semih… Kendin boşalıp beni öylece piç gibi arkanda bıraktın. Şimdi… Ayrılmak üzereyiz. Gitmeden önce son bir kez daha seviş benimle… Ama bu defa tecavüz eder gibi değil… Erkek gibi sevişeceksin. Teyzeni mutlu edeceksin.”
“Nasıl yapıcaz teyzem? Annem iyileşti ayaklandı… Evde o varken…”
“Evde sevişmeyiz biz de…” diyerek bileğimdeki ince bileziklerden birini çıkarıp avucuna koydum. İtiraz etmek, bileziğimi geri vermek istedi, iki elimle tutup engel oldum yakışıklıma…
“Git ve bize günlük bir ev kirala, ne bileyim, güzel romantik bir otel bul… Ne yaparsan yap, iki gün beraber olalım. Kalanıyla kendine harçlık yaparsın, öğrencisin, gittiğin yerlerde ilk günlerde lazım olur sana… Ayarlayınca telefon et, konum at, ben de gelirim.”
Dediğim gibi yaptık. Semih yer ayarlarken ablama iki günlük yemek yaptım dolaba koydum. Küçük çantama seksi iç çamaşırlarımı, bir iki gecelik koydum, banyoya girip temizlendim, küçük erkeğime hazırlandım.
Bir kaç saat sonra beklediğim haber geldi. Şile'de Ağva sahilinde küçük, sevimli bir butik otel bulmuş, oda tutmuş. Ablama akrabalarımızda kalacağımı söyleyerek evden ayrıldım. İlk kez o gün çarşaf giymeden çıktım dışarıya… Sadece başıma bir eşarp sardım, dikkat çekmemek istiyordum.
Evden biraz uzaklaşmıştım ki, yol kenarında bir arabadan çıktı Semih… İki günlüğüne araç kiralamış, atladığım gibi yola çıktık, otelimize gittik. Odamıza girer girmez valizleri bıraktığı gibi sarıldık birbirimize… Nasıl soyunduğumuzu hatırlamıyorum. Çırılçıplak yatağa uzandık.
O beni öpe öpe dudaklarıyla her yerimi okşadı, ben onun kaslı karnını, kollarını, bacaklarını okşadım. Bacaklarımı aralayıp içime girdi. Öyle ıslanmıştım ki, hiç zorlanmadım bu kez… Yine de içimi doldura doldura sikti beni, doyasıya bir orgazm yaşattı ilk siktiğinde… Kollarının arasında kendimden geçtim.
Dura dinlene sikti beni… Teyze yeğen gibi değil, dünyanın sonu gelmiş, sadece ikimiz kalmışız, bir erkek ve kadın gibi seviştik. Yatakta yumuşacık çarşafların arasında yuvarlanarak sikti, banyoda duşun altında domalttı, küvette köpüklerin arasında kucağına oturttu… Her pozisyonda birbirimizin tadına baktık.
İki gün boyunca seviştik Semih'le… Senden iyi olmasın, çok güzel sevişiyordu piç… Öyle zevk aldım ki o sevişmelerden… Ben de senden öğrendiğim ne numara varsa onun üstünde kullandım. Oral seks yaptım, kalın sikini gırtlağıma kadar aldım, emerken taşaklarını okşayıp sıktım, zevkten bayıldı.
“Teyze, nerden öğrendin sen bunları?” dedi sonunda… “Bitirdin beni, kuruttun…”
“Eniştenle porno seyrederken öğrendim.” diye yalan attım ona… Seninle seviştiğimi, her türlü seksi, her türlü zevki sende tattığımı söyleyemedim. Sadece bir iki kere çıktık otelden, yarım saat gibi deniz kenarında gezinip tekrar aşk yuvamıza geri döndük, sevişmeye devam ettik.
“Nasıl olacak bundan sonra Hanife?” diye sordu bir orgazm sonrası çırılçıplak dinlenirken… Yatakta orgazm sigarası yakmış, arada bana da veriyor, ikimiz beraber içiyorduk. Hanife diyordu bana, sevgilim diyordu.
“Nasıl olacak teyzem… Sen okuluna, ben evime, kocamın yanına… Hayatımın en güzel iki gününü yaşattın bana… Seni çok seviyorum.” diyerek öptüm erkeğimi… Göğsüne yatmıştım, memelerim onun kıllı göğüslerinde eziliyor, kılları benim meme uçlarımı okşuyordu. Bir bacağımı da onun kıllı bacaklarına atmıştım, az önce içime boşalttığı dölleriyle yapış yapış olan kadınlığımla onun bacak kıllarına sürtünüyordum.
“Senden ayrılmak zor geliyor bana… Düşüncesi bile üzüyor.” Dalgın dalgın konuşuyor, elleri her yerimde dolaşıyor, okşuyordu.
“Bana da zor geliyor ama yapacak bir şeyimiz yok. Beraber olamayız ki…”
“Eniştemi boşa, ikimiz evlenelim, aynı evde yaşamak istiyorum seninle…” Kahkaha attım bunu duyunca, elimde olmadan güldüm. Karnını okşuyordum o sırada, elimi hala sert duran sikine atıp çekiştirdim.
“Deli çocuk, teyzeyle evlenilir mi hiç? Nerde görülmüş? Bizi tefe koyarlar sonra…”
“Kızını ver öyleyse bana… Ayşe ile evlenelim, sizin evde yaşarız. Kızına çaktırmadan seni de karım yaparım. Hem kızını sikerim, hem seni doyururum. Mutlu mesut yaşarız.”
“Çılgınsın sen Semih… Nerden aklına gelir böyle şeyler?” Hala gülmeye devam ediyordum. Sonra tekrar sevişmeye daldık, o güzel sikiyle içime girip çıkarken bütün dertlerimiz, her şey silinip gitti.”
“Sonra eve döndük. Semih arkasına bana baka baka stajına gitti, ayrıldık. Ben bir kaç hafta daha ablamda kaldım. Evde tek başına kalabilecek sağlığa kavuşunca da çıkıp geldim işte…”
“Hanife, oğlan sanki bugünleri görmüş gibi konuşmuş o gün desene…” diyerek hala sikimin üstünde yaylanan kadını yana devirip bacaklarını araladım, tekrar amına girdim.
“Immm… Evet canım… Benimle olabilmek için Ayşe ile evlenmeye hazır çocuk…”
“Ya sen? Sen de körpe yarak yemek için can atıyorsun değil mi? Semih gelince hem kızını, hem seni mi sikecek yani? Ben buna razı olur muyum sence?”
“Neden olmasın aşkım?” diyerek vajinal kaslarıyla sikimi sıkıp bıraktı yattığı yerde… “Karını Faruk ile paylaşıyorsun, kocamın altında sikişirken karşıdan izliyorsun. Beni de yeğenimle paylaşabilirsin çok rahat… Off… Hayal ediyorum da… Yatakta bir yanımda sen varsın, diğer yanımda Semih… İki erkeğimle birden sevişiyoruz. Düşünmesi bile harika…”
Üstüne bütün ağırlığımla çöktüm, yarağımı amına bastırarak belimi çevirdim. İkimiz de zevkle inledik.
“Yalnız sana bir haberim var canım…” dedim kulağına, kulak memesini ısırınca ayy diye kaçırmaya çalıştı. “Semih senden önce kızını sikmiş, Ayşe anlatmadı mı sana?”
“Ne? Ayşe'yi…? Nasıl yaa?” diyebildi şaşkınlıkla…
“Evet canım, İstanbul'a taşınmadan önce evde yalnız kaldıklarında o azgın pezevenk senin küçük kızını sikmiş. Kızlığını bozmamak için götünden sikmiş hem de… Seninle beraber yaşayabilmek için kızınla evlenelim diyor ama, Ayşe'nin lokum gibi götünün tadını almış senin oğlan… Hem seni sikecek, teyzesini, hem de kuzenini sikecek aklı sıra…”
“Vay orospu çocuğu vay… İşte bunu bilmiyordum.” Hala şaşkınlığını atamamıştı üzerinden, verdiğim haberle şok yaşıyordu.
“Ne diyorsun peki? Bizim kızı alır mı senin yeğen? Hamile olduğunu bile bile…”
“Dur bakalım, stajı yeni bitti. Çağırayım gelsin, konuşalım. Belki evlenmeden önce Ayşe ile sevişirler, onun üstüne yıkarız bebeği, kendinden bilir.”
“Pembe yalanlar ha? Peki bizim durumumuz ne olacak? Beni de söyleyecek misin oğlana? Seninle seviştiğimizi de öğrenecek mi?”
“Bana kalırsa ona anlatalım her şeyi… Seni, beni, Ayşe'yi, Gül'ü… Bence kabul eder. Sekse düşkün bir erkek Semih… Buraya gelince hareme ağa olacak, siktiği önünde, sikmediği arkasında…”
“Ulan orospu… Kendin yeğeninle sevişeceksin diye karımı da, sevgilimi de siktirecek misin o piçe?” dedim, hırsla amcığını kasnaklayarak gidip geldim üstünde…
“Ihhh…” diyerek ağırlığımın altında ezildi Hanife… “Ne olmuş yani? Ayşe sevgilin de ben değil miyim? Hepimizi sikeceksin işte sen de… Paylaşmayı sen öğrettin bize, sen de paylaş bazı şeyleri… Ohhh… Bırak bunları artık… Sik beni Koray… Geçir yarrağını… Kökle…”
Tam dediğini yapıp hırsla bacaklarının arasında gidip gelmeye başlamıştım ki, Ayşe'nin sesini duyduk yatak odasının kapısında…
“Peki ben kabul edecek miyim Semih'i? Seneler önce küçük bir kızken götümü siken kuzenim şimdi kocam mı olacak?”
Hanife ile bakışıp kaldık. Anlaşılan biz konuya dalıp konuşurken her şeyi duymuş, öğrenmişti. Bizim annesiyle kurduğumuz planın işlemesi için Semih'ten önce Ayşe'yi ikna etmemiz gerekiyordu