
Kiana Khansmith
Jules of Nature
will byers stan first human second
Claire Keane
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
KIROKAZE

Kaledo Art
todays bird
Cosimo Galluzzi

@theartofmadeline
wallacepolsom
noise dept.

tannertan36
hello vonnie
Xuebing Du
h
TVSTRANGERTHINGS
ojovivo
Stranger Things

seen from Germany
seen from United States
seen from Brazil
seen from Brazil

seen from India
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from France

seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from Algeria

seen from Bulgaria
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@dcansiz1

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Son zamanlarda dünyanın ilgilendiği problemler oldukça daha farklı ve mühim bir yöne kaymaya başladı. İklim değişikliğine ayrıca özellikle plastik madde kullanımının artmasıyla beraber büyüyen atık sorunları tüm dünyayı ilgilendiren büyük problemler haline geldi.
Ekosistemin naturel dengesinin bozulmuş olduğu günümüz koşullarında dünyanın bütün canlılar ve gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir yer olması koşul. Aksi biçimde gelecek dönemler için tüm canlıları büyük sorunlar bekliyor.
Tabii son dönemlerde de daha da iyi bir gelecek için farklı çözümler üretilmeye de başlandı. Özellikle sıfır atık ve geri dönüşüm benzer biçimde mevzularda geliştirilen projelerle birtakım ülkeler ve yerel yönetimler, bu çözümlere destek vermeye çalışıyor. Yazımızda ise atık sorunlarına ve ülkemizde bulunan çözüm projelerine değiniyoruz.
Öncelikle oldukça gündemde olan ve herkes tarafınca dikkatli olunması ihtiyaç duyulan “sıfır atık” konusunu detaylı bir halde incelemek istiyoruz. “Sıfır atık nelerdir?” sorusunun cevabı ile başlayalım.
Sıfır Atık
Evlerde, iş yerlerinde yahut pek çok alanda oluşan atıkların geri kazanılmaması, mevcut kaynakların ve enerjinin kullanımı açısından muhtelif sıkıntılar yaratır. Sıfır atık da israfın önlenmesini, kaynakların daha bereketli kullanılmasını, atık miktarını azaltmayı ve oluşan atığın geri dönüştürülmesini amaçlayan bir anlayıştır diyebiliriz. Yani bu anlayışla beraber atık çıkarmayı azaltma ve atıkları değerlendirme mevzusunda insanlara yeni bir şuur kazandırmak amaçlanıyor.
Son zamanlarda devletimizde ve dünyada “sıfır atık bilinci” gittikçe yaygınlaşıyor. Bu doğrultuda da muhtelif uygulamalar hayata geçiriliyor. Fakat bu uygulamaların önemini algılamak için artan atık miktarının çevreyi nasıl etkilediğini bilmemiz koşul. Bu nedenle atık miktarının çevreyi iyi mi ve hangi yönde etkilediğine beraber göz atabiliriz.
Atık Miktarının Çevreyi Etkileme süreçleri
Nüfusun hızla artması, şehirleşme ve tüketim maddelerinin çeşitlenmesi, atık miktarının da artmasına neden oluyor. Belli oranlardaki atıklar, doğada bir süre sonra temizlenebiliyor. Ama atık sayısı arttıkça tabiat ananın bu konudaki gücü de azalıyor. Biriken atıklar maalesef ki çevreyi de olumsuz anlamda etkilemektedir.
Çevreyi kirleten atıklar, türlerine gore farklılık gösteriyor. Gaz, sıvı ve katı biçimde bulunabiliyorlar. Örneğin günümüzün en büyük sorunlarından önde gelen plastik atıklar, katı atık kategorisine giriyor. Plastik atıklar o denli kontrolsüz artıyor ki denizlerdeki güncel plastik oranının 150 milyon tondan fazla olduğu düşünülüyor. Bu da denizlerde yaşayan canlıların yaşamını ve suyun temizliğini negatif yönde etkiliyor. Aynı halde doğaya atılan plastik maddeler de uzun yıllar kaybolmadığı için toprak kirliliğine neden oluyor.
Sanayi tesisleri, taşıtlar ve diğer alanlarda fosil yakıt kullanması da gaz atıklarının en büyük sebepleri. Gaz atıkları ise başta hava kirliliği olmak suretiyle küresel ısınma, bitki örtüsünün zarar görmesi, istenmeyen kokular ve yangınlarla çevreye zarar veriyor.Bunların yanında Dünya Çevre Günü Raporu’na nazaran Türkiye’de evsel atıklar toplam atıkların %42.8’ini oluşturuyor. Bu yüksek oran da ne yazık ki muhit kirliliğini artırıyor.
Başarılı olan Sıfır Atık Projesine örnekler
İsrafı azaltarak ve aynı zamanda da çevreyi korumak için birçok sıfır atık projesi de hayata geçiriliyor. Ülkemizde de 2017 yılından bu yana Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri kapsamında “Sıfır Atık” projesi geliştiriliyor.
Bu proje doğrultusunda Afyonkarahisar ilinde bulunan bütün resmi kurumlar projeye tam yardımcı veriyor. İl genelinde Sıfır Atık Bilgi Sistemine kayıtlı müessese sayısının 1541 olduğu biliniyor. Ayrıca Çevre Hizmet Birliği tarafınca Afyonkarahisar’daki okullarda sıfır atık ve geri dönüşüm mevzularıyla ilgili seminerler veriliyor. Atık pilleri toplamak ve beraberinde de atık yağların toplanması konularında dereceye girmiş okullar da ödüllendirilmektedir.
KELİMELER: Geri Dönüşüm Hurda Fiyatları İstanbul Hurda Fiyatları Sıfır Atık Hurda Paslanmaz
Ekoloji ve Sürdürülebilirlik - Güncel Hurda Fiyatları - Hurda Fiyat Listesi
EKOLOJİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Çevre:
Yeryüzünde cansız ve canlı her tür varlığı kapsayan doğaya denir. İnsanların, hayvanların ve bitkilerin başta olması kaydıyla tüm canlıların yaşam alanlarını da oluşturan, ve birbirleri ile etkileşimini sağlayan kimyasal, biyolojik ve fiziki ortamları içermektedir. Bu doğal çevremizin, dünyamız üzerindeki yaşamın sürmesi için barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçlar yanı sıra yaşamamız için uygun bir iklim ve atmosferin koşullarını da sağlamaktadır. İnsanın da içinde olduğu, dünyamızdaki hiç bir türün tek başına hayatta var olması mümkün değildir; bütün canlı varlıklar birbirleri ile ve de diğer cansız varlıklar ile etkileşim halinde oldukları bu ekosistemin bir parçasıdırlar.
Ekoloji: Yunancada ev manasına da gelen “oikos” ve aynı zamanda bilim manasına da gelen “logos” kelimelerden türeyen bu ekoloji terimini ilk defa Alman Ernest Haeckel tarafınca kullanılmıştır. Ekoloji; canlı varlıkların birbirleri ve aynı zamanda çevreleriyle de ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır. Ekolojide canlıların yaşam yerlerini; çevrelerini de oluşturan; hayvanların, bitkilerin ve mikro organizmalar gibi kimi canlı gruplarıyla toprak ve iklim gibi cansız faktör arasındaki ilişkiyi de inceler.
Ekosistem: Belli bir alanda karşılıklılık ilişkisi içinde olan cansız ve canlı bu faktörlerin tümü de ekosistemi oluşturur. Bu ekosistemde yaşayan insan, hayvan, bitki, mantar ve mikroorganizma bu ekosistemdeki canlı faktörlerini de meydana getirirken; toprak, hava, su, rüzgar ve güneşin ışığı ise cansız faktörlerini oluşturur. Bir kıta ve okyanusun bir ekosistem olarak kabul edilebilmesi gibi bir göl, bir orman, bir çayır, hatta bunun yanında akvaryum dahikendi içinde bir ekosistem olarak kabul edilir. Bir ekosistemdeki canlı çeşitliliği o ekosistemi belirleyen en önemli faktörü iklimdir. Cansız ve canlı varlıkların kendi aralarındaki etkileşimlerin sağlıklı oluşu ve gerekli enerjiyi sağladığı sürece bu ekosistem, kendi kendine yeter bir sistemdir. Dünyadaki ekosistem bütün olarak düşünüldüğünde dünyada yaşamın temel sebebi olan fotosentezi de gerçekleştiren canlıların da yok olması durumunda yaşamın sona ereceği gayet ortadadır. Bu ekosistemin tüm parçaları karışık bir biçimde birbirlerine bağlıdırlar. Dolayısıyla, bu ekosistemin bir bölümünün yok edilmesi ya da zarar görmesi diğer bölümleri de bununla bağlantılı olarak mutlaka sonuçlar ortaya çıkacaktır.
Biyosfer: Canlıların suda, havada ve karada yaşadığı kabul edilmiş ve canlı küre olarakta bilinen yaklaşık 16-20 km kalınlığında var saydığımız tabakadır. Biyosferin ise atmosfer içindeki yüksekliği yaklaşık 10000 metreye ulaşır sayılmaktadır.Bu yükseklikten yukarıda bakteri veya mantar sporlarına rastlanmaz. Yerde yaşamakta olan kara hayvanları için ise biyosfer 6500-6800 metre, yeşil bitkilerde 6200 metre yüksekliğe kadar çıkabilmektedir. Denizin altında ise bu rakam yaklaşık 5000 metre derinlikte canlı yaşadığını saptamıştır.
Fauna: Belirli bir bölgede yaşamakta olan hayvan türlerinin tümüne fauna denmektedir. Faunalar ise bulundukları yere göre adlandırılırlar. Örnek olarak ise Türkiye faunası hayvanlar aleminde Türkiye sınırları dahilinde yaşayan bu üyelerin tamamıdır. Türkiyenin sahip olduğu bu iklim özellikleri de zengin biyolojik çeşitliliğinin sayesinde oldukça zengin bir faunaya sahip denilebilir. Türkiye faunasında 160 memeli hayvan, 466 çeşit kuş, 120 farklı türde sürüngen, 22 çeşit kurbağa, 127 tür tatlı su balığı, 384 çeşit deniz balığı olmak kaydıyla toplamda ise 1279 civarda omurgalı türünün olduğu tarafımızca bilinmektedir.
Flora: Belirli bir bölgede yaşamakta olan bitkilerin tümüne flora denir. Türkiye florası, neredeyse tüm Avrupa kıtasının bitki çeşitliliği rakamına denk gelen 12.000 bitki çeşidine sahip olup, tüm bu bitki türlerinden yaklaşık 3708 tanesi ise endemiktir.
Çevre sorunları: Sanayi devriminin ardından ve ona paralel gelişmiş teknoloji ile insan doğadaki hakimiyetini arttırmış ve onu kontrol altına almış ve bununla beraberde doğanın dengesi üzerinde kendisi söz sahibi olmuştur. Yani çevre insan etkileşiminde insan üstünlüğü şüphesiz hissedilmiştir. Sanayileşme, şehirleşme ve birlikte getirdiği hızlı nüfus artışı da çevreden kaynaklı sorunlara da neden olan en önemli etkendir. 1650 yılında yaklaşık 500 milyon olan dünyamızın nüfusu yaklaşık 350 yılın ardından, 6 milyar rakamına yükselmiş ve her yıl yaklaşık olarak 97 milyon insan da dünya nüfusuna eklenmeye devam ettiği tahmin edilmektedir. Bu hızlı nüfus artışı da şüphesiz çevresel sorunların en önemli nedeni olmaktadır. Ancak elbette sadece bu tek etken değildir. Bu durumun üzerinde etkisi olan asıl etkenlerin birincisi insanın yaşayış biçiminin ve düşünce yapısındaki değişimdir. İlk insanların doğayı kutsal saymaları onun ile iç içe geçen yaşam ve bu sebeple de doğanın üzerindeki tahribat bağlamında etkileri çok ta büyük oranda olmamıştır. Ancak insanoğlunun yerleşik düzene geçip bunun ile birlikte doğayı kutsal görme fikrinden sıyrılmıştır. Şüphesiz bu üzerinde düşünülmesi şart olup diğer bir konu ise tüketimdir. Çünkü insanın daha fazlasını kazanma hırsının ve bu doğal kaynakların kendilerini yenileyebilme ihtimaline izin dahi vermeyen hızda tüketmesine de neden olmaktadır. Bu şekilde bir yaşam tarzının devam ettiği sürece ilgili çevre üzerinde de bu tahribatın daha da büyük boyutlara ulaşması kaçınılmaz gözükmektedir. Çevrenin sorunları daha da görülür ve daha da acı bir tecrübeyle hissedildiğinde yerel duyarlılıkların kaçınılmaz olarak küresel boyutta da dönüşmeye başlamıştır.
Çevre sorunlarının da çok boyutluluğu olması durumu ve de önlem alınmadığı hallerde gelecekte de daha da çok tehlikeli aşamalara ulaşma olma ihtimali ise insanlarda da çevre bilincinin uyanmasına nihayet neden olmuştur. Dünyada ise çevre konusunda farklı zamanlarda yapılan araştırma, yayın ve gözlemler incelediğimizde çevresel sorunları belli başlıkların altında toplamak mümkün görünmektedir:
Ozon tabakasındaki tahribat
Biyolojik çeşitlilik kayıpları ve tehdit altında bulunan türler neslinin tükenmesi
Yeraltı sularının kirlenmesi
İklimdeki değişiklikler
Ormanların tahribatı
Havanın kirliliği
Denizlere doğrudan akıtılma veya boşaltılma ile kirlenme süreçleri
Toprağın kirlenmesi
Çölleşmeler
İçme suyunun teminindeki ve güçlükler
Dayanıklı organik bileşik unsurların canlılardaki birikimi
Toprağın erozyonu
Yüzeysel sulardaki mikrobiyolojik kirlenmeler
Çevre sorununu en önemli sonuçları su,toprak ve hava kirliliğidir.
Toprak Kirliliği: İnsani faaliyetler neticesinde toprağın biyolojik, fiziksel, kimyasal ve jeolojik yapısında değişimlere uğrayıp bozulmasına denir. Gübreleme, sulama, kimyasal uygulamalar, kentsel ve endüstriyel atık suların toprağa karışmasıyla toprak kirlenmesi ortaya çıkmaktadır. Toprak kirliliğinin insan üzerindeki başlıca önemli etkisi ise çeşitli hastalıklara sebep olmasıdır. Çünkü kirlenen toprak üzerinde yetişmekte olan bitkilerin bünyesine aktarılan bu kirleticiler, oradan da ilgili bitkilerle beslenmekte olan insanın bünyesine geçip canlıların sağlığında da olumsuz etkilere yol açmaktadır. Toprağın kirliliği aynı anlamda suya ait ortamlara da zarar verdiğinden dolayı suyun kirliliği bakımından da oldukça önem teşkil eder. Toprağın naturel döngüsünün bozulması ise bitkinin gelişimi sürecinde kalitenin bozulması ve topraktan aldığın verimin azalmasına neden olacaktır. Kısaca, bu süreç başkaca kaynaklarında normal döngüsünün sürdürülebilirliğini riske atmaktadır.
Su Kirliliği: İnsanlar tarafından yapılan birtakım faaliyetler sonucunda su kaynakları içinde bulunan doğal bileşimini içeren maddelerin konsantrasyon değerinin üzerlerine çıkmasıyla su kaynağının doğal bileşiminin bozulup ve ya bu su kaynağında daha önceki süreçlerde var olmayan bu maddenin su da ortaya çıkması durumuna su kirliliği denmektedir. Su kirliliği; endüstriyel ve evsel atıkların hiç işleme tabii tutulmaksızın göl, akarsu, ya da denizlere dökülmesi, gübre ve tarımsal ilaç gibi insanın sağlığına zarar veren kimyasalların zirai faaliyetler sonucu olarak toprakta birikimi ve ardından yağan yağmurlar tarafından yeraltı suyuna taşınmasından sebeptir. Su, yaşamın bizzat önemli bir yapı taşı olmasının yanında akarsu, göl ve denizlerde yaşam ortamını teşkil eder. Bu sebeple sudaki kalite son derece önemli. Kirli suyla hayvancılık ve tarım yapımı besin kaynaklarını da oldukça olumsuz yönde etkilemektedir. Kalitesi düşük suyun kullanımı; ve de bu sudan kaynaklı çok sayıda hastalık ortaya çıkmasına yol açmaktadır
Hava Kirliliği: Hava kirlenmesi ise, çevreye ve insana zarar verecek miktarda kirletici unsurların atmosfere karışması yoluyla şeklinde tanımlanmaktadır. Yaşamın sürmesi için gereken havada bulunan gazların oranlarının değişmesi canlı açısından bir çok problemi de kendiliğinden beraberinde getirmektedir. Örnek olarak, havadan oksijenli solunumun gerçekleşmesi için yaklaşık % 20.95 civarlarında oksijen ve yeşil bitkinin fotosentez yapması için ise havada yaklaşık % 0.3-4 civarlarında karbondioksit bulunması zorunludur. En yaygın şekilde havayı kirleten parametrelerde sıralamada kükürt dioksit, partikül madde, azot oksitler, karbon monoksit, is, toz, ve dumanlardan oluşmaktadır. kükürt dioksit kirliliği; ısınma ile sanayi amaçlı yüksek ve vasıfsız kükürt içeren fosil yakıtlar yakılarak yanması ve bunun yanında bacalardan atılmakta olan kirleticilerden, Partikül Madde kirliliğiyse çoğunluk olarak bu sanayi kuruluşlarının, kısmen ısınma amacıyla kullanılan fosil yakıttan kaynaklanmakta.
Sürdürülebilirlik: Gelecek kuşaklarca ihtiyaç duyulacak kaynakların varlığı ve kalitesini daha da tehlikeye atmadan, hem gelecek kuşakların hem de bugünün çevresini oluşturan bütün bu çevresel değerlerin sosyal, fiziki ve ekonomik, gibi her alanın ıslahı, korunma ve geliştirilme süreçlerini ifade etmektedir. Sürdürülebilirlik konus, ekonomi, enerji ve çevre üçgeni tam ortasında bulunmakta, ve bu nedenle ilgili hükümetlerin yanında da, sosyal bilimciden doğa ve fen bilim adamlarından, politikacılar uluslararası ve yerel çevre örgütlerine dek uzanan çok geniş olan bu yelpazenin öncelikli konusu sayılabilir.
ATIK TERİMLERİ
Atık:
Atık’ın tanımı literatürde değişik şekilde tanımlanmaktadırlar. Bu kavramın sade biçimde tanımlarken ise; insanın ihtiyaçlarının görülmesi noktasında, gereksinim duyulmuş olan maddelerden, kullanılmayacak veya kullandıktan sonra da fayda sağlamayacağı düşünülüp atılan kısmı şeklinde ifade edilmektedir. Başka bir tanımdaysa; kullanım ve üretim faaliyetlerinin sonucunda ortaya çıkan, çevre ve insan sağlığına zarar verir şekilde dolaylı veya doğrudan alıcı ortama vermesi sakıncalı olan çeşit çeşit türlerde madde atık olarak tanımlanabilir. Atık, basit bir tarifle kullanılmış, artık istenmeyen şekilde ve çevre için görünürde ise yarar oluşturamayan her türlü madde.
Çöp: Atıkların içindeki, cam, kağıt,karton, plastik ve benzeri gibi geri dönüşümü mümkün olan malzemelerin birbirinden ayrıldıktan sonra geriye kalan ve başkaca hiçbir şekilde kullanılmayacak halde olan atık malzemeye çöp denmektedir.
Atık Yönetimi:
Atık yönetimi; kaynağında azaltma,atığın oluşumunun önlenme, yeniden kullanma, özelliğe ve türe göre ayrılma, biriktirilme, toplanma, geçici depolanma, taşınma, ara depolanma, geri dönüşüm, enerji geri kazanımı da dâhil geri kazanılma, bertaraf etme, bertaraf işlemi sonrası izlenme, kontrol ve denetim faaliyetlerini kapsamaktadır.
Atık Yönetimi, tıbbi, evsel, ve tehlikesiz ve tehlikeli atıkların minimize edilmesi, kaynağında ayrı ayrı toplanmaları, ara depolanma, gerekli olduğu durumlarda atıklar için aktarım merkezi oluşturulması, atıkları taşınma, geri kazanımı, bertaraf edilmesi, geri kazanımı ve bertaraf tesisinin işletilmesiyle kapatma, kapatmanın sonrası bakım, izleme ve kontrol süreçleri içeren yönetim biçimidir.
Atıkların Sınıflandırılması
Atıkların sınıflandırılmalarında çeşitli kıstaslar bulundurulmaktadır, Bu kıstaslarda atıkların fiziksel özellikleri belirleyici olabildiği gibi,bundan hariç kimyasal özellikler veya üretim durumu göz önünde tutulup yapılmaktadır. Ancak ne şekilde sınıflandırılır ise sınıflandırılsın, önce insan sağlığı ve doğada oluşturduğu zarar göz önüne alınacağından, tüm bu etkilerin ön planda tutulup buna göre sınıflandırma daha uygun olacaktır. Yasal kanun açısından bakıldığında ise tüm bu katı, sıvı atıkların etkisine göre de sınıflandırıldığı da görülmektedir. Atıklar genel anlamda üç ana grupta sınıflandırıp bunları ise etkileri bakımlarından atık, yapıları bakımından da atık ve kaynakları bakımından atıktır.
Etkileri Bağlamında Atık: Yeryüzünde bulunan atıkların tamamı, insan ve doğanın sağlığına yaptığı etkiler bakımından zararsız veya zararlı atık olarak doğaya bırakılan ve şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Zararlı Atık: Zararlı atık insan sağlığı ve doğaya bıraktığı etki noktasında, olumsuz yönde etki bırakmakta, ve de ancak özel işlem yaparak ancak bir nebze doğanın korunması sağlanmaktadır. Bu gruptaki atıklar genelde zehirleyici etkisiyle göz önünde bulundurulup ve de aynı zamanda doğada var olan canlıları yok etmesi açısından ağır metal içermektedir. Bu zehirli atıklar yeterli derecede ıslah edilmediği zamanlarda doğa, insan sağlığı açısı yönüyle tehlikeye yol açabilen madde şeklinde ön plana çıkar.
Zararsız Atık: Bu grupta bulunan atık zararlı atıklardan farklı olarak, yeryüzünde herhangi bir şekilde zararı bulunmayan inorganik veya organik atıklardır. Bu gruptaki atıklar içerisinde ise ambalaj atık yanında, inşaat atığı, cam, kağıt ve plastik yer almaktadır. Zararlı olmayan bu atıklar, geri dönüşümü mümkün olan ve de ayrıştırma neticesinde de tekrar kazanılma niteliği bulunan, depolama alanında bertaraf edilmesi mümkün olan, doğa ve insan sağlığı açısından da başkaca her hangi olumsuz etkisi bulunmayan atıklardır. Yapısal açıdan Atıkları Yapıları noktasında atıklar üç farklı grupta sınıflandırılabilmekte olup,ve bunlar; sıvı atık, katı atık ve gaz atık olarak gruplandırılabilir.
Sıvı Atık: Sıvı atık yapıları gereği akışkan özellik gösteren, kendi içinde yine zararlı ve zararsız olarak türleri bulunan, genellikle sanayi işletmesinin prosesi sonucunda ortaya çıkan atıklar. Sıvı atıkları yine etkileri bakımından da zararlı madde içermesinden dolayı doğrudan yer altına ve doğaya karışabilen atıklar.
Katı Atık: Katı atık, doğada yaygın görülebilen atıklar. İnsanların ihtiyacının karşılanması süreçlerinde, kendi için yarar sağladığı kısmı aldıktan sonra, diğer kalan kısmın ihtiyacının kalmadığı sebepten çöpe atılan kısma denilmektedir. Katı atık, geri dönüşümü kolay ekonomik açıdan ise tekrar dönüşümü yararlı olan atık olarak tanımlanır. Sağlık kurumundan çıkan tehlikeli ve tıbbi atıklar dışında kalan bu katı atıkların dönüşümü açısından yararlı olan atıklar.
Gaz Atık: Gaz atıkla keast edilen özellikle yakma işlemi sonucunda ortaya çıkar. Bununla beraber egsoz gazı, sprey ile fabrika bacasından çıkan gaz bu sınıftadır. Bu tip atıkların insanın sağlığı üzerinde de olumsuz etkileri bulunmaktadır. Önemli sağlık sorunu ortaya çıkmaktadır. Gaz atıklar kendi aralarında ise yine çeşitli sınıflara ayrılmaktadır. Yine bunlar partikül formda olan, kükürt oksit, azot oksit, hidrojen sülfür, karbon monoksit, hidro karbon ile klor gazıdır.
Kaynağına Göre Atık Türleri
Evsel Atık: İş yerlerinden ve/veya konutlardan ortaya çıkan ve yine kendi içlerinde ise tehlikeli zararlı içerik içermeyen atıklar ‘evsel atıklar’ denilir. Örnek olarak; yiyecek atığı, şampuan ambalajı, meyve suyu kartonu ve şişesi, plastik meşrubat ve su ve şişesi, cam kavanoz, teneke veya metal konserve kutusu evsel atık örneklerine verilebilir.
Tıbbi Atık: Klinik, hastane ve muayenehane benzeri sağlık ile tedavi merkezinden oluşan atık ile kullanılmış tıbbi malzeme, ilaç, ameliyat ya da tedavi sürecinde oluşan atık tıbbi atıklara örnek verilir. Tıbbi atık bulaşıcı hastalığın oldukça önemli kısmını oluşturmaktadır.Patojenik özelliği nedenleriyle potansiyel olarak tehlike oluşturmaktadırlar. Tıbbi atıklar konusunda en önemli risk ise bu tıbbi atıkların toplanma, taşınma ve bertaraf edilme süreçlerinde meydana gelir. Bunun için de iyi bir tıbbi atık yönetimine ihtiyaç vardır.
Endüstriyel Atık: Sanayi ve benzeri üretim tesisinde yapılan bir işlem sırasında ya da sonrasında ortaya çıkabilen katı atıklar ‘endüstriyel katı atık’ şeklinde tanımlanır
Tarım ve Hayvancılıktan kaynaklı atıklar: Bitkisel ve/veya hayvansal ürünü elde etme ve işlenme sonunda ortaya çıkan artık ve atıklardır.
İnşaat Atığı: Yapılan inşaat, yıkım, evdeki tamirat sırasında meydana çıkan toprak, taş, demir, tahta ve benzeri türü atığa inşaat atıkları’ denmektedir
ATIK YÖNETİM SÜREÇLERİ
Atık Toplama Taşıma Depolama İşlemleri
Atık Toplama İşlemi: Ülkemizde yaklaşık kişi başı atık üretim miktarı 1.17 kg / kişi /gündür. Ülkemizde de birçok kentte belediye atıkları, tekniğe uygun olmayan şekillerde insanın sağlığı neredeyse hiçe sayılarak gelişigüzel toplanmakta. Özellikle büyük kentlerde konteynırlar bulunan noktalarda insanın sağlığını oldukça yüksek oranda tehdit eden ortam oluşmaktadır. Taşıma esnasında konteyner dışına taşan atığın etrafa yayılımı,, konteyner içinde maddi değeri de olanları da almaya çalışan atık toplayıcıları, diğer yandan ise sokak hayvanı ve ayrıca da etrafa yayılan oldukça pis kokular ile çok sağlık dışı ortamlara da sebep olmaktadır. Sokak ve caddelerde atık konteynerlerinden sızmakta olan sızıntı sular ile kirlenmektedir. Sızıntı suların içinde de oldukça zararlı bileşiklerin bulunması ihtimali kuvvetle muhtemel olup ve çocukların atık konteynırları çevresinde de oynamaktadırlar. Sızıntı sularının başta yer altındaki sular olmak üzere ve yüzeysel suları da ve de yine toprağı da kirletmektedir. Mevcut atıkları toplama sistemimiz, atıkların geri kazanımlarında büyük oranlarda kayba uğramasına da neden olmaktadırlar. Sokakta atık konteynerler olduğu müddetçe bu atıkların sürdürülebilirliğinin yönetimi mümkün değildir. Bu nedenle de sokaktaki bu çöp konteynırları mutlaka ve mutlaka kaldırılmalıdır. Atıkların belediyeler öncülüğüyle yetkilendirilmiş kuruluşlarca toplanmalı. Yerleşimdeki yoğunluğa ve ilgili ihtiyaca göre kentin her noktasına ancak aynı zamanda da insanlarca kolayca ulaşılabilecek yerlere de olmak kaydıyla yeni toplama sistemleri(kutular, kumbaralar ve benzeri.) mutlaka yerleştirilmelidir. Bu toplama sistemine (kumbara kutu ve benzeri) ev ve işyerinde de ayrı ayrı olarak hazırlanan bu atıkları yine ayrı ayrı şekillerde atılmalıdır. Öncelikle okul, siteler, resmi kurumlar, oteller, alışveriş merkezinin, stadyumun, hastanenin ve eğlence mekânı gibi atıkların çok fazla oluştuğu mekanlar olan bu yerlerin yakınlarına konulacak toplama sistemi bile oldukça büyük oranlarda atıkların geri kazanımını da kolaylıkla sağlayacaktır. Bu anlamda ilgili lisanslı kuruluşlar salt ekonomik kaygı ile belediye ve sosyal hizmetlerden daha da ciddi bir yaklaşım yollarıyla çalışılması bu atıkların büyük oranda kayba uğratılmadan toplanması sağlanacaktır.
Atık Taşıma İşlemleri: Atık yönetim sistemlerinin en yüksek maliyetli kısmı ise bu atıkların toplanma ve taşınması işleminde oluşmaktadır. Atık toplama ile taşımada ilgili araçların, atıkları toplama süreçlerinde bir noktadan başlayarak yine aynı yere döndüğü güzergaha ise bir tur denmektedir. Atıkları verimli ve ekonomik toplamak için gidilen birim kilometre ile bu süre içinde en faydalı miktarlarda atık toplamayı sağlayan planlama yapılarak stratejiyi kurgulamak gerekmektedir. Ülkemiz petrolü dışarıdan ithal ettiğinden dolayı artan taşıma maliyetleri yüksek bir ülke sınıfındadır. Bu bağlamda taşıma ve bu atıkları toplama işlemleri için yapılan yaklaşık ton başına harcama ise 30 ila 70 $ aralığında değişmektedir. Yaklaşık 20 milyon nüfusa sahip İstanbul’da ise günde kişi başı 1,3 kg gibi atık oluşumu ve bunun toplama- taşıma bedelinin ise 30 $/ton olduğunu kabul ettiğimizde atık taşıma-toplamaya harcadığımız yıllık maliyetimiz yaklaşık olarak 220 milyon dolar miktarına ulaşır. Ülkemiz genelinde ise oluşan bu atığın %23’ünün İstanbul’da oluşmaktadır. Bu atıkları taşıma ve toplama hizmetlerine ait maliyetlerin de tam olarak belirlenmesi, verimliliği ve maliyetler açısından ise karşılaştırmaların yapılması, hangi maliyetin hangi kaleminden nasıl ve ne şekilde tasarruflar yapılacağının belirlenmesi için gereken atık toplama miktarı ile maliyetin bileşeninin ayrıntılı ve de düzenli olmak kaydıyla bu kayıtların tutulması da gerekmektedir. Atık yönetme sisteminin maliyetinin %65 ila %80’inin toplanma ve taşınmasından oluşmaktadır. Belediye ve ilgili kurum atık yönetim sistemiyle alakalı çalışmaları yaptığında, atık taşıma ve toplama bedelini neredeyse yarı yarıya düşürebilir. Sadece İstanbul’da bile yılda 100 milyon USD, Türkiye genelindeyse yine yaklaşık olarak 460 milyon USD tasarruf sağlanabilmektedir.
Atık Depolama İşlemi: Kontrol olmaksızın katı atıkların depolanma durumu hem küresel ısınmayı arttırmakta hem de toprağın yüzeyi ve yer altı sularının kirlenmesine de neden olmaktadır. Çöplerin içinde biyo-bozunabilen organik madde depolama alanında zaman ile bozularak en önce sera gazı diye tarif edilen karbondioksit ve metan gazına dönüşmektedir. Bin kilogram çöpten bir süre içinde depo alanında ise yaklaşık olarak 200m³ depo gazı ortaya çıkmaktadır. Depo gazında ise yaklaşık %5e oranlarında metan gazı bulunmakta. Yine bir ton çöpten oluşan depolama alanı yaklaşık 100m³ metan gazı ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bin kilogram çöpten 75 kilogram metan gazı oluşmaktadır. Metan gazı ise karbondioksit gazına oranla 28 kat daha da fazla sera etkisi yaratmaktadır. Ülkemiz 2003 senesinde düzenli depo tesisi 15 ten 2017 yılında bu sayı 84’e çıkmıştır. Bu tesislerle toplam 1112 belediyede yaklaşık 53 milyon insan nüfusuna hizmet edilmektedir. 2017 de düzenli depo sahası kuran işleten ilimizin sayısı ise 59’du. Bununla beraber yine yaklaşık 900 civarda düzensiz döküm alanı bulunmaktaydı. Bu alanlar ise rehabilite edilmemiş ve bu sahalara döküme devam edilmekte. Düzenli depo, biyometanizasyon ile düzensiz döküm sahasından kaynaklı biyogaz ve/veya depo gazlarından enerji elde etmek mümkün olmaktadır. 29 ilimizde de biyogaz tesisi faal haldedir. Atıkların kaynağında ayrıştırılıp ve ayrı ayrı bertarafı tesislere taşınmalıdır. Bunun devamında depo alanına gidecek olan çöpün içindeki biyo-bozunur atık azalırken bu atıklar işlenerek ilgili başkaca alternatif metotlar da gündeme mutlaka gelecektir.
Atıkların İşlenmesi
Ayıklama işlemleri atıkların içinde yer alan geri kazanılacak maddeyi ayıklamak işlemiyle kazanmaya çalışılır. Ayrıca burada Prosese zarar veren maddeler de ayrıştırılmış olmaktadır. Ayrıştırma ise iki şekilde yapılmaktadır. Birinci yönteme elle ayıklama işlemi denilir. Bu işlem hareketli bir bant üzerinde atık görsel açıdan gözetlenerek ayıklanır. İkinci yöntemde ise mekanik bir ayıklama işlemidir. Bu yöntemle ise belli cihazlar yardımıyla kodlanan maddeler fiziki yapılarına göre ayıklanırlar. Bu ayıklama işlemi sonunda tekrar kullanma, ve geri kazanma, geri dönüşme, uygun atık ile ilgili yere transfer edilip çevre ve ekonomi açısından da önemli kazançlar da sağlanmış olur. Diğer atıklarda ise bertaraf işleme tabi tutulmaktadırlar.
Tekrar kullanımda, bu atıkların temizlenmesi dışında başkaca hiçbir işleme tabi tutulmaksızın yine aynı şekillerde yeniden ve yeniden kullanılmasıdır. Atık yönetiminde en önemli parçalardan biri de geri dönüşüm, değerlendirilir atıklar çeşit çeşit fiziki ve/veya kimyevi yöntemle ikincil hammaddeye dönüştürülüp tekrar tekrar üretim süreçlerine dâhil olmasıdır. Yani burada amaç ürünün atık malzemeden tekrar tekrar üretimi sağlamaktır. Geri kazanımda ise, atık özelliğinden yararlanarak içinde bulunan bileşenler fiziki, kimyevi veya biyokimya yöntemiyle başkaca ürüne ve/veya enerjiye çevrilme durumudur.. Son olarak ise yakma yöntemi, atık hacmi küçültülerek, stabilizasyon sağlama, sterilize etme ve bu atıktan enerjiyi elde etme amacıyla şehrin katı atığını doğrudan başkaca ön işlem olmaksızın karışık şekillerde toplanan kentsel atıktan yanabilir ve yanmayan kısımlar ayrılarak bu işlemlerin sonucunda da yanabilir kısmın yakılmasıyla gerçekleştirilmektedir.
Geri Dönüşüm
Geri dönüşümlerde amaç; kaynaklarımızın lüzumsuz kullanımı önleme ve atığın ilk kaynakta ayrıştırılmasıyla beraber atık çöp miktarlarını azaltmakı olarak düşünülebilir. Bakır, demir, kurşun,çelik, plastik, kağıt, cam, kauçuk,ve elektronik atık benzerleri gibi maddelerin geri dönüştürülerek tekrar kullanımı, tabii kaynaklarımızın eksilmesini önleyecektir. Ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için dışarıdan satın alınan hurda malzemelere ödenen döviz miktarlarını azaltarak, bu anlamda kullanılan enerji de büyük oranda tasarruf sağlanacaktır. Örnek olarak kullanılmış kağıtlardan tekrar kağıt imalatı havadaki kirliliğin %74, sudaki kirliliğin %35, su kullanımının %42 civarlarında azalttığını ve bin kilogram atık kağıttan kağıt hamuruna katılımıyla yaklaşık olarak 17 ağacın kesimi önlenmektedir. Diğer yandan da, yukarıda bahsettiğimiz üzere geri dönüşümde temel amaçlardan biri de bertaraf edilen katı atık miktarının azaltılışı nedeniyle çevre kirliliğini önemli oranlarda önlenmesi sağlanmış olacaktır. Özellikle de katı atıkların düzenli şekillerde bertaraf etmek için yeterli alanlar bulunmayan ülkeler de katı atık miktarlarının ve hacmin azalması ise başkaca büyük bir avantajdır. Sağlıklı geri dönüşüm sistemlerinin ilk önemli unsuru ise tüm bu malzemelerin kaynakta ayrılması suretiyle toplanmasıdır. Geri dönüştürülür nitelikte olan atıklar normal çöplerle karıştığında da bu malzemelerin içinden üretilen ikincil malzeme oldukça düşük nitelikte ve de temizlenmesi işlemlerinde de sorunlar yaşanabilmektedir. Özellikle de bu yüzden geri dönüştürme işlemlerinin en öncelikli basamağını kaynağında ayrıştırma ve ayrı ayrı toplamaktan oluşmaktadır.
Geri Kazanım,
Geri kazanımda nasıl yapılabilirlik, kalite, kullanılan teknoloji de büyük oranda önemlidir. Geri kazanılan bu ürünlerin gerekli faydayı sağlaması oldukça önemlidir. Uygun koşulda geri kazanım yapılamayan bu malzemenin fayda yerine büyük zararın oluşmasına da neden olmasıdır. Ülkemizde de birbirinden birçok malzeme farklı yöntemlerle sistemsiz ya da sistemli olacak şekilde geri kazanılmaktadır.
Ülkemizde kimi yerel yönetimlerin yönetim planlarında da katı atık işleme süreçlerinin oluşturulamamış olması, değerlendirilebilen atıkları kaynaka toplanmamasından kaynaklanmaktadır Kaynakta ayrı ayrı toplanıp alınamayan bu geri kazanım ürünler, sokaklarda katı atık toplayıcılarınca sistemsiz şekilde toplanmaktadır.
Bertaraf işlemi
Bertaraf işlemi, atıklar ayıklanıp tekrar kullanımı, geri kazanım ve geri dönüşüm gibi işlemler sonrasında, insan ve çevre sağlığı açısından da zararsız hale getirerek ekonomiye artı katkı sağlamak amacıyla kompostlaştırmak, enerji kazanma üzere yakma ve düzenli depolanma işleminin tamamı olarak tanımlanmakta.
Vahşi depolama, yani düzensiz toplama
Katı atıkları rastgele dökerek yer üstü ve yeraltı suyu kirliliğine, toprak kirliliğine, patlamaya ve yangın tehlikeleri başta olmak kaydıyla görüntü kirliliğine, toza ayrıca kötü koku yayılımına gibi çokça çevresel soruna da yol açabilen bir yöntemdir.
Başkaca herhangi yalıtım ve de drenaj olmayan bu sistemde çöp sızıntı suları öncelikle yeraltı suyuna karışıp kirletir, ve de atmosfere salınmış metan gazı ve rahatsızlık veren görüntü açısından da kentlerin de en büyük probleminden biridir.
KELİMELER: HURDA FİYATLARI GÜNCEL HURDA FİYATLARI İSTANBUL HURDA ALIMI HURDA PASLANMAZ GERİ DÖNÜŞÜM
Geri Dönüşümün Yapılış Süreçleri - Hurda Fiyat Listesi - Güncel Hurda Fiyatları
Günümüzde yeryüzünde nüfusun artışı, kaynakların verimli kullanılamayışı ve küresel ısınma gibi etmenler neticesinde doğal kaynakların hızlıca tükenme tehlikesi, geri dönüşüm sürecini zorunlu hale getirmektedir.
İnsanlık tarihini ilk önce kaynak sıkıntısının en belirgin hissedildiği savaş dönemlerinde popüler olan geri dönüşüm konusu, artık günümüzde tüm devletler bünyesinde bu sürece dair yatırımlar yoluyla destekleyerek büyük çapta oluşumlara dönüşmüş durumdadır.
Kelime manası olarak geri dönüşüm, artık kullanılmaz şekle gelen veya kullanılamayan atık malzemenin değişik yöntemlerden ve aşamalardan geçirilmek suretiyle ilgili katı atıkların geri dönüştürülüp yeniden ham maddeye dönüştürülmesidir.
Geri dönüşümde yalnızca dönüştürülen kaynak bakımından tasarruf sağlamakla kalmaz. Aynı zamanda ilgili ham maddeye dönüştürme, ilgili ürünün sıfırdan işlenmesi sürecindeki zor materyallerin büyük zaman ve maliyeti azaltma konusnuda da tasarruf yaratmaktadır. Buradaki tasarrufta alüminyumu geri dönüştürmeyi örnek verebiliriz. Alüminyum sıfırdan imal edilirken harcanan ekonomik bedel ile geri dönüştürülmesi arasında yaklaşık %35’e yakın oranda enerji tüketim farkı bilgisine varılmaktadır.
Geri Dönüşümün Amacı
Geri dönüşümün ilk olarak amacı prensipte kaynağın korunmasıdır. Geri dönüşüm süreçlerinde kullanılan materyaller tekrar tekrar kullanılabilir hale getirilmesinde, ilgili kaynaklara ilişkin tüketim ihtiyacını azaltmaktadır. Kaynaklar açısından sınırlı ve önemli ham maddelerin korunarak bunun devamında ve gelecek için sürdürülebilir yaşamın devamlılığını sağlamak için geri dönüşüm zorunluluktur.
Bunun yanında benzer şekilde yenilenemeyen enerji kaynakları vasıtasıyla üretilen enerjinin de dünyamızın da geleceği açısından olası olumsuz etkisi değerlendirildiğinde, bu üretim sürecinde harcadığımız enerjiden de tasarruf edileceği için geri dönüşümün amaçlarında enerji tasarrufunu da örnek gösterebiliriz. Harcanan bu enerji miktarına taşıma ve benzeri gibi maliyetler de eklediğimizde hem parasal olarak hem de zaman yönünden tasarrufu da sağlama geri dönüşümün temel amacı haline gelmektedir.
Geri dönüşüm, çevremizin korunmasında oldukça önemli bir yere sahiptir. Çoğunlukla ciddi miktarlarda su ve hava kirliliğini yaratan hammaddelerin bu dönüşüm sürecinden çıkarılması ve bunun rafine edilmesi de ihtiyaç noktasında geri dönüşümü yaparak azaltılabilir. ( Örneğin Taş ocakları, Madencilik ve, tomrukçuluk gibi) Geri dönüşüm sürecinin sağladığı enerjiden tasarrufta yenilenemeyen enerji kaynaklarının daha az kullanımını sağladığın için sera gazlarının salınımı da düşürecektir. Bu sera gazı salınımının sebep olacağı iklim değişikliğinin de engellenmesi konusunda da destek sağlayan geri dönüşüm konusunda İngiltere’de yapılmış araştırmalar neticesinde bir yılda yaklaşık 18 milyon ton civarda CO2 tasarrufunun sağlandığı tespit edilmiştir. Bu rakam ise neredeyse yaklaşık 5 milyon arabanın trafikten çekilmesiyle eş değer bir sonuç yaratmaktadır.
Nüfusun artışı tüketimi arttırmasını yanı sıra tüketimden dolayı meydana gelen atık miktarlarını da arttırmakta olduğu gayet açıktır. Bu çöpler ve atıkların biriktirildiği alanlar hem saha kaybı hem de kirliliğin artışı noktasında zararlı kabul edilmekte.
Çöp ve atık sahalarına gitmeden ayrıştırma süreçlerinin kolaylaştırılması son noktaya gidecek toplam miktarı büyük oranda azaltmaktadır. Bu alanlardan da ortaya çıkan sera gazlarının eksilmesi de geri dönüşümden dolayı azalmaktadır.
Geri Dönüşümün Yapılış Süreçleri
Doğadan çıkartılan her ham maddenin geri dönüşüm aşamaları birbirlerinden oldukça farklıdır. Atıklar ayrı şekillerde toplanmasının ardından, sonrasında çeşit ve cinsleri bağlamında sınıflandırılıp geri dönüşüm sürecine başlanır. Geri dönüşümün nasıl yapılacağı bilgisi bireysel olarak evlerimizde yapabileceğimiz geri dönüşümün nasıl olacağı üzerinden örneklersek;
Doğru şekillerde geri dönüşüm yapmak için Kağıtlar, kartonlar, plastik ve cam şişeler ve diğer plastik içerikli maddeler, diğer cam maddeler, alüminyum içerikli folyo ve çelik içeren malzemelerde neredeyse tamamen geri dönüştürülebilmektedirler. Bu dönüşüme açık atıkları saklayıp ardından bunları geri dönüşüm noktalarına veya kumbaralarına bırakabiliriz.
Geri dönüştürülebilir atık malzemeleri çöpe atıyorsak, bunları plastik poşetler içinde atmamalıyız.ilgili atığın çıplak haliyile atmamız, ayrıştırılmasını kolaylaştıracaktır.
Kıyafetlerimiz de geri dönüştürülebilir malzemelerden değildir. Kıyafetleri geri dönüşüm kutularına atmamız, çöpe atmamızla aynı anlama gelmektedir.
Plastik hammaddeli şişeleri kapaklarıyla ve marka bantlarıyla birlikte atabiliriz. Geri dönüşüm sürecinde bunlar zaten ortadan kalkacaktır.
Geri dönüşüm kumbaraları, benzer genel atık kutularından mutlaka ayrı tutulması önemlidir. Bilinçli bir yöntemle atıklarımızı geri dönüştürülebilir şekilde atmak maddelerinden ayırmamız, prosesini kolaylaştıracaktır.
Artık kullanmayacağımız beyaz eşyalarımız için de belediye ya da ilgili geri dönüşüm kurumlarından yardım isteyebiliriz. Onlar da diğer bütün materyaller gibi geri dönüşüm içinde değerlendirilebilecektir.
Tüm elektronik atıklarımız için (pil ve cep telefonu gibi) geri dönüşüm noktalarında olan elektronikçi işletmelerden bu kutuları kullanmak için yardım isteyebiliriz. Radyasyon içeren diğer tüm maddelerin geri dönüştürülme süreci aynı olmayacaktır.
Birbirinden farklı her maddenin geri dönüşüm aşaması yine farklı yollarla olduğunu söylemiştik. Yine de bunu merak eden için bir örnek olarak camın geri kazanımı nasıl yapılır noktasında şöyle bilgi verilebilir.
Geri dönüşüm işletmelerinde öncelikle ilgili camlar renklerine göre ayrılıp devamında fırınlanma aşamasına hazır olacak boyutta küçük parçalar halde küçültülür.
İlgili üretim aşamasına geri dönen bu camla bu aşamada kimyasal soda ve silisli kumla karıştırılmaktadır.
Bu karışım yüksek sıcaklıktaki bu fırınlarda eritilir, taki akışkan hale gelir.
Bu akışkan haldeki cam, istenilen ambalaj şeklinde hazır kalıba dökülerek cama yeni şekli verilir.
Camın bu yeniden dönüşüm sürecinde ikincil hammadde ise değerlendirilme aşamasına getirilmesiyle bu süreç son bulur. Kullandığımız her 3 camdan yaklaşık olarak yapılmış malzemeden 1’i geri dönüşmüş bu malzemelerden üretilmiştir.
Geri Dönüşümün Yararları
Yukarıdaki başlıkların devamında genel anlamda geri dönüşüm yararları hakkında bir ön fikir vermiştik. Burada ise madde madde detaylandırıcı olursak;
Doğal kaynaklar tüketimi azaır.
Çevrenin korunmasında direkt veya dolaylı olarak etkilidir.
Kaynaklarımızın kullanım maliyetlerini düşürür.
Başkaca bir sektör noktasında yeni bir değer yaratılır ve aynı zamanda ekonomik yarar sağlar.
Geri dönüştürülen malzemeler başkaca bir ekonomik değer ortaya çıkartır.
Doğa ve insana zararlı olan çöp atıkların miktarı azalır.
Enerji verimliliği artar.
Kaynak tasarrufu noktasında, enerjiden tasarruf gibi büyük ölçekteki giderler düşürülerek daha güçlü bir ekonomiye de katkı sağlar.
Geri Dönüşebilen Maddeler
Geri dönüştürülebilen maddeler, çoğunlukla toplumlarda zannedilenden çok daha fazladır. Kullandığımız elektronik cihazlar ya da basit ev aletlerinde hangi ham maddeden üretildiğinin tarafımızca bilinmeyişi de geri dönüşüm noktasında verimliliğin mümkün olup olmadıklarının da yanlış bilinmesine de neden olmaktadır. Geri dönüşüm yoluyla kazanım ile ilgili insanlar bilinçlendirildiğinde yüksek ihtimalle bu dönüşüm miktarında büyük kaynak ayırmaya oranla daha da büyük ölçüde arttıracağı gayet açıktır. Toplumu bu noktada bilinçlendirme ve doğru şekilde bilgilendirme geri kazanmanın en önemli aşamasıdır. Geri dönüştürülebilir maddelere örnek verecek olursak;
Cam
Akümülatör- aküler
Kâğıt
Plastik
Beton
Organik Atıklar
Demir
Metal
Aliminyum
Piller
Motor yağı
Tekstil
Metal
Solvent Bazlı Atıklar
Elektronik Atıklar
Piller
biçiminde maddelendirilebiliriz. Plastikler ise basit plastiklerden daha da genişçe bir yelpazeyi kapsamaktadır. Örneğin kullanılması mümkün olmayan durumdaki araç lastikleri dahi geri dönüştürülebilir atık plastik malzeme sayılmaktadır.
Geri Dönüşümün Metotları
Geri dönüşümün metotları tıpkı dönüşümün hangi aşamalarla yapıldığına ilişkin başlıkta bahsettiğimiz gibi yine maddenin türüne göre de değişim göstermektedir. Temel atık dönüşüm malzemeleri pil, karton, kâğıt, plastik ve aküler için geri dönüşüm yöntemlerini de açıklayarak genel anlamda fikir sahibi olmanızı sağlayabiliriz.
Kâğıt geri dönüşüm aşamasında kâğıdın hamurunun hazırlanması için önce su içinde liflere ayrılma ile yapılır. Ardından gerekli görüldüğü takdirde bu lif dışı yabancı madde için temizleme yapılır.. Mürekkepli kısımların ayrışmasında ise sodyum hidroksit veya sodyum karbonat kullanılır. Hazırlanan bu kâğıt lifler kâğıt geri dönüşümü sürecinde kullanılır. Atık kâğıt maalesef daimî olarak geri dönüşemeyen bir atık türüdür. Her dönüşümün ardından ilgili liflerin boyu kısalacağı ve bu liflerin birbirine yapışması daha da masraflı olacağı için geri dönüşüm işlemi sürekli yapılamaz.
Plastik geri dönüşümünde öncelikle plastik cinslere göre ayrılır. Daha sonrasında bu plastik atık makinelerde küçük parçalar haline getirilene dek kırılır. Sonrasında başkaca ham maddelerle karıştırılıp kullanılabileceği veya ikincil hammadde şeklinde de değerlendirilebilirler.
Pil ve Akülerin geri dönüşümü ise kimyasal-fiziksel hidrometalurjik veya mekanik, ya da termal-pirometalurjik yöntemle yapılmaktadır. Genelde hidrometalurjik yöntemle termale göre saflık derecesi olduka daha yüksek olmaktadır. Ama termal yöntemde ise geri dönüşümün faydalılığı oldukça yüksektir.
Geri Dönüşüm Tesisleri Nelerdir? Atıklar Nasıl Gruplandırılıyor? Atıklar nasıl gruplandırılır veya nasıl sınıflandırılır diye araştırma yaptığımızda bir çok başkaca atık çeşidi ve bunları da kendi içinde gruplandırılmasına rast gelmişizdir. Burada da sınıflandırma ön görebileceğimiz üzere atıkların türleri, tehlike oranları noktasında bazı ana ayrıştırma şekillerine göre yapılmaktadır. Bu gruplandırmanın temelde nasıl olduğunu ise aşağıdaki şemada görebiliriz:
Maddelerde sınıflandırıldığı şekilde geri dönüşüm tesisi de sınıflandırılmış maddelere göre ayrılmakta. Geri dönüşüm tesisi nelerdir, aşağıdaki listede bir arada görebiliriz:
Ambalaj Atıkları için Ayrıştırma Tesisleri
Tıbbi Atıkları Steril Etme ve Geri Dönüştürme Tesisleri
Madeni Yağ Atıklarını Geri Dönüştürme Tesisleri
Mekanik Malzeme için Ayrıştırma Tesisleri
Akü/Pil Atıklarını Geri Dönüştürme Tesisleri
Kullanım Ömrü Dolmuş Araç Lastikleri için Geri Dönüştürme Tesisleri
Deponi Gazı ile Enerji Üreten Tesisler
Geri Dönüşüm Fikirleri -Geri Dönüşüm Örnekleri
Geri Dönüşüm Projeleri Nelerdir?
Son zamanlarda en çok söylenen geri dönüşüm örneği ya da geri dönüşüm bilgisi dünyanın her yanında ilgi çeken sonuçlara imza atmış. Bunlardan son zamanlarda en bilinen ve popüler olanları noktasında kısa bir anlatım aşağıdadır
Gumshoe
Amsterdam’da sigara izmaritinden sonra en önce çevre kirliliği yaratan sakızların toplanma işlemi için düşünülen bu projede bir şirket “Sakız Ayakkabı” ismini verdikleri bir ayakkabılar üretti. Bu ayakkabının tabanı, geri dönüştürülen sakızları da içeren tekniğin de içinde bulunduğu bir karışımdan meydana gelmektedir.
Portakal Suyu Otomatı
Tek kullanım amaçlı karton bardak ya da plastik bardakların kullanılmasını azaltmak için portakal suyu yaparken kullanılmış portakal kabuklarından biyoplastik bardaklar üreten bu otomat, portakal kabuğunu kurutup 3D yazıcı marifetiyle kullanılabilen filament çubuğa dönüştürmektedir. Otomatın içinde yer alan özel yazıcı bu filamentlerden bardak üretmektedir. Sıkılan portakalın suyu da bu geri dönüştürülen bardağa doldurulmaktadır.
Güneş Panelleri Döşeme Sistemi
Macaristan’da bulunan bir şirket tarafından tasarlanmış geri dönüştürülen plastik ile üretilmiş güneş paneli mekanizması, güneşin enerjisini elektrik enerjisine dönüştürerek banklarda oturan insanların cep telefonlarını şarj eden enerji sağlayabilmektedir.
Ultra Boost
Avrupada spor giyim üreticisi olan bir firma okyanuslardaki büyük bir soruna dönüşen plastik kirliliğiyle savaşmak için, bu plastik atıkları çeşitli yöntemlerle ipliğe dönüştürmektedir. Deniz kıyılarından toplanan bu atık plastiklerle üretilen ipliklerden şort, tişört,ve spor ayakkabı gibi ürünler üretilmesinde kullanılıyor.
Dünyada bu örnekler dışında da geri kazanım projelerine ilişkin pek çok proje bulunmaktadır.
Geri Dönüşüm Kutuları Nelerdir?
Geri dönüşüm kutuları/kumbaraları sıfır atık uygulaması amacıyla bu kapsamda atıkların ayrıştırılması ve bunların toplanması için kullanıma açık atık kutularıdır. Türkiye’de T.C Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafınca yürütülen bu proje için tüm kamu kurumları, kreş, fabrika, okul ve benzeri yerlerdeki kutuların kullanımını zorunlu hale getirmiştir. Geri dönüşüm kutuları isee genelde renklere göre anlamları bulunan geri dönüşüm kutuları temelde metal geri kazanım kutusu, kağıt geri dönüşüm kutusu, plastik geri kazanım kutusu, tehlikeli atık geri dönüşüm kutusu, cam atık geri dönüşüm kutusu ve tıbbi atık geri dönüşüm kutusu olarak çeşitlendirilmiştir.
KELİMELER: Geri Dönüşüm Güncel Hurda Fiyatları Hurda Alımları Hurda Paslanmaz Hurda Sarı
Son zamanlarda dünyanın ilgilendiği problemler oldukça daha farklı ve mühim bir yöne kaymaya başladı. İklim değişikliğine ayrıca özellikle plastik madde kullanımının artmasıyla beraber büyüyen atık sorunları tüm dünyayı ilgilendiren büyük problemler haline geldi.
Ekosistemin naturel dengesinin bozulmuş olduğu günümüz koşullarında dünyanın bütün canlılar ve gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir yer olması koşul. Aksi biçimde gelecek dönemler için tüm canlıları büyük sorunlar bekliyor.
Tabii son dönemlerde de daha da iyi bir gelecek için farklı çözümler üretilmeye de başlandı. Özellikle sıfır atık ve geri dönüşüm benzer biçimde mevzularda geliştirilen projelerle birtakım ülkeler ve yerel yönetimler, bu çözümlere destek vermeye çalışıyor. Yazımızda ise atık sorunlarına ve ülkemizde bulunan çözüm projelerine değiniyoruz.
Öncelikle oldukça gündemde olan ve herkes tarafınca dikkatli olunması ihtiyaç duyulan “sıfır atık” konusunu detaylı bir halde incelemek istiyoruz. “Sıfır atık nelerdir?” sorusunun cevabı ile başlayalım.
Sıfır Atık
Evlerde, iş yerlerinde yahut pek çok alanda oluşan atıkların geri kazanılmaması, mevcut kaynakların ve enerjinin kullanımı açısından muhtelif sıkıntılar yaratır. Sıfır atık da israfın önlenmesini, kaynakların daha bereketli kullanılmasını, atık miktarını azaltmayı ve oluşan atığın geri dönüştürülmesini amaçlayan bir anlayıştır diyebiliriz. Yani bu anlayışla beraber atık çıkarmayı azaltma ve atıkları değerlendirme mevzusunda insanlara yeni bir şuur kazandırmak amaçlanıyor.
Son zamanlarda devletimizde ve dünyada “sıfır atık bilinci” gittikçe yaygınlaşıyor. Bu doğrultuda da muhtelif uygulamalar hayata geçiriliyor. Fakat bu uygulamaların önemini algılamak için artan atık miktarının çevreyi nasıl etkilediğini bilmemiz koşul. Bu nedenle atık miktarının çevreyi iyi mi ve hangi yönde etkilediğine beraber göz atabiliriz.
Atık Miktarının Çevreyi Etkileme süreçleri
Nüfusun hızla artması, şehirleşme ve tüketim maddelerinin çeşitlenmesi, atık miktarının da artmasına niçin oluyor. Belli oranlardaki atıklar, doğada bir süre sonra temizlenebiliyor. Ama atık sayısı arttıkça tabiat ananın bu konudaki gücü de azalıyor. Biriken atıklar maalesef ki çevreyi de olumsuz anlamda etkilemektedir.
Çevreyi kirleten atıklar, türlerine göre farklılık gösteriyor. Gaz, sıvı ve katı biçimde bulunabiliyorlar. Örneğin günümüzün en büyük sorunlarından önde gelen plastik atıklar, katı atık kategorisine giriyor. Plastik atıklar o denli kontrolsüz artıyor ki denizlerdeki güncel plastik oranının 150 milyon tondan fazla olduğu düşünülüyor. Bu da denizlerde yaşayan canlıların yaşamını ve suyun temizliğini negatif yönde etkiliyor. Aynı halde doğaya atılan plastik maddeler de uzun yıllar kaybolmadığı için toprak kirliliğine neden oluyor.
Sanayi tesisleri, taşıtlar ve diğer alanlarda fosil yakıt kullanması da gaz atıklarının en büyük sebepleri. Gaz atıkları ise başta hava kirliliği olmak suretiyle küresel ısınma, bitki örtüsünün zarar görmesi, istenmeyen kokular ve yangınlarla çevreye zarar veriyor.
Bunların yanında Dünya Çevre Günü Raporu’na nazaran Türkiye’de evsel atıklar toplam atıkların %42.8’ini oluşturuyor. Bu yüksek oran da ne yazık ki muhit kirliliğini artırıyor.
Başarılı olan Sıfır Atık Projesine örnekler
İsrafı azaltarak ve aynı zamanda da çevreyi korumak için birçok sıfır atık projesi de hayata geçiriliyor. Ülkemizde de 2017 yılından bu yana Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri kapsamında “Sıfır Atık” projesi geliştiriliyor.
Bu proje doğrultusunda Afyonkarahisar ilinde bulunan bütün resmi kurumlar projeye tam yardımcı veriyor. İl genelinde Sıfır Atık Bilgi Sistemine kayıtlı müessese sayısının 1541 olduğu biliniyor. Ayrıca Çevre Hizmet Birliği tarafınca Afyonkarahisar’daki okullarda sıfır atık ve geri dönüşüm mevzularıyla ilgili seminerler veriliyor. Atık pilleri toplamak ve beraberinde de atık yağların toplanması konularında dereceye girmiş okullar da ödüllendirilmektedir.
KELİMELER: Güncel Hurda Fiyatları İstanbul Hurda Fiyatları Hurda ve Geri Dönüşüm Sıfır Atık Hurda Alımları

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Geleceği ve doğayı Korumak İçin Dönüştür
Gittikçe artan insan nüfusu, bunun yanında gelişen teknolojik yenilikler ve tüketim toplumuna dönüşmemizin beraberinde yarattığı “daha fazla tüketebilmek için daha fazla üretmek” olgusu, çevre bilincini ortadan kaldırarak, sınırlı kaynağa sahip doğamızı gün geçtikçe daha da tüketmektedir. İnsan, yaşamını sürdürebilmek için doğal ve temiz ve bir ortamda sağlıklı yaşam koşullarına muhtaç olsa da daha fazla kirleterek göz göre göre kendi yaşam alanına zarar vermekten geri durmamaya devam etmektedir. İnsanoğlu tarafından meydana getirilen ve yabancı maddeler yoluyla doğaya karışma yöntemiyle ortaya çıkan günümüz çevre kirliliğinin, ekosistemimizi etkileyerek dünyamız ve canlılar için oldukça büyük bir tehlike oluşturmaktadır.
Sanayileşmenin yanında plansız popülasyon artışı ve tüm bunların doğal sonucu olarak daha da hızlı ve çarpık kentleşme, yalnızca insan oğlu tarafından üretilen ve çevre kirliliğini meydana getiren çöp ve atık sorununu beraberinde getirdi. Oldukça büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerce üretilen katı atıklar ve çöpler, her gün dünyamız için daha da ciddi bir probleme dönüşmüş haldedir. Bildiğimiz anlamda çöp kelimesi sözlük anlamında; “Yararsız, zararlı ve pis olduğu için atılması gerekli şeylerin tümü” olsa dahi aslında bu tanımlamaya giren pek çok atık, geri dönüşüm sürecininin ardından geçtikten sonra kullanılabilir ve yararlı hale getirilmektedir. Diğer yandan yapılan bazı araştırmalara göre, dünyamız üzerinde her yıl yaklaşık 2,1 milyar ton çöp ortaya çıkmakta ancak ne yazık bunların sadece yaklaşık yüzde 16’sı geri dönüşüm sürecine gitmektedir. Oysaki geri dönüşüm yöntemiyle kullanılmış olan tüm bu atıkların tekrar işlenerek sonrasında tüketiciye sunmak ta mümkündür.
Bahse konu katı atıklar, genellikle meydana geldikleri ortama göre; ticari, evsel, veya endüstriyel atık olarak sınıflandırılır. Katı atıklar içinde ise özellikle cam, kağıt, plastik, metal ve tekstil atıkları; pil, akümülatör ve elektronik eşya kolaylıkla geri kazanılabilmektedir. Tarımsal ve bitkisel atıklar ve yiyecek atıklar da kompost malzemeye dönüştürülerek tekrardan kullanılması mümkündür. Oysa ki geri dönüşüm ekonomik ve çevresel olarak pek çok yönden kar sağlaması mümkündür. Kısa olarak buna baktığımızda:
Çevresel faydaları;
Geri dönüşümün öncelikli olumlu etkisi ise; yeşil bitki örtüsü ve su kaynaklarının korunarak ve yeni ham madde gerekliliğini azaltmaktadır. Bunun öncelikli etkileri hava ve çevre kirliliği gözle görünür şekilde azaltarak yaşam kalitesinin artmasına da yardım edecektir. Diğer yandan orta vadede ise sera gazı emisyonunu düşürüp ve ardından toprağın verimliliğinin de artmasında önemli rol oynayacaktır. Atık çöp miktarları ve çöp alanları azaldıkça temiz hava ve sağlıklı bir çevre ortaya çıkacak ve ardından doğa ile birlikte canlıların korunması da sağlanmış olacaktır.
Ekonomik faydaları yönünden ise
Natural bir kaynak olan ham madde tüketimi azalması, ithalatı yapılan ham madde miktarlarını ve ithalat masraflarının azaltılıp ülkemiz ekonomisine katkısı olacaktır. Tüm bunların yanında daha az ham madde ihtiyacı, daha da az enerji sarfiyatını ve daha az bağımlı ekonomi anlamına da gelmektedir. Çöp alanlarına giden atıkların miktarları aşağılara çekildikçe bu taşıma, depolamak gibi maliyetleri azalmakta ve geri dönüşüm tesisleri de diğer yandan istihdamı da yaratılmaktadır. Bu ise daha az çöp ve atık ile oluşabilecek sağlıktan kaynaklanacak problemleri de ve hastalıkların da önüne geçilmesi demektir.
Katı atık yönetiminin bilincinin oluşması
Geri dönüşüm ihtiyacı İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan kaynak sıkıntılarıyla kendini göstermiş, buna bağlı olarak pek çok büyük devlet, geri kazanım bilincinin toplumlara yayılması için çalışmalar başlatmıştır. Daha sonraki dönemlerde atık miktarının artmasıyla birlikte, özellikle katı atıkların toplanması, taşınma ve geri kazanımı önem kazanmıştır. Böylece “Katı Atık Yönetimi” başlığı ortaya çıkmıştır ki bu başlık sürdürülebilirlik kavramının uygulama alanlarından birini oluşturmaktadır.
Katı atık yönetimi sürecinde ilk sırada, atık oluşması önlenmesi gelmekte. En yalın olarak gereksiz tüketimi azaltıp bundan kaçınmak ve bilinçli tüketici olmak biz insanların üzerine düşen çok önemli bir görevdir. İkinci ve üçüncü sıralarda ise sırayla atığın en az hale indirilmesi ve atık yeniden kullanımı ve eğer bu da mümkün değilse geri dönüşüm hedeflenmelidir. Geri dönüşüm süreçleri için atıkları ayrıştırmak yani ayrı ayrı çöp kutularında ve kumbaralarında toplanması gerektir. Katı atıkların salt çöp olmadığı, devlet kurumlarında, okullarda verilecek farklı konseptte eğitimlerle çocuklar ve gençlere mutlaka anlatılmalıdır. Bütün dünyada olduğu şekliyle ülkemizde de bu bilinç mutlaka yerleştirilmeli ve bunun için çeşitli faaliyetler yürütülmelidir. Son aşamada ise bu atıklar depolama sahalarında toplanıp gönderilmesi gelmektedir. Depolama sahaları belirlenmiş yönetmeliğe uygun yapılması ve belirlenmiş yerlerde oluşturulmalıdır. Çünkü depolanacak atıkların oluşturabileceği zararlı gazlar çevre ve insan sağlığı açısından net bir şekilde olumsuzluk arz etmekte olup, bununla beraber yeraltı sularının kirlenmesi tehlikesini oluşturabilmektedir.
Ülkemizdeki 2872 numaralı Çevre Kanununa göre “Her türlü atık ve artık ile çevreye zarar vermek” yasaklanmış olup, atıkların geri kazanımı ve bu atıklar kaynağında ayrı ayrı şekilde toplanması esas kabul edilmiş.
Atıkların geri dönüştürülerek tekrar tekrar kullanıma dahil edilmesi ve bunun bir çevre sorunu olmasını engelleyerek yeni bir kaynak haline getirilmesi ortaklaşa bir amaç gerektirmektedir. Bunun, yalnızca tüketici bireylerince tek başına yapabilecekleri iş değildir. Evde atıkları ayırmak bu atıkları toplamaya uygun tesislere ulaşmak kolay olduğu sürece faydalı olur. Diğer yandan bu tesisler olduğu durumda da evde atıkların ayrıştırma işlemi yapılmaması durumlarında geri dönüşüm mümkün olmayacaktır.
Çevremizi korumak, doğanın verdiği olanaklara olabildiğince zarar vermeden kullanma bilinci insanların temel görevi olmalı. Sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre ile olur ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakma bilinci en büyük sorumluluklarımızın ilk sırasında yer almaktadır.
KELİMELER: İstanbul Hurda Fiyatları Güncel Hurda Fiyatları Hurda Alımları Hurda Paslanmaz
Dünyamızda insanın olduğu her yerde tüketim mevcuttur. Beslenme, barınma, spor, eğlence vb tüm konularda tüketim ürünleri yaşamımızın vazgeçilmezi durumundadır. Tüketim ürünlerinin tamamına yakını da tüketicilere ambalajlarla sunulmaktadır. Ambalajların olduğu her yerde mutlak ve mutlak atık ortaya çıkar. Ülkemizde de ambalaj atıklarının toplanması konusunda görev ve yetkileri belirlenmiş, yetkili kuruluşlar vardır.
Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği bulunmaktadır.
Bu yönetmelikte teknik ve idari standartların oluşturulmasına yönelik ilke, politika ve programlarıyla hukuki, idari, teknik esaslar ise şöyle belirlenmiştir.
Çevresel açıdan belirli ölçütlere, temel şart özelliklere sahip ambalajların üretimi, ambalaj atıklarının oluşumunun önlenmesi, önlenememiş ambalaj atıklarının tekrar kullanımı, geri dönüşüm, geri kazanım yoluyla bertaraf edilecek miktarının azaltılması amacı güdülmektedir.
Ambalaj atıklarının çevreye zarar verecek şekilde doğrudan ve/veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesinin önlenmesi düşünülmüştür.Ambalaj atıklarının belirli bir yönetim sistemi içinde, kaynağında ayrı toplanarak ve taşınarak sağlanması şeklindedir.
Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, 24 Ağustos 2011 tarihli ve 28035 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Tüketici haklarıyla çevrenin korunması sorumluluğu kavramlarını birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Piyasaya ambalajlı ürün süren firmalar ile ambalaj atıklarının geri kazanımı konulu sözleşmeler yaparlar.Ambalaj atıklarının toplatılması yerel yönetimler için lisanslı toplama, ayırma firmaları ile işbirliği yapmaktadırlar. Ambalaj atıkları geri kazanımıyla ilgili eğitim faaliyetlerinde bulunulması gerekmektedir.Tüketici ve çevre ile ilgili sorumluluk faaliyetleri yürütmekte konumuzun önemli bir tarafıdır.
Ana başlık olarak geri dönüştürülebilen atıklara örnekler ise şöyledir;
Metal, plastik şeyler, cam şişeler, süt, meyve suyu kutuları, Kâğıt, karton, gazeteler
Elbetteki tüm bu örneklerin gittiǧi yer aynı deǧildir. Çöpler, büyük çöplük alanlarında toplanırken, ambalaj atıkları ve kâǧıtlar, geri dönüştürülmek üzere geri dönüşüm tesislerine gönderilir.
Örnek olarak 1000 kg kâǧıt ve karton atıǧın geri dönüşümü ile 17 aǧacın kesilmesi önlenmektedir. Yani 17 aǧacın yaşamaya devam etmesi için, atık kutusuna atılan kâǧıt ve kartonlar, yeni kâǧıt ve karton üretimi için ham maddeye dönüşmektedir.
Atıklar bundan ibaret deǧildir. Sanayi üretimi ile ortaya çıkan hurdalar, kullanılmayan makineler endüstriyel atık grubuna girmektedir. Atık boya, yaǧ ve piller tehlikeli atık olarak sınıflandırılmaktadır.. Doǧaya zarar veren bu atıkları tehlikesiz hâle getirmek gerekmektedir.. Hastaneler ve saǧlık merkezlerinden çıkan tıbbi malzeme, kullanılmış ilaçlar, ameliyat sırasında oluşan atıklar da tıbbi atıklar olarak adlandırılmaktadır. Tıbbi atıklar da tehlikelidir ve özel yöntemlerle ortadan kaldırılmalalıdırlar.
Ambalaj atıklarını veya geri dönüştürülebilen atıkları, kaynaǧında, örneğin evimizde veya okulunuzda iş yerimizde ayrı biriktirmeniz oldukça önemlidir. Ambalaj atıkları çöplüǧe gönderildiǧinde çöplerle karışır ve dönüşümü zorlaşır. Çöpe karışan ambalaj atıklarını ayıklamak, hem zaman isteyen, hem de ekstradan masraf gerektiren bir işlem halini alır. Her şeyden önce çöplüǧe giden ambalaj atıklarının yıkanmaları gerekmektedir. Oysa ambalaj atıkları, kaynaǧında ayrıştırılabilir ise, daha kolay yeniden işleme alınabilir ve temiz kalırlar. Dolayısıyla hem zaman kaybının önüne geçilir hem de su sarfiyatı önlenir. Gezegenimiz için suyun yaşamsal önemi ve sonsuz bir kaynak olmadıǧını ve günün birinde kaynakların da kuruyabileceǧini göz ardı etmemeliyiz.
Kullanılamaz hâle gelen ve çevre saǧlıǧına zarar vermeden kaldırılması gereken atıkların hepsine çöp denilebilir.Çöpe atılan şey, işlevini tamamen yitirmeli ve başkaca bir işe yaramamalıdır.. Çöpe atılan şey, eğer tekrar kullanılabiliyor ve geri dönüştürülebilip ya da geri kazanılabilirse çöp deǧildir. Kokan ve ekşiyen bir yemek çöptür veya tamiri imkansız ayakkabı, hayvan dışkıları da çöptür.Çöp tenekelerinde işe yarayan çok şeye rastlamak mümkündür. Saǧlam olan ancak ayaǧa küçük gelen ayakkabı veya kullanmadıǧımız çalışma masamızı, çöpe atmak yerine ihtiyacı olan kişilere verirsek hem başkasına yararımız olur, hem de gittikçe büyüyen çöplerin yaşam alanımızı eksiltmesinin önüne geçeriz. Veya yemek yaparken mutfaǧımızdan çıkan sebze, meyve, yumurta kabuğu, çayın posası ve benzeri gibi atıkları çöpe atmadan evimizin, okulumuzun bahçesinde veya balkonumuzda oluşturacaǧımız bir alan komposta dönüştürülebilir. Kompost, pişirilmemiş bitkisel atıkları toprakla karıştırarak hazırlayabilen besin deǧeri yüksek bir topraktan sayılır.
Atıkları bulunduğu yerde ayrıştırmak konusunda bize yeni bir görev düşmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çevre kirliliğinin azalması i ve geri dönüşümü arttırmak amacıyla evlerdeki ambalaj atıklarını ve çöpler için ‘‘ikili toplama sistemini’’ yaşama geçirmektedir. ‘‘Sarı’’ torbayla organik atıklar, çöp depolama alanlarına götürülmeine ve ‘‘Mavi’’ torbayla toplanan karton, cam, kâğıt, plastik ve kompozit atıklar da geri dönüşüme gönderilecektir. Şimdilik bu uygulama, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden başlanarak, nüfusu daha az olan şehirlere doğru Türkiye genelinde yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Bundan böyle atıklarımızı mavi torbaya, çöplerimizi sarı torbaya koyacağız. Bu bilgiyi ve uygulamayı ne kadar hızlıca hayata geçirebilirsek çevremiz için o derece faydalı bir sonuca hızla ulaşırız.
Cam ambalajları üretirken, atık cam şişe ve kavanozlar kullanılmasının arttırılmasında ise Diǧer çeşitler olan (bardak, süs eşyası ve biblo gibi) içerdikleri hammadde farklı olduǧundan dolayı geri dönüşüm işlemine giremezler
Kullanılan her üç cam ambalajdan en az bir tanesi, geri kazanılan camlardan yapılmaktadır.
Camın yeniden kullanımı Camı, temizlemek haricinde başkaca hiç bir işleme uǧratmadan ömrü dolana dek defalarca kullanabiliriz. Mesela boşalan bir kavanozu veya bir konserve kutusu, dışını yapışkanlı kâǧıtla kaplayıp kalem kutusu olarakta deǧerlendirebiliriz. Böylece hem kalem kutusu satın almadan bütçemize hem de tüketimin azalmasına katkıda bulunuruz Tüketimi azaltmak ise, daha az enerji, petrol, su ve kaynağı harcamak olduğunu unutmamalıyız.
Camın Geri Dönüşümünde Cam ambalajlar, kalitesi bozulmadan yüzde yüz geri dönüşebilmektedir. Asıl güzel taraf ise bu işlem sonsuz kere tekrarlanabilmektedir. Bu nedenle ilk olarak, cam ambalaj atıklarını, ayrıştırarak toplamalıyız. Bunlara örnek olarak Süt, meyve suyu, kola, gazoz, su şişesi; salça, yoǧurt, konserve kavanozu verilebilir. Çevremizde, cam ambalajlarını çöpe atan tnıdıklarımız, komşularınız, arkadaşlarımızla bu bilgiyi paylaşmalıyız. Özellikle cam ambalaj atıklarını ayrıştırmak, çevremize ve ekonomimize nasıl katkıda bulunabileceǧimizi onlara anlatmalıyız.
Yeryüzünde doğayı kullanarak dönüştüren canlının en başında insanoğlu gelmektedir. Gerek nüfus gerekse doğayla olan ilişkisi bakımından insan, yeryüzünde gerçekleşen pozitif ya da negatif olayların başlıca meydana getiren durumundadır. Her canlı önce sağlıklı bir ortamda büyüyüp gelişebilir. Canlılar, yaşam özelliklerinin gerektirdiği ortamlarda yaşarlar. İnsanoğlu ise dünyanın neredeyse bütün coğrafyalarında yaşamayı başarabilmektedir. Ekvatordan kutuplara değin her coğrafyada insana rastlamak mümkündür.
Sağlıklı ve Temiz bir çevrede yaşamak, tüm canlıların hakkıdır. Temiz çevre, insanın sağlığı için en temel değerdir. Çevre ve insan sağlığının birbirlerinden etkileşimlerinin başlıcaları, su kirliliği, hava kirliliği ve yetersiz sağlık koşullarıdır. Bunun yanında tehlikeli kimyasal atıkların sağlığa etkilerine ilişkin henüz fazla bir bilgiye sahip değiliz. Gürültü ise modern çağlarda gittikçe yaygınlaşan bir sağlık ve çevre sorunudur. Ozonun incelmesi, İklim değişikliği, biyolojik çeşitliliğin eksilmesi ve toprak bozulması da çevresel etkileriyle birlikte insan topluluklarının sağlığını da etkiliyor. Çevreyle ilgili en önemli sağlık sorunları; kapalı ve açık alanlarda hava kirliliği, düşük su kalitesi, yetersiz temizlik ve tehlikeli kimyasallarla ilişkili olanlardır. Tüm bunların yol açtığı sağlık sorunları arasında ise solunum yolu ve kalp damar hastalıkları, astım, kanser ve alerjilerin yanı sıra üreme ve gelişim bozuklukları bulunmaktadır.
Gürültü kirliliği olarak tanımlanan sorunların yol açtığı başlıca sorunlarda sıkıntı, algı dağınıklığı ve uyku bozukluğudur.. Özellikle kent alanlarındaki trafik, ulaşım araçları insanların hava kirliliği ve gürültüye maruz kalmasına yol açıyor.
Atık pillerinde insan sağlığına ve çevreye çok büyük zararları bulunmktadır. Piller civa, kadmiyum, kurşun, çinko, mangan, lityum, demir, nikel, kobalt gibi bir çok kimyasal maddelerden üretilmektedir.. Pillerin öylece çöplere atılması, dolaylı veya doğrudan ortama vermek, çevre açısından oldukça büyük tehlikeler yaratmaktadır. Pillerin içinde barındırmış olduğu bu metaller toprağa ve oradan ise yeraltı sularına karışabilmektedir. En önce toprak kullanılmaz hâle gelerek metallerin sebep olduğu su kirliliği, sudaki ekosistemi alt üst etmektedir. Burada etkilenen sadece su ekosistemi değil, aslında bütün ekosistemdir. Zamanla bu etkiler insanlar üzerinde de görülmektedir. İnsan ve doğa sağlığını etkilediği bildiğimiz pek çok kirletici madde, ilerleyen günümüz teknolojileri sayesinde denetim altına alınmaya çalışılmaktadır. Çevreye ve sağlığa etkileri henüz iyi bilinmeyen, yeni ortaya çıkmakta olan sorunlar da vardır. Buna örnek olarak ise elektromanyetik alanlar, çevresel faktörlerden kaynaklı bazı bulaşıcı hastalıklar gösterilebilmektedir. Dünyanın oluşumundan bu yana, çevre ve insan sağlığı; kasırgalar, yangın, sel, heyelan, kuraklık gibi benzeri doğal tehlikelerle karşı karşıyadırlar Ormansızlaşma, çevre kirliliği ve tüm bunların sonucu olarak karşımıza çıkmakta olan iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin azalması ise canlıların sağlığını sürekli tehdit etmektedirler.Tüm canlılar bu çevrenin içinde yaşamaktadırlar. Çevremizdeki besin kaynakları, su ve yaşadığımız ortamlar burada yer almaktadırlar. Yaşadığımız bu ortamların kirlenmesi ise sağlığımızı da şüphesiz doğrudan etkilemektedir. Çevremizde sağlığımıza etki eden diğer bazı etmenler; maruz kaldığımız radyasyon, fabrika atıkları, insan ve hayvan kaynaklı atıklardan kaynaklanmaktadır.
Gıda kirliliğinin insan sağlığına etki eden en önemli etkenlerden biri de gıdalardır. Gıdaların kirliliği sağlığımızı da olumsuz yönde etkiler. Gıdalar ise bu çevrenin kirlenmesinden etkilenir ler ve tüketime hazır hâle getirildikleri süreçte içinde geçtikleri her süreçte kirlenmektedirler. Günümüzde ise pek çok hastalığın sebebi gıda kirliliğinden kaynaklanmaktadır. Örneğin içme suyumuz ya da gıda zinciri yolu ile vücudumuza giren civa; sağırlık ve panik atak gibi nörolojik bozukluklara da neden olabilmektedir. Aynı zamanda merkezî sinir sistemimizin hasar görmesine ve de kansere yol açabilir. Karaciğer, böbrek ve beyin dokuları hasarı da yol açtığı hasarlar arasındadır. Tüm bunların yanında kromozomlarımıza da zarar vererek sakat doğumlara neden olabilmektedir..
Aynı zamanda hava kirliliği de sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Hava kirliliği diye tarif edilen; havada katı, sıvı ve gaz olarak bulunan yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı yaşamı ve ekolojik dengeye zarar vererek ya da yaşamdaki maddi nesnelerden yararlanmayı engelleyecek yükseklikteki miktar, yoğunlukta ve sürede atmosferde bulunması denilebilir. Havayı kirleten tüm bu etmenlerin çoğu solunum sistemimizi doğrudan etkilemektedir. Biz insanların yaşaması için ise temiz hava ve solunum kesinlikle olmazsa olmazdır. Bu yüzden oksijen sağlığımız için zorunlu etmendir.
Çevre Kirliliğinin Sebepleri
Trafiğe her geçen yıl daha fazla araç çıkmakta ve araçların yaydığı egzoz dumanları ozon tabakasının daha da incelmesine neden olmaktadır.
Kâğıt üretimi, toprak alanların genişletilmesi, hayvancılık alanları oluşturmak gibi sebeplerle ormanların yok edilmesi, ortama salınan oksijen miktarının azalmasına neden oluyor.
Fabrika bacalarından çıkmakta olan zehirli gazlar atmosferimizi kirleterek, havadaki oksijen oranını gittikçe azaltmaya devam etmektedir. Hava kirliliğinin artmasına, asit yağmurlarını oluşmasına yol açmaktadır.
Hastalık taşıyan hayvanların ortama yaydığı bakteriler ve virüsler, suya havaya karışmaktadır..
Fabrikalardan üretim aşamasının ardından atılan siyanür, fenol ve arsenik gibi toksik endüstriyel atıklar sulara karışmaktadır.
Tankerler ve borularla taşınmakta olan petrol, yaşanan türlü kazalar sonucu sulara karışmaktadır.
İnorganik tuzlar, yapay zirai mücadele ilaçları ve yine yapay organik kimyasal maddeler de sulara karışmaktadır.
Nükleer enerji santrali ve çeşitli nükleer deneme süreçleri, tıbbi içerikli üretimler ve çeşitli endüstri benzeri üretimler, radyoaktif madde içeriklere sahip hayvansal ürünler (et, balık, süt, vb.) ve bitkiler, insana ve yaşama zarar veren maddeleri de besin zinciriyle insanlarla birlikte diğer canlılara taşımaktadır.
Dünyamızda bir yandan çevresel kirlilik artmaktayken bir diğer yandan da kirliliğin insan yaşamına ve sağlığına olan etkileri önlenemez hâle gelmektedir. Diğer yandan bu artıklar çevresel kirliliğin daha anne karnından itibaren çocuğun yaşamını bile etkileyebilmektedir. Plastik içeren maddelerin zararları Amerikan Çevre Koruma Örgütü verilerine bakıldığında, ABD’de her geçen gün yaklaşık 10 kadar yeni kimyasal ürün kullanıma girmekte ve hâlen 87.000 kimyasal ürün günlük yaşamda kullanılmaktadır. Ülkemizinde aralarında bulunmakta olduğu gelişmekte olan ülkelerde, vücudumuzun hormon sistemini bozmakta olan maddelerin önemli bir bölümü ise plastik endüstrisinden kaynaklanmaktadır. Plastikler, artık günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmiştir. Oyuncaklar,emzikler, ambalajlar, şişeler, temizlik maddeleri, giyim, kozmetik bazlı sanayi, parfümler, spor malzemeleri, telekomünikasyon malzemeleri, bilgisayarlar, ev içinde kullandığımız malzemelerin hemen hemen hepsi ve otomobillerden uçağa kadar birçok sahada kullanılmakta olduğumuz plastik, doğamızda çok yavaş ve çok zor yok olmaktadır.
Bir yandan böcek ilaçları Doğada kullanımı her geçen gün hızla yaygınlaşan böcek ilaçları da insan ve çevre sağlığı bakımından tehlikeler taşımaktadır. Böcek öldüren kimyasal ürünlerin yaklaşık yüzde 60’ı hormonların bozulmasına sebep olurken, günümüzde ise yaklaşık 21.000 adet böcek öldürücü (spor sahaları, parklar, tarımsal alanlar, bahçeler vb.) insanlar tarafından kullanılmaktadır. Ergenlik yaşında yaşanan değişimin nedenini ise Bilim adamları şöyle açıklamaktadırlar; son yıllarda özellikle ergenlik yaşının erkene yaşlara inmesi ve boy kısalığının, hormonlarımızı olumsuz etkileyen etmenlerden gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Diğer yandan ise, şunu çok iyi bilmemiz gerekir ki çevresel kirlenme, doğa ve insan sağlığına direkt etki etmektedir Sağlıklı bir yaşamı sağlıksız bir çevrede sürdürmek mümkün görünmemektedir.
Çevre Kirliliğinin İnsan Sağlığına Etkileri
Hava kirliliğinde ise daha çok açığa çıkan gazlardan önde geleni sülfürdioksit, solumamız yoluyla sorunlarına yol açarak, akciğerimizdeki dokuları zedeleyerek zarar vermektedir. Monoksit ise sinir sistemimizin çalışmasını olumsuz etkilemektedir. Kurşun bazlı içerikler ise özellikle çocuklarımızdada beynin zararlarına neden olmaktadır.Ve yine bol miktarda ortmada bulunan nitrojendioksit, nefes almamızı güçleştirerek astıma da neden olmaktadır. İçme sularına karışan bakteriler, virüsler ve çeşitli kimyasal yapılar da, insan vücuduna girerek türlü çeşit hastalıklara da yol açabilmektedir.Radyasyonun ise vücudumuzu etkilemesiyle bağışıklık sistemimizi felce uğratarak ve insan vücudunda kanser hücrelerinin oluşumuna ve yayılımına sebep olduğu gözlemleniyor
Atık Karton ve kağıdın Geri Dönüşümü
Kâğıdın hammaddesi ise selüloz diye adlandırılan bir maddedir. Selüloz, bitkilerin hücre yapısının önemli bir bölümünü oluşturan, bitkinin güçlü ve sert olmasını sağlayan bir karbonhidrattır.İşte bu Selüloz, bildiğimiz kâğıdın da hammaddesidir. Kâğıt üretmenin iki yolu bulunmaktadır. Birincisi, ormanlardan ağaç kesmek ve İkincisi de atık kâğıtlardan yeniden işleme yöntemiyle geri dönüştürmektir.
Kâğıdın Geri Dönüştürme hikayesi adım adım
Atık kâğıt ve kartonları, evlerimizde ayrıştırırız ve onları atık kâğıt kutuları veya kumbaralarına atılarak bunu sağlarız.
Bu kumbaraların içleri dolunca, bu atıkları toplayan kamyon onları alıp bir tesise götürür ve bu tesislerde atık karton ve kâğıtlar, bir makinenin içinde kırpılmak suretiyle küçük parçalara ayrılmaktadır.. Sonradan da el değmeden bu atıklar otomatik olarak balyalanmakta ve taşımak kolay olsun diye sarılarak deste yapılmaktadır. Balya haline getirilmiş bu kırpık kâğıtlar, kâğıt üretilen fabrikalara götürülmektedir.. Kırpık dediğimiz bu kâğıtlar burada, hamur kıvamına gelene dek suyla karıştırılmaktadır Koyu kıvama gelen bu kâğıt hamuru, bir makinenin içinde hızlı bir şekilde döndürülerek zımba teli ve buna benzer parçalardan dibe çökertilmesi sağlanır. Bunun ardından bu hamurun, mürekkep, yabancı madde ve yapıştırıcı maddelerinden arınması için sabunla temizlenmektedir.Ardından gelen sonraki aşamada ise hamur, hareket halindeki bir tel perdenin üzerine püskürtülmektedir. Bu hamur silindirlerle sıkıştırılarak, kurutulur ve büyük bir top hâline getirilir. Artık böylece atık karton ve kâğıtlar kullanılarak yeniden üretim sağlanmıştır.
Ormanlar dünyamızın ve dünya üzerinde yaşayan bütün canlıların oksijen kaynağıdır. Dünyanın akciğerleridir. Ormanlar havada yer alan karbondioksiti alıp oksijene dönüştürüp, havaya oksijen vermektedirler. İnsanlar ve hayvanların, akciğerleri olmadan soluk almaları mümkün değilse, tam olarak dünyamız da ormanlar olmazsa soluk alamazlar. Ormanlar, yağmur ve karı, dalları, yaprakları, gövdeleri ve kökleri ile tutmak suretiyle, selleri ve taşkınları engellemektedirler. Ormanlar, toprakları da korur. Ağaçların kökleri olmasaydı, yağmur suyu toprakları da süpürür götürür. Nihayetinde kâğıt yapımı için ağaçları kesmek, insanın kendi geleceğine zarar vermesi anlamına gelmektedir.
Atık ve artık kâğıtları yeniden işleme yöntemiyle geri dönüştürmek:
Artık işe yaramayan artık ve atık kâğıtlar, yeniden hamur hâline getirilmek suretiyle geri dönüştürülmektedirler.. Böylece kâğıt üretimi amacıyla ağaç kesme zorunluluğu ortadan kalkmış olur.1000 kg kâğıt ve kartonun geri dönüştürülmesi yoluyla 17 ağacın kesimi önlenmektedir. Yani bir yandan 17 ağaç yaşamını sürdürmeye devam ederken, atık konumundaki kâğıtlar, yeniden kâğıt üretim amacıyla hammadde olmaktadırlar. Atıkların yeniden kâğıt elde etme amacıyla üretime girmesi, çevremizin de daha az kirlenmesine sebep olması anlamına gelir. Böylece hava kirliliği ise yaklaşık yüzde 84, su kirliliği ise yüzde 35, su kullanımı da yüzde 45 oranında azalmaktadır.
Metal Ambalaj Atıkların Geri Dönüşümü
Artık işe yaramayan ambalajları çöpe atma yöntemi yerine, evinizde, işyerinizde ya da okulunuzda ayrıştırdığınızda, bu atıklar yeniden üretime girebilmektedir.. Yani atık kumbaralarında biriktirilen atık karton, kâğıt, cam, plastik ve metal ve benzeri ambalajlar, yeniden metale, plastiğe, kağıda ve cama dönüşmektedir. Burada göreceğimiz şudur ki, kullanılmış metal, cam, plastik ambalajlar, çöp değildir ve değerli birer malzemedirler. Sırf bu nedenle dahi geri dönüştürülerek kazanılması oldukça önemlidir.
Metal kaplarda bulunan meyve suyunu içtikten sonra, metal kutusunu suyla çalkalayıp temizleyerek ve ezerek kapladığıı alanı azaltarak atık kutusuna atmalıyız. Metal ambalajı ezip küçültmeden kutuya atarsak çok yer kaplar. Atık biriktirdiğimiz kutu dolduğunda, öteki atıklarla beraber, sokağımızda bulunan ya da mahallemizdeki atık kumbaralarına götürmemiz bu süreci kolaylaştıracaktır.Buradan. Atık ambalaj kumbarasında bulunan metal ambalaj atık, öncelikle geri dönüşüm tesisine götürülürler. Orada ilk işlem, metal ambalajı, metal olmayanlardan ayırmaktır. Bunun için o tesislerde dev mıknatıs kullanılmaktadır. Metaller, bu mıknatıs tarafından çekilirler; böylelikle kapak benzeri metal sınıfına girmeyen yabancı cisimler geride kalmaktadır. Daha sonra metal ambalaj atıklar, hacimlerinin daha da küçültülebilmesi için özel makineyle sıkıştırılırlar. Böylece daha da kolay taşınabilirler ve daha da az yer kaplar. Sıkıştırılan metal ambalaj, parçalanarak öğütülür. Öğütülen bu parçacıklar, yüksek sıcaklıkta fırınlarda eritilme sürecinden geçirilir ve sıcak hâlden, metal bloklar elde etmek için kalıplara dökülürler.Burada elde edilen metal bloklar sıkıştırılmak suretiyle istediğimiz kalınlığa getirilirler. Atık metal ambalajımız, yeni metal ambalajların üretimi için hazırdır. Metale biçim verilerek işlenir. Biçimlendirilmiş olan bu metal ambalajlar, meyve suyu fabrikalarında dolum tesisinde doldurulur ve marketlerde raflardaki yerlerini alırlar. Atık metal ambalajın geri dönüşümünden sadece ambalaj değil; bisiklet, çöp kutuları, araba parçası ve daha çok malzeme üretilir. Metal, yapısı itibariyle yeryüzünü oluşturan türlü minerallerin saflaştırılması yöntemiyle elde edilir. Evlerinizde metalleri hem ambalaj malzemesi şeklinde, hem de mutfak gereci olarak farklı türlerde görebilmekteyiz. Alüminyum ve çelik. Konserve kutuları, İçecek kutuları, yemeklik yağ tenekesi alüminyum ambalajlar bu sınıftadır. Bıçak, çatal, kaşık, tencere, çaydanlık benzeri mutfak gereçleri de çelikten yapılmaktadır.
Plastik Atıklarda Geri Dönüşüm hikayesini artık çok iyi biliyoruz ki atık ambalaj kumbarasına attıǧımız kağıt, cam, metal, kompozit ve plastik ambalaj, çöp deǧil, deǧerli hammaddedirler. Bu atıklar, geri dönüşüm tesisinde işlenir ve yeniden kâǧıt, cam, metal, kompozit ve plastik türevi ambalaj üretilmesi için hammadde hâline getirilmektedirler. Bunun için gerekli en önemli adım, artık ambalaj atıkları kaynaǧında, yani evimizde, iş yerimizde ve okulumuzda ayrıştırmaktan geçecektedir.
Plastik ise ham petrol, kömür, gaz kökenli maddelerdir. Bu nedenle de çürümez, toprakta çözünmeleri zordur, biyolojik olarak bozulmaz bir yapıdadırlar. Bu ise doğada bozulmadan uzun süreler kalabilmeleri anlamına gelmektedir. Plastik maddelerin bozulmazlar ama canlı ve çevre sağlığını bozarlar. Bir yandan toprağı kirletirler diğer yandan da su kaynaklarını zehirlemektedirler. Doğada bulunan her canlıya zarar verebilirler, hatta ve hatta kimi canlıların ölümlerine yol açmaktadırlar. Şöyle düşünürsek: Plastik ambalajdan yapılmış bir şişe, göl suyunu kirletir ve O suda yaşamakta olan balıkları tehlike altına almış demektir. O balığı yiyerek beslenecek olan diğer hayvan ya da insan da aynı tehlike altındadırlar. Plastik atıklarla kirlenmiş bir toprakta yetişen salatalık, patates, domatesi, marulu, soğan veya naneyi yediğinizi düşündüğümüzde; bahsettiğimiz topraktaki zehir, doğrudan vücudumuza geçiyor. Plastik atıklar gibi diğer atıkları da neden çöpe atmamamız gerektiği konusunu umarım daha iyi anlattık.
Bütünleşik (kompozit) ambalaj; karton-kağıt, plastik, alüminyum ve benzeri gibi farklı malzemelerden katman katman bütünleşerek oluşturulur. Bu farklı katmanların ise birbirinden el yordamıyla ayrılması imkansızdır. Yani iç içe geçerek, yapışarak, birbiriyle bütünleşen malzemelerle yapılan bu tür ambalajlara bütünleşik ambalaj demekteyiz. Çeşitli malzemelerin beraber kullanılması suretiyle, içecek ve yiyecek daha uzun sürelerde bozulmadan saklamayı mümkün kılar.
Bu kompozit ambalajları Ayrıştırma ve Öğütmede yönteminde; birden fazla ve farklı malzemenin bir araya getirilmesiyle elde edildiği için, geri dönüşüm süreçleri de farklı aşamalar yoluyla oluşur. Geri dönüşüm tesislerine gelen bu kompozit ambalaj atıklar,önce ayrıştırma işlemlerinden geçirilme aşamasında kâğıt, alüminyum, karton ve polietilen kısımlar birbirlerinden ayrılırlar. Ayrıştırılan bu kısımlar öğütülüp, yeniden üretim amacıyla hammadde hâline getirilmektedirler. Bu kompozit ambalajın atığının geri kazandırılan kâğıt kısmı, kâğıt geri dönüşümü sürecinde bir dizi işlemlerden geçirilirler ve tuvalet kağıdı, kâğıt mendil ve oluklu mukavva benzeri ürünlerin üretiminde kullanılırlar. bu kompozit ambalajın atığının geri kazandırılan polietilen ve alüminyum kısımları, kalorifik değeri yüksek olduğu için, bazı fabrikalarda, enerji geri kazanımı amacıyla ek yakıt olarak ta kullanılmaktadırlar. Bu kompozit ambalajlardan mobilya da üretilmektedir. Bu değerli atıklar, öğütülme işleminden sonra, preslenip yani merdaneler arasından geçirilerek sıkıştırılıp suntaya benzer bir malzemenin üretiminde kullanılır.Bu ise sandalye, masa, kitaplık gibi ahşap mobilyaların yapımında kullanılırlar.Şimdiye dek üzerinde konuştuğumuz atıklar, evsel atıklar sınıfına girmektedirler. Atıklar elbette bunlardan ibaret deǧildir kuşkusuz. Sanayi üretimi ile ortaya çıkan hurda, kullanılmayan makineler ise endüstriyel atık grubuna girmektedir.
Kelimeler: İstanbul hurda fiyat listesi Güncel hurda fiyatları İstanbul hurda fiyatları Geri dönüşüm
ZAFER METAL GERİ DÖNÜŞÜM
Olarak, İstanbul başta olmak üzere tüm marmara bölgesinden Hurda Sarı alımı yapmaktayız.Firmamız geri dönüşümün ülkemize ve dünyaya sağlamış olduğu katkının bilince olarak hareket etmektedir. Yeriniz de hizmet veren zafer geri dönüşüm güçlü ve hızlı ekibi sayesin de hurdaların geri kazanılmasını sağlamaktadır. Güncel Hurda Demir fiyatları için bizlere 0533 433 88 29 nolu satın alma hattımızdan veya [email protected] mail adresimizden ulaşabilir, Hurda Sarı için fiyat ve bilgi alabilirsiniz.
Zafer Metal Geri Dönüşüm her zaman en yüksek kurdan Hurda Hurda Sarı almakta olup, ücretsiz ekspertiz ve nakliye hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz. Hurda Hurda Sarı için ekspertiz hizmeti talebinde bulunabilir, Hurda Hurda Sarı durumu ve değeri hakkında bilgi alabilirsiniz.
Bizlere danışmadan Hurda Hurda Sarı satmayın, Zafer Metal Geri Dönüşüm olarak sizlere hizmet etmek bizlere gurur vermektedir.
Hurda Sarı Alımı Yaptığımız İlçeler ;
Arnavutköy Ataşehir Avcılar Bağcılar Bahçelievler
Bakırköy Başakşehir Bayrampaşa Beşiktaş Beykoz
Beylikdüzü Beyoğlu Büyükçekmece Çatalca Çekmeköy
Esenler Esenyurt Eyüp Fatih Gaziosmanpaşa
Güngören Kadıköy Kağıthane Kartal Küçükçekmece
Maltepe Pendik Sancaktepe Sarıyer Silivri
Sultanbeyli Sultangazi Şile Şişli Tuzla
Ümraniye Üsküdar Zeytinburnu Hadımköy Gürpınar
Kumburgaz Yakuplu Selimpaşa
HURDA SARI
Yıllardan bu yana Türkiye tekstil sanayisine önemli katkılarda bulunan Rehan Grup; Polyester DTY, Polyester FDY, Polyester ATY, Polyester POY, Kesik Elyaf İplikler, Viskon İplikler, Pamuk İplikler, Rejenere Pamuk İplik, Katyonik İplik...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yıllardan bu yana Türkiye tekstil sanayisine önemli katkılarda bulunan Rehan Grup; Polyester DTY, Polyester FDY, Polyester ATY, Polyester POY, Kesik Elyaf İplikler, Viskon İplikler, Pamuk İplikler, Rejenere Pamuk İplik, Katyonik İplik...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yıllardan bu yana Türkiye tekstil sanayisine önemli katkılarda bulunan Rehan Grup; Polyester DTY, Polyester FDY, Polyester ATY, Polyester POY, Kesik Elyaf İplikler, Viskon İplikler, Pamuk İplikler, Rejenere Pamuk İplik, Katyonik İplik...
Yıllardan bu yana Türkiye tekstil sanayisine önemli katkılarda bulunan Rehan Grup; Polyester DTY, Polyester FDY, Polyester ATY, Polyester POY, Kesik Elyaf İplikler, Viskon İplikler, Pamuk İplikler, Rejenere Pamuk İplik, Katyonik İplik...