uzun zaman olmus :)
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
TVSTRANGERTHINGS
Misplaced Lens Cap
sheepfilms
Noah Kahan
Sade Olutola

if i look back, i am lost

ellievsbear

Andulka
occasionally subtle
Cosimo Galluzzi
🪼
RMH
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
NASA

Keni
Cosmic Funnies

seen from United States

seen from Italy

seen from Russia

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Saudi Arabia

seen from Greece
seen from United Kingdom
seen from Portugal

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@aprilingo
uzun zaman olmus :)

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ben çabalayan insan çok seviyorum. hatasını gören, kabul eden, gönül alan, dargın uyutmayan insandan razıyım. bana seni seviyorum demese de olur.
bana bunları yapmaya hiç hakkın yok ve bunları bana bir tek sen yapabilirsin. seni her gördüğümde harfleri birbirine kata kata yamuk yumuk alelacele bi cümle yazıp ortadan ikiye katlıyorum kağıdı. evriyorum, çeviriyorum, saklıyorum. sonra okuyamıyorum, açıp bakmıyorum. tüm hissettiklerimi sadece senin yüzünden, açık bir kitap gibi, ahiri sensin, evveli sen, sadece biraz seni, senin yüzündeki beni okumak istiyorum. sana karışmak, yüzüne baktığımda kendimi, kendime baktığımda seni görmek istiyorum. baktığım sırtın olsa bile, sende kendi gidişimi görmek istiyorum. seninle öyle ve benimle de böyle. tut ki bir yaratıldık, ayrı ayrı yanmak için bile ayrılmayacağız.
değişmeyen, evrilmeyen, her zaman sabit kalan, bir köşede yaralı kediler gibi kendi kendini iyileştiren, ağlasa da yalnız mutlu olsada yapayalnız. hiç gerçekten sevildiğini hissetmeyen, o kişi tamamen benim. bozuk saat kadar sabitim. bazen seni sevmek kadar sabitim. bazen sana kırgınlığım kadar sabitim. vazgeçişlerim kadar, kalbim kadar, hayal kırıklığım kadar, en az sen kadar sabitim. bir milim yerimden oynamıyorum. yenilik nedir bilmiyorum. uzun süredir terk etmek nedir bilmiyorum. kahroluyorum, mahvoluyorum ama bir milim ilerlemiyorum. ara ara canımı taşıyan bardağı deviriyorlar, tuz buz, sadece bakıyorum. hareket et, hareket et durma. terk et, yeniden doğ ya da en afillisinden bir sefer ama gerçekten geber, ölüp ölüp dirilme gerçekten öl, gömdür kendini ya da tokat patlat, kendine de vurmak dahil, ağla. bir şey yap. bir şey yap artık denmesini bekliyorum. çünkü kendi kendime bunu hiç akıl edemiyorum. sabitim. sanki çivilendim. o kadar köklüyüm.
bazı şeyler geçmiyor. upuzun bir nehir gibi, su gibi damarlarımda kırgınlık akıyor. sana, bana. seni sevişime, senin beni sevmeyişine, ilerleyemiyor oluşuma, geçemeyişime, kalamayayışıma ama elbet bir gün geçecek oluşuma. iç içe geçen parmaklar gibi, birbirimizden geçecek oluşumuza, beni senden geçecek duruma getirecek olan her şeye. sana. çok kırgınım. yalanlara, doğruların yedi ceddini siksinler en çok onlara kırgınım. beni sevmeyişine, Allah affetsin ama bu kadere bile dipten tırnağa çok kırgınım.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
seni özlüyorum, seni özlüyormuşum ben. ben gerçekten yanımda olup olmamanı umursamadan, sadece seni gören bir pencere isteyecek kadar özlüyorum. seni özlüyorum. çok geç fethedilmiş bir şehir gibi, çok geç fark edilmiş bir özlem içimdeki.
bir gün belki de her şey geçecek, birileri seni birilerini beni ya da biz birbirimizi kazanmaya yelteneceğiz, belki biz sadece zaruri birlikte olduğumuz kişilerizdir. bir araya gelmesi zorunda olmazsa bir daha hiç bir araya gelmeyen cinsten. ne ladar ağır, ne kadar fena ve ne kadar vefasız. tüm bunlar böyle olmasaydı nasıl olurdu, nasıl olurduk. binlerce kötü söz, duydun mu hiç, ben çok duydum, duymakla kalmadım durdum böyle dimdik. sonra çekildim bi kenara sokak sokak seni aradılar, ben bile bulamadım.
eskisi kadar üzülmüyorum, kahretmiyorum da kendimi ama yine beklemiyor değilim ama neyi beklediğimi bilmiyorum. beraber yaşayamıyoruz tamam ama ben sensiz de yaşayamıyorum. sadece senle böyle kalmak istemiyorum şimdi her şeyin üzerini örttüm ama nasıl nasıl çatırdadım, nasıl nasıl çatırdıyorum içten içe hala.
seni sevmek bir direniş, ihtilal, felaket ve çok güzel günler. hepsi bir arada, ne senle olmak ne de sensiz olmak, mükemmel bir kafa karışıklığı. ama çok güzel ama çok fena ama çok yıpratıcı ama çok cezbedici. dağlar omuzlarımda dalgalar içimde, sen en güzel kıyının başını çekiyorsun. sanki sadece seni sevmek bile beni bin fersah yukarı çekiyor.
şimdi ben, değişmeyen, evrilmeyen ve bir bozuk saat gibi bile günde iki kere doğruyu göstermeyen, sabitlik abidesiydim ya. ben artık ilerleyeceğim. koş olur mu, yetiş bana. adımlarım yavaşlar, yetiş bana.
Tepeden tırnağa kırgınım şu sıralar. Ne zaman değişmeye başlasam kendi içime çekiliyorum. Bazı şeyler bazen anlatılmaz. Deli zanneder, delirmenin eşiğine gelmeyen.Belli duyguları kaybettiğimi o kadar net hissediyorum ki, önce bir boşvermişlik oluyor, o olmadan da yaparım zannediyorsun, her şeyi ona verdiğini sonradan anlıyorsun. İnsan kendisinden çok, emek verdiği her şeyden pişmanlık duyar. Tonlarca ağırlığı koynuma bırakıp gittin ya gittiğin her yer sana ağır gelsin, başladığın her şey ayrılık getirsin. İnsanı insana küstüren, zorla konuştuğu duygularmış, olmayacağını anlayınca orada bırakmak lazımmış. Senin kalsın diye çabaladığın herkes, istisnasız herkes o anda gider. Aklı gider önce sonra duyguları.
bak, sen az önce kendini atmak ve sigara içmek arasında kaldığın balkonda üç dal yaktın ardı ardına. şimdi ise banyonun buz gibi zemininde öylece uzanıyorsun. neler oluyor, bitiyor yetişemiyorsun hiçbir şeye. boğuluyorsun her saniye. kimseye konuşamıyorsun, göz teması bile kuramıyorsun. ama bu yorgunluk var ya, senin boyunu geçeli çok oldu. altından kalkamıyorsun artık hiçbir şeyin. aynada gördüğün bedene hakaret edecek tüm kelimeleri tükettin. söylesene, o çakmağı hiç bedenine tutmak istememiş gibi nasıl gülebiliyorsun? gözlerin yorgunluğun kaç tonuna sahip, biliyor musun. mesela en son ne zaman yolmak ister gibi değil de sevgiyle taradın saçlarını, bilmiyorsun değil mi? bilmiyorsun. gözlerini dolduran bu satırları her şeye inat yazarken kendini güçlü zannediyorsun. ama değilsin. farkına var artık. gecelerin zehir oldu. uykun ise haram. her yastığa başını koyduğunda kendini boğma hissi yok oldu sanıyorsun ya sen, yok olmadı ve olmayacak. sen içindeki nefretin ateşiyle kavrulurken insanlara maskeler takıp güleceksin. ama artık buna bile hâlin yok. öylece boş duvarlara, sokaklara bakarak günler geçiriyorsun. seni bu denli boşluğa sürükleyen şeyin ne olduğunu bilmiyorsun. küçüklüğüne artık elini uzatmıyorsun, bağrına basıp sevmiyorsun. biliyorsun çünkü senin bağrın ateş. o çocuk orada yanacak. biliyorsun ve kendinden kaçıyorsun yalnızca. kendinden kaçarken ördüğün duvarları aşamıyorsun. o duvarlar senin nefes almana yardımcı olan gökyüzünü kapattı. o duvarların penceresi bile yok. sen ne yapıyorsun, kızım? kendine bir zindan yarattın, farkında değil misin? nefes alamıyorsun ama artık hayıflanmayı bıraktın. kendine bir kişilik yaratıp onun arkasına sığındın. kaba davrandın, kırdın, döktün, hiç kimseyle konuşmadın. kalpsizlik ile büyürken kalpsiz olmayı öğrendin. ilaçlara mahkûm bir bedeni gökyüzüne bile hasret bıraktın. eserin aynada, sana bakıyor öylece. kendinle gurur duymalısın, duyuyor musun yoksa gözyaşlarında boğuluyor musun?
İlk önce sana seni sevdiğini söyleyecek, senin için uğraşacak, seni mutlu edecek, sana sarılacak, seni öpücek, sana istediğin herşeyi verecek. Hediyeler alacak, seninle uyuyacak, gezecek, birlikte kahkahalar atacaksınız. Sonra yemek, sonra resim, herşeyi birlikte yaşayacaksınız. Ayakların yerden kesilecek, herkese onu anlatacaksın, hatta ondan başka hiçbir şeyi konuşmayacaksın. Onun sonsuza dek yanında olacağını düşünüp, onun için herkesi karşına alacaksın. Hayatı ondan ibaret gibi anlatacak ve yaşayacaksın. Gözlerinde kaybolacaksın, ellerini bırakmak istemeyeceksin, üşüdüğünde ona sarılmak isteyeceksin, kalbinin atışını hissedeceksin, kokusunu ciğerlerine kadar ezberleyeceksin. Ne zaman ne yaptığını, mimiklerini, kirpiklerini, ellerini aklına gelecek ne varsa bir bir aklına işleyecek hepsinin şekli şemali. Herşey güzel gidiyor diyeceksin, sonra bir şey olacak. Bir soğukluk girecek araya, bir umursamama, bir takmama. İşte o zaman yerden kestiği ayaklarınla çakılacaksın yere. Bir şey olmayacak vücuduna ama kalbin parçalanacak. Öleceksin her gün. Çünkü o senden bıkmış, artık başka tatlar arıyor olacak. Çünkü o, çoktan bir başkasıyla konuşmaya başlamış, senden kurtulmanın yolunu arıyor olacak. Sen mi ne olacaksın? Hayatına giren her insana onun sana yaptığı bu şerefsizliği ödetmeye çalışacaksın. Canı yansın isteyeceksin, senin mutluluğunu duysun, kahrolsun diye dualar edeceksin. Onsuz mutlu olabileceğini kanıtlamaya çalışacaksın, nefret ede ede seveceksin. "Bir gün bana gelirse asla dönmeyeceğim" yalanına kendini inandırıp, ama hep gelmesini bekleyeceksin. Sen mi ne olacaksın? SEN YAŞARKEN ÖLECEKSİN...
sonra, sonra sustum. saatlerce sustum hem de. avazım çıktığı kadar sustum. bir süre sonra artık konuşacak bir şeyim kalmadığını, kelimelerin ne kadar manasız olduğunu fark ettim. sessizliğin verdiği gürültüye alışmayı öğrendim. bu suskunluk benden çok şey götürdü. benliğimle vedalaştım. özümü kaybettim. fakat bunların da bir önemi kalmamıştı. insanlar susana kadar yanan kibrit gibilerdir, bir kez söndükten sonra aynı kibriti tekrar yakamazsınız. bir kez sustuktan sonra da eskisi gibi konuşamazsınız. eskisi gibi değildir artık. işte insan o anda parlaklığını yitirir, ışığını söndürür. benim ışığım söndü, benden fayda gelmez artık.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
artık yeter, diyerek gittim her yerden. arkamdan adımı seslenen kişileri yok saydım. bencilsem bencilim. ama daha fazla duracak gücüm yoktu. sana beni anla demeyeceğim çünkü anlamayacağını biliyorum. yaktığın sigarayı unutup daldığın zaman o sigaranın bitişini ve parmak uçlarını yakışını anlamayacaksın. gözyaşların akmasın diye aynaya bakamamak ne demek anlamayacaksın. sırf bir şeyler geçer umuduyla buz gibi havada ince kıyafetlerinle sokaklarca yürümeyi anlamayacaksın. gözlerine bakamamayı, bedendeki acının ruhtaki acıyı dindirdiğini düşündüğün kendine iyileşmeyecek zararlar vermek ne demek anlamayacaksın. sen bilmeyeceksin. anlatsam da nefesim tükenecek yalnızca. gözlerinde acıma duygusunu göreceğim, biliyorum. çünkü hep böyle oldu ve olacak. o yüzden susuyorum artık. aç karna içtiğim onlarca ilacı bakmadan düğüm olmuş boğazım ile yutuyorum. balkon köşesinde sigara bitiriyorum. ben bitiyorum.
onca fırtına ve koşuşturmaca arasında yazıyorum bu satırları. bilmiyorum şuan nerdesin, ne haldesin. bilmiyorum hangi kaldırım kenarında öylece duruyorsun. bedenin o kaldırım kenarında, gözlerin bambaşka diyarlara kucak açmıştır kim bilir. belki bir gün o kaldırım kenarında yan yana gelir yaralı ruhlarımız. belki göz göze gelirler. bir bilsen nasıl ihtiyacım var şuan başını göğsümde hissettmeye. öyle bir ağırlık var ki tam göğsümün üstünde ama sen yaslasan başını kalkar o ağırlık bilirim. ne zaman gelirsin çekip alırsın beni bu fırtınadan bilmiyorum. ruhumdaki yaraların bırakacağın sevgi buselerine çok ihtiyacı var. ruhum, kirli dünyanın bataklığına battıkça batıyor. ellerimi uzatıyorum parmak uçlarım kan kokuyor diye kimse tutup çıkarmıyor. nefeslerim yetmiyor artık beni yaşatmaya. çok gecikme olur mu? bana geldiğinde sana verebileceğim, hâlâ ilk günki gibi berrak kalmış bir ruhum olsun istiyorum. geldiğinde her bir yarandan öpeceğim. iyileştireceğim seni. sardığın sargı değil, damarlarında dolaşan kan olacağım. o güne kadar güzel kal sevgilim. gözüne yaş düşmesin. avuç içinden çokça.
Sana olan aşkımı sana söyleyemeyecek kadar korkak tüm dünyaya okutacak kadar cesaretliydim
Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak. Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz.. Sokağa fırlayacaksınız, sokaklar da dar gelecek. Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi. Ne denizin mavisi açıçak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü.. Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, Bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz.. Birileri size bi şeyler anlatacak durmadan. "Önemli olan sağlık", "Yaşamak güzel", "Boşver, herşey unutulur" Siz hiç birini duymayacaksınız. Gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksiniz. O'ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz. Hemde kalabalıkların arasında kaybolmak.. İkisi de yetmeyecek. Geçmişi düşüneceksiniz neredeyse dakika dakika, ama kötüleri atlayarak. Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz. Gittiğiniz yerlere gitmek, bu size hiç iyi gelmeyecek. Ama bile bile yapacaksınız. Biri size içinizdeki açıyı söküp atabileceğinizi söylese, Kaçacaksınız.. Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz.. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz. Herkesi ona benzetip, kimseyi onun yerine koyamayacaksınız. Hiçbir şey oyalamayacak sizi.. İlaçlara sığınacaksınız, bir kaç saat kafanızı bulandıran. Ama asla onu unutturmayan. Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren. Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek. Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz. Uyumak zor, uyanmak kolay olacak. Sabahı iple çekeceksiniz. Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksiniz. Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler.. Ölmeyi isteyip, ölemiyceksiniz. Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz. Nafile. Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek. Rüyalar göreceksiniz gerçek olmasını istediğiniz. Her sıçrayarak uyandığınız da onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz. Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz, aramayacağını bile bile.. Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek. Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlara, yüreğiniz burkulacak, canınız yanacak. Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz. Hayata dair hiç bişey yapmak gelmeyecek içinizden, onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız. Defalarca aradığı günlerin kiymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz. Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz. Onunla hiç bir anınınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek isteyeceksiniz. Ama bir umut... Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu.. Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak. Gel gitler içinde yaşayacaksınız
Onsuz geçen her vaktime sinirleniyordum. Gidemediğim onunda gelemediği saatlere hep öfke doluydum. Sesini duyduğum an bu öfke kaybolup giderdi. Bana bakışlarını gördüğüm an ruhum uçuyormuş gibi hissederdim. Onu dinlemeyi ve izlemeyi çok seviyordum. Bazen çok umursamadığım şeyler anlatsa da onları anlatırken ki mimiklerinde kendimi kaybettiğim için uzun uzun susardım. Açıkcası sesini tek başına duymaktan çok her zaman ona bakarken onu dinlemeyi daha çok sevmişimdir. Onu izlerken zaman veya dünya durmasa da benim için herşey dururdu.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
/
ve ben şimdi seni bir kitabın arasında solmuş gül gibi, bitmeye yüz tutmuş bir kalemin ucunda, penceremdeki çiçeklerin zehirli toprağında ve sayamadığım kadar çok birlikte yürüdüğümüz o ıslak kaldırım kenarlarında yaşatacağım. olur da bir gün kirli bi hançer o güzel yüreğine saplanacak olursa, ben o ıslak kaldırım kenarında oturmuş seni bekliyor olacağım. lütfen beni unutma.
koyunları saymakla dalamıyorum uykuya. bir gölgeyi sen sanmakla dalabiliyorum. çelişkiyi görmüyorum. sorgulamıyorum. düşünmeyi unutuyorum hatta ileri gidip düşünmeyi unutturuyorum. inanmıyorum. gözüm kapalı görmeyi öğrendim. senden değil. senden öğrendiğim şey şairlikti. hep derdim ya, ben şair değilim, diye. ben artık şairim. ben şair olmadım, şair olmak zorunda bırakıldım. boş edebiyat. ama son sözüm. bir rivayete göre her şair, birini bu şair olma yolunda kafasına çok takarmış ve bu kişiye 'meftun' demişler. seni kafama çok taktım. bu yüzden başım artık eğik. aklın kalmasın hiç.