yazdığım yazılar şahsıma aittir. zaqa ve türevi herhangi bir uygulamada paylaşılmasını istemiyorum. çalmayın.
Noah Kahan
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

blake kathryn
Monterey Bay Aquarium
almost home

★
todays bird
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

#extradirty
Cosmic Funnies
Cosimo Galluzzi
macklin celebrini has autism
Stranger Things
noise dept.
taylor price

tannertan36

if i look back, i am lost
One Nice Bug Per Day
sheepfilms
Xuebing Du
seen from Malaysia

seen from South Africa
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Switzerland
seen from United States
seen from Canada
seen from Jordan

seen from United States
@girifit
yazdığım yazılar şahsıma aittir. zaqa ve türevi herhangi bir uygulamada paylaşılmasını istemiyorum. çalmayın.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
nereden başlamalıyım, neresinden tutmalıyım hiç mi hiç bilmiyorum. sadece bir yerden başlamak gerek bunu biliyorum. yaşamak demek, kendini baştan yaratmak demekmiş, bak bunu çok net öğrendim. ıslak saçlarımın tenime verdiği ürpertiyi seviyorum ve her duştan sonra aynaya bakıp yaralarımın yerini tekrar tekrar zihnime kazıyorum. kendimi tekrar deşmiyorum ama unutmuyorum da. onlara bakınca mutlu insanlar görmüyorum, kendime bakınca bir boşluk görmediğim gibi. içimdeki boşlukların her birini benimsedim. bazen çok korkuyorum, neyden korktuğumu bilmeden çok korkuyorum. değişmişsin, cümlesini duymak artık boğazıma bir yumru bırakıyor sanki, yutkunamıyorum. geçeceğine tutunuyorum sıkı sıkıya. sakinleş kızım, geçecek. bazı geceler kâbuslardan uyanınca eskiden olduğu gibi telefona sarılmıyorum. kalbimin atışına inat sakin adımlarla yürüyüp yüzümü yıkıyorum, hareketlerime uyanan herayı kucağıma alıp su kaynatmaya iniyorum, bir fincan kahveyle balkonda saatler geçiriyorum. bu hissizliği, dinginliği sana nasıl anlatmam gerek bilmiyorum. beni anlamadığını biliyorum, sadece bazen konuşmazsam delirecek gibi oluyorum, susmak istemiyorum.
merhaba, beni tanır mıydınız. ben kendimi artık hiç tanımıyorum.
bazı gecelerin hiç sabahı olmayacak gibi hissetmekten alıkoyamıyorum kendimi. konuşuyorum. bak, durum öyle değil aslında sana yalan yanlış anlatmışlar, konu bu. benim anlatmam senin de anlaman lazım çünkü ben o gece ölüyordum. ve bu mecazi bir anlamda değil. hiçbir zaman değildi. bileklerimdeki ve boğazımdaki morlukların geçmiş olması iyileştiğim anlamına gelmiyor. anlaman lazım. yirmi sekiz temmuz iki bin yirmi dört. aşamadım ve aşamıyorum. yirmi seans terapi aldım, her gece içtim, uyku ilaçlarına düştüm, hastanelerde sabahladım. bana geçecek deme, geçmeyecek. bana artık yalan söyleme, kaldıramıyorum.
içtik ve sabahın beşine kadar konuştuk. ağlamadım ama çok kanadım. sesimin titrediği dakikalar oldu. hayatımda hiç bu kadar şeffaf olmamıştım. içime dokundum ve içimi parçaladım. ilerleyen saatleri bilmesen de olur. sadece ben, sana duyduğum nefretten nefes alamıyorum.
siz bilir misiniz, bir insandan sesini duyduğunuz an kusacak kadar nefret ettiniz mi hiç.
ben, olmaktan korktuğun her şeyim.
yıllar sonra kapını çaldığımda dediğin ilk şeyin “kahve mi, çay mı?” olmasını beklemiyordum. belki sen de beklemiyordun, emin değilim. belki de bir gün bu kapıyı tekrar çalacağımı biliyordun. hangisi olduğunu düşünmek istemiyorum. soruna verdiğim cevabı ikimiz de beklemiyorduk, düşünmeden söylemiştim: varsa eğer viski. şaşırdın, eminim. boş ve sabit bakışların değişmemiş, dedin. oysa iki gün önce parlıyorlardı, görmeni çok isterdim. yağmurlu bakışlarım sana ne söyledi bilmiyorum. içinin acıdığını görmedim, duygularını hâlâ çok güzel saklıyorsun. haklısın, hâla beş yaşında çocuklar gibi üzülüyorum. içim yanıyordu ama bunu bilmene gerek olmadığından sustum. suskunluğumun zehirli olduğunu söylemiştin bir zamanlar, seni zehirlediğim için özür dilerim.
bir şişe daniels var şimdi masada, iki bardak ve beş paket sigara. beni özlemedin çünkü acımı hiçbir zaman sevmedin. seni özlemedim çünkü insanların bana ayna tutuyor olmasından çok korkuyorum. sustuk, içtik, özür diledim, özür diledin. ne oldu da geldin, demedin. içtik, şişenin dibini görene kadar. susmadım, sen de ağladın. yıllar önce olduğu gibi gideceğimi biliyordun, bildiğin senaryoyu gerçekleştirdim, bunun için özür dilemeyeceğim. kendine iyi bak, düşersen eğer kapıma gel, sana ayıracak zamanım hep olacak.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
kimsesizlik artık iki kere üşütüyor beni.
düş ve kalk. sus ve kus. ne kadar içersen iç kendinden kaçamayacaksın, bilmiyor musun sanki. aptal, aptal, aptal.
kendimi alıp duvarlara vurmak istiyorum. kendime gelemiyorum, kendimi kendime getirmeliyim.
yol, çıkmaz sokaksa o duvarların hepsini yıkmalıyım. ağlayacaksam ağlamalıyım ama artık gülmeyi öğrenmeliyim.
uyumalıyım. uyanmalıyım ve doğan güneşi şans saymalıyım.
yapabilecek miyim.
bazı gerçekler var hayatta. sabah balkonda sigara içerken alt komşunun muhabbetine denk geldim, hayatın garipliğinden bahsediyordu. dumanı tüten kahvemden tek yudum dahi almamıştım ama içimin yandığını hissettim. garipti, fazlasıyla hem de. değiştiğimin farkında olan insanlar var çevremde, kimi ceset gibi duruyorsun diyor, kimi sakinleşmişsin diyor. hangisi olduğunu bilmiyorum, doğru cevabı bulmamı bekleme benden. yorgun muyum, fazlasıyla. yalnızca geçeceğine inanıyorum. tartışmıyorum ve bağırmıyorum. dinliyorum, çözüm arıyorum, gülüyorum. uzun zamandır ağlamıyorum. bunun literatürde bir ismi var mı bilmiyorum.
çiçekleri sevmeye başlıyorum, her sabah heranın yanımda uyanışına gülüyorum, evdeki sessizliğe alıştım artık yadırgamıyorum, bir müzik açıp yemek hazırlıyorum, hiç alışık olmadığım şeyler yapmaya çalışıyorum, kahvaltıyla aramı iyileştiriyorum sayılır, uyandığım anda vitaminlerimi içmeyi unutmuyorum ve her ay hastaneye uğruyorum, mezarlıkları sevmiyorum ama bazı mezardakileri çok özlüyorum, eskisi kadar acımasız değilim içimdeki çocuğu korumam gerektiğinin artık farkındayım, anneannemin dizlerine yatıp beni uyutmasını isteyeceğim yaşı çoktan geçtiğimi biliyorum, bazen gözlerinin içine bakıp çocukluğumu görür gibi oluyorum, geceleri üç sigara içiyorum, nefreti koynumdan kovuyorum, sana sesleniyorum; hayatı bu şekilde yaşanabilir kılabilir miyim bilmiyorum ama deniyorum. bu satırların tekrar kan kokmasından ise deli gibi korkuyorum.
merhaba, bilmen gereken şeyler var. unutulmayan şarkılar, şiirler olduğu gibi. yaralarımın iyileşmiş olması her bir yaranın yerini ezbere bildiğim gerçeğini değiştirmiyor. acım biraz yumuşuyor yalnızca. eskisi kadar acımıyor hatta hiç acımıyor bile denebilir. sanırım bu biraz canıma çarpıyor sonradan hiç çarpmamış gibi geçip gidiyor. kendimle olan savaşım ne durumda, onu hiç sorma. geçen aylara kıyasla fazlasıyla sakinim, geçen yıllara kıyasla bir nebze ölüyüm. hâla varım,
üç gün önce boş olan saksılarımdan birine yeni bir çiçek ektim, bir menekşe. hiç sevmem ama sevmeye çalışıyorum, toprağına umutlarımı gömmedim, suyunu eksik etmedim. aynaya baktım, saçımı düzelttim, hiç denemediğim bir göz makyajını denedim. biraz adım attım, biraz yatağımda yuvarlandım durdum.
geceleri sevmiyorum ama her gece ayaktayım. hiç yıldız yok, ay parıldıyor. çayın dilimi yakan demini artık sevmeye başladım. anlamıyorum ama anlıyor gibi yapıyorum. sevdiğim şeylere sırtımı dönmüyorum ve her gece kendime sarılarak uyumaya çalışıyorum. nasılsın.
her gece, cenin pozisyonunda, kendime sarılarak; sinemi bir tek kendime yaslayabiliyorum.
lütfen unutma, sevmek hiçbir şeye yetmez.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
üç tane papatya çayı içtim, kahveyi azalttım, sigaramı yaktım. sıcak suyun altında tenimi kazımak istedim, kirlilik hissiyatından kurtulamıyorum. bir nefeslik canım varmış, öyle diyorlar. bu ne demek, düşünmek istemiyorum. beni dinleme, anlamsız konuşuyorum. kelimeler küfür gibi akıyor parmak uçlarımdan. beni boşver,
sen uyu güzel çocuğum, rüyanda güzel şeyler gör. her şey geçecek, uyandığında yanı başında olacağım.
kendime iyi bakmamı söylüyor. gülüyorum, bakacağımı söylüyorum. ilk defa inanıyor, ilk defa doğruyu söylüyorum ve o, bunu çok iyi biliyor. birbirimizi kandırmaktan vazgeçtik, bu duvarlarımda pencere açmama yardımcı oldu. teşekkür ediyorum, sebebini sormuyor ama rica ederim de demiyor. yalnızca bakıyor ve gülüyor, gözlerinden geçen duyguları okuduğumu biliyor, kelimelere ihtiyaç duymuyor. kendini tanrılaştırmıyor ve ellerimi tutmaya çalışmıyor. ona minnet duymuyorum ve bunu da çok iyi biliyor. her zaman hem uzak hem de yakın bir mesafede yanımda olduğunu biliyorum. düştüğüm an onu aramayacağımı biliyor, aramamı bekleyeceğini biliyorum. bazı mesafelerin aşılamayacağını biliyoruz. sorun yok, kendimize iyi bakacağız.
seni gömdüler, ben sağımı solumu şaşırdım. ezbere bildiğim yollarda kayboldum. seni gömdüler, ben beş senedir sağım solum neresi şaşırıyorum.
özür dilerim, sadece seni çok özledim.
toprağına yeni bir menekşe ektim, gözyaşlarımla suladım, ona iyi bak.
acıyı yanıma değil de sırtıma aldığımdan beridir çok yoruyorum canımı. bilmediğim savaşlar içerisindeyim ve bunu nasıl anlatmam gerektiğini bilmiyorum. aynada gördüğüm bedene tahammülüm kalmamış gibi baktığımı söylüyorlar. yalan veya doğru. bilmiyorum, görmüyorum, duymuyorum. kimseyi o öyle değil bak böyle, diye düzeltmiyorum. kendimi bile düzeltemiyorum. takatim kalmadığını söylediler, yorulmuşum, canım acıyormuş, biraz durmalıymışım, nefes almalıymış. yapamıyorum, diye ağladım ama bu bizim sırrımız. uykuyu kimyasallara bağladım, umudumu uçurumdan aşağı attım. ben şimdi sancılar içerisinde kıvranırken boktan bir uykuya dalacağım, nefesim kesilerek uyandığımdaysa ilk kendimi arayacağım, bulamadığımda biraz ağlayacağım. yorgunum ve nefessizim. sırrımı sakla, acıyı artık sadece uzuvlarımda değil ruhumda da hissediyorum.
sen olsam yüzüme tükürürdüm.
ağzımda dönüp duran bir jilet var sanki. ne zaman konuşsam kanıyorum.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Gerçek ile yüzleş fırtına dinmez yalnız ölürüz
öyle demiyorlar
biliyor musun, fırtınalar dinmezmiş.
Gök gürlemiyor diye fırtına dindi mi sandın
fırtınanın dinmesini beklemek beni aptal yapar mı