Berdiga Kitap yakın zamanda yayın dönemine başlıyor.
İlk projemiz bir yarışma.
Herkesin katılabileceği bir yarışma düzenliyoruz! Yeter ki yazın, yeter ki sesinizi duyurmak isteyin. Bizler edebiyat için buradayız.
Detaylar için: www.berdigakitap.com

shark vs the universe
tumblr dot com
NASA
Mike Driver

pixel skylines
Cosmic Funnies
Today's Document
I'd rather be in outer space 🛸
🩵 avery cochrane 🩵
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Interview Vampire Daily
todays bird
Fai_Ryy

Game Changer & Make Some Noise
Noah Kahan
The Bowery Presents
h

tannertan36
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Spain
seen from United States
seen from Philippines
seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Sweden

seen from Australia
seen from Brazil
seen from Chile
seen from Türkiye
seen from São Tomé & Príncipe
seen from Saudi Arabia
seen from United States
@ahvalfanzin
Berdiga Kitap yakın zamanda yayın dönemine başlıyor.
İlk projemiz bir yarışma.
Herkesin katılabileceği bir yarışma düzenliyoruz! Yeter ki yazın, yeter ki sesinizi duyurmak isteyin. Bizler edebiyat için buradayız.
Detaylar için: www.berdigakitap.com

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Veda
Bir Veda Havası... Bir sene önce kimsek yine aynı kişileriz; bir sene önce yola nasıl çıktıysak yine aynı vaziyetteyiz; bir sene önce düşüncelerimiz neyse şimdi de aynı düşüncelerdeyiz. Görüşlerimizden, amaçlarımızdan, yaşantılarımızdan bir şey kaybetmedik, yitirmedik, değiştirmedik. Ve gördük ki biz bu yolda yalnız değiliz. Yalnız olmadığımızı görmek, bizi mutlu eden yegane şeydir. Ahval yola çıkalı neredeyse bir sene oldu. Bu bir sene içerisinde, yayıncılığın ne kadar zor olduğunu, dergiciliğin, fanzinciliğin ne kadar meşakkatli bir uğraş olduğunu, desteksiz bir şeyler yapmanın güzelliği bir yana, size destek veren insanların günden güne artmasını takip etmenin nasıl bir duygu olduğunu yaşadık, gördük, hissettik. Her yeni sayı öncesi birçok insanla iletişimde olduk, görüş alış verişi yaptık, olabildiğince çok insana nasıl ulaşırız sorusunu konuştuk, çözümler aradık, çözümler bulduk, bazen fanzini basamadığımız zamanlar oldu, bazen gündeme biz yetişemedik, bazen de hayat şartları bizi zorladı... Her şeyiyle dolu dolu bir sene geçirdik ekip olarak anlayacağınız, biz yaptığımız işten, çıkardığımız fanzinlerden gurur duyduk, her yeni sayı öncesi övündük sayıyı tasarladığımızda, bastığımızda, canlı kanlı elimize aldığımızda. Bu öyle bir duygu ki, inanın burada ne kadar yazarsam yazayım, tarif edilebilecek bir şey değil. Dayatılmış piyasa şartları ve kapitalizmin pompaladığı popüler kültüre bir alternatif olma yoluyla çıktığımız fanzin yolculuğumuzda, artık misyonumuzu tamamladığımızı, daha geniş kitlelere ulaşmanın yollarını, daha fazla insana hitap edip daha fazla insana alternatif bir edebiyat, sanat, politika vb. oluşumu yaratmamız gerektiğini düşünmeye başladık. Hali hazırda bu düşüncemiz yavaş yavaş şekillenmeye başladı ama hâlâ üzerinde çalışmamız gereken birçok şey var. Boş durmuyoruz, çalışıyoruz yani. Ahval Fanzin şimdilik veda ediyor ama yeniden geriye dönmek üzere, farklı bir forma ulaşmış, daha farklı bir fomata bürünüp yoluna devam etmek için bir süreliğine sizlerden izin istiyor. Ahval yeni şekliyle, farklı tasarımıyla ve her zaman taşıdığı muhalif kimliğini kaybetmeden yeniden sizle olacak. Bu süreç içerisinde bize ulaşabilir, görüş bildirebilir, fikirlenizi bizimle paylaşabilir ve oluşumuzda yer almak istiyorsanız, aramıza katılabilirsiniz. Her yanı umutsuzluk ve mutsuzlukla bezeli ülkemin güzel insanlarına Ahval adına teşekkür ediyorum. Dört bir yanımız sarılı olsa da umutsuzlukla, pislikle direnin, dayanın. Bu hayat, bu yarın bizimdir. Ahmed Arif’in dediği gibi: “Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne - üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan rüsva etme beni.” Ahval Fanzin adına Caner Almaz
7 sayımızı içeren kampanyamız için son duyuru. 10 TL'ye tüm sayılarımızı kapınıza yolluyoruz. Bilgi ve sipariş için: [email protected]
Cumartesi Anneleri ve Faili Meçhul Cinayetleri 7. sayısına kapak konusu olarak seçen Ahval Fanzin, raflardaki yerini aldı. Fanzinin Şubat sayısında aşağıdaki yazarlar yer alıyor:ÖyküSaniye KısakürekEzgi TekÖnder ÇelikMehmet Melih ÇelikSerap…
Kampanyamız sürüyor. Yeni çıkacak 7. sayımız dahil tüm sayılarımız 10 TL. Kargo da bizden!

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ahval Fanzin'den yeni yıl kampanyası! Çıkmış 6 sayımızla beraber çıkacak olan 7. sayımız, hepsi beraber 10 TL. Soru ve sipariş için: [email protected] Unutmayın ki fanzin ve dergiler edebiyatın olmazsa olmazıdır, atar damarıdır. Desteksiz olarak çıkan ve dayatılmış piyasa edebiyatına alternatif olan fanzin ve dergiler, sizin desteğinizle ayakta dururlar. Paket içindeki fanzinlerin içeriği şöyle: 1. Sayı: 1 Mayıs 1977 - Kanlı 1 Mayıs 2. Sayı: Soma Katliamı 3. Sayı: Sivas Katliamı ve Ethem Sarısülük 4. Sayı: 12 Eylül 5. Sayı: Kadına Yönelik Şiddet 6. Sayı: 17/25 Aralık 7. Sayı: Cumartesi Anneleri ve Faili Meçhul Cinayetler Fanzinler okuyucuyla var. "Biz buradayız sevgili okur. Sen neredesin?"
“ah kör kuyularda bul beni, bul beni bir sahilde çıplak – bir işkence gemisinde elektrikle ayık – bir kışlada kayıp anne, bir sokak başında, isimsiz yüzsüz bir kimsesiz mezarında ‘kaybedenler kaybetti’ yazan mezar taşının altında bul beni, anne bul beni Arjantinli annelerin arasında, Plaza de Mayo‘da, anne bul beni Galatasaray Meydanı‘nda; bul beni Ramallahlı annelerin, Gazzeli annelerin, anne bul beni Varşova gettosunda, anne bul beni Nico‘nun Bart‘ın İtalyan annelerinin gözlerinde, anne, bul beni, bul beni. anne bul beni bi sokakta, akranlarım bağırırken hala, anne bul beni bul beni bir sabah, bir sabah diyen adamın gözlerinde bul beni, o sabahı kuran kadınların sözlerinde, anne bul beni Ahmet Kaya‘nın gözlerinde. anne bul beni.”
Cumartesi Anneleri ve faili meçhul cinayetlere kurban edilenlere ithaf ettiğimiz 7. sayımızın kapağı.
Siz mağdur olmayı iyi bilirsiniz. Çünkü iktidarların, devletlerin fıtratında vardır mağduriyet. Siz mağdur olmayacaksınız da kim mağdur olacak efendim, lütfen buyurunuz, biraz daha mağdur olunuz. 1977 1 Mayısında karanlık ellerce silahlarla taranan insanlar, panzerlerin altında ezilen emekçiler mağdur olacak değil tabii ki. Onlar nihayetinde kamuya zarar veren, camları kıran, kaldırımları söken zevatlardır. Katillerin ve azmettiricilerinin bulunmasına, soruşturmanın ve kovuşturmanın devam ettirilmesine gerek yoktur. Üstüne üstlük Taksim Meydanı da bu gereksiz eylemlere kapatılmalıdır. Zira bu eylemler kamu düzenini bozan darbe teşebbüsleridir. İnsanlar sokağa çıkarsa, mağdur olma hakkınız sonsuzlaşır. Asker darbe yaparsa, siz mağdur olursunuz. Halk mağdur olmaz. Halka yaraşan ölmektir. Siyasetçiler mağdur olur. Bunu daha önce söylemiş miydik? Dünyanın tüm siyasetçileri, durmayın, mağdur olun! Gazi'de, Okmeydanı'nda, 1 Mayıs Mahallesi'nde insanlar kimliği belirsiz kişilerce öldürülür, bunlar sıradan vakalardır. Halk ayaklanmamalıdır, ayaklanırsa öldürülmelidir. Ne güzel devletsiniz siz, canlarım benim, 3 günde onlarca insanı öldürmek tabii ki hakkınızdır. Öldürün, öldürün, ayakta bir kişi kalmayıncaya kadar öldürün! Sivas'ta galeyana gelmiş masum müslümanlarca da insanlar öldürülebilir. Devlet galeyana gelmiş masum müslümanlara müsamaha gösterebilir sadece. Onlar dilediğince ayaklanabilir. Beyazıt'ta IŞID yanlıları dilediğince sopalarla, satırlarla öğrenci kovalayabilirlerken, en ufak öğrenci muhalif hareketinde mağduriyetinizi bürününüz efendim. Devletin bölünmez bütünlüğüne ve anayasal düzene karşı ayaklanmalardır çünkü bunlar! Yılanın başı ufakken ezilmelidir! Durmayın ezin. Durmayın yakın. Durmayın öldürün! Ezerken, yakarken, öldürürken de mağdur elbisenizi lütfen üzerinizden çıkarmayın, size çok yakışıyor efendim. 12 yaşındaki azılı teröristlere 13 kurşun tabii ki haktır. Durmayın parçalayın körpecik bedenleri efendim. Anaların eteklerine yakışır çocuklarının bedeni çünkü. Cansız bedenlerini analar tarladan toplar göz yaşlarıyla. Çocuk ekmiştir analar toprağa, ölüm toplarlar her gün. Kadının fıtratında vardır, ananın fıtratında vardır çünkü dert çekmek, cefa çekmek efendim. 15 yaşında 16 kilo kalarak devlet düzenine baş kaldıranlar yüzünden mağdur olunuz efendim. 19 yaşında, düşlerinde özgür dünyalar olan çocuklardan mağdur olunuz efendim. Siz mağdur olunuz, onlar ölsünler efendim. Dar ağacında sallanırken fidanlar, "Asmayalım da besleyelim mi?" diyerek mağdur olunuz efendim. Reyhanlı'da insanların sokaklarda parçaları dahi bulunamazken, siz yayın yasağı getirerek daha fazla mağdur olmanızın önüne geçiniz efendim. Daha fazla yol yapamadınız, daha fazla beton dökemediniz diye tabii ki mağdur olacaksınız efendim, aşk olsun, bunu herkes kabullenebilir, lütfen durmayınız, mağdur olunuz. Bizim ciğerlerimiz sönerken, daha fazla HES daha fazla nükleer enerji yaratamıyorsunuz diye, mağdur olunuz tabii ki efendim. Kendi ellerinizle devletin içine yerleştirdiğiniz güdümlü İslamcı teröristlerle çıkarlarınız çatışınca, onlarla savaşmaya başlayıp "Bizim kriptolu telefonlarımızı dinlediler!" diyerek tabii ki mağdur olunuz efendim. Toprak altında üç kuruş uğruna can verirken insanlar, yüzlerce metre mesafeden yere çakılırken asansörler, sular içinde boğulurken emekçiler, Van'da soğuktan tir tir titrerken depremzedeler kendinize bin odalı saray yaptırıp bunu konuşuyoruz diye mağduriyetinizi tabii ki haykırınız efendim. Zonguldak'ta kendi ellerinizle, Toki ile yaptığınız evlerin içinde boğularak ölen insanlar üzerinden siyaset yapılmasını eleştirerek, siyaset yapanlara nefretinizi tabii ki kusunuz efendim. Oturduğumuz yerden 9 adet cami sayabiliyorken, Çamlıca'nın tam göbeğine protokollü camiyi yaptırmanızı eleştirenlere "Bunlar din düşmanı!" diyerek tabii ki lafınızı çakınız efendim. "Benim başörtülü bacılarıma saldırdılar!", "Camide içki içtiler!" diyerek halkı kin ve düşmanlığa tabii ki sevk edebilirsiniz efendim. Bunlar olağan şeylerdir devlet için. Çünkü devlet, mağdur olmadığı yerde her hakkı kendinde görür! Başörtülü bacılarımızın her hakkını bağırış çağırış ararken, kendi inançlarını yaşamak istiyorlar diye diğer her inançtan insanları öteleştirdikçe ötekileştirin efendim. "Ağza alınmayacak şeyler söylediler, benim için afedersiniz Ermeni dediler!" diyerek haklılığınızı her parkurda kanıtlayınız efendim! Karadeniz'e yapılan sahil yolu için katledilen milyonlarca ağaca ses çıkartıldığında tabii ki mağdur olacaksınız efendim. Nihayetinde çevre mühendisleri ciddiye alınacak kişiler değildir, devlet üniversitelerinin araştırmaları da ciddiye alınacak araştırmalar değildir. Yaptığınız duble yollar ilk yağmurla çökünce de mağdur doğal olarak devlet olacaktır efendim, bunda itiraz edilecek ne olabilir ki? Mağduriyet devletin, hükümetin tabiatında vardır, durmayınız, mağdur olunuz. Nihayetinde Soma'da toprak altında kalan sizin taşeronlaştırdığınız işçiler mağdur olacak değiller. Onların fıtratında 'ölüm' var. Sizinkini biliyoruz ama bir daha tekrarlayalım, mağdur olunuz efendiler, doya doya mağdur olunuz. O kadar çok ki, geçmişimiz ve geleceğimiz sizin mağduriyetlerinizle o kadar dolu ve dolacak ki, biz yazmaktan yorulduk efendim. Ama biliniz, haklılığınızı hiçbir şey köreltemeyecek, müsterih olunuz, mağduriyetinize zeval gelmeyecektir! Ahval Fanzin
Bizim - sizin diye ayırmadan tutkuyla sevdiğin şeyleri paylaşmayı seçtin. Benzin biter, fanzin bitmez; Canım Cuma fanzin ruhunu tebrik ediyor.
afiliadam isim alanını boş bıraktığı isimsizfanzine'i ekibiyle beraber bu Aralık'ta 7. sayıya taşıyacak.
Aylık edebiyat, sanat ve kültür ihtiyacına yetişen ahvalfanzin raflarda yine yerini alacak.
Bu arada dposuer üçüncü sayısına taşıdığı gotcebi fanzinini bundan böyle İstanbul, İzmir, Ankara ve Eskişehir’e getiriyor. Bu ay kapak Vardal Caniş Su imzalı.
Kaynak: gotcebi

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Bütün bu nazlı beylerin, ne varsa ortalıkta say: Soysop, şeref, şarafat, oyun, düğün, konak ve saray, bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay; Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay… Yiyin efendiler yiyin, bu iştah sofrası sizin; doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin!” Ahval Fanzin’in Aralık sayısı haftaya raflarda.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yeni sayımız hazır!