Sigaram sönünce dudağımda anladım,
Yanandı ateş, dumanı ciğerimde harladım.
Düşündükçe düşündüm ve düştüm sonunda,
dipsiz bir kuyuda kabuk bağladım.
Mezarlığa gittim defalarca inan,
düşündüm ve düşündükçe düştüm,
boş bir mezar bulup içine.
Neden diye sorma, elimde hep kan var.
Kendi hayatımı yazdım bir pilot kalemle,
silinmez izi ki hep bir son var.
Dudağımda yaş var gözümden inen,
Hızlanıyor her bir dert bir kahırda.
Hayır ağlamıyorum canım benim,
gözümün ucunda var olan bu kum fırtınası.
Gözüme kaçan sensiz serap olan,
Yokluğunda oluşmuş bir vaha var.
Tutmam gereken sözüm var, şiir yazmamam gerek.
Lakin kanayan bir kalbi harbe soksan şiir bağırırdı titreyerek.
Kan tutardı kalbi inan, inanılacak bir yanı yok ama,
Kim inanırdı görmeden ? Bakarsan görürsün ben değil kalp şiiri çağıran.
Ben denizin içinde boğuldum,
öğretilerini düşündüm, düşündükçe yoruldum.
Bir gelsen dolardı içim enerjinle,
öğretilerini nasıl kullanırdım, küstüm çiçeği gibi soldum.
Sen aslında hep soldun içimde,
seni koruyacak o göğüs kafesime lanet olsun.
Kırıldı kaburgalarım, lime lime ettiler,
Doğum gününü kutlayamadan, bedenimi çürüttüler.
Sende gördün, sende duydun kan kokardı tenim,
üzülürdün biliyorum ama sen anlatmamı istedin.
Suçluları gördün gözünle,
sonra suçlu ben oldum aşk kokan gözlerinde.
Saat sabaha denk gelirken, sen kokardı ciğerim,
şimdi saat 5:40 ve bana lanet etti ciğerim.
Gözlerimse seni ararken, kabustan uyanıp,
şimdi kan doluyor torbalarım kabusuma uyanıp.
Şimdi karanlık çöktü gökyüzüne,
Tamam güneş doğdu ama ben varamıyorum gökyüzüme.
Camdan çıkıp seni görebildiğim kadar bağırdım,
Cevap gelmeyince içimde yakındım.
Ağır tavrına vuruldum harbimde,
Kanında demledin beni demime dem koydun.
Beline sarsam elimi, kolumu gerçekte,
Belin kadar incelerdim ve kırılırdım saç telinden.
Kaç delik açtın şu beden de ?
Her sözün bir mermi gibi delip geçerken sayamadım.
Duygularım kanasada, canım ağlasa da, gözlerim yansa da
Beni incitemezsin dedim sana sözüm var elini bırakmam.
Senden bana kalan bir atkı, ilk öpücük, ilk doğum günüm.
11 Ocak'ta yazılmış sen kokan o yazıydı, ilk kez tebessüm ettim.
İlk kez ağladım ben sevincimden, ilk kez teşekkür ettim.
İlk kez biri sevdi beni, ilk kez biri saydı, ilk kez sevdim.
Karamel rengiydi saçların ve tenin hafif esmer,
Ölüm akardı inan o parıltılı gözlerinden.
Sevecek kadar güzeldi için, sevilecek kadar özel.
Ölüme biat ettim, severek öldüm gözlerinden.
Attım kendimi uçurumlarından sonsuzluğa,
Tutan olursa aşk olsun ben çıkamam daha.
Kalsaydın yine aynı olurduk da,
Demek böyle olacakmış, sağolsun olduran da.
17 yaşına gireceksin sen bu gün,
ben 17'imi atladım 30'umda öldüm.
Bir şiir canını yakmıştı, yazmam diye yemin ettim.
Şimdi canımı yaka yaka şiir yazdım.
Düşünsene ölmüşüz, mezarlarımız farklı şehirlerde,
Beni gömmemişler, zaten ölüyüm diye.
Seninse toprağında çiçek bitmiş hemen en güzelinden,
Bense toprağına yatardım gübre olayım diye.
Aynı yerdeyim ben, aynı romanın aynı satırı aynı hecesi,
Tekrarı verilir ölümümüm televizyonda Temmuzun 17. gecesi.
Sigara yaksam da derdime çare mi var artık, yok yani tesellisi.
Nefessiz sevdim seni, can havliyle inan yanıyor sen diye diye içim.
Kanayan yarama tuz bassan bu kadar acıtmaz,
Yanımdan başkasıyla geçsen bu kadar acıtmaz,
severken ayrılmak farklı bir duyguymuş,
istediğimiz kadar uğraşalım başkasına anlatılmaz.
Ayağım kaydı düştüm resmen balkonundan,
sarkarken senle kurduğumuz hayallere.
Parçalandı tüm bedenim yokluğundan,
sararken yaralarımı alkolle aşkından.
Öl desen ölürdüm ben düşmeden,
Tamam suçlarımı kubullendim evvelden.
Ama bunu ben bitirmedim,
Korktum, yıldım sensizliği düşünmekten.
Sen hiç düşünmedin mi, korkar mı diye ?
Beni korkutmasaydın böyle olur muyduk ?
Engel olur muydu bu romana dağlar ?
söylüyorum düşün diye.
Hayallerimiz vardı, daha evlenmeden boşadın beni,
Ben hangi mezardayım ve şimdi sen kaçıncı celsedesin ?
Ben dirilirdim mezardan düzelirdi bir süre her şey,
peki bitince celselerin, nasıl devam edeceksin.
Ben sıkıldım. Senden değil duvardan,
Duvara bakıp, çığlıklarla susmaktan.
Lokmalarımı sensiz yutmaktan,
Mis kokan yataktan sensiz uyanmaktan.
Düşün diye yazıyorum yine defalarca düşün diye,
Bu adam seni sevmeseydi, hiç dener miydi böyle bir şey ?
Tabi cevap sana özel, öznel yargın.
İçimi açıp baktın mı hiç, gerçekten denedin mi ?
Sitem değil amacım inan, düşüncelerimi anlaman.
İşe yaramıyor artık ağlamam, yine de ağlamana katlanamam.
Seni kim üzerse şu dünya da, kim indirirse bir damla yaşını,
tepesine tüm dünyasını yığarım, göz yaşına değil, bir yaşına kıyamam.
Her tüneli kazdım, her yolda taşlandım.
Her zaman uğraştım, bir kere bile darlanmadan.
Sana gelen her yolda ne varsa,
Şu gözlerimin ucun da senin fotoğrafına bakarım, aldırmam.
Düşünsene benden vazçgeçtin tamamen,
bir başkasına bakabilir misin ben gibi ?
bir başkasına sarılır mısın ben gibi ?
Peki ben pes eder miyim sen gibi ?
Gittiğinde güneş battı ama sende kaldı güneş,
İnanmasan da, Allah'a emanet bana da kaldı kıyamet.
Yine de helal et, hakkın çok üzerim de,
sen öğrettin bana, bu yol ölümle aramda delalet.
Ölümden bahsetme deyip beni tam bin yerimden vurdun.
Oluk oluk kan içindeyken ben bir de yüzüme vurdun.
Gitmek çözüm değil, bunu sende biliyorsun.
Ben son damla kanımla seni hala seviyorum.
Şizofrenim diye korkuyordum, beni tersine inandırdın.
Aynı yolda yürüdük, aynı sıkıntıları çektik.
Aynı yerde ıslandık, aynı anda sevdik.
Bi anda uykumdan uyandırdın, bundan sonra uykularım kaçar..
Ben aslında hiç uyanmadım rüyamdan,
Sen hep öldün, ne kadar çabalasam da ellerim de kan var.
Hemde çok kan var, hayaller altında kalan binalardan,
binalar üstüne çöken dünyalardandır ellerimde ki kan.
Aklımda geçmedi değil intihar etmek,
Sonra düşündüm düşündükçe düştüm gökdeleninden.
Gökyüzüm çökünce tepeme intihar etmek,
Göçük altında ölene tuhaf gelirdi, cidden.
Niye gittin diyebilecek sebebim yok,
elimden alıverdi engeller seni.
Sol yanımdan çokça deşti engeller benim.
Yıkmaya çalıştıkça hepsi üstüme geldiler.
Yıkıldım hayallerin üstüne,
üstüne, üstüme geldi hepsi be,
üstelik ben üstteyken üzüldüm,
üzgünüm üstelik üstüne..
Ne desme belki boş ama inancım var,
senin bana bağlılığına inancım var.
Sen istediğin kadar nefret et,
içinde hala nefretten öte sevgi var.
Üzgünüm uzun uzadıya uzadı kıtalar,
kıtaların ardına devrilecek kalem var,
kalemi tutmaktan yorulmayan,
kalimin ardına selam ver bir ben var.
Biliyorum ben, bitecek olsaydı başlamazdın,
gidecek olsan zaten uğramazdın.
Ki gitmek istesende zor,
Ben bırakmam, yorma kendini, uğraşma boşuna.
Sen gel, bana engelden bahsetme,
Ben seninle buluşmadan bir gün önce peltektim.
Bu konuşmama engeldi, hep alay ettiler,
Ben engelimi senle yok ettim.
Var ettin beni, bir iskeletten,
kızardın ölümden bahsetmemden.
Sebebi belki ölü bulmandandır beni,
Bende korkuyorum tatlım rüyamda değil, içimde öldürmekten seni.
Canın yandığı için bir şiirden,
şiirden nefret eden bir şairi sen,
ellerinle su altında boğmaya çalışma.
Aklıma sığabildiğince şiir alırım yanıma.
Belki saçmaladım biraz,
Belki yoruldum, belki usandım,
belki karardım, bilki senin için yanandım.
Rum ateşine döndü içim, suyla sönmüyor su daha da harlar.
Bahsettim ya, sensizlikten oluşan yokluk vahasından.
İnan var olacağını bilsem bir anda,
Atımı sürerim saç telinden, yokuş koşarım
sen olan hiç bir seraptan uyanmam.
13 ekim, demiştim sana doğum tarihim,
ve bir daha doğmayacak olmamın fikri,
Yıpratıyor içimi, düşünmek istemiyorum.
Ekim ayında ölen ahirim.
Bilki başka çarem olsa denerdim,
ben sadece yükünü hafifletmek istedim.
Üzgünüm üstüne binlercesini yükledim,
Yine her şeyi mahvettim.
Ciddiyim artık iyi değilim,
bir şeyler hep eksik gibi.
Psikolojim yok oldu artık,
Ben deliyim, harbi psikotiğim.
Gecenin ikisi olmuş hala uyumadım,
çünkü uyusam bilirim bir kabusa uyanırım.
Ya da tam tersi hale geldi artık,
kabuslar bana uyanır.
Sen beni yine istemesende bilirsin hep yanındayım,
Beni yaraladığın günden beri hep kanımdasın,
Çentik var kalbimde, evet o senin adın.
Yanımda olmasan da ben zaten deliyim, varsayarım ki yanımdasın.
Sen gittiğinden beri mezar kazan biriyim,
Güneş ışınlarının son vurduğu kişiyim.
Ay'a sen diye seslenip,
Sabah güneşe doğdu diye küfrederim.
Sadakatimi sorgulama,
ben her yolu teptim geldim,
ben her engeli aştım sevdim,
ben her defasında yine sen dedim.
Vur, kır, parçala istersen uzaklaş,
ama sen bi adım gitsen ben sana gelirim
Ardı ardına atılan hızlı adımlarla,
İstersen en uç noktama kaç, bende koşarım ardından.
Bilirsin beni, bende pes etmek diye bir şey yok.
Bunu bana sen öğrettin, pes edene bu düzende yer yok.
Biz bitmedik, biz pes etmedik, inanın ne olursunuz,
Sadece o yük altında kaldı, devam etmeye hiç mecali yok.