Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
"Her şeyin bir cilâsı vardır. Kalbin cilası Allah'ı zikretmektir."
Ebü'l-Leys es-Semerkandi Rahmetullahi aleyh der ki:
"Şunu bil ki Allah'ı zikretmek amellerin en faziletlisidir. Çünkü Allah Teâlâ diğer ibadetler için belirli bir vakit ve belirli bir miktar koymuşken, zikir için ne bir vakit ne de bir miktar tayin etmemiş, bunun çokça yapılmasını emretmiştir. “Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin.” Yani Allah'ı bütün hâllerde zikredin demektir.
Bütün hâllerde Allah'ı zikretmek şu anlama gelir: Bir kul mutlaka şu dört hâlden biri içinde olur: (1)-Taat, (2)-masiyet (günah), (3)- nimet, (4)-şiddet (sıkıntı). Eğer kul ibadet ve taat hâlinde ise, böyle bir nimeti kendisine bahşettiği için Allah'a şükretmeli ve ibadetlerinin kabul edilmesini Rabbinden istemelidir. Eğer kul günah işleme durumunda ise, Allah'a dua edip kendisini bu hâlden uzaklaştırmasını istemeli ve yaptıklarına tevbe etmelidir. Nimet içinde ise, Allah'a şükretmek suretiyle zikrini ifa etmelidir. Sıkıntı içindeyse, sabır göstererek Allah'ı zikretmelidir.
Allah'ı zikretmekte beş güzel haslet vardır:
(1) Zikirde Allah'ın rızası vardır.
(2) Zikir ibadetlere karşı istek ve şevki artırır.
(3) Zikir insanı şeytandan korur.
(4) Zikir kalbi yumuşatır.
(5) Zikir günahlardan uzaklaştırır."
Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü'l mülkü ve lehü'l hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.


















