Filli Boya muhteşem bir 8 Mart filmi yayınladı
YOU ARE THE REASON
RMH
Interview Vampire Daily
sheepfilms
★

blake kathryn
macklin celebrini has autism
Cosimo Galluzzi
ojovivo
noise dept.
NASA
taylor price
🪼
Not today Justin
cherry valley forever
Jules of Nature

roma★
EXPECTATIONS
I'd rather be in outer space 🛸
seen from Canada
seen from Spain

seen from Malaysia
seen from China
seen from United States

seen from T1

seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from United Kingdom

seen from Georgia

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Brazil

seen from Romania

seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from Brazil
@unkownsomebody
Filli Boya muhteşem bir 8 Mart filmi yayınladı

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
İyi ki varsın Cumhuriyet!
Kalpten derin ağrılarımız var, geçmez. Ama unutma ! Kalp kırılması'nın çıkardığı sesi duyan vardır . Kimse anlamadı , kimse bilmedi , kimse duymadı, Ama unutma ! Allah bilir, Allah duyar .
Hasan çep (via nazender)
insanların arkasından atıp tutup sonra da "bak yanındayım" pozlarınıza bitiyorum.
binlerce yaptığın iyilikten sonra yaptığın tek hata insanı kötü yapmaya yetebilir, bu insanoğlunun nankörlük hastalığıdır.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ben artık kimseye değer veremiyor, kimseyi benimseyemiyor, kimseyi sevemiyor, kimseyi umursayamıyorum. sizde de durum böyle mi?
18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ
Onlar ki; Çanakkale'de canlarını verdiler bölük bölük, kanlarını akıttılar oluk oluk!
Kol, baş, bacak verdiler hiç düşünmeden, gövde, el, ayak verdiler çekinmeden…Sömürgeciliğe karşı Dünya'ya direndiler!
Katliam olup, ölüm olup üstlerine yağan ,makinelı tüfek kıyımlarında yerlere serildiler.
Toprak pembeye, kırmızıya boyandı etten, kandan!“Cephaneleri tükendi , yürekleriyle savaştılar!”
Sömürgeci, emperyalist Haçlılar gururla, güç ve gövde gösterisiyle, küstahlıkla Deccal ordusu gibi saldırdılar!Hasta Adam'ın halsizliğine güvendiler!Fakat geldikleri gibi değil; azalmış - tükenmiş, yenilginin en büyüğünü tatmış olarak döndüler…
Tüm şehitlerimizi minnet, rahmet ve saygıyla anıyorum…
Yönetmenliğini Gökhan Oğuztimur'un -kendisi hocam, abim olur - yaptığı, set asistanlığı ve oyunculuğu benim yaptığım projemiz… 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitlerimizi saygıyla anıyoruz…
Rüyalarımın fotoğrafını çekebilseydim seninle bir sürü anımız olacaktı.
Kadınlar gününüz kutlu olsun!
Saatin tik-tak sesleriyle yalnızlığımı ölçüyorum, Empatiyle kurarak da insanlığımızı.
Tarih: 08.03.2017
Ben bugün; Münevverim, Fatma’yım, Özge Can’ım, Songül’üm, Kader’im, Kaderimde yazmayan şekilde katledildim. Zehra’yım, Seda’yım. Ben bugün kadınım, bu dünya da yaşamaya çalışmaktayım.
Yıl 2010: 180 Yıl 2011: 121 Yıl 2012: 210 Yıl 2013: 237 Yıl 2014: 294 Yıl 2015: 303 Yıl 2016: 328 ‘’Bu nedir?’’ dersiniz. Kadın cinayet sayısı, bazılarına göre ülkenin başarı grafiği. Yazık bize. Yazık size. İnsanlığımıza yazık. Sözde ağzımızda demokrasi davası, peki kim ödeyecek bu canların hesabını? İnsanlığımıza dair parçalarımız nerede? Ben söyleyeyim, 1673 kadının mezarında ve hatta daha basının açıklamadığı binlerce kadının mezarında. Öldürdünüz, yetmedi tecavüz ettiniz, yetmedi yaktınız, yetmedi vurdunuz, yetmedi kestiniz. Taciz ve tecavüzde tüm dünya bizi ayakta alkışladı, yetmedi size, ne yaptınız? Çocukları evlendirdiniz, ne yaptınız? Oyuncaklarını elinden zorla aldınız. Neydiniz siz? İnsan mı, Müslüman mıydınız siz? ‘’Cennet, annelerin ayakları altındadır.’’ Demedi mi bize, peygamber? Siz insan mıydınız? Neydiniz lan! Erkek misiniz, bir kadını katlediyorsunuz? İnsan mısınız ki, birine tecavüz ediyor, yakıyor ve öldürüyorsunuz. Merak ediyorum, bir gün Tanrı’nın huzuruna çıkınca ne yapacaksınız? Hayatı zindan ettiniz, kadınları katlettiniz. Bunlar yetmedi insanlığımıza, savaşlar açtınız. Kadınları, çocukları, yaşlıları, gencecik insanların canlarını aldınız. Yetmedi, katliamlar yaptınız. Sizler insansanız, ben insan olmak istemiyorum. Bir söz vardı, kimin söylediğini hatırlamıyorum. ‘’Eğer dünya da barış istiyorsak, uluslar arasında bir barış olmalı. Eğer uluslar arasında bir barış istiyorsak, şehirler arasında bir barış olmalı. Eğer şehirler arasında bir barış istiyorsak, komşular arasında barış olmalı. Komşular arası barış istiyorsak da evde bir barış olmalı. Evde bir barış olabilmesi içinde kalplerde barış olmalı.’’ Bakıyorum da bu söz size çok uzak, niye mi? Kalbiniz yok sizin. Hepiniz cani yaratıklar haline geldiniz. Siz insanlığınızdan utanıyor musunuz? BEN UTANIYORUM! SİZİN YÜZÜNÜZDEN.
Hepinizin ağzında bir barış lafı var. Barış… ‘’Barış için savaşmak, bekaret için sevişmeye benzer…’’ Size bakıyorum da gülüyorum, milyonlarca yalancı. Kendine insan diyor, çalıyor, öldürüyor, yağmalıyor. Ben Fatih’in torunuyum, Konstantin’i alıp insanlarına dokunmayan… Ben Atilla’nın torunuyum, Tanrı’nın kılıcı olup adaleti sağlayan… Ben Mustafa Kemal Atatürk’ün torunuyum, kadınların sayılmasını sağlayan, insanlığa insanlık dersi veren… Sizler nesiniz peki? Aç gözlü kapitalist pislikler. Sizler nesiniz peki? Sadist, tecavüzcü haysiyetsizler. Çıkarlarınız uğruna insanlar vurdunuz. Doğruları söyledi Fidan’ları astınız, Nesin’leri yaktınız. Şimdi soruyorum size, nesiniz? kimsiniz? Sadece Türkiye’ye değil bu sorum, Dünya denen gezegenin her tarafına. NESİNİZ SİZ, KİMSİNİZ? Tanrı bile pişmandır sizi yarattığına. Sizlerle empati kurarak insanlığımı ölçmek istedim. Fakat, sizin gibi yaratık olmayı beceremedim, üzgünüm… Bence hepimizin sorması gereken sorular var kendine. Bazen düşünüyorum, bazılarının yapamadığını bilerek. Tanrı bizleri yaratmasa nasıl olurdu? Şeytan, Tanrı’ya karşı çıkmasa neler olurdu? Sonra sizlere bakıyorum, yani bazılarınıza ve sonra tiksiniyorum. Hepinizin üstüne öfkemi kusmak istiyorum. Ancak sizden bir farkım kalmaz diye yapamıyorum. Ben sizler gibi kötü birisi olamıyorum. Bir gün umarım, bir yerlerde insan olduğunuzu hatırlarsınız. Bir gün umarım, bir başkasının bakış açısıyla bakarsınız. Çağımızın büyük sorunlarından biri: ‘’Din afyonu ile uyutulmamızdır.’’ Tanrı kitaplar yazdı, onları okumadınız. Ne yaptınız? Bazı insanlara inandınız. Güzellikten uzaklaştınız. Dönüp başa sarmak istiyorum bu hayatı, insanların öldürülmediği bir yere. Silahlar, kurşunlar, bombalar hepsi kirliliktir. ‘’Söylesene Vera, çocuklara sıkılan hangi kurşun kahpe değildir?’’ Bir gün görebilme ihtimalinizi sayarak konuşuyorum. Düşünün. Dünyaya günahtan başka şeyler de bırakırsınız. Zor sizin için biliyorum, ama yaparsınız. Belki güneş tersten doğunca, belki yerle gök birleşince…

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kadınlar gününüz kutlu olsun!
Saatin tik-tak sesleriyle yalnızlığımı ölçüyorum, Empatiyle kurarak da insanlığımızı.
Tarih: 08.03.2017
Ben bugün; Münevverim, Fatma’yım, Özge Can’ım, Songül’üm, Kader’im, Kaderimde yazmayan şekilde katledildim. Zehra’yım, Seda’yım. Ben bugün kadınım, bu dünya da yaşamaya çalışmaktayım.
Yıl 2010: 180 Yıl 2011: 121 Yıl 2012: 210 Yıl 2013: 237 Yıl 2014: 294 Yıl 2015: 303 Yıl 2016: 328 ‘’Bu nedir?’’ dersiniz. Kadın cinayet sayısı, bazılarına göre ülkenin başarı grafiği. Yazık bize. Yazık size. İnsanlığımıza yazık. Sözde ağzımızda demokrasi davası, peki kim ödeyecek bu canların hesabını? İnsanlığımıza dair parçalarımız nerede? Ben söyleyeyim, 1673 kadının mezarında ve hatta daha basının açıklamadığı binlerce kadının mezarında. Öldürdünüz, yetmedi tecavüz ettiniz, yetmedi yaktınız, yetmedi vurdunuz, yetmedi kestiniz. Taciz ve tecavüzde tüm dünya bizi ayakta alkışladı, yetmedi size, ne yaptınız? Çocukları evlendirdiniz, ne yaptınız? Oyuncaklarını elinden zorla aldınız. Neydiniz siz? İnsan mı, Müslüman mıydınız siz? ‘’Cennet, annelerin ayakları altındadır.’’ Demedi mi bize, peygamber? Siz insan mıydınız? Neydiniz lan! Erkek misiniz, bir kadını katlediyorsunuz? İnsan mısınız ki, birine tecavüz ediyor, yakıyor ve öldürüyorsunuz. Merak ediyorum, bir gün Tanrı’nın huzuruna çıkınca ne yapacaksınız? Hayatı zindan ettiniz, kadınları katlettiniz. Bunlar yetmedi insanlığımıza, savaşlar açtınız. Kadınları, çocukları, yaşlıları, gencecik insanların canlarını aldınız. Yetmedi, katliamlar yaptınız. Sizler insansanız, ben insan olmak istemiyorum. Bir söz vardı, kimin söylediğini hatırlamıyorum. ‘’Eğer dünya da barış istiyorsak, uluslar arasında bir barış olmalı. Eğer uluslar arasında bir barış istiyorsak, şehirler arasında bir barış olmalı. Eğer şehirler arasında bir barış istiyorsak, komşular arasında barış olmalı. Komşular arası barış istiyorsak da evde bir barış olmalı. Evde bir barış olabilmesi içinde kalplerde barış olmalı.’’ Bakıyorum da bu söz size çok uzak, niye mi? Kalbiniz yok sizin. Hepiniz cani yaratıklar haline geldiniz. Siz insanlığınızdan utanıyor musunuz? BEN UTANIYORUM! SİZİN YÜZÜNÜZDEN.
Hepinizin ağzında bir barış lafı var. Barış… ‘’Barış için savaşmak, bekaret için sevişmeye benzer…’’ Size bakıyorum da gülüyorum, milyonlarca yalancı. Kendine insan diyor, çalıyor, öldürüyor, yağmalıyor. Ben Fatih’in torunuyum, Konstantin’i alıp insanlarına dokunmayan… Ben Atilla’nın torunuyum, Tanrı’nın kılıcı olup adaleti sağlayan… Ben Mustafa Kemal Atatürk’ün torunuyum, kadınların sayılmasını sağlayan, insanlığa insanlık dersi veren… Sizler nesiniz peki? Aç gözlü kapitalist pislikler. Sizler nesiniz peki? Sadist, tecavüzcü haysiyetsizler. Çıkarlarınız uğruna insanlar vurdunuz. Doğruları söyledi Fidan’ları astınız, Nesin’leri yaktınız. Şimdi soruyorum size, nesiniz? kimsiniz? Sadece Türkiye’ye değil bu sorum, Dünya denen gezegenin her tarafına. NESİNİZ SİZ, KİMSİNİZ? Tanrı bile pişmandır sizi yarattığına. Sizlerle empati kurarak insanlığımı ölçmek istedim. Fakat, sizin gibi yaratık olmayı beceremedim, üzgünüm… Bence hepimizin sorması gereken sorular var kendine. Bazen düşünüyorum, bazılarının yapamadığını bilerek. Tanrı bizleri yaratmasa nasıl olurdu? Şeytan, Tanrı’ya karşı çıkmasa neler olurdu? Sonra sizlere bakıyorum, yani bazılarınıza ve sonra tiksiniyorum. Hepinizin üstüne öfkemi kusmak istiyorum. Ancak sizden bir farkım kalmaz diye yapamıyorum. Ben sizler gibi kötü birisi olamıyorum. Bir gün umarım, bir yerlerde insan olduğunuzu hatırlarsınız. Bir gün umarım, bir başkasının bakış açısıyla bakarsınız. Çağımızın büyük sorunlarından biri: ‘’Din afyonu ile uyutulmamızdır.’’ Tanrı kitaplar yazdı, onları okumadınız. Ne yaptınız? Bazı insanlara inandınız. Güzellikten uzaklaştınız. Dönüp başa sarmak istiyorum bu hayatı, insanların öldürülmediği bir yere. Silahlar, kurşunlar, bombalar hepsi kirliliktir. ‘’Söylesene Vera, çocuklara sıkılan hangi kurşun kahpe değildir?’’ Bir gün görebilme ihtimalinizi sayarak konuşuyorum. Düşünün. Dünyaya günahtan başka şeyler de bırakırsınız. Zor sizin için biliyorum, ama yaparsınız. Belki güneş tersten doğunca, belki yerle gök birleşince…
8 Mart
Bir gün Hacı Bektaş-ı Veli’ye sorarlar dergahta ya pirim Kadıncık Ana sizin eşiniz midir? Hacı Bektaş-ı Velinin verdiği 1200′lü yıllarda ki cevap adeta günümüze tokat gibi çarpar… ‘’Kadıncık Ana benim eşim değil eşitimdir’’
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun…
KADIN
Kimi der ki kadın Uzun kış gecelerinde yatmak içindir. Kimi der ki kadın Yeşil bir harman yerinde Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir. Kimi der ki ayalimdir, Boynumda taşıdığım vebalimdir. Kimi der ki hamur yoğuran. Kimi der ki çocuk doğuran. Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal. O benim kollarım, bacaklarım, başımdır. Yavrum, annem, karım, kızkardeşim, Hayat arkadaşımdır.
NAZIM HİKMET
Bülent Ecevit Üniversitesi Öğrencilerinin 7 Mart 2015 tarihinde hazırlamış olduğu Nazım Hikmet'in “Kadın” şiiri… Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun… (Bülent Ecevit University)
Bir gece geçer ve “kız” artık “kadın” oluverir, kocası ölür “dul” kalıverir. Bir KADIN hep bir şeyler oluverir, hep ismi değişiverir, ve hep apar topar oluverir, büyür kapatılıverir, cinsel obje oluverir, her küfürde eziliverir, bir erkeğe kurban ediliverir, zaman verilmez zamanı çalınıverir, okursa fahişe ilan edilir, tacavüze uğrar susturuluverir, cennette bile vaad ediliverir, alıp satılıverir, genel evlere hapsediliverir. Sahi bir kadın ne zaman “Birey” oluverir?
Kadına karşı ayrımcılıgın ve şiddetin bitmesi dileğiyle. Tum kadınların 8 Mart Dünya Emekci Kadınlar günü’nü kutlarım!

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Doğurganlığın içgüdüsel bilinci ile doğadaki tüm canlılarının ana kuzusu olduğunun bilincinde olan, evlâtlarına nâmusun kadına değil insana ait bir özellik olduğunu öğreten, maddî rahatlık için iki paralık erkeklerin karısı, sevgilisi olmayı reddeden, kendini beğendirmek uğruna her türlü kadın-erkek ilişkisini nâmuzsuzlukmuş gibi telkin ederek kendini nâmuslu göstermeye çalışıp hemcinslerinin hayatlarını biraz daha zorlaştırmayan, eşcinsel evlâtlarını korumak için her dem panter modunda gezen, yaşanılan tüm çirkinliklere karşı her zaman için evrensel hak, hukuk, adâlet savunan tüm kadınların kadınlar günü kutlu olsun.
Kadınlar günü dediğiniz şey kadınları 2. planda bir canlı gibi gösteriyor kimse farkında değil. Oysa ki kadınlar her gün özeldir kıymet bilene.