Batı'nın Başarı Dini
"You can do it, / Just do it."
("Yapabilirsin, hadi! / Hadi yapsana!")
Batı'nın bu "başarı" odaklı sözleri, bugün neredeyse bir din haline geldi. Din namına bir şey kalmayınca yerini böyle saçmalıklarla dolduruyorlar.
"Başarılı insan" denince akla, mesela iyi insanlar, bağış yapan, fakirler için çalışanlar gelmiyor. Kariyerinin zirvesine ulaşan, çok para kazanan, iyi kötü meşhurlar anlaşılıyor. Yani şöhretin iyisi kötüsü yok! Oysa İngilizcede iyi şöhretliler için "famous", kötü şöhretliler içinde "infamous" derler. Fransızcada da aynı fark var. Dilimizde maalesef bu farkı tek kelimeyle ifade edemiyoruz. Ama biz de "şöhret" dediğimize daha çok kötü şöhretliler önde.
Oysa başarmak, Allah Tealâ'nın izniyle, takdiriyle, lütfuyla olur. Hûd suresinde Hazreti Şuayb aleyhisselâm dilinden olan o duayı öğrenelim ve sık sık söyleyelim: "Ve mâ tevkifi illâ billâh. Aleyhi tevekkeltü ve ileyhi ünib." Bunu bazı mealler "Başarım ancak Allah'tandır. O'na güvendim, O'na yöneliyorum." diye tercüme etmişler. Elmalı Hamdi Yazır merhum bunu elbette daha güzel bir Türkçe ile dile getirmiş: "Muvaffakıyyetim de Allah iledir, ben yalnız O'na dayandım ve ancak O'na yüz tutarım."
| Semerkand Dergisi - Atilla Pamirli





















